10 / 1.009 sonuç gösteriliyor

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Yönetmeliği 20168520
2016-03-17

SINIR YÖNETİMİ ALANINDA KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik sınır yönetimi alanında görevli kamu kurumları arasında işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlar. Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu, Sınır Yönetimi Uygulama Kurulu ve Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi kurulur; bu yapılar sınır yönetimi politikalarını belirler, uygulanmasını izler ve ortak risk analizini yürütür. Başkanlık merkezi koordinasyonu sağlar; ilgili kurumlar arasındaki iletişimi ve veri paylaşımını düzenler, politika ile uygulamanın uyum içinde işlemesini gözetir. Sınır yönetimi konularında görevli kurumlar arasındaki sorumlulukları koordine eder ve mevzuat uyumunu güçlendirir. Ortak veri tabanı ve ortak risk analizi merkezi kurulur; kurumlar arası bilgi güvenli bir altyapı üzerinden paylaşılır ve riskler ortak analiz edilerek tedbirler belirlenir. Sınır kapılarında çalışma saatlerinin uyumlu hale getirilmesi, ortak yük kontrolü uygulamaları, hizmet standartlarının oluşturulması ve acil durum planlarının tatbikatları gibi uygulamalar hayata geçirilir. Sınır güvenliği, sınır gözetimi ve halk sağlığı ile hayvan ve bitki sağlığı risklerine karşı ortak önlemler geliştirilir ve uygulanır. Yasadışı geçişler, kaçakçılık ve insan kaçakçılığı gibi fiillere karşı ortak önleyici tedbirler geliştirilir ve bilgi paylaşımı artırılır. Sınır kapıları ve sınır geçişlerinde teknik altyapı, güvenlik sistemleri ve veri iletişimi geliştirilir; ortak projeler yürütülür. Avrupa Birliği ve diğer ülkelerle temas noktası olarak uluslararası işbirliği sürdürülür ve iletişim güçlendirilir. Ortak eğitim, etik kurallar ve yolsuzlukla mücadele konusunda ortak standartlar ve programlar geliştirilir. İlgili kurumlar için yıllık rapor ve istatistikler hazırlanır ve paylaşılır.

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

CB Kararı 180
2018-10-12

BAZI ANLAŞMALARIN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHLERİN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 180)

Belçika ile sosyal güvenlik alanında uyum sağlayan anlaşma, tarafların çalışanlarının sosyal güvenlik haklarının uyumlu hale getirilmesini ve çalışma sürelerinin sayılabilirliğini kolaylaştırır. Bu sayede çifte sigorta ve çifte prim yükümlülüklerinin önüne geçilmeye yönelik uygulama desteklenir. İdari mekanizmayı içeren Belçika uygulanmasına ilişkin anlaşma, sosyal güvenlik anlaşmasının uygulanmasına yönelik idari işbirliğini güçlendirir. Bosna-Hersek ile yolcu ve eşyanın karayoluyla uluslararası taşınmasına ilişkin anlaşma, karayolu taşımacılığıyla ilgili kuralların uygulanmasını ve lojistik süreçlerin kolaylaştırılmasını sağlar. Belçika ile ilgili çifte vergilendirmeyi önleme protokolünün güncellemesi, gelir vergisi konularında çifte vergilendirme riskinin azaltılmasına ve yatırım ile ticaret akışının kolaylaştırılmasına katkı sağlar. Kuzey Makedonya ile Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında menşe kavramı ile ilgili değişiklikler ve idari işbirliği yöntemlerinin yerini alacak düzenlemeler, ticaretin netleşmesini ve gümrük süreçlerinin hızlanmasını destekler. Karadağ ile gümrük konularında karşılıklı yardım çerçevesinde işbirliği, gümrük işlemlerinde koordinasyon ve yardım mekanizmalarının güçlendirilmesini sağlar. Güney Kore ile yatırım çerçeve anlaşması, yatırım akışlarının kolaylaştırılması, yatırım güvenliğinin artırılması ve yatırım ilişkilerinin desteklenmesini amaçlar. Arnavutluk ile gümrük işbirliğini kapsayan düzenlemeler, gümrük prosedürlerinin karşılıklı olarak kolaylaştırılmasını ve ticaretin hızlanmasını sağlar. Deniz kuvvetleri ve ilgili savunma mevzuları ile yapılan işbirliği, karşılıklı iletişim, ortak eğitim ve tatbikatlar gibi savunma alanında etkileşimi güçlendirir. Kültürel ifadelerin çeşitliliğinin korunması ve geliştirilmesi sözleşmesi, kültürel çeşitliliğin korunması, paylaşımı ve kültürel değişimin teşvik edilmesini hedefler.

CB Kararı 2832
2020-08-06

BAZI ANLAŞMALARIN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHLERİN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2832)

Lapis Lazuli güzergâhı üzerinden transit ve ulaştırma işbirliği anlaşması tarafların bölgesel taşımacılık ağını güçlendirmeyi ve ticaret akışını kolaylaştırmayı hedefler; sınır geçişlerinin etkili işlemesini ve lojistik hizmetlerinin kalitesinin artmasını amaçlar. Finansman anlaşmaları ve notlar ile IFAD ülke ofisi ve Avrupa ile Orta Asya Merkezi kurulmasına ilişkin mekanizmalar bir araya gelir; bölgesel tarımsal kalkınma projelerinin planlanması ve uygulanması için finansal ve kurumsal kapasite güçlendirilir. Sinai ve Teknolojik İşbirliği Anlaşması Türkiye ile Katar arasındaki teknoloji ve sanayi alanlarında ortak projelerin, bilgi ve teknoloji transferinin, araştırma ve yenilik faaliyetlerinin teşvik edilmesini sağlar; yerel endüstrilerin kapasitesinin artırılması ve ortak üretim olanaklarının geliştirilmesi hedeflenir. Yatırım korunmasına ilişkin anlaşmalar güvence mekanizmalarını güçlendirir; yatırımcılar için öngörülebilir bir ortam ve hukuki güvenlik sağlanır; projelerin riskleri azaltılır ve uluslararası işbirliği için güven artar. Ülke ofisi ve merkez kurulmasına ilişkin düzenlemeler proje uygulama süreçlerinin hızlanmasına destek verir; yerel paydaşlar ile iletişim ve koordinasyon kolaylaşır; kurumlar arası işbirliği ve proje yönetimi etkinleşir.

Kanun 6304
1954-03-08

BAZI HALLERDE MEMLEKET İÇİNDE İZİNLİ GÖNDERİLECEK ERBAŞ VE ERLERİN YOL MASRAFLARININ DEVLETÇE ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN

Uluslararası taahhütler nedeniyle yurt dışına gönderilecek birliklere bağlı olarak giriş ve dönüş için gerekli olan yurt içi nakil masrafları devletçe karşılanır. Ayrıca, doğal afetler nedeniyle geniş ölçüde zarar görmüş bölgelerden olan ve izin verilen personel için de bu masraflar ödenir.

Kanun 6325
2012-06-22

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

Pratik etki özeti - Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesini hedefleyen, bağımsız bir üçüncü kişinin eşliğinde yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur; aile içi şiddet iddialarını içeren konular arabuluculuğa uygun değildir. - Taraflar arabuluculuğa başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya vazgeçme konusunda özgürdür; süreç tamamen tarafların iradesine bağlıdır. - Gizlilik temel ilke olup, arabuluculuk sırasında elde edilen bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi kararlaştırılmadıkça üçüncü kişiler bu bilgileri delil olarak kullanamaz. - Arzuyla ilgili beyanlar ve görüşler delil olarak ileri sürülemez; arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler dışında kullanılmaz; bazı özel durumlarda istisnalar olabilir. - Taraflar eşit haklara sahiptir; arabuluculuk süreci taraflarca serbestçe yönlendirilir ve yargısal yetkinin kullanımı arabuluculukta sınırlıdır. - Arabulucunun ücret ve masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanabilir; avans talep edilebilir; belirli kişiler için aracılık karşılığı ücret alınamaz. - Arabulucular taraflarla ayrı ayrı veya birlikte iletişim kurabilir; arabulucunun tarafsızlığı ve taraflar arasındaki eşitlik gözetilir. - Taraflar anlaşırsa arabuluculuk sona erer; anlaşmazlık sürerse süreç sonlandırılır; arabuluculuk sonrasında tutanak düzenlenir ve gerekirse taraflarca imzalanır. - Anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınabilir; bu şerh, ilgili mahkeme tarafından verilerek anlaşmanın uygulamada yürürlüğe girmesini sağlar; ayrıca taşınmazla ilgili konularda ek kayıtlar ve sınırlamaların konulması mümkündür. - Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygundur; taraflar yazılı karar alıp gerekli şerhleri koyabilir, icra için gerekli işlemler başlatılabilir. - Milletlerarası sulh anlaşmalarının icrasında icra edilebilirlik şerhi gerekir; bu şerh için ilgili mahkemeden başvurulur ve dosya üzerinden inceleme yapılır. - Arabulucunun reklam yasağı vardır; sadece arabuluculuk unvanı kullanılabilir ve meslek etiğine uygun davranılır. - Dava şartı olarak arabuluculuk uygulanıyorsa, başvuru ve süreç buna göre yönetilir; başvuru reddedildiğinde dava süreci başka usullerle devam edebilir. - Aydınlatma yükümlülüğü gereği taraflar sürece dair gereken bilgilerle bilgilendirilir.

CB Kararı 5986
2022-08-25

E-İHRACAT DESTEKLERİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5986)

Bu karar, e-ihracat faaliyetlerini desteklemek için kamu kaynaklarını kullanarak Türk ürünlerinin yurtdışında online olarak sergilenmesini, pazarlara giriş süreçlerini kolaylaştırmayı, yurt dışı siparişlerin hızlı karşılanmasını ve teslimat süreçlerini iyileştirmeyi amaçlar. Bu çerçevede yararlanıcılar olarak e-ihracata yönelik konsorsiyumlar, B2B platformları, perakende e-ticaret siteleri, pazaryerleri ve ilgili sektör kurumları öne çıkar; ayrıca yurtdışı pazarlarda faaliyet gösteren platformlar ile bu alandaki ortaklıklara vurgu yapılır. Sağlanan destek türleri arasında pazara giriş için raporlar, dijital pazaryeri tanıtımı ve dijital pazarlama giderleri, e-ihracat tanıtım projeleri ve diğer pazarlama faaliyetleri, sipariş karşılama hizmetleri, yurt dışı depolarının kira giderleri, yurtdışı pazaryeri entegrasyonu, çevrimiçi mağaza açılması ve hedef ülkeler için hizmet giderleri ile pazaryeri komisyon giderleri yer alır. Destekler belirli süreler ve ülke bazında sağlanır; ödemelerin yapılması, hangi giderlerin destekleneceği ve hangi koşullarda yararlanılacağı genelgelerle belirlenir. Uygulamada, yanlış bilgi veya belgenin ibrazı halinde desteklerin geri alınması veya yararlanıcının destek başvurularının reddedilmesi gibi yaptırımlar uygulanır. Programın amacı doğrultusunda Türkiye’deki ihracatçılar için dijital platformlar üzerinden ürün envanterinin toplanması, alıcılarla buluşmaların kolaylaştırılması ve alışveriş süreçlerinin dijitalleştirilmesi hedeflenir; aynı zamanda Türkiye E-ihracat Platformunun kurulumu ve işletilmesiyle ihracat süreçlerinin koordinasyonu güçlendirilir. Üst limitler ve destek oranlarına ilişkin uygulama ve güncellemeler her yıl gözden geçirilip duyurulur; uygulama esasları genelgelerle belirlenir. İzinsiz veya yanıltıcı bilgiler verildiğinin tespiti halinde destekler arasında kesinti, iade veya benzeri yaptırımlar uygulanır ve bu durumda yararlanıcılar belirli süre için destek başvurusu yapamaz hale gelebilir. Karar kapsamında yer alan projeler ve işbirliği kuruluşları için performans ve uygunluk izlenir; uygunluk sağlanmayan işlemler veya uygun olmayan faaliyetler destek kapsamı dışında bırakılır.

CB Kararı 1425
2019-08-15

4925 SAYILI KARAYOLU TAŞIMA KANUNUNUN 12 NCİ MADDESİNİN (B) BENDİ KAPSAMINDAKİ ULUSLARARASI TAŞIMALARA İLİŞKİN YETKİNİN, ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINCA HER YIL BELİRLENECEK KOTALAR DÂHİLİNDE, TÜRK LİMANLARINDAN KENDİ ÜLKELERİNE YAPACAKLARI TAŞIMALARDA KULLANILMAK ÜZERE ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ PLAKALI TAŞITLARA DA VERİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 1425)

Türkiye limanlarından Özbekistan’a yapılacak uluslararası taşımalarda Özbekistan Cumhuriyeti plakalı araçlar da kullanılabilir hale getirilmektedir; bu uygulama belirlenecek yıllık kotalar dahilinde yürütülecektir.

Kanun 618
1925-04-20

LİMANLAR KANUNU

Bu kanun limanların idaresi, güvenliği, çevre korunması ve liman işlerinin yürütülmesi konusunda temel yükümlülük ve çerçeveyi belirler. Gemi ve deniz aracı hareketleri ile liman sınırları, liman içi demirleme, yanaşma ve tehlikeli yüklerin boşaltılması konularında uyulması gereken kurallar tesis edilir; limanlarda can, mal ve çevre güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli önlemler uygulanır. Liman tesisatına verilen zararlar gemi sahipleri veya bağlı şirketler tarafından tazmin edilir; liman görevlileri zararları tazmin ettirmeye yetkilidir. Liman kıyılarında yasağa tabi yapıların yapılması ve belirli atıkların veya inşai kalıntıların atılması yasaktır; liman yönetimi bu kuralları uygulatır. Kara sularında izinsiz dalış yapılamaz; liman başkanlığı, güvenlik ve çevre açısından gerekli gördüğü hallerde tedbirler alır ve bu durumda masraflar ilgili taraflarca karşılanır. Güvenlik, can ve çevre açısından risk oluşturan durumlarda liman başkanlığı özel tedbirler alabilir ve gerektiğinde gemiyi güvenli bir yere nakletme yetkisine sahiptir; masraflar gemi donatanına aittir. Limanlarda yükleme-boşaltma, kömür dağıtımı gibi hizmetler için devlet tarafından anonim şirketler kurulup bu hizmetler kamu-özel katılımı ile yürütülebilir; mevcut merakip sahipleri haklarını bu süreçlere dahil olma yönünde değerlendirebilir. Belediye sınırları içinde kıyıdan kıyıya yolcu veya yük taşıma serbesttir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin sunumu, bölgesel sahalara göre belirli kurallar ve paylar doğrultusunda yürütülür; hizmetleri verecek gerçek veya tüzel kişiler için ihale ve denetim mekanizmaları öngörülür; hizmet verenler için uyumsuzluk cezaları uygulanabilir. Gümrük ve liman gelirleri ile ilgili olarak kılavuzluk, römorkörcülük ve bağlantılı hizmetlerden elde edilen gelirler belirli alanlarda bütçeye özel gelir olarak kaydedilir ve yeşil denizcilik çalışmaları için kullanılabilir; emisyon bedellerinin hesaplanması ve ödenmesiyle ilgili uygulama esasları belirlidir. İlgili hizmetlerin arzında sürekliliğin sağlanması amacıyla gerektiğinde geçici görevler ve kapasite paylaşımı yoluyla hizmetler verilmiş veya verilebilecek durumda tutulur; uygunsuzluk halinde idari tedbirler ve yaptırımlar uygulanır.