İlgili Mevzuat:

4458 SAYILI GÜMRÜK KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN UYGULANMASI HAKKINDA KARAR

10 / 1.494 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 837467
1983-12-15

YABANCI SİLAHLI KUVVETLERE BAĞLI GEMİLERİN TÜRK İÇSULARINA VE LİMANLARINA GELİŞLERİ VE BU SULARDAKİ HAREKET VE FAALİYETLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, barış zamanında yabancı silahlı kuvvetlere bağlı gemilerin Türkiye içsuları ve limanlarındaki hareket ve faaliyetlerini Türk mevzuatı ve uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde düzenler ve bu kapsamdaki tüm gemileri kapsar. Giriş ve kalış süresince uymak zorunda oldukları temel esaslar: - Türk içsuları ve limanlarında bulunduğu süre boyunca milli bayraklarını görünür şekilde taşımak zorundadırlar. - Türkiye’nin toprak bütünlüğünü, siyasal bağımsızlığını ve güvenliğini tehdit eden davranışlarda bulunamazlar; araştırma, gözetleme veya bilgi toplama amacıyla hareket edemezler; Türkiye’nin savunmasına zarar verecek propaganda faaliyetinde bulunamazlar. - Zarar veren geminin bayrağını taşıyan devlet, zararları tazmin etmekle sorumludur; kazalarda gerekli yardımlar sağlanır ve masraflar ilgili devlet tarafından karşılanır. - Liman ve kıyı tesislerinde belirlenen alanlarda demirleyebilirler; liman içinde onların ihtiyaçlarına uygun altyapı ve hizmetler bulunur. - Uçak, helikopter veya insansız hava araçları Türk hava sahası içinde izinsiz uçurulamaz; mevcut iznin olmaması halinde bu hava araçları kullanılamaz. - Uluslararası çevre koruma esaslarına uygun olarak MARPOL çerçevesindeki atıklar doğaya salınamaz; yük artıklarının çevreye zarar verecek şekilde atılması yasaktır. - Denizyolu güvenliği ve liman güvenliği açısından gerekli güvenlik ve iletişim protokollerine uyarlar; güvenlik açısından uygun olanlar uygulanır. Faaliyetler açısından belirli kısıtlar: - Dalış, hidro-ografik ve oşinografik çalışmalar, deniz işaretleri değişiklikleri gibi bilimsel veya teknik faaliyetler için izin gereklidir; bu tür çalışmalar izinsiz yapılamaz. - Denizaltı dinleme, tespit ve teşhis cihazlarının kullanımı özel izinlere tabidir. - ManEvra ve tatbikatlar, özel anlaşmalarla kabul edilmedikçe yürütülemez; top atışıyla selam verme gibi uygulamalar da karşılıklı olarak kararlaştırılan çerçeve kapsamındadır. - Nükleer gemiler veya nükleer yakıt taşıyan gemiler için ek güvenlik ve çevre kuralları uygulanır. Acil durumlar ve kolluk-yardım: - Çarpışma, karaya oturma veya geminin batması gibi durumlarda derhal uygun mercilere bildirim yapılır ve olayın gerektirdiği uluslararası yardımlar sağlanır; tehlikenin giderilmesi için gerekli güvenlik tedbirleri alınır ve masraflar ilgili devlet tarafından karşılanır. Ziyaret çeşitleri: - Resmi, gayriresmi, olağan, acil durum ve makam ziyaretleri olmak üzere çeşitli ziyaret biçimleri uygulanır; her ziyaret türü için uygun haberleşme ve onay süreçleri işletilir; ziyaretler önceden koordine edilerek gerektiğinde ilgili makamlara bildirilir.

CB Yönetmeliği 1426
2019-08-15

TÜRK BOĞAZLARI DENİZ TRAFİK DÜZENİ YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik, Türk Boğazları’nda seyrin güvenliğini, can, mal ve çevre güvenliğini sağlamak amacıyla trafik ayırımı düzenini kurar ve tüm gemileri kapsar; boğazlar ve çevresinde güvenli ve öngörülebilir bir geçiş akışı oluşturmayı hedefler. Gemi geçişlerinde uygulanacak trafik düzeni ve kılavuz kuralları belirlenir; gemilerin hareket yönleri, konumları ve birbirlerine olan güvenli mesafeleri için hatlar ve düzenler öngörülür; ayrıca geçiş sırasında hızlı ve güvenli manevra için gerekli önlemler alınır. Gemi Trafik Hizmetleri Sistemiyle (TBGTH) seyir güvenliğiyle ilgili iletişim, koordinasyon ve raporlama sağlanır; iki merkez bu hizmeti yürütür. Gemiler, boğazlara girmeden önce ve geçiş sırasında belirlenen rapor formatlarına uygun bildirimler vermek zorundadır; bu bildirimler yol gösterici ve trafik akışını yönlendirme amacı taşır. Gemi tekniki durumu ve personelin uygunluğuna dair koşullar, denizde güvenli seyrin sürdürülmesi için kontrol edilir; kaptanlar gerekli bakım ve ekipman durumunu belgelendirir, iletişim ve haberleşme sistemleri ile güvenlik donanımlarının sürekli çalışır durumda olmasını sağlar. Güvenli geçiş için pilotaj uygulaması ve kaptanlık uygulamaları düzenlenir; autopilot kullanımıyla ilgili sınırlamalar getirilir; köprüüstü ve güverte arasındaki haberleşme ile gözetim görevleri netleştirilir. Ayrıca güvenlik amacıyla dümen ve manevra ile ilgili standartlar uygulanır; gerekli durumlarda yedekleme ve kurtarma donanımlarının hazır bulundurulması zorunludur. Geceleri ve gündüzleri için işaretleme, görsel sinyaller ve uygun ışıklandırma kuralları belirlenir; derin su çeken gemilere özel işaretler ve manevra kısıtlamaları uygulanır; bu gemilerin diğer gemilerin yolunu güvenli biçimde kapatmasını engelleyecek önlemler alınır. Gemi durumu nedeniyle geçişin engellenmesi veya kısmen durdurulması gerektiğinde, bu kararlar hızlıca duyurulur ve geçişin yeniden başlaması için uygun sıra ve süreçler işletilir; tüm bekleyen gemilere adil ve güvenli bir geçiş süreci sağlanır. Demirleme yerleriyle ilgili kurallar belirlenir; geçişte gerekli olmadıkça demirlemeye başvurulmaması gerekir; ancak zorunlu durumlarda belirlenen alanlarda, gözetim altında belirli sürelerle demirlenebilir. Boğazlardan geçiş sırasındaki kazalar, arızalar veya acil durumlarda yönergeler uygulanır; ilgili merkezi bilgilendirme, güvenlik takibi ve talimat alımı sağlanır; olay sonrası güvenli geçiş için gerekli tedbirler alınır. Gemi geçişlerinde; kendi nizam ve düzenine uygun hareket etmek, sürat ve manevra konusunda diğer gemilere yol vermek, önceden haber vermek ve trafik akışını bozacak hareketlerden kaçınmak temel ilkelerdir. Kumtalı ve acil hallerde, geçici olarak trafik durdurulması mümkün olabilir; bu durumda geçiş sırası ve eksik kalan gemilerin önceliklendirilmesiyle normale dönüş sağlanır. İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan geçişte, belirlenen genel güvenlik ve koordinasyon kuralları uygulanır; boğazlar boyunca güvenli ve düzenli bir geçiş için tüm taraflar bu kurallara uymak ve gerektiğinde talimat almakla yükümlüdür.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.

Kanun 4922
1946-06-14

DENİZDE CAN VE MAL KORUMA HAKKINDA KANUN

Bu metin, denizde can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla gemilerin denetim süreçlerini, gerekli donanımları, tehlikeli yük taşımacılığını ve yolcu–yük güvenliğini belirleyen ve ihlal halinde uygulanacak yaptırımları ortaya koyar. - Gemi liman dışına çıkmadan önce uygunluk açısından denetlenir; belgenin geçerliliği ve gerekli belgelerin uygunluğu kontrol edilir; uygun olmadığı veya gerekli belgeler eksik olduğu durumda yolculuğa çıkış izin verilmez. - Yolculuk öncesi bakım ve donanım denetimi, can kurtarma ve güvenlik teçhizatı ile ilgili kurallara uyulması gerekir; eksiklikler kısa sürede giderilemiyorsa yolculuğa çıkış engellenir veya belgesi iptal edilebilir. - Gemiye ilişkin temel veriler ve yük taşıma kapasiteleri ile yükleme ve seyir güvenliği kuralları, yönetmeliklere uygun olarak belirlenir ve bunlara aykırı hareket yolculuğa izin verilmemesi sonucunu doğurur. - Tehlikeli yükler taşıyan gemiler için özel kurallar uygulanır; tehlikeli eşya olarak kabul edilen maddelerin taşınması bu kurallara uygun şekilde gerçekleştirilir. - Her kaptan, denizde tehlikeye düşmüş kimselere yardım etmekle yükümlüdür; imdat işaretleri üzerinden yardım talebi gelirse acil ve güvenli şekilde yardım etmek gerekir; yardım eden kaptarlar hakkında kayıtlar tutulur ve gerektiğinde iletişim kurulur. - Çatışan gemilerin kaptanları, zarar ve tehlikeyi en aza indirecek şekilde birbirlerine yardım etmekle yükümlüdür; olayın nedenlerini ve şartlarını mümkün olduğu kadar süratle bu şekilde kayda geçirirler. - Tehlikeli hava koşulları, buzlar veya yolculuğu doğrudan etkileyebilecek diğer tehlikeler görüldüğünde kaptanlar durumu bildirmekle ve gerekli haberleşme araçlarını kullanmakla yükümlüdür. - Denizde can kurtarma ve güvenlik kurallarına uyulmadığında veya gerekli belgeler yoksa gemi derhal seferden alıkonulur; donatan, belirli yükümlülükleri yerine getirmediği veya belgeleri süresiz olarak teminat gösteremediği takdirde ağır para cezaları uygulanabilir ve ileriki tekrarlarda belgelerin iptali veya daha uzun süreli seferden alıkonma söz konusu olabilir; gerektiğinde geminin satışı yoluyla alacaklar tahsil edilebilir. - Yolcu taşımasına izin verilmese dahi yolcu taşıyan gemilere ek yaptırımlar uygulanabilir; tekrarlayan ihlaller halinde belgeler iptal edilir, seferden alıkonma süreleri uzatılır ve cezalar artırılır. - Gemilerde ve limanlarda kullanılacak fener, alamet ve manevra işaretleri ile ilgili kurallar, yönetmelikle belirlenir; her Türk gemisinde bu yönetmeliklerden en az biri bulundurulur ve bu belge ve şartlar gemi belgeleri olarak kabul edilir.

Kanun 3218
1985-06-15

SERBEST BÖLGELER KANUNU

Bu Kanun’un pratik etkileri şu şekildedir: - Serbest bölgelerin kurulması ve işletilmesi, ihracat odaklı yatırım ve üretimi teşvik eder; doğrudan yabancı yatırımlar ile teknoloji girişinin hızlandırılması hedeflenir; işletmelerin ihracata yönlendirilmesi kolaylaşır. - Bölge yerinin ve sınırlarının belirlenmesi merkezi bir yetkiyle yapılır; kamu veya özel kişiler serbest bölgeleri kurabilir ve işletebilir; bu süreçler için izin gereklidir. - Serbest bölgelerde üretim, ticaret ve hizmetlerle ilgili çeşitli faaliyetler yapılabilir; kamu kuruluşlarının fiyat, kalite ve standartlara ilişkin yetkileri serbest bölgelerde uygulanmaz. - Bölgelerin gelişimini izlemek ve stratejiler önermek amacıyla bir koordinasyon kuruluşu bulunur; bölgelerin ihtiyaçlarına göre planlama ve geliştirme çalışmaları yürütülür. - Araziler ve tesisler ihtiyaç halinde devlet tarafından temin edilebilir; acele kamulaştırma yetkisi uygulanabilir; kamulaştırma bedelleri ve giderler konusunda kararlar verilir; bölgelerde arazi kullanımı ile yapılar ve tesisler için gerekli izinler ve denetim bölge müdürlüğü tarafından gerçekleştirilir. - Serbest bölgelerde faaliyette bulunacak yatırımcılar, ruhsat ile faaliyet gösterebilen yerli veya yabancı gerçek veya tüzel kişiler olabilir; bölgelerde kullanılan araziler kiralanabilir veya uzun süreli haklar tesis edilebilir. - Bölgelerde güvenlik hizmetleri polis tarafından sağlanır. - Muafiyet ve teşvikler söz konusu olur; serbest bölgelerde elde edilen kazançlar için vergisel teşviklerin uygulanması, gümrük ve kambiyo mevzuatının serbest bölgeler için ayrı bir çerçeve içinde ele alınması gibi uygulamalar öngörülür; bazı gelirler vergi dışı teşviklerden yararlandırılabilir; gelirler özel bir hesapta toplanır, hesap kapatıldıktan sonra bütçeye aktarılır. - Bölgelerle ilgili ödemeler genellikle döviz üzerinden yapılır; gerektiğinde Türk Lirası üzerinden ödemeye geçilebileceği belirtilebilir. - Bölge içi enerji altyapısının kurulum ve işletmesi operatöre bırakılır; doğal gaz dağıtımı ve satışı için belirli koşullarda yetki ve yatırım imkanı sağlanabilir; ilgili lisans ve düzenlemeler bağımsız olarak belirlenebilir. - Çalışma mevzuatı açısından yabancı uyruklu yönetici ve vasıflı personel çalıştırılabilir; bölge çalışanları için Türkiye’nin sosyal güvenlik sistemi uygulanır. - Önceki düzenlemeler yürürlükten kaldırılır; uygulanacak hususlar yönetmeliklerle ayrıntılandırılır. - Yurt dışında kurulu bölgeler için de kararlar ve devlet desteği konusunda yetkili makamlar belirlenir; bu bölgelerin kurulumu, işletilmesi ve tasfiye süreçleri belirli usullerle yürütülür. - Ek düzenlemeler doğrultusunda yeni kurulan bölgeler için vergi istisnaları ve belirli şartlarda kazanançların istisna kapsamına alınması gibi özel hükümler yer alabilir; bu istisnaların uygulanmasına ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir. - Üstyapıların tasfiyesi ve iptal edilen kiracılık durumlarında uygulanacak işlemlerle ilgili düzenlemeler saklıdır.

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

Kanun 815
1926-04-29

TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE (KABOTAJ) VE LİMANLARLA KARA SULARI DAHİLİNDE İCRAYİ SANAT VE TİCARET HAKKINDA KANUN

Bu metin Türkiye sahillerinde deniz taşımacılığı ve limanla kara suları içindeki ticari hizmetlerin esas olarak Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere ait olduğunu, Türk tebaasının bu tür işlemleri münhasır olarak yürütmesini öngördüğünü gösterir. Yabancı gemi ve sahiplerinin bu alanda faaliyet göstermesi belirli istisnalarla sınırlanır ve genel olarak iç pazar ve liman hizmetleri Türkler lehine organize edilmiştir. Kara suları ve limanlar içinde yapılan nakliyat, balıkçılık ve deniz esnafı faaliyeti esas olarak Türk bayrağı taşıyan gemiler ve Türk personeli tarafından yürütülür; kaptanlık, tayfalık, amelelik gibi temel denizcilik meslekleri de Türk vatandaşlarına aittir. Petrol arama ve üretim faaliyetleri konusunda, bu alanda hak sahibi yabancıların Türk kara sularında çalışma yürütme imkanı bulunmaktadır; ayrıca hükümet gerektiğinde geçici olarak yabancı tahlisiye gemileri ve petrol arama/üretim faaliyetlerinde kullanılan deniz vasıtalarının icrasını Türk tahlisine uygun şekilde yapabilmesi için yabancı uzman değerlendirmenin ve istihdamının yolunu açabilir. İdare, uygulamada bu hakları delinmesi halinde mevcut yaptırımlarını devreye sokar; ihlaller için para cezaları verilebilir ve gemi ya da deniz taşıtları seferden alıkonulabilir veya limanda malî olarak tutulabilir. Kanun, bu haklarda değişiklikler yapılmasına ve bu alanlarda belirli genişletmelere imkan verir; petrol arama/üretim faaliyetlerinin yabancı sahiplerce yapılması ve bu alanlardaki geçici istihdam konuları da bu kapsamda düzenlenir.

Kanun 854
1967-04-29

DENİZ İŞ KANUNU

Kamu denizcilik alanında Türk bayrağı taşıyan gemilerde çalışan gemiadamları ile bunların işverenlerini kapsayan bir düzenlemedir. Kapsama ilişkin kararlar Cumhurbaşkanı tarafından genişletilebilir ve kapsama alınan gemilere ilişkin itirazlar uygulanmasını durdurmaz. İşveren, gemi sahibi veya bu işleri kendi adına yürüten kimse olarak tanımlanır; gemiadamı, kaptan ve işveren vekili de bu kanun kapsamında bulunan taraflardır; işveren vekilinin gemiadamlarına karşı muamelesinden doğrudan işveren sorumludur. İş sözleşmesi yazılı olarak yapılır ve taraflar için temel bilgileri içeren düzenleme sağlanır. Sözleşme belirli süre için, sefer için veya süresiz olarak yapıabilir; bu durum sözleşmenin nasıl biteceğini ve gemi seferinin akışına bağlı olarak sona ermesini belirler. Sözleşmenin süresi, geminin seyri sırasında devam eden bir sefer dolayısıyla uzayabilir. Resim ve harçtan muaftır. Deneme süresi uygulanabilir; bu süre içinde fesih ve tazminatsız bozma imkanı bulunabilir, çalışılan günler için ücret ödenir. Çalışma belgesi, gemiadamının işi ve süresi hakkında bilgi veren bir belge olarak verilir; belgede yanlış bilgi varsa inceleme ve düzeltme süreci işler; belge kamu kurumu gibi bazı durumlarda farklılık gösterebilir ve özel uygulamalar uygulanabilir. Engelli ve eski hükümlü gemiadamı çalıştırma yükümlülüğü işverenlere getirilir. Fesih hallerinde işveren veya gemiadamı veya her iki tarafın feshedeme hakkı bulunur; fesih halinde tazminat ödenmesi gibi hükümler uygulanır. İhbarda ve fesih önellerinde belirli yükümlülükler vardır; bu yükümlülüklere uyulmaması halinde tazminat doğar; sendikaya üye olmak veya şikayette bulunmak gibi sebeplerle fesih durumları için özel koruyucu hükümler uygulanabilir. Kıdem tazminatı, gemiadamının hizmet akdi boyunca belirli durumlarda ödenir; kıdem tazminatı hesaplama konusunda bazı esaslar bulunur ve devri veya el değiştirme durumlarında sorumluluklar paylaşılabilir; mirasçıya ödenebilir ve ödenen tazminat bazı durumlarda yeni işverene devralınabilir. Gemi devri veya el değiştirme gibi durumlar, kıdem tazminatı sorumluluklarının hangi işverenlere düşeceğini etkiler. Gemi yabancı ise ve iade gereği doğuyorsa gemiadamının iadesi kendi ülke limanına yapılır; Türk limanında fesih halinde ise bağlama limanına iade ve masrafların karşılanması gerekir; bazı hallerde iade zorunluluğu ortadan kalkabilir ve iade yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde tazminat talep edilebilir. Gemiadamının yurda iadesi ve ilgili yükümlülükler yabancı gemiadamları için de uygulanır; iade konusunda bazı hallerde özel kurallar geçerli olabilir.

CB Yönetmeliği 7283
2023-05-12

GEMİ SİCİL YÖNETMELİĞİ

Gemi tasdiknamesi ve bayrak şahadetnamesinin düzenlenmesi, gemi siciline kayıt ve bu kayıtlardaki değişikliklerin belgelerde yansıtılması işlemleri net bir şekilde uygulanır; gemi Türk bayrağı çekme hakkını bu belgeler olmadan elde edemez. Gemi adının seçimi ve tescili süreçleri, adın benzersiz ve uygun olması koşuluyla onaylandıktan sonra sicile kaydedilir; ad değişikliği için uygun şartlar ve kontrol mekanizmaları bulunur; gemi bordasında adın okunaklı ve düzgün biçimde yazılması sağlanır. Gemi sicil kayıtları elektronik ortamda tutulur ve ilgili işlemler online olarak Denizcilik Portalı üzerinden yürütülür; başvuru ve güncelleme süreçleri bu sistem aracılığıyla yapılır. Gemi üzerinde kayıtlı tüm esas bilgilerde değişiklik olduğunda, tasdiknamesi ve varsa özeti buna göre güncellenir; bazı önemli değişiklikler için yeniden tasdikname düzenlenmesi gerekir ve süreçler kayıtlı tutulur. Gemi tasdiknamesinin ibraz edilmesi zorunludur; tasdiknamesi kaybolursa veya iptali gerekiyorsa yeniden düzenleme ve gerekli işlemler yapılır; bu süreçler arşivlerde saklanır. Bayrak şahadetnamesi, geminin Türk bayrağını çekme hakkını elde ettiği yerdeki konsolosluk tarafından verilir ve geçerliliği, kapsamı ile ilgili kurallar uygulanır; bazı durumlarda ek belgeler de talep edilebilir. Gemi kaptanlarının ilgili belgeleri gemide bulundurması zorunludur; bulundurulmaması halinde yaptırımlar uygulanabilir. Gemi sicil müdürlükleri ve personeli, sicil işlemlerini mevzuata uygun olarak yürütmekle yükümlüdür; itirazlar mahkeme yoluyla çözümlenir ve işlemler şeffaf bir şekilde kayda geçirilir.

Kanun 4760
2002-06-12

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU

Bu yasa kapsamında özel tüketim vergisi, malların Türkiye’ye giriş yaptığı andan itibaren satışa sunulana kadar olan süreçlerde uygulanabilir hale gelir; vergiyi doğuran olay çoğunlukla malın teslimi veya ilk iktisabıdır ve bu süreçte faturanın düzenlenmesi, kısım kısım teslimler ve komisyon/konşinyasyon yoluyla yapılan satışlar da vergiyi etkileyen haller olarak dikkate alınır. Mükellefler ve sorumluluklar açısından, malların üretimi, inşası veya ithaliyle uğraşanlar ile bu malların müzayedeyle satışını gerçekleştirenler verginin nihai yükümlüleri olarak kabul edilir; bazı durumlarda vergi ödemesiyle ilgili sorumluluk, malın Türkiye içinde kim tarafından ne şekilde kullanıldığına bağlı olarak genişletilebilir. İhracat istisnası kapsamında, malların yurtdışına teslim edilmesi ve Türkiye’nin Gümrük Bölgesi dışına çıkması şartıyla vergiden muaf tutulabilir; ayrıca ihracat için özel olarak beyan edilen işlemler üzerinde iade yapılabilir. Diplomatik istisna ve diğer özel istisnalar, yabancı devletlerin temsilcilikleri, uluslararası kuruluşlar ve bunların Türkiye’deki bazı personelleri için vergiden muafiyetler sağlar. Diğer istisnalar arasında belirli kamu kurumlarına teslim edilen mallar, bazı enerji ve güvenlikyle ilgili işlemler, engellilik durumlarına yönelik özel muafiyetler ve afetler sonrası hurdaya çıkarma durumları için muafiyetler bulunabilir. Bu istisnalar, malların türüne ve teslim şekline bağlı olarak uygulanır. Belgesiz mal bulundurma veya vergiyi ödemeden işlem yapılması halinde cezai tarhiyat ve vergi ziyaı cezası gibi yaptırımlar uygulanabilir; belgenin ibrazı gerektiğinde belirli süreler içinde belgelere ilişkin işlemlerin tamamlanması gerekir ve aksi halde tarhiyat yapılabilir. İhracat veya serbest bölge teslimleri gibi özel durumlarda verginin tecil/terkin edilmesi veya iadeye konu edilmesi gibi uygulamalar söz konusu olabilir; bu durumda gerekli belgelerin ve beyanların uygun şekilde yürütülmesi gerekir.