10 / 857 sonuç gösteriliyor

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 2644
1934-12-29

TAPU KANUNU

- Gayrimenkul tescilinde yetkili temsilcilerin kimler olduğu açıkça belirlenmiş; tescil işlemleri bu temsilciler aracılığıyla yürütülür ve uygunluk için gerekli belgelerin sunulması zorunlu hale gelir. - Hükmi şahıslar için tescil ve tasarrufta bulunabilme yetkisi, resmi belgelerle kanıtlanır; ticaret şirketleri için ilgili kayıtlardan gerekli belgelerin alınması gerekir. - Yurttaşlık esasına dayalı ve ülke mevzuatında öngörülen sınırlar dahilinde yabancı gerçek kişiler ve yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinimi mümkün olur; ek kısıtlar ve devlet onayları uygulanabilir; bazı bölgelerde edinim ve projeler için özel denetim gerekebilir. - Denizden, gölden veya nehirden arazi edinmek için ilgili makamdan izin almak gerekir; belediye sınırları içinde ve dışında farklı kurullar izin verir; iznin süresi ve şartları yerine getirilmezse haklar sona erebilir. - İzinsiz doldurulan yerlerin tesciliyle ilgili özel kurallar vardır; belirli koşullar gerçekleştiğinde doldurulan yerler, komisyon kararına bağlı olarak edinilebilir veya sahibine bildirimli olarak devralınabilir. - Bir gayrimenkulün önünde ya da bitişiğinde doldurulmak istenen yerin durumuna göre, maliklerin müdahale hakları, komşu mülkteki haklar ve tescil konuları düzenlenir; doldurma işlemi belirli şartlar altında değerlendirilebilir. - Bataklıkların sıhhi veya iktisadi nedenlerle kurutulması gerektiğinde, sahipler uygun süre içinde kurutmadıkları takdirde devlet veya vilayet tarafından kurutulabilir; kurutulan arazinin sahipleriyle ilgili tazminat ve haklar uygulanabilir. - Orman, koru ve baltalıklar üzerinde tarla açma veya özel bina yapma gibi fiiller genel olarak yasaktır; özel izinler gereklidir. - İrtifak (hafif veya sınırlı haklar) hakları tescil ve ayni hakların kullanıma alınması, sonradan da geçerli olur ve ilgili şerhlerde belirlenen koşullar korunur. - Taşınmaz rehinleri ve teminatlar, kredilerin güvenceye alınması amacıyla tescil edilerek kayıtlı hale getirilebilir; resmi senetlerle bu işlemler sonucu haklar tesis edilir. - Planlı veya haritalı arazilerin bölünmesi, haritalı planlara bağlı olarak yapılır; harita olmadan bölünme durumu mahkeme kararıyla belirlenir. - Planlı veya haritalı yerlerde, tescil işlemleri ve düzeltmeler belirlenmiş usuller çerçevesinde yürütülür; gerekli yasal işlemler tamamlanmadan tescil yapılamaz. - Metruk mezarlıktlar ve vakıf umumi mezarlıkları köy adına tescil edilerek yönetim altında tutulur. - Yabancı kişiler ve yabancı ülkelerde kurulan tüzel kişiler için getirilen sınırlamalar özel kararlarla uyarlanabilir; bazı bölgelerde edinimler kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.

Kanun 213
1961-01-10

VERGİ USUL KANUNU

- Vergi işlemleri genel bütçeye giren vergiler ve yerel yönetimlerin vergi, resim ve harçları için geçerlidir; bu kapsamdaki bağlı yükümlülükleri ve uygulanacak kuralları belirler. - Gümrük ve tekel vergileri bu yasa kapsamı dışındadır; bu vergiler için ayrı düzenlemeler uygulanır. - Vergiyi doğuran olayın gerçek niteliğine dayanılarak ispatlanır; olayın ve işlemlerin gerçek durumu esas alınır ve kanunlar bu doğrultuda yorumlanır. - Vergi daireleri, mükellefi tespit eder, vergiyi tarh eder, tahakkuk ettirir ve tahsil eder; mükellefin bağlı olduğu vergi daireleri belirlenir ve bazı işlemler elektronik olarak yürütülebilir. - Vergi mahremiyeti çok sıkı tutulur; ilgili kişiler görevleri gereği öğrendikleri sırları açıklayamaz; belirli durumlarda kamu yararı veya resmi süreçler için bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve paylaşım usul ve esasları kurumlarca belirlenir. - Vergiyle ilgili bilgi paylaşımı için gerekli tedbirler alınır; bilgi paylaşımına ilişkin istisnalar ve sorumluluklar düzenlenir. - Mükellef kavramı gerçek veya tüzel kişiyi; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesinden sorumlu olan kişiyi ifade eder; temsilci veya yönetim sorumlulukları durumunda bunlar da yükümlülüğe dahil edilir. - Vergi borcuna dair yükümlülükler mirasçılara miras payı oranında geçer; tüzel kişilikte tasfiye veya benzeri durumlar söz konusu olduğunda sorumluluklar belirli şartlarda devam edebilir. - Vergi kesenler, yaptıkları ödemelerden vergiyi tam olarak kestirilip ödenmesini sağlamakla yükümlüdür; yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumluluklar doğabilir. - Mirasın reddedilmemiş olması halinde mirasçılar vergi borçlarından payları oranında sorumludur; bazı durumlarda ortaklar veya temsilciler de sorumluluk taşıyabilir. - Mücbir sebepler, vergisel yükümlülükleri yerine getirmeyi engellerse süreler bu sebepler kalkana kadar işlemeyebilir; sürenin işlemesine yeniden başlanması durumları belirlenir. - Mücbir sebep halinde bölge veya sektör gibi belirlenen kriterlere göre ilan edilen durumlar kapsamında vergiyle ilgili yükümlülükler ertelenebilir veya özel muafiyetler uygulanabilir. - Kanunla açıkça yazılı olmayan hallerde süreler, tebliğler ve diğer idari işlemler belirli esaslara göre uygulanır.

Kanun 6200
1953-12-25

DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE YÜRÜTÜLEN HİZMETLER HAKKINDA KANUN

Bu metnin pratik etkisi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) görev alanını, kuruluş yapısını, mali işleyişini ve sulama-bataklıkla ilgili hizmetlerin uygulanışını belirleyerek; sulama ve drenaj projelerinin planlanması, inşası, işletilmesi ve bakımı süreçlerini merkezileştiren uygulanabilir kurallar getirir. - Sulama, drenaj ve su yönetimi ile ilgili çalışmaların yürütülmesi, bu tesislerin işletme ve bakımına ilişkin esaslar ile bu hizmetlerin finansmanı üzerinden gerçekleşir; hizmetten faydalananlar tarafından ödenecek ücretler ve amortisman uygulamaları belirlenir, uygulanır ve takip edilir. - Sulama alanlarının tesisler açısından belirlenmesi ve bu alanların sahibi olan köy ve mahalle güvenilir kurumların katılımıyla yapılır; belirlenen mesaha cetvelleri üzerinden ücretler hesaplanır ve ilgililere bildirilir; itirazlar Bölge müdürlükleri eliyle çözümlenir ve kararlar kesinleşir. - DSİ’nin yatırım ve işletme maliyetlerinin karşılanmasına ilişkin usuller, üretim, toplulaştırma ve depolama tesislerinin finansmanı ile ilgili düzenlemeler çerçevesinde belirlenir; yatırım ve işletme giderlerinin nasıl dağıtılacağı ve zamanında ödenmesini sağlama yöntemleri tanımlanır. - Tesislerin işletme aşamaları üç temel aşamada tanımlanır: inşa devam ederken yürütülen işletme, tamamlandıktan sonraki belirli bir süre içindeki işletme ve ardından tam işletme. - Enerji üretimi ve kanallar üzerindeki nakliyat gibi bazı faaliyetlerin finansmanı ve tahakkuku, ilgili ilişkilerin özel şartlar çerçevesinde yürütülmesiyle ilişkilendirilir; bazı harcamalar için muafiyetler ve istisnalar öngörülebilir. - DSİ’nin mal varlığı kamu malı olarak kabul edilir; mal varlığına yönelik usulsüzlükler cezai ve yükümlülüklerle karşılaşır. - Dava ve icra gibi yargı mercilerine intikal etmeyen bazı uyuşmazlıklarda, belirli parasal sınırlar dahilinde hızlı çözüm için DSİ, Bakan veya Cumhurbaşkanı düzeyinde sulh teklifinde bulunabilir. - DSİ, tesis kurulumları için yaptığı istikraz ve ortaklıklar gibi finansal işlemlere dayanarak diğer tesislerle ilişki kurabilir ve gerektiğinde varlıkları devralabilir, kiralayabilir veya ortaklık kurabilir; bu işlemlerin bedellerinin hesaplanması ve uygun gördüğü çerçevede yürütülmesi öngörülür. - Tesislerle ilgili bazı taşınmazlar ve arazi kullanımları için yönetmeliklerle düzenlenen uygulama şekilleri belirlenir; ihtilaflar ve sahadaki uygulama süreçleri yerel yönetimler ve ilgili kurumlar ile koordineli yürütülür. - DSİ’nin operasyonel ve idari işleriyle ilgili pek çok hüküm, mevcut ve gelecekteki projelerin uygulanmasıyla ilgili olarak, genel kamu menfaati gözetilerek belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı hükümler ise değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmıştır. Bu özet, metindeki temel pratik etkileri kapsayacak şekilde tarafsız ve sade bir anlatımla sunulmuştur.

Kanun 1319
1970-08-11

EMLAK VERGİSİ KANUNU

Bu yasa Türkiye sınırları içindeki binaları bina vergisine tabi kılar ve bina kavramı, karada veya suda sabit olan tüm yapıları kapsar; hareketli veya geçici yapılar bina sayılmaz. Mükellefiyet açısından bina vergisini ödeyecek olanlar, binanın maliki veya intifa hakkı sahibidir; yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler sorumludur. Paylı mülkiyette malikler hisseleri oranında, elbirliği mülkiyette ise maliklerin tamamı müştereken sorumludur. Daimi muaflıklar, kamuya ait veya kamu yararına hizmet veren bazı binalar ile belirli amaçlar için kullanılan binaları kapsar; örneğin devlet, belediyeler, eğitim, sağlık, dini hizmetler, tarımsal ve bazı altyapı tesisleri gibi alanlarda muafiyetler söz konusudur. Ayrıca bazı binalar için kiraya verilmemek şartı aranmaksızın muafiyet uygulanabilir ve bazı durumlarda organize sanayi bölgeleri gibi özel bölgelerdeki yapılar için de muafiyetler bulunur. Geçici muaflıklar da vardır; mesken olarak kullanılan binalar için belirli şartlarda muafiyetler, turizm işletmesiyle ilgili binalar için muafiyetler, deprem veya sel gibi afetler sonrası zarar görmüş ya da yeni inşa edilen binalar için muafiyetler, fuar/sergi alanları için muafiyetler ve yatırım teşvik kapsamındaki binalar için muafiyetler gibi uygulanabilir. Bu muafiyetlerden yararlanabilmek için ilgili durumda bütçe yılı içinde bildirim yapılması gerekir; bildirim yapılmazsa muafiyet bir sonraki bütçe yılından itibaren geçerli olur. Matrah ve nispet açısından bina vergisinin matrahı binanın vergi değeri olup sabit üretim tesisatları bu değere dahil edilmez. Miktar ve oranlar meskenler ile diğer binalar için farklı uygulanır; büyük şehirlerde uygulanan artırım ve özel indirimler de mevzuatta yer alır. Yeni inşa edilen binaların vergisi, ilgili arsanın vergisiyle ilişkilendirilir ve belirli süreler için muafiyetler öngörülebilir. Verginin tarh ve tahakkuku, vergi değeri üzerinden yıllık olarak yapılır; tarh işlemleri belirli dönemlerde gerçekleştirilir ve vergi değerinde değişiklik olup bildirim yapıldığında bu değişiklikler uygulanır. Bir il veya ilçe sınırında birden çok belediye bulunması halinde, hangi belediyenin tarh yetkili olduğu kurallarla belirlenir. Arazi vergisi de bu yasa kapsamında olup, parsellenmiş arazi belediye sınırında arsa sayılır; paylı mülkiyette malikler payları oranında sorumludur.

Kanun 6183
1953-07-28

AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN

Bu yasa devletin, vilayet ve belediyelerin vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takipleri ile bunlara bağlı giderler ve fer’i alacakları kapsamadaki tahsil mevzuatını düzenler; vergi cezaları gibi bazı cezai hükümler saklıdır. Devletin amme alacakları, takip daireleri tarafından takip edilir; borçlunun bulunduğu yere göre takipler ilgili mahaldeki amme idaresinin tahsil daireleri tarafından yürütülür. Tahsil için teminat talep edilebilir; teminat olarak nakit, süresiz ve şartsız banka teminat mektupları, süresiz kefaletler, devlet iç borçlanma senetleri veya buna denk belgeler, belirli menkul ve gayrimenkuller gibi değerler kabul edilir; teminatın değer kaybetmesi veya borç artması durumunda ek teminat istenir; teminat başka değerlerle değiştirilebilir. Şahsi kefalet de kabul edilebilir; kefalet noter tasdikli sözleşme ile tesis edilir ve alacaklı tahsil dairesi tarafından kabul edilip edilmeyeceğiyle ilgili karar verilir; kefalete ilişkin ödeme yapıldığına dair belge verilir. Teminat olarak kullanılan eşya konusunda bazı özel sınırlamalar uygulanır; otel, han, pansiyon gibi işletmelerin işlemlerinden doğan alacaklar için belirli eşyalar teminat olarak kabul edilebilir; üçüncü şahısların hak iddiaları bu teminata zarar vermez. İhtiyati haciz derhal uygulanabilir; teminat istenmesi halinde, borçlunun ikametgahı yoksa, kaçma veya mal kaçırma ihtimali varsa, teminat veya kefil gösterilmemişse, mal bildirimine ilişkin eksik bildirim varsa, para cezası nedeniyle dava açılmışsa veya diğer ilgili haller mevcutsa haciz işletilir. Hacize karşı itirazlar vergi itiraz komisyonlarında incelenir ve kararlar kesindir. Hacizin kaldırılması, borçlunun uygun teminat göstermesi halinde mümkün olabilir. İhtiyati tahakkuk uygulanabilir; bazı hallerde vergi dairesi yöneticisinin talebiyle henüz hesaplanmamış vergi ve cezaların derhal tahakkuk ettirilmesi sağlanır; geçmiş yıllar için geçici takdirlerle hesaplanan tutarlar da bu kapsamda tahsil edilir; bu tutarların ödeme zamanları gelmeden ödenmesi gerekir, ancak gerekirse derhal haciz uygulanabilir. İhtiyati tahakkukun düzeltilmesi, tarhiyata dayalı düzeltmeler ve nihai kararlar çerçevesinde mümkün olur. Rüçhan hakkı uygulanır; amme alacakları, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce de alacaklı olarak yer alır ve satış bedeli paylaştırılır; belirli varlıklar için özel hükümler ve rehinli alacaklıların hakları korunur; iflas ve tasfiye hallerinde amme alacakları imtiyazlı alacaklar kapsamında ele alınır. Amme alacağını borçlundan kesip tahsil dairesine ödemek zorunluluğu bulunanlar bu yükümlülüklerini yerine getirmezse, ödenmeyen alacaklar bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Ödemeler ve işlemler hususunda zorunlu kesinti uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, hangi ödemelerin kapsama girdiği, hangi durumlarda istisna olduğu ve ödemelerin kimlere yapılacağı konularında ayrıntılar belirlenir; hızlı ve güvenilir tahsilat için kesinti ve paylaşım mekanizmaları öngörülür; gerektiğinde genel esaslar çerçevesinde özel hükümler uygulanır.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

Kanun 4481
1999-11-26

17.8.1999 VE 12.11.1999 TARİHLERİNDE MARMARA BÖLGESİ VE CİVARINDA MEYDANA GELEN DEPREMİN YOL AÇTIĞI EKONOMİK KAYIPLARI GİDERMEK AMACIYLA BAZI MÜKELLEFİYETLER İHDASI VE BAZI VERGİ KANUNLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Deprem sonrası oluşan ekonomik kayıpları telafi etmek amacıyla bazı vergilere ek yükler getirilmiştir. Uygulanan ek vergiler ek gelir ve ek kurumlar vergisi, ek emlak vergisi, ek motorlu taşıtlar vergisi, özel iletişim vergisi ve özel işlem vergisidir. Muafiyetler bulunmaktadır; depremden zarar görmeyenler veya zararını beyan edenler için muafiyetler uygulanabilir; ayrıca depremde yakınını kaybedenler için özel durumlar söz konusudur. Ücret gelirleri için ek vergi muafiyeti söz konusudur. Ek emlak vergisi konut ve arsalarda belirli şartların karşılanması halinde muafiyet uygulanabilir; verginin hesaplanması ve ödenmesi koşulları düzenlenir. Ek motorlu taşıtlar vergisi bazı taşıtlara istisna veya muafiyet içerir; diğer taşıtlar için ek vergi uygulanır ve ödemeler düzenlenir. Özel iletişim vergisi cep telefonu hizmetlerine uygulanır; vergi matrahı katma değer vergisi matrahını oluşturmaz; beyan ve ödeme katma değer vergisi beyannamesiyle yürütülür; mücbir durumlarda uygulanması durdurulabilir. Özel işlem vergisi belirli işlemler ve belgeler için uygulanır; beyan edilir ve ödenir; bazı istisnalar ve kolaylıklar bulunmaktadır. Uygulama usul ve esasları ile vergi sorumlulukları, dar mükellefiyet ve temsilci atama gibi hususlar belirlenir; bunlar kanun kapsamındaki genel esaslar olarak uygulanır. Yöneticilerin sorumluluğu; yöneticiler ödenmesi gereken vergilerin zamanında ve tam olarak toplanmasını sağlamakla sorumludur; aksaklık halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir. Geçici ve özel düzenlemeler ile genel vergi mevzuatıyla uyumlu bir uygulama öngörülür.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.