10 / 330 sonuç gösteriliyor

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Kararı 7870
2023-11-25

154 KV G4-VİRANŞEHİR 4 GES TM-KIRLIK TM ENERJİ İLETİM HATTI PROJESİ KAPSAMINDA BAZI TAŞINMAZLARIN TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 7870)

Bu karar, Sanlıurfa ilinin Viranşehir ilçesindeki belirli taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı kurulması ve acele kamulaştırma işlemlerinin başlatılması yönündedir. Bu kapsamda elektrik iletim hatlarının kurulması, bakımı ve işletilmesi amacıyla söz konusu taşınmazlar üzerindeki kullanım hakları kısıtlanacaktır. Taşınmaz sahipleri, tazminat ve diğer haklarının korunması için yasal mekanizmalar çerçevesinde başvurabilir. Projenin amacı, elektrik iletim altyapısını güçlendirmek olup bu süreç çevre ve mahal kullanımında geçici veya kalıcı etkiler doğurabilir.

Kanun 6112
2011-03-03

RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini düzenler ve bu hizmetlerin kamu yararı gözetilerek işlemesini sağlayacak düzenleyici çerçeveyi belirler. - İçeriklerin editoryal bağımsızlığı korunur; yayınların içeriğine önceden müdahale edilmez ve önceden denetlenemez. - Yayınların içeriği ve sunumu, tarafsızlık, hukuk üstünlüğü, insan onuru ve özel hayatın gizliliğine saygı ile toplumsal değerlere uygunluk ilkesine uymalıdır. - Terörü övme veya teşvik etme, ayrımcılık yapma, toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı içerikler yayınlama gibi hususlar yasaktır. - Medya hizmet sağlayıcıları, sahip oldukları haksız çıkarlar bakımından tarafsız ve bağımsız kalmakla yükümlüdür; hissedarlar veya üçüncü dereceye kadar yakınlarla çıkar çatışmasına girmemelidir. - Ticarî iletişimler ve reklamlar ile program desteği gibi unsurların sunumu belirlenen kurallara tabidir; yayınların şeffaflığı ve izleyiciyle hesap verebilirliği sağlanır. - Yayın dili esas olarak Türkçedir; ancak Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde de yayın yapılabilir. - Yayınların künye, iletişim ve adres bilgileri ile izleyici temsilcisinin iletişim bilgilerinin yayınlanması gerekir. - Yayın hizmetlerinin yeniden iletimi serbesttir ve bu ilke, uluslararası sözleşmelerin gerekli kıldığı durumlar çerçevesinde uygulamaya konulur; aynı hizmetin farklı ortamlardan eşzamanlı iletimi yeniden iletim değildir. - Yayın ilkeleri gereği, tematik yayın ilkesiyle gün içinde belirli oranda belli konulara (haber, belgesel, eğitim, kültür vb.) odaklanılması teşvik edilir. - Olağanüstü dönemlerde ifade ve haber alma özgürlüğü korunur; ancak milli güvenlik, kamu düzeni gibi gerekçelerle geçici yayın yasakları getirilebilir; bu kararlar yargı denetimine tabidir. - Yayıma ilişkin ihlaller, yayınların durdurulması veya lisansın iptali gibi yaptırımlarla karşılaşabilir; tekrar eden ihlallerde yaptırımlar ağırlaşabilir. - Yeniden iletim serbest olsa da sınırlamalar ve düzenlemeler, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde uygulanır; yayın hizmetinin çeşitleri (televizyon, radyo, isteğe bağlı hizmetler, ticari iletişim) kendi kurallarıyla yönetilir.

CB Kararı 3972
2021-05-08

BALIKESİR İLİ, AYVALIK İLÇESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE BULUNAN SAHİLBOYU MEVKİİ DOĞAL SİT ALANININ KORUMA STATÜSÜNÜN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ SONUCUNDA, BAZI ALANIN KESİN KORUNACAK HASSAS ALAN OLARAK TESCİL VE İLAN EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3972)

Söz konusu sahilboyu bölgesi kesin korunacak hassas alan olarak belirlenmiştir. Bu durum, alan içinde mevcut ve gelecekteki girişimler ile faaliyetlerde sıkı sınırlamalar ve izne tabi süreçler uygulanacağı anlamına gelir. Faaliyetler arasında tarım, yapılaşma, altyapı çalışmaları ve doğal kaynağın çıkarılması gibi işlemler genelde yasaklanır veya izne bağlıdır. Ziyaretçi erişimi ve turizm, güvenlik ve koruma amacıyla kısıtlanabilir; belirli bölgelere giriş sınırlanabilir. Bilimsel araştırmalar ve izleme çalışmaları için önceden izin alınması ve koordinasyon sağlanması gerekir; bazı çalışmalar için çevresel etki değerlendirmesi istenebilir. Planlama ve yatırım kararları bu koruma statüsünü gözeterek yapılır; doğa koruma ilkeleri öncelikli olarak değerlendirilir. Koruma kuralları ihlal edildiğinde yasal yaptırımlar uygulanabilir; denetimler yapılır ve uyum sağlanması beklenir.

Kanun 6111
2011-02-25

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasını ve tahsilat süreçlerinde esneklik sağlamayı amaçlar. Uygulamada maliye ve gümrük dairelerince takip edilen amme alacakları ile belediyelerin ve büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon alacakları kapsama alınır. Ödeme hesaplama ve cezalar açısından etkiler: Ödenecek tutar, endeksler üzerinden hesaplanan yeni tutar olarak belirlenir ve bu tutara göre ödemeler yapılır. Eski faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine endeksli hesaplanan tutarın esas alınması söz konusudur. Bazı durumda cezaların ve bunlara bağlı gecikme zamlarının tamamı ya da bir kısmı, ödenecek tutar tamamen ödendiği şartıyla silinir veya hafifletilir. Kesinleşmiş alacaklar için: Ödenmesi gereken tutar endeksli olarak hesaplanır ve tamamen ödenmesi halinde cezaların, faizlerin ve bağlı fer’i alacakların bir kısmı ya da tamamı için indirim veya kaldırma imkanı doğar. Kesinleşmemiş veya dava aşamasında olan alacaklar için: Tahakkuklarda en son hesaplanan tutar esas alınır ve yapılandırma uygulanır. Bu süreçte borçluların dava açmama, açılmış davalardan vazgeçme ve kanun yollarına başvurmama şartı aranır. İlk taksitler ve ödeme süreleri açısından etkiler: İlk taksit süreleri uzatılır ve bazı ödemeler için süreler esneklik kazanır. Dava ve itiraz süreçleri açısından etkiler: İtiraz veya temyiz aşamasında olan tutarlar için de yapılandırma uygulanabilir; hesaplamalarda son aşamadaki tutar esas alınır. Bu süreçlerde borçluların dava açmama, açılmış davalardan vazgeçme ve kanun yollarına başvurmama koşulları bulunur. Genel olarak; belirli kamu alacaklarının ödenmesi için endeksli hesaplama yöntemine geçiş, cezaların ve faizlerin hafifletilmesi ya da silinmesi imkanı ve ödeme kolaylıkları getirilir; tahsilat hızını artıracak uygulamalar öne çıkar.

Kanun 2644
1934-12-29

TAPU KANUNU

- Gayrimenkul tescilinde yetkili temsilcilerin kimler olduğu açıkça belirlenmiş; tescil işlemleri bu temsilciler aracılığıyla yürütülür ve uygunluk için gerekli belgelerin sunulması zorunlu hale gelir. - Hükmi şahıslar için tescil ve tasarrufta bulunabilme yetkisi, resmi belgelerle kanıtlanır; ticaret şirketleri için ilgili kayıtlardan gerekli belgelerin alınması gerekir. - Yurttaşlık esasına dayalı ve ülke mevzuatında öngörülen sınırlar dahilinde yabancı gerçek kişiler ve yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinimi mümkün olur; ek kısıtlar ve devlet onayları uygulanabilir; bazı bölgelerde edinim ve projeler için özel denetim gerekebilir. - Denizden, gölden veya nehirden arazi edinmek için ilgili makamdan izin almak gerekir; belediye sınırları içinde ve dışında farklı kurullar izin verir; iznin süresi ve şartları yerine getirilmezse haklar sona erebilir. - İzinsiz doldurulan yerlerin tesciliyle ilgili özel kurallar vardır; belirli koşullar gerçekleştiğinde doldurulan yerler, komisyon kararına bağlı olarak edinilebilir veya sahibine bildirimli olarak devralınabilir. - Bir gayrimenkulün önünde ya da bitişiğinde doldurulmak istenen yerin durumuna göre, maliklerin müdahale hakları, komşu mülkteki haklar ve tescil konuları düzenlenir; doldurma işlemi belirli şartlar altında değerlendirilebilir. - Bataklıkların sıhhi veya iktisadi nedenlerle kurutulması gerektiğinde, sahipler uygun süre içinde kurutmadıkları takdirde devlet veya vilayet tarafından kurutulabilir; kurutulan arazinin sahipleriyle ilgili tazminat ve haklar uygulanabilir. - Orman, koru ve baltalıklar üzerinde tarla açma veya özel bina yapma gibi fiiller genel olarak yasaktır; özel izinler gereklidir. - İrtifak (hafif veya sınırlı haklar) hakları tescil ve ayni hakların kullanıma alınması, sonradan da geçerli olur ve ilgili şerhlerde belirlenen koşullar korunur. - Taşınmaz rehinleri ve teminatlar, kredilerin güvenceye alınması amacıyla tescil edilerek kayıtlı hale getirilebilir; resmi senetlerle bu işlemler sonucu haklar tesis edilir. - Planlı veya haritalı arazilerin bölünmesi, haritalı planlara bağlı olarak yapılır; harita olmadan bölünme durumu mahkeme kararıyla belirlenir. - Planlı veya haritalı yerlerde, tescil işlemleri ve düzeltmeler belirlenmiş usuller çerçevesinde yürütülür; gerekli yasal işlemler tamamlanmadan tescil yapılamaz. - Metruk mezarlıktlar ve vakıf umumi mezarlıkları köy adına tescil edilerek yönetim altında tutulur. - Yabancı kişiler ve yabancı ülkelerde kurulan tüzel kişiler için getirilen sınırlamalar özel kararlarla uyarlanabilir; bazı bölgelerde edinimler kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.

CB Yönetmeliği 201811962
2018-06-26

BÜYÜK ÖLÇEKLİ HARİTA VE HARİTA BİLGİLERİ ÜRETİM YÖNETMELİĞİ

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla büyük ölçekli harita ve harita bilgisinin ülke genelinde standartlara uygun olarak üretilmesi, derlenmesi, coğrafi veri tabanında saklanması, görselleştirilmesi ve uygulamalara entegrasyonunun güvence altına alınması amaçlanır. Veri, güncel ulusal jeoit modeline ve tanımlanan ulusal referans çerçevelerine uygun biçimde üç boyutlu koordinatlar ve yükseklik bilgileriyle hesaplanıp paylaşılabilir hale getirilir; bu sayede farklı kurumlar arasında uyum ve karşılaştırılabilirlik sağlanır. Kamu kurumları ile gerçek ve tüzel kişilere yönelik üretim ve ürettirilme sorumlulukları belirlenir; özel sektörde üretim için gerekli izin ve uygunluk mekanizmaları uygulanır. Haritaların üretimden saklama, analiz ve değişime kadar tüm süreçlerinde teknik esaslar tanımlanır; verinin coğrafi bilgi sistemlerinde görselleştirilmesi ve araziye uygulanabilirliği güvence altına alınır. Kontrol noktaları ve ilgili ağların sınıflandırılması, adlandırma ve numaralandırma kuralları netleşir; böylece verilerin güvenli ve izlenebilir biçimde paylaşılması kolaylaşır. Referans çerçeveleri ve izdüşüm sistemleri tanımlanır; eski verilerle yeni verilerin uyumu ve dönüşümü için uygun yöntemler belirlenir. GNSS tabanlı ölçüm yapan kontrol noktalarının oluşturulması, tesis edilmesi ve ölçülmesi için kriterler ve süreçler ortaya konulur; ölçüm kayıtları uygulanabilir biçimde belgelenir. Ölçüm sonuçlarının geçerliliği, bağımsız referanslar üzerinden yapılan karşılaştırmalı değerlendirmelerle kontrol edilir; uyumsuzluklar tespit edildiğinde düzeltme veya yeniden ölçüm yoluna gidilir. Eski ve yeni ağların entegrasyonu için kalite kontrol mekanizmaları uygulanır; dönüşümler üzerinde güvenilirlik sağlamak amacıyla uygun uyum değerlendirme yöntemleri kullanılır. Veri yönetimi ve paylaşımında sorumluluklar netleşir; verinin izi sürülebilirliği, güncellenmesi ve geçmiş bilgilerle uyumlu tutulması güvence altına alınır. Üretim ve bakım süreçlerinde nitelikli personel ve ilgili kurumlar bu standartlara uyum göstermekle yükümlüdür; böylece harita üretiminin güvenilirliği ve güvenli kullanımı artırılır. Teknolojik yenilikler ve mevcut uygulamalar entegre edilerek haritaların karar verme süreçlerinde güvenilir temel olarak kullanılabilirliği güçlendirilir. Harita verileri araziyle uygulanabilir ve değişen durumlara karşı güncel tutulur; bu sayede planlama ve altyapı yönetimi için güvenilir bir kaynak oluşturulur. Genel olarak, harita ve coğrafi verilerin kamu ve özel paydaşlar tarafından güvenli, uyumlu ve güncel biçimde kullanılmasına olanak tanınır.

Kanun 6736
2016-08-19

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN KANUN

Bu yasa bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasını sağlar; kapsama giren alacaklar vergi borçları ve bunlara bağlı cezalar, gecikme faizleri ve zamlar, gümrük vergileri, gümrük işlemlerine ilişkin idari para cezaları, sosyal güvenlik primleri ve bunlara bağlı fer’iler ile belediyelere ait vergi cezaları, su ve atık su ücretleri ve katı atık ücretleri gibi alacakları içerir. Yapılandırma kapsamında ilgili alacaklar taksitli ödenebilir ve borçluya plan dahilinde ödeme imkanı tanınır; bu kapsamda vergilere bağlı gecikme cezaları ve diğer fer’i alacaklar için uygun tutar hesaplanır. Cezalar ve gecikme cezalarına bağlı faiz ve zamlar yerine endeksleme esasına göre hesaplanan tutar ödenmesi öngörülebilir; şartlar sağlandığında cezaların kalan kısmının tahsilinden vazgeçilebilir veya azaltılabilir. İhtirazi kayıtla verilen beyannameler ve kesinleşmiş bazı alacaklar için de yapılandırma imkanı uygulanabilir. Kapsama giren alacaklar arasında gümrük, sosyal güvenlik ve belediyelerle ilgili alacaklar yer alır; ödeme planına uygun ödeme halinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer’ilerin ilerideki tahsilinden vazgeçilebilecek veya azaltılabilecek şekilde uygulanır. Bu yapılandırma, ödenmesi gereken tutarlar hakkında ödeme kolaylığı ve sürece bağlı olarak bazı kısmi indirimler hedefler; plan kapsamında ödemelerin zamanında yapılması durumunda mevcut takibat ve yaptırımların yoğunluğu azaltılabilir.