10 / 998 sonuç gösteriliyor

Kanun 4912
2003-07-01

ESKİ YUGOSLAVYA`DA İŞLENEN BAZI SUÇLARIN KOVUŞTURULMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa Eski Yugoslavya’da işlenen ve Uluslararası Mahkemenin yetkisine giren suçlar nedeniyle Türkiye’de kovuşturma ve Uluslararası Mahkeme ile işbirliğini düzenler. Türkiye’de bu suçlardan şüpheli veya sanık bulunan kişiler için yargılama Uluslararası Mahkemenin yetkisine giriyorsa öncelik Uluslararası Mahkeme’ye aittir; yine de Türkiye’de de yargılama yapılabilir. Kovuşturmanın nakli İtibariyle Uluslararası Mahkemenin yetkisini talep etmesi durumunda süreç, kişinin kimliğinin belirlenmesi ve isnadın ICTY yetkisine girip girmediğinin tespit edilmesiyle ilerler; gerekli kararlar bu süreçte verilir. Aynı suçtan Uluslararası Mahkeme’de kesin hüküm verilmişse Türkiye’de aynı suçtan kovuşturma yapılamaz; Türkiye’de yargılanıp kesin hüküm alınanlar için ICTY’nin yeniden yargılaması Türk yargı makamları tarafından kararlarla belirlenir. Uluslararası Mahkeme ile işbirliği ve adlî yardım talepleri yetkili makamlarca incelenir ve gerekli kararlar alınır. Tutuklama kararları Türk usulüne uygun olarak uygulanır. ICTY’den gelen talepler ve haberleşme yetkili makamlar üzerinden iletilir ve cevaplar da bu yollarla bildirilir. Kamu kurumlarındaki bilgi, belge ve deliller ICTY’ye Adalet Bakanlığı aracılığıyla gönderilir. Nakil ve götürülecek sanık, tanık ve diğer bazı kişiler için giderler Uluslararası Mahkeme tarafından karşılanır. ICTY kararlarının Türkiye’de infazı için uygun kararlar verilir; infaz, gerekli şartlar tamamlandıktan sonra uygulanır; ayrıca Türkiye’de daha önce aynı suç için verilmiş ve infaz edilmiş bir hüküm varsa mahsup edilir. Tutuklama ve nakil kararlarına acele itiraz yoluna başvurulabilir; temyiz yolu açıktır. Uluslararası Mahkeme çalışanları Türkiye’de dokunulmazlık ve ayrıcalıklardan yararlanır. Bu yasa, Uluslararası Mahkeme ile ilgili faaliyetler sona erdiğinde uygulanmaz.

Kanun 5726
2007-01-05

TANIK KORUMA KANUNU

Bu yasa, ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenler ile bu tanıkların yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığı ağır ve ciddi tehlike altında olduğunda uygulanacak koruma tedbirlerini düzenler ve uygulanmasını sağlar. Koruma kapsamına giren kişiler, tanık olarak dinlenenler ile onların nişanlısı veya evlilik bağı kalmasa dahi eşi, yakın kan bağı veya kayın hısımlıkları bulunanlar ve evlatlık bağı bulunanlar gibi yakın ilişki içinde olanları içerir. Tedbirler arasında kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulması, duruşmada dinlenme şeklinin değiştirilmesi veya ses/ görüntüsüyle özel ortamda dinlenilmesi, tutuklu veya hükümlü olanlar için uygun ceza infaz kurumlarında yerleştirilmesi, fizikî koruma sağlanması, kimlik ve ilgili belgelerin değiştirilmesi, maddi yardım sağlanması, iş yerinin veya öğrenim gördüğü kurumun değiştirilmesi, yurt içinde başka bir yere yerleşilmesi ve gerektiğinde uluslararası alanda yerleşim sağlanması ile görünümlerin değiştirilmesi gibi tedbirler uygulanabilir. Bu tedbirler birbirleriyle birlikte veya tek başına uygulanabilir; aynı sonuca daha hafif bir tedbirle ulaşılabiliyorsa o yönde hareket edilir. Tedbir kararları soruşturma aşamasında savcı tarafından, kovuşturma aşamasında ise ya savcının veya tanığın talebiyle ya da resen verilir; acil durumlarda geçici kararlar da alınabilir; kovuşturma sonrasında bazı tedbirler kurul tarafından tanığın talebiyle verilebilir. Tedbir kararlarında korunan kişinin açık kimlik ve adres bilgileri, tanıkla ilgili bilgiler, tedbirin şekli ve süresi gibi hususlar belirtilir; kararlar ve ilgili belgeler gizli tutulur ve uygulanması için gerekli kayıtlar güvenli biçimde saklanır. Koruma birimleri kurulur ve gerektiğinde diğer kamu kurumlarıyla işbirliği sağlanır; kararlar ve protokoller belirli kurallara göre saklanır ve yazışmalar buna göre yapılır. Koruma Kurulu, kararları verir ve tedbirlerin uygulanmasını denetler; tarafların rızası alınarak mutabakat metni hazırlanır ve uygulanır. Koruma tedbirlerinin giderleri ilgili bütçeye uygun olarak karşılanır; koruma tedbirleri süresince ve sona erdikten sonra da gizlilik kuralları devam eder.

CB Genelgesi 3
2026-04-17

İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi ile İlgili

IIT Tahkim Merkezi taraflar arasındaki ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarını tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle çözümlenmesini sağlayan bir mekanizma olarak hizmet verir. Hizmetler bağımsız, tarafsız ve gizlilik ilkelerine uygun biçimde yürütülür. Tahkim ve arabuluculuk süreçlerinde gerekli sekretarya desteği sağlanır ve hakemlerin ataması için gerekli süreçler yürütülür. Taraflar arasındaki anlaşmada bu merkezin kurallarıyla çözüleceği belirtiliyorsa, uyuşmazlıklar bu merkeze yönlendirilebilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmelerinin akdi süreçlerinde bu tahkim yolunun değerlendirilmesi dikkate alınır.

Kanun 5580
2007-02-14

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU

Bu yasa özel öğretim kurumlarının açılmasına, devrine ve işletilmesine ilişkin temel kuralları belirler; Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri ile yabancı ve azınlık okulları için uygulanır. Kurum açma izni almak zorunludur; iznin verilebilmesi için fiziki altyapı, nitelikli kadro ve eğitim programının uygunluk ve Bakanlık onayının sağlanması gibi koşullar gerekir; izinsiz faaliyetler yasaktır ve bu durum cezai sonuç doğurabilir. Bakanlıkça onaylanan usul ve esaslar çerçevesinde eğitim-öğretim faaliyetleri yürütülür; kurumlar yönetim ve denetim süreçlerinde tek müdür tarafından yönetilebilir, birden çok kurum için genel müdür gibi üst düzey yöneticiler atanabilir. Kurucuların ve kurucu temsilcilerinin belirli nitelikleri taşıması gerekir; güvenlik ve kamu düzenine karşı suçlar açısından uygunluk şartları aranır. Ayrıca binaların ve bulunduğu bölgenin güvenliği, uygunluk standartları, diğer işletmelerle ilişki ve ayrışma konularında kurallar vardır; bazı yerler ve durumlar için mesafe veya yerleşim düzenine ilişkin zorunluluklar uygulanır. Milletlerarası özel öğretim kurumları, yabancı okullar ve azınlık okulları için özel denetim ve kapasite, arazi kullanımı ve yönetim yönünden ek hükümler uygulanır. Faaliyetler bu kurallar çerçevesinde denetlenir ve uyulmaması halinde kapatma veya idari yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kanun 6325
2012-06-22

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

Pratik etki özeti - Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesini hedefleyen, bağımsız bir üçüncü kişinin eşliğinde yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur; aile içi şiddet iddialarını içeren konular arabuluculuğa uygun değildir. - Taraflar arabuluculuğa başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya vazgeçme konusunda özgürdür; süreç tamamen tarafların iradesine bağlıdır. - Gizlilik temel ilke olup, arabuluculuk sırasında elde edilen bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi kararlaştırılmadıkça üçüncü kişiler bu bilgileri delil olarak kullanamaz. - Arzuyla ilgili beyanlar ve görüşler delil olarak ileri sürülemez; arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler dışında kullanılmaz; bazı özel durumlarda istisnalar olabilir. - Taraflar eşit haklara sahiptir; arabuluculuk süreci taraflarca serbestçe yönlendirilir ve yargısal yetkinin kullanımı arabuluculukta sınırlıdır. - Arabulucunun ücret ve masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanabilir; avans talep edilebilir; belirli kişiler için aracılık karşılığı ücret alınamaz. - Arabulucular taraflarla ayrı ayrı veya birlikte iletişim kurabilir; arabulucunun tarafsızlığı ve taraflar arasındaki eşitlik gözetilir. - Taraflar anlaşırsa arabuluculuk sona erer; anlaşmazlık sürerse süreç sonlandırılır; arabuluculuk sonrasında tutanak düzenlenir ve gerekirse taraflarca imzalanır. - Anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınabilir; bu şerh, ilgili mahkeme tarafından verilerek anlaşmanın uygulamada yürürlüğe girmesini sağlar; ayrıca taşınmazla ilgili konularda ek kayıtlar ve sınırlamaların konulması mümkündür. - Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygundur; taraflar yazılı karar alıp gerekli şerhleri koyabilir, icra için gerekli işlemler başlatılabilir. - Milletlerarası sulh anlaşmalarının icrasında icra edilebilirlik şerhi gerekir; bu şerh için ilgili mahkemeden başvurulur ve dosya üzerinden inceleme yapılır. - Arabulucunun reklam yasağı vardır; sadece arabuluculuk unvanı kullanılabilir ve meslek etiğine uygun davranılır. - Dava şartı olarak arabuluculuk uygulanıyorsa, başvuru ve süreç buna göre yönetilir; başvuru reddedildiğinde dava süreci başka usullerle devam edebilir. - Aydınlatma yükümlülüğü gereği taraflar sürece dair gereken bilgilerle bilgilendirilir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 4501
2000-01-21

KAMU HİZMETLERİ İLE İLGİLİ İMTİYAZ ŞARTLAŞMA VE SÖZLEŞMELERİNDEN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARDA TAHKİM YOLUNA BAŞVURULMASI HALİNDE UYULMASI GEREKEN İLKELERE DAİR KANUN

Kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde doğabilecek uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözülmesini öngören bir çerçeve oluşturur ve bu yolun uygulanmasına ilişkin temel ilkeleri belirler. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıklar için milletlerarası tahkim yoluyla çözüm seçeneklerini netleştirir; Türkiye’de toplanarak Türk hukukuna veya yabancı hukuka göre karar verecek hakem veya hakem kurulunda, yabancı bir ülkede toplanıp karar verecek hakem veya hakem kurulunda veya kendi tahkim usulüne sahip bir milletlerarası tahkim kuruluşunda çözüm kabul edilebilir. Tahkim yolunun uygulanması halinde taraflar arasındaki tahkim anlaşmasının veya tahkim şartının sözleşmeye konulması gerekir ve bu şart veya sözleşmede şu konuların ayrıntılı biçimde düzenlenmesi beklenir: uyuşmazlıkların kapsamı, uygulanacak kurallar, tahkim yerinin belirlenmesi, hakem veya hakem kurulunun sayısı ve niteliği, hakemlerin yetkisi ve yargılama usulü, kullanılacak dil, maddihukukun seçimi, tarafların delil ibrazı, bilirkişilerin seçimi, taraflara bildirim şekli ve süresi, tahkim süresi, delil toplama yetkisi ve usulleri, hakem ücreti ve diğer giderler ile vekalet ücretinin paylaşımı ve benzeri konular. Hukuki olarak uyuşmazlıkta etkin biçimde tahkim yolunun tercih edildiğini gösteren bir sözleşme içinde sözleşmenin yürürlüğe girmesine ilişkin esaslar belirlenir. Hüküm bulunmayan hallerde, bu kanunla ve ilgili uluslararası anlaşmalarla getirilmeyen konularda genel hukuk hükümleri ile uluslararası özel hukuk hükümleri uygulanır.

Kanun 6570
2014-11-29

İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU

- Bu kanunun temel amacı, İstanbul Tahkim Merkezi’nin kurulması ve merkeziyle ilgili usul ve esasların düzenlenmesi yoluyla uyuşmazlıkların tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle çözümünü sağlamaktır; yabancı unsurlu uyuşmazlıklar da dahil edilebilir. - Merkez, tüzel kişiliğe sahip özel hukuk hükümlerine tabi bir kurum olarak faaliyet gösterir ve tahkim ile ADR kurallarını belirleme, hizmetleri yürütme, tanıtım ve yayın yapma, bilimsel çalışmaları teşvik etme ve uluslararası iş birliğini geliştirme görevlerini üstlenir. - Merkezin yapısı çeşitli organlardan oluşur ve bu organlar yoluyla merkez işleyişi, karar alma süreçleri ve yönetim faaliyetleri yürütülür. - Genel Kurul, temsilci gruplarını da içeren çeşitli çıkar gruplarını temsil eden üyelerden oluşarak merkezi yöneten ve denetleyen kararlar alır; bütçe, düzenlemeler ve işleyişle ilgili konuları onaylar. - Yönetim Kurulu merkezi günlük olarak yönetir, uygulanacak kuralları ve bütçeyi hazırlar ve merkezi idare eder. - Denetçi, merkez faaliyetlerini denetler ve raporlar sunar; iç denetim süreci merkez sağlığını ve hesap verebilirliği güvence altına alır. - Danışma Kurulu, tahkim ve ADR konularında deneyimli üyelerden oluşur ve merkez için görüş ve yönlendirme sağlar. - Millî Tahkim Divanı ve Milletlerarası Tahkim Divanı, merkez bünyesinde çalışır; taraflar arasındaki uyuşmazlıkları inceleyip kararlar alır ve karar süreçleriyle ilgili belirli itiraz mekanizmaları bulunur. - Genel Sekreterlik, merkezi günlük işleyişi yürütür, gerekli personeli yönetir ve tahkim ile ADR kurallarının uygulanmasını sağlar; bu personelin gizlilik ve etik yükümlülükleri vardır. - Gizlilik ve çıkar çatışması konularında, merkez organlarının üyeleri ve çalışanları görevi süresince ve sonrasında gizli kalmayı, öğrendikleri bilgileri açıklamamayı ve ilgili taraflarla paylaşmamayı taahhüt eder. - Merkezin gelir ve gider yönetimi, sunulan hizmetlerden elde edilen gelirler ve paylar üzerinden sağlar; bazı üyeler için özel finansman uygulamaları söz konusu olabilir ve merkez gerekli harcamaları yapabilir. - Hükümler, hüküm içermeyen konularda genel medeni hukuk ve dernekler kanunu hükümlerinin uygulanmasına dayanır. - Geçiş süreci, merkez kurulmadan önce hizmetlerin nasıl yürütüleceğini belirler ve temsilci atama süreçleriyle ilk toplantının yapılması gibi pratik adımları içerir; ayrıca başlangıç mali kaynaklarıyla ilgili düzenlemeler de bulunur.

Kanun 6235
1954-02-04

TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun, mühendislik ve mimarlık meslek mensuplarını ihtisas alanlarına göre odalara toplayan ve bu odalarla Birliği biçiminde örgütlenen bir yapıyı kurar; amaç, mesleğin gelişimini desteklemek, meslek disiplinini ve etiğini korumak, meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak ve kamu yararını gözetmektir. Birlik ve odalar, kamu kurumu niteliğinde kurulu olan ve mesleğin genel çıkarlarını kollayan kurumsal yapılar olarak iş görür; bu yapılar kendi iç yönetim organlarına sahip olur ve bağımsız kararlar alır. Üyelik için gerekli temel koşullar, mesleği icra yetkisine sahip olmak ve gereken vatandaşlık statüsüne sahip olmak olarak belirlenir; ihtisas mevzuları farklı ise uygun odaya kaydolma esasına dayanır; ihtisas alanına uygun oda kurulmamışsa en yakın ilgili oda üzerinden kaydolma yapılır. Meslek disiplini ve etik ilkelerinin korunması için gerekli gördüğü bütün faaliyetlerde bulunulur; disiplin cezaları uygulanabilir ve bu cezaların itiraz ve denetim süreçleri vardır. Odalar, ihtisas alanlarına göre kendi kapsamlarında faaliyet gösterir; birliğin amaçları dışında faaliyette bulunamazlar; gerektiğinde yerel ve branşlar halinde şubeler açabilirler. Oysa odaların ve Birliğin mali yapısı, üyelik aidatları, fevkalade yardımlar, neşriyat gelirleri ve bağışlar gibi unsurlarla yönetilir. Kamu kurumları ile mesleki mevzuatın uygulanması ve geliştirilmesi konusunda odalar ve Birlik gerekli hallerde görüş bildirmek ve işbirliği yapmakla yükümlüdür. Yabancı mühendis ve mimarların Türkiye’de belirli koşullarda çalışabilmesi için çalışma izni alınması ve Odalar Birliği görüşünün alınması gerekir; kısa süreli konaklamalarda geçici kayıt olabilme imkanı bulunabilir. Meslek unvanlarının yalnızca yasal olarak kendilerine verilen unvanlar ile kullanılması gerekir; aksi halde mesleki faaliyetler engellenebilir. Seçimler ve organ kararları, adil ve güvenilir bir süreç içinde yürütülür; seçimler gizli oyla yapılır ve kararlar bağlayıcıdır; gerektiğinde kamu denetimi ve üst kurullarca denetlenir. Genel olarak, bu kanun, mühendislik ve mimarlık mesleklerinin örgütlenmesini, meslek disiplinini, kamu güvenini ve meslek mensuplarının ortak çıkarlarını koruyacak kurumsal bir çerçeve sağlar; üyelerin mesleki faaliyetleri için gerekli kayıt, yetki ve yükümlülükler ile disiplin mekanizmalarını belirler.

CB Kararı 2473
2020-04-22

BAZI ANLAŞMALARIN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHLERİN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2473)

Taraflar arasında gümrük ve ticaret alanında ortak mekanizmaların kurulması, ticaret süreçlerinde sadeleşme ve şeffaflığın artması sonucunu doğurabilir. Gümrük, kabul ve kontrol gibi konularda bilgi paylaşımı ve uyum süreçlerinin güçlendirilmesi, uygulamaların daha koordineli ve verimli yürümesini sağlayabilir. Bölgesel kalkınma programlarına destek veren ve çevre odaklı projelerin uygulanmasına katkı sağlayan mali ve teknik işbirliği imkanları, kalkınma hedeflerinin ilerlemesine katkıda bulunabilir. Savunma sanayi ve ekonomik işbirliği alanlarındaki ortaklıklar, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme olanaklarını artırabilir; güvenlik ve üretim kapasitesinin güçlenmesini destekleyebilir. Kültür, iletişim ve eğitim alanlarında yapılan işbirlikleri, karşılıklı öğrenme ve kapasite geliştirme fırsatlarını çoğaltabilir; kültürel etkileşim ve bilgi paylaşımı artabilir. Uluslararası kurumlar ve ülkelerle kurulan işbirliği çerçeveleri, projelerin planlanması, uygulanması ve izlenmesi süreçlerini daha koordine hale getirebilir.