10 / 1.824 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 5187
2022-02-05

ENERJİ İLE İLGİLİ ÜRÜNLERİN ÇEVREYE DUYARLI TASARIMINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

- Enerjiyle ilgili ürünlerin piyasaya arzı veya hizmete sunumu, çevreye duyarlı tasarım gerekliliklerine uyulmasını ve CE işaretinin taşınmasını gerekli kılar. - Üretici ve yetkilendirilmiş temsilci sorumluluğu ürünün mevzuata uygunluğunu sağlamak, uygunluk beyanı ve teknik dosyayı bulundurmak şeklinde yoğunlaşır; Türkiye’de yerleşik bir temsilci yoksa ithalatçı bu sorumlulukları üstlenir. - Ürün üzerinde CE işaretinin doğru uygulanması ve kullanıcıya yanıltıcı işaretlerin yüklenilmemesi gerekir; nihai kullanıcıya ulaşan bilgiler Türkçe veya AB resmi dillerinde sunulabilir. - Piyasa gözetimi ve denetimi yetkili kurumlarca yürütülür; uygunsuzluk durumunda düzeltme, kısıtlama veya piyasadan çekme gibi adımlar uygulanabilir ve kararlar gerekçeli olarak kamuya açıklanır. - Uygunluk değerlendirmesi, iç tasarım kontrolü veya uygunluk yönetim sistemi gibi seçeneklerle yapılır; ilgili belgeler saklanır ve gerektiğinde yetkili kuruluşa sunulur; Türkçe düzenlenen belgelerin gerektiğinde tercümesi eklenir. - Uyum varsayımları çerçevesinde CE işareti olan ürünlerin ve harmonize standartların uygulama tebliğlerine uygun olduğu kabul edilir. - Uygunluk tebliğleri, çevreye duyarlı tasarım gerekliliklerini belirler; bileşen ve alt aksam için enerji, malzeme ve kaynak tüketimi bilgisi talep edilebilir. - Çevreye duyarlı tasarım gereklilikleri, yetkili kurumlar tarafından uygulanır ve bazı ürünlerde özel tasarım gereklilikleri belirlenebilir; bazı ürünler için çevreye duyarlı tasarım gereklilikleri uygulanmayabilir. - Ürünlerin serbest dolaşımı korunur; ancak enerji performansına ilişkin hükümler farklı mevzuatlar kapsamında saklı tutulabilir. - Nihai kullanıcıya yönelik yaşam döngüsü bilgileri sunulurken Türkçe zorunlu olabilir ve gerektiğinde ek dillerle birlikte verilebilir.

CB Yönetmeliği 4022
2021-05-27

UYGUNLUK DEĞERLENDİRME KURULUŞLARI VE ONAYLANMIŞ KURULUŞLAR YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik, uygunluk değerlendirme kuruluşları ile bunların içinden görevlendirilen onaylanmış kuruluşların faaliyetlerini yöneten temel kuralları ve taraflara bildirim yükümlülüklerini belirler; ürün güvenliği ve uyum amacıyla gerekli tüm süreçlerin bu çerçevede yürütülmesini sağlar. Uygunluk değerlendirme kuruluşları şeffaf, bağımsız, tarafsız ve müşterilerini gereksiz yük altına sokmadan hizmet verir; faaliyetlerle ilgili tüm belge ve kayıtlar gerektiği süre boyunca saklanır ve talep edildiğinde ilgili mercilere sunulur. Yetkili kuruluşlar, uygunluk değerlendirme kuruluşlarını görevlendirme, gözetim ve denetim yoluyla takip eder; olası uygunsuzluk hallerinde kısıtlama veya durdurma kararları uygulanabilir. Onaylanmış kuruluşlar için bağımsızlık, tarafsızlık ve çıkar çatışmalarını önleyici tedbirler, yeterli teknik niteliklere sahip olma, uygun personel ve altyapıya sahip olma gibi şartlar aranmaktadır; ayrıca gizlilik ve mesleki sorumluluk sigortası gibi yükümlülükler yer alır. Başvuru sürecinde uygunluk değerlendirme kuruluşları, kendilerine ait yeterlilikleri kanıtlayan belgeler ve gerektiğinde akreditasyon bilgilerini sunar; akreditasyon mevcut değilse uygun kanıtlar sunma yükümlülüğü bulunur. Ulusal akreditasyon ve uluslararası eşdeğerlik ilişkileri kapsamında karşılıklılık ilkesi benimsenir; bazı durumlarda uluslararası akreditasyon kuruluşlarının hizmetleriyle işbirliği veya eşdeğerlik kabulü mümkündür. Onaylanmış kuruluşlar, yürüttükleri çalışmaların güvenilirliği için gerekli politikalar ve prosedürlere sahip olur ve karar süreçlerinde tarafsızlığı korur; riskli durumlarda uygunluk değerlendirme faaliyetleri için gerekli teknik gerekliliklere göre karar verir. Faaliyet sonu veya talep halinde kayıtlar, başka bir uygunluk değerlendirme kuruluşuna devredilebilir veya güvenli biçimde saklanır; bu durumda sorumluluklar belirli süreler boyunca sürer.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.

Kanun 2565
1981-12-22

ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNU

Bu yasa, askeri tesisler ve güvenlik açısından kritik bölgelerin çevrelerinde güvenlik ve gizliliği sağlamak amacıyla askeri yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri kurulmasını, kaldırılmasını ve gerektiğinde genişletilmesini öngörür. Bu bölgelerin sınırları ve ilanıyle ilgili esaslar belirli ve bu sınırlar işaretlerle veya haritalarla gösterilir. Kara alanında yüksek güvenlik gerektiren bölgelerin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Bölgede bulunan taşınmazlar kamulaştırılabilir. - Bölgede yalnızca görevliler ve izin verilen diğer görevliler ile vatandaşa özel kurallar çerçevesinde giriş ve ikamet izni verilebilir; bazı durumlarda aile fertlerinin girişine veya su kaynaklarından yararlanılmasına yönelik istisnalar uygulanabilir. - Yabancıların bölgeye geçici bile olsa girmesi veya ikamet etmesi genel olarak izin gerektirir. - Bölgede bulunan eski eserler ve doğal kaynaklar araştırılıp işletilebilir; bunun için denetimli ve onaylı çalışmalar gerekli olur. - Bölgede fotoğraf çekimi, harita çıkarma gibi faaliyetler, savunma ve güvenlik tedbirlerini bozacak durumlar dışında izinle yapılabilir. - Kamulaştırma zorunlu değildir; ancak bölgenin güvenliği için gerekli görülen durumlarda mal sahiplerine yönelik düzenlemeler yönetmelikle belirlenir. - Bölgenin güvenliğini bozabilecek inşaat ve diğer faaliyetler durdurulur; uygun görülmeyen yapılar yıkılarak masrafları sahiplerinden talep edilebilir. Kara ikinci düzey bölgelerinin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Vatandaşlar bölge içinde yaşama, seyahat etme ve tarımsal/faaliyet yürütme konusunda serbest olabilir; ancak güvenlik gerekçesiyle bazı durumlarda sınırlamalar getirilebilir. - Yabancılar bölge içinde mülk edinemez, ikamet veya uzun süreli kalışlarda sınırlamalar uygulanabilir; bazı durumlarda izin alınması gereklidir. - Bölgeye girişler ve konaklama için izin alınması gerekir; yetkili makamlar bu izinleri düzenler. - Bölge içinde yollar ve geçişlerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir. - Bölgede belirli bir süre içinde taşınmaz mal sahipliği ve durumunun raporlanması gerekir. - Bölge içinde inşaat, hafriyat, ormancılık, yeni ekim gibi faaliyetler için önceden onay alma zorunluluğu vardır; izinsiz çalışmalar durdurulur, sahibine yaptırım uygulanabilir. - Savunma ve güvenlik açısından önemli olan alanlarda izinsiz teknolojik cihazlar kullanılamaz. - Eski eserler ve doğal kaynaklar ile ilgili işlemler, uygun görüş alındıktan sonra yürütülür; bu alanlarda gemi sökümü için tesisler kurulamaz. Deniz alanlarında uygulama şu sonuçları doğurur: - Deniz kıyılarından başlayarak belirlenen sınırlar işaretlerle belirlenir ve haritalara işlenir. - Yabancı deniz araçları kötü hava koşulları veya teknik arızalar dışında belirlenen bölgelere giriş yapamaz; sığınma durumunda yetkili makamlara bildirilir ve mümkün olan en kısa sürede bölgeyi terk etmesi sağlanır; masraflar ve zararlar ilgili taraflarca karşılanır. - Denize açılan veya sığınan gemi ve araçların güvenliği için gerekli tedbirler alınır. - İkinci derece deniz bölgelerinde Türk vatandaşlarının serbest balıkçılık ve doğal kaynaklarla ilgili faaliyetleri bazı güvenlik şartlarıyla sürdürülür; yabancıların bu bölgelerde mal edinmesi ve ikametleri yasaktır; giriş için izin gerekir. - Yabancı gemi ve deniz araçlarının bölgelerdeki faaliyetleri için izin ve görüşmeler gereklidir; bazı durumlarda limanlara giriş ve çıkış için yetkili makamların onayı gerekir; zaruri hallerde sığınmalar için özel durumlar tanınabilir. - Deniz bölgelerindeki liman ve körfezlere giriş çıkışlar için güvenlik esasları uygulanır; sığınma durumlarında yükümlülükler yerine getirilir ve gerekli bildirimler yapılır. - Bu bölgelerdeki arama, keşif ve kaynak işlemleri milli kurullara uygun olarak yürütülür; savunma güvenliği açısından zararlı görülen uygulamalar yasaktır. Genel olarak, bu düzenleme bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla sınırları belirler, giriş ve ikamet üzerinde kısıtlamalar getirir, yabancıların hakları üzerinde sınırlamalar koyar, kaynakların ve eski eserlerin araştırılması ile kullanımı için denetim ve izin mekanizmalarını öngörür; uyulmadığında ise denetim ve yaptırım süreçleri devreye girer. Bu çerçevede bölge sahipleri ve kullanıcıları, güvenlik gerekçesiyle uygulanacak kısıtlamaları karşılayıp, gerekli izinleri almakla yükümlüdür.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

CB Yönetmeliği 200915169
2009-07-31

KAMU HİZMETLERİNİN SUNUMUNDA UYULACAK USUL VE ESASLARA İLİŞKİN YÖNETMELİK

- Kamu hizmetlerinin ilk temas noktasında sonuçlandırılması ve mümkün olan en kısa sürede tamamlanması amaçlanır; başvurunun doğrudan hizmeti sunan birime iletilmesi ve ilk aşamada sonuçlandırılması öngörülür. - Hizmetler vatandaşın en yakın yerde sunulur; gerekirse geçici ya da sürekli büroların açılması imkanı bulunur. - Sunulan her hizmet için sorumlu birimler ve görevliler belirlenir; taşra teşkilatı bu birimleri ve görevlileri ilgili makama bildirir. - Basılı belgelerin elektronik ortama aktarılması ve veritabanlarının paylaşılması esas alınır; başvurular elektronik ortamda yapılabilir, sürecin izlenmesi ve sonucun iletilmesi elektronik olarak sağlanır. - Kamu hizmetleri ve mevzuata ilişkin bilgiler duyurulur; hizmet envanteri kurumsal internet sayfasında ve e-Devlet Kapısında güncel olarak yayımlanır. - Hizmet standartları oluşturulur; tablolarda hizmet adı, başvuruda istenen belgeler, tamamlanma süresi ve itiraz bilgilerinin yer alması sağlanır; bu bilgiler vatandaşlar tarafından görülebilecek panolarda, internet sayfasında ve e-Devlet’te duyurulur. - Özürlüler için erişilebilirlik tedbirleri alınır. - Başvuru sırasında istenecek bilgi ve belgeler beyan esasına dayalı olarak düzenlenir; zorunlu olmadıkça belgeler talep edilmez; daha önce kurum kayıtlarında bulunan bilgiler yenilenmeden talep edilmez; diğer idarelerin elektronik olarak paylaştığı bilgiler talep edilmez ancak erişimi kolaylaştıracak bilgiler istenebilir; adli sicil beyanı yerine beyan istenir; formlar internet üzerinden yayımlanır. - Gerçeğe aykırı belge veya beyanda bulunulması konusunda gerekli bilgilendirme ve işlemler yapılır; ödemelere ilişkin mali yükümlülükler başvuru sahiplerine net olarak bildirilir. - Kurum içi ve kurum dışı yazışmalar yazılı olarak yürütülür; talepler belirlenen süreler içinde karşılanır ve bu süreçler elektronik ortamda da gerçekleştirilebilir. - Başvurular incelenir, eksiklikler giderilirse hemen tamamlanabilir; alındı belgesi verilebilir; sonuçlar belirtilen gerekçelerle ve varsa itiraz yolları ile birlikte bildirilir. - Kamu hizmet envanteri tablosunun doldurulması için gerekli alanlar belirlenir ve bu bilgiler doğru biçimde kayıt altına alınır; tablo, hizmetin adı, gerekli belgeler, mevzuat dayanağı, başvuru yeri, sorumlu birimler, paraf listesi ve süreler gibi unsurları kapsar. - İç ve dış yazışmalarda hangi birimlerin ne amaçla yazışma yapacağı, mevzuat dayanağı ve ilgili madde numaralarıyla belirtilir; süreçte koordinasyon ve bilgi akışı netleşir. - Hizmetlerin elektronik olarak sunulup sunulmadığı bilgisi ile birlikte internet adresi ya da sunulmuyor ifadesi belirtilir; hizmetlerin şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırılır.

Kanun 7223
2020-03-12

ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE TEKNİK DÜZENLEMELER KANUNU

Ürünlerin güvenli ve teknik düzenlemelere uygun olması zorunludur; bu, piyasaya arz edilmesi hedeflenen veya piyasada bulunan tüm ürünleri kapsar ve güvenli olmayan ürünler piyasaya sunulamaz veya bulundurulamaz. İktisadi işletmeciler olarak imalatçı, ithalatçı, dağıtıcı ve yetkili temsilci bu kapsamda sorumludur; uygunluk beyanı, gerekli belgeler ve uygunluk işaretinin sağlanması, ürün üzerinde görülebilir bilgi ve talimatların Türkçe olarak sunulması gereklidir. Üretici, tasarım veya imalat değişiklikleri sonrasında da uygunluğu sürdürmekle yükümlüdür ve teknik dosyalar ile belgelendirme süreçlerini yürütmek ya da yaptırmak zorundadır; ayrıca ürünün seri üretim boyunca uygun olduğunu takip eder. Risk taşıyan ürünlerde acil önlemler alınır, yetkili kuruluşa bildirilir ve gerektiğinde ürünün piyasadan çekilmesi veya geri çağırılması gibi düzeltici işlemler uygulanır. Dağıtıcılar, ürünü piyasaya sunmadan önce uygunluk ve etiket bilgilerini doğrular, riskli durumlarda üretici veya ithalatçı ile yetkili kuruluşa hızlıca bilgi verir. İthalatçılar, ürünün uygunluk işaretlerini ve gerekli belgeleri teyit eder, riskli durumda ürünü piyasaya sürmez ve ilgili tarafları bilgilendirir. Yetkili temsilciler, üreticinin yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlar, belgelerin uzun süre saklanması ve gerektiğinde sunulması gibi görevleri yürütür. Piyasa gözetimi ve denetimi yoluyla uygunsuzluklar tespit edilir; gerekli durumda düzeltici önlemler uygulanır ve ürünler geri çağırılır veya piyasadan çekilir. Teknik düzenlemeler kamu yararını gözeterek hazırlanır; engellilerin erişebilirliği için önlemler alınır ve AB mevzuatıyla uyum konusunda koordinasyon sağlanır. Ürünler yalnızca uygunluk açısından kabul görürse piyasaya arz edilir; uygunsuzluk halinde zararın tazmini ve ilgili sorumluluklar belirli kurallara göre yürütülür.