10 / 3.391 sonuç gösteriliyor

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

CB Kararı 8040
2023-12-30

İSTATİSTİK POZİSYONLARINA BÖLÜNMÜŞ TÜRK GÜMRÜK TARİFE CETVELİ (KARAR SAYISI: 8040)

Bu karar, Türkiye Gümrük Tarife Cetveli kapsamındaki mal sınıflandırmalarını ve buna bağlı vergi yükümlülüklerini belirleyen uygulama esaslarını ortaya koyar. Malın gümrükte hangi pozisyonla sınıflandırılacağını ve bu pozisyonların hangi kurallara göre uygulanacağını düzenler; özellikle çok bileşenli veya karışımlı mallar için sınıflandırmanın nasıl yapılacağını açıklar. En özel şekilde tanımlanan pozisyonun öncelikli sayılması, bir malın ambalajı, kutuları ve içindeki eşya ile birlikte sunulması durumunda bunların sınıflandırmaya etkisi ve birleşik veya takım halinde gelen malzemelerin nasıl ele alınacağına ilişkin kurallar içerir. Bir malın hangi pozisyonda sınıflandırılamayacağını veya birden çok pozisyona ait olabileceği hallerde uygulanacak karar yöntemini belirler; en uygun pozisyonun veya benzer mal için son pozisyonun nasıl seçileceğine dair esaslar sağlar. Bunlar uygulanırken birim ölçü birimi ve kısaltmalar için tanımlar da sunulur. Kapsam, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler ile gıda, mineral, kimya, plastik ve kauçuk, tekstil ve dokuma, ahşap ve kağıt, kaplar ve seyahat/eşya gibi geniş ürün gruplarını içerir.

Kanun 1262
1928-05-26

İSPENÇİYARİ VE TIBBİ MÜSTAHZARLAR KANUNU

- Bu kanun kapsamındaki ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar güvenlik ve kalite açısından sıkı denetim ve ruhsatlandırma kapsamındadır. - Üretim, ithal ve ticareti için ruhsat veya izne sahip olmak gerekir; yabancı ürünler için yerel temsilci bulundurulması zorunludur. - Üretim tesislerinde yetkili bir sorumlu müdür bulundurulması ve denetimlere açık olunması gerekir. - Müstahzarların formülü, kullanım amacı ve ambalajı ile etiketlenmesi; üretici ve ruhsat sahibine dair bilgiler Türkçe olarak açıkça yazılmalıdır. - Satış ve dağıtım kuralları, reçeteli ilaçlar ile reçetesiz satılanlar açısından ayrı ayrıntılarla belirlenmiştir; hangi durumlarda hangi kanalların kullanılacağı açıkça ifade edilmiştir. - Tanıtım ve reklamlar, tedavi vasıflarını yanlış veya fevkalade abartılı şekilde öne çıkarmaya yönelik caydırıcı kısıtlamalara tabidir; internet üzerinden reklamlar için ek denetim ve yaptırımlar uygulanabilir. - Ürünlerin yanlış tanıtımı, tıbbi vasıfları kötüye kullanan beyanlar veya izinsiz satış cezai yaptırımlara konu olabilir; reklam ve satış yolları titizlikle denetlenir. - Üretim ve ithal ürünlerinin kalitesinin denetlenmesi için numuneler alınır, analizler yapılır ve bu işlemlerin masrafları belirli tarafça karşılanır. - Formül, ambalaj veya tarifnamede yapılacak her türlü değişiklik için izin veya onay gereklidir; onaysız değişiklikler satışa engel oluşturarabilir. - Ruhsat sahibi veya üretici, miras yoluyla devralınsa dahi şartlar uygun değilse ruhsat geçersiz sayılabilir ve yeniden ruhsat alınması gerekir. - Özellikle insan sağlığına ilişkin bazı ürünler için ürün takibi ve tedarik zinciri üzerindeki hareketler izlenir; uygunsuzluk halinde idari yaptırımlar uygulanır.

CB Kararı 9376
2024-12-30

İSTATİSTİK POZİSYONLARINA BÖLÜNMÜŞ TÜRK GÜMRÜK TARİFE CETVELİ (KARAR SAYISI: 9376)

Bu karar, Türkiye’nin Gümrük Tarife Cetveli’nin uygulanmasıyla ilgili pratik sınıflandırma kurallarını belirler ve bunun yol gösterici etkisini ortaya koyar. Esyaların tarife konumlarının belirlenmesinde kullanılacak ana çerçeveyi ve ölçü birimleri ile kısaltmaları açıklar. En önemli etki, karışık veya birden çok pozisyonda sınıflandırılabilecek ürünlerde en özel tanımı önceliklendirme ve gerektirdiğinde en uygun pozisyona yerleşme ilkesini uygulamaktır. Birden çok maddeden oluşan ürünlerin, karışımların ve montajların sınıflandırılması için hangi parçanın esas alınacağını ve ürünün tarifedeki konumunun saptanamadığı durumlarda hangi son pozisyonun uygulanacağını belirler. Ambalaj ve kutularla ilgili sınıflandırma kuralları, bazı durumlarda ambalajın beraber satılan eşya ile birlikte sınıflandırılmasını, ancak ambalajın esas işlevi olduğu durumlarda ayrı ele alınmasını öngörür. Ayrıca canlı hayvanlar, hayvansal ve bitkisel ürünler, gıda ve içecekler, mineraller, kimya sanayi ürünleri, plastikler ve kauçuk gibi ana ürün grupları için kapsamlı sınıflandırma yaklaşımı sunar. Tarife cetvelinde kullanılan ölçü birimleri ve ilgili kısaltmalar konusunda netlik sağlar ve alt pozisyonlar ile ilgili açıklamalara uyum gözetir. Genel olarak, belirli ürünlerin sınıflandırılmasında en özel tanıma öncelik verilmesi, karışım veya çok bileşenli ürünlerde esas alınacak unsurun belirlenmesi ve konum belirlenemediğinde en son pozisyona yönlendirme esaslarına dayanır.

Kanun 3894
1940-07-18

DENİZDE ZAPT VE MÜSADERE KANUNU

Bu metin, savaş halinde deniz yoluyla yapılan zabt ve müsadere işlemlerinin kapsamını, uygulanışını ve muhataplarını belirler; zapt ve müsadere sırasında hangi gemi ve yüklerin hangi şartlarda değerlendirileceğini gösterir. Güç kullanılarak durdurma, arama ve zapt işlemlerini ihtiyaç halinde gerçekleştirmenin yetkisi savaş gemileri, ordular ve bu görevlere özel olarak tayin edilmiş makamlar tarafından kullanılır. Zaptın başlama ve bitişinin belirlenmesi yetkisi devletin en üst makamına aittir. Zaptın uygulanacağı deniz alanları açık denizler, Türkiye’nin, müttefiklerinin ve düşmanın hâkimiyeti altındaki sulardır ve iç sular ile tesisatlar bu yetkiye tabidir; ancak tarafsız sularda bu işlem uygulanmaz. Bir deniz nakil vasıtası, taşıdığı bayrakla düşmanlık veya tarafsızlık sıfatını kazanır; bayrağı olmayan vasıtalar için sahibinin tabiiyeti esas alınır; sıfatı net olarak tespit edilmediği sürece düşman olarak kabul edilir. Tarafsız bayrağa geçiş, düşmanlık sıfatının doğurduğu sonuçlardan kurtulmak amacıyla yapılmış sayılmazsa tanınmaz; bazı özel hallerde bu geçiş geçici olarak ve sınırlı şartlarda kabul edilebilir. Malın düşmanlık veya tarafsızlık sıfatı, mal sahibinin tabiiyetine göre belirlenir; mal bir şirkete ait ise şirketin kanuni ikametgahı esas alınır. Düşman malı yolculuk sırasında sahibini değiştirse de, bu değişme zaptın başladığı andan sonra meydana gelirse düşmanlık sıfatını korur. Düşman nakil vasıtaları ile düşman malı zapt ve müsadereye tabidir; bitaraf mal ise bazı şartlarda serbest kalabilir; ancak belirli durumlarda (örneğin harb kaçağı veya düşman refakatinde seyir gibi) zapt ve müsadere söz konusudur. Bitaraf nakil vasıtalarındaki düşman malı, belirli hallerde zapt ve müsadereye tabidir; yükün yarısından fazlası harb kaçağı ise veya vasıtalar düşman refakatinde bulunuyorsa zapt ve müsadere uygulanır; bazı durumlarda mal sahibine ait kişisel eşyalar serbest olabilir. Bitaraf olup da gemi adamları veya yolcularına ait olan kişisel eşyalar serbesttir. Harp kaçağı kavramı, kara, hava ve denizde düşman tarafına yararlı olan her türlü eşya ve maddeleri kapsar; mutlak harp kaçağı olarak ilan edilenler doğrudan düşman malı sayılır ve zapt edilir; meşrut harp kaçağı ise belirli durumlarda düşmana ait olarak sayılabilir. Hastane gemileri belirli şartlar yerine getirildiğinde zapt ve müsadereye tabi değildir; hastane gemisi oldukları resmi olarak bildirilmiş olmalıdır ve meşru hukuka uygun şekilde kullanılıyor olmalıdır. Birçok durumda, coast fishing ve küçük yerel seyrüsefer için kullanılan vasıtalar, dini, ilmi veya insani görevler için olan vasıtalar, resmi münakaşa ve savaş esirlerinin değişimine hizmet eden vasıtalar ile hükümetler arası yazışma vasıtası olan gemiler zapt edilmeme veya farklı muamele görme avantajına sahip olabilir; bunlar belirli şartları sağladığında koruma altındadır. Abluka uygulanması halinde abluka ilan edilen sahillerdeki nakil vasıtaları zabt ve müsadereye tabi olabilir; abluka ihlali halinde mal ve yükler de zapt edilerek müsadereye konu olabilir; bazı durumlarda ihlal, iyi niyetli olup olmadığına dair kanıtlara bağlı olarak istisnalar bulunabilir. Hasmane himaye ve yardım durumları, nakil vasıtası harbe iştirak ederse, düşmana yönelik doğrudan yardım sağlarsa, düşmanla kiralanmış olarak hareket ederse veya düşman lehine haber taşıma gibi eylemlerde bulunursa zabt ve müsadere ile sonuçlanır; bu hâllerin uluslararası savaş hukuku açısından da uygulanabilirliği göz önünde bulundurulur. Posta ve mektuplar, zapt halindeyken tecavüzden korunur; ancak abluka durumunda bazı istisnalar söz konusu olabilir. Istirdat (geri alınan zapt) durumunda, zapt için mevcut bir gerekçe olmadığında nakil vasıtası serbest bırakılabilir. Durdurma ve arama işlemleri, mümkün olduğunca nazik ve ölçülü yürütülür; arama sonunda ya serbest bırakılır ya da zapt edilir. Netice olarak bu düzenleme, savaş halinde deniz üzerinde yürütülen zabt, müsadere ve ilgili işlemlerin hangi gemi, hangi mal ve hangi durumlarda uygulanacağını, kimlerin yetkili olduğunu, hangi istisnaların bulunduğunu ve nasıl uygulanacağını belirler; ayrıca abluka, hasmane yardım ve ambulans/yardım gemileri gibi özel haller için de uygulama çerçevesi sunar.

CB Kararı 10781
2025-12-30

İSTATİSTİK POZİSYONLARINA BÖLÜNMÜŞ TÜRK GÜMRÜK TARİFE CETVELİ (KARAR SAYISI: 10781)

- Istatistik pozisyonlarına ayrılmış Türk Gümrük Tarife Cetveli ile ürün sınıflandırmaları için kullanılan kodlama yapısı netleşmiş ve harmonize sistem, kombine nomenklatür ve ilgili istatistik/vergi kodlarının birlikte gösterildiği bir çerçeve kurulmuştur. Bu durum, gümrükte yapılan sınıflandırmaların daha ayrıntılı ve tutarlı yapılmasını amaçlar. - Tarife sınıflandırması için uygulanacak temel kurallar belirginleşmiştir: en özel tanımlamaya öncelik verme ilkesi, çok maddeden oluşan ürünlerde bileşenler ve karışımlar dikkate alınır; birden fazla pozisyonda sınıflandırmanın mümkün olmadığı durumlarda belirli bir yöntemle son pozisyon esas alınır. - Ambalaj ve kutular gibi ürünle birlikte sunulan ek parçaların sınıflandırmaya etkisi belirlenmiş, ancak esas niteliğini değiştiren ambalajlar istisnai olarak dikkate alınır; sürekli kullanıma uygun ambalajlar için özel durumlar uygulanabilir. - Alt pozisyonlar üzerinden sınıflandırma yapılırken ilgili notlar ve gerekli değişiklikler gözetilir; gerektiğinde en uygun ve en özel tanımı veren pozisyonlar dikkate alınır. - Tarifede yapılan değişiklikler, mevcut ve çelişen bilgiler için yürürlükteki hükümlerle uyumlu hale getirilecek şekilde uygulanır ve çelişen bilgi ve uygulamalar kaldırılır. - Ölçü birimleri ve kısaltmalar standardize edilerek sınıflandırmada tutarlılık sağlanır; çeşitli ölçü birimleri ve bunların karşılıkları, sınıflandırma süreçlerinde referans olarak kullanılır. - Canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler için ayrılmış özel kategoriler bulunmaktadır; bu kategoriler belirli gruplar halinde sınıflandırmanın temel başlıklarını oluşturur.

Kanun 5233
2004-07-27

TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişiler ile mirasçılarına zararlarını sulh yoluyla karşılanma imkanı sağlar. Kapsama giren zararlar; mal varlığına verilen zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ve zararın ortaya çıkardığı çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararları içerir; bazı zararlar ise kapsam dışı olarak belirlenir. Kapsam dışı sayılanlar arasında devletçe başka yollarla karşılananlar, mahkeme kararlarıyla veya resmi işlemlerle ödenenler, terör dışı nedenlerle ortaya çıkan zararlar ve kişinin kendi kusuru veya kasıtlı fiilleri nedeniyle meydana gelen zararlar bulunabilir. Başvurular, zarar gören veya mirasçıları tarafından olayın öğrenilmesini izleyen süre içinde yapılır; zararlar bir komisyon tarafından incelenir ve zararın varlığı belirlenir. Komisyon, gerekli bilgi ve belgeleri toplar, bilirkişi ve uzmanlardan yararlanabilir ve sulhname tasarısını hazırlar. Taraflar sulhnameyi kabul ederse zarar sulh yoluyla karşılanır; kabul edilmezse uyuşmazlık tutanağı düzenlenir ve yargı yoluna başvurma hakkı saklı tutulur. Karşılanan zararlar ayni olarak veya nakdi olarak ödenebilir; mümkün olduğunda ayni ifade öncelik taşır ve kalan kısım nakdi olarak ödenir; ödemeler kamu kaynağı üzerinden gerçekleştirilir. Ödemeyle ilgili giderler ve avukat/bilirkişi ücretleri belirli esaslar dahilinde karşılanır ve vergi muafiyetlerinden yararlanabilir. Süreçte yönetmelikler ve denetimler uygulanır; sulh yoluyla çözülemeyen durumlarda tarafların yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

CB Kararı 6652
2023-01-10

AR-GE VEYA TASARIM MERKEZLERİNDE AR-GE VE YENİLİK VEYA TASARIM HARCAMALARININ KAZANCIN TESPİTİNDE İNDİRİM KONUSU YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6652)

Bu karar, Ar-Ge, yenilik ve tasarım harcamalarının kurumsal kazanç hesaplamasında sunulan vergi indirimini kaldırır. Ar-Ge merkezleri ve tasarım merkezlerinde yürütülen faaliyetlere ilişkin teşviklerin değerlendirilmesinde kullanılan bazı göstergeler ve oranlar belirlenmiştir. Belirlenen göstergeler Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerinin kapsamını ve personel yapısını ölçümlemek için kullanılır; bu göstergeler patent sayısı, uluslararası destekli proje sayısı, lisansüstü dereceli araştırmacı ve tasarımcı oranları, toplam Ar-Ge veya tasarım personeli oranı ve toplam ciroya oranı gibi ölçütleri içerir. Karar yürürlüğe girer.