İlgili Mevzuat:

DENİZ İŞ KANUNU

10 / 809 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 200915481
2009-10-07

4458 SAYILI GÜMRÜK KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN UYGULANMASI HAKKINDA KARAR

Bu karar, bazı gümrük mevzuatı hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler; nihai kullanıma tabi eşyaların ithalinde vergi muafiyetleri veya indirimli vergilerin uygulanması süreçlerini ve buna ilişkin şartları açıklar, iznin nasıl alınacağı, süresi ve gerektiğinde değiştirilmesi veya iptali hususlarını belirler; iznin verilmesi halinde tarafların kayıt tutma, denetim ve teminat gibi yükümlülüklerini zorunlu kılar. Nihai kullanım izni için başvuru esaslarını, iznin geçerlilik süresini ve iznin gerektirdiği değişiklik durumlarındaki işlemleri; iznin devri ve teminat iadesiyle ilgili esasları düzenler; aynı zamanda taşıtlar, gemi ve hava araçlarının geçici ithalat veya serbest dolaşıma girişine ilişkin özel şartları ve bunların karşılanması için gerekli belgeleri belirler. Gemilerin ve hava taşıtlarının serbest dolaşıma girişine ilişkin özel şartlar ile özet beyan uygulamasına ilişkin istisnaları getirir; ayrıca bu uygulamaların denetimi ve cezai sonuçları için gerekli mekanizmaları öngörür. Kısacası, eşyaların nihai kullanım veya geçici ithalat kapsamında serbest dolaşıma girişi ile ilgili işlemlerin, denetim, teminat ve yaptırımlar dahil olmak üzere uygulanabilir kurallarını netleştirir.

Kanun 3160
1985-03-05

EMNİYET TEŞKİLATI UÇUŞ VE DALIŞ HİZMETLERİ TAZMİNAT KANUNU

Bu Kanun, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde uçuş ve dalış yapan personelin tazminatlarına ilişkin temel çerçeveyi kurar ve uygulamayı sadeleştirir. - Uçuş ve dalış yapan pilotlar, pilot adayları, uçuş ekibi ile kurbağa adam ve kurbağa adam adayları için ödenecek tazminatlar, görev türüne ve hizmet süresine göre belirlenen esaslara göre hesaplanır ve aylık olarak ödenir. - Tazminatın miktarı, görev grubu ve hizmet süresi gibi faktörlere bağlı olarak değişir; farklı görev grupları için farklı oranlar uygulanır. - Yıllık olarak ödenmesi gereken asgari uçuş veya dalış görevlerini tamamlama şartı bulunur; bu şartı sağlayamayanlar için ödenen tazminatta kesinti yapılabilir ve bu kesinti takip eden hizmet yılından itibaren giderilir. - Görev esnasında kazalar veya sağlık sebepleri nedeniyle uçuş veya dalışa ara veren personele belirli süreli ödeme yapılır; bu süre zarfında uçuş/dalış görevi aranmamış sayılır ve süre tamamlandığında ödeme yeniden düzenlenir; iki yıldan fazla ara verilirse tazminat ödemesi kesilir. - Şehitlik, engellilik veya yaralanma durumunda hak sahiplerine tazminat ödenir; mirasçı paylaşımları belirli kurallara göre uygulanır. - Sözleşmeli personelin hakları korunur; hizmet süreleri emekliliğe sayılır ve hastalık izni gibi durumlarda geçici ödemeler yapılır. - Eğitim ve öğretmenlik görevlerini yürüten personele yetiştirme ikramiyeleri verilir; ayrıca kurbağa adam kurslarında eğitim veren öğretmenlere ek ödemeler uygulanır. - Itibarî hizmet süreleri ve ilgili hesaplama kurallarıyla, uçuş/dalış hizmetlerine ilişkin sürenin emeklilik ve diğer haklara yansıması sağlanır; gerektiğinde ek süreler veya istisnalar uygulanabilir. - Eğitim giderleri ve yükümlülükler konusunda istifa ya da ayrılma durumlarında mali sorumluluklar düzenlenir; bununla ilgili ödemeler ve iade hükümleri belirlenir. - Kanunun uygulanması ve yürütülmesi konusunda gerekli yetkili kurumlar aracılığıyla hayata geçirilir.

Kanun 4922
1946-06-14

DENİZDE CAN VE MAL KORUMA HAKKINDA KANUN

Bu metin, denizde can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla gemilerin denetim süreçlerini, gerekli donanımları, tehlikeli yük taşımacılığını ve yolcu–yük güvenliğini belirleyen ve ihlal halinde uygulanacak yaptırımları ortaya koyar. - Gemi liman dışına çıkmadan önce uygunluk açısından denetlenir; belgenin geçerliliği ve gerekli belgelerin uygunluğu kontrol edilir; uygun olmadığı veya gerekli belgeler eksik olduğu durumda yolculuğa çıkış izin verilmez. - Yolculuk öncesi bakım ve donanım denetimi, can kurtarma ve güvenlik teçhizatı ile ilgili kurallara uyulması gerekir; eksiklikler kısa sürede giderilemiyorsa yolculuğa çıkış engellenir veya belgesi iptal edilebilir. - Gemiye ilişkin temel veriler ve yük taşıma kapasiteleri ile yükleme ve seyir güvenliği kuralları, yönetmeliklere uygun olarak belirlenir ve bunlara aykırı hareket yolculuğa izin verilmemesi sonucunu doğurur. - Tehlikeli yükler taşıyan gemiler için özel kurallar uygulanır; tehlikeli eşya olarak kabul edilen maddelerin taşınması bu kurallara uygun şekilde gerçekleştirilir. - Her kaptan, denizde tehlikeye düşmüş kimselere yardım etmekle yükümlüdür; imdat işaretleri üzerinden yardım talebi gelirse acil ve güvenli şekilde yardım etmek gerekir; yardım eden kaptarlar hakkında kayıtlar tutulur ve gerektiğinde iletişim kurulur. - Çatışan gemilerin kaptanları, zarar ve tehlikeyi en aza indirecek şekilde birbirlerine yardım etmekle yükümlüdür; olayın nedenlerini ve şartlarını mümkün olduğu kadar süratle bu şekilde kayda geçirirler. - Tehlikeli hava koşulları, buzlar veya yolculuğu doğrudan etkileyebilecek diğer tehlikeler görüldüğünde kaptanlar durumu bildirmekle ve gerekli haberleşme araçlarını kullanmakla yükümlüdür. - Denizde can kurtarma ve güvenlik kurallarına uyulmadığında veya gerekli belgeler yoksa gemi derhal seferden alıkonulur; donatan, belirli yükümlülükleri yerine getirmediği veya belgeleri süresiz olarak teminat gösteremediği takdirde ağır para cezaları uygulanabilir ve ileriki tekrarlarda belgelerin iptali veya daha uzun süreli seferden alıkonma söz konusu olabilir; gerektiğinde geminin satışı yoluyla alacaklar tahsil edilebilir. - Yolcu taşımasına izin verilmese dahi yolcu taşıyan gemilere ek yaptırımlar uygulanabilir; tekrarlayan ihlaller halinde belgeler iptal edilir, seferden alıkonma süreleri uzatılır ve cezalar artırılır. - Gemilerde ve limanlarda kullanılacak fener, alamet ve manevra işaretleri ile ilgili kurallar, yönetmelikle belirlenir; her Türk gemisinde bu yönetmeliklerden en az biri bulundurulur ve bu belge ve şartlar gemi belgeleri olarak kabul edilir.

Kanun 815
1926-04-29

TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE (KABOTAJ) VE LİMANLARLA KARA SULARI DAHİLİNDE İCRAYİ SANAT VE TİCARET HAKKINDA KANUN

Bu metin Türkiye sahillerinde deniz taşımacılığı ve limanla kara suları içindeki ticari hizmetlerin esas olarak Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere ait olduğunu, Türk tebaasının bu tür işlemleri münhasır olarak yürütmesini öngördüğünü gösterir. Yabancı gemi ve sahiplerinin bu alanda faaliyet göstermesi belirli istisnalarla sınırlanır ve genel olarak iç pazar ve liman hizmetleri Türkler lehine organize edilmiştir. Kara suları ve limanlar içinde yapılan nakliyat, balıkçılık ve deniz esnafı faaliyeti esas olarak Türk bayrağı taşıyan gemiler ve Türk personeli tarafından yürütülür; kaptanlık, tayfalık, amelelik gibi temel denizcilik meslekleri de Türk vatandaşlarına aittir. Petrol arama ve üretim faaliyetleri konusunda, bu alanda hak sahibi yabancıların Türk kara sularında çalışma yürütme imkanı bulunmaktadır; ayrıca hükümet gerektiğinde geçici olarak yabancı tahlisiye gemileri ve petrol arama/üretim faaliyetlerinde kullanılan deniz vasıtalarının icrasını Türk tahlisine uygun şekilde yapabilmesi için yabancı uzman değerlendirmenin ve istihdamının yolunu açabilir. İdare, uygulamada bu hakları delinmesi halinde mevcut yaptırımlarını devreye sokar; ihlaller için para cezaları verilebilir ve gemi ya da deniz taşıtları seferden alıkonulabilir veya limanda malî olarak tutulabilir. Kanun, bu haklarda değişiklikler yapılmasına ve bu alanlarda belirli genişletmelere imkan verir; petrol arama/üretim faaliyetlerinin yabancı sahiplerce yapılması ve bu alanlardaki geçici istihdam konuları da bu kapsamda düzenlenir.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.

CB Yönetmeliği 1426
2019-08-15

TÜRK BOĞAZLARI DENİZ TRAFİK DÜZENİ YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik, Türk Boğazları’nda seyrin güvenliğini, can, mal ve çevre güvenliğini sağlamak amacıyla trafik ayırımı düzenini kurar ve tüm gemileri kapsar; boğazlar ve çevresinde güvenli ve öngörülebilir bir geçiş akışı oluşturmayı hedefler. Gemi geçişlerinde uygulanacak trafik düzeni ve kılavuz kuralları belirlenir; gemilerin hareket yönleri, konumları ve birbirlerine olan güvenli mesafeleri için hatlar ve düzenler öngörülür; ayrıca geçiş sırasında hızlı ve güvenli manevra için gerekli önlemler alınır. Gemi Trafik Hizmetleri Sistemiyle (TBGTH) seyir güvenliğiyle ilgili iletişim, koordinasyon ve raporlama sağlanır; iki merkez bu hizmeti yürütür. Gemiler, boğazlara girmeden önce ve geçiş sırasında belirlenen rapor formatlarına uygun bildirimler vermek zorundadır; bu bildirimler yol gösterici ve trafik akışını yönlendirme amacı taşır. Gemi tekniki durumu ve personelin uygunluğuna dair koşullar, denizde güvenli seyrin sürdürülmesi için kontrol edilir; kaptanlar gerekli bakım ve ekipman durumunu belgelendirir, iletişim ve haberleşme sistemleri ile güvenlik donanımlarının sürekli çalışır durumda olmasını sağlar. Güvenli geçiş için pilotaj uygulaması ve kaptanlık uygulamaları düzenlenir; autopilot kullanımıyla ilgili sınırlamalar getirilir; köprüüstü ve güverte arasındaki haberleşme ile gözetim görevleri netleştirilir. Ayrıca güvenlik amacıyla dümen ve manevra ile ilgili standartlar uygulanır; gerekli durumlarda yedekleme ve kurtarma donanımlarının hazır bulundurulması zorunludur. Geceleri ve gündüzleri için işaretleme, görsel sinyaller ve uygun ışıklandırma kuralları belirlenir; derin su çeken gemilere özel işaretler ve manevra kısıtlamaları uygulanır; bu gemilerin diğer gemilerin yolunu güvenli biçimde kapatmasını engelleyecek önlemler alınır. Gemi durumu nedeniyle geçişin engellenmesi veya kısmen durdurulması gerektiğinde, bu kararlar hızlıca duyurulur ve geçişin yeniden başlaması için uygun sıra ve süreçler işletilir; tüm bekleyen gemilere adil ve güvenli bir geçiş süreci sağlanır. Demirleme yerleriyle ilgili kurallar belirlenir; geçişte gerekli olmadıkça demirlemeye başvurulmaması gerekir; ancak zorunlu durumlarda belirlenen alanlarda, gözetim altında belirli sürelerle demirlenebilir. Boğazlardan geçiş sırasındaki kazalar, arızalar veya acil durumlarda yönergeler uygulanır; ilgili merkezi bilgilendirme, güvenlik takibi ve talimat alımı sağlanır; olay sonrası güvenli geçiş için gerekli tedbirler alınır. Gemi geçişlerinde; kendi nizam ve düzenine uygun hareket etmek, sürat ve manevra konusunda diğer gemilere yol vermek, önceden haber vermek ve trafik akışını bozacak hareketlerden kaçınmak temel ilkelerdir. Kumtalı ve acil hallerde, geçici olarak trafik durdurulması mümkün olabilir; bu durumda geçiş sırası ve eksik kalan gemilerin önceliklendirilmesiyle normale dönüş sağlanır. İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan geçişte, belirlenen genel güvenlik ve koordinasyon kuralları uygulanır; boğazlar boyunca güvenli ve düzenli bir geçiş için tüm taraflar bu kurallara uymak ve gerektiğinde talimat almakla yükümlüdür.

Kanun 3780
1940-01-26

MİLLİ KORUNMA KANUNU

- Fevkalade hallerde devlet, milli müdafaa ve halkın ihtiyaçlarını karşılamak için üretim, tedarik ve dağıtımını doğrudan planlar ve yönetir; özel işletmeler ve kooperatifler üzerindeki devlet denetimi güçlenir. - İcra ve koordinasyon işlerini yürütmek için ilgili kurullar kurulabilir; kararlar uygulanır ve devletin siyasetiyle uyumlu çalışması sağlanır. - Sanayi ve madeni işletmeleri üzerinden ihtiyaç duyulan üretim kapasitesi ayarlanabilir; gerekli görüldüğünde tadilat, genişleme ve yeniden yapılandırma yaptırılır; sahipler bu süreçlere katılır veya sonuçlarına uygun olarak tazminat veya iade yoluna gidilir. - İş gücü konusunda talep edilen personel planlaması yapılır; seferberlik benzeri uygulamalar ve çalıştırılma önlemleri uygulanabilir; ücretlendirme ve geçici çalışma esasları belirlenir. - Malzeme ve ürünlerin temini, stoklanması, dağıtımı ve satışına ilişkin politikalar belirlenir; kıt malzemeler merkezi olarak yönetilir, kayda bağlanır ve izlenir; muhtaç olmayan kullanımlar için gerekli önlemler alınır. - Kamuya ait üretimlerin maliyeti ve karları ile ilgili kurallar belirlenir; alım, satış, dağıtım ve sevkin operasyonel süreçleri merkezi planlama ile yürütülür. - Sigorta ve sosyal güvenlik alanında esneklikler uygulanabilir; savaş ve güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda bazı yükümlülükler ertelenebilir veya değiştirilebilir; savaşta hayatını kaybedenlere belirli tazminatlar ödenir. - Milli ihtiyaçlar için gerekli mal ve yardımcı malzemelerin temini için krediler ve mali destekler sağlanabilir; malzemelerin kullanımı ve kaydı için gerekli düzenlemeler yapılır. - Mal ve hizmetlerin teftiş ve denetimi yapılır; bu çerçevede usulsüzlük veya ihlaller durumunda yaptırımlar uygulanabilir. - Varlıklar birleştirilebilir, toplulaştırılabilir veya devletin işlemlerine uygun hale getirilebilir; bu süreçte zarar gören sahipler için tazminat veya ödeme karşılığı işlemler gerçekleştirilebilir.

Kanun 5953
1952-06-20

BASIN MESLEĞİNDE ÇALIŞANLARLA ÇALIŞTIRANLAR ARASINDAKİ MÜNASEBETLERİN TANZİMİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun basın mesleklerinde çalışan gazetecileri ve bunların işverenlerini kapsar; kamu kurumları ve kamuya ait şirketlerde çalışanlar için bazı istisnalar içerir. İş ilişkisi yazılı sözleşme ile kurulur; sözleşmede işin türü, ücret ve gazetecinin kıdemi gibi temel hususlar gösterilir; işin nev’i veya ücret değiştiğinde sözleşme buna göre güncellenir. İşveren ile gazeteci arasındaki ilişki süreklilik arz eden bir çalışma olarak kurulmalı ve işin niteliğine göre haklar ve yükümlülükler belirlenmelidir. Fesih ve ihbar durumlarında taraflar yazılı ihbar süresine uymak zorundadır; ihbar süresine tekabül eden tazminatlar ödenerek iş akdi feshedilebilir; fesih halinde gazetecinin kıdemine uygun tazminat hakkı doğar ve bazı durumlarda tazminat belirli şartlarda takside bağlanabilir. Gazeteci tarafından fesih de yazılı ihbar bildirimi ile mümkündür; gazeteci sözleşmesini istediği zaman feshedebilir. Sözleşmenin süresi ve ihbar süresi, taraflarca karşılıklı olarak artırılabilir. İşveren veya gazeteci, iş ilişkisini kural olarak mevzuya uygun olarak bildirmekle yükümlüdür; bildirimler ilgili makam ve düzenleyici mercilere yapılabilir. Kıdem ve tazminat hesapları sözleşme süresi ve çalışılan süreye göre belirlenir; fesih halinde tazminat hakkı doğar ve bazı durumlarda tediye veya taksitlendirme söz konusu olabilir. Gazeteci, sözleşme kapsamında feshedilmeden önce kusurlu nedenle işten çıkarılmazsa, fesihye bağlı olarak ek tazminatlar gündeme gelebilir. İşverenin bazı mali güçlükleri nedeniyle ücret ve tazminatları taksitle ödemesi mümkündür; bu durumda ödemelerin toplam süreye yayılması söz konusu olabilir. Gazeteci için rekabet yasağı, genel olarak sözleşmede aksi belirtilmediği sürece diğer basın işlerinde çalışmada serbestliği kapsar; fesih sonrası rekabet kısıtlamaları uygulanmazsa gazeteci başka iş yapabilir. Ücretlendirme ve ödemeler belirli yöntemlerle yapılır; ücretler düzenli olarak ödenir ve bazı ödemeler sigorta primleriyle birlikte ele alınır; ödemelerin özel banka hesapları üzerinden yapılması şartı bazı durumlarda uygulanabilir. Mukavele dışı yazılar için de ek ücretler ödenir ve bu ödemelerin sigorta primleriyle birlikte yapılması gerekir. Askerlik, doğum ve hamilelik gibi durumlarda gazetecinin ücret ve izin hakları korunur; askerlik veya benzeri hizmetler süresince ücret ödemeleri ve izinler sağlanır; hamilelik halinde izin ve ücretlerle ilgili düzenlemeler uygulanır. Hastalık nedeniyle görev yapamaz hale gelme halinde fesih kısıtlanır; uzun süren hastalıklar durumunda tazminatla fesih mümkün olabilir. Ölüm halinde ailesine veya hak sahiplerine belirli bir tazminat ödenir. Her durumda gazeteciye dinlenme ve yıllık izin gibi haklar tanınır; izinler çalışma süresine göre hesaplanır ve devreden izne ilişkin hükümler uygulanır. Çalışanlar ile işverenler arasındaki ilişkilerin uygun yürütülmesini sağlamak amacıyla bazı cezai yaptırımlar uygulanabilir; hak sahiplerine ödemelerin yapılması güvence altına alınır.

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

Kanun 6552
2014-09-11

İŞ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI İLE BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkisi, kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması için kapsamlı bir çerçeve oluşturması ve bazı ödemelerde kolaylıklar sağlamasıdır. Borçlulara, geçmişe yönelik vergi, ceza ve benzeri feri alacakları da kapsayan alacaklarını yeniden hesaplanabilir tutarlara göre ödemek üzere bir yapılandırma imkanı sunulur; hesaplamalarda mevcut fiyat değişim göstergelerinin dikkate alınması öngörülür. Borçlular, şartları yerine getirdikleri takdirde yapılandırılmış ödemeler karşılığında faiz, cezai faiz ve gecikme zammı gibi feri alacakların bir kısmının veya tamamının tahsilinden vazgeçilebilir. Bu kapsamda mevcut alacaklar, taksitler halinde ödenebilir ve ödeme planı, borçlunun ödeme kapasitesine göre esneklik içerecek şekilde düzenlenebilir. Erken ödeme halinde avantajlar korunabilir. Birçok alacak türü için taksitli ödeme seçenekleri getirilir; taksit sayısı ve ödeme aralıkları belirlenir ve ödenecek tutarlar, zaman içinde sağlanan kolaylığa göre hesaplanır. Plan kapsamında ödenmesi gereken tutarların tamamen veya kısmen ödenmemesi hâlinde, sürecin ilerleyişine göre yapılandırmanın sağladığı faydaların geri alınması veya yapılandırılmış tutarın tahsiline dönülmesi mümkündür. Kredi kartı kullanılarak ödeme de mümkün kılınır ve kartla yapılan ödemelerde de yapılandırma uygulaması devam eder. Bazı alacaklar bu düzenlemenin kapsamı dışında kalabilir; belediyelere veya mahalli idarelere bağlı bazı alacaklar ile bazı idari yaptırımlar için söz konusu yapılandırma uygulanmayabilir. Başvuru ve uygulanabilirlik açısından, yapılandırmadan yararlanmak isteyenlerin uygunluk, başvuru ve ödeme koşullarını karşılaması gerekir; bu şartları yerine getirmeyenler yapılandırmadan yararlanamaz ve mevcut alacaklar eski durumundaki gibi tahsil edilmeye devam eder. Önceden tecil edilmiş veya mevcutte yürürlükte olan başka yapılandırma uygulamaları varsa, kalan tutarlar için bu düzenlemenin getirdiği kurallar da geçerli olarak uygulanabilir.