10 / 1.824 sonuç gösteriliyor

Kanun 6325
2012-06-22

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

Pratik etki özeti - Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesini hedefleyen, bağımsız bir üçüncü kişinin eşliğinde yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur; aile içi şiddet iddialarını içeren konular arabuluculuğa uygun değildir. - Taraflar arabuluculuğa başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya vazgeçme konusunda özgürdür; süreç tamamen tarafların iradesine bağlıdır. - Gizlilik temel ilke olup, arabuluculuk sırasında elde edilen bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi kararlaştırılmadıkça üçüncü kişiler bu bilgileri delil olarak kullanamaz. - Arzuyla ilgili beyanlar ve görüşler delil olarak ileri sürülemez; arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler dışında kullanılmaz; bazı özel durumlarda istisnalar olabilir. - Taraflar eşit haklara sahiptir; arabuluculuk süreci taraflarca serbestçe yönlendirilir ve yargısal yetkinin kullanımı arabuluculukta sınırlıdır. - Arabulucunun ücret ve masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanabilir; avans talep edilebilir; belirli kişiler için aracılık karşılığı ücret alınamaz. - Arabulucular taraflarla ayrı ayrı veya birlikte iletişim kurabilir; arabulucunun tarafsızlığı ve taraflar arasındaki eşitlik gözetilir. - Taraflar anlaşırsa arabuluculuk sona erer; anlaşmazlık sürerse süreç sonlandırılır; arabuluculuk sonrasında tutanak düzenlenir ve gerekirse taraflarca imzalanır. - Anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınabilir; bu şerh, ilgili mahkeme tarafından verilerek anlaşmanın uygulamada yürürlüğe girmesini sağlar; ayrıca taşınmazla ilgili konularda ek kayıtlar ve sınırlamaların konulması mümkündür. - Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygundur; taraflar yazılı karar alıp gerekli şerhleri koyabilir, icra için gerekli işlemler başlatılabilir. - Milletlerarası sulh anlaşmalarının icrasında icra edilebilirlik şerhi gerekir; bu şerh için ilgili mahkemeden başvurulur ve dosya üzerinden inceleme yapılır. - Arabulucunun reklam yasağı vardır; sadece arabuluculuk unvanı kullanılabilir ve meslek etiğine uygun davranılır. - Dava şartı olarak arabuluculuk uygulanıyorsa, başvuru ve süreç buna göre yönetilir; başvuru reddedildiğinde dava süreci başka usullerle devam edebilir. - Aydınlatma yükümlülüğü gereği taraflar sürece dair gereken bilgilerle bilgilendirilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 6735
2016-08-13

ULUSLARARASI İŞGÜCÜ KANUNU

Bu yasa, Türkiye’de çalışmak isteyen yabancıların çalışma izni veya muafiyeti almakla yükümlü olduğunu ve izinsiz çalışmanın yasak olduğunu belirtir. Çalışma izni, uluslararası işgücü politikası çerçevesinde Bakanlık tarafından verilir; değerlendirme sürecinde kamu düzeni, güvenlik ve sağlığı gözetilir ve ilgili kurumların görüşleri alınabilir. Başvurular yurt içinde doğrudan Bakanlığa veya yurt dışındaki temsilciliklere yapılabilir; bazı durumlarda yetkili aracı kurumlar da başvuru yapabilir. Ön izin gerektiren mesleklerde çalışma izni başvuruları için ön izin almak zorunludur. Çalışma izni muafiyeti bulunan yabancılar, muafiyet kapsamında çalışabilir ve bu süreler diğer çalışma izni sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Turkuaz Kartı ve süresiz çalışma izni gibi özel statüler, belirli kriterlere göre verilir; Turkuaz Kartı sahibi olanlar eş ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarına ikamet izni yerine geçen haklar kazanabilir ve geçiş süresi dolduğunda süresiz haklar elde edebilir. Çalışma izni veya muafiyeti geçerliliğini yitirir veya iptal edilirse çalışma hakkı sona erer. Kamu düzeni, güvenlik veya sağlık açısından sakınca görüldüğünde başvurular reddedilebilir veya iptal edilebilir. Uluslararası işgücü politikası doğrultusunda izleme ve bilgi paylaşımı amacıyla bir sistem kurulması öngörülür. Diplomatik ve konsüler temsilciliklerde görevli yabancılar için belirli muafiyetler ve başvuru mekanizmaları mevcut olabilir.

CB Yönetmeliği 359
2018-11-23

YURTDIŞINDA DAİMÎ GÖREVLERE ATANACAK PERSONEL HAKKINDA YÖNETMELİK

Yurtdışında daimi görevlere atanacak personelin seçiminden atamaya, çalışma usullerine ve disiplin ile diğer özlük işlerine ilişkin esaslar netleşir ve uygulanır hale gelir. Atama için gerekli genel koşullar, eğitim düzeyi, gerekli mesleki bilgi ve yabancı dil gerekliliği açık biçimde belirtilir; temsil yeteneği ve kamu hizmetinde gereken hizmet geçmişi gibi nitelikler de dikkate alınır. Yabancı dil konusunda, görevlendirilecek ülkenin resmi dili veya belirli yabancı dillerden birini bilme ve buna uygun bir dil yeterlilik belgesi sunma zorunluluğu doğar; bazı durumlarda bu belge aranmazsa dille ilgili istisnalar uygulanabilir. Atama süreleri belirli sınırlara tabi olup uzatma ve tekrarlı atama olanakları bulunabilir; yurtdışında daimi görevden dönüş sonrası yeniden görevlendirme için gerekli hizmet süresi benzer şekilde hesaplanır; niteliklerini sonradan kaybeden veya uygun bulunmayanlar göreve devam ettirilmez. Eğitim açısından görevlendirilen personele görevin gerektirdiği hizmet içi eğitim ve istihbarata karşı koyma ile ilgili eğitimler uygulanır; kapsam ve uygulama ayrıntıları Dışişleri Bakanlığı tarafından belirlenir. Koordinasyon ve iletişim konularında, misyon şefi başlıca amir olarak hareket eder; personel, misyon şefinin talimatlarına göre davranır, bilgi toplanması ve gerekli tedbirlerin uygulanması misyon şefinin yönlendirmesiyle yürütülür; dönüşte uyum sağlanması için gerekli süreçler uygulanır. Görevli bulunduğu ülkede davranış kuralları net biçimde belirlenir; devletin çıkarlarını ve itibarını korumak, devletin temsilcisi olarak hareket etmek, resmî ve özel yaşamda dikkatli ve saygılı olmak, yerel makamlar ve halkla ilişkilerde tarafsızlık ve eşit muameleyi sürdürmek gereklidir. Raporlama yönünden üç aylık raporlar hazırlanır ve misyon şefinin onayıyla Dışişleri Bakanlığına sunulur; acil ve zorunlu durumlar için ek raporlar da talep edilebilir; görev tamamlandığında özet bir rapor sunulur. Disiplin işlemleri ilgili mevzuata göre yürütülür; disiplin amirleri misyon şefi ve bağlı bulunan üst yöneticiler tarafından belirlenir. İzinler ve görev devir teslimi planlı ve koordine biçimde gerçekleştirilir; görev devri için gerektiğinde birlikte çalışılarak uyum sağlanır. Eski hükümler yürürlükten kaldırılır ve bazı kurumlar için özel ek hükümler getirilir; bazı yabancı diller için ek düzenlemeler veya istisnalar uygulanabilir. İçişleri Müşavirleriyle ilgili geçiş süresi gibi uygulamalarda özel değişiklikler öngörülebilir.

CB Kararı 10928
2026-01-31

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ?NE YAPILACAK YOLCULUKLARDA VERİLECEK GÜNDELİKLERE DAİR KARAR İLE YURTDIŞI GÜNDELİKLERİNE DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 10928)

Bu karar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve yurtdışına yapılacak görevler için gündelikler ve konaklama giderleriyle ilgili esasları belirler. Gündelikler ve konaklama giderleri, ekli cetvelde gösterilen esaslar çerçevesinde ödenir; ancak hizmetin niteliği, mevcut ödenekler veya konaklama/yemek desteği gibi durumlar nedeniyle bazı kişiler için daha düşük ödemeler yapılabilir ve bu durumda ilgili kurumun yazılı olarak bildirim istenir. Yatacak yer gideri belgelendirildiğinde bazı durumlarda bu giderler gündeliğe ek ödeme olarak verilebilir; belirli şartlar içinde indirimler veya ek ödemeler uygulanabilir. Yurtdışına çıkışlarda avans ve ödemeler Türk Lirası üzerinden yapılır; yabancı para üzerinden hesaplanan tutarlar için kur farkları belirli kurallara göre uygulanır. Yurtdışında resmi veya özel kurumlar tarafından yapılan ödemeler varsa bu farklar gündelikten düşülebilir ve bazı harcırah unsurları ayrı olarak dikkate alınabilir. Görevlendirmeler kapsamında konaklama giderleri için belirli sınırlar içinde ek ödemeler yapılabilir ve bazı üst düzey görevlere ilişkin uygulamalarda özel düzenlemeler öngörülebilir. Bu karar, bazı kurumlarda özel istisnaları ve uygulama farklılıklarını da kapsayabilir ve bazı hallerde uygulanmayabilir.

Kanun 7036
2017-10-25

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

Bu metnin iş mahkemelerinin kuruluşu, görev ve yargılama usulüne ilişkin temel sonuçları, taraflar için pratik etki olarak şu şekilde özetlenebilir. - İş mahkemeleri, tek hâkimli şekilde kurulup iş ilişkilerine ve buna bağlı uyuşmazlıklara bakar; ihtisaslaşma amacıyla bazı yerlerde bölümler veya daireler oluşturulabilir ve dava, bu kapsamda belirlenen yerlerde görülür. - Arabuluculuk zorunluluğu uygulanır; işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi gibi konularda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir; taraflar arabuluculuk sürecinde iletişim bilgilerini paylaşır ve arabuluculuk sonucunda varılan anlaşma veya varılamaması davayı doğrudan etkiler. - Arabuluculuk süreci belirli bir sürede sonuçlandırılmaya çalışılır; taraflar görüşmelere katılmazsa veya iletişim sağlanamazsa arabuluculuk faaliyeti sona erer ve bazı durumlarda yargılama giderlerinin paylaşımı konusunda yaptırımlar uygulanır; ayrıca arabuluculuk süresince zamanaşımı durur. - Arabuluculuk şartının istisnaları bulunmaktadır; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri gibi bazı konular için bu şart uygulanmaz. - Arabuluculuk bürosunun görevi, uygun mediatori belirlemek, tarafların iletişimlerini organize etmek ve yetkili büroyu kurumsal olarak belirlemektir; yetki konusunda tarafların itirazları olduğunda yetkili büro ve mahkeme karar verir. - Arabuluculuk sonucunda taraflar eşit olarak ücret ve giderleri paylaşabilir; anlaşma halinde taraflar belirlenen şekilde ödemeyi yapar; anlaşma olmaması durumunda giderler belirli kurallara göre karşı tarafa yüklendirilebilir. - Bazı kararlar temyiz yoluna kapalıdır; bu, fesih bildirimine itiraz, disiplin cezalarının iptali gibi belirli tür kararlar için geçerlidir; bu, bu tür kararların istinaf veya temyiz yoluyla denetlenemeyeceği anlamına gelir. - Sosyal güvenlik mevzuatına ilişkin uyuşmazlıklarda, Sosyal Güvenlik Kurumu veya ilgili kurumlar davaya taraf olarak müdahil veya ihbar edilmiş olarak katılabilir; bu durum süreçte kurumun görüş ve işlemlerinin dikkate alınmasını sağlar. - Yürürlük, geçiş ve uygulama açısından yeni kurallar mevcut davalara uygulanır; eski davaların akışı devam eder ve bazı hükümler yeni davalarda uygulanır. - Genel olarak, dava süreçleri basit yargılama usulüne uygun olarak yürütülür; tarafların ispat yükü ve delillerinin değerlendirilmesi, dava birikiminin her talep açısından ayrı ele alınması gibi hususlar uygulanır.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 5657
2007-05-20

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ İŞ KONSEYİ ULUSLAR ARASI SEKRETARYASININ TÜRKİYEDE YARARLANACAĞI AYRICALIKLAR, BAĞIŞIKLIKLAR VE KOLAYLIKLARA DAİR KANUN

Türkiye’de Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü İş Konseyi Uluslararası Sekretaryası’nın tüzel kişiliğe sahip olması sağlanır. Sekretarya ile çalışanları için ayrıcalıklar, bağışıklıklar ve kolaylıklar tanınır. Bu ayrıcalıkların ve bağışıklıkların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dışişleri bakanlığı tarafından belirlenir. Kapsamda kimlerin yararlanabileceğine dair sınırlamalar bulunmaktadır.

Kanun 1416
1929-04-16

ECNEBİ MEMLEKETLERE GÖNDERİLECEK TALEBE HAKKINDA KANUN

Bu yasa devlet bütçesiyle yurt dışına gönderilecek öğrencilerin seçiminden eğitimine, denetimine ve dönüp görev yapmasına kadar olan süreçleri düzenler. Adaylar yazılı ve sözlü sınavla belirlenir; sınav süreçleri ve değerlendirme kriterleri belirli bir komisyon tarafından yürütülür; sınav öncesi sağlık muayeneleri de tamamlanır. Sınavlarda adayların genel bilgi düzeyi, kavrayış ve ifade gücü, iletişim becerileri ve bilimsel/teknolojik gelişmelere açıklık gibi faktörler değerlendirilir; her aday için belirli kriterler üzerinden notlar tutulur. Sınav ve seçim süreçleriyle ilgili diğer usul ve esaslar belirlenir ve ilan edilir; sınav sorularının hazırlanması veya dışarıdan destek alınması gibi hususlara esneklik verilmiştir. İmtihan ve seçilim için sağlık açısından uygunluk kontrolü yapılır; sağlık raporları sınav süreci için ön koşuldur. Eğitim için gerekli planlar hazırlanır; her öğrencinin bireysel eğitim şartları ve takip edilecek tahsilat planı belirlenir ve uygulamaya konulur. Öğrencilerin masrafları karşılanır; yıllık ödenekler ve gerekli giderler belirli bütçe kalemlerinde düzenlenir; öğrenciler için gerekli taahhütler alınır. Eğitim tamamlandığında mecburi hizmet yükümlülüğü başlar ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda borçlar faiziyle geri ödenir. Sağlık nedeniyle eğitime devam edilemeyenler için muafiyetler veya özel düzenlemeler uygulanabilir; bu durumda borçlar ve yükümlülükler yeniden değerlendirilir. Teftiş ve gözetim heyetleri kurulur; öğrencilerin eğitim durumları denetlenir; gerektiğinde görev yerinin değiştirilmesi veya geri çağırılmasına karar verilebilir; masraflar avans olarak ödenebilir. Geri dönüş sonrası atama ve kadro süreçleri işletilir; mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlayanlar için uygun görevler ve kariyer ilerlemesi sağlanır. Yurt dışı eğitim sürelerinin sigorta, emeklilik ve hizmet sürelerine etkileri belirlenir; bu sürelerin borçlanılması ve ödenmesiyle ilgili uygulamalar oluşturulur ve gerekli durumlarda taksitlendirme imkânı sunulur. Staj amacıyla yapılan yurt dışı gönderimler bu kanunun kapsamı dışında tutulur.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.