10 / 3.244 sonuç gösteriliyor

Kanun 6831
1956-09-08

ORMAN KANUNU

Orman olarak sayılan alanlar, tabii ve emekle yetiştirilen ağaç topluluklarının bulunduğu yerleri kapsar; bazı alanlar ise orman sayılmaz. Bunlar arasında sulaklıklar, step örtüsüyle kaplı alanlar, her türlü dikenli ve çalı türleriyle kaplı alanlar, parklar, eski mezarlıklar içindeki ağaçlar ve tarım arazileri olarak kullanılan, orman içinde bulunan veya bitişiğinde bulunan belirli ağaç ve ağaççıklar yer alabilir. Ayrıca sahipli arazide bulunan ve civarındaki ormanlarda doğal olarak yetişmeyen ağaçlar ile bazı özel kullanımdaki araziler de orman sayılmama kapsamına girebilir; bazı durumlarda yabancı türlerle veya tarımsal amaçlarla kullanılan araziler de bu kapsam dışı kalabilir. Bu kapsam dışına çıkartılan alanlar, devlet, kamuya ait kurumlar veya özel sahipler adına orman sınırlarının dışına alınabilir; çıkartılan bu yerler taşınır veya tescil süreçleriyle kayıt altına alınır ve bu işlemler kesinleşir. Orman sınırları dışına çıkartılan alanlar dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz. Belirli şartlarda muhafaza ormanları, milli parklar ve üretim ormanı gibi nitelikler korunur. Ayrıca bazı alanlar, korunması gerekli bulunduğunda ya da tarihi, estetik, turistik değerler nedeniyle orman rejimine alınabilir. Ormanlar, devlet ormanları, kamuya ait ormanlar ve özel ormanlar olarak sınıflandırılır; ayrıca bu kategoriler içinde koruma ve üretim işlevlerini ifade eden alt tipler bulunur. Ormanların yönetimi ve denetimi, orman idaresinin sorumluluğundadır; diğer sahipler ise ormanlarla ilgili işlemlerden denetime tabidir. Orman kadastrosu adı verilen sınır belirleme çalışmaları, belirli komisyonlar tarafından yürütülür; ilanlar yapılır, itirazlar için belirli süreler öngörülür ve başvuru sahiplerinin katılımı sağlanır. Sınır noktaları yerinde tespit edilerek haritalara işlenir; tespit edilen sınırlar değiştirilemez ve kayıtlar ilgili kurullarca onaylanır. Kadastro çalışmalarında harita ve ölçüm işlemleri uzmanlar tarafından yapılır ve kontrol, onay süreçleriyle tamamlanır. Kesinleşen tutanak ve haritalar ilan edilir; itirazlar süresi dolduktan sonra kararlar kesinleşir. Sınır dışına çıkarılan veya kadastroyla belirlenen yerler üzerinde, fiilen orman olan alanlar tespit edilip gerektiğinde orman vasfı sürdürülür veya yasal kayıtlarla gerekli işlemler yapılır. Bu süreçler sonucunda yapılan tasarruflar için belirli ödemeler ve bedeller uygulanır; ancak bazı durumlarda, uygulama süresi içinde satış işlemleri tamamlanana kadar bu bedeller alınmaz. Noktaların, taşların ve işaretlerin korunması zorunludur; bu işaretlerin yer değiştirilmesi veya zarar görmesi yasaktır.

CB Yönetmeliği 3413
2021-01-07

6831 SAYILI ORMAN KANUNUNUN EK 16 NCI MADDESİ KAPSAMINDA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARMA İŞLEMLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK

- Bu yönetmeliğin amacı orman sınırları dışına çıkarılabilecek yerleri ve çıkarılamayacak alanları belirlemek ve uygulama usullerini netleştirmektir. - Çıkarım için talep toplama süreci başlatılır ve ilgili belgeler toplanır. - İnceleme heyeti kurulur; talep ve belgeler incelenir; sınır koordinatları ve haritalar rapora eklenir. - İnceleme raporuna dayanılarak talebin uygun olup olmadığı bildirilir; uygun bulunan durumda sınır değişikliği için gerekli aşamalara geçilir. - Nihai karar alındığında sınır belirlenir ve orman sınırları dışına çıkarma işlemi uygulanır. - Sınır dışına çıkarılan alanlar parsel numaralandırılır, ölçülür ve haritalara işlenir; haritalarda gösterilir. - Orman vasfını yitiren alanlar tarımsal veya yerleşim amaçlı kullanıma açılır ve tapuda tescil edilir. - Taşınmazlar ormana tesis etmek amacıyla tahsis edilip teslim edilir. - Tutanaklar ilan olunur, itiraz süreleri ve süreçleri uygulanır; kararlar kesinleştiğinde itiraz süreci tamamlanır. - Dosyalar derlenir ve denetim için ilgili yerlere iletilir.

Kanun 2873
1983-08-11

MİLLİ PARKLAR KANUNU

Bu metnin pratik etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Belirlenen milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve tabiatı koruma alanları, doğal değerlerin bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesi amacıyla özel bir koruma ve yönetim çerçevesine alınır. - Bu alanlarda gerekli gelişme ve kullanım planları hazırlanır; iskan ve yapılaşma, planlara uygun projeler ve onay süreçleri çerçevesinde yürütülür. - Kamu yatırım ve projeleri için izinler verilir ve uygulamalar denetlenir; tarihi ve arkeolojik alanlarda çalışmalar için özel izinler gereklidir. - Turizm amaçlı bina ve tesisler için izinler verilebilir; ilgili haklar ve kullanımlar belirli süreler için tesis edilebilir; süre sonunda tesislerin devri ve değer üzerinden uzatma olanakları bulunabilir. - Kamuya ait alanlarda yapılan ya da yapılacak kullanımlar için belirlenen sınırlar dışına çıkılmaz; bu alanlarda kullanım izni ve irtifak hakları sınırlanabilir. - Ardında maden ve petrol arama/işletme ruhsatları, korunması gerekli alanlarda, uygunluk ve koruma koşulları göz önünde bulundurularak verilir. - Alanlarda altyapı ve hizmetler, koruma ve yönetim amaçları doğrultusunda ilgili yetkili kurumlar tarafından gerçekleştirilir ve işletilir. - Kaynakların geliştirilmesi amacıyla koruma ve çok taraflı kullanım dengesi gözetilerek teknik uygulamalar yapılır; belirli yerlerde üretim, avlanma ve otlatmaya yönelik izinler verilebilir. - Tabiat alanlarında doğal denge, yaban hayatı ve ekosistem korunur; bozulacak veya bozabilecek her türlü müdahale ile kontrollü olmadan yapı ve tesis kurulması engellenir. - Tescil açısından kamu arazileri ve mevcut tesisler üzerinde yetkisiz tescil işlemleri yasaktır; gerektiğinde müdahale ve el koyma yürütülür. - Koruma görevlileri ve alan kılavuzlarıyla ziyaretçi yönetimi, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yaygınlaştırılır; yöre halkı bu süreçte alan kılavuzluğu konusunda eğitilir. - Uygulama ve yönetişim için gerekli yönetmeliklerin çıkarılması ve uygulanması sağlanır; bu kapsamda planlar ve sorumluluklar netleşir. - Koruma alanlarında yasa dışı fiiller ve tahribatlar için cezai yaptırımlar uygulanır ve artırılabilir. - Mevzuat değişiklikleri ve geçici hükümler, mevcut hakların korunması ve giriş ücretleri ile cezaların uygulanması üzerinden süreçleri etkiler. - Yürürlük ve uygulanabilirlik, kanunun belirlediği kapsamda hayata geçirilir.

Kanun 775
1966-07-30

GECEKONDU KANUNU

- Bu kanun mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiye edilmesi ve yeniden gecekonduların yapılmasının önlenmesini amaçlar; buna bağlı olarak uygulanacak tedbirler öngörülür. - Gecekondo olarak tanımlanan izinsiz yapılar ve bunların oluşturduğu sorunlar üzerinde düzenlemeler getirilir. - Belediyelere devredilecek veya kamulaştırılacak araziler için konut yapımını destekleyen bir odaklama ve süreç mekanizması öngörülür. - Vakıflar İdaresiyle ilgili taşınmazlar ve tapu işlemleri için belirli bildirim ve devretme süreçleri düzenlenir; bu süreçler belediyelerin kullanımına yönlendirilir. - Belediyeler, konut yapımı için uygun gördükleri arazileri belirleyebilir ve bu arazileri konut üretimine tahsis edebilir. - Kamu hizmetleri ve tesisleri için gereken alanların kullanımıyla ilgili esaslar belirlenir; bazı alanlar konut amacıyla değerlendirilebilir veya finansal denge sağlanabilir. - Islah ve tasfiye bölgelerinde bulunan özel mülkiyetteki arazi ve üzerlerinde bulunan yapıların, konut temini veya arsa tahsisi karşılığında korunması veya değiştirilmesi yoluyla kullanımı öngörülür. - Islah ve tasfiye bölgelerindeki planlar ve projeler için onay süreçleri ve planların halka duyurulması esas alınır; planlar belediyelerde ve ilgili kurumlarda kamuya açık hale getirilir. - Gecekonduların ıslahı ve tasfiyesi kapsamında, konut dışında kullanılan yapıların korunması veya değiştirilmesi için esaslar kurulur. - Gecekonduların tesbiti ve bölgelerin sınırlarının belirlenmesiyle ilgili çalışmalar yapılır; haritalar ve planlar hazırlanıp ilan edilerek kamuya duyurulur. - Gecekonduda oturan veya işyeri olarak kullananlar, ilgili beyannameyi belirlenen süre zarfında sunmakla yükümlüdür. - İzinsiz yapıların yıkımına karar verildiğinde, kararın uygulanması ve gerekli güvenliğin sağlanması süreçleri planlanır; yıkım masrafları ve uygulanmasıyla ilgili pratik hükümler uygulanır. - Kamu hizmetleri için gerekli alt yapı çalışmalarının finansmanı için yapılacak katılım payları ve diğer gelir kaynakları belirlenir; bu ödemeler planlı şekilde toplanır. - Plan ve programlar halka açık olarak ilan edilir ve ilgili taraflar sürece dahil edilerek yürütülür.

Kanun 6292
2012-04-26

ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMESİ VE HAZİNE ADINA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, orman nedeniyle başka yerlere çıkarılan yerler ile Hazineye ait tarım arazilerinin değerlendirilmesi ve köylülerin kalkındırılmasına ilişkin usul ve esasları belirler; orman köylülerinin yaşayışını ve üretimini desteklemeyi amaçlar. Köylülerin nakli ve yerleşmesi açısından uygulanabilir etkiler - Köylerin yeniden yerleşimi ve kalkındırılması için karar verildiğinde, bu süreçlerin uygulanması ve koordinasyonu ilgili orman kurumları tarafından yürütülür. - Bazı alanlar, köylülerin yaşamlarını sürdürmesi için yeniden düzenlenir ve iskan süreci bu doğrultuda planlanır; gerekli hallerde diğer yerlere kısmen veya tamamen nakil yapılabilir. - Yerleşim planları, arazi kullanımını tarımsal faaliyetlere uygunluk açısından incelenir ve uygun bulunan alanlar için tarımsal ıslah, imar ve ihya işlemleri yapılır; bu işlemler için ilgili kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanır. Arazi sınıflandırması ve yönetim - Değerlendirme kapsamında bazı araziler ormana dönüştürülmek üzere yeniden tasarlanır; bu arazilerin hangi kamu idaresine devredileceği belirlenir. - Tarım arazileri veya ormanlık alanlar gibi farklı kategorilerdeki yerlerin kadastro ve tapu kayıtları üzerinde gerekli düzeltmeler ve terkin çalışmalarına ihtiyaç duyulur. - Değerlendirme sonucunda, orman içindeki veya çevresindeki yerleşim yerleri için gerekli iskan ve tescil işlemleri ilgili idarelerce yürütülür. Kamulaştırma ve arazilerin ağaçlandırılması - Gerekli durumlarda kamulaştırma yapılabilir; kamulaştırılan arazilerin ağaçlandırılması ve ormana dönüştürülmesi Orman Genel Müdürlüğünün görevleri arasındadır. - Kamulaştırılan arazilerin tescili ve kullanım amacı, kamu idareleri ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasındaki işbirliği çerçevesinde yürütülür. Hak sahibi olanlar ve doğrudan satış - Önceden kullanıcı olan veya üzerinde tarımsal işler yapan kişiler, belirli kayıtlar ve beyanlar doğrultusunda doğrudan satış için başvurabilir; bu başvurular belirlenen süre içinde sonuçlandırılır. - Satış bedeli, güncel değerlemelere göre hesaplanır ve peşin ödemede indirimler, taksitli ödemelerde ise belirli taksit seçenekleri uygulanır. - Satış bedelinin ödenmesi tamamlandığında tapu ve gerekli ipotek işlemleri resen gerçekleştirilir; bu işlemlerde resmi şekil şartı aranmamış olabilir. - Hak sahibinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde haklar korunur; ödenmeyen tutarlara ilişkin yaptırımlar uygulanabilir ve hak sahibi için satış hakları düşebilir. - Hak sahipliği konusunda halefiyet durumu söz konusu olduğunda noter aracılığıyla muvafakatname düzenlenebilir ve buna ilişkin masraflar uygulanır. Sınırlamalar ve kapsam dışı kalan alanlar - Su havzaları, içme suyu koruma alanları ve bazı özel kullanım alanları için hak sahiplerine satış yapılması kısıtlanabilir; bu durumlarda alternatif olarak benzer alanlarda hak sahipliği düzenlemeleri yapılabilir. - Kamu hizmetlerine ayrılan veya belirlenen amaçlar için kullanılan araziler bu kanun kapsamındaki doğrudan satış için uygun olmayabilir. İskân ve planlama çerçevesi - Iskan süreçleri, mevcut iskan mevzuatı ve ilgili planlama süreçleriyle uyumlu olarak yürütülür; iskan talepleri, mevcut mevzuat çerçevesinde desteklenir. - Tarımsal faaliyetler için uygunluk ve planlama konularında ilgili bakanlıklar ile bakanlıklar arası koordinasyon sağlanır; planlar onaylanır ve uygulanır. Genel imkânlar ve güvence - Yasal süreçler, kayıtlar ve bedel hesaplama konusunda şeffaflık ve belirlenen usullerin uygulanabilirliği hedeflenir; hak sahiplerine adil işlem yapılması güvence altına alınır. - Bahsedilen işlemler kapsamında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar için gerekli başvuru ve itiraz imkanları sunulur; uygun görülen durumda iade veya düzeltme mekanizmaları uygulanır.

Kanun 4342
1998-02-28

MERA KANUNU

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla mera, yaylak, kışlak ve umuma ait çayır-otlak olarak kullanılan alanlar devletin tasarrufu altına alınır ve köyler veya belediyeler tarafından ortak veya münferiden kullanıma tahsis edilir; bu alanlar özel mülkiye geçirilemez ancak kiralanabilir. Tahsis amacı değişmedikçe bu alanlar başka amaçla kullanılamaz; belirli şartlar altında gerekli onaylar alınarak değiştirilmesi mümkündür. Kurum ve teknik ekiplerce mevcut mera, yaylak ve kışlaklar ile bunların ihtiyaçları tespit edilerek sınırları belirlenir, haritalandırılır ve yerinde işaretlenir; ekolojik, tarımsal ve ekonomik değerlendirmeler ile mevcut hayvan varlığı ve otlatma kapasitesi göz önünde bulundurulur; sonuçlar tutanak halinde kayda geçer. İlgili köy ve belediyeler ile diğer ilgili taraflar bilgilendirilir, gerekli belgeler istenir; ormanlık alanlar ve ilgili kayıtlar hakkında bilgiler toplanır; itiraz süresi uygulanır ve itirazlar kararlandırılarak süreç sonuçlandırılır; kararlar kayıt ve ilan yoluyla resmiyete alınır ve gerektiğinde yargıya başvurma hakkı saklıdır. Tahsis kararları, ortak kullanıma yönelik olarak belirlenen yer, sınır, sulama ve geçit yerleri ile otlatma kapasitesi ve ailelerin otlatabileceği hayvan sayısını içerir; fazlalık alanlar çevre köylere veya özel/ tüzel kişilere kiralanabilir; kiralama belgeleri ve uygulama usulleri yönetmelikle belirlenir. Ayrıca kiralanan alanlarda gerekli bakım ve barınma gibi hayvancılık tesisleri kurulabilir; bu tesislerin kullanımına ilişkin sınırlamalar ve mali hükümler belirlenir. Islah edilmesi gereken meraların, gerekli masrafları karşılayacak sorumlulara ait olduğu ve yapılan islah giderlerinin bütçeye gelir olarak kaydedilerek ıslah çalışmalarında kullanıldığı bir mekanizma vardır. Tahsis amacı değişikliğine ilişkin istisnalar enerji-ve doğal kaynakları, kültür-turizm yatırımları, kamu yatırımları, savunma ve güvenlik, afet bölgeleri gibi ihtiyaçlar için öngörülür ve bu durumda ilgili yetkili makamlarca onay gerekir. Bu süreç sonunda kararlar ilan edilerek teyit edilir ve kayıt altına alınır; itiraz ve dava hakları belirli sürelerle korunur; böylece mera, yaylak ve kışlaklar için ortak kullanım hakları netleşir ve sürdürülebilir otlatma amacıyla yönetilir.

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

Kanun 3194
1985-05-09

İMAR KANUNU

Bu düzenlemenin pratik etkileri şunlardır: - Yerleşim yerlerinde ve bu yerlerdeki yapılaşmada plan, çevre, sağlık ve mevcut şartlara uyum sağlanması hedeflenir. - Her saha için, plan hükümlerine aykırı maksatlarla kullanım yapılamaz; yapılan her tür yapı ve yerleşim faaliyeti mevcut planlara uygun olmak zorundadır. - Bazı özel kanunlar kapsamındaki yerler için özel uygulama kuralları devreye girebilir; bu durumlar saklı tutulur. - Mekânsal planlar; bölgesel stratejiler, çevre ve imar planları hiyerarşisine göre hazırlanır; planlar birbirine uygun şekilde tasarlanır. - Nazım imar planı ve uygulama imar planı olmak üzere iki tür plan arasında ilişki kurulur ve her plan üst planla uyumlu halinde hazırlanır. - Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması sürecinde kapsamlı süreçler uygulanır; planlar ilan edilerek kamunun görmesi ve itiraz edebilmesi için imkanlar oluşturulur. - Kamu kurumlarının görüşleri alınır; halkın plan değişikliği süreçlerinde bilgilendirme yapılır ve değişikliklere katılım imkanı sağlanır. - Planlar ile ilgili veriler elektronik ortama kaydedilir, paylaşılır ve arşivlenir; plan verileri merkezi bir entegrasyon üzerinde erişilebilir hale getirilir. - Mekânsal kararlar, kentsel tasarım projeleriyle birlikte ele alınabilir ve uygulama planlarıyla uyumlu biçimde uygulanabilir. - Tarım arazileri gibi özel kullanım alanlarının korunması gerektiğine yönelik sınırlamalar uygulanır; bu alanlarda kullanım amacı dışı işler için ek kurallar devreye alınabilir. - Alt ve üst kademe planlar arasındaki uyum sağlanır; ruhsat ve yapı denetim süreçleri mevcut plan esaslarına göre yürütülür. - Planların uygulanabilirliği ve mekânsal kararların maliyetiyle ilgili hususlar, ilgili süreçler içinde dikkate alınır; gerektiğinde maliyetler taraflarca karşılanabilir. - Köy ve kırsal dokunun korunması, yerel mimari karakterin yaşatılması ve mekânsal kararların buna uygun şekilde alınması hedeflenir.

CB Yönetmeliği 200712937
2007-12-19

BİNALARIN YANGINDAN KORUNMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Pratik etki özeti - Bu yönetmelik, kamuya açık ve özel kullanımda olan her türlü yapı, tesis ve alan için yangın güvenliğini tasarım, yapım, işletim, bakım ve kullanıma entegre etmeyi ve yangın riskini en aza indirip can-mal kayıplarını azaltmayı amaçlar. - Kapsamı, karada ve suda bulunan yapılar ile sabit ve hareketli tesisleri içerir ve bazı özel alanlarda ek kuralların uygulanabileceğini öngörür. - Yeni yapılarda veya kullanım amacı değişen projelerde yangına karşı güvenlik şartlarına uyulması gerekir; bu uyum sağlanıncaya kadar ruhsat veya kullanım izni verilmez. - Yangın güvenlik sistemi tasarımı, uygulaması ve bakımı sorumluluğu, tasarımcılar, yükleniciler, işletmeciler ve ilgili taraflar arasında belirli sorumluluklar doğurur; sistemlerin eksik veya hatalı olması halinde sorumluluk ilgili tarafa aittir. - Yangın algılama, uyarı, söndürme, tahliye ve acil aydınlatma gibi aktif sistemlerin yeterli ve uygun şekilde kurulması gerekir; bu konulardaki eksiklikler veya hatalar için kurumlarca gerekli işlemler yapılır. - Acil durum planları ve tahliye projeleri hazırlanır, onaylanır ve uygulanır; tahliye planları ve projeler bazı durumlarda mimari projelerden ayrı ele alınabilir. - Standartlar uygulanır; mevcut Türk veya Avrupa standartları esas alınır; bunlar yoksa uluslararası geçerli standartlar kullanılabilir. - Sigorta şirketleri, sigorta talebi olan yapılarda uyum denetimi yapmakla yükümlüdür; bu süreçte kamuya herhangi bir vize, harç veya benzeri ücret talep edilemez. - Özel alanlar veya kritik kullanımlar için ek hükümler uygulanabilir; bu tür durumlarda ilgili kamu kurumları ek kararlar alabilir. - Yangın güvenliği ile ilgili uyumsuzluklardan doğacak hasarlarda kusurlarına göre sorumluluklar paylaşılır; yapı sahibi, tasarım ve denetim görevi bulunanlar, müteahhitler ve danışmanlar sorumluluk altında sayılır.

Kanun 7452
2023-04-10

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA YERLEŞME VE YAPILAŞMAYA İLİŞKİN CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİNİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Bu kararname kapsamında deprem bölgesinde yerleşim ve yapılaşmaya ilişkin uygulamalar hayata geçirilebilir. Depremden etkilenen bölgelerde geçici veya kalıcı iskân alanları belirlenerek konut yerleşimi sağlanabilir; bu süreçte yerleşim için uygun kriterler göz önünde bulundurulur ve gerektiğinde ek alanlar kullanılabilir. Yerleşim için belirlenen alanlarda orman vasfı alanlar, zeytinlikler ve ekli kroki/koordinat listesinde yer alan alanlar da kullanılabilir; gerektiğinde bu alanların vasfı yeniden değerlendirilir. Vasfı değişecek yerler devlet adına tescil edilir ve ilgili kurumlarca bildirilir. Dava süreçleri ve tespit dışı kalan alanlar için gerekli düzenlemeler yapılır; bazı alanlarda yargı süreçleri hızlandırılabilir ve tescil işlemleri Kamu yararı doğrultusunda yürütülebilir. Plan ve imar uygulamalarında onay gerekliliğine ilişkin bazı prosedürler esnekleştirilebilir; bu alanlarda takas ve trampa gibi işlemler yoluyla hak dağılımı sağlanabilir; taşınmaz işlemlerinde vergi, harç ve benzeri mali yükümlülükler için muafiyetler gündeme gelebilir. Kamulaştırma veya devir işlemleri gerçekleştirilebilir; söz konusu taşınmazlar Kamu yararı doğrultusunda Hazine adına tescil edilebilir; bedel belirlenmesi ve ödemeler taraflar arasındaki uzlaşma ve mahkeme süreçleriyle yürütülebilir. Tescil ve terkin işlemleri hak sahiplerine bilgi verilerek yapılır. Altyapı ve üstyapı yatırımları önceliklendirilir; doğal gaz, elektrik, su, atık su ve iletişim altyapısı ile diğer hizmetler hızlı biçimde tamamlanabilir. Konut ve işyeri ihtiyacının karşılanması amacıyla Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile işbirliği yapılarak mühendislik hizmetleri ve proje çalışmaları yürütülebilir; gerektiğinde kaynak aktarımı sağlanabilir. Proje kapsamında yapılacak konut/işyeri hibeleri ve kredileri için finansman ve destek mekanizmaları uygulanabilir; hibeler hak sahiplerine devredilebilir ve mali yükümlülükler belirli çerçeveyle karşılanabilir. Yeni yapıların yapımında bağımsız bölüm paylaşımı ve teslim süreçleri; değer tespiti yapan uzman kurumlar aracılığıyla gerçekleştirilir ve maliklere düşen bağımsız bölümlerin dağılımı ilgili belgelerde yer alır. Teslimat süresi içinde teslim edilmeyen haklar ve bu süreçteki mali işlemler için gerekli adımlar atılır. Taşınmazlar üzerinde mevcut haklar (ipotek, ihtiyati haciz vb.) bu süreçler tamamlanana kadar geçerli kalır; gerekli hallerde hak sahiplerinin bilgisi ve onayı alınarak bu haklar düzenlenebilir veya terkin edilebilir. Taşınmazların değerlendirilmesi ve işlem maliyetlerinin hesaplanması konusunda, değerleme süreçleri güvenilir kuruluşlarca yürütülür; bu değerler, hak sahiplerine ödenecek bedellerin belirlenmesinde esas alınır. Taşınmazların bedellerinin ödenmesi ve takas/teslim süreçleri tamamlandıktan sonra ilgili malikler adına tapu kayıtları güncellenir ve hak sahiplerinin hakları uygulanabilir şekilde devreye girer. Bu süreçler elektronik iletişim ve yerel muhtarlıklar yoluyla duyuru ve bildirim yöntemiyle yürütülebilir.