10 / 2.344 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 78
2018-09-12

KULLANIM HAKKI ÜCRETLERİNE İLİŞKİN ASGARİ DEĞERLERİN BELİRLENMESİ HAKKINDAKİ 18/5/2009 TARİHLİ VE 2009/15001 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARINDA VE 5809 SAYILI ELEKTRONİK HABERLEŞME KANUNUNUN EKİ TELSİZ ÜCRETLERİ TARİFESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN EKLİ KARARIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 78)

Bu karar ile telsiz kullanma haklarına ilişkin asgari sabit değerler güncellenmiş ve telsiz ücret tarifine, hangi frekansların kullanıldığına bağlı olarak ücret uygulanacağını belirten açıklama eklenmiştir. Ayrıca bu değişiklikler, operatörler ile bu sistemlere ait abonelerin de ücret kapsamına dahil olduğunu netleştirmek üzere yapılmıştır ve uygulanmaya başlanmıştır.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 155
1960-12-17

HARİTA VE PLANLARA AİT İŞARETLERİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Harita ve planlara ait amme hizmetine mahsus işaretleri izinsiz olarak yerinden çıkarmak, yerini değiştirmek veya tanınmaz hâle getirmek suçtur ve bu fiiller cezalandırılır. Bu fiiller işlendiğinde suçlular hakkında gerekli yaptırımlar uygulanır. Yerel idareler bu işaretlerin kontrolünü ve korunmasını sağlamakla yükümlüdür; suçlar hakkında takip başlatılması ve gerektiğinde ilgili birimlere bildirilmesi gerekir. Uygulama esasları, ilgili meslek odaları ve diğer kurumların görüşü alınarak ortak bir talimatnameyle belirlenir. Yasa yürürlüğe girdikten sonra uygulanmaya başlanır; bu süreçte bazı hükümler değiştirilmiştir.

Kanun 6112
2011-03-03

RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini düzenler ve bu hizmetlerin kamu yararı gözetilerek işlemesini sağlayacak düzenleyici çerçeveyi belirler. - İçeriklerin editoryal bağımsızlığı korunur; yayınların içeriğine önceden müdahale edilmez ve önceden denetlenemez. - Yayınların içeriği ve sunumu, tarafsızlık, hukuk üstünlüğü, insan onuru ve özel hayatın gizliliğine saygı ile toplumsal değerlere uygunluk ilkesine uymalıdır. - Terörü övme veya teşvik etme, ayrımcılık yapma, toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı içerikler yayınlama gibi hususlar yasaktır. - Medya hizmet sağlayıcıları, sahip oldukları haksız çıkarlar bakımından tarafsız ve bağımsız kalmakla yükümlüdür; hissedarlar veya üçüncü dereceye kadar yakınlarla çıkar çatışmasına girmemelidir. - Ticarî iletişimler ve reklamlar ile program desteği gibi unsurların sunumu belirlenen kurallara tabidir; yayınların şeffaflığı ve izleyiciyle hesap verebilirliği sağlanır. - Yayın dili esas olarak Türkçedir; ancak Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde de yayın yapılabilir. - Yayınların künye, iletişim ve adres bilgileri ile izleyici temsilcisinin iletişim bilgilerinin yayınlanması gerekir. - Yayın hizmetlerinin yeniden iletimi serbesttir ve bu ilke, uluslararası sözleşmelerin gerekli kıldığı durumlar çerçevesinde uygulamaya konulur; aynı hizmetin farklı ortamlardan eşzamanlı iletimi yeniden iletim değildir. - Yayın ilkeleri gereği, tematik yayın ilkesiyle gün içinde belirli oranda belli konulara (haber, belgesel, eğitim, kültür vb.) odaklanılması teşvik edilir. - Olağanüstü dönemlerde ifade ve haber alma özgürlüğü korunur; ancak milli güvenlik, kamu düzeni gibi gerekçelerle geçici yayın yasakları getirilebilir; bu kararlar yargı denetimine tabidir. - Yayıma ilişkin ihlaller, yayınların durdurulması veya lisansın iptali gibi yaptırımlarla karşılaşabilir; tekrar eden ihlallerde yaptırımlar ağırlaşabilir. - Yeniden iletim serbest olsa da sınırlamalar ve düzenlemeler, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde uygulanır; yayın hizmetinin çeşitleri (televizyon, radyo, isteğe bağlı hizmetler, ticari iletişim) kendi kurallarıyla yönetilir.

Kanun 6663
2016-02-10

GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanun gelir vergisi ile ilgili bazı kanunlarda değişiklikler yapar ve bu değişiklikler vergi hesaplama, beyanname düzenlemeleri, damga vergisi, katma değer vergisi ile sosyal güvenlik ve sigorta uygulamaları üzerinde yeni hükümler getirir. Hasankeyf ilçesinin mevcut sınırları içinde bulunan yerleşim alanının yeni bir alana nakledilmesi öngörülür; geçiş süresi boyunca ilçenin hukuki varlığı sürer ve belediye ilgili görev ve yetkilerini mevcut mevzuata uygun olarak kullanır; yerleşim alanı değiştikten sonra ilçenin hukuki varlığı yeni yerde sürdürülür. Kanun, bazı hükümlerinin farklı zamanlarda uygulanacağını ve geçiş süreçleriyle ilgili düzenlemeler içerir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.

Kanun 6360
2012-12-06

ON DÖRT İLDE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE YİRMİ YEDİ İLÇE KURULMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler, belediyelerin yapısını büyüteç altına alarak daha merkezi bir yönetime doğru evrilmesini sağlar; küçük yerel birimler tüzel kişiliğini kaybeder ve bağlı oldukları ilçelerin mahallesi olarak hizmet üretir. Bu durum, kamu hizmetlerinin kent genelinde tek merkezli bir çatı altında sunulmasını hedefler. İlçe yöneticilikleri yeniden oluşturulur ve sınırlar yeniden belirlenir; bazı yerleşim birimleri farklı ilçelere bağlanır veya yeni ilçeler kurulur; bu, bölgedeki idari organizasyonun yeniden yapılandırılması anlamına gelir. İl özel idaresinin tüzel kişiliği kaldırılır; bu kurumun görev ve yetkileri diğer kamu yapıları ve ilçeler arasında paylaşılır. İmar ve planlama alanında standartlaştırılmış yaklaşım uygulanır; köy ve beldelerde geleneksel, kültürel ve mimari özelliklere uygun tip projeler benimsenir ve uygulanır; bu projeler belediyelerce halka ücretsiz olarak sunulur. Mali yönetimde bazı gelirler ve harcamalar genel bütçeye kaydırılır; bu süreç, bütçe ve harcama şekillerinde merkezi düzene uyumu sağlamak amacı taşır. Doğal kaynaklar ve ruhsatlar gibi konulardaki yetkiler merkezi mekanizmalara bağlı olarak yürütülür; ihale ve ceza gibi uygulamalar bu çerçevede gerçekleştirilir. Geçici ve gönüllü köy korucularının hakları korunur; mevcut görevlerine devam edebilirler ve ihtiyaç duyulduğunda yeni görevlendirmeler yapılabilir. Devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerinin yönetimi için bir geçiş komisyonu kurulur ve bu komisyon süreçleri düzenler.

CB Kararı 1314
2019-07-19

YOLCU BERABERİNDE GETİRİLEN TELEFON KULLANIM İZİN HARCI TUTARININ YENİDEN BELİRLENMESİNE DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 1314)

Yolcu beraberinde getirilen telefon için kullanım izni harcının tutarı sabit bir ücrete yeniden belirlenmiştir. Harç, yolcunun beraberinde getirilen telefonu kullanma izni için ödenir ve tek seferlik bir maliyettir. Değişiklik yürürlüğe girdiğinde uygulanmaya başlanır.

Kanun 3071
1984-11-10

DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN

Dilekçe hakkı, Türk vatandaşlarına ve Türkiye’de ikamet eden yabancılara kendileriyle ya da kamu ile ilgili dilek ve şikâyetlerini yazılı olarak yetkili makamlara başvurma imkânı sağlar; yabancılar için karşılıklılık esası gözetilmekte ve dilekçelerin Türkçe yazılması şartıyla bu haktan yararlanılabilir. Dilekçede bulunması zorunlu şartlar arasında başvuru sahibinin adı ve soyadı ile imzası ve iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir. Dilekçe, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmişse ilgili yetkili makama gönderilir ve dilekçe sahibine bilgi verilir. İncelenemeyecek dilekçeler arasında belli bir konuyu içermeyenler, yargı alanına giren konular ile şartlardan herhangi birini taşımayanlar yer alır. Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi konusunda başvurunun sahibi, başvurunun sonucu veya işlem safahatı hakkında gerekçeli olarak bilgilendirilir ve gerekli durumlarda duyuru yapılır. Başvuruların incelenmesi ve karara bağlanması sürecinde, ilgili makamlar dilekçeyi incelemek ve karar vermek üzere gerekli adımları atar; başvuru sahiplerinden talep edilen bilgi ve belgeyi sunmaları istenir ve idari denetim yapılması, bilirkişi görevlendirilmesi ve yerinde inceleme gibi işlemler gerçekleştirilebilir; kamu kurumları ve kamu personeli bu taleplere uygun olarak yanıt verir ve gerekli tedbirleri almak zorundadır. Yabancılar açısından ilke olarak, Türkiye’de ikamet edenler bu haktan yararlanabilir; karşılıklılık esası ve dilekçelerin Türkçe yazılması şartları uygulanır.