10 / 799 sonuç gösteriliyor

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

Kanun 4369
1998-07-29

VERGİ USUL KANUNU, AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN, GELİR VERGİSİ KANUNU,KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU, GİDER VERGİLERİ KANUNU, EMLAK VERGİSİ KANUNU, VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU,MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ KANUNU, DAMGA VERGİSİ KANUNU, HARÇLAR KANUNU, 3505 SAYILI KANUN,KATMA DEĞER VERGİSİ MÜKELLEFLERİNİN ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARI KULLANMALARI MECBURİYETİ HAKKINDA KANUN, BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU, 1318 VE 4208 SAYILI KANUNLAR İLE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu değişiklikler, vergi ve amme alacaklarının tahsilini ilgilendiren çeşitli kanunlarda terimlerin sadeleşmesini ve tek tip sınıflandırmanın getirilmesini amaçlar. Götürü usulü ifadesiyle tanımlanan bazı vergi hesaplama yöntemleri basit usul veya diğer uygun kavramlar olarak yeniden tanımlanır; böylece hangi mükellefin hangi yönteme tabi olduğu konusunda daha net bir sınıflandırma sağlanır. Birçok vergi türünde (gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi, gider vergileri, emlak vergisi, veraset ve intikal vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, damga vergisi, harçlar vb.) hesaplama ve beyan süreçlerinde kullanılan terimler değiştirilir; bu sayede vergi hesaplarının uygulanması daha tutarlı ve öngörülebilir hâle gelir. Vergi cezaları ve gecikme faizinin uygulanmasına ilişkin kuralların standardize edilmesi hedeflenir; bu, vergi ziyaı cezaları ile ilgili uygulamanın tek tip esaslar çerçevesinde yürütülmesini amaçlar. Tahsilat süreciyle ilgili bazı hükümler, borç bakiyelerinin takibi ve alınan yaptırımların uygulanması konusunda daha net ve tutarlı bir çerçeve sağlar; bu, vergi alacaklarının tahsilinde tek tip uygulamayı kolaylaştırır. Mükellefler açısından bakıldığında, esnaf, çiftçi, tüccar ve serbest meslek erbabı gibi çeşitli kategorilerin hangi usulden hangi şekilde vergiye tabi tutulacağına ilişkin sınıflandırmanın sadeleşmesi beklenir; bu durum, bildirim ve beyan süreçlerinde değişikliklere yol açabilir. Genel olarak, bu değişiklikler vergi mevzuatında dil ve uygulama tutarlılığına odaklanır; böylece maliye idaresi ile mükellefler arasındaki iletişim ve uygulamanın sadeleşmesi, aynı zamanda idari yüklerin hafifletilmesi yönünde bir etki yaratır.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

Kanun 4081
1941-07-10

ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, köy sınırları içinde veya tarımsal üretimin yapıldığı sahalarda çiftçi mallarını korumaya yönelik bir yönetim ve uygulama sistemi kurar; koruma amaçlı örgütlenme ve denetim mekanizmalarını öngörür. Korunacak mal varlığı ekili ve dikili nebatlar ile ağaçlıklar, zirai amaçlı kullanılan her türlü mal ve gayrimenkul, su arkları, setler, hendekler ve tarla yollarını kapsar. Uygulama köy sınırları içinde ve zirai üretimin bulunduğu sahalarda geçerlidir. Koruma ve denetim görevleri, yerel organlar ve ilgili meclisler tarafından yürütülür; bu mekanizmalar bütçe ve koruma ücretlerini belirler, bekçi istihdamını düzenler, hayvanların korunmasını ve sulama yollarının bakımını sağlar, tahribatı önlemek için tedbirler alır ve gerekli masrafları paylaştırır. Koruma bedelleri ve zarar ziyan ödemeleri için özel bir koruma sandığı kurulur ve bu sandık koruma görevleriyle ilgili ödemelerin finansmanında kullanılır; zarar meydana geldiğinde zararın tespitine bağlı olarak tazminata karar verilir ve ödemeler sandıktan karşılanabilir; faillerin bilinmemesi halinde sandıktan ödeme yapılır, failler belirlendiğinde ise zararların tamamı kendilerinden tahsil edilir. Zarar ve ziyanla ilgili kararlar için itiraz hakları bulunur ve itirazlar ilgili mercilere iletilir. Çiftçi mallarını koruma amacıyla kendi tedbirlerini alanlar için koruma hizmeti alınmaz ve bu durumda sandık ödemesi yapılmaz. Uygulama sürecinde yetkili makamlar denetim ve gözetim altında tutar; görevlerini kötüye kullananlar için idari para cezaları uygulanabilir. Koruma sandığının mevcut ve gelirleri devletin kontrolündedir; sandık gelirleri üzerinde haciz uygulanmaz ve mevcudu kamu yararına kullanılır.

CB Kararı 7
2018-07-31

11/5/2018 TARİHLİ VE 7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNUN 2, 3, 4, 7 VE 8 İNCİ MADDELERİ İLE 10 UNCU MADDESİNİN ALTI, YEDİ VE SEKİZİNCİ FIKRALARINDAN YARARLANMAK İÇİN ÖNGÖRÜLMÜŞ OLAN BAŞVURU, BİLDİRİM VE BEYAN SÜRELERİNİN 27/08/2018 TARİHİNE (BU TARİH DÂHİL) KADAR UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 7)

Vergi ve diğer bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yararlanmak amacıyla başvuru, bildirim ve beyan süreleri uzatılmıştır. Bu uzatma, borç yapılandırması ve benzeri imkanlardan yararlanmak isteyen kişiler için başvuru ve bildirim süreçlerini tamamlamak üzere daha esnek bir süre sağlar. Sonuç olarak, ilgili kişiler ve kurumlar için yapılandırma seçeneklerinden yararlanma imkanı genişler ve sürecin uygulanması kolaylaşır.

Kanun 6132
1953-07-15

AT YARIŞLARI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, at yarışlarının ülke sınırları içinde nasıl düzenleneceğini, yurt içi ve yurt dışı yarışlar üzerinden ortak bahis kabulünü ve yarış gelirlerinin kullanımını belirler. Mahalli olmayan yarışlar için programlar ve ödül planları onaylanır ve gerekli izinler alınır. Yarış gelirleri, ikramiyeler, tesis bakım ve ıslahı, damızlık alımı, teşvikler ve genel giderler gibi amaçlar için kullanılabilir. Belediyelerin Hipodrom ya da yarış yerlerinden aldıkları eğlence payı sınırlı olabilir. Yarışlarda usulsüz hareket edenler veya yarış dürüstlüğünü bozanlar için ihtar, para cezası, geçici veya süresiz yasaklar ve yarışlardan men gibi disiplin cezaları uygulanabilir; cezalar tekrarda artış gösterebilir. Yasaklı madde veya uygulama tespit edildiğinde at, sahip, antrenör ve diğer ilgili kişiler sorumlu tutulabilir; bazı durumlarda atın yarışlara katılımı engellenebilir ve cezalar uygulanabilir. Birden çok yasaklı madde tespit edilirse ağır olan yaptırım uygulanır; numuneler üzerinden yapılan testlerin sonucu kesin olarak kabul edilir ve gerektiğinde ek analiz yapılabilir. Tedavi amacıyla kullanılan bazı yasaklı maddeler için istisnalar bulunabilir; ancak kanıtlanamazsa yaptırımlar uygulanabilir. Yarış dışı numunelerde tespit edilen yasaklı madde veya uygulamanın bazı hallerinde, tedavi amacıyla kullanıldığı ispatlanamazsa ilgili kişilere para cezaları uygulanabilir ve bazı durumlarda yarış dışı kalma veya yasaklar devreye girer. Numune tesiriyle tespit durumlarında ikinci analiz kesin karar olarak kabul edilir. Köy, kasaba ve şehirlerde şenlik ve eğlence amacıyla düzenlenen at yarışları bu düzenlemenin kapsamı dışındadır. At yetiştirme ve ıslahını teşvik amacıyla derneklere hak ve yetkilerin devri ve bu dernekler aracılığıyla denetim, izleme ve bazı yönetim işlemleri yapılabilir; devrin şartları ve denetim mekanizmaları uygulanabilir. Genel olarak, bu düzenleme yarışların güvenliği, dürüstlüğü ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yapılan disiplin, denetim ve yönetişim önlemlerini içerir.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 2464
1981-05-29

BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU

Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde ilan ve reklamlar vergisi uygulanır; ilanı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişiler mükelleftir; ilan ve reklam işlerini mutat meslek olarak yürütenler, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergiyi mükellefler adına belediyeye yatırmaktan sorumludur. Bazı ilan ve reklamlar istisna veya muaf sayılır; kamu yayınıyla ilgili ilanlar, basılı yayınlarda yapılan ilanlar, ikametgah kapılarına konulan kimlik levhaları, ambalaj üzerindeki ilanlar ve bazı küçük alanlı levhalar gibi belirli tipler vergiden muaftır. İlan ve reklam vergisi için temel uygulama alanı ve türüne göre farklı ölçütlerle hesaplanır; sabit ilânlar, araç içi/çevresi ilânlar, geçici dış mekân ilanları, ışıklı veya projeksiyonla yapılan ilanlar, dağıtılan broşür ve kataloqlar, afişler ve çok yüzeyli ilanlar gibi farklı kategorilerde bedeller belirlenir; hesaplama, süre ve alan gibi öğeler dikkate alınır. Verginin tarhı ve ödenmesi: mükellef veya işi mutad meslek olarak yapanlar beyanname verir ve vergiyi beyannameyi takiben öder; ilgili belediyeye beyanname verilir ve ödenir; bazı durumlarda yıllık ilanlar için taksitli ödeme imkânı bulunabilir; belediyeler gerekli uygulamaları yapabilir. Eğlence vergisi: belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet gösteren eğlence işletmeleri bu vergiyi öder; bazı faaliyetler ve işletmeler için istisnalar vardır (örneğin kamuya dönük, kar amacı gütmeyen etkinler ile belirli eğitim, kültür, spor, dini ve benzeri faaliyetler veya belirli içkili yerlerle ilgili düzenlemeler). Eğlence vergisi, genelde biletli giriş için kullanılan bedeller üzerinden alınır; ortak bahisler için ayrı bir hesaplama yapılır; bazı durumlarda günlük ve kişi başına belirlenen tutarlara göre vergi uygulanır; toplanan verginin bir kısmı merkezi idare hesabına, bir kısmı belediyeye aktarılır. Ödeme ve beyanler aylık dönemlerde yapılır. Haberleşme vergisi: belediye sınırları içinde telekomünikasyon işlemlerinden elde edilen ücretler üzerinden alınır; mükellefi bu ücretleri tahsil eden kurumdur; beyanname ve ödemeler aylık olarak yapılır; bazı kurumlar için istisnalar söz konusu olabilir. Elektrik ve havagazı tüketim vergisi: elektrik ve havagazı tüketiminden doğan vergi uygulanır; mükellefler tüketim yapanlardır; tüketim bedelleri üzerinden vergi hesaplanır; bazı amaçlar için tüketim üzerinden belirli istisnalar bulunmaktadır; yasa gereği dağıtım ve temin eden kuruluşlar verginin tahsilinden ve belediyeye ödenmesinden sorumludur; organize sanayi bölgelerinde farklı uygulamalar olabilir. Yangın sigortası vergisi: yangın sigortası primleri üzerinden vergi alınır; mükellef sigorta şirketleridir; vergi matrahı ödemiş olunan primlerdir; sigorta işlemleri iptal edilirse iptale ait primler indirime konu edilebilir. Çevre temizlik vergisi: belediye sınırları ve mücavir alanlarda çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut ve iş yerleriyle ilgili vergi uygulanır; bu vergi, çevre temizlik hizmetlerinin finansmanına yöneliktir.

Kanun 4811
2003-02-27

VERGİ BARIŞI KANUNU

Vergi barışı kapsamındaki alacaklar için yapılandırma ve bazı af imkanları sağlanır; ödenmemiş vergiler için gecikme zamı ve faizi yerine endeks üzerinden hesaplanan tutarla ödeme yapılabilir ve ödeme planı dahilinde tamamen ödenmesi şartları bulunur; bazı durumlarda ceza ve gecikme zamlarının tamamı veya önemli bir kısmı tahsilinden vazgeçilir. Ayrıca vergi aslına bağlı olmayan cezaların ve gecikme zamlarının bazıları, ödenmesi şartıyla kaldırılabilir. İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler için de benzer yapılandırma ve vazgeçme imkanları uygulanır; ancak bu olanaklar belirli şartlar ve koşullara bağlıdır. Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlar kapsamında hesaplanan vergilerde pişmanlık zammı ile usulsüzlük cezalarının önemli bir kısmı veya tamamının ödenmesi karşılığında tahsilattan vazgeçilir. Matrah artırımı yoluyla yıllara ilişkin beyan edilen matrahı artıranlar için artırım yapılan yıllarda tarhiyat ve inceleme yapılması durdurulur ve bazı istisnalar dikkate alınır; basit usulde vergilendirilenler için de belirli durumlarda tarhiyat ve incelemeden muafiyet mümkün olabilir. Ayrıca, kanundan yararlanırken ödenen alacaklara sonradan gecikme zammı uygulanmaz.

Kanun 4854
2003-05-06

BAZI KANUNLARDAKİ CEZALARIN İDARİ PARA CEZASINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE DAİR KANUN

Bu Kanunla pek çok eski yasa hükmünde yer alan cezalar idari para cezasına dönüştürülüyor ve bazı davranışlar için hapis veya diğer cezai yaptırımlar yerine bu tür cezalara geçiş sağlanıyor. Böylece cezalar tek tip ve yüksek miktarlı idari para cezaları olarak uygulanır hale geliyor ve kapsam genişliyor. Ayrıca bazı durumlarda malın müsaderesi/elde edilmesinin yanı sıra ruhsatların geri alınması veya belirli sürelerle kapatılması gibi idari tedbirler de devreye alınabiliyor. Uygulama ise merkezi idari makamlarca yürütüleceğinden adli süreçlerden bağımsız, daha hızlı ve standartlaştırılmış bir tahsilat ve uygulama mekanizması oluşuyor. Sonuç olarak cezalar idari para cezalarına dönüştürülüyor ve çeşitli alanlarda idari tedbirlere ek olarak uygulanabiliyor; bu durum bireyler ve işletmeler için finansal yükü artırabilir ve itiraz süreçlerini etkileyebilir.