10 / 614 sonuç gösteriliyor

Kanun 2872
1983-08-11

ÇEVRE KANUNU

Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla toplumun her kesimi sorumluluk sahibidir ve katılım önemlidir. Çevreyle ilgili kararlar alınırken sürdürülebilir kalkınma ilkesi gözetilir; çevre maliyetlerinin hesaplanması ve gerekli tedbirlerin alınması esastır. Kirletenler, kirliliği önlemek, zararları gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almakla ve mali sorumluluğu üstlenmekle yükümlüdür. Her türlü atığın alıcı ortama zarar verecek şekilde verilmesi yasaktır; kirliliğin meydana gelmesi durumunda ilgili taraflar müdahale etmek ve etkileri azaltmak için gerekli tedbirleri alır. Biyolojik çeşitlilik ile ekosistemlerin korunması önceliklidir; bölgeler ve havza bazında çevre düzeni planları yapılır ve koruma statüsü kazanmış alanlar planlarda gösterilir; sulak alanlar korunur ve bu alanlarda uygun kullanımlar sağlanır; nadir ve tehdit altındaki türler korunur; balıkçılık ve su ürünleri istihsali için hassas alanlarda belirli sınırlamalar uygulanır. Atıksu yönetimi ve su kirliliğinin önlenmesi için alıcı ortamlara deşarj standartlarına uyum sağlanır; atıksu arıtımı ve gerekli altyapı yatırımlarıyla kirliliğin etkileri azaltılır; bazı durumlarda ileri arıtım yöntemleri kullanılır. Çevresel etki ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarıyla planlar ve programlar ile projelerin çevresel etkileri önceden belirlenir; olumsuz etkilerin azaltılması için gerekli önlemler öngörülür ve karar vericilere yönlendirme sağlanır. Çevre yönetimi, doğal ve yapay çevrenin sürdürülebilir kullanımını sağlayacak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesini kapsar; ilgili yönetim birimlerinin kurulması ve yetkilendirilmesi yoluyla uygulanır. Kamuoyunun çevre konusunda bilinçlendirilmesi ve bilginin paylaşılması teşvik edilir; çevreyle ilgili mevcut bilgiye erişim sağlanır. Maliyetler ve sorumluluklar açısından kirleten tarafından gerekli harcamaların karşılanması esas alınır; gerektikçe kamu kaynakları da bu kapsamda kullanılabilir.

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

Kanun 7552
2025-07-09

İKLİM KANUNU

Bu yasa, sera gazı emisyonlarını azaltma ve iklim değişikliğine uyum konusunda net sıfır hedefi ve yeşil büyüme vizyonu doğrultusunda uygulanabilir bir çerçeve kurar. Ulusal ve sektörel düzeyde hedefler ve planlar belirlenmesi, uygulanması ve izlenmesi için kamu ve özel aktörlerin ortak hareket etmesini sağlar. Ülke genelinde ve illerde iklim değişikliğiyle mücadele için koordinasyon yapıları kurulur ve yerel düzeyde entegre iklim değişikliği eylem planları hazırlanır; adil geçiş ilkesi gözetilir. Sera gazı azaltımını ve uyum çabalarını yönetecek planlama araçları geliştirilir; enerji, su ve hammaddelerin verimliliğini artırıcı, temiz teknolojileri yaygınlaştırıcı tedbirler uygulanır. Ormanlar ve diğer ekosistemler karbon yutaklarını koruyup artıracak şekilde yönetilir; ekosistem temelli ve doğa temelli çözümler desteklenir. Uyum faaliyetleri ile su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve tarımın dirençli hale getirilmesi hedeflenir; afet risklerinin azaltılması için erken uyarı ve bütünleşik yönetim sistemleri güçlendirilir. Piyasa temelli mekanizmalar ve karbon fiyatlandırma araçları devreye alınır; karbon kredilerinin kullanımı ve esnek önlemlerle emisyon azaltımı teşvik edilir; sınırda karbon düzenleme mekanizması gibi araçlar değerlendirilebilir. Yeşil finansman, teşvik mekanizmaları, sigorta çözümleri ve döngüsel ekonomi hedefleriyle yatırım ve özel sektör katılımı kolaylaştırılır; yeşil taksonomi ile finansmanın yönlendirilmesi desteklenir. Planlama ve izleme süreçlerinde Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu gibi veri altyapılarından yararlanılır; gerekli veriler kamu kurumlarıyla paylaşılır, güvenlik ve mahremiyet esaslarına dikkat edilir. Göstergeler ve düzenli takip ile politika etkileri değerlendirilir, gerektiğinde strateji ve eylem planları güncellenir. İlgili tarafların katılımı ve şeffaflık sağlanarak, iklim değişikliğiyle mücadelede hesap verebilirlik ve toplum yararı gözetilir.

Kanun 6325
2012-06-22

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

Pratik etki özeti - Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesini hedefleyen, bağımsız bir üçüncü kişinin eşliğinde yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur; aile içi şiddet iddialarını içeren konular arabuluculuğa uygun değildir. - Taraflar arabuluculuğa başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya vazgeçme konusunda özgürdür; süreç tamamen tarafların iradesine bağlıdır. - Gizlilik temel ilke olup, arabuluculuk sırasında elde edilen bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi kararlaştırılmadıkça üçüncü kişiler bu bilgileri delil olarak kullanamaz. - Arzuyla ilgili beyanlar ve görüşler delil olarak ileri sürülemez; arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler dışında kullanılmaz; bazı özel durumlarda istisnalar olabilir. - Taraflar eşit haklara sahiptir; arabuluculuk süreci taraflarca serbestçe yönlendirilir ve yargısal yetkinin kullanımı arabuluculukta sınırlıdır. - Arabulucunun ücret ve masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanabilir; avans talep edilebilir; belirli kişiler için aracılık karşılığı ücret alınamaz. - Arabulucular taraflarla ayrı ayrı veya birlikte iletişim kurabilir; arabulucunun tarafsızlığı ve taraflar arasındaki eşitlik gözetilir. - Taraflar anlaşırsa arabuluculuk sona erer; anlaşmazlık sürerse süreç sonlandırılır; arabuluculuk sonrasında tutanak düzenlenir ve gerekirse taraflarca imzalanır. - Anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınabilir; bu şerh, ilgili mahkeme tarafından verilerek anlaşmanın uygulamada yürürlüğe girmesini sağlar; ayrıca taşınmazla ilgili konularda ek kayıtlar ve sınırlamaların konulması mümkündür. - Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygundur; taraflar yazılı karar alıp gerekli şerhleri koyabilir, icra için gerekli işlemler başlatılabilir. - Milletlerarası sulh anlaşmalarının icrasında icra edilebilirlik şerhi gerekir; bu şerh için ilgili mahkemeden başvurulur ve dosya üzerinden inceleme yapılır. - Arabulucunun reklam yasağı vardır; sadece arabuluculuk unvanı kullanılabilir ve meslek etiğine uygun davranılır. - Dava şartı olarak arabuluculuk uygulanıyorsa, başvuru ve süreç buna göre yönetilir; başvuru reddedildiğinde dava süreci başka usullerle devam edebilir. - Aydınlatma yükümlülüğü gereği taraflar sürece dair gereken bilgilerle bilgilendirilir.

Kanun 4734
2002-01-22

KAMU İHALE KANUNU

Bu kanun, kamu kurum ve kuruluşlarının mal, hizmet ve yapım işlerine ilişkin ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirleyerek kamu kaynaklarının kullanımında rekabetçi, şeffaf ve hesap verebilir süreçler oluşturmayı hedefler. Kapsamı açısından kamu idareleri ve bağlı kuruluşlar ile bazı tüzel kişilerdeki mal ve hizmet alımları ile yapım işlerini kapsar; bazı özel kurumlar ve ilişkili kuruluşlar da bu kapsam içerisindedir. Tanımlar, ihaleye konu olan mal, hizmet ve yapım ile bu işlemlerde taraf olan tedarikçi kavramlarını netleştirir ve ihalelerin hangi tür işlemleri kapsadığını belirler. İstisnalar ve özel durumlar açısından savunma, güvenlik, gizlilik gerektiren haller, uluslararası finansman projeleri ve bazı özel kurumlardan yapılacak alımlar gibi durumlarda ihaleden muaf veya farklı usullerin uygulanabildiği alanlar bulunur; yabancı ülkelerdeki satın almalar, acil veya özel ihtiyaçlar için hızlı teminler gibi özel süreçler de söz konusu olabilir. Pratik etkileri açısından kamu alımlarında rekabet ve şeffaflık ilkesinin güçlendirilmesi, süreçlerin standardize edilmesi ve hesap verebilirliğin artırılması hedeflenir; tedarikçilerin ihalelere katılımı için belirli kurallar çerçevesinde faaliyet göstermesi gerektiği bir çerçeve oluşur; bazı durumlarda ise istisnalara bağlı olarak doğrudan temin veya özel süreçler uygulanabilir. Genel olarak, mal, hizmet ve yapım ihalelerinin yürütülmesinde temel operasyonel çerçeve oluşturur; alımların planlanması, tekliflerin değerlendirilmesi ve sözleşme süreçlerinin düzenli ve denetim altında yürütülmesi gibi sonuçlar doğurur.

CB Yönetmeliği 20168520
2016-03-17

SINIR YÖNETİMİ ALANINDA KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik sınır yönetimi alanında görevli kamu kurumları arasında işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlar. Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu, Sınır Yönetimi Uygulama Kurulu ve Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi kurulur; bu yapılar sınır yönetimi politikalarını belirler, uygulanmasını izler ve ortak risk analizini yürütür. Başkanlık merkezi koordinasyonu sağlar; ilgili kurumlar arasındaki iletişimi ve veri paylaşımını düzenler, politika ile uygulamanın uyum içinde işlemesini gözetir. Sınır yönetimi konularında görevli kurumlar arasındaki sorumlulukları koordine eder ve mevzuat uyumunu güçlendirir. Ortak veri tabanı ve ortak risk analizi merkezi kurulur; kurumlar arası bilgi güvenli bir altyapı üzerinden paylaşılır ve riskler ortak analiz edilerek tedbirler belirlenir. Sınır kapılarında çalışma saatlerinin uyumlu hale getirilmesi, ortak yük kontrolü uygulamaları, hizmet standartlarının oluşturulması ve acil durum planlarının tatbikatları gibi uygulamalar hayata geçirilir. Sınır güvenliği, sınır gözetimi ve halk sağlığı ile hayvan ve bitki sağlığı risklerine karşı ortak önlemler geliştirilir ve uygulanır. Yasadışı geçişler, kaçakçılık ve insan kaçakçılığı gibi fiillere karşı ortak önleyici tedbirler geliştirilir ve bilgi paylaşımı artırılır. Sınır kapıları ve sınır geçişlerinde teknik altyapı, güvenlik sistemleri ve veri iletişimi geliştirilir; ortak projeler yürütülür. Avrupa Birliği ve diğer ülkelerle temas noktası olarak uluslararası işbirliği sürdürülür ve iletişim güçlendirilir. Ortak eğitim, etik kurallar ve yolsuzlukla mücadele konusunda ortak standartlar ve programlar geliştirilir. İlgili kurumlar için yıllık rapor ve istatistikler hazırlanır ve paylaşılır.

Kanun 5234
2004-09-21

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu mevzuat, kamu bütçe ve muhasebe uygulamalarını proje bazlı finansman ve özel hesaplar üzerinden yürütülmesini amaçlar; bazı gelir ve giderler bütçeye doğrudan dahil edilmeyip özel hesaplarda izlenir ve proje harcamaları buna göre gerçekleştirilir. - Döner sermaye işletmeleri ve ilgili dairelerden elde edilen gelirler, bütçe dışı hesaplarda takip edilerek proje sözleşmeleri ve program kuralları çerçevesinde harcanır; gereğinde bütçelere aktarımlar yapılır. - Uluslararası hibeler ve yardımlar, proje kaynakları olarak kullanılır ve bütçeye gelir olarak kaydedilmeden özel hesaplarda izlenir; harcamalar bu hesaplar üzerinden karşılanır. - Meteoroloji ve benzeri hizmetlerden elde edilen döviz cinsinden gelirler özel hesaplarda tutulur; dış ödemeler ve transferler bu hesaplar ve ilgili para politikası esaslarıyla yönetilir; yıl içinde kullanılmayan kısım ertesi yıla devredilebilir. - Özel iskelelerden ve benzeri düzenlemelerden elde edilen gelirler iki ayrı hesap üzerinden yönetilir: bir kısmı genel bütçe/ya da hizmet geliştirme amacıyla gider; diğer kısmı özel gelir olarak bütçeye ve hizmet geliştirme ihtiyacı için kullanılır. - Altyapı, denizcilik ve ulaştırma gibi projeler için akdedilecek ödeme ve ödenekler belirli usul ve esaslar çerçevesinde kayda alınır; bu projeler için gereken harcamalar özel gelir ve özel ödenek olarak hesaplarda izlenir ve ihtiyaç halinde devredilebilir. - Afetler sonrası konut ve altyapı çalışmalarında, arsa temini, imar çalışmaları ve ruhsat işlemleri kamu çıkarlarını esas alarak yürütülür; muafiyetler ve özel düzenlemeler uygulanır; konutlar hak sahiplerine teslim edilir. - Taşınmaz devri, imar planı ve ruhsat işlemleri konusunda yetkili kurumlar tarafından uygulanacak usul ve esaslar belirlenir; bu süreçler planlı ve uygulanabilir şekilde yürütülür. - Konsolosluk işlemlerinin mali yönetimi için özel gelir ve özel ödenek kaydı düzenlemeleri bulunur; bu işlemler bütçe dışı hesaplar üzerinden yönetilir. - Yürürlük ve geçiş süreçleri, uygulamadaki sürekliliği sağlamak amacıyla belirli düzenlemeler içerir; uygulama, ilgili kurumlar arası koordinasyonla gerçekleştirilir. - Afetlere ilişkin özel kararlar ve konut üretimine ilişkin finansman yaklaşımı, gerektiğinde ilgili kurumların koordinasyonuyla yürütülür ve konutların güvenli ve uygun yerlere tahsisi amaçlanır.

CB Kararı 1548
2019-09-18

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (B) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK İHALELERDE UYGULANACAK USUL VE ESASLAR HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 1548)

Pratik etki özeti: - Bu karar savunma ve güvenlik alanındaki mal, hizmet ve yapım işlerinin alımlarında uygulanacak usul ve esasları belirler ve bu alımlarda gizlilik ile ulusal çıkarların korunmasına yönelik özel dikkati öne çıkarır. - Kapsam, savunma ve güvenlikyle ilgili malzeme ve hizmetlerin yanı sıra belli hizmetler ve destek işlerini, ayrıca gerekli olan özel güvenlik tedbirleri içeren durumları kapsar. - Alımların planlanması, ihtiyaçların uygun şartlarda ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması amacıyla yürütülür; bütçe durumuna uygun hareket edilmesi ve acil ihtiyaçlar ile standardizasyon gibi hususların dikkate alınması gereklidir. - Alım komisyonu, konuya ilişkin uzmanlığı olan kişilerden oluşur ve kararlar çoğunlukla alınır; karar sahipleri alınan kararların sorumluluğunu taşır. - Yaklaşık maliyet belirlenmesi ve bu maliyetin yazılı olarak belgelendirilmesi zorunludur; maliyetin açıklanamadığı veya teknik zorunluluk gerektirdiği durumlarda planlanan bütçe ile hareket edilebilir. - Katılım için gerekli yeterlikler ve belgeler, alım dokümanında belirlenen kurallara göre talep edilebilir; sunulan belgelerin doğruluğu ve taahhütlerin güvenilirliği esas alınır. - Katılamayacak taraflar kapsamında bazı kuruluşların alımlara katılması yasaktır; bu tür durumlar tespit edildiğinde teklifler reddedilir ve geçici teminatlar ilgili işlemlere göre değerlendirilir. - Şartnameler, alımın tüm özelliklerini kapsayacak şekilde idare tarafından hazırlanır; bazı durumlarda teknik şartname hazırlanamayabilir ve mevcut standartlar ya da kataloglar kullanılarak ihale yürütülebilir. - Uygulanacak temel usul pazarlık usulüdür; davet edilen isteklilerin sayısı esnek olup, doğrudan davet yöntemleri ve ilan/duyuru olmaksızın teklifler alınabilir; bazı hallerde sadece belirli unsurlar üzerinden görüşme yapılabilir. - Doğrudan temin ise belirli durumlarda uygulanabilir: uluslararası anlaşmalar veya temsilcilikler aracılığıyla yapılan alımlar, tek kaynağa dayalı ihtiyaçlar, acil harekâtlar için belirlenen mal/hizmetler ve bazı özel durumlar bu kapsama girer; bu durumda da değerlendirme ve onay süreçleri uygulanır. - Dokümanda değişiklik yapılması gerektiğinde istisnai olarak belirlenen haller dışında ilan/davet sonrasında değişiklik yapılmaz; zeyilname ve açıklama talepleri ise kurallara uygun olarak yürütülür. - Tekliflerin hazırlanması ve sunulmasına ilişkin kurallar net olarak belirlenir; teklifler zarfa konularak, üzerinde gerekli bilgiler yazılarak teslim edilir ve saydam bir süreç izlenir. - Teminatlar ve diğer güvence unsurları alım sürecinde nasıl uygulanacağına dair kurallar ile, tekliflerin değerlendirilmesi ve kabul edilmesine ilişkin süreçler ayrıntılı olarak tanımlanır; aritmetik hataların düzeltilmesi ve gerektiğinde tekliflerin yeniden değerlendirilmesi için yazılı prosedürler vardır. - Aşırı düşük teklifler ile ilgili uygulanacak yöntemler, hesaplama esasları ve reddetme ölçütleri alım dokümanı üzerinden belirlenir; fiyat dışındaki unsurlar da maliyet etkisiyle birlikte değerlendirilir. - Sözleşmelerde dil tercihi ve çeviri ile ilgili esaslar belirlenir; Türkçe metin esas alınır, yabancı dildeki bölümler geçerli olabilir. - Sözleşmede yer alması gereken asgari unsurlar ve işin kapsamına göre ödeme ve yükümlülükler gibi hususlar sözleşmede düzenlenir; ihale kararının onaylandığı veya iptal edildiği durumlarda taraflara bildirim yapılır.

Kanun 3039
1936-06-23

ÇELTİK EKİMİ KANUNU

Bu kanun, çeltik ekiminin planlı, denetimli ve sağlık güvenliği sağlayacak şekilde yürütülmesini amaçlar; uygulama, izin, su yönetimi, işçi sağlığı ve cezai yaptırımlar gibi konuları düzenler. - Çeltik ekim alanlarının yönetimi için bölgesel komisyonlar kurulur; komisyonlar, ekimin yapılacağı yerler için planlar yapar, su dağıtımını ve arazi paylaşımlarını koordine eder ve adaylar arasından uygun başvuru sahiplerini belirler. - Çeltik ekimi yapacaklar, komisyonlardan izin almak zorundadır; komisyonlar, başvuruları değerlendirir ve uygun görülenlere ekime izin verir, sürecin takibini sağlar. - Su kaynaklarının paylaşımı ve sulama planı, komisyonlar tarafından belirlenir; gerektiğinde parça ekim veya nöbet sistemi uygulanır; sulama zamanları, mutemed heyetleri tarafından denetlenir. - Çeltik tarlalarının su ihtiyacı ve arklar (su yolları) için kroki ve planlar hazırlanır; inşa ve bakım işlemleri, ilgili heyetler ve müştereken yürütülen çalışmalarla gerçekleştirilir. - Mutemed heyetleri, suyun adil ve verimli dağıtımını sağlar; sulama yasağı ve kesme zamanlarında tarım arazilerinin su durumunu düzenler, kararlarına uyulmasını sağlar. - Çeltik tarlalarının kurulumu ve su taşıma düzeni köy ve kasaba gibi yerlerde belirli mesafelerde bulunma ilkesine tabidir; özel durumlarda sağlıkla ilgili güvenlik ve çevre koşulları gözetilir. - İşçi sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirler alınır; temiz içme suyu sağlanır, barınma koşulları iyileştirilir, sivrisineklerle mücadele tedbirleri uygulanır ve kinin gibi ilaçlar ücretsiz temin edilir. - İşçilere yönelik davranış ve çalışma şartlarını bozma halinde para cezaları uygulanır ve tekrarda çeltik ekiminden men edilme gibi yaptırımlar öngörülür. - Komisyonlar ve mutemed heyetleri, kendi hizmetleri karşılığında tazminat ve ulaşım giderleriyle ilgili ödeme imkanlarına sahiptir; bu masraflar ilgili bütçelerden karşılanır. - Esas olarak izinsiz ekim, sağlık tedbirlerine uyumsuzluk ve komisyon kararlarına riayetsizlik gibi haller cezaya ve ekimden men etmeye yol açar. - Kanun, uygulama şeklinin belirlenmesini ve uygulanmasına ilişkin yönetmeliklere bağlanır. - Çeltik üretiminin belirli alanlarda ve belli şartlarda yapılmasına ilişkin genel ilkeler ve sınırlamalar, tarımsal üretimin dengeli dağılımını ve kamu sağlığını gözetmeyi amaçlar.

CB Kararı 1425
2019-08-15

4925 SAYILI KARAYOLU TAŞIMA KANUNUNUN 12 NCİ MADDESİNİN (B) BENDİ KAPSAMINDAKİ ULUSLARARASI TAŞIMALARA İLİŞKİN YETKİNİN, ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINCA HER YIL BELİRLENECEK KOTALAR DÂHİLİNDE, TÜRK LİMANLARINDAN KENDİ ÜLKELERİNE YAPACAKLARI TAŞIMALARDA KULLANILMAK ÜZERE ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ PLAKALI TAŞITLARA DA VERİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 1425)

Türkiye limanlarından Özbekistan’a yapılacak uluslararası taşımalarda Özbekistan Cumhuriyeti plakalı araçlar da kullanılabilir hale getirilmektedir; bu uygulama belirlenecek yıllık kotalar dahilinde yürütülecektir.