10 / 1.184 sonuç gösteriliyor

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

Kanun 4811
2003-02-27

VERGİ BARIŞI KANUNU

Vergi barışı kapsamındaki alacaklar için yapılandırma ve bazı af imkanları sağlanır; ödenmemiş vergiler için gecikme zamı ve faizi yerine endeks üzerinden hesaplanan tutarla ödeme yapılabilir ve ödeme planı dahilinde tamamen ödenmesi şartları bulunur; bazı durumlarda ceza ve gecikme zamlarının tamamı veya önemli bir kısmı tahsilinden vazgeçilir. Ayrıca vergi aslına bağlı olmayan cezaların ve gecikme zamlarının bazıları, ödenmesi şartıyla kaldırılabilir. İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler için de benzer yapılandırma ve vazgeçme imkanları uygulanır; ancak bu olanaklar belirli şartlar ve koşullara bağlıdır. Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlar kapsamında hesaplanan vergilerde pişmanlık zammı ile usulsüzlük cezalarının önemli bir kısmı veya tamamının ödenmesi karşılığında tahsilattan vazgeçilir. Matrah artırımı yoluyla yıllara ilişkin beyan edilen matrahı artıranlar için artırım yapılan yıllarda tarhiyat ve inceleme yapılması durdurulur ve bazı istisnalar dikkate alınır; basit usulde vergilendirilenler için de belirli durumlarda tarhiyat ve incelemeden muafiyet mümkün olabilir. Ayrıca, kanundan yararlanırken ödenen alacaklara sonradan gecikme zammı uygulanmaz.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

CB Kararı 7343
2023-07-07

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 94 ÜNCÜ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT NİSPETLERİNE İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14592 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 7343)

Bu karar, borsada işlem gören paylar üzerinden yapılacak tevkifat uygulamasını yeniden düzenlemektedir. Değişiklik, hangi paylar için tevkifat uygulanacağını ve uygulanma koşullarını değiştirecek şekilde mevcut uygulamayı günceller. Sonuç olarak, borsa hisselerinden elde edilen kazançların vergilendirilmesiyle ilgili hesaplama ve beyan süreçleri yeni kurallara göre şekillenecektir. Bu değişiklik yatırımcılar ve ilgili taraflar için vergi uygulamasında yeni uyum gereklilikleri doğurabilir.

CB Kararı 7
2018-07-31

11/5/2018 TARİHLİ VE 7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNUN 2, 3, 4, 7 VE 8 İNCİ MADDELERİ İLE 10 UNCU MADDESİNİN ALTI, YEDİ VE SEKİZİNCİ FIKRALARINDAN YARARLANMAK İÇİN ÖNGÖRÜLMÜŞ OLAN BAŞVURU, BİLDİRİM VE BEYAN SÜRELERİNİN 27/08/2018 TARİHİNE (BU TARİH DÂHİL) KADAR UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 7)

Vergi ve diğer bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yararlanmak amacıyla başvuru, bildirim ve beyan süreleri uzatılmıştır. Bu uzatma, borç yapılandırması ve benzeri imkanlardan yararlanmak isteyen kişiler için başvuru ve bildirim süreçlerini tamamlamak üzere daha esnek bir süre sağlar. Sonuç olarak, ilgili kişiler ve kurumlar için yapılandırma seçeneklerinden yararlanma imkanı genişler ve sürecin uygulanması kolaylaşır.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Kanun 6824
2017-03-08

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu kanun, bazı tarımsal kredi alacaklarının ve belirli elektrik alacaklarının yeniden yapılandırılmasına imkan tanır; borçlulara kredi borçlarını toplu olarak veya taksitle ödeme imkanı sunulur. - Yeniden yapılandırmada borç asıl tutarı ve fer’i alacaklar için hesaplama yöntemleri belirlenir; borçluya basit faiz esasına göre ödeme planı uygulanır ve borçlunun tercihine göre toplu ödeme veya taksitli ödeme seçenekleri tanınır. - Taksitlendirme durumunda yapılandırmaya konu tutarlar için ek taksit faizi uygulanır; toplu ödeme yapılması halinde bazı faiz veya ilave yükümlülükler uygulanmaz. - Başvuruda bulunan borçlular için mevcut dava ve icra işlemleri durdurulabilir veya gerekli hallerde sona erdirilebilir; dava ve icra giderleriyle ilgili bazı durumlar borçlunun lehine sonuçlanabilir. - Taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde belirli süre içinde ödeme yapıldığı takdirde yapılandırma korunabilir; aksi halde yapılandırma iptal edilip borç tamamı muaccel hale gelebilir. - Uygulama kapsamında borçlulara, ödenmesi gereken tutarlarda Yİ-ÜFE gibi enflasyon endeksine göre hesaplanan tutarlara göre indirimler veya özel ödeme planları uygulanabilir; bu planlar doğrultusunda taksit sayıları ve ödeme süreleri belirlenir. - Belirli elektrik alacakları için, ödenmesi gereken tutarlarda peşin veya taksitli ödeme seçenekleri sunulur ve uygun görülen durumda fer’i alacaklardan vazgeçilebilir; ödemeler bölgeler ve ürün hasat dönemleri dikkate alınarak planlanabilir. - Başvuru sürecinde borçluların, borçlarını yapılandırma kapsamına almak için gerekli beyanı ve iradeyi ilgili taraflara iletmeleri; ayrıca açılmış olan davalardan vazgeçmeleri gerekebilir. - Yapılandırma kapsamında elde edilen faydaların devamı için borçluların ödeme planına uygun hareket etmesi; planın ihlali halinde yapılandırma iptal olur ve borç tamamı talep edilebilir. - Bu yapılandırma çerçevesinde bazı giderler veya masraflar için ödeme yükümlülükleri doğabilir ve ilgili kamu kurumlarının gerekli düzenlemeleri yapması öngörülebilir.

CB Kararı 5349
2022-03-23

6802 SAYILI GİDER VERGİLERİ KANUNUNUN 33 ÜNCÜ MADDESİNDE YER ALAN BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ NİSPETLERİNİN TESPİTİ HAKKINDAKİ 28/8/1998 TARİHLİ VE 98/11591 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN EKLİ KARARIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5349)

Bu karar, banka ve sigorta muameleleri vergisinin oranlarının belirlenmesine ilişkin usullere ek bir madde ekleyerek, Türk lirası hesaplarındaki vadeli bakiyelerin kullanılması suretiyle hesap sahiplerine banka tarafından yapılan kambiyo satışlarını kapsayacak şekilde uygulanacak vergi oranını belirlemeye ilişkin düzenleme getirir. Bu sayede ilgili kambiyo işlemlerinin vergilendirilmesine dair uygulama netlik kazanır; bankalar bu kapsamda vergi hesaplamasında yeni kuralları dikkate eder ve hesap sahipleri de bu tür kambiyo işlemlerinde vergi yükümlülüğünün nasıl hesaplanacağını görür.

CB Kararı 4025
2021-06-01

21/4/2017 TARİHİNDE PARİS'TE İMZALANAN "FİNANSAL HESAP BİLGİLERİNİN OTOMATİK DEĞİŞİMİNE İLİŞKİN ÇOK TARAFLI YETKİLİ MAKAM ANLAŞMASI"NIN YÜRÜRLÜK TARİHİNİN, 30/10/2017 TARİHLİ VE 2017/10969 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARIYLA ONAYLANAN VERGİ KONULARINDA KARŞILIKLI İDARİ YARDIMLAŞMA SÖZLEŞMESİNİN 28 İNCİ MADDESİNİN ALTINCI FIKRASI UYARINCA EN ERKEN 1/1/2019 TARİHİNDEN İTİBAREN BAŞLAYAN VERGİLENDİRME DÖNEMLERİNE UYGULANMAK ÜZERE 3/2/2020 OLARAK TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 4025)

Vergilendirme dönemlerinin uygulanacağı başlangıç tarihi belirlenir ve bu tarihten itibaren geçerli sayılır.