10 / 2.396 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 4965
2021-12-23

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN 1267 (1999), 1988 (2011) VE 1989 (2011) SAYILI KARARLARIYLA LİSTELENEN KİŞİ, KURULUŞ VEYA ORGANİZASYONLARIN TASARRUFUNDA BULUNAN MALVARLIĞININ DONDURULMASI HAKKINDAKİ 30/9/2013 TARİHLİ VE 2013/5428 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ (1) SAYILI LİSTEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 4965)

Bu karar kapsamında malvarlığının dondurulmasına karar verilen kişinin adı listeye eklenmiştir ve bu kişinin malvarlığı ile ilgili tüm işlemler dondurulur. Kişinin çeşitli adlar altında yer aldığı belirtilmektedir. Bu karara karşı itiraz edilebileceği ifade edilmektedir. Kararın yürürlüğe girdiği hükmü uygulanır.

CB Kararı 4713
2021-10-29

BAZI KİŞİ VE KURULUŞLARIN TASARRUFUNDA BULUNAN TÜRKİYE'DEKİ MALVARLIKLARININ DONDURULMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 4713)

Bu uygulamanın pratik etkileri şunlardır: - Türkiye’deki bazı kişiler ile kuruluşların varlıkları dondurulmuş ve bunlarla ilgili tasarruflar kısıtlanmıştır. - Bu kişiler ve kuruluşlar için mal, para ve varlık transferleriyle ilgili işlemler yasaklanmıştır; mali ve ticari faaliyetler üzerinde kısıtlamalar uygulanır. - Dondurmanın sürdürülmesi için inceleme veya soruşturma başlatılmalıdır; başlatılmaması durumunda karar kaldırılabilir. - Uygulama bankalar ve diğer finansal kurumlar açısından uyum ve risk yönetimi yükümlülüklerini doğurur; işletmeler finansal işlemlerini dikkatli şekilde yürütmelidir. - Dondurulan varlıklar ve ilişkili işlemler nedeniyle bazı ticari faaliyetler, ödemeler veya transferler ertelenebilir veya durabilir. - Amaç, terörizmin finansmanını engellemektir.

Kanun 2622
1934-12-24

24/11/1934 TARİH VE 2587 SAYILI KANUNLA KEMAL ÖZ ADLI TÜRKİYE CUMHUR REİSİNE VERİLEN ATATÜRK ADININ VEYA BUNUN BAŞINA VE SONUNA SÖZ KONARAK YAPILAN ADLARIN HİÇ BİR KİMSE TARAFINDAN ALINAMIYACAĞINI BUYURAN KANUN

Atatürk adı yalnızca tek bir kişiye aittir ve başka kimse bu adı öz ve soy adı olarak kullanamaz veya bu adı başkasına veremez. Başkasına Atatürk adıyla ad verilmesi veya Atatürk adının başına veya sonuna başka sözler eklenerek bu adın alınması mümkün değildir. Bu düzenlemenin amacı Atatürk adının korunmasını ve yalnızca ilgili kişide kalmasını sağlamaktır.

CB Kararı 7845
2023-11-24

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN 1267 (1999), 1988 (2011), 1989 (2011) VE 2253 (2015) SAYILI KARARLARIYLA LİSTELENEN KİŞİ, KURULUŞ VEYA ORGANİZASYONLARIN TASARRUFUNDA BULUNAN MALVARLIĞININ DONDURULMASI HAKKINDAKİ 30/9/2013 TARİHLİ VE 2013/5428 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ (1) SAYILI LİSTEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 7845)

Kapsama giren şahıslar ve kuruluşlar için malvarlıklarının dondurulması ve mali işlemlerinin kısıtlanması uygulanır. Bu kişiler ve kurumlar Türkiye içinde veya Türkiye üzerinden mali işlemler yapamaz, varlıklarına erişim ve transferler engellenir. Uygulamanın amacı terörizmin finansmanını önlemektir. İlgili taraflar bu yükümlülükleri yerine getirmekle yükümlüdür.

CB Kararı 5064
2022-01-05

KASTAMONU VE MANİSA İLLERİNDE BULUNAN BAZI ALANLARIN ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARTILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5064)

Kastamonu ve Manisa illerindeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarılacaktır. Bu alanlar devletin hüküm ve tasarrufu altında veya hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlardan orman tesis etmek amacıyla ilgili kuruma tahsis edilecektir. Sonuç olarak bu alanlar orman sınırları dışında kalacak ve orman tesis etmek amacıyla tahsis edilerek ileride kullanılabilir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Kararı 1016
2019-05-01

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN 1267 (1999), 1988 (2011) VE 1989 (2011) SAYILI KARARLARIYLA LİSTELENEN KİŞİ, KURULUŞ VEYA ORGANİZASYONLARIN TASARRUFUNDA BULUNAN MALVARLIĞININ DONDURULMASI HAKKINDAKİ 30/9/2013 TARİHLİ VE 2013/5428 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ (1) SAYILI LİSTEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 1016)

Bu karar ile Daesh ve El-Kaide ile bağlantılı gerçek kişiler ile tüzel kişiler ve kuruluşlar olarak listelenenler arasına yeni adlar eklenmiş ve malvarlıklarının dondurulması tedbiri uygulanır hale getirilmiştir. Bu kapsamda eklenen kişi ve kuruluşlar ile bunların Türkiye'deki malvarlığı ve bu varlıklar üzerinde yapılan mali işlemler kısıtlanır; bu varlıklar bloke edilir ve ilgili finansal işlemler engellenir. Kararın uygulanması ile bu kişilerle ilişkili malvarlıklarının asgari ölçüde güvenliğe uygun şekilde yönetilmesi hedeflenir. Karara karşı itiraz için yasal yollar bulunmaktadır.

CB Kararı 966
2019-04-18

ADIYAMAN İLİ, MERKEZ İLÇESİ, BAĞLICA, ÇATALAĞAÇ, DOĞANLI VE GÖKÇAY KÖYLERİ HALKININ, MEZKUR YERLEŞİM YERLERİNİN KOÇALİ BARAJI SU TOPLAMA HAVZASINDA KALMASI NEDENİYLE, GÖSTERİLEN YERLERE NAKLİNE VE YERLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 966)

Koçali Barajı havzasında kalacak olan Baglica, Çatalagaç, Doğanlı ve Gökçay köyleri halkının mevcut yerleşimlerinden nakledilerek ekli kroki ve listelerde gösterilen iskân alanlarına yerleşmeleri öngörülmüştür.

Kanun 4721
2001-12-08

TÜRK MEDENİ KANUNU

- Yasa, ele aldığı tüm konularda uygulanır; hüküm yoksa hâkim, örf ve âdet hukukuna göre karar verir; bilimsel görüşler ve yargı kararları karar süreçlerinde kullanılır. - Dürüst davranış zorunludur; hakların kötüye kullanılması hukuka uygun değildir. - İyiniyet esastır; kanunun öngördüğü durumlarda iyiniyetin varlığı gerekir, aksi halde iddia yapılamaz. - Hâkim, durumun gereklerini ve haklı sebepleri gözeterek karar verir. - Genel hükümler, özel hukuk ilişkilerine uygulanabilir. - İspat yükü taraflara aittir; resmî belgeler kanıt olarak kabul edilir ve içeriğinin doğru olduğunun kanıtlanması şart değildir, ancak başka hükmeler varsa ayrıca değerlendirilir. - Herkes hak ehliyetine sahiptir; fiil ehliyeti, yetkili bir engel olmaksızın kendi işlemlerini yapabilme kapasitesiyle ilişkili olarak tanımlanır. - Erginlik, ayırt etme gücü ve kısıtlılık gibi kavramlar, kişinin kendi hak ve borçlarını kullanabilmesini veya temsilci aracılığıyla işlem yapmasını belirler; bazı durumlarda kısıtlı kişiler için temsilci gereklidir. - Kişilik hakları korunur; haklarını ihlal edenlere karşı dava açılabilir ve zarar gören lehine düzeltme, tazminat ve gerektiğinde manevi tazminat talep edilebilir. - Adın kullanımıyla ilgili haksızlıklar durdurulabilir ve zararlar giderilebilir; ad değiştirme ancak haklı sebeplere dayanarak mahkeme kararıyla olabilir; karar verilen yeni ad nüfusta kayıt edilir. - Kişilik, doğumla başlar; sağ doğmak koşuluyla çocuğun hak ehliyeti annedinden itibaren kazanılır; hayat ve ölüm hususlarının ispatı, resmi kayıtlar ve gerektiğinde diğer kanıtlarla yapılır. - Gaiplik kararı, ölüm tehlikesi veya haber alınamama durumu olduğunda başvurulabilir; karar, ilgili hakların güvende kalmasını sağlar ve yasal işlemleri etkiler. - Kişisel durum sicili tutulur; zararlar devletçe tazmin edilir; düzeltme ancak mahkeme kararıyla yapılır; cinsiyet değişikliği için mahkeme izni gerekir ve sağlık raporuyla desteklenirse nüfus sicilinde düzeltme yapılır. - Doğum ve ölüm kütükleri, bildirimler ve kayıt işlemleriyle düzenlenir; soybağı ve kayıtlarla ilgili değişiklikler ilgili kanunlara göre işlenir. - Tüzel kişiler, bağımsız varlık olarak hak ve borçlarla bağlanır; organlar tüzel kişiyi temsil eder ve bağlar; yerleşim yeri, işlerin yönetildiği yeri ifade eder; tasfiye sürecinde malvarlığı kanuna ve kuruluş belgelerine göre tasfiye edilir ve çoğu durumda amaçlanan kamu kurumu veya hizmetine devredilir. - Dernekler, belirli sayıdaki kişinin ortak amacıyla kurulan tüzel kişilerdir ve hukuka/ahlâka aykırı amaçlarla kurulamazlar; kurma hakkı, tüzük ve belgelerin usulüne uygun olması gerekir; dernekler tüzel kişilik kazanır ve kayda geçerler; ilk genel kurul ve iç yönetim organları oluşturulur; kimse üye olmaya zorlanamaz; üyelik için gerekli koşullar güvence altındadır.

Kanun 6706
2016-05-05

CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun cezaî konularda uluslararası adlî iş birliğini düzenler ve yabancı devletlerle adlî yardımlaşmanın usul ve esaslarını belirler. Uygulamada adlî merciler arasındaki talepler değerlendirilir ve uygun yardımlaşmanın sağlanıp sağlanmayacağına karar verilir. Gelen bilgiler kendi gönderen devletin izni olmadan soruşturma, kovuşturma veya infaz amacıyla kullanılamaz. Suçun niteliği veya sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle bazı istisnalar uygulanabilir. Adlî yardımlaşma talepleri kısmen reddedilebilir veya ek bilgi istenebilir; talebin yerine getirilmesini belirleyen kurallar uygulanır. Yabancı adlî mercilerin talepleri için benzer kurallar geçerlidir; delillerin korunması amacıyla geçici tedbirler alınabilir; arama veya el koyma talepleri için yeterli hukuki unsurlar gerekir. Görüntülü ve sesli iletişim yoluyla adlî yardımlaşma talebiyle yerine getirme mümkün olabilir; bu yöntem taraf devletlerin mevzuatı ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde uygulanır. İade süreçleri, yabancı kişinin başka devlete iade edilmesini içeren işlemleri kapsar; iade uygun bulunduğunda taleplere ilişkin kararlar verilir ve bu kararlar taraflar arasındaki koordinasyonla yürütülür. İadenin reddedilme hallerinde ve öncelik sıralamasında gerekli esaslar uygulanır. İade kararının uygulanması ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması için süreçler yürütülür. Transit geçiş ve eşya teslimi gibi yardımlar da düzenlenir. Son olarak iade prosedürü sınır dışı kararlarıyla ilgili koordinasyon ve iletişim ile yürütülür.