10 / 1.375 sonuç gösteriliyor

Kanun 2872
1983-08-11

ÇEVRE KANUNU

Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla toplumun her kesimi sorumluluk sahibidir ve katılım önemlidir. Çevreyle ilgili kararlar alınırken sürdürülebilir kalkınma ilkesi gözetilir; çevre maliyetlerinin hesaplanması ve gerekli tedbirlerin alınması esastır. Kirletenler, kirliliği önlemek, zararları gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almakla ve mali sorumluluğu üstlenmekle yükümlüdür. Her türlü atığın alıcı ortama zarar verecek şekilde verilmesi yasaktır; kirliliğin meydana gelmesi durumunda ilgili taraflar müdahale etmek ve etkileri azaltmak için gerekli tedbirleri alır. Biyolojik çeşitlilik ile ekosistemlerin korunması önceliklidir; bölgeler ve havza bazında çevre düzeni planları yapılır ve koruma statüsü kazanmış alanlar planlarda gösterilir; sulak alanlar korunur ve bu alanlarda uygun kullanımlar sağlanır; nadir ve tehdit altındaki türler korunur; balıkçılık ve su ürünleri istihsali için hassas alanlarda belirli sınırlamalar uygulanır. Atıksu yönetimi ve su kirliliğinin önlenmesi için alıcı ortamlara deşarj standartlarına uyum sağlanır; atıksu arıtımı ve gerekli altyapı yatırımlarıyla kirliliğin etkileri azaltılır; bazı durumlarda ileri arıtım yöntemleri kullanılır. Çevresel etki ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarıyla planlar ve programlar ile projelerin çevresel etkileri önceden belirlenir; olumsuz etkilerin azaltılması için gerekli önlemler öngörülür ve karar vericilere yönlendirme sağlanır. Çevre yönetimi, doğal ve yapay çevrenin sürdürülebilir kullanımını sağlayacak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesini kapsar; ilgili yönetim birimlerinin kurulması ve yetkilendirilmesi yoluyla uygulanır. Kamuoyunun çevre konusunda bilinçlendirilmesi ve bilginin paylaşılması teşvik edilir; çevreyle ilgili mevcut bilgiye erişim sağlanır. Maliyetler ve sorumluluklar açısından kirleten tarafından gerekli harcamaların karşılanması esas alınır; gerektikçe kamu kaynakları da bu kapsamda kullanılabilir.

CB Yönetmeliği 200712937
2007-12-19

BİNALARIN YANGINDAN KORUNMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Pratik etki özeti - Bu yönetmelik, kamuya açık ve özel kullanımda olan her türlü yapı, tesis ve alan için yangın güvenliğini tasarım, yapım, işletim, bakım ve kullanıma entegre etmeyi ve yangın riskini en aza indirip can-mal kayıplarını azaltmayı amaçlar. - Kapsamı, karada ve suda bulunan yapılar ile sabit ve hareketli tesisleri içerir ve bazı özel alanlarda ek kuralların uygulanabileceğini öngörür. - Yeni yapılarda veya kullanım amacı değişen projelerde yangına karşı güvenlik şartlarına uyulması gerekir; bu uyum sağlanıncaya kadar ruhsat veya kullanım izni verilmez. - Yangın güvenlik sistemi tasarımı, uygulaması ve bakımı sorumluluğu, tasarımcılar, yükleniciler, işletmeciler ve ilgili taraflar arasında belirli sorumluluklar doğurur; sistemlerin eksik veya hatalı olması halinde sorumluluk ilgili tarafa aittir. - Yangın algılama, uyarı, söndürme, tahliye ve acil aydınlatma gibi aktif sistemlerin yeterli ve uygun şekilde kurulması gerekir; bu konulardaki eksiklikler veya hatalar için kurumlarca gerekli işlemler yapılır. - Acil durum planları ve tahliye projeleri hazırlanır, onaylanır ve uygulanır; tahliye planları ve projeler bazı durumlarda mimari projelerden ayrı ele alınabilir. - Standartlar uygulanır; mevcut Türk veya Avrupa standartları esas alınır; bunlar yoksa uluslararası geçerli standartlar kullanılabilir. - Sigorta şirketleri, sigorta talebi olan yapılarda uyum denetimi yapmakla yükümlüdür; bu süreçte kamuya herhangi bir vize, harç veya benzeri ücret talep edilemez. - Özel alanlar veya kritik kullanımlar için ek hükümler uygulanabilir; bu tür durumlarda ilgili kamu kurumları ek kararlar alabilir. - Yangın güvenliği ile ilgili uyumsuzluklardan doğacak hasarlarda kusurlarına göre sorumluluklar paylaşılır; yapı sahibi, tasarım ve denetim görevi bulunanlar, müteahhitler ve danışmanlar sorumluluk altında sayılır.

CB Yönetmeliği 10809
2025-12-31

AFET VE ACİL DURUM MÜDAHALE HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ (KARAR SAYISI: 10809)

Bu yönetmelik afet ve acil durum müdahale hizmetlerinin ulusal ve yerel düzeyde planlanmasını, olay yerine hızlı ve etkili bir şekilde ulaşımı ve bu hizmetlerin koordinasyonunu sağlayacak bir çerçeve kurar. İlgili tüm paydaşların (kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum ve gönüllüler) birlikte çalışmasını ve karşılıklı yardımlaşmayı düzenler. Planlama yaklaşımı, hazırlık, müdahale ve ön iyileştirme aşamalarını kapsar; hizmetlerin tümü eksiksiz ve birbirleriyle uyumlu olarak yürütülür. Ulusal ve yerel düzeyde müdahale için bir plan geliştirilir; operasyon, bilgi/koordinasyon, lojistik ve finans/idari işler gibi servisler yapılandırılır; müdahaleyi yürütecek ana çözüm ortakları ile destek ortaklarının sorumlulukları belirlenir ve ihtiyaç halinde bu ortaklar koordine edilir. Ulusal düzeyde afet grubu planları ana çözüm ortakları ile destek ortaklarının katılımıyla hazırlanır ve uygun formatta yürürlüğe girer; gerekli kaynakların mevcut durumu takip edilir ve paylaşılır. İl ve ilçe düzeyinde afet müdahale planları, ilgili yetkililerin katılımıyla hazırlanır ve uygun yöntemlerle veri paylaşımı sağlanır; yerel düzeyde müdahale organizasyonu kurulur ve görevler belirlenir. Yerel düzey afet grubu planları, ana çözüm ortaklarının bağlı olduğu birimler tarafından uygulanır; yerel planlar il ve ilçe planları ile uyumlu biçimde geliştirilir ve entegrasyona uygun hâle getirilir. Erken uyarı ve haberleşme sistemleri kurularak halkın güvenli bilgi alması temin edilir; afet sonrası için geçici barınma alanları ve toplama alanları belirli önlemlerle planlanır. Erişilebilirlik önceliklidir; dezavantajlı grupların güvenli ve bağımsız olarak ulaşabilir ve bilgiye erişebilir olması sağlanır. Psikososyal destek, sağlık hizmetleri ve medikal kurtarma gibi çok disiplinli müdahale hizmetleri sunulur; gerektiğinde sağlık ürünlerinin temini ve dağıtımı dikkate alınır. Gönüllülerin katılımı özendirilir ve koordinasyonu sağlanır. Karar verme süreçleri için veriler toplanır ve karar destek sistemine entegrasyon yoluyla müdahale kaynakları etkin biçimde yönetilir.

CB Yönetmeliği 979707
1997-08-17

SİVİL HAVA MEYDANLARI, LİMANLAR VE SINIR KAPILARINDA GÜVENLİĞİN SAĞLANMASI, GÖREV VE HİZMETLERİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapılarında güvenlik ile ilgili hizmetlerin koordine, denetimli ve sürekli biçimde yürütülmesini sağlamayı amaçlar ve uluslararası güvenlik standartlarının benimsenip uygulanmasına odaklanır. Genel güvenliğin sağlanması, giriş-çıkışların düzenli ve güvenli biçimde gerçekleştirilmesi ile yolcu ve yük akışının güvenli şekilde sürdürülmesini sağlar. Giriş kartı uygulamaları ve güvenlik taramalarıyla buralara giriş-çıkışlar güvenlik kontrolünden geçirilir; gerektiğinde arama yetkileri kullanılarak güvenlikle ilgili unsurlar incelenir. Kurumlar arasında bilgi paylaşımı ve geçici personel, araç ve ekipman yardımlarıyla güvenlik tedbirlerinin etkili uygulanması sağlanır. Güvenlik yatırım ve altyapı projelerinin zamanında hayata geçirilmesi için ilgili mekanizmaların koordinasyonu ve izleme süreçleri kurulabilir. Bölgelerde güvenlik politikalarının uygulanması için karar alma süreçleri tanımlanır ve eksiklikler hızla giderilir. Güvenlik tedbirleri, yolcu ve bagaj kontrolünden uçak ve saha güvenliğine kadar tüm aşamaları kapsar; silah, patlayıcı ve tehlikeli maddelerin varlığına karşı önlemler alınır. Operasyonel güvenliğin sağlanması amacıyla muhtemel olaylara karşı acil durum planları ve yönlendirme protokolleri oluşturulur ve tatbikatlar yapılır. Denetim ve disiplin süreçleriyle güvenliğin sürekliliği ve standartlara uyum sağlanır; güvenlik performansının iyileştirilmesi için raporlar ve geri bildirimler kullanılır. Yatırımlar, hizmetlerin güvenli, verimli ve kesintisiz sürdürülmesi için sürekli izlenir ve gerektiğinde düzeltici tedbirler istenir.

Kanun 2565
1981-12-22

ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNU

Bu yasa, askeri tesisler ve güvenlik açısından kritik bölgelerin çevrelerinde güvenlik ve gizliliği sağlamak amacıyla askeri yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri kurulmasını, kaldırılmasını ve gerektiğinde genişletilmesini öngörür. Bu bölgelerin sınırları ve ilanıyle ilgili esaslar belirli ve bu sınırlar işaretlerle veya haritalarla gösterilir. Kara alanında yüksek güvenlik gerektiren bölgelerin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Bölgede bulunan taşınmazlar kamulaştırılabilir. - Bölgede yalnızca görevliler ve izin verilen diğer görevliler ile vatandaşa özel kurallar çerçevesinde giriş ve ikamet izni verilebilir; bazı durumlarda aile fertlerinin girişine veya su kaynaklarından yararlanılmasına yönelik istisnalar uygulanabilir. - Yabancıların bölgeye geçici bile olsa girmesi veya ikamet etmesi genel olarak izin gerektirir. - Bölgede bulunan eski eserler ve doğal kaynaklar araştırılıp işletilebilir; bunun için denetimli ve onaylı çalışmalar gerekli olur. - Bölgede fotoğraf çekimi, harita çıkarma gibi faaliyetler, savunma ve güvenlik tedbirlerini bozacak durumlar dışında izinle yapılabilir. - Kamulaştırma zorunlu değildir; ancak bölgenin güvenliği için gerekli görülen durumlarda mal sahiplerine yönelik düzenlemeler yönetmelikle belirlenir. - Bölgenin güvenliğini bozabilecek inşaat ve diğer faaliyetler durdurulur; uygun görülmeyen yapılar yıkılarak masrafları sahiplerinden talep edilebilir. Kara ikinci düzey bölgelerinin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Vatandaşlar bölge içinde yaşama, seyahat etme ve tarımsal/faaliyet yürütme konusunda serbest olabilir; ancak güvenlik gerekçesiyle bazı durumlarda sınırlamalar getirilebilir. - Yabancılar bölge içinde mülk edinemez, ikamet veya uzun süreli kalışlarda sınırlamalar uygulanabilir; bazı durumlarda izin alınması gereklidir. - Bölgeye girişler ve konaklama için izin alınması gerekir; yetkili makamlar bu izinleri düzenler. - Bölge içinde yollar ve geçişlerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir. - Bölgede belirli bir süre içinde taşınmaz mal sahipliği ve durumunun raporlanması gerekir. - Bölge içinde inşaat, hafriyat, ormancılık, yeni ekim gibi faaliyetler için önceden onay alma zorunluluğu vardır; izinsiz çalışmalar durdurulur, sahibine yaptırım uygulanabilir. - Savunma ve güvenlik açısından önemli olan alanlarda izinsiz teknolojik cihazlar kullanılamaz. - Eski eserler ve doğal kaynaklar ile ilgili işlemler, uygun görüş alındıktan sonra yürütülür; bu alanlarda gemi sökümü için tesisler kurulamaz. Deniz alanlarında uygulama şu sonuçları doğurur: - Deniz kıyılarından başlayarak belirlenen sınırlar işaretlerle belirlenir ve haritalara işlenir. - Yabancı deniz araçları kötü hava koşulları veya teknik arızalar dışında belirlenen bölgelere giriş yapamaz; sığınma durumunda yetkili makamlara bildirilir ve mümkün olan en kısa sürede bölgeyi terk etmesi sağlanır; masraflar ve zararlar ilgili taraflarca karşılanır. - Denize açılan veya sığınan gemi ve araçların güvenliği için gerekli tedbirler alınır. - İkinci derece deniz bölgelerinde Türk vatandaşlarının serbest balıkçılık ve doğal kaynaklarla ilgili faaliyetleri bazı güvenlik şartlarıyla sürdürülür; yabancıların bu bölgelerde mal edinmesi ve ikametleri yasaktır; giriş için izin gerekir. - Yabancı gemi ve deniz araçlarının bölgelerdeki faaliyetleri için izin ve görüşmeler gereklidir; bazı durumlarda limanlara giriş ve çıkış için yetkili makamların onayı gerekir; zaruri hallerde sığınmalar için özel durumlar tanınabilir. - Deniz bölgelerindeki liman ve körfezlere giriş çıkışlar için güvenlik esasları uygulanır; sığınma durumlarında yükümlülükler yerine getirilir ve gerekli bildirimler yapılır. - Bu bölgelerdeki arama, keşif ve kaynak işlemleri milli kurullara uygun olarak yürütülür; savunma güvenliği açısından zararlı görülen uygulamalar yasaktır. Genel olarak, bu düzenleme bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla sınırları belirler, giriş ve ikamet üzerinde kısıtlamalar getirir, yabancıların hakları üzerinde sınırlamalar koyar, kaynakların ve eski eserlerin araştırılması ile kullanımı için denetim ve izin mekanizmalarını öngörür; uyulmadığında ise denetim ve yaptırım süreçleri devreye girer. Bu çerçevede bölge sahipleri ve kullanıcıları, güvenlik gerekçesiyle uygulanacak kısıtlamaları karşılayıp, gerekli izinleri almakla yükümlüdür.

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

Kanun 2873
1983-08-11

MİLLİ PARKLAR KANUNU

Bu metnin pratik etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Belirlenen milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve tabiatı koruma alanları, doğal değerlerin bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesi amacıyla özel bir koruma ve yönetim çerçevesine alınır. - Bu alanlarda gerekli gelişme ve kullanım planları hazırlanır; iskan ve yapılaşma, planlara uygun projeler ve onay süreçleri çerçevesinde yürütülür. - Kamu yatırım ve projeleri için izinler verilir ve uygulamalar denetlenir; tarihi ve arkeolojik alanlarda çalışmalar için özel izinler gereklidir. - Turizm amaçlı bina ve tesisler için izinler verilebilir; ilgili haklar ve kullanımlar belirli süreler için tesis edilebilir; süre sonunda tesislerin devri ve değer üzerinden uzatma olanakları bulunabilir. - Kamuya ait alanlarda yapılan ya da yapılacak kullanımlar için belirlenen sınırlar dışına çıkılmaz; bu alanlarda kullanım izni ve irtifak hakları sınırlanabilir. - Ardında maden ve petrol arama/işletme ruhsatları, korunması gerekli alanlarda, uygunluk ve koruma koşulları göz önünde bulundurularak verilir. - Alanlarda altyapı ve hizmetler, koruma ve yönetim amaçları doğrultusunda ilgili yetkili kurumlar tarafından gerçekleştirilir ve işletilir. - Kaynakların geliştirilmesi amacıyla koruma ve çok taraflı kullanım dengesi gözetilerek teknik uygulamalar yapılır; belirli yerlerde üretim, avlanma ve otlatmaya yönelik izinler verilebilir. - Tabiat alanlarında doğal denge, yaban hayatı ve ekosistem korunur; bozulacak veya bozabilecek her türlü müdahale ile kontrollü olmadan yapı ve tesis kurulması engellenir. - Tescil açısından kamu arazileri ve mevcut tesisler üzerinde yetkisiz tescil işlemleri yasaktır; gerektiğinde müdahale ve el koyma yürütülür. - Koruma görevlileri ve alan kılavuzlarıyla ziyaretçi yönetimi, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yaygınlaştırılır; yöre halkı bu süreçte alan kılavuzluğu konusunda eğitilir. - Uygulama ve yönetişim için gerekli yönetmeliklerin çıkarılması ve uygulanması sağlanır; bu kapsamda planlar ve sorumluluklar netleşir. - Koruma alanlarında yasa dışı fiiller ve tahribatlar için cezai yaptırımlar uygulanır ve artırılabilir. - Mevzuat değişiklikleri ve geçici hükümler, mevcut hakların korunması ve giriş ücretleri ile cezaların uygulanması üzerinden süreçleri etkiler. - Yürürlük ve uygulanabilirlik, kanunun belirlediği kapsamda hayata geçirilir.

Kanun 4081
1941-07-10

ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, köy sınırları içinde veya tarımsal üretimin yapıldığı sahalarda çiftçi mallarını korumaya yönelik bir yönetim ve uygulama sistemi kurar; koruma amaçlı örgütlenme ve denetim mekanizmalarını öngörür. Korunacak mal varlığı ekili ve dikili nebatlar ile ağaçlıklar, zirai amaçlı kullanılan her türlü mal ve gayrimenkul, su arkları, setler, hendekler ve tarla yollarını kapsar. Uygulama köy sınırları içinde ve zirai üretimin bulunduğu sahalarda geçerlidir. Koruma ve denetim görevleri, yerel organlar ve ilgili meclisler tarafından yürütülür; bu mekanizmalar bütçe ve koruma ücretlerini belirler, bekçi istihdamını düzenler, hayvanların korunmasını ve sulama yollarının bakımını sağlar, tahribatı önlemek için tedbirler alır ve gerekli masrafları paylaştırır. Koruma bedelleri ve zarar ziyan ödemeleri için özel bir koruma sandığı kurulur ve bu sandık koruma görevleriyle ilgili ödemelerin finansmanında kullanılır; zarar meydana geldiğinde zararın tespitine bağlı olarak tazminata karar verilir ve ödemeler sandıktan karşılanabilir; faillerin bilinmemesi halinde sandıktan ödeme yapılır, failler belirlendiğinde ise zararların tamamı kendilerinden tahsil edilir. Zarar ve ziyanla ilgili kararlar için itiraz hakları bulunur ve itirazlar ilgili mercilere iletilir. Çiftçi mallarını koruma amacıyla kendi tedbirlerini alanlar için koruma hizmeti alınmaz ve bu durumda sandık ödemesi yapılmaz. Uygulama sürecinde yetkili makamlar denetim ve gözetim altında tutar; görevlerini kötüye kullananlar için idari para cezaları uygulanabilir. Koruma sandığının mevcut ve gelirleri devletin kontrolündedir; sandık gelirleri üzerinde haciz uygulanmaz ve mevcudu kamu yararına kullanılır.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

CB Yönetmeliği 20169743
2017-01-21

SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI TEŞKİLAT, GÖREV VE YETKİLERİ YÖNETMELİĞİ

- Bu düzenlemenin pratik etkisi, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın teşkilat yapısını, görev ve yetkilerini ile diğer makamlarla ilişkilerini net şekilde belirleyerek komuta ve kontrol ilişkilerini düzenlemektir. - Merkez ve taşra birimlerinin yapısı, konuşlanma esasları ve görev dağılımı açıkça ortaya konduğundan operasyon planlaması ve kaynak yönetimi daha net yürütülür. - Görev alanı, kıyı tesislerini, limanları, boğazları, karasuları ve iç suları kapsayacak şekilde genişletilerek ulusal çıkarların korunması için deniz güvenliği, emniyeti ve kamu düzeninin sağlanması hedeflenir; uluslararası sularda da Türkiye’nin uygun gördüğü yetkiler kullanılır. - Mülki görevler kapsamında vatandaşların can güvenliği, asayişin sağlanması, suçların önlenmesi ve hassas tesislerin korunması için gerekli önlemlerin alınması ve uygulanması esaslaştırılır. - Adli görevler kapsamında işlenen suçlarla ilgili işlemlerin yürütülmesi için gereken yetki ve sorumluluklar güvence altına alınır. - Askeri görevler, seferberlik ve savaş halinde Deniz Kuvvetleri emrinde çalışma ve planlanan eğitim/tatbikatlara katılımı kapsayacak biçimde düzenlenir; gerektiğinde koordinasyon esası benimsenir. - Deniz güvenliği ve deniz emniyeti için izleme, gözetleme, takip ve kontrol imkanlarının geliştirilmesi; stratejik tesislerin, tehlikeli yük taşıyan gemilerin ve devlet büyüklerinin güvenliğinin sağlanması için tedbirler alınır. - Yabancı gemilerin izlenmesi ve gerekli hallerde müdahale edilmesi, uluslararası hukuka uygun olarak suçla mücadele ve uluslararası işbirliği imkânlarının kullanılması öngörülür. - Arama ve kurtarma faaliyetleri için merkezi ve bölgesel koordinasyon merkezlerinin rolü ve hızlı müdahale kapasitesi güçlendirilir; Türk arama-kurtarma bölgesindeki görevler merkezî planlama ile yürütülür. - Envanter ve lojistik yönetimi kapsamında gemi, bot, uçak ve ekipmanların bakım, onarım ve modernizasyonunun planlanması ve göreve uygun şekilde konuşlandırılması sağlanır. - Bilgi paylaşımı, koordinasyon ve işbirliği yolu ile güvenlik güçleri ve kamu kurumları arasında etkin bir çalışabilirlik kurulur; gerektiğinde uluslararası işbirliği ve koordinasyon için uygun süreçler işletilir. - Sahil güvenlik unsurlarının tüm görevlerini, ülkedeki ve uluslararası normlar ile gereklilikler çerçevesinde, kamu menfaati doğrultusunda güvenli ve etkili biçimde yerine getirmek esastır.