10 / 1.626 sonuç gösteriliyor

Kanun 2308
1933-06-26

ŞİRKETLERİN MÜRURU ZAMANA UĞRAYAN KUPON, TAHVİLAT VE HİSSE SENEDİ BEDELLERİNİN HAZİNEYE İNTİKALİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin maddelerinin tamamı uygulanmaz durumdadır. Zamana ugrayan kupon tahvilat ve hisse senedi bedellerinin hazinenin adına intikaliyle ilgili hükümler artık geçerli değildir.

Kanun 6777
1956-07-14

ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİNİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDAKİ 3573 SAYILI KANUNUN SAKIZ VE NEVİLERİYLE HARNUPLUKLARA DA TEŞMİLİNE DAİR KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkisi zeytinciliğin ıslahı amacıyla sakız türlerinin aşı yoluyla zeytin ağaçlarına ve yabani harnupluklar için kullanılmasına olanak tanımaktadır. Aşıya konu sakız türleri menengiç, buttun, yabani sakız, adi sakız ve Filistin sakızı olarak belirlenmiştir. Aşı işlemleri ayrı yerlerde gerçekleştirilebileceği gibi zeytin, sakız ve nevileriyle yabani harnuplukların karışık olarak bulunduğu yerlerde de bir arada tesis edilebilir. Uygulama hükümleri mevcut mevzuat kapsamında uygulanır. Bu düzenlemenin yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.

CB Kararı 7268
2023-05-12

DEVLET MEMURLARINA ÖDENECEK ZAM VE TAZMİNATLARA İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 7268)

Bu karar, zam ve tazminat kapsamını genişleterek bazı meslek ve işyeri türlerinin bu ödemelerden yararlanmasını sağlar. Peyzaj mimarı ve iç mimar unvanları listeye eklenmiştir. Fabrika ifadesinin kapsamına tersane dahil edilmiştir; böylece tersaneler de zam ve mali sorumlulukla ilgili tazminatlar kapsamına alınır.

Kanun 5326
2005-03-31

KABAHATLER KANUNU

Bu Kanun kabahat olarak kabul edilen ihlaller için uygulanabilir idari yaptırımları belirler. Kabahatler karşılığında uygulanabilecek yaptırımlar idari para cezası ile idari tedbirlerdir; tedbirler arasında mülkiyetenin kamuya geçirilmesi ve ilgili diğer tedbirler bulunur. Kabahatler kasıtlı veya ihmal yoluyla işlenebilir; ihmal halinde hukuki yükümlülüğün varlığı gerekir. Organ veya temsilci aracılığıyla işlenen kabahatlerde tüzel kişi de sorumlu tutulabilir; temsilci olarak hareket edenin fiili tüzel kişi hakkında yaptırım doğurabilir. Çok sayıda kişinin iştiraki halinde her kişi hakkında yaptırım uygulanabilir; özel faillik niteliğine sahip kişiler için de sorumluluk söz konusu olabilir. Aynı fiil çok sayıda kabahate yol açtığında uygulanacak en ağır idarî para cezası esas alınabilir; diğer yaptırımlar varsa bunlar da uygulanabilir. Aynı fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmışsa sadece suçtan yaptırım uygulanır; aksi durumda kabahatten yaptırım uygulanır. Teşebbüs cezalandırılmaz; bazı hallerde teşebbüsün cezalandırılabileceğine ilişkin hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. Hukuka uygunluk nedenleriyle kusurun ortadan kalktığı durumlar bu kabahatler için de geçerlidir. Soruşturma ve yerine getirme zamanaşımı ile yerine getirme zamanaşımı gibi süreler aşılırsa yaptırım uygulanamaz veya yerine getirilemez hale gelebilir. Karar verme yetkisi ilgili idari makamlar ile bazı durumlarda yetkili merciler tarafından belirlenir; kararlar tutanakla kayıt altına alınır ve gerekli deliller gösterilir. Kararlar tebliğ edilerek başvuru yolları açılır; itiraz süreçleri ve süreleri belirlenmiştir. Ödeme halinde indirim ve taksit gibi imkanlar söz konusu olabilir; ödeme süresi, muhatabın kanuni hakkını etkilemez. Mülkiyeti kamuya geçirilmesi kararında ilgili koşullara göre uygulanabilirlik belirlenir; bazı durumlarda eşya kullanılamaz hale getirilebilir veya imha edilebilir. Genel amaç toplum düzeninin korunması, genel ahlâkın ve sağlığın korunması, çevrenin korunması ile ekonomik düzenin korunmasıdır.

Kanun 151
1337-09-10

EREĞLİ HAVZAİ FAHMİYESİ MADEN AMELESİNİN HUKUKUNA MÜTEALLİK KANUN

- Maden ocaklarında çalışanlar için konaklama, dinlenme alanları ve gerekli hijyen olanakları ile temel tesisler sağlanması gerekir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. - Zorla çalıştırma yasaktır ve çocuk yaşta çalıştırma kabul edilmez. - Her işçi, çalıştığı işin ücret miktarı ve kimlik bilgilerini gösteren kaydı tutmak ve bu kaydı denetçilere ibraz etmek zorundadır. - Ameleler için kurulan ihtiyat ve teavün sandıklarına ödenecek tutarların, ücretlerin belirli bir oranı üzerinden finansmanı sağlanır. - İş kazası veya meslek hastalığı sonucu zararlar için tazminat yükümlülükleri düzenlenir ve yerine getirilir. - Maden ocakları civarında hastane, eczane ve nitelikli sağlık hizmetleri bulundurulması gerekir; bunların yer ve sayısı ile maliyet paylaşımı için ayrı düzenlemeler yapılır. - Sağlık ve güvenlikle ilgili yükümlülükler yerine getirilmediğinde ruhsatlar veya imtiyazlar feshedilebilir. - Maden ocağı işçilerinin asgari ücretinin tayini, işçi temsilcileri ve ilgili makamlarca gerçekleştirilir. - Nizamnamede çelişen hükümler geçersiz sayılır. - Madene ilişkin çalışanlar için ibadet ve gece eğitimlerini desteklemek amacıyla mescit kurulması ve gece dersleri için öğretmen tutulması yükümlülüğü bulunur.

KHK 269
1987-02-02

241 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU İLE 926 SAYILI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU VE 6245 SAYILI HARCIRAH KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararname devlet memurları ve askeri personel için maaş, zam ve diğer ödemeler ile harcırah düzenlemelerini etkileyen değişiklikler getirir. Zam ve tazminatlar başlığı altındaki mevcut ifadeler yeni şekilde yeniden düzenlenir. Silahlı kuvvetler personeliyle ilgili ek-18 kapsamındaki hüküm değiştirilir. Harcırah kanunundaki ilgili hükmün ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılarak ödemelerin hesaplanmasıyla ilgili uygulama değiştirilir. Geçici olarak, yukarıdaki ikinci maddede yer alan oranın uygulanması mevcut duruma göre belirli bir şekilde sınırlanır. Değişikliklerin bazıları yayımlandığı anda uygulanır; diğerleri yürürlüğe girer girmez hayata geçer.

Kanun 7472
1960-05-13

ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSLİĞİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, ziraat yüksek mühendisliği unvanını kullanıp mesleki faaliyetlerde bulunabilecek kişilerin niteliklerini ve faaliyette bulunabileceği alanları belirler; temel olarak eğitim ve tasdike dayalı bir yetkilendirme sistemi kurar. Unvanı kullanabilmek için gerekenler - Türkiye’de ziraat fakültesi mezunu olmak veya yabancı ülkelerin ziraat fakülteleri/yüksek ziraat eğitim kurumlarından mezun olup yüksek mühendislik vasfının tasdik edilmesi gerekir. Faaliyet alanları ve yetkileri - Ziraat yüksek mühendisleri araştırma, ıslah, yetiştirme, toprak muhafaza, zirai mücadele, ziraat alet ve makineleri, bahçe mimarisi, toprak tasnifi, toprak, su, gıda, yem, kimyevi gübre, nebat tahlilleri, teknoloji, zootekni ve zirai ekonomi gibi çeşitli alanlarda hizmet üretebilir. - Bu alanlarda lisans aldıkları veya ihtisas yaptıkları sahalarda keşif, plan ve projeler hazırlayabilir ve uygulayabilir, gerekli kontrol, muayene ve eksperlik işlemlerini yapabilir. - Raporlar düzenleyebilir, zirai danışma büroları ve laboratuvarlar kurabilir ve yönetecek veya bu kurumların mesul müdürlüğünü üstlenebilir. - Kamu ve kamuya bağlı kurumlar ile sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan müesseselerde görev yaptığı durumlarda, mesai saatleri dışındaki ilgili faaliyetleri, kendi dairelerine bağlı olmaksızın ve izinli olarak yapabilir. Kısıtlamalar ve yaptırımlar - Unvanı kaynağını taşımayan veya niteliklere sahip olmayanlar tarafından unvanın kullanılması halinde idari para cezası uygulanabilir. - Medeni haklarını kullanma ehliyetinin kaybı veya hak yoksunluk gibi sonuçlar doğabilir; bazı meslek icrası yasaklarına tabi olabilirler. Uygulama ve maliyetler - Uygulama usulünü ve ruhsat harçlarını belirleyecek bir yönetmelik çıkarılır; bu düzenleme lisanslama süreçlerini ve ilgili maliyetleri içerir. Geçiş hükümleri - Kanun yürürlüğe girinceye kadar yüksek ziraat eğitimi alıp haklarını kazananlar, bu haklardan yararlanır. Genel etki - Ziraat yüksek mühendisliği unvanı ve mesleki haklar netleşir, geniş bir mesleki faaliyet yelpazesi belirlenir ve bu faaliyetlerin denetimi ile uyumunu sağlama mekanizmaları öngörülür.

Kanun 3681
1990-11-29

YAHŞİHAN´DA MEYDANA GELEN PATLAMALARDA ZARAR GÖRENLERİN ZARARLARININ ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN

Yahşihan patlamasında zarar gören gerçek ve tüzel kişiler zararlarının devlet tarafından karşılanmasına hak kazanır. Zararların ödenmesine ilişkin esaslar belirlenecektir. Ödemeler bazı durumlarda devlet bonosu olarak da gerçekleştirilebilir. Bu düzenleme olayla ilgili zararın giderilmesini amaçlar.

Kanun 2903
1936-02-01

PAMUK ISLAHI KANUNU

- Bu düzenleme pamuk üretiminde hangi çeşitlerin ekileceğini belirleyen ve diğer çeşitlerin ekimini sınırlayan bir çerçeve getirir; belirlenen çeşitler dışında ekim yasaklanabilir. - Saf pamuk tohumu ekilen bölgelerde, devletin belirlediği çeşitler dışındaki tohumların bölgeye sokulması, depolanması, nakli ve satışı yasaklanır; gerekli görüldüğünde uygun şartlar sağlandığında geçişine izin verilebilir. - Belirlenen bölgelerde çırçır evlerinde yalnızca belirlenen pamuk çeşitleriyle işlem yapılır; bazı durumlarda, belirlenen çekirdekli pamuk tamamen çıkarıldığında başka çeşitlerle çırçır yapılmasına izin verilebilir. - Çırçır evleri devlet tarafından yeniden kurulabilir veya kiralanabilir; çırçır işlemi sonucunda elde edilen ürünler değerlendirilir ve belirlenen hesaplama yöntemine göre ödenir; fazla ödeme mal sahibine verilir ve bazı durumlarda maliyetler bütçeden karşılanabilir. - Devletin ihtiyaçlarına uygun olarak saf pamuk tohumu veya tohumluk ihtiyacı karşılanır; tohumlar devletin talebi karşılandığında çiftçilere satılabilir veya bölgedeki mevcut tohumlarla değişim yapılabilir. - Tohum alım satımı pazarlık yoluyla yapılır; bazı yerlerde yerel uygulamalara göre avans verilmesi mümkün olabilir. - Yasa ihlallerinde para cezası uygulanabilir; ihlali yapan tarlalar sökülebilir ve masraflar sahipten alınamayacaksa devlet bütçesinden karşılanabilir. - Yasa hükümleri uygulanır ve yürütme bu uygulamaları denetler.

Kanun 5233
2004-07-27

TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişiler ile mirasçılarına zararlarını sulh yoluyla karşılanma imkanı sağlar. Kapsama giren zararlar; mal varlığına verilen zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ve zararın ortaya çıkardığı çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararları içerir; bazı zararlar ise kapsam dışı olarak belirlenir. Kapsam dışı sayılanlar arasında devletçe başka yollarla karşılananlar, mahkeme kararlarıyla veya resmi işlemlerle ödenenler, terör dışı nedenlerle ortaya çıkan zararlar ve kişinin kendi kusuru veya kasıtlı fiilleri nedeniyle meydana gelen zararlar bulunabilir. Başvurular, zarar gören veya mirasçıları tarafından olayın öğrenilmesini izleyen süre içinde yapılır; zararlar bir komisyon tarafından incelenir ve zararın varlığı belirlenir. Komisyon, gerekli bilgi ve belgeleri toplar, bilirkişi ve uzmanlardan yararlanabilir ve sulhname tasarısını hazırlar. Taraflar sulhnameyi kabul ederse zarar sulh yoluyla karşılanır; kabul edilmezse uyuşmazlık tutanağı düzenlenir ve yargı yoluna başvurma hakkı saklı tutulur. Karşılanan zararlar ayni olarak veya nakdi olarak ödenebilir; mümkün olduğunda ayni ifade öncelik taşır ve kalan kısım nakdi olarak ödenir; ödemeler kamu kaynağı üzerinden gerçekleştirilir. Ödemeyle ilgili giderler ve avukat/bilirkişi ücretleri belirli esaslar dahilinde karşılanır ve vergi muafiyetlerinden yararlanabilir. Süreçte yönetmelikler ve denetimler uygulanır; sulh yoluyla çözülemeyen durumlarda tarafların yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.