DENİZDE ZAPT VE MÜSADERE KANUNU
Bu metin, savaş halinde deniz yoluyla yapılan zabt ve müsadere işlemlerinin kapsamını, uygulanışını ve muhataplarını belirler; zapt ve müsadere sırasında hangi gemi ve yüklerin hangi şartlarda değerlendirileceğini gösterir.
Güç kullanılarak durdurma, arama ve zapt işlemlerini ihtiyaç halinde gerçekleştirmenin yetkisi savaş gemileri, ordular ve bu görevlere özel olarak tayin edilmiş makamlar tarafından kullanılır.
Zaptın başlama ve bitişinin belirlenmesi yetkisi devletin en üst makamına aittir.
Zaptın uygulanacağı deniz alanları açık denizler, Türkiye’nin, müttefiklerinin ve düşmanın hâkimiyeti altındaki sulardır ve iç sular ile tesisatlar bu yetkiye tabidir; ancak tarafsız sularda bu işlem uygulanmaz.
Bir deniz nakil vasıtası, taşıdığı bayrakla düşmanlık veya tarafsızlık sıfatını kazanır; bayrağı olmayan vasıtalar için sahibinin tabiiyeti esas alınır; sıfatı net olarak tespit edilmediği sürece düşman olarak kabul edilir.
Tarafsız bayrağa geçiş, düşmanlık sıfatının doğurduğu sonuçlardan kurtulmak amacıyla yapılmış sayılmazsa tanınmaz; bazı özel hallerde bu geçiş geçici olarak ve sınırlı şartlarda kabul edilebilir.
Malın düşmanlık veya tarafsızlık sıfatı, mal sahibinin tabiiyetine göre belirlenir; mal bir şirkete ait ise şirketin kanuni ikametgahı esas alınır.
Düşman malı yolculuk sırasında sahibini değiştirse de, bu değişme zaptın başladığı andan sonra meydana gelirse düşmanlık sıfatını korur.
Düşman nakil vasıtaları ile düşman malı zapt ve müsadereye tabidir; bitaraf mal ise bazı şartlarda serbest kalabilir; ancak belirli durumlarda (örneğin harb kaçağı veya düşman refakatinde seyir gibi) zapt ve müsadere söz konusudur.
Bitaraf nakil vasıtalarındaki düşman malı, belirli hallerde zapt ve müsadereye tabidir; yükün yarısından fazlası harb kaçağı ise veya vasıtalar düşman refakatinde bulunuyorsa zapt ve müsadere uygulanır; bazı durumlarda mal sahibine ait kişisel eşyalar serbest olabilir.
Bitaraf olup da gemi adamları veya yolcularına ait olan kişisel eşyalar serbesttir.
Harp kaçağı kavramı, kara, hava ve denizde düşman tarafına yararlı olan her türlü eşya ve maddeleri kapsar; mutlak harp kaçağı olarak ilan edilenler doğrudan düşman malı sayılır ve zapt edilir; meşrut harp kaçağı ise belirli durumlarda düşmana ait olarak sayılabilir.
Hastane gemileri belirli şartlar yerine getirildiğinde zapt ve müsadereye tabi değildir; hastane gemisi oldukları resmi olarak bildirilmiş olmalıdır ve meşru hukuka uygun şekilde kullanılıyor olmalıdır.
Birçok durumda, coast fishing ve küçük yerel seyrüsefer için kullanılan vasıtalar, dini, ilmi veya insani görevler için olan vasıtalar, resmi münakaşa ve savaş esirlerinin değişimine hizmet eden vasıtalar ile hükümetler arası yazışma vasıtası olan gemiler zapt edilmeme veya farklı muamele görme avantajına sahip olabilir; bunlar belirli şartları sağladığında koruma altındadır.
Abluka uygulanması halinde abluka ilan edilen sahillerdeki nakil vasıtaları zabt ve müsadereye tabi olabilir; abluka ihlali halinde mal ve yükler de zapt edilerek müsadereye konu olabilir; bazı durumlarda ihlal, iyi niyetli olup olmadığına dair kanıtlara bağlı olarak istisnalar bulunabilir.
Hasmane himaye ve yardım durumları, nakil vasıtası harbe iştirak ederse, düşmana yönelik doğrudan yardım sağlarsa, düşmanla kiralanmış olarak hareket ederse veya düşman lehine haber taşıma gibi eylemlerde bulunursa zabt ve müsadere ile sonuçlanır; bu hâllerin uluslararası savaş hukuku açısından da uygulanabilirliği göz önünde bulundurulur.
Posta ve mektuplar, zapt halindeyken tecavüzden korunur; ancak abluka durumunda bazı istisnalar söz konusu olabilir.
Istirdat (geri alınan zapt) durumunda, zapt için mevcut bir gerekçe olmadığında nakil vasıtası serbest bırakılabilir.
Durdurma ve arama işlemleri, mümkün olduğunca nazik ve ölçülü yürütülür; arama sonunda ya serbest bırakılır ya da zapt edilir.
Netice olarak bu düzenleme, savaş halinde deniz üzerinde yürütülen zabt, müsadere ve ilgili işlemlerin hangi gemi, hangi mal ve hangi durumlarda uygulanacağını, kimlerin yetkili olduğunu, hangi istisnaların bulunduğunu ve nasıl uygulanacağını belirler; ayrıca abluka, hasmane yardım ve ambulans/yardım gemileri gibi özel haller için de uygulama çerçevesi sunar.