10 / 1.236 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 979707
1997-08-17

SİVİL HAVA MEYDANLARI, LİMANLAR VE SINIR KAPILARINDA GÜVENLİĞİN SAĞLANMASI, GÖREV VE HİZMETLERİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapılarında güvenlik ile ilgili hizmetlerin koordine, denetimli ve sürekli biçimde yürütülmesini sağlamayı amaçlar ve uluslararası güvenlik standartlarının benimsenip uygulanmasına odaklanır. Genel güvenliğin sağlanması, giriş-çıkışların düzenli ve güvenli biçimde gerçekleştirilmesi ile yolcu ve yük akışının güvenli şekilde sürdürülmesini sağlar. Giriş kartı uygulamaları ve güvenlik taramalarıyla buralara giriş-çıkışlar güvenlik kontrolünden geçirilir; gerektiğinde arama yetkileri kullanılarak güvenlikle ilgili unsurlar incelenir. Kurumlar arasında bilgi paylaşımı ve geçici personel, araç ve ekipman yardımlarıyla güvenlik tedbirlerinin etkili uygulanması sağlanır. Güvenlik yatırım ve altyapı projelerinin zamanında hayata geçirilmesi için ilgili mekanizmaların koordinasyonu ve izleme süreçleri kurulabilir. Bölgelerde güvenlik politikalarının uygulanması için karar alma süreçleri tanımlanır ve eksiklikler hızla giderilir. Güvenlik tedbirleri, yolcu ve bagaj kontrolünden uçak ve saha güvenliğine kadar tüm aşamaları kapsar; silah, patlayıcı ve tehlikeli maddelerin varlığına karşı önlemler alınır. Operasyonel güvenliğin sağlanması amacıyla muhtemel olaylara karşı acil durum planları ve yönlendirme protokolleri oluşturulur ve tatbikatlar yapılır. Denetim ve disiplin süreçleriyle güvenliğin sürekliliği ve standartlara uyum sağlanır; güvenlik performansının iyileştirilmesi için raporlar ve geri bildirimler kullanılır. Yatırımlar, hizmetlerin güvenli, verimli ve kesintisiz sürdürülmesi için sürekli izlenir ve gerektiğinde düzeltici tedbirler istenir.

CB Kararı 2018154
2018-08-31

2/1/1961 TARİHLİ VE 195 SAYILI BASIN İLAN KURUMU TEŞKİLİNE DAİR KANUNUN 14 ÜNCÜ MADDESİNDE BELİRTİLEN YETKİLERİN İLETİŞİM BAŞKANLIĞI TARAFINDAN KULLANILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 2018/154)

Bu karar, belirli yetkilerin iletişim Başkanlığı tarafından kullanılmasını öngörmektedir. Bu durumda söz konusu işlemlerin yürütülmesi iletişim Başkanlığına devredilir ve bu kurum tarafından uygulanır. Sonuç olarak, ilgili uygulamalar merkezi olarak iletişim Başkanlığı üzerinden yürütülür.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Kararı 5986
2022-08-25

E-İHRACAT DESTEKLERİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5986)

Bu karar, e-ihracat faaliyetlerini desteklemek için kamu kaynaklarını kullanarak Türk ürünlerinin yurtdışında online olarak sergilenmesini, pazarlara giriş süreçlerini kolaylaştırmayı, yurt dışı siparişlerin hızlı karşılanmasını ve teslimat süreçlerini iyileştirmeyi amaçlar. Bu çerçevede yararlanıcılar olarak e-ihracata yönelik konsorsiyumlar, B2B platformları, perakende e-ticaret siteleri, pazaryerleri ve ilgili sektör kurumları öne çıkar; ayrıca yurtdışı pazarlarda faaliyet gösteren platformlar ile bu alandaki ortaklıklara vurgu yapılır. Sağlanan destek türleri arasında pazara giriş için raporlar, dijital pazaryeri tanıtımı ve dijital pazarlama giderleri, e-ihracat tanıtım projeleri ve diğer pazarlama faaliyetleri, sipariş karşılama hizmetleri, yurt dışı depolarının kira giderleri, yurtdışı pazaryeri entegrasyonu, çevrimiçi mağaza açılması ve hedef ülkeler için hizmet giderleri ile pazaryeri komisyon giderleri yer alır. Destekler belirli süreler ve ülke bazında sağlanır; ödemelerin yapılması, hangi giderlerin destekleneceği ve hangi koşullarda yararlanılacağı genelgelerle belirlenir. Uygulamada, yanlış bilgi veya belgenin ibrazı halinde desteklerin geri alınması veya yararlanıcının destek başvurularının reddedilmesi gibi yaptırımlar uygulanır. Programın amacı doğrultusunda Türkiye’deki ihracatçılar için dijital platformlar üzerinden ürün envanterinin toplanması, alıcılarla buluşmaların kolaylaştırılması ve alışveriş süreçlerinin dijitalleştirilmesi hedeflenir; aynı zamanda Türkiye E-ihracat Platformunun kurulumu ve işletilmesiyle ihracat süreçlerinin koordinasyonu güçlendirilir. Üst limitler ve destek oranlarına ilişkin uygulama ve güncellemeler her yıl gözden geçirilip duyurulur; uygulama esasları genelgelerle belirlenir. İzinsiz veya yanıltıcı bilgiler verildiğinin tespiti halinde destekler arasında kesinti, iade veya benzeri yaptırımlar uygulanır ve bu durumda yararlanıcılar belirli süre için destek başvurusu yapamaz hale gelebilir. Karar kapsamında yer alan projeler ve işbirliği kuruluşları için performans ve uygunluk izlenir; uygunluk sağlanmayan işlemler veya uygun olmayan faaliyetler destek kapsamı dışında bırakılır.

CB Yönetmeliği 10280
2025-08-28

DENİZ VE İÇSULAR SEYİR DUYURULARI YÖNETMELİĞİ (KARAR SAYISI: 10280)

Bu Yönetmelik, denizlerde ve iç sularlarda seyir güvenliğini artırmak amacıyla seyir duyurularının hazırlanması, sınıflandırılması ve yayımlanmasına ilişkin esasları belirler. Pratik olarak şu etkileri sağlar: - Seyir duyuruları, tehlikenin ne olduğu, bulunduğu yer ve süresi gibi temel bilgilerle net biçimde hazırlanır; planlı çalışmalar için süreler ve kapsama dair bilgiler de eklenir. - Tehlike türleri kapsamlı şekilde belirlenir ve bu durumlarda hangi tür duyurunun yapılacağı açıkça ortaya konulur. - Duyurular, uluslararası standartlara uyumlu formatta hazırlanır ve bölgesel, kıyı ve yerel düzeyde sınıflandırılarak yayımlanır. - Yayımlama, NAVAREA ve NAVTEX gibi uydu ve radar/karasal iletişim kanalları ile birlikte diğer iletişim hatları üzerinden yapılır; gerektiğinde radyo ve internet üzerinden de iletilir. - Duyurular ve ilgili bilgiler, kaydedilir ve arşivlenir; haritalar ve notik yayınlar güncellenerek denizcilere duyurulur. - Duyuru süreçleri, ilgili kurumlar arasında koordinasyon ve bilgi akışı sağlanacak şekilde yürütülür. - Seyir güvenliğini tehlikeye atan tesisler ve inşa/işletim işlemleri, arızalar ve değişiklikler hakkında hızlı bildirimde bulunur ve güvenlik tedbirlerini alır. - Gemi kaptanları ve denizciler, güvenliği etkileyebilecek durumları bildirir ve duyuruları dikkate alır. - Duyurular ücretsiz olarak yayımlanır.

Kanun 7381
2022-03-08

NÜKLEER DÜZENLEME KANUNU

Bu Kanun kapsamında nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyonla ilgili faaliyetler, yetkili kurumdan lisans, izin veya bildirim alınmadan yürütülemez; başvuru ve süreçler, güvenlik, emniyet ve güvence gerekliliklerini karşılayacak şekilde yönetilir. Yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetin her aşamasında radyasyondan korunma, güvenlik ve emniyeti sağlamaktan ve gerekli kayıtlara uymaktan sorumludur; yeterli sayıda yetkin personel ve gerekli kaynakları temin etmek zorundadır. Faaliyetler düzenleyici kontrole tabidir; muafiyetler ve şartlar, güvenlik ve emniyeti gözeten bir yaklaşımla yönetmeliklerle belirlenir. Güvenlik, emniyet ve nükleer güvence temel öncelikler olarak ele alınır; risk iletişimiyle çalışanlar ve ilgili kişiler bilgilendirilir. Kurumsal denetim ve yerinde inceleme yetkisi kullanılarak, yetkilendirilenler ve tedarikçiler dahil denetimlere tabidir; denetimler planlı veya plansız, haberli veya habersiz yapılabilir. Yetkilendirilen kişiler, güvenlik ve emniyet açısından gerekli koşulları yerine getirmekle yükümlüdür; ayrıca güvenlik kültürü ve uygun yönetim sistemi çerçevesinde hareket ederler. Denetim sonuçlarına göre düzeltici ve önleyici faaliyetler yapılır; gerekli görülürse yaptırımlar uygulanabilir. Acil durumlarda saha içi ve saha dışı yönetiminde ilgili kurumlar ve kurumlar arası iş birliği sağlanır. Radyoaktif atıklar, kullanılmış yakıtlar ve özel hesaplar konularında Türkiye sınırları içinde güvenli ve uygun bir şekilde yönetim sağlanır; belirli faaliyetler için transit, ithalat ve ihraç konularında sınırlamalar uygulanır. Nükleer güvence yükümlülükleri yerine getirilir; ulusal ve uluslararası yükümlülüklere uyum gözetilir. Yetkilendirilen kişilerin sorumlulukları, düzenleyici kontrolden çıkma veya yükümlülüklerin sona ermesi durumlarında da güvenliğin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını gerektirir; sorumluluk, kişiler arası ilişkilere rağmen devam eder.

Kanun 2565
1981-12-22

ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNU

Bu yasa, askeri tesisler ve güvenlik açısından kritik bölgelerin çevrelerinde güvenlik ve gizliliği sağlamak amacıyla askeri yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri kurulmasını, kaldırılmasını ve gerektiğinde genişletilmesini öngörür. Bu bölgelerin sınırları ve ilanıyle ilgili esaslar belirli ve bu sınırlar işaretlerle veya haritalarla gösterilir. Kara alanında yüksek güvenlik gerektiren bölgelerin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Bölgede bulunan taşınmazlar kamulaştırılabilir. - Bölgede yalnızca görevliler ve izin verilen diğer görevliler ile vatandaşa özel kurallar çerçevesinde giriş ve ikamet izni verilebilir; bazı durumlarda aile fertlerinin girişine veya su kaynaklarından yararlanılmasına yönelik istisnalar uygulanabilir. - Yabancıların bölgeye geçici bile olsa girmesi veya ikamet etmesi genel olarak izin gerektirir. - Bölgede bulunan eski eserler ve doğal kaynaklar araştırılıp işletilebilir; bunun için denetimli ve onaylı çalışmalar gerekli olur. - Bölgede fotoğraf çekimi, harita çıkarma gibi faaliyetler, savunma ve güvenlik tedbirlerini bozacak durumlar dışında izinle yapılabilir. - Kamulaştırma zorunlu değildir; ancak bölgenin güvenliği için gerekli görülen durumlarda mal sahiplerine yönelik düzenlemeler yönetmelikle belirlenir. - Bölgenin güvenliğini bozabilecek inşaat ve diğer faaliyetler durdurulur; uygun görülmeyen yapılar yıkılarak masrafları sahiplerinden talep edilebilir. Kara ikinci düzey bölgelerinin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Vatandaşlar bölge içinde yaşama, seyahat etme ve tarımsal/faaliyet yürütme konusunda serbest olabilir; ancak güvenlik gerekçesiyle bazı durumlarda sınırlamalar getirilebilir. - Yabancılar bölge içinde mülk edinemez, ikamet veya uzun süreli kalışlarda sınırlamalar uygulanabilir; bazı durumlarda izin alınması gereklidir. - Bölgeye girişler ve konaklama için izin alınması gerekir; yetkili makamlar bu izinleri düzenler. - Bölge içinde yollar ve geçişlerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir. - Bölgede belirli bir süre içinde taşınmaz mal sahipliği ve durumunun raporlanması gerekir. - Bölge içinde inşaat, hafriyat, ormancılık, yeni ekim gibi faaliyetler için önceden onay alma zorunluluğu vardır; izinsiz çalışmalar durdurulur, sahibine yaptırım uygulanabilir. - Savunma ve güvenlik açısından önemli olan alanlarda izinsiz teknolojik cihazlar kullanılamaz. - Eski eserler ve doğal kaynaklar ile ilgili işlemler, uygun görüş alındıktan sonra yürütülür; bu alanlarda gemi sökümü için tesisler kurulamaz. Deniz alanlarında uygulama şu sonuçları doğurur: - Deniz kıyılarından başlayarak belirlenen sınırlar işaretlerle belirlenir ve haritalara işlenir. - Yabancı deniz araçları kötü hava koşulları veya teknik arızalar dışında belirlenen bölgelere giriş yapamaz; sığınma durumunda yetkili makamlara bildirilir ve mümkün olan en kısa sürede bölgeyi terk etmesi sağlanır; masraflar ve zararlar ilgili taraflarca karşılanır. - Denize açılan veya sığınan gemi ve araçların güvenliği için gerekli tedbirler alınır. - İkinci derece deniz bölgelerinde Türk vatandaşlarının serbest balıkçılık ve doğal kaynaklarla ilgili faaliyetleri bazı güvenlik şartlarıyla sürdürülür; yabancıların bu bölgelerde mal edinmesi ve ikametleri yasaktır; giriş için izin gerekir. - Yabancı gemi ve deniz araçlarının bölgelerdeki faaliyetleri için izin ve görüşmeler gereklidir; bazı durumlarda limanlara giriş ve çıkış için yetkili makamların onayı gerekir; zaruri hallerde sığınmalar için özel durumlar tanınabilir. - Deniz bölgelerindeki liman ve körfezlere giriş çıkışlar için güvenlik esasları uygulanır; sığınma durumlarında yükümlülükler yerine getirilir ve gerekli bildirimler yapılır. - Bu bölgelerdeki arama, keşif ve kaynak işlemleri milli kurullara uygun olarak yürütülür; savunma güvenliği açısından zararlı görülen uygulamalar yasaktır. Genel olarak, bu düzenleme bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla sınırları belirler, giriş ve ikamet üzerinde kısıtlamalar getirir, yabancıların hakları üzerinde sınırlamalar koyar, kaynakların ve eski eserlerin araştırılması ile kullanımı için denetim ve izin mekanizmalarını öngörür; uyulmadığında ise denetim ve yaptırım süreçleri devreye girer. Bu çerçevede bölge sahipleri ve kullanıcıları, güvenlik gerekçesiyle uygulanacak kısıtlamaları karşılayıp, gerekli izinleri almakla yükümlüdür.

CB Yönetmeliği 3373
2021-01-06

SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞI TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (b) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK İHALELERE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Bu Usul ve Esaslar savunma sanayinde mal ve hizmet alımları ile yapım işleri, AR-GE projeleri, yenilikçi projeler, yapılabilirlik etütleri ve danışmanlık hizmetlerini kapsayan işlemlerin planlanması, yürütülmesi ve denetlenmesi için esasları belirler. Projelerde uygulanacak alım yöntemleri serbest veya öngörülen kategorilere göre belirlenir; teklif alma, tek kaynaktan temin ve rekabetçi yarışma gibi yöntemler kullanılabilir; hangi koşullarda hangi yöntemin tercih edilebileceği açıklanır. Proje başlatma kararının verilmesi, teklife çağrı dosyasının hazırlanıp yayımlanması ve tekliflerin alınması ile değerlendirilmesi süreçleri tanımlanır; gerekli hallerde teklifler yeniden değerlendirilebilir. Değerlendirme sonuçlarına göre proje için yüklenici belirlenir; acil alım, AR-GE ve yenilikçi projeler gibi özel kategorilere ilişkin kararlar tek bir kararda toplanabilir. Sözleşme müzakere ve imza süreçleri düzenlenir; ilave maliyetler, değişiklikler ve ödeme planları bütçe sınırları içinde değerlendirilir; gerektiğinde benzer işlere ilişkin aynı sözleşme içinde birden çok yükleniciyle çalışılabilir. Proje yürütülürken teslimatlar ve envantere kaydedilme ile ilgili uygulamalar belirlenir; bazı durumlarda malın mülkiyeti idareye geçmeden teslim alınabilir. Teminatlar, kesin ve geçici teminatlar ile gerektiğinde avanslar üzerinden yapılacak ödemelerin güvenceye alınması kuralları konulur; bazı özel durumlarda teminatsız katılım mümkün olabilir. Proje kaynakları ve fon kullanımı ile ilgili esaslar belirlenir; belirli projeler için yıllara yayılarak kaynak tahsisatı yapılabilir ve bütçeyle uyumlu olacak şekilde aktarımlar yönetilir. Bu düzenlemenin uygulanması için iç mevzuatta gerekli açıklıklar yer alır; mevcut ihalelerin bu düzenlemelerden etkilenmesi veya uyum sağlaması için geçiş hükümleri öngörülür. Düzenleme yürürlüğe girer ve uygulanır.

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

KHK 320
1988-06-06

MİLLİ PİYANGO HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararname kapsamında Milli Piyango İdaresi’nin piyango ve çekilişleri planlama, tertip etme ve denetleme rolü sürdürülür; iç düzenlemelerin çoğu kaldırılarak denetim, izinler ve yaptırımlar odaklı bir yapı öne çıkarılmıştır. Piyango ve çekilişler için bedeli nakit olanlar kadar olmayanlar için de izin gerekliliği getirilmiş; izin başvuru bedeli uygulanabilir ve bazı kamu kurumları muaf sayılabilir. Denetim yetkisi genişletilmiş; denetim elemanları hesap ve belgeleri inceleyebilir, gerekli görüldüğünde el koyabilir ve gerekli gördüklerinde soruşturma yapabilir; ihlaller için uyarma ve para cezaları uygulanabilir; cezaların uygulanması ve itiraz süreçleri belirlenmiştir. Talih oyunları işletmeleri açısından ihlallerde kapatma, ruhsat iptali ve diğer yaptırımlar öngörülmüş; cezaların uygulanması ve yerinde tahsili için idarenin yetkisi bulunmaktadır. Vergi muafiyeti ve devlet garantisi hükümleri korunmuştur; idarenin hasılatı, ikramiyeler ve ilgili işlemler vergi, resim ve harçtan muaftır; ikramiyeler devlet garantisi kapsamındadır. İdare Kefalet Sandığı kurulması öngörülmüş ve sandığın yönetimi ile denetimi idareye aittir; sandığın işleyişine ilişkin usul ve esaslar düzenlenir. Yurtdışı faaliyetler ve ortaklıklara ilişkin hükümler kaldırılmıştır; bu konular bu kararnameyle düzenlenmez hale gelmiştir. Kadrolar ve personel uygulamalarında bazı hükümler kaldırılmıştır; mevcut çerçeveye göre personel rejiminin temel ilkeleri korunur. Genel olarak, iç yapıdaki çok sayıda hüküm kaldırılarak yerine denetim, izinler, yaptırımlar, devlet garantisi ve kefalet gibi uygulama odaklı hükümler getirilmektedir.