10 / 2.707 sonuç gösteriliyor

Kanun 6706
2016-05-05

CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun cezaî konularda uluslararası adlî iş birliğini düzenler ve yabancı devletlerle adlî yardımlaşmanın usul ve esaslarını belirler. Uygulamada adlî merciler arasındaki talepler değerlendirilir ve uygun yardımlaşmanın sağlanıp sağlanmayacağına karar verilir. Gelen bilgiler kendi gönderen devletin izni olmadan soruşturma, kovuşturma veya infaz amacıyla kullanılamaz. Suçun niteliği veya sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle bazı istisnalar uygulanabilir. Adlî yardımlaşma talepleri kısmen reddedilebilir veya ek bilgi istenebilir; talebin yerine getirilmesini belirleyen kurallar uygulanır. Yabancı adlî mercilerin talepleri için benzer kurallar geçerlidir; delillerin korunması amacıyla geçici tedbirler alınabilir; arama veya el koyma talepleri için yeterli hukuki unsurlar gerekir. Görüntülü ve sesli iletişim yoluyla adlî yardımlaşma talebiyle yerine getirme mümkün olabilir; bu yöntem taraf devletlerin mevzuatı ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde uygulanır. İade süreçleri, yabancı kişinin başka devlete iade edilmesini içeren işlemleri kapsar; iade uygun bulunduğunda taleplere ilişkin kararlar verilir ve bu kararlar taraflar arasındaki koordinasyonla yürütülür. İadenin reddedilme hallerinde ve öncelik sıralamasında gerekli esaslar uygulanır. İade kararının uygulanması ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması için süreçler yürütülür. Transit geçiş ve eşya teslimi gibi yardımlar da düzenlenir. Son olarak iade prosedürü sınır dışı kararlarıyla ilgili koordinasyon ve iletişim ile yürütülür.

CB Kararı 8105
2024-01-18

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ BAZI MAL VE HİZMETLERDEN ÜCRETSİZ VEYA İNDİRİMLİ OLARAK FAYDALANACAKLARIN TESPİTİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 8105)

Bu karar yabancı hastaların devlet hastanelerinde tedavi edilmesine ilişkin bir çerçeve getirir. Uygulama kapsamında sunulan hizmetler sağlık hizmetleri, ilaçlar, tıbbi cihazlar ile protez ve taburculuk için gerekli malzemeleri kapsar. Ülkeye gelen yabancı hastaların bu kapsamda tedavi alabilmesi için belirli bir sınır uygulanır ve uygulanmasıyla ilgili tereddütlerin giderilmesi ile usul esaslar düzenlenir.

Kanun 6458
2013-04-11

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

Bu kanun yabancıların Türkiye’ye giriş, kalış ve Türkiye’den koruma talep edenlerin korunmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve uygulanabilir kapsamı belirler. Yabancılar için Türkiye’ye giriş ve kalış süreçlerinde sınır kapılarında ve ülke içinde yapılacak işlemler ile uluslararası koruma taleplerinin incelenmesi süreçleri öngörülür; kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılar için geçici koruma uygulanabilir. Uluslararası koruma statüsü olarak mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma gibi statüler tanımlanır ve bu statülerin kazanılması veya korunmasıyla ilgili esaslar belirlenir. Geri gönderme yasağı, bir kişinin işkenceye veya insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleyle karşı karşıya kalacağı yerlere gönderilmesini engeller. Türkiye’ye giriş için gerekli belgeler gösterilmek zorundadır; bazı durumlarda sınır kapılarında vize verilebileceği veya vize muafiyetinin uygulanabileceği öngörülür. Bazı yabancılar için ise kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından sakınca olması halinde giriş yasağı uygulanabilir ve bu kararlar bildirilir. Uluslararası koruma başvuruları, başvuranın talebinin engellenmesini hedeflemeyen şekilde değerlendirilir ve kararlar başvuru sahibine tebliğ edilir; kararlar aleyhine başvuru ve yargı yolu vardır. Giriş yasağı kararları, sınır dışı edilme durumları ve bu kararların uygulanmasına ilişkin hükümler vardır; bazı hallerde giriş yasağının süresi ve uygulanması düzenlenir. Sınır kapılarında durumda özel olarak verilebilen geçici vizeler ve havalimanı transit vizeleri uygulanabilir; bu vizelerin süreleri ve koşulları belirlenir. Uzun süre Türkiye’de kalacak yabancılar için ikamet izni zorunluluğu bulunur; bazı statülerde ikamet izninden muafiyetler öngörülebilir ve muafiyetlerden yararlanmak için gerekli belgeler şekillendirilir. İkamet izni başvuruları konsolosluklar aracılığıyla yapılır; diploması ve uluslararası kuruluşlar gibi özel statülerde bulunan kişiler ile aileler için ikamet izninden muafiyetler söz konusu olabilir. Vize uygulamaları, vizelerin verilmesi, vizeden muafiyetler ve sınır kapılarında verilebilecek vizelere ilişkin esaslar belirlenir; bazı durumlarda vizelerin tek taraflı kolaylıklar sağlaması öngörülür. Cumhurbaşkanı ve ilgili makamlar, pasaport ve vize işlemlerine ilişkin yetkileri kullanabilir ve belirli durumlarda vize kolaylıkları veya muafiyetler getirebilir.

Kanun 4875
2003-06-17

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımlar serbestçe gerçekleştirilebilir ve yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eşit muamele görür. Doğrudan yatırımlar kamulaştırma veya devletleştirme açısından güvence altındadır; kamu yararı bulunmadıkça ve karşılığı ödenmedikçe uygulanamaz. Yabancı yatırımların elde ettiği kar, temettü, satış, tasfiye bedelleri ve lisans gibi ödemeler dış ülkelere serbestçe transfer edilebilir. Uyuşmazlıklar için milli veya uluslararası tahkim dahil çeşitli çözüm yolları kullanılabilir. Nakit dışı sermayenin değeri yasal çerçeve içinde belirlenir ve uluslararası aktörler tarafından değerlemesi yapılabilir. Yabancı uyruklu personelin istihdamına çalışma izni sağlanır. Türkiye’de ticari faaliyet gerektirmeden irtibat büroları açılabilir. Yatırımlara ilişkin istatistiki bilgilerin toplanması ve paylaşılması yoluyla yatırım politikalarının belirlenmesi amaçlanır; bilgiler yalnızca istatistik amacıyla kullanılır. Yatırımla ilgili politika belirleme sürecinde ilgili görüşler dikkate alınır ve mevzuat değişiklikleri için uygun görüş alınır. Mevzuatta mevcut yabancı sermayeli kuruluşlar bu düzenlemenin uygulanmasına tabidir ve geçmiş haklar korunur. Uygulama için gerekli yönetmelikler çıkarılır ve bu düzenlemelere göre uygulanır.

CB Yönetmeliği 20146883
2014-10-22

GEÇİCİ KORUMA YÖNETMELİĞİ

- Bu yönetmelik, ülkeden ayrılmaya zorlanan yabancılar için geçici koruma olarak adlandırılan özel bir güvence sistemi kurar ve uygulanmasını düzenler; bu koruma, bireysel olarak uluslararası koruma statüsü verilmesini doğrudan sağlamaz. - Geçici korumadan yararlanabilecek kişiler, acil ve kitlesel akın durumlarında gelenler ve bireysel olarak uluslararası koruma statüsü belirlenemeyenler arasından belirlenir. - Geçici koruma kapsamına alınanlar Türkiye’de kalış süresi boyunca güvenlik, barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanması dahil belirli haklara sahip olur; ancak bu koruma, daha sonraki uluslararası koruma başvurularının otomatik olarak kabulü anlamına gelmez. - Belirli koşullarda ve nitelikteki kişiler geçici korumadan yararlanamaz veya yararlandıysa korumaları iptal edilebilir; bu, ciddi suç işlemek veya insanlığa karşı suçlar gibi ağır gerekçeleri kapsar. - Geçici koruma kararları ana yetkili bir makam tarafından alınır ve uygulama ile içeriğiyle ilgili hususlar daha ayrıntılı olarak belirlenir; bireysel kararlar ise ilgili kurumlar tarafından yürütülür. - Geçici koruma kapsamında bulunan yabancılar için geçici barınma merkezleri kurulur; bu merkezlerde güvenlik ve gerekli hizmetler sağlanır; aile üyelerinin aynı yerde barındırılma imkanı da mümkün olabilir. - Geçici koruma uygulanırken, yabancıların ülkeye kabulü ve sınır kapılarından giriş/çıkış işlemleri organize edilir; belgeli veya belgesiz gelenlere gerekli tedbirler uygulanır; sınır güvenliği kontrolleri yapılır. - Geçici koruma süreci boyunca bireysel uluslararası koruma başvuruları işlemeye alınmaz; bu, korumanın uygulanabilirliğini güçlendirmek amacıyla yapılır. - Geçici korumanın sona ermesi veya kısmi/kalıcı olarak değiştirilmesi halinde, ülkelerine dönüş ya da ülkede kalmaya devam etmek gibi seçenekler değerlendirilebilir ve uygulanır; bu süreçte gerekli süreler ve koşullar belirlenir. - Geçici koruma kapsamındaki kişilerin yeniden Türkiye’ye gelmesi veya durumlarının tekrar ele alınması gerektiğinde, ilgili otoriteler tarafından uygun kararlar alınabilir. - Özel ihtiyaç sahibi kişiler için psikososyal destek ve uygun diğer hizmetler sağlanır; bu destekler bireylerin uyum ve yeniden topluma entegrasyonlarına katkı sağlar.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 8438
2024-05-11

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ BAZI MAL VE HİZMETLERDEN ÜCRETSİZ VEYA İNDİRİMLİ OLARAK FAYDALANACAKLARIN TESPİTİNE İLİŞKİN 17/1/2024 TARİHLİ VE 8105 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 8438)

Bu karar yabancı hastaların Türkiye’de devlet sağlık kurumlarında gördükleri tedavilerin giderlerinin karşılanmasına ilişkin koşulları ve kapsamı belirler. Tedavinin karşılanması için gerekli olan koordinasyon ve onay süreçleriyle, sağlık uygulama tebliği kapsamında karşılanacak giderler belirlenir. Ayakta muayene için ilaç bedelleri belirlenen yöntem üzerinden karşılanır; tıbbi cihaz, ortez-protez ve medikal malzeme giderleri ise temin bedelleri üzerinden karşılanır. Bu süreçte kayıt ve hizmet sunum süreçlerinin yürütülmesi için gerekli destek sağlanır. Amacı, uygulanacak usulleri belirlemek ve uygulamadaki belirsizlikleri gidermektir.

CB Kararı 5872
2022-07-27

5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 14 ÜNCÜ MADDESİNİN DÖRDÜNCÜ FIKRASINDA YER ALAN İSTİSNANIN, KURUMLARIN 30/6/2022 TARİHLİ BİLANÇOLARINDA YER ALAN YABANCI PARALAR İTİBARIYLA DA UYGULANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5872)

Kurumların bilançolarında yer alan yabancı para varlıkları için de istisnanın uygulanması sağlanmıştır.

CB Kararı 10928
2026-01-31

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ?NE YAPILACAK YOLCULUKLARDA VERİLECEK GÜNDELİKLERE DAİR KARAR İLE YURTDIŞI GÜNDELİKLERİNE DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 10928)

Bu karar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve yurtdışına yapılacak görevler için gündelikler ve konaklama giderleriyle ilgili esasları belirler. Gündelikler ve konaklama giderleri, ekli cetvelde gösterilen esaslar çerçevesinde ödenir; ancak hizmetin niteliği, mevcut ödenekler veya konaklama/yemek desteği gibi durumlar nedeniyle bazı kişiler için daha düşük ödemeler yapılabilir ve bu durumda ilgili kurumun yazılı olarak bildirim istenir. Yatacak yer gideri belgelendirildiğinde bazı durumlarda bu giderler gündeliğe ek ödeme olarak verilebilir; belirli şartlar içinde indirimler veya ek ödemeler uygulanabilir. Yurtdışına çıkışlarda avans ve ödemeler Türk Lirası üzerinden yapılır; yabancı para üzerinden hesaplanan tutarlar için kur farkları belirli kurallara göre uygulanır. Yurtdışında resmi veya özel kurumlar tarafından yapılan ödemeler varsa bu farklar gündelikten düşülebilir ve bazı harcırah unsurları ayrı olarak dikkate alınabilir. Görevlendirmeler kapsamında konaklama giderleri için belirli sınırlar içinde ek ödemeler yapılabilir ve bazı üst düzey görevlere ilişkin uygulamalarda özel düzenlemeler öngörülebilir. Bu karar, bazı kurumlarda özel istisnaları ve uygulama farklılıklarını da kapsayabilir ve bazı hallerde uygulanmayabilir.

CB Kararı 4082
2021-06-05

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN 1373 (2001) SAYILI KARARI DOĞRULTUSUNDA BAZI KURULUŞ VE KİŞİLERİN TASARRUFUNDA BULUNAN TÜRKİYE'DEKİ MALVARLIKLARININ DONDURULMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 4082)

Bu karar kapsamında adı geçen tüzel kişiler ve bireyler Türkiye’deki malvarlıklarının dondurulmasına karar verilmiştir. Bu durum, adı geçen şirketler ile bu kişilerin Türkiye’deki hesapları ve varlıkları üzerinde erişim, tasarruf ve kullanım yetkisini kısıtlar. Bu nedenle bu taraflar adına yapılacak finansal işlemler, ödemeler ve varlık transferleri sınırlanabilir veya engellenebilir. Listede yer alan Al Fay Company ve ilişkili ticari unvanlar ile bu kişilerin tasarrufundaki malvarlığı üzerindeki işlemler etkilenir; bu tür işlemleri yürüten finansal kurumlar da tedbirler uygulayabilir. Kararın uygulanması, ilgili kurumlarca yürütülür.