10 / 437 sonuç gösteriliyor

Kanun 5726
2007-01-05

TANIK KORUMA KANUNU

Bu yasa, ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenler ile bu tanıkların yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığı ağır ve ciddi tehlike altında olduğunda uygulanacak koruma tedbirlerini düzenler ve uygulanmasını sağlar. Koruma kapsamına giren kişiler, tanık olarak dinlenenler ile onların nişanlısı veya evlilik bağı kalmasa dahi eşi, yakın kan bağı veya kayın hısımlıkları bulunanlar ve evlatlık bağı bulunanlar gibi yakın ilişki içinde olanları içerir. Tedbirler arasında kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulması, duruşmada dinlenme şeklinin değiştirilmesi veya ses/ görüntüsüyle özel ortamda dinlenilmesi, tutuklu veya hükümlü olanlar için uygun ceza infaz kurumlarında yerleştirilmesi, fizikî koruma sağlanması, kimlik ve ilgili belgelerin değiştirilmesi, maddi yardım sağlanması, iş yerinin veya öğrenim gördüğü kurumun değiştirilmesi, yurt içinde başka bir yere yerleşilmesi ve gerektiğinde uluslararası alanda yerleşim sağlanması ile görünümlerin değiştirilmesi gibi tedbirler uygulanabilir. Bu tedbirler birbirleriyle birlikte veya tek başına uygulanabilir; aynı sonuca daha hafif bir tedbirle ulaşılabiliyorsa o yönde hareket edilir. Tedbir kararları soruşturma aşamasında savcı tarafından, kovuşturma aşamasında ise ya savcının veya tanığın talebiyle ya da resen verilir; acil durumlarda geçici kararlar da alınabilir; kovuşturma sonrasında bazı tedbirler kurul tarafından tanığın talebiyle verilebilir. Tedbir kararlarında korunan kişinin açık kimlik ve adres bilgileri, tanıkla ilgili bilgiler, tedbirin şekli ve süresi gibi hususlar belirtilir; kararlar ve ilgili belgeler gizli tutulur ve uygulanması için gerekli kayıtlar güvenli biçimde saklanır. Koruma birimleri kurulur ve gerektiğinde diğer kamu kurumlarıyla işbirliği sağlanır; kararlar ve protokoller belirli kurallara göre saklanır ve yazışmalar buna göre yapılır. Koruma Kurulu, kararları verir ve tedbirlerin uygulanmasını denetler; tarafların rızası alınarak mutabakat metni hazırlanır ve uygulanır. Koruma tedbirlerinin giderleri ilgili bütçeye uygun olarak karşılanır; koruma tedbirleri süresince ve sona erdikten sonra da gizlilik kuralları devam eder.

Kanun 6706
2016-05-05

CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun cezaî konularda uluslararası adlî iş birliğini düzenler ve yabancı devletlerle adlî yardımlaşmanın usul ve esaslarını belirler. Uygulamada adlî merciler arasındaki talepler değerlendirilir ve uygun yardımlaşmanın sağlanıp sağlanmayacağına karar verilir. Gelen bilgiler kendi gönderen devletin izni olmadan soruşturma, kovuşturma veya infaz amacıyla kullanılamaz. Suçun niteliği veya sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle bazı istisnalar uygulanabilir. Adlî yardımlaşma talepleri kısmen reddedilebilir veya ek bilgi istenebilir; talebin yerine getirilmesini belirleyen kurallar uygulanır. Yabancı adlî mercilerin talepleri için benzer kurallar geçerlidir; delillerin korunması amacıyla geçici tedbirler alınabilir; arama veya el koyma talepleri için yeterli hukuki unsurlar gerekir. Görüntülü ve sesli iletişim yoluyla adlî yardımlaşma talebiyle yerine getirme mümkün olabilir; bu yöntem taraf devletlerin mevzuatı ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde uygulanır. İade süreçleri, yabancı kişinin başka devlete iade edilmesini içeren işlemleri kapsar; iade uygun bulunduğunda taleplere ilişkin kararlar verilir ve bu kararlar taraflar arasındaki koordinasyonla yürütülür. İadenin reddedilme hallerinde ve öncelik sıralamasında gerekli esaslar uygulanır. İade kararının uygulanması ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması için süreçler yürütülür. Transit geçiş ve eşya teslimi gibi yardımlar da düzenlenir. Son olarak iade prosedürü sınır dışı kararlarıyla ilgili koordinasyon ve iletişim ile yürütülür.

Kanun 6415
2013-02-16

TERÖRİZMİN FİNANSMANININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin amacı terörizmin finansmanını önlemek ve bu konuda mali desteğin akışını kısıtlamaktır. Terör örgütlerine fon sağlanması veya toplanması fiilleri yasaktır ve bu tür faaliyetler suç olarak kabul edilir. Fon veya malvarlığı olarak kabul edilen değerlerin akışını durdurmak için malvarlığı dondurma yoluyla tedbirler uygulanabilir. Malvarlığının dondurulması, şüpheli kişi, kurum veya örgütlerin tasarruf yetkisinin kısıtlanmasıyla malvarlığını korumayı ve kullanılamaz hale getirmeyi hedefler; bu konuda gerekli prosedürler işletilerek kararlar alınır ve ilgili taraflara bildirilir. Dondurulan malvarlığı üzerindeki işlemler sınırlanır ve bu malvarlığının yönetimi sadece ilgili amaçlar için sınırlarla yürütülebilir. Uygulamada, yabancı devlet talepleri ve uluslararası kararlar doğrultusunda malvarlığının dondurulması ihtimalleri değerlendirilir; karşılıklılık ilkesi gözetilir ve gerekli güvence ve belgeler talep edilebilir. Türkiye içinde bulunan malvarlığı için de benzer değerlendirme süreçleri uygulanır; makul sebeplerin devamı veya kalkması halinde kararlar değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Dondurulmuş malvarlığı üzerinde, temel ihtiyaçlar ve zorunlu ödemelerin gerçekleştirilmesi gibi belirli durumlar için istisnai işlemler yapılabilir; bu işlemler yetkili makamların izniyle yürütülebilir. Malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararlar, uygulanabilirlik ve güvenlik açısından önemli ölçüde denetlenir; karar ihlallerinde tasarruflar geçersiz sayılır ve ilgili hukuki sonuçlar doğurur. İlgili taraflar, malvarlığına ilişkin alacak, borç ve temel bilgiler dahil olmak üzere gerekli bildirimleri yapar; malvarlığında meydana gelen artışlar da dondurma kapsamına dahil edilebilir. Dondurulmasına karar verilen varlıklar için süreçler şeffaf bir şekilde işletilir ve gerektiğinde kaldırılmasına ilişkin kararlar uygulanır.

CB Kararı 5552
2022-05-13

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ ESAS MUKAVELESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 5552)

Yabancı ülke merkez bankalarına ait para, alacak, mal, hak ve varlıklar Banka nezdinde bulunduğu sürece haczedilemez ve üzerinde ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz uygulanamaz. Bu hüküm, Banka’da bulunan yabancı merkez bankalarına ait varlıkların Türkiye’deki icra veya benzeri tedbirlerden korunmasını sağlayan bir güvence oluşturur.

CB Kararı 5357
2022-03-26

BAZI KİŞİLERİN TASARRUFUNDA BULUNAN TÜRKİYE'DEKİ MALVARLIKLARININ DONDURULMASINA İLİŞKİN EKLİ KARARIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5357)

Bu karar, listeye alınan kişilerin Türkiye’deki malvarlıklarının dondurulmasını öngörür ve amacı, bu kişilerin terörizmin finansmanı, propaganda yapma, eleman toplama ve finansal destek sağlama gibi faaliyetlerle ilişkilendirilmesini engellemektir. Dondurma, ilgili yabancı devlet taleplerine bağlı olarak uygulanır ve kararın itiraz edilebileceğine dair yasal yol bulunmaktadır.

Kanun 2577
1982-01-20

İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

- İdari yargı kapsamındaki uyuşmazlıklar yasal olarak incelenir ve mahkeme yalnızca işlemlerin hukuka uygunluğu yönünden denetim yapar; idarenin takdiri veya işlemin esasına ilişkin kararlar bu denetimin dışında kalır. - Uyuşmazlık türleri çeşitlidir; iptal talepleri, tam yargı davaları ve bazı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar bu kapsama girer. - Dilekçede taraflar ve varsa vekillerinin ad soyadı veya unvanı ile adresi, davaya konu olan işlem ve dayandığı deliller, bildirim tarihi ve varsa davanın konusu tutarı gibi bilgiler ile gerektiğinde ilgili vergi türü ve yıl gösterilir; belgeler de dilekçeye eklenir. - Dava, başvurunun ilgili makama iletildiği anda açılmış sayılır ve taraflara tebligat ile savunma imkanı tanınır. - Dilekçeler, uygun mercilere veya bunlara gönderilmek üzere belirli yollarla sunulur; eksiklikler bulunduğunda gerekli inceleme ve bildirimler yapılır. - Birden çok işlemin dava konusu edilmesi mümkün olabilir; şartlar için bağlılık veya ortak nedenler varsa tek bir dilekçe yeterli olabilir. - Harç ve posta ücreti ödendikten sonra başvuru kayıt edilir ve başvuru sahibine kayıt bilgilerini gösteren bir belge verilir. - Dava açma süresi, olayın gelişimine bağlı olarak başlar; bazı durumlarda bildirimin yapıldığı an veya ilan/tebliğ tarihi esas alınır. - Başvuruya cevap verilmesi için belirli süreler öngörülür; cevap verilmezse ya da cevap kesin değilse, sürenin bitişinden itibaren dava açma imkanı doğar; süreler belirli kurallara göre uzatılabilir. - Başvuruya verilen yanıtlar veya cevaplar, taraflara tebliğ edilir; taraflar bu tebliğlere karşı belirli süre içinde yanıt verebilir. - Duruşma, bazı yüksek değerli veya mali yükümlülük içeren uyuşmazlıklarda taraflardan birinin talebi üzerine yapılabilir. - İlk incelemede belirgin hatalar veya yetkisizlik gibi durumlar saptanırsa, ilgili dilekçeler reddedilir veya göreve uygun mahkeme gönderilir; bu durumda yeni dilekçeler için yeniden başvuru süreci başlar. - Dava sonucunda verilen kararlar ilgili yollarla kesinleşir ve icra süreci doğrudan başlayabilir; gerektiğinde kanun yolları kullanılarak temyiz veya istinaf gibi başvurular yoluna gidilebilir.

Kanun 5237
2004-10-12

TÜRK CEZA KANUNU

Pratik etki özeti: - Ceza kanunları, yalnızca açıkça suç sayılan fiilleri cezalandırır ve güvenlik tedbirlerini uygular; yasa dışı olarak geniş yorumla suç oluşturulamaz veya cezalandırılamaz. - Suç ve ceza uygulanırken temel ilke, fiilin ağırlığına göre adil ve orantılı bir ceza verilmesi; tüm kişiler önünde eşitlik sağlanır, hiçbir fark gözetilmez. - Kanunda yazılı olmayan fiiller için mazeret sayılmaz; kanunun kendisi dışında bir düzenleyici işlemle suç oluşturulamaz. - Özel kanunlar varsa genel hükümler de bu özel durumlar için geçerli olur. - Tanımlar netleştirilir; kimlerin vatandaş sayılacağı, çocuk sayılacağı, kamu görevlisi kimler olduğu gibi kavramlar belirli kurallarla açıklığa kavuşur. - Zaman bakımından uygulanabilirlik; işlenen fiile o an yürürlükte olan yasa uygulanır; lehe olan yasa uygulanır; bazı infaz ve geçici hükümler hemen uygulanabilir. - Yeri bakımından uygulanabilirlik; Türkiye sınırlarında işlenen fiiller Türk kanunlarına tabidir; bazı durumlarda deniz ve hava sahası gibi alanlarda da Türkiye’nin yetkisi sayılır. - Yabancı ülkede hüküm verilen suçlar konusunda Türkiye, bu hükümlere karşı yeniden yargılama yapabilir veya kovuşturma başlatabilir; bazı hallerde Adalet Bakanlığının talebiyle yargılama gerçekleşir; bazı istisnalar bulunur. - Vatandaş ve yabancı ayrımıyla ilgili olarak, Türkiye’de bulunurken yabancı ülkede işlenen bazı suçlar için Türkiye’de cezalandırılma mümkün olabilir; bu süreçler belirli şartlara ve taleplere bağlıdır. - Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması durumunda, Türkiye’de verilecek cezanın üst sınırı, suçun işlendiği ülkenin ceza üst sınırını aşamaz; bazı istisnalar bu kuraldan muaftır. - Ceza sorumluluğunun şahsiliği esastır; tüzel kişiler cezalandırılamaz; güvenlik tedbirleri bu kısıtlamanın dışında uygulanabilir. - Kast ve taksir kavramları, suçun oluşması açısından belirleyici olup, niyet ve öngörüyle ilgili çeşitli sonuçlar doğurabilir; taksirli fiillerde ceza ölçüsü, kusura göre belirlenir ve bazı durumlarda indirim uygulanabilir. - Meşru savunma ve zorunluluk hali, hak kullanımı veya rıza gibi hallerde ceza verilmez; zorlayıcı güç, korkutma veya tehdit altında işlenen fiillerde faile karşı ayrı bir değerlendirme yapılır. - Haksız tahrik veya belirli haller sebebiyle cezalar hafifleyebilir; hata veya yanılgılar bazı durumlarda hafifletici nedenler doğurabilir; bilmeden işlenmiş fiiller her zaman cezadan muaftır denmez, bazı hatalar nedeniyle indirim uygulanabilir. - Yaş küçüklüğüyle ilgili olarak çocuklar üzerinde özel kurallar uygulanır; belirli yaş altındaki kişiler için cezai sorumluluk yoktur veya güvenlik tedbirleri öne çıkar; gençler için ise yaşa bağlı olarak farklı hafifletici ve güvenlik tedbirleri uygulanabilir. - Akıl hastalığı veya ciddi zihinsel bozukluklar halinde cezalandırma yerine güvenlik tedbirleri tercih edilebilir; bu durum, belirli ölçütlerle ceza yerine tedavi ve koruma odaklı bir yaklaşımı getirir. - Sağır ve dilsizlik gibi durumlar için özel uygulama ve haklar bulunabilir; genel olarak iletişim ve müdahalede adil yaklaşımlar gözetilir.

Kanun 6458
2013-04-11

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

Bu kanun yabancıların Türkiye’ye giriş, kalış ve Türkiye’den koruma talep edenlerin korunmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve uygulanabilir kapsamı belirler. Yabancılar için Türkiye’ye giriş ve kalış süreçlerinde sınır kapılarında ve ülke içinde yapılacak işlemler ile uluslararası koruma taleplerinin incelenmesi süreçleri öngörülür; kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılar için geçici koruma uygulanabilir. Uluslararası koruma statüsü olarak mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma gibi statüler tanımlanır ve bu statülerin kazanılması veya korunmasıyla ilgili esaslar belirlenir. Geri gönderme yasağı, bir kişinin işkenceye veya insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleyle karşı karşıya kalacağı yerlere gönderilmesini engeller. Türkiye’ye giriş için gerekli belgeler gösterilmek zorundadır; bazı durumlarda sınır kapılarında vize verilebileceği veya vize muafiyetinin uygulanabileceği öngörülür. Bazı yabancılar için ise kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından sakınca olması halinde giriş yasağı uygulanabilir ve bu kararlar bildirilir. Uluslararası koruma başvuruları, başvuranın talebinin engellenmesini hedeflemeyen şekilde değerlendirilir ve kararlar başvuru sahibine tebliğ edilir; kararlar aleyhine başvuru ve yargı yolu vardır. Giriş yasağı kararları, sınır dışı edilme durumları ve bu kararların uygulanmasına ilişkin hükümler vardır; bazı hallerde giriş yasağının süresi ve uygulanması düzenlenir. Sınır kapılarında durumda özel olarak verilebilen geçici vizeler ve havalimanı transit vizeleri uygulanabilir; bu vizelerin süreleri ve koşulları belirlenir. Uzun süre Türkiye’de kalacak yabancılar için ikamet izni zorunluluğu bulunur; bazı statülerde ikamet izninden muafiyetler öngörülebilir ve muafiyetlerden yararlanmak için gerekli belgeler şekillendirilir. İkamet izni başvuruları konsolosluklar aracılığıyla yapılır; diploması ve uluslararası kuruluşlar gibi özel statülerde bulunan kişiler ile aileler için ikamet izninden muafiyetler söz konusu olabilir. Vize uygulamaları, vizelerin verilmesi, vizeden muafiyetler ve sınır kapılarında verilebilecek vizelere ilişkin esaslar belirlenir; bazı durumlarda vizelerin tek taraflı kolaylıklar sağlaması öngörülür. Cumhurbaşkanı ve ilgili makamlar, pasaport ve vize işlemlerine ilişkin yetkileri kullanabilir ve belirli durumlarda vize kolaylıkları veya muafiyetler getirebilir.

CB Kararı 4082
2021-06-05

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN 1373 (2001) SAYILI KARARI DOĞRULTUSUNDA BAZI KURULUŞ VE KİŞİLERİN TASARRUFUNDA BULUNAN TÜRKİYE'DEKİ MALVARLIKLARININ DONDURULMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 4082)

Bu karar kapsamında adı geçen tüzel kişiler ve bireyler Türkiye’deki malvarlıklarının dondurulmasına karar verilmiştir. Bu durum, adı geçen şirketler ile bu kişilerin Türkiye’deki hesapları ve varlıkları üzerinde erişim, tasarruf ve kullanım yetkisini kısıtlar. Bu nedenle bu taraflar adına yapılacak finansal işlemler, ödemeler ve varlık transferleri sınırlanabilir veya engellenebilir. Listede yer alan Al Fay Company ve ilişkili ticari unvanlar ile bu kişilerin tasarrufundaki malvarlığı üzerindeki işlemler etkilenir; bu tür işlemleri yürüten finansal kurumlar da tedbirler uygulayabilir. Kararın uygulanması, ilgili kurumlarca yürütülür.

CB Kararı 2131
2020-02-21

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN 1373 (2001) SAYILI KARARI DOĞRULTUSUNDA BAZI ORGANİZASYONLARIN TASARRUFUNDA BULUNAN TÜRKİYE'DEKİ MALVARLIKLARININ DONDURULMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 2131)

Türkiye’de malvarlıkları dondurulan kuruluşlar Amaq News Agency, Al Hayat Media Center ve Al Hayat olarak belirtilmiştir. Bu dondurma, bu kuruluşların malvarlığı üzerindeki tasarruf, kullanım ve transfer işlemlerini kısıtlar. Gerekçe olarak, ilgili örgütlerin bazı terör eylemlerine karıştığı ve bu eylemlere destek verdiği iddiası gösteriliyor ve karar Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına dayanır. Karara karşı yargı yoluyla dava açılabilir. İnceleme talebe bağlı olarak belirli bir süre içinde başlatılmazsa kararın uygulanabilirliği sona erebilir.