10 / 680 sonuç gösteriliyor

Kanun 618
1925-04-20

LİMANLAR KANUNU

Bu kanun limanların idaresi, güvenliği, çevre korunması ve liman işlerinin yürütülmesi konusunda temel yükümlülük ve çerçeveyi belirler. Gemi ve deniz aracı hareketleri ile liman sınırları, liman içi demirleme, yanaşma ve tehlikeli yüklerin boşaltılması konularında uyulması gereken kurallar tesis edilir; limanlarda can, mal ve çevre güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli önlemler uygulanır. Liman tesisatına verilen zararlar gemi sahipleri veya bağlı şirketler tarafından tazmin edilir; liman görevlileri zararları tazmin ettirmeye yetkilidir. Liman kıyılarında yasağa tabi yapıların yapılması ve belirli atıkların veya inşai kalıntıların atılması yasaktır; liman yönetimi bu kuralları uygulatır. Kara sularında izinsiz dalış yapılamaz; liman başkanlığı, güvenlik ve çevre açısından gerekli gördüğü hallerde tedbirler alır ve bu durumda masraflar ilgili taraflarca karşılanır. Güvenlik, can ve çevre açısından risk oluşturan durumlarda liman başkanlığı özel tedbirler alabilir ve gerektiğinde gemiyi güvenli bir yere nakletme yetkisine sahiptir; masraflar gemi donatanına aittir. Limanlarda yükleme-boşaltma, kömür dağıtımı gibi hizmetler için devlet tarafından anonim şirketler kurulup bu hizmetler kamu-özel katılımı ile yürütülebilir; mevcut merakip sahipleri haklarını bu süreçlere dahil olma yönünde değerlendirebilir. Belediye sınırları içinde kıyıdan kıyıya yolcu veya yük taşıma serbesttir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin sunumu, bölgesel sahalara göre belirli kurallar ve paylar doğrultusunda yürütülür; hizmetleri verecek gerçek veya tüzel kişiler için ihale ve denetim mekanizmaları öngörülür; hizmet verenler için uyumsuzluk cezaları uygulanabilir. Gümrük ve liman gelirleri ile ilgili olarak kılavuzluk, römorkörcülük ve bağlantılı hizmetlerden elde edilen gelirler belirli alanlarda bütçeye özel gelir olarak kaydedilir ve yeşil denizcilik çalışmaları için kullanılabilir; emisyon bedellerinin hesaplanması ve ödenmesiyle ilgili uygulama esasları belirlidir. İlgili hizmetlerin arzında sürekliliğin sağlanması amacıyla gerektiğinde geçici görevler ve kapasite paylaşımı yoluyla hizmetler verilmiş veya verilebilecek durumda tutulur; uygunsuzluk halinde idari tedbirler ve yaptırımlar uygulanır.

CB Kararı 5755
2022-06-28

KILAVUZLUK VE RÖMORKÖRCÜLÜK HİZMETİ VERMEKTE OLAN KAMU KURUMU VE ÖZEL KURULUŞLAR TARAFINDAN ELDE EDİLEN HASILATTAN ALINACAK KAMU PAYINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 5755)

Bu karar, limanlarda özel sektör tarafından yürütülen kilavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinden elde edilen aylık gayri safi hasılat üzerinden kamu payının uygulanmasını ve payın bölgelere göre farklı oranlarda belirlenmesini sağlar. Bölgeye göre farklı pay oranları öngörülmüş olup bazı bölgelerde daha yüksek, bazı bölgelerde daha düşük pay uygulanacaktır. Bu uygulama, liman idarelerinin söz konusu hizmetlerden elde edilen gelirin bir kısmını kamu payı olarak almasını amaçlar. Kararın kapsamı ve uygulanmasıyla ilgili yetkili merci bu uygulamayı yürütür.

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

Kanun 815
1926-04-29

TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE (KABOTAJ) VE LİMANLARLA KARA SULARI DAHİLİNDE İCRAYİ SANAT VE TİCARET HAKKINDA KANUN

Bu metin Türkiye sahillerinde deniz taşımacılığı ve limanla kara suları içindeki ticari hizmetlerin esas olarak Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere ait olduğunu, Türk tebaasının bu tür işlemleri münhasır olarak yürütmesini öngördüğünü gösterir. Yabancı gemi ve sahiplerinin bu alanda faaliyet göstermesi belirli istisnalarla sınırlanır ve genel olarak iç pazar ve liman hizmetleri Türkler lehine organize edilmiştir. Kara suları ve limanlar içinde yapılan nakliyat, balıkçılık ve deniz esnafı faaliyeti esas olarak Türk bayrağı taşıyan gemiler ve Türk personeli tarafından yürütülür; kaptanlık, tayfalık, amelelik gibi temel denizcilik meslekleri de Türk vatandaşlarına aittir. Petrol arama ve üretim faaliyetleri konusunda, bu alanda hak sahibi yabancıların Türk kara sularında çalışma yürütme imkanı bulunmaktadır; ayrıca hükümet gerektiğinde geçici olarak yabancı tahlisiye gemileri ve petrol arama/üretim faaliyetlerinde kullanılan deniz vasıtalarının icrasını Türk tahlisine uygun şekilde yapabilmesi için yabancı uzman değerlendirmenin ve istihdamının yolunu açabilir. İdare, uygulamada bu hakları delinmesi halinde mevcut yaptırımlarını devreye sokar; ihlaller için para cezaları verilebilir ve gemi ya da deniz taşıtları seferden alıkonulabilir veya limanda malî olarak tutulabilir. Kanun, bu haklarda değişiklikler yapılmasına ve bu alanlarda belirli genişletmelere imkan verir; petrol arama/üretim faaliyetlerinin yabancı sahiplerce yapılması ve bu alanlardaki geçici istihdam konuları da bu kapsamda düzenlenir.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

CB Yönetmeliği 20169743
2017-01-21

SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI TEŞKİLAT, GÖREV VE YETKİLERİ YÖNETMELİĞİ

- Bu düzenlemenin pratik etkisi, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın teşkilat yapısını, görev ve yetkilerini ile diğer makamlarla ilişkilerini net şekilde belirleyerek komuta ve kontrol ilişkilerini düzenlemektir. - Merkez ve taşra birimlerinin yapısı, konuşlanma esasları ve görev dağılımı açıkça ortaya konduğundan operasyon planlaması ve kaynak yönetimi daha net yürütülür. - Görev alanı, kıyı tesislerini, limanları, boğazları, karasuları ve iç suları kapsayacak şekilde genişletilerek ulusal çıkarların korunması için deniz güvenliği, emniyeti ve kamu düzeninin sağlanması hedeflenir; uluslararası sularda da Türkiye’nin uygun gördüğü yetkiler kullanılır. - Mülki görevler kapsamında vatandaşların can güvenliği, asayişin sağlanması, suçların önlenmesi ve hassas tesislerin korunması için gerekli önlemlerin alınması ve uygulanması esaslaştırılır. - Adli görevler kapsamında işlenen suçlarla ilgili işlemlerin yürütülmesi için gereken yetki ve sorumluluklar güvence altına alınır. - Askeri görevler, seferberlik ve savaş halinde Deniz Kuvvetleri emrinde çalışma ve planlanan eğitim/tatbikatlara katılımı kapsayacak biçimde düzenlenir; gerektiğinde koordinasyon esası benimsenir. - Deniz güvenliği ve deniz emniyeti için izleme, gözetleme, takip ve kontrol imkanlarının geliştirilmesi; stratejik tesislerin, tehlikeli yük taşıyan gemilerin ve devlet büyüklerinin güvenliğinin sağlanması için tedbirler alınır. - Yabancı gemilerin izlenmesi ve gerekli hallerde müdahale edilmesi, uluslararası hukuka uygun olarak suçla mücadele ve uluslararası işbirliği imkânlarının kullanılması öngörülür. - Arama ve kurtarma faaliyetleri için merkezi ve bölgesel koordinasyon merkezlerinin rolü ve hızlı müdahale kapasitesi güçlendirilir; Türk arama-kurtarma bölgesindeki görevler merkezî planlama ile yürütülür. - Envanter ve lojistik yönetimi kapsamında gemi, bot, uçak ve ekipmanların bakım, onarım ve modernizasyonunun planlanması ve göreve uygun şekilde konuşlandırılması sağlanır. - Bilgi paylaşımı, koordinasyon ve işbirliği yolu ile güvenlik güçleri ve kamu kurumları arasında etkin bir çalışabilirlik kurulur; gerektiğinde uluslararası işbirliği ve koordinasyon için uygun süreçler işletilir. - Sahil güvenlik unsurlarının tüm görevlerini, ülkedeki ve uluslararası normlar ile gereklilikler çerçevesinde, kamu menfaati doğrultusunda güvenli ve etkili biçimde yerine getirmek esastır.

Kanun 7082
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI TEDBİRLER ALINMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- FETÖ/PDY ile iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen ve ekli listelerde yer alan kişiler kamu görevinden çıkarılır ve bu işlem için ayrıca tebliğ yapılmaz; haklarında özel kanun hükümleri uygulanır. - Kamu görevinden çıkarılanların rütbeleri alınır, yeniden kamu hizmetine alınmazlar; doğrudan ya da dolaylı olarak görevlendirilemezler; uhdelerinde bulunan görev ve yetkiler sona ermiş sayılır; silah ruhsatı ve benzeri belgeleri iptal edilir; kamu konutlarından tahliye edilmeleri sağlanır; özel güvenlik şirketlerinde kurucu, ortak ya da çalışan olarak çalışamazlar. - Kamu görevlisinden sayılanlar arasında görevlerine iade edilmesi gerekenler varsa, uygun kadro ve pozisyonlara atanabilirler; bu durumda önceki görevden çıkarılma tarihinden itibaren kazanılmış haklar ve mali haklar bakımından belirli ödemeler yapılır; diğer tutarlar ise uygulanmaz. - Ekli listelerde yer alan kamu görevlileri belirli durumlarda geri çağrılabilirler; ancak yeniden göreve alınmaları için ilgili mevzuatta öngörülen şartlar sağlanır. - Yurtdışında öğrenim görenlerden milli güvenliğe tehdit oluşturan iltisakı veya irtibatı olanlar ile bunlarla ilişkisi bulunanlar, öğrencilikle ilişiklerinin kesildiği şekilde uygulanır. - Terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu düşünülen yayın kuruluşları kapatılır; bu kapsamda bulunan medya organlarıyla ilgili işlemler uygulanır. - Banka ve finans işlemlerinde cezai sorumluluk açısından, ilgili kurumlar tarafından sağlanan hizmetlere ilişkin olarak belirli koşullarda cezai sorumluluk yükümlülüğü uygulanmaz; bu, söz konusu işlemlerin güvenlik gerekçesiyle değerlendirileceğini ifade eder. - FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan gerçek ve tüzel kişilerin yönetimdeki ortaklık payı yüzde elliden az olan şirketlere kayyım atanabilir; kayyım şirketin yönetimi ve temsilini üstlenir. - Peşin olarak ödenen mali ve sosyal haklar ile mecburi hizmet yükümlülükleri ve buna bağlı borçlar, çıkarılma tarihinden sonraki süre için geçerli değildir; bu kapsamda öngörülen bazı ödemeler geri alınmaz ve hizmet süresiyle ilgili yükümlülükler ortadan kalkar; vekalet ücreti ve yargılama giderleri hükmedilmez. - Gazilik unvanı, darbe teşebbüsü ve buna bağlı eylemlerin sonucunda malul olan kamu görevlileri ve sivillere, etkilendikleri durumlarda yaralanma derecesine bakılmaksızın verilir; uygulanmasına ilişkin esaslar belirlenir. - İhraç edilen personelin bildirilmesi zorunludur; belirlenen süre içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirimde bulunulur. - Dava ve takip usulleriyle ilgili olarak mevcut davalarda ve icra/iflas işlemlerinde belirli usul kuralları uygulanır; bu kapsamda dava şartı ve reddedilme kararları belirli çerçeveler içinde yapılır.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.

KHK 320
1988-06-06

MİLLİ PİYANGO HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu kararname kapsamında Milli Piyango İdaresi’nin piyango ve çekilişleri planlama, tertip etme ve denetleme rolü sürdürülür; iç düzenlemelerin çoğu kaldırılarak denetim, izinler ve yaptırımlar odaklı bir yapı öne çıkarılmıştır. Piyango ve çekilişler için bedeli nakit olanlar kadar olmayanlar için de izin gerekliliği getirilmiş; izin başvuru bedeli uygulanabilir ve bazı kamu kurumları muaf sayılabilir. Denetim yetkisi genişletilmiş; denetim elemanları hesap ve belgeleri inceleyebilir, gerekli görüldüğünde el koyabilir ve gerekli gördüklerinde soruşturma yapabilir; ihlaller için uyarma ve para cezaları uygulanabilir; cezaların uygulanması ve itiraz süreçleri belirlenmiştir. Talih oyunları işletmeleri açısından ihlallerde kapatma, ruhsat iptali ve diğer yaptırımlar öngörülmüş; cezaların uygulanması ve yerinde tahsili için idarenin yetkisi bulunmaktadır. Vergi muafiyeti ve devlet garantisi hükümleri korunmuştur; idarenin hasılatı, ikramiyeler ve ilgili işlemler vergi, resim ve harçtan muaftır; ikramiyeler devlet garantisi kapsamındadır. İdare Kefalet Sandığı kurulması öngörülmüş ve sandığın yönetimi ile denetimi idareye aittir; sandığın işleyişine ilişkin usul ve esaslar düzenlenir. Yurtdışı faaliyetler ve ortaklıklara ilişkin hükümler kaldırılmıştır; bu konular bu kararnameyle düzenlenmez hale gelmiştir. Kadrolar ve personel uygulamalarında bazı hükümler kaldırılmıştır; mevcut çerçeveye göre personel rejiminin temel ilkeleri korunur. Genel olarak, iç yapıdaki çok sayıda hüküm kaldırılarak yerine denetim, izinler, yaptırımlar, devlet garantisi ve kefalet gibi uygulama odaklı hükümler getirilmektedir.

Kanun 5234
2004-09-21

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu mevzuat, kamu bütçe ve muhasebe uygulamalarını proje bazlı finansman ve özel hesaplar üzerinden yürütülmesini amaçlar; bazı gelir ve giderler bütçeye doğrudan dahil edilmeyip özel hesaplarda izlenir ve proje harcamaları buna göre gerçekleştirilir. - Döner sermaye işletmeleri ve ilgili dairelerden elde edilen gelirler, bütçe dışı hesaplarda takip edilerek proje sözleşmeleri ve program kuralları çerçevesinde harcanır; gereğinde bütçelere aktarımlar yapılır. - Uluslararası hibeler ve yardımlar, proje kaynakları olarak kullanılır ve bütçeye gelir olarak kaydedilmeden özel hesaplarda izlenir; harcamalar bu hesaplar üzerinden karşılanır. - Meteoroloji ve benzeri hizmetlerden elde edilen döviz cinsinden gelirler özel hesaplarda tutulur; dış ödemeler ve transferler bu hesaplar ve ilgili para politikası esaslarıyla yönetilir; yıl içinde kullanılmayan kısım ertesi yıla devredilebilir. - Özel iskelelerden ve benzeri düzenlemelerden elde edilen gelirler iki ayrı hesap üzerinden yönetilir: bir kısmı genel bütçe/ya da hizmet geliştirme amacıyla gider; diğer kısmı özel gelir olarak bütçeye ve hizmet geliştirme ihtiyacı için kullanılır. - Altyapı, denizcilik ve ulaştırma gibi projeler için akdedilecek ödeme ve ödenekler belirli usul ve esaslar çerçevesinde kayda alınır; bu projeler için gereken harcamalar özel gelir ve özel ödenek olarak hesaplarda izlenir ve ihtiyaç halinde devredilebilir. - Afetler sonrası konut ve altyapı çalışmalarında, arsa temini, imar çalışmaları ve ruhsat işlemleri kamu çıkarlarını esas alarak yürütülür; muafiyetler ve özel düzenlemeler uygulanır; konutlar hak sahiplerine teslim edilir. - Taşınmaz devri, imar planı ve ruhsat işlemleri konusunda yetkili kurumlar tarafından uygulanacak usul ve esaslar belirlenir; bu süreçler planlı ve uygulanabilir şekilde yürütülür. - Konsolosluk işlemlerinin mali yönetimi için özel gelir ve özel ödenek kaydı düzenlemeleri bulunur; bu işlemler bütçe dışı hesaplar üzerinden yönetilir. - Yürürlük ve geçiş süreçleri, uygulamadaki sürekliliği sağlamak amacıyla belirli düzenlemeler içerir; uygulama, ilgili kurumlar arası koordinasyonla gerçekleştirilir. - Afetlere ilişkin özel kararlar ve konut üretimine ilişkin finansman yaklaşımı, gerektiğinde ilgili kurumların koordinasyonuyla yürütülür ve konutların güvenli ve uygun yerlere tahsisi amaçlanır.