10 / 1.478 sonuç gösteriliyor

Kanun 4875
2003-06-17

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımlar serbestçe gerçekleştirilebilir ve yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eşit muamele görür. Doğrudan yatırımlar kamulaştırma veya devletleştirme açısından güvence altındadır; kamu yararı bulunmadıkça ve karşılığı ödenmedikçe uygulanamaz. Yabancı yatırımların elde ettiği kar, temettü, satış, tasfiye bedelleri ve lisans gibi ödemeler dış ülkelere serbestçe transfer edilebilir. Uyuşmazlıklar için milli veya uluslararası tahkim dahil çeşitli çözüm yolları kullanılabilir. Nakit dışı sermayenin değeri yasal çerçeve içinde belirlenir ve uluslararası aktörler tarafından değerlemesi yapılabilir. Yabancı uyruklu personelin istihdamına çalışma izni sağlanır. Türkiye’de ticari faaliyet gerektirmeden irtibat büroları açılabilir. Yatırımlara ilişkin istatistiki bilgilerin toplanması ve paylaşılması yoluyla yatırım politikalarının belirlenmesi amaçlanır; bilgiler yalnızca istatistik amacıyla kullanılır. Yatırımla ilgili politika belirleme sürecinde ilgili görüşler dikkate alınır ve mevzuat değişiklikleri için uygun görüş alınır. Mevzuatta mevcut yabancı sermayeli kuruluşlar bu düzenlemenin uygulanmasına tabidir ve geçmiş haklar korunur. Uygulama için gerekli yönetmelikler çıkarılır ve bu düzenlemelere göre uygulanır.

Kanun 6735
2016-08-13

ULUSLARARASI İŞGÜCÜ KANUNU

Bu yasa, Türkiye’de çalışmak isteyen yabancıların çalışma izni veya muafiyeti almakla yükümlü olduğunu ve izinsiz çalışmanın yasak olduğunu belirtir. Çalışma izni, uluslararası işgücü politikası çerçevesinde Bakanlık tarafından verilir; değerlendirme sürecinde kamu düzeni, güvenlik ve sağlığı gözetilir ve ilgili kurumların görüşleri alınabilir. Başvurular yurt içinde doğrudan Bakanlığa veya yurt dışındaki temsilciliklere yapılabilir; bazı durumlarda yetkili aracı kurumlar da başvuru yapabilir. Ön izin gerektiren mesleklerde çalışma izni başvuruları için ön izin almak zorunludur. Çalışma izni muafiyeti bulunan yabancılar, muafiyet kapsamında çalışabilir ve bu süreler diğer çalışma izni sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Turkuaz Kartı ve süresiz çalışma izni gibi özel statüler, belirli kriterlere göre verilir; Turkuaz Kartı sahibi olanlar eş ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarına ikamet izni yerine geçen haklar kazanabilir ve geçiş süresi dolduğunda süresiz haklar elde edebilir. Çalışma izni veya muafiyeti geçerliliğini yitirir veya iptal edilirse çalışma hakkı sona erer. Kamu düzeni, güvenlik veya sağlık açısından sakınca görüldüğünde başvurular reddedilebilir veya iptal edilebilir. Uluslararası işgücü politikası doğrultusunda izleme ve bilgi paylaşımı amacıyla bir sistem kurulması öngörülür. Diplomatik ve konsüler temsilciliklerde görevli yabancılar için belirli muafiyetler ve başvuru mekanizmaları mevcut olabilir.

Kanun 3568
1989-06-13

SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNU

Pratik Etki Özeti - Serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik meslekleri düzenlenerek, işletmelerin muhasebe, mali müşavirlik ve denetim ihtiyaçlarının güvenilir ve bağımsız şekilde karşılanması hedeflenir; hizmet kapsamı muhasebe kayıtlarının tutulması, mali tabloların ve beyannamelerin hazırlanması ile ilgili danışmanlığı ve gerektiğinde raporlama işlemlerini içerir. - Unvan kullanımı sıkı bir şekilde sınırlanır; yetkisi olmayanların serbest muhasebeci mali müşavirlik veya yeminli mali müşavirlik unvanını kullanması yasaktır; bu tür ihlallerin takibi ve yaptırımları meslek odaları tarafından denetlenir. - Meslek mensupları için genel ve özel nitelikler belirlenir; vatandaşlık, medeni haklar, güvenlik ve meslek onuru gibi şartlar aranır; bazı ağır cezalar veya suçlardan dolayı engeller söz konusu olabilir. - Serbest muhasebeci mali müşavir olabilmek için ilgili alanlarda üniversite diploması, staj ve meslek sınavını geçme gibi özel şartlar öngörülür; vergi inceleme yetkisi kazananlar için bazı istisnalar veya farklı yol haritaları bulunur. - Staj ve hizmet sürelerinin sayılmasına ilişkin kurallar getirilir; belirli kamu hizmeti veya denetim görevi yapan süreler staj süresine sayılabilir; bu süreler meslek kazanım sürecine katkı sağlar. - Meslek sınavları, sınav komisyonlarının nasıl oluşacağı ve sınavın nasıl yürütüleceğine dair esaslar belirlenir; sınav sonuçlarının adaletli ve mevzuata uygun şekilde değerlendirilmesi gerekir. - Yabancı uyruklu adaylar için karşılıklılık amacıyla bazı şartlar ve onay süreçleri uygulanabilir; bu, uluslararası katılım imkânını sınırlamaya veya kolaylaştırmaya yöneliktir. - Vergi iadeleri gibi belirli alanlarda rapor düzenletme yetkisi ve sorumluluklar tanımlanır; raporların doğru olması halinde müştereken ve müteselsilen vergi cezaları ve giderlerinden sorumluluk doğar. - Yeminli mali müşavirlik mesleğine kabul edilenler için meslek öncesi yemin zorunluluğu getirilir; tasdik kapsamı ve raporlar için kanunlar çerçevesinde sorumluluk doğar. - Tasdik ve tasdikten doğan sorumluluk, tasdik edilen mali tabloların ve beyannamelerin mevzuata uygunluğunu denetlemeyi ve bu kapsamda doğan sorumlulukları içerir; hatalı tasdik halinde ilgili mali zararlardan müşterek ve müteselsilen sorumluluk doğabilir. - Mesleğin uygulanması sırasında işbirliği veya istihdam konusunda bazı sınırlamalar vardır; meslekten men edilene veya mesleği yapması yasaklananlara ait durumlarda bu kişilerle işbirliği yapılamaz. - Odalar, meslek mensuplarını ve odaların görev alanını belirler; meslek mensuplarının faaliyet sınırları ve meslek etiği konularında denetim ve düzenleyici görevler üstlenir.

CB Yönetmeliği 20168375
2016-01-15

GEÇİCİ KORUMA SAĞLANAN YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİNE DAİR YÖNETMELİK

Geçici koruma sağlanan yabancılara çalışma izni olmadan çalışma veya çalıştırılma hakkı verilmez; çalışma izni, yasal olarak çalışma amacıyla gerekli olan bir belgedir. Çalışma izni başvuruları iki yoldan yapılabilir: ya geçici koruma sahibi yabancı kendisi başvurur, ya da onu çalıştıracak işveren başvuru yapar; başvurular resmi kanallar üzerinden gerçekleştirilir. Mevsimlik tarım veya hayvancılık gibi istihdam alanlarında istisniler uygulanabilir; bu tür başvurular ilgili yerel makamlara iletilir ve uygunluk durumu bu açıklama sürecinde değerlendirilir. Bazı işler için yalnızca Türk vatandaşları tarafından icra edilmesine izin verildiği durumlar bulunur; bu tür işler için yapılan başvurular değerlendirmeye alınmadan reddedilir. Sağlık meslek mensupları ve eğitim meslek mensupları için ön izin almak gerekir; ön izin olmadan yapılan başvurular dikkate alınmaz. Çalışma izinlerinin hangi illerde verileceği bazı güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle etkilenebilir; bazı illerde izinlerin verilmesi durdurulabilir veya uzatılmayabilir; mevcut durumda uzun süre geçerlilik taşıyan izinler süreleri dolana kadar kullanılabilir. İstihdam kotası uygulamaları çerçevesinde, yabancı çalıştırılacak kişi sayısı işyerindeki Türk çalışanı sayısına göre sınırlandırılır; çok küçük işyerlerinde yabancı çalıştırma olasılığı sınırlı olabilir; Türk çalışanı bulunamadığı durumlarda istihdam kotasının uygulanmayabileceği durumlar söz konusu olabilir. Çalışma izni elde eden yabancılar için izin haber verilir ve ilgili taraflar bilgilendirilir. Mevsimlik tarım veya hayvancılık için verilen çalışma izni muafiyetleri ilgili yetkili makama bildirilir. Geçici koruma sağlanan yabancılar için çalışmanın usul ve esasları ile ücretlendirme hususlarında asgari standartlar korunur; asgari ücretten düşük ücret ödenmesi yasaktır. Dernekler ve vakıflar gibi belirli sivil toplum kuruluşları ile vergi muafiyeti tanınan bazı kurumlar, geçici koruma sağlanan yabancıları çalıştırmak üzere başvurabilir; diğer benzer kuruluşların başvuruları da uygun görüş alınmasına bağlı olarak değerlendirilebilir. Mesleki eğitim kapsamında kurslar ve programlar aracılığıyla mesleki eğitim alan yabancılar için çalışma imkanı doğabilir; bu durumda istihdam kotası farklı uygulanabilir. Geçici korumanın kapsamı ve bu yönetmelik hükümleri dışında kalan konularda genel çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatı uygulanır; geçici koruma süresi sona erdiğinde veya iptal edildiğinde alınan çalışma izinleri iptal olur. Bu metnin yürürlüğe girmesiyle uygulanması başlar ve uygulanmasını yetkili daireler yürütür.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 5552
2022-05-13

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ ESAS MUKAVELESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 5552)

Yabancı ülke merkez bankalarına ait para, alacak, mal, hak ve varlıklar Banka nezdinde bulunduğu sürece haczedilemez ve üzerinde ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz uygulanamaz. Bu hüküm, Banka’da bulunan yabancı merkez bankalarına ait varlıkların Türkiye’deki icra veya benzeri tedbirlerden korunmasını sağlayan bir güvence oluşturur.

Kanun 6802
1956-07-23

GİDER VERGİLERİ KANUNU

Banka ve sigorta muameleleri vergisi, bankalar ve sigorta şirketleri ile bunların işlemleri karşılığında elde ettikleri gelirler üzerinden uygulanır; sigorta aracılarındaki verginin mükellefi ise sigorta şirketleridir. Verginin konusuna giren tutarlar ve gelirler, komisyon ve benzeri adlarla alınan ödemeler dahil olmak üzere çeşitli para kazanma biçimlerini kapsar. İstisnalar arasında ülkedeki ve ülkeler arasındaki işlemler, devletlerce bazı menkul kıymetler için tanınan vergiden muafiyetler, varlık kiralama şirketlerinin gelirleri ve belirli kredilere ilişkin işlemler gibi birçok farklı durumu kapsayan kapsamlar bulunur. Ayrıca bazı özel işlemler için vergi istisnaları ve muafiyetler uygulanabilir. Banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahı, bu işlemler karşılığında elde edilen paralar ve ilgili gelirlerdir; kambiyo işlemlerinin tutarı da matraha dahil edilir; sigorta işlemleri için prim tutarı vergilendirme matrahını oluşturur; vergiden indirilmeyen giderler bulunur. İptal edilen sigorta muamelelerine ilişkin vergiler ve iptalin gerçekleştiği dönemde iade edilen ücretler/komisyonlar için vergiler iade dönemi içinde indirilebilir. Vergi oranları ve uygulanma şekilleri değişebilir; bazı işlemler için ayrı oranlar söz konusu olabilir. Konaklama vergisi, otel ve benzeri konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bunlarla birlikte sunulan yiyecek, içecek ve diğer hizmetleri kapsar; konaklama vergisi, konaklama hizmeti sunan işletmeler tarafından uygulanır; verginin konusuna giren hizmetlerin karşılığında alınan bedel veya değerler toplamı matraha dahildir ve Katma Değer Vergisi matrahına dahil değildir. Faturalarda bu vergi ayrıca gösterilir ve hiç bir indirim uygulanmaz. Öğrenci yurtları ve karşılıklı anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ile diplomatik temsilcilikler bu vergiden muaftır. Vergi beyannamesi ve ödemesi belirlenen vergilendirme dönemlerinde yapılır. Özel iletişim vergisi ve şans oyunları vergisi bölümü, mobil ve diğer iletişim hizmetleri ile bazı ilgili hizmetleri kapsayan vergileri içerir; oranlar ve kapsamlar değişebilir.

CB Kararı 6297
2022-10-27

5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 14 ÜNCÜ MADDESİNİN DÖRDÜNCÜ FIKRASINDA YER ALAN İSTİSNANIN, KURUMLARIN 30/9/2022 TARİHLİ BİLANÇOLARINDA YER ALAN YABANCI PARALAR İTİBARIYLA DA UYGULANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6297)

Yabancı para cinsinden varlıklar için vergisel istisnanın uygulanması sağlanmıştır. Bu durum, şirketlerin bilançosunda yer alan yabancı para varlıklarının vergisel istisna kapsamına alınmasını sağlar.

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

CB Kararı 5872
2022-07-27

5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 14 ÜNCÜ MADDESİNİN DÖRDÜNCÜ FIKRASINDA YER ALAN İSTİSNANIN, KURUMLARIN 30/6/2022 TARİHLİ BİLANÇOLARINDA YER ALAN YABANCI PARALAR İTİBARIYLA DA UYGULANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5872)

Kurumların bilançolarında yer alan yabancı para varlıkları için de istisnanın uygulanması sağlanmıştır.