10 / 980 sonuç gösteriliyor

Kanun 7381
2022-03-08

NÜKLEER DÜZENLEME KANUNU

Bu Kanun kapsamında nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyonla ilgili faaliyetler, yetkili kurumdan lisans, izin veya bildirim alınmadan yürütülemez; başvuru ve süreçler, güvenlik, emniyet ve güvence gerekliliklerini karşılayacak şekilde yönetilir. Yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetin her aşamasında radyasyondan korunma, güvenlik ve emniyeti sağlamaktan ve gerekli kayıtlara uymaktan sorumludur; yeterli sayıda yetkin personel ve gerekli kaynakları temin etmek zorundadır. Faaliyetler düzenleyici kontrole tabidir; muafiyetler ve şartlar, güvenlik ve emniyeti gözeten bir yaklaşımla yönetmeliklerle belirlenir. Güvenlik, emniyet ve nükleer güvence temel öncelikler olarak ele alınır; risk iletişimiyle çalışanlar ve ilgili kişiler bilgilendirilir. Kurumsal denetim ve yerinde inceleme yetkisi kullanılarak, yetkilendirilenler ve tedarikçiler dahil denetimlere tabidir; denetimler planlı veya plansız, haberli veya habersiz yapılabilir. Yetkilendirilen kişiler, güvenlik ve emniyet açısından gerekli koşulları yerine getirmekle yükümlüdür; ayrıca güvenlik kültürü ve uygun yönetim sistemi çerçevesinde hareket ederler. Denetim sonuçlarına göre düzeltici ve önleyici faaliyetler yapılır; gerekli görülürse yaptırımlar uygulanabilir. Acil durumlarda saha içi ve saha dışı yönetiminde ilgili kurumlar ve kurumlar arası iş birliği sağlanır. Radyoaktif atıklar, kullanılmış yakıtlar ve özel hesaplar konularında Türkiye sınırları içinde güvenli ve uygun bir şekilde yönetim sağlanır; belirli faaliyetler için transit, ithalat ve ihraç konularında sınırlamalar uygulanır. Nükleer güvence yükümlülükleri yerine getirilir; ulusal ve uluslararası yükümlülüklere uyum gözetilir. Yetkilendirilen kişilerin sorumlulukları, düzenleyici kontrolden çıkma veya yükümlülüklerin sona ermesi durumlarında da güvenliğin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını gerektirir; sorumluluk, kişiler arası ilişkilere rağmen devam eder.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Yönetmeliği 10280
2025-08-28

DENİZ VE İÇSULAR SEYİR DUYURULARI YÖNETMELİĞİ (KARAR SAYISI: 10280)

Bu Yönetmelik, denizlerde ve iç sularlarda seyir güvenliğini artırmak amacıyla seyir duyurularının hazırlanması, sınıflandırılması ve yayımlanmasına ilişkin esasları belirler. Pratik olarak şu etkileri sağlar: - Seyir duyuruları, tehlikenin ne olduğu, bulunduğu yer ve süresi gibi temel bilgilerle net biçimde hazırlanır; planlı çalışmalar için süreler ve kapsama dair bilgiler de eklenir. - Tehlike türleri kapsamlı şekilde belirlenir ve bu durumlarda hangi tür duyurunun yapılacağı açıkça ortaya konulur. - Duyurular, uluslararası standartlara uyumlu formatta hazırlanır ve bölgesel, kıyı ve yerel düzeyde sınıflandırılarak yayımlanır. - Yayımlama, NAVAREA ve NAVTEX gibi uydu ve radar/karasal iletişim kanalları ile birlikte diğer iletişim hatları üzerinden yapılır; gerektiğinde radyo ve internet üzerinden de iletilir. - Duyurular ve ilgili bilgiler, kaydedilir ve arşivlenir; haritalar ve notik yayınlar güncellenerek denizcilere duyurulur. - Duyuru süreçleri, ilgili kurumlar arasında koordinasyon ve bilgi akışı sağlanacak şekilde yürütülür. - Seyir güvenliğini tehlikeye atan tesisler ve inşa/işletim işlemleri, arızalar ve değişiklikler hakkında hızlı bildirimde bulunur ve güvenlik tedbirlerini alır. - Gemi kaptanları ve denizciler, güvenliği etkileyebilecek durumları bildirir ve duyuruları dikkate alır. - Duyurular ücretsiz olarak yayımlanır.

CB Kararı 5986
2022-08-25

E-İHRACAT DESTEKLERİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5986)

Bu karar, e-ihracat faaliyetlerini desteklemek için kamu kaynaklarını kullanarak Türk ürünlerinin yurtdışında online olarak sergilenmesini, pazarlara giriş süreçlerini kolaylaştırmayı, yurt dışı siparişlerin hızlı karşılanmasını ve teslimat süreçlerini iyileştirmeyi amaçlar. Bu çerçevede yararlanıcılar olarak e-ihracata yönelik konsorsiyumlar, B2B platformları, perakende e-ticaret siteleri, pazaryerleri ve ilgili sektör kurumları öne çıkar; ayrıca yurtdışı pazarlarda faaliyet gösteren platformlar ile bu alandaki ortaklıklara vurgu yapılır. Sağlanan destek türleri arasında pazara giriş için raporlar, dijital pazaryeri tanıtımı ve dijital pazarlama giderleri, e-ihracat tanıtım projeleri ve diğer pazarlama faaliyetleri, sipariş karşılama hizmetleri, yurt dışı depolarının kira giderleri, yurtdışı pazaryeri entegrasyonu, çevrimiçi mağaza açılması ve hedef ülkeler için hizmet giderleri ile pazaryeri komisyon giderleri yer alır. Destekler belirli süreler ve ülke bazında sağlanır; ödemelerin yapılması, hangi giderlerin destekleneceği ve hangi koşullarda yararlanılacağı genelgelerle belirlenir. Uygulamada, yanlış bilgi veya belgenin ibrazı halinde desteklerin geri alınması veya yararlanıcının destek başvurularının reddedilmesi gibi yaptırımlar uygulanır. Programın amacı doğrultusunda Türkiye’deki ihracatçılar için dijital platformlar üzerinden ürün envanterinin toplanması, alıcılarla buluşmaların kolaylaştırılması ve alışveriş süreçlerinin dijitalleştirilmesi hedeflenir; aynı zamanda Türkiye E-ihracat Platformunun kurulumu ve işletilmesiyle ihracat süreçlerinin koordinasyonu güçlendirilir. Üst limitler ve destek oranlarına ilişkin uygulama ve güncellemeler her yıl gözden geçirilip duyurulur; uygulama esasları genelgelerle belirlenir. İzinsiz veya yanıltıcı bilgiler verildiğinin tespiti halinde destekler arasında kesinti, iade veya benzeri yaptırımlar uygulanır ve bu durumda yararlanıcılar belirli süre için destek başvurusu yapamaz hale gelebilir. Karar kapsamında yer alan projeler ve işbirliği kuruluşları için performans ve uygunluk izlenir; uygunluk sağlanmayan işlemler veya uygun olmayan faaliyetler destek kapsamı dışında bırakılır.

Kanun 3568
1989-06-13

SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNU

Pratik Etki Özeti - Serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik meslekleri düzenlenerek, işletmelerin muhasebe, mali müşavirlik ve denetim ihtiyaçlarının güvenilir ve bağımsız şekilde karşılanması hedeflenir; hizmet kapsamı muhasebe kayıtlarının tutulması, mali tabloların ve beyannamelerin hazırlanması ile ilgili danışmanlığı ve gerektiğinde raporlama işlemlerini içerir. - Unvan kullanımı sıkı bir şekilde sınırlanır; yetkisi olmayanların serbest muhasebeci mali müşavirlik veya yeminli mali müşavirlik unvanını kullanması yasaktır; bu tür ihlallerin takibi ve yaptırımları meslek odaları tarafından denetlenir. - Meslek mensupları için genel ve özel nitelikler belirlenir; vatandaşlık, medeni haklar, güvenlik ve meslek onuru gibi şartlar aranır; bazı ağır cezalar veya suçlardan dolayı engeller söz konusu olabilir. - Serbest muhasebeci mali müşavir olabilmek için ilgili alanlarda üniversite diploması, staj ve meslek sınavını geçme gibi özel şartlar öngörülür; vergi inceleme yetkisi kazananlar için bazı istisnalar veya farklı yol haritaları bulunur. - Staj ve hizmet sürelerinin sayılmasına ilişkin kurallar getirilir; belirli kamu hizmeti veya denetim görevi yapan süreler staj süresine sayılabilir; bu süreler meslek kazanım sürecine katkı sağlar. - Meslek sınavları, sınav komisyonlarının nasıl oluşacağı ve sınavın nasıl yürütüleceğine dair esaslar belirlenir; sınav sonuçlarının adaletli ve mevzuata uygun şekilde değerlendirilmesi gerekir. - Yabancı uyruklu adaylar için karşılıklılık amacıyla bazı şartlar ve onay süreçleri uygulanabilir; bu, uluslararası katılım imkânını sınırlamaya veya kolaylaştırmaya yöneliktir. - Vergi iadeleri gibi belirli alanlarda rapor düzenletme yetkisi ve sorumluluklar tanımlanır; raporların doğru olması halinde müştereken ve müteselsilen vergi cezaları ve giderlerinden sorumluluk doğar. - Yeminli mali müşavirlik mesleğine kabul edilenler için meslek öncesi yemin zorunluluğu getirilir; tasdik kapsamı ve raporlar için kanunlar çerçevesinde sorumluluk doğar. - Tasdik ve tasdikten doğan sorumluluk, tasdik edilen mali tabloların ve beyannamelerin mevzuata uygunluğunu denetlemeyi ve bu kapsamda doğan sorumlulukları içerir; hatalı tasdik halinde ilgili mali zararlardan müşterek ve müteselsilen sorumluluk doğabilir. - Mesleğin uygulanması sırasında işbirliği veya istihdam konusunda bazı sınırlamalar vardır; meslekten men edilene veya mesleği yapması yasaklananlara ait durumlarda bu kişilerle işbirliği yapılamaz. - Odalar, meslek mensuplarını ve odaların görev alanını belirler; meslek mensuplarının faaliyet sınırları ve meslek etiği konularında denetim ve düzenleyici görevler üstlenir.

Kanun 7082
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI TEDBİRLER ALINMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- FETÖ/PDY ile iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen ve ekli listelerde yer alan kişiler kamu görevinden çıkarılır ve bu işlem için ayrıca tebliğ yapılmaz; haklarında özel kanun hükümleri uygulanır. - Kamu görevinden çıkarılanların rütbeleri alınır, yeniden kamu hizmetine alınmazlar; doğrudan ya da dolaylı olarak görevlendirilemezler; uhdelerinde bulunan görev ve yetkiler sona ermiş sayılır; silah ruhsatı ve benzeri belgeleri iptal edilir; kamu konutlarından tahliye edilmeleri sağlanır; özel güvenlik şirketlerinde kurucu, ortak ya da çalışan olarak çalışamazlar. - Kamu görevlisinden sayılanlar arasında görevlerine iade edilmesi gerekenler varsa, uygun kadro ve pozisyonlara atanabilirler; bu durumda önceki görevden çıkarılma tarihinden itibaren kazanılmış haklar ve mali haklar bakımından belirli ödemeler yapılır; diğer tutarlar ise uygulanmaz. - Ekli listelerde yer alan kamu görevlileri belirli durumlarda geri çağrılabilirler; ancak yeniden göreve alınmaları için ilgili mevzuatta öngörülen şartlar sağlanır. - Yurtdışında öğrenim görenlerden milli güvenliğe tehdit oluşturan iltisakı veya irtibatı olanlar ile bunlarla ilişkisi bulunanlar, öğrencilikle ilişiklerinin kesildiği şekilde uygulanır. - Terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu düşünülen yayın kuruluşları kapatılır; bu kapsamda bulunan medya organlarıyla ilgili işlemler uygulanır. - Banka ve finans işlemlerinde cezai sorumluluk açısından, ilgili kurumlar tarafından sağlanan hizmetlere ilişkin olarak belirli koşullarda cezai sorumluluk yükümlülüğü uygulanmaz; bu, söz konusu işlemlerin güvenlik gerekçesiyle değerlendirileceğini ifade eder. - FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan gerçek ve tüzel kişilerin yönetimdeki ortaklık payı yüzde elliden az olan şirketlere kayyım atanabilir; kayyım şirketin yönetimi ve temsilini üstlenir. - Peşin olarak ödenen mali ve sosyal haklar ile mecburi hizmet yükümlülükleri ve buna bağlı borçlar, çıkarılma tarihinden sonraki süre için geçerli değildir; bu kapsamda öngörülen bazı ödemeler geri alınmaz ve hizmet süresiyle ilgili yükümlülükler ortadan kalkar; vekalet ücreti ve yargılama giderleri hükmedilmez. - Gazilik unvanı, darbe teşebbüsü ve buna bağlı eylemlerin sonucunda malul olan kamu görevlileri ve sivillere, etkilendikleri durumlarda yaralanma derecesine bakılmaksızın verilir; uygulanmasına ilişkin esaslar belirlenir. - İhraç edilen personelin bildirilmesi zorunludur; belirlenen süre içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirimde bulunulur. - Dava ve takip usulleriyle ilgili olarak mevcut davalarda ve icra/iflas işlemlerinde belirli usul kuralları uygulanır; bu kapsamda dava şartı ve reddedilme kararları belirli çerçeveler içinde yapılır.

CB Kararı 2018154
2018-08-31

2/1/1961 TARİHLİ VE 195 SAYILI BASIN İLAN KURUMU TEŞKİLİNE DAİR KANUNUN 14 ÜNCÜ MADDESİNDE BELİRTİLEN YETKİLERİN İLETİŞİM BAŞKANLIĞI TARAFINDAN KULLANILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 2018/154)

Bu karar, belirli yetkilerin iletişim Başkanlığı tarafından kullanılmasını öngörmektedir. Bu durumda söz konusu işlemlerin yürütülmesi iletişim Başkanlığına devredilir ve bu kurum tarafından uygulanır. Sonuç olarak, ilgili uygulamalar merkezi olarak iletişim Başkanlığı üzerinden yürütülür.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.