10 / 823 sonuç gösteriliyor

Kanun 2521
1981-09-15

AVDA VE SPORDA KULLANILAN TÜFEKLER, NİŞAN TABANCALARI VE AV BIÇAKLARININ YAPIMI, ALIMI, SATIMI VE BULUNDURULMASINA DAİR KANUN

Bu kanun yivsiz av tüfekleri, spor ve nişan tüfekleri ile tabancaları ve av bıçaklarını kapsar ve bunların yapımı, alımı-satımı, bulundurulması ve taşınması üzerinde düzenleyici kurallar getirir. - Yivsiz av tüfekleri ve ilgili ekipmanları üretmek için kuruluş kurmak isteyenler için denetimli kurulum izni ve işletecek kişilerin teknik yeterlilik belgeleri istenir; güvenlik uygunluğu ve kapasite gibi şartlar sağlandığında izin verilir. - Üretim tesislerinin standarda uygunluğu denetlenir; üreticilerin strik olarak güvenlik ve kalite gerekliliklerini karşılaması beklenir; yüksek üretim kapasitesine sahip tesislerin kendi test tezgahlarını kurması zorunlu olabilir, daha küçük tesisler ise dış test hizmetlerinden yararlanabilir. - Üretim ve satış yapanlar, imal ettiği veya sattığı ürünlerin türünü, çapını ve seri numaralarını içeren listeler düzenlemek ve bu bilgileri ilgili yerlere bildirmek zorundadır. - Satış işlemlerinde satıcı için belirli bir belge, alıcı için ise ilgili makama başvuru belgeleri aranabilir; bazı türler için bu belgeler aranmaz. Alıcılar, satın aldıkları tüfeklerin türünü, marka ve seri numarasını gösteren belgelerle birlikte kayıt edilmelidir; satışlar için periyodik kayıtlar tutulur. - Tüfeklerin ve tabancaların el değiştirmesi durumunda yapılacak işlemler yönetmelikte belirlenir; sahiplik ve devriyle ilgili kurallar bulunduğu belirtilir. - Bu silahların izinsiz üretim, satım veya kamuoyuna reklamı suç sayılır ve buna ilişkin ciddi cezai yaptırımlar öngörülür; ayrıca bu tür işlemlerde bulunanlara ilişkin yaptırımlar uygulanır. - İzinsiz ya da kurallara aykırı olarak bu silahları imal eden, satan, taşıyan veya bulunduranlar hakkında cezai yaptırımlar uygulanır; reklam veya tanıtımların yapılması yasaktır ve belirli kanıtlara dayanılarak idari yaptırımlar uygulanabilir. - Geçici ve ek geçici hükümlerle mevcut sahiplerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra belirlenen süreler içinde yasal altyapıyı tamamlaması ve gerekli belgeleri edinmesi için süreçler öngörülür; bu süreçler tamamlanmazsa işlemler durdurulabilir veya mevcut durum özel hükümler kapsamında ele alınabilir. - Yönetmelikler, kanunun uygulanmasına ilişkin ayrıntılı kuralları belirlemek üzere ileride çıkarılacaktır; uygulama açısından hükümler ve prosedürler bu yönetmeliklerle netleşir.

CB Kararı 7846
2023-11-24

İTHALATTA GÖZETİM VE KORUNMA ÖNLEMİ UYGULAMALARI KAPSAMINDA HESAPLANAN KATMA DEĞER VERGİSİNİN İNDİRİM HAKKININ KALDIRILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 7846)

İthalatta gözetim uygulanmasına tabi tutulan mallara ilişkin beyan edilen ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bu tutarlar nedeniyle doğan ve katma değer vergisi matrahına dahil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar üzerinden ödenen KDV’nin indirim hakkı kaldırılmıştır. Aynı şekilde ithalatta haksız rekabetin önlenmesi amacıyla uygulanan gümrük vergisi ve ek mali yükümlülükler ile bu tutarlar nedeniyle KDV matrahına dâhil olan vergi, resim, harç ve paylar üzerinden hesaplanan KDV’nin indiriminin de kaldırıldığı kabul edilmektedir. Net sonuç olarak ithalat işlemlerinde KDV indiriminin kapsamı daralmış ve bazı vergiler için indirilebilirlik imkanı ortadan kalkmıştır.

Kanun 5607
2007-03-31

KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU

- Kaçakçılık fiilleri, gümrük işlemleri olmadan veya gümrük vergileri ödenmeksizin eşya sokma ve/veya çıkarmayı içerir; bu tür fiiller ağır hapis ve ağır para cezalarıyla cezalandırılır. - Eşyayı daima gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokanlar ile ihracat ve ithalat süreçlerinde yasa dışı şekilde hareket edenler, ayrıca bu fiilleri aldatıcı işlemlerle veya kısıtlı/hiç ödenmemiş vergilerle gerçekleştirirse daha ağır yaptırımlarla karşılaşır. - Transit veya dahilde işleme gibi süreçler dışında kalan veya rejim hükümlerine aykırı taşınan eşyalarla ilgili fiiller, hapis ve adlî para cezalarıyla cezalandırılır. - Belirli amaçlar için getirilen eşyaları hile ile yurtdışına çıkarmış gibi işlem yapanlar ile bu fiillere aracılık edenler, ayrıca bu tür fiillere iştirak edenler de cezalandırılır. - Özel muafiyet veya teşvik amacıyla yapılan işlemlerde gerçeğe aykırı beyanlar ve değişiklikler ağır yaptırımlara tabidir. - Kaçakçılık fiillerini önlemek, izlemek ve araştırmakla görevlilerin ya da ilgili meslek erbabının bu tür fiilleri kasten göz ardı etmesi halinde cezalar artırılır; ayrıca bu tür fiillerden doğan zararlarda güvenlik tedbirleri uygulanabilir. - Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın niteliğine göre ağır sonuçlar doğuran ürünler (örneğin yakıt, tütün, alkollü içkiler gibi) için cezalar artırılabilir. - Kaçakçılık amacıyla kullanılan taşıtlar el konulur; taşıt sahibinin belirli şartlar altında iade alabilmesi için mevzuatta öngörülen durumlar bulunur. - Arama ve elkoyma yetkileriyle, kaçak eşya tespit edildiğinde derhal el konulabilir; gümrük bölgesine girip çıkmak yasaktır ve gerekli aramalar yapılır. - Etkin pişmanlık kapsamında, resmi makamlarca haber alınmadan önce katkıda bulunanlar ceza indirimi veya muafiyetinden yararlanabilir; süreçte işbirliği yapanlar için belirli indirimler uygulanır. - Denizdeki taşıtlar veya sahile yanaşan gemiler için, yasa dışı faaliyetler tespit edildiğinde kaptanlar ve ilgili kişiler cezalandırılır. - Yasal olarak belirlenen bazı ürünler ve uygulamalar (örneğin belirli işaretlerin taklidi veya belgelerin sahteciliği) konusunda işleyenler için özel cezai yaptırımlar uygulanır ve bu alanlarda kamuoyuna yönelik ilanlar yapılabilir.

Kanun 2872
1983-08-11

ÇEVRE KANUNU

Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla toplumun her kesimi sorumluluk sahibidir ve katılım önemlidir. Çevreyle ilgili kararlar alınırken sürdürülebilir kalkınma ilkesi gözetilir; çevre maliyetlerinin hesaplanması ve gerekli tedbirlerin alınması esastır. Kirletenler, kirliliği önlemek, zararları gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almakla ve mali sorumluluğu üstlenmekle yükümlüdür. Her türlü atığın alıcı ortama zarar verecek şekilde verilmesi yasaktır; kirliliğin meydana gelmesi durumunda ilgili taraflar müdahale etmek ve etkileri azaltmak için gerekli tedbirleri alır. Biyolojik çeşitlilik ile ekosistemlerin korunması önceliklidir; bölgeler ve havza bazında çevre düzeni planları yapılır ve koruma statüsü kazanmış alanlar planlarda gösterilir; sulak alanlar korunur ve bu alanlarda uygun kullanımlar sağlanır; nadir ve tehdit altındaki türler korunur; balıkçılık ve su ürünleri istihsali için hassas alanlarda belirli sınırlamalar uygulanır. Atıksu yönetimi ve su kirliliğinin önlenmesi için alıcı ortamlara deşarj standartlarına uyum sağlanır; atıksu arıtımı ve gerekli altyapı yatırımlarıyla kirliliğin etkileri azaltılır; bazı durumlarda ileri arıtım yöntemleri kullanılır. Çevresel etki ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarıyla planlar ve programlar ile projelerin çevresel etkileri önceden belirlenir; olumsuz etkilerin azaltılması için gerekli önlemler öngörülür ve karar vericilere yönlendirme sağlanır. Çevre yönetimi, doğal ve yapay çevrenin sürdürülebilir kullanımını sağlayacak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesini kapsar; ilgili yönetim birimlerinin kurulması ve yetkilendirilmesi yoluyla uygulanır. Kamuoyunun çevre konusunda bilinçlendirilmesi ve bilginin paylaşılması teşvik edilir; çevreyle ilgili mevcut bilgiye erişim sağlanır. Maliyetler ve sorumluluklar açısından kirleten tarafından gerekli harcamaların karşılanması esas alınır; gerektikçe kamu kaynakları da bu kapsamda kullanılabilir.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

Kanun 4369
1998-07-29

VERGİ USUL KANUNU, AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN, GELİR VERGİSİ KANUNU,KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU, GİDER VERGİLERİ KANUNU, EMLAK VERGİSİ KANUNU, VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU,MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ KANUNU, DAMGA VERGİSİ KANUNU, HARÇLAR KANUNU, 3505 SAYILI KANUN,KATMA DEĞER VERGİSİ MÜKELLEFLERİNİN ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARI KULLANMALARI MECBURİYETİ HAKKINDA KANUN, BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU, 1318 VE 4208 SAYILI KANUNLAR İLE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE 190 SAYILI GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu değişiklikler, vergi ve amme alacaklarının tahsilini ilgilendiren çeşitli kanunlarda terimlerin sadeleşmesini ve tek tip sınıflandırmanın getirilmesini amaçlar. Götürü usulü ifadesiyle tanımlanan bazı vergi hesaplama yöntemleri basit usul veya diğer uygun kavramlar olarak yeniden tanımlanır; böylece hangi mükellefin hangi yönteme tabi olduğu konusunda daha net bir sınıflandırma sağlanır. Birçok vergi türünde (gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi, gider vergileri, emlak vergisi, veraset ve intikal vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, damga vergisi, harçlar vb.) hesaplama ve beyan süreçlerinde kullanılan terimler değiştirilir; bu sayede vergi hesaplarının uygulanması daha tutarlı ve öngörülebilir hâle gelir. Vergi cezaları ve gecikme faizinin uygulanmasına ilişkin kuralların standardize edilmesi hedeflenir; bu, vergi ziyaı cezaları ile ilgili uygulamanın tek tip esaslar çerçevesinde yürütülmesini amaçlar. Tahsilat süreciyle ilgili bazı hükümler, borç bakiyelerinin takibi ve alınan yaptırımların uygulanması konusunda daha net ve tutarlı bir çerçeve sağlar; bu, vergi alacaklarının tahsilinde tek tip uygulamayı kolaylaştırır. Mükellefler açısından bakıldığında, esnaf, çiftçi, tüccar ve serbest meslek erbabı gibi çeşitli kategorilerin hangi usulden hangi şekilde vergiye tabi tutulacağına ilişkin sınıflandırmanın sadeleşmesi beklenir; bu durum, bildirim ve beyan süreçlerinde değişikliklere yol açabilir. Genel olarak, bu değişiklikler vergi mevzuatında dil ve uygulama tutarlılığına odaklanır; böylece maliye idaresi ile mükellefler arasındaki iletişim ve uygulamanın sadeleşmesi, aynı zamanda idari yüklerin hafifletilmesi yönünde bir etki yaratır.

Kanun 5977
2010-03-26

BİYOGÜVENLİK KANUNU

Bu mevzuat, genetiği değiştirilmiş organizmalar ve bunların ürünleriyle ilgili güvenliğin sağlanmasına yönelik sistematik bir düzenleme getirir ve uygulanabilirliği açısından temel pratik etkilere sahiptir. - GDO ve ürünleriyle ilgili tüm faaliyetler için güvenliğe odaklı bir yönetim ve izleme mekanizması kurulur; insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitlilik korunur. - Faaliyet kapsamı geniştir; araştırma, geliştirme, işleme, piyasaya sürme, izleme, kullanım, ithalat, ihracat, nakil, taşıma, saklama, paketleme ve etiketleme gibi süreçleri kapsar; bazı sağlık ürünleri ve kozmetik ürünleri kapsam dışı kalabilir. - Her başvuru için risk değerlendirmesi ve sosyo-ekonomik etki analizi ayrı ayrı yapılır; masraflar başvuran tarafından karşılanır ve başvurunun sonucunda belirlenen koşullara uyum güvence altına alınır. - Basitçe düşük riskli olarak değerlendirilebilecek başvurular için basitleştirilmiş işlem uygulanabilir; buna ilişkin şartlar başvuru sırasında belirlenir. - Başvurunun sonuçları, uygun görüldüğünde belirlenen koşullara uyulup uyulmadığıyla sürekli olarak denetlenir; uyuşmayan durumlarda karar değiştirilebilir ve ürünler toplatılabilir veya imha edilebilir; gerekli işlemler ve masraflar ilgili taraflardan talep edilebilir. - Ürünler ve GDO için izlenebilirlik sağlanır; her birine ayırt edici kimlik verilir ve kayıtlar uzun süre saklanır; belirli risk sınırlarını aşan ürünlerde etiketleme gerekliliği doğabilir. - Gizlilik talepleri mevcut olmakla birlikte bazı bilgiler gizli tutulamaz; başvuru sahipliği, kullanım amacı ve transfer edilen gen gibi bazı teknik bilgiler kamuya açıklanabilir. - İlave olarak, GDO ve ürünlerinin transit geçişi için de izin alınması gerekir; araştırma amacıyla ithalatta da özel izinler gerekir. - Denetim ve kontroller, piyasaya sürülen ürünler üzerinde güvenlik etkileri açısından düzenli olarak yapılır; beklenmeyen olumsuz etkiler veya yeni bilimsel bulgular ortaya çıkarsa kararlar gözden geçirilebilir ve önlem olarak toplatma/imbah gibi adımlar uygulanabilir. - Piyasaya sürülen ürünlerin etiketlenmesi ve kayıtlı bilgilerle izlenebilir olması zorunludur; gerekli durumda üzerinde belirgin şekilde GDO içerdiği belirtilir. -Üretim, kullanım ve depolama süreçlerinde belirlenen güvenlik, ambalajlama, taşıma ve atık/arıtım kurallarına uyulması gerekir. - GDO ve ürünlerinin güvenli kullanımına yönelik yeni risk veya şüphe ortaya çıkarsa ilgili taraflar derhal bildirmek ve gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

Kanun 5402
2005-07-20

DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ KANUNU

Bu yasa, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerini koordine eden yapıların kurulmasını ve bu yapıların görev ve çalışma esaslarını düzenler. Uygulama, insan onuruna saygı, gizlilik ve tarafsızlık ilkelerine dayanır; bilgi güvenliği korunur ve tarafsızlık gözetilir. Denetimli serbestlik kapsamındaki kişiler, belirlenen programlara uymak ve denetim görevlilerinin uyarı ve önerilerine riayet etmek zorundadır; bu yükümlülüklerin ihlali tedbir ihlali sayılır. Kurumlar, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerinin uygulanmasını düzenler ve koordinasyonu sağlar; planlar ve çalışma raporları hazırlanır, gerektiğinde hizmet alanında bürolar açılır veya kapatılır. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde sosyal inceleme raporu düzenlenebilir ve gerekirse psiko-sosyal destek sağlanabilir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullananlar için tedaviye tabi olmak ve belirlenen programlara katılmak yükümlülüğü getirilebilir; yükümlülükler ve denetim tedbirleri, ihtiyaca göre değiştirilebilir ve sağlık kurumları ile rehabilitasyon merkezleri devreye girebilir. Tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri için uygun merkezler açılabilir; sağlık kurumları ve diğer kamu kurumları bu hizmetleri destekler. Denetimli serbestlik süreci boyunca gerekli hallerde testler yapılabilir; aile bilgilendirilebilir veya bilgi istenebilir; başvuru ve itiraz süreçleri değerlendirilebilir.

Kanun 4358
1998-04-04

VERGİ KİMLİK NUMARASI KULLANIMININ YAYGINLAŞTIRILMASI VE NOTERLİK KANUNU, İCRA VE İFLAS KANUNU TAPU KANUNU KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN, BANKALAR KANUNU, POSTA KANUNU İLE PASAPORT KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- İşlemlerde tarafların vergi kimlik numarasının tespit edilmesi ve bu numaranın belge, hesap ve kayıtlarda yer alması zorunlu hal alır. - Karşı tarafın vergi kimlik numarası yoksa, işlemler tamamlanmadan önce bu numaranın edinilmesi gerekir. - Vergi kimlik numarasının kullanımıyla vergi kayıplarının önlenmesi hedeflenir ve bu uygulama, özel mevzuatta yer alan bazı hükümlerin engelleyici olması durumunda bile geçerli sayılır. - Vergi kimlik numarasını doğru bildirmeyen, gizleyen veya sahte belge sunan kişiler veya kurumlar cezai yaptırımlara tabi tutulabilir; ayrıca hapis cezaları gündeme gelebilir. - Uygulamanın usul ve esasları ile mevcut kayıtların eksiksiz hale getirilmesi için gerekli süreler ve başlangıç tarihleri belirlenir. - Bu düzenlemenin kapsamı geçmiş işlemleri kapsamaz; yeni işlemler bu kuralla yürürlüğe girer. - Uygulamanın nasıl hayata geçirileceği ve uygulanmasına ilişkin kararlar belirli kurallar çerçevesinde düzenlenir.

CB Kararı 3506
2021-02-06

YİYECEK VE İÇECEK HİZMETİ FAALİYETLERİNDE BULUNAN İŞLETMELERE KORONAVİRÜS SALGINI NEDENİYLE VERİLECEK CİRO KAYBI DESTEĞİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3506)

Bu karar Covid-19 salgını nedeniyle faaliyetleri kısıtlanan yiyecek ve içecek hizmeti veren işletmelere ciro kaybı desteği sağlanmasını amaçlar. Destekten yararlanacaklar vergi mükellefi olan ve salgından etkilenen işletmelerdir; başvuru koşulları ve uygulanmasına ilişkin esaslar belirlenecektir. Yararlanma şartları, 2019 yılı cirosu düşük olan ve 2020 yılında cirosunda 2019 yılına göre düşüş gösteren işletmeleri kapsar. Destek tek seferlik bir ödemedir ve belirli üst ve alt sınırlar dahilinde yapılır. Destek miktarı, düşüş miktarının belirli bir oranı üzerinden hesaplanır. Aynı işletmeler için daha önce verilen hibelerle çakışan tutarlar mahsup edilir; kalanın üzerinde kalan tutar ciro kaybı desteği olarak ödenir. Ciro hesaplamasında 2019 ve 2020 vergilendirme dönemlerine ilişkin vergi beyannameleri esas alınır; bu beyannamelerdeki sonraki düzeltmeler hesaplamaya dahil edilmez. Fazla veya yersiz ödemeler tespit edildiğinde tahsil edilir. Başvuru süresi ve diğer uygulanış esasları belirlenecektir.