10 / 224 sonuç gösteriliyor

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

Kanun 3039
1936-06-23

ÇELTİK EKİMİ KANUNU

Bu kanun, çeltik ekiminin planlı, denetimli ve sağlık güvenliği sağlayacak şekilde yürütülmesini amaçlar; uygulama, izin, su yönetimi, işçi sağlığı ve cezai yaptırımlar gibi konuları düzenler. - Çeltik ekim alanlarının yönetimi için bölgesel komisyonlar kurulur; komisyonlar, ekimin yapılacağı yerler için planlar yapar, su dağıtımını ve arazi paylaşımlarını koordine eder ve adaylar arasından uygun başvuru sahiplerini belirler. - Çeltik ekimi yapacaklar, komisyonlardan izin almak zorundadır; komisyonlar, başvuruları değerlendirir ve uygun görülenlere ekime izin verir, sürecin takibini sağlar. - Su kaynaklarının paylaşımı ve sulama planı, komisyonlar tarafından belirlenir; gerektiğinde parça ekim veya nöbet sistemi uygulanır; sulama zamanları, mutemed heyetleri tarafından denetlenir. - Çeltik tarlalarının su ihtiyacı ve arklar (su yolları) için kroki ve planlar hazırlanır; inşa ve bakım işlemleri, ilgili heyetler ve müştereken yürütülen çalışmalarla gerçekleştirilir. - Mutemed heyetleri, suyun adil ve verimli dağıtımını sağlar; sulama yasağı ve kesme zamanlarında tarım arazilerinin su durumunu düzenler, kararlarına uyulmasını sağlar. - Çeltik tarlalarının kurulumu ve su taşıma düzeni köy ve kasaba gibi yerlerde belirli mesafelerde bulunma ilkesine tabidir; özel durumlarda sağlıkla ilgili güvenlik ve çevre koşulları gözetilir. - İşçi sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirler alınır; temiz içme suyu sağlanır, barınma koşulları iyileştirilir, sivrisineklerle mücadele tedbirleri uygulanır ve kinin gibi ilaçlar ücretsiz temin edilir. - İşçilere yönelik davranış ve çalışma şartlarını bozma halinde para cezaları uygulanır ve tekrarda çeltik ekiminden men edilme gibi yaptırımlar öngörülür. - Komisyonlar ve mutemed heyetleri, kendi hizmetleri karşılığında tazminat ve ulaşım giderleriyle ilgili ödeme imkanlarına sahiptir; bu masraflar ilgili bütçelerden karşılanır. - Esas olarak izinsiz ekim, sağlık tedbirlerine uyumsuzluk ve komisyon kararlarına riayetsizlik gibi haller cezaya ve ekimden men etmeye yol açar. - Kanun, uygulama şeklinin belirlenmesini ve uygulanmasına ilişkin yönetmeliklere bağlanır. - Çeltik üretiminin belirli alanlarda ve belli şartlarda yapılmasına ilişkin genel ilkeler ve sınırlamalar, tarımsal üretimin dengeli dağılımını ve kamu sağlığını gözetmeyi amaçlar.

Kanun 2872
1983-08-11

ÇEVRE KANUNU

Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla toplumun her kesimi sorumluluk sahibidir ve katılım önemlidir. Çevreyle ilgili kararlar alınırken sürdürülebilir kalkınma ilkesi gözetilir; çevre maliyetlerinin hesaplanması ve gerekli tedbirlerin alınması esastır. Kirletenler, kirliliği önlemek, zararları gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almakla ve mali sorumluluğu üstlenmekle yükümlüdür. Her türlü atığın alıcı ortama zarar verecek şekilde verilmesi yasaktır; kirliliğin meydana gelmesi durumunda ilgili taraflar müdahale etmek ve etkileri azaltmak için gerekli tedbirleri alır. Biyolojik çeşitlilik ile ekosistemlerin korunması önceliklidir; bölgeler ve havza bazında çevre düzeni planları yapılır ve koruma statüsü kazanmış alanlar planlarda gösterilir; sulak alanlar korunur ve bu alanlarda uygun kullanımlar sağlanır; nadir ve tehdit altındaki türler korunur; balıkçılık ve su ürünleri istihsali için hassas alanlarda belirli sınırlamalar uygulanır. Atıksu yönetimi ve su kirliliğinin önlenmesi için alıcı ortamlara deşarj standartlarına uyum sağlanır; atıksu arıtımı ve gerekli altyapı yatırımlarıyla kirliliğin etkileri azaltılır; bazı durumlarda ileri arıtım yöntemleri kullanılır. Çevresel etki ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarıyla planlar ve programlar ile projelerin çevresel etkileri önceden belirlenir; olumsuz etkilerin azaltılması için gerekli önlemler öngörülür ve karar vericilere yönlendirme sağlanır. Çevre yönetimi, doğal ve yapay çevrenin sürdürülebilir kullanımını sağlayacak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesini kapsar; ilgili yönetim birimlerinin kurulması ve yetkilendirilmesi yoluyla uygulanır. Kamuoyunun çevre konusunda bilinçlendirilmesi ve bilginin paylaşılması teşvik edilir; çevreyle ilgili mevcut bilgiye erişim sağlanır. Maliyetler ve sorumluluklar açısından kirleten tarafından gerekli harcamaların karşılanması esas alınır; gerektikçe kamu kaynakları da bu kapsamda kullanılabilir.

Kanun 6112
2011-03-03

RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini düzenler ve bu hizmetlerin kamu yararı gözetilerek işlemesini sağlayacak düzenleyici çerçeveyi belirler. - İçeriklerin editoryal bağımsızlığı korunur; yayınların içeriğine önceden müdahale edilmez ve önceden denetlenemez. - Yayınların içeriği ve sunumu, tarafsızlık, hukuk üstünlüğü, insan onuru ve özel hayatın gizliliğine saygı ile toplumsal değerlere uygunluk ilkesine uymalıdır. - Terörü övme veya teşvik etme, ayrımcılık yapma, toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı içerikler yayınlama gibi hususlar yasaktır. - Medya hizmet sağlayıcıları, sahip oldukları haksız çıkarlar bakımından tarafsız ve bağımsız kalmakla yükümlüdür; hissedarlar veya üçüncü dereceye kadar yakınlarla çıkar çatışmasına girmemelidir. - Ticarî iletişimler ve reklamlar ile program desteği gibi unsurların sunumu belirlenen kurallara tabidir; yayınların şeffaflığı ve izleyiciyle hesap verebilirliği sağlanır. - Yayın dili esas olarak Türkçedir; ancak Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde de yayın yapılabilir. - Yayınların künye, iletişim ve adres bilgileri ile izleyici temsilcisinin iletişim bilgilerinin yayınlanması gerekir. - Yayın hizmetlerinin yeniden iletimi serbesttir ve bu ilke, uluslararası sözleşmelerin gerekli kıldığı durumlar çerçevesinde uygulamaya konulur; aynı hizmetin farklı ortamlardan eşzamanlı iletimi yeniden iletim değildir. - Yayın ilkeleri gereği, tematik yayın ilkesiyle gün içinde belirli oranda belli konulara (haber, belgesel, eğitim, kültür vb.) odaklanılması teşvik edilir. - Olağanüstü dönemlerde ifade ve haber alma özgürlüğü korunur; ancak milli güvenlik, kamu düzeni gibi gerekçelerle geçici yayın yasakları getirilebilir; bu kararlar yargı denetimine tabidir. - Yayıma ilişkin ihlaller, yayınların durdurulması veya lisansın iptali gibi yaptırımlarla karşılaşabilir; tekrar eden ihlallerde yaptırımlar ağırlaşabilir. - Yeniden iletim serbest olsa da sınırlamalar ve düzenlemeler, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde uygulanır; yayın hizmetinin çeşitleri (televizyon, radyo, isteğe bağlı hizmetler, ticari iletişim) kendi kurallarıyla yönetilir.

CB Kararı 5203
2022-02-24

4735 SAYILI KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNUNUN GEÇİCİ 5 İNCİ MADDESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN ESASLAR (KARAR SAYISI: 5203)

Bu karar kamu ihale sözleşmelerinde ek fiyat farkı hesaplama ve uygulama usullerini belirler; ayrıca sözleşmelerin devriyle süre uzatımı ve fiyat farkı ödemelerinin nasıl ele alınacağını düzenler. Kapsam olarak mevcut ve devam eden mal, hizmet ve yapım işlerini kapsar; Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ilişkin sözleşmeler için ise belirli durumlarda sözleşmelerin devri ve süre uzatımıyla birlikte fiyat farkı ödemelerinin nasıl hesaplanacağına dair esaslar getirir. Fiyat farkı hesaplama yapım işlerinde, hizmet alımlarında ve mal alımlarında ayrı ayrı düzenlenir; bazı durumlarda fiyat farkı hesaplanmaz veya ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunmadığı takdirde ek fiyat farkı hesaplanabilir. Hesaplama kapsamında endeksler ve girdiler kullanılarak bir dizi göstergeyle ödemelerin nasıl belirleneceği ortaya konulur; hesaplama, ihale dokümanında belirtilen esaslara ve mevcut sözleşme bedeli ile ilerleme/gerçekleşen iş miktarlarına dayalı olarak uygulanır. Yüklenicinin ek fiyat farkı talebini yürürlüğe girdikten sonra belirlenen sürede yazılı olarak başvurması zorunludur; ek fiyat farkı hesaplanması sonucunda negatif çıkarsa hakedişten düşülmez ve mevcut sözleşme hükümlerin uygulanması devam eder. Bazı mal alımları için teslim süresi veya ürün türüne bağlı olarak ek fiyat farkı hesaplanmayabilir; bazı hizmetler için ek fiyat farkı hesaplanması kapsam dışında tutulabilir. Enerji ve akaryakıt girdileri için özel endeksler ve katsayılar kullanılır; diğer girdiler için Genel Fiyat Farkına İlişkin Esasların esasları uygulanır. Bu düzenleme mevcut sözleşmelere uygulanır ve sözleşme dokümanındaki hükümlerin uygulanmasını değiştirmez; ek fiyat farkı hesaplaması, ilgili hükümlerin ve hesaplama esaslarının birlikte uygulanmasıyla yürütülür.

Kanun 7174
2019-06-01

KAPADOKYA ALANI HAKKINDA KANUN

- Bu kanun Kapadokya Alanı’nın tarihî ve kültürel değerleri ile jeolojik/jeomorfolojik dokusu ve doğal kaynaklarının korunması, yaşatılması ve yönetilmesi için kapsamlı bir çerçeve kurar; planlama, geliştirme, tanıtım ve denetimi düzenler. - Bölgeyi yönetmek üzere bir idare ve bir komisyon oluşturulur; kararlar bu kurulların yetki ve görevleriyle belirlenir ve uygulanır. - Geçiş dönemi koruma esaslarına ve mevcut planlara aykırı uygulamalar yasaktır; aykırı uygulamalar giderilir ve gerektiğinde ilgili yapıların yıkılması söz konusu olabilir. - Hazineye ait veya kamuya ait taşınmazlar üzerinde satış, kiralama ve benzeri işlemler için idarenin uygun görüşü gerekir; bazı istisnalar uygulanabilir. - Kapadokya Alanı için üst ölçekli planlar idarece hazırlanır ve kararla yürürlüğe girer; nazım ve uygulama imar planları da komisyon onayıyla yürürlüğe girer. - Alan içinde plan yapma ve onama yetkisi bu çerçeveye göre yürütülür; bu kanun yürürlüğe girdikten sonra ilgili diğer idarelerce yeni plan onaylanamaz. - Komisyonda görüşülecek konulara ilişkin kararlar aldırılabilir; komisyon, doğal sit alanlarının tescili, sınır değişiklikleri ve yeniden değerlendirilmesi gibi kararlar da verebilir. - Kamu kurumları, belediyeler ve gerçek/tüzel kişiler karar ve planlara uymakla yükümlüdür. - Mevcut ve gelecekteki uygulamalara karşı aykırılık durumunda ağır idari yaptırımlar ve para cezaları uygulanır; ayrıca izinsiz yapı ve çevre/jeolojik dokuyu bozacak müdahaleler ciddi yaptırımlar doğurur. - Kanun, idarenin finansmanı için çeşitli gelir kaynakları öngörür; bağışlar, sponsorluklar, hizmet ücretleri ve benzeri gelirler ile ulusal/uluslararası destekler değerlendirilebilir ve vergi açısından bazı avantajlar sağlanabilir. - Muafiyetler ve vergi açısından bazı düzenlemeler belirlenir; belirli işlemler için vergi ve harçlardan muafiyetler uygulanabilir. - Mevcut durumda ve gelecekte uygulanacak planlar ile kararlar, diğer mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hallerde de yönlendirici olur; eksik kalan konularda ilgili mevzuat hükümleri devreye girer.

Kanun 6306
2012-05-31

AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa afet riski altındaki alanlarda güvenli ve sağlıklı yaşama olanaklarını artırmaya yönelik olarak riskli yapıların tespiti, tasfiye ve yenilenmesini düzenler. Riskli yapıların tespiti maliklerin masrafları kendilerine ait olacak şekilde lisanslı kuruluştan ya da yetkili birimlerce yaptırılır; sonuçlar tapu kaydına bildirilir ve ilgili hak sahiplerine duyurulur. Riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki taşınmazlarla ilgili işlemler kamu yararına devri veya devri seçenekleriyle ele alınabilir ve gerekli hallerde taşınmazlar üzerinde imar ve yapılaşma işlemleri geçici olarak durdurulabilir. Tahliye ve yıkım süreçlerinde öncelik maliklerle anlaşma sağlamaktır; anlaşma sağlanamazsa geçici konut veya kira yardımı ile yapım için yardım gibi destekler sağlanabilir ve masraflar maliklerden payları oranında tahsil edilir. Uygulama kapsamında hak sahiplerinin görüşü alınır ve tespit sonuçları ilan edilerek bildirilir. Riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlar ve ilgili mühendisler için denetimler ve ihlal halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir; raporlarda hatalı veya usulsüz işlem yapılması durumunda uyarı, para cezası veya lisans iptali gibi yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kanun 4708
2001-07-13

YAPI DENETİMİ HAKKINDA KANUN

Bu kanunun pratik amacı, can ve mal güvenliğini ön planda tutarak yapıların imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun şekilde projelendirilmesini ve inşa edilmesini denetim yoluyla güvence altına almaktır. Tüm yapılarda denetim hizmetinin, yapı denetim kuruluşları tarafından yürütülmesi öngörülür; bu kuruluşlar yalnızca yapı denetimiyle uğraşan ve mimar/ mühendis kökenli ortaklıklardan oluşur. Yapı sahibi ile denetim kuruluşu arasında kurulan hizmet sözleşmesi, denetim sürecinin temel çerçevesini oluşturur ve sürecin ruhsat ile kullanma izni aşamalarında belirleyici rol oynar. Denetim kuruluşları, yapının zemin ve temel çalışmaları ile uygulama projelerini inceler, kullanılan malzeme ve imalatın proje ve standartlara uygunluğunu kontrol eder, gerekli laboratuvar denetimlerini yaptırır ve sonuçları ilgili idarelere raporlar. Ruhsat eki projelere aykırılık tespit edildiğinde durum ilgili idareye bildirilir; ayrıca iş sağlığı güvenliği planlarının uygulanması için gerekli tedbirlerin alınması yönünde yapı müteahhidine yazılı olarak uyarıda bulunulur ve uyulmadığında adil süreçler işletilir. Yapı hasarı ve kusurlar konusunda denetim kuruluşu ile çalışanları belirli kapsamlar içinde sorumluluk taşır; dış etkenlerden kaynaklanan hasarlarda ise sorumluluk sınırlı olabilir. Tamamlanan yapılarda, kamuya ve ilgili mercilere yapı hakkında teknik ve genel bilgileri içeren bir yapı kimlik sertifikası sunulur. Merkez ve illerde kurulacak yapı denetim komisyonları, denetim süreçlerinin gözetimini ve düzenlenmesini sağlar. Yapı denetimi hizmetlerinin organize edilmesi için elektronik usuller uygulanır; sözleşmelerin şartları, hizmet bedelleri ve yürütülen yükümlülükler net olarak belirlenir; belirli durumlarda inşaatın durdurulması gibi idari tedbirler uygulanabilir. Yapı denetim kuruluşları, görevi dışında ticari faaliyetlerde bulunamaz; denetim personeli de bu kapsama dahil olarak ek ticari işlerle meşgul edemez. Genel olarak amaç, yapıların güvenli, standartlara uygun ve kontrollü bir şekilde tamamlanmasını sağlayarak kullanıcıların güvenliğini artırmaktır.

CB Yönetmeliği 200712937
2007-12-19

BİNALARIN YANGINDAN KORUNMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Pratik etki özeti - Bu yönetmelik, kamuya açık ve özel kullanımda olan her türlü yapı, tesis ve alan için yangın güvenliğini tasarım, yapım, işletim, bakım ve kullanıma entegre etmeyi ve yangın riskini en aza indirip can-mal kayıplarını azaltmayı amaçlar. - Kapsamı, karada ve suda bulunan yapılar ile sabit ve hareketli tesisleri içerir ve bazı özel alanlarda ek kuralların uygulanabileceğini öngörür. - Yeni yapılarda veya kullanım amacı değişen projelerde yangına karşı güvenlik şartlarına uyulması gerekir; bu uyum sağlanıncaya kadar ruhsat veya kullanım izni verilmez. - Yangın güvenlik sistemi tasarımı, uygulaması ve bakımı sorumluluğu, tasarımcılar, yükleniciler, işletmeciler ve ilgili taraflar arasında belirli sorumluluklar doğurur; sistemlerin eksik veya hatalı olması halinde sorumluluk ilgili tarafa aittir. - Yangın algılama, uyarı, söndürme, tahliye ve acil aydınlatma gibi aktif sistemlerin yeterli ve uygun şekilde kurulması gerekir; bu konulardaki eksiklikler veya hatalar için kurumlarca gerekli işlemler yapılır. - Acil durum planları ve tahliye projeleri hazırlanır, onaylanır ve uygulanır; tahliye planları ve projeler bazı durumlarda mimari projelerden ayrı ele alınabilir. - Standartlar uygulanır; mevcut Türk veya Avrupa standartları esas alınır; bunlar yoksa uluslararası geçerli standartlar kullanılabilir. - Sigorta şirketleri, sigorta talebi olan yapılarda uyum denetimi yapmakla yükümlüdür; bu süreçte kamuya herhangi bir vize, harç veya benzeri ücret talep edilemez. - Özel alanlar veya kritik kullanımlar için ek hükümler uygulanabilir; bu tür durumlarda ilgili kamu kurumları ek kararlar alabilir. - Yangın güvenliği ile ilgili uyumsuzluklardan doğacak hasarlarda kusurlarına göre sorumluluklar paylaşılır; yapı sahibi, tasarım ve denetim görevi bulunanlar, müteahhitler ve danışmanlar sorumluluk altında sayılır.

Kanun 6001
2010-07-13

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun uygulamasıyla Karayolları Genel Müdürlüğü, karayollarını üç ana sınıfta (otoyolları, devlet yollarını ve il yollarını) kapsayacak şekilde planlar, yönetir ve bu yolların kamu yararı ve milli ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmesini sağlar. Karayolları ağının hangi yolları kapsayacağına ilişkin kararlar ilgili kurumların görüşleriyle birlikte Bakanlık onayıyla uygulanır; hak ve sorumluluklar, bu ağlardan çıkarılan yollar için gerekli bildirimlerin yapıldığı andan itibaren ilgili idarelere devredilir. Geçiş ve kullanım koşullarıyla ilgili olarak geçiş ücretli yollar ve erişme kontrolü uygulaması, Genel Müdürün teklifi üzerine Bakanın onayıyla belirlenir; ücretler, yolun sınıfı, trafik yoğunluğu ve diğer ilgili faktörler dikkate alınarak belirlenir ve sözleşmelere uygun şekilde uygulanır. Ücretli olmayan kesimler ile işletme hakkı verilen veya devredilen alanlar için geçişler genel hükümler doğrultusunda belirlenir. Erişme kontrolü uygulanan karayollarına bağlantılar ve şehir geçişleri, Genel Müdürlük önerisi ve Bakanlık ile belediyelerin ortak kararıyla düzenlenir; erişim kontrollü yol çevresindeki taşınmaz sahiplerinin doğrudan giriş-çıkış hakları yoktur ve bağlantıların ulaşımı toplayıcı yol veya bağlantı noktaları üzerinden sağlanır. Belediyeler ve mücavir alanlar dışında kalan yerlerde imar planı çalışmalarında Genel Müdürlük görüşü aralıklı olarak dikkate alınır; kesinleşen güzergâh planları imar planlarına işlenir ve bu süreçler koordineli yürütülür. Tesisler ve yapılarla ilgili olarak erişme kontrollü karayolları sınırları içinde Genel Müdürlük izniyle kurulacak tesisler, mimari ve mühendislik sorumluluğu Genel Müdürlükte olmak üzere plan, ruhsat ve lisans süreçlerine tabi değildir; ancak bu tesislerin bulunduğu alanlar karayoluna bağlı olarak yürütülür ve ilgili izinler bu kapsamda değerlendirilir. Kamulaştırma ve trampa yetkileri, gerekli taşınmazların temini için Genel Müdürlük tarafından kullanılır; trampa yoluyla taşınmazlar kamu yararı amacıyla uygun görüldüğünde değiş tokuş edilerek kullanıma alınır; kamulaştırılan taşınmazlar devlet malı olarak kabul edilir. Genel Müdürlüğün mal ve gelirleri devlet malı hükmünde olup haczedilemez; bazı vergilerden ve harçlardan muaf olabilir; gelirler vergiden istisnai olarak etkilenebilir; bu muafiyetler mevzuat çerçevesinde uygulanır. Güzergâh planları ve imar planı uyumu üzerinde yoğun bir koordinasyon vardır; güzergâhlar, imar planlarına işlenmek üzere belediye ve ilgili kurumlarla paylaşılarak değerlendirilir; itirazlar Genel Müdürlükçe karara bağlanır ve karayolu güzergâhı kesinleşince ilgili kurum ve kamu kurumlarına bildirilir; jeolojik, jeoteknik ve fotogrametrik raporlar bu süreçlerde temel alınır. Çevre ve güvenlik açısından, karayolları kenarında atık bırakılması yasaktır; güvenlik ve trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla gerektiğinde müdahaleler Genel Müdürlük gözetiminde veya yetkili makamlarca gerçekleştirilir ve zarar veya masraflar sorumlu kişilerden talep edilir. Ulaşımın sürekliliği amacıyla, erişme kontrolü uygulanması nedeniyle yolların kapatılması durumunda, taşınmaz sahipleri için en kısa mesafeden alternatif erişim sağlanır ve bu haklar korunur. Özetle, bu yapılandırma karayolları ağını planlama, sınıflandırma, erişim ve geçiş koşullarını belirleme, kamulaştırma ve taşınmaz temin süreçlerini düzenleme, bağlantı ve şehir geçişlerini koordine etme, tesisleşme ve güvenlik konularını merkezi bir yönetim altında tutar; kamu yararı, çevre güvenliği ve imar alanıyla uyum ilkeleri doğrultusunda karar alınmasını ve uygulanmasını hedefler.