10 / 1.158 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 809
2019-03-08

6384 SAYILI AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE YAPILMIŞ BAZI BAŞVURULARIN TAZMİNAT ÖDENMEK SURETİYLE ÇÖZÜMÜNE DAİR KANUN GEREĞİNCE KURULAN KOMİSYONUN YETKİSİNİN GENİŞLETİLMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 809)

Bu karar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki ek ihlal alanlarını kapsayacak şekilde Komisyonun yetki alanını genişleterek, komisyonun başvuru sahiplerinin maddi ve manevi tazminat taleplerini inceleyip karar verebilmesini sağlar. Özellikle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal tespiti yaptığı ancak tazminata ilişkin karar vermediği ya da bu haklar saklı tutulduğu durumlarda, kesinleşen kararın tebliğini izleyen sürenin dolmuş olması halinde başvurunun yapılması şartıyla Komisyonun bu tazminat taleplerini inceleyip karara bağlayabileceği öngörülmektedir. Bu sayede ilgili dosyaların komisyon eliyle tazminata kavuşma süreci daha kapsayıcı ve hızlı yürütülebilir.

Kanun 6701
2016-04-20

TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU KANUNU

Pratik etki özeti: - Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu adıyla kurulan bağımsız ve mali-iddari özerk bir kamu tüzel kişiliğine sahip kurum, insan haklarını korumak, geliştirmek ve ayrımcılığın önlenmesini sağlamak için faaliyette bulunacak ve ihlalleri giderme sürecini yönetecek. - Temel haklar ve hizmetlere erişimde ayrımcılığın önlenmesini hedefleyen bir çerçeve kuracak; kamu ve özel sektörde sunulan hizmetlere erişimde eşitlik sağlanması için uygulanabilir tedbirler geliştirecek. - Eğitim, adalet, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, konaklama, kültür ve spor gibi alanlarda hizmet alan herkesin ayrımcılığa karşı korunacağını güvenceyecek. - Engellilerin haklarını tam ve eşit kullanabilmesini sağlamak için makul düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtecek ve gerekli erişilebilirlik önlemlerinin uygulanmasını teşvik edecek. - İstihdam ve serbest meslek alanında işe alma, kariyer gelişimi, eğitim ve çalışma şartları konularında ayrımcılık yasağını kapsayacak; gebelik ve çocuk bakımı gibi nedenlerle ayrımcılığa karşı koruma getirecek. - Ayrımcılığın çeşitli türlerini tanımlayacak: doğrudan ve dolaylı ayrımcılık, ayrı tutma, ayrımcılık talimatı, çoklu ayrımcılık, işyerinde yıldırma, taciz gibi uygulamaların önüne geçecek. - İstisnaların varlığını tanıyarak gerekli görülen durumlarda amaca uygun ve orantılı farklı muamelenin mümkün olabileceğini belirtecek; bazı özel durumlarda dinî hizmetler gibi istisnaların uygulanabileceğini açıklayacak. - Kurum, ihlalleri resen veya başvuru üzerine inceleyecek, kararlar verecek ve mağdurlara gerekli çözümler konusunda yol gösterecek; uygun gördüğünde adli ve idari süreçleri yönlendirecek. - İnsan hakları ihlallerini ve ayrımcılık vakalarını kamuoyuna bildirecek ve farkındalık amacıyla bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapacak; üniversiteler, sivil toplum ve meslek kuruluşlarıyla işbirliği halinde çalışmalar yürütecek. - Uluslararası insan hakları sözleşmelerinin uygulanmasını izleyecek ve bu alandaki inceleme/denetim mekanizmalarına katkıda bulunacak; gerektiğinde uluslararası toplantılarda temsilci gönderecek. - Özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilerin ve koruma altına alınan kişilerin bulunduğu yerleri düzenli ziyaretler yoluyla denetleyecek ve raporlayacak; bu süreçte gerekli kolaylığı sağlayacak. - Sivil toplum örgütleri ve kamu kurumlarıyla işbirliği içinde rehberlik sunacak, başvuruların takip edilmesini sağlayacak ve mağdurların başvuru süreçlerinde yanıt ve yol gösterme sunacak. - Kamuya açık hizmetlerin ve mal- hizmetlerin sunumunda ayrımcılık yapılmaması için planlama, sunum ve denetim süreçlerinde kapsayıcılık ve adreslenebilirlik ilkelerini esas alacak. - Üye olanlar ve görevleri süresince bağımsız hareket etmeye, tarafsız kararlar vermeye ve görevlerini etkileyebilecek ilişki ve çıkar çatışmalarını önlemeye odaklanacak.

CB Yönetmeliği 20123178
2012-07-04

HUKUKİ UYUŞMAZLIK DEĞERLENDİRME KOMİSYONUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla kamu idareleri arasındaki ihtilafların sulh yoluyla çözümlenmesi amacıyla idare içinde bir hukuk uyuşmazlık değerlendirme komisyonu kurulmuş ve çalışma esasları belirlenmiştir. Komisyon, taraf olan idareler arasındaki adli ve idari uyuşmazlıkların sulh yoluyla sonuçlandırılmasına odaklanır; sözleşme değişiklikleri veya feshine ilişkin konular ile idari işlemler nedeniyle doğan zararlar ve tazminat taleplerinin incelenmesini kapsar. İnceleme, tarafların görüşleri, varsa uzman görüşleri ve belgeler ışığında yürütülür; gerektiğinde taraflar dinlenebilir ve durumun gerekçeli rapor halinde sunulması hedeflenir. Raporda olayın özeti, tarafların görüşleri ve varsa muhalefet gerekçesi yer alır ve ilgili mercilere iletilır. Sekretarya hizmetleri ile raporların kaydı ve arşivlenmesi sağlanır; toplantı ve karar süreçleri düzenlenir. Komisyon, uzman ücretlerinin ödenmesi esaslarını uygular ve genel olarak uyuşmazlıkların sulh yoluyla çözülebilmesi ve kamu kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla çalışır.

CB Yönetmeliği 359
2018-11-23

YURTDIŞINDA DAİMÎ GÖREVLERE ATANACAK PERSONEL HAKKINDA YÖNETMELİK

Yurtdışında daimi görevlere atanacak personelin seçiminden atamaya, çalışma usullerine ve disiplin ile diğer özlük işlerine ilişkin esaslar netleşir ve uygulanır hale gelir. Atama için gerekli genel koşullar, eğitim düzeyi, gerekli mesleki bilgi ve yabancı dil gerekliliği açık biçimde belirtilir; temsil yeteneği ve kamu hizmetinde gereken hizmet geçmişi gibi nitelikler de dikkate alınır. Yabancı dil konusunda, görevlendirilecek ülkenin resmi dili veya belirli yabancı dillerden birini bilme ve buna uygun bir dil yeterlilik belgesi sunma zorunluluğu doğar; bazı durumlarda bu belge aranmazsa dille ilgili istisnalar uygulanabilir. Atama süreleri belirli sınırlara tabi olup uzatma ve tekrarlı atama olanakları bulunabilir; yurtdışında daimi görevden dönüş sonrası yeniden görevlendirme için gerekli hizmet süresi benzer şekilde hesaplanır; niteliklerini sonradan kaybeden veya uygun bulunmayanlar göreve devam ettirilmez. Eğitim açısından görevlendirilen personele görevin gerektirdiği hizmet içi eğitim ve istihbarata karşı koyma ile ilgili eğitimler uygulanır; kapsam ve uygulama ayrıntıları Dışişleri Bakanlığı tarafından belirlenir. Koordinasyon ve iletişim konularında, misyon şefi başlıca amir olarak hareket eder; personel, misyon şefinin talimatlarına göre davranır, bilgi toplanması ve gerekli tedbirlerin uygulanması misyon şefinin yönlendirmesiyle yürütülür; dönüşte uyum sağlanması için gerekli süreçler uygulanır. Görevli bulunduğu ülkede davranış kuralları net biçimde belirlenir; devletin çıkarlarını ve itibarını korumak, devletin temsilcisi olarak hareket etmek, resmî ve özel yaşamda dikkatli ve saygılı olmak, yerel makamlar ve halkla ilişkilerde tarafsızlık ve eşit muameleyi sürdürmek gereklidir. Raporlama yönünden üç aylık raporlar hazırlanır ve misyon şefinin onayıyla Dışişleri Bakanlığına sunulur; acil ve zorunlu durumlar için ek raporlar da talep edilebilir; görev tamamlandığında özet bir rapor sunulur. Disiplin işlemleri ilgili mevzuata göre yürütülür; disiplin amirleri misyon şefi ve bağlı bulunan üst yöneticiler tarafından belirlenir. İzinler ve görev devir teslimi planlı ve koordine biçimde gerçekleştirilir; görev devri için gerektiğinde birlikte çalışılarak uyum sağlanır. Eski hükümler yürürlükten kaldırılır ve bazı kurumlar için özel ek hükümler getirilir; bazı yabancı diller için ek düzenlemeler veya istisnalar uygulanabilir. İçişleri Müşavirleriyle ilgili geçiş süresi gibi uygulamalarda özel değişiklikler öngörülebilir.

Kanun 5726
2007-01-05

TANIK KORUMA KANUNU

Bu yasa, ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenenler ile bu tanıkların yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığı ağır ve ciddi tehlike altında olduğunda uygulanacak koruma tedbirlerini düzenler ve uygulanmasını sağlar. Koruma kapsamına giren kişiler, tanık olarak dinlenenler ile onların nişanlısı veya evlilik bağı kalmasa dahi eşi, yakın kan bağı veya kayın hısımlıkları bulunanlar ve evlatlık bağı bulunanlar gibi yakın ilişki içinde olanları içerir. Tedbirler arasında kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulması, duruşmada dinlenme şeklinin değiştirilmesi veya ses/ görüntüsüyle özel ortamda dinlenilmesi, tutuklu veya hükümlü olanlar için uygun ceza infaz kurumlarında yerleştirilmesi, fizikî koruma sağlanması, kimlik ve ilgili belgelerin değiştirilmesi, maddi yardım sağlanması, iş yerinin veya öğrenim gördüğü kurumun değiştirilmesi, yurt içinde başka bir yere yerleşilmesi ve gerektiğinde uluslararası alanda yerleşim sağlanması ile görünümlerin değiştirilmesi gibi tedbirler uygulanabilir. Bu tedbirler birbirleriyle birlikte veya tek başına uygulanabilir; aynı sonuca daha hafif bir tedbirle ulaşılabiliyorsa o yönde hareket edilir. Tedbir kararları soruşturma aşamasında savcı tarafından, kovuşturma aşamasında ise ya savcının veya tanığın talebiyle ya da resen verilir; acil durumlarda geçici kararlar da alınabilir; kovuşturma sonrasında bazı tedbirler kurul tarafından tanığın talebiyle verilebilir. Tedbir kararlarında korunan kişinin açık kimlik ve adres bilgileri, tanıkla ilgili bilgiler, tedbirin şekli ve süresi gibi hususlar belirtilir; kararlar ve ilgili belgeler gizli tutulur ve uygulanması için gerekli kayıtlar güvenli biçimde saklanır. Koruma birimleri kurulur ve gerektiğinde diğer kamu kurumlarıyla işbirliği sağlanır; kararlar ve protokoller belirli kurallara göre saklanır ve yazışmalar buna göre yapılır. Koruma Kurulu, kararları verir ve tedbirlerin uygulanmasını denetler; tarafların rızası alınarak mutabakat metni hazırlanır ve uygulanır. Koruma tedbirlerinin giderleri ilgili bütçeye uygun olarak karşılanır; koruma tedbirleri süresince ve sona erdikten sonra da gizlilik kuralları devam eder.

Kanun 6706
2016-05-05

CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun cezaî konularda uluslararası adlî iş birliğini düzenler ve yabancı devletlerle adlî yardımlaşmanın usul ve esaslarını belirler. Uygulamada adlî merciler arasındaki talepler değerlendirilir ve uygun yardımlaşmanın sağlanıp sağlanmayacağına karar verilir. Gelen bilgiler kendi gönderen devletin izni olmadan soruşturma, kovuşturma veya infaz amacıyla kullanılamaz. Suçun niteliği veya sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle bazı istisnalar uygulanabilir. Adlî yardımlaşma talepleri kısmen reddedilebilir veya ek bilgi istenebilir; talebin yerine getirilmesini belirleyen kurallar uygulanır. Yabancı adlî mercilerin talepleri için benzer kurallar geçerlidir; delillerin korunması amacıyla geçici tedbirler alınabilir; arama veya el koyma talepleri için yeterli hukuki unsurlar gerekir. Görüntülü ve sesli iletişim yoluyla adlî yardımlaşma talebiyle yerine getirme mümkün olabilir; bu yöntem taraf devletlerin mevzuatı ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde uygulanır. İade süreçleri, yabancı kişinin başka devlete iade edilmesini içeren işlemleri kapsar; iade uygun bulunduğunda taleplere ilişkin kararlar verilir ve bu kararlar taraflar arasındaki koordinasyonla yürütülür. İadenin reddedilme hallerinde ve öncelik sıralamasında gerekli esaslar uygulanır. İade kararının uygulanması ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması için süreçler yürütülür. Transit geçiş ve eşya teslimi gibi yardımlar da düzenlenir. Son olarak iade prosedürü sınır dışı kararlarıyla ilgili koordinasyon ve iletişim ile yürütülür.

Kanun 4686
2001-07-05

MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU

Bu yasa, yabancı unsuru taşıyan ve tahkimin Türkiye’de yer alması veya tarafların tahkim yolunu seçmesi halinde uluslararası nitelikteki uyuşmazlıkları tahkim yoluyla çözüme kavuşturmayı amaçlar; Türkiye’de bulunan taşınmazlar üzerindeki aynî haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile iki tarafın iradesine tâbi olmayan uyuşmazlıklar ise kapsamın dışında kalır. Yabancılık unsuru şu göstergelerle ortaya çıkabilir: tarafların yerleşim yerleri veya işyerleri farklı devletlerde olması; yükümlülüklerin önemli bölümünün ifa edileceği yerin diğer bir devlette bulunması; ana sözleşmenin yabancı sermayeyi içerdiğini veya yurtdışından kredi/garanti sözleşmelerinin gerekli olduğunu gösteren durumlar; sözleşme veya hukuki ilişkinin bir ülkeden diğerine sermaye/mal geçişini içermesi. Tahkim anlaşması, taraflar arasındaki ilişkiden doğan tüm uyuşmazlıkların ya bazılarını ya da tümünü tahkim yoluyla çözmeyi amaçlayan yazılı bir anlaşmadır; bu anlaşma tarafların belirlediği hukuka uygun olabileceği gibi, taraflar tarafından başka bir hukuk seçilmemişse Türk hukukuna da uygun olabilir. Tahkim anlaşmasına karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı ya da tahkim anlaşmasının henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu yönündeki itirazlar kabul edilmez. Bir uyuşmazlık mahkemede dava edilirse, karşı taraf tahkime itiraz edebilir; tahkim itirazı kabul edilirse dava mahkemenin usulüne uygun olarak reddedilir ve dosya ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir. Tahkim öncesi veya sırasında taraflardan birinin talebiyle mahkeme ya da hakem kurulu ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı verebilir; hakem kurulu, uygun güvence karşılığında bu tür kararları verebilir; bu kararların uygulanması için gerekli destek, gerektiğinde yetkili mahkeme tarafından sağlanabilir. Hakem sayısı tarafların kararlaştırmasına bağlıdır; aksi kararlaştırılmamışsa bir hakemli veya çok sayıda hakemli bir tahkim yoluna gidilir; hakemler bağımsız ve tarafsız olmalı; reddedilecek durumlar net olarak belirlenir ve reddin kararları kesinleşir; hakemlerin reddi durumunda tahkim sonlanabilir veya hakemler yeniden seçilir. Hakemler kendi yetkilerini ve tahkim sürecinin usulünü belirler; yetkilerini aşan konularda itirazlar en erken cevap dilekçesinde yapılır; yetkisizlik itirazı, tarafların kendi seçtikleri hakemleri ve usulleri etkilemez; yetkileri aşan bir itiraz ileri sürülmezse geçerli olmazsa, sonraki aşamada kabul edilebilir. Hakemler, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadıkları veya tarafsızlığı şüphe uyandıran koşullar bulunduğunu görürlerse reddedebilirler; taraflar hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştıralabilirler. Hakemler görevi kabul ettiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, görevlerini yerine getirmekten kaçınmaları halinde zarardan sorumlu tutulurlar; hakemler fiilen görevlerini hiç ya da zamanında yerine getiremediğinde görevi sona erebilir ve yeni bir hakem seçilir; tahkim süresi, hakemlerin değiştirilmesi nedeniyle durmaz. Hakemler yetkilerini kendi kararlarıyla belirler; hakem veya hakem kurulunun yetkisizliğine ilişkin itiraz en geç ilk cevap dilekçesinde yapılmalıdır; yetkili olduğuna karar verilirse tahkim sürer ve karar verilir; yetkisizlik itirazı ön sorun olarak incelenir ve karara bağlanır; yetkili olduğuna karar verilirse davaya devam edilir. Tahkim yargılamasında uygulanacak usuller taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir; aksi belirtilmemişse kanun hükümleri uygulanır; taraflar eşit haklara sahiptir ve yabancı taraflar da temsil edilebilir; tahkim dilinin seçimi taraflarca belirlenebilir, aksi kararlaştırılmamışsa hakemler karar verir; dil ve çeviri için gerektiğinde belgeler sunulur. Tahkim yeri, taraflarca veya seçilen tahkim kurumu tarafından serbestçe belirlenir; anlaşma yoksa hakemler olayın özelliklerine göre yer belirler; gerektiğinde toplantı başka bir yerde yapılabilir. Dava dilekçesi ve cevap, taraflarca belirlenen süreler içinde hakem veya hakem kuruluna sunulur; taraflar delillerini ekleyebilir ve ileride sunacakları delillere yönelik yol gösterimi yapabilirler; taraflar uyuşmazlığı tahkim kapsamı içinde değiştirme veya genişletmede bulunabilir fakat kapsam dışına çıkacak şekilde değiştirme yapılamaz. Görev belgesi, hakemler ve taraflarca imzalanır ve tarafların iletişim adresleri, istemler, hakemlerin kimlikleri, tahkim deren yeri ve süresi gibi bilgiler içerir. Duruşma veya yazılı yargılama kararıyla karar verilir; taraf olma niteliğini kaybetme durumunda tahkim süreci ertelenir; bildirim yapılmaması durumunda belirli süre sonunda tahkim sona erebilir. Tahkim yoluyla çözülen uyuşmazlıklar için Türkçe veya tanınan başka bir devletin resmi dilinde yargılama yapılabilir; dil seçimi belirlenmezse hakemler karar verir; belgelerin çevirileri de gerektiğinde sunulur. Türkiye’deki taşınmazlar üzerindeki aynî hak uyuşmazlıkları bu düzenlemenin kapsamı dışındadır.

Kanun 6698
2016-04-07

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU

Bu kanun, kişisel verilerin işlenmesini güvenlikli ve haklara saygılı bir çerçevede düzenler; veri sorumluları ve veri işleyenler için uyum yükümlülükleri ve denetim mekanizmaları getirir. - Kişisel verilerin işlenmesinde temel esaslar uygulanır; işlemler hukuka uygun, dürüstçe, doğru ve güncel olmalı; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılmalı; saklama süresi amaca uygun biçimde belirlenmelidir. - Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmadan işlenemez; ancak kanunda öngörülen veya sözleşmenin yürütülmesi için gerekli gibi sınırlı durumlarda rıza aranmadan da işlenebilir. - Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi genel olarak yasaktır; ancak açık rıza, hukuken öngörülen durumlar veya hayati riskler gibi istisnalar söz konusudur; ayrıca güvenlik önlemleriyle bu verilerin işlenmesine izin verilebilir. - Verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi, ihtiyaç kalmadığında veya uygun şartlar oluştuğunda zorunlu hâle gelir; süreçler yönetmeliklerle düzenlenir. - Verilerin aktarılması, açık rızan olmadan yapılamaz; belirli güvenli koşullar sağlandığında ve yurt içi/ yurtdışı aktarımı için uygun koruma önlemleri veya yeterlilik kararı bulunması gibi şartlar gerekir. - Veri güvenliği için gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması zorunludur; verinin yetkisiz erişim veya hukuka aykırı kullanımını önlemek için önlemler esas alınır; veri sorumluları, başkaları tarafından işlenen veriler konusunda müştereken sorumlu olabilir ve denetim yükümlülüğü altındadır. - İlgili kişiler, kendileriyle ilgili olan verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenen verinin amacı ve kullanımı hakkında bilgi alma, veri aktarıldığı üçüncü kişileri öğrenme, verilerin düzeltilmesini, silinmesini veya anonim hale getirilmesini talep etme, ve otomatik kararlar nedeniyle doğabilecek zararlara ilişkin itiraz veya tazminat talep etme haklarına sahiptir. - Başvuru ve şikâyet süreçleri sayesinde bireyler haklarına ilişkin taleplerini iletebilir; cevap verilmediğinde veya yetersiz bulunduğunda denetim/mevzuat otoritesine başvurabilirler; ihlallerin giderilmesi için kararlar uygulanır. - Veri sorumluları sicili aracılığıyla hangi tarafların hangi verileri işlediği ve hangi amaçlarla aktardığı gibi bilgiler kamuya açık olarak kaydedilebilir; kayıt zorunluluğu, kriterlere göre istisnalar içerebilir.

CB Yönetmeliği 20169431
2016-11-11

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ, JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI VE SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI SAĞLIK YETENEĞİ YÖNETMELİĞİ

Bu düzenlemenin pratik amacı, ilgili personel ve adayların sağlık durumunu tespit etmek ve barışta ile savaşta uygulanacak sağlık işlemlerini belirlemektir. Kapsamı, askerliğe ilişkin görevli ve aday olan kişileri kapsar. Sağlık muayenesi ve sınıflandırma - Muayene, varsa aile hekimi tarafından veya yoksa en yakın resmi sağlık kuruluşunda tek tabip tarafından yapılır. - Muayene sonucunda yükümlülerin durumuna göre üç ayrı sınıflandırma yapılır: askerlik için elverişli, askerlik için elverişli değildir ve geçici rahatsızlığı olanlar. - Sınıflandırma, hangi göreve veya sevke uygun olduğunun belirlenmesini ve gerekli işlemleri doğrudan etkiler. İşlemler ve sonuçlar - Askerlik için elverişli olmayanlar alınmaz; elverişli görülenler için raporlar düzenlenir ve onay süreci tamamlandığında kesinleşir. - Geçici hastalıklar tespit edildiğinde ertesi yıla bırakma veya sevke geciktirme kararları verilir ve bu raporlar ilgili birimlere iletilir. - Geçici hastalıklar tamamen iyileşinceye kadar sevk geciktirme, ertesi yıla bırakma veya hava değişimi gibi işlemler uygulanabilir. Yurtdışında yaşayan yükümlüler - Yurtdışında yaşayanlar için muayene, bulunduğu ülkedeki mevzuata uygun olarak yapılır ve sonuçlar yükümlünün kayıtlı olduğu yerdeki askeri makama iletilir. - Yurtdışında belirli durumlarda işlemler konsolosluklarca yürütülebilir. Ücretler - Muayene ve raporlar için herhangi bir ücret veya katkı payı alınmaz. İtirazlar ve sağlayacağınız süreçler - Sağlık raporlarına itirazlar önce sağlık kurulu kararına götürülür; gerekirse daha ileri inceleme için uygun kurula sevk edilir. - İlk rapor ile kontrol muayenesi arasındaki uyumsuzluk durumunda, daha ileri inceleme için başka bir kurula yönlendirilebilirsiniz ve karar yeniden gözden geçirilir. Hastalıkların birleşimi ve sonuçlar - Birden çok hastalık birlikte değerlendirildiğinde, bu durum askerlik yapmayı engelliyorsa elverişsiz karar verilir. - Belirli bir süre içinde tedaviyle veya stabilleşmeyle birlikte durum değişirse, yeniden değerlendirilebilir. Hava değişimi ve istirahat - Sevk sonrası geçici hastalıklar için hava değişimi veya istirahat işlemleri uygulanabilir. Genel etki - Bu süreçler, hizmete alma, sevk, ertesi yıla bırakma ve geçici bakım kararlarını etkileyerek askerlik sürecinin sağlık açısından nasıl işleyeceğini belirler.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.