10 / 3.502 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 2010616
2010-07-25

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ, MİLLÎ İSTİHBARAT TEŞKİLATI, EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI VE SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİ

Pratik etkiler: - Taşınır malların kaydı, kullanımı, bakımı ve elden çıkarılması için tek tip bir çerçeve ve standart süreçler getirilir; kontrolsüzlük ve kaynak kayıplarıyla mücadele kolaylaşır. - Sorumluluklar netleşir; taşınır mal yönetim yetkilisi, taşıyan ve kayıt yapan rol ayrımıyla görevler belirlenir ve aynı kişinin birden fazla rolü üstlenmesi önlenir. - Kayıt ve denetim süreçleri standartlaştırılır; giriş-çıkış işlemlerinde gerekli belgeler tanımlanır ve kayıt tutma zorunlulukları netleşir. - Elektronik kayıt ve imza uygulaması ile dijitalleşme teşvik edilerek denetim ve erişim kolaylığı sağlanır; üst yönetici onayıyla elektronik süreçler esnek şekilde uygulanabilir. - Taşınır mal hareketlerinin izlenmesi, güvenli depolama, ilgili birimlere teslim ve gerektiğinde elden çıkarma süreçleri kurallara bağlanır; malın güvenliği ve korunması için gerekli tedbirler öne çıkar. - Fiyatlama ve değerleme konuları netleştirilir; birim maliyet bedeli, üretim maliyet bedeli gibi kavramlar mal kayıtlarında tutarlı şekilde kullanılır. - Belge ihtiyacı ve istisnalar belirginleşir; bazı hareketlerde özel belgeler düzenlenmezken, genel olarak hareket belgelerinin düzenlenmesi zorunlu hale gelir. - HEK gibi özel durumlar için ayrıntılı uygulama kuralları getirilir; böylece kullanım dışı kalan malzemelerin yeniden değerlendirilmesi veya elden çıkarılması süreçleri belirginleşir. - Envanter sayımları ve kayıt tutma süreçleri daha güvenilir hâle gelir; sayım fazlaları, kayıp ve fire gibi durumlar daha net izlenir ve düzeltici işlemler daha hızlı yapılır. - Taşınır malların yönetimi için birimlerin koordinasyonu güçlenir; depolama ve teslimat süreçlerinde uygun iç denetim mekanizmaları çalışır.

Kanun 4760
2002-06-12

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU

Bu yasa kapsamında özel tüketim vergisi, malların Türkiye’ye giriş yaptığı andan itibaren satışa sunulana kadar olan süreçlerde uygulanabilir hale gelir; vergiyi doğuran olay çoğunlukla malın teslimi veya ilk iktisabıdır ve bu süreçte faturanın düzenlenmesi, kısım kısım teslimler ve komisyon/konşinyasyon yoluyla yapılan satışlar da vergiyi etkileyen haller olarak dikkate alınır. Mükellefler ve sorumluluklar açısından, malların üretimi, inşası veya ithaliyle uğraşanlar ile bu malların müzayedeyle satışını gerçekleştirenler verginin nihai yükümlüleri olarak kabul edilir; bazı durumlarda vergi ödemesiyle ilgili sorumluluk, malın Türkiye içinde kim tarafından ne şekilde kullanıldığına bağlı olarak genişletilebilir. İhracat istisnası kapsamında, malların yurtdışına teslim edilmesi ve Türkiye’nin Gümrük Bölgesi dışına çıkması şartıyla vergiden muaf tutulabilir; ayrıca ihracat için özel olarak beyan edilen işlemler üzerinde iade yapılabilir. Diplomatik istisna ve diğer özel istisnalar, yabancı devletlerin temsilcilikleri, uluslararası kuruluşlar ve bunların Türkiye’deki bazı personelleri için vergiden muafiyetler sağlar. Diğer istisnalar arasında belirli kamu kurumlarına teslim edilen mallar, bazı enerji ve güvenlikyle ilgili işlemler, engellilik durumlarına yönelik özel muafiyetler ve afetler sonrası hurdaya çıkarma durumları için muafiyetler bulunabilir. Bu istisnalar, malların türüne ve teslim şekline bağlı olarak uygulanır. Belgesiz mal bulundurma veya vergiyi ödemeden işlem yapılması halinde cezai tarhiyat ve vergi ziyaı cezası gibi yaptırımlar uygulanabilir; belgenin ibrazı gerektiğinde belirli süreler içinde belgelere ilişkin işlemlerin tamamlanması gerekir ve aksi halde tarhiyat yapılabilir. İhracat veya serbest bölge teslimleri gibi özel durumlarda verginin tecil/terkin edilmesi veya iadeye konu edilmesi gibi uygulamalar söz konusu olabilir; bu durumda gerekli belgelerin ve beyanların uygun şekilde yürütülmesi gerekir.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5737
2008-02-27

VAKIFLAR KANUNU

Vakıfların yönetimi, denetimi ve mal varlığı ile ilgili esaslar netleşir; vakıflar kendi türlerine göre belirlenen yönetim biçimlerine tabi olur. Mazbut vakıflar Genel Müdürlük tarafından yönetilir ve temsil edilir; mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ise Meclis’in atayacağı yöneticilerle yönetilir; yeni vakıfların yönetim organları vakıf senedine göre oluşturulur ve yöneticilerin Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir. Yönetim organlarında ölüm, istifa veya başka nedenlerle boşluk doğduğunda yeni yöneticilerin nasıl belirleneceğine ilişkin süreçler düzenlenir; bazı durumlarda yönetim organı oluşuncaya kadar vakıf işlerinin Genel Müdürlükçe yürütülmesi mümkün olur. Vakıf yöneticileri, yönetici olamayacaklar için belirlenen suçlardan hüküm giymişse görevden alınır; görevden alınma durumlarında sürece ilişkin koruyucu ve denetim mekanizmaları uygulanır. Vakıfların amacıyla mevzuata uygun hareket etmeleri zorunludur; amaç dışı faaliyetler, vakıf mallarını amacına aykırı kullanma, ağır ihmal veya zarara yol açma gibi hallerde görevden alınma ve denetim yolları öngörülür; yöneticiler mahkeme kararı olmaksızın görevlerinden uzaklaştırılamaz. Vakıflar mal edinme yetkisine sahiptir; mevcut mallar üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilirler; hayrat taşınmazlar özel koruma altındadır ve bunların kullanımıyla ilgili değişiklikler Meclis kararı ile yapılır; bazı taşınmazlar tamamen ya da kısmen hayra dönüştürülebilir, başka hayratlara devredilebilir veya paraya çevrilebilir; bedelsiz değiştirmeler çoğu durumda bedeller karşılığı yapılır ve bedellerin ödenmesi tamamlanmadan işlem tescil edilmez. Hayrat taşınmazlar haczedilemez veya rehnedilemez; hayra uygunluk kaybettiğinde veya uygun olmayan kullanım ortaya çıktığında başka hayra dönüştürülebilir veya başka bir işlev verilerek gelir elde edilebilir. Vakıfların taşınmazları hakkında tasarruf süreçlerinde tapu tescil işlemleri yapılır; yabancı kökene sahip kurucusu olan vakıfların taşınmaz ediniminde belirli şartlar uygulanabilir. Taviz bedeli, taşınmaz üzerinde serbest tasarruf sağlanması için ödenir ya da başka değerlerle karşılanabilir; bedelin tamamı ödenmeden tasarruflar tescil edilmez ve bedelin tahsiline ilişkin usuller uygulanır. Kiralama uygulamaları belirli sınırlar ve usuller çerçevesinde yürütülür; kira süreleri ve şartlar, yatırım karşılığı kiralamalar, tarımsal faaliyetle ilişkili kiralamalar ve teminat uygulamaları düzenlenir; bazı durumlarda uzun vadeli kira ve yatırım karşılığı kiralamalar için özel onaylar gerekebilir. Vakıf mallarına ilişkin denetim ve uyumsuzluk hallerinde idari para cezaları uygulanabilir; beyanname ve bilgi verme zorunluluğu ile toplantı esaslarına uyum konularında yaptırımlar öngörülür. Vakıflarda yönetim ve denetim organlarının kusurlu fiillerinden doğan zararlar için sorumluluk hükümleri vardır; çalışan ve yöneticiler durumlarına göre sorumluluk taşır. İntifa hakları ve bu hakların kullanımı vakıf şartlarına göre sınırlı ve denetlenebilir; hak kullanımıyla ilgili usuller netleştirilir. Vakıflar, vakfiyelerindeki şartları fiilen veya hukuken yerine getiremeyecek durumda kaldıklarında, şartları değiştirmek veya gelirleri vakıf gelirlerine uygun şekilde güncellemek üzere Meclis’in yetkilerini kullanabilir; mal varlığı ve gelirlerin işlevi, vakıf amaçlarıyla uyumlu olarak güncellenir. Bu düzenlemeler vakıfların yönetim, mal varlığı yönetimi, hayrat taşınmazların korunması ve işlerliğinin sağlanması açısından değişiklikler getirir; vakıf mallarının korunması, kullanımı ve kamu yararına uygun bir şekilde işletilmesi amaçları doğrultusunda uygulama alanı yaratır.

Kanun 5957
2010-03-26

SEBZE VE MEYVELER İLE YETERLİ ARZ VE TALEP DERİNLİĞİ BULUNAN DİĞER MALLARIN TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin temel amacı, sebze ve meyve ile arz ve talep derinliğine göre belirlenen diğer malların ticaretinin kalite, standartlar ve gıda güvenilirliği çerçevesinde serbest rekabet içinde yürütülmesini sağlayarak tedarik, dağıtım ve satış süreçlerini düzenlemektir; üretici ve tüketici haklarının korunması ile pazar yerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulmasını hedefler. Toptancı hallerinin kurulması, taşınması ve kapatılmasıyla ilgili uygulamalar, alanların uygunluğu, altyapı koşulları ve çevre etkileri gibi unsurlar dikkate alınarak planlanır; kurulum ve hareketler ilgili yönetmeliklerle ve belediye kararlarıyla yürütülür. Kuruluş süreci ve kapatma işlemleri için gerekli bildirim ve denetim mekanizmaları uygulanır. Toptancı halleri için malların bildirimine tabi olan öğeler belirlenir; hangi malların üretildiği yerdeki haline veya ilgili giriş kapısının bulunduğu haline bildirileceği esasları belirli kurallar çerçevesinde uygulanır. Bildirim yapılmayan veya hal bulunmayan yerlerde bildirim işlemleri başka uygun yerler üzerinde gerçekleştirilir. Toptan ve perakende satışlar için işlemler çoğunlukla malların toptan alım satımı üzerinden yürütülür; bazı işlemler için belgelendirme ve kayıt ile bildirim zorunlulukları uygulanır ve elektronik ticaret kapanımına da imkan sağlar. Malların perakende satışında işlemleri gerçekleştirenler, malların kaynağına ve belgelere dayalı olarak işlemlerini kanıtlamakla yükümlüdür. Toptancı hallerinde komisyoncuların rolü, aracılık yapmak ve tarafların haklarını korumak olarak belirlenir; komisyon oranları taraflarca serbestçe belirlenebilir ve aracılık hizmeti verilmediği sürece ücret alınmaz. Komisyoncular, teslim alınan malların değeri üzerinden gerekli bilgi ve şartlarla ödemeyi üreticiye veya üretici örgütüne zamanında yapmakla sorumludur; kusurlarından doğan sorumluluklar saklıdır. Üretici örgütleri, komisyoncular ve alıcı-satıcılar arasındaki ticari ilişkiler üretici örgütü belgesi ile kurulur ve toptan ya da perakende alım satım yapabilirler. Üretici örgütleri ile meslek mensuplarının hakları, yükümlülükleri ve şirketleşme şartları ilgili yönetmelikle düzenlenir; tarafların görüşleri alınarak uygulanabilir. Serbest rekabetin korunması temel hedeftir; toptancı hallerinde malların cins, miktar ve fiyatlarına ilişkin bilgiler elektronik ortamda kayıt altına alınır ve kamuoyuna duyurulur. Malların ayıklanması, sınıflandırılması, ambalajlanması ve etiketlenmesi ile taşıma ve saklama süreçlerinde gıda güvenilirliği ve kalite standartları uygulanır; bu hususlar Bakanlıkça uygun görüldüğü ölçüde mevzuata bağlanır. Semt pazarlarının kurulması ve işletilmesi, pazar yerlerinin denetimi ve güvenli çalışma ortamının sağlanması belediyeler ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülür. Üreticilere özel satış alanlarının ayrılması, hijyenik koşulların sağlanması ve altyapı ile çevre düzenlemelerinin yapılması görevleri belirlenir; pazar yerlerinin açılması ve kapatılması gibi hususlar ilgili yönetmeliklerle düzenlenir. Pazar yerlerinde ve toptancı hallerinde uygulanacak ödemeler, vergi ve tevkifat gibi mali yükümlülükler belirli çerçevede yürütülür; üretici ve üretici örgütlerine yapılan ödemelerin tam ve zamanında yapılması esasına dikkat edilir. Tarafların haklarının korunması ve sözleşmelerin dengeli düzenlenmesi için asgari şartlar ve bilgilerin hangi durumlarda gerekli olduğuna ilişkin düzenlemeler öngörülür. Standartlar ve güvenilirlik konularında, malların ayırt edilmesi, sınıflandırılması, izlenebilirlik ve gıda güvenilirliğine ilişkin teknik standartlar uygun görülen durumlarda uygulanır; gerektiğinde yürütülecek uygulamalarda ilgili paydaşların görüşleri alınır. Genel olarak, uygulama süreçleri kayıt ve şeffaflık odaklıdır; ilgili tarafların hakları korunur, piyasa rekabetinin sağlıklı işleyişi ve güvenilirlik için gerekli denetim ve uyum mekanizmaları öne çıkar.

CB Kararı 501
2018-12-26

GENELLEŞTİRİLMİŞ TERCİHLER SİSTEMİ KAPSAMINDA TERCİHLİ REJİMDEN YARARLANACAK EŞYA İÇİN MENŞE BEYANI UYGULAMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 501)

Bu karar, Genellestirilmis Tercihler Sistemi kapsamında tercihli rejimden yararlanacak esyaların menşeinin kanıtlanmasına yönelik usul ve esasları belirler. Çıkar amacıyla ihracat yapan taraflar için menşe beyanı adı verilen bir belgeyle esyanın menşei gösterilmesi zorunlu hale gelir; bu beyan, uygun görülen belgelerden biriyle ihracatçı tarafından ya da ilgili durumda kayıtlı ihracatçıların kullanımıyla sunulur. Geçerli menşe beyanı için kullanılabilecek belgeler arasında belirlenen form ve ifadeler yer alır; bu belgeler, ihracatçının menşe bilgisini kanıtlamak üzere gümrükte kabul görür. İhracatçı için esas olan durum, menşe beyanını ihracatla birlikte ya da ihracatın kesinleşmesiyle baskın bir şekilde ibraz etmek ve bu beyana dayanarak uygun bir serbest dolaşımdan yararlanacak ürünün menşe bilgisini sunmaktır. Bir sevkiyatın birden çok parçaya bölünmesi durumunda ayrı ayrı menşe beyanı düzenlenebilir; bu beyannamelerin içeriği ve bağlı olduğu esaslar, sevkinin tüm kısımları için tutarlı şekilde uygulanır. İhracatçı, menşe beyanı düzenlerken ve sunarken belirli koşullara uymalı; beyanda yer alan bilgiler üzerinde ciddi hatalar veya sahtelik tespit edilirse tercihli rejimin uygulanması kısıtlanabilir veya reddedilebilir. İthalatçı, gümrük işlemlerinde beyan ettiği menşe bilgisini desteklemek amacıyla gerekli görülen durumlarda ek belgeler sunabilir; bununla birlikte küçük değerli veya ticari olmayan ürünler için bazı istisnalar uygulanabilir. Genellestirilmis Tercihler Sistemi kapsamındaki menşe beyanı, ürünün gerçek menşeiyle uyumlu olarak düzenlenir ve bu durum Avrupa Birliği, İsviçre, Norveç ve Türkiye arasındaki kümülasyon gibi durumları da kapsayacak şekilde uygulanır. Küçük paketler veya bireysel olarak yolcuların zati eşyaları gibi ticari olmayan durumlar için bazı istisnalar söz konusu olabilir; bu tür ürünlerde menşe beyanı zorunluluğu uygulanmaz. İhracatçı beyanının süresi ve geçerliliği ile ilgili uygulamalar, türev yükümlülükler ve gerektiğinde mübadele veya değişikliklerle ilgili düzenlemeler, uygulanabilir kurallara göre belirlenir. Genel olarak bu kararın amacı, esyaların tercihli rejimden doğru şekilde faydalanabilmesi için menşe ispatını açık ve uygulanabilir bir çerçeveyle sağlamaktır; buna paralel olarak, kümülasyon kurallarının ve gerekli belgelerin doğru kullanımıyla uluslararası tedarik zincirlerinde güvenilirlik ve şeffaflık artırılır.

Kanun 4250
1942-06-12

İSPİRTO VE İSPİRTOLU İÇKİLER İNHİSARI KANUNU

- Bu yasa ispirtolu içeceklerin üretimi, ithali, satışı, dağıtımı ve fiyatlandırılmasına ilişkin usul ve esasları belirler ve bu faaliyetlerin devlet tekelinde veya tekel tarafından denetlenmesini öngörür. - İthalatçı ve üretici tarafında belirli kapasite ve tesis şartlarının karşılanması gereklidir; şartları yerine getiremeyenler, fiyatlandırma ve dağıtım gibi temel işlemleri tekelleştirilmiş kurum üzerinden yürütmeye tabi tutulur. - Bira, şarap ve benzeri içkilerin üretimi, fiyatlandırması, dağıtımı ve satışı belirli şartlar dışına çıkmadan serbest olabilir; bazı ürünler bu kapsamın dışına alınabilir. - İspirto ve ispirtolu içkilerin reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yasaktır; kampanya, promosyon ve hediyeler aracılığıyla teşvik edilemez; ancak belirli uluslararası veya bilimsel etkinlikler için sınırlı tanıtım izni verilebilir. - Üretici, ithalatçı ve pazarlamacılar için marka, amblem veya ayırt edici işaretlerin kullanılmasına ilişkin kısıtlamalar uygulanır; bazı durumlarda bu işaretler için özel hükümler geçerlidir. - Ambalaj üzerinde zarar bildiren uyarı mesajlarının olması gerekir; bu mesajların şekli ve içeriği onaylı kurallar çerçevesinde belirlenir. - Alkollü içkilerin satış ve sunumunda bazı mekânlar ve alanlar için özel yasaklar vardır; açık olarak tüketim veya satış bu mekânlar dışında yapılamaz. - Kaçak ve kayıt dışı üretim, ithalat ve satış suç sayılır; bu işlerle ilişkili olarak müsadere ve ağır cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Kaçakçılık veya yasa dışı işlemlerde kullanılan ekipman ve malzemelere ilişkin cezai hükümler bulunmaktadır; bazı koşullarda bu araçlar ibraz edilmek zorundadır ve cezalanabilir. - Üretim veya ticaretin izinle yürütüldüğü tesislerde, izin verilen maddeler dışında başka maddelerin üretilmesi yasaktır; buna aykırı hareket edenlere ağır para cezaları uygulanabilir. - Kaçak veya yasa dışı işlem nedeniyle elde edilen kazançlar ile ilgili olarak ek cezai yaptırımlar söz konusu olabilir ve müsadere süreçleri uygulanabilir. - Yasadışı amaçlarla hareket edenler için haklarında uygulanabilecek cezalar ve yaptırımlar çeşitlidir; bazı durumlarda belgenin iptali ve satış yasağı gibi sonuçlar doğabilir.

CB Kararı 796
2019-02-28

İHRAÇ EDİLEN KARA TAŞITLARINDA KULLANILMIŞ İLK DOLUM YAĞLARI VE AKARYAKITLARININ ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ TUTARLARI İLE DİĞER BAZI MALLARDA UYGULANACAK ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ ORANLARININ BELİRLENMESİNE DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 796)

Bu karar bazı mallarda özel tüketim vergisi tutarları ve oranlarının yeniden belirlenmesini öngörüyor. İhraç amacıyla kullanılan ilk dolum yağları ve akaryakıtlar için üretim sürecinde kullanıldıklarında vergi tutarı sıfır uygulanabilir; ancak bu sıfır vergi için ek sınırlar bulunmaktadır. Ayrıca listede yer alan bazı mallar için özel tüketim vergisi oranları belirlenmiştir; bazı alt kategoriler için vergi uygulanmasıyla ilgili yeni uygulamalar getirilmiştir. Uygulama esasları ve usulleri Bakanlık tarafından belirlenecektir. Bu değişiklikler, ihracata yönelik üretimde vergi yükünü değiştirmeyi ve fur/kürk ürünleriyle ilgili maliyet yapısını etkilemeyi amaçlamaktadır.

Kanun 1262
1928-05-26

İSPENÇİYARİ VE TIBBİ MÜSTAHZARLAR KANUNU

- Bu kanun kapsamındaki ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar güvenlik ve kalite açısından sıkı denetim ve ruhsatlandırma kapsamındadır. - Üretim, ithal ve ticareti için ruhsat veya izne sahip olmak gerekir; yabancı ürünler için yerel temsilci bulundurulması zorunludur. - Üretim tesislerinde yetkili bir sorumlu müdür bulundurulması ve denetimlere açık olunması gerekir. - Müstahzarların formülü, kullanım amacı ve ambalajı ile etiketlenmesi; üretici ve ruhsat sahibine dair bilgiler Türkçe olarak açıkça yazılmalıdır. - Satış ve dağıtım kuralları, reçeteli ilaçlar ile reçetesiz satılanlar açısından ayrı ayrıntılarla belirlenmiştir; hangi durumlarda hangi kanalların kullanılacağı açıkça ifade edilmiştir. - Tanıtım ve reklamlar, tedavi vasıflarını yanlış veya fevkalade abartılı şekilde öne çıkarmaya yönelik caydırıcı kısıtlamalara tabidir; internet üzerinden reklamlar için ek denetim ve yaptırımlar uygulanabilir. - Ürünlerin yanlış tanıtımı, tıbbi vasıfları kötüye kullanan beyanlar veya izinsiz satış cezai yaptırımlara konu olabilir; reklam ve satış yolları titizlikle denetlenir. - Üretim ve ithal ürünlerinin kalitesinin denetlenmesi için numuneler alınır, analizler yapılır ve bu işlemlerin masrafları belirli tarafça karşılanır. - Formül, ambalaj veya tarifnamede yapılacak her türlü değişiklik için izin veya onay gereklidir; onaysız değişiklikler satışa engel oluşturarabilir. - Ruhsat sahibi veya üretici, miras yoluyla devralınsa dahi şartlar uygun değilse ruhsat geçersiz sayılabilir ve yeniden ruhsat alınması gerekir. - Özellikle insan sağlığına ilişkin bazı ürünler için ürün takibi ve tedarik zinciri üzerindeki hareketler izlenir; uygunsuzluk halinde idari yaptırımlar uygulanır.