10 / 1.215 sonuç gösteriliyor

Kanun 151
1337-09-10

EREĞLİ HAVZAİ FAHMİYESİ MADEN AMELESİNİN HUKUKUNA MÜTEALLİK KANUN

- Maden ocaklarında çalışanlar için konaklama, dinlenme alanları ve gerekli hijyen olanakları ile temel tesisler sağlanması gerekir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. - Zorla çalıştırma yasaktır ve çocuk yaşta çalıştırma kabul edilmez. - Her işçi, çalıştığı işin ücret miktarı ve kimlik bilgilerini gösteren kaydı tutmak ve bu kaydı denetçilere ibraz etmek zorundadır. - Ameleler için kurulan ihtiyat ve teavün sandıklarına ödenecek tutarların, ücretlerin belirli bir oranı üzerinden finansmanı sağlanır. - İş kazası veya meslek hastalığı sonucu zararlar için tazminat yükümlülükleri düzenlenir ve yerine getirilir. - Maden ocakları civarında hastane, eczane ve nitelikli sağlık hizmetleri bulundurulması gerekir; bunların yer ve sayısı ile maliyet paylaşımı için ayrı düzenlemeler yapılır. - Sağlık ve güvenlikle ilgili yükümlülükler yerine getirilmediğinde ruhsatlar veya imtiyazlar feshedilebilir. - Maden ocağı işçilerinin asgari ücretinin tayini, işçi temsilcileri ve ilgili makamlarca gerçekleştirilir. - Nizamnamede çelişen hükümler geçersiz sayılır. - Madene ilişkin çalışanlar için ibadet ve gece eğitimlerini desteklemek amacıyla mescit kurulması ve gece dersleri için öğretmen tutulması yükümlülüğü bulunur.

Kanun 4473
1943-07-21

YANGIN, YERSARSINTISI, SEYLAP VEYA HEYELAN SEBEBİYLE MAHKEME VE ADLİYE DAİRELERİNDE ZİYAA UĞRAYAN DOSYALAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELELERE DAİR KANUN

- Yangın, deprem, sel veya heyelan nedeniyle mahkeme ve adliye dosyalarının zayi olması durumunda bu dosyaların yenilenmesi sağlanır; bu sayede hak kaybı veya işlemin aksamaması amaçlanır. - Yenileme talebi taraflardan biri veya ilgili davaya dahil olan kişiler, ihbar üzerine davaya iltihak etmiş olanlar, icra takibi yapanlar veya cezai işlerde müdahil olanlar tarafından yapılabilir. - Yenileme işlemleri genel olarak hukuk ve ticaret dosyaları için yetkili mahkeme tarafından incelenir; gerektiğinde ilgili yerde görevli büro veya mevcut mahkeme görevlendirilir. - Başvuru yazılı bir beyanname ile yapılır ve beyanname şu bilgileri içerir: talep edenlerin kimlikleri ve adresleri, davanın mevzuu, dosya numarası, sunulan vesikaların listesi ve niteliği, ortaya konulan deliller, önceki kararlar ve işlemler, hüküm verilmişse gerekçesi. - Beyanname sahibinin imzası hakimin veya büro azasının tasdikiyle onaylanır; eksikler tamamlanır; beyanname sahibine bedava vesika verilir. - Yenileme talepleri ilan edilir ve belirli bir süre içinde yapılır; sürenin aşılması durumunda genel hükümlere tabi davranılır. - Talebe ilişkin taraflara davetiye gönderilir; davetiyede davetin amacı özetçe yazılır ve belirlenen gün/saatte gelmesi bildirilir; gelmeyenlere ikinci davetiye ve gerekirse gıyabında işlem yapılabileceği ihtarı verilir; mazeret olmaksızın gelinmemesi halinde süreç tamamlanır. - Zayi olan dosyanın yenilenmesi için mahkeme veya büro gerekli tedbirleri alır. - Dava inceleme aşamasında ise afet tarihine kadar sunulan taslaklar ve ibraz edilen vesikalar istenir ve dosyaya eklenir; yenileme mahkemece yapıldıysa işlem genel hükümlere göre sürdürülür. - Delillerin ve imza işlemlerinin tespiti için inceleme yapılır; şahitler çağrılır; gerektiğinde zabıtlar tutulur; vesikaların güvenilirliği ve tevsiki için gerekli işlemler uygulanır. - Deliller zayi olsa dahi ileri sürülen iddialar uygun şekilde tartışılır ve gerektiğinde yeniden yazılan ilamla hüküm ortaya konulur; taraflar hükmün katileştiğini kabul ederse ilam buna göre düzenlenir. - Şahitlerin davetiyelerle çağrılması ve kimliklerini kanıtlayacak belgelerin teslimi sağlanır. - Keşif raporları veya taraf beyanları uyumluysa geçerli kabul edilir; uyumsuzluk halinde yeniden keşif veya ilgili güvenilir delillere başvurulur. - Afetten önce verilmiş kararlar nedeniyle haciz veya ihtiyati tedbirler varsa, yenileme süreci tamamlanana kadar bu tedbirler uygulanabilir; uzatma veya kaldırma kararına bağlı olarak değişebilir. - İcra ve iflas dosyalarında yenileme için ilgili kurumlar ve ilanlar aracılığıyla bilgi paylaşımı ve gerekli tedbirler kullanılır; bazı kararlar geçerli kalır. - Hacizli mal veya alacaklar söz konusu olduğunda borçlu talep ederse ilgili mahkemeden karar alınması için süre verilir; süre geçerse haciz kendiliğinden kalkabilir. - Nafaka kararları yenileme kapsamı dışındadır ve bu alanda ayrı hüküm uygulanır. - Yenileme sürecinde eski dosya ele geçtiğinde işlem, hükmün uygulanması açısından dosyanın içeriğine göre devam eder; eski dosya bulunduğu durumda hüküm buna göre infaz edilir. - Genel olarak, felaket nedeniyle zayi olan belgelerin yenilenmesi yoluyla mahkeme süreçlerinin işlerliğini korumak amaçlanır.

Kanun 984
1927-03-12

ECZA TİCARETHANELERİYLE SANAT VE ZİRAAT İŞLERİNDE KULLANILAN ZEHİRLİ VE MÜESSİR KİMYEVİ MADDELERİN SATILDIĞI DÜKKANLARA MAHSUS KANUN

Bu düzenleme ecza ticarethanelerinin açılmasından işletilmesine, satışına, depolanmasına ve denetlenmesine ilişkin kapsamlı kurallar getirir; uyulmaması durumunda çeşitli yaptırımlar uygulanır. - Ecza ticarethanelerinin açılması için izin alınması ve müdür olarak diploması olan bir eczacının görevlendirilmesi şartı bulunur; gerektiğinde eczacı olmayan bir kişi de müdür olarak gösterilebilir, ancak yetkili bir eczacı müdür olarak atanır. - Şubeler açılabilir; her şubenin açılması için izin ve o şubenin mesul müdürünün bir eczacı olması gerekir; depolama ve ardiye gibi yerlerin gerekli niteliklere sahip olması zorunludur. - Satışlar belirli sınırlar içinde yapılır; ecza ticarethaneleri yalnızca ecza ve kimyevi maddelerle ilgili işlemleri gerçekleştirir ve belirli satış türleri için ayrı kurallar uygulanır; bazı ürünler ve işlemler için ek düzenlemeler bulunur. - Zehirli ve müessir maddelerin muhafazası için özel talimatlar uygulanır; bu maddelerin saklanması, güvenli bulundurulması ve gerektiğinde denetimlerde görülmesi zorunludur; teftişler sırasında uygun olmayan durumlar tespit edilirse tedbirler alınır ve işlemler mühürlenir. - Defter tutma, kayıt ve bildirim yükümlülükleri vardır; teftişlerde gerekli belgeler ve bilgiler sunulmak zorundadır; denetimlerde istenen bilgi ve mevzuata uygunluk sağlanmalıdır. - Denetim ve cezai yaptırımlar ciddi olup, kurallara aykırılık halinde para cezaları ve ruhsatın iptali gibi sonuçlar doğabilir; kamu sağlığı açısından tehlike durumunda işletmenin faaliyeti geçici olarak durdurulabilir. - Yurt dışından ithal edilen tıbbi ürünler ve zehirli maddeler için kalite kontrolleri ve laboratuvar incelemeleri yapılır; uygun bulunan ürünler piyasaya sürülür. - Beşeri tıbbi ürünler ile özel tıbbi amaçlı gıdaların tedarik zinciri içinde izlenebilirlik sağlanır; bu izlenebilirliğe aykırı hareket edenler hakkında yaptırımlar uygulanır; tekrarlayan ihlallerde yaptırımlar ağırlaşabilir. - Genel olarak, denetimler sıkı uygulanır ve ilgili makamlar gerektiğinde müdahale ederek düzenleyici önlemler alır.

Kanun 3573
1939-02-07

ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa zeytinciliğin ıslahı amacıyla yabani zeytinliklerin aşılanması, temizlenmesi ve zeytinlik alanlarının oluşturulması süreçlerini düzenler. Yabani zeytinlikler ile fıstık ve sakız türlerine ait alanlar zeytin yetiştirmeye elverişli olarak tespit edilip haritalanır ve ilan edilir. Bu alanlar yerel koşullara göre parçalara ayrılır; zeytin aşısı ve dikim işlerini yapacak kişiler belirlenir ve yükümlülük belgesi verilir; fidanlar devletçe temin edilir. Verilen alanlar amacı dışında kullanılamaz; miras dahil bölünemez ve kullanım amacına uygun şekilde kullanılamadığında devletçe geri alınabilir; ilgili tapulara şerh konulur. Zeytinliklere hayvan girişi, belirli sınırlandırmalarla düzenlenir; çift sürme ve nakliyat için hayvanlara ağızlık takılması gerekebilir; ihlaller cezai yaptırımlara tabidir. Aşılama ve bakım için kredi ve mali destek sağlanır; kredinin geri ödenmesi koşulları uygulanır ve süreçte başarısızlık durumunda geri ödeme ve tapu işlemlerinde yaptırımlar uygulanabilir. Arazinin açılması ve delicelerin aşıya hazır hale getirilmesi sonrası, tapu ve finansal işlemlerle ilgili düzenlemeler uygulanır; planlanan süre içinde işlemler tamamlanmazsa belirli sonuçlar doğabilir. Zeytinlik bakımında emeği olanlara veya aşılı zeytinlikleri en iyi yapanlara teşvikler verilir. Zeytinlik hastalık ve zararlılarıyla mücadele amacıyla birlikler kurulur; devlet kaynakları bu birliklere sağlanır; üreticilerin bu mücadele giderlerindeki payları ödenir. Zeytinlik alanlar içinde veya yakın bölgelerde tesisler kurulumuna kısıtlamalar uygulanır; izin ve teknik koşullara uyulur; izinsiz kesim veya zarar durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. Bu kanunun ihlalleri halinde idari para cezaları uygulanabilir. Bazı alanlarda kanun hükümleri uygulanmaz; istisnalar mevcut olabilir.

Kanun 1705
1930-06-19

TİCARETTE TAĞŞİŞİN MEN´İ VE İHRACATIN MURAKABESİ VE KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, gıda maddeleri hariç olmak üzere iç ve dış ticarette tağşiş ve hileleri önlemek ve ticaret mallarının güvenilirliğini sağlamak amacıyla belirli hammaddeler ile bunlardan türeyen ürünlerin üretim, ambalaj, etiketleme, taşıma ve depolama süreçlerinde uygulanacak usul ve şartları belirler. Bu kapsamda uygun bulunmayan maddelerin satışa veya ihracata konu edilmesi engellenebilir. İnceleme ve denetim işlemlerini yürüten kişiler numune alabilir ve teftiş raporları düzenleyebilir; teftiş sonucu mevzuata aykırı hareket tespit edildiğinde gerekli bildirimler yapılır. Saptanan suiistimaller durumunda ilgili kişiler hakkında idari yaptırımlar uygulanabilir; bu durumda görevden uzaklaştırma veya memurluktan çıkarma gibi sonuçlar doğabilir ve evraklar adli veya idari süreçlere devredilir. Ayrıca uygunsuzluk devam ederse üretim ve ticari faaliyetin durdurulmasına karar verilmesi ve uygunluk sağlanmazsa malların kamuya geçmesi gibi sonuçlar doğabilir. Mevzuatta zaman içinde değişiklikler yapılarak yaptırımların uygulanabilirliği ve usullerde farklılaşmalar meydana gelmiştir.

Kanun 81
1962-10-23

19 EKİM 1960 TARİHLİ VE 105 SAYILI KANUNUN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanunla eski yasa kapsamındaki el konulan mal ve hakların durumunu belirleyen bir çerçeve ortaya konulur ve pratik etkileri şu şekildedir. Eski kanun kapsamındaki tasfiye nedeniyle el konulan menkul ve gayrimenkullerin bazıları sahiplerine iade edilir. İade edilecek mallar mevcut durumlarıyla sahiplerine teslim edilir; iade edilmeyecekler için mevcut hükümler uygulanır. Kamulaştırılan gayrimenkullere ilişkin talepler için hak sahipleri belirli süreçler içinde itiraz edebilirler; iade edilecek ve edilmeyecekler için kararlar bu süreçlere göre verilir. Kanun kapsamındaki bazı hükümler talepte bulunanlara uygulanmaz; ancak kamu yararına tahsis edilmemiş gayrimenkuller için bazı hükümler saklı tutularak uygulanır. Talepte bulunanlar için devletçe verilen iskan yardımı ve diğer destekler hak sahibinde kalır; bu mallar kendilerinde sayılır ve tasarruflarında tutulur; talepte bulunmayanlar ise verilen gayrimenkulleri ve sermayeyi iade etmekle yükümlüdür; iade süreci taksitlerle yapılabilir. Yol masrafları karşılanır. Bu işlemlerden vergi, harç veya resim alınmaz. Geri verilecek gayrimenkullerin tapu kayıtlarının düzeltilmesi gerektiğinde gerekli bildirimler yapılır ve kayıtlar düzeltilir. Bu kanun yürürlüğe girer.

Kanun 1151
1927-07-20

BOZCAADA VE İMROZ KAZALARININ MAHALLİ İDARELERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun iki adanın kendi mahalli idaresini oluşturur ve ada halkının yönetimini merkezi vilayetlerden bağımsız olarak yerel bir yapıya devreder. - Adaların karar organı olarak nahiyeye ait bir meclis kurulur; meclis ada halkından seçilen üyelerden oluşur ve adanın bütçesini ve mali hesaplarını inceler, görüşür ve karara bağlar. - Nahiyenin müdürü ve gerekli memur kadroları ada halkından seçilir; uygun bulunmazsa diğer ada sakinlerinden de, seçim yapılabilir. - Adanın mali işleri kendi bütçesinde toplanır; bütçe ve hesaplar adanın meclisi tarafından hazırlanır ve denetimle yürütülür; bütçe ve mali değişiklikler merkezi denetim mekanizmaları üzerinden onaylanır. - Adanın varlıkları, vakıflar ve mali yükümlülükleri mahalli idareye devredilir; mal ve haklar ada bütçesinin yönetimine geçer. - Adalarda jandarma ve zabıta dairesi yerel kadro ile kurulup işletilir; gerekli hâllerde diğer bölgelerden personel de çekilebilecek; zabıtai mahalliye heyeti üyeleri adalı olması şarttır. - Mahalleler kurulup muhtarlar seçilir; mahalle ihtiyar heyetleri kendi görevlerini yasal çerçevede bağımsız olarak yürütür. - Maarif işleri merkezi eğitim esaslarına uygun olarak yürütülür; eğitim dili Türkçedir; dini ve dil öğrenimi için özel eğitim talep edildiğinde ve mali destek sağlandığında bu programlar uygulanabilir ve denetim merkezi otoritesi tarafından gözetilir; her iki adada nahiyeye bağlı bir maarif encümeni bulunur. - Dini tesisler ve bağlı vakıflar cemaatin malı olarak kalır ancak mahalli idarelerin denetimi ve sorumluluğu altındadır; gayri dini kurumlar da benzer şekilde mahalle idaresinin tasarruf ve denetimine girer. - Belediyeler ve köy idareleri mevcut olmaktan çıkarken, bu adalarda kalan kamu varlıkları mahalli idareye devredilir. - Merkez otoritelerin genel denetim ve karar yetkileri, mahalli kararların hukuki sınırlar içinde kalmasını sağlar; aksi halde üst mercilerce inceleme ve gerekirse düzeltme yapılabilir.

Kanun 7472
1960-05-13

ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSLİĞİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, ziraat yüksek mühendisliği unvanını kullanıp mesleki faaliyetlerde bulunabilecek kişilerin niteliklerini ve faaliyette bulunabileceği alanları belirler; temel olarak eğitim ve tasdike dayalı bir yetkilendirme sistemi kurar. Unvanı kullanabilmek için gerekenler - Türkiye’de ziraat fakültesi mezunu olmak veya yabancı ülkelerin ziraat fakülteleri/yüksek ziraat eğitim kurumlarından mezun olup yüksek mühendislik vasfının tasdik edilmesi gerekir. Faaliyet alanları ve yetkileri - Ziraat yüksek mühendisleri araştırma, ıslah, yetiştirme, toprak muhafaza, zirai mücadele, ziraat alet ve makineleri, bahçe mimarisi, toprak tasnifi, toprak, su, gıda, yem, kimyevi gübre, nebat tahlilleri, teknoloji, zootekni ve zirai ekonomi gibi çeşitli alanlarda hizmet üretebilir. - Bu alanlarda lisans aldıkları veya ihtisas yaptıkları sahalarda keşif, plan ve projeler hazırlayabilir ve uygulayabilir, gerekli kontrol, muayene ve eksperlik işlemlerini yapabilir. - Raporlar düzenleyebilir, zirai danışma büroları ve laboratuvarlar kurabilir ve yönetecek veya bu kurumların mesul müdürlüğünü üstlenebilir. - Kamu ve kamuya bağlı kurumlar ile sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan müesseselerde görev yaptığı durumlarda, mesai saatleri dışındaki ilgili faaliyetleri, kendi dairelerine bağlı olmaksızın ve izinli olarak yapabilir. Kısıtlamalar ve yaptırımlar - Unvanı kaynağını taşımayan veya niteliklere sahip olmayanlar tarafından unvanın kullanılması halinde idari para cezası uygulanabilir. - Medeni haklarını kullanma ehliyetinin kaybı veya hak yoksunluk gibi sonuçlar doğabilir; bazı meslek icrası yasaklarına tabi olabilirler. Uygulama ve maliyetler - Uygulama usulünü ve ruhsat harçlarını belirleyecek bir yönetmelik çıkarılır; bu düzenleme lisanslama süreçlerini ve ilgili maliyetleri içerir. Geçiş hükümleri - Kanun yürürlüğe girinceye kadar yüksek ziraat eğitimi alıp haklarını kazananlar, bu haklardan yararlanır. Genel etki - Ziraat yüksek mühendisliği unvanı ve mesleki haklar netleşir, geniş bir mesleki faaliyet yelpazesi belirlenir ve bu faaliyetlerin denetimi ile uyumunu sağlama mekanizmaları öngörülür.

Kanun 3241
1937-06-24

EREĞLİ ŞİRKETİNDEN ALINAN LİMAN, DEMİRYOLU VE MADENLERLE KOZLU VE KİLİMLİ DEMİRYOLLARININ İŞLETİLMESİ VE HAVZADAKİ DENİZ İŞLERİNİN İNHİSAR ALTINA ALINMASI HAKKINDA KANUN

Hükümetin Ereğli Şirketi’nden devraldığı madenler, liman ve demiryolları ile havzadaki deniz işlerinin işletilmesi, Etibanka ait bir işletme tarafından yürütülür ve bu işletme yönetim olarak belirlenen çerçeve içinde faaliyette bulunur. Zonguldak Limanı ve mıntakatta kömür nakil, tahmil ve tahliye işleri bu işletmenin tekelinde olur. Kömür havzasında mevcut nakil teşkilatı ve ilgili vasıtalar, belirlenen değer üzerinden bu işletmeye satılır; değer tespit edilir ve ödenir; bu bedel, Amele Birliği’nin işletme masrafları karşılığında elde edilen gelirlerle karşılanır. Kömük havzasında kullanılan kayıkların devri ve değerinin tespiti için komisyon kurulur; komisyon kararları taraflarca kabul edilmeyen hallerde mahkeme tarafından değer takdiri yapılır ve kararın temyizi mümkün değildir; kayık sahipleri, karar karşısında satış konusunda adım atabilir veya vazgeçebilir. Amele Birliği’ne ait mevcut nakil tesisatı ve vasıtaları da bu işletmeye devredilir ve bedeli bu suretle tespit edilip ödenir; Amele Birliği bu bedeli işçilerden kesilen ödemelerle ilişkilendirilmiş kaynaklardan karşılar. Limanda, kayık, demiryolu ücretleri ile gemilere verilecek su bedeli bu işletme tarafından tanzim edilir ve tasdik edilecek tarifelere göre uygulanır; yeni tarifelerin tasdiki tamamlanana kadar mevcut tarifeler uygulanır. İşletmenin yönetimi, merkezi bir idare ile yürütülen sınırlı sorumluluk taşıyan bir tüzel kişilik olarak kurulup faaliyete geçer; gerekli tüzük ve sermaye yapısı bu kapsamda belirlenir. Devre ilişkin işlemler vergi ve resimlerden muaf tutulur ve uygulanması için ilgili makamlar sorumlu tutulur.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.