10 / 340 sonuç gösteriliyor

Kanun 5395
2005-07-15

ÇOCUK KORUMA KANUNU

Pratik etki özeti: - Korunma ihtiyacı olan çocuklar ile suça sürüklenen çocukların korunmasına ve haklarının güvence altına alınmasına yönelik usûl ve esaslar belirlenir; öncelik çocuğun güvenliğini, gelişimini ve esenliğini korumaktır. - Temel ilkelerle çocuğun yaşamı, gelişimi, korunması ve katılımı güvence altına alınır; ayrımcılık yapılmaması, karar süreçlerine çocuğun ve ailesinin bilgiyle dahil edilmesi, işbirliği içinde çalışmalar ve insan haklarına dayalı hızlı ve adil işlemler ön planda tutulur. - Koruyucu ve destekleyici tedbirler ağırlıklı olarak çocuğun kendi ailesi içinde korunmasına yöneliktir; danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma hizmetleriyle destek sağlanır; gerekli hallerde resmi bakım yurtları veya koruyucu aile hizmetleri devreye alınır. - Barınma, sağlık, eğitim gibi alanlarda verilen tedbirlerle çocuğun güvenliği ve bakımı sağlanır; kimliğin korunması amacıyla gizlilik tedbirleri uygulanır. - Acil tehlike durumlarında acil korunma kararları hızlıca verilebilir; sosyal inceleme ile kararın devamı veya alternatif tedbirler belirlenir. - Tedbir kararları, çocuğun gelişimini gözeterek belirlenir ve gerektiğinde değiştirilir veya kaldırılır; uygulanması belirli periyotlarda denetlenir ve süre sonlandırma ihtimali bulunur. - Çocuklar için özgün güvenlik tedbirleri uygulanır; akıl hastalığı gibi durumlarda özel tedbirler dikkate alınır. - Hakkaniyetli ve etkili süreçler için duruşmalar, çocuğun yararına uygun şekilde düzenlenir; gerekli hallerde sosyal çalışma görevlisi davaya eşlik eder ve çocuğun sorgusu güvenli bir ortamda yapılır; çocuğun haklarına uygun şekilde ifadesi ve katılımı gözetilir. - Zorlayıcı tedbirler konusunda tutuklama ve ağır yaptırımlar yaşa uygun olarak sınırlanır; çocuklar için denetimli serbestlik ve adlî kontrol tedbirleri öne çıkarılır. - Kanunen kurulan özel çocuk mahkemeleri ve ilgili savcılık/kolluk birimleri, çocuklara özgü işlemleri çocuk odaklı şekilde yürütür; çocukla ilgili işlemler daha uygun ve güvenli bir ortamda gerçekleştirilir. - Çocuğun kimliği ve kişisel bilgileri koruma amacıyla gizlilik ve mahremiyet tedbirleri uygulanır; karar ve süreçler gerektiğinde halka açık değil, güvenli şekilde yürütülür. - Kararlara karşı itiraz yolu bulunur ve sürece ilişkin haklar korunur; kararlar, çocuğun yararına ve gelişimine uygun olarak izlenir ve gerektiğinde değiştirilebilir.

Kanun 2828
1983-05-27

SOSYAL HİZMETLER KANUNU

Bu metin sosyal hizmetlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin geniş bir çerçeve oluşturur ve hizmetlerin amacı, kapsamı, tanımlar ile genel esaslar ve mali hükümlerini belirler. Sosyal hizmetler, ihtiyaç sahiplerinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarını giderici, sorunlarını önleyici ve çözümleyici hizmetleri kapsar ve yaşam standartlarının yükseltilmesini hedefler. Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar, engelliler ve yaşlılar gibi temel toplumsal gruplar ile benzer ihtiyaç sahipleri öncelikli olarak hizmetlerden yararlanır. Hizmetler için çeşitli kuruluş türleri ve birimler kurulur; çocuklara yönelik koruma ve bakıma odaklı yuvalar, yetiştirme yurtları, kreş ve gündüz bakım hizmetleri, huzurevleri ve bakım-rehabilitasyon merkezleri gibi birimler ile bu hedeflere uygun çalışır. Hizmetler, kamu kurumları, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplumun koordineli işbirliğiyle, denetim ve gözetim altında sunulur; kaynaklar en verimli şekilde kullanılır. Hizmetlere erişimde ayrımcılık yasaktır; talep fazlası olduğunda belirlenen öncelikler uygulanır ve hizmetler insan onuru ve saygısı çerçevesinde sunulur. Personel seçimi ve hizmet içi eğitim, hizmetin niteliğine ve özelliklerine uygun şekilde yapılır; çalışanların nitelikleri hizmetin gerektirdiği standartlara uygun olur. Dış kuruluştan hizmet alınması gerekiyorsa izin ve standartlara uyum zorunludur; coğrafi ve fonksiyonel dağılım dengeli sağlanmaya çalışılır ve hizmet boşlukları giderilir. Engelliler için eşit katılım, erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, istihdam ve sosyal güvenlik konularında hedefler belirlenir; engellilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Ev tipi sosyal hizmet birimleri, merkezler ve koordinasyon yapıları aracılığıyla ihtiyaç tespiti, müdahale ve takibi bir arada ve kolay ulaşılabilir biçimde gerçekleştirilir. Hizmetler için mali kaynaklar genel bütçeden sağlanan yardımlar, hizmetlerden elde edilen gelirler, bağışlar ve benzeri çeşitli kaynaklarla finanse edilir. Kamu ve özel sektör işbirliği, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon esas alınır ve hizmetlerin yayılımı ile etkili kullanımı hedeflenir. Çalışanlar ve özel düzenlemeler konusunda sözleşmeli çalıştırma gibi alternatif istihdam biçimlerine olanak tanınabilir; engellilerin özel istihdam gerekiklikleri de gözetilir.

Kanun 222
1961-01-12

İLKÖĞRETİM VE EĞİTİM KANUNU

Bu kanun, tüm çocukların mecburi ilköğretim kapsamına alınmasını ve resmi veya özel okullarda eğitim görmesini sağlar; ailelerin çocuklarını zamanında kaydettirme ve düzenli devamını sağlama sorumluluğu doğar. Okul yapısı, bağımsız ya da birlikte çalışabilir şekilde uygulanabilir; özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar için özel sınıflar ve yetiştirme programları kurulabilir. Mecburi öğrenimi tamamlamayanlar için ek süreler öngörülür ve bu süreçte gerekli düzenlemeler yapılır. Kırsal ve göçebe bölgelerde okullara erişimi sağlamak amacıyla bölgesel, gezici veya pansiyonlu/uygulamalı çözümler uygulanabilir. Okullara ilişkin altyapı ve araziler devlet ve yerel yönetimlerce temin veya tahsis edilir; bazı durumlarda arazinin kullanımına ilişkin esneklikler tanınır. Okullarda görev yapan personel türleri ve nitelikleri belirli yönetmelikler çerçevesinde düzenlenir; rehberlik ve sağlık gibi destek hizmetleri sunulur. Öğrencilerin kaydı ve devamsızlığı konusunda yerel yöneticiler ve muhtarlar ile iş birliği yapılır; devamsızlık durumunda gerekli bildirimler ve tedbirler alınır ve bazı hallerde yaptırımlar uygulanabilir. Özel kurs ve dersanelere girişin sınırlı veya yasak olduğu durumlar bulunur; gerektiğinde izinli programlar düşünülebilir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 1416
1929-04-16

ECNEBİ MEMLEKETLERE GÖNDERİLECEK TALEBE HAKKINDA KANUN

Bu yasa devlet bütçesiyle yurt dışına gönderilecek öğrencilerin seçiminden eğitimine, denetimine ve dönüp görev yapmasına kadar olan süreçleri düzenler. Adaylar yazılı ve sözlü sınavla belirlenir; sınav süreçleri ve değerlendirme kriterleri belirli bir komisyon tarafından yürütülür; sınav öncesi sağlık muayeneleri de tamamlanır. Sınavlarda adayların genel bilgi düzeyi, kavrayış ve ifade gücü, iletişim becerileri ve bilimsel/teknolojik gelişmelere açıklık gibi faktörler değerlendirilir; her aday için belirli kriterler üzerinden notlar tutulur. Sınav ve seçim süreçleriyle ilgili diğer usul ve esaslar belirlenir ve ilan edilir; sınav sorularının hazırlanması veya dışarıdan destek alınması gibi hususlara esneklik verilmiştir. İmtihan ve seçilim için sağlık açısından uygunluk kontrolü yapılır; sağlık raporları sınav süreci için ön koşuldur. Eğitim için gerekli planlar hazırlanır; her öğrencinin bireysel eğitim şartları ve takip edilecek tahsilat planı belirlenir ve uygulamaya konulur. Öğrencilerin masrafları karşılanır; yıllık ödenekler ve gerekli giderler belirli bütçe kalemlerinde düzenlenir; öğrenciler için gerekli taahhütler alınır. Eğitim tamamlandığında mecburi hizmet yükümlülüğü başlar ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda borçlar faiziyle geri ödenir. Sağlık nedeniyle eğitime devam edilemeyenler için muafiyetler veya özel düzenlemeler uygulanabilir; bu durumda borçlar ve yükümlülükler yeniden değerlendirilir. Teftiş ve gözetim heyetleri kurulur; öğrencilerin eğitim durumları denetlenir; gerektiğinde görev yerinin değiştirilmesi veya geri çağırılmasına karar verilebilir; masraflar avans olarak ödenebilir. Geri dönüş sonrası atama ve kadro süreçleri işletilir; mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlayanlar için uygun görevler ve kariyer ilerlemesi sağlanır. Yurt dışı eğitim sürelerinin sigorta, emeklilik ve hizmet sürelerine etkileri belirlenir; bu sürelerin borçlanılması ve ödenmesiyle ilgili uygulamalar oluşturulur ve gerekli durumlarda taksitlendirme imkânı sunulur. Staj amacıyla yapılan yurt dışı gönderimler bu kanunun kapsamı dışında tutulur.

Kanun 2330
1980-11-06

NAKDİ TAZMİNAT VE AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanun, görevleri nedeniyle yaralanan, engelli hale gelen veya ölen kamu görevlileri ile bu görevlerden zarar görenlerin yakınlarına maddi tazminat ve aylık bağlanması konusunda düzenleme getirir. Kapsama girenler arasında güvenlik ve asayişi sağlama, kaçakçılığı önleme ve takip işlemlerinde görev yapanler; Silahlı Kuvvetler, kolluk kuvvetleri ve istihbarat mensupları; bekçiler; orman memurları ve gümrük memurları; tutuklu ve hükümlülerin sevk ve güvenliğini sağlayan personel; göreve yönelik yardım verenler ve bu yardımlar yetkililerce teyit edilmiş olanlar; patlayıcı madde inceleme ve güvenliğiyle görevli personel; orman yangınlarını söndürme çalışmalarında fiilen görevlendirilenler ile bu kapsamda görev verilen diğer kamu görevlileri ve gönüllüler; bunların eşleri, çocukları ve diğer yakınları da kapsanır. Nakdi tazminat ve aylık uygulamaları, görevleri nedeniyle zarar görenlerin engellilik, yaralanma veya ölüm durumlarına göre düzenlenir; mirasçılarına da intikal edebilir ve gerekli durumlarda diğer haklar devreye girebilir. Tazminatın ve aylıkların belirlenmesinde temel olarak, hak sahiplerinin durumlarının ciddiyeti ve birikimli gelir durumları dikkate alınır; hesaplama esasları, en yüksek maaş üzerinden bir karşılaştırma yapılarak belirlenen tutarlar çerçevesinde uygulanır. Aylıklar, engelli hale gelenler için emekliliğe dönüştürülebilir baleye sahip olur; ölüm halinde aylıklar dul ve yetimlere intikal eder; aylıklarda ise ek artış ve değişkenlikler söz konusu olabilir. Aylıklar, ilgili sosyal güvenlik kurumlarının mevzuatına göre ödenir ve mevcut haklar kapsamında birlikte dikkate alınır. Öğretim ve sağlık yardımları, ölenlerin veya çalışamayacak durumda olan engelli hale gelenlerin çocuklarına devlet tarafından ücretsiz eğitim imkanı sağlar; yüksek öğrenimde barınma ve kredilerden yararlanma önceliği bulunur. Tedavi giderleri kamu sağlık kuruluşları tarafından karşılanır; gerekli hallerde tedaviye sevk için yol ve gündelik ödemeleri yapılır; refakatçilere yol ve gündelik ödemesi de sağlanabilir. Ödemelerle ilgili işlemler ve tazminatın tutarları hakkında düzenlemeler yönetmelikle belirlenir ve bu düzenlemeler kapsamında gerekli hesaplama ve ödeme süreçleri yürütülür. Fazlaların veya hatalı ödemelerin geri alınması giderleri ise ilgili kurumlarca karşılanır. Geçmişe yönelik uygulanmasına dair bazı geçici hükümler bulunmaktadır; bunlar geçmişteki ödemelerle ilişkili hesaplama ve uygulanabilirlik konusunda yol gösterir.

CB Yönetmeliği 923809
1993-01-18

NAKDİ TAZMİNAT VE AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu Yönetmelik, güvenlik ve asayişin korunması amacıyla görev yapanler ile bu görevler nedeniyle ölen, yaralanan veya engelli hale gelenler ile bunların bakıma muhtaç yakınlarına maddi tazminat, aylık bağlanması ve öğrenim/sağlık yardımı sağlanmasına ilişkin esasları belirler. Uygulamada temel amaç, görev sırasında zarar görenlerin ve ailelerinin maddi ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktır. Pratik etkiler - Ölen veya engelli hale gelenlerin yaklaşık olarak kendisi ile yakınları için tazminat ve aylık hakları düzenlenir; bu haklar talep edilerek, öncelik sırasına göre paylaştırılır ve bazı durumlarda mirasçıların hakları devreye girer. - Engellilik durumunda, engellilik derecesine göre belirlenen tutarlarda ödeme yapılır; bu tutarlar, bakım gereksinimi ve yaşam sürdürme etkileri gözetilerek hesaplanır. - Yaralanma halinde yapılan ödeme, yaralanmanın ciddiyetine göre belirli oranlarda gerçekleştirilir; tedavi sürecinde geçici olarak avans ödenmesi ve sonrasında kesin tutarın netleşmesi söz konusudur. - Ölenler ve engelli hale gelenler için bağlanacak aylıklar, ilgili sigorta kurumunun işlemleriyle belirlenir ve bu aylıklar çeşitli durumlarda dul ve yetimlere devredilir; bazı durumlarda artış uygulanabilir. - Öğrenim yardımları ve sağlık yardımları ile ilgili haklar güvence altına alınır: çocukların eğitimleri için uygun imkanlar (kamu kurumlarına ilişkin yatılılık/sınav esasları) ve yükseköğrenim için yurt/kredi destekleri sağlanır; tedavi giderleri kamu kurum ve hastanelerinde karşılanır. - Nakdi tazminatın ödenmesi, ilgili kurumlarca incelenen bir süreçle belirlenir ve onaylanan kararlar doğrultusunda ödemeler gerçekleştirilir. - Kapsama, sadece iç güvenlik göreviyle sınırlı kalmaz; yabancı ülkelerde veya uluslararası sahalardaki görevler nedeniyle meydana gelen kayıplar için de haklar aynen uygulanır. - Tazminat ve yardımların izlenmesi, kayıtların tutulması ve gerektiğinde yeniden değerlendirme süreçleri ile yürütülür; bu çerçevede ilgili kurumlar arasındaki koordinasyon sağlanır.

Kanun 6458
2013-04-11

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

Bu kanun yabancıların Türkiye’ye giriş, kalış ve Türkiye’den koruma talep edenlerin korunmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve uygulanabilir kapsamı belirler. Yabancılar için Türkiye’ye giriş ve kalış süreçlerinde sınır kapılarında ve ülke içinde yapılacak işlemler ile uluslararası koruma taleplerinin incelenmesi süreçleri öngörülür; kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılar için geçici koruma uygulanabilir. Uluslararası koruma statüsü olarak mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma gibi statüler tanımlanır ve bu statülerin kazanılması veya korunmasıyla ilgili esaslar belirlenir. Geri gönderme yasağı, bir kişinin işkenceye veya insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleyle karşı karşıya kalacağı yerlere gönderilmesini engeller. Türkiye’ye giriş için gerekli belgeler gösterilmek zorundadır; bazı durumlarda sınır kapılarında vize verilebileceği veya vize muafiyetinin uygulanabileceği öngörülür. Bazı yabancılar için ise kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından sakınca olması halinde giriş yasağı uygulanabilir ve bu kararlar bildirilir. Uluslararası koruma başvuruları, başvuranın talebinin engellenmesini hedeflemeyen şekilde değerlendirilir ve kararlar başvuru sahibine tebliğ edilir; kararlar aleyhine başvuru ve yargı yolu vardır. Giriş yasağı kararları, sınır dışı edilme durumları ve bu kararların uygulanmasına ilişkin hükümler vardır; bazı hallerde giriş yasağının süresi ve uygulanması düzenlenir. Sınır kapılarında durumda özel olarak verilebilen geçici vizeler ve havalimanı transit vizeleri uygulanabilir; bu vizelerin süreleri ve koşulları belirlenir. Uzun süre Türkiye’de kalacak yabancılar için ikamet izni zorunluluğu bulunur; bazı statülerde ikamet izninden muafiyetler öngörülebilir ve muafiyetlerden yararlanmak için gerekli belgeler şekillendirilir. İkamet izni başvuruları konsolosluklar aracılığıyla yapılır; diploması ve uluslararası kuruluşlar gibi özel statülerde bulunan kişiler ile aileler için ikamet izninden muafiyetler söz konusu olabilir. Vize uygulamaları, vizelerin verilmesi, vizeden muafiyetler ve sınır kapılarında verilebilecek vizelere ilişkin esaslar belirlenir; bazı durumlarda vizelerin tek taraflı kolaylıklar sağlaması öngörülür. Cumhurbaşkanı ve ilgili makamlar, pasaport ve vize işlemlerine ilişkin yetkileri kullanabilir ve belirli durumlarda vize kolaylıkları veya muafiyetler getirebilir.

Kanun 5402
2005-07-20

DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ KANUNU

Bu yasa, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerini koordine eden yapıların kurulmasını ve bu yapıların görev ve çalışma esaslarını düzenler. Uygulama, insan onuruna saygı, gizlilik ve tarafsızlık ilkelerine dayanır; bilgi güvenliği korunur ve tarafsızlık gözetilir. Denetimli serbestlik kapsamındaki kişiler, belirlenen programlara uymak ve denetim görevlilerinin uyarı ve önerilerine riayet etmek zorundadır; bu yükümlülüklerin ihlali tedbir ihlali sayılır. Kurumlar, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerinin uygulanmasını düzenler ve koordinasyonu sağlar; planlar ve çalışma raporları hazırlanır, gerektiğinde hizmet alanında bürolar açılır veya kapatılır. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde sosyal inceleme raporu düzenlenebilir ve gerekirse psiko-sosyal destek sağlanabilir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullananlar için tedaviye tabi olmak ve belirlenen programlara katılmak yükümlülüğü getirilebilir; yükümlülükler ve denetim tedbirleri, ihtiyaca göre değiştirilebilir ve sağlık kurumları ile rehabilitasyon merkezleri devreye girebilir. Tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri için uygun merkezler açılabilir; sağlık kurumları ve diğer kamu kurumları bu hizmetleri destekler. Denetimli serbestlik süreci boyunca gerekli hallerde testler yapılabilir; aile bilgilendirilebilir veya bilgi istenebilir; başvuru ve itiraz süreçleri değerlendirilebilir.

CB Yönetmeliği 20169431
2016-11-11

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ, JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI VE SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI SAĞLIK YETENEĞİ YÖNETMELİĞİ

Bu düzenlemenin pratik amacı, ilgili personel ve adayların sağlık durumunu tespit etmek ve barışta ile savaşta uygulanacak sağlık işlemlerini belirlemektir. Kapsamı, askerliğe ilişkin görevli ve aday olan kişileri kapsar. Sağlık muayenesi ve sınıflandırma - Muayene, varsa aile hekimi tarafından veya yoksa en yakın resmi sağlık kuruluşunda tek tabip tarafından yapılır. - Muayene sonucunda yükümlülerin durumuna göre üç ayrı sınıflandırma yapılır: askerlik için elverişli, askerlik için elverişli değildir ve geçici rahatsızlığı olanlar. - Sınıflandırma, hangi göreve veya sevke uygun olduğunun belirlenmesini ve gerekli işlemleri doğrudan etkiler. İşlemler ve sonuçlar - Askerlik için elverişli olmayanlar alınmaz; elverişli görülenler için raporlar düzenlenir ve onay süreci tamamlandığında kesinleşir. - Geçici hastalıklar tespit edildiğinde ertesi yıla bırakma veya sevke geciktirme kararları verilir ve bu raporlar ilgili birimlere iletilir. - Geçici hastalıklar tamamen iyileşinceye kadar sevk geciktirme, ertesi yıla bırakma veya hava değişimi gibi işlemler uygulanabilir. Yurtdışında yaşayan yükümlüler - Yurtdışında yaşayanlar için muayene, bulunduğu ülkedeki mevzuata uygun olarak yapılır ve sonuçlar yükümlünün kayıtlı olduğu yerdeki askeri makama iletilir. - Yurtdışında belirli durumlarda işlemler konsolosluklarca yürütülebilir. Ücretler - Muayene ve raporlar için herhangi bir ücret veya katkı payı alınmaz. İtirazlar ve sağlayacağınız süreçler - Sağlık raporlarına itirazlar önce sağlık kurulu kararına götürülür; gerekirse daha ileri inceleme için uygun kurula sevk edilir. - İlk rapor ile kontrol muayenesi arasındaki uyumsuzluk durumunda, daha ileri inceleme için başka bir kurula yönlendirilebilirsiniz ve karar yeniden gözden geçirilir. Hastalıkların birleşimi ve sonuçlar - Birden çok hastalık birlikte değerlendirildiğinde, bu durum askerlik yapmayı engelliyorsa elverişsiz karar verilir. - Belirli bir süre içinde tedaviyle veya stabilleşmeyle birlikte durum değişirse, yeniden değerlendirilebilir. Hava değişimi ve istirahat - Sevk sonrası geçici hastalıklar için hava değişimi veya istirahat işlemleri uygulanabilir. Genel etki - Bu süreçler, hizmete alma, sevk, ertesi yıla bırakma ve geçici bakım kararlarını etkileyerek askerlik sürecinin sağlık açısından nasıl işleyeceğini belirler.