10 / 3.405 sonuç gösteriliyor

Kanun 2923
1983-10-19

YABANCI DİL EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ İLE TÜRK VATANDAŞLARININ FARKLI DİL VE LEHÇELERİNİN ÖĞRENİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun devlet ve özel eğitim kurumlarında yabancı dillerin ve yabancı dille eğitim yapan okulları düzenler; ana dil olarak Türkçe dışındaki dillerin zorunlu olarak okutulamayacağını belirtir; ancak günlük yaşamda kullanılan farklı dil ve lehçelerin öğrenimi için özel kurslar veya özel okullar açılabilir. Özel kurslar ve dersler, temel niteliklere aykırı öğretim yapamaz ve bu kursların açılma, denetlenme ve yönetimine ilişkin esaslar yetkili kararlar doğrultusunda belirlenir. İlköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitimde Atatürk ilke ve inkılaplarıyla Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve Türk Kültürüyle ilgili dersler yabancı dille okutulamaz; bu derslerle ilgili görevler Türkçeden yapılır. Hangi yabancı dillerin eğitimde kullanıldığı ve hangi okullarda yabancı dille eğitim verileceği gibi konular merkezi kararlarca belirlenir ve denetlenir; yükseköğretimde ise bu konular için ayrı belirlemeler söz konusudur. Yabancı dilde okutulacak derslerin programları ve uygulanması ile ilgili esaslar de belirlenir ve denetim mekanizmalarıyla kontrol edilir. Özel kurslar ve özel okullar açısından, hangi dil ve derslerin öğretilmesi öngörülecekse içerik ve denetim koşulları buna uygun şekilde düzenlenir.

CB Kararı 8105
2024-01-18

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ BAZI MAL VE HİZMETLERDEN ÜCRETSİZ VEYA İNDİRİMLİ OLARAK FAYDALANACAKLARIN TESPİTİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 8105)

Bu karar yabancı hastaların devlet hastanelerinde tedavi edilmesine ilişkin bir çerçeve getirir. Uygulama kapsamında sunulan hizmetler sağlık hizmetleri, ilaçlar, tıbbi cihazlar ile protez ve taburculuk için gerekli malzemeleri kapsar. Ülkeye gelen yabancı hastaların bu kapsamda tedavi alabilmesi için belirli bir sınır uygulanır ve uygulanmasıyla ilgili tereddütlerin giderilmesi ile usul esaslar düzenlenir.

CB Yönetmeliği 359
2018-11-23

YURTDIŞINDA DAİMÎ GÖREVLERE ATANACAK PERSONEL HAKKINDA YÖNETMELİK

Yurtdışında daimi görevlere atanacak personelin seçiminden atamaya, çalışma usullerine ve disiplin ile diğer özlük işlerine ilişkin esaslar netleşir ve uygulanır hale gelir. Atama için gerekli genel koşullar, eğitim düzeyi, gerekli mesleki bilgi ve yabancı dil gerekliliği açık biçimde belirtilir; temsil yeteneği ve kamu hizmetinde gereken hizmet geçmişi gibi nitelikler de dikkate alınır. Yabancı dil konusunda, görevlendirilecek ülkenin resmi dili veya belirli yabancı dillerden birini bilme ve buna uygun bir dil yeterlilik belgesi sunma zorunluluğu doğar; bazı durumlarda bu belge aranmazsa dille ilgili istisnalar uygulanabilir. Atama süreleri belirli sınırlara tabi olup uzatma ve tekrarlı atama olanakları bulunabilir; yurtdışında daimi görevden dönüş sonrası yeniden görevlendirme için gerekli hizmet süresi benzer şekilde hesaplanır; niteliklerini sonradan kaybeden veya uygun bulunmayanlar göreve devam ettirilmez. Eğitim açısından görevlendirilen personele görevin gerektirdiği hizmet içi eğitim ve istihbarata karşı koyma ile ilgili eğitimler uygulanır; kapsam ve uygulama ayrıntıları Dışişleri Bakanlığı tarafından belirlenir. Koordinasyon ve iletişim konularında, misyon şefi başlıca amir olarak hareket eder; personel, misyon şefinin talimatlarına göre davranır, bilgi toplanması ve gerekli tedbirlerin uygulanması misyon şefinin yönlendirmesiyle yürütülür; dönüşte uyum sağlanması için gerekli süreçler uygulanır. Görevli bulunduğu ülkede davranış kuralları net biçimde belirlenir; devletin çıkarlarını ve itibarını korumak, devletin temsilcisi olarak hareket etmek, resmî ve özel yaşamda dikkatli ve saygılı olmak, yerel makamlar ve halkla ilişkilerde tarafsızlık ve eşit muameleyi sürdürmek gereklidir. Raporlama yönünden üç aylık raporlar hazırlanır ve misyon şefinin onayıyla Dışişleri Bakanlığına sunulur; acil ve zorunlu durumlar için ek raporlar da talep edilebilir; görev tamamlandığında özet bir rapor sunulur. Disiplin işlemleri ilgili mevzuata göre yürütülür; disiplin amirleri misyon şefi ve bağlı bulunan üst yöneticiler tarafından belirlenir. İzinler ve görev devir teslimi planlı ve koordine biçimde gerçekleştirilir; görev devri için gerektiğinde birlikte çalışılarak uyum sağlanır. Eski hükümler yürürlükten kaldırılır ve bazı kurumlar için özel ek hükümler getirilir; bazı yabancı diller için ek düzenlemeler veya istisnalar uygulanabilir. İçişleri Müşavirleriyle ilgili geçiş süresi gibi uygulamalarda özel değişiklikler öngörülebilir.

Kanun 6706
2016-05-05

CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun cezaî konularda uluslararası adlî iş birliğini düzenler ve yabancı devletlerle adlî yardımlaşmanın usul ve esaslarını belirler. Uygulamada adlî merciler arasındaki talepler değerlendirilir ve uygun yardımlaşmanın sağlanıp sağlanmayacağına karar verilir. Gelen bilgiler kendi gönderen devletin izni olmadan soruşturma, kovuşturma veya infaz amacıyla kullanılamaz. Suçun niteliği veya sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle bazı istisnalar uygulanabilir. Adlî yardımlaşma talepleri kısmen reddedilebilir veya ek bilgi istenebilir; talebin yerine getirilmesini belirleyen kurallar uygulanır. Yabancı adlî mercilerin talepleri için benzer kurallar geçerlidir; delillerin korunması amacıyla geçici tedbirler alınabilir; arama veya el koyma talepleri için yeterli hukuki unsurlar gerekir. Görüntülü ve sesli iletişim yoluyla adlî yardımlaşma talebiyle yerine getirme mümkün olabilir; bu yöntem taraf devletlerin mevzuatı ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde uygulanır. İade süreçleri, yabancı kişinin başka devlete iade edilmesini içeren işlemleri kapsar; iade uygun bulunduğunda taleplere ilişkin kararlar verilir ve bu kararlar taraflar arasındaki koordinasyonla yürütülür. İadenin reddedilme hallerinde ve öncelik sıralamasında gerekli esaslar uygulanır. İade kararının uygulanması ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması için süreçler yürütülür. Transit geçiş ve eşya teslimi gibi yardımlar da düzenlenir. Son olarak iade prosedürü sınır dışı kararlarıyla ilgili koordinasyon ve iletişim ile yürütülür.

Kanun 6325
2012-06-22

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

Pratik etki özeti - Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesini hedefleyen, bağımsız bir üçüncü kişinin eşliğinde yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur; aile içi şiddet iddialarını içeren konular arabuluculuğa uygun değildir. - Taraflar arabuluculuğa başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya vazgeçme konusunda özgürdür; süreç tamamen tarafların iradesine bağlıdır. - Gizlilik temel ilke olup, arabuluculuk sırasında elde edilen bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi kararlaştırılmadıkça üçüncü kişiler bu bilgileri delil olarak kullanamaz. - Arzuyla ilgili beyanlar ve görüşler delil olarak ileri sürülemez; arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler dışında kullanılmaz; bazı özel durumlarda istisnalar olabilir. - Taraflar eşit haklara sahiptir; arabuluculuk süreci taraflarca serbestçe yönlendirilir ve yargısal yetkinin kullanımı arabuluculukta sınırlıdır. - Arabulucunun ücret ve masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanabilir; avans talep edilebilir; belirli kişiler için aracılık karşılığı ücret alınamaz. - Arabulucular taraflarla ayrı ayrı veya birlikte iletişim kurabilir; arabulucunun tarafsızlığı ve taraflar arasındaki eşitlik gözetilir. - Taraflar anlaşırsa arabuluculuk sona erer; anlaşmazlık sürerse süreç sonlandırılır; arabuluculuk sonrasında tutanak düzenlenir ve gerekirse taraflarca imzalanır. - Anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınabilir; bu şerh, ilgili mahkeme tarafından verilerek anlaşmanın uygulamada yürürlüğe girmesini sağlar; ayrıca taşınmazla ilgili konularda ek kayıtlar ve sınırlamaların konulması mümkündür. - Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygundur; taraflar yazılı karar alıp gerekli şerhleri koyabilir, icra için gerekli işlemler başlatılabilir. - Milletlerarası sulh anlaşmalarının icrasında icra edilebilirlik şerhi gerekir; bu şerh için ilgili mahkemeden başvurulur ve dosya üzerinden inceleme yapılır. - Arabulucunun reklam yasağı vardır; sadece arabuluculuk unvanı kullanılabilir ve meslek etiğine uygun davranılır. - Dava şartı olarak arabuluculuk uygulanıyorsa, başvuru ve süreç buna göre yönetilir; başvuru reddedildiğinde dava süreci başka usullerle devam edebilir. - Aydınlatma yükümlülüğü gereği taraflar sürece dair gereken bilgilerle bilgilendirilir.

CB Kararı 6835
2023-02-23

EKLİ (1), (2) VE (3) SAYILI HARİTALARDA ADLARI VE SINIRLARI BELİRTİLEN TURİZM MERKEZİ İLE KÜLTÜR VE TURİZM KORUMA VE GELİŞİM BÖLGELERİNİN TESPİT VE İLAN EDİLMESİNE, GİRESUN YAVUZKEMAL YAYLASI TURİZM MERKEZİNİN, SINIRLARI EKLİ (4) SAYILI HARİTADA GÖSTERİLDİĞİ ŞEKİLDE DEĞİŞTİRİLEREK GİRESUN YAVUZKEMAL YAYLASI KÜLTÜR VE TURİZM KORUMA VE GELİŞİM BÖLGESİ OLARAK TESPİT VE İLAN EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6835)

Bu karar ile ekli haritalarda adları ve konumları belirtilen turizm merkezi ile kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinin tespit edilip ilan edildiği söylenmektedir. Giresun Yavuzkemal Yaylası Turizm Merkezi’nin sınırları ekli haritada gösterildiği şekilde değiştirilerek bu alanın kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi olarak tespit ve ilan edildiği ifade edilmektedir.

CB Genelgesi 3
2026-04-17

İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi ile İlgili

IIT Tahkim Merkezi taraflar arasındaki ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarını tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle çözümlenmesini sağlayan bir mekanizma olarak hizmet verir. Hizmetler bağımsız, tarafsız ve gizlilik ilkelerine uygun biçimde yürütülür. Tahkim ve arabuluculuk süreçlerinde gerekli sekretarya desteği sağlanır ve hakemlerin ataması için gerekli süreçler yürütülür. Taraflar arasındaki anlaşmada bu merkezin kurallarıyla çözüleceği belirtiliyorsa, uyuşmazlıklar bu merkeze yönlendirilebilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmelerinin akdi süreçlerinde bu tahkim yolunun değerlendirilmesi dikkate alınır.

CB Yönetmeliği 837467
1983-12-15

YABANCI SİLAHLI KUVVETLERE BAĞLI GEMİLERİN TÜRK İÇSULARINA VE LİMANLARINA GELİŞLERİ VE BU SULARDAKİ HAREKET VE FAALİYETLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, barış zamanında yabancı silahlı kuvvetlere bağlı gemilerin Türkiye içsuları ve limanlarındaki hareket ve faaliyetlerini Türk mevzuatı ve uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde düzenler ve bu kapsamdaki tüm gemileri kapsar. Giriş ve kalış süresince uymak zorunda oldukları temel esaslar: - Türk içsuları ve limanlarında bulunduğu süre boyunca milli bayraklarını görünür şekilde taşımak zorundadırlar. - Türkiye’nin toprak bütünlüğünü, siyasal bağımsızlığını ve güvenliğini tehdit eden davranışlarda bulunamazlar; araştırma, gözetleme veya bilgi toplama amacıyla hareket edemezler; Türkiye’nin savunmasına zarar verecek propaganda faaliyetinde bulunamazlar. - Zarar veren geminin bayrağını taşıyan devlet, zararları tazmin etmekle sorumludur; kazalarda gerekli yardımlar sağlanır ve masraflar ilgili devlet tarafından karşılanır. - Liman ve kıyı tesislerinde belirlenen alanlarda demirleyebilirler; liman içinde onların ihtiyaçlarına uygun altyapı ve hizmetler bulunur. - Uçak, helikopter veya insansız hava araçları Türk hava sahası içinde izinsiz uçurulamaz; mevcut iznin olmaması halinde bu hava araçları kullanılamaz. - Uluslararası çevre koruma esaslarına uygun olarak MARPOL çerçevesindeki atıklar doğaya salınamaz; yük artıklarının çevreye zarar verecek şekilde atılması yasaktır. - Denizyolu güvenliği ve liman güvenliği açısından gerekli güvenlik ve iletişim protokollerine uyarlar; güvenlik açısından uygun olanlar uygulanır. Faaliyetler açısından belirli kısıtlar: - Dalış, hidro-ografik ve oşinografik çalışmalar, deniz işaretleri değişiklikleri gibi bilimsel veya teknik faaliyetler için izin gereklidir; bu tür çalışmalar izinsiz yapılamaz. - Denizaltı dinleme, tespit ve teşhis cihazlarının kullanımı özel izinlere tabidir. - ManEvra ve tatbikatlar, özel anlaşmalarla kabul edilmedikçe yürütülemez; top atışıyla selam verme gibi uygulamalar da karşılıklı olarak kararlaştırılan çerçeve kapsamındadır. - Nükleer gemiler veya nükleer yakıt taşıyan gemiler için ek güvenlik ve çevre kuralları uygulanır. Acil durumlar ve kolluk-yardım: - Çarpışma, karaya oturma veya geminin batması gibi durumlarda derhal uygun mercilere bildirim yapılır ve olayın gerektirdiği uluslararası yardımlar sağlanır; tehlikenin giderilmesi için gerekli güvenlik tedbirleri alınır ve masraflar ilgili devlet tarafından karşılanır. Ziyaret çeşitleri: - Resmi, gayriresmi, olağan, acil durum ve makam ziyaretleri olmak üzere çeşitli ziyaret biçimleri uygulanır; her ziyaret türü için uygun haberleşme ve onay süreçleri işletilir; ziyaretler önceden koordine edilerek gerektiğinde ilgili makamlara bildirilir.

Kanun 3071
1984-11-10

DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN

Dilekçe hakkı, Türk vatandaşlarına ve Türkiye’de ikamet eden yabancılara kendileriyle ya da kamu ile ilgili dilek ve şikâyetlerini yazılı olarak yetkili makamlara başvurma imkânı sağlar; yabancılar için karşılıklılık esası gözetilmekte ve dilekçelerin Türkçe yazılması şartıyla bu haktan yararlanılabilir. Dilekçede bulunması zorunlu şartlar arasında başvuru sahibinin adı ve soyadı ile imzası ve iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir. Dilekçe, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmişse ilgili yetkili makama gönderilir ve dilekçe sahibine bilgi verilir. İncelenemeyecek dilekçeler arasında belli bir konuyu içermeyenler, yargı alanına giren konular ile şartlardan herhangi birini taşımayanlar yer alır. Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi konusunda başvurunun sahibi, başvurunun sonucu veya işlem safahatı hakkında gerekçeli olarak bilgilendirilir ve gerekli durumlarda duyuru yapılır. Başvuruların incelenmesi ve karara bağlanması sürecinde, ilgili makamlar dilekçeyi incelemek ve karar vermek üzere gerekli adımları atar; başvuru sahiplerinden talep edilen bilgi ve belgeyi sunmaları istenir ve idari denetim yapılması, bilirkişi görevlendirilmesi ve yerinde inceleme gibi işlemler gerçekleştirilebilir; kamu kurumları ve kamu personeli bu taleplere uygun olarak yanıt verir ve gerekli tedbirleri almak zorundadır. Yabancılar açısından ilke olarak, Türkiye’de ikamet edenler bu haktan yararlanabilir; karşılıklılık esası ve dilekçelerin Türkçe yazılması şartları uygulanır.

Kanun 4875
2003-06-17

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU

Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımlar serbestçe gerçekleştirilebilir ve yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eşit muamele görür. Doğrudan yatırımlar kamulaştırma veya devletleştirme açısından güvence altındadır; kamu yararı bulunmadıkça ve karşılığı ödenmedikçe uygulanamaz. Yabancı yatırımların elde ettiği kar, temettü, satış, tasfiye bedelleri ve lisans gibi ödemeler dış ülkelere serbestçe transfer edilebilir. Uyuşmazlıklar için milli veya uluslararası tahkim dahil çeşitli çözüm yolları kullanılabilir. Nakit dışı sermayenin değeri yasal çerçeve içinde belirlenir ve uluslararası aktörler tarafından değerlemesi yapılabilir. Yabancı uyruklu personelin istihdamına çalışma izni sağlanır. Türkiye’de ticari faaliyet gerektirmeden irtibat büroları açılabilir. Yatırımlara ilişkin istatistiki bilgilerin toplanması ve paylaşılması yoluyla yatırım politikalarının belirlenmesi amaçlanır; bilgiler yalnızca istatistik amacıyla kullanılır. Yatırımla ilgili politika belirleme sürecinde ilgili görüşler dikkate alınır ve mevzuat değişiklikleri için uygun görüş alınır. Mevzuatta mevcut yabancı sermayeli kuruluşlar bu düzenlemenin uygulanmasına tabidir ve geçmiş haklar korunur. Uygulama için gerekli yönetmelikler çıkarılır ve bu düzenlemelere göre uygulanır.