CUMHURBASKANI KARARI
Karar Sayisi: 9253
Ekli "Bölgesel Gelisme Ulusal Stratejisi (2024-2028)" ile ilisik listede yer alan "Bölge Planlari (2024-2028)"nin onaylanmasina karar verilmistir.
16 Aralik 2024
Sayl : 32755
Recep Tayyip ERDOGAN
CUMHURBASKANI
BÖLGESEL GELISME ULUSAL STRATEJiSi
2024-2028
*Küresel rekabette söz sahibi, refah düzeyi yuksek ve dirençli bölgeleriyle, yerel dinamiklerini kullanarak topyekün kalkinmis bir Türkiye"
iÇiNDEKiLER
| KISALTMALAR | KISALTMALAR | KISALTMALAR |
|---|---|---|
| YÖNETICI ÖZETi. GiRi... | YÖNETICI ÖZETi. GiRi... | YÖNETICI ÖZETi. GiRi... |
| 1. 2014-2023 BÖLGESEL GELISME ULUSAL STRATEJiSININ DEGERLENDiRiLMESi | 1. 2014-2023 BÖLGESEL GELISME ULUSAL STRATEJiSININ DEGERLENDiRiLMESi | |
| KÜRESEL EGILIMLER. | KÜRESEL EGILIMLER. | |
| TÜRKIYE' DE BÖLGELERIN YAPISI VE GENEL EGILIMLER | TÜRKIYE' DE BÖLGELERIN YAPISI VE GENEL EGILIMLER | |
| 3.1. | 3.1. | Gelirdeki Degisimler. |
| 3.2. | 3.2. | Üretim, ihracat ve Ticaret. |
| 3.3. | 3.3. | istihdam. |
| 3.4. | 3.4. | AR-GE ve Yenilikçilik. |
| 3.5. | 3.5. | Nüfus ve Göç |
| 3.6. | 3.6. | Ejitim. |
| 3.7. | 3.7. | Saglik. |
| 3.8. | 3.8. | Türkiye'de Yerlesim Merkezlerinin Mekânsal Dagilimi... |
| 4. | 6 SUBAT 2023 TARIHLI DEPREMLERE ILISKIN DEGERLENDIRME.... | 6 SUBAT 2023 TARIHLI DEPREMLERE ILISKIN DEGERLENDIRME.... |
| 4.1. | 4.1. | Deprem Öncesi Durum |
| 4.2. | 4.2. | Depremlerin Etkileri |
| 4.2.1. | 4.2.1. | Konut |
| 4.2.2. | 4.2.2. | Sanayi. |
| 4.2.3. | 4.2.3. | Üretim |
| 4.2.4. | 4.2.4. | Hayvancilik |
| 4.2.5. | 4.2.5. | Kültür-Turizm... |
| 4.2.6. | 4.2.6. | Egitim |
| 4.2.7. | 4.2.7. | Saglik. |
| 4.2.8. | 4.2.8. | Altyapi |
| 4.2.9. | 4.2.9. | GöÇ |
| 4.2.10. | 4.2.10. | Geçici-Kalici Barinma |
| 5. | 2024-2028 BÖLGESEL GELISME ULUSAL STRATEJISI ILKELERI, VIZYONU VE AMAÇLARI | 2024-2028 BÖLGESEL GELISME ULUSAL STRATEJISI ILKELERI, VIZYONU VE AMAÇLARI |
| 6. | BGUS MEKÂNSAL YAKLASIMI... | BGUS MEKÂNSAL YAKLASIMI... |
| 6.1. | ||
| Stratejik Amaçlar ve Mekânsal Tipoloji .. | ||
| 6.1.2. | 6.1.2. | Stratejik Amaç 2: Bölgelerin Rekabet Edebilirliklerinin Artirilmasi. |
| 6.1.3. | 6.1.3. | Stratejik Amaç 3: Bölgeler Arasi Ekonomik ve Sosyal Yakinsamanin Saglanmas...... |
6.1.4.
Stratejik Amaç 4: Afet Sonrasi Ekonomik ve Sosyal iyilesmenin Saglanmasi
6.2.
Mekânsal Gelisme
MEKÂNSAL AMAÇLAR VE STRATEJILER
7.1.
Küresel Entegrasyon Boyutu Mekânsal Amaçlari ve Stratejileri
-
7.1.1. Mekânsal Amaç 1: Istanbul'un Küresel Merkez Niteliginin Güglendirilmesi
-
7.1.2. Mekânsal Amaç 2: Potansiyel Küresel Illerin Küresel Rekabet Gücünün Artirilmas.....
7.2.
Rekabetçilik Boyutu Mekânsal Amaçlari ve Stratejileri.
-
7.2.1. Mekânsal Amaç 3: Rekabetçi Illerin Orta-Yüksek ve Yüksek Teknolojili Üretim ve ihracatinin Artirilmasi
-
7.2.2. Mekânsal Amaç 4: Potansiyel Rekabetçi illerin Üretim Yapilarinin Teknoloji Odakli Dönüsümünün Hizlandirlmasi.
-
7.2.3. Mekânsal Amas 5: Rekabet Nüvesi Illerde Ekonomik Faaliyetlerin Çesitlendirilmesi ve Katma Degerin Yükseltilmes.............
7.3.
Yakinsama Boyutu Mekânsal Amaçlari ve Stratejileri
-
7.3.1. Mekânsal Amaç 6: Bölgesel Merkezlerin Ekonomik ve Sosyal Yönden Geligmesiyle Nispeten Az Gelismis Bölgelerin Kalkinmasinin Saglanmasi
-
7.3.2. Mekânsal Amaç 7: Gelisen Yerel Ekonomi illerinde Yerel Potansiyellere Dayali Sosyoekonomik Canhiligin Saglanmasi.
-
7.3.1. Mekânsal Amaç 8: Öncelikli Dönüsüm illerinin Sosyoekonomik Gelismislik Agisindan Ülke Ortalamasina Yakinsamasinin Saglanmasi.
-
7.4. Afet Sonrasi Toparlanma Boyutu Mekânsal Amaçlari ve Stratejileri.
-
7.4.1. Mekansal Amaç 9: Afet Sonrasi ihya illerinde Ekonomik ve Sosyal Iyilesmenin Saglanmasi
- TEMATIK AMAÇLAR VE STRATEJILER
-
8.1. KENTSEL GELISME
-
8.1.1. Kentsel Nüfus..
-
8.1.2. Kentsel Alanlar
-
8.1.3. Kentsel Yasam Kalitesi
-
8.1.4. Afet Riskleri
-
8.1.5. Kentsel Gelisme Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri
-
8.2. KIRSAL KALKINMA
-
8.2.1. Kirsal Alan Tanimi..
-
8.2.2. Kirsal Toplum
-
8.2.3. Kirsal Alanda Ekonomi
-
8.2.4. Kirsal Kalkinma Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri.
-
8.3. SOSYAL GELISME.
-
8.3.1. Demografik Egilimler.
| 8.3.2. | Gelir Dagilimi |
|---|---|
| 8.3.3. | Çocuklarin ve Gençlerin Iyilik Hali. |
| 8.3.4. | Genç Istihdami. |
| 8.3.5. | Yoksulluk ve Dezavantajli Kesimler. |
| 8.3.6. | Sosyal Gelisme Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri |
| 8.4. TURIZM | 8.4. TURIZM |
| 8.4.1. | Temel Turizm Istatistikleri |
| 8.4.2. | Turist Profilleri |
| 8.4.3. | Turizm Degerleri |
| 8.4.4. | Destinasyon Yönetimi |
| 8.4.5. | Turizm Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri . |
| 8.5. | SANAYI - LOJISTIK |
| 8.5.1. | Imalat Sanayii Dönüsümü. |
| 8.5.2. | Sanayi Alanlari |
| 8.5.3. | Lojistik. |
| 8.5.4. | Sanayi-Lojistik Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri |
| 8.6. | YESIL BÜYÜME ... |
| 8.6.1. | Iklim Degisikligiyle Mücadele |
| 8.6.2. | Sinirda Karbon Düzenlemesi Mekanizmasi..... |
| 8.6.3 | Kaynak Verimliligi |
| 8.6.4. | Yenilenebilir Enerji. |
| 8.6.5. | Atik Yönetimi |
| 8.6.6. | Yesil Büyümenin Finansmani |
| 8.6.7. | Yesil Isler.. |
| 8.6.8. | Yesil Büyüme Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri |
| 8.7. GiRiSiMCiLiK | 8.7. GiRiSiMCiLiK |
| 8.7.1. | Girisimcilik Göstergelerinin Mekânsal Dagilimi. |
| 8.7.2. | Girisimciler için Arayüz Yapilar |
| 8.7.3. | Girisimciligin Finansmani |
| 8.7.4. | Girisimcilik Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri... |
| 8.8. AR-GE VE YENILIKÇILIK. | 8.8. AR-GE VE YENILIKÇILIK. |
| 8.8.1. | Türkiye'de Temel Göstergelerle AR-GE .. |
| 8.8.2. | Türkiye'de Temel Göstergelerle Yenilikgilik. |
| 8.8.3. | AR-GE ve Yenilik Altyapisi |
| 8.8.4. | Bölgesel Yenilik Stratejileri |
| 8.8.5. | AR-GE ve Yenilik Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri |
|---|---|
| 8.9. | DiJiTALLESME |
| 8.9.1. | Türkiye' de Mevcut Durum... |
| 8.9.2. | Dijitallesme Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri |
| BÖLGESEL GELISME POLITIKALARININ YÖNETISiMI | |
| 9.1. | Bölge Planlama Çalismalari ve Bölgesel Gelismede Kurumsal Yapilar. |
| 9.2. | Bölgesel Gelisme Politikalarinin Yönetisimine Iliskin Stratejiler.. |
| 10. BGUS IZLEME VE DEGERLENDIRME ÇERÇEVES... | |
| KAYNAKÇA |
Haritalar
Harita 3.1 Düzey 2 Bölgeleri Itibariyla SEGE Kademeleri .....
Harita 3.2 Kisi Bagina Gelir (2017-2021 Ortalamasi, TL, 2021 Fiyatlariyla)
Harita 3.3 Issizlik Orani (Yüzde, 2014-2023 Ortalamasi) ....
Harita 3.4 is Gücüne Katilma Orani (Yüzde, 2018-2022 Ortalamasi).
Harita 3.5 Düzey 2 Bölgelerinde Kisi Bagina AR-GE Harcamasi (TL, 2021).
Harita 3.6 Illere Göre Nüfus Dagilimi (2022) .
Harita 3.7 Net Göç Hizi (2013-2017)..
Harita 3.8 Net Göç Hizi (2018-2022)..
Harita 3.9 iller Arasi Göç Iliskileri - Alinan Göç (2020) ...
Harita 3.10 Yüksekokul ve Fakülte Üstü Mezun Orani (2014-2023 Ortalamasi, Yüzde).
Harita 3.11 Bin Kigi Bagina Hekim Sayisi (2020).
Harita 3.12 Kentsel Hizmet Merkezlerinin Mekänsal Dagilimi..
- Harita 3.13 Kirsal Hizmet Merkezlerinin Mekânsal Dagilimi..
Harita 3.14 Geçis Hizmet Merkezlerinin Mekânsal Dagilimi...
Harita 4.1 Deprem Bölgesinden ikamet Degisikligi ile Göç Alan iller..
Harita 4.2 Deprem Bölgesi Hasar Durumu
Harita 6.1 Küresel Entegrasyon Boyutundaki iller...
Harita 6.2 Rekabetçilik Boyutundaki iller
Harita 6.3 Fonksiyonel Bölgeler.
Harita 6.4 Yakinsama Boyutundaki Iller...
Harita 6.5 Afet Sonrasi Ihya Illeri
Harita 6.6 2024-2028 BGUS Mekânsal Tipolojisi
Harita 6.7 2024-2028 BGUS Mekânsal Gelisme Semas .....
Harita 8.1 ilçe Düzeyi Kent-Kir Siniflamasinin Mekânsal Dagilimi (2022)
Harita 8.2 Nüfus Degisiminin Mekânsal Dagilimi (2010-2022, Yüzde)
Harita 8.3 Türkiye'de Kentsel ve Kirsal Yerlesim Sistemleri Arastirmasi iller Arasi Göç (2020).
Harita 8.4 Ortalama Net Göç Hizi (2010-2022, Binde)....
Harita 8.5 Türkiye'de Kentsel ve Kirsal Yerlesim Sistemleri Arastirmasina Göre Fonksiyonel Bölgeler (2020)
Harita 8.6 Istanbul-Tekirdag-Kocaeli Kent-Bölgesi Grid Bazinda Yogunluk Haritasi (2021, Kisi/m})..
Harita 8.7 Tekirdag-istanbul-Kocaeli Kent-Bölgesi YER-SIS Etki Alani Haritasi (2020)
Harita 8.8 Adana-Mersin Kent-Bölgesi Grid Bazinda Yogunluk Haritasi (2021, Kisi/m2)
Harita 8.9 Adana-Mersin Kent-Bölgesi Adana ve Mersin illeri YER-SiS Etki Alani Haritasi (2020)..
Harita 8.10 Izmir-Manisa Kent-Bölgesi Grid Bazinda Yogunluk Haritasi (2021, Kisi/m2)
Harita 8.11 izmir-Manisa Kent-Bölgesi YER-SiS Etki Alani Haritasi (2020).
Harita 8.12 Ortalama Gayrimenkul Birim Satrs Fiyatinin il Bazinda Hane Bagina Milli Gelire Orani (2020, Yüzde) .
Harita 8.13 Okul Öncesi Özel Okul Sayisinin Toplam Okul Sayisina Oraninin il Bazinda Dagilimi (2021, Yüzde)
Harita 8.14 Yüz Bin Kisi Basina Hastane Yatagi Sayis il Düzeyindeki Dagilimi (2021).
Harita 8.15 Kamuya Açik Alan Oraninin il Düzeyinde MekânsalDagilimi (2020, Yüzde)
Harita 8.16 Kilometre Basina Düsen Araç Yogunlugu (Sayi/Km, 2022)
Harita 8.17 Düzenli Olarak Toplanan ve Nihai Isem Uygulanan Atrklarin Payi (2020, Yüzde) .
Harita 8.18 Fiber internet Aboneliginin Toplam Sabit internet Aboneligi içindeki Payinin il Düzeyindeki
Dagilimi (2022)..
Harita 8.19 Deprem Tehlike Haritasi (2018).
Harita 8.20 Illere Göre Deprem Tehlikesi ...
Harita 8.21 Meteorolojik Afet Haritasi (2010-2022)....
Harita 8.22 Çok Yüksek Sel Riski Tagiyan Alanlarda Yagayan Nüfusun Payina Göre Riskli Iller.
Harita 8.23 Kirsal Nüfusun Ulke Sathindaki Dagilimi (Yüzde, 2022)
Harita 8.24 Tarimsal GSYH'ye Illerin Katkisi (2022, Yüzde)..
Harita 8.25 il Ekonomilerinde Tarm Sektörünün Agirligi (2022, Yüzde).
Harita 8.26 Türkiye'nin Toplam Tarimsal Arazi Varligr içerisinde Illerin Payi (2022, Yüzde) .
Harita 8.27 iller itibariyla Çocuk Nüfus Orani (2022, Yüzde)
Harita 8.28 iller itibariyla Okul Öncesi Egitime Net Katilim Orani (5 Yas, 2021/22 Ögretim Yili, Yüzde).:
Harita 8.29 iller itibariyla ilkokul Net Okullasma Orani (2021/'22 Ogretim Yili, Yüzde)
Harita 8.30 15-24 Yas Grubu Gençlerde Issizlik Orani (2022, Yüzde)
Harita 8.31 15-24 Yas Grubu Kadinlarda Issizlik Orani (2022, Yüzde)
Harita 8.32 25 Yas ve Üzeri Toplam Nüfus içerisinde issizlik Orani (2022, Yüzde)
Harita 8.33 25 Yas ve Üzeri Kadin Nüfusu içerisinde igsizlik Orani (2022, Yüzde).
Harita 8.34 illere Göre Yasli Nüfus Orani (2022, Yüzde) .....
Harita 8.35 illere Göre Yatak Kapasitesi (2023) ve Yatak Kapasitesi Degisimi (2010-2023, Yüzde)
Harita 8.36 illere Göre Geceleme Payi, Geceleme Sayisi ve Yerli-Yabanci Turist Sayisi (2022).
Harita 8.37 Sit Alanlari ile Turizm Merkezleri ve KTKGB......
Harita 8.38 Dünya Mirasi, Yaratici Sehirler, Yavas Sehirler ve Mavi Bayrak.
Harita 8.39 Turizmde One Çikan Destinasyonlar ve Rotalar.
Harita 8.40 Imalat Sanayi is Yeri Sayisinin il Bazinda Dagilimi (2021)
Harita 8.41 illerde Imalat Sanayii Isletmelerinin Faaliyet Karliligi (2010-2021, Ortalama, Yüzde)
Harita 8.42 illerin Ülke imalat Sanayii Cirosundan Aldigi Pay (2010-2021, Ortalama, Yüzde)
Harita 8.43 imalat Sanayiinde Is Yerine Göre Çalisan Basina Ciro (2010-2021, Ortalama, TL).
Harita 8.44 Illerin Imalat Sanayii Ihracatinin Toplam Imalat Sanayii Ihracati Içindeki Payi (2010-2021 Ortalama, Yüzde) .
Harita 8.45 iller Itibariyla Ihracat Yapmayan Ancak Yüksek Potansiyel Tespit Edilen Firmalarin Orani (2021, Yüzde)
Harita 8.46 imalat Sanayii isletmelerinin AR-GE Harcamalarinin il Bazinda Dagilimi (2021, Yüzde)..
Harita 8.47 isletme Basina AR-GE Harcamasi (2017-2021, TL).
Harita 8.48 illerde Imalat Sanayii Isletmelerinin Finansman Kaynaklarinin Dagilimi (2021, Yüzde) .......
Harita 8.49 Sanayi Alanlarinin il Yüz Ölçümüne Orani (Yüzde, 2020)..
Harita 8.50 Türkiye'de Organize Sanayi Bölgelerinin Dagilimi (2022)
Harita 8.51 Ilçeler Bazinda OSB Ihtiyaç Analizi (2024).
Harita 8.52 il Bazinda Sanayi Alanlarinda Hektar Bagina Istihdam (Kisi, 2021).
Harita 8.53 Mevcut iltisak Hatlari (2020)...
Harita 8.54 iltisak Hatti Olmayan ve Demir Yoluna Mesafesi 5 km'den Az OSB'ler (2024).
Harita 8.55 Limana Demir Yolu Baglanti Ihtiyaci Olan OSB'ler (2024, Doluluk Orani => 50).
Harita 8.56 TCDD Lojistik Merkezler (2024) ...
Harita 8.57 Kisi Bagina Sera Gazi Emisyonu Yogunluklari (2018, tCO2 Es degeri/Kisi)
Harita 8.58 Türkiye Günes Enerjisi Potansiyeli Atlasi (2022).
Harita 8.59 Türkiye Rüzgâr Enerjisi Potansiyeli Atlasi (2022)
Harita 8.60 Girisimlerin 15-65 Yas Nüfusa Orani (2021, On Bin Kisi Basina)
Harita 8.61 ls Yerlerinin Illere Göre Dagilimi (2020).
Harita 8.62 Yeni Is Yogunlugu Dagilimi (2022, 15-64 Yas Nüfus, On Bin Kisi Bagina) ...
Harita 8.63 Yüksek ve Orta-Yüksek Teknolojili Sektörlerde Kurulan Sirketlerin Türkiye Paylari (2010-2021,
Yüzde)
Harita 8.64 illerde Yüksek ve Orta-Yüksek Teknolojili Sektörlerde Kurulan Sirketlerin Payi (2010-2021, Yüzde
Harita 8.65 Net Kurulan Yabanci Sermayeli Sirketlerin Dagilimi (2010-2022, Yüzde)
Harita 8.66 Net Kurulan Yabanci Sermayeli Sirketlerin Nüfusa Göre Dagilimi (2010-2022, On Bin Kisi Basina)
Harita 8.67 illerde is Yeri Bazinda 3 Yillik Sag Kalim Oranlari (2017).
Harita 8.68 Türkiye' deki Kulugka Merkezi ve Hizlandiricilar (2023)
Harita 8.69 iSGEM'lerin illere Göre Dagilimi (2022)
Harita 8.70 illerin Toplam is Yeri AR-GE Harcamasi Paylari (2021, Yüz Binde).
Harita 8.71 illerin is Yeri Bagina AR-GE Harcamasi Tutarlar (2021, TL).
Harita 8.72 Iliere Göre Patent Basvurulari (2022, Yüz Bin Kisi Bagina)..
Harita 8.73 Illere Göre Tasarim Basvurulari (2022, Yüz Bin Kisi Bagina).
Harita 8.74 Illere Göre Marka Basvurular: (2022, Yüz Bin Kisi Bagina) ..
Harita 8.75 Illere Göre Faydali Model Basvurulari (2022, Yüz Bin Kisi Bagina).
Harita 8.76 Teknoloji Gelistirme Bölgelerinin Iller Itibariyla Dagilimi (2023)
Harita 8.77 AR-GE ve Tasarim Merkezlerinin Iller Itibariyla Dagilimi (2023)
Harita 8.78 |l Bazinda BIT Girisimleri Dagilimi (2021, Yüzde)
Harita 8.79 Bölge Bazinda BIT Uzmani Dagilimi (2021, Yüzde).
Harita 8.80 ll Bazinda Yüksek ve Orta-Yüksek Teknoloji Düzeyinde Faaliyet Gösteren Girisimlerin Dagilimi (2021, Yüzde)
Harita 8.81 il Bazinda Bilgi Yogun Faaliyetlerde Çalisanlarin Dagilimi (2021, Yüzde)
Harita 8.82 Yüksek Beceri Düzeyinin Bölge Bazinda Dagilimi (2021, Yüzde).
Harita 8.83 il Bazinda Yüksek Otomasyon Riskinin Dagilimi (Yüzde).
Grafikler
Grafik 3.1 SEGE Kademelerinde Kisi Bagina Gelirdeki Degisimler (TL, 2021 Fiyatlariyla) .
Grafik 3.2 2004-2022 Kisi Bagina Gelir Degerlerinde Beta (B) Yakinsama..
Grafik 3.3 2004-2022 Kisi Bagina Gelir Degerlerinde Sigma (ơ) Yakinsama.
Grafik 3.4 2004-2022 Düzey 2 Bölgeleri Kisi Bagina Gelir Maks-Min Orani...
Grafik 3.5 Seçili Ülkelerin Kisi Basi GSYH Maks-Min Oranlari
Grafik 3.6 Türkiye de Yillara Göre Gini Katsayisi (Yüzde).....
Grafik 3.7 OECD Ülkelerinde Gini Katsayisi (Yüzde)......
Grafik 3.8 SEGE Kademelerinde Sanayi Sektörü GSYH Payi (Yüzde)..
Grafik 3.9 SEGE Kademelerinde Hizmet Sektörü GSYH Payi (Yüzde).
Grafik 3.10 SEGE Kademelerinde Tarim Sektörü GSYH Payi (Yüzde).
Grafik 3.11 SEGE Kademelerinde Ulusal Ihracat Payi (Yüzde)...
Grafik 3.12 SEGE Kademelerinde Kisi Bagina Ihracat Tutarlari (Dolar)
Grafik 3.13 SEGE Kademelerinde ihracat/GSYH Orani .......
Grafik 3.14 SEGE Kademelerinde ihracatin Teknoloji Seviyesine Göre Dagilimi (Yüzde)
Grafik 3.15 SEGE Kademelerinde iller Arasi Satrg Paylar (Yüzde)
Grafik 3.16 SEGE Kademelerinde 2010-2020 Yillari Yurt içi Satis Tutarlar Artis Oranlan (Yüzde).
Grafik 3.17 SEGE Kademelerinde Satig-Alis Farki (Milyar Dolar)
Grafik 3.18 SEGE Kademelerinde is Gücüne Katilim ve Issizlik Oranlar (Yüzde).
Grafik 3.19 SEGE Kademelerinde Sektörlerin Istihdam Payi (Yüzde).
Grafik 3.20 SEGE Kademelerinde AR-GE Harcamasi ve AR-GE insan Gücü Türkiye Payi (Yüzde, 2018-2021
Ortalamasi)
Grafik 3.21 SEGE Kademelerinde Isietmelerin AR-GE Harcamalarinin Türkiye Payi (Yüzde)
Grafik 3.22 SEGE Kademelerine Göre Kisi Basina Patent Basvurusu.
Grafik 3.23 Nüfus ve Nüfus Artis Hizi.
Grafik 3.24 Yag Piramidi..
Grafik 3.25 Gelismislik Düzeyine Göre Nüfustan Alinan Pay (Yüzde)
Grafik 3.26 SEGE Kademelerinde Egitim Seviyesi
Grafik 3.27 SEGE Kademelerinde istihdamin Egitim Seviyesi (Yüzde)
Grafik 3.28 Örgün Egitimde Ortaögretim Net Okullasma Orani (Yüzde).
Grafik 3.29 Illerin Yüksekögretime Geçis Sinavi Basari Siralamasi Ortalamasi
Grafik 3.30 SEGE Kademelerine Göre Bin Kisi Basina Hekim Sayisi
Grafik 3.31 Bebek Ölüm Hizi (Binde) ..
Grafik 4.1 Toplam Yikrk, Acil Yikrlacak, Agir ve Orta Hasarli Bagimsiz Birim Sayisinin Ildeki Toplam Bagimsiz Birim Sayisina Orani (2023, Yüzde).
Grafik 4.2 Sanayi Firmalari Hasarinin Dagilimi (2023, Yüzde).
Grafik 4.3 Sanayi Elektrik Tüketimi (MWh).
Grafik 4.4 Kisa Çalisma Ödenegi Basvurulari
Grafik 4.5 Telef Olan Hayvan Sayisinin Toplam Hayvan Sayisina Orani (Büyükbas, Küçükbas, Kümes Hayvani; Binde)..
Grafik 4.6 Vikilan, Agir ve Orta Hasarli Konaklama Tesislerinin Incelenen Konaklama Tesislerine Orani (Yüzde)..
Grafik 4.7 Yikik, Acil Yoktirilacak, Agrr ve Orta Hasarli Egitim Tesislerinin Tüm Egitim Tesislerine Orani (Yüzde).
Grafik 4.8 Deprem Bölgesindeki Illerde Ikamet Edip Farkli Bir Ile Adres Beyant Yapan Kisi Sayisi...
Grafik 4.9 Deprem Bölgesindeki illerden Nakil Olan Ogrenci Sayisi
Grafik 4.10 Geçici Barinma Alanlarinda Yagayan Kisi Sayisi (Nisan, 2023)
Grafik 8.1 BGUS Mekansal Yaklagimina Göre Yogun Kent Olarak Siniflandirilan Yerlesim Yerlerinde Yagayan Nufusun Orani (2022, Yüzde).
Grafik 8.2 Göç Etme Nedenine Göre iller Arasi Göç Orani (2018-2022, Yüzde).
Grafik 8.3 Ortalama Net Göç Hizi-Nüfus Degisimi Karsilastirmasi (2010-2022)
Grafik 8.4 Corine Sistemine Göre Arazi Kullanimdaki Degisim (2012-2018, Ha)..
Grafik 8.5 Toplu Tagima Araçlarina Kolay Erisimi Olan Nüfusun Orani (2014-2020, Yüzde)
Grafik 8.6 illere Göre Toplu Tagima Araçlarina Kolay Erisimi Olan Nüfusun Orani (2020, Yüzde)
Grafik 8.7 Düzey l'e Göre Hanelerde internet Erisim Orani (Yüzde)
Grafik 8.8 Afetlerden Etkilenen Nüfus (2015-2020, Yüzde)..
Grafik 8.9 Seçilmis AB Ülkelerinde ve Türkiye'de Çocuk Nüfusunun Ülke Nüfusu içerisindeki Orani (2022,
Yüzde) ...
Grafik 8.10 Düzey 2 Bölgeleri Itibaryla Gini Katsayisi (2022).
Grafik 8.11 Uluslararasi Turist Sayilari (2010-2022, Milyon Kisi).
Grafik 8.12 2019 Yilina Göre Turist Sayisi Degisimleri (Yüzde)
Grafik 8.13 Ülkelerin Turizm Harcamalari ve Siralamalari (2019, Milyar Dolar)..
Grafik 8.14 Gelen Turist Sayisi ve Siralamalari (2019, Milyon Kisi)
Grafik 8.15 Ülkelerin Turizm Gelirleri ve Siralamalari (2019, Milyar Dolar)...
Grafik 8.16 Ortalama Geceleme Sayisi ve Kisi Basi Ortalama Harcama Tutari (2012-2022)
Grafik 8.17 Aylara Göre Ziyaretçi Sayisi Payi ve Kisi Bagi Ortalama Harcama (2012-2022)
Grafik 8.18 Tesis Sayisi ve Yatak Kapasitesi (2010-2020) ....
Grafik 8.19 Yas Gruplarina Göre Ortalama Geceleme Sayisi ve Seyahat Sayisi Payi (2010-2022)
Gratik 8.20 Gelen Turistierin Egitim Seviyesi (2010-2019, Vuzde)..
Grafik 8.21 Gelen Turistlerin Harcama Kalemleri Dagilimi (2010-2022)
Grafik 8.22 Seçili Ülkelerden Türkiye'ye Gelen Ortalama Ziyaretçi Sayisi Payi ve Siralamalari (2010-2022, Yüzde) .
Grafik 8.23 Türkiye'de Sanayi Üretim Degeri ve Çaliçan Bagina Katma Deger Yillik Degisim Hizi (Yüzde):
Grafik 8.24 Girisim Sayilarinin imalat Sanayii Toplam: Girisim Sayisi içindeki Paylarina Göre ilk Bes Sektör
(2010-2021, Ortalama, Yüzde)...
Grafik 8.25 imalat Sanayiinde isletme Ölçeklerine Göre Toplam Ciro Paylari (2010-2021)
Grafik 8.26 imalat Sanayiinde Ölçeklere Göre Çalisan Bagina Ciro (2020, TL).
Grafik 8.27 Seçili Ulkelerde Kisi Bagina Imalat Sanayii Ihracati (2019, Dolar) ...
Grafik 8.28 Küresel Deger Zincirlerine Eklemlenme (2020).
Grafik 8.29 Türkiye Imalat Sanayii ihracatinin Teknoloji Kompozisyonu (2010-2022, Yüzde)
Grafik 8.30 Imalat Sanayii AR-GE Harcamalarinin Teknoloji Siniflamasina Göre Dagilimi (2010-2021
Ortalama, Yüzde) .....
Grafik 8.31 imalat Sanayiinde isletmelerin AR-GE Performansi (2021)
Grafik 8.32 Banka Kredilerinin Seçili Sektörler itibariyla Dagilimi (2010-2022, 2021 Yili Fiyatlariyla) ....
Grafik 8.33 Imalat Sanayii Isletmelerinin Finansman Kaynaklari (2021)
Grafik 8.34 Kisi Bagina Düsen Gelistirilmis Arsa (m2, 2017).
Grafik 8.35 Gelistirilmis Bölgelerin Büyüme Oranlari (Yüzde, 2017)
Grafik 8.36 Sanayi Alanlari Dagilimi (Yüzde, 2023)..
Grafik 8.37 Sanayi Alanlarinda Hektar Bagina Düsen Istihdam (Kisi, 2020).
Grafik 8.38 2030 ve 2050 Yillarnda Uluslararasi Ticaretin Tasima Yollarina Göre Dagilimi (Yüzde, 2021)
Grafik 8.39 Türkiye'de Tagima Sekillerine Göre ihracat (Milyar Dolar, 2010-2021).
Grafik 8.40 Türkiye'de Tasima Sekillerine Göre ithalat (Milyon Dolar, 2010-2021).
Grafik 8.41 Lojistik Merkezi Olan OSB'ler- Doluluk Orani (Yüzde, 2020).
Grafik 8.42 Sektörel Sera Gazi Emisyon Oranlar (2018) ...
Grafik 8.43 Kullanim Alanlarina Göre Su Tüketim Oranlar (2020)
Grafik 8.44 Imalat Sanayi Alt Sektörleri Sogutma Suyu Dahil Su Kullanimi ve Atik Su Oranlar (2020)....
Grafik 8.45 Sektörel Enerji Tüketimi (2021)...
Grafik 8.46 Yenilenebilir Kaynakl Kurulu Gücün Türkiye Toplam Kurulu Gücü igindeki Payi (Yüzde) ....
Grafik 8.47 Yenilenebilir Kaynakli Elektrik Üretimi ve Toplam Üretim Içindeki Payi (GWh ve Yüzde) ....
Grafik 8.48 Bertaraf/Geri Kazanim Yöntemlerine Göre Imalat Sanayi Atiklar (2020)
Grafik 8.49 is Yapma Kolayligi Endeksi Türkiye Siralamasi .
Grafik 8.50 Seçili Ülkeler için Küresel Girisimcilik Endeksi Degerleri (2019)
Grafik 8.51 Seçili Ülkeler Için Ulusal Girisimcilik Ortami Endeks Degerleri (2021).
Grafik 8.52 Seçili Ülkeler için Toplam is Yogunlugu Orani (2020).
Grafik 8.53 Seçili Ülkeler için Yeni Is Yogunlugu Orani (2020)..
Grafik 8.54 Seçili Ülkeler için Alt Çalisani Bulunan Kendi Isini Yapanlarin Orani (2022, Yüzde)
Grafik 8.55 Yillar Itibariyla Girisim Sayilari (2010-2021).....
Grafik 8.56 Ciroya Göre Hizl Büyüyen ve Ceylan Girisim Sayilari (2016-2021)
Grafik 8.57 Türkiye'de Ölçege Göre is Yerleri (2021, Yüzde).
Grafik 8.58 Ölçege Göre Çaliçan Sayisi, Ciro ve Katma Deger (2022, Yüzde)
Grafik 8.59 Villar Itibariyla Kurulan ve Kapanan Sirket Sayilari (2010-2022).
Grafik 8.60 Imalat Sanayiinde Teknoloji Seviyesine Göre Kurulan Sirket Sayilari (2010-2021)
Grafik 8.61 Yillar Itibariyla Net Kurulan Yabanc Sirket Sayisi (2010-2022)
Grafik 8.62 Tesvik Belgesi Alan Yerli Yatirim Tutarlari (2010-2022, Milyon TL-2023 Fiyatlari) .
Grafik 8.63 Tesvik Belgesi Alan Yabanci Yatirim Tutarlari (2010-2022, Milyon TL-2023 Fiyatlari)..
Grafik 8.64 Cinsiyete Göre isveren Olarak Çaliçanlar (2018, Yüzde) ...
Grafik 8.65 Türkiye'de Firma Sag Kalm Süreleri (2007-2017, Yüzde)
Grafik 8.66 Sektörlere Göre is Yeri Sag Kalim Oranlari (2017, 3 Yillik Vade, Yüzde).
Grafik 8.67 Seçili Iller Için Kurulan ve Kapanan Sirket Sayilari (2022)
Grafik 8.68 Gelismislik ve Sag Kalim Performansi iliskisi .....
Grafik 8.69 Yillar itibariyla Girisimciler için Arayüzler (2010-2021).
Grafik 8.70 Seçili Ülkeler için Melek Yatirim Tutarlari (2022, Milyon Avro)
Grafik 8.71 Türkiye'de Yillara Göre Verilen BKS Lisans Sayisi (2023*)...
Grafik 8.72 BKS Lisans Basvurularinin Illere Göre Dagilimi (2023)
Grafik 8.73 Yillara Göre Yapilan BKS Yatirim Tutari ve Sayisi (2013-2023*).
Grafik 8.74 ABD Girisim Sermayesi Yatirimlari (2010-2022, Milyon Dolar).
Grafik 8.75 Girisim Sermayesi Yatirimlari (2022, Milyon Dolar)....
Grafik 8.76 Girisim Sermayesi Fonlarinin Kurulma Aktiviteleri (2017-2021)
Grafik 8.77 Paylari Borsada islem Gören Girisim Sermayesi Yatirim Ortaklklarinin Piyasa Degeri (2010- 2022 .....
Grafik 8.78 Melek Yatirim ve Girisim Sermayesi Yatirimlarinin Dagilimi (2010-2022) .
Grafik 8.79 Yatirim Sayisi Bakimindan En Çok Yatirim Alan Sektörler (2023*).
Grafik 8.80 Yatirim Miktari Bakimindan En Çok Yatirim Alan Sektörler (2023*, Milyon Dolar) .
Grafik 8.81 Paya Dayali Kitle Fonlama Tutarlari (2020, Dolar) ..
Grafik 8.82 AR-GE Harcamalarinin GSYH Içindeki Payi (2021, Yüzde)
Grafik 8.83 Sektörlere Göre AR-GE Harcamalari (2021, Yüzde) ...
Grafik 8.84 AR-GE Personeli Sayisi (2000-2020, Bin Çalisan Bagina).
Grafik 8.85 2023 Avrupa Yenilik Endeksi Ülke Siralamalari...
Grafik 8.86 Seçili Ülkelerde Patent Basvuru Sayilari (2021) ..
Grafik 8.87 Seçili Ülkeler için Üçlü (Triadic) Patent Basvurulari (2010-2020, Bulusçu Basina).
Grafik 8.88 AR-GE Harcamalari (2015-2021, Milyar TL, 2021 Yili Fiyatlariyla) .
Grafik 8.89 AR-GE Harcamalarinin GSYH içindeki Payi (2010-2021, Yüzde)..
Grafik 8.90 Sektöriere Göre AR-GE Harcamalari Paylari (2015-2021, Yüzde) .
Grafik 8.91 Toplam TZE AR-GE Personeli (2010-2021) ........
Grafik 8.92 Sektörlere Göre AR-GE Personeli Paylari (2021, Yüzde)...
Grafik 8.93 Düzey 2 Bölgeleri AR-GE Harcamasi ve AR-GE Insan Kaynagi (2021)
Grafik 8.94 Düzey 2 Bölgelerine Göre AR-GE Harcamalari (2021, GSYH Payi, On Binde).
Grafik 8.95 Düzey 2 Bölgelerine Göre AR-GE Insan Kaynagi (2021, Bin Çalisan)..
Grafik 8.96 Imalat Sanayiinde Teknoloji Düzeyine Göre AR-GE Harcamalari (2015-2021, Yüzde).
Gratik 8.97 Patent, Marka, Tasarim ve Faydali Model Basvurulari ve Tescilleri (2010-2022) ..
Gratik 8.98 Patent, Marka, Tasarim ve Faydali Model Basvurulari (2010-2022, Yüz Bin Kisi Basina) ...
Grafik 8.99 Patent ve Faydali Model Basvurularinin Teknoloji Düzeyine Göre Dagilimi (2010-2022)
Grafik 8.100 TGB'lerdeki Firma Sayisi (2023, Ilk 15 I1) ........
Grafik 8.101 TGB'lerdeki AR-GE Personeli Sayisi (2023*, Ilk 15 I1) .
Grafik 8.102 Firma Bagina AR-GE Personeli Sayisi (2023*, ilk 15 il)
Grafik 8.103 TGB Firmalarinin Sektörel Dagilimi (2023, Yüzde) .
Grafik 8.104 Villar Itibaryla Kurulan AR-GE Merkezi Sayisi (2008-2023) .
Grafik 8.105 Yillar Itibanyla Kurulan Tasarim Merkezi Sayisi (2016-2023).
Grafik 8.106 Seçili OECD Ülkelerin Otomasyon Riski (2018, Yüzde)
Grafik 8.107 Teknoloji Düzeyine Göre Imalat Sanayii Seçilmis Göstergeler (2021, Yüzde).
Grafik 8.108 Seçili Illerin Imalat Sanayii Teknoloji Düzeyi (2020, Yüzde).
Grafik 8.109 OECD Üyesi Ülkelerde Sabit Genisbant internet Ortalama Indirme Hizlari (2020-2021, Mbps)
Grafik 8.110 OECD Ülkelerinin Fiber Altyapi Abonelerinin Sabit Genisbant Aboneleri içindeki Orani (2019- 2021, Yüzde) .
Grafik 8.111 Sabit Genisbant ve Fiber internet Aboneligi Pays (2022, Yüzde)
Grafik 8.112 Bölgelerde Hanelerin Genisbant Altyapisina Erisim Orani (2022, Yüzde)...
Grafik 8.113 Hanelerin Genisbant Altyapisi (Sabit ve Mobil) Erisim Oranlari (2021, Yüzde)
Grafik 8.114 Seçili Ülkeler Için Temel ve Temel Üstü Dijital Becerilere Sahip Bireylerin Orani (2021, Yüzde)
Grafik 8.115 Seçili Ülkeler için Bilgi Yogun Sektörler istihdam Orani (2020, Yüzde). Grafik 8.116 illerin imalat Sanayii Çalisan Orani ve Yüksek Otomasyon Riski (Yüzde)..
Kutular
Kutu 3.1 Türkiye'de Kentsel ve Kirsal Yerlesim Sistemleri Arastirmasi..
Kutu 6.1 Küresel Entegrasyon Boyutu Gösterge Seti..
Kutu 6.2 Rekabetçilik Boyutu Gösterge Seti
Kutu 6.3 Yakinsama Boyutu Gösterge Seti
Sekiller
Sekil 5.1 2024-2028 BGUS Vizyon ve Amaçlari..
Sekil 6.1 BGUS Temel Amaçlari- Mekansal Tipoloji Iliskisi ...
Sekil 8.1 En Çok Geceleme Yapilan iller (2022).
Tablolar
Tablo 4.1 Depremden Etkilenen Illerin Demografik Yapisi, 2022
Tablo 4.2 Depremden Etkilenen illerin Ekonomik Yapisi (2021)
Tablo 6.1 Küresel Entegrasyon Boyutu Illerinin Gösterge Paylari (Yüzde)
Tablo 6.2 Rekabet Boyutundaki Illerin Gösterge Paylari (Yüzde) .
Tablo 6.3 Yakinsama Boyutundaki Illerin Gösterge Paylari (Yüzde)
Tablo 8.1 TUIK'in Grid Bazli Kent-Kir Siniflamasina Göre Nüfus Degerleri (2022)
Tablo 8.2 Türkiye'de Gerçeklesen Dogal Afetler (2022) ...
Tablo 8.3 "Kir" Olarak Siniflanan Nüfusun Yerlesim Birimi Niteligine Göre Dagilimi (2022)
Tablo 8.4 Türkiye'de Kirsal is Gücünün Sektörel Dagilimi (2004-2013, Bin Kisi)
Tablo 8.5 Belirtilen Alanlarda Normal Gelisim Gösteren 3-4 Yasindaki Çocuklarin Orani (2018, Yüzde).
Tablo 8.6 15-24 Yas Grubunda is Gücüne Katilma Orani En Yüksek ve En Düsük 5 Bölge (2022, Yüzde)
Tablo 8.7 25-34 Yas Grubunda is Gücüne Katilma Orani En Yüksek ve En Düsük 5 Bölge (2022, Yüzde)
Tablo 8.8 il Nüfusu igerisindeki Suriyeli Nüfus Orani (Kasim-2023)
Tablo 8.9 Dunya Turizm Ekonomisi (2019-2022)...
Tablo 8.10 Turizm istatistikleri..
Tablo 8.11 Kültür Turizmi Rota ve Destinasyonlari....
Tablo 8.12 Inanç Turizmi Rota ve Destinasyonlari
Tablo 8.14 Gastronomi Turizmi Rota ve Destinasyonlar ...
Tablo 8.14 Saglik Turizmi Destinasyonlari ...
Tablo 8.15 Doja Turizmi Rota ve Destinasyonlari
Tablo 8.16 Kig Turizmi Destinasyonlari
Tablo 8.17 Kruvaziyer Turizmi Destinasyonlari.
Tablo 8.18 Imalat Sanayii Sektörleri Ortalama Sanayi Üretim Endeksi Degerlerine Göre ilk 5 Sektör ve En Yüksek Sanayi Üretim Endeksi Artig Hizina Sahip Bes Sektör (2012-2022)
Tablo 8.19 Imalat Sanayiinde Sektörlerin Faaliyet Karhligi Degisimi (2010-2021, Ortalama, Yüzde)....
Tablo 8.20 Imalat Sanayiinde igletme Ölçegine Göre Ciro Paylarinin il Dagilimi (2021, Yüzde)..
Tablo 8.21 Sektörlere Göre Ihracat Yapmayan Ancak Yüksek Potansiyel Tespit Edilen Firmalarin Orani (2021, Binde)..
Tablo 8.22 Illerin Teknoloji Düzeyine Göre Ihracat Kompozisyonu, 2022
Tablo 8.23 Sanayi Alanlari (Hektar, 2023) ....
Tablo 8.24 Öneri ihtisas OSB'lerin ihtisas Sektörleri
Tablo 8.25 OSB lerin Yogun Olarak Kullandigi Limanlar (2020)
Tablo 8.26 SKDM Öncelikli Sektörler AB ihracat Degerlerine Göre ilk 10 il (2021)
Tablo 8.27 is Yapma Kolayligi Endeksi ilk 10 Ülke (2020)....
Tablo 8.28 Kurulan Sirketlerin Sektörel Dagilimi (2010-2021, ilk 10 Sektör)
Tablo 8.29 is Yeri Ölçegi Bazinda ilk On il Siralamasi (2021, Yüzde)
Tablo 8.30 Tesvik Belgeli Yerli Yatirimlarda Ilk 10 Il........
Tablo 8.31 Tesvik Belgeli Yabanci Yatirim Tutarlarinda Ilk 10 |I (2010-2022, Yüzde)
Tablo 8.32 Melek Yatirim ve Girisim Sermayesi Yatirimlarinin illere Göre Dagilmi (2022, ilk 5 il).
| Tablo 8.33 Küresel Yenilik Endeksi Ilk 10 Ulke Siralamalari (2019-2023) |
|---|
| Tablo 8.34 Türkiye Adresli Bilimsel Yayinlarin Performans Dagilimi (2010-2021, Ilk ve Son 10 I).... |
| Tablo 8.35 AR-GE ve Tasarim Merkezlerine Iliskin Genel Bilgiler (2023) |
| Tablo 8.36 Girisimlerde Ölçege Göre Teknoloji Kullanimi, (Seçilmis Villar, Yüzde) |
| Tablo 9.1 BGUS' u Izlemeye Yönelik Göstergeler..... |
KISALTMALAR
AB: Avrupa Birligi
ADNKS: Adrese Dayali Nüfus Kayit Sistemi
AFAD: Afet ve Acil Durum Yönetimi Baskanligi
AR-GE: Arastirma ve Gelistirme
AYM: Avrupa Yesil Mutabakati
BDDK: Bankacilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu
BGK: Bölgesel Gelisme Komitesi
BGUS: Bölgesel Gelisme Ulusal Stratejisi
BGYK: Bölgesel Gelisme Yüksek Kurulu
BIT: Bilgi Iletisim Teknolojileri
BKS: Bireysel Katilim Sermayesi
BM: Birlegmis Milletler
BTK: Bilgi Teknolojileri ve iletisim Kurumu
CMDP: Cazibe Merkezlerini Destekleme Programi
CSI: Cittaslow International
CKS: Ciftçi Kayit Sistemi
ÇSGB: falisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligi
§SIDB: Cevre, Sehircilik ve Iklim Degisikligi Bakanligi
DAP: Dogu Anadolu Projesi
DB: Dunya Bankasi
DEGURBA: Kentlesme Derecesi
DOKAP: Dogu Karadeniz Projesi
DSi: Devlet Su isleri Genel Müdürlügü
EPK: Cumhurbaskanligi Ekonomi Politika Kurulu
EUROSTAT: Avrupa statistik Ofisi
GAP: Güneydogu Anadolu Projesi
GBS: Girisimci Bilgi Sistemi
GBTK: Girisimlerde Bilisim Teknolojileri Kullanim Arastirmasi
GEDI: Global Entrepreneurship and Development Institute
GES: Günes Enerjisi Santrali
GSYH: Gayrisafi Yurt içi Hasila
HES: Hidroelektrik Santral
TEA: Uluslararasi Enerji Ajansi
ILO: Birlesmis Milletler Uluslararasi Çalisma Örgütü
IMF: Uluslararasi Para Fonu
IOM: Uluslararasi Gög Teskilati
IPCC: Hükümetlerarasi Iklim Degisikligi Paneli
ITF: International Transport Forum
ISGEM: is Gelistirme Merkezleri
KGM: Karayollari Genel Müdürlügü
KGSYH: Kisi Bagina Gayrisafi Yurt içi Hasila
КОВі: Küçük ve Orta Büyüklükteki Isletmeler
KOP: Konya Ovasi Projesi
KTB: Kültür ve Turizm Bakanligi
KTKGB: Kültür ve Turizm Koruma ve Gelisim Bölgeleri
MAKS: Mekânsal Adres Kayit Sistemi
MDP: Mali Destek Programi
MEB: Milli Egitim Bakanlig
MGM: Meteoroloji Genel Müdürlügü
OECD: Ekonomik Kalkinma ve is Birligi Örgütü
OSB: Organize Sanayi Bölgesi
OSBÜK: Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kurulusu
ÖSYM: Ögrenci Seçme ve Yerlestirme Merkezi
SBB: Strateji ve Bütçe Baskanligi
SEGE: Sosyoekonomik Gelismislik Siralamasi Arastirmas:
SGK: Sosyal Güvenlik Kurumu
SKDM: Sinirda Karbon Düzenleme Mekanizmasi
SPK: Sermaye Piyasasi Kurulu
SS: Sanayi Sitesi
STB: Sanayi ve Teknoloji Bakanlig
TCDD: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollari
TCMB: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi
TEDAS: Türkiye Elektrik Dagitim A.$
TEIAS: Türkiye Elektrik iletim A.$
TEKMER: Teknoloji Gelistirme Merkezi
TGB: Teknoloji Gelistirme Bölgesi
TKGM: Tapu ve Kadastro Genel Müdürlügü
TNSA: Türkiye Nüfus ve Saglik Arastirmasi
TOB: Tarim ve Orman Bakanligi
TOBB: Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi
TÜRKPATENT: Türk Patent ve Marka Kurumu
TTO: Teknoloji Transfer Ofisi
TUIK: Türkiye istatistik Kurumu
UNESCO: Birlesmis Milletler Egitim, Bilim ve Kültür Örgütü
UNHCR: Birlesmis Milletler Mülteciler Yüksek Komiserligi
UNIDO: Birlesmis Milletler Sinai Kalkinma Tegkilati
UNWTO: Birlesmis Milletler Dünya Turizm Örgütü
ÜR-GE: Ürün Gelistirme
YER-SIS: Türkiye'de Kentsel ve Kirsal Yerlesim Sistemleri Arastirmasi
YHT: Yüksek Hizli Tren
WIPO: Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü
WTTC: Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi
YÖNETICI ÖZETi
Bölgelerin içsel potansiyellerinin azami sekilde degerlendirilmesini, ulusal kalkinma sürecinin ekonomik, sosyal ve mekânsal boyutlariyla bütüncül olarak hizlandirilmasini temel alan bölgesel gelisme; bölgelerin rekabet gücünün artirilmasi, bölgeler arasi sosyoekonomik gelismislik farklarinin azaltilmasi ve dengeli bir mekânsal yerlesim yapisinin olusturulmasiyla topyekûn kalkinmayi hedefleyen temel bir politika alanidir. Türkiye gibi yüksek nüfuslu, cografi olarak genis ve jeopolitik olarak stratejik öneme sahip bir ülke için bölgesel öncelik ve ihtiyaçlari dikkate alan politikalarin gelistirilmesi ulusal kalkinma politikalarinin iglevselliginin güçlendirilmesi bakimindan hayati önem tasimaktadir. Ulusal ve uluslararasi ekonomik ve siyasi konjonktürde yasanan degisimler, teknolojik ilerlemeler, krizier ve dogal afetler ulusal kalkinma politikalari gibi bölgesel gelisme politikalarini da yakindan ilgilendirmektedir. Bölgelerin sosyoekonomik gelisme seyrinin bu gelismelerden farkli düzeylerde ve yönlerde etkilenmesi bölgelerin karakteristiklerine bagli olarak farkhlastirilmis bölgesel gelisme politikalarina duyulan ihtiyaci artirmaktadir.
Bu kapsamda, ulusal kalkinma politikalarinin mekânsal yapi taglarinin olusturularak güçlendirilmesi, mekânsal gelisme ve sosyoekonomik kalkinma politikalari arasinda uyumun artirilmasi, bölgesel gelisme çalismalarina bütüncül bir perspektif kazandirilarak etkinliginin artirilmasi, alt ölçekli (bölge ve il) plan ve stratejilere genel bir politika çerçevesi olusturulmasi, bölgesel gelisme alaninda faaliyet gösteren kurumlar ile mahalli idareler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluslari arasinda is birliginin artirilmasi ve karar süreçlerinde katilimciligin artirilmasi amaçlariyla "Bölgesel Gelisme Ulusal Stratejisi" (BGUS) hazirlanmaktadir.
2014-2023 dönemi için Türkiye'de ilk defa hazirlanan BGUS'un getirdigi tecrübe isiginda 2024-2028 BGUS; "yerelden ulusala, ulusaldan küresele" yaklagimiyla, Türkiye'nin uzun vadeli kalkinma hedefleri ve On Ikinci Kalkinma Plani ile sizilen genel çerçeve dogrultusunda, bölgelerin ihtiyas ve potansiyelleri ile uluslararasi gelismelerin olusturdugu tehditler ve firsatlari dikkate alarak Sanayi ve Teknoloji Bakanligi, Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü koordinasyonunda hazirlanmistir. COVID-19 pandemisi, iklim degisikligiyle mücadele ve dijitallesme gibi uluslararasi gelismelerin dünya ekonomik cografyasi, üretim yöntemleri, tüketim aliskanliklari, is hayati ve yaçam sekilleri üzerinde meydana getirdigi degisiklikler ile 6 Subat 2023 tarihinde yasanan Kahramanmaras merkezli depremlerin meydana getirdigi yikim nedeniyle olusan yeni ihtiyaçlar 2024-2028 BGUS'un stratejilerinin belirlenmesinde onemli rol oynamistir.
Bu çerçevede, 2024-2028 BGUS vizyonu "Küresel rekabette söz sahibi, refah düzeyi yüksek ve dirençli bölgeleriyle, yerel dinamiklerini kullanarak topyekûn kalkinmis bir Türkiye" olarak belirlenmis ve vizyon kapsaminda 2024-2028 dönemi için "bölgelerin küresel ekonomik entegrasyonunun güçlendirilmesi, bölgelerin rekabet edebilirliklerinin artirilmasi, bölgeler arasi ekonomik ve sosyal yakinsamanin saglanmasi ve afet sonrasi ekonomik ve sosyal toparlanmanin saglanmast" stratejik amaçlari gelistirilmistir.
2024-2028 BGUS kapsaminda, vizyon ve stratejik amaçlarin hayata geçirilmesi amaciyla mekâna göre farklilastirilmis bölgesel gelisme stratejilerinin gelistirilmesi gerekliligi temel kabulü gerçevesinde mekansal bir yaklagim benimsenmistir. BGUS mekânsal yaklasiminda bölgesel gelisme stratejileri; vizyonda belirlenen dört temel gelisme boyutu ve stratejik amaçlar dikkate alinarak olusturulan bir tipoloji çerçevesinde ele alinmistir. BGUS'un her bir stratejik amaci kapsaminda Türkiye'de Kentsel ve Kirsal Yerlesim Sistemleri Arastirmasi (YER-SIS) ve Sosyoekonomik Gelismislik Siralamasi Arastirmasi (SEGE) çalismalari dahil olmak üzere üretim yapisi, gelir düzeyi, ihracat, istihdam ve nüfus gibi bölgesel kalkinmada öne çikan otuzu agkin gösterge kullanilarak gelistirilen mekânsal tipolojiye göre iller dokuz ayri kategoride siniflandirilmistir.
Mekânsal tipolojide uluslararasi ticari faaliyetler, yabanci çalisan nüfus, uluslararasi ulasim, teknoloji ve bilgi yogun faaliyetler bakimindan diger illerden açik ara ayrisan istanbul "küresel il", onu takip eden
Ankara, Antalya, Bursa, Izmir ve Kocaeli de "potansiyel küresel iller" olarak siniflandirilmis ve "küresel ekonomik entegrasyon" boyutu altinda ele alinmistir. BGUS kapsaminda ortaya çikan ikinci gelisme boyutu olan "rekabetçilik boyutu" altinda belirlenen tipolojiye göre gelir düzeyi, sanayi ve hizmetler sektörü üretimi, ihracat, teknoloji düzeyi, girisimcilik ve beserî sermaye gibi hususlar bakimindan öne çikan Adana, Eskisehir, Gaziantep, Konya ve Manisa gibi iller "rekabetçi iller", ayni göstergeler bakimindan bu illeri takip eden Çorum, Düzce, Sivas ve Mardin gibi iller ise "potansiyel rekabetçi iller" olarak belirlenmistir. Belirli sektörlerde orta ölçekte üretimi olan ve ekonomisi çogunlukla tek sektöre bagli olan Aksaray, Batman, Bilecik ve Giresun gibi iller ise "rekabet nüvesi iller" olarak belirlenmistir.
Nispeten az gelismis bölgelerin sosyal ve ekonomik anlamda canliliklarinin artirilmasi ve bu sayede entegrasyon ve rekabetçilik boyutundaki bölgelerin sosyoekonomik gelismislik seviyelerine yaklastirilmasini kapsayan "yakinsama" boyutu altinda Samsun, Trabzon, Malatya, Diyarbakir, Sanliurfa, Erzurum ve Van en gelismis bölgelerde yer almamalarina ragmen görece yüksek nüfuslu olmalari ve çevrelerine yüksek derecede hizmet vermeleri nedeniyle "bölgesel merkezler" olarak siniflandinlmistir. Bu boyut altinda ülke GSYH'sine katkisi nispeten düsük, diger illerle sosyoekonomik iliskileri zayif ve ekonomik canliligin artirilmasi gereken Artvin, Bartin, Burdur, Erzincan, Kirsehir ve Nigde gibi iller "gelisen yerel ekonomiler" ve bunlar disinda kalan Agri, Bayburt, Hakkâri ve Siirt gibi iller ise "öncelikli dönüsüm illeri" olarak belirlenmistir.
6 Subat 2023 tarihli Kahramanmaras merkezli deprem felaketlerinden en çok etkilenen 5 il bu tipoloji çalismasinda farkli kategorilerde yer almakla birlikte yaçanan yikim bu illerde öncelikle afet sonrasi toparlanma sürecine odaklanilmasini zorunlu kilmistir. Bu nedenle 2024-2028 BGUS kapsaminda söz konusu iller diger boyutlar altindaki tipolojilerine ek olarak "afet sonrasi ihya" boyutu altinda da ele alinmis ve "afet sonrasi ihya illeri" olarak siniflandirilmistir.
BGUS'un dört stratejik amaci; dört gelisme boyutu seklinde özetlenmis, bu gelisme boyutlari altinda mekânsal amaçlar ve stratejiler belirlenmistir. Küresel entegrasyon boyutuna iliskin mekânsal amaçlar; "Istanbul'un küresel merkez niteliginin artirilmasi" ve "potansiyel küresel illerin küresel rekabet güglerinin artirilmasi" olarak belirlenmistir. Bu mekânsal amaçlar altinda; istanbul'un teknoloji odakli uluslararasi bir girisimcilik ve üretim merkezi haline getirilmesi, kreatif endüstriler alaninda üretim faaliyetlerinin artirilmasi, uluslararasi firmalar ve nitelikli is gücü için küresel cazibesinin artirilmasi, afetlere karsi dayanikliliginin artirilmasi ve ulusal ve uluslararasi ulasim baglantilarinin güçlendirilmesi; potansiyel küresel illerde bu illerin yüksek teknoloji üretim ve ihracat merkezleri olarak konumlandirilmasi, ihracat için lojistik merkez rollerinin güçlendirilmesi, marka sehir rollerinin güçlendirilmesi ve sanayi üretim merkezi rollerinin rekabetçi illere yayginlastirilmasi stratejileri gelistirilmistir.
Rekabetçilik boyutuna iliskin mekânsal amaçlar; "rekabetçi illerin orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretim ve ihracatinin artirilmasi", "potansiyel rekabetçi üretim yapilarinin teknoloji odakli dönüsümünün hizlandirilmasi" ve "rekabet nüvesi illerde ekonomik faaliyetlerin çesitlendirilmesi ve katma degerin yükseltilmesi" olarak belirlenmistir. Bu mekânsal amaçlar altinda; rekabetçi illerde orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretimin desteklenmesi, bu illerin ulusal ve uluslararasi ulasim baglantilarinin güçlendirilmesi, nitelikli is gücünü gekecek sosyal ve teknik altyapi yatirimlarinin desteklenmesi ve tarimda yenilikçi uygulamalarin yayginlastirilmasi; potansiyel rekabetçi illerde mevcut sektörlerde üretim hacmi ve üretimde katma deger artisinin saglanmasi, üretimde dönüsümü saglamaya yonelik gelisme potansiyeli tasiyan orta-yüksek teknolojili sektörlerin desteklenmesi ve bu illerin çevrelerindeki daha gelismis illerle fonksiyonel iliskilerinin güçlendirilmesi; rekabet nüvesi illerde ise imalat sanayiinde teknoloji seviyesinin yükseltilmesi, illerin ekonomilerinin çesitlendirilmesi ve bu illerin önemli merkezlere erisiminin artirilmasi stratejileri gelistirilmistir.
Yakinsama boyutuna iliskin mekânsal amaçlar; "bölgesel merkezlerin ekonomik ve sosyal yönden gelismesiyle nispeten az gelismis bölgelerin kalkinmasinin saglanmas", "gelisen yerel ekonomi illerinde yerel potansiyellere dayali sosyoekonomik canhiligin saglanmasi" ve "öncelikli dönüsüm llerinin sosyoekonomik gelismislik agisindan ülke ortalamasina yakinsamasinin saglanmas!"
seklinde tespit edilmistir. Bu mekânsal amaçlar altinda; bölgesel merkezlerde sektörel odaklanma ve yigilma ekonomileri perspektifiyle kent ekonomilerinin güçlendirilmesi, mavi büyüme potansiyelinin degerlendirilmesi, tarimsal yatirimlarin gençler için cazip hale getirilmesi, kentsel hizmet sunma kapasitelerinin gelistirilmesi ve ulagim-lojistik baglantilarinin güglendirilmesi; gelisen yerel ekonomilerde tarim, hayvancilik ve madencilik faaliyetlerinde verimlilik ve katma degerin artirilmasi, dogal, tarihi ve kültürel degerlerin il ekonomisine katkisinin artirilmasi, bu illerin gelismis merkezlerle ulasim baglantilarinin güçlendirilmesi; öncelikli dönüsüm illerinde ise kirsal ekonomilerin gelistirilmesi, yer alte kaynaklarinin islenerek endüstriye kazandirilmasi, kirsal-kentsel ekonomilerin entegrasyonunun saglanmasi, turizm sektörünün illerin sosyoekonomik gelismeye katkisinin artirilmasi, sinir ötesi is birliklerinin gelistirilmesi ve illerin önemli merkezlerle baglantilarin güçlendirilmesine yönelik stratejiler belirlenmistir.
Afet sonrasi ihya boyutuna iliskin temel mekânsal amaç; "afet sonrasi ihya illerinde ekonomik ve sosyal iyilesmenin saglanmasi" olarak belirlenmistir. Bu çerçevede; fiziksel, ekonomik, sosyal ve kurumsal iyilegme bagliklarinda stratejiler gelistirilmistir.
2024-2028 dönemi bölgesel gelismenin güçlendirilmesi için ortaya konulan mekânsal amaç ve stratejilerin yani sira bölgesel gelismenin çok sektörlü yapisi geregi tematik amaçlar ve stratejiler de belirlenmistir. Bu kapsamda, ulusal ve uluslararasi gelismeler dikkate alinarak 2024-2028 dönemi için kentsel gelisme, kirsal kalkinma, sosyal gelisme, turizm, sanayi-lojistik, yegil büyüme, girisimcilik, ARGE ve yenilikçilik ile dijitallesme temalarinda tematik amaçlar ve stratejiler gelistirilmistir.
Bu kapsamda, 2024-2028 dönemi BGUS'un ilk tematik amaci "kentsel gelisme" temasinda olup "yasam kalitesi ve dayanklilik odajinda dengeli kentsel ve mekânsal gelismenin saglanmasi" olarak belirlenmistir. Bu kapsamda, kentsel nüfustaki artis ve beraberinde genisleyen kentsel alanlar ile kent bölgelerin ortaya çikardigi yeni ihtiyaçlar, kentsel yaçam kalitesi ve Türkiye'de kentlerin karsi karsiya oldugu afet riskleri alanlarinda stratejiler gelistirilmistir.
Kapsayici bir bölgesel gelisme için kritik bir konu olan "kersal kalkinma" temasinda "ekonomi, toplum ve çevre odaginda kirsal alanlarda refahin artirilmas:" tematik amaci belirlenmistir. Türkiye' de mekân kaynakli firsat esitsizliklerini azaltmaya katkida bulunmaya yönelik stratejiler gelistirilmis, sektör olarak tarim, mekân olarak köylerin (veya kasabalarin) ötesinde bir kirsal alan kabulü ile kirsal ve kentsel alanlarin tamamlayiciligi çerçevesinde ve sürdürülebilirlik vizyonuyla kirsal gelirin artirilmasina, temel hizmetlerin sunumunun gelistirilmesi yoluyla yagam sartlarinin iyilestirilmesine, dijital ve yesil donusume odaklanilmistir.
"Sosyal gelisme" temasinda "sürdürülebilir sosyal gelisme için sosyal içermenin saglanmasi ve firsat esitsizliklerinin azaltilmasi" tematik amaci altinda çocuklarin ve gençlerin iyilik halinin gelistirilmesi, genç istihdaminin artirilmasi, yoksullugun azaltilmasi ve dezavantajli kesimlerin güçlendirilmesine yönelik stratejiler gelistirilmistir.
2024-2028 döneminde pek çok bölgenin ekonomik faaliyetlerinin çesitlendirilmesinde önemli bir firsat olarak görülen "turizm" için ortaya konulan tematik amaç "destinasyon yönetimi, ürün çesitliligi ve rekabetçillk odaginda turizm potansiyelinin bölgesel kalkinmaya katkisinin artirilmast"dir. Bu kapsamda, destinasyon yönetiminin güglendirilmesi, turizm gesitliliginin artirilmasi, rekabetçiligin korunmasi ve güçlendirilmesi, sektörde dijital dönüsümün ve iklim degisikligine uyumun saglanmasi yoluyla turizmin bölgesel kalkinmaya katkisinin artirilmasina yönelik stratejiler ortaya konulmustur.
Bölgelerin sürdürülebilir büyümesinin saglanmasinda önemli bir faktör olan imalat sanayii, 2024-2028 BGUS kapsaminda "sanayi ve lojistik" baglantilari çerçevesinde ele alinmis, "imalat sanayiinin donüsümu, lojistik baglantilars güglendirilmis planli sanayi alanlarinin arttirilmasi ve sanayinin rekabet gücünün gelistirilmesi" tematik amaci belirlenmistir. Bu kapsamda, imalat sanayiinin teknoloji ve ihracat odakli dönüsümü, sanayi alanlarinin verimli kullanilarak artirilmasi ve lojistik baglantilarinin güçlendirilmesine yönelik stratejiler gelistirilmistir.
Iklim degisikligi sorunlarinin küresel ve ulusal düzeyde etkilerini artirmasi ile üretim ve ihracat süreçleri bakimindan getirdigi risk ve firsatlar nedeniyle "yesil büyüme" temasina BGUS'ta yer verilmis ve "iklim degisikligiyle mücadele çerçevesinde yesil büyümenin saglanmast" tematik amas olarak belirlenmistir. Bu kapsamda; iklim degisikliyle mücadele, kaynak verimliligi, yesil dönüsüm, yesil isler, yesil girisimcilik ve yesil finansman olanaklarina iligkin stratejiler gelistirilmistir.
Bölgelerin içsel potansiyellerinin degerlendirilmesini saglayarak bölgesel gelismenin itici gücü olan "girisimcilik" temasinda belirlenen tematik amaç "girisimcilik kültürünün ve niteliginin artirlmas" dir. Bu kapsamda, finansman imkânlarinin kolaylastirilmasi ve çesitlendirilmesi, toplumda girisimcilik kültürünün erken yaslarda olusturulmasi ve girisimcilik becerilerinin gelistirilmesi, erken açama girisimlerin desteklenmesi, girisimcilik desteklerinin tamamlayiciligr ve bilinirliginin artirilmasina yönelik stratejiler belirlenmistir.
Ulusal ve bölgesel kalkinmada bir diger itici güç olan "AR-GE ve yenilikçilik" temasina iliskin "AR-GE ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi" tematik amaci belirlenmis, bölgelere göre özellesmis AR-GE ve yenilik politikalari tasarlanmasi, AR-GE insan kaynaginin gelistirilmesi ile arayüz yapilarin sayisinin ve etkinliginin artirilmasina odaklanilmis ve bu alanlarda stratejiler gelistirilmistir.
2024-2028 BGUS kapsaminda belirlenen son tematik amaç küresel mega trendlerden biri olan "dijitallesme" temasina iliskin olup "kapsayicr dijital dönüsümün gerçeklestirilmesi" olarak belirlenmistir. Bu kapsamda temel olarak dijitallesme sürecinin getirecegi firsatlardan azami düzeyde faydalanilmasi, is gücünün dijital dönüsüme yönelik becerilerinin artirilmasi, dijitallesme süreci için gerekli altyapinin güglendirilmesi ve dijital dönüsümün kapsayici bir sekilde gerçeklestirilmesine yönelik stratejiler olusturulmustur.
2024-2028 dönemi BGUS kapsaminda belirlenen mekânsal ve tematik stratejilerin uygulama süreçlerinin izlenmesi ve degerlendirilmesi için göstergeler ve hedefler belirlenmis, bu göstergeler üzerinden ilerleme raporlari olusturulmasiyla planin dinamik bir sekilde ele alinmasi, gerekli revizyonlarin hayata geçirilmesi, dönem sonu degerlendirme çalismasiyla sonraki dönem BGUS hazirliklarina girdi olusturulmasi amaglanmistir. BGUS mekânsal ve tematik amaç ve stratejileri, bölgesel gelisme politikalarinin dogasi geregi özel ve kamu pek çok kurum ve kurulusun gorev alanina girmekte, bu nedenle stratejilerin olusturulma sürecinde olduju gibi uygulama ile izleme ve degerlendirme süreglerinde de kurumlar arasi is birliginin tesis edilmesi esas olmaktadir.
GiRiS
gelisme politikalarina yer verilmisse de bölgesel gelisme konusunda ulusal düzeyde müstakil bir strateji belgesinin hazirlanmasi; Türkiye'nin bölgesel gelisme politikalarinda kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluslarini kapsayacak gekilde stratejik bir yol haritasinin belirlenmesini, bölge planlama çalismalari için ulusal bir çerçeve olusturulmasini ve bölgesel gelisme konusunda ulusal düzeyde farkindaligin ve sahiplenmenin artirilarak bütün politika ve yatirim karar süreglerinde bölgesel gelisme hedeflerinin daha fazla dikkate alinmasini tesvik edecek yapisal bir gelisme olmustur.
2014-2023 dönemi için hazirlanan BGUS, bu dönemde merkezi ve yerel kurumlar basta olmak üzere tüm kurum ve kuruluslar için bölgesel gelisme alaninda planlama çalismalarinin ana çerçevesini olusturmustur. Bununla birlikte bölgesel geligme konusunda yenilikçi program, yatirim ve uygulamalarin gerçeklestirilmesinin, bölgesel gelismenin kurumsal yapilarinin kurumsallasma süreçlerinin tamamlanmasinin ve kurumsal kapasitelerinin yükseltilmesinin referans kaynagi yine BGUS olmustur. Ayrica, Türkiye'nin bölgesel gelisme alaninda uluslararasi is birlikleri gelistirmesinde ve uluslararasi kaynaklarin bölgesel gelisme amaçli kullaniminin yayginlastirilmasinda BGUS gibi stratejik bir yol haritasina sahip olmak etkili olmustur.
Türkiye, 2014-2023 BGUS döneminde bölgesel gelisme alaninda önemli ilerlemeler kaydetmistir. Bütün bölgelerde egitim, saglik, ulastirma, enerji, içme suyu, kanalizasyon ve atik hizmetleri gibi temel kamu hizmetlerine erisimin iyilestirilmesi basta olmak üzere kentsel ve kirsal yerlesimlerde yasam kalitesi yükseltilmis; gelir, istihdam, is yeri sayisi, ihracat, AR-GE ve yenilik faaliyetleri gibi temel sosyoekonomik göstergelerde bütün bölgelerin degerleri kayda deger biçimde artis göstermistir. Bu gelismelerin sonucu olarak bölgesel gelisme alaninda takip edilen en temel göstergelerden birisi olan en yüksek gelirli bölgenin kisi basi gelirinin en düsük gelirli bölgenin kisi bagina gelirine orani göstergesinde ciddi bir iyilegme yasanmis, görece az gelismis bölgeler gelismis bölgelere yakinsamistir. Bununla birlikte yerel potansiyellerin tespiti ve degerlendirilmesi, bölgelere özel, terzi usulü destek programlari ve uygulamalar gerçeklestirilmesi, yerinde takip ve koordinasyonun saglanmasi, bütün illerde yatirim tanitim ve destek faaliyetlerinin ulusal ve uluslararasi düzeyde yapilmasi, firmalara finansal destekler yaninda danismanlik hizmetlerinin saglanmasi, ulusal ve uluslararasi is birliklerinin gelistirilmesi ve uluslararasi kaynaklarin yaygin sekilde kullanimi için projecilik kültürünün ve uygulamalarinin güclendirilmesi gibi pek çok proaktif ve özgün uygulama bu dönemde gerçeklestirilmistir. Bunun sonucu olarak; bütün bölgelerde girisimcilik seviyesi yükselmis, yatirim ortami daha cazip hale gelmis, ulusal ve uluslararasi düzeyde rekabetçi sektör ve firma sayisi artarak ihracat yapilan sektör ve ihracat yapan firma sayisi artmis, kamu, üniversite ve özel sektörde AR-GE faaliyetleri yayginlasmis, yenilik göstergelerinde ciddi sigramalar gerçeklestirilmis, uluslararasi kaynakli veya ortakli proje sayilarinda ciddi ilerlemeler saglanmis, böylece Türkiye hem ulusal hem de uluslararasi alanda daha rekabet edebilir bölgelere sahip olmustur.
Bölgesel gelisme alaninda saglanan bu gelismelerin ve ivmenin derinlestirilerek ve hizlandinilarak devam ettirilmesini, küresel mega egilimler ve degisen küresel kogullar karsisinda Türkiye'de bölgesel gelisme politikalarinin gözden geçirilmesini ve bölgelerin yeniden konumlandirilmasini, böylece tüm bolgelerin küresel deger zincirinden daha fazla pay almasini, bölgelerin potansiyellerinin azami seviyede degerlendirilmesini ve ulusal kalkinmaya katkisinin en üst seviyeye çikarilmasini ve bölgeler arasi gelismislik farklari konusunda yakinsamanin devam ettirilmesini saglamak amaciyla 2024-2028 BGUS hazirlanmistir.
BGUS hazirliklari kapsaminda bölgesel gelisme konusunda güncel literatür ve uluslararasi politika belgeleri ve uygulamalari gözden geçirilmis, küresel trendlerin Türkiye'nin bölgesel gelisme politikalarina etkileri etraflica incelenmistir. 2024-2028 dönemini kapsayacak olan BGUS, kanita dayali politika gelistirme anlayisi çerçevesinde hazirlanmistir. Bu çerçevede, Sanayi ve Teknoloji Bakanligi Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü tarafindan 2021 yilinda yayimlanan YER-SIS ve SEGE basta olmak üzere ilgili tüm politika dokümanlari ve arastirmalardan faydalanilmis; resmi istatistiklerin yaninda idari kayitlardan elde edilen genis ve olabildigince güncel bir veri seti kullanilarak çok çesitli ve bilimsel sosyoekonomik analizler yapilmistir. Yapilan bu analizler BGUS kapsaminda olusturulan stratejik amaçlarin, mekânsal tipolojinin, mekânsal ve tematik amaçlarin olusturulmasinda belirleyici olmustur.
BGUS hazirliklari hem merkezi hem de yerel düzeyde aktif katilimalik anlayisiyla yürütülmüstür. BGUS un ana kurgusunun olusturulmasi ve olusturulan kurgu çerçevesinde amaç ve stratejilerin olusturulmasi sürecinde çalistay, mülakat, yazisma ve anket gibi muhtelif araçlarla ilgili bütün paydaslarla iletisim kurulmus ve alinan geri bildirimler çalismalara yansitilmistir. Bu kapsamda Strateji ve Bütçe Baskanligi, Sanayi ve Teknoloji Bakanligi, Ulastirma ve Altyapi Bakanligi, Çevre, Sehircilik ve iklim Degisikligi Bakanligi, Tarim ve Orman Bakanligi ve Kültür ve Turizm Bakanligr ile tüm Kalkinma Ajanslarinin ve bölge kalkinma idarelerinin katildigi kapsamli bir çalistay düzenlenmis ve bu kurumlarin kendi politika alanlari ile ilgili orta ve uzun vadeli hedeflerinin bölgesel gelisme politikalarina yansimalari ele alinmistir. Diger taraftan; On ikinci Kalkinma Plani hazirliklari kapsaminda olusturulan "Bölgesel Gelisme Özel ihtisas Komisyonu" çalismalarina katilim saglanmis, Komisyon çalismalari kapsaminda hazirlanan dokümanlar incelenmis, BGUS taslak stratejileri komisyon üyeleriyle paylasilmis ve böylece BGUS hazirliklarinin On Ikinci Kalkinma Plani ile uyumlu sekilde sürdürülmesi saglanmistir. Bunun yaninda, bölgesel gelisme alaninda önemli eserler vermis akademisyenlerle mülakatlar yapilmis ve degerlendirmeleri dikkate alinmistir. Geligme eksenleri bazinda ilgili kurumlarla toplantilar düzenlenmis, ayrica bölgesel düzeyde çalistaylar organize edilmistir. Bütün bu istisareler ve geri bildirimler sonucu hazirlanan taslak BGUS, ilgili tüm kurumlarin görüsüne açilmis ve gelen görüslerin degerlendirmesiyle sonunda nihai hale getirilmistir.
BGUS hazirliklari kapsaminda Çevre, Sehircilik ve Iklim Degisikligi Bakanligi koordinasyonunda ilgili tüm kurumlarla is birligi içerisinde hazirlanmakta olan Türkiye Mekânsal Strateji Plani (TMSP) (Taslak) da dikkate alinmistir. BGUS, topyekün kalkinma yönünde bölgelerin ekonomik ve sosyal yönden harekete geçirilmesine yönelik genel çerçeveyi belirlemekte; TMSP ise ülke mekâninin yasanabilir, dirençli ve surdürülebilir olmasi yolunda öncelikleri ortaya koymaktadir. BGUS ve TMSP, tamamlayicilik ve uyum içerisinde ülke refahinin en üst seviyeye çikarilmasini hedeflemekte ve bu alanlardaki uygulamalara temel çerçeve olusturmaktadir.
Diger taraftan, 6 Subat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaras merkezli depremler Adana, Adiyaman, Diyarbakir, Elâzig, Hatay, Gaziantep, Kahramanmarag, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Sanliurfa illerinde 50 binin üzerinde can kaybina yol açmis; konut, egitim, saglik, sanayi, ulastirma ve enerji basta olmak üzere bu illerin altyapisinda ciddi hasarlar meydana getirmis ve bu illerde ekonomik aktivitelerin duraksamasina veya azalmasina yol açmistir. BGUS hazirliklari belirli bir açamaya geldiginde meydana gelen depremler bölgesel gelisme politikalarini da önemli derecede etkilediginden BGUS kurgusunda ve içeriginde depremlerin etkilerini ve deprem sonrasi toparlanma stratejilerini içerecek sekilde revizyona gidilmistir. Depremlerin bu illerin sosyal ve ekonomik göstergelerinde ve altyapisinda yol açtigi hasarlar BGUS metninin hazirlandigi dönem itibariyla mevcut olan ve elde edilebilen veriler çerçevesinde degerlendirilmistir.
2024-2028 BGUS vizyonu ve stratejik amaçlari; yapilan arastirma ve analiz sonuçlari, ilgili kurum ve akademisyenlerle yapilan istisareler ve küresel egilimlerin yansimalari dikkate alinarak, Türkiye'nin küresel deger zincirinde konumu ve artmakta olan pay, rekabet edebilirlik ve yakinsama temelli politikalara olan ihtiyaç ile 6 Subat 2023 tarihli depremlerin etkiledigi illerde afet sonrasi ekonomik ve sosyal toparlanma ihtiyaglarini içerecek sekilde belirlenmistir. Bu dogrultuda; BGUS'ta küresel entegrasyon, rekabetçilik, yakinsama ve afet sonrasi ihyaya yönelik stratejik amaçlar gelistirilmistir.
Bolgesel gelismenin mekâna dayali ve çok boyutlu/çok sektörlü bir politika alani olmasi BGUS'un ana kurgusunun ve içeriginin olusturulmasinda da etkili olmustur. Bu çerçevede belirlenen vizyon ve stratejik amaglari gergeklestirebilmek için mekânsal ve tematik amaç ve stratejiler belirlenmistir.
Mekansal amaçlar; her bir stratejik amacin içerigine uygun sekilde tespit edilen çesitli sosyoekonomik göstergeler kullanilarak il bazinda yapilan ve BGUS'a özgü bir mekânsal tipoloji baz alinarak gelistirilmistir. Bu çerçevede; küresel entegrasyon, rekabetçilik, yakinsama ve afet sonrasi ihya boyutlarinda toplam 9 mekânsal tipoloji gelistirilmis, her bir tipoloji altinda yer alan iller için; illerin sosyoekonomik özellikleri, gelisme potansiyelleri, Türkiye'nin ulusal kalkinma sürecine yapabilecekleri katki, uluslararasi ekonomik iliskilerde üstlenebilecekleri roller ve afetten etkilenme durumlari dikkate alinarak çesitli mekânsal amaç ve stratejiler gelistirilmistir.
Diger taraftan; Türkiye'de bölgesel gelisme politikalarini etkileme potansiyeli olan küresel trendler, bölgelerin ihtiyaçlari ve gelisme egilimleri ile üretim yapisi ve potansiyelleri dikkate alinarak kentsel gelisme, kirsal kalkinma, sosyal gelisme, turizm, sanayi ve lojistik, yesil büyüme, girisimcilik, AR-GE ve yenilikçilik ile dijitallesme olarak 9 tema belirlenmis ve bu temalar bazinda yapilan mekânsal analizlerle BGUS stratejik amaglarini gerçeklestirmeye yönelik tematik amaçlar belirlenmistir.
Bu kapsamda hazirlanan 2024-2028 BGUS, on ana bölümden olusmaktadir. Birinci bölümde 2014-2023 dönemi BGUS'un ana bagliklar çerçevesinde bir degerlendirmesi yapilmakta, belirlenen mekânsal ve sektörel amaçlar çerçevesinde hayata geçirilen program ve projeler özetlenmektedir.
Ikinci bölümde COVID-19 pandemisi, Rusya-Ukrayna Savasi, dijitallesme, kentlesme, demografik dönüsüm ve iklim degisikligi gibi ana akim küresel egilimler ve bu egilimlerin Türkiye'nin bölgesel gelisme politikalarina etkileri degerlendirilmektedir.
"Türkiye'de Bölgelerin Yapisi ve Genel Egilimler" basligini tasiyan üçüncü bölümde 2014-2023 döneminde bölgesel gelismede meydana gelen degisimler analitik bir bakis açisiyla; gelir, üretim, istihdam, ihracat, ticaret, AR-GE ve yenilikçilik, nüfus, göç, egitim, saglik ve yerlesim sistemleri bagliklarinda detayli bir sekilde incelenmektedir. Böylece "Türkiye bölgesel gelismede hangi basliklarda hangi düzeye gelmistir?" sorusu veri ve analizlere dayali olarak cevaplandirilmaktadir.
Bu bolumü takiben 6 Subat 2023 tarihli Kahramanmaras merkezli depremlerin 11 ilde meydana getirdigi hasar ortaya konulmaktadir. Bu illerde deprem sonrasi ortaya çikan nüfus hareketliligi; tarim, sanayi ve hizmetler sektörlerinde meydana gelen hasar ile konut, egitim, saglik, ulastirma, sanayi ve enerji altyapisindaki zararlar en güncel verilerle incelenmektedir.
Besinci bölümde, 2024-2028 BGUS için belirlenen temel ilkeler açiklanmakta, yapilan analiz ve degerlendirmeler sonucu belirlenen BGUS'un vizyon ve stratejik amaçlarina yer verilmektedir.
Altinci bölümde BGUS un mekânsal yaklasimi ve bu yaklagim çerçevesinde gelistirilen mekânsal tipoloji detayli bir gekilde açiklanmaktadir. Bu bölümü, her bir mekânsal tipoloji bazinda belirlenen mekânsal amaçlarin yer aldigi yedinci bölüm izlemektedir.
Sekizinci bölümde BGUS vizyon ve stratejik amaçlari için belirlenen tematik gelisme eksenleri bazinda yapilan analizler ve bu temalar için belirlenen amaçlar bulunmaktadir.
Dokuzuncu bölümde bölge planlama çalismalarinin tarihi süreçte gelisimi ve kurumsal yapidaki degisimler ele alinmakta ve bölgesel gelisme politikalarinin yönetisiminin güçlendirilmesine yönelik stratejilere yer verilmektedir.
Son bölümde ise BGUS'un izlenmesi ve degerlendirilmesi için belirlenen genel yaklasim izah edilmekte ve belirlenen performans göstergeleri ve hedeflerine yer verilmektedir.
1. 2014-2023 BÖLGESEL GELISME ULUSAL STRATEJISININ DEGERLENDiRILMESI
2014-2023 BGUS'ta "Sosyoekonomik ve mekânsal olarak bütünlesmis, rekabet gücü ve refah düzeyi yüksek bölgeleriyle daha dengeli ve topyekûn kalkinmis bir Türkiye" vizyon olarak belirlenmistir. Söz konusu vizyona ulagmak için belirlenen genel amaçlar ise su sekildedir:
- Bölgesel gelismislik farklarinin azaltilarak refahin ülke sathina daha dengeli yayilmasi
- Tüm bölgelerin, potansiyellerinin degerlendirilmesi ve rekabet güçlerinin artinilmasi suretiyle ulusal kalkinmaya azami düzeyde katki saglamasi
- Ekonomik ve sosyal bütünlesmenin güçlendirilmesi
- Ülke genelinde daha dengeli bir yerlesim düzeni olusturulmasi
Genel amaçlarin yani sira yerlesimlerin nitelik ve ihtiyaglarina göre farklilasan mekânsal amaçlarla bölgesel gelisme politikalarina mekân esasli bir yaklasim getirilmistir. Yerlesimlerin birbirleriyle ve yakin çevreleriyle fonksiyonel iliskileri, göç, üretim ve dagitim ile bilgi gibi akim iliskileri, ekonomik cografyada oynadiklari roller ve yerlesme sistemindeki kademelenmeleri gibi birçok husus dikkate alinarak bir yerlesim siniflamasi yapilmistir. il nüfusunun 2,5 milyon kisinin üzerinde bulunmasi ölçütü esas alinarak metropol alanlar belirlenmistir. Büyüme odaklari, metropollerle gündelik iliskileri güçlü önemli merkezleri de kapsayacak gekilde, belirli sektörlerde gelisme kaydederek Türkiye'nin önemli sanayi veya turizm merkezi konumuna gelmis ve bu konumu uluslararasi rekabet gücünü ve etkilesimini artirarak korumus illerden olusmaktadir. Bölgesel çekim merkezleri, Türkiye'nin görece düsük gelirli bölgelerinde yer alan, ekonomisi, gelismislik düzeyi ve altyapisi bakimindan büyüme ve çevresine hizmet sunma potansiyeli bulunan illerdir. Ulusal düzeyde degerlendirildiginde sanayi açisindan belirli bir altyapiya sahip ancak bunu daha ileri düzeye tagiyabilmek için yapisal bir dönüsüme ihtiyaç gösteren iller yapisal dönüsüm illeri olarak belirlenmistir. Uretimleri tarim ve hayvanclik ile madencilik sektörlerine dayali olan, kirsal niteligi yüksek ve sanayilesme konusunda mikro denebilecek isletmelere sahip, kalkinmada yapisal güglük yaçayan, çesitli dezavantajlar nedeniyle potansiyelleri yeterince degerlendirilememis iller öncelikli gelisme illeri seklinde tanimlanmistir.
Farkli yerlesim özelligi gösteren iller için farkli müdahale alanlarini belirlemek amaciyla metropol alanlar, büyüme odaklari, bölgesel çekim merkezleri, yapisal dönüsüm illeri, öncelikli gelisme illeri ve kirsal alanlar için amaç ve stratejiler olusturulmustur.
"Metropol Alanlarin Küresel Rekabet Gücünün Artirilmasi" amaci kapsaminda itici güç olan kentler ve kentsel aglarin yerlegim sistemi ile ölçek ekonomisinden ve yiginlasma ekonomilerinden yararlanmasi hedeflenmistir. 2014-2023 BGUS döneminde bu amaca yönelik gerçeklestirilen faaliyetler genellikle ileri teknolojili ve yaraticr sektörler, ihtisaslasmis hizmetler, sanayi ve teknoloji altyapisi, kentsel altyapi ve kentsel kültürün gelistirilmesi ile sosyal uyumun güçlendirilmesi alanlarindadir. Bu kapsamda;
- Istanbul Finans Merkezi Projesi hayata geçirilmis, 14 ihtisas ve karma organize sanayi bölgesi (OSB) ile 10 endüstri bölgesi kurulmus, imalat sanayiinin dijitallesme sürecine yönelik faaliyetler yürütülmüstür.
- 17 teknoloji gelistirme bölgeleri (TGB) ve 32 teknoloji transfer ofisi ile özel sektör bünyesindeki arastirma ve tasarim merkezleri kurulmustur. Bilisim Vadisi ve 42 Yazilim Okullari da bu dönemde faaliyete geçmistir.
- Metropollerin yurt içi ve yurt disi ulagim baglantilarini güçlendirmeye yönelik çok sayida büyük proje hayata geçirilmistir. Istanbul-Ankara Hizli Tren Projesi, Istanbul Havalimani, Kuzey Marmara Otoyolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Gebze-izmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü, Sigli-Aliaga-Çandarli Otoyolu, Izmir-istanbul Otoyolu, Konak ve Sabuncubeli Tünelleri bu projeler arasinda yer almaktadir.
- Metropol alanlarda ayrica kentsel altyapi ve ulasimin gelistirilmesi için kent içi ulasim modlarinin entegrasyonuyla ilgili olarak metro aglari genisletilmis, banliyö hatlari yenilenmis, hizli tren baglantilari saglanmis ve akilli ulasim sistemlerine yönelik faaliyetler hayata geçirilmistir.
- Bu bölgelerde yer alan Kalkinma Ajanslarinin faaliyetleri de yaratici endüstriler, AR-GE ve yenilik altyapisinin güçlendirilmesi, girisimcilik ve ihracat potansiyelinin gelistirilmesi alanlarinda yogunlasmistir.
- Bolgesel girisim sermayesi ve kitle fonlamasi gibi yenilikçi ve girisimcilere finansman saglayan mekanizmalar hayata geçirilmistir.
"Büyüme Odaklarnin Uluslararasi Rekabet Gücünün Artirilmas" amaci kapsaminda bu illerin sosyoekonomik olarak gelistirilmesi ve metropoller disinda çekim merkezleri olusturulmasi ile daha dengeli bir yerlesme sistemi kurulmasi hedeflenmektedir. isletmelerin uluslararasi piyasalarda rekabet güçlerinin ve uluslararasi erisilebilirliklerinin artinilmasi ve küresel üretim sistemlerine entegrasyonlarinin güglendirilmesi ile kentsel, sanayi ve yenilik altyapisinin gelistirilmesi odaklanilan öncelikler arasindadir. Bu kapsamda;
- Bilisim, savunma sanayi ve havacilik, tekstil, ileri kompozit malzemeler, akilli araç ve akilli tarim makineleri sektörlerinde faaliyet gösteren firmalarin kümelenmelerine yönelik çalismalar gerçeklestirilmis; AR-GE, inovasyon, mükemmeliyet merkezleri ile endüstriyel tasarim merkezleri, TGB ve model fabrikalar kurulmustur.
- Bölgelerin ihtiyaç ve öncelik konularina odakli yeni üniversiteler ile bu üniversiteler bünyesinde teknoloji transfer ofisleri (TTO) kurulmus, ihracat olanaklarinin degerlendirilmesi amaciyla dis ticaret istihbarat merkezleri hayata geçirilmistir.
- Alanya Alaaddin Keykubat Universitesi, Antalya Belek Universitesi, Mudanya Üniversitesi, Eskisehir Teknik Üniversitesi, iskenderun Teknik Üniversitesi, Kayseri Universitesi, Gebze Teknik Universitesi, Kocaeli Saglik ve Teknoloji Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi ile Sakarya Uygulamali Bilimler Universitesi 2014-2023 BGUS döneminde büyüme odagi illerde kurulan üniversitelerdir.
- Kümelenme konusunda igletmeler arasi bilgi paylasimina yönelik organizasyonlar düzenlenmis, lojistik sektörü ve kümelenme konularinda arastirmalar ile fizibilite raporlari hazirlanmis, bu alanlarda projeler desteklenmistir.
- Büyüme odaklarinin metropollere ve uluslararasi entegrasyon noktalarina lojistik baglantilarinin saglanmasi amaciyla önemli ulastirma projeleri gerçeklestirilmistir. Bunlar arasinda; Konya da Lojistik Köy, Denizli-Acipayam-Antalya Yolu, 1915 Çanakkale Köprüsü, Çanakkale-Malkara Otoyolu ve Marmara Ring Güzergahi Projeleri sayilabilmektedir.
- Diger yandan, sanayinin ülke genelinde dengeli gelisimi ve büyüme odaklarinin uluslararasi alanda rekabetçi bir üretim yapisina kavusmasi için, isletmelerin küresel üretim sistemlerine entegrasyonunun güçlendirilmesi, sehirlerin uluslararasi erisilebilirliginin ve kentsel yaçam kalitesinin yükseltilmesi, sanayi, teknoloji ve yenilik altyapilar ile beserî sermaye ve kurumsal kapasitelerinin gelistirilmesi amaciyla Üreten §ehirler Programi, Sanayi ve Teknoloji Bakanligi Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü tarafindan 2021 yilinda uygulanmaya baslamistir. Program ile büyüme odagi niteligindeki 13 ilde ihracat, temiz üretim, enerji verimliligi, test ve olçum altyapilari, dijitallesme gibi alanlarda danismanlik ve kapasite gelistirme odakli projelere destek saglanmistir.
"Bölgesel Çekim Merkezleriyle Düsük Gelirli Yörelerde Kalkinmanin Tetiklenmesi" amaci ile cazibe merkezi niteligindeki illerdeki ekonomik gelismisligin zamanla çevreye yayilarak bölge genelinde daha dengeli bir kalkinmanin saglanmasi hedeflenmektedir. Buna yönelik olarak; 2014-2023 BGUS
döneminde kentsel ekonomilerin, kentsel ve sinai altyapinin, beserî ve sosyal sermayenin gelistirilmesi ile yurt içi ve çevre piyasalarla ticari iliskilerin güçlendirilmesine yönelik faaliyetler gerçeklestirilmistir. Bu kapsamda;
- Trabzon Kümelenme Merkezi ve Kuyumculuk Tasarim Merkezi; Diyarbakir, Van ve Erzurum'da tekstilkent projeleri; Samsun Lojistik Merkezi; Sanlurfa'da OSB Hazir Giyim Sanayi Alani, Sanhurfa Gida ihtisas OSB; Sivas Merkez 1. OSB inovasyon Merkezi ile Erzurum-Erzincan-Kars Kis Turizmi Koridorunun Gelistirilmesi Projesi bölgesel çekim merkezlerinde 2014-2023 BGUS döneminde gerçeklestirilen önemli projeler arasinda yer almaktadir.
- Bölgesel çekim merkezlerindeki turizm potansiyelinin degerlendirilmesi bakimindan ön fizibilite ve arastirma raporlari hazirlanmis ve çesitli projeler hayata geçirilmistir. Sanhurfa'da Karahantepe Arkeolojik Alan Koruma Çatisi Projesi ile Diyarbakir Gastro Inovasyon Merkezi Projesi bu bakimdan önem tagiyan projeler arasinda yer almaktadir.
- Beseri sermayenin bölge ihtiyaçlari ve öncelikleri dogrultusunda gelistirilmesine yönelik olarak desteklenen projeler arasinda Diyarbakir Sanayi Mektebi Tasarim ve Egitim Merkezi Projesi ile Elâzig OSB bünyesinde kurulan Elâzig OSB inovasyon Merkezi önem tasimaktadir.
- Lojistik baglantilari, bölgesel çekim merkezlerinde yapilan yatirimlarin çevrelerine yayilmasi bakimindan kritik önem tasimaktadir. Bu kapsamda; devam eden Van Cevre Yolu ve Van-Sirnak Kara Yolu, Bayburt-Erzurum ulasiminin saglandigi kara yolu üzerinde Kop Tüneli, ispir-ikizdere arasinda yer alan Ovit Tüneli, Zigana Geçidi ve Ankara-Sivas YHT (Yüksek Hizli Tren) Hatti bölgesel çekim merkezlerinin ulasim ve lojistik baglantilarini güçlendirecek önemli projelerdir.
- Diger yandan, Sanayi ve Teknoloji Bakanligi Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü tarafindan bölgesel çekim merkezlerine yönelik uygulanan Cazibe Merkezlerini Destekleme Programína 2014-2023 BGUS döneminde de devam edilmistir. Program kapsaminda 2014-2023 yillari arasinda 14 ilde 137 projeye 2023 yili fiyatlariyla 4,4 milyar TL destek saglanmistir. Söz konusu program kapsaminda gerçeklestirilen projeler arasinda tarima dayali ihtisas OSB'ler, OSB altyapilari, çagri merkezleri, girisimcilik merkezleri ile inovasyon merkezlerinin kurulmasi örnek olarak sayilabilir.
"Yapisal Dönüsüm illerinde Ekonomik Faaliyetlerin Çesitlendirilmesi ve Ekonominin Canlandirilmas'" amaci ile orta düzeyde gelismislige sahip illerin mevcut ekonomik ve sosyal yapisinin dönüstürülerek gelismislik düzeylerini bir ileri düzeye tagimak için hem girisimciligin ve katma degerli yenilikçi sektörlerin olusumunun desteklenmesine hem de bu illerdeki tarimsal verimliligin artirilmasina yönelik faaliyetler yürütülmüstür. Bu kapsamda 2014-2023 BGUS döneminde;
- 8 tarima dayal ihtisas OSB ve 4 sera OSB için kurulum faaliyetlerinin yaninda yeni sanayi siteleri de olusturulmustur. TGB, teknoparklar ve is gelistirme merkezleri kurulmus, firmalarin ortak fayda saglayabilecegi ortak kullanim ve kümelenmeye yönelik projeler hayata geçirilmistir.
- Yenilenebilir enerji kaynaklarinin özellikle tarimsal üretimde kullanilmasina yönelik yatirimlar ile yöresel ürünler için markalasma ve cografi isaret çalismalari gerçeklestirilmistir.
- Tarim ve hayvancilikta modernizasyon, taskinlarin önlenmesi için islah çalismalari, sulama altyapi çalismalari, tarimsal sulama ve içme suyu temini ile arazi toplulastirma çalismalari gerçeklestirilmistir.
- Vapisal dönüsüm illerinin metropol alanlar, büyüme odaklari ve bölgesel çekim merkezleriyle fonksiyonel baglantilarinin saglanmasi bakimindan ulastirma ve lojistik alanindaki faaliyetler büyük önem tagimaktadir. Bu kapsamda; Ankara-Nijde Otoyolu, Filyos Vadisi Projesi, Kahramanmaras Türkoglu Lojistik Merkezi, Kahramanmaras-Göksun Baglanti Yolu, BandirmaBursa-Osmaneli Yüksek Standartli Demir Yolu, Bilecik-Bozüyük arasi tünelleri, Konya-Karaman
Hizli Tren Projesi, Bayburt-Gümüshane Havalimani ile Aydin-Denizli Otoyolu Projesi önemli yatirimlar arasinda yer almaktadir.
- Bölgelerin potansiyellerine göre öne çikan alanlarda hazirlanan ön fizibilite raporlari, arastirma çalismalari ve proje destek faaliyetleri 2014-2023 BGUS döneminde Kalkinma Ajanslarinca gerçeklestirilen faaliyetler arasinda önemli bir yere sahiptir. Bu kapsamda; Filyos Lojistik Merkezi Arastirma ve Ön Fizibilite Raporu ile Karabük ili Lojistik Merkezi Fizibilite Çalismasi, Filyos Vadisi'nde Dogal Gaz Isleme Faaliyetleri Raporu, Karaman ilinde lojistik merkez kurulumu ile ilgili ön fizibilite raporu hazirlanmistir.
- Karabük Üniversitesi ve Zonguldak Bülent Ecevit Universitesi Teknoparklari, devam eden Rize Iyidere Lojistik Limani, Afyonkarahisar Usak Zafer TGB, Kapadokya Teknopark ve Karaman'da Göksu-Taseli Havzasi Kalkinma Projesi; yapisal dönüsüm illerinde BGUS döneminde gerçeklestirilen önemli projeler arasinda yer almaktadir.
2014-2023 BGUS döneminde "Oncelikli Gelisme illerinin Ülke Geneline Yakinsanmasi" amaci ile bu illerin gelismislik seviyelerinin ülke ortalamasina yaklastirilmasi, ülkenin sosyoekonomik yapisina islevsel entegrasyonlarinin güçlendirilmesi ve atil kaynaklarinin harekete geçirilmesi hedeflenmektedir. Bu hedeflere yönelik olarak; tarim sektöründe yapisal dönüsümün hizlandirilmasi, ekonominin çesitlendirilmesi, mikro isletmelerin gelistirilmesi, beseri ve sosyal sermayenin güçlendirilmesi, kentsel ve kirsal alanda yasam kalitesinin artirilmasi, yakin bölge merkezlerine islevsel entegrasyonun saglanmasi ile dogal kaynaklarin endüstriye kazandirilmasina yönelik faaliyetler yürütülmüstür. Bu kapsamda 2014-2023 BGUS döneminde;
- Bingöl SÜTAS Fabrikasi ile Bingöl ve Agri Tekstilkent Projeleri önemli yatirimlar arasinda yer almaktadir.
- Bitkisel üretim ve hayvancilik altyapisinin gelistirilmesine yönelik projeler hayata geçirilmis, süt toplama merkezleri ile sulama altyapilari kurulmus, arazi toplulastirma, seraciligin gelistirilmesi, giftçilere yönelik bilgilendirme ve bilinglendirme çalismalari gerçeklestirilmistir.
- 1 tarima dayali ihtisas OSB ve 1 sera OSB kurulmus, mevcut OSB'lerin içme ve kullanma suyu terti hatti, su deposu, dogalgaz baglantisi, atik su aritma gibi altyapi ihtiyaçlarina yönelik projeler hayata geçirilmistir.
- Köy yollarinin yapimi, köylerde su ile elektrik altyapisinin kurulmasi ve yenilenmesi projeleri gerçeklestirilmistir. Ayrica; HES, GES ve rüzgâr türbini yatirimlari bu illerdeki önemli projeler arasinda yer almaktadir.
- Öncelikli gelisme illerinde ekonominin çesitlendirilmesi amaciyla Tarihi Kimligiyle Kars Kenti, Kars Peynir Müzesi, Agri Dogubayazit Ahmed-i Hani Kent Müzesi, Igdir Tuzluca Tuz Terapi Merkezi, Ardahan Yalnizçam Kayak Merkezi gibi projeler hayata geçirilmistir. Plan döneminde UNESCO tarafindan Kalicr Dünya Mirasi olarak kabul edilen Ani Örenyeri'nde bulunan eserlerin gelecek nesillere aktarilmasi için çesitli kazi ve konservasyon projeleri uygulanmistir.
- Begeri sermayenin gelistirilmesi ile ilgili olarak; meslek lisesi atölyelerinin malzeme ve ekipmanlarinin yenilenmesi suretiyle altyapi ihtiyaçlari karsilanmistir.
- Bilim ve sanat merkezlerinin altyapilarinin yenilenmesi; meslek liseleri, ilk ve ortaokullarda ahsap, yaçam becerileri, fen, matematik ve görsel sanatlar atölyelerinin ve laboratuvarlarin kurulumu; ogrenci ve kadinlara yönelik girisimcilik egitimleri ve hayat boyu ögrenmeye yönelik çalismalar (egitimler, kurslar vb.) hayata geçirilmistir.
- Tarimsal sulama amaçli Agrida Vazici, Kars ta Kars ve Karakurt Baraji Projeleri, Kars Tarima Dayali Besi OSB, Igdir içme Suyu Aritma Tesisi Projesi, Kars Lojistik Merkezi, Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu, Kars-Igdir-Aralik-Dilucu Demir Yolu Uygulama Projesi, Kars-Ardahan Kara Yolu, Agri
Ahmed-i Hani Havalimani'nin genisletilmesi çalismalari, Derecik ve Uzümlü Sinir Kapilarinin modernizasyon çalismalari önemli altyapi yatirimlari arasinda yer almaktadir.
- Tekstilkent gibi yatirimlar basta olmak üzere istihdam yogun alanlarda (mobilyacilik, çagri merkezi, vb.) uretim/hizmet altyapilari olusturmak amaciyla atil altyapilarin tespiti ve yeni altyapilarin kurulmasi yoluyla özellikle geng issizliginin yüksek, kadin istihdaminin düsük oldugu illerde emek yogun sektörlere yönelik Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü ve Gençlik ve Spor Bakanligi is birligi ile Çalisan ve Üreten Gençler Programi uygulanmaktadir. 2021 yilinda uygulanmaya baglanan Çaligan ve Ureten Gençler Programi kapsaminda 110 projeye 2023 yili fiyatlariyla 1,9 milyar TL destek saglanmistir.
"Kirsal Alanda Kalkinmanin Hizlandirilmasi" amaci kapsaminda metropollerden öncelikli dönüsüm illerine kadar her ilde kirsal kesimin asgari refah düzeyinin ülke ortalamasina yaklastinilmasi için is ve yaçam kogullarinin kentsel alanlarla uyumlu olarak gelistirilmesi ve sürdürülebilir kilinmasi hedeflenmektedir. Bu hedef dogrultusunda kirsal ekonominin gelistirilmesi ve istihdam imkânlarinin artirilmasi, begerî sermayenin gelistirilmesi ve yoksullugun azaltilmasi, sosyal ve fiziki altyapinin gelistirilmesi, kirsal gevrenin iyilestirilmesi ve dogal kaynaklarin korunmasi ile yerel kalkinma kapasitesinin güçlendirilmesi faaliyetlerine öncelik verilmistir. Bu kapsamda 2014-2023 BGUS döneminde;
- Tarimsal kooperatif, birlik ve derneklerin kurumsal, üretim ve pazarlama kapasitelerinin gelistirilmesine yönelik faaliyetler gerçeklestirilmistir.
- Modern seracilik faaliyetlerinin gelistirilmesi, kirsal bölgelerde alternatif ürün ekiminin tesvik edilmesi, sut toplama merkezlerinin kurulmasi ve arazi toplulastirma çalismalari yapilmistir.
- Tarimsal ürünlerin islenmesi amaciyla yeni üretim tesislerinin kurulmasi, üretim süreçlerinin gelistirilmesi, ürün kalitesinin ve çesitliliginin artirilmasina yönelik çalismalar ile tarimsal ürün satis ve pazarlama merkezlerinin kurulmasi bu dönemde gerçeklestirilen diger önemli projeler arasindadir.
- fiftçilerin organik tarim konusunda biling seviyelerinin artirilmasi, cografi isaretli ürünlerin tanitimi ve ticaret hacminin artirilmasina yönelik faaliyetler gerçeklesmis ve egitimler verilmistir.
- Hayvan ve mera islahi, yem bitkileri sertifikali tohum temini, siftçilerin sertifikali tohum kullanimi konusunda bilinglendirilmesi, sertifikali tohum üretiminin ve kullaniminin desteklenmesi, sulama sistemlerinin modernizasyonu ile tarim ve hayvancilk alaninda üretim, satis ve pazarlama faaliyetlerinin iyilestirilmesine yönelik çalisilmalar gerçeklestirilmistir.
- Günes enerjisi ile tarim alanlarinin sulanmasi, kirsal alanlarda kati atiklarin toplanmasi ve geri dönüsümüne yönelik altyapinin güçlendirilmesi gibi faaliyetler hayata geçirilmistir.
2014-2023 BGUS mekânsal amaçlari kapsaminda ele alinan bu faaliyetlerin yani sira Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü, Bölge Kalkinma Idareleri (BKI) ve Kalkinma Ajanslari bölgelerin gelisme öncelikleri ve potansiyelleri çerçevesinde bölgesel kalkinmaya yönelik projeleri desteklemistir. 2014-2023 BGUS döneminde verilen bu destekler sirasiyla söyledir:
- Toplumun dezavantajhi kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif sekilde katilmasinin saglanmasi, istihdam edilebilirligin artirilmasi, sosyal içerme, sosyal girisimcilik ve yenilikçiligin desteklenmesi amaciyla Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü tarafindan 81 ilde Sosyal Gelismeyi Destekleme Programi uygulanmistir. Uygulanmasina 2019 yilinda baglanan Program kapsaminda 2019-2023 döneminde 680 projeye 2023 yili fiyatlariyla 2,7 milyar TL destek saglanmistir.
- DAP Bölge Kalkinma Idaresi araciligiyla 1.825 proje desteklenmistir ve desteklenen bu projelerin toplam proje tutari 2023 yili fiyatlariyla 6 milyar 400 milyon TL'dir. Atatürk, Firat ve
Yüzüncüyil Universiteleri Çiftçi Egitim Merkezleri, Damal ve Digor Genglik ve Kültür Merkezi Projeleri, Ahlat, Tatvan, Elâziõ ve Erzincan Gümüstarla GES ile Karahüseyin ve Akça GES Sulama Projesi, Bitlis ve Mus OSB Tekstil Kent Projesi, Battalgazi Çinar Mevki, Yesilyurt, Gedikpark, Mus Karni Deresi ve Tusba Iskele Sahil Rekreasyon Projeleri, Erzurum Teknik Üniversitesi Mucitpark Projesi, Elâzig Dijital Kütüphane, Erzincan Ebeveyn Kütüphanesi, Sivas Genç Kütüphane gibi tematik kütüphaneler önemli projeler arasindadir.
- DOKAP Bölge Kalkinma Idaresi araciligiyla, 732 proje desteklenmistir ve desteklenen bu projelerin toplam proje tutari 2023 yili fiyatlariyla 4 milyar 815 milyon TL'dir. Tibbi ve Aromatik Bitkilerde Isleme Faaliyetlerinin Gelistirilmesi Projesi, Tarimsal Mekanizasyonun Gelistirilmesi Projesi, Kenevir Arastirma Merkezi Projesi, Lifli Bitkiler Üretim ve isleme Kompleksi Projesi, Yesil Yol Projesi ile Göksu Travertenleri Turizm Alani Iyilestirilmesi Projesi baslica önemli projelerdir.
- GAP Bölge Kalkinma Idaresi araciligiyla, 1.545 proje desteklenmistir ve desteklenen bu projelerin toplam proje tutari 2023 yili fiyatlariyla 3 milyar 300 milyon TL'dir. Tarim ve Tarima Dayali Sanayide Entegre Kaynak Verimliligi Programi, GAP Bölgesinde Küçük Ölçekli Tarimsal Sulama Programi, Organik Tarim, Kirsal Kalkinma ve Tarimsal Altyapinin Gelistirilmesi Programi, Tarimsal Egitim ve Yayim Programi, GAP HASSAS Tarim Uygulamalari, GAP Yagayan Kütüphane Programi, Yerel Dokumalarin Desteklenmesi Programi, Turizm Fiziki Alt Yapisinin Iyilestirilmesi ve Soyut ve Somut Kültürel Mirasin Korunmasi Programinda desteklenen projeler ile Karahantepe ve Zerzevan Ziyaretçi Karsilama Merkezleri önemli projelerdir.
- KOP Bölge Kalkinma Idaresi araciligiyla, 1.787 proje desteklenmistir ve desteklenen bu projelerin toplam proje tutari 2023 yili fiyatlariyla 7 milyar 288 milyon TL'dir. Küçük Ölçekli Sulama Isleri Programi kapsamindaki projeler, Apa Baraji Sulamasi Kanal Rehabilitasyonu, Hububat ve Bakliyat Eleme ve Paketleme Tesisleri, Küçükbas Portatif Çadir Agillari, Yaz Seralari, Fide Üretim Seralari, Karaman Elma Paketleme ve Siniflama Tesisi, Mor Havuç Yerli Tohum Islah Projesi, Aksaray Embriyo Transferi Egitim Uygulama ve Arastirma Merkezi, Hidrojen Isitma Sistemli GES Hidrosera Pilot Uygulama Projesi, Enerji Verimlilik Ölçüm Destekleri, KOP-MOTÜM (Mobil Tasarim ve Üretim Merkezi), Yeni Nesil KOP Ogrenme Merkezleri, Astronomi-Fen-BilimDeney-Çocuk Kütüphaneleri, Tekstil Atölyeleri ve Mustafapaça Turizm Uygulamalari Projesi önemli projeler arasindadir.
- Kalkinma Ajanslari tarafindan bölgelerinin kaynak ve imkânlarindan en yüksek faydayi saglamaya, ekonomik ve sosyal gelismeyi hizlandirmaya, rekabet gücünü ve yenilik kapasitesini artirmaya ve ulusal ve uluslararasi düzeyde etki ve etkinligi artirmaya yönelik projeleri desteklemek üzere Mali Destek Programlar (MDP) yürütülmüstür. 2014-2023 BGUS döneminde 26 Kalkinma Ajansi tarafindan 904 MDP ile 16.020 proje desteklenmistir. Bu projelere 2023 yil fiyatlariyla 24 milyar 875 milyon TL destek verilmis, yararlanicilarin es finansman katkilariyla projelerin bütçeleri toplami 39 milyar 951 milyon TL olmustur.
2. KÜRESEL EGILIMLER
2000 sonrasi dönem, küresel düzeyde kritik sosyoekonomik ve teknolojik gelismelerin yasandigi ve siyasi degisimler neticesinde uluslararasi göçün yogunlastigi bir dönem olmustur. Iklim degisikligi etkilerinin daha fazla hissedilir hale geldigi bu yillarda gelir esitsizliklerinin de artmasi, sürdürülebilir kalkinma yönündeki çabalara yogunlagilmasi gerekliligini göstermistir. 2020 yili ile birlikte küresel düzeyde yaçanmaya baslayan COVID-19 pandemisi de dünya ekonomik cografyasi, tüketim aliskanlari ve is hayati basta olmak üzere pek çok alanda önemli degisikliklere yol agmistir.
Bu dönemin en büyük ekonomik gelismesi basta Amerika Birlesik Devletleri olmak üzere, gelismis ülkelerde baglayan ve gelismekte olan ülkelere de sirayet eden 2008 küresel mali krizi olmustur. Yaçanan bu krizden sonra ülkelerin kriz öncesi seviyelerine tekrar ulasmalari yaklagik 10 yil sürmüstür.
Yaganan küresel ve bölgesel ekonomik krizler dünya genelinde esitsizliklerin derinlesmesine ve gelismis ve gelismekte olan ülkelerde sosyoekonomik çalkantilara neden olmustur. Artan esitsizlige karsi gelismis ve gelismekte olan ülkelerde toplumsal tepki hareketleri yasanmistir.
Ozellikle 2010'da Arap ülkelerinde baslayan ve bu tepki hareketlerinin de etkili oldugu "Arap Bahar'", hükümetlere karsi pes pese kitle gösterileri seklinde cereyan etmistir. Arap Bahar'nin dünyays etkileyen en önemli noktasi ise Suriye de baglayan protesto gösterilerinin 2011 yilinda Suriye Iç Savagi'na dönüsmesi olmustur. Uzun yillardir Afganistan ve Irak gibi dünyanin çesitli bölgelerinde yasanan istikrarsizliklar neticesinde süregelen göç hareketleri Suriye Iç Savasi ile yeni bir ivme kazanmistir.
Bu durum göç alan bütün ülkelerdeki sosyal ve ekonomik istikrari etkilemistir. Türkiye, Suriye Iç Savagi sebebiyle düzensiz uluslararasi göçten en fazla etkilenen ülke olmustur. Birlesmis Milletler Mülteciler Yüksek Komiserligi Orgütü'nün (UNHCR) Küresel Egilimler Raporu'na (2021) göre, 2021 sonu itibariyla Türkiye, yaklasik 3,8 milyon kisiyle bütün dünyada açik ara en fazla uluslararasi göçle gelen nüfusa ev sahipligi yapan ülkedir. Türkiye bu nüfusu tamamen insani yardim yaklasimiyla ve dil, din ve irk ayrimi yapmaksizin kabul etmistir. Türkiye'vi 1,8 milyon kisi ile Kolombiya, 1,5 milyon kisi ile Uganda ve Pakistan takip etmektedir.
2000' lerle birlikte baslayan ve Suriye iç Savasr'yla perçinlenen dünya siyasetindeki degisiklikler, ulusal güvenlik kaygilarinin artmasina, kutuplasmalara ve uluslararasi düzensiz göçle birlikte ulusalcilik fikrinin yükselmesine neden olmustur.
Bu süreç dünya üzerinde üretim cografyasinda da degisikliklere yol amis; gelismis ülkeler, basta Çin olmak üzere Güneydogu Asya'ya kaydirdiklari üretimlerini tekrar anavatanlarina döndürmenin yollarini tartismaya baglamistir. Bununla birlikte, uluslararasi ticarette korumaciligin, yerli üretimin ve düzensiz göclere karsi sinir güvenliklerinin artirilmasi gibi birçok tedbir es anli uygulamaya geçirilmistir. Artan ulusalciligin ve korumacilik fikrinin yükselisinin en radikal hareketi ise Birlesik Krallik'in 1 Subat 2020 tarihinde AB'den ayrilmasi (BREXIT) olmustur.
Dünya BREXIT'le beraber küresellesmenin gelecegini sorgularken, 2019'un sonlarinda Çin'de ortaya çikan COVID-19 salgini, kisa sürede dünya geneline yayilmis, 11 Mart 2020 tarihinde Dünya Saglik Orgütü tarafindan COVID-19 pandemisi olarak ilan edilmistir. COVID-19 pandemisi 21. yüzyilin en büyük ekonomik, finansal ve sosyal goklarindan biri olmustur. 2020 ve 2021'in büyük çogunlugunda dünyada yaganan karantinalar nedeniyle üretimin yavaslamasi ve hizmetler sektörü üzerindeki tahribat küresel ekonomiyi derinden etkilemistir. 2020 yulinda gelismis ülkeler yüzde 4,9; geligmekte olan ülkeler ise yüzde 2,4 küçülmüs, küresel ekonomi ise yüzde 3,5 daralmistir (IMF, 2021).
Ulkeler, COVID-19 pandemisinin ekonomi üzerindeki negatif etkilerini ve durgunlugu azaltmak için ardi ardina destek paketleri açiklamis ve merkez bankalari da para arzini artirmistir. Ancak salgin dönemindeki karantinalar ve üretime ara verilmesi, küresel arz-talep dengelerini bozarak tedarik zincirlerini sekteye ugratmis ve artan para arzi emtia fiyatlarinda enflasyonist bir etkiye sebep olmustur. COVID-19 pandemisi süresinde yaçanan lojistik sikintilari, tedarik zincirlerinin yeniden kurulmasi tartismalariyla birlikte üretimin Asya'dan Batr'ya kaydinilmasi fikirlerinin güçlenmesine vesile olmustur.
COVID-19 pandemisi ile geçen yaklasik iki yilin ardindan salginin etkilerinin azalmaya baslamasiyla dünya ekonomileri 2021 sonunda yavas yavas toparlanma patikasina girmistir. Ancak artan emtia fiyatlari ve arz-talep dengesizlikleriyle yükselen küresel enflasyon, beklentileri iyilestirememistir. Günümüzde basta gelismis ülkeler olmak üzere dünya genelinde son 40 yilin en yüksek enflasyonu yasanmaktadir.
Bu gelismelerin yaninda 2022 yilinda Rusya ile Ukrayna arasinda baslayan savas, enerji arzinda büyük bir kriz çikarmis ve enerji fiyatlarinda ani ve ciddi artislara sebep olmustur. Dünyanin en büyük iki tahil üreticisi arasindaki bu savas, küresel gida güvenligini de tehlikeye düsürmüstür.
Gida ve emtia fiyatlarinda yasanan bu artislar, henüz etkileri atlatilamamis olan COVID-19 pandemisinin sonuçlariyla birlegince dünya ekonomisi zor bir döneme girmistir. Yakin gelecekte küresel büyüme oranlarinin düsecegi, enflasyonist sürecin devam edecegi, bununla birlikte küresel issizligin artarak genel ekonomik görünümün bir stagflasyona dönüsecegi öngörülmektedir. IMF (Uluslararasi Para Fonu) 2021, 2022 ve 2023 yillarr için gelismis ülke ekonomilerinin yüzde 5,2; 2,4 ve 1,1; gelismekte olan ülke ekonomilerinin ise yüzde 6,6; 3,7 ve 3,7 olarak büyüyecegini tahmin etmektedir (IMF World Economic Outlook, 2022).
Son 20 yildaki ekonomik ve siyasi krizler, savaglar ve COVID-19 pandemisi gibi küresel gelismelerle dünya yeniden sekillenmekte ve bu sürece ülkelerin sosyoekonomik yapisini önemli düzeyde etkileyen dijitallesme, kentlesme, demografik dönüsüm ve iklim degisikligi gibi ana akim küresel egilimler eslik etmektedir. Bu küresel egilimler, ülkeler arasinda farkli düzeyde ihtiyaçlar dogurmakta, yeni firsat ve tehditleri de beraberinde getirmektedir.
Dijitallesme hayatin her alanina sirayet ederek tüm dünyada üretim ve tüketim süreçlerini, mal ve bilgi akigini, deger zincirlerini, is modellerini, is gücü piyasalarini, toplumsal normlari ve bireysel yasam biçimlerini dönüstürmektedir.
Yapay zekâ, nesnelerin interneti, artirilmis gerçeklik, otonom araçlar ve üç boyutlu baski gibi yeni teknolojiler üretkenlik artisinin itici gügleri olarak öne çikmaktadir. Otomasyon teknolojilerinin yaygin kullanilmasi is gücü piyasasini da derinden etkileyerek hem yeni yetkinliklere olan talebi artirmakta hem de belli sektörlerde is kayiplarina yol açmaktadir.
Bu hususlar uluslararasi kuruluslar tarafindan gerçeklestirilen çalismalarda da yer almakta ve konunun ciddiyetini ortaya koymaktadir. OECD'ye göre OECD üyesi ülkelerde islerin yüzde 14'ü dijital dönüsüm nedeni ile yüksek otomasyon baskisi altinda kalacak ve islerin yüzde 32'si ise degisimden etkilenecektir. DB na göre ise gelismekte olan ülkelerde istihdamin üste ikisi dijital dönüsümün etkisi ile yerinden edilecektir.
Dijitallesme ve beraberinde getirdigi otomasyon, ülkeleri ve ülkeler içerisinde bölgeleri farkli düzeyde etkilemektedir. Baskin olan ekonomik sektörün niteligi, yeterli ve kaliteli dijital altyapinin varligi ve is gücünün özelliklerine bagli olarak dijitallegme; kimi bölgeler için ekonomik ve sosyal firsatlar olustururken kimi bölgeler için dijital dislanma (dijital bölünme) riski tasimaktadir. Teknoloji yogun üretimin fazla oldugu ülkelerin ve bölgelerin, dönüsüm için gerekli olan altyapi ve is gücü becerilerine sahip olmasi nedeniyle dijitallesme ve otomasyon teknolojilerinin verimlilik üzerindeki olumlu etkisinden en fazla yararlanacak yerler olmasi beklenmektedir.
Özellikle internet ve ulastirma altyapisindaki gelismeler, basta bilgi ve teknoloji yogun sektörler olmak üzere belli islerde, geleneksel çalisma ortamina ihtiyag duyulmaksizin islerin yürütülmesine imkân tanimaktadir. COVID-19 pandemisinde yasanan kisitlamalar, sirketlerin ve çalisanlarin uzaktan çalisma egilimlerini hizlandirmistir. Bu gelismeler, belli sektörlerde çalisan is gücünün metropoller gibi buyüksehirler yerine daha küçük gehirlere, hatta kirsal yerlesimlere taginmasina sebep olmaktadir. Uzaktan çalisma egiliminin giderek artacagi, zaman ve mekândan bagimsiz, daha esnek çalisma sartlarinin gelismesi beklenmektedir.
Bununla birlikte, DB verilerine göre ilk kez 2006 yilinda kent nüfusu kirsal nüfusu geçmistir. Günümüz itibariyla, dünya nüfusunun yüzde 57'si kentlerde yagarken, 2050 yilina kadar bu oranin yüzde 70'e yükselecegi tahmin edilmektedir (DB, 2022). Ülkelerin gelir düzeyindeki artis özellikle gelismekte olan ülkelerde kentlesme oranini artirmakta; kentlerin istihdam olusturma kapasitesi, hizmetlere erisimde sagladigi kolaylik ve yasam kalitesi insanlar için çekici unsurlar olmaya devam etmekte ve kentler üzerindeki basklyi artirmaktadir.
Diger taraftan, demografik dönüsüm sürecinin kirsal alanlar üzerindeki etkisinin yogunlastigi görülmektedir. Kentlesmenin artmasiyla birlikte tarimsal istihdamin giderek azalacagi (BM, 2018) ve küresel enerji talebinin artacagi beklenmektedir. Ayrica kirdan kente genç göçünün artisi, kirsal alanlarda yasli nüfusun yogunlasmasina neden olmaktadir. Bu durum kirsal is gücü piyasasini etkilemeye devam etmekte, buna bagli olarak dünyada çiftçi yagi ortalamasi yükselmektedir.
Demografik dönüsüm, göç hareketlerinden önemli ölçüde etkilenmekte ve hem iç hem de dis göç hareketleri demografik dönüsümün seyrini degistirebilmektedir. Ozellikle gelismekte olan ülkelerde, kentlesmenin sagladigi çekici unsurlar nedeniyle küçük yerlesimlerden büyük sehirlere göç hareketlerinin devam edecegi, gelismis ülkelerin gelismekte olan ülkelerden aldigi düzensiz göçün ise ivmesini koruyacagi öngörülmektedir. Genellikle genç nüfusun gelismis ülkelere göçmesi, bu ülkelerde yaslanmanin is gücü piyasasi üzerindeki etkilerini azaltmaktadir. Bu çerçevede, sosyal uyum politikalarinin artarak sürmesi gerekmektedir.
Ulkelerin nüfusunun yas kompozisyonu, kentsel ve kirsal yerlesim alanlarindaki ekonomik ve toplumsal donusumü önemli ölçüde etkilemektedir. Dünya nüfusunda görülen yaslanma egiliminin artmaya devam ettigi görülmektedir. 2022 yilinda yüzde 10 olan 65 yas üstü nüfusun toplam dünya nüfusuna oraninin 2030 yilinda yüzde 12, 2050 yilinda ise yüzde 16'ya gikmasi beklenmektedir. Nüfus projeksiyonlarina gore ülkelerin nüfus artis hizinin yavaglamaya devam ettigi, 2050 itibariyla OECD üyesi ülkelerin üçte ikisinin nüfusunun azalmaya baslayacagi öngörülmektedir. 2019 yilinda 72,8 olan dogusta beklenen yaçam süresinin, 2050 yilinda 77,2'ye fikmasi beklenmektedir. Bunun yani sira geligmekte olan ülkelerin dogusta beklenen yaçam sürelerinin, dünya geneline kiyasla yedi yil geride olduju görülmektedir. Ayrica kadinlarin dogusta beklenen yaçam süreleri, önceki yillarda oldugu gibi, erkeklerinkinden daha yüksektir.
2022 yilinda yasli nüfus orani yüzde 19 olan Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde 2050 yilinda her dört kisiden birinin 65 yas üstünde olacagi öngörülmektedir. Bu oranin 2022-2050 yillari arasinda Latin Amerika ülkeleri için yüzde 9'dan yüzde 19'a, Doju ve Güneydogu Asya ülkeleri için yüzde 13'ten yüzde 26'ya çikacagi tahmin edilmektedir. Sahraalti Afrika ise dünyada en genç nüfusa sahip bölge olmakla birlikte yaslanma egilimi de göstermektedir. Halihazirda demografik dönüsümünü tamamlamis Avrupa ülkelerine kiyasla, bu süreci yakin bir zaman diliminde tamamlayacak olan gelismekte olan ülkelerin is gücü piyasasi ve sosyal güvenlik sistemlerinin, nüfusun yaslanmasindan etkilenme düzeyi artacaktir.
iklim degisikligi, küresel düzeyde etkilerini artirmakta ve dogal kaynaklar üzerinde baski olusturmaktadir. Sicaklik artiginin yaninda asiri ve düzensiz hava olaylarinda artislar yasanmakta; kuraklik, sel ve yangin gibi afetlerle daha fazla karsilagilmakta; biyo-çesitlilik azalmakta ve deniz seviyeleri yükselmektedir.
Dünya Ekonomik Forumu'nun Küresel Risk 2022 Raporu, gelecek 10 yilda dünyayi bekleyen en önemli üg risk olarak iklim için eyleme geçme bagarisizligini, agiri hava kosullarini ve biyo-çesitliligin kaybolmasini tanimlamaktadir. Diger taraftan, Hükümetleraras Iklim Degisikligi Panelinin (IPCC) "iklim Degisikligi 2022: Iklim Degisikliginin Azaltilmasi Raporu"na göre 2010-2019 yillari arasinda yillik ortalama küresel sera gazi emisyon miktari en yüksek seviyesine ulasmistir.
2010 yilindan beri tüm sektörlerde sera gazi emisyonu artis trendi devam ederken en hizli artis elektrik üretimi, sanayi ve ulastirma sektörlerinde yasanmistir. Bu kapsamda ülkeler küresel isinmaya neden olan sera gazi saliniminin azaltilmasi için hedeflerini ortaya koymakta ve iklim degisikligine uyum çalismalari yürütmektedir. 2015 yilinda Birlesmis Milletler iklim Degisikligi Çerçeve Sözlesmesi'ne taraf ülkeler tarafindan kabul edilen ve 2016 yilinda yürürlüge giren Paris Anlasmasi'yla iklim degisikliginin risklerini ve etkilerini azaltmak için küresel ortalama sicaklik artiginin sanayilesme öncesi döneme göre 1,5°C ile sinirlandirilmasi ve her halükârda 2°C'nin altinda tutulmasi hedefi benimsenmistir. Türkiye, 2021 yilinda anlagmayi onaylamis ve bu kapsamda 2053 yil için net sifir hedefini belirtmistir.
Paris Anlasmasi'nin kabulüyle tüm dünyada lineer ekonomik modelden, kaynaklarin çöpe gitmeksizin üretim ve tüketim asamalarinin tüm safhalarinda sürekli dolasimda kaldigi "döngüsel ekonomi" modeline geçis çabalari ivme kazanmistir. Avrupa Yesil Mutabakati kapsaminda 2020 yilinda uygulamasi baslatilan Yeni Döngüsel Ekonomi Eylem Plani, kaynak verimliligini saglayarak AB (Avrupa Birligi) ekonomisinin döngüsel yapiya geçmesi için yol haritasi sunmaktadir.
Ozellikle enerji sektöründen kaynaklanan karbondioksit emisyonlari, toplam küresel sera gazi emisyonlarinin yaklagik üste ikisini teskil etmektedir. Bu kapsamda yenilenebilir enerji ve enerji verimliligine yönelik bütüncül bir yaklagim önemini sürdürmektedir. Uluslararasi Enerji Ajansi (IEA) tarafindan hazirlanan "2050'de Sifir Emisyon: Küresel Enerji Sektörü için Yol Haritasi Raporu"nda, küresel ölçekte 2050 yilinda sifir emisyon hedefine ulasilabilmesi igin fosil yakit yatirimlarinin durdurulmasi gerektigi ifade edilmektedir. Söz konusu hedeflere ulasabilmek için 2030 yilina kadar elektrigin yüzde 90'inn yenilenebilir kaynaklardan saglanmasi ve günes enerjisinin toplam enerji tedarikinde en büyük kaynak haline gelmesi öngörülmektedir. Ayrica raporda küresel enerji yatirimlarinin halihazirdaki 2,3 trilyon dolar seviyesinden 2030 yilina kadar 5 trilyon dolara çikacagi ve bu yatirimlarin küresel ekonomik büyümeye katkisinin yillik yüzde 0,4 olacagi tahmin edilmektedir. Diger yandan 2050 de kömür talebinin bugünkü seviyesine göre yüzde 90 oraninda azalmasi; petrol talebinde yüzde 75, gaz talebinde ise yüzde 55 düsüs yasanmasi beklenmektedir.
3. TÜRKIYE'DE BÖLGELERIN YAPISI VE GENEL EGILIMLER
Türkiye planli kalkinma döneminin bagindan beri bölgesel gelismeyi bir politika alani olarak belirlemis ve özellikle görece az gelismis bölgelerin kalkinmasi için kamu yatirimlari bagta olmak üzere farkli müdahale araçlarini uygulamaya almistir. Bölgelerin sosyoekonomik gelisme seyri hem bu politikalardan hem de dünya siyasi ve ekonomik konjonktüründe meydana gelen degisimlerden etkilenmistir.
Türkiye de hazirlanan ilk BGUS'un kapsadigi 2014-2023 döneminde dünyada yasanan gelismelerle birlikte Türkiye'nin ekonomik ve sosyal yapisinda da önemli degisimler meydana gelmistir. Ancak bu degisimler, bölgelerin farkli karakteristiklerine baghi olarak bütün bölgelere homojen sekilde yansimamistir.
Bu bölümde, bölgesel gelismedeki ilerlemeler Türkiye'nin bölgesel gelisme politikalarindaki temel hedefler çerçevesinde farkli boyutlariyla incelenmistir. Bu incelemede Türkiye'nin sosyoekonomik kosullarindaki gelismelerin bölgeler arasi gelismislik farklarini ve bölgelerin rekabet edebilirliklerini nasil etkiledigi ele alinmistir.
Karsilastirmali bir perspektife olanak saglamasi açisindan yapilan analizlerde SEGE-2017 temel alinarak Düzey 2 bölgelerinin SEGE skorlarina göre olusturulan dört bölgeli gelismislik kademeleri kullanilmistir.
Harita 3.1 Düzey 2 Bölgeleri itibariyla SEGE Kademeleri
SEGE-2017 çalismasinda düzey 2 bölgeleri dört gelismislik kademesine ayrilmistir. Harita 3.1'de en gelismis bölgeler 1. Kademede, en az gelismislik kademesinde yer alan bölgeler ise 4. Kademede gruplandirlmistir.
3.1. Gelirdeki Degisimler
Gelir seviyesi, kapsayiciligi nedeniyle sosyoekonomik karsilastirmalarda en sik kullanilan degiskenlerden biridir. Türkiye ulusal ve bölgesel düzeyde gelir seviyesini artirmanin yaninda bölgeler arasi gelir farklarini azaltmayi da hedeflemektedir. Bu çerçevede bölgesel gelismede gelinen açama degerlendirilirken ilk olarak bölgelerde gelir düzeyindeki degisimler incelenmistir. Bölgesel gelisme literatürüne paralel olarak bu degisimler yakinsama temel basligt altinda farkli yöntemlerle gösterilmistir. Bununla birlikte bölgelerin ekonomik yapisindaki degisimler de ele alinmistir.
Harita 3.2 Kisi Basina Gelir (2017-2021 Ortalamasi, TL, 2021 Fiyatlariyla)
Kaynak: TÜiK
On yillik dönemde gelir seviyesindeki degisimlere bakilmadan önce illerin kisi bagina gelir seviyeleri incelenmistir. Harita 3.2'de illerin 2017-2021 dönemi ortalama kisi basina gelirleri dogal kirinim yöntemi ile siniflandirilmistir. Kisi bagina geliri yüksek illerin Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgeleri'nde yogunlastigi, iç ve dogu bölgelere gidildikçe gelirin azaldigi görülmektedir. Nüfus büyüklügü ve dönemsel ekonomik gelismelere bagli olarak istisnalar olsa bile Harita 3.2 Türkiye'deki dogu-bati eksenli gelir farklarini yansitmaktadir.
Grafik 3.1 SEGE Kademelerinde Kisi Basina Gelirdeki Degisimler (TL, 2021 Fiyatlariyla)
Kaynak: SEGE-2017, TÜIK
Grafik 3.1'de SEGE gelismislik kademelerinin yillara göre kisi bagina gelir degerleri 2021 yili fiyatlariyla gösterilmistir. Kisi bagina gelir degerleri gelismislik kademeleri bazinda önemli oranda degismektedir. Ornegin, 1. Kademe son kademenin yaklasik üs kati kisi basina gelire sahiptir. incelenen dönem içerisinde bazi dalgalanmalar olsa da bütün gelismislik kademeleri için 2020 yili kisi bagina gelirin 2010 yihi degerinden büyük oldugu görülmektedir.
Gelirdeki artis her zaman yakinsama anlamina gelmemektedir. Bu nedenle bölgeler arasi gelir yakinsamasinin ayrica incelenmesine ihtiyaç vardir. Yakinsama literatüründe Beta (ß) yakinsama ve Sigma (o) yakinsama olmak üzere iki tip yaklagim bulunmaktadir. Belirli bir periyotta kisi bagina gelir büyümesi ve baglangiç kisi bagina gelir arasindaki kismi korelasyon negatif ise yani görece az gelismis bölgeler diger bölgelere göre daha fazla büyüyorsa ß yakinsama gerçeklesir. Diger yandan, bölgelerin kisi bagina gelirinin standart sapmasi yillar itibariyla azaliyorsa burada o yakinsamadan söz edilebilir (Barro ve Sala-i-Martin, 1992:227-228).
Grafik 3.2 2004-2022 Kisi Bagina Gelir Degerlerinde Beta (B) Yakinsama
Yukarida zikredildigi üzere, B yakinsama yaklagiminda baglangiç geliri ile ortalama büyümenin negatif kismi korelasyona sahip olmasi bir yakinsamanin varligini, tersi ise yakinsamanin olmadigini göstermektedir. Grafik 3.2'de, kisi bagina baglangiç geliri ile kisi basina ortalama GSYH büyümesi arasindaki iliski, illerin ait oldugu SEGE Düzey 2 kademelerine göre incelenmistir. Grafikten genellikle sosyoekonomik gelismislik düzeyi düsük bölgelerin sosyoekonomik gelismislik düzeyi yüksek bölgelere göre daha hizli büyüdügü görülmektedir. Bu durum, ülkemizde 2004-2022 döneminde bölgeler arasi gelir yakinsamasi oldugunu net bir sekilde göstermektedir.
Grafik 3.3 2004-2022 Kisi Bagina Gelir Degerlerinde Sigma (ơ) Yakinsama
Kaynak: TÜIK
BGUS kapsaminda gerçeklestirilen o yakinsama analizinde varyasyon katsayisi yöntemi kullanilmistir. Bu yöntemde bölgelerin kisi bagina gelirlerinin yillara göre standart sapmasi, yillara göre ortalamasina bölünmektedir. Bu oranin yillar itibariyla azalisi, o yakinsamanin varligina isaret etmektedir. 2020 yilinda minimum degerine gelen o yakinsama degeri, bu yilin ardindanönemli bir artis göstermesine ragmen Grafik 3.3'ten de görüldügü üzere standart sapma/ortalama degeri incelenen dönem için azalmaktadir. Dolayisiyla o yaklagimina göre de Türkiye'de 2004-2022 döneminde bölgeler arasi gelir yakinsamasindan bahsetmek mümkündür.
Uluslararasi kargilastirmalarda bölgeler arasi gelismislik farklari konusunda siklikla kullanilan bir diger gösterge ise en yüksek kisi basina gelire sahip bölge ile en düsük kisi bagina gelire sahip bölge degerlerinin oranlanmasi ile elde edilen ve maks-min orani olarak isimlendirilen degerdir. Bu oran bölgelerin kisi bagina gelir düzeyleri arasindaki mesafeyi gösterdigi için, maks-min oraninin azalmasi bölgeler arasi gelir farkinin azalmasina isaret etmektedir.
Grafik 3.4 2004-2022 Düzey 2 Bölgeleri Kisi Basina Gelir Maks-Min Orani
Kaynak: TÜIK
Grafik 3.4, Türkiye'de Düzey 2 bölgelerine göre en yüksek kisi bagina gelirin en düsük kisi bagina gelire oranini 2004-2022 dönemi için göstermektedir. 2004 yilinda 4,8'in üzerinde olan bu oranin, 2020 yilinda 4,2'nin altina düstügü görülmektedir. 2022 yilinda bu oranin 4,5'i geçtigi görülse de genel egilimin agagi yönlü olduju söylenebilir. Bu orandaki düsüs, en yüksek ve en düsük kisi bagina gelirin birbirine yaklastigina dolayisiyla ß ve o yakinsama sonuçlarini destekler sekilde Türkiye'de bölgeler arasinda bir yakinsama olduguna isaret etmektedir.
incelenen dönemde, Türkiye'de maks-min oranlari bazi Güney ve Orta Amerika ile Güneydoju Asya ülkelerine göre düsük olmasina ragmen çogu OECD üyesi ülkelere göre yüksek seviyede kalmaktadir (Grafik 3.5). Bu dönemde her ne kadar Türkiye'de bölgeler arasinda önemli sayilabilecek bir gelir yakinsamasi gerçeklesmisse de diger ülkelerle kiyaslandiginda, yüksek seyreden maks-min orani bölgesel gelir farklarini azaltici politikalarin halen önemli oldugunu göstermektedir.
Grafik 3.5 Seçili Ülkelerin Kisi Basi GSYH Maks-Min Oranlari
Kaynak: OECD
- Verilere 2023 yilinda erisim saglanmis olmakla birlikte ülkelerin en güncel verileri kullanilmistir.
Gelir dagilimindaki esitsizligi gösteren bir diger gösterge ise Gini katsayisidir. Gini katsayisi farkli gelir gruplarinin toplam gelirden aldigi payi göstermekte olup 0 ila 1 arasinda deger almaktadir. Bu degerin Ơ'a yakin olmasi gelirin esit dagildigina isaret ederken l'e yakin olmasi ise gelir dagilimindaki adaletsizligi göstermektedir. Türkiye'de 2006'dan itibaren Gini katsayisinin seyri incelendiginde net bir egilimden söz edilememektedir (Grafik 3.6). 2006'dan 2008 yilina kadar düsüs gösteren bu deger 2009 yilinda yükselmis, ardindan 2014 yilina kadar genel olarak düsüs seyri göstermistir. 2014 yilindan itibaren ise münhasir yillarda dalgalanmalar olmakla birlikte genel olarak yükselme egilimindedir.
Grafik 3.6 Türkiye'de Villara Göre Gini Katsayisi (Yüzde)
Türkiye'nin Gini katsayisi degeri OECD ülkeleri ile karsilastirildiginda da yüksek seviyede kalmaktadir. Nitekim Türkiye'de Gini katsayisi DB verilerine göre yüzde 41,9'luk degeriyle (hesaplama yöntemindeki farkhlik nedeniyle bu deger TÜiK verilerinden farklilasmaktadir) 37ª OECD üye ülkesi ortalamasinin (yüzde 33,5) üzerinde degere sahiptir.
Grafik 3.7 OECD Ülkelerinde Gini Katsayisi (Yüzde)
Kaynak: DB (Bütün ülkelerin güncel verisi kullanilmistir.)
3.2. Uretim, ihracat ve Ticaret
Bu bölümde SEGE kademelerine göre bölgelerin üretim ve ihracat yapisindaki degisimler ile iç ticaret iliskileri ve degerleri incelenmistir. Böylece incelenen dönemde gelir yakinsamasina iliskin gelismeler, ekonomik yapidaki degisimlerle birlikte degerlendirilebilecektir.
Grafik 3.8 SEGE Kademelerinde Sanayi Sektörü GSYH Payi (Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Grafik 3.8, 2010-2020 dönemi için SEGE kademelerinin ulusal sanayi üretimi içindeki paylarini göstermektedir. Grafige bakildiginda, 2015 yilinda 2010 yilina göre ciddi bir degisim olmamakla birlikte,
1 Yeni Zelanda'nin verisi bulunmamaktadir. Kaynak: DB
2020 yilinda 2010 yilina göre en yüksek ve en düsük sosyoekonomik gelismislige sahip kademelerin sanayi paylarinin azaldigi, orta düzey sosyoekonomik gelismislige sahip kademelerin ise sanayi paylarinin tlimli biçimde arttigi görülmektedir.
Grafik 3.9 SEGE Kademelerinde Hizmet Sektörü GSYH Payi (Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Grafik 3.9 ise SEGE kademelerinin ulusal hizmet üretimi içindeki paylarini göstermektedir. Grafikten, en yüksek ve en düsük SEGE gelismislik kademelerinin ulusal hizmet üretimi içindeki paylarinin sinirli düzeyde arttigini, orta gelismislik kademelerinin paylarinin ise yine sinirhi düzeyde azaldigi görülmektedir.
Grafik 3.10 SEGE Kademelerinde Tarim Sektörü GSYH Payi (Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Grafik 3.10, SEGE kademelerinin ulusal tarim üretimi içindeki paylarini göstermektedir. Grafikten ulusal tarim üretiminde en yüksek paya 2. Kademenin sahip oldugu, 2. Kademeyi 3. ve 1. Kademenin takip ettigi görülmektedir. En düsük tarimsal üretim payina ise 4. Kademe sahiptir. Öte yandan, SEGE kademelerine göre tarimsal üretim payi degisiminin yillara göre oldukça sinirh kaldigini söylemek mümkündür.
Grafik 3.8, Grafik 3.9 ve Grafik 3.10 birlikte degerlendirildiginde en yüksek ve en düsük SEGE gelismislik kademelerinin daha hizmetler sektörü yönelimli; orta derece SEGE gelismislik kademelerinin daha sanayi sektörü yönelimli hale geldigini ve tarim sektörü payinda ise sadece 3. ve 4. Kademede kismi bir artis oldugunu söylemek mümkündür. Her ne kadar sinirhi kalsa da 10 yil gibi kisa bir süre içerisinde gerçeklesen bu degisimlerin önemli oldugu degerlendirilmektedir. Diger taraftan, 4. Kademenin sanayi ve hizmetler toplami içerisindeki payinin nispeten düsük seviyesi hesaba katildiginda bu kademedeki degisimin temkinli sekilde degerlendirilmesi gerekmektedir.
Grafik 3.11 SEGE Kademelerinde Ulusal Ihracat Payi (Yüzde)
Kaynak: TUIK
ihracatin ülke içindeki payi incelendiginde (Grafik 3.11) en gelismis kademedeki illerin açrk ara en büyük paya sahip oldugu görülmektedir. Bununla birlikte, 2013-2022 döneminde en gelismis ve en az gelismis kademelerin Türkiye'nin toplam ihracati içerisindeki payi sinirli oranda düserken 2. ve 3. Kademenin ihracat payi yükselmistir.
2013 yilinda Türkiye'nin ihracati yaklagik 161,5 milyar dolar iken 2022 yilinda yaklasik 254 milyar dolara gikmistir. Türkiye ihracat seviyesindeki artisla dünya ihracatindan giderek daha fazla pay alirken bu süreçte en büyük katki 1. Kademede yer alan illerden gelmektedir. Bu degiskende istanbul, Türkiye'nin toplam ihracatinin yaklagik yüzde 49'una tek bagina sahip olarak öne çikarken 1. Kademede yer alan 14 il hem 2013 yilinda hem de 2022 yilinda Türkiye'nin toplam ihracatinin yüzde 75'inden fazlasini gerçeklestirmistir.
Grafik 3.12 SEGE Kademelerinde Kigi Bagina Ihracat Tutarlar (Dolar)
Kaynak: TÜIK
Kisi bagina ihracat tutarlari incelendiginde (Grafik 3.12) gelismis kademelerin sahip oldugu ihracat degerlerinin diger kademelerden bir hayli yüksek oldugu görülmektedir. 2. ve 3. Kademede kisi basina ihracat tutarlari birbirine çok yakin iken 4. Kademedeki kisi bagina ihracat tutari ise diger kademelerin oldukça gerisinde kalmaktadir.
2013-2022 döneminde 4. Kademe hariç diger kademelerde kisi bagina ihracat tutarlari yükselirken son kademede bu deger düsük bir oranda da olsa azalmistir. Gelismis kademelerin kisi bagina ihracat degeri yükselirken en az gelismis kademenin bu degerinin azalmasi bölgesel anlamda bu degiskende farklarin artarak devam ettigini göstermektedir.
Grafik 3.13 SEGE Kademelerinde ihracat/GSYH Orani
Kaynak: TÜIK
ihracatin GSYH'ye oraninda (Grafik 3.13) en gelismis kademedeki illerin degerleri diger gelismislik kademesindeki illerden oldukça yüksek, en az gelismis kademedeki illerin degerleri ise diger gelismislik kademesindeki illerden oldukça düsüktür. Ancak 3. Kademenin 2. Kademeden daha iyi degerlere sahip olduju dikkat çekmektedir. Bu sonuçta 3. Kademede yer alan ve yüksek ihracat rakamiyla öne çikan Gaziantep etkili olmustur. Bununla birlikte son kademedeki 2018 yilindaki düsüs hariç bütün kademelerde bu oran 2013 degerlerine göre yükselmistir. Bu degiskende 1. Kademeden Sakarya ve istanbul, 2. Kademeden Denizli, 3. Kademeden ise Çorum ve Gaziantep öne fikan iller olmaktadir.
Incelenen dönemde Türkiye'nin ve ilk 3 Kademenin toplam ihracat degerleri ve kisi basina ihracat payi artarken son kademenin degerlerinin diger kademelere nispetle az artmis veya gerilemis olmasi dikkat çekicidir. Son kademede yer alan 14 il, 2013 yilinda yaklasik 3,3 milyar dolar ihracat yaparken bu deger 2022 yilinda 3,5 milyar dolara yükselmistir. Yaklagik yüzde 5'lik bir artigi gösteren bu iyilesme diger kademelerdeki artislarin oldukça gerisinde kalmaktadir. Yakinsama analizlerinde son kademelerde yer alan illerin diger illere göre daha hizli büyüdükleri tespit edilmisti. Ihracat tarafindaki 4. Kademe aleyhine gözüken bu gelismeler hesaba katildiginda söz konusu durumun dis ticaret kaynakli olmadigi, ic talep ile ilgili oldugu degerlendirilmektedir.
ihracatin teknoloji seviyesine göre dagilimi incelendiginde (Grafik 3.14), 2. Kademe hariç bütün kademelerde ve ülke genelinde ihracatin teknoloji seviyesinin yükseldigi görülmektedir. 2. Kademede incelenen dönem için görülen büyük degisim, yüksek teknolojili bir ürünün ihracatinin belli bir yildan sonra bu kademede yer alan Manisa yerine 1. Kademede yer alan istanbul'dan yapilmasindan kaynaklanmaktadir. Bununla birlikte genelde yüksek gelismislikle ihracatta yüksek teknoloji payi arasinda pozitif iliski oldugu söylenebilmektedir. Buna aykini olarak 4. Kademenin yüksek teknolojili ihracat payi 3. Kademeden yüksektir. Son kademenin düsük teknolojili ihracat payi da 3. Kademeye göre daha alt seviyededir.
Türkiye genelinde 2010'dan 2020'ye kadar düsük ve orta-düsük teknolojili ürün ihracatinin toplam ihracat içerisindeki payi azalsa da Türkiye'nin ihracatinin yaklagik yüzde 60'im bu ürünler olusturmaktadir. Bu oran, 1. ve 2. Kademede dahi yüzde 50'nin üzerinde seyretmektedir. Her ne kadar orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat paylarinda incelenen dönem için sinirli artis olsa da bu durum bütün illerde ihracatin teknoloji seviyesinde yapisal bir degisimi göstermemektedir. Bu sebeple bütün illerde ihracatin teknoloji seviyesinin yükseltilmesi geçerliligini koruyan bir hedeftir.
Grafik 3.14 SEGE Kademelerinde ihracatin Teknoloji Seviyesine Göre Dagilimi (Yüzde)
Kaynak: TÜiK
Sanayi ve Teknoloji Bakanligi Girisimci Bilgi Sistemi'nden (GBS) alinan verilerle iller arasi ticari iliskiler dolar bazinda yapilan hesaplamalarla incelendiginde, 2010'dan bu yana bütün kademelerin diger illere yaptigi satislarda artis görülmektedir. Türkiye'nin toplam iç ticaretindeki paylar açisindan (Grafik 3.15) bakildijinda ise bu dönemde sadece 1. Kademenin payinda azalma gerçeklesmis, diger kademelerin toplam ticaretten aldiklari paylar ise yükselmistir.
Grafik 3.15 SEGE Kademelerinde iller Arasi Satis Paylari (Yüzde)
Kaynak: STB
il bazinda incelendiginde, bu dönemde 66 ilin diger illere satislarini artirdigi görülmektedir. Bununla birlikte gelismislik kademesi yükseldikçe satig tutarlari da artmaktadir. Ancak, 2010'dan 2020'ye gelindiginde satis tutarlarindaki artis orani açisindan görece az gelismis kademelerin hem ülke ortalamasina hem de gelismis kademelere göre daha yüksek artis gösterdigi dikkat çekmektedir (Grafik 3.16). Dolayisiyla, satis paylari açisindan bölgeler arasi degerler birbirine yaklagmistir.
Grafik 3.16 SEGE Kademelerinde 2010-2020 Yillari Yurt içi Satig Tutarlari Artrs Oranlari (Yüzde)
Kaynak: STB
iller arasinda yapilan ticarette satis-alis farki incelendiginde (Grafik 3.17) satislar, en gelismis kademede alislardan yüksek, diger kademelerde ise düsük kalmistir. Ancak satis-alis arasindaki bu farklarin son üç kademede azaldiji görülmektedir. Satig-alis arasindaki farkin negatif oldugu bölgelerde fark gittikçe küçülmekte ve birbirine yaklasmaktadir. Bu durum iller arasi ticaretin ülke genelinde daha dengeli bir sekilde dagildigina isaret etmektedir.
Grafik 3.17 SEGE Kademelerinde Satig-Alis Farki (Milyar Dolar)
Kaynak: STB
Satis yaprlan illerle iliski incelendiginde illerin hemen hepsinde satis yapilan il sayisinin 2010 yilina göre arttigi görülmektedir. Bütün illere satis yapan il sayisi 2010 yilinda 11 iken bu sayi 2020 yilinda 34'e yükselmistir. 70'ten fazla ilimize satis yapan iller incelendigi zaman da bu sayinin ayni dönemde 34'ten 72 ye çiktigi görülmektedir. Bu durum, bütün illerle ayni yogunlukta olmasa da illerin diger illerle ekonomik iliskilerinin güçlendigini ve ticari baglantilarinin arttigini göstermektedir.
Yurt içi satis verileri bir bütün olarak degerlendirildiginde, Türkiye milli gelirinde yaçanan büyümenin ve yakinsamanin ticaret verilerinden de takip edilebildigi ve giderek artan sayida ilimizin bu büyümeye daha fazla katki sagladigl görülmektedir. Ticari iliskilerin artmasinda ulasim, lojistik ve iletisim altyapisindaki gelismelerin de etkili olduju degerlendirilmektedir. Ancak, ilk kademe haricindeki illerin artan ticaret seviyesi ve iliskilerine ragmen toplam ig ticaretten aldiklari pay halen yüzde 30 seviyesindedir. Bu durum ticari satislar konusunda bölgeler arasi farklarin azalmasina ragmen halen önemli seviyede oldugunu göstermektedir.
3.3. Istihdam
istihdam ve issizlik, sonuçlari ve gelir üzerindeki dogrudan etkileri itibariyla bireylerin ve toplumun refahini belirleyen en temel etkenlerdendir. Bu çerçevede is gücüne katilma, istihdam ve issizlik verileri bölgelerin sosyoekonomik gelismislik seviyesini belirleyen temel göstergeler arasindadir. Bunlarin yani sira istihdamin sektörel dagilimi da bölgelerin ekonomik yapisina dair önemli bilgiler vermektedir.
2022 yilinda Türkiye'de toplam is gücü 34,3 milyon, istihdam edilen kisi sayisi ise 30,8 milyon olarak gerçeklesmistir. Ayni yil is gücüne katilma orani yüzde 53,1, issizlik oranr ise yüzde 10,4 seviyesindedir. issizlik oraninin yüzde 19,2'lik degerle en yüksek oldugu düzey 2 bölgesi TRB2 (Van, Mus, Bitlis, Hakkâri), en düsük oldugu bölge ise yüzde 6,2'lik degerle TR82 (Kastamonu, Çankiri, Sinop)' dir.
Harita 3.3, düzey 2 bölgelerinde 2014-2023 yillari ortalamasi olarak issizlik orani dagilimini göstermektedir. igsizlik verilerinin yüzde 6 ve yüzde 25,3 gibi genis bir aralikta dagildigi ve en yüksek issizlik oranlarinin Güneydogu Anadolu ve Doju Anadolu Bölgeleriyle istanbul ve izmir'de gerçeklestigi görülmektedir. igsizlik oranlarinin düsük oldugu TR21, TR22, TR81, TR82, TR83 ve TR90 Düzey 2 bölgelerinde genel olarak 65 yas üzeri nüfusun Türkiye ortalamasinin üzerinde olmasi dikkat çekicidir.
Harita 3.3 igsizlik Orani (Yüzde, 2014-2023 Ortalamasi)
Kaynak: TÜIK
Is gücüne katilma oranlarinda dogu-bati yönünde daha keskin bir ayrim göze çarpmaktadir (Harita 3.4). Karadeniz Bölgesi hariç tutuldugunda Türkiye'de en az is gücüne katilma oranina sahip bölgelerin Ankara'nin dogusunda yer aldigi görülmektedir. En yüksek is gücüne katilma orani bu dönem için yüzde 58,2 degeriyle TR21 Düzey 2 Bölgesinde görülürken TRC3 Düzey 2 Bölgesi yüzde 41,5 degerle en düsük degere sahip bölge konumundadir. issizlik verisinde oldugu gibi is gücüne katilma oraninda da istihdam olanaklari yaninda göç ve nüfusun kompozisyonu gibi demografik göstergeler de etkilidir. Nitekim en düsük is gücüne katilma oranina sahip bölgelerin belirtilen dönem için net göç hizinda da düsük degerlere sahip oldugu görülmektedir.
Harita 3.4 is Gücüne Katilma Orani (Yüzde, 2018-2022 Ortalamasi)
Kaynak: TÜIK
Grafik 3.18 SEGE Kademelerinde is Gücüne Katilim ve issizlik Oranlar (Yüzde)
Kaynak: TÜIK
*2014 ve 2021 yillarinda istihdam verilerinin hesaplanmasinda kullanilan tanimlar ve yöntemde degisiklige gidildigi igin is gücüne katilim ve issizlik verileri mutlak deger olarak karsilastirilamamaktadir.
2012 ve 2022 yillari için is gücüne katilma ve issizlik oranlari gelismislik kademelerine göre incelendiginde; is gücüne katilma oraninin 1. ve 3. Kademelerde arttigi; 4. Kademede belirgin sekilde düstügü görülmektedir (Grafik 3.18). issizlik oraninin ise bu dönemde tüm bölgelerde arttigi ve bu artisin 4. Kademede 4 puandan fazla oldugu görülmektedir.
Türkiye'de istihdamin sektörel dagiliminin 10 yillik degisimine bakildiginda sanayi sektörünün 20122022 döneminde toplam istihdamdaki payinin küçük bir artis göstererek yüzde 26'dan yüzde 27,7'ye yukseldigi görülmektedir. Bu dönemde hizmetlerin toplam istihdam içerisindeki payi yüzde 49,4'ten yüzde 56,5'e Sikarken tarimin payi ise yüzde 24,6'dan yüzde 15,8'e düsmüstür. Dolayisiyla Türkiye genelinde bu 10 yillik dönemde istihdamda tarimdan hizmetlere bir geçis oldugunu söylemek mümkündür.
Grafik 3.19 SEGE Kademelerinde Sektörlerin istihdam Pays (Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Grafik 3.19 dan görüldügü üzere tarimin toplam istihdam icerisindeki payi 2012-2022 dönemi için tüm gelismislik kademelerinde düsmüstür. Tarimin istihdamdaki payi 10 puanin üzerinde gerilemeyle en fazla 2. ve 3. Kademelerde düsmüstür. Sanayinin toplam istihdam içindeki payi yalnizca 1. Kademede düsüs gösterirken diger üç gelismislik düzeyinde artmis, oransal olarak en yüksek artis ise 2. Kademede gerçeklesmistir. Hizmetler sektöründe ise istihdam payi tüm bölgelerde artmistir. En yüksek artis 2. ve 3. Kademelerde gerçeklesmistir.
Sonuç olarak her gelismislik düzeyinde tarim sektörünün istihdamdaki payinin düstügü, 1. Kademe hariç sanayi sektörü payinin artigi ve tüm bölgelerde, hizmetler sektörünün payinin yükseldigi görülmektedir. Gelir seviyesindeki artis ve yakinsama sonuglari ile birlikte degerlendirildiginde görece az gelismis bölgelerde sanayi ve hizmetler sektörünün, en gelismis bölgede ise hizmetler sektörünün agirliginin arttigi görülmektedir.
3.4. AR-GE ve Yenilikçilik
AR-GE ve yenilikçilik, yeni bilgi üretimi ve bilgilerin ticari degere dönüsme potansiyelini göstermesinin yani sira katma degeri yüksek üretim kapasitesini de yansitmaktadir. Bu bölümde SEGE kademelerine göre bölgelerin AR-GE ve yenilikçilik kapasiteleri incelenmistir. Böylece bölgelerin gelismislik düzeyi ile AR-GE ve yenilikçilik kapasitesi kargilastirilmistir.
TÜiK verilerine göre Türkiye'de 2021 yilinda toplam AR-GE harcamasi yaklagik 102 milyar TL, AR-GE faaliyetlerinde çalisanlar da yaklagik 358 bin kisidir.
Türkiye genelinde kamu, üniversiteler ve özel sektör tarafindan yapilan toplam AR-GE harcamalarina dair veriler TUIK tarafindan yayimlanmaktadir. Düzey 2 bölgeleri için AR-GE verileri 2018 yilindan itibaren mevcuttur. Bu nedenle toplam AR-GE harcamalarina dair degerlendirmeler için 2018-2021 yili verilerinin ortalamasi kullanilmistir. Diger taraftan; Sanayi ve Teknoloji Bakanligi Girisimci Bilgi Sistemi (GBS) nde özel sektör AR-GE harcamalari için veriler 2006 yilindan itibaren mevcuttur. Bu çalismada her iki veri setinden de faydalanilmistir.
Harita 3.5 Düzey 2 Bölgelerinde Kisi Basina AR-GE Harcamasi (TL, 2021)
Kaynak: TÜIK
Harita 3.5'ten kisi basi AR-GE harcamalarinin sanayi üretiminin yogun oldugu bölgeler ile Ankara'da ülke geneline kiyasla oldukça yüksek oldugu görülmektedir. Söz konusu dört bölgenin kisi bagina ARGE harcamalari 1252 TL ile 4987 TL arasinda degismektedir. Buna mukabil, geri kalan 21 Düzey 2 bölgesinin kisi basina AR-GE harcamalari 1252 TL'nin altindadir.
Grafik 3.20 SEGE Kademelerinde AR-GE Harcamasi ve AR-GE Insan Gücü Türkiye Payi (Yüzde, 2018-2021 Ortalamasi)
Kaynak: TUIK
2018-2021 verileri incelendiginde Türkiye'de kamu, üniversiteler ve özel sektör tarafindan yapilan toplam AR-GE harcamalarinin yaklagik yüzde 81'inin, bu sektördeki insan gücünün ise yaklasik yüzde 70 inin 1. Kademede gerçeklestigi görülmektedir (Grafik 3.20). Diger kademelerde bu iki oran oldukça düsük seyretmektedir.
Grafik 3.21 SEGE Kademelerinde isletmelerin AR-GE Harcamalarinin Türkiye Payi (Yüzde)
Toplam AR-GE harcamalarinin yaninda Sanayi ve Teknoloji Bakanligi GBS verileri kullanilarak 2010-2019 donemi için isletmelerin AR-GE harcamalari da incelenmistir. Grafik 3.21'de SEGE gelismislik kademelerine göre isletmelerin AR-GE harcamalarinin Türkiye içindeki payi görülmektedir. Grafik 3.21'e bakildiginda, 2021 yilinda AR-GE harcamalarinin yaklagik yüzde 95'inin 1. Kademe, yüzde 99'undan fazlasinin ise 1. ve 2. Kademelerde yapildigi görülmektedir. 2010 yilindan bu yana bölgeler arasi dagilimin ciddi biçimde degismedigini ve özellikle 3. ve 4. Kademelerde isletme AR-GE harcamalarinin çok sinirli kaldigini söylemek mümkündür. Bu baglamda, toplam AR-GE harcamalari ile kiyaslandiginda daha az gelismis bölgelerdeki AR-GE harcamalarinin çogunlukla özel sektör disi aktörler tarafindan yapildigini söylemek mümkündür.
Grafik 3.22 SEGE Kademelerine Göre Kisi Bagina Patent Basvurusu
Kaynak: TÜRKPATENT
Grafik 3.22'de SEGE kademelerine göre kisi basi patent basvurulari gösterilmektedir. Her kademe için yillara göre kisi basi patent basvurulari artmasina ragmen diger gelismislik kademeleri 1. Kademenin oldukça gerisinde kalmaktadir.
3.5. Nüfus ve Göç
Nufus büyüklügü, sundugu insan kaynagi ve pazar büyüklügü gibi firsatlarla birlikte teknik ve sosyal altyapi gibi temel kamu hizmetleri gereksinimini göstermesi bakimindan kalkinma politikalarinin temel belirleyicilerinden biridir. Bu bölümde illerin ve bölgelerin nüfus büyüklükleri, degisimleri ve kompozisyonu ile göç gibi demografik göstergelerdeki durum analiz edilmistir.
2022 yil nüfus büyüklükleri incelendiginde yüksek nüfuslu illerin agirlikli olarak gelismis bölgelerde yogunlastigi; görece az gelismis bölgelerde bulunsalar da Diyarbakir, Sanliurfa, Erzurum ve Van gibi illerin yüksek nüfuslariyla kendi bölgelerinde dikkat çektigini söylemek mümkündür. Düsük nüfuslu illerin ise Bati Karadeniz, iç Anadolu'nun dogusu ile Kuzeydogu Anadolu'da kümelendigi görülmektedir (Harita 3.6).
2013-2022 döneminde Türkiye nüfusu 8,6 yaklagik milyon artarak 76,7 milyondan 85,3 milyona çikmistir (Grafik 3.23). Bu dönemde Türkiye'nin yillik nüfus artis hizi 2020 ve 2022 yillari hariç binde 12'nin üzerinde seyretmistir. TÜiK'in ana senaryo nüfus projeksiyonuna göre 2025 ytlinda Türkiye'nin nüfusunun 88,8 milyon olmasi beklenmektedir. 2013-2022 döneminde Istanbul'un nüfusu yaklasik 1,7 milyon artarak 15,9 milyon olmustur. istanbul'dan sonra nüfusu en çok artan iller sirasiyla Ankara,
Antalya, Bursa ve Kocaeli olmustur. Bu zaman araliginda Agri'nin nüfusu yaklagik 40 bin azalarak 510 bin olmustur. Agri dan sonra en fazla nüfus kaybeden iller Kars, Yozgat, Erzurum ve Mus olmustur.
Harita 3.6 illere Göre Nüfus Dagilimi (2022)
Kaynak: TÜIK
Grafik 3.23 Nüfus ve Nüfus Artis Hizi
Kaynak: TÜIK
2013-2022 dönemi nüfusun yas kompozisyonu incelendiginde yaslanma egilimi açikça gözlenebilmektedir (Grafik 3.24). 2013 yilinda Türkiye'de 65 yas ve üzeri nüfus 5,9 milyon ve yasli nüfusun toplam nüfusa orani yüzde 7,68 iken 2022 yilinda 65 yas ve üzeri nüfus yüzde 43 artarak 8,5 milyona yaklasmis; yasli nüfusun oran ise yüzde 9,91 olmustur. Bu dönemde nüfusun ortalama yasina dair önemli bir gösterge olan ortanca yas ise 30,4'ten 33,5'e yükselmistir. Nüfusu olusturan kisilerin yaslari küçükten büyüge dogru siralandiginda ortada kalan kisinin yagini gösteren ortanca yasin illere göre dagilimina bakildiginda, Sinop'un 42,4 ile en yüksek ortanca yas degerine sahip olduju gorulmekte; Sinop u Giresun ve Kastamonu izlemektedir. Diger yandan Sanliurfa' nin 20,8 ile en düsük ortanca yaça sahip il olduju görülmekte; Sanlurfa'yt, Sirnak ve Siirt takip etmektedir.
Grafik 3.24 Yas Piramidi
Kaynak: TÜIK
0-14 ile 65 ve üzeri yas grubu nüfuslarinin 15-64 yas grubu nüfusuna orani seklinde tanimlanan toplam yas bagimlilik orani incelendiginde 2013 yilinda yüzde 47,6 olan Türkiye'nin yas bagimlilik oraninin yüzde 46,8'e düstügü görülmektedir. 65 ve üzeri yas grubu nüfusunun 15-64 yas grubu nüfusuna orani seklinde tanimlanan yagli bagimlilik oraninin yüzde 11,3'ten yüzde 14,5'e çiktigi, 0-14 yas grubundaki kisi sayisinin 15-64 yas grubu nüfusuna oranini belirten çocuk bagimlilik oraninin ise yüzde 36,3'ten yüzde 32,3'e düstügü görülmektedir. Bagimlilik oranindaki bu degisimler de Türkiye'deki yaslanma egilimini göstermektedir.
2013 yilinda yüzde 80,8'lik degerle toplam yas bagimlilk orani en yüksek ilin Sanlurfa olduju, bunun yüzde 74,4 olan çocuk bagimhlik oranindan kaynaklandigi görülmektedir. Toplam yas bagimlilik oraninda Sanhurfa'yi Sirnak, Agri, Siirt ve Mus takip etmektedir. Ayni yil toplam yas bagimlilik orani en düsük il yüzde 36,9'luk degerle Tunceli olmustur. Tunceli'yi Edirne, Eskisehir, Kirklareli ve Izmir takip etmektedir.
2022 yilinda da Sanhurfa yüzde 74,1 ile en yüksek toplam yas bagimllik oranina sahip il olmustur. 10 yillik dönemde Sanlurfa'da yasli bagimlilik orani yüzde 7,2'ye çikarken çocuk bagimlilik orani yüzde 66,9'a düsmüstür. Toplam yas bagimllik oraninda Sanlurfa'yi Agri, Mardin, Mus ve Sirnak takip etmektedir. 2022 yilinda en düsük yas bagimlilik oranina sahip il yüzde 39,1'lik degerle istanbul olmustur. istanbul'u Ankara, Karabük, Eskisehir ve Antalya illeri takip etmektedir.
Grafik 3.25 Gelismislik Düzeyine Göre Nüfustan Alinan Pay (Yüzde)
Kaynak: TÜIK
2013-2022 nüfus verileri sosyoekonomik gelismislik kademelerine göre incelendiginde sadece 1. Kademenin toplam nüfus içerisindeki payinin arttigi; diger kademelerde bahse konu payin azaldigi görülmektedir (Grafik 3.25).
Söz konusu veri iller için incelendiginde Antalya'nin 2013 yilinda toplam nüfustan aldigi payin yüzde 2,8 den 2022 yilinda yüzde 3,2'ye giktigi görülmektedir. Antalya bu artis oraniyla toplam nüfus içerisindeki payini en çok artiran il olmustur. Bu siralamada Antalya'yi yine 1. Kademede yer alan Kocaeli ve Ankara izlemektedir.
Bu dönemde nüfus payi en çok düsen il ise Adana olmustur. Adana'yi sirasiyla Erzurum, Agri, Zonguldak ve Yozgat takip etmistir. 1. Kademede yer alan iller genel olarak ülke nüfusundan aldigi payi artirirken izmir, Isparta, Burdur'un paylari düsmüstür.
Harita 3.7 Net Gög Hizi (2013-2017)
7,6 - 21,5
0,1 - 7,6
-7,1 - 0,1
-17,3 - -7,1
-29,2 - -17,3
Kaynak: TÜIK
Göç verileri yildan yila çok farkli seyirler izleyebildigi isin illerdeki nüfus degisimleri 2022 yilindan itibaren geriye dogru beser yillik dönemler halinde analiz edilmistir (Harita 3.7, Harita 3.8).
Söz konusu iki zaman araliginda net göç hizi negatif olan 35 ilin ve net göç hizi pozitif olan 27 ilin degismedigi görülmektedir. 2013-2017 dönemi için en yüksek net göç hizi binde 21,5 ile Tekirdag'a, en düsük net göç hizi binde -29,2 ile Agri'ya aitken 2018-2022 dönemi için bu degerler binde 17,3 ve binde -27,1 ile yine ayni illere ait olmustur.
iki zaman araliginda net göç hizi en yüksek olan 10'ar il ele alindiginda bunlardan altisinin (Tekirdag, Yalova, Kocaeli, Çanakkale, Mugla, Antalya) ayni oldugu görülmektedir. Ayni dönemlerde net göç hizi en düsük olan 10 ilin de sekizi (Agri, Kars, Mus, Ardahan, Erzurum, Bitlis, Hakkâri, Van) ayni illerdir. 2013-2017 döneminde Istanbul'un net göç hizi pozitifken (binde 0,74), 2018-2022 döneminde negatif (binde -2,55) hale gelmistir. istanbul'un negatif net göç hizi degerlerinde son yillardaki COVID-19 pandemisinin etkisinin yaninda yasam kalitesi, afet riskleri ve ekonomik sebeplerin etkili olduju degerlendirilmektedir.
Kaynak: yersis.gov.tr
Ayrica, iller arasi göç iligkileri YER-SIS bulgulari çerçevesinde incelenmistir (Harita 3.9). Buna göre, istanbul'un ülkenin her bölgesinden göç aldigi görülmektedir. Ankara, izmir, Antalya ve Kocaeli de yogun göç alan iller olarak öne fikmaktadir. Harita 3.9'da görüldügü üzere göçün ikinci merkezi olan Ankara hem cografi olarak kendine yakin bölgelerden, hem de ülkenin diger bölgelerinden göç almaktadir. Ancak göç akislari genellikle ilk sirada istanbul, ikinci ya da üçüncü sirada Ankara'ya yönelmektedir. Antalya daha çok cografi olarak kendisine yakin illerden göç alirken, izmir yakin bölgelere ek olarak Güneydogu Anadolu Bölgesi'nden gelen akislarla da dikkat çekmektedir. Göç akislarinda ilk siralarda olan Kocaeli'ye ise istanbul'dan yogun bir göç olmakta, ilin istanbul'a yakinligi ülkenin diger bölgelerinden de göç almasina neden olmaktadir.
3.6. Egitim
Egitim hizmetlerine erisilebilirlik ve nüfusun egitim seviyesi temel kalkinma göstergeleri arasindadir. Egitim; istihdamin niteligi, verimlilik, kültürel zenginlik ve sosyallesme düzeyi gibi açilardan hem ekonomik hem de sosyal kalkinma ile dogrudan iliskilidir. Bu bölümde bölgelerde egitim göstergelerindeki degisiklikler incelenmistir.
Bu kapsamda öncelikle illerin 2014-2023 dönemi egitim seviyeleri yüksekokul ve fakülte üstü? mezun orani degiskeniyle Harita 3.10' da gösterilmistir. 15 yas üzeri nüfus içerisinde yüksekokul ve fakülte üstü mezun orani yüzde 9 ila 23,7 arasinda degismektedir. Görece daha yüksek degere sahip iller arasinda Ankara'nin dogusunda sadece Tunceli, Trabzon ve Erzincan bulunmakta iken daha düsük degere sahip iller genellikle Orta Anadolu, Doju Anadolu ve Güneydogu Anadolu Bölgeleri'nde yer almaktadir.
2 Yüksekokul, fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunlarini igermektedir.
Harita 3.10 Yüksekokul ve Fakülte Üstü Mezun Orani (2014-2023 Ortalamasi, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Bütün geligmislik kademelerinde Türkiye'nin genel egitim seviyesi 2010 yilina göre yükselmistir. Bununla birlikte yüksek gelismislik kademelerinde egitim seviyesinin diger kademelerden yüksek olduju görülmektedir (Grafik 3.26). Örnegin 2022 yili için düsük gelismislik kademesinden yüksek gelismislik kademesine dogru okuma yazma bilmeyen oranlari sirasiyla (6,9), (3,6), (2,1) ve (1,6); yüksekokul ve fakülte üstü mezun oranlari ise sirasiyla (14,3), (18,3), (19,5) ve (25,8)'dir. Bununla birlikte gelismislik kademeleri arasindaki egitim seviyesi farki 2010 yilina göre düsmüstür. Yüksekokul ve fakülte üstü mezun orani degiskeninde 1. Kademe ve 4. Kademe arasindaki oran 2010 yilinda 2,8 iken 2022 yilinda 1,8 olarak gerçeklesmistir.
Grafik 3.26 SEGE Kademelerinde Egitim Seviyesi
Kaynak: TÜIK
Genel egitim seviyesi ile birlikte temel egitim altyapisini da gösteren ilkokul ve üzeri mezun orani verisi incelendiginde bu oranda 2010 yilindan beri bütün illerde her yil ilerleme meydana gelmistir. 2010 yilinda en düsük il degeri yüzde 60,4; en yüksek il degeri yüzde 93,5 iken bu degerler 2022 yilinda sirasiyla yüzde 83,4 ve 96,9 olarak gerçeklesmistir. Dolayisiyla Türkiye'de egitim seviyesi topyekûn yükselmekle birlikte iller arasinda da bir yakinsama mevcuttur.
Temel egitim seviyesi ile benzer sekilde, nitelikli is gücünü isaret eden yüksek ögretimde de genel olarak olumlu bir seyir bulunmaktadir. Yüksek lisans veya doktora mezunu nüfus orani da ülke genelinde ve bütün illerde 2010 yilindan itibaren her yil yükselmistir. Bu göstergede, en yüksek ve en düsük degerlere sahip illerin degerlerinin orani 2010 yilinda 11 iken, 2022 yilinda 4,l'e düsmüstür. ilkokul ve üzeri mezun orani verisine benzer sekilde yüksek lisans ve doktora mezunu oraninda da iller arasinda bir yakinsama vardir.
istihdamin egitim seviyesindeki mevcut durum ve egilimler, genel egitim seviyesiyle bir hayli benzerlik göstermekte olup genel egitim seviyesi için yapilan yorumlar istihdamin egitim seviyesi için de yapilabilmektedir. istihdamin egitim seviyesinde de bütün gelismislik kademeleriyle birlikte Türkiye ortalamasi 2010 yilina göre yükselmistir (Grafik 3.27). Bununla birlikte yüksek gelismislik kademelerinde egitim seviyesinin de yüksek oldugu görülmektedir.
Grafik 3.27 SEGE Kademelerinde istihdamin Egitim Seviyesi (Yüzde)
Kaynak: TÜIK
ildeki örgün egitim seviyesini gösteren ortaögretim net okullasma orani degiskeni incelendiginde yillar içinde bütün illerde olumlu bir seyir oldugu görülmektedir. Her bir noktanin bir ili temsil ettigi Grafik 3.28'den de görülebildigi üzere Türkiye'de 2010 yilinda en düsük deger yüzde 29, en yüksek deger ise yüzde 91 seviyesindeyken bu degerler 2021 yilinda 69 ve 100 olarak göze çarpmaktadir. Yani okullasma orani hem genel olarak yükselmis hem de okullasma oranlarinin iller arasindaki maks-min orani 3,1'den 1,5'e düsmüstür.
Grafik 3.28 Örgün Egitimde Ortaögretim Net Okullasma Orani (Yüzde)
Kaynak: TUIK
Ortaögretimde egitimin kalitesini gösteren yüksekögretime geçis sinavi sonuçlarina göre (Grafik 3.29) gelismis kademelerin az gelismis kademelere göre daha bagarili oldugu görülmektedir. Yüksekögretime geçis sisteminin degismesiyle birlikte üniversiteye giriste temel yeterlilikleri ölçen sinavlarin puanlari iller bazinda yillar itibariyla karsilastirilabilir olamamaktadir. Bu sebeple ilgili yilda illerin sahip olduklari ortalama puanlara göre siralamalari incelenmistir. Genel olarak bütün yillarda gelismislik arttikça basarinin da arttigi görülmektedir. il bazinda bütün yillarin ortalamasi alindiginda da en basarili bes il Ankara, Kayseri, Denizli, Yalova ve Kirsehir olurken Hakkâri, Ardahan, Sirnak, Artvin ve Ajri ise son siralarda yer almaktadir.
Grafik 3.29 Illerin Yüksekögretime Geçis Sinavi Basari Siralamasi Ortalamasi
Kaynak: ÖSYM
Egitim basligi altinda nüfusun egitim seviyesi, istihdamin egitim seviyesi, okullasma orani ve yüksek ögretime geçis sinavi bagari siralamasi degiskenleri araciligiyla bölgelerin egitim altyapisi ve performansi incelenmistir. Egitim verileri toplu olarak degerlendirildiginde egitim hizmetlerinin yayginligi ve erisilebilirligi konularinda hem ulusal düzeyde hem de bölgesel düzeyde ciddi ilerlemelerin oldugu görülmektedir. Daha az gelismis kademelerdeki iyilesme genellikle diger bölgelere göre daha yüksek seviyede gerçeklegmistir. Egitimin istihdam ve üretim ile iliskisi dikkate alindiginda bu degerlerdeki iyilesmenin bölgesel gelisme potansiyellerinin açiga çikarilmasi hususunda önemli bir firsat oldugu degerlendirilmektedir.
3.7. Saglik
Saglik degiskenleri, bireylerin saglik hizmetlerine erisim seviyesini ve bu hizmetlerin kalitesini ölçmesi, dolayisiyla herhangi bir yerde yerlesme, yasama ve is yapma istegini dogrudan etkilemesi bakimindan sosyoekonomik gelismislik için kritik önem tasimaktadir. Bu çerçevede bölge bazinda 2010-2020 dönemi için hekim sayisi ve bebek ölüm hizi göstergelerindeki degisiklikler incelenmistir.
Harita 3.11 ve Grafik 3.30 kisi bagina hekim sayisi açisindan il ve bölgelerdeki mevcut durumu ve degisimi göstermektedir. Illerin saglik hizmeti sunum potansiyelini ortaya koyan ve bireylerin tedavi imkânlarini gösteren bu degisken bin kisi basina düsen toplam hekim sayisi olarak kullanilmistir. Bu degiskende en yüksek degere Ankara sahipken en düsük degere Agri sahiptir. Güneydogu Anadolu Bölgesi nin büyük bir kismi, Dogu Anadolu Bölgesi'nin güney kesimleri ve Orta Anadolu'nun güneyi bu degerin genellikle düsük kaldigi bölgelerdir. SEGE çalismalarinda genel olarak görece düsük gelismislik kademelerde bulunan illerden Erzurum ve Kilis sahip olduklari yüksek degerleriyle dikkat çekmektedir.
Harita 3.11 Bin Kisi Bagina Hekim Sayisi (2020)
Kaynak: TÜiK
Bu degiskende ülke genelinde ve illerin tamamina yakininda 2010-2020 döneminde iyilesme kaydedilmistir. 2010 yilina göre 79 ilde bin kisi basina doktor sayisinda artis gerçeklegmistir. Ayrica gelismis kademedeki illerde bu degerin az gelismis kademedeki illere göre daha yüksek seviyede oldugu görülmekle birlikte 2., 3. ve 4. Kademede bu dönemde gerçeklesen artis 1. Kademeye göre daha yüksek seviyede gerçeklesmistir.
Grafik 3.30 SEGE Kademelerine Göre Bin Kisi Bagina Hekim Sayisi
Kaynak: TÜIK
Saglik hizmetlerine erisim ve saglik hizmetlerinin niteligini gösteren en önemli degiskenlerden biri olan bebek ölüm hizi degiskeninde genel olarak gelismis kademelerdeki il degerleri az gelismis kademedeki illere göre daha düsük seviyededir. Bu degerin düsük olmasi bebek ölümlerinin daha az gerçeklestigini gösterdiginden sosyoekonomik gelisme açisindan istenen bir durumdur. Grafik 3.31'den görüldügü üzere ülke genelinde bebek ölüm hizi degerinde 2010 yilina göre düsüs bulunmakta ve bazi yillar istisna olmakla birlikte iller arasindaki degerler birbirine yakinlasmaktadir. 2010 yilina göre 74 ilimizde bebek ölüm hizinda düsüs gerçeklesmistir.
Grafik 3.31 Bebek Ölüm Hizi (Binde)
Kaynak: TÜIK
3.8. Türkiye'de Yerlesim Merkezlerinin Mekânsal Dagilimi
Türkiye'de bölgelerin yapisi ekonomik ve sosyal göstergeler açisindan degerlendirildiginde bölgelerin basta gelir ve nüfus olmak üzere üretim yapisi, ihracat, teknoloji seviyesi ile egitim ve saglik gibi temel hizmetler bakimindan farkl özelliklere sahip olduklari görülmektedir. Diger yandan, bu farkli özelliklerin mekân bazli olarak incelenmesi de merkezi ve yerel düzeyde bölgesel gelisme politikalari için önemli girdi olusturmaktadir.
Bu kapsamda, kentsel ve kirsal yerlesimler arasi yatay ve dikey iligkilerin derinlemesine analiz edildigi ve Türkiye' nin sosyoekonomik mekânsal yapisinin tespit edildigi YER-SIS cografi kapsami, yöntemi ve ortaya koydugu sonuçlar bakimindan büyük önem arz etmektedir. Söz konusu arastirma kapsaminda köylerden en büyük illere kadar tüm yerlesimler arasi iliskiler egitim, saglik, ulagim, iletisim ve ticaret gibi temel alanlarda incelenerek kentsel ve kirsal hizmet merkezleri belirlenmistir.
Kentsel hizmet merkezlerine iliskin analiz sonuçlari Harita 3.12'de yer almaktadir. Kentsel hizmet merkezlerinin mekânsal dagilimina bakildiginda küresel bir kent olan istanbul merkez yerlesimi diger tüm yerlesimlerle olan iliskileriyle en üst derece hizmet merkezi (7. derece hizmet merkezi) ve ulusal merkez konumundadir. Ankara ve Izmir'in merkez yerlesimleri istanbul'un ardindan 6A ve 6B derecelerinde bulunmakta; Bursa, Adana, Konya ve Antalya'nin merkez yerlesimleri ise çevrelerine verdikleri hizmet büyüklügüyle bu illeri takip etmekte ve 5A derecesinde yer almaktadir. Görüldügü üzere üst derece hizmet merkezleri Türkiye'nin batisi ve orta kesimlerinde yer alirken ülkenin dogu kesimlerinde yer alan en üst derece hizmet merkezleri 5B derecesindeki Samsun ve Gaziantep'in merkez yerlesimleridir. Dogu Anadolu ve Gaziantep (5B) hariç Güneydogu Anadolu'da beginci derece ve üstü kentsel yerlesim bulunmamaktadir. Bu bölgelerde en üst hizmet derecesine sahip kent merkezleri 4A derecesinde yer almakta ve bu kentlerin çevrelerinde çogunlukla 3. derece ve alti yerlesimler kümelenmektedir.
Harita 3.12 Kentsel Hizmet Merkezlerinin Mekânsal Dagilimi
Kaynak: yersis.gov.tr
Kentsel hizmet merkezlerinin mekânsal dagiliminda dikkat çeken bir husus, önemli hizmet merkezlerinin yakinlarinda yine yüksek hizmet dereceli yerlesimlerin bulunuyor olmasidir. istanbulTekirdag ile istanbul-Kocaeli-Sakarya'nin kentsel yerlesimleri bunun en önemli örnegini olusturmaktadir. Hizmet merkezleri, etrafina hizmet verirken hinterlandinin gelisiminde de etkili olmaktadir. Diger yandan, belli bir nüfus ve üretim düzeyiyle beslenmediginde yüksek hizmet merkezlerine olan yakinlik komsu yerlesimlerin gelisimlerini destekleyememektedir. Ankara'nin etrafinda yüksek hizmet dereceli baska bir merkez bulunmuyor olmasi da bu duruma bir örnek teskil etmektedir.
Harita 3.13 Kirsal Hizmet Merkezlerinin Mekânsal Dagilimi
Kaynak: yersis.gov.tr
YER-SIS kapsaminda belirlenen kirsal hizmet merkezlerinin mekânsal dagilimi ise Harita 3.13'te yer almaktadir. Buna göre, analiz edilen 37.036 kirsal yerlegimin yaklagik üçte birine tekabül eden 12.477'sinin kendinden baska en az bir yerlesime hizmet verdigi tespit edilmis olup bu yerlesimler 6 hizmet derecesine ayrilmistir.
Harita 3.13 te en üst derece kirsal hizmet merkezlerinin Ege, Marmara, Akdeniz ve Bati Karadeniz Bölgeleri'nde yogunlastigi, iç Anadolu ve Dogu Anadolu Bölgeleri'nin iç kesimlerinde üst derece kirsal hizmet merkezlerinin seyrek oldugu görülmektedir. Orta ölçekli kirsal hizmet merkezi olarak nitelendirilebilen 3A ve 3B derecesindeki kirsal yerlegimlerin Ege ve Akdeniz Bölgeleri'nde yogunlastigi ve 4. Kademe kirsal yerlegim merkezleriyle birlikte genel olarak kentsel yerlesim merkezlerinin etrafinda kümelendikleri dikkat çekmektedir. Alt derecelerdeki kirsal hizmet merkezleri ise ülke geneline yayilmis olmakla birlikte kiyi kesimlerinde yogunluk sergilemektedir.
Kentsel ve kirsal hizmet merkezlerinin mekânsal dagilimlari birlikte ele alindiginda, yüksek kirsal hizmet derecesine sahip kirsal yerlesimlerin yüksek kentsel hizmet derecesine sahip kentsel yerlesimler etrafinda kümelendigi görülmektedir. Bu durum, kentsel merkezlerin yayilma etkisinin kent boyutunu asarak kent-kir entegrasyonu üzerinde de etkili olduju, iki yapinin birbirini besledigi ve tamamladigi seklinde yorumlanmaktadir.
Harita 3.14 Geçis Hizmet Merkezlerinin Mekânsal Dagilimi
Kaynak: yersis.gov.tr
Diger yandan, YER-SiS çalismasi kapsaminda yapilan saha analizlerinde bazi kentsel yerlesimlerin kirsal özellik tagidigi bazi kirsal yerlesimlerin ise kentsel yapiya daha yakin olabildigi görülmüstür. Bu nedenle kentsel hizmet merkezlerinin en alt derecesi ile kirsal hizmet merkezlerinin en üst derecesindeki yerlesimler birlikte ele alinarak kent-kir arasinda geçis özelligi tagiyan yerlesimler tespit edilmis ve ülke genelinde tek bir hizmet merkezleri yapisi ortaya gikarilmistir.
Harita 3.14'te görüldügü üzere geçis hizmet merkezi niteliginde olan 489 yerlesim; 2A, 2B ve 1 olmak üzere üç dereceye ayrilmistir. En üst seviyedeki 2A derecesinde bulunan yerlegimlerin 103'ünün kentsel, 5'inin ise kirsal yerlesim oldugu; bu kategorideki kentsel yerlesimlerin çogunun Bati Karadeniz Bölgesinde Bartin ve Zonguldak illerinde bulundugu ve bu yerlesimlerin mevcut durumda veya idari statüsü degismeden önce "belde" olduklari tespit edilmistir. Diger yandan, 2B derecesindeki 114 yerlegimin 87'si kentsel, 27'si kirsal yerlegimken; geçis hizmet merkezlerinin en alt derecesi olan 1. derecedeki 267 yerlesimin 83'ü kentsel, 184'ü ise kirsal yerlesimdir. Geçis hizmet merkezleri niteligindeki kirsal yerlesimler çogunlukla ülkenin bati kesimlerinde, kentsel yerlesimler ise doju bölgelerde yer almaktadir.
Genel olarak degerlendirildiginde, bu sonuçlar kentsel ve kirsal politikalar tasarlanirken yerlesimlerin idari statüsünden bagimsiz olarak sosyoekonomik yapilari ve diger yerlesimlere hizmet verme büyüklüklerinin dikkate alinmasi gerektigi düsüncesini desteklemektedir.
4. 6 SUBAT 2023 TARIHLI DEPREMLERE iLISKIN DEGERLENDIRME
Türkiye'de 6 Subat 2023 tarihinde 11 ili (Adana, Adiyaman, Diyarbakir, Elâzig, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaras, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Sanliurfa) ve 108.745 km' alani etkileyen Kahramanmaras merkezli iki büyük deprem meydana gelmistir. Depremler; 50 binden fazla can kaybi ile birlikte konut, egitim, saglk, sanayi, ulagim, enerji, tarim, kültür ve turizm altyapisinda da büyük hasar meydana getirmistir. 08.02.2023 tarihli 6785 sayili Cumhurbaskani Karari uyarinca olaganüstü hal ilan edilen 11 ilde depremin meydana getirdigi toplam hasar Cumhurbaskanligi Strateji ve Bütçe Baskanligi tarafindan 2023 yili mart ayinda yapilan çalismaya göre yaklagik 2 trilyon TL olarak tahmin edilmektedir.
Asrin felaketi olarak adlandirilacak kadar büyük yikima neden olan depremler kapsadigi alan, nüfus ve bu bölgelerde gerçeklestirilen üretim seviyesi bakimindan bölgesel gelismeyi ve bölgesel gelisme stratejilerini de dogrudan etkilemistir. Bu nedenle 2024-2028 BGUS kapsaminda depremden etkilenen illerin deprem öncesi durumlariyla birlikte depremin bu illerde meydana getirdigi hasarlar incelenmis ve depremden en fazla etkilenen 5 ilde (Adiyaman, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaras ve Malatya) deprem öncesinde mevcut bulunan ekonomik ve sosyal yapinin tekrar tesis edilmesi ve daha ileriye tasinmasina yonelik stratejiler gelistirilmistir.
4.1. Deprem Öncesi Durum
Depremlerden etkilenen 11 ilin alan olarak büyüklügü yaklagik olarak dünyanin 45'inci büyük ülkesinin yüz ölçümüne karsilik gelmektedir. Bu iller ayni zamanda büyük bir nüfusu da barindirmaktadir. 11 ilin toplam nufusu 2022 yili sonu itibariyla yaklagik 14 milyon kisidir ve bu nüfus ülke nüfusunun yaklagik yüzde 16'sini olusturmaktadir (Tablo 4.1). Depremden etkilenen 11 ilde, 7 büyüksehir belediyesi, 161 belediye, 124 ilçe ve 1.300 köy yer almaktadir. TÜiK tarafindan hazirlanan grid bazli kent kir siniflamasina göre deprem bölgesi nüfusunun 2.883.876'si (yüzde 20,58) kir, 1.955.882'si (yüzde 13,96) orta yogun kent ve 9.173.438'i (yüzde 65,46) yogun kent olarak belirlenen yerlesim yerlerinde yasamaktadir. Deprem bölgesinde 1.663.766 geçici koruma statüsünde Suriyeli nüfus bulunmaktadir.
Tablo 4.1 Depremden Etkilenen illerin Demografik Yapisi, 2022
| iller | Nüfus | Nüfus Payi (Yüzde) | Hanehalkt | Hanehalki Payi (Yüzde) | Hanehalki Büyüklügü |
|---|---|---|---|---|---|
| Adana | 2.274.106 | 2,67 | 654.827 | 2,51 | 3,39 |
| Adiyaman | 635.169 | 0,74 | 162.113 | 0,62 | 3,85 |
| Diyarbakir | 1.804.880 | 2,12 | 416.475 | 1,6 | 4,24 |
| Elâzig | 591.497 | 0,69 | 182.472 | 0,7 | 3,13 |
| Gaziantep | 2.154.051 | 2,53 | 543.983 | 2,09 | 3,87 |
| Hatay | 1.686.043 | 1,98 | 468.682 | 1,8 | 3,53 |
| Kahramanmaras | 1.177.436 | 1,38 | 324.588 | 1,24 | 3,55 |
| Kilis | 147.919 | 0,17 | 41.422 | 0,16 | 3,39 |
| Malatya | 812.580 | 0,95 | 238.581 | 0,91 | 3,3 |
| Osmaniye | 559.405 | 0,66 | 162.723 | 0,62 | 3,36 |
| Sanhurfa | 2.170.110 | 2,54 | 444.259 | 1,7 | 4,81 |
| 11 il | 14.013.196 | 16,43 | 3.640.125 | 13,96 | |
| Türkiye | 85.279.553 | 26.075.365 | 3,17 |
Kaynak: TÜIK
Deprem bölgesinde yüksekögretim dahil tüm egitim kademelerinde yaklasik 4,1 milyon ögrenci bulunmakta olup bu ögrenciler Türkiye genelindeki ögrenci sayisinin yüzde 21,4'ünü olusturmaktadir.
Egitim kurumlarinin yüzde 21'i ve ögretmenlerin ise yüzde 19,1'i bölgede hizmet vermektedir. Bölgede bulunan 16 üniversitede yaklagk 380.000 ögrenci egitim görmekte ve 45.000 akademik ve idari personel görev yapmaktadir. Bölgedeki üniversitelerde kayitli ögrenci sayisi Türkiye genelindeki toplam ögrenci sayisinin yüzde 9'unu olusturmakta, bölgede ikamet edip 11 il disindaki illerde egitimlerini sürdüren ögrenciler ile birlikte bu oran yüzde 18 olmaktadir (Strateji ve Bütçe Baskanligi, 2023).
Depremden etkilenen 11 il üretim yapilariyla da ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. 11 ilin GSYH (2021) degeri toplami yaklagik 708 milyar TL olup bu deger ülke toplam degerinin yaklasik yüzde 9,8'ine tekabül etmektedir. Türkiye GSYH'sine yüzde l'in üzerinde en yüksek katkryi saglayan iller sirasiyla Gaziantep, Adana ve Hatay'dir. En düsük degere sahip il ise yüzde 0,1'lik degerle Kilis'tir. Kisi basina GSYH degerlerinde 11 ilin tamami Türkiye degerinin altindadir. Kisi bagina GSYH degerinde de en yüksek iller toplam GSYH degerinde oldugu gibi Gaziantep, Adana ve Hatay'dir. GSYH'nin kompozisyonu incelendiginde bölge illerinde genel olarak sektör pay büyüklükleri, Türkiye degerlerinde oldugu gibi, sirasiyla hizmetler, sanayi ve tarim seklindedir. Ancak 11 ilin toplam sanayi payi ortalamasi (yüzde 39,9) Türkiye ortalamasinin (yüzde 34,8) üzerindedir. GSYH'ye katkr açisindan, yukaridaki durumdan farkli olarak Gaziantep, Kahramanmaras ve Osmaniye' de sanayi sektörünün payinin tarim ve hizmetler sektörü paylarindan yüksek olmasi göze çarpmaktadir. Tarim sektörü açisindan Sanlurfa yüzde 3, Adana yüzde 2,5 ve Diyarbakir yüzde 2,2'lik ülke payiyla öne çikmaktadir (Tablo 4.2).
Tablo 4.2 Depremden Etkilenen illerin Ekonomik Yapis: (2021)
| iller | GSYH (Bin TL) | GSYH TR Payi (Yüzde) | KGSYH (TL) | Tarim il Payi (Yüzde) | Sanayi il Payi (Yüzde) | Hizmetler Il Payi (Yüzde) |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Adana | 141.672.580 | 1,95 | 62.658 | 8,1 | 37,3 | 54,7 |
| Adiyaman | 23.236.012 | 0,32 | 36.748 | 14,7 | 31,6 | 53,7 |
| Diyarbakir | 62.494.019 | 0,86 | 34.964 | 15,7 | 20,6 | 63,7 |
| Elâzig | 33.124.400 | 0,46 | 56.332 | 11,5 | 31,7 | 56,8 |
| Gaziantep | 148.588.413 | 2,05 | 70.228 | 3,9 | 55,7 | 40,4 |
| Hatay | 101.461.596 | 1,4 | 60.937 | 6 | 41,3 | 52,7 |
| Kahramanmaras | 63.004.412 | 0,87 | 53.862 | 9,9 | 50,7 | 39,4 |
| Kilis | 7.006.880 | 0,1 | 48.555 | 15,7 | 26,1 | 58,2 |
| Malatya | 38.831.203 | 0,54 | 48.093 | 10,6 | 33,7 | 55,7 |
| Osmaniye | 30.945.765 | 0,43 | 56.185 | 9 | 50,1 | 40,9 |
| Sanhurfa | 57.589.407 | 0,79 | 27.048 | 23,2 | 20,2 | 56,6 |
| 11 il | 707.954.687 | 9,77 | 9,6 | 39,9 | 50,5 | |
| Türkiye | 7.248.788.983 | 86.144 | 6,2 | 34,8 | 59,0 |
Kaynak: TÜIK
2021 yili verilerine göre deprem bölgesinde 3,8 milyon kisi istihdam edilmektedir ve istihdamin ülkedeki toplam istihdam içerisindeki payi yüzde 13,3'tür (Strateji ve Bütçe Baskanligi, 2023). 2021 yilinda deprem bölgesindeki illerin imalat sanayii hacmi toplami 33 milyar TL olup ülke imalat sanayii hacmi içindeki payi yüzde 9,5'tir. imalat sanayii hacmi verilerine göre Gaziantep, Adana, Kahramanmaras ve Hatay illeri öne çikmaktadir.
2022 yilinda toplam 254,2 milyar dolar olan ülke ihracatinin 21,9 milyar dolarlik kismi bölgedeki illerden saglanmis olup bölgenin toplam ülke ihracatr içerisindeki payi yüzde 8,6'dir. ihracat verilerinde de yine Gaziantep, Hatay, Adana ve Kahramanmaras illeri ön plandadir.
TR63 Düzey 2 Bölgesi'nde (Hatay-Kahramanmaras-Osmaniye); Hatay'da 5'i faaliyette olmak üzere 8 OSB, Kahramanmarag'ta 6'si faaliyette olmak üzere 9 OSB ve Osmaniye'de faaliyette 2 OSB bulunmaktadir. Bu sanayi bölgelerinden en büyük alana sahip olan ve en fazla çalisanin istihdam edildigi sanayi bölgeleri sirasiyla Osmaniye OSB, Kahramanmaras OSB ve iskenderun OSB'dir. 2021 yilinda ISO-500 ve ISO-1.000'de yer alan firmalarin sayisina bakildiginda sirasiyla Hatay'da 9 ve 17; Kahramanmaras'ta 13 ve 26; Osmaniye'de 2 ve 5 firma bulunmaktadir. TR63 Düzey 2 Bölgesinde faaliyet gösteren 30 sanayi sitesinden (SS) 12'si Hatay ilinde, 10'u Kahramanmaras ilinde, diger 8'i de Osmaniye ilinde bulunmaktadir. Istihdam bakimindan bu bölgedeki SS'ler degerlendirmeye tabi tutuldugunda ise Kahramanmaras ilinin kayda deger bir sekilde öne fiktigi görülmektedir. Bunun en önemli sebebi Kahramanmaras ilinde emek yogun sektörlerden tekstil sektöründeki yogun üretimdir.
TR63 Düzey 2 Bölgesi'nde demir-gelik, ayakkabicilik, mobilya, metal mutfak esyalari, tekstil, filtre, fabrikasyon metal ürünler, gida ve içecek ile kuyumculuk sektörlerinin öne fiktigi görülmektedir. Tarimsal üretim incelendiginde Hatay'da pamuk, havuç, turunggiller ve yaglik zeytin; Kahramanmaras'ta seker pancari, domates, sarimsak, elma ve ceviz; Osmaniye' de ise yer fistigi, yaglik ayçiçegi tohumu, turp, zeytin ve turunggillerin yogun olarak üretildigi dikkat çekmektedir.
Bölge turizm açisindan birçok önemli degere sahip olup özellikle Hatay gastronomi ve inanç turizminde öne çikmaktadir. Konaklama verileri, bölgedeki illerin yabancilardan çok yerli turistler tarafindan tercih edildigini göstermektedir.
TRC1 Düzey 2 Bölgesi'nde (Gaziantep-Adiyaman-Kilis); Gaziantep'te 5'i faaliyette olmak üzere 7, Adiyaman'da 4'ü faaliyette olmak üzere 6 OSB ve Kilis'te ise l'i faaliyette olmak üzere 2 OSB bulunmaktadir. Bu sanayi bölgelerinden en büyük alana sahip olan ve en fazla çalisanin istihdam edildigi sanayi bölgeleri sirasiyla; Gaziantep OSB, Adiyaman OSB ve Kilis OSB'dir. 2021 yilinda ISO-500 ve ISO-1.000 de yer alan firmalarin sayisina bakildiginda sirasiyla Gaziantep'te 33 ve 71 firma bulunmaktadir. Gaziantep ayrica Güneydogu Anadolu Bölgesi'nin tek serbest bölgesine de ev sahipligi yapmaktadir. TRC1 Düzey 2 Bölgesi'nde faaliyet gösteren 23 SS'den 15'i Gaziantep ilinde, 5'i Adiyaman ilinde ve 3'ü de Kilis ilinde bulunmaktadir. Istihdam bakimindan bu bölgedeki SS'ler degerlendirmeye tabi tutuldugunda ise Gaziantep ilinin kayda deger bir sekilde öne fiktigi görülmektedir.
Gaziantep in makine halisi, iplik, dokusuz kumas, gida, plastik ve makine imalati gibi endüstrilerde yakalamis oldugu üretim ve ihracat potansiyeli kent sanayisinin bu sektörlerde ihtisaslasmasini saglamistir. Kilis ve Adiyaman ise yerel potansiyellerini tekstil ve tarima dayali sanayi alanlarinda üretime dönüstürmektedir. Gaziantep sarimsak, nane, acur, biber ve Antep fistigi; Adiyaman badem, tütün, dut, Trabzon hurmasi, Antep fistigi, üzüm ve nar; Kilis biber ve üzüm üretiminde öne gikmaktadir.
TRC1 Düzey 2 Bölgesi'nde kültür ve inanç turizminin yani sira farkli turizm türlerinden de bahsetmek mümkündür. Gaziantep'te özellikle gastronomi turizmi, saglik turizmi ve kongre-fuar turizmi gibi farkli turizm türlerine iliskin potansiyel bulunmaktadir. Adiyaman ve Kilis'te ise kültür ve inanç turizmine yönelik zengin bir tarihi geçmis ile birlikte Adiyaman'da UNESCO kalici miras listesine alinan Nemrut Dagi bulunmaktadir.
TRB1 Düzey 2 Bölgesi'nde (Malatya-Bingöl-Elâzig -Tunceli) depremden etkilenen Malatya'da 3'ü faaliyette 5 OSB, Elâzig' da 2'si faaliyette 4 OSB bulunmaktadir. Elâzig' da madencilik ürünleri ile birlikte son yillarda tekstil ve konfeksiyon sektöründe de önemli bir açama kaydedilmistir. Ayrica gida ürünleri imalati ve mobilya sektörü de ildeki önemli sektörler arasindadir. Malatya'da kuru meyve ve mamulleri ile giyim esyalari ve tekstil ürünleri imalati basta gelmekte, bunlari fabrikasyon metal ürünleri imalati (makine teçhizat hariç) ve metalik olmayan ürünler imalati izlemektedir. 2021 yilinda ISO-500'de Elâzig dan 1 firma ve ISO-1.000'de Elâzig ve Malatya'dan l'er firma bulunmaktadir. Elâzig'da 3 ve Malatya'da 9 SS vardir. UNESCO kalici miras listesine alinan Aslantepe Höyügü ve geçici miras listesinde yer alan Harput, bu bölgede turizm açisindan öne çikan degerlerdir.
TRC2 Düzey 2 Bölgesi'nde (Diyarbakir-Sanhurfa); Sanliurfa'da 4'ü faaliyette olmak üzere 6 OSB ve Diyarbakir da 3'ü faaliyette olmak üzere 4 OSB bulunmaktadir. Bu sanayi bölgelerinden en büyük alana sahip olan ve en fazla çalisanin istihdam edildigi sanayi bölgeleri sirasiyla; Sanhurfa OSB, Diyarbakir OSB ve Diyarbakir Tekstil Ihtisas OSB'dir. Bu bölgedeki 42 SS'nin 32'si Sanliurfa'da ve 10'u Diyarbakir' dadir. 2021 yilinda ISO-1.000'de Diyarbakir'dan 1 firma bulunmaktadir. Diyarbakir ilinde rekabetçi sektör olarak giyim esyalari, mobilya ürünleri, gida ürünleri, tekstil ürünleri, metalik olmayan ürünler imalati; Sanhurfa ilinde giyim esyalari, deri ile ilgili ürünler, tekstil ürünleri, gida ürünleri ve metalik olmayan ürünler imalati öne fikmaktadir. TRC2 Düzey 2 Bölgesi bugday, arpa, pamuk, misir ve Antep fistigi üretiminde önemli bir yere sahiptir. Sanliurfa'da UNESCO kalici miras listesine alinan Göbeklitepe ile birlikte Diyarbakir da Körtik Tepe ve Çayönü gibi zengin tarihi ve kültürel degerler bulunmaktadir.
TR62 Düzey 2 Bölgesi'nde (Adana-Mersin) depremden etkilenen Adana'da 3'ü faaliyette olmak üzere 6 0SB ve 9 SS bulunmaktadir. Adana Yumurtalik Serbest Bölgesi iskenderun Körfezi'nde, Adana-Hatay illerinin birlesiminde yer almakta ve küresel ölçekte Orta Dogu, Yakin Dogu, Avrupa ve Kuzey Afrika pazarlarina yakinligi ile öne fikmaktadir. 2021 yilinda iSO-500 ve isO-1.000'de yer alan firmalarin sayisina bakildiginda sirasiyia Adana'da 10 ve 25 firma bulunmaktadir. Rekabetçi konumda olan sektörler; bitkisel ve hayvansal üretim, gida, tekstil, kimyasal ürünler, kauçuk ve plastik ürünlerin imalati ile makine ve teçhizat hariç fabrikasyon ürünlerin imalatidir.
4.2. Depremlerin Etkileri
Depremlerin meydana getirdigi hasari tespit etmek için Cumhurbagkanligi Strateji ve Bütçe Bagkanligi koordinasyonunda birçok kurum tarafindan görev alanlariyla ilgili hasar tespit çalismasi yapilmistir. Bu çalismalar ile birlikte Kalkinma Ajanslari ve Bölge Kalkinma Idareleri ile yapilan görüsmeler ve gerçeklestirilen saha ziyaretlerinden elde edilen bilgiler BGUS çalismalarinda girdi olarak kullanilmistir.
Yasanan afet, 11 ilde pek çok alanda önemli hasar meydana getirmistir. BGUS kapsaminda bu illerde iyilesme stratejilerinin gelistirilmesi amaciyla tarim, sanayi, turizm sektörleri ile birlikte konut, ulasim ve altyapi gibi alanlarda meydana gelen hasarlar ile deprem nedeniyle meydana gelen insan hareketliligi incelenmistir.
4.2.1. Konut
Deprem bölgesinde yaklagik 2,3 milyon bina ve 5,9 milyon bagimsiz birim bulunmaktadir. Çevre, Sehircilik ve Iklim Degisikligi Bakanligi (ÇSiDB) tarafindan yürütülen hasar tespit çalismasi sonucuna göre acil yikllacak, yikik, agir veya orta hasarli tespit edilen 890.861 bagimsiz birimin 713.704'ü konut olarak belirlenmistir.
Hatay, Adiyaman, Malatya ve Kahramanmaras hasarli bagimsiz birim bakimindan depremden en çok etkilenen iller olup bu illerdeki yikik, acil yikilacak, ajir ve orta hasarli bagimsiz birim sayisinin toplam bagimsiz birim stoku içindeki oranlari fazladir (Grafik 4.1).
Grafik 4.1 Toplam Yikik, Acil Yikilacak, Ajir ve Orta Hasarli Bagimsiz Birim Sayisinin ildeki Toplam Bagimsiz Birim Sayisina Orani (2023, Yüzde)
*Elâzig ilindeki hasarli birim orani sadece hasar tespit talebinde bulunulan konutlar kapsaminda hesaplanmistir. ildeki toplam hasarli birim sayisinin ildeki toplam bagimsiz birim sayisina oranini göstermemektedir.
4.2.2. Sanayi
Sanayi ve Teknoloji Bakanligi tarafindan yaklagik 10.000 sanayi isletmesine uygulanan anket vasitasiyla sanayi isletmelerinin toplam hasari yaklasik 155 milyar TL olarak tespit edilmistir. Olusan hasarin yüzde 37,6 si bina, yüzde 24,3'ü makine tamir-yenileme, yüzde 23,8'i stok ve yüzde 14,3'ü altyapi hasari olarak belirlenmistir. Deprem bölgesindeki OSB ve SS'lerin ortak altyapi hasari ise 295 milyon TL olarak tespit edilmistir.
Grafik 4.2 Sanayi Firmalari Hasarinin Dagilimi (2023, Yüzde)
Kaynak: STB
Toplam 154,7 milyar TL olan firma hasarinin en büyük kisminin Kahramanmaras ve Hatay illerinde olustugu tespit edilmistir (Grafik 4.2). Bununla birlikte Gaziantep, Malatya ve Adiyaman'da da ciddi hasar meydana gelmistir.
Deprem illerinde yer alan 34 OSB'de tespit edilen yrkik/agir hasarli yapilarin yüzde 44'ü Adiyaman'da, yüzde 51'i ise Kahramanmaras'ta yer almaktadir. 75 adet kredilendirilmis sanayi sitesinde tespit edilen yikik/ agir hasarli yapilarin yüzde 47,1'i Hatay'da; yüzde 32,4'ü Kahramanmarag'ta; yüzde 16,8'i ise Malatya'da yer almaktadir. 48 adet Diger (Kredilendirilmemis) Sanayi Sitesinde tespit edilen yikik/agir hasarli yapilarin yüzde 48,5 i Kahramanmaras'ta, yüzde 40,6'si ise Malatya'da yer almaktadir.
4.2.3. Üretim
Firmalarda ve sanayi alanlarinda tespit edilen hasarlarla birlikte üretim süreçlerinde de aksamalar meydana gelmistir. Birçok firma üretimine ara vermek veya düsük kapasite ile çalismak durumunda kalmistir. Sanayi elektrik tüketimi, üretim süreçleriyle dogrudan baglantili oldugu için üretimdeki aksakligi tespit etmek amaciyla bu veri incelenmistir. Türkiye Elektrik Dagitim A.S.'den (TEDAS) temin edilen verilere göre Subat 2023 döneminde sanayi sektörü elektrik tüketimi bu 11 ilde bir önceki aya oranla yüzde 54,6 azalmistir. Mart ayinda ise bu oran yüzde 22,3'e gerilemistir. il bazinda sanayi elektrik tüketimi verileri Ocak-Subat ayi degisim oranlari incelendiginde ise en fazla azaligin yüzde 97,5 ile Kahramanmaras'ta, sonrasinda ise yüzde 94,7 ile Adiyaman'da gerçeklestigi görülmekte olup en çok üretim kaybinin bu illerde gerçeklestigi degerlendirilmektedir. Sanayi elektrik tüketimi Ocak-Mart ayi verilerine bakildiginda ise Adiyaman'da deprem öncesi sanayi elektrik tüketimi degerlerine ulasildigi dolayisiyla üretim süreçlerinin iyilestirildigi görülürken, Kahramanmaras ve Hatay'da iyilesmeler olmasina ragmen firmalar deprem öncesi üretim kapasitelerine ulasamamistir (Grafik 4.3).
Grafik 4.3 Sanayi Elektrik Tüketimi (MWh)
Kaynak: TEDAS
Diger yandan, afet sonrasi is yerlerinin toparlanma sürecine destek olmak ve is kayiplarini engellemek amaciyla Türkiye Is Kurumu (ISKUR) tarafindan kisa çalisma ödenegi uygulamasi baslatilmistir. Söz konusu uygulama, çalisma sürelerinin geçici olarak azaltilmasi veya durdurulmasi halinde sigortalilara çalisamadiklari dönem için gelir destegi saglanmasini içermektedir. Bu uygulama için yapilan bagvurular da üretim ve ticaretteki aksakliklari yansitmaktadir.
Grafik 4.4 Kisa Çalisma Ödenegi Basvurulari
Kaynak: ISKUR
Depremlerin meydana geldigi tarihten 2023 Nisan ayi bagina kadar ISKUR verilerine göre deprem bölgesinden toplam 28.058 is yeri ile 187.084 isçi kisa çalisma ödenegine bagvurmus olup en fazla basvuru Hatay (11.464 is yeri ve 54.749 isçi), Kahramanmaras (6.551 is yeri ve 53.552 isçi) ile Malatya (4.813 is yeri ve 33.402 isçi) illerinden olmustur (Grafik 4.4).
4.2.4. Hayvancilik
Strateji ve Bütçe Baskanliginin raporuna göre hayvan ölümleri nedeniyle yetistiricilerin 602,5 milyon TL kayba ugradigi tahmin edilmektedir. Illerin afet öncesi durumlarina göre telef olan hayvan varliklari degerlendirildiginde küçükbasta Adiyaman, büyükbasta Hatay, kanathi hayvanda da Malatya'nin kaybinin yüksek oldugu görülmektedir (Grafik 4.5). Ayrica, deprem bölgesinde bulunan 233.230 agil ve 19.624 ahirin yikilmis olmasi da hayvancilk sektörüne büyük zarar vermistir. Bölgede bulunan yaklasik 1,6 milyon ari kovanindan 5.756'sinin zarar gördügü, bunlarin yeniden temin edilmesinin maliyetinin 8,6 milyon TL oldugu tahmin edilmektedir. Depolama tesislerinde, gida kontrol laboratuvarlarinda, balikçi barinaklarinda, sulama tesislerinde ve diger hasarlarla birlikte tarim ve hayvancilik sektöründe toplam hasar tutari 24,2 milyar TL olmaktadir.
Grafik 4.5 Telef Olan Hayvan Sayisinin Toplam Hayvan Sayisina Orani (Büyükbag, Küçükbas, Kümes Hayvani; Binde)
Kaynak: TOB, TÜIK
4.2.5. Kültür-Turizm
Deprem bölgesinde kültür mirasi kategorisindeki 8.444 eserden 2.863'ünün hasar incelemesi yapilmis olup bunlardan 169'unun yikildigi, 535'inin agir hasarli, 390'inin orta hasarhi, 721'inin az hasarli ve 1.048 inin hasarsiz olduju belirlenmistir. Hatay, Elbistan, Adiyaman ve Malatya müzelerinde kismi hasar meydana gelmistir. Hatay Arkeoloji Müzesi, Sanlurfa Edessa Arkeoloji ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi ile Gaziantep Zeugma Müzesi gibi önemli eserlerin yer aldigi müzelerde önemli bir hasar bulunmamaktadir. Bölgedeki müze müdürlüklerinde yapilan ilk hasar tespit çalismalarinda toplam 90 eserin hasar gördügü belirlenmistir (Strateji ve Bütçe Baskanligi, 2023).
Turizm altyapisi için önemli bir yere sahip olan konaklama tesislerinin hasar durumuna bakildiginda ise bolgede 890 konaklama tesisinde inceleme yapilmis olup Malatya, Adiyaman, Hatay ve Kahramanmarag'ta incelenen tesislerin yüzde 30'undan fazlasinin yikik, agir hasarli ve orta hasarli oldugu Grafik 4.6'da görülmektedir.
Grafik 4.6 Vikilan, Agir ve Orta Hasarli Konaklama Tesislerinin Incelenen Konaklama Tesislerine Orani (Yüzde)
Kaynak: KTB
4.2.6. Egitim
Milli Egitim Bakanliginin (MEB) deprem bölgesindeki yaptigi çalismaya göre MEB'e bagli egitim tesislerindeki hasarin giderilip bu okullarin/kurumlarin yeniden hizmete açilabilmesi isin 39,69 milyar TL'ye, üniversitelere bagli hizmet binalarinin yeniden yapim ve güçlendirme islerinin gerçeklestirilerek kullanilabilir hale getirilebilmesi için 9,8 milyar TL'ye ve yurt binalarinin yeniden yapim ve güçlendirme iglerinin gerçeklestirilebilmesi için 1,5 milyar TL'ye ihtiyaç duyulmaktadir (Strateji ve Bütçe Baskanligi, 2023). MEB den alinan verilere göre 11 ilde 1.655 adet yikik, acil yrktirilacak, agir ve orta hasarli egitim tesisi bulunmakta olup bu tesislerin illerdeki toplam egitim tesisleri oranina bakildiginda Adiyaman, Malatya, Kahramanmaras ve Hatay da bu oranin yüzde 15'in üzerinde olduju görülmektedir (Grafik 4.7).
Grafik 4.7 Yikrk, Acil Yoktirilacak, Agir ve Orta Hasarli Egitim Tesislerinin Tüm Egitim Tesislerine Orani (Yüzde)
Kaynak: МЕВ
4.2.7. Saglik
Strateji ve Bütçe Baskanliginin hazirladigi Kahramanmaras ve Hatay Depremleri Raporu'na göre deprem bölgesinde Saglik Bakanligina ait 27, üniversitelere ait 6 ve özel sektöre ait 9 olmak üzere toplam 42 hastane binasi agir ve orta hasarli durumdadir. Az hasarli hastane binalarinin sayisi ise Saglik Bakanliginda 75, üniversitelerde 12 ve özel sektörde 7 olmak üzere toplam 94'tür. Saglik Bakanligi hastanelerinin onarim ve yeniden yapimi için 45,3 milyar TL, cihaz ve tefris ihtiyaci için de 13 milyar TL olmak üzere saglik sektöründe yaklagik 58,3 milyar TL maliyet olusmustur. ilk tespitlere göre birinci basamak saglik tesislerindeki hasar tutarinin 14 milyar TL oldugu tahmin edilmektedir. Özel hastaneler için bu maliyet 6,9 milyar TL ve üniversite hastaneleri için 1,7 milyar TL olarak tespit edilmistir. Bu kapsamda saglik sektörü genelinde olusan toplam hasar 80,9 milyar TL'dir.
4.2.8. Altyapi
Deprem bölgesinde elektrik, dogal gaz, akaryakit, ulagim ve iletisim altyapilarinda meydana gelen hasarlara ait degerlendirmeler Strateji ve Bütçe Baskanligi ile ilgili kurumlardan alinan verilerin derlenmesiyle olusturulmustur.
Deprem sonrasi yapilan ön çalismalar neticesinde afet bölgesi ilan edilen 11 ilde Türkiye Elektrik iletim A.S.'ye (TEIAS) ait elektrik iletim tesislerinde toplam 717 milyon TL, özel sektöre ait elektrik dagitim tesislerinde ise toplam 7.867 milyon TL hasarin ortaya çiktigi tahmin edilmektedir. Nisan 2023 itibariyla TEIAS tan alinan bilgilere göre deprem nedeniyle Adiyaman'in 2 mahallesi ve 1 ilçesinde; Gaziantep' in 1 mahallesinde; Hatay'in 9 mahallesinde; Kahramanmaras'in 6 mahallesinde ve Osmaniye' nin 4 mahallesinde elektrik altyapisi hasar görmüstür. Elektrik altyapisinda meydana gelen bu hasarlar giderilmis olup tüm yerlesimlere elektrik saglanabilmektedir.
Boru Hatlari ile Petrol Tagima A.S. (BOTAS) ve bölgede faaliyet gösteren ilgili dagitim sirketlerinin hasar tespit çalismalari neticesinde dogal gaz iletim hatlari ve tesislerinde toplam 180,5 milyon TL, dogal gaz dagitim hatlarinda toplam 646,4 milyon TL hasar meydana geldigi tahmin edilmektedir. Bölgedeki ham petrol boru hatlarinda ise küçük ölçekli hasarlar tespit edilmistir. Enerji Piyasasi Düzenleme Kurumundan (EPDK) alinan verilere göre Nisan 2023 itibariyla Hatay'da Antakya ve Defne ilçelerine; Osmaniye'de merkez ilçeye; Malatya'da Battalgazi, Yesilyurt ve Dogansehir ilçelerine; Gaziantep'te Nurdagi ve islâhiye ilçelerine ve Kahramanmarag'ta Pazarcik, Dulkadiroglu, Onikisubat ve Türkoglu ilçelerine dogal gaz kismi olarak saglanabilmektedir.
Elektrik Üretim A.$!'ye (EÜAS) ait elektrik üretim tesislerinde santrallere ait bazi bina, trafo ve salt sahalarinda hasar meydana gelmis olup hasarin tahmini büyüklügü 517,5 milyon TL seviyesindedir.
Özel sektör tarafindan isletilen elektrik üretim tesislerinde ise toplam 52,5 milyon TL tutarinda hasar tespit edilmistir.
Depremlerde, bölgede bulunan bazi akaryakit istasyonlari ve depolama tesislerinde de hasarlar meydana gelmis olup bazi istasyonlarda yer alti depolari ve baglanti noktalari çökmüstür. Yapilan tespit çalismalari neticesinde akaryakit tesislerinde yaklasik 355 milyon TL hasar meydana geldigi tahmin edilmektedir.
Yaganan afet neticesinde Devlet Su Isleri Genel Müdürlügü'ne (DSi) ait hidroelektrik santral ve barajlarda sorun olmadigi bilinmektedir. Diger yandan; Malatya-Sultansuyu Baraji ve Osmaniye-Bahçe Ariklikas Göleti agir hasarli olup yeniden yapilmasi gerekmektedir. Hatay-Reyhanli Baraji, Kahramanmaras-Kartalkaya Baraji, Malatya-Erkenek Göleti ve Malatya-Sürgü Baraji az hasarli olup güçlendirme ihtiyaci bulunmaktadir.
içme suyu isale hatti, igme suyu aritma tesisi, su deposu, igme suyu sebekesi, kanalizasyon sebekesi, atik su aritma tesisi ve pompa istasyonlarinda hasar meydana gelmistir. Ilk asamada tespit edildigi kadariyia içme suyu ve kanalizasyon altyapisinda olusan hasarin toplam maliyeti yaklagik 15,1 milyar TL olarak hesaplanmistir.
Karayollari Genel Müdürlügü sorumlulugundaki yol aginda ve kara yolu altyapisinda basta 11 km otoyol, 71 km kara yolu ve 11,7 km tünel olmak üzere çesitli hasarlar meydana gelmistir. Söz konusu hasarin toplam maliyetinin yaklasik 12,2 milyar TL oldugu tahmin edilmektedir.
Hatay Havalimani alaninda farkli oturmadan kaynakli zemin hasarlari meydana gelmistir. Havaalani pistinde agir hasar olusmus, drenaj, elektrik ve mekanik altyapi sistemleri çalisamaz hale gelmistir. Malatya Havalimani terminal binasina ait bir aks düzleminde yer alan yapisal çerçevede agir hasar meydana gelmistir. Adiyaman ve Kahramanmaras Havalimanlarinin ise üstyapilarinda hasar olusmustur. Devlet Hava Meydanlari Igletmesinin (DHMi) yaptigi hasar tespit çalismasina göre havalimanlarindaki toplam hasar maliyeti 3,3 milyar TL'dir.
Adana-Hatay-Osmaniye-Gaziantep-Kahramanmaras-Malatya arasinda yük ve yolcu tasimaciligi yapilan konvansiyonel hatlar bulunmaktadir. Sivas-Çetinkaya-Malatya-Narli-iskenderun koridoru tüm Türkiye'de yapilan yük tagimaciligi açisindan kritik öneme sahiptir ve bu hat üzerinden iskenderun Limani na ulagilmaktadir. Demir yolu aginin Mersin-Adana-Osmaniye-Narli, Toprakkale-Iskenderun, Fevzipaça-Islahiye, Köprüagzi-Kahramanmaras, Nizip-Gaziantep-Narli, Narli-Malatya, ÇetinkayaMalatya, Malatya-Eläzig ve Malatya-Yolçati-Diyarbakir kesimleri depremlerden etkilenmistir. Depremlerden etkilenen hatlar için toplam 17,4 milyar TL ye; yikilan gar ve istasyon binalari ile diger tesis binalarinin yapilmasi ve hasarli olanlarin bakim-onarimlari için 3,7 milyar TL'ye ihtiyaç olduju tahmin edilmekte olup bozulma ve deformasyon gözlenen tünel, viyadük ve köprü gibi yapilarda olusan hasarlar için ise 1,2 milyar TL'ye ihtiyaç duyulmaktadir. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollari (TCDD) Tagimacilik A.S. Genel Müdürlügünün envanterindeki rayli sistem araçlarinda depremin meydana getirdigi hasar 19,6 milyon TL düzeyindedir. Yapimi devam eden Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Yüksek Standartli Demiryolu Hattinda meydana gelen hasarlar ise 260 milyon TL'dir.
iskenderun Körfezinde özel sektör eliyle isletilen 13 liman bulunmaktadir. Bu limanlarda kuru dökme, genel kargo, konteyner, sivi dökme, sivi yük ve yolcu tasimalari yapilmaktadir. Özel sektör tarafindan igletilen Iskenderun Limaninda ortaya çikan yangin sonrasi 1.500'e yakin konteynerde hasar tespit edilmis olup liman altyapisinda önemli bir hasar olusmamistir. Kiyi Emniyeti Genel Müdürlügü tarafindan isletilen tesislerde olusan hasar 38 milyon TL civarindadir.
Bilgi Teknolojileri ve Iletisim Kurumundan (BTK) alinan bilgilere göre isletmecilerin santral noktalarinda yer alan cihazlarinda 439 milyon TL, sebeke altyapisinda 272 milyon TL, baz istasyonlarinda 1,3 milyar TL ve son kullanici donanimlarinda 131 milyon TL olmak üzere elektronik haberlesme altyapisinda toplam yaklasik 2,1 milyar TL hasar oldugu tahmin edilmektedir. Adana'da 6, Adiyaman'da 107, Diyarbakir'da 16, Elâzig'da 16, Gaziantep'te 42, Hatay'da 163, Kahramanmaras'ta 149, Kilis'te 1, Malatya'da 127, Osmaniye'de 37 ve Sanliurfa'da 27 baz istasyonu hasar görmüstür.
TUIK verilerine göre deprem sonrasinda yaklagik 2,5 milyon kisinin farkl illere göç ettigi, bunlarin Nisan 2023 itibariyla 450.387'sinin ikamet degisikligi yaptigi görülmektedir. En çok ikamet degisikligi 130.893 ile Hatay'dan gerçeklegmistir (Grafik 4.8).
Grafik 4.8 Deprem Bölgesindeki illerde ikamet Edip Farkli Bir ile Adres Beyani Yapan Kisi Sayisi
Kaynak: TÜIK
Deprem öncesi ikamet ettigi ilden farkli bir il için adres beyani yapan kisi sayisina göre Ankara, istanbul, Antalya, Mersin, Konya, Izmir ve Bursa deprem nedeniyle en fazla göç alan iller olmustur (Harita 4.1).
Harita 4.1 Deprem Bölgesinden ikamet Degisikligi ile Göç Alan iller
Kaynak: TÜIK
Milli Egitim Bakanligindan Nisan 2023 itibariyla alinan verilere göre deprem bölgesindeki illerde ilkögretim ve lise düzeyinde egitim gören 243.686 ögrenci baska illere nakil aldirarak egitimine devam etmektedir. Hatay (86.908 ögrenci), Kahramanmaras (54.364 ögrenci) ve Malatya (47.846 ögrenci) en fazla ögrenci nakli veren illerdir (Grafik 4.9). Bu ögrenciler basta Ankara (32.394 ögrenci), Mersin (22.819 ogrenci), Antalya (20.698 ögrenci), istanbul (19.074 ögrenci), Konya (13.069 ögrenci) ve izmir (9.953 ögrenci) olmak üzere diger illere nakil yaptirarak egitimlerini sürdürmektedir.
Grafik 4.9 Deprem Bölgesindeki illerden Nakil Olan Ögrenci Sayisi
4.2.10. Geçici-Kalici Barinma
AFAD'dan (Afet ve Acil Durum Yönetimi Baskanligi) alinan verilere göre Nisan 2023 itibariyla deprem bölgesinde kurulan 222 çadir kent ve 848.695 çadirla 2.604.760 kisiye barinma hizmeti verilmistir. Bolgede, 87.345 konteyner ile 152 konteyner kent olusturulmus olup konteynerlerde 231.502 kisiye barinma hizmeti verilmektedir. Çadir kent, konteyner kent ve geçici barinma alani olarak tahsis edilen tesislerde yasayan kisilerin il bazli dagilimina bakildiginda Hatay (1.075.564 kisi), Kahramanmaras (618.919 kisi), Malatya (397.859 kisi), Adiyaman (396.023 kisi), Gaziantep (257.880 kisi) ve Osmaniye'de (64.704 kisi) en fazla geçici barinma hizmeti verildigi görülmektedir (Grafik 4.10). Konteyner kentlerin kurulum çalismalari ve çadir kentlerden konteyner kentlere geçis süreçleri devam etmektedir.
Grafik 4.10 Geçici Barinma Alanlarinda Yasayan Kisi Sayisi (Nisan, 2023)
Kaynak: AFAD
Bu bölümde farkli basliklar altinda incelenen deprem hasarlari özet olarak Harita 4.2'de gösterilmektedir. Harita 4.2'den görülecegi üzere Hatay, Kahramanmaras, Malatya ve Adiyaman tüm hasar kalemlerinde öne gikmaktadir. Bununla birlikte Gaziantep'in Nurdagi ve islâhiye ilçeleri gerek konut altyapisi gerekse sanayi altyapisi bakimindan depremden en çok etkilenen yerlegimler arasinda yer almaktadir.
Harita 4.2 Deprem Bölgesi Hasar Durumu
5. 2024-2028 BÖLGESEL GELISME ULUSAL STRATEJiSI ILKELERI, VIZYONU VE AMAÇLARI
2024-2028 BGUS bazi temel ilkeler çerçevesinde hazirlanmistir. Bu ilkeler hem BGUS'un ana kurgusu hem de bölgesel gelisme vizyonu ve stratejilerinin belirlenmesinde esas alinmistir. Diger yandan, stratejilerin uygulama süreci ile alt ölçekli plan ve programlar için de söz konusu ilkeler yol gösterici olacaktir.
BGUS Temel ilkeleri
Ulusal önceliklere uyum ve tamamlayicilik: Mekânsal ve tematik stratejilerin belirlenmesinde ulusal plan ve stratejilerle uyum ve tamamlayiciliga dikkat edilmesi
Mekâna özgü olma: Bölgesel gelisme politikalarinin mekânsal ihtiyaçlari ve potansiyelleri dikkate alinarak tasarlanmasi ve uygulanmasi
Katihmalik, is birligi ve yönetisim: Bölgesel gelisme hedeflerinin belirlenmesinde ve bu hedeflere ulasilmasinda paydaslarin bir araya getirilmesi, ortaklik ve is birliginin tesis edilmesi, çok düzeyli yönetisim yapisi olusturularak sahiplenmenin saglanmasi
Surdürülebilirlik: Mekânsal ve tematik stratejilerin belirlenmesinde Sürdürülebilir Kalkinma Amaçlari'nin dikkate alinmasi
Dayaniklillk: Bölgelerin soklara hazirlk ve dayanma yeteneginin güglendirilerek degisen kosullara uyum saglamasi ve ayni zamanda temel islevlerini sürdürebilmesi
Odakhlik: Küresel ve ulusal firsat ve tehditler çerçevesinde yerlesimlerin güçlü ve zayif yönlerinin belirlenmesiyle uygulama süresini de dikkate alarak stratejik önceliklerin belirlenmesi
Kanita dayali karar alma: Mümkün olan en küçük mekânsal yerlesimlere ait verilerin bilimsel yöntemler çerçevesinde analiz edilmesi ve sentezlenerek stratejilere yansitilmasi
Uygulamaya yönelik olma: Stratejilerin hayata geçirilmesi için uygulama çerçevesinin belirlenmesi
Yerindenlik: Ulusal düzeyde yönlendirici stratejilerin belirlenmesi, detayli planlama ve uygulamanin alt ölçekli planlar araciligiyla yerinde gerçeklesmesi
Bu temel ilkeler çerçevesinde ele alinan 2024-2028 BGUS, ulusal düzeydeki kalkinma planlari ve tematik/sektörel stratejilerle uyumlu bir sekilde ilgili tüm ulusal ve yerel paydaslarin is birliginde hazirlanmistir. BGUS' un mekânsal ve tematik stratejilerinin belirlenmesinde kalkinmanin pek çok farkli boyutuna dair yüzlerce göstergeye iliskin veri; güncel literatür ve bilimsel metodolojiler çerçevesinde analiz edilmis ve yerlesimlerin küresel, ulusal ve bölgesel konumlari ve potansiyelleri de dikkate alinarak stratejik öncelikler belirlenmistir. Bölgesel gelisme stratejileri belirlenirken stratejilerin uygulamaya yönelik olmasi özellikle gözetilmis, ilgili merkezi ve yerel paydaslar tarafindan basta bölge planlari olmak üzere mekânsal planlar araciligiyla yerinde hayata geçirilmesi öngörülmüstür.
2024-2028 BGUS vizyonu; küresel gelismelerin getirdigi firsat ve tehditler ile yapilan detayli mekânsal analizier gerçevesinde, bölgelerin sahip oldugu gelisme potansiyelleri dikkate alinarak ulusal kalkinma sürecinin bölgesel gelisme politikasi önceliklerine isaret edecek sekilde belirlenmistir:
Küresel rekabette söz sahibi, refah düzeyi yüksek ve dirençli bölgeleriyle, yerel dinamiklerini kullanarak topyekûn kalkinmis bir Türkiye.
2024-2028 dönemi için belirlenen bölgesel gelisme vizyonu küresel entegrasyon, rekabetçilik, yakinsama ve afet sonrasi ihya olmak üzere dört gelisme boyutunu içermektedir. Bu gelisme boyutlari BGUS un hem temel çerçevesini ortaya koymakta hem de stratejik amaçlarini belirlemektedir. Bu amaçlar:
- Bölgelerin küresel ekonomik entegrasyonunun güçlendirilmesi
- Bölgelerin rekabet edebilirliklerinin artirilmasi
- Bölgeler arasi ekonomik ve sosyal yakinsamanin saglanmasi
- Afet sonrasi ekonomik ve sosyal toparlanmanin saglanmasi
2024-2028 BGUS için belirlenen bu stratejik amaçlar; yerelden ulusala, ulusaldan küresele temel yaklagimiyla, bir taraftan bölgelerin sahip olduklari içsel potansiyellerin tamamlayicilik ve ögrenme odagiyla olusturacagi sinerjiyle ülke içi gelismislik farklarini azaltarak diger taraftan da küresel düzeyde söz sahibi bölgelerin sayisini artirarak Türkiye'nin ulusal kalkinma sürecini hizlandirmak ve güçlendirmek amaciyla belirlenmistir.
Sekil 5.1 2024-2028 BGUS Vizyon ve Amaçlari
BGUS'un stratejik amaçlarini gerçeklestirmek üzere iki tür hedef grubu belirlenmistir. ilk olarak bölgelerin sosyal, ekonomik ve mekânsal özellikleri ile gelisme potansiyelleri dikkate alinarak belirlenen mekânsal tipoloji çerçevesinde her bir tipolojiye uygun mekânsal amaçlar tespit edilmistir. Bununla birlikte; mekânsal bakis açisiyla hem tematik gelisme alanlarinda politika ve uygulama etkinligine katki saglayarak bölgesel gelismeyi hizlandirmak hem de bölgesel gelisme politikalariyla tematik politikalar arasinda uyum ve tamamlayiciligi güglendirmek üzere tematik amaçlar belirlenmistir. 2024-2028 BGUS'un ana kurgusu Sekil 5.1'de yer almaktadir.
6. BGUS MEKÂNSAL YAKLASIMI
Bölgelerin sosyoekonomik özellikleri, potansiyelleri ve ihtiyaçlari belirlenerek mekâna göre farkhlastirilmis politikalarin gelistirilmesi bölgesel gelisme politikalar için kritik önem tasimaktadir. Bu nedenle BGUS, belirlenen stratejik amaçlar çerçevesinde mekânsal bir yaklagim ortaya koyarak kalkinma amaçli politikalarin mekâna duyarliligini ve tamamlayiciligini saglamaktadir. Bu mekânsal yaklagim, bir taraftan ortak özellikler tagiyan bölgelere özgü politikalar gelistirilmesine imkân saglarken diger taraftan da tematik politika alanlarina mekânsal derinlik saglamaktadir.
6.1. Stratejik Amaçlar ve Mekânsal Tipoloji
BGUS mekânsal yaklasiminda, bölgesel gelisme politikalari mekânsal bir tipoloji çerçevesinde ele alinmaktadir. Mekânsal tipoloji gelistirilirken BGUS'un stratejik amaçlari olarak belirlenen bölgelerin küresel ekonomik entegrasyonunun güçlendirilmesi, bölgelerin rekabet edebilirliklerinin artirilmasi, bölgeler arasi ekonomik ve sosyal yakinsamanin saglanmasi ve afet sonrasi ekonomik ve sosyal toparlanmanin saglanmasi genel çerçeve olarak kabul edilmis ve mekânsal tipoloji küresel entegrasyon, rekabetçilik, yakinsama ve afet sonrasi ihya olmak üzere dört gelisme boyutu altinda incelenmistir.
Yerel niteliklerin mevcut veri altyapisi çerçevesinde azami seviyede dikkate alinmasi ve bunlarin hedef ve stratejilere en detayli sekilde yansitilabilmesi için mekânsal tipoloji il ölçeginde yapilmistir. Her bir stratejik amaç kapsaminda YER-SIS ve SEGE çalismalari dahil olmak üzere üretim yapisi, gelir düzeyi, ihracat, istihdam ve nüfus gibi bölgesel kalkinmada öne çikan otuzu askin gösterge kullanilarak illerin tipolojileri belirlenmistir. Dört ana boyut altinda belirlenen mekânsal tipoloji ile BGUS stratejik amaçlari arasindaki iliski Sekil 6.1'de yer almaktadir.
Sekil 6.1 BGUS Temel Amaçlari- Mekânsal Tipoloji iliskisi
6.1.1. Stratejik Amaç 1: Bölgelerin Küresel Ekonomik Entegrasyonunun Güçlendirilmesi
BGUS'un vizyonu çerçevesinde belirlenmis ilk stratejik amaç "bölgelerin küresel ekonomik entegrasyonunun güçlendirilmesi"dir. Dijitallesme ve mobilite artisi gibi uluslararasi gelismelerin isiginda ülkeler arasi ekonomik ve sosyal etkilesim giderek artmakta, bu durum beraberinde hem firsatlar hem de riskler getirmektedir. Bu kapsamda ülkelerin artan küresellesme sürecinin getirdigi firsatlari degerlendirebilmesi için ulusal kalkinma politikalarinin yani sira bölgesel gelisme politikalarina da ihtiyaç duyulmaktadir. Türkiye'nin uluslararasi ekonomik ve sosyal iliskileri her geçen gün artmakta olsa da diger ülkelerle iliskilerin yogunlugu ve bu iliskileri artirma potansiyelleri incelendiginde belirli illerin öne çrktigi görülmektedir. Uluslararasi ticari faaliyetler, yabanci çalisan nüfus, uluslararasi ulasim, teknoloji ve bilgi yogun faaliyetler bakimindan diger illerden ayrisan iller, küresel entegrasyon boyutunun odaginda bulunan iller olarak belirlenmistir. Küresel entegrasyon boyutunda yer alan illerin belirlenmesinde kullanilan kriterler ile bu kriterlere ait veri kaynaklari Kutu 6.1'de yer almaktadir.
Asagidaki göstergeler üzerinden temel bilesenler analizi uygulanarak küresel ve potansiyel küresel iller belirlenmistir.
| Gösterge | Yil | Veri Kaynag |
|---|---|---|
| Dis hat toplam yolcu sayisinin ülke içerisindeki payi | 2010-2021 | TÜIK |
| Calisma izinli olarak çalisan yabanci uyruklu kisilerin ülke içerisindeki payi | 2011-2020 | ÇSGB |
| ilin nüfusunun ülke içerisindeki payi | 2010-2021 | TÜIK |
| Toplam dis ticaret miktarinin ülke içerisindeki payi | 2010-2021 | TÜIK |
| Finans ve sigorta faaliyetleri GSYH miktarinin ülke içerisindeki payi | 2010-2021 | TUIK |
| Toplam yabanci sermaye tutarinin ülke içerisindeki payi | 2010-2022 | STB |
| Orta-yüksek teknolojili sektörlerde çalisan sayisinin ülke içerisindeki payi | 2010-2021 | SGK |
| Bilgi yogun hizmet sektöründe çalisan sayisi ülke icerisindeki payi | 2010-2021 | SGK |
| Patent tescil belgesi alanlarin ülke icerisindeki payi | 2010-2021 | Türk Patent |
Kutu 6.1 Kuresel Entegrasyon Boyutu Gösterge Seti
Yapilan analiz sonucuna göre diger tüm illerden açik ara farkli konumda olan istanbul "küresel il"; Ankara, Antalya, Bursa, Izmir ve Kocaeli ise "potansiyel küresel iller" olarak siniflandirilmistir. Küresel entegrasyon boyutu altinda degerlendirilen iller Harita 6.1'de yer almaktadir.
Küresel entegrasyon boyutunda yer alan az sayidaki ilin ülkenin bati bölgelerinde yer alan en gelismis iller oldugu görülmektedir. Her bakimdan ülke merkezi konumundaki Istanbul, uluslararasi çalismalarda da küresel kent olarak adlandirilmaktadir. Bagkent olmanin verdigi avantaj ve güçlenen sanayisi ile Ankara, gelismis üretim yapilari ve geleneksel ticari merkez nitelikleriyle öne çikan Izmir ve Bursa'nin yani sira istanbul'un etkisi ile giderek güçlenen Kocaeli ve özellikle gelismis turizm sektörüyle Antalya da bu grupta yer almaktadir.
Harita 6.1 Küresel Entegrasyon Boyutundaki Iller
Küresel entegrasyon illerinin belirlenmesinde kullanilan kriterlerden; dis hat yolcu trafigi, dis ticaret hacmi ile finans ve sigortacilik faaliyetlerinin yaridan fazlasi, tescil edilen patentlerin de yaklagik yarisi tek basina küresel il olan istanbul'da gerçeklesmektedir. Ülke nüfusunun yüzde 18'ini barindiran Istanbul, Türkiye'de çalisma izinli olarak çalisan yabanci uyruklu kisilerin de yaklasik yüzde 40'ina ev sahipligi yapmaktadir. Istanbul'un bu göstergeler açisindan baskinliginin yani sira potansiyel küresel illerin de teknoloji üretimi, yabanci sermaye tutari ve yabanci çalisan sayisi bakimindan Türkiye içerisinde önemli bir yere sahip oldugu görülmektedir (Tablo 6.1).
Tablo 6.1 Küresel Entegrasyon Boyutu illerinin Gösterge Paylar (Yüzde)
| Gösterge | Entegrasyon illerinin Türkiye Payl | Küresel il istanbul'un Türkiye Payi | Potansiyel Küresel Illerin Türkiye Payi |
|---|---|---|---|
| Dis Hat Toplam Yolcu Sayisi | 91,5 | 59 | 32,6 |
| Çalisma Izinli Olarak ÇCaliçan Yabanci Uyruklu Kisi Sayisi | 79 | 39,3 | 39,5 |
| Toplam Dis Ticaret Miktari | 79 | 56 | 22,8 |
| Patent Tescil Belge Sayisi | 78,6 | 49 | 28,8 |
| Finans ve Sigorta Faaliyetleri | 76,5 | 55,3 | 21,2 |
| Orta-Yüksek Teknolojili | 64,6 | 23,1 | 41,4 |
| Bilgi Yogun Hizmet Sektöründe Calisan Sayisi | 61,7 | 36 | 25,6 |
| Toplam Yabanci Sermaye Tutari | 46,6 | 9,5 | 37,1 |
| Nufus | 39,1 | 18,4 | 20,7 |
Potansiyel küresel iller içinde Ankara; tescil edilen patent sayisi, bilgi yogun hizmet sektörlerinde çaliçan sayisi ile finans ve sigorta faaliyetleri bakimindan istanbul'un ardindan gelerek ön plana çikmaktadir. Bursa; orta-yüksek teknolojili sektörlerde, Antalya; dig hat yolcu sayisi ve yabanc uyruklu çalisan kisi sayisinda Istanbul'u takip etmektedir. Kocaeli toplam dis ticaret miktarinda istanbul'u takip etmekte, orta-yüksek teknolojili sektörlerde çalisan kisi sayisi bakimindan da üçüncü sirada yer almaktadir. Izmir ise dis ticaret miktari, finans ve sigorta faaliyetleri ve bilgi yogun hizmet sektörlerinde çalisan sayisi göstergelerinde Türkiye'de üçüncü sirada yer almaktadir.
6.1.2. Stratejik Amaç 2: Bölgelerin Rekabet Edebilirliklerinin Artirilmasi
Bölgelerin ulusal ve uluslararasi alanda rekabet edebilirliklerinin artinlmasi, bölgelerin kalkinma sürecinin hizlandirilmasi bakimindan kritik öneme sahiptir. Bu nedenle sahip olunan potansiyellerin etkin sekilde degerlendirilerek AR-GE ve yenilik kapasitesinin güçlendirilmesi, yüksek katma degerli üretimin artirilmasi ve is ve yaçam kogullarinin iyilestirilmesine odaklanan "bölgelerin rekabet edebilirliklerinin artirilmasi" BGUS kapsaminda ikinci stratejik amaç olarak belirlenmistir. BGUS'un bu amacina yönelik olarak mekân odakli politikalarin belirlenebilmesi için illerin ulusal ve uluslararasi rekabet edebilirlikleri belirli kriterler çerçevesinde analiz edilmistir.
Bu çerçevede; gelir düzeyi, sanayi ve hizmetler sektörü üretim düzeyi, ihracat seviyesi, teknoloji düzeyi, girisimcilik kapasitesi ve insan kaynaklarinin niteligi gibi hususlar bakimindan küresel entegrasyon boyutunda yer alan iller disinda öne çikan iller "rekabetçi iller", ayni göstergeler bakimindan bu illeri takip eden iller ise "potansiyel rekabetçi iller" olarak belirlenmistir. Belirli sektörlerde orta ölçekte üretim yogunlugu olan ve ekonomisi genel olarak sinirli sayida sektöre bagli olan iller ise "rekabet nüvesi iller" olarak bu boyutun son kategorisini olusturmaktadir. Rekabetçilik boyutu altinda yer alan rekabetçi iller, potansiyel rekabetçi iller ve rekabet nüvesi iller Harita 6.2'de yer almaktadir.
Harita 6.2 Rekabetçilik Boyutundaki Iller
Rekabetçi illerin Tekirdag-Mugla ile Sakarya-Mersin geklinde kuzey-güney yönlü iki koridor ve AdanaKayseri-Gaziantep seklinde bir küme olusturdugu görülmektedir. Potansiyel rekabetçi illerde ise Çorum, Sivas, Elâzig ve Mardin disinda Ankara'nin batisindaki yogunlasma dikkat çekmektedir. Rekabet nüvesi iller ise Dogu Anadolu Bölgesi disinda ülke genelinde görülmekte, bu illerin önemli bir bölümü ise rekabetçi illerin hinterlandinda yer almaktadir.
Rekabetçi ve potansiyel rekabetçi illerin belirienmesinde sanayi, hizmetler, yenilik ve teknoloji gibi basliklarda ayni gösterge seti kullanilmis, rekabet nüvesi iller için ise sanayi üretim ve ihracat seviyesi ile tarim ve hizmetler sektörüne iliskin göstergeler dikkate alinmistir. Bu kapsamda öncelikle küresel boyuttaki iller disarida tutularak ilk gösterge seti üzerinden temel bilesenler analizi uygulanmis ve rekabetçi iller ile potansiyel rekabetçi iller belirlenmistir. Rekabet nüvesi illerin belirlenmesi için kalan iller arasinda ayirt edicilik saglayabilecek sanayi, tarim, hizmetler ve ihracat potansiyelinin degerlendirilmesine imkân verecek ayri bir gösterge seti kullanilmistir.
Rekabetçi ve Potansiyel Rekabetçi iller Göstergeleri
| Gosterge | YIl | Veri Kaynagi |
|---|---|---|
| GSYH Ülke Payi | 2011-2020 | TÜIK |
| KGSYH | 2011-2020 | TÜIK |
| AR-GE Harcamalari Ulke Payi | 2010-2019 | GBS |
| Bin Kisi Basina Patent Tescili | 2012-2021 | Türk Patent |
| Sanayi GSYH Ulke Payi | 2011-2020 | TÜIK |
| Hizmetler GSYH Ülke Payi | 2011-2020 | TUIK |
| ihracat Ülke Payi | 2012-2021 | TÜIK |
| Kisi bagi Ihracat | 2012-2021 | TUIK |
| Yüksekögretim Mezunu Olanlarin Toplam Nüfusa Orani | 2012-2021 | TÜIK |
| Açilan Sirketlerin Ülke Payi | 2012-2021 | TOBB |
| Yüksek ve Orta Yüksek Teknoloji Sektörleri ihracat Ülke Payi | 2012-2021 | TÜIK |
| Bilgi Yogun Sektörlerdeki Istihdamin Ulke Payi | 2019-2020 | TÜIK |
| Yüksek ve Orta Yüksek Teknoloji Sektörlerinde Çalisan Kisi Sayist Ülke Payl | 2019-2020 | TUIK |
| Rekabet nüvesi iller Göstergeleri | ||
| Gösterge | Yil | Veri Kaynagi |
| Sanayi GSYH Ülke Payi | 2011-2020 | TÜIK |
| Sanayi GSYH il içi Payi | 2011-2020 | TUIK |
| Tarim GSYH Ülke Payi | 2011-2020 | TÜIK |
| Hizmetler GSYH Ülke Payi | 2011-2020 | TÜIK |
| Imalat Sanayii Ihracati Ulke Payi | 2013-2020 | TUIK |
| imalat Sanayii istihdam Ülke Payi | 2013-2020 | SGK |
| Imalat Sanayii istihdam il içi Payi | 2013-2020 | SGK |
| Imalat Sanayii Is Yeri Ülke Payi | 2013-2020 | SGK |
| Imalat Sanayii Is Yeri Il içi Payi | 2013-2020 | SGK |
Tablo 6.2'de görüldügü üzere, rekabetçi olarak siniflandirilan 15 il, ülke toplam GSYH'si ile hizmet sektörü GSYH sinden yaklasik olarak yüzde 20 pay almakta; sahip olduklari egitimli nüfus ve teknoloji üretimi potansiyeli ihracat ve kurulan sirket degerlerine de yansimaktadir. Bu illerden Manisa ve Sakarya teknoloji üretimi, Tekirdag ve Gaziantep sanayi agirhkli üretim yapilari ve Eskisehir egitimli nüfus oraniyla ön plana gikmaktadir.
Potansiyel rekabetçi iller, rekabetçi illerin ardindan gelmekle birlikte incelenen göstergeler bakimindan ülke genelindeki paylarinin sinirli oldugu görülmektedir. Ancak rekabetçi iller ve küresel entegrasyon boyutundaki illere olan cografi yakinliklari, bu illerdeki üretim faaliyetlerinin yayilim etkisinden faydalanmalarina imkân tanimaktadir. Sanayi agirlikli üretim yapisi ve öne çikan ihracat degerleriyle Yalova bu duruma örnek teskil etmektedir.
Tablo 6.2 Rekabet Boyutundaki Illerin Gösterge Paylari (Yüzde)
| Gösterge (Ülke Payi) | Rekabetçi iller | Potansiyel Rekabetçi Iller |
|---|---|---|
| GSYH | 21,2 | 8,5 |
| AR-GE Harcamalari | 16,4 | 2,3 |
| Hizmetler GSYH | 18,0 | 7,5 |
| ihracat | 19,3 | 2,8 |
| Kurulan Sirket Sayisi | 18,3 | 6,1 |
| Yüksek ve Orta Yüksek Teknoloji Ürün ihracati | 16,7 | 0,8 |
| Bilgi Yogun Sektörlerdeki istihdam | 18,6 | 8,6 |
| Yüksek ve Orta-Yüksek Teknoloji Sektörlerde Çalisan Sayisi | 27,9 | 4,2 |
Rekabet nüvesi iller olarak belirlenen 14 ilin ülke sanayi GSYH'sine katkisi toplamda yüzde 4,5; imalat sanayii GSYH'sine katkisi ise yüzde 5,7 civarinda kalmaktadir. Bu gruptaki illerin il içi üretim yapilari incelendiginde, cesittilik yüksek olmamakla birlikte belirli sektörlerde üretim kapasitelerine sahip olduklari görülmektedir. Ornegin; Karaman'da gida, Bilecik'te seramik ve Uçak'ta tekstil ön plana çikmaktadir.
Rekabet nüvesi illerde ayrica il içi sanayi üretim payinin da ortalama olarak yüzde 30'larda seyrettigi tespit edilmistir. Potansiyel rekabetçi illerde oldugu gibi rekabet nüvesi iller de yakinlarinda bulunan görece gelismis merkezlerin etkisiyle gelisme potansiyeline sahiptir. Harita 6.2'de görüldügü üzere Osmaniye rekabetçi illerle, Usak rekabetçi ve potansiyel rekabetçi illerle tamamen çevrili olup, üretim yapilari da imalat sanayii alaninda gelisime uygundur.
6.1.3. Stratejik Amaç 3: Bölgeler Arasi Ekonomik ve Sosyal Yakinsamanin Saglanmasi
Bölgesel gelisme politikalarinin en temel amaçlarindan biri görece az gelismis bölgelere odaklanarak bu bölgelerin ülke ortalamasina yakinsamasinin saglanmasidir. Türkiye son yillarda gelismislik farklarinin azaltilmasi açisindan önemli ilerlemeler kaydetmis olmasina ragmen özellikle dogu-bati ekseninde halen bölgesel gelismislik farklarina sahiptir.
Bu çerçevede BGUS kapsaminda belirlenen stratejik amaçlardan üçüncüsü "bölgeler arasi ekonomik ve sosyal yakinsamanin saglanmasi" olarak belirlenmistir. Bu amaç dogrultusunda nispeten geri kalmis bölgelerin sosyal ve ekonomik anlamda canliliklarinin artirilmasi ve bu sayede küresel entegrasyon ve rekabetçilik boyutundaki bölgelerin sosyoekonomik gelismislik seviyelerine yaklastirilmasi hedeflenmektedir.
Bu stratejik amaç kapsaminda mekânsal tipolojinin belirlenmesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanligi tarafindan yürütülen SEGE ve YER-SIS temel çerçeve olarak kullanilmistir.
"Bölgesel merkezler", "gelisen yerel ekonomiler" ve "öncelikli dönüsüm illeri" olmak üzere üç alt kategoriden olusan yakinsama boyutundaki illerin tespiti için öncelikle illerin sosyoekonomik gelismislik seviyeleri dikkate alinmistir. Düzey 2 bölgelerinin dört gelismislik seviyesinde gruplandirildigi SEGE-2017 çaligmasina göre 26 Düzey 2 Bölgesinden 12'si daha az gelismis olan 3 ve 4. gelismislik kademelerinde yer almaktadir. Dolayisiyla bu amaç kapsaminda öncelikle bu iki kademede yer alan iller ele alinmistir.
Siniflandirmada ayrica yerlesimlerin diger yerlesimlerle sosyoekonomik iliskileri ve diger yerlesimlere hizmet verme kapasiteleri de YER-SIS Arastirmasi sonuçlarindan yararlanilarak kullanilmistir. Buna göre SEGE 3. ve 4. gelismislik kademelerinde bulunmalarina ragmen ekonomik ve sosyal yönden çevrelerine hizmet verme potansiyelleri yüksek olan merkez niteligindeki iller mevcuttur. YER-SiS kapsaminda analiz edilen iller arasi iliskilere göre ülkenin gelismis bölgelerinde yer almamalarina ragmen Erzurum, Van ve Diyarbakir gibi illerin gevrelerindeki diger illere dikkate deger ölçüde hizmet verdigi görülmektedir. Bu illerin çogu ayni zamanda yine YER-SiS'te belirlenen illerin etki alanlari baz alinarak tespit edilen fonksiyonel bölgeleme analizinde bölge merkezleri olarak yer almaktadir (Harita 6.3).
Harita 6.3 Fonksiyonel Bölgeler
Kaynak: yersis.gov.tr
Yakinsama amacinin gerçeklestirilebilmesi için ulusal ölçekte olmasa da bölgeleri için merkez rolü tasiyan ve yayilma ekonomileriyle çevrelerindeki illerin kalkinmasini da olumlu yönde etkileyebilecek illerin tespit edilmesi ve bu bölgelerde kent ekonomilerinin gelismesine yönelik politikalarin uygulanmasi BGUS kapsaminda benimsenen bir yaklasimdir. Bu nedenle yakinsama boyutu altinda görece yüksek nüfuslu ve çevrelerine yüksek seviyede hizmet veren bu iller tespit edilmis ve "Bölgesel Merkezler" olarak nitelendirilmistir.
Bu çerçevede, Diyarbakir, Erzurum, Malatya, Samsun, Sanhurfa, Trabzon ve Van 2024-2028 BGUS mekânsal yaklagiminda bölgesel merkezler olarak siniflandirilmistir. Harita 6.3'te görüldügü üzere bu illerden Sanliurfa disindakiler ayni zamanda YER-SIS'te belirlenen fonksiyonel bölge merkezleridir. YERSIS'e göre Sanliurfa' nin dahil oldugu fonksiyonel bölgenin merkezi Gaziantep olmakla birlikte Gaziantep rekabetçilik boyutundaki göstergelerin önemli bir bölümünde yüksek degerlere sahip oldugundan BGUS mekansal yaklasiminda rekabetçi il olarak belirlenmistir. Sanlurfa ise bu fonksiyonel bölgede Gaziantep disinda, etrafina hizmet verme büyüklügü bakimindan çevresindeki diger illerden ayrismakta, bu nedenle bölgesel merkez kategorisinde ele alinmaktadir.
Yakinsama boyutu altinda diger mekânsal tipolojiler için ise gelir seviyesi, sosyoekonomik gelismislik durumu ve YER-SIS hizmet skoru göstergeleri kullanilmistir. Bu göstergeler çerçevesinde bölgesel merkezler olarak belirlenen iller diginda kalan iller iki gruba ayrilmis, ilk grupta yer alan iller "Gelisen Verel Ekonomiler", son grupta yer alan iller ise "Öncelikli Dönüsüm illeri" olarak siniflandirilmistir. Bu iki gruptaki iller görece az gelismis, ülke GSYH'sine katkilari nispeten düsük, diger illerle sosyoekonomik iliskileri zayif ve ekonomik canliligin artirilmasi gereken illerdir.
Kutu 6.3 Yakinsama Boyutu Gösterge Seti
Bölgesel Merkezlerin Belirlenmesinde Kullanilan Kriterler:
- SEGE 3 ve 4. gelismislik kademesinde yer almasi,
- Nüfusun 750.000 ve üzeri olmasi,
- YER-SIS fonksiyonel bölge merkezi olmasi veya YER-SIS iç derece skorunun* 100 ve üzeri olmasi.
Gelisen Yerel Ekonomiler ve Öncelikli Dönüsüm illeri Göstergeleri
| Gösterge | Yil/Dönem | Veri Kaynagi |
|---|---|---|
| GSYH Ulke Payi | 2011-2020 | TUIK |
| Kisi Bagina GSYH | 2011-2020 | TUIK |
| YER-SIS Iç Derece Skoru | 2020 | STB |
| SEGE 2017 Skoru | 2017 | STB |
*illerin egitim, saglik, ticaret, ulasim, iletisim ve kargo hizmetlerinde diger illere hizmet verme büyüklüklerini ifade etmektedir.
Harita 6.4'te görüldügü üzere, öncelikli dönüsüm illeri ülkenin dogu kesiminde yer almakta ve bölgesel merkezlerin hinterlandinda konumlanmaktadir. Gelisen yerel ekonomiler tipolojisinde yer alan illerden Erzincan, Tunceli ve Artvin yine bölgesel merkezlerin etki alaninda yer alirken Sinop-Nigde aksindaki gelisen yerel ekonomi illeri rekabetçilik boyutundaki illerin arasinda konumlanmistir. Burdur ise bu tipolojide yer alan en batidaki ildir.
Harita 6.4 Yakinsama Boyutundaki Iller
Yakinsama boyutundaki iller incelendiginde bölgesel merkezlerin hem üretim yapisi hem de sosyoekonomik geligmislik bakimindan bu boyutun diger illerinden ayristigi görülmektedir. Bu iller üretim yapilari bakimindan rekabetçilik boyutundaki illerle es deger kabul edilmekle birlikte nispeten az gelismis bölgelerde hizmet merkezi olma rollerinin daha ön planda olmasi nedeniyle bölgesel merkez olarak degerlendirilmislerdir. Bu merkezlerden Samsun basta olmak üzere Trabzon ve Diyarbakir rekabetçi illerle Sanhurfa, Malatya ve Erzurum ise potansiyel rekabetçi illerle es deger özellikler tagimaktadir.
Bölgesel merkezler genel olarak degerlendirildiginde ülke GSYH'sine katki düzeylerinin yaklagik olarak yüzde 5 oldugu görülmektedir. Bu illerin üretim yapilari ortalama yüzde 63 ile hizmetler sektörü agirlikli olmasina ragmen ülke GSYH'sine en büyük katkiyi yüzde 11,5'lik pay ile tarim sektöründe vermektedirler.
Tablo 6.3 Yakinsama Boyutundaki illerin Gösterge Paylari (Yüzde)
| Gösterge | Bölgesel Merkezler | Gelisen Yerel Ekonomiler | Oncelikli Dönüsüm illeri |
|---|---|---|---|
| GSYH Payi | 5,4 | 3 | 2,2 |
| Tarim Ulusal Payi | 11,5 | 8,2 | 6,3 |
| Sanayi Ulusal Payi | 3,7 | 2,4 | 1,1 |
| Hizmetler Ulusal Payi | 5,5 | 2,7 | 2,2 |
| il içi Tarim Payi Ortalamasi | 16,2 | 20,2 | 23,7 |
| il içi Sanayi Payi Ortalamasi | 21 | 24,4 | 15,6 |
| Il Içi Hizmet Payi Ortalamast | 62,8 | 55,4 | 60,7 |
Gelisen yerel ekonomiler ve öncelikli dönüsüm illerinin ulusal GSYH'ye katki düzeyi sirasiyla yüzde 3 ve yüzde 2,2; ulusal sanayi GSYH'sine katki paylari ise yüzde 2,4 ve yüzde 1,1 seviyesindedir. Bu illerdeki üretim faaliyetlerinde hizmetler sektörü ön planda olup yüzde 50'nin üzerinde seyretmektedir. Gelisen yerel ekonomilerde sanayi üretiminin il içi payi ortalamasi yüzde 24,4 ile öncelikli dönüsüm illeri ortalamasindan (yüzde 15,6) daha yüksek olmakla birlikte ülke ortalamasinin altindadir. Tarimsal üretim degerleri bakimindan ise öncelikli dönüsüm illerinin il içi payi ortalamasi gelisen yerel ekonomilerden yüksek seyretmektedir.
6.1.4. Stratejik Amaç 4: Afet Sonrasi Ekonomik ve Sosyal lyilesmenin Saglanmasi
6 Subat 2023 tarihinde Kahramanmaras merkezli depremlerden etkilenen illerin ekonomik, fiziksel ve sosyal olarak yeniden toparlanmasi, kalkinmasi ve deprem öncesi ekonomik cografyadaki rollerinden daha ileri seviyeye erismesine yönelik olarak BGUS kapsaminda "afet sonrasi ekonomik ve sosyal iyilesmenin saglanmasi" stratejik amaci belirlenmis ve afetten en fazla etkilenen 5 il "Afet Sonrasi ihya illeri" olarak ayri bir sinifta degerlendirilmistir (Harita 6.5).
Afet öncesi ekonomik ve sosyal göstergeler dikkate alinarak belirlenen mekânsal tipoloji siniflamasinda söz konusu illerden Gaziantep, Hatay ve Kahramanmaras rekabetçi il; Adiyaman rekabet nüvesi il; Malatya ise bölgesel merkez olarak belirlenmistir.
Dolayisiyla depremden etkilenen iller, birisi afet sonrasi ihya illeri digeri de deprem öncesi ekonomik ve sosyal göstergelerle belirlenen mekânsal tipolojiler olmak üzere iki tipoloji kapsaminda ele alinmaktadir. Bu çerçevede, depremlerden etkilenen illerde her iki tipolojide yer alan stratejiler illerin depremlerden etkilenme düzeyine göre birlikte veya ardil olarak uygulanacaktir.
Harita 6.5 Afet Sonrasi Ihya Illeri
Dört stratejik amaç kapsaminda belirlenen BGUS'un mekânsal tipolojisinin genel dagilimi Harita 6.6' da yer almaktadir.
Harita 6.6 2024-2028 BGUS Mekânsal Tipolojisi
6.2. Mekânsal Gelisme
Türkiye'de bazi bölgeler sahip olduklari üretim, ihracat ve istihdam kapasitesi ve potansiyelleriyle ülke kalkinmasinda lokomotif konumundadir. Buralardaki ekonomik yogunlagmanin çevre yerlesimleri de içine alacak sekilde genislemesi; bölgeler arasi gelismislik farklarinin azaltilmasina, ülke sathinda dengeli mekânsal gelismenin saglanmasina ve Türkiye'nin uluslararasi rekabet gücünün artinilmasina önemli düzeyde katki saglayacaktir.
Ülkenin sosyoekonomik anlamda en gelismis ve ülke milli gelirinde en çok paya sahip olan; Tekirdag, Istanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bursa'yi içine alan bölgenin 2035'te tamamlanmasi öngörülen Marmara ring otoyolu, Istanbul-Ankara hizli tren, Halkali-Kapikule hizli tren ve Izmir Bergama-Balikesir-
Bandirma-Bursa hizli tren projelerinin de katkisiyia doguda Bati Karadeniz ve Ankara yönüne, güneyde ise Çanakkale, Balikesir, Manisa ve Izmir yönüne dogru gelisme gösterecegi öngörülmektedir.
Diger taraftan; Izmir, Manisa, Aydin, Mugla ve Denizli illerini içine alan bölge Marmara Bölgesi yaninda Iç Ege ve Iç Anadolu yönüne gelisme potansiyeli tasimaktadir. iç Anadolu'dan izmir'e uzanan otoyol ve hizli tren yatirim projeleri, Çandarhi Limani'nin yenilenebilir enerji ekipman ihracatina yönelik olarak yapilandirilmasi ve Çandarli Limani ile entegre biçimde çaligacak Izmir Temiz Enerji Ihtisas Organize Sanayi Bölgesi projeleri ile Kemalpaça Lojistik Merkezi ve Izmir limanlarindaki ilerlemeler bu gelisme aksini destekleyecektir.
Ülkenin güneyinde ise Mersin, Adana, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaras ve Gaziantep'in içinde bulundugu bölge üretim seviyesi açisindan dikkat çekmektedir. 2035 yilinda tamamlanmasi öngörülen hizli tren ve otoyol projeleri ile bu bölgenin batida Antalya ile iliskilerinin güglenme, doguda ise Sanhurfa ve Mardin'e dogru gelisme potansiyeli bulunmaktadir. Bununla birlikte söz konusu projelerin Güneydogu Anadolu Bölgesi illerinin Iskenderun Limani ve Habur Sinir Kapisi ile baglantisini daha da güglendirecegi öngörülmektedir.
Konya, Eskisehir ve Ankara'nin içinde bulunduju bölge ise Marmara ve Ege Bölgesi ile ekonomik iliskilerinin yogunlagmasi yaninda Orta Anadolu'nun dogusu ve Orta Karadeniz'e dogru gelisme potansiyeli tagimaktadir. 2035'e kadar tamamlanmasi beklenen Samsun-Çorum-Ankara otoyolu ile Samsun-Çorum-Ankara hizli tren ve Ankara-Sivas-Erzincan hizli tren projeleri bu gelisme potansiyelini destekleyecek projelerdir.
Harita 6.7 2024-2028 BGUS Mekânsal Gelisme Semasi
Uretimin genis bir alanda yogunlastigi bölgelerin çevrelerine dogru yayilmasi öngörüsünün yaninda dogu-bati ve kuzey-güney baglantilarinin da güçlendirilmesiyle hem bölgelerin birbiriyle bütünlesmesi hem de kalkinmanin ülkenin tamamina yayilmasi hedeflenmektedir. Bu çerçevede Dogu Karadeniz Bölgesi'nde bölgesel merkez niteligindeki Trabzon ile Sirnak-Habur sinir kapisini baglayan otoyol projesi ve Yeni Zigana Tüneli Karadeniz Bölgesi ile Doju Anadolu ve Güneydoju Anadolu Bölgeleri arasindaki erisimi güglendirecektir. Bununla birlikte bu baglantilar basta bu hattaki yerlegimler olmak üzere Türkiye'nin uluslararasi ticaretinin gelismesine katk saglayacaktir.
Kuzey-güney baglantilari saglama noktasinda planlanan bir diger önemli baglanti Samsun-Mersin illeri arasindaki hem hizli tren hem de otoyol baglantisidir. Bu projelerin tamamlanmasiyla Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri arasi ulasimin hizlanmasinin yani sira söz konusu güzergâh üzerinde kalan yerlesimlerde üretilen ürünlerin uluslararasi pazarlara erisimi anlaminda önemli ilerlemeler saglanacaktir.
Bir diger kuzey-güney baglanti noktasi da Sakarya-Antalya arasindaki otoyol projesidir. Bu projenin tamamlanmasiyla Marmara, Ege ve Dogu Akdeniz ve iç Anadolu Bölgelerinin birbirleriyle etkilesimi ve baglantisi güçlendirilmis olacaktir.
Diger taraftan dogu-bati yönünde de önemli baglanti noktalari öngörülmektedir. 2035'te tamamlanmasi öngörülen Sivas-Erzurum Hizli Tren Projesi ve Erzurum'dan geçen Gerede (Bolu)Merzifon (Amasya)-Gürbulak (Agri) otoyol projelerinin hayata geçirilmesi ile hem Erzurum'un bölgesel merkez niteligi güçlenecek hem de Dogu Anadolu Bölgesi'nin, Orta Karadeniz, Iç Anadolu ve Marmara Bölgesi ile erisimi ve iliskileri artacaktir.
Bununla birlikte, Antalya'dan, Mersin, Adana, Gaziantep, Sanhurfa, Mardin ve Sirnak'a uzanan otoyol projesinin hayata geçirilmesi ile Akdeniz Bölgesi nin Güneydogu Anadolu Bölgesi ile baglantilari hizlanacaktir. Böylelikle yakinsama boyutundaki illerle rekabetgilik boyutundaki illerin ekonomik ve sosyal iliskileri artirilacak, yakinsama boyutu illerinde üretilen ürünlerin iskenderun, Mersin ve Antalya gibi önemli limanlar araciligiyla uluslararasi pazarlara ulasmasinda önemli bir adim atilmis olacaktir.
7. MEKÂNSAL AMAÇLAR VE STRATEJILER
BGUS un stratejik amaçlariyla iliskili olarak gelistirilen küresel entegrasyon, rekabetçilik, yakinsama ve afet sonrasi ihya boyutlarinda yer alan her bir tipoloji için mekânsal amaçlar ortaya konulmus, bunlara ulagilmasi için stratejiler belirlenmistir.
7.1. Küresel Entegrasyon Boyutu Mekânsal Amaçlari ve Stratejileri
Küresel entegrasyon boyutundaki illere yönelik belirlenen mekânsal amaçlar su sekildedir:
- Küresel il istanbul'un küresel merkez niteligi güglendirilecektir.
- Potansiyel küresel illerin küresel rekabet gücü artirilacaktir.
7.1.1. Mekânsal Amaç 1: Istanbul'un Küresel Merkez Niteliginin Güçlendirilmesi
Istanbul Türkiye' nin dünyaya açilan en önemli baglanti noktasi niteligindedir. Özgün jeopolitik konumu, güçlü uluslararasi ulasim imkânlari, birçok uluslararasi kurulusa ev sahipligi yapmasi, bilgi yogun ve yüksek teknolojili üretim yapisi, yüksek dis ticaret ve yenilik kapasitesi ile hâlihazirda dünya genelinde önemli bir küresel merkez olan istanbul'un küresel merkez niteligi güçlendirilecektir. Böylece, hem istanbul'un ulusal kalkinmaya katkisi artirilacak hem de istanbul'un güçlenen pozisyonunun saglayacagi pozitif dissalliklar yoluyla diger illerin ekonomik ve sosyal kalkinmasi hizlandirilacaktir.
Bu amaçla istanbul'un girisimcilik, teknoloji üretimi ve kreatif endüstriler alaninda öncü rolünün gelistirilmesi ve afetlere dayanklliginin artinilmasi odaklanilan stratejiler olacaktir.
Istanbul teknoloji odakli uluslararasi bir girisimcilik ve üretim merkezi haline getirilecektir. istanbul sahip oldugu girisimcilik ekosistemi, teknoloji ve inovasyon üretme kapasitesi, nitelikli insan kaynagi ve yuksek erisilebilirligiyle yenilik ve teknoloji odakli ulusal ve uluslararasi girisimleri daha fazla çekme potansiyeline sahiptir. Bu potansiyeller azami ölçüde degerlendirilerek istanbul küresel ölçekte teknoloji odakli bir girisimcilik merkezi haline getirilecektir. istanbul'un sahip oldugu nitelikli insan kaynagi ile güçlü AR-GE ve yenilik altyapisi dikkate alinarak üretim yapisinin teknoloji odakli üretim faaliyetlerine dönüsümü desteklenecektir. Mevcut arastirma altyapilarinda etkinlik ve kapasite artisinin yaninda yeni arastirma altyapilarinda fintek, ikiz dönüsüm teknolojileri ve afet teknolojileri gibi kritik sektörlere odaklanilacaktir. Bu çerçevede Terminal Istanbul, Kimya Teknoloji Merkezi ve Fintech Hub gibi projeler hayata geçirilecektir.
istanbul'da kreatif endüstriler alaninda üretim faaliyetleri artirilacaktir. Kreatif endüstriler kapsaminda grafik, mimari ve endüstriyel tasarim gibi faaliyetler ve bu alanlardaki ortak kullanim altyapllari desteklenecektir. Sivil toplum örgütleri, girisimciler ve gençlere yönelik farkindalik çalismalari, egitimler ve mentörlük faaliyetleri tesvik edilecektir. Istanbul'un endüstriyel ve kültürel miras degerlerinin kreatif endüstriler alaninda degerlendirilmesi saglanacaktir.
istanbul'un uluslararasi firmalar ve nitelikli is gücü için küresel cazibesi artirilacaktir. Uluslararasi firmalar ve is gücü agisindan istanbul'un küresel rolünü güçlendirmek amaciyla hukuk, finans, sigortacilik ve danismanlik gibi profesyonel hizmetlerin kalitesi yükseltilecektir. Bununla birlikte, küresel merkez niteligini güglendirecek sektörler ve insan kaynaklari için is ve yasam kosullarinin uluslararasi standartlarda sürdürülmesini saglamak amaciyla ulagim ve konut basta olmak üzere teknik ve sosyal altyapi güglendirilecektir. Diger taraftan, fuar, kongre, festival ve kültürel faaliyetler gibi uluslararasi organizasyonlara yönelik altyapilar güglendirilecek; uluslararasi kuruluslar, yatirimcilar ve nitelikli is gücüne yönelik farkindalik ve tanitim faaliyetleri düzenlenecektir.
istanbul'un afetlere karsi fiziksel, ekonomik, sosyal ve kurumsal dayaniklligi artirilacaktir. Türkiye' de nüfus, ekonomik aktivitelerin büyüklügü, tarihi ve kültürel varliklar dikkate alindiginda afet riski açisindan ilk siralarda yer alan istanbul'da fiziksel dayaniklilk bakimindan öncelikle afet öncesi risk analizleri, risk azaltma tedbirleri ve mekânsal plan revizyonlarini içeren planlama süreci gerçeklestirilecektir. Riskli yerlesimlerde bulunan hastaneler basta olmak üzere kamu binalari, altyapi alanlari, sanayi alanlari ve konut alanlari rezerv alanlar olusturularak kentsel dönüsüm faaliyetleriyle yeniden yapilandinlacaktir. Istanbul'da yogunlasan ve riskli alanlarda bulunan sinai ve finansal faaliyetierin afet durumunda devamliligina yönelik dijital çözümleri de içeren müdahaleler kurgulanacaktir. Toplumsal farkindalik, afet konusunda kurumsal kapasitenin gelistirilmesi, acil durum ve müdahale senaryolari ile afet sonrasi müdahale planlari araciligiyla afetlere hazirlik ve dayaniklilik kapasitesi güçlendirilecektir.
istanbul'daki sanayi faaliyetleri afet riski açisindan güvenli ve gelisme potansiyeli yüksek yerlesimlere vönlendirilecektir. Kentin tasidigi yüksek afet riski ve artan nüfusun kentsel altyapi üzerinde olusturdugu baski dikkate alinarak istanbul'daki yogun sanayi üretiminin sektörel gereklilikler dikkate alinarak yakinsama ve rekabetçilik boyutunda yer alan ve afet açisindan daha az risk tasiyan yerlesimlere yönlendirilmesi desteklenecektir.
Tekirdag-istanbul-Kocaeli kent bölgesinin ulusal ve uluslararasi ulagim baglantilari güçlendirilecektir. Halkali-Kapikule Hizli Tren Projesi'nin tamamlanmasi ile Anadolu'dan gelen yük trenlerinin Avrupa'ya hizli bir sekilde ulasmasinin temin edilmesi ile dis ticaretin artirilmasina katk saglanmasi ve istanbul'un Tekirdag yönündeki etki alaniyla baglantilarinin hizlandirilmasi ve erisilebilirligin artirilmasi mümkün olacaktir. Kinali-Tekirdag-Çanakkale-Savastepe Otoyolu'nun tamamlanmasiyla Marmara Ringi Projesi hayata geçecek ve Marmara Bölgesi'nin erisile bilirligi artirilarak istanbul'un etkisiyle gelisen kent-bölge yapisinda Balkesir, Çanakkale illerinin Marmara Bolgesi ile ulasim baglantilari güçlendirilecektir. Diger taraftan, Istanbul'un ticari kaynakli ulasim yükü Çerkezköy Lojistik Merkezi ile Kocaeli-Tepecik Lojistik Merkezi nin hayata geçirilmesi ile bulunduju kent-bölgeye yayilacaktir.
7.1.2. Mekânsal Amaç 2: Potansiyel Küresel illerin Küresel Rekabet Gücünün Artirilmasi
Küresel bir merkez olma hedefinde istanbul'u takip eden Ankara, izmir, Bursa, Kocaeli ve Antalya illerinden olusan potansiyel küresel illerin küresel deger zincirinde daha üst siralarda yer almasini saglayacak sekilde rekabet gücünü artirmak temel hedeftir. Potansiyel küresel iller belirli sektörlerde Istanbul'un ardindan dünya kentleriyle yarisabilir konumda olan illerdir. Bu özelliklerinin korunmasi ve güclendirilmesi için akademi, sanayi ve kamu sektörü is birliginde yüksek teknoloji üretimi, katma degeri yüksek ürün üretimi ve ihracati, lojistik imkanlarin gelistirilmesi ile kentlerin marka rollerinin güçlendirilmesi 2024-2028 BGUS döneminde odaklanilan stratejiler olacaktir.
Potansiyel Küresel Iller Mekânsal Stratejileri
Potansiyel küresel iller yüksek teknoloji üretim ve ihracat merkezleri olarak konumlandinlacaktir. Hâlihazirda güçlü AR-GE ve yenilik kapasitesi ile Türkiye'nin önemli teknoloji merkezleri olan potansiyel küresel illerin bu rollerinin güçlendirilmesi katma degerli üretimin çevre illere yayginlastirilmasi açisindan da önem tagimaktadir. Sahip olduklari uluslararasi anlamda nitelikli üniversiteleri, teknoparklari, nitelikli is gücü ve büyük sanayi tesisleri bu illerin potansiyelini artirmaktadir. Bu kapsamda; Ankara'da saglik, bilisim, savunma sanayii ve is ve insaat makineleri sektörleri; izmir'de temiz enerji ve çevre teknolojileri; Bursa ve Kocaeli'de mobilite ve teknik tekstil; elektronik, bilisim, kimya ve makine sektörleri ve Antalya'da tarim teknolojileri sektörlerinde girisimcilik faaliyetleri desteklenecek; bu sektörlerde AR-GE ve yenilik altyapisi güglendirilecek ve illerin bu alanlarda uluslararasi üretim ve hizmet üssü olmasi saglanacaktir.
Katma degeri yüksek ürün ihracati artirilacak, potansiyel küresel illerin ihracat için lojistik merkez rolleri güçlendirilecektir. Potansiyel küresel illerde AR-GE faaliyetleri ve teknoloji üretimine bagli yüksek katma degerli ürün ihracatinin yani sira kreatif endüstriler temelli ürünler ile hizmet ihracati da tesvik edilecektir. Diger illerde üretilen ürünlerin ülke içi dagitiminda ve yurt disi transferinde cografi avantajlari ve gelismis ulasim sistemleri vasitasiyla potansiyel küresel illerin lojistik merkez niteligi güçlendirilecektir. Çandarli Limani'nin yenilenebilir enerji ekipman ihracatina yönelik olarak yapilandirilmasi ve Çandarli Limani ile entegre biçimde çalisacak Izmir Temiz Enerji Ihtisas Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulmasi, Kemalpaça Lojistik Merkezi'nin hayata geçirilmesi, TCDD izmir Limaninin altyapi ve üstyapi yatirimlarinin gerçeklestirilmesi, Aliaga limanlari ulagim altyapisinin gelistirilmesi ve Kemalpaça Lojistik Merkez ile bölge limanlari arasinda demir yolu baglantilarnin kurulmasiyla izmir'in lojistik merkez niteligi güglendirilecek ve bölgenin ihracat kapasitesinin artirilmasi saglanacaktir. istanbul ve izmit'e yakin olan Köseköy Lojistik Merkezi'nin baglanti hatlarinin yapilmasi ve etkinliginin artirilmasi ve Kocaeli-Tepecik Lojistik Merkezi'nin hayata geçirilmesi ile Kocaeli'nin lojistik merkez kimligi güglendirilecektir. Diger taraftan, Türkiye'nin kuzey-güney ve dogu-bati akslarinin kesisiminde kalan ve önemli sehirlere direkt ulasimi mümkün olan Ankara'nin ulasim ve lojistik imkânlarnin gelistirilmesiyle lojistik merkez potansiyeli degerlendirilecektir.
Potansiyel küresel illerin marka sehir rolleri güçlendirilecektir. Potansiyel küresel iller kentsel yasam kalitesi bakimindan önemli olanaklara sahip olsalar da uluslararasi organizasyonlar, fuarlar, festivaller ve kültürel faaliyetler ile uluslararasi taninirlik bakimindan bu illerin gelisme ihtiyaci bulunmaktadir. Bir yandan bu olanaklarda nitelik ve nicelik artinilacak diger yandan marka degerlerini öne gikaran uluslararasi organizasyonlara düzenli bir sekilde katilim saglanacak veya ev sahipligi yapilacaktir. Bu kapsamda, Ankara'nin baskent rolünün yani sira özellikle saglik, savunma sanayii ve bilisim alanindaki potansiyeli ile bilim baskenti olmasina ve Kocaeli'nin ise bilisim ve yüksek teknolojili imalat sanayii sektörlerindeki potansiyelinin degerlendirilmesine yönelik çalismalar gerçeklestirilecektir. Diger taraftan; dogal, tarihi ve kültürel degerlerle birlikte Bursa'nin otomotiv, tekstil ve makine sektörleri, izmir'in liman sehri rolü ve temiz enerji ile temiz teknolojilerdeki potansiyeli ve Antalya'nin turizmde sahip olduju marka degerleri; kalite artisi, çesitlenme, tanitim ve ulusal ve uluslararasi is birlikleri ile güçlendirilecektir.
Potansiyel küresel illerin sanayi üretim merkezi rolleri rekabetçi illere yayginlastirilacaktir. Hâlihazirda potansiyel küresel iller belirli sektörlerde üretim, teknoloji gelistirme ve ihracat açisindan merkez rolü tagimaktadir. Potansiyel küresel illerin bu sektörlerde rekabetçi illerle is birliginin artirilmasi ve tamamlayici sektörlerin bu illere yayginlastirilmasi, üretimde katma deger ve hizmet kalitesindeki artis ile sanayi yogunlugunun kademeli olarak ülke geneline yayilmasinda önemli bir etken olacaktir. Bu çerçevede; Ankara ile Eskisehir ve Konya'nin savunma, havacilik, rayli sistemler; izmir ile Manisa ve Balikesirin gida, temiz enerji ve turizm alanlari basta olmak üzere is birlikleri güçlendirilecektir.
Potansiyel küresel illerin birbirleriyle ve Istanbul ile iliskileri güçlendirilecektir. Potansiyel küresel iller olan Antalya, Ankara, Bursa, Kocaeli ve izmir'in birbirleriyle ve istanbul ile farkli modlarda erisimi artirilarak fonksiyonel iliskileri güçlendirilecektir. Bu çerçevede planlanan Antalya-Mersin, Izmir-AydinDenizli-Burdur-Antalya, Ankara-Afyonkarahisar-Antalya ve Ankara-Eskisehir-Bursa otoyol projeleri ile Izmir-Ankara, Istanbul-Ankara, istanbul-Eskisehir-Afyonkarahisar-Antalya, Konya-Antalya ve izmir Bergama-Ballkesir-Bandirma-Bursa hizli tren projeleri bu amaca katki saglayacaktir. Bununla birlikte, klyi illeri arasinda yük ve yolcu tagimaciliginda deniz yolu baglantilari güçlendirilecektir.
7.2. Rekabetçilik Boyutu Mekânsal Amaçlari ve Stratejileri
Rekabetçilik boyutundaki illere yönelik gelistirilen mekânsal amaçlar su sekildedir:
- Rekabetçi illerin orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretim ve ihracati artirilacaktir.
- Potansiyel rekabetçi illerin üretim yapilarinin teknoloji odakli dönüsümü hizlandirilacaktir.
- Rekabet nüvesi illerde ekonomik faaliyetler çesitlendirilecek ve katma deger yükseltilecektir.
7.2.1. Mekânsal Amaç 3: Rekabetçi illerin Orta-Yüksek ve Yüksek Teknolojili Üretim ve ihracatinin Artirilmasi
Anadolu'da önemli üretim merkezleri olarak nitelendirilen, girisimcilik ve yenilikçilik potansiyeli yüksek, nitelikli istihdam ve orta-yüksek teknolojili ürün üretimi konusunda belirli bir altyapisi olan, tarim, sanayi ve hizmetler sektörlerindeki üretimiyle ülke kalkinmasinda önemli rol oynayan bu illerin rekabet edebilirliklerinin güçlendirilmesi ile ulusal ekonomiye katkilari artinilacaktir. Böylece bu illerin hem uluslararasi düzeyde rekabet seviyeleri yükseltilecek hem de konut ve sanayi alanlarinin yogunlastigi küresel entegrasyon boyutundaki iller disinda çekim merkezleri olusturularak daha dengeli bir yerlesim sistemi saglanacaktir. Ayni zamanda önemli tarimsal üretim merkezleri olan bu illerde tarimda modern teknolojilerin kullanilmasi tesvik edilecektir.
Bu hedeflere ulagmak üzere rekabetçi iller için orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretim, uluslararasi erigilebilirligin güglendirilmesi, tarimda yenilikçi uygulamalarin yayginlastirilmasi ve nitelikli is gücünü çekecek sosyal ve teknik altyapi yatirimlari odaklanilan stratejilerdir.
Rekabetçi Iller Mekânsal Stratejileri
Orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretim desteklenecektir. Rekabetçi illerin halihazirda imalat sanayiinde sahip oldugu orta-yüksek teknolojili üretim kapasitesi; orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin üretimine yonelik AR-GE, tasarim, yenilik, teknoloji odakli girisimcilik ve markalasma faaliyetlerinin tesvik edilmesiyle güglendirilecektir. Bu kapsamda, Eskisehir' de hava ve uzay tagitlari ile rayli sistemler sektörü; Manisa, Gaziantep ve Kahramanmarag'ta metal ve makine sektörleri; Adana' da kimya ve petrokimya; Konya ve Kayseri'de savunma ve havacilik; Balikesir'de yenilenebilir enerji ve buna iliskin tamamlayicr sektörler; Denizli'de teknik tekstil; Sakarya'da otomotiv ve makine ekipman imalati; Manisa'da otomotiv, savunma ve Tekirdag'da uçak ekipmanlari ve medikal malzeme imalati sektorleri oncelikli olacaktir.
Rekabetçi illerin ulusal ve uluslararasi piyasalarla iligkisini artirmak amaciyla ulagim baglantilar güçlendirilecektir. Adana-Mersin kent bölgesinin Osmaniye, Hatay ve Gaziantep gibi önemli merkezlerle bütünlesme potansiyeli çerçevesinde bu yerlesimler arasi sanayi iliskileri ve lojistik baglantilar güçlendirilecek ve bu kent-bölgenin ulusal kalkinmaya azami düzeyde katkr vermesi saglanacaktir. Uluslararasi ulasim ve lojistik alaninda, Dogu Akdeniz Ana Konteyner Limani ve Mersin Limani'nin genisletilmesi ile hem bölgenin hem de Türkiye'nin uluslararasi alanda rekabet gücünün artirilmasina önemli düzeyde katkr saglanmis olacaktir.
Ulusal ve uluslararasi ticarette önemli bir baglanti noktasi niteliginde olan Samsun-Mersin Otoyolu'nun tamamlanmasiyla Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri arasinda erisilebilirlik artirilacak ve bu güzergahta yer alan yerlegimlerin Samsun ve Mersin limanlarindan uluslararasi pazarlara erisimi artinilacaktir.
Izmir-Aydin-Denizli Otoyolu ve Afyonkarahisar, Usak ve Manisa illerinden geçmesi planlanan IzmirAnkara Otoyolu ve hizli tren projelerinin tamamlanmasiyla Iç Ege ile Izmir limanlarinin baglantisi hizlanacak, çevre yerlesimlerin Izmir-Manisa kent-bölgesine baglantisi güglenecek ve bölge ekonomisine önemli düzeyde katki saglanacaktir. Diger taraftan, Aydin-Antalya Otoyolu'nun tamamlanmasi ile Antalya daki turizm hareketliliginin bölgedeki alternatif turizm alanlarina daha fazla katki saglayacagi öngörülmektedir.
Aksaray-Konya-Antalya hizli tren projesinin tamamlanmasiyla Ankara-Konya-Antalya baglantilari güglenecek, Antalya-Mersin otoyol projesinin tamamlanmasiyla da Akdeniz kryi kesiminde erisim iyilestirilecektir. Böylece turizm, tarim ve ticarette hareketliligin artmasiyla iller arasi fonksiyonel iliskiler güçlenecek, bununla birlikte tarim ürünlerinin lojistigi kolaylagacaktir.
1915 Çanakkale Köprüsü ve Kinali-Tekirdag-Çanakkale-Savastepe Otoyolu'nun tamamlanmasiyla hayata geçecek Marmara Ringi Projesi ile Çanakkale ve Balikesir illerinin önemli merkezlerle baglantisi güçlenecektir.
Nitelikli is gücunü gekecek sosyal ve teknik altyapi yatirimlari desteklenecektir. Rekabetçi illerde hedeflenen orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin üretiminin gerektirdigi nitelikli is gücünün ihtiyaçlarini kargilayacak ulagim, konut, sosyal ve teknik altyapi yatirimlari hayata geçirilecektir.
Tarimda ön plana çikan rekabetçi illerde tarimda yenilikçi uygulamalar yayginlastirilacaktir. Basta Manisa, Konya, Adana, Mersin, Hatay, Mugla ve Balikesir illerinde tarimsal üretimde genç girisimcilik, kooperatiflesme ve arastirma altyapisi desteklenecek, kooperatiflerin üniversite ve arastirma merkezleri gibi kurumlarla is birligi yapmasi tesvik edilerek dijital teknolojiler ve akilli uygulamalarin kullanimi yayginlastinlacak ve tarimsal üretimde katma degerli ürün üretimi artinilacaktir. Akilli tarim uygulamalari ile verimliligi artirici ve maliyetleri düsürücü uygulamalara agirlik verilecektir.
7.2.2. Mekânsal Amaç 4: Potansiyel Rekabetçi illerin Üretim Yapilarinin Teknoloji Odakli Dönügümünün Hizlandirilmasi
Potansiyel rekabetçi iller ihracat, üretim ve istihdam kapasitesi açisindan temel altyapiya ve potansiyele sahip olmakla birlikte bu seviyelerini güglendirebilmek için belirli alanlarda dönüsüme ihtiyaç duymaktadir. Bu illerin rekabet edebilirliklerinin ve ulusal kalkinmaya katkilarinin artirilmasi temel amaçtir. Bu kapsamda; potansiyel rekabetçi illerde mevcut sektörlerde üretim hacmi ve üretimde katma deger artiginin desteklenmesi, gelisme potansiyeli tagiyan orta-yüksek teknolojili sektörlerin desteklenmesi ve bu illerin çevrelerindeki daha gelismis illerle fonksiyonel iliskilerinin güçlendirilmesi odaklanilan stratejiler olacaktir.
Potansiyel Rekabetçi Iller Mekânsal Stratejileri
Mevcut sektörlerde üretim hacmi ve üretimde katma deger artisi saglanacaktir. Potansiyel rekabetçi illerde teknoloji seviyesinin yükseltilmesi, üretimde katma degerin artirilmasi ve ürün çesitliliginin artirilmasi yoluyla imalat sanayiinde dönüsüm saglanacaktir. Bu dönüsüm için AR-GE ve yenilik altyapisinin gelistirilmesi, büyük ölçekli firmalarla KOBl'ler arasinda is birligini saglayacak platformlarin olusturulmasi, sanayi ve teknoloji altyapisi ile üniversite-sanayi is birliginin güçlendirilmesine yönelik altyapilar desteklenecektir. Bu çerçevede, Afyonkarahisar'da mermer sektöründe yenilikçi ürünler ile mermer atiklari mikronize ögütme faaliyetleri; Kütahya'da teknik seramik ve seramik filtre üretimi; Mardin'de dayanikli gida, hazir yemek ve selüloz üretimi; Kirklareli'nde süt tozu, peynir altr suyu tozu ve protein tozu ile Elazig da yüksek karbonlu ferrokrom ve suni mermer üretim faaliyetleri gibi ürünlerin üretimine odaklanilacaktir.
Üretimde dönüsümü saglamaya yönelik gelisme potansiyeli tasiyan orta-yüksek teknolojili sektörler desteklenecektir. Büyüme potansiyeli gösteren sektörler yeni girisimcilerin tesvik edilmesi, is gücü kapasitesinin, sektörel is birliklerinin ve finansman imkânlarinin artirilmasi ve hizmet kapasitesi ve kalitesinin gelistirilmesi yoluyla desteklenerek potansiyel rekabetçi illerin üretim kapasiteleri ve rekabet edebilirlikleri artinilacaktir. Diger taraftan, firmalarin ihtiyas duydugu is gücü niteligine yönelik ve imalat sanayiindeki dönüsümün gerektirdigi egitimlerin sunulmasi için mesleki egitim programlari düzenlenecektir. Büyüme potansiyeli tasiyan sektörlere odakli kurumsal yönetim danismanligi gibi tamamlayici unsurlari da igeren destekler ile bu sektörlerde hem yeni girisimlerin kurulmasi hem de mevcut isletmelerin güçlendirilmesi saglanacaktir. Büyüme potansiyeli gösteren sektörlerde maliyetlerin azaltilmasi, yeni girisimlerin kirilganliklarinin azaltilmasi ve atil kapasitenin önüne geçilmesi amaciyla ortak kullanim merkezleri desteklenecektir. Bu çerçevede; Yalova'da kimya ve makine sanayi; Çorum'da makine ve savunma sanayi; Sivas'ta savunma sanayi ve optik ürünleri imalati; Isparta da saglik ve kozmetik ürünleri imalati; Bolu'da elektronik sanayi ve Zonguldak'ta makine ve gemi inça sanayi oncelikli sektorler olacaktir.
Potansiyel rekabetçi illerin cevrelerindeki daha geligmis illerle ve komsu ülkelerle fonksiyonel iliskileri güçlendirilecektir. Yalova'nin Kocaeli ile kimya sanayi; Sivas'in Ankara, Konya ve Kayseri ile savunma sanayi alanlarinda fonksiyonel is birlikleri desteklenecektir. Hizmete açilan Sivas-YozgatKinikkale-Ankara hizli tren hatti ve Afyonkarahisar-Ankara, Delice-Çorum hizli tren baglantilarinin hayata geçirilmesi ile potansiyel rekabetçi iller olan Sivas, Çorum ve Afyonkarahisar'in potansiyel küresel il Ankara ile baglantilari güçlenecektir. Filyos Limaní'nin, Filyos Lojistik Merkezi'nin, demir yolu entegrasyon projesinin ve Bati Karadeniz Sahil Yolu Projesi'nin tamamlanmasiyla Bati Karadeniz Bolgesinde önemli bir ulagim ve lojistik avantaji saglanacak; Zonguldak, Karabük, Bartin, Kastamonu, Bolu ve Düzce illerinde üretilen sanayi ürünlerinin uluslararasi pazarlara ulasmasi kolaylastirilarak bölgenin rekabet edebilirligine önemli düzeyde katki saglanacaktir. Bunun yaninda KirklareliBulgaristan ticaret ve yatirim alanlarinda is birlikleri desteklenecektir.
7.2.3. Mekânsal Amaç 5: Rekabet Nüvesi illerde Ekonomik Faaliyetlerin Çesitlendirilmesi ve Katma Degerin Yükseltilmesi
Belirli sektörlerde orta ölçekte üretim yogunlugu olan ve ekonomisi genel olarak sinirli sayida sektöre bagli olan bu illerde ekonomik faaliyetlerin çesitlendirilmesi ve teknoloji seviyesinin yükseltilmesi temel amaçtir. Bu amaca ulagmak uzere bu illerde imalat sanayi sektorlerinde teknoloji seviyesinin yükseltilmesi, bu illerin önemli merkezlerle erisiminin güçlendirilmesi ve illerin potansiyelleri ve oncelikli alanlarina göre ekonomilerin çesitlendirilmesi odaklanilan stratejiler olacaktir.
Rekabet Nüvesi Iller Mekânsal Stratejileri
Imalat sanayiinde teknoloji seviyesi yükseltilecektir. Illerde öne çikan sektörlerde teknoloji seviyesinin gelistirilmesine yönelik girisimler desteklenecektir. Bu çerçevede, örnegin Osmaniye ve Karabük'te demir-çelik sektöründe daha nitelikli ve yeni ürünlerin üretilmesi ile Aksaray'da otomotiv yan sanayiinde daha katma degerli ürünlerin üretimine agirlik verilecektir. Bu amaçla, imalat sanayiinde teknoloji kullanimini artirmak üzere özel sektör ile üniversiteler arasindaki is birligi güçlendirilecek, ARGE ve yenilik altyapisi ile girisimcilik faaliyetleri desteklenecektir.
illerin potansiyelleri ve öncelikli alanlarina göre ekonomileri çesitlendirilecektir. illerin maden varligi, turizm ve tarimsal üretim potansiyelleri degerlendirilerek ekonomilerinin çesitlendirilmesi tesvik edilecektir. Maden potansiyellerinin degerlendirilmesi amaciyla Batman'da petrolden üretilen yan ürünlerin üretimi, Karaman ve Tokat illerinde mermer isleme ve Ordu'da bentonit yatrrimlari öncelikli olacaktir. Turizm potansiyellerinin degerlendirilmesi kapsaminda Edirne' de kültür, gastronomi ve doga turizmi; Adiyaman da kültür turizmi; Usak'ta termal turizm; Ordu, Giresun ve Rize'de doga turizmi ve Aksaray da kültür ve inanç turizmi desteklenecektir. Tarimsal üretim potansiyeli olan illerde tarim sanayi entegrasyonu güçlendirilecektir. Basta Bilecik, Karaman, Tokat, Ordu, Giresun ve Rize illerinde katma degerli gida ürünleri imalati yatirimlari desteklenecektir. Diger yandan, Karabük ve Kastamonu'da agaç isleri isleme yatirimlarina agirlik verilecektir. Edirne ilinde sinir ötesi is birlikleri kapsaminda Bulgaristan ve Yunanistan ile is birligi programlari yürütülecektir.
Rekabet nüvesi illerin önemli merkezlere erisimi artirilacaktir. Rekabet nüvesi illerin ekonomik yapilari cografi konumlariyla birlikte degerlendirildiginde; Bilecik, Usak, Karaman, Aksaray ve Osmaniye'nin rekabetçi illerin cografi olarak yakinlarinda yer almalarinin büyük bir avantaj oldugu ve gelisme potansiyellerini hizlandiracagi görülmektedir. Aksaray-Konya, Konya-Karaman-Mersin, KonyaAntalya hizli tren projelerinin hayata geçirilmesiyle rekabet nüvesi iller olan Aksaray ve Karaman'in Ankara, Konya, Antalya ve Mersin'le baglantilari güçlendirilecektir.
7.3. Yakinsama Boyutu Mekânsal Amaçlari ve Stratejileri
Yakinsama boyutundaki illere yönelik gelistirilen mekânsal amaçlar su sekildedir:
- Bölgesel merkezlerin ekonomik ve sosyal yönden gelismesiyle nispeten az gelismis bölgelerin kalkinmasi saglanacaktir.
- Gelisen yerel ekonomi illerinde yerel potansiyellere dayali sosyoekonomik canhilik saglanacaktir.
- Öncelikli dönüsüm illerinin sosyoekonomik gelismislik agisindan ülke ortalamasina yakinsamasi saglanacaktir.
7.3.1. Mekânsal Amaç 6: Bölgesel Merkezlerin Ekonomik ve Sosyal Yönden Gelismesiyle Nispeten Az Gelismis Bölgelerin Kalkinmasinin Saglanmasi
Bölgesel merkezler ülkenin nispeten daha az gelismis bölgelerinde yer almalari nedeniyle çevrelerinde bulunan gelisen yerel ekonomi ve öncelikli dönüsüm illerinin gelismesi bakimindan önemli roller üstlenmektedir. Bölgesel merkezler genel olarak hizmetler ve tarim sektörü agirlikli ekonomik yapiya sahiptir. Bu alanda çevre illere örnek olabilecek yenilikçi uygulamalara ev sahipligi yapmalari önem arz etmektedir. Diger yandan, ulagim, egitim ve is gücü avantajlariyla sanayi sektöründe de önemli bir potansiyele sahip olan bölgesel merkezlerin yenilikçi üretim açisindan desteklenmesi ve bu merkezlerdeki üretimin çevre illere yayginlastirilmasi bölgesel kalkinma açisindan önemli firsatlar sunmaktadir.
Bölgesel merkezler temel hizmetler bakimindan da çevrelerine önemli hizmetler sunmaktadir. Çevre illerden göç alan bu merkezlerde kentsel hizmetlerin etkin bir sekilde sunulmasi önem tasimaktadir. Bu merkezlerin egitim, saglk gibi sosyal altyapi; ulasim ve teknik altyapi alanlarindaki kapasitelerinin artirilmasi ve tamamlayici hizmetlerin çevre illere yayilmasi, daha gelismis bölgelere olan göçün azaltilmasinda önemli rol oynamaktadir. Diger taraftan, bölgesel merkezlerin ulasim baglantilar bakimindan da lojistik merkez olarak konumlandirilmalari hem ticari faaliyetler hem de acil durumlarda dagitim merkezi görevi görmeleri açisindan önem tasimaktadir.
Çevrelerine hizmet verme potansiyeli yüksek bölgesel merkezlerin nispeten az gelismis bölgelerde kalkinmayi sürükleyici rol üstlenmesi ve ulusal düzeyde dengeli mekânsal gelismenin saglanmasi temel amaçtir. Bu kapsamda; bu illerde sektörel odaklanma ve yigilma ekonomileri perspektifiyle kent ekonomilerinin güglendirilmesi, mavi büyüme potansiyelinin degerlendirilmesi, kentsel hizmet sunma kapasitesinin güglendirilmesi, ulagim ve lojistik baglantilariyla bölge merkezi niteliginin güçlendirilmesi, sinir ötesi is birlikleri ve tarimsal faaliyetlerde yenilikçi uygulamalar odaklanilan stratejiler olacaktir.
Bölgesel Merkezler Mekânsal Stratejileri
Sektörel odaklanma ve yigilma ekonomileri perspektifiyle kent ekonomileri güçlendirilecektir. Bolgesel merkezlerde sanayi ve hizmet sektörlerinde üretim yapisinin gelistirilmesi ve istihdam olanaklarinin artirilmasi amaciyla kümelenme yaklasimi gergevesinde sektörel odaklanma desteklenecek; girisimcilik, katma deger artigi, ölçek büyümesi ve markalasma tesvik edilecektir. Bu kapsamda, Samsun'da medikal, savunma, makine ve otomotiv yan sanayi; Trabzon'da gemi inça sanayii; Van'da tekstil ve giyim esyalari, maden isleme; Erzurum'da kis sporlari ürünleri ve medikal tekstil üretimi; Malatya da tarima dayali sanayi ve tekstil; Sanliurfa'da gida, tekstil, giyim esyalari ve deri ve ilgili ürünler ve Diyarbakir' da gida, giyim esyalari ve mobilya sektörleri öne gikan sektörlerdir.
Samsun, Trabzon ve Van illerinde mavi büyüme potansiyelinin degerlendirilmesi saglanacaktir. Balkçilik ve su ürünleri üretimi, deniz ulagimi, gemi insa sektörü ve turizm açisindan söz konusu illerin sahip olduju potansiyellerin kullanimi tesvik edilecek, dogal kaynak kullaniminda koruma kullanma dengesi gözetilecektir. Samsun ve Trabzon'da su ürünleri yetistiriciligi, Trabzon'da gemi inça sektörü, Van'da su ürünleri yetistiriciligi ve ekoturizm, mavi tur uygulamalari hayata geçirilecektir.
Tarimsal faaliyetlerde yenilikçi, katma degeri yüksek ve çevreci uygulamalarin gelistirilmesi, tarimsal yatirimlarin gençler için cazip hale getirilmesi saglanacaktir. Özellikle Sanliurfa, Diyarbakir ve Malatya illerinde tarimsal faaliyetlerin genç nüfus için de cazip hale getirilmesi, tarimda verimli uygulamalara ve katma degerli ürünlere geçilmesi önem tagimaktadir. Bu kapsamda, tarimsal üretimde makinelesme, teknoloji ve akilli sistemlerin kullanimi artirilacak, dijital dönüsüm yayginlastirilacak, tarimsal ürünlerin tanitim ve markalagma çalismalariyla uluslararasi rekabet gücünün artirilmasi saglanacaktir. Hayvanciligin gelismis oldugu Van ve Erzurum basta olmak üzere bölgesel merkezlerde bilinçli ve yenilikçi hayvancilik uygulamalariyla katma deger artisi saglanacak, markalasma faaliyetleriyle hem rekabet edebilirlik artirilacak hem de hayvanciligin gençler arasinda yayginlasmasi saglanacaktir. Bu kapsamda, yem bitkisi üretimi ve çesitliliginin artirilmasi, mera alanlarinin islahinin saglanmasi, havza bazli üretim modeli ile verimliligin artirilmasina yönelik faaliyetler hayata geçirilecektir. Tarim ve hayvancilikta kooperatiflesme tesvik edilecek, kooperatif ve üretici birliklerinin üretici ile tüketici arasindaki dagitim zincirinde daha etkin yer almasi saglanacaktir.
Bölgesel merkezlerin bölgelerine kentsel hizmet sunma kapasitesi güçlendirilecek ve bu hizmetlerin yenilikçi uygulamalarla kalitesi artinilacaktir. Bölgesel merkezler hem kendi yerlesik nüfuslari hem çevre iller hem de göçle gelen yabanci nüfus nedeniyle güçlü kentsel altyapiya ihtiyaç duymaktadir. Özellikle kent içi ulasimda akilli sistemlerin kullanilmasi, egitim ve saglik hizmetlerinde kapasite ve kalitenin artirilmasi önem tagimaktadir. Diger yandan, kent içi konaklama ve yiyecek hizmetleri, bankacilik ve sigortacilik hizmetleri, kultür ve sanat faaliyetleri gibi tamamlayici hizmetlerin nicelik ve nitelik olarak gelistirilmesiyle bölge merkezi rolleri güçlendirilecektir.
Bölgesel merkezlerin lojistik altyapilari güçlendirilecektir. Liman kentleri olan Samsun ve Trabzon, tarihi bir ticaret kenti olan Diyarbakir, tarihi merkezler olan Van, Erzurum ve Sanliurfa; kara, hava ve demir yolu baglantilar ile ülkenin her yerinden ulagilabilir, yurt disi baglantilarin da saglanabildigi merkezlerdir. Bu ulagim avantajlarinin güçlendirilmesi; ticari faaliyetlerin gelismesi hem sanayi hem tarimsal üretimde tedarik zincirinin kolaylastirilmasi, lojistik maliyetlerin düsürülmesi ve ihracatin gelistirilmesi bakimindan önem tasimaktadir. Bu kapsamda bölgesel merkezlerde lojistik merkezler kurulacak, yurt içi ve yurt disi hava yolu baglantilari güçlendirilecek ve sinir kapilarinin modernizasyonu saglanacaktir.
Bölgesel merkezlerin ulagim baglantilariyla bölge merkezi niteligi güçlendirilecek ve sinir ötesi is birlikleri tesvik edilecektir. Bölgesel merkezlerin hem etki alaniyla baglantilari hizlandirilacak hem de önemli merkezlere erisebilirligi artirilacaktir. Bu çerçevede, Gaziantep-Sanlurfa-Mardin, ErzincanErzurum-Kars-Igdir (Dilucu), Malatya-Elâzig-Diyarbakir hizli treni baglantilariyla ve Trabzon-Sirnak (Habur), Samsun-Mersin ve Gerede (Bolu)-Merzifon (Amasya)-Gürbulak (Agri) otoyol projeleriyle bölge merkezlerinden hem etki alanlarina hem de liman, sinir kapisi ve ticaret merkezi gibi önemli merkezlere ulasim kolaylastirilacaktir. Bununla birlikte, Van-Sirnak kara yolunun tamamlanmasiyla hem bu iller arasinda hem de Habur Sinir Kapisi ve Kapiköy Sinir Kapisi arasinda kesintisiz ulasim saglanacaktir. VanIran arasinda ulasim, ticaret ve yatirim alanlarinda is birlikleri tesvik edilecektir.
7.3.2. Mekânsal Amaç 7: Gelisen Yerel Ekonomi Illerinde Yerel Potansiyellere Dayali Sosyoekonomik Canhiligin Saglanmasi
Sosyoekonomik olarak nispeten az gelismis ve sinirli düzeyde ekonomik faaliyetin yürütüldügü gelisen yerel ekonomi illeri ayni zamanda görece daha az ve daha yasli nüfusa sahip bulunmaktadir. Gelisen yerel ekonomi illerinin kümelendigi alan Bartin ve Sinop ile Nigde arasindadir. Bununla birlikte doguda Erzincan, Tunceli ve Artvin ile batida Burdur gelisen yerel ekonomi illeri arasinda yer almaktadir. Burdur ve Orta Anadolu'daki aksin, üretim faaliyetlerinin yogun oldugu potansiyel küresel iller ve rekabetçi illerle çevrili olmasi bu illerin gelismesi için önemli bir avantaj sunmaktadir. Erzincan ve Tunceli ise bölgesel merkezler olan Erzurum ve Malatya arasinda olmanin avantajina sahiptir. Diger yandan Artvin hem Erzurum ile komsu hem de Gürcistan ile sinira sahiptir. Bu kapsamda, gelismis merkezlere cografi olarak yakin konumda bulunmalari gelisen yerel ekonomi illerinin üretim faaliyetlerinin gelisme yönünü de etkilemektedir.
Bu illerin gelismesinde yeni üretim altyapisinin gelistirilmesi kadar mevcut potansiyellerin ekonomiye kazandirilmasi da büyük önem tasimaktadir. Gelisen yerel ekonomi illeri halihazirda hizmetler ve tarim sektörü agirlikli üretim yapisina sahiptir. Ancak bu faaliyetler nüfusu tutmak için yeterli olmamakta hem kirdan kente ve hem de gelisen yerel ekonomilerden gelismis merkezlere yogun göç verilmesine neden olmaktadir. Yogun kirsal nüfusa sahip olan bu illerde tarim, hayvancilik ve madencilik faaliyetlerinde verimlilik ve katma degerin artirilmasi, dogal, tarihi ve kültürel degerlerin il ekonomisine kazandirilmasi ve bu illerin gelismis merkezlerle ulasim baglantilarinin güglendirilmesi odaklanilan stratejilerdir.
Gelisen Yerel Ekonomi Illeri Mekânsal Stratejileri
Gelisen yerel ekonomilerde yogunlasan tarim, hayvancilik ve madencilik faaliyetlerinde verimlilik ve katma dejer artinilacaktir. lyi tarim uygulamalariyla tarim ve hayvancilikta verimlilik ve katma deger artirilacak, tarima dayali sanayinin gelismesi tesvik edilecektir. Bu illerde özellikle tarima dayali ihtisas sanayi bölgesi modelleri ile modern seracilik faaliyetleri desteklenecektir. Bu kapsamda Yozgat'ta agaç isleri ve kenevir türevi ürünlerine; Nevsehir'de kabak gekirdegi yagi üretimine; Bartin'da modern seracilik faaliyetlerine; Burdur, Kirgehir ve Nigde illerinde biyogaz üretimine; Artvin'de su ürünleri ve aricilik ürünleri islemeye; Çankiri ve Kirsehir'de et ürünleri isleme faaliyetlerine odaklanilacaktir. Ayrica; Artvin, Nigde, Nevsehir, Kirgehir, Burdur, Erzincan, Amasya ve Yozgat' in sahip oldugu maden kaynaklari (altin, çinko, bakir, ponza tasi, kalsit, mermer, demir, kursun ve granit vb.) imalat sanayiinde, jeotermal kaynaklari ise seracilk faaliyetlerinde degerlendirilecek ve katma degerin bu illerde olusmasi saglanacaktir.
Dogal, tarihi ve kültürel degerlerin il ekonomisine katkisi artirilacaktir. Gelisen yerel ekonomi illerinin sahip olduju dogal, tarihi ve kültürel degerler markalasma faaliyetleriyle ön plana çikarilacak ve turizm sektörünün bu illerin ekonomisine katkisi artirilacaktir. Yöresel ürünlerin korunmasi, ulusal ve uluslararasi cografi isaret almalari tesvik edilecektir. Cografi isaretli ürünlerin markalagmasi, ticarilesmesi ve tanitimina yönelik faaliyetler yürütülecektir. Nigde, Kirsehir, Nevsehir ve Yozgat illerinde saglik turizmi açisindan önem tagiyan jeotermal kaynaklarin markalagma faaliyetleriyle ulusal ve uluslararasi taninirligi artirilacak; konaklama ve yeme-içme hizmetlerinde kalite artirilacaktir. Sinop ve Tunceli illerinin sahip olduju dogal kaynaklar koruma-kullanma dengesi çerçevesinde turizme kazandirilacaktir.
Geligen yerel ekonomilerin gelismis merkezlerle ulagim baglantilari güglendirilecek ve erigilebilirlikleri artirilacaktir. Gelisen yerel ekonomilerde ekonomik faaliyetlerin canlandirilmasi ve
çesitlendirilmesine katki saglamak üzere bu illerin önemli merkezlerle ulasim baglantilar: güglendirilecektir. Bu çerçevede, Ankara-Kirikkale-Yozgat-Sivas-Erzincan-Erzurum, Yozgat-Kayseri ve Eskisehir-Afyonkarahisar-Burdur-Antalya ve Kayseri-Aksaray-Konya-Antalya hizli tren hatti, Yozgat Havalimani, Aydin-Denizli-Burdur-Antalya ve Gerede (Bolu) -Merzifon (Amasya) -Gürbulak (Ajri) otoyol projelerinin hayata geçirilmesi ile gelisen yerel ekonomilerden gelismis merkezlere ve önemli noktalara ulagim kolaylastirilacaktir. Orta Anadolu'da yogunlasan gelisen yerel ekonomilerin 2035 yilinda tamamlanmasi öngörülen otoyol ve hizli tren hatlarinin kesisiminde kalmasi, bu bölgelerin cazibesini ve hareketliligini artiracaktir. Diger taraftan, sinir illerinden olan Artvin ile Gürcistan arasinda ulagim, ticaret, yatirim ve turizm alanlarinda sinir ötesi is birlikleri gelistirilecektir.
7.3.1. Mekânsal Amaç 8: Oncelikli Dönüsüm illerinin Sosyoekonomik Gelismislik Açisindan Ülke Ortalamasina Yakinsamasinin Saglanmas:
Dogu Anadolu Bölgesi ile Güneydoju Anadolu Bölgesi'nin dogusunda kümelenen öncelikli dönüsüm illeri sosyoekonomik gelismislik açisindan ülke ortalamasinin altinda seyreden iller olup hem sosyal hem de ekonomik anlamda alinacak tedbirlerle yapisal sorunlarinin giderilmesi ve gelismislik seviyelerinin artirilmasi gerekmektedir. Kirsal agirlikli nufus ve ekonomik yapiya sahip olan bu illerin üretim yapilari agirlikli olarak tarim ve hayvancilik ile madencilik sektörlerine dayali olup sanayi faaliyetleri, isletme sayisi ve ihracat faaliyetleri oldukça sinirlidir. Çevrelerinde en gelismis merkezler bölgesel merkezler olup bu illerle ulasim baglantilarinin güçlendirilmesi ve ekonomik yapilarinin bölgesel merkezlerle etkilesim halinde gelistirilmesi önem tasimaktadir. Tarim, hayvancilik ve madencilik sektörlerinde ise verimlilik ve katma deger artiginin saglanmasi, bu sektörlere dayali ve emek yogun sektörlerde imalat sanayii faaliyetlerinin gelistirilmesi ve sinir illerinin potansiyellerinin kullanilmasi oncelikli dönüsüm illerinde gelir getirici faaliyetlerin artmasina ve ekonominin canlandirilmasina katki saglayacaktir.
Ekonomik yapinin iyilestirilmesiyle birlikte kirsal alan basta olmak üzere öncelikli dönüsüm illerinin kamu hizmetlerine erisiminin güçlendirilmesi; göçün önlenmesi ve nitelikli is gücü yetersizliginin azaltilmasi bakimindan önem tasimaktadir. Bu kapsamda, temel teknik ve sosyal altyapi eksikliklerinin ortadan kaldinilmasi, egitim ve saglik altyapisinin iyilestirilerek yaçam kalitesinin artirilmasi ve begerî sermayenin söz konusu illerin öncelik ve potansiyelleri dogrultusunda gelistirilmesi gerekmektedir.
Öncelikli Dönüsüm illeri Mekânsal Stratejileri
Kirsal ekonomilerin gelismesi saglanacaktir. Yerel kosullara uygun yüksek verimli ve dayanikli tarim ürünleri ve hayvan irklari gelistirilerek tarimda verimlilik ve gelir artisi desteklenecektir. Cografi isaret ve organik tarim uygulamalari ile tarimda markalasma faaliyetleri tesvik edilecektir. Bu kapsamda bu illerde süt ve süt ürünleri ile apiterapi ürünleri (bal, polen, propolis, ari sütü, ari zehiri vb.) üretimine agirlik verilecektir.
Yer alti kaynaklar islenerek endüstriye kazandinilacaktir. Öncelikli dönüsüm illerinin yer alti kaynaklarinin islenerek endüstriye kazandirilmasi saglanacak, katma deger ve ürün çesitliliginin artirilmasi desteklenecektir. Bu çerçevede, Hakkari'de çinko ve kursun; Bitlis'te ponza, perlit ve mermer; Gümüshane'de bazalt ve feldspat ile Sirnak'ta bazalt potansiyelleri degerlendirilecektir.
Kirsal-kentsel ekonomilerin entegrasyonu saglanacaktir. Tarima dayali sanayinin desteklenmesi kapsaminda Siirt'te Antep fistigi lisansli depoculuk; Sirnak-Silopi'de yer fistiji depolama ve tohum isleme; Bayburt'ta tahil ve yem bitkisi ile lisansli depolama; Bingöl'de süt hayvanciligi çiftligi ile süt üretimi, kaba yem üretim ve tarim makineleri; Kars ve Ardahan'da et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünleri isleme; Kilis te zeytinyagi igleme; Igdir ve Kars'ta meyve ve sebze isleme ve Sirnak'ta fistik isleme faaliyetleri önceliklendirilecektir. Tekstil imalatina girdi olacak hammaddelerin gelistirilmesi tesvik edilecektir. Agrída deri isleme ve deri ürünlerini dönüstürme; Igdir'da koyun yünü isleme ve koyun yününden yalitim malzemesi üretimi; Agri ve Igdir da yün iplik üretimi ve Kars ile Ardahan' da kaz tüyü tekstil ürünlerinin üretimi alanlarina odaklanilacaktir.
Turizm sektörünün öncelikli dönüsüm illerinde sosyoekonomik gelismeye katkisi artinilacaktir. Yerel destinasyonlar olusturularak yerel halkin turizm faaliyetlerine dahil edilmesi ve turizm ekonomisinden faydalanmasi saglanacaktir. Kars ili kültür turizmi destinasyonu, tanitimi ve markalasma faaliyetleri tesvik edilecektir. Bu illerdeki tarihi ve kültürel degerler ile geleneksel olarak üretilen ürünlerin turizmdeki potansiyeli degerlendirilerek desteklenecektir. Bu kapsamda, yöresel ürünlerin (Siirt battaniyesi, sal sepik kumasi, Ardahan Damal bebegi, Kars el halisi, Hakkâri kilimi, Bingöl bali, Gümüghane pestili ve kömesi gibi) markalasmasi, bölge merkezleri ve turizm destinasyonlarinda pazarlanmasi saglanacaktir.
Sinir illerinin sinir ötesi is birliklerini gelistirmeye yönelik programlar uygulanacaktir. Öncelikli dönüsüm illeri Türkiye'nin dogu ve güneyindeki komsu ülkelerle sinirlarinin önemli bir bölümüne sahiptir. Bu cografi konumun tagidigi ekonomik potansiyelin degerlendirilebilmesi amaciyla bölge illerinin komsu ülkelerle ticari faaliyetleri gelistirilecek, ulastirma altyapisi ve sinir kapilari iyilestirilecek, gümrük islemleri kolaylastirilacak ve sinir ötesi is birliklerini gelistirmeye yönelik programlar uygulanacaktir. Bu kapsamda, Zengezur Koridorunun açilmasi ile Orta Asya ile ekonomik is birliklerinin güçlendirilmesi, Kalkinma Yolu altyapr ve lojistik yatirimlari, Igdir Antrepo Projesi ve Habur Lojistik Merkezi yatirimlari hayata geçirilecektir.
Öncelikli dönüsüm illerinin bölgesel merkezlerle ve önemli merkezlerle baglantisi güglendirilecektir. Öncelikli dönüsüm illerinin erisilebilirliklerinin artirilmasi ve önemli merkezlerle sosyoekonomik iligkilerinin gelistirilmesi amaciyla ulastirma altyapisi güçlendirilecektir. Bu çerçevede; Gümüshane Havalimaní'nin, Gerede-Merzifon-Gürbulak, Trabzon-Sirnak, Sirnak-Mardin otoyol hatti ve ErzincanErzurum-Kars-Igdir hizli tren hatti projelerinin hayata geçirilmesi ile öncelikli dönüsüm illerinin gelismis merkezierle baglantisi artirilarak ticari iliskilerin güglendirilmesi saglanacaktir.
Öncelikli dönüsüm illerinde kirsal ve kentsel yasam kalitesi artirilacaktir. Kirsalda temiz igme suyu temini, kanalizasyon sistemi, aritma sistemi, çöp toplama ve depolama sistemi ile iletisim gibi teknik altyapi faaliyetleriyle temel egitim ve okul öncesi egitim ile birinci basamak saglik hizmetlerine erisim iyilestirilecektir. Ozellikle anne ve çocuk sagliji basta olmak üzere saglik hizmetlerinde kalite ve erisim kolayligi artirilacaktir. Kentsel alanda temel hizmet saglayici kamu kurumlarinin teknik ve beserî kapasitesi artirilacak, özellikle gençlere yönelik sosyal donatilar gelistirilecektir. Il içi ulagim baglantilari ve imkânlarinin artirilmasiyla hem kirsal hem de kentsel nüfusun kamusal hizmetlerden yararlanma imkâni artirilacaktir.
7.4. Afet Sonrasi Toparlanma Boyutu Mekânsal Amaçlari ve Stratejileri
BGUS kapsaminda 6 Subat tarihli Kahramanmaras merkezli depremlerden en çok etkilenen 5 ilin ekonomik ve sosyal olarak yeniden toparlanmasi ve kalkinmasina iliskin mekânsal amaç ve stratejiler belirlenmistir.
7.4.1. Mekânsal Amag 9: Afet Sonrasi ihya illerinde Ekonomik ve Sosyal lyilesmenin Saglanmasi
Afet Sonrasi ihya illeri için BGUS kapsaminda belirlenen mekânsal stratejiler ile bu illerin depremlerden etkilenme düzeylerine göre ekonomik ve sosyal iyilegme süreçlerinin hizlandirilmasi ve ekonomik, sosyal ve kültürel gelismislik anlaminda afet öncesinden daha iyi noktalara ulasmalar amaçlanmaktadir. Bu kapsamda gelistirilen bölgesel gelisme stratejileri fiziksel, ekonomik, sosyal ve kurumsal iyilesme bagliklarinda ele alinmaktadir. Söz konusu 5 ilin deprem öncesi sahip oldugu potansiyeller ile kültürel ve tarihsel özellikleri farkhilk göstermekle birlikte, afetten etkilenme düzeyleri de ilçelere ve mahallelere göre degisiklik göstermektedir. Depremler; yikici etkinin yani sira bölgeden baska illere göç eden vatandaslarin gittikleri illerde yaçanan sosyal uyum, egitim, konut kira artisi, mal ve hizmet fiyat artisi gibi daha birçok sorunlar da ortaya gikmaktadir. Bu bölümde depremlerden yogun sekilde etkilenen yerlesimler için gelistirilen stratejiler yer almaktadir. Söz konusu stratejiler gelistirilirken Çevre, §ehircilik ve Iklim Degisikligi Bakanliji koordinasyonunda olusturulan ve afetlere kargi topyekün hazirlik yapilmasini hedefleyen Türkiye Ulusal Risk Kalkani Modeli ile AFAD koordinasyonunda hazirliklari devam eden Türkiye Afet Sonrasi lyilestirme Plani (TASiP) dikkate alinmis olup gelistirilen stratejilerin tamamlayici nitelikte olmasi öngörülmüstür.
Afet Sonrasi Ihya Illeri Için lyilestirme Stratejileri
Fiziksel lyilesme
Mekânsal planlama faaliyetleri tamamlanacaktir. Mekânsal planlara altlik teskil eden imar planina esas jeolojik-jeoteknik veya mikrobölgeleme etüt çalismalari tamamlanacaktir. Yerlesimlerin yeniden imar edilmesi için hazirlanacak mekânsal planlarda mevcut sosyokültürel ve tarihi dokunun yasatilmasi, afet tehlike ve risklerine karsi önlemlerin alinmasi, mekânsal kullanimlarin afet riskini göz önünde bulundurularak tasarlanmasi, olasi risklere karsi yesil alanlarin artirilmasi ve paydaslarin plan hazirlik sürecine aktif katilimlari tesis edilecektir. Ayrica, bu illerde risk azaltma ve müdahale planlari; sakinim planlamasi ilkeleri, farkli yerlesim düzeylerinde afet lojistigi planlamasi, afet sonrasinda kullanilacak alternatif ulagim rotalari gibi kritik hususlar gözetilerek yeniden ele alinacaktir.
Afete dayanikli ve kapsayici kentsel ve kirsal yasam alanlari insa edilecektir. Afet sonrasi ihya illerinde mekânsal planlarin tamamlanmasinin ardindan, yürürlükte olan deprem mevzuatina uygun olarak dirençli ve iklim degisikligine uyumlu konut alanlari, okul, hastane, sosyal ve kültürel tesisler gibi sosyal altyapi alanlari ile idari yapilar inça edilecek, yeni yapilara iliskin yapi denetimi süreçleri güçlendirilecek ve afete dayanikli içme suyu, kanalizasyon, su deposu, enerji, dogal gaz, telefon ve internet altyapisi gibi teknik altyapi sistemleri, ulagim altyapisi ve toplanma alanlari olusturulacaktir. Kirsal dokunun özgünlügüne ve ekolojik yapisina uyumlu olacak sekilde kirsal yaçam alanlari olusturulacak ve kirsalda fiziki ve sosyal altyapi iyilestirilecektir. Kentsel ve kirsal alanlarin yeniden inça sürecinde engelli bireylerin gereksinimleri dikkate alinacaktir.
Bölge, il, ilçe ve mahalle gibi farkli yerlesim düzeylerinde afet lojistigi merkezleri ve depolari inça edilecektir. Afet sonrasi müdahalede kritik önem tegkil eden, ihtiyaç duyulan malzemelerin tasinmasi, depolanmasi, dagitimi gibi faaliyetlerin hizla gerçeklestirilmesini saglayacak, afet riski ve nüfusa bagli olarak farkli yerlegim düzeylerinde afet lojistik merkezlerinin kurulmasi saglanacaktir.
Hasar gören kültür ve turizm alanlari ve yapilari özgün dokusuna uygun sekilde yenilenerek kentsel yaçama tekrar kazandirilacaktir. Basta Hatay ve Adiyaman illerinde olmak üzere hafif, orta, agir hasarli veya yikilmis tescilli yapilarin veya zarar görmüs sit alanlarinin özgün yapisina uygun olarak güglendirme/restorasyon/renovasyon faaliyetleri desteklenerek kentlerin sahip oldugu tarihi ve kültürel doku tekrar olusturulacaktir.
Çevresel iyilesme
Fiziksel iyilesme sürecinde çevre ve toplum sagligina yönelik tedbirler gelistirilecektir. Enkaz kaldirma faaliyetlerinin çevre ve toplum sagligina olasi olumsuz etkilerini önlemek amaciyla uygun kosullarda olusturulan enkaz döküm sahalarinda enkazin çevre ve toplum sagligina zarar vermemesi için gerekli önlemler alinacak, enkaz atiklarinin ekonomiye kazandirilmasina yönelik planlamalar yapilacaktir.
Enkaz atiklarinin geri dönüsümü saglanacaktir. Toplanan atrklarin akilli ayristirilmasi ve çevre ve toplum sagligi gözetilerek geri dönüsüm yoluyla ekonomiye kazandirilmasi saglanacaktir. Bu amaçla, ilgili kurumlar arasi is birligi ile gelistirilen yöntemler hayata geçirilecektir.
Yeni çalisma ve yaçam alanlar inça edilirken sürdürülebilirlik ve yesil dönüsüm ilkeleri gözetilecektir. Kentsel ve kirsal yaçam alanlari ile sanayi ve ticaret alanlarinin yeniden insa ve onarim süreçlerinde yapi malzemeleri seçimi, enerji altyapisi ve atik yonetimi gibi hususlarda dogal kaynak kullanim dengesi, gevrenin korunmasi, sürdürülebilirlik ve yesil dönüsüm gibi hususlar öncelikli olacaktir.
Ekonomik lyilesme
Afet sonrasi ihya illerinde ekonomik faaliyetler canlandirilacak ve güçlendirilecektir. Afetten etkilenen illerin afet öncesi sahip oldugu potansiyelleri, üretim yapisi, tarihsel konumlari, kimlikleri ve yerel ozellikleri dikkate alinarak ekonomik faaliyetlerin güçlendirilmesi veya yeniden canlandirilmasi saglanacaktir. Bu amaçla; bölgesel operasyonel programlar uygulanacak, ihtiyas duyulan altyapi yatirimlari gergeklestirilecek, afet sonrasi ihya odakli destek programlari gelistirilecek ve özel sektör yatirimlar tesvik edilecektir. Kirsal alanlarda dar gelirli üreticilerin ve küçük isletmelerin kooperatiflesmesi desteklenerek girdi temini ve pazarlama imkanlarinin artirilmasi, kirsal ve kentsel ekonomilerin entegrasyonu, tarim ve sanayi sektörlerinin bütünlegmesi saglanacaktir.
Sanayi ve ticaret alanlari afetlere dirençli sekilde yeniden yapilandirilacaktir. Hasarli ve yikilmis sanayi alanlari ile ticari alanlarin afet risklerine kargi dirençli hale getirilmesi saglanacaktir. Bu çerçevede, yerinde dönüsüm mümkünse yerinde, mümkün degilse yeni planlanan alanlarda sanayi ve ticaret alanlari mevzuata uygun sekilde inça edilecektir.
Organize sanayi bölgelerinin ve sanayi sitelerinin ulagim ve lojistik ihtiyaçlari karsilanacaktir. Afet sonrasi ihya illerinde faaliyet gösteren OSB ve SSlerin faaliyetlerini canlandirmak ve artirmak için gerekli ulagim ve lojistik ihtiyaçlari belirlenerek bu ihtiyaçlar öncelikli olarak karsilanacaktir.
Sanayinin ihtiyag duydugu nitelikte is gücü saglanacaktir. Afet sonrasi ihya illerinde yaçayan ancak afet sebebiyle baska illere göç eden nitelikli istihdamin bu illere yeniden dönmesi tesvik edilecektir. Bununla birlikte, afet sonrasi is gücü kaybina ugrayan firmalara uygun nitelikte is gücünün tesis edilmesi için istihdam garantili mesieki egitim faaliyetleri desteklenecektir.
Afet yönetimine iliskin gerekli olan teknolojik ürünlerin yerli üretimi desteklenecektir. Afet öncesi risk azaltma, afet aninda müdahale ve afet sonrasi iyilestirme sürecinde kullanim potansiyeli bulunan ileri ve yerli teknolojik ürünlerin gelistirilmesine yönelik AR-GE ve girisimcilik faaliyetleri öncelikle afet sonrasi ihya illerinde desteklenecektir.
Afetten zarar gören tarimsal üretim tesislerinin onarimi desteklenecek, üretimin devamliligini saglayacak önlemler alinacaktir. Afet sebebiyle yikilan büyükbas ve küçükbas hayvan isletmeleri, besihaneler gibi hayvancilik tesisleri ve bitkisel üretim isletmeleri afetlere dirençli olarak yeniden inça edilecektir. Hayvancilik ve bitkisel üretim isletmelerinde kullanilan makine ekipmanlarin onarimi veya yeniden tesisi saglanacak, muhafaza/depolama altyapilari gelistirilecek ve sahip olunan hayvan varligi yeniden olusturulacaktir.
Sosyal lyilesme
Bireylerin hayat kalitesinin ve toplumsal hayata katilimlarinin artirimasi saglanacaktir. Afet sonrasi ihya illerinde sosyal donatilar çesitlendirilecek, bireylerin kamu hizmetlerine erisebilirligi artirilacak, toplumsal aidiyet bilinci güçlendirilecek ve toplumsal hayata aktif katilimlari saglanacaktir.
Dezavantajli kesimlerin afet sonrasi ortaya çikan sosyal ihtiyaçlarinin karsilanmasi saglanacaktir. Deprem sonucu zarar gören özel ilgi gerektiren gruplara yönelik altyapinin hazir hale getirilebilmesi için yenilenen mekânsal planlara uygun sekilde kadin, genç, yasli ve engellilere yönelik konuk evi, bakim merkezi, rehabilitasyon merkezleri ve sosyal merkezler ile is gücünden ayrilan kadin nüfusun üretime geri donmesini saglayacak sosyal altyapilar yenilenecek veya inça edilecektir.
Kurumsal lyilesme
Afet risk ve kriz yönetimi konusunda yerel düzeydeki beserî ve kurumsal kapasite gelistirilecektir. Afet konusunda basta belediyeler ve yerel düzeydeki kamu kurumlarinin afet risk yönetimi, afete yönelik sakinim planlamasi ve afetlere müdahale konusunda kapasitelerinin artirilmasina öncelik verilecektir. Bunun yaninda afet konusunda toplumsal bilinci ve beceri düzeyini artiracak faaliyetler sivil toplum kuruluslari ile is birligi içerisinde gerçeklestirilecektir.
Karar alma mekanizmalarinda katrlimclik güçlendirilecektir. Planlama faaliyetleri öncelikli olmak üzere ihya illerinin ekonomik ve sosyal toparlanma sürecine yön verecek çalismalara STK'ler, yerel idareler, akademisyenler ve kamu kurumlari basta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin etkin katilimi saglanacaktir.
8. TEMATIK AMAÇLAR VE STRATEJILER
2024-2028 dönemi bölgesel gelisme politikalarinin stratejik amaçlarina ulasmak üzere ortaya konulan mekânsal amaç ve stratejilerle tamamlayici nitelikte tematik amaçlar ve stratejiler gelistirilmistir. Bu kapsamda, küresel egilimler ile ulusal öncelik ve ihtiyaçlar dikkate alinarak 2024-2028 dönemi için kentsel gelisme, kirsal kalkinma, sosyal gelisme, turizm, sanayi-lojistik, yesil büyüme, girisimcilik, ARGE ve yenilikçilik ile dijitallesme temalarinda tematik amaçlar ve stratejiler gelistirilmistir. Bu amaç ve stratejilerin kapsami bölgesel gelisme politikasi ile dogrudan iliskili alt baslklar çerçevesinde belirlenmistir.
8.1. KENTSEL GELISME
Kentsel nüfustaki artis ve beraberinde genisleyen kentsel alanlar, ortaya çikan kent-bölgeler, kentsel yaçam kalitesi ve afet riskleri konulari 2024-2028 BGUS'ta kentsel gelisme politikalarnin temelini olusturmaktadir.
Dünya genelinde nüfusun yarisindan fazlasi kentsel alanlarda yaçamaktadir. 2050 yilina gelindiginde, dünyadaki her 10 kisiden 7'sinin kentlerde yasamasi beklenmektedir. Kentsel nüfus artis hizi kentsel alanlarin genislemesine yönelik talebi de artirmaktadir. Gelecek otuz yil içinde dünya genelinde 1,2 milyon km' yeni kentsel yapi alaninin mevcut kentsel alanlara eklenmesi öngörülmektedir (DB, 2023). Kentlerin nüfusu arttikça ve kentsel alanlar genisledikçe; artan nüfusun ihtiyaç duydugu temel hizmetler, altyapi ve konut hizmetlerinin karsilanmasi kentlesme politikalarinin temel odak noktasini olusturmustur.
Diger taraftan, küresel GSYH'nin yüzde 80 inden fazlasi kentlerde üretilmektedir (DB, 2023). Kentler üretimin, ihracatin, ithalatin, istihdamin ve dönüsümün merkezi niteligindedir. Bu sebeple, uluslararasi alandaki egilimlerden ve krizlerden en çok etkilenen de kent ekonomileridir.
Kentler; halihazirda COVID-19 pandemisi gibi salgin hastaliklar, iklim degisikliginin olumsuz etkileri ve deprem gibi çesitli afet riskleri ile karsi karsiyadir. Saglik, sosyal ve ekonomik alanda krize sebep olan COVID-19 pandemisi, kentlerin ne kadar iyi planlandigini ve yönetildigini ve bu planlamanin kriz zamanlarinda ne ölçüde isleyebildigini ortaya gikarmistir. Kentlerdeki ekonomik yapinin krize hazirlikli olup olmadigi, kentsel hizmetlerin durumu ve kentin sundugu is imkânlarinin ne kadar kirilgan oldugu COVID-19 pandemisi ile test edilmistir.
Kentlerin gelecekte ekonomik, sosyal ve çevresel alanda dayanikli hale getirilmesi uluslararasi gündemde ön plana çikan konular arasindadir. lyi planlanan, iyi yönetilen ve iyi finanse edilen kentler, ani gelisen krizlerle daha iyi basa çikmaktadir (BM-Habitat, 2022).
Son olarak kentler; kent sakinlerinin barinma, çalisma ve dinlenme biçimlerini yeniden sekillendiren dijital dönüsümden etkilenmektedir. Yeni teknolojiler ile kentsel hizmetler dijitallegmekte ve kentler veriye dayali karar alma mekanizmalari ile yönetilmekte ve planlanmaktadir.
8.1.1. Kentsel Nüfus
Kentiere yönelik politika gelistirmede ilk asama kentsel nüfusun ve kentsel alanlarin tespit edilmesidir. 2014 yilina kadar kent-kir siniflamasinda Devlet Planlama Teskilati tarafindan 1982 yilinda yayimlanan "Kent Esigi Arastirmasi Türkiye Için Kent Tanimi" çalismasina göre belirlenen 20.000 nüfus esigi baz alinirken 2012 yilinda çikarilan 6360 sayili Yasa gibi yasal düzenlemeler sonucu kent-kir siniflamasinin revize edilme ihtiyaci olusmustur. TÜIK tarafindan Avrupa istatistik Ofisi'nin (EUROSTAT) gelistirdigi
"Kentlesme Derecesi (Degree of Urbanisation-DEGURBA)" esas alinmis ve 1 km?'lik gridler bazinda nüfus verilerine göre yerlesimler "yogun kent, orta yogun kent ve kir" olarak siniflandirilmistir. TÜiK bu siniflandirmayi il ve köy/mahalle düzeyinde Mayis 2023'te yayimlamistir. Buna göre, ülke nüfusunun yüzde 67,9 u yogun kent, yüzde 14,8'i orta yogun kent ve yüzde 17,3'ü kir olarak siniflandirilan yerlesim yerlerinde yasamaktadir (Tablo 8.1).
Tablo 8.1 TUIK'in Grid Bazli Kent-Kir Siniflamasina Göre Nüfus Degerleri (2022)
| Sinif | Nüfus | Nüfus Payi (Yüzde) |
|---|---|---|
| Kir | 14.715.790 | 17,3 |
| Orta Yogun Kent | 12.629.180 | 14,8 |
| Yojun Kent | 57.934.583 | 67,9 |
| TOPLAM | 85.279.553 | 100 |
Kaynak: TÜIK
Yogun kent olarak siniflandirilan yerlesim yerlerinde yasayan nüfusun BGUS'un mekânsal yaklagimi çerçevesinde dagilimi incelendiginde en fazla yogun kent nüfusunun sirasiyla küresel entegrasyon boyutundaki iller, rekabetçi iller ve bölgesel merkezlerde yasadigi görülmektedir (Grafik 8.1). Bununla birlikte, bölgesel merkezlerde rekabet nüvesi ve potansiyel rekabetçi illerden fazla kentsel nüfusun bulunmasi, bölgesel merkezlerin büyüksehir olmasi ile açiklanabilmektedir.
Grafik 8.1 BGUS Mekânsal Yaklasimina Göre Yogun Kent Olarak Siniflandirilan Yerlesim Yerlerinde Yasayan Nüfusun Orani (2022, Yüzde)
Kaynak: TÜiK
istanbul nüfusunun yüzde 96,4'ü ve potansiyel küresel illerin nüfusunun yüzde 80,6'sl yogun kent olarak siniflandirilan yerlesim yerlerinde yasarken gelisen yerel ekonomilerin nüfusunun yüzde 37,9'u ve öncelikli dönüsüm illerinin nüfusunun yüzde 37,6'sl yogun kent olarak siniflandirilan yerlesim yerlerinde yasamaktadir (Grafik 8.1). Bu oran, küresel entegrasyon boyutundaki illerin nüfus ve yogunluk kriterlerine göre yakinsama boyutundaki illerden daha kentsel nitelikte oldugunu göstermektedir.
Bölgesel gelisme stratejileri kapsaminda ilçe detayinda verinin önemli olduju degerlendirildiginden TÜiK'in köy/mahalle düzeyinde yayimladigi verilerden yararlanilarak ilge düzeyinde kent-kir siniflamasi da hesaplanmistir. Bu çalismaya göre yogun kent ilçe sayisi 242, orta yogun kent ilçe sayisi 258 ve kirsal ilçe sayisi 473 olup bu siniflamanin mekânsal dagilimi Harita 8.1'de yer almaktadir.
Harita 8.1 ilçe Düzeyi Kent-Kir Siniflamasinin Mekânsal Dagilimi (2022)
Kaynak: TÜIK verilerinden yararlanilarak olusturulmustur. TÜiK'in köy-mahalle düzeyinde kent-kir siniflamasindan yola çikarak; toplam nüfusunun yüzde 50' den fazlasi "kir" olarak siniflanan köyler/mahallelerde ikamet ediyorsa, bu ilçeler kirsal; toplam nüfusunun yüzde 50'den fazlasi "yogun kent" olarak siniflanan köyler/mahallerde ikamet ediyorsa, bu ilçeler yogun kent; ne kirsal ne de yogun kent olarak siniflanamayan ilçeler ise orta-yogun kent ilçeler olarak nitelendirilmistir.
Türkiye'deki illerin 2010-2022 yillari arasindaki nüfus degisiminin mekânsal dagilimi Harita 8.2'de yer almaktadir.
Harita 8.2 Nüfus Degisiminin Mekânsal Dagilimi (2010-2022, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
illerin 2010-2022 yillari arasindaki nüfus degisimleri incelendiginde bu dönemde önemli sayilabilecek oranda nüfus artisi yagayan illerin kentsel nüfusun dagilimi (Harita 8.2) ile benzerlik tasidigini söylemek mümkündür. Bununla birlikte pozitif yöndeki degisimin en fazla Marmara, Ege, Akdeniz, iç Anadolu ve Güneydogu Anadolu Bölgeleri'nde gerçeklestigi, gelisen yerel ekonomi ve öncelikli dönüsüm illerinin önemli bir bölümünde ise bu dönemde nüfusun azaldigi veya sinirli artis gösterdigi görülmektedir.
Türkiye'de kentlerdeki nüfusun degisiminde önemli bir unsur olan göç, agirlikli olarak küçük sehirlerden büyüksehirlere, yakinsama boyutundaki illerden küresel entegrasyon boyutundaki illere dogru gerçeklesmektedir. Türkiye'de Kentsel ve Kirsal Yerlesim Sistemleri Arastirmasi (YER-SiS) sonuçlarina göre göçün iller arasindaki yönü Harita 8.3'te yer almaktadir.
göç hizi negatif olan illerin bulundugu öncelikli dönüsüm illerinden bagka illere göç etme nedenleri bu iller özelinde incelendiginde ise ülke geneliyle benzer sonuçlara erisilmektedir.
Grafik 8.2 Göç Etme Nedenine Göre iller Arasi Göç Orani (2018-2022, Yüzde)
Kaynak: TÜiK
illerin 2010-2022 yillari arasi nüfus degisimleri 2010-2022 arasi ortalama net göç hizi ile kiyaslanarak bakildiginda (Grafik 8.3) ise Yalova, Tekirdag, Antalya, Kocaeli ve Mugla'nin nüfus degisiminde göçün ön planda oldugu görülmektedir. Öncelikli dönüsüm illeri olan Sirnak ve Batman ile bölgesel merkez olan Sanlurfa illerinin ortalama net göç hizi negatifken nüfus degisiminin pozitif yönde olmasi ise dogum orani ile açiklanabilmektedir. Agri, Yozgat, Ardahan, Kars ve Mus illerinin de ortalama net göç hizi ile paralel olarak 2020-2022 yillari arasi nüfus degisimi de negatif yönlüdür.
Grafik 8.3 Ortalama Net Göç Hizi-Nüfus Degisimi Karsilastirmasi (2010-2022)
Kaynak: TÜIK
8.1.2. Kentsel Alanlar
Nüfusta görülen degisimler illerin kentsel alan ihtiyacini da etkilemektedir. Kentsel alanlarda yapilasan alan miktari artarken dogal alanlarin miktari da buna paralel olarak azalmaktadir. 2012-2018 yillari arasinda Türkiye genelinde arazi kullanimindaki degisim Grafik 8.4'te yer almaktadir. 2012-2018 yillari arasinda ulusal arazi kullaniminda konut, sanayi ve ticaret alanlari, ulagim aglari ve diger yapay alanlari içeren yapay bölgelerde artis görülürken tarimsal alanlar ile orman ve yari dogal alanlarda azalma görülmektedir. 2012 yili kisi bagina düsen yapay alan miktari 51,9 iken 2018 yili kisi bagina düsen yapay alan miktari 52,4'tür. Geçen sürede kisi bagina düsen yapay alan miktarinin da arttigi görülmektedir.
Grafik 8.4 Corine Sistemine Göre Arazi Kullanimdaki Degisim (2012-2018, Ha)
Kaynak: TOB
Diger taraftan, yogun kent olarak siniflandinilan yerlesim yerleri Türkiye yüz ölçümünün yüzde 1,6'sini olusturmaktadir (TÜiK, 2022). Nüfusun yüzde 67,9' unun ülke yüz ölçümünün yüzde 1,6'lik bölümünde yer almasi kentsel altyapi, konut ihtiyaci ve kentsel hizmetlerin sunumu, dogal ve yapay alan dengesi konularinda etkili bir planlamanin gerekliligini ortaya koymaktadir.
Fonksiyonel Bölgeler ve Kent-Bölgeler
Kentler bulunduklari bölgelerde bir çekim merkezi olusturarak insan, mal ve hizmet akigini etkilemektedir. Komsu kentler arasindaki hizmet, mal, insan ve is gücü akisinin olusturdugu yogun iliskiler fonksiyonel bölgeleri olusturmaktadir. YER-SiS'te yerlesimlerin hizmet verme açisindan baglandigi yerlesimler tespit edilerek etki alanlari belirlenmis ve yerlesimler arasindaki insan, mal, hizmet ve is gücü akislari analiz edildiginde 18 fonksiyonel bölge tespit edilmistir (STB, 2020). Bu fonksiyonel bölgelerin mekânsal dagilimi Harita 8.5'te yer almaktadir.
Harita 8.5 Türkiye'de Kentsel ve Kirsal Yerlesim Sistemleri Arastirmasina Göre Fonksiyonel Bölgeler (2020)
Kaynak: STB
Belirlenen fonksiyonel bölgeler içinde metropol merkezle (nüfusu 3 milyondan fazla olan il) siki gündelik iliskileri bulunan, islevleri bakimindan önemli ölçüde süreklilik veya cografi yakinlik arz eden, ilgili metropolün ekonomik, sosyal ve idari çekim alanindan önemli ölçüde etkilenen kentler metropollerle birlikte kent-bölgeleri' olusturmaktadir. Bu kent-bölge içerisindeki yerlesimler hem mekânsal hem de kurulan iliskiler anlaminda bütünlük arz etmektedir. Metropoliten alanlarin etki alanlarinin genislemesiyle ve metropollerin kendi yönetim sinirlarini asmasiyla olusan tek-merkezli kent-bölgelerin yaninda birden fazla odagin yer aldigi kent-bölgeler de bulunmaktadir.
Türkiye'de de metropol niteligindeki bazi kentlerin idari sinirlarini agmasi, yayilarak genislemesi, cevresindeki diger merkezlerle iliski kurmasi veya bu merkezlere eklemlenmesi bazi kent-bölgelerin olusmasini saglamistir. Bu çerçevede Türkiye'de kent-bölge olarak tespit edilen alanlar istanbulTekirdag-Kocaeli, Adana-Mersin ve Izmir-Manisa Kent-Bölgeleri' dir.
istanbul-Tekirdag-Kocaeli Kent-Bölgesi; Tekirdag-Çerkezköy-Çorlu-istanbul-Kocaeli arasinda istanbul merkezli etki alaniyla ortaya çikmis, dogu-bati ekseninde genisleyerek olusmus bir kent-bölgedir.
Harita 8.6 Istanbul-Tekirdag-Kocaeli Kent-Bölgesi Grid Bazinda Yogunluk Haritasi (2021, Kisi/m3)
Kaynak: TÜIK
Harita 8.6 incelendiginde Tekirdag-Çerkezköy-Çorlu-istanbul-Kocaeli arasinda mekânsal bir süreklilik oldugu görülmektedir. istanbul'un sahip oldugu sanayi ve hizmet alanlari, ulasim noktalari ve sosyal olanaklar istanbul'un çevresinde bir etki alani olusturmustur. Bu etki alani YER-SiS etki alani* haritasi (Harita 8.7) ile uyumludur.
3 Kent-bölgelerde yerlesimlerin mesafe ve zaman olarak yakinligi, yerlesimler arasinda güçlü bir gündelik yasam iliskisi dogurmaktadir. Basta oturma yeri-çalisma yeri is bölümü olmak üzere yerlesimler arasinda istihdam, egitim, sajlik ve ticaret amaçhi karsilikl akislarla sekillenen bu iliskiler kayda deger nüfus hareketleri getirmekte, kentsel hizmetlerin tasarimi, konut ve kent ekonomisi gibi çok farkli boyutlari barindirmaktadir. Bir yapinin kent-bölge olarak tanimlanmasi için bir günde gidip gelinebilirlik (1-2 saatlik mesafe), kent bölge içinde yer alan mekânsal alt birimler arasinda insan, mal ve hizmet akislarinin yogunlugu, belirli bir nüfus büyüklügü, güçlü ulasim baglantilari ve mekânsal süreklilik kriterlerini saglamasi gerekmektedir.
4 il komsulugu, hizmet alma büyüklügünün yüzde 2'den fazla olmasi ve kent-bölge literatürüyle uyumlu bir sekilde yerlesimler arasi mesafenin 90 dakikadan az olmasi kisitlari çerçevesinde YER-SiS karar destek sisteminde olusturulmustur.
Harita 8.7 Tekirdag-istanbul-Kocaeli Kent-Bölgesi YER-SiS Etki Alani Haritasi (2020)
Kaynak: STB
Harita 8.7 incelendiginde Çorlu, Çerkezköy, Gebze ve Kocaeli'nin Istanbul'un etki alaninda oldugu görülmektedir. YER-SiS'e göre istanbul en üst derece hizmet merkezif (7) sahip olurken, Kocaeli 5'inci, Tekirdag ise 4'üncü derece hizmet merkezi olup bu kent-bölgenin tek merkezli bir kent-bölge formu oldugu görülmektedir. Kocaeli'nin potansiyel küresel iller kategorisinde yer almasinda, Tekirdag' in ise rekabetçi iller kategorisinde yer almasinda bu illerin istanbul'a cografi yakinligi ve istanbul ile güçlü ekonomik ve mekânsal baglantilarinin önemli bir rolü bulunmaktadir.
Adana-Mersin Kent-Bölgesi, Mersin-Tarsus-Yenice-Adana arasinda fiziksel bir süreklilik olusturmakta ve iki merkezli bir kent bölge niteligi göstermektedir.
Harita 8.8 Adana-Mersin Kent-Bölgesi Grid Bazinda Yogunluk Haritasi (2021, Kisi/m2)
Harita 8.8 incelendiginde Mersin-Adana illerinin arasinda fiziksel bir süreklilik oldugu görülmektedir. Mersin-Adana aksinin mekânsal olarak Osmaniye-Hatay-Gaziantep aksina dogru bir ilerleme saglama potansiyeli de görülmektedir. 6 Subat 2023 tarihli depremler sonrasinda insan ve mal akiglarinda göçün de etkisiyle Hatay-Kahramanmaras-Osmaniye-Adana-Mersin aksinda artislar gözlenmektedir. Kent bölgenin dogusundaki illerle iliskisi yogunlasmistir.
Harita 8.9 Adana-Mersin Kent-Bölgesi Adana ve Mersin illeri YER-SiS Etki Alani Haritasi (2020)
Kaynak: STB
Harita 8.9' da yer alan Adana ve Mersin etki alanlari incelendiginde bu illerin kismi olarak birbirlerinin etki alaninda kaldigi görülmektedir. Bu durum, Adana ve Mersin arasinda YER-SiS kapsaminda incelenen egitim, saglik, iletisim ve ticaret gibi sosyoekonomik boyutlarda yogun iliskilerin oldujunu göstermektedir. YER-SIS'te hem Adana hem de Mersin 5'inci derece hizmet merkezi olmakla birlikte Adana (5A), Mersin'den (5B) daha yüksek kentsel merkez niteligi tasimaktadir. Sonuç olarak iki merkezli bir kent-bölge yapisi ortaya gikmaktadir. Adana'nin etki alaninda kismi olarak Hatay ve Osmaniye'nin de bulunmasi bu kent-bölgenin bu yönlere dogru gelisme potansiyeline isaret etmektedir.
izmir-Manisa Kent-Bölgesinde, izmir'in komsusu Manisa'yi etkisi altina alarak izmir-MenemenManisa-Turgutlu arasinda fiziksel sürekliligin olusmasiyla bir kent-bölge yapisi meydana gelmistir.
Harita 8.10 Izmir-Manisa Kent-Bölgesi Grid Bazinda Yogunluk Haritasi (2021, Kisi/m2)
Harita 8.10 incelendiginde izmir-Menemen-Manisa ve izmir-Turgutlu-Manisa arasinda iki koridorlu bir yapilasma sürekliligi görülmektedir.
Harita 8.11 izmir-Manisa Kent-Bölgesi YER-SiS Etki Alani Haritasi (2020)
Kaynak: STB
Harita 8.11 incelendiginde Manisa'nin izmir'in etki alaninda kaldigi görülmektedir. izmir, YER-siS'te 6'nci derece, Manisa ise 4'üncü derece hizmet merkezi niteligindedir. Bu çerçevede, bu kent-bölge yapisi izmir merkezli bir etki alaniyla gelismistir.
8.1.3. Kentsel Yagam Kalitesi
Kentsel gelisme politikalarinda incelenen temel bagliklardan birisi de kentsel yasam kalitesidir. Kentlerdeki ulasim, konut, teknik ve sosyal altyapi gibi temel hizmetlerin kalitesi kentlerin yaçam kalitesini etkileyen temel unsurlardir. Kentsel yaçam kalitesi hem ulusal hem de uluslararasi çalismalarda farkli boyutlari içeren çok sayida göstergeyle ölçülmekte ve müdahale alanlari belirlenmektedir. BGUS kapsaminda da konut, egitim, saglik, ulasim, çevre ve kamuya açik alan bilesenlerinde temel bazi göstergeler üzerinden illerin kentsel yasam kalitesine dair degerlendirmeler yapilmistir.
Konut ihtiyaci kentlerde öncelikle karsilanmasi gereken temel ihtiyaçlardan biridir. Konutlarin temel donanimlara sahip olmasi, kisi basina düsen alan ve konutun ödenebilirligi barinma kategorisinde yaçam kalitesini etkileyen baghiklardir. Konut fiyatinin hanehalkr tarafindan ne kadar ödenebilir oldugunu ortaya koymak üzere ortalama konut birim satis fiyatinin il bazinda hane basina milli gelire (GSYH) oraninin mekânsal dagilimi Harita 8.12'de yer almaktadir.
Harita 8.12 Ortalama Gayrimenkul Birim Satis Fiyatinin il Bazinda Hane Basina Milli Gelire Orani (2020, Yüzde)
Kaynak: TKGM, TÜIK
Harita 8.12 incelendiginde gayrimenkul birim satis fiyatinin hane bagina milli gelire orani en yüksek iki ilin Aydin ve Mugla oldugu, bu illeri Istanbul, izmir ve Antalya ile Bati Karadeniz ve Dogu Karadeniz'deki illerin izledigi görülmektedir.
Egitim ve saglik tesisleri, sosyokültürel tesisler, açik ve yesil alanlar bir kentin sosyal altyapisini olusturmaktadir. Sosyal altyapi alanlarinin kalitesi, erisilebilirligi ve ödenebilirligi kentin yasam kalitesini etkileyen bilesenlerdir. Egitim alaninda çesitliligin bir göstergesi olarak okul öncesi özel okul sayisinin toplam okul sayisina orani incelenmis ve il bazinda dagilimi Harita 8.13'te gösterilmistir.
Harita 8.13 Okul Öncesi Özel Okul Sayisinin Toplam Okul Sayisina Oraninin il Bazinda Dagrlimi (2021, Yüzde)
Kaynak: MEB
Okul öncesi özel okul sayisinin küresel entegrasyon boyutundaki iller ve rekabetçi illerde görece daha fazla oldugu, öncelikli dönüsüm illerinin çogunlugunda ise düsük seviyelerde kaldigi görülmektedir. Bölgesel merkez nitelijinde olan Malatya, Trabzon, Samsun ve Erzurum'da belirli bir oranda okul öncesi özel okul bulunmasina ragmen bu kategoride yer alan Van, Diyarbakir ve Sanliurfa'da ise okul öncesinde egitim imkänlarinin çesitlendirilmesine ihtiyaç oldugu degerlendirilmektedir.
Egitim hizmetlerinin yaninda saglik hizmetlerinin kalitesi, yeterliligi ve erisilebilirligi bir kentin sosyal altyapisini güglendirmektedir. Saglk hizmetlerinin yeterliligi hakkinda bilgi veren kisi bagina hastane yatagi sayisinin mekânsal dagilimi Harita 8.14'te yer almaktadir.
Harita 8.14 Yüz Bin Kigi Bagina Hastane Yatagi Sayisi il Düzeyindeki Dagilimi (2021)
Kaynak: TÜIK
Edirne, Bolu, Erzurum, Isparta, Kirikkale, Trabzon, Sivas ve Elâzig illeri bu göstergede öne çikmasina ragmen, ülke genelinde heterojen bir dagilim görülmektedir. 2021 yili verilerine göre 34 il ülke ortalamasinin (297) üzerinde yüz bin kigi basina hastane yatagina sahipken özellikle yakinsama boyutundaki iller ülke ortalamasinin altinda degerlere sahiptir.
Bir kentin sosyal altyapisini olusturan diger bir bilesen de kentsel açik ve yesil alanlardir. Kentlilerin dinlenme, spor ve fiziksel aktivite ihtiyaçlarini karsilayan ve yapay alan-dogal alan dengesini koruyan açrk ve yesil alanlarin güvenli, kapsayici ve erisilebilir olmasi kentsel yasam kalitesini artirmaktadir. Kamuya açik alan oraninin il düzeyinde mekânsal dagilimi Harita 8.15'te yer almaktadir.6
Kamuya açrk alan oraninin istanbul, potansiyel küresel iller ve rekabetçi illerde genel olarak yüksek, gelisen yerel ekonomi ve öncelikli dönüsüm illerinde ise genel olarak düsük olduju görülmektedir. Bu gösterge bir kentin ne kadar kamusal alana sahip oldugunu gösterse de bu göstergenin degerinde kentin toplam yüz olçümü, bitki örtüsü ve yol agi gibi faktörler etkili oldugundan degerlendirmenin il bazinda bu hususlar dikkate alinarak yapilmasi gerekmektedir.
6 TÜIK (2021) tarafindan yapilan çalismada kamuya açik kentsel alan verisi elde edilmistir. Bu çalismada parklar ve mezarliklar, rekreasyon alanlari, çocuk parklari, cadde, sokak ve meydanlar kamuya açik kentsel alan olarak kabul edilmistir. Kamuya açik alanlar toplam kentsel yerlesim alanina oranlanarak "kamuya açik alanlarin orani" hesaplanmistir.
Harita 8.15 Kamuya Açik Alan Oraninin il Düzeyinde Mekânsal Dagrlimi (2020, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Kent içinde alternatif ulasim türleri, toplu tagima agi, yol kalitesi, toplu tagimanin herkes için güvenilir ve erisilebilir olmasi ve ulagimda geçirilen süre gibi bilesenler ise kentsel yasam kalitesinin ulasim boyutunu olusturmaktadir. iyi bir ulagim altyapist kentlerdeki hareketliligi ve erisilebilirligi de dogrudan etkilemektedir. Ulasim altyapisindaki eksiklikler yogun nüfus ile birlikte önemli trafik sorunlarina yol açmakta ve kentsel yasam kalitesini olumsuz etkilemektedir. illerdeki trafik yogunlugunu degerlendirmek üzere kilometre bagina düsen araç yogunluju (otomobil sayisi/yol uzunlugu) verisinin il düzeyinde mekânsal dagilimi Harita 8.16'da yer almaktadir.
Harita 8.16 Kilometre Bagina Düsen Araç Yogunlugu (Sayi/Km, 2022)
Kaynak: TÜIK, KGM
Kilometre bagina düsen araç yogunlugu verisinde küresel entegrasyon boyutundaki iller ile rekabetçi illerin üst sirada yer aldigi görülmektedir. Bu sehirlerdeki insan, mal ve hizmet akisinin fazla olmasi, trafikteki araç sayisi ve ulasimda geirilen süreyi artirmaktadir. insan ve mal akisinin görece az oldugu öncelikli donusum illerinde ise kilometre basina düsen araç yogunlugu en az seviyededir.
Toplu tasima hizmetlerinin varligi, sayisi, erisilebilirligi, ödenebilirligi ve kalitesi kentsel yasanabilirlik için önem arz etmektedir. Türkiye düzeyinde yillara göre bakildiginda toplu tasima araçlarina kolay erisimi olan nüfusun arttigi görülmektedir (Grafik 8.5).
Grafik 8.5 Toplu Tasima Araçlarina Kolay Erisimi Olan Nüfusun Orani (2014-2020, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
illere göre toplu tagima araçlarina kolay erisimi olan nüfusun oranina bakildiginda ise TÜiK tarafindan analizin yapildigi ve ülke nüfusunun yüzde 42'sini barindiran sekiz ilde toplu tasima araçlarina kolay erisimi olan nüfusun oraninin yüzde 75'in üzerinde olduju görülmektedir (Grafik 8.6). 2020 yili degerlerine göre Konya ve Trabzon'un verisi olan diger illerden daha az degerlere sahip oldugu dikkat çekmektedir.
Grafik 8.6 illere Göre Toplu Tasima Araçlarina Kolay Erisimi Olan Nüfusun Orani (2020, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Teknik altyapi alaninda saglikli içme suyunun temini, kati atiklarin toplanmasi ve bertarafi, atik suyun uzaklastirilmasi bir kentte sunulmasi gereken temel kentsel hizmetlerdir. Türkiye'de kentlerde kanalizasyon, içme suyu ve kati atik sistemlerinde ülke genelinde belirli bir seviyeye gelinmistir. Ancak bu atiklara nihai islem uygulanmasi hususunda müdahaleye ihtiyaç duyulan yerler bulunmaktadir.
Belediyeler tarafindan düzenli olarak toplanan ve uygun nihai islem (düzenli depolama, yakma tesisinde yakma, geri kazanim) uygulanan atiklarin belediyelerin topladigi tüm atiklarin miktarina orani hem kentteki altyapi düzeyini hem de çevresel sürdürülebilirligi göstermektedir. Bu göstergenin il düzeyinde dagilimi Harita 8.17'de yer almaktadir.
Harita 8.17 Düzenli Olarak Toplanan ve Nihai Islem Uygulanan Atiklarin Payi (2020, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Düzenli olarak toplanan ve nihai islem uygulanan atiklarin payina bakildiginda bu oranin Gaziantep, Kocaeli, Tekirdag ve istanbul'da yüzde 100 olduju, küresel entegrasyon boyutundaki illerde ise yüzde 80'in üzerinde oldugu görülmektedir. Diger taraftan, öncelikli dönüsüm illeri ile Konya, Burdur, Bartin, Karabük, Adiyaman, Tunceli ile bölgesel merkez niteligindeki Diyarbakir'da bu hizmetin gelistirilmesi ihtiyaci bulunmaktadir.
Kentsel yasam kalitesinde teknik altyapinin bir diger güncel göstergesi de akilli sehir uygulamalaridir. Akilli sehir uygulamalari ile kentsel hizmetlerde dijital teknolojilerin kullaniminin yayginlastinilarak kentsel problemlerin ve ihtiyaçlarin önceden öngörülebilmesi, önleyici çözümlerin üretilebilmesi ve hizmetlerin daha kaliteli ve hizli bir gekilde sunulmasi ile sehirlerin yasanabilirliginin ve rekabetçiliginin artirilmasi hedeflenmektedir.
Dünyadaki akilli sehir uygulamalarina bakildiginda sehirlere yerlestirilen sensörler veya akilli cihazlar sayesinde agirlikli olarak teknik altyapi, ulasim ve otopark alanlarinda akilli çözümlerle kentsel hizmetlerde hiz ve kalitenin artirilmasinin hedeflendigi görülmektedir. Türkiye'de de akilli sehir uygulamalarina iliskin örnekler çogunlukla altyapi ile ulagim alaninda ve basta küresel entegrasyon illerinde görülmektedir.
Akilli sehir uygulamalarinin hayata geçirilmesi ve bireylerin bu uygulamalara erisimi, internet erisimi ve internetin kalitesiyle dogrudan iliskilidir. Türkiye'de hanelerin internete erisimi TÜiK tarafindan Düzey 1 bazinda yayimlanan verilerle incelendiginde; erisimin 2022 yilinda, 2011 yilina göre oldukça arttigi ve tüm bölgelerde hanelerde internet erisim oraninin yüzde 88'in üzerinde oldugu görülmektedir (Grafik 8.7).
Grafik 8.7 Düzey l'e Göre Hanelerde internet Erisim Orani (Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Türkiye'de hanelerin internet erisimi yüksek düzeyde olmakla birlikte mevcut internet altyapisinin kalitesi, fiber internet aboneliginin toplam sabit internet aboneligi içerisindeki payi ile ölçülmektedir (Harita 8.18).
Harita 8.18 Fiber internet Aboneliginin Toplam Sabit internet Aboneligi içindeki Payinin il Düzeyindeki Dagilimi (2022)
Kaynak: BTK
Harita 8.18 incelendiginde internet kalitesinde Ankara, Kayseri, Trabzon, Diyarbakir, Van ve Bitlis illerinin ilk sirada yer aldigi görülmektedir. Ulke genelinde fiber internet altyapisina sahip hane orani yüksek olan iller farkli bölgelere dagilmis durumdadir. Bu oranin yüksek olduju bazi illerde internet altyapisinin diger illere kiyasla daha geç kurulmasinin ve kurulan yeni altyapinin da fiber olmasinin etkisi oldugu degerlendirilmektedir. Bununla birlikte, Türkiye genelinde internet kalitesinin gelistirilme ihtiyaci bulunmaktadir.
Türkiye'de mobil genis bant internet abone sayisina bakildiginda 2022 yili itibariyla 71,7 milyon abonenin oldugu görülmektedir. Bu sayi, 10 yas ve üzeri toplam nüfusun yüzde 98'ine denk gelmektedir. iller itibariyla bakildiginda da mobil genisbant internet abone sayisinin 10 yas ve üzeri nüfusa orani 0,70 ile en düsük Gümüshane olup diger illerin 0,76 ile 1,24 arasinda degerlere sahip olduju görülmektedir. Bu durum mobil genisbant internet abone sayisi konusunda ülkenin tamaminda fiber internet altyapisina göre yüksek oranlara sahip olundugunu göstermektedir.
8.1.4. Afet Riskleri
Kentsel gelisme politikalari; mekânsal planlama ve kentsel ekonomi açisindan afet riskleri ile yakindan iliskilidir. Türkiye basta deprem olmak üzere iklim degisikliginin sebep olduju agiri hava olaylari, sel ve taskin riskleri ile karsi karsiyadir. 2022 yilinda Türkiye'de gerçeklesen dogal afet olaylari Tablo 8.2'te görülmektedir. Söz konusu yilda toplam 2079 dogal afet olayi gerçeklesmis olup bunlarin yüzde 7'sini depremler, yüzde 41,3'ünü heyelan ve yüzde 21,6'sini sel/su baskini olusturmaktadir.
Tablo 8.2 Türkiye'de Gerçeklesen Dogal Afetler (2022)
| Dogal Afet | Afet Sayisi | Payi (Yüzde) |
|---|---|---|
| Deprem* | 151 | 7,3 |
| Heyelan | 859 | 41,3 |
| Sel/Su Baskini | 450 | 21,6 |
| Kaya Düsmesi | 137 | 6,6 |
| Ciữ | 18 | 0,9 |
| Obruk | 13 | 0,6 |
| Diger** | 451 | 21,7 |
| TOPLAM | 2079 | 100 |
Kaynak: AFAD
*Büyüklügü 4.0 ve üzeri olan depremler dikkate alinmistir.
**Firtina, dolu, asin kis kosullari vb. kapsamaktadir.
Afet sayisi en yaygin görülen afetleri göstermekle birlikte afetlerden etkilenen nüfus' afetin ülkede meydana getirdigi etkiyi daha net bir sekilde ortaya koymasi sebebiyle önem tasimaktadir. Türkiye' de 2015-2020 yillari arasinda afetlerden etkilenen nüfusun ortalamasina bakildijinda (Grafik 8.8) yüzde 82,6 ile en yüksek oranin depremde oldugu, bunu selin (yüzde 14,7) ve orman yangininin (yüzde 1,7) takip ettigi görülmektedir.
Grafik 8.8 Afetlerden Etkilenen Nüfus (2015-2020, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Harita 8.19 Deprem Tehlike Haritasi (2018)
Kaynak: AFAD
Türkiye deprem tehlike haritasi incelendiginde Kuzey Anadolu Fay Hatti, Bati Anadolu Fay Hatti ve Dogu Anadolu Fay Hatti üzerinde bulunan alanlarin tehlike düzeyinin yüksek oldugu görülmekle birlikte, ülke ekonomisinde önemli rolleri olan küresel entegresyon boyutundaki illerin deprem tehlikesi yüksek alanlarda oldugu görülmektedir. Diger taraftan, deprem tehlikesinin tam olarak tespit edilebilmesi için fay hatti güzergahlarinin ülke sinirlar ile sinirli tutulmayarak komsu bölgelerle birlikte degerlendirilme yapilmasi gerekmektedir.
Türkiye'de en fazla yasanan dogal afet olan depremin büyüklüklerinin ve sikliklarinin dikkate alinarak hesaplandigi deprem tehlike degeri ile illerin degerlendirilmesi de önemli görülmektedir. Bu çerçevede, DB'nin Sanayi ve Teknoloji Bakanligi ile ortak yürüttügü "Türkiye'nin Bölgelerarasi Farklarinin Belirlenmesi-Gelismisligin On Boyutu Çerçevesinde Bölgeleri Karsilastirma"® Taslak Raporu'nda illerin deprem tehlike degerleri belirlenmistir (Harita 8.20). En yüksek tehlike degerine sahip olan iller; Kocaeli, Valova, Sakarya, Düzce, Bolu, Çanakkale, Çankiri, Amasya, Tokat, Erzincan ve Bingöl'dür. Bununla birlikte, istanbul ve Marmara Bölgesi, ülke ekonomisi açisindan kritik öneme sahip olmasi ve nüfus yogunlugu dikkate alindiginda deprem riski yüksek bölgeler arasinda yer almaktadir.
Harita 8.20 illere Göre Deprem Tehlikesi
Kaynak: DB, 2022b
& Spotting Turkey's Inter-Regional Gaps Benchmarking Regions along 10 Pillars of Development
Türkiye'de basta firtina, siddetli yagis/sel, dolu, don, kar ve kuraklik olmak üzere meteorolojik afetler de oldukça sik meydana gelmektedir. il düzeyinde meteorolojik afetlerin toplam dagilimina bakildiginda Antalya, Balikesir, istanbul, izmir, Konya, Mersin, Ordu ve Van'in 2010-2022 yillari arasi dönemde meteorolojik afet görülme sayisinin diger illerden yüksek olduju görülmektedir (Harita 8.21).
Harita 8.21 Meteorolojik Afet Haritasi (2010-2022)
Kaynak: MGM
Diger taraftan, Hükümetlerarasi iklim Degisikligi Paneli (IPCC) degerlendirmelerine göre, küresel iklim degisimine bagli olarak Türkiye'de önümüzdeki yüzyilda deniz seviyesinin 74 cm artmasi beklenmektedir (IPCC, 2019). Türkiye'de nüfusun yüzde 55'inin kiyilarda yasadigi degerlendirildiginde kiyi kentlerinin deniz seviyesinin yükselmesi ve siddetli firtina dalgalari nedeniyle risk altinda oldugu sonucuna ulagilmaktadir.
Türkiye'de en çok yaganan dogal afetlerden bir digeri olan sel ve su taskinlarinin yapilasmis alanlardaki etkilerinin dikkate alinarak hesaplandigi sel/su taskini risk degeri de önem tagimaktadir. Yine DB'nin Sanayi ve Teknoloji Bakanligi ile ortak yürüttügü "Türkiye' nin Bölgelerarasi Farklarinin BelirlenmesiGelismisligin On Boyutu Çerçevesinde Bölgeleri Karsilastirma"9 Taslak Raporu'nda sel ve su taskinlarindan etkilenen nüfusun payi hesaplanmistir. Bu gerçevede, sel/su taskini açisindan çok yüksek risk tagiyan alanlarda yasayan nüfusun payina göre en riskli iller Edirne, Eskisehir, Bartin, Karabük, Çankiri ve Amasya'dir (Harita 8.22). Harita incelendiginde Türkiye'nin kuzey kesimlerinde yer alan illerde çok yüksek risk tasiyan alanlarda yasayan nüfusun payinin görece daha fazla oldugu dikkat çekmektedir.
9 Spotting Turkey's Inter-Regional Gaps Benchmarking Regions Along 10 Pillars of Development
Harita 8.22 Çok Yüksek Sel Riski Tagiyan Alanlarda Yagayan Nüfusun Payina Göre Riskli Iller
Kaynak: DB, 2022b
Sel ve deprem riskinin Türkiye'nin pek çok yerinde mevcut oldugu göz önüne alindiginda özellikle nüfusu yüksek iller basta olmak üzere tüm illerde kentsel altyapilarin planlanmasinda bu risklerin dikkate alinmasi gerekmektedir.
8.1.5. Kentsel Gelisme Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri
Bölgesel gelisme politikalarinin önemli alt politika alanlarindan biri olan kentsel gelisme On ikinci Kalkinma Planí'nda sehirlesme, kentsel dönüsüm, bölgesel gelisme, afet yönetimi, kentsel altyapi, lojistik ve ulastirma gibi farkli sektörler altinda ele alinmistir.
2024-2028 BGUS'ta ise küresel egilimler ve Türkiye'deki mevcut durum incelenerek On Ikinci Kalkinma Plani'yla da uyumlu sekilde kentsel gelisme temasinda "vaçam kalitesi ve dayaniklilik odajinda dengeli kentsel ve mekânsal gelismenin saglanmasi" amaci benimsenmistir. Bu amaç altinda kentsel hizmetlerde kalitenin artirilmasi, çevre duyarli ve akilli sehir uygulamalarinin yayginlastirilmasi, dengeli mekânsal gelismenin saglanmasina yönelik is göçün yönetilmesi, dogal alan-yapay alan dengesinin kurulmasi ve kent-bölgelerdeki ekonomik yogunlagmanin çevre illere yayilmasi ile kentlerin afet, kriz ve iklim degisikligine karsi dayaniklilginin artirilmasi hedeflenmektedir.
Kentsel hizmetlerin kalitesi yükseltilecektir. Türkiye' de konut, ulasim, kentsel teknik ve sosyal altyapi alanindaki kentsel hizmetler kentsel yaçam kalitesi açisindan öncelik verilmesi gereken alanlardir. Küresel entegrasyon boyutundaki iller, rekabetçi iller ve bölgesel merkezler basta olmak üzere nüfusun yogun oldugu illerde artan nüfusun ihtiyaçlari da dikkate alinarak kentsel hizmet kalitesi iyilestirilecek, nitelikli istihdami çekecek sekilde sosyal altyapi gelistirilecektir. Oncelikli dönüsüm illeri ve gelisen yerel ekonomilerde ise temel kentsel hizmetlere erisim ve bu hizmetlerin kalitesinin artirilmasina öncelik verilecektir. Sinir illeri ile turizmin yogun oldugu yerlesimlerde kentsel altyapi, nüfus hareketliligi dikkate alinarak gelistirilecektir. Ülke genelinde; çocuk, kadin, engelli ve yasli bireylerin ihtiyaçlari baz alinarak kentlerdeki ortak kullanim alanlarinin toplumun tüm bireylerinin kullanimina uygun hale getirilmesi ve erisilebilir olmasina yönelik gerekli fiziksel düzenlemeler yapilacaktir.
Kentsel hizmetlerde çevreye duyarli uygulamalar yayginlastirilacaktir. Kent içi toplu tasima imkânlari çesitlendirilecek, ulasim basta olmak üzere kentsel hizmetlerde yenilenebilir enerji kullanimi yayginlastirilacak, bisiklet yollari ve yaya dostu bölgelerin olusturulmasi gibi sürdürülebilir ulagim projeleri hayata geçirilecektir. Kentteki vatandaslarin geri dönüsüm uygulamalari ve atik yönetimi gibi konularda bilgilendirilmesi ve farkindaliklarinin arttirilmasi saglanacak, hanelerde atik ayristirma uygulamalari tesvik edilecektir.
Kentsel hizmetlerde dijital dönüsüm uygulamalari yayginlastirilacaktir. Akilli sehir uygulamalari kapsaminda kentsel hizmetlerde dijital teknolojilerin kullaniminin yayginlastirilarak kentsel problemlerin ve ihtiyaçlarin önceden öngörülebilmesi, çözüm üretilebilmesi ile hizmetlerin daha kaliteli ve hizli bir sekilde sunulabilmesi onem tasimaktadir. Bu gerçevede, küresel entegrasyon ve rekabetçilik boyutundaki iller ile bölgesel merkezler basta olmak üzere özellikle ulasim ve teknik altyapi alanlarinda kentsel hizmetlerin akilli ulagim sistemleri, e-hizmetler, dijital platformlar gibi uygulamalarla dijital dönüsümü hizlandirilacaktir. Basta küresel entegrasyon boyutundaki illerde otonom ve baglantili araçlarin toplu tagima hizmetlerinde kullanilmasina yönelik örnek projeler gelistirilecektir.
Kent-bölgelerin ulusal ve bölgesel kalkinmadaki rolleri güglendirilecektir. Izmir-Manisa, istanbulTekirdag-Kocaeli ve Adana-Mersin kent-bölgelerinin potansiyelleri ve ihtiyaçlari çerçevesinde basta ulasim, sanayi ve lojistik alanlarinda olmak üzere bu illerin fonksiyonel iliskilerini ve kent-bölgelerin bölgesel kalkinmadaki rollerini güçlendirmek için ortak projeler gelistirilecektir. Diger taraftan, bu kent bölgelerdeki yigilma ekonomilerine yakin çevredeki yerlesimlerin de eklemlenebilmesine vönelik uygulamalar hayata geçirilecektir.
Iç göçün yönetilmesine iliskin uygulamalar gerçeklestirilecektir. Bölgesel merkez olan kentlerde kentsel ekonomilerin canlandinilarak göçün bölge icerisinde tutulmasina yönelik üretim, istihdam ve ihracat kapasitelerini artiracak proje ve uygulamalar gelistirilecektir. Bununla birlikte bölgesel merkezlerde basta egitim ve saglik gibi alanlarda olmak üzere sosyal olanaklarin artirilmasina öncelik verilecektir. Göçün yogun oldugu öncelikli dönüsüm illerinde göçün azaltilmasina yönelik kentsel ve sinai altyapilarin gelistirilmesi, gelisme potansiyeli olan sektörlerde istihdamin artirilmasi ve yaçam kalitesinin yükseltilmesi desteklenecektir. Diger taraftan, 6 Subat 2023 tarihli depremler sonrasi deprem bölgesinden diger illere göç eden nüfusun ihtiyaçlari dikkate alinarak yogun göç alan illerdeki kentsel teknik ve sosyal altyapi gelistirilecektir.
Mekânsal planlarda dogal alan-yapay alan dengesi korunacaktir. Kentsel nüfusun ve kentsel alanlarin artmasiyla dogal alanlara olan baski da artmaktadir. Mekânsal planlarda artan kentsel nüfus yogunluguna bagli olarak altyapi ve hizmet taleplerinin mevcut dogal ve açik alanlar üzerinde baski olusturmayacak sekilde planlanmasi ve yönetilmesi saglanacaktir.
Mekânsal planlarda iklim degisikligi ve afetlere karsi dayanikhligin saglanmasina yönelik önlem ve kriterler gelistirilecektir. Mekânsal plan hazirliklarinda iklim degisikliginin etkileri ve afet riskleri analiz edilerek arazi kullanim kararlarinda sakinim ve risk azaltma ilkesi temel alinacaktir. Yapilagmanin güvenli bölgelere kaydinilmasi, yesil alanlarin korunmasi ve artirilmasi, afet durumunda tahliye yollarinin belirlenmesi, acil durumlarda kullanilabilecek çok amaçhi kullanim alanlarin belirlenmesi gibi önlemler gelistirilecektir.
iklim degisikliginin etkilerine karsi kentsel altyapi güçlendirilecektir. Özellikle düzensiz ve siddetli yagislar, kuraklik ve kiy yerlesimlerinde deniz seviyesinin yükselmesi, orman yanginlari gibi iklim degisikligi kaynakl risklerin kentsel alanlardaki etkileri detayli bir sekilde analiz edilecek ve risk haritalari olusturulacaktir. Bu dogrultuda sehirlerde yesil alanlar artirilacak, su yonetimi stratejileri gelistirilecek ve kentsel teknik altyapiyi güçlendirecektir.
Ülke genelinde deprem ve sel riski açisindan riskli bölgelerde bulunan yerlesimlerin dayanikhligs artirilacaktir. Çevre, Sehircilik ve Iklim Degisikligi Bakanligi koordinasyonunda gelistirilen Türkiye Ulusal Risk Kalkani Modeli ve AFAD koordinasyonunda hazirlanan Türkiye Afet Risk Azaltma Plani (TARAP) ve Türkiye Afet Müdahale Plani (TAMP) dogrultusunda tüm bölgelerin afetler karsisinda daha dayanikli olmasini saglayacak önlemler hayata geçirilecektir. Deprem kusagi üzerinde bulunan ve sel riski tasiyan yerlesimlerde yasayan nüfus, bu yerlegimlerde bulunan konut alanlari, altyapi alanlari, kamu binalari, ulasim baglantilari ve sanayi alanlari gibi kriterler baz alinarak Türkiye de deprem ve sel riski yüksek alanlar tespit edilecektir. Basta Marmara Bölgesi olmak üzere deprem riski altindaki yerlesimlerde guçlendirme ve kentsel donüsume öncelik verilecek; ulasim sistemleri ve teknik altyapi güglendirilecektir. Riskli yerlegimlerde olasi afet durumunda koordinasyonun ve erisimin saglanabilmesi için farkli modlardaki ulagim sistemleri güçlendirilecek, alternatif ulagim baglantilari kurgulanacaktir. Dogal gaz, elektrik, internet, iletisim, su, atrk su gibi teknik altyapi sistemlerinin afete karsi dayankliligi artirilacak ve kentsel hizmetlerin olas afet durumunda kesintisiz sürdürülmesine yönelik dijitallesme çözümleri uygulanacaktir. Riskli yerlesimlerdeki konut alanlari ile basta hastane, okul gibi kamu binalari ve sanayi alanlar ilgili mezuata uygun sekilde güglendirilecek veya güvenli alanlara tasinacaktir. Afet açisindan riskli yerlesimlerde petro-kimya, kimya, elektrik, enerji sektörü gibi ikincil afet riski yüksek olan sektörlere ait depo ve üretim altyapilari afetlere kars güclendirilecektir. Diger taraftan, riskli yerlegimlerde tarihi ve kültürel varliklarin envanteri karlacak, korunmasi ve sürdürülebilirliginin saglanmasi için güglendirme faaliyetleri yapilacaktir.
Afet sonrasi etkin müdahale için afet lojistigi konusunda merkezi ve yerel düzeyde koordinasyon güglendirilecektir. Kamu kurumlari, mahalli idareler, özel sektör ve sivil toplum örgütlerinin katilacagi mekanizmalarla afet lojistigi merkezlerinin olusturulmasi, afet sonrasi gerekli kurtarma ekipmanlari ve yardim malzemelerine iliskin talep ve stok yönetimi, malzemelerin taginmasi ile depolanmasi gibi faaliyetler konusunda koordinasyon güglendirilecektir. Bunun yaninda, mevcut havalimanlar ve limanlara yakin konumdaki lojistik merkezlerin afet lojistik merkezleri olarak da kullanilmasi saglanacaktir.
Afet konusunda toplumsal farkindalik, bilgi ve beceriler gelistirilecektir. Afetlere kars toplumsal dayanklligin artirilmasi ve risklerin azaltilmasi konusunda bilgi ve becerilerinin gelistirilmesine yönelik egitim, bilgilendirme, bilinglendirme ve tatbikat alismalari yapilacaktir. Ulusal ve yerel düzeyde kamu kurumlarinda afet müdahalesi konusunda profesyonel ekipler olusturulacak ve düzenli egitimler gerçeklestirilecektir.
Afet riski azaltma, afete müdahale ve afet sonrasi toparlanma süreglerinde cografi bilgi sistemleri etkin bir sekilde kullantlacaktir. Taskin alanlari, fay hatlari gibi afet riskli alanlarin tespiti, afet risk haritalarinin olusturulmasi, senaryolarin hazirlanmasi, afetlerin izlenmesi, afete müdahalede koordinasyonun saglanmasi, tahliye ve ulasim planlarinin hazirlanmasi ve afetin etkilerinin analiz edilmesinde cografi bilgi sistemleri etkin bir sekilde kullanilacak ve kurumlar arasi güncel ve güvenilir veri paylasimi temin edilecektir.
8.2. KIRSAL KALKINMA
Dünya genelinde sanayi devrimiyle baslayan ve kesintisiz olarak devam eden bir kentlesme süreci yasanmaktadir. Bu süreç neticesinde, 2000 lerin baginda kent nüfusu, kir nüfusunu geçmistir. DB tahminlerine göre dünya nüfusunun halen 3,4 milyari (yüzde 43,8) kirsal alanlarda yasamaktadir. 10 2050 yilina kadar kentlerde yasayan nüfusun toplam nüfusa oraninin yüzde 70'e yaklasmasi beklenmektedir." Özellikle gelismekte olan ülkelerde bu egilimin daha belirgin sekilde gerçeklesecegi öngörülmektedir.
Ancak kirsal nüfus orani azalyor olsa bile; iklim degisikligiyle mücadele, yesil dönüsüm, ivme kazanan dijitallesme, istihdam piyasasinda uzaktan calisma egilimleri, gida ve enerji sektörlerinde küresel piyasalarda yükselen emtia fiyatlari, degisen tedarik zincirleri, birçok gelismis ve gelismekte olan ülkede yogun kentlesmenin getirdigi ekonomik, sosyal ve gevresel basks kirsal alanlarin ve dolayisiyla kirsal politikanin önemini giderek artirmaktadir.
Uluslararasi politikalarda ve ülke politikalarinda keskin bir kir-kent ayrimi verine yerlesimlerin sürekliligine dikkat sekilmekte, kirsal politikanin makro politikalar kapsaminda degerlendirildigi görülmektedir. Kirsal alanlari bagimli ve gerileyen alanlar olarak gören geleneksel yaklasim terk edilerek, kirsalin potansiyelinden azami ölçüde yararlanmayi amaçlayan bir anlayis ortaya gikmistir. Yakin gemise kadar sektör olarak tarim, mekân olarak köy (veya kasaba) ile özdeslestirilen kirsal alan kabulü degiserek, tarimin ve köylerin (veya kasabalarin) ötesinde bir kirsal politika vurgusu öne
10 https://data.worldbank.org/indicator/SP.RUR.TOTL.ZS
11 United Nations, Department of Economic and Social Affairs, Population Division (2019). World Urbanization Prospects: The 2018 Revision (ST/ESA/SER.A/420). New York: United Nations.
gikmaktadir. Kirsal politikaya, her bir sektörel politika alaninin kirsaldaki yansimasiyla tezahür eden daha genis ölçekli bir bakis söz konusudur. Bu durum beraberinde, sosyal yaçam için kirsal alanlarda kamusal hizmetlerin daha çesitli, nitelikli sunulmasi ve kirsalda yaslanmaya ve nüfus kaybina bagli olarak ortaya çikan tenhalasmaya karsi kirsal yasamin canlandirilmasi; ekonomik hayat için kirsal alanlarin potansiyelinin azami düzeyde degerlendirilmesi ve kirsal-kentsel entegrasyonun, tedarik zincirlerinin kurulmasi ve güçlendirilmesi; cevre için ise, çevre üzerindeki baskinin azaltilmasi ile kir ve kentin hem ekonomik hem de sosyal baginin çevresel faktörler araciligiyla kuvvetlendirilmesi gibi politikalarin önemini artirmistir.
Bolgesel gelisme politikalari çerçevesinde sektör olarak tarim, mekân olarak köylerin (veya kasabalarin) ötesinde çok sektörlü, sok aktörlü ve çok katmanli bir kirsal politikaya ihtiyaç duyulmaktadir.
8.2.1. Kirsal Alan Tanimi
Kirsal kalkinma ile ilgili dünyadaki genel egilimler Türkiye kirsalinda da gözlemlenmektedir. Ancak kirsal politika, kirsal nüfus kadar kirsal yerlesimleri de kapsadigriçin 2012'den beri, kirsal alan ve kirsal politika üzerine Türkiye degerlendirmelerine bir kogulu belirterek baglanmasi gerekmektedir. Buna göre, 2012 yilinda 6360 sayili Kanun'la 5216 sayili Büyüksehir Belediye Kanunu'nda yapilan degisiklikler neticesinde, Türkiye de büyüksehir belediyesi olan il sayisi 16 dan 30 a yükselmis; yerlegim yerine göre bütünlesmis büyüksehir belediyeciliginden, idari sinirlara göre alansal büyüksehir belediyeciligine geçilmistir. Bu geçisle birlikte, büyükgehir belediyesi olan 30 ilde köy ve belde mahalli idareleri kaldirilarak, bu yerlegimler mahalli ihtiyaçlarinin karsilanmasi yönünden bagli bulunduklari ilçelerin belediyeleri kapsamina dahil edilmistir.
Planli dönemden beri idari sinirlar temel alinarak hesaplanan kirsal nüfus orani özellikle 6360 Sayili Kanun sonrasinda 30 büyüksehir belediyesi olan ilde tam anlamiyla gerçegi ifade etmemeye baglamistir. 2012 yilinda kirsal nüfusun yarisindan fazlasina ev sahipligi yapan ve büyüksehir olan 30 ilde yaklagik 10,4 milyon kisi köylerde ikamet ederken; bu nüfus gerek kir-kent tanimi gerekse köy-sehir tanimina göre, istatistiklerde kent nüfusuna dahil olmustur. Bunun sonucunda, 20 bin nüfus esigi esas alinarak yapilan kir-kent tanimina göre 2012'de yüzde 27,6 olan kirsal nüfus orani 2013'te yüzde 13,3'e ve 2022'de 10,8'e; köy-sehir tanimina göre 2012'de yüzde 22,7 olan köy nüfusu orani 2013'te yüzde 8,7ye ve 2022 yilinda yüzde 6,7'ye düsmüstür. Gerçek durumu yansitacak ve uluslararasi karsilastirmalara imkân taniyacak yeni bir kirsal alan tanimi çalismasi 2014'ten itibaren Resmi Istatistik Programi kapsaminda sürdürülmüs ve nihayetinde yapilan çalismalar kapsaminda güncel veriler 11 Mayis 2023'te TÜIK tarafindan yayimlanmistir.
Bu kapsamda, kurulum çalismalarinda sona gelinen Mekânsal Adres Kayit Sistemi'ne (MAKS) dayanarak, TÜIK tarafindan EUROSTAT ve OECD ile uyumlu sekilde, uluslararasi karsilastirilabilirlige imkân saglayan grid bazli bir kir-kent siniflamasi yapilmistir. Bu siniflamada yerlesim yerleri kir, orta yogun kent ve yogun kent olarak siniflanmakta; yerlesim yerleri köy, belde, ilçe merkezi, il merkezi ve büyüksehir ilçe olmak üzere 5 türde tanimlamaktadir. Ancak bu çalisma, OECD referans degerlerini temel alarak kirsali ve kenti sadece nüfus yogunluguna göre ayristirmakta; yerlegimlerin ve kentsel/kirsal hayatin kendine özgü diger niteliklerini yansitacak ilave göstergeleri içermemektedir. Kullanilan yöntem idari sinirlardan bagimsiz hesaplamaya imkân tanisa bile, kirsal politika kapsaminda kirsal nüfus kadar kirsal yerlesimler de önemlidir. Bu sebeple kir-kent ayrimi için yerlesim yerinin "niteligi" her daim göz önünde bulundurulmalidir. Kir nüfusunun yerlesim birimi niteligine göre dagilimi Tablo 8.3 teki gibidir.
Tablo 8.3 "Kir" Olarak Siniflanan Nüfusun Yerlesim Birimi Niteligine Göre Dagilimi (2022)
| Yerlesim | Yerlesim | Yerlesim | Nüfus | Nüfus | Nüfus | ||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| TÜIK Kent-Kir Siniflamasi | Yerlesim Birimi Niteligi | Mahalle /Köy Sayisi* | "Türkiye Toplami" içindeki Payi (%) | "Kir Toplami" Içinde Payi (%) | Toplam Nüfus* | "Türkiye Toplami" içindeki Payi (%) | "Kir Toplami" içindeki Payi (%) |
| Kir | Köy* | 18.219 | 36,17 | 45,63 | 4.494.412 | 5,27 | 30,15 |
| Belde | 1.412 | 2,80 | 3,54 | 882.141 | 1,03 | 5,92 | |
| ilçe merkezi | 1.388 | 2,76 | 3,48 | 828.470 | 0,97 | 5,56 | |
| il merkezi | 120 | 0,24 | 0,30 | 151.417 | 0,18 | 1,02 | |
| Büyüksehir ilçe | 18.792 | 37,30 | 47,06 | 8.549.476 | 10,03 | 57,36 | |
| Kir | 39.931 | 79,26 | 100,00 14.905.916 | 17,48 | 100,00 |
Toplami**
(*) Köy verlesimleri için kir, orta yogun kent ve kent ayrimi yapilmamis; köylerin tamami degerlendirme konusu yapilmaksizin "kir" kabul edilmistir.
(**) Köy yerlesimlerinin tamami "kir" kabul edildiginden, TÜiK'in Kent-Kir Siniflamasinda orta yogun kent ve yogun kent olarak siniflanan köy nüfusu "kir' a kaydirilmistir. Bu yüzden, TÜiK'e göre 14.715.790 (yüzde 17,26) olan kirsal nüfus orani tabloda farkhlik göstermektedir.
Kaynak: TÜIK
TÜiK'in kent-kir siniflamasi baz alinarak ancak köy yerlesimlerinin tamaminin "kir" olarak kabul edildigi hesaplama sonucuna göre; Türkiye nüfusunun yüzde 67,9 u (yaklasik 57,9 milyon) yogun kent olarak siniflanan yerlesimlerde, nüfusun yüzde 14,6'si (yaklagik 12,4 milyon) orta yogun kent yerlesimlerde ve yüzde 17,5'i (yaklagik 14,9 milyon) kir olarak siniflanan yerlegimlerde yasamaktadir (Tablo 8.3). 20 bin nüfus esigini esas alan eski kir-kent tanimina göre 2012 yilinda Türkiye'nin yüzde 27,6 (yaklagik 21 milyon) olan kirsal nüfus orani, TÜiK'in yeni grid bazli kent-kir siniflamasina göre yüzde 17,5'e (yaklasik 14,9 milyon) gerilemis görünmektedir.12
Illerdeki kirsal nüfus büyüklügünün ülke genelindeki toplam kirsal nüfusa oranina bakildiginda, Bati Anadolu ve Akdeniz Bölgesi basta olmak üzere; Ankara, Konya, Sanhurfa, Diyarbakir, Van, Erzurum ve Samsun'da yüksek degerler oldugu görülmektedir (Harita 8.23). Kirsal nüfusun yaklagik 8,5 milyonu büyüksehir belediyesi olan 30 ilde, yaklagik 6,4 milyonu ise büyüksehir belediyesi olmayan 51 ilde ikamet etmektedir (Tablo 8.3). 81 il içerisinde en fazla kirsal nüfusa sahip iller Sanhurfa (746 bin), Diyarbakir (473 bin) ve Konya (470 bin) iken; en az kirsal nüfusa sahip olan il Yalova (34 bin)'dir. En az kirsal nüfusa sahip büyüksehir ise Kocaeli (98 bin)'dir. Istanbul, 81 il içerisinde kendi nüfusuna oranla en az kirsal nüfusa sahip (145 bin kisi, yüzde 0,9) il olmakla beraber, istanbul'u bu açidan Ankara (238 bin kisi, yüzde 4,1) takip etmektedir. Büyüksehir olmayan iller içerisinde ise kirsal nüfusu mutlak olarak en fazla olan il yaklagik 285 bin kisi ile Afyonkarahisar'dir.
12 Tablo 8.3'te köy yerlesimlerinin tamaminin "kir" olarak kabul edildigi hesaplama sonucuna göre degerlendirme yapilmistir. Dogal olarak kir nüfusu ile birlikte orta-yogun kent ve yogun kent olarak siniflanan yerlesimlerin toplam nüfusunda TÜiK tarafindan açiklanan haber bülteni verisine göre farklilik bulunmaktadir.
Harita 8.23 Kirsal Nüfusun Ülke Sathindaki Dagilimi (Yüzde, 2022)
Kaynak: TÜIK
Bu yogunluktaki ve daginikliktaki kirsal yerlesim ve kirsal nüfus yapisi, ulusal refah açisindan, Türkiye'deki kamu hizmet ve yatirimlarinin kaymakamhiklar, ilçe belediyeleri ve mahalli idare birlikleri gibi kurum ve kuruluslar vasitasiyla ilçeler üzerinden kirsal yerlesim yerlerine ulastirilmasinin ve halka en yakin birimlerce sunulmasinin gerekliligini ve önemini ortaya koymaktadir. Kirsalligin baskin olarak nitelendirilebilecegi yayla, mezra, kom, oba gibi köy alti yerlesimler ile köyler, kirsal mahalleler ve beldelerin sayisi ile daginik yapisi neredeyse bütün ilçelerde varligini sürdürmektedir. Söz konusu yerlesimlerin çoklugu, basta temel altyapi yatirimlari olmak üzere kamu hizmetlerinin kirsal alanda gerektigi gibi ve zamaninda sunulmasi üzerindeki baskiyi agirlastirarak sürdürmektedir. Egitim, saglik, ulasim ve iletisim gibi temel kamu hizmetlerine erisim, ilçe merkezlerinde görece yüksek standartta saglanabilirken; ilçelere bagh belde, köy ve köy alti gibi yerlesimlerde bu hizmetlere erisimin gelistirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, köyler, kirsal mahalleler ve beldeler gibi kirsal yaçamin baskin oldugu yerlesimlere ilçe merkezleri üzerinden hizmet sunumu güçlendirilmelidir. Bununla birlikte kirsal yerlesimlerin ekonomik ve sosyal kalkinmasina imkân verecek kapsamli ilçe bazli programlarin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
8.2.2. Kirsal Toplum
Uzun yillardir devam eden kirdan kente göçün ve toplumsal gelismelerin sonucu olarak nüfusun dogurganlik hizinin azalmasiyla birlikte kirsal nüfusta seyrelme ve yaglanma belirgin hale gelmistir. Son 20-30 yilda kirdan kente göçlerin niteliginde ise köylerden ilçe merkezlerine, ilçe merkezlerinden orta büyüklükteki il merkezlerine, orta büyüklükteki gehirlerden büyüksehirlere; iç kesimlerden kiyi kesimlerine dogru bir hareketin olduju gözlemlenmektedir.
TÜiK'in 2022 yili nüfus verilerine dayanarak olusturdugu kent kir siniflamasina göre; Türkiye' nin toplam nüfusunun yaklagik yüzde 22 sini olusturan çocuk nüfusun (0-14 yas) yaklasik yüzde 70 i yogun kentsel, yüzde 15'i orta yogun kentsel ve yüzde 15'i kirsal; toplam nüfusun yüzde 68,1'ini olusturan çalisma çagindaki nüfusun (15-64 yas) yüzde 69'u yogun kentsel, yüzde 15'i orta yogun kentsel ve yüzde 16'si kirsal; toplam nüfusun yüzde 9,9'unu olusturan yasli nüfusun (65 ve üzeri) yüzde 55'i yogun kentsel, yüzde 15 i orta yogun kentsel ve yüzde 30 u kirsal yerlesim yerlerinde ikamet etmektedir.
Kirsal toplumun bu yeni durumu, basta kirsal is gücü piyasasi olmak üzere, kirsalda sunulan kamu hizmetlerinin çesitliligini, niteligini ve maliyetini etkilemektedir. Kirdan kente göçün degisen biçimi ve ulastirma sektöründeki gelismeler, sehirden kirsala günlük gidis-gelisleri artirarak "mekik göç" olarak adlandirilan yeni bir sosyoekonomik olgu ortaya çikarmistir. 13
13 Ulusal Kirsal Kalkinma Stratejisi (2014-2020), s.17.
8.2.3. Kirsal Alanda Ekonomi
Türkiye'de kirsal alanlarda yasayan nüfusun mutlak (14,9 milyon kisi) ve oransal olarak (yüzde 17,6) hala kayda deger bir büyüklükte olmasi, kirsal alandaki ekonomik faaliyetleri üretim ve istihdam açisindan Türkiye ekonomisi için önemli hale getirmektedir. Uretim açisindan degerlendirildiginde, kirsaldaki ekonomik faaliyetler içerisinde tarim bagat sektör olma özelligini korumaktadir ve son 10 yilda Türkiye ekonomisinde tarim sektörünün payi ortalama yüzde 7 seviyelerinde seyretmistir. Bu oran Avrupa Birligi (yüzde 1,7, 2022) ve OECD (yüzde 1,4, 2021) ortalamalarindan oldukça yüksektir.14 istihdam açisindan degerlendirildiginde, en son 2013 yilinda yayimlanan verilere göre tarim, kirsaldaki istihdamin en az yüzde 60'ini olusturmaktadir (Tablo 8.4). Kirsal istihdamdaki bu yapinin bugün asagi yukari korundugu düsünülmektedir.
Tablo 8.4 Türkiye'de Kirsal is Gücünün Sektörel Dagilimi (2004-2013, Bin Kisi)15
| Yillar | Tarim | Pay (%) Sanayi | Pay (%) Insaat | Pay (%) | Hizmetler | Pay (%) | Toplam | ||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 2004 | 4.999 70,11 | 502 | 7,04 | 203 | 2,85 | 1.427 | 20,01 | 7.131 | |
| 2005 4.457 | 64,22 | 574 | 8,27 | 237 | 3,41 | 1.673 | 24,10 | 6.94 | |
| 2006 | 4.277 | 61,94 | 627 | 9,08 | 258 | 3,74 | 1.743 | 25,24 | 6.905 |
| 2007 | 4.269 | 61,23 | 635 | 9,10 | 262 | 3,76 | 1.807 | 25,91 | 6.973 |
| 2008 | 4.369 | 60,81 | 701 | 9,76 | 294 | 4,09 | 1.82 | 25,34 | 7.184 |
| 2009 | 4.650 | 62,52 | 651 | 8,75 | 336 | 4,52 | 1.799 | 24,19 | 7.438 |
| 2010 | 4.981 | 62,93 | 696 | 8,79 | 344 | 4,35 | 1.894 | 23,93 | 7.915 |
| 2011 | 5.361 | 62,32 | 746 | 8,67 | 476 | 5,53 | 2.02 | 23,48 | 8.603 |
| 2012 | 5.353 | 61,86 | 715 | 8,26 | 488 | 5,64 | 2.097 | 24,23 | 8.653 |
| 2013 | 5.292 | 60,22 | 742 | 8,44 | 518 | 5,89 | 2.236 | 25,44 | 8.788 |
Kaynak: TÜIK
Tarim sektörünün ulusal ekonomiye katkisi, Harita 8.24'te görüldügü üzere ülke genelinde heterojen bir dagilim göstermektedir. Bu dagilim, Harita 8.23'te görüldügü gibi kirsal nüfusun ülke sathinda dagilimiyla benzerlik tagimaktadir. Tarimsal hasilanin en fazla oldugu iller Konya, Antalya, Izmir, Sanliurfa, Mersin, Manisa, Adana, Bursa ve Mugla'dir. Bu iller toplam tarimsal üretimin üçte birini gerçeklestirirken, tamaminda büyüksehir belediyesi bulunmasi dikkat çekicidir.
14 https://data.worldbank.org/indicator/NV.AGR.TOTL.ZS?locations=0E-EU&name_desc=false
15 Konuyla ilgili en güncel veri 2013 tarihlidir. Kirsal is gücünün yapisi hakkinda fikir vermesi açisindan paylasilmistir.
Harita 8.24 Tarimsal GSYH'ye Illerin Katkisi (2022, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
illerin ulusal gelirden aldiklari pay azaldikça, il ekonomilerinde tarim sektörünün agirliginin artma egilimi içinde oldugu görülmektedir. Buna karsilik, özellikle Ege, Güney Marmara, lç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri'nde illerin GSYH'ye katkilari yüksek olmakla beraber tarim sektörünün il ekonomilerindeki agirliginin da yüksek oldugu görülmektedir (Harita 8.25).
Harita 8.25 il Ekonomilerinde Tarim Sektörünün Agirligi (2022, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Türkiye'nin 78 milyon hektar olan yüzölçümünün yaklasik olarak üçte birini teskil eden yaklasik 24 milyon hektar alan ekilebilir tarim arazisi olup, bunun da ekonomik olarak sulanabilir miktari 8,5 milyon hektar olarak tahmin edilmektedir. Türkiye de halen, ekonomik olarak sulanabilecek 8,5 milyon hektar tarim alaninin yaklasik yüzde 81,9'u sulanabilmektedir.1 Tarimsal hasilada ilk ve son 10 ildeki tarim arazilerinin dagilimi ise bu illerin üretime verdikleri katk ile dogru orantilidir. ilk 10 ilde Türkiye'deki toplam tarim arazilerinin yüzde 30'u, son 10 ilde ise yaklasik yüzde 3'ü bulunmaktadir (Harita 8.26). Ancak tarimsal arazi varliginin son 10 yillik seyrine bakildiginda, Türkiye tarim arazilerinin yaklagik yüzde 1,3 ünü kaybetmistir. Tarimin il ekonomisindeki agirliginin fazla oldugu illerde, verimli tarim arazilerinin korunmasina özellikle dikkat edilmelidir.
Tarimsal üretimdeki yüksek hasila ve ülke ekonomisi içerisindeki agirligi tarimsal örgütlenmede de gözlemlenmektedir. 2022 yili sonu itibariyla ülke genelinde tarimsal üretim ve satisla ilgili toplam 12.501 kooperatif ve bu kooperatiflerin 3.677.946 ortagi bulunmaktadir. Diger taraftan 857 üretici birligi ve bu birliklerin 340.889 üyesi ile 276 islah amaçli yetistirici birligi ve bu birliklerin 570.101 üyesi bulunmaktadir. Kooperatif ve üretici birliklerinin yani sira yine ülke çapinda 7 alt birlik, 181 sulama birligi, 525 çiftçi dernegi ve 14 tarimsal vakif faaliyet göstermektedir. Ancak tarimsal örgütlenmede örgüt sayilari ve ortak/üye sayilari yüksek olsa da bu yapilarin etkinlikleri bölgeden bölgeye degismektedir. Dolayisiyla tarimsal örgütlerin beserî ve kurumsal kapasitelerinin artirilmasi tarimsal hasilanin katma degerinin artirilmasi için önem arz etmektedir.
Harita 8.26 Türkiye'nin Toplam Tarimsal Arazi Varligr içerisinde Illerin Payi (2022, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Ulusal ekonominin istihdam kapasitesinde de tarim sektörünün agirligi dikkate degerdir. Bu husus tarim sektörü üzerinden dolayli sekilde kirsal alandaki istihdamin toplam istihdam içerisindeki önemine isaret etmektedir. Her ne kadar son yillarda tarimsal istihdamin toplam istihdam içindeki payi azalma egiliminde olsa bile, 2022 yili verilerine göre Türkiye'de toplam istihdamin yaklasik yüzde 15,8'i tarim sektöründe gerçeklesmektedir. Yillik dalgalanmalar da göz önüne alindiginda toplam istihdam içerisinde tarimin payinin ortalama beste bir düzeyinde seyrettigi görülmektedir. Bu oran, Avrupa Birligi (yüzde 4, 2021) ve OECD (yüzde 5, 2021) ortalamalarinin çok üzerindedir." Çiftçi Kayit Sistemi'ne (CKS) kayithi çiftçi sayisindaki azalma da tarimsal istihdamdaki azalmaya igaret etmektedir. Ancak tarimsal istihdamdaki yüksek rakamlar, sosyal güvenlik verileriyle karsilastirildiginda, sigortali çalisma oraninin çok düsük oldugu görülmektedir. 2020 yili verilerine göre tarim sektöründeki toplam kayith istihdam 700 bin civarindadir. Bu durum kirsal alanda kayit disi istihdama ve sosyal güvenlik alaninda kat edilmesi gereken yola isaret etmektedir.
Kirsal is gücü piyasalarinin mekik göçlerden etkilendigi düsünülmektedir. Bu çerçevede, mevsimlik gezici tarim isçiliginin önemli hale geldigi ve mevsimlik gezici tarim issiliginde kayit distligin yüksek olduju bilinmektedir. Kirsal alanlardaki ve tarim sektöründeki kirilgan gruplardan biri olarak kabul edilen mevsimlik gezici tarim isçileri ve ailelerinin yasam sartlarini iyilestirmek amaciyla Mevsimlik Gezici Tarim Isçilerinin Çalisma ve Sosyal Hayatlarinin iyilestirilmesi Projesi yürütülmektedir.
Diger taraftan BGUS'un mekânsal yaklagimi, TÜiK'in grid bazli kent-kir siniflamasinda nüfusu agirlikli olarak kirsal olan illerin ayni zamanda gelisen yerel ekonomi illeri ve öncelikli dönüsüm illeri oldugunu göstermektedir.
17 https://data.worldbank.org/indicator/SL.AGR.EMPL.ZS?locations=OE-EU&name_desc=false
8.2.4. Kirsal Kalkinma Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri
Kirsal nüfusun ve yerlesimlerin ülke sathina heterojen sekilde dagildigi verilerden anlasilmaktadir. Ayrica kirsalligin baskin oldugu illerde hane halkr gelirlerinin de görece düsük kaldigi gözlemlenmektedir. Oncelikli dönüsüm illeri ve gelisen yerel ekonomiler kapsamindaki iller çerçevesinde düsünüldügünde kirsal politikalar bu iller için daha fazla önem arz etmektedir. Fakat küresel egilimler çerçevesinde kirsal alanlar artik duraganlik ve tarim sektörüyle es anlamli olarak degil; bizatihi potansiyellerinden azami derecede faydalanilan ve tarim disi ekonominin çesitlendirilmesi ugragina girigilen politika alanlaridir. Bölgesel gelisme politikalari kapsaminda, bölgelerarasi ve bölge içi gelismislik farklarinin azaltilmasi amaciyla sümullü kalkinma politikalarina ihtiyas duyulmaktadir. Bu politikalar, kirsal alanlarda ekonomi, toplum ve çevre konularinda öne çikmaktadir. Bu minvalde, On Ikinci Kalkinma Plani'yla uyumlu olarak, kirsal ve kentsel alanlarin tamamlayiciligi çerçevesinde ve sürdürülebilirlik vizyonuyla kirsal gelirin artirilmasina, temel hizmetlerin sunumunun gelistirilmesi yoluyla kirsalda yasam kalitesinin iyilestirilmesine, difital ve yesil dönüsüme odaklanilacaktir. Gelecek 5 yilda bölgesel gelisme kapsaminda asagidaki adimlar öncelikli olarak izlenecektir.
Sektör olarak tarim, mekân olarak köy (veya kasaba) ile özdeglestirilen kirsal alan kabulü yerine; tarimin ve köylerin (veya kasabalarin) ötesinde bir kirsal politika uygulanacaktir. Bu kapsamda, gerek geleneksel kir-kent nüfus esigine göre gerekse EUROSTAT uyumlu tanima göre kirsal alan kapsamina giren ilçe merkezleri de kirsal politika kapsaminda degerlendirilecektir.
Kirsal ekonominin büyümesinin saglanmasi temel hedeftir. Ekonomide uzun dönemli büyüme patikasina girilebilmesi için verimlilik ve katma deger artisi gerekmektedir. Bu kapsamda, basta kirsal ekonominin omurgasini olusturan tarim sektöründe olmak üzere, üretkenligin artirilmasina yönelik faaliyetler desteklenecektir. Temel altyapida hizmet etkinligini artiracak, tarim ve tarim disi sektörlerde büyümeyi destekleyecek dijital uygulamalar yayginlastinilacaktir. Kirsalda erisilebilirligin artirilmasi ve ticarette lojistik maliyetlerin düsürülmesi amaciyla ulastirma yatirimlarina önem verilecektir. E-ticaret uygulamalari desteklenecektir. Tarimsal üretimde girdi-çikti faktörleri gözetilerek verimliligin ve rekabet gücünün artirilmasina yönelik akilli uzmanlasmal8 stratejileri izlenerek, kirsal alanlarda inovasyon ve girisimcilik tesvik edilecektir. Kirsal ilçelerde kirsalin kendine özgü sartlarini göz önünde bulunduran (rural-proofing) girisimcilik destekleri saglanacak ve kulugka merkezleri kurulacaktir. Kirsalda örgütlenme desteklenecektir. Cografi igaretli ürün sayisinin artirilmasi, bunlarin kooperatif ve birlikler gibi ortakliklar araciligiyla pazarlanma kabiliyetlerinin güçlendirilmesi saglanacaktir.
Kirsal ekonominin gesitlendirilmesine yönelik faaliyetler desteklenecektir. Kirsalda gelir düzeyinin artirilmasi ve istikrara kavusturulmasi önem arz etmektedir. Bu nedenle, gelir kaynaklarinin çesitlendirilmesi hedeflenmektedir. Tarimsal üretim disinda basta tarima dayali sanayi olmak üzere sanayi ve hizmetler sektörü yatirimlari desteklenecektir. Baskin kirsal ilçelerde 18-34 yas gençlerin tarim disi girisimcilik faaliyetleri desteklenecektir. Kirsal ekonominin çesitlendirilmesinde özel sektör yatirimlari tesvik edilecek; tarimin görece daha az gelismis oldugu bölgelerde düsük gelir düzeyindeki kirsal hanelerin gelirlerinin artirilabilmesi için kamu yatirimlari ve destekleri ön plana çikarilacaktir. Eko turizm faaliyetleri tesvik edilecektir. Uzaktan çalisma imkanina sahip mesleklerde çaliçanlar ile dijital girisimcilik ve e-ticaret vasitasiyla mal ve hizmet ticareti için kirsal ilçelerde modern ve güçlü iletisim altyapisina sahip ortak çalisma merkezleri kurulacaktir.
Kirsal ve kentsel alanlarin birbirlerine olan baghligi tamamlayicilik baglaminda güçlendirilecek ve yeni is birligi yöntemleri gelistirilecektir. Kentsel alanda güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme ancak kenti destekleyen kaynaklar, tedarik zinciri ve lojistik ile mümkündür. Bu kapsamda belediye-kooperatif, zincir market-kooperatif ortakliklarinin kurulmasi desteklenecektir. Kirsal alanlari bagimli ve gerileyen alanlar olarak gören geleneksel yaklasim yerine kir ve kentin tamamlayiciliginin güglendirilmesine
18 Akilli Uzmanlagma, 2008 yilinda ortaya çikan ve özellikle de Avrupa'da bölgesel kalkinma politikasi haline dönüsmüs, bölgelerin diger bölgelerden mukayeseli olarak üstün olabilecegi faaliyetlere yogunlasarak bundan avantaj saglayabileceklerine vurgu yapan kavramdir.
yönelik programlar uygulanacaktir. Kirsal alanda kamu hizmetlerinin sunumunda toplu ulagim, lojistik, itfaiye, egitim, saglik, ortak üretim, ortak pazar alani, altyapi onarimi gibi konularda belediye-köy is birliklerinin kurulmasi tesvik edilecektir.
Kirsal alanda yasam kalitesinin artirilmasi için, kamu hizmetlerinin kalitesinin artirilmasina yönelik politika ve tedbirler uygulanacaktir. Kirsal alanda refah düzeyi agirlikli olarak egitim, saglik, ulasim ve iletisim gibi temel kamu hizmetlerinin zamaninda ve eksiksiz biçimde sunulmasina baglidir. Bu kapsamda, kirsaldaki kamu hizmetlerinin yenilikçi yöntemlerle sunumunun gelistirilmesi kirsal refahin artmasina dogrudan etki edecektir.
Kirsalda sosyal hayatin canlandirilmasina yönelik faaliyet ve projeler hayata geçirilecektir. Özellikle uzaktan çalisma egilimleri ve dijitallesmenin arttigi günümüzde, kirsalin hem yasanabilir hem de çalisilabilir alanlar olmasi için daha cazip mekânlara dönüstürülmesi gerekmektedir. Buradaki gelisme ile gençlerin kirsal alanlara yerlegmesine ve kirsalda yaslanmanin durdurulmasina katki saglanacaktir.
Kirsalda demografik dönüsüme yönelik tedbirler alinacaktir. Tüm dünyada oldugu gibi Türkiye' de de kirsal alanda nüfusun seyrelmesi ve buna bagli olarak yaslanma önemli bir sorun alanidir. Bu minvalde, kirsalda yagillarin ihtiyaçlarina yönelik uygulamalar gelistirilecektir. Orta ve baskin kirsal ilçelerde yasli nüfusun ihtiyaçlarina yönelik gümüs ekonomi faaliyetleri tesvik edilecektir. Diger taraftan, kirsalda yaçayan çocuklarin ve genglerin ihtiyaçlarina yönelik tedbirler alinacaktir.
Kirsal alanda karbon nötr ekonomiye geçis amacryla yapilacak yatirimlar hizlandirilacaktir. Iklim degisikligine karsi alinacak tedbirler ertelenemez niteliktedir. Bu kapsamda, ülkemiz uluslararasi düzeyde bazi yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt etmistir. Bu sebeple, kirsal alanda basta tarim ve hayvanciliktan kaynaklanan sera gazi emisyonlarinin azaltilmasi ve net karbon sifir hedefine ulasilmasina yönelik dönüsümü saglayacak altyapi ve üst yapi yatirimlari tesvik edilecektir.
Kirsalda yenilenebilir enerji yatirimlari yayginlastinilacaktir. iklim degisikligiyle mücadele edebilmek için fosil yakitlardan elde edilen enerji yerine yenilenebilir enerji kaynaklarindan elde edilen temiz ve sürdürülebilir enerji dönüsümü saglanmalidir. Kirsal alanlarda, temiz ve sürdürülebilir enerji için gerekli dogal kaynaklara erisim daha kolay, yatirim maliyetleri daha düsüktür. Bu sebeple, kirsalda yenilenebilir enerji kaynaklari verimliliklerine göre tespit edilecek, bu yöndeki yatirimlar desteklenecektir.
Kirsalda dogal kaynaklarin korunmasina yönelik tedbirler alinacaktir. Artan dünya nüfusuyla beraber kirsal alanlar ve kirsalin dogal kaynaklari kentlegme baskisi altindadir. Bu durum dogal kaynaklarn çogunlukla geri döndürülemez biçimde tahrip edilmesine veya tüketilmesine sebep olmaktadir. Ancak sürdürülebilir bölgesel ekonomiler için dogal kaynaklarin koruma-kullanma dengesi içerisinde düsünülerek kullanilmasi önem arz etmektedir.
Kirsal politikada beserî ve kurumsal kapasitenin gelistirilmesi; ekonomi, toplum ve çevre temalarinin hepsinde ele alinacak bir oncelik olacaktir. Kirsal alanda hizmet sunum kapasitesinin güçlendirilmesi, kirsal ve kentsel aktörler arasinda is birliklerinin gelistirilmesi, kirsal ve kentsel entegrasyonun saglanarak yerlesimler arasinda mekânsal sürekliligin ve erisilebilirligin saglanmasi ancak beserî ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesiyle mümkün olacaktir.
8.3. SOSYAL GELISME
Sürdürülebilir ve kapsayici gelismenin saglanabilmesi için ekonomik büyümenin ve sosyal kalkinmanin mekânsal düzeyde es zamanli adil dagilimi önem arz etmektedir. Diger taraftan, yoksulluk, esitsizlik, sosyal dislanma, göç gibi sosyal sorunlarin dinamikleri bölgesel düzeyde farkllik göstermekte, bu durum sürdürülebilir ve kapsayici gelismenin saglanmasini zorlastirmaktadir.
Mekânsal esitsizlikler; cinsiyete, yaça ve gelir dagilimina bagli esitsizliklerle örtüserek bireylerin yaçam kalitesinin ve iyilik halinin gelistirilmesi yolundaki engelleri artirmaktadir. Bu nedenle, politika müdahalesi gerektiren sosyal hususlarin mekâna özgü farklilaçan dinamiklerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dolayisiyla, firsatlara erisim imkânlarinin artirilmasi ve sosyal içermenin saglanmasi, yine mekâna özgü bir politika tasariminin gerçeklestirilebilmesine baglidir. Diger bir ifadeyle, bölgesel düzeyde farklilaçan ivilik hali ve yaçam kalitesinin ülke genelinde toplumun farkli kesimlerini kapsayacak gekilde yükseltilmesi, sosyal sorunlarin bölgesel düzeyde farkhilaçan dinamiklerine duyarhi politika araçlarinin gelistirilmesiyle mümkündür.
Gelir düzeyinin yükseltilmesi, egitim, saglik ve ulasim hizmetlerine erisilebilirligin artirilmasi, is yaçaminin iyilestirilmesi, kirsal ve kentsel alanlarda yasanabilir çevrenin saglanmasi gibi hususlar bireylerin refah düzeyinin ve iyilik halinin artirilmasina katki saglamaktadir. Yeni dönem BGUS (20242028), bu hususlar dogrultusunda Türkiye'de bölgesel düzeyde farklilaçan yaçam kalitesini ve iyilik halini mekâna özgü politika araçlariyla artirmayi hedeflemekte, 2028 yilina kadar Türkiye'de mekân kaynakli firsat egitsizliklerini azaltmaya katkida bulunmayi amaçlamaktadir.
Dengesiz gelir dagilimi, yoksulluk ve firsat esitsizlikleri küresel düzeyde sorun olmaya devam etmektedir. 2022 yili verilerine göre dünyanin en zengin yüzde l'lik kesimi toplam servetin yüzde 44,5 ine sahiptir. Dünyada yetiskin insan nüfusunun yüzde 53'üne tekabül eden 2,8 milyar kisinin fert bagina 10 bin dolarin altinda serveti bulunmaktadir ve bu kesim küresel servetin ancak yüzde 1,2'si oraninda pay almaktadir. Küresel servetin yüzde 56'sina Kuzey Amerika ve Avrupa ülkeleri sahip iken Hindistan, Latin Amerika ve Afrika ülkeleri toplam servetin yalnizca 8 i oraninda pay almistir (Credit Suisse, 2023).
8.3.1. Demografik Egilimler
insanlarin büyük çogunlugu dogduklari ülkelerde yaçamaya devam etmesine ragmen, milyonlarca insan dogduklari ülke disinda, bagka ülke ve cografyalarda yasamak zorunda kalmaktadir. Son yillarda, küresel düzeyde ülkeler ve hatta kitalar arasinda nüfus akimlari artis göstermektedir. Küresel tahminler, 2020'de dünyada yaklagik 281 milyon kisinin uluslararasi göç kapsaminda ülke degistirdigi ve bunun küresel nüfusun yüzde 3,6'sina karsilk geldigi yönündedir (IOM, 2021).
Genel itibariyla, uluslararasi nüfus hareketleri son elli yilda artmistir. 2020 yilinda, dogdugu ülke disinda bir ülkede yasayan insan sayisi tahmini olarak 281 milyon kisidir. Bu sayi 1990 yilinin 2 katindan fazla, 1970 yilina göre ise tahmin edilen sayinin üç katindan fazladir. Dünyada göçle gelen yabanci nüfusa en fazla ev sahipligi yapan ülke 3,6 milyonun üzerindeki kisi ile Türkiye'dir. Göçle gelen yabanci nüfus bakimindan Türkiye'yi 3,5 milyon kisi ile Kolombiya, 1,5 milyon kisi ile Uganda, 1,4 milyon kisi ile Pakistan ve Almanya takip etmektedir (IOM, 2021). Türkiye uluslararasi göçle gelen nüfusu insani yardim anlayisiyla kabul ederken, pek çok batr ülkesi bu süreci kendi beserî sermaye yönetimleri çerçevesinde ele almaktadir.
Küresel düzeyde yasanan önemli dönüsümlerden birisi de yaglanan nüfus olgusudur. 2020 yili verilerine göre dünya nüfusu için ortanca yas 30,9'dur. Japonya'da ortanca yas 48,4 iken 2022 yili itibariyla AB27 ülkelerinde ortanca yas 44,4 olmustur (Eurostat). 2022 yili verilerine göre Türkiye'de ortanca yas 33,5'tir. Nüfus projeksiyonlarina göre, Türkiye'de ortanca yagin 2030 yilinda 35,6, 2040 yilinda 38,5, 2060 yilinda 42,3 ve 2080 yilinda 45 olmasi beklenmektedir (TÜiK, istatistiklerle Yaslilar- 2022).
Dünya nufusunda yaglanma egilimi artmaya devam etmektedir. 2022 yilinda yüzde 10 olan 65 yas üstü nüfusun toplam dünya nüfusuna oraninin 2030 yulinda yüzde 12'ye, 2050 yilinda ise yüzde 16'ya gikmasi beklenmektedir. Nüfus projeksiyonlarina göre ülkelerin nüfus artig hizinin yavaglamaya devam ettigi, 2050 yili itibariyla OECD üyesi ülkelerin üçte ikisinin nüfusunun azalmaya baslayacag öngörülmektedir.
2021'de 71 yil olan dogusta beklenen yaçam süresinin, 2050 yilinda 77,2 ylla çikmasi beklenmektedir. Düsük gelir grubundaki ülkelerde dogusta beklenen yasam süresi 62 yil iken yüksek gelir grubundaki ülkelerde dogusta beklenen yasam süresi 80 yila gikmaktadir (DB, 2021). Ayrica, önceki yillarda oldugu gibi kadinlarin dogusta beklenen yasam süreleri (74 yil), erkeklerden (69 yil) daha yüksektir. Bu durum dünyada yashiligin kadinlagmasi egiliminin önümüzdeki yillarda devam edecegini, dolayisiyla yasli kadinlardan olusan tek kisilik hanelerin artacagini göstermektedir.
2022 yilinda yasli nüfus orani yüzde 19 olan Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde 2050 yilinda her dört kisiden birinin 65 yas üstünde olacagi bilinmektedir. Bu oranin 2022-2050 yillari arasinda Latin Amerika ülkeleri için yüzde 9 dan yüzde 19'a, Dogu ve Güneydogu Asya ülkeleri için yüzde 13'ten yüzde 26'ya fikacagi öngörülmektedir. Sahra alts Afrika ise dünyada en genç nüfusa sahip olmakla birlikte, yaslanma egilimi göstermektedir. Halihazirda demografik dönüsümünü tamamlamis Avrupa ülkelerine kyasla, bu süreci yakin bir zaman diliminde tamamlayacak olan gelismekte olan ülkelerin is gücü piyasalarinin ve sosyal güvenlik sistemlerinin nüfusun yaslanmasindan etkilenme düzeyi artacaktir.
Dünya nüfusu içerisinde 15-24 yas grubunda 1,2 milyar genç yasamaktadir. Küresel nüfusun yüzde 16's1 bu yas grubu gençlerden olusmaktadir. Genç nüfus, dünya genelinde gelistirilen politika belgeleri için önemli bir çalisma alani olarak degerlendirilmektedir. Oncelikli müdahale alanlari arasinda, gençlerin hem mevcut is gücü piyasasinin gereksinimlere cevap verebilecegi hem de gelecegin mesleklerine yönelik nitelikler kazanabilecegi bir egitim sisteminin olusturulmasi yer almaktadir. Bu müdahalelerle genç nüfus içerisinde issizlik oraninin azaltilmasi hedeflenmektedir.
Gençler arasinda issizlik orani AB-27 ülkelerinde düsüs egilimindedir. Anilan ülkelerde 15-24 yas arasi nüfusun ortalama issizlik orani 2011 yilinda yüzde 22,6 iken, 2022 yilinda bu yas grubu için issizlik orani yüzde 14,5'e düsmüstür. Ancak, genç issizlik orani Yunanistan (yüzde 31,4), Ispanya (yüzde 29,8) ve italya (yüzde 23,7) gibi Akdeniz ülkelerinde yüksektir. 2022 yilinda Türkiye'de 15-24 yas grubu gençlerde issizlik orani yüzde 19,4 olmustur.
Sosyal gelisme politikalarinin odak konularindan biri de kadin istihdaminin artinilmasidir. 2022 yili verilerine göre AB-27 ülkelerinde 15-24 yas arasi kadinlarda issizlik orani (yüzde 14,5) ortalama issizlik orani ile aynidir. Türkiye' de 15-24 yas grubu kadinlarda issizlik orani 2022 yilinda yüzde 25,2 olmustur. AB-27 ülkeleri içerisinde geng kadinlarda issizlik oraninin en yüksek oldugu ülkeler; Yunanistan (yüzde 38,8), Ispanya (yüzde 30,8) ve italya'dir (yüzde 25,8).
8.3.2. Gelir Dagilimi
Türkiye de de gelir dagiliminda önemli oranda farklliklar bulunmaktadir. 2012-2022 döneminde en yüksek yüzde 20 lik dilimde yer alan bireylerin yillik esdeger hanehalki kullanilabilir fert gelirinden aldigi pay yüzde 46-48 düzeyinde iken en düsük yüzde 20'lik dilimde yer alan bireylerin yillik esdeger hanehalkr kullanilabilir fert gelirinden aldigi pay yüzde 6 düzeyinde kalmistir (TÜiK, Gelir Dagilimi Istatistikleri-2022).
Ancak, son 15 yillik dönemde Türkiye'de göreli yoksulluk orani azalmistir. Esdeger hanehalki kullanilabilir geliri medyan degerinin yüzde 60'ina göre hesaplanan göreli yoksulluk orani 2006 yilinda yuzde 25,4 iken, 2022 yilinda yüzde 21,6 ya gerilemistir. Bu dönemde, sosyal yardim harcamalarinin GSYH'ye orani yüzde 1 düzeyinden yüzde 1,29'a yükselmistir. 2021 yili itibariyla, sosyal yardim hizmeti veren kamu kuruluslari tarafindan toplam 93,7 milyar TL tutarinda sosyal yardim harcamasi yapilmistir (SBB, 2022).
Egitimde ortaya çikan firsat esitsizlikleri bireylerin gelir düzeyine de yansimaktadir. Egitim düzeyi düsük hanelerde dünyaya gelen çocuklarin beslenme, barinma, nitelikli egitim ve saglik hizmetlerine erisim olanaklari azalmakta, yoksulluk riski artmaktadir. Türkiye'de yüksekögretim mezunu bir bireyin yillik ortalama esas is geliri okur-yazar olmayan bir kiginin yillik ortalama esas is gelirinin 3,8 katidir. Bu nedenle, yüksekögretim düzeyinde egitim alan ebeveynlerin çocuklarinin iyilik halinin, daha düsük düzeyde egitim alan hanelerde dünyaya gelen çocuklarin iyilik haline göre daha ileri düzeyde olmasi kaçinilmazdir.
Butun egitim kademelerinde kadinlarin gelir seviyesinin erkeklerin gelir seviyesine kiyasla daha düsük oldugu görülmektedir. 2022 yil verilerine göre yüksekögretim düzeyinde egitim alan bir kadinin yillik ortalama esas is geliri ayni egitim düzeyindeki bir erkegin gelirinin yüzde 68'i seviyesindedir. Lise ve dengi okul mezunu bir kadinin yillik ortalama esas is geliri ise ayni egitim düzeyindeki bir erkegin gelirinin yüzde 58'i kadardir (TÜiK, Gelir Dagilimi istatistikleri-2022). Kadinlara yönelik istihdam politikalarinin artirilmasi, is hayatinda cinsiyet esitsizliginin azaltilmasina yönelik faaliyetlerin gerçeklestirilmesi yoluyla cinsiyete dayali gelir esitsizliginin azaltilmasi mümkün olabilecektir.
2022 yili verilerine göre Türkiye'de 15-24 yas grubundaki genç nüfus toplam nüfusun yüzde 15,2'sini olusturmaktadir. Ne egitimde ne istihdamda olan bu yas grubundaki gençlerin orani yüzde 24,2'dir. Genç erkeklerde bu oran yüzde 16,4 iken, genç kadinlarda yüzde 32,3'tür (TÜiK, istatistiklerle Gençlik2022). Bu itibarla, gençlerin becerilerinin ve niteliklerinin artirilmasi ve is gücü piyasasina aktif katilimlarinin saglanmasi ile gelir ve yaçam kosullarinin iyilestirilmesi önem arz etmektedir.
8.3.3. Çocuklarin ve Gençlerin iyilik Hali
Türkiye'de çocuk nüfusunun toplam nüfus içerisindeki payi son 50 yillik dönemde azalmaktadir. 0-17 yas grubunu igeren nüfusu çocuk olarak kabul eden Birlesmis Milletler tanimina göre, 1970 yulinda Türkiye toplam nüfusunun yüzde 48,5'i çocuklardan olusurken, 1990 yilina gelindiginde çocuk nüfus orani yüzde 41,8'e, 2022 yilinda ise yüzde 26,5'e gerilemistir (TÜiK, istatistiklerle Çocuk-2022).
Avrupa Birligi ülkeleri ile kiyaslandiginda yine de Türkiye'de çocuk nüfus orani yüksektir. 2022 yili verilerine göre Avrupa Birligi'ne üye 27 ülkenin çocuk nüfus orani Türkiye' nin gerisinde kalarak yüzde 18,1 olmustur. Yalnizca dört AB ülkesinde çocuk nüfusunun toplam nüfus içerisindeki orani yüzde 20'nin üzerindedir. Bu ülkeler; irlanda (yüzde 23,6), Fransa (yüzde 21,3), isveç (yüzde 21) ve Belçika (yüzde 20) olmustur (Grafik 8.9).
Grafik 8.9 Seçilmis AB Ülkelerinde ve Türkiye'de Çocuk Nüfusunun Ülke Nüfusu içerisindeki Orani (2022, Yüzde)
Kaynak: Avrupa Birligi istatistik Ofisi (Eurostat) ve TÜIK
Çocuk nüfus orani AB-27 ülkelerinin üzerinde olan Türkiye'de, yoksulluk riski altinda yaçayan çocuk nüfusu AB-27 ortalamasinin üzerindedir. Sosyal transferlerden sonra esdeger medyan gelirin yüzde 60'ina göre yoksulluk riski altinda yagayan çocuk nüfusu orani, 2010 yilinda AB-27 ortalamasi için yüzde 21,1 iken Türkiye'de bu oran yüzde 33,7 olmustur. 2020 yilinda ise söz konusu oranlar AB-27 ülkeleri için yüzde 19,5, Türkiye için yüzde 33,3'tür. Kiz çocuklari için yoksulluk riskinin daha yüksek oldugu görülmektedir. 2010 yilinda AB-27 ülkeleri için kiz çocuklarinda yoksulluk riski altinda yasayan nüfus orani yüzde 21,4 iken, 2020 yilina gelindiginde bu oran yüzde 19,2 olmustur. 2010-2020 döneminde Türkiye'de kiz çocuklarinda yoksulluk riski altinda yaçayan nüfus orani yüzde 35,3'ten yüzde 34,1'e gerilemistir (Eurostat).
2022 yili itibariyla Türkiye'de çocuk nüfus oraninin yüksek oldugu iller Dogu ve Güneydogu Anadolu Bölgeleri nde yogunlasmaktadir. Çocuk nüfus oraninin en yüksek olduju iller Sanliurfa (yüzde 44,9), Sirnak (yüzde 41,4), Agri (yüzde 39,3), Siirt (yüzde 39,2) ve Mus'tur (yüzde 38,9). Çocuk nüfus oraninin en düsük olduju iller ise Tunceli (yüzde 16,9), Edirne (yüzde 17,7), Kirklareli (yüzde 18,4), Çanakkale (yüzde 18,7) ile Kastamonu ve Karabük'tür (yüzde 18,9) (Harita 8.27).
Çocuk nüfusunun en fazla oldugu il olan istanbul'da yaklagik 4 milyon çocuk yaçarken, Ankara'da yaklagrk 1,4 milyon, Sanliurfa'da 975 bin, izmir'de 959 bin ve Bursa'da 799 bin çocuk yaçamaktadir. Bu bes büyüksehirde ülke toplam çocuk nüfusunun yüzde 35,6'si bulunmaktadir.
Harita 8.27 iller itibariyla Çocuk Nüfus Orani (2022, Yüzde)
Kaynak: TÜiK
Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafindan yayimlanan Türkiye Nüfus ve Saglik Arastirmasinda (TNSA) (2018) çocuklarin okuryazarlik-sayisal beceri, fiziksel, sosyal-duygusal ve ögrenme alanlarindaki gelisimlerine göre Erken Çocukluk Gelisimi indeksil hesaplanmistir (Tablo 8.5). Bes bölge (bati, güney, orta, kuzey ve dogu bölgeleri) için hazirlanan indeks degerlerine göre ülke ortalama indeks degeri yüzde 73,7 iken, en yüksek degeri bati bölgesi (yüzde 77,2) almistir. Erken Çocukluk Gelisimi Indeksi degeri en düsük olan bölge ise yüzde 66,1 ile dogu bölgesi olmustur. Diger bölgelerde indeks degeri ise orta bölge için yüzde 76,6, güney bölgesi için yüzde 75,6 ve kuzey bölgesi için yüzde 67,8'dir.
Tablo 8.5 Belirtilen Alanlarda Normal Gelisim Gösteren 3-4 Yagindaki Çocuklarin Orani (2018, Yüzde)
| Bölge | Okuryazarlik Sayisal Beceri | Fiziksel | Sosyal- Duygusal | Ögrenme | Erken Çocukluk Gelisimi Indeks Degeri (Yüzde) |
|---|---|---|---|---|---|
| Bati | 18,1 | 97,6 | 75 | 96,7 | 77,2 |
| Güney | 11,8 | 98,8 | 75,9 | 96,1 | 75,6 |
| Orta | 20,5 | 97 | 75,3 | 96,3 | 76,6 |
| Kuzey | 14,1 | 100 | 64,3 | 98,8 | 67,8 |
19 Erken çocukluk gelisimi, çocuklarin yasamin ilk evresinde motor gelisimi, bilissel gelisim, sosyo-duygusal ve düzenleyici beceri ve kapasitelerinin düzenli gelisimini kapsar. 2018 TNSA'da bu indeksin hesaplanmasi için 10 maddeden olusan bir modül kullanilmistir (detayli bilgi için bkz. TNSA, 2018, sf. 174).
| Doju | 5,8 | 98 | 69,3 | 93,2 | 66,1 |
|---|---|---|---|---|---|
| Toplam | 14,4 | 97,9 | 73,3 | 95,7 | 73,7 |
Kaynak: Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü
Bu caligma sonuglarina göre annenin egitim düzeyi ile Erken Çocukluk Gelisim Indeks degeri arasinda yakin bir iliski bulunmaktadir. Annesi herhangi bir okula gitmemis veya ilkokulu tamamlamamis çocuklarda Erken Çocukluk Gelisim Indeks degeri yüzde 62 iken annesi lise ve üzeri egitim almis çocuklarda indeks degeri yüzde 85'e yükselmektedir. Keza hanehalk refahi en yüksek dilimde yer alan hanelerde yasayan çocuklarin indeks degeri yaklagrk yüzde 85 olurken hanehalkr refahi en düsük dilimde yer alan hanelerde yasayan çocuklarin indeks degeri yüzde 62'de kalmistir.
Türkiye genelinde 2011 yilinda binde 11,7 olan bebek ölüm hizi, 2021 yilinda binde 9,2 olarak gerçeklesmistir. 2021 yilinda bebek ölüm hizinin en yüksek olduju iller; Hakkâri (binde 16), Sanhurfa (binde 15,6), Siirt (binde 15,2), Gaziantep (binde 15,1) ve Sirnak'tir (binde 14,2). Bebek ölüm hizinin en düsük oldugu iller ise Bilecik (binde 3,9), Amasya (binde 4,8), Çorum (binde 4,8), Kastamonu ve Artvin' dir (binde 5,2). 2021 yilinda 5 yas alti ölüm hizina göre ise ülke ortalamasi binde 11,2 olmustur. Bebek ölüm hizinda oldugu gibi çocuk ölüm hizi göstergesi itibariyla da en yüksek oranlar Hakkâri (binde 20,6), Sanliurfa (binde 19,2), Siirt (binde 18,1), Gaziantep (binde 17,6) ve Sirnak (binde 16,9) illerinde gerçeklesmistir. Çocuk ölüm hizinin en düsük oldugu iller ise Bilecik (binde 5,7), Artvin (binde 6,5), Ardahan (binde 6,6), Çorum (binde 6,7) ve Kastamonu'dur (binde 6,8).
2021/'22 ögretim yilinda 5 yas grubu çocuklarda okul öncesi egitime net katilim orani Türkiye ortalamasi yüzde 81,6 dir. Kiz çocuklari için bu oran erkek çocuklari ile hemen hemen aynidir. 5 yas grubu çocuklarda okul öncesi egitime net katilim orani en yüksek olan iller; Mugla (yüzde 99,15), Aydin (yüzde 98,28) ve Kocaeli'dir (yüzde 98,1). Çocuk nüfusunun en yüksek oldugu illerden, Istanbul'da 5 yas grubu çocuklarda okul öncesi egitime net katilim orani yüzde 71,98 olurken, Ankara'da yüzde 72,99, izmir'de yüzde 82,15, Adana'da yüzde 70,24, Mersin'de yüzde 96,8, Gaziantep'te yüzde 65,89, Diyarbakir'da yüzde 90,17 ve Sanliurfa'da yüzde 66,63 olarak görülmektedir (Harita 8.28).
Harita 8.28 iller itibariyla Okul Öncesi Egitime Net Katilim Orani (5 Yas, 2021/'22 Öjretim Yili, Yüzde)
Kaynak: MEB
2021/'22 ögretim yil verilerine göre Türkiye genelinde ilkokul net okullasma orani yüzde 93,16'dir. Kiz çocuklarinda okullagma orani (yüzde 93,12) genel ilkokul okullasma oranina yakin düzeydedir. illerin genelinde de kiz çocuklarinda okullasma orani ortalamaya yakin degerlerdedir. Sinop (yüzde 94,25), Edirne ve Zonguldak (yüzde 94,19), Kirikkale (yüzde 94,18) ve Çanakkale (yüzde 94,16), ilkokulda net okullasma oraninin en yüksek oldugu illerdir. Gümüshane (yüzde 76,32) hariç tutuldugunda illerin ilkokul net okullasma oranlarinin yüzde 88 ile yüzde 94 arasinda dar bir bantta seyrettigi görülmektedir (Harita 8.29).
Harita 8.29 iller itibariyla ilkokul Net Okullasma Orani (2021/'22 Ögretim Yili, Yüzde)
Kaynak: TÜIK, MEB
Söz konusu dönem itibariyla, ortaokul net okullagma oraninda ülke ortalamasi yüzde 89,8 olurken, kiz çocuklarinda ortaokul net okullagma orani ülke ortalamasina yakindir (yüzde 89,7). iller içerisinde ortaokul net okullasma oraninin en yüksek oldugu iller; Kirklareli (yüzde 92,03), Edirne (yüzde 91,65), Amasya (yüzde 91,62), Çorum (yüzde 91,59) ve Kütahya (yüzde 91,58), en düsük oldugu iller ise Gümüshane (yüzde 70,63), Çankiri (yüzde 85,74), Sirnak (yüzde 85,69), Yozgat (yüzde 86,41) ve Tokat'tir (yüzde 86,57).
8.3.4. Genç istihdami
2022 yil verilerine göre Türkiye genelinde yaklagik 13 milyon kisi 15-24 yas araligindaki nüfusu olusturmaktadir. 15-24 yas araligindaki genç nüfus toplam nüfusun yüzde 15,2'sini teskil etmektedir. Türkiye genelinde is gücüne katilma orani yüzde 53,1, istihdam orani yüzde 47,5 ve issizlik orani yüzde 10,4'tür. 15-24 yas grubu gençlerde is gücüne katilma orani (yüzde 43,8) genel ortalamanin gerisindedir. 15-24 yas grubu erkeklerde is gücüne katilma orani yüzde 56,2 iken bu yas grubu kadinlarda is gücüne katilma orani yüzde 31'de kalmistir.
15-24 yas grubu gençlerde20 is gücüne katilma oraninin en yüksek olduju bölgeler; TR21 (Tekirdag, Edirne, Kirklareli) (yüzde 54,7), TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) (yüzde 49,9), TR82 (Kastamonu, Çankiri, Sinop) (yüzde 49,8) ve TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) Düzey 2 Bölgeleridir (yüzde 49,7). Bu yas grubu gençlerde is gücüne katilma oraninin en düsük oldugu bölgeler ise TRC3 (Mardin, Batman, Sirnak, Siirt) (yüzde 30,9), TRC2 (Sanlurfa, Diyarbakir) (yüzde 33), TRA2 (Ajri, Kars, Igdir, Ardahan) (yüzde 34,3) ile TRB1 (Malatya, Elâzig, Bingöl, Tunceli) Düzey 2 Bölgeleridir (yüzde 35,2) (Tablo 8.6).
Tablo 8.6 15-24 Yas Grubunda is Gücüne Katrlma Orani En Yüksek ve En Düsük 5 Bölge (2022, Yüzde)
| Bölge Kodu | En Yüksek iller | Is Gücüne Katilma Orani |
|---|---|---|
| TR21 | Tekirdag, Edirne, Kirklareli | 54,7 |
| TR61 | Antalya, Isparta, Burdur | 49,9 |
20 TÜIK tarafindan yas gruplarina göre is gücüne katilma orani; 15-24 yas grubu, 25-34 yas grubu, 35-54 yas grubu ile 55 yas ve üzeri yas grubu için yayimlanmaktadir.
| TR82 | Kastamonu, Çankiri, Sinop | 49,8 |
|---|---|---|
| TR42 | Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova | 49,7 |
| TR83 | Samsun, Tokat, Çorum, Amasya | 49,5 |
| En Düsük Iller | En Düsük Iller | En Düsük Iller |
| TR72 | Kayseri, Sivas, Yozgat | 38,9 |
| TRB1 | Malatya, Elâzig, Bingöl, Tunceli | 35,2 |
| TRA2 | Agri, Kars, Igdir, Ardahan | 34,3 |
| TRC2 | Sanhurfa, Diyarbakir | 33,0 |
| TRC3 | Mardin, Batman, Sirnak, Siirt | 30,9 |
| TR | Türkiye | 43,8 |
Kaynak: TÜIK
2022 ylli verilerine göre 15-24 yas grubu kadinlarda is gücüne katilma oraninin en yüksek oldugu bölgeler; TR82 (Kastamonu, Çankiri, Sinop) (yüzde 39,5), TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) (yüzde 39), TR21 (Tekirdag, Edirne, Kirklareli) (yüzde 38,9) ve TR31 (izmir) Düzey 2 Bölgeleridir (yüzde 37). Bu yas grubu kadinlarda is gücüne katilma oraninin en düsük oldugu bölgeler ise TRC2 (Sanhurfa, Diyarbakir) (yüzde 15,6), TRA2 (Agri, Kars, Ijdir, Ardahan) (yüzde 16,6) ve TRC3 (Mardin, Batman, Sirnak, Siirt) Düzey 2 Bölgesidir (yüzde 20,7).
Türkiye genelinde, son 10 yillik dönemde 25-34 yas grubu gençlerde is gücüne katilma orani yüzde 66,5'ten yüzde 71,9'a yükselmistir. 25-34 yas grubu erkeklerde is gücüne katilma orani yüzde 92,3 olurken bu yas grubu kadinlarda yüzde 51,2'de kalmaktadir. TR31 (izmir) (yüzde 80,8), TR21 (Tekirdag, Edirne, Kirklareli) (yüzde 77,9), TR32 (Aydin, Denizli, Mugla) (yüzde 75,9) ve TR10 (Istanbul) Düzey 2 Bölgeleri (yüzde 75,8) 25-34 yas grubu gençlerde is gücüne katilma oraninin en yüksek oldugu bölgelerdir.
Tablo 8.7 25-34 Yas Grubunda is Gücüne Katilma Orani En Yüksek ve En Düsük 5 Bölge (2022, Yüzde)
| Bölge Kodu | En Yüksek iller | is Gücüne Katilma Orani |
|---|---|---|
| TR31 | izmir | 80,8 |
| TR21 | Tekirdag, Edirne, Kirklareli | 77,9 |
| TR32 | Aydin, Denizli, Mugla | 75,9 |
| TR10 | istanbul | 75,8 |
| TR61 | Antalya, Isparta, Burdur | 75,5 |
| En Düsük iller | En Düsük iller | En Düsük iller |
| TRB1 | Malatya, Elâzig, Bingöl, Tunceli | 64,6 |
| TRC1 | Gaziantep, Adiyaman, Kilis | 63,5 |
| TRB2 | Van, Mus, Bitlis, Hakkâri | 63,0 |
| TRC3 | Mardin, Batman, Sirnak, Stirt | 59,3 |
| TRC2 | Sanliurfa, Diyarbakir | 55,6 |
| TR | Türkiye | 71,9 |
Kaynak: TÜIK
TRC2 (Sanhurfa, Diyarbakir), TRC3 (Mardin, Batman, Sirnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Mus, Bitlis, Hakkâri) Düzey 2 Bölgelerinde is gücüne katilma orani en düsük düzeydedir. Bu üç bölgede 25-34 yas grubu gençlerde is gücüne katilma orani sirasiyla yüzde 55,6, yüzde 59,3 ve yüzde 63 olmustur. Ayni zamanda bu bolgeler 25-34 yas grubu kadinlarda is gücüne katilma oraninin en düsük oldugu bölgeler arasinda yer almaktadir. Bu üç bölgede erkek is gücüne katilma orani kadin is gücüne katilma oraninin iki katindan fazladir (Tablo 8.7).
2022 yili verilerine göre 15-24 yas grubu gençlerde issizlik orani (yüzde 19,4) genel issizlik oraninin (yüzde 10,4) oldukça üzerindedir. 15-24 yas grubu kadinlarda issizlik orani yüzde 25,2'ye çikmaktadir. 25 yas ve üzeri nüfus grubunda issizlik orani yüzde 8,8 olurken, bu yas grubu kadinlarda issizlik orani yüzde 11,2'dir. TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartin), TRB2 (Van, Mus, Bitlis, Hakkâri) ve TRC3 (Mardin, Batman, Sirnak, Siirt) Düzey 2 Bölgeleri 15-24 yas grubu gençlerde issizlik oraninin en yüksek olduju bölgelerdir. Bu üç bölgede issizlik orani sirasiyla yüzde 29,2, yüzde 27,7 ve yine yüzde 27,7'dir (Harita 8.30).
Harita 8.30 15-24 Yas Grubu Gençlerde issizlik Orani (2022, Yüzde)
Kaynak: TUIK
2022 yili itibariyla 15-24 yas grubu kadinlarda issizlik oraninin en yüksek oldugu bölgeler ise TRB2 (Van, Mus, Bitlis, Hakkâri) (yüzde 36,2), TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartin) (yüzde 35,7) ve TR31 ([zmir) Düzey 2 Bölgeleridir (yüzde 33,3). 15-24 yas grubu kadinlarda issizlik oraninin en düsük oldugu bölgeler; TRC2 (Sanhurfa, Diyarbakir) (yüzde 10,2), TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) (yüzde 16,7) ve TR82 (Kastamonu, Çankiri, Sinop) Düzey 2 Bölgeleridir (yüzde 16,9) (Harita 8.31).
Harita 8.31 15-24 Yas Grubu Kadinlarda Issizlik Orani (2022, Yüzde)
SL 33,3 - 36,2 B 21 - 26,1
9l 26,1 - 33,3
3 10,2 - 21
25 yas ve üzeri nüfus içerisinde Türkiye geneli issizlik orani yüzde 8,8'dir. TRB2 (Van, Mus, Bitlis, Hakkâri) (yüzde 15,8), TRC3 (Mardin, Batman, Sirnak, Siirt) (yüzde 15,6) ve TR63 (Hatay, Kahramanmaras, Osmaniye) (yüzde 12,4) Düzey 2 Bölgeleri bu yas grubunda issizlik oraninin en yüksek olduju bölgelerdir. TR82 (Kastamonu, Çankiri, Sinop) (yüzde 5,1), TR33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Usak) (yüzde 5,8) ve TR52 (Konya, Karaman) Düzey 2 Bölgeleri (yüzde 5,9) 25 yas ve üzeri nüfus içerisinde issizlik oraninin en düsük oldugu bölgelerdir (Harita 8.32).
Harita 8.32 25 Yas ve Üzeri Toplam Nüfus içerisinde issizlik Orani (2022, Yüzde)
Kaynak: TÜiK
2022 ylli itibariyla 25 yas ve üzeri kadin nüfus içerisinde genel issizlik orani yüzde 11,2 olmustur. TRB2 (Van, Mus, Bitlis, Hakkâri) (yüzde 18,6), TR63 (Hatay, Kahramanmaras, Osmaniye) (yüzde 17,8) ve TRC3 (Mardin, Batman, Sirnak, Siirt) (yüzde 16,4) Düzey 2 Bölgeleri bu yas grubu kadinlarda issizlik oraninin en yüksek olduju bölgelerdir. TRC2 (Sanlurfa, Diyarbakir) (yüzde 5,5), TRA2 (Agri, Kars, Igdir, Ardahan) (yüzde 6,6) ve TR82 (Kastamonu, Çankiri, Sinop) Düzey 2 Bölgeleri (yüzde 7,2) 25 yas ve üzeri kadin nüfusu igerisinde issizlik oraninin en düsük oldugu bölgelerdir (Harita 8.33).
Harita 8.33 25 Yas ve Üzeri Kadin Nüfusu içerisinde igsizlik Orani (2022, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
8.3.5. Yoksulluk ve Dezavantajli Kesimler
Türkiye genelinde egdeger hanehalkr kullanilabilir fert gelirine göre Gini katsayisi?1 2014 yilinda 0,39 iken 2017 yilinda 0,4 e yükselmis ve 2022 yilinda da 0,42 olmustur. TR10 (Istanbul) Düzey 2 Bölgesi nin Gini katsayisi 0,44 ile ülke ortalamasinin üzerindedir. TR10 (Istanbul) Düzey 2 Bölgesi'nin ardindan, TR52 (Konya, Karaman) Düzey 2 Bölgesi 0,41 katsayi degeri, TR51 (Ankara) ve TR62 (Adana, Mersin) Düzey 2 Bölgeleri 0,40 katsayi degeri ile bölgesel düzeyde Gini katsayisinin en yüksek oldugu bölgelerdir. Gini katsayisinin en düsük oldugu bölgeler ise 0,30 katsayi degeri ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartin) ve 0,31 katsayi degeri ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) ve TRB1 (Malatya, Elâzig, Bingöl, Tunceli) Düzey 2 Bölgeleri olmustur (Grafik 8.10).
Grafik 8.10 Düzey 2 Bölgeleri itibariyla Gini Katsayisi (2022)
Kaynak: TÜIK
2022 yil itibariyla Türkiye'de medyan gelirin yüzde 60'ina göre yoksulluk siniri 21.296 TL olmustur. Ülke genelinde yoksul sayisi 18 milyon kisi olurken yoksulluk orani yüzde 21,6'dir. Yoksulluk sinirinin en yüksek oldugu bölgeler; TR10 (istanbul) (28.322 TL), TR31 (izmir) (27.246 TL) ve TR21 (Tekirdag, Edirne, Kirklareli) Düzey 2 Bölgeleri (26.354 TL) olmustur. Medyan gelirin yüzde 60'ina göre yoksulluk sinirinin en düsük oldugu bölgeler ise TRB2 (Van, Mus, Bitlis, Hakkâri) (10.808 TL), TRC3 (Mardin, Batman, Sirnak, Siirt) (10.863 TL) ve TRC2 (Sanhurfa, Diyarbakir) Düzey 2 Bölgeleridir (11.367 TL).
Yoksul kisi sayisinin en fazla olduju bölgeler; 2,8 milyon kisi ile TR10 (Istanbul), 980 bin kisi ile TR51 (Ankara), 932 bin kigi ile TR31 (Izmir), 877 bin kisi ile TR62 (Adana, Mersin) ve 698 bin kisi ile TR41 (Bursa, Eskisehir, Bilecik) Düzey 2 Bölgeleridir. Yoksulluk oraninin en yüksek olduju bölgeler ise TR31 (Izmir) ve TR62 (Adana, Mersin) (yüzde 21,3), TRA2 (Agri, Kars, Igdir, Ardahan) (yüzde 20,9) ve TR63 (Hatay, Kahramanmaras, Osmaniye) Düzey 2 Bölgeleridir (yüzde 20,3).
Büyüksehirlerde konut ve kira harcamalarinin hanehalki toplam tüketim harcamasi içerisindeki payi yüksektir. TR10 (Istanbul) Düzey 2 Bölgesinde konut ve kira harcamasinin toplam içerisindeki payi yüzde 28,6 olurken, TR31 (izmir) Düzey 2 Bölgesinde yüzde 27,6, TR51 (Ankara) Düzey 2 Bölgesinde
21 Gini katsayisi, gelirin toplum katmanlari ya da mekânsal olarak ne düzeyde adil dagilim gösterdigini ortaya koyan ölçütlerinden birisidir. Katsayi degerinin sifira yaklasmasi gelir dagiliminda esitligi, bire yaklasmasi gelir dagiliminda bozulmayi ifade etmektedir.
yüzde 24,5 olmustur. Konut ve kira harcamalarinin hanehalki toplam tüketim harcamasi içerisindeki payinin yüksek olduju diger bölgeler; TRC1 (Gaziantep, Adiyaman, Kilis) (yüzde 27,2) ve TRC2 (Sanliurfa, Diyarbakir) Düzey 2 Bölgeleridir (yüzde 24,7).
Dogum oranlarinda azalma ve dogusta beklenen yasam süresindeki artisla birlikte medyan yas ve yasli nüfus orani yükselmekte; göç eden nüfusun çogunlukla genç olmasi ise özellikle göç veren yerlegimlerde yasli nüfus oraninin artmasina neden olmaktadir. Birlesmis Milletler siniflamasina göre 2022 yilinda yüzde 9,9 yagli nüfus oraniyla yasli ülke kategorisinde yer alan Türkiye'nin, yakin gelecekte çok yash ülkeler arasinda yer alacagi öngörülmektedir.
Türkiye'de yasli nüfusun dagilimi mekânsal düzeyde farkllik göstermektedir. Türkiye'nin kuzey bölgelerinde yagli nüfus oraninin diger bölgelere göre daha yüksek oldugu gözlenmektedir. 2022 yilinda yasli nüfusun en yüksek oldugu iller sirasiyla Sinop (yüzde 20,24), Kastamonu (yüzde 19,34) ve Giresun (yüzde 17,8) olmakla beraber, yasli nüfusun en düsük olduju iller ise Sirnak (yüzde 3,52), Hakkâri (yüzde 4,02) ve Sanliurfa' dir (yüzde 4,13) (Harita 8.34).
Türkiye'de kadinlarin dogusta beklenen yasam süresi erkeklere kiyasla daha yüksek seyretmekte, bu durum dünyada oldugu gibi yaglanmanin kadinlasmasini beraberinde getirmekte ve yasli kadinlardan olusan tek kisilik hanelerin artmasina neden olmaktadir. Diger taraftan 2016-2020 yillari arasinda 65 yas ve üstü kadinlarin, 65 yas üstü erkeklere kiyasla daha yoksul olduklari görülmektedir (TÜiK, 2022). Türkiye' de yagli nüfus; cinsiyet, yas kirilimi ve sosyokültürel düzeyde farklilasmakta, yaghlarin ihtiyaçlari da bu gerçevede çesitlilik göstermektedir. Bu durum, yashilara yönelik hizmetlerin yashlarin degisen profillerine uygun bir biçimde çesitlendirilmesi ihtiyacini beraberinde getirmektedir.
Türkiye nüfusunun yas yapisi göz önünde bulunduruldugunda, toplam nüfusun yaklasik yüzde 9,9'unun 65 yas ve üstü, yüzde 26'sinin ise 50 yas ve üstü oldugu görülmektedir. Dünyada üretim sürecinin özellikle 50 yas üstü nüfusun ihtiyaglari ve tüketim aliskanliklariyla uyumlu hale getirilmesini ekonomik gelisme ve genç istihdami için bir firsat olarak degerlendiren Gümüs Ekonomi yaklagimi yayginlik kazanmaktadir.
Türkiye toplam nüfusunun dörtte birinin 50 yas üstü oldugu göz önünde bulunduruldugunda; saglik, sosyal güvenlik, bankacilik, turizm, konut, ulasim vb. sektörler bazinda yashi nüfusun ihtiyaç ve tüketim kaliplarinin piyasa ile entegre edilmesinin, yasli nüfusa yönelik hizmetlerin çesitlendirilmesi, ekonomik gelismenin saglanmasi ve genç istihdaminin artirilmasi noktasinda önemli firsatlar sunacagi öngörülmektedir.
Harita 8.34 illere Göre Yashi Nüfus Orani (2022, Yüzde)
Türkiye, uluslararasi koruma ihtiyaci içinde olan yaklasik 3,5 milyon kisiye ev sahipligi yapmaktadir. Geçici koruma altinda 3,25 milyonun üzerinde Suriyeli, 213 bin düzensiz göçmen, diger uyruklardan 33 binin üzerinde uluslararasi koruma basvuru ve statü sahibi kisi bulunmaktadir. Suriyelilerin yüzde 97,8'i 81 ilde ev sahibi toplumla bir arada yasamakta, yüzde 2,2'si ise Göç Idaresi Baskanligi yönetimindeki yedi geçici barinma merkezinde yasamaktadir.
Kayitli Suriyeli nüfusu ile il nüfusunun karsilastirmali yüzdesine bakildiginda, yabanci nüfusun en yogun olduju il yüzde 34,3 ile Kilis olurken, ikinci sirada yüzde 16,5 ile Gaziantep ve üçüncü sirada yüzde 14,6 ile Hatay gelmektedir. Yabanci yogunlugunun en az oldugu iller ise Hakkâri (yüzde 0,02), Ijdir ve Bayburt tur (yüzde 0,03) (Tablo 8.8).
Tablo 8.8 il Nüfusu içerisindeki Suriyeli Nüfus Orani (Kasim-2023)
| il Adt | Suriyeli Nüfusu Yüksek Olan Iller (%) | il Adi | Suriyeli Nüfusu Düsük Olan iller (%) |
|---|---|---|---|
| Kilis | 34,3 | Hakkâri | 0,02 |
| Gaziantep | 16,5 | Igdir | 0,03 |
| Hatay | 14,6 | Bayburt | 0.03 |
| Sanliurfa | 12,3 | Artvin | 0,04 |
| Mersin | 10,5 | Erzincan | 0,05 |
| Adana | 9,5 | Tunceli | 0.05 |
| Mardin | 8,5 | Kars | 0,06 |
| Kahramanmaras | 7,1 | Giresun | 0,06 |
Kaynak: içisleri Bakanligi Göç Idaresi Baskanligi
8.3.6. Sosyal Gelisme Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri
On Ikinci Kalkinma Planinda sosyal gelismenin saglanmas "Nitelikli Insan, Güçlü Aile, Saglikli Toplum" ekseninde, insan odakli ve kapsayici bir yaklagim içerisinde ele alinmaktadir. Sürdürülebilir kalkinmanin mümkün kilinmasi için refahin toplum kesimleri arasinda adil sekilde paylasilarak yoksullugun azaltilmasi, firsat esitligi temelinde nitelikli egitim ve hayat boyu ögrenme imkânlarina erisimin saglanmasi, ikiz dönüsüm çerçevesinde istihdam kapasitesinin artirilmasi ve bireylerin yasam kalitelerinin yükseltilerek iyilik halinin gelistirilmesi öncelikli hedefler arasinda yer almaktadir.
BGUS'un sosyal gelisme perspektifindeki temel amaci, sürdürülebilir sosyal gelisme için sosyal içermenin saglanmasi ve firsat esitsizliklerinin azaltilmasidir. 2024-2028 döneminde bölgelerde firsat esitsizliklerinin azaltilmasini ve iyilik halinin gelistirilmesini öngören BGUS, sosyal gelismeyi üç temel bilesen çerçevesinde saglamayi öngörmektedir;
- Çocuklarin ve Gençlerin lyilik Halinin Gelistirilmesi,
- Genç istihdaminin Artirilmasi,
- Yoksullugun Azaltilmasi ve Dezavantajli Kesimlerin Güçlendirilmesi.
Çocuk yoksullugunun azaltilmasi amaciyla, hanelerin gelir getirici faaliyetlere katilimi desteklenecek, çalisma hayatinin disinda kalan ebeveynlerin beceri ve istihdam edilebilirlikleri artirilacaktir. Çocuklarda yoksulluk riskinin azaltilmasi amaciyla, çocuk nüfusunun yüksek olduju iller (Istanbul, Ankara, Adana, Mersin, Sanhurfa, Diyarbakir, Bursa ve izmir) basta olmak üzere çalisma hayatinin disinda kalan ebeveynlerin beceri ve istihdam edilebilirliklerini artiracak ve hane gelirinin artinilmasini saglayacak programlar uygulanacaktir.
Ihtiyaç duyulan mahallelerde yeterli sayr ve nitelikte ücretsiz okul öncesi egitim kurulusu kurulacaktir. Çocuklarin bilissel, sosyal ve duygusal gelisimini destekleyecek, dezavantajli aileler açisindan kolay erisilebilir, ücretsiz ve nitelikli okul öncesi egitim kuruluslari yayginlastirilacaktir. Çocuk nüfusunun yüksek ve okul öncesi egitime katilim oraninin nispeten düsük olduju basta Istanbul, Bursa, Ankara, Izmir, Adana, Gaziantep ve Sanlurta gibi illerde okul öncesi okullasma oranlarinin artirilmasi saglanacak, bu amaçla alternatif egitim modelleri gelistirilecektir.
Çocuklarin ve gençlerin bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere katilimlari desteklenecektir. Bu amaçia, fiziksel altyapi ve sosyal donati imkânlari gelistirilecektir. Basta bölgesel merkezler olmak üzere, büyüksehirlerde tasarim ve beceri atölyelerinin kurulmasi ve yayginlastirilmasi saglanacaktir. Kentin geperinde yer alan mahallelerde çocuklarin ve gençlerin duygusal, bilissel ve fiziksel kapasitelerini gelistirecek aktivitelere katilimlari tesvik edilecektir. Çocuk ve genç nüfusunun yogun oldugu illerden baslamak üzere, her yas grubuna uygun kütüphaneler kurulacak ve fiziki çalisma ortaminin yeterli hale getirilmesi saglanacaktir.
Erken yasta çalismaya baslayan çocuklarin egitimierine devam edebilmesi ve çocuk isçiliginin önlenmesi amaciyla hedef bölge ilçelerinde/mahallelerinde ebeveynlerin istihdam edilebilirligini artirmaya yönelik programlar uygulanacaktir. Çocuk isçiligi ile mücadele kapsaminda, yoksullugun ve issizligin azaltilmasi, egitim hizmetlerine erisim saglanmasi ve isverenler tarafindan çocuk is gücüne olan talebin önlenmesi amaciyla yürütülen faaliyetlere devam edilecektir. Özellikle, mevsimlik gezici tarim isçisi ailelerin çocuklarinin egitime erisimlerinin saglanmasi amaciyla yapilan çalismalar sürdürülecek ve yerel kogullar ile ihtiyaçlar temelinde egitime erisimi destekleyecek lokasyon bazli yenilikçi yaklagimlari içeren pilot uygulamalar yapilacaktir.
Çocuklarin ve genglerin kentsel yasam kalitesi güglendirilecektir. Çocuk ve gençler için aktif açik mekânlarin yayginlagmasi saglanarak, bu mekânlarin nitelik düzeyi artirilacak ve erisilebilirligi yükseltilecektir. Bu amaçla, çocuk dostu kent uygulamasinin yayginlastinilmasi saglanacaktir. Yerel yonetimlerin çocuk ve gençleri merkeze alan kentlesme politikalarina öncelik vermesi saglanarak, çocuk ve gençler için güvenli bir kentsel yaçam standardina ulagilmasi desteklenecektir.
Çocuk ve gençlerin iyilik halinin gelistirilmesi amaciyla, yerelde kamu kurum ve kuruluslarinin kurumsal kapasitesi güçlendirilecektir. Çocuk ve gençlerin iyilik halinin gelistirilmesi için yerel düzeyde farkindalik artirilacak, kamu kurum ve kuruluslarinin kurumsal kapasitesi gelistirilecektir. Çocuklarin ve gençlerin toplumsal yasamdaki etkinliklerini artirmak üzere yerelde karar alma mekanizmalarinda aktif rol almalari saglanacaktir.
Küresel entegrasyon ve rekabetçilik boyutundaki iller basta olmak üzere dijital ve yesil dönüsümün yojun olarak yagandigi sektörlere yönelik geng girisimci ve beceri gelistirme destek programlari uygulanacaktir. Geng nüfusun yogun olarak yasadigi ve istihdamin önemli bir sorun oldugu küresel entegrasyon ve rekabetçilik boyutundaki illerde, dijital ve yesil dönüsümün ortaya çikaracagi yeni is kollarinda girigimciligin ve istihdamin artirilmasi amaciyla destek programlari hayata geçirilecektir.
Ne ejitimde ne istihdamda yer alan gençlere yönelik yerel düzeyde isbagi egitim programlari düzenlenecektir. Ne egitimde ne istihdamda yer alan genglerin is gücü piyasasina girislerinin önündeki engellerin kaldirilmasi, niteliklerinin artirilmasi ve is gücü piyasasinin degisen ihtiyaç ve taleplerine uyum saglayabilmeleri amaciyla güçlendirici ve yönlendirici çalismalar yürütülecektir. Gençlerin beceri ve yetenekleriyle uyumlu, özellikle yazilim gibi yenilikçi alanlarda kisa süreli sertifika programlari düzenlenecektir. Sanayi sektörünün ihtiyas duydugu mesleki beceri ve yeteneklerin gelistirilmesi amaciyla, mesiek liseleri ile sektörler arasindaki is birlikleri gelistirilecektir.
Yakinsama boyutundaki illerde emek yogun sektörlere yönelik fiziki altyapilar gelistirilecektir. Göçün ve issizligin yüksek oldugu bölgelerde, emek yogun sektörlere yönelik fiziki altyapilar gelistirilecektir. istihdam yogun alanlarda (tekstil, mobilyacilik, çagri merkezi, vb.) üretim/hizmet altyapilari olusturmak amaciyla atil altyapilarin tespiti ve yeni altyapilarin kurulmasina devam edilecektir. Bu çerçevede, genç issizliginin yüksek, kadin istihdaminin düsük oldugu basta yakinsama boyutundaki illerde emek yogun sektörlere yönelik olarak üretim/hizmet altyapilarinin olusturulmasi amaciyla program ve faaliyetler yürütülecektir.
Engelli gençlerin istihdamina ve sosyal hayata katilimina özel önem verilecektir. Engelli gençlerin istihdam imkânlari artirilacak, istihdama katilim süregleri takip edilecektir. Bu gençlere yönelik rehberlik ve danismanlik hizmetleri sunulacaktir. Engelli gençlerin sosyal hayata katilimini destekleyecek mevcut uygulamalarin iyilestirilmesi saglanacak, bakimlarini üstlenen aile üyelerini de kapsayacak uygulamalar gelistirilecektir.
Gençlerin tarim sektöründe istihdaminin artirilmasi amaciyla programlar hayata geçirilecektir. Kirsal alanda genç nüfusunun artmasi ve genglerin tarimsal üretim faaliyetlerine katilimlarinin desteklenmesi amaciyla girisimci destek programlari uygulanacaktir. Basta ziraat, su ürünleri, gida ve ormancilik bölümleri olmak üzere, yüksekokul ve üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olan gençlerin kirsalda istihdaminin artirilmasina yönelik egitim ve mentörlük programlari düzenlenecektir.
Gelir dagilimi ve yoksulluk konusunda analiz çalismalari yapilacaktir. Ozellikle yoksul kisi sayisinin fazla olduju Istanbul, Ankara, Adana, Mersin, Izmir, Sanliurfa ve Diyarbakir illeri basta olmak üzere, illerde gelir dagilimi ve yoksullugun boyutlarinin yerelde detayli gekilde analiz edilmesi amaciyla, ilçe ve mahalle düzeyinde çok boyutlu yoksulluk analizleri ve yoksulluk haritalamasi çalismalari yürütülecektir.
Yoksulluk riski altinda yasayan nüfusun istihdami ve gelir getirici faaliyetlere katilimi artinilacaktir. Yoksul kisi sayisinin en fazla oldugu Istanbul, Ankara, Adana, Mersin, Izmir, Sanlurfa ve Diyarbakir illeri basta olmak üzere, yoksulluk riskinin yüksek oldugu illerde hanehalki gelirini artici faaliyetler desteklenecektir. Söz konusu illerde yoksullugun azaltilmasi amaciyla, yoksulluk riski altinda yaçayan nüfusun beceri ve yetenek gelisimi desteklenerek istihdama katilimlari artirilacaktir.
Küresel entegrasyon boyutundaki iller öncelikli olmak üzere, sosyal içermenin saglanmasi ve yoksullukla mücadele edilmesi konusunda illerde yenilikçi modeller gelistirilecektir. Sosyal girisimcilik ve sosyal etki yatirimi alaninda deneyimi yüksek olan küresel entegrasyon boyutundaki illerde, sosyal içerme ve yoksullukla mücadele konusunda yenilikçi modeller gelistirilecektir. Bu illerin bilgi ve tecrübesinin diger illere aktarilmasi için is birlikleri gelistirilecek, kurumlar arasinda esgüdüm saglanacaktir. Ayrica, kadin yoksullugunun azaltilmasi, istihdamin artirilmasi ve kadinlarin sosyoekonomik hayata aktif katilimlarinin saglanmasi amaciyla kadin girisimciligini destekleyen program ve projelere öncelik verilecektir.
Sosyal konut projeleri yayginlastirilacaktir. Konuta erisim konusunda zorluk yaçayan ve toplam giderleri içerisinde kira harcamalari yüksek olan büyüksehirlerden baslamak üzere dezavantajli gruplara yönelik uyarlanabilir sosyal konut üretimi desteklenecektir. ihtiyaç sahiplerinin beklentilerini kargilayacak, sosyokültürel yagamlarina uygun olacak sekilde sosyal konut projeleri yayginlastirilacaktir.
Kadinlarin sosyoekonomik hayata aktif katilimlari desteklenecektir. Kadinlarin daha az istihdam edildikleri mesleklerde istihdamlarini artirmaya vönelik çalismalar yapilacaktir. Ayrica, kadinlar üzerindeki bakim yükümlülüklerini azaltmak amaciyla çocuk, engelli ve yasli bakimina iliskin desteklerin çesitiendirilmesi saglanacaktir. Bu dogrultuda, yakinsama boyutundaki illerde kadin destek programlari hayata geçirilecektir.
Yasli nüfusun refah düzeyini ve sosyal hayata katilimini artirmak amaciyla basta ülkenin kuzey kesimi olmak üzere gümüs ekonominin gelistirilmesine yönelik programlar hayata geçirilecektir. Yagli nüfus oraninin artmasi nedeniyle, yaglanan nüfusun ihtiyaglari çerçevesinde ekonomik faaliyetlerin düzenlenmesi, ekonomik gelismenin saglanmasi ve yaslilarin refah seviyesinin artirilmasi önem arz etmektedir. Bu kapsamda, 65 yas üstü bireylerin bölgesel düzeyde farklilasan yasam biçimleri ve tüketim aliskanliklari gözetilerek, refah düzeylerini ve sosyal hayata katilimlarini artirmaya yönelik mal ve hizmetlerin üretim ve tüketim süreçlerinin piyasa ile entegre edilmesine yönelik özel destek programlari hayata geçirilecektir.
Uluslararasi göçle gelen nüfusun sosyal ve ekonomik yaçama uyumu desteklenecektir. Geçici koruma statüsü altinda olan veya uluslararasi koruma basvuru/statü sahibi olan nüfusun mesleki becerilerinin gelistirilmesi ve dil/kültür farkliliklarindan kaynaklanan uyum sorunlarinin ortadan kaldinilmasi amaciyla, bahse konu nüfusun kapasitesi ve is piyasasinin ihtiyaci gözetilerek mesleki egitim programlari ve sosyal uyum programlari uygulanacaktir. Bu faaliyetlerin hayata geçirilmesinde sivil toplum kuruluslar ile is birlikleri gelistirilecektir.
Uluslararasi göçle gelen nüfusun yogun olarak yagadigi bölgelerde çocuklarin ve gençlerin nitelik ve becerileri gelistirilecektir. Uluslararasi göçle gelen nüfus içerisindeki çocuklarin okullasma oraninin artirilmasi için egitime ulagim imkânlari gelistirilecek ve yogun olarak yasadiklari bölgelerde egitim hizmetleri yayginlastinilacaktir. Okul öncesi egitim basta olmak üzere egitimin diger kademelerinde erisimi destekleyecek özel destek programlari hayata geçirilecektir.
8.4. TURIZM
Turizm, ülkelerin kalkinma sürecini etkileyen en önemli sektörlerden biridir. Birlesmis Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) verilerine göre 2019'da 1,5 milyar uluslararasi turist girisi kaydedilmistir (UNWTO, 2020). Turizm sektörü, 2019 yilinda 9,6 trilyon dolar ile küresel GSYH'nin yüzde 10,3'ünü ve 333 milyon kisi ile küresel istihdamin yüzde 10,6'sini olusturmustur (WTTC, 2022). Bu göstergeler, turizmin hem gelismis hem de gelismekte olan ülkelerde sosyoekonomik gelismenin önemli bir itici gücü olduguna isaret etmektedir.
Turizm sektörü tüm dünyada istikrarli bir sekilde büyürken, yasanan COVID-19 pandemisinden en fazla etkilenen sektörlerden biri olmustur. Sektör, COVID-19 pandemisi döneminde turist sayilari ve turizm gelirlerinde yasanan dramatik düsüslerin ardindan 2021 yili itibariyla toparlanmaya baglamis olsa da kriz öncesi seviyeye henüz ulasamamistir. Sektörün 2024 yilina kadar kriz öncesi seviyeye dönemeyecegi tahmin edilmektedir.
COVID-19 pandemisi döneminde ülkelerin sinirlarini kapatmasi, ulusal ve uluslararasi seyahat kisitlamalari ve karantina uygulamalari gibi tedbirler sektörde COVID-19 pandemisi öncesi dönemde baslayan dönüsümü hizlandirmistir. Bu süreç ile birlikte, bir yandan sektörde dijitallesmenin etkileri artarken bir yandan da sorumlu ve sürdürülebilir turizme olan yönelim güçlenmistir.
Dijitallesme, ekonomik ve sosyal hayatin tüm boyutlarinda oldugu gibi turizm sektöründe de bir mega trend olarak karsimiza çikmaktadir. Bu dönüsüm sonucu sektörde bilgiye erisim, karsilastirma ve kullanim kolayligi saglayan platformlar inça edilmistir. Bu platformlar; bir tüketicinin daha fazla alternatif hakkinda bilgi sahibi olmasini saglamis, ayni zamanda arastirma ve rezervasyon asamalari ile karar verme süreçlerini kolaylastirmistir. Firmalar açisindan bakildiginda ise dijitallesme; turizm isletmelerine verimlilik artisi, uluslararasi deger zincirlerine entegrasyon, hizmet kalitesinde artis, yeni tanitim ve pazarlama imkânlari gibi avantajlar sunmaktadir.
Turizm, sundugu ekonomik firsatlarin yaninda çevresel etkiler ve iklim degisikligi açisindan da büyük sorumluluklar getirmektedir. Turizm faaliyetleri küresel isinmaya neden olan sera gazlarinin emisyonuna katkida bulunmaktadir. Bu nedenle turizm faaliyetleri sonucu açiga çikan sera gazi emisyonlarinin ölçülmesi ve faaliyetlerin kirletici etkilerinin azaltilmasi sektörün dayanikhligi açisindan büyük önem tasimaktadir.
Diger yandan; son yillarda, iklim degisikliginin turizm üzerindeki etkileri de önemli bir sorun alani olarak ortaya çikmaya baglamistir. Iklim degisikliginin etkileri kapsaminda artan sigorta maliyetleri, güvenlik endiselerine yol açabilecek agiri hava olaylari, su kitligi, biyolojik çesithlik kaybi ve destinasyonlardaki varliklara ve çekim yerlerine verilen zararlardan dolayi turizm önemli bir tehdit altindadir (UNWTO, 2019). Iklim degisikligi etkilerinin devam etmesine bagli olarak kültürel ve dogal mirasin bozulmasinin turizm sektörünü olumsuz etkilemesi, destinasyonlarin gekiciligine zarar vermesi ve ülkeler için ekonomik firsatlari azaltmasi kargilagilmasi beklenen sonuçlar arasindadir.
Dijitallesme süreci ve iklim degisikliginin etkileri yaninda COVID-19 pandemisi süreci de turistlerin beklentilerinde ve turizm aliskanliklarinda degisimlere sebep olmustur. Tüm bu gelismeler sonucunda kitle turizminin yerine bireysel turizm veya grup turizminin daha da ön plana çikmasi beklenmektedir. Bu kapsamda, izole destinasyonlara ve alternatif turizme dogru olusabilecek talep artisina hazirlikli olunmasi gerekmektedir.
Dünya genelinde refah artisi ve ulasim teknolojilerinin gelismesi sonucu turizm sektörü sürekli büyüyen bir sektör olmustur. Günümüzde birçok temada ve farkli ihtiyaçlar dogrultusunda turizm hareketliligi gerçeklesmektedir. Turizm; istihdam, katma dejer ve döviz gelirine yaptigi katki ile küresel ekonomide önemli bir rol oynamaktadir.
Grafik 8.11 Uluslararasi Turist Sayilari (2010-2022, Milyon Kisi)
Kaynak: UNWTO
Uluslararasi turist sayisi 2010 yilindan 2019 yilina kadar sürekli bir artis göstermistir (Grafik 8.11). En fazla uluslararasi turist sayisina ulagilan 2019 yilinda UNWTO verilerine göre dünya genelinde seyahat edenler bir önceki yila göre yüzde 3,8'lik artis göstererek yaklasik 1,5 milyar kisiye ulasmistir. 2019 yilindan sonra yasanan COVID-19 pandemisi nedeniyle bu büyüme son bulmustur. COVID-19 pandemisi ile birlikte ülke sinirlarinin kapanmasi ve seyahatin kisitlanmasi nedenleriyle sektörde büyük bir daralma yasanmis, dünya genelinde uluslararasi turist girisleri yüzde 72 oraninda düserek 2020 yilinda 407 milyona gerilemistir.
2020 yil ikinci yarisinda baglatilan kontrollü normallesme süreci, bazi yeni tedbirlerin uygulamaya alinmasi ve agilama ile turizm faaliyeti tekrar baglamis olsa da sektör, tarihinin en büyük krizlerinden birini yasamistir. UNTWO verilerine göre 2022 yilinda uluslararasi turist sayisi, 2021 yilina kiyasla iki katindan fazla artsa da COVID-19 pandemisi öncesi seviyelerin ancak yüzde 66'sina ulasarak 963 milyon kisi olmustur (Grafik 8.12). 2022 yilinda birçok ülkede turizmde görülen güçlü sigrama, COVID-19 pandemisi döneminde bastirilmis talep üzerine inça edilmistir (OECD, 2022).
Grafik 8.12 2019 Yilina Göre Turist Sayisi Degisimleri (Yüzde)
Kaynak: UNWTO
Turizm ekonomisi COVID-19 pandemisinden sonra toparlanma sürecine girerken, Rusya ve Ukrayna arasinda çikan savas ile birlikte yeni belirsizlikler ortaya çikmistir. Artan enerji, gida ve diger girdi maliyetleri ile birlikte yükselen yaçam maliyetleri bireylerin turizm harcamalarinda kesinti yapmalarina yol açmaktadir (OECD, 2022).
Tablo 8.9 Dünya Turizm Ekonomisi (2019-2022)
| istihdam | istihdam | istihdam | ||||
|---|---|---|---|---|---|---|
| Yillar | istihdam Sayisi (milyon) | Toplam istihdam içindeki Payl (yüzde) | Yillar Arasi Degisim (yüzde) | Turizm Geliri (trilyon dolar) | Küresel Gayrisafi Hasila içindeki Payi (yüzde) | Yillar Arasi Degisim (yüzde) |
| 2019 | 333 | 10,6 | 2,7 | 9,6 | 10,3 | 4,7 |
| 2020 | 271 | 8,9 | -18,6 | 4,8 | 5,3 | -50,4 |
| 2021 | 289 | 9,1 | 6,7 | 5,8 | 6,1 | 21,7 |
| 2022 | 295 | 9,0 | 2 | 7,7 | 7,6 | 33 |
Kaynak: WTTC
Turizm sektöründe altmis yillik istikrarli büyüme sonrasi yasanan bu krizler dünya turizm ekonomisinde dramatik düsüslere yol açmistir. 2020 yilinda sektörün küresel GSYH içindeki payi yüzde 10,3'ten yüzde 5,3'e gerilemis, sagladigr istihdam ise yaklasik yüzde 20 azalarak 271 milyona düsmüstür (Tablo 8.9).
Diger taraftan, krizin etkileri sebebiyle turistlerin en çok tercih ettigi destinasyonlar ve turizm pazarlari degismistir. Meksika ve Türkiye uluslararasi turist gelisleri siralamasinda ABD'yi geçmistir; Fransa, italya ve Ispanya ile birlikte bu bes destinasyon, 2021'de dünya çapindaki turist gelislerinin neredeyse yüzde 38 ini olusturmustur (OECD, 2022).
2020, 2021 ve 2022 yili verilerinde COVID-19 pandemisi etkisinin devam ediyor olmasi ve bazi ülkelerde halen seyahat kisitlamalari bulunmasi nedeniyle turizm sektörünü analiz etmek için 2019 yili verileri kullanilarak ülkeler karsilastinlmistir.
Kaynak: UNWTO
Ziyaretçilerin seyahatleri öncesi veya sirasinda kendi ya da baskasinin kullanimi için yaptigi mal ve hizmet harcamalarina turizm harcamasi denilmektedir. Ülkede ikamet eden kisiler tarafindan yurt disinda yapilan turizm harcamalarina bakildiginda 254,6 milyar dolar ile en fazla harcamayi yapan ülkenin Çin olduju görülmektedir. Çin'i sirasiyla Amerika Birlesik Devletleri, Almanya, Birlesik Krallik, Fransa ve Rusya Federasyonu izlemektedir (Grafik 8.13). Türkiye 4,1 milyar dolarlik harcamayla dünya genelinde 50. sirada bulunmaktadir.
Grafik 8.14 Gelen Turist Sayisi ve Siralamalari (2019, Milyon Kisi)
Kaynak: UNWTO
Zengin tarihi-kültürel mirasi, dogal kaynaklari ve iklim özellikleriyle Türkiye, baglica küresel turizm destinasyonlari arasindadir. 2019 yilinda Türkiye'ye gelen yabanci ziyaretçi sayisi 52 milyon kisi, turizm geliri ise 30 milyar dolar olarak gerçeklesmistir. Türkiye; 2019 yilinda dünyada en fazla turist alan ülkeler arasinda Fransa, Ispanya, Amerika Birlesik Devletleri, Çin ve italya'dan sonra 6. sirada yer almaktadir (Grafik 8.14). Buna ragmen, ayni yil turizmden elde edilen gelir siralamasinda ise 14. siradadir (Grafik 8.15).
Grafik 8.15 Ülkelerin Turizm Gelirleri ve Siralamalari (2019, Milyar Dolar)
Kaynak: UNWTO
Villar içerisinde Türkiye'ye gelen turist sayisi ve turizmden elde edilen gelir artmis olmasina ragmen diger ülkelerle karsilastirildiginda Türkiye, turizmden elde edilen gelir siralamasinda gerilemistir. Türkiye'nin gelen turist sayisina göre turizmden elde ettigi gelirin az olmasi, sektörün genellikle denizkum-günes turizmine bagli olarak gelismesinden kaynaklanmaktadir. Deniz-kum-günes turizmi genellikle bütün harcamalari kapsayan tur paketleri dahilinde kitle turizmi seklinde yapildigindan yerel ekonomi ile entegrasyonu zayif kalmaktadir.
8.4.1. Temel Turizm istatistikleri
Türkiye' de 1980'li yillardan itibaren turizm politikalarinin temel odagi, kamu destekleriyle turizmle ilgili gerekli altyapr ve tesislerin gelistirilmesi olmustur. Özellikle kitlesel dis turizm odakli bir gelisme izlenmis, deniz-kum-günes turizmine öncelik verilmistir. Bu dogrultuda turizm, Bati Akdeniz ve Güney Ege sahillerinde gelisim göstermistir. Bunun yaninda, istanbul ve izmir gibi büyük kentler yabanci ziyaretçilerin diger önemli varis noktalari olmustur. Kapadokya ve Pamukkale gibi küresel öneme sahip destinasyonlar da özellikle kitlesel turizm destinasyonlarina ve büyük kentlere gerçeklestirilen ziyaretlere eklemlenerek büyüme göstermistir. iç turizm de dis turizme paralel olarak özellikle denizkum-günes turizmi geklinde sahil yörelerinde gelismistir.
2000'lerden itibaren, görece yavas da olsa Türkiye'de turizmin çesitlenmeye basladigi ve ülke geneline yayginlasma egiliminde olduju görülmektedir.
Turizm, Türkiye'nin ekonomisine katk saglayan önemli bir sektördür. 2022 yilinda yaklasik 52 milyon ziyaretçi sayisr ile Türkiye turizmden 46 milyar dolar gelir elde etmistir (Tablo 8.10).
Tablo 8.10 Turizm istatistikleri
| Yillar | Gelen Ziyaretçi Sayisi | Degisim Orani (Yüzde) | Turizm Geliri (Bin Dolar) | Degisim Orani (Yüzde) | Turizm Gelirinin GSYH Içindeki Payi (Yüzde) |
|---|---|---|---|---|---|
| 2012 | 36.463.921 | 29.689.249 | 3,4 | ||
| 2013 | 39.226.226 | 8 | 33.073.502 | 11 | 3,4 |
| 2014 | 41.415.070 | 6 | 35.137.949 | 6 | 3,7 |
| 2015 | 41.617.530 | 0 | 32.492.212 | -8 | 3,7 |
| 2016 | 31.365.330 | -25 | 22.839.468 | -30 | 2,6 |
| 2017 | 38.620.346 | 23 | 27.044.542 | 18 | 3,1 |
| 2018 | 45.628.673 | 18 | 30.545.924 | 13 | 3,8 |
| 2019 | 51.860.042 | 14 | 38.930.474 | 27 | 5,1 |
|---|---|---|---|---|---|
| 2020 | 15.826.266 | -69 | 14.817.273 | -62 | 2,1 |
| 2021 | 29.357.463 | 85 | 30.173.587 | 104 | 3,7 |
| 2022 | 51.369.026 | 75 | 46.284.907 | 53 | 5.0 |
Kaynak: TÜIK
2019 yilinda Türkiye'de turizm ve turizmle baglantili sektörlerde 2,3 milyon kisi çalisarak istihdamin yüzde 8,1 ini olusturmustur. Yasanan COVID-19 pandemisinden sonra 2021 yilinda turizm ve turizmle baglantili sektörlerde istihdam sayisi 1,9 milyon kisiye, bu sayinin toplam istihdam içindeki payi da yüzde 6,6 ya gerilemistir (OECD, 2022). Turizm gelirleri 2020'de yüzde 62 azalarak yaklasik 15 milyar dolar olarak gerçeklesmistir ve turizmin milli gelire katkisi yüzde 2,1 olmustur. 2021 yilinda ise turizm gelirleri bir önceki yila göre yüzde 104 artarak 30 milyar dolara ulasmistir ve milli gelire yüzde 3,7'lik katki saglamistir.
2019 yilinda Türkiye've gelen uluslararasi turist sayisi yaklagik 52 milyon ile rekor seviyeye ulasmistir. 2020 yilinda COVID-19 pandemisi sebebiyle bir önceki yila göre yüzde 69 düsüsle yaklasik 16 milyon turist Türkiye'yi ziyaret etmistir. Türkiye'ye gelen uluslararasi ziyaretçi sayisi, 2020'ye göre yüzde 85 artarak 2021'de yeniden 30 milyona ulasmistir (Tablo 8.10). Uluslararasi turizmde Türkiye 2021 yilinda dünyanin ilk bes destinasyonu arasina girmis ve turizm gelirlerinde ise besinci sirada yer almistir. Türkiye' de 2022 yilinda ise 51 milyon ziyaretçi agirlanmistir. OECD'nin raporuna göre Türkiye'de 2023 yilinda 60 milyon, 2024 yilinda ise 70 milyon uluslararasi turist agirlanmasi beklenmektedir (OECD, 2022).
Grafik 8.16 Ortalama Geceleme Sayisi ve Kisi Bagi Ortalama Harcama Tutari (2012-2022)
Kaynak: TUIK
Ortalama geceleme sayisinin ve kisi bagi ortalama harcama tutarinin 2012-2022 yillari ortalamalari sirasiyla 10,8 ve 819 dolardir. Kisi bagi ortalama harcamadaki degisime bakildiginda 2014 yilina kadar artis saglanmasina karsin 2014 yilindan 2019 yilina kadar bu degerin düstügü, bu tarihten sonra tekrar artmaya bagladigi görülmektedir. 2019 yilinda kisi basi ortalama harcama 751 dolar iken 2021 yilinda 1.028 dolara çikmis 2022 yilinda ise 905 dolara düsmüstür. Ortalama geceleme sayisi ise 2019 yilinda 9,9 iken 2021 yilinda 12,6'ya yükselmis 2022 yilinda 10,3'e düsmüstür. COVID-19 pandemisinin turizm üzerinde en ciddi etkisinin yasandigi 2020 yilinda kisi basi ortalama harcama 936 dolar, ortalama geceleme sayisi ise 12,4 olmustur (Grafik 8.16).
2020 yilinda COVID-19 pandemisinden dolayi turist sayisinda meydana gelen düsüs uluslararasi seyahat kisitlamalarindan dolayi çogunlukla yabanci turist kaynaklidir (Tablo 8.10). Bu dönemde sektör yerli turistlerin etkisiyle ayakta kalmaya çalismistir. COVID-19 pandemisi döneminde sektörde yaçanan daralma Türkiye'de turizm agirlikli ekonomik yapilari olan Bati Akdeniz ve Güney Ege kiyilarini daha çok etkilemistir.
COVID-19 pandemisi süreci, ekonomisi turizme dayali olan sehirlerde kirilganliklari azaltmak için iç turizm potansiyelinin degerlendirilmesinin, alternatif satis stratejileri gelistirilmesinin ve ürün ile pazar cesitlenmesi saglanmasinin önemini göstermistir.
Aylara göre turizm geliri ve ziyaretçi sayisi verilerinden Türkiye'ye en fazla turistin Temmuz, Agustos ve Eylul aylarinda geldigi ancak bu aylarda kisi bagi ortalama harcama tutarinin diger aylara göre görece düsük kaldigi görülmektedir (Grafik 8.17). Bu durum Türkiye için deniz-kum-günes turizminin turizm çesitleri arasinda çok önemli olmasina ragmen bu turizm çesidinde paket turlar nedeniyle harcamalarin düsük kaldigini göstermektedir. Bu çikarim dogrultusunda ürün çesitlenmesi ile alternatif turizm çesitlerinin cazip hale getirilmesi, deniz-kum-günes turizmi ile diger turizm çesitleri arasinda iliskilerin kurulmasina yönelik hedeflerin belirlenmesi gerekmektedir.
Grafik 8.17 Aylara Göre Ziyaretçi Sayisi Payi ve Kisi Basi Ortalama Harcama (2012-2022)
Kaynak: TÜIK
Ülkemizde son on yilda toplam tesis sayisinda önemli bir degisiklik olmamasina ragmen yapilan yatirimlarla yatak kapasitesinde yaklasik yüzde 29'luk bir artis saglanmistir (Grafik 8.18). Bu durum sektörde küçük isletmelerin yerini daha büyük isletmelerin aldigini göstermektedir.
Ayrica, 18.07.2021 tarihinde kabul edilen 7334 sayili Turizmi Tesvik Kanunu ile Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun ile birlikte belediye belgeli tesislerin Kültür ve Turizm Bakanligindan turizm isletmesi belgesi almasi düzenlenmistir. Bu düzenleme ile belediye belgeli tesislerin turizm isletmesi belgeli tesis olarak dönüsümü saglanacak ve tesislerin kalitesi arttirilacaktir.
Grafik 8.18 Tesis Sayisi ve Yatak Kapasitesi (2010-2020)
Kaynak: KTB
2023 yili itibariyla, Türkiye'deki yatak sayisinin yaklasik yüzde 83'ü Antalya, istanbul, Mugla, izmir, Aydin, Balkesir, Ankara, Mersin, Nevsehir, Çanakkale, Bursa, Trabzon, Kocaeli, Hatay, Sakarya ve Denizli illeri bünyesinde bulunmaktadir. 2010-2023 yillari arasindaki yatak kapasitesi degisimine bakildiginda 22 ilde iki kattan daha fazla bir artis olmakla birlikte bu illerden bazilarinda 2010 yilindaki yatak kapasitesinin düsük olmasi bu artisin arkasindaki sebeplerden biridir. Turizm faaliyetlerinin yogun olarak yapildigi illerde yatak kapasitesi degisiminin fazla olmamasi halihazirda bu illerin yüksek kapasite ile calistigini ve ülkemizde alternatif turizm destinasyonlarinin gelismeye basladigini göstermektedir. Çorum, Afyonkarahisar, Isparta, Yozgat, Kütahya, Çankiri, Mugla ve Bitlis'te ise 20102023 yillarindaki yatak kapasitesi degisimi negatiftir (Harita 8.35).
Harita 8.35 illere Göre Yatak Kapasitesi (2023) ve Yatak Kapasitesi Degisimi (2010-2023, Yüzde)
Kaynak: KTB
Turizm istatistiklerinde bir turistin konaklama tesisine giris kaydi yaptirarak tesiste geçirdigi her gece, geceleme sayisini olusturmaktadir. 2022 yilina göre Türkiye de illerin toplam geceleme sayisindan
8.4.2. Turist Profilleri
Turistlerin tatillerinden beklentisini anlamak ve buna göre ürün ve hizmet sunmak için turist profilini analiz etmek önemlidir. 2010-2021 döneminde gelen toplam turist sayisinin yas gruplarina göre dagilimina bakildiginda Türkiye'ye en fazla 25-44 yas araliginda turistlerin geldigi, 65 yas üstü grubun ortalama geceleme sayisinin ise diger yas gruplarinin iki katindan fazla oldugu görülmektedir (Grafik 8.19).
Kaynak: TÜIK
Turizm gelirleri paket tur harcamalari ve kisisel harcamalarin toplamindan olusmaktadir. Ülkemize gelen turistlerin 2010-2022 yillarina göre kisisel harcamalarin dagilimi Grafik 8.21'de görülmektedir. Kisisel harcamalarda en fazla tutarlari yeme-içme, yerli uluslararasi ulastirma, giyecek ve ayakkabi ile konaklama kalemleri olusturmaktadir.
Grafik 8.21 Gelen Turistlerin Harcama Kalemleri Dagilimi (2010-2022)
Kaynak: TÜiK
Milliyetlerine göre Türkiye'ye gelen turist sayilarinin 2010-2022 yillari ortalamasina bakildiginda Almanya, Rusya Federasyonu, Ingiltere (Birlesik Krallik), Bulgaristan, iran, Gürcistan ve Hollanda' nin ilk siralarda yer aldigi ve 2022 yilinda toplam turist sayisinin yaklagik yüzde 50'sini bu ülkelerden gelen turistlerin olusturdugu görülmektedir (Grafik 8.22).
Grafik 8.22 Seçili Ülkelerden Türkiye'ye Gelen Ortalama Ziyaretçi Sayisi Payi ve Siralamalari (20102022, Yüzde)
Kaynak: KTB
2010-2022 yillari arasinda Türkiye'ye gelen ziyaretçilerin milliyetlerine göre ortalamasina bakildiginda turizm harcamalari fazla olan Amerika Birlesik Devletleri ve Çin'in (Grafik 8.13) sirasiyla 14. ve 35. sirada oldugu görülmektedir (Grafik 8.22). Ülkemizin turizm gelirlerinin artirilmasr için bu ülkelere özel tanitim ve pazarlama stratejilerinin olusturulmasi ve bu ülkelerden daha fazla turistin çekilmesi saglanmalidir.
8.4.3. Turizm Degerleri
Turizm sektöründe ulasim, konaklama gibi altyapinin yaninda dogal, kültürel ve tarihi degerlerin varligi da büyük önem tasimaktadir. Turizm merkezleri, kültür ve turizm koruma ve gelisim bölgeleri, sit alanlari ve uluslararasi kuruluslarca akredite edilen dogal ve kültürel degerler yerlesimlerin turist çekme kabiliyetini ve turizm potansiyelini dogrudan etkilemektedir. Bu çerçevede, turizm merkezleri, kültür ve turizm koruma ve gelisim bölgeleri ve sit alanlari ile Dünya Kültür Mirasi degerleri, yaratici sehirler, yavas sehirler ve mavi bayrakli plaj sayilari gibi turizm degerlerinin illere göre dagilimi incelenmistir.
Harita 8.37 Sit Alanlari ile Turizm Merkezleri ve KTKGB
Kaynak: KTB
Turizm hareketleri ve faaliyetleri yönünden önem tagiyan veya dogal, tarihi ve kültürel degerlerin yogun olarak yer aldigi, korunmasi ve gelistirilmesinde kamu yarari bulunan yörelerde, koruma kullanma dengesi gözetilerek sektörel kalkinmanin saglanmasi ve turizm sektörünün planli ve kontrollü gelisiminin saglanmasi amaciyla yeri, mevkii ve sinirlari Cumhurbaskani karariyla tespit ve ilan edilen alanlara kültür ve turizm koruma ve gelisim bölgeleri (KTKGB) adi verilmektedir. Kültür ve turizm koruma ve gelisim bölgeleri disinda kalmakla birlikte, bu bölgelerin niteligini tagiyan, turizm hareketleri ve faaliyetleri açisindan öncelikle gelistirilmesinde kamu yarari bulunan orman vasifli olanlar dahil Hazine taginmazlari ile tescili mümkün olan Devletin hüküm ve tasarrufu altindaki yerlerde yeri, mevkii ve sinirlari Cumhurbagkani karariyla tespit ve ilan edilen alanlara da turizm merkezleri denilmektedir. 2634 sayili Turizmi Tesvik Kanunu çerçevesinde Ajustos 2023 itibariyla ülkemizde 63 KTKGB ve 168 turizm merkezi bulunmaktadir. KTKGB ve turizm merkezleri kiyi, termal, kis, yayla ve kent turizmi gibi farkli turizm temalarina göre ayrilmistir. KTKGB ve turizm merkezlerinin ülkemizde Akdeniz, Ege ve Dogu Karadeniz kiyilari ile Marmara Bölgesi'nde daha yogun oldugu görülmektedir (Harita 8.37).
Türkiye' de 2022 yili sonu itibariyla toplam 23.632 sit alani bulunmaktadir. Alternatif turizmin gelismesi ve turizmin bölgesel boyutunun güçlendirilmesi için sit alanlari da turistik ürün olarak kullanilmaktadir. Sit alanlari turizm için çekicilik olustursa da niceliginin yaninda niteligi de önemlidir. Sit alanlarinin turistik ürün olarak kullanilmasi bu alanlarin islevlendirilmesi için önemli olmakla birlikte korumakullanma dengesinin saglanmasi hem bu alanlarin sürdürülebilirligi hem de turizmden elde edilecek gelirin süreklligi için önemlidir. Sit alanlari Akdeniz, Ege, Güneydogu Anadolu ve iç Anadolu
Bölgeleri'nde daha yogun sayida bulunmakta olup en yüksek sit alanina sahip ilk bes il Antalya (1.120), Konya (1.097), Izmir (1.041), Mugla (964) ve Afyonkarahisar (914)'dir (Harita 8.37).
Ulusal kurumlar tarafindan dogal, kültürel ve turistik degerlerin tescillenmesi ve korunmasi yaninda bu degerlerin uluslararasi kuruluslarca tescil edilmesi de turizm açisindan rekabet avantaji saglamaktadir. Bu nedenle; ülkemizin dogal, kültürel ve turistik degerlerinin UNESCO Dünya Mirasi Listesi, UNESCO Yaratici Sehirler Agi, Yavas Sehirler Agi (Cittaslow Network) ve mavi bayrakli plaj/marina uygulamasi açisindan degerlendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadir.
Harita 8.38 Dunya Mirasi, Yaratici Sehirler, Yavas Sehirler ve Mavi Bayrak
Kaynak: UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Türkiye Çevre Egitim Vakfi, Cittaslow International
Uluslararasi çapta önemli olan ve bu sebeple korunmaya ve gelecek nesillere ulastirilmaya deger dogal olusumlara, anitlara ve sitlere UNESCO Dünya Mirasi Komitesi tarafindan "Dünya Mirasi" statüsü taninmaktadir. Bir alanin Dünya Mirasi statüsüne sahip olmasi; alanin taninirligi, markalasmasi ve sürdürülebilirliginin saglanmasi açisindan oldukça önemlidir ve alanla ilgili politikalari olumlu yönde etkilemektedir. 1972 yilinda imzalanan Dünya Kültürel ve Dogal Mirasinin Korunmasi Sözlesmesi'ne göre 2023 yil itibariyla 1.199 deger Dünya Mirasi olarak ilan edilmistir. Bunlardan 933'ü kültürel, 227'si dogal ve 39'u karma (dogal ve kültürel) miraslardir. Türkiye' nin bu listede ülkenin farkli cografyalarinda yer alan 23 farkl ilde kültürel ve karma miras degeri bulunmaktadir (Harita 8.38). Ayrica Türkiye' nin geçici listede 72 kültürel, 4 karma ve 3 dogal olmak üzere toplam 79 degeri vardir.
UNESCO Yaratici Sehirler Agi Programi 2004 yilinda baslatilmis olup 295 üye sehir bulunmaktadir. Türkiye aga gastronomi, tasarim, zanaat ve halk sanatlari ile müzik alaninda 7 sehir ile dahil olmustur.
Son yillarda yasanan gelismeler turistlerin turizm aliskanliklarinda degisimlere sebep olmustur. Turistlerin dogal alanlarda ve tenha yerlesimlerde dinlenme istekleri yavas sehir (Cittaslow) ve yavas turizm kavramini öne gikarmistir. Sürdürülebilir turizm ve yerel kalkinma açisindan ele alindiginda yavas sehir uygulamasiyla yerlesim yerlerine yeni bir imaj kazandirilmakta ve kentin bir turizm agina dahil olmasiyla taninirligi arttirilmaktadir. 2009 yilinda Seferihisar' in Yavag Sehir Birligi ne üye olmasiyla toplamda 33 ülkeden 291 sehrin üye oldugu Yavas Sehirler Agi'na ülkemiz de dahil olmustur. Italya (88), Polonya (36) ve Almanya (24)'dan sonra söz konusu aga en fazla üyesi olan ülke Türkiye'dir ve 2023 ylli Haziran Ayr itibariyla Türkiye'den 22 sehir bu aja üyedir (Harita 8.38).
Uluslararasi turizm sektöründe yasanan rekabet ortami sektörel standardizasyonlarin olugmasinda da önemli rol oynamistir. Türkiye için önemli bir turizm çesidi olan deniz-kum-günes turizmi için plajlarin güzelligi, suyun niteligi, güvenlik ve altyapi gibi kriterler önemlidir. Bu kriterler, 50 ülkede uygulanan ve gerekli standartlari tagiyan nitelikli plaj ve marinalara verilen uluslararasi bir çevre ödülü olan Mavi Bayrak'a sahip olmak için gerekli olup Mavi Bayrak uygulamasi turizm talebi anlaminda önemli avantajlar saglamaktadir. Uygulamanin uluslararasi nitelik tasimasi ve uluslararasi garanti içermesi turizm açisindan önemli bir faktördür. Türkiye 2023 yil itibariyla 551 plaj ile uluslararasi mavi bayrakli plaj siralamasinda dünyada 3. sirada, 23 marina ile uluslararasi mavi bayrakli marina siralamasinda ise dunyada 7. siradadir. Türkiye'de en fazla mavi bayrakli plaj Antalya'da bulunmaktadir. Antalya'yi sirasiyla Mugla, Izmir, Balikesir ve Aydin takip etmektedir. Mavi bayrakli marina sayilarina bakildiginda ilk sirada Mugla daha sonra sirasiyla Antalya, izmir, Aydin ve istanbul gelmektedir. Balikesir, Mersin ve Yalova'da da birer tane mavi bayrakli marina bulunmaktadir (Harita 8.38).
8.4,4. Destinasyon Yönetimi
Turizm destinasyonu; bir ziyaretginin ziyaret süresi boyunca ihtiyaçlarini karsilayabilecegi, konaklayabilecegi, idari ve analitik sinirlari olan veya olmayan fiziksel bir mekândir. Turizm deger zinciri boyunca ürün ve hizmetler ile faaliyet ve deneyimlerin kümelendigi yer olan destinasyon, birçok farkli paydagin is birligi içinde oldugu ve daha büyük destinasyonlar olusturmak amaciyla diger destinasyonlarla iliski içinde olup pazardaki rekabet gücünü etkileyebilecek imaji ve kimligi ile soyut bir nitelige sahiptir.
Turizm pazarinda basarili olmanin temel kosullarindan biri destinasyonlarin benzersizligini ve ayirt edici özelliklerini basit, anlagilir ve açrk bir sekilde ortaya çikarmaktir. Bu amaçla, cografi olarak yakin olan, ayni ya da benzer ürün veya hizmetleri sunan ve ortak tarihi veya kültürel hikayelere sahip olan turistik ürün ve deneyim kümeleri veya makro destinasyonlar olusturulmasi önem tagimaktadir. Makro destinasyonlar, bir destinasyonun kimligini güçlendirmek ve ürün gelistirme ile tanitimda sinerji olusturmak ve küresel ölçekte bilinirligi saglamak için bir zorunluluk haline gelmistir.
Turizmin daha rekabetçi ve sürdürülebilir kilinmasi, paydaslar arasinda etkili koordinasyon ve iletisimin olusturulmasi, kaynaklarin daha dogru ve verimli kullanilmasi amaciyla turizmin yönetimi, pazarlamasi ve tanitiminin tüm paydaslarin yer aldigi entegre bir yapi ile yürütüldugu "destinasyon yönetimi" modelinin olusturulmasi gerekmektedir.
Türkiye, uluslararasi turizmde bir yaz destinasyonu olarak konumlanmis durumdadir ve yillar içinde cesitlenmekle birlikte geleneksel deniz ve günese bagli ürün yapisi devam etmektedir. Türkiye'de turistik ürün ve hizmetlerin önemli bir çogunlugu olgunluga ulagmistir ve farkli turizm türlerinde yeni markalar olusturma ihtiyaci bulunmaktadir.
Türkiye'de farkli turizm çesitlerinin gelistirilmesi ve farkli turizm çesitleri kapsaminda ürün çesitliliginin artirilmasi; mevsimsellik etkisinin azaltilmasinda, yeni pazarlara erisimde, turizm gelirinin ve rekabet gücünün artirilmasinda, destinasyon ve ülke markasinin gelistirilmesinde kritik önem tagimaktadir. Bu amaçla, 2024-2028 BGUS döneminde farkli turizm türlerine göre Türkiye'de olgunlasmis veya gelismeye açrk rota ve destinasyonlar incelenmistir. Diger yandan; Afet Sonrasi lhya illeri içerisinde yer alan Hatay, Gaziantep ve Adiyaman sahip olduklari turizm degerleri bakimindan rotalarda yer almaktadir. Bu nedenle yasanan afet sonucu zarar gören bu degerler hem destinasyonlari hem de turizm rotalarini etkilemistir. Afet sonrasi ekonomik ve sosyal iyilestirme faaliyetleriyle birlikte kültür ve turizm degerlerinin yeniden kazanimi ile söz konusu rota ve destinasyonlarin canlandirilmasi önem tasimaktadir.
8.4.4.1. Kültür Turizmi
Ziyaretçilerin temel motivasyonunun bir turizm destinasyonundaki somut ve soyut kültürel çekicilikleri/ürünleri ögrenmek, kesfetmek, deneyimlemek ve tüketmek oldugu bir turizm faaliyeti türü olan kültür turizminde Türkiye'de pek çok rota ve destinasyonun bulundugu görülmektedir (Tablo 8.11).
Tablo 8.11 Kültür Turizmi Rota ve Destinasyonlari
| Turizm Siniflamasi Siniflama | Alt | Rota/Destinasyon | Kapsadigi iller |
|---|---|---|---|
| Kültür Turizmi Destinasyonlari | Kültür Turizmi Destinasyonlari | Kültür Turizmi Destinasyonlari | istanbul, izmir, Çanakkale, Nevsehir, Mardin, Sanliurfa, Bursa, Kars |
| Kültür Turizmi Rotalari | Kültür Rotalari | Mezopotamya | Gaziantep, Sanliurfa, Adiyaman, Diyarbakir, Mardin |
| Kültür Turizmi Rotalari | Kültür Rotalari | Kapadokya Kültür Rotasi | Nevsehir, Nigde, Aksaray, Kayseri |
| Kültür Turizmi Rotalari | Kültür Rotalari | Dogu Karadeniz Rotasi | Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Gümüghane, Trabzon, Rize, Artvin, Gürcistan |
| Kültür Turizmi Rotalari | Kültür Rotalari | Bati Karadeniz Kültür Rotasi* | Karabük, Bartin, Kastamonu |
| Kültür Turizmi Rotalari | Kültür Rotalari | Hierapolis- Laodikya-Aphrodisias- Meryem Ana- Yedi Uyurlar Magarasi- Efes Antik Kentleri | Denizli, Aydin, izmir |
| Kültür Turizmi Rotalari | Kültür Rotalari | Van Gölü/Urartu Destinasyonu Firat Kültür Rotasi | Van, Bitlis, Mus Malatya, Elâzig, Tunceli |
| Kültür Turizmi Rotalari | Orta Karadeniz Kültür Rotasi* | Amasya, Çorum, Samsun, Tokat | |
| Kültür Turizmi Rotalari | Tematik Rotalar | Ipek Yolu Turizm Koridoru * | Bursa, Bilecik, Sakarya, Düzce, Bolu, Ankara |
| Kültür Turizmi Rotalari | Aeneas Rotasi * Kervan Göç Yollari* | Balikesir, Çanakkale, Edirne Antalya, Burdur | |
| Kültür Turizmi Rotalari | Kültür Yollari | Endüstriyel Miras Rotasi* | Zonguldak, Karabük |
| Kültür Turizmi Rotalari | Likya Yolu | Mugla, Antalya | |
| Kültür Turizmi Rotalari | Frig Yolu* | Afyonkarahisar, Kütahya, Eskisehir, Ankara Çorum | |
| Kültür Turizmi Rotalari | Hitit Yolu* | Ankara, Kirikkale, Kayseri, Sivas, Erzincan, Erzurum, | |
| Kültür Turizmi Rotalari | Tren Turizmi | Dogu Ekspresi | Kars |
| Kültür Turizmi Rotalari | Karaelmas Ekspresi* | Ankara, Çankiri, Karabük, Zonguldak | |
| Kültür Turizmi Rotalari | Kurtalan Ekspresi* | Ankara, Kinikkale, Kayseri, Sivas, Malatya, Elâzig, Diyarbakir, Siirt |
Kaynak: BGUS kapsaminda olusturulmustur.
- Gelisime Açik Rotalar
istanbul, izmir, Çanakkale, Nevsehir, Mardin, Sanhurfa, Bursa ve son dönemlerde Kars kültür turizmi açisindan ulusal marka degeri olarak öne cikmaktadir. Söz konusu illerdeki tarihi ve kültürel degerler tek bagina varis yeri olmakla birlikte çevresindeki illeri de dahil ederek yeni rotalarin olusturulmasinda baçat rol oynamaktadir.
Güneydogu Anadolu ve Dogu Karadeniz Bölgeleri; Nevsehir, Nigde, Aksaray ve Kayseri illerini kapsayan Kapadokya Bölgesi ile Denizli, Aydin ve Izmir illerinde bulunan tarihi ve kültürel degerlerin kültür rotalari olusturdugu görülmektedir. Bununla birlikte Mugla ve Antalya illerinde yer alan kültür degerlerinin deniz-kum-günes turizmi ile birlikte daha büyük bir potansiyel olusturdugu, bu illerde turizmin iç bölgelere yayilmasi için bu potansiyelin degerlendirilmesi gerektigi söylenebilir.
Van, Bitlis, Mus, Malatya, Tunceli, Amasya, Samsun, Burdur, Sivas ve Çankiri gibi yakinsama boyutundaki illerde de gelismeye açik rotalarin oldugu görülmekte olup bu illerin sosyoekonomik gelisimi bakimindan bu potansiyelin degerlendirilmesi önem tasimaktadir.
8.4.4.2. Inanç Turizmi
inanç turizmi çogu zaman kültür turizminin bir alt basligi olarak ele alinmakta, diger taraftan kendine has özellikleri dolayisiyla ayri bir ziyaretçi motivasyonu olusturmaktadir. inanç turizmi kapsamindaki temel çekim unsurlari; camiler, kiliseler, sinagoglar, türbeler ve katedraller gibi dini amaçli inça edilmis yapilar ile kutsal kabul edilen göller, daglar, adalar, korular ve magaralar gibi dogal varliklardir. Türkiye'de semavi dinlerden özellikle Islamiyet ve Hristiyanlik eserlerine ait envanter oldukça zengindir. Inanç turizminde öne fikan ve gelismeye açik rota ve destinasyonlar Tablo 8.12'de yer almaktadir. Turizmde bölgesel vigilmanin önüne geçilebilmesi ve turizm gelirlerinin bölgelere yayilabilmesi için bu alandaki zengin envanterin degerlendirilmesiyle farkli uzunluklarda çesitli rotalarin gelistirilmesi mümkündür. Bu kapsamda, farkl inanç ve dinlere ait noktalari birlestiren zenginlestirilmis tematik inanç rotalari ve destinasyonlarinin etkili tanitiminin yapilmasi önem tasimaktadir.
Tablo 8.12 inanç Turizmi Rota ve Destinasyonlari
| Turizm Siniflamasi | Rota/Destinasyon | Kapsadigi iller |
|---|---|---|
| inanç Turizmi Destinasyonlar! | inanç Turizmi Destinasyonlar! | Istanbul, Konya, Antalya, Bursa |
| inanç Turizmi Rotalari | Aziz Paul Yolu* | izmir, Denizli, Antalya, Isparta, Konya, Aksaray, Nevsehir, Karaman, Mersin, Hatay |
| inanç Turizmi Rotalari | inanç Turizmi Rotasi | Mersin, Hatay, Gaziantep, Sanliurfa, Mardin |
| inanç Turizmi Rotalari | Erken Hristiyanlik Dönemi'nde Kapadokya* | Nevsehir, Nigde, Aksaray, Kayseri |
| inanç Turizmi Rotalari | Yedi Kilise* | Manisa, Denizli, Izmir |
| inanç Turizmi Rotalari | Tasavvufta Ask Yolu: Mevlâna* | Konya, Istanbul, Çanakkale, izmir, Manisa, Afyonkarahisar, Gaziantep |
| inanç Turizmi Rotalari | Manastirlar Diyan* | Artvin, Trabzon, Giresun |
| inanç Turizmi Rotalari | Bektasilik, Ahilik ve Yunus Emre Gelenekleri* | Nevsehir, Kirsehir, Aksaray, Kinikkale, Eskisehir, Karaman |
Kaynak: BGUS kapsaminda olusturulmustur.
*Gelisime Açik Rotalar
istanbul, Konya, Antalya ve Bursa'da farkli din ve inançlara ait zengin envanter bulunmakta ve bu degerler yilin farkli dönemlerinde veya tüm yil boyunca turist çekmektedir.
Mersin'den baslayarak Mardin'e kadar uzanan inanç turizmi rotasinda ise önemli islamiyet ve Hristiyanlik yapilari bulunmaktadir. Hristiyanligin yayilmasinda Güneydogu Anadolu Bölgesi ve özellikle Kapadokya Bölgesi oldukça önemli bir yere sahip olup bu bölgeler inanç turizminde önemli bir marka degerine sahiptir. Ayrica, Hristiyanlik tarihi açisindan büyük önemi olan Aziz Paul'un yaptigi seyahatlerin bir rota haline getirildigi Aziz Paul Yolu inanç turizmi açisindan oldukça önemlidir.
8.4.4.3. Gastronomi Turizmi
Yiyecek içecek hizmetleri; turizmde her biri alt sektör haline gelmis konaklama, ulastirma ve rekreasyon baghklari ile beraber temel bir turizm hizmet kalemidir ve alt sektör olarak da önemli bir yer tutmaktadir. Gastronomi turizmi ise ziyaretçilerin seyahat ederken yiyecek ve yiyecekle ilgili ürün ve faaliyetlerle baglantili deneyimleriyle olusan bir turizm türüdür. Küresellesme sürecinde yerelin önemi giderek daha iyi anlasilmakta ve bu durum turizmde de yansima bulmakta, özellikle yerel mutfak turizmde önemli bir ilgi odagi olmaktadir. Türkiye tarihi ve kültürel uzanimlariyla gastronomi turizmi bakimindan önemli bir potansiyel barindirmakta, bu potansiyelin tüm unsurlariyla bölgeler ve farkli kategoriler altinda envanterinin olusturulmasi önem tagimaktadir. Gastronomi turizminde öne fikan ve gelisime açik olan rota ve destinasyonlar Tablo 8.13'te yer almaktadir.
Tablo 8.13 Gastronomi Turizmi Rota ve Destinasyonlari
| Turizm Siniflamasi | Rota/Destinasyon | Kapsadigi Iller |
|---|---|---|
| Gastronomi Turizmi Destinasyonlar | Gastronomi Turizmi Destinasyonlar | Gaziantep, Hatay, Afyonkarahisar |
| Gastronomi Turizmi Rotalari | Gastronomi Turizmi Rotasi | Mersin, Adana, Hatay, Gaziantep, Sanliurta, Diyarbakir, Mardin |
| Gastronomi Turizmi Rotalari | Peynir Rotalan* | Kars, Ardahan / Balikesir, Çanakkale |
| Gastronomi Turizmi Rotalari | Zeytin Agaci Rotasi * | Edirne, Çanakkale, Balikesir, Bursa, Manisa, izmir, Aydin, Mugla |
| Gastronomi Turizmi Rotalari | Trakya Bag Rotasi * | Edirne, Kirklareli, Tekirdag, Çanakkale |
Kaynak: BGUS kapsaminda olusturulmustur.
*Gelisime Açik Rotalar
UNESCO Yaratici Sehirler Agr'na gastronomi alaninda üye olan Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar ile Mersin'den Mardin'e kadar uzanan aks üzerinde bulunan sehirlerin yerel yemek kültürü turistik ürün olarak büyük deger tagimaktadir. Mersin, Adana, Hatay, Gaziantep, Sanhurfa, Diyarbakir ve Mardin illerinden olusan Gastronomi Turizmi Rotasi; yemek kültürleri benzer özelliklere sahip olan ve cografi olarak yakin farkl iller ile gruplanarak agroturizm ile birlikte ele alinabilir. Gastronomi mirasina yönelik birikimin gelecek nesillere özgün karakteri ile aktarilmasini saglayacak sürdürülebilir uygulamalar ile Türk yemeklerinin ve yöresel ürünlerin markalasma ve cografi isaret çabalarinin hizlandirilmasi bu alandaki potansiyelin degerlendirilmesi açisindan gereklidir. Peynir, zeytinyagi ve üzüm gibi ürünler ülke turizminde gastronomi alaninda öne gikmaktadir. Zeytin Agaci Rotasi disinda Hatay, Gaziantep ve Kilis'te de zeytin ekili alan ve zeytin üretimi fazla olup bu illerde zeytin ile ilgili markalasma çalismalari yapilmaktadir. Peynir Rotasi'nda ise Balikesir, Çanakkale, Kars ve Ardahan illerinin yani sira Türkiye' nin tüm cografyalarinda geleneksel olarak üretilen peynirlerin gastronomi potansiyeli bulunmaktadir. Bozcaada Bag Rotasi'nin Trakya Bag Rotasi ile birlikte ele alinabilecegi degerlendirilmektedir. Ayrica; izmir Bag Rotasi ve Kapadokya Bag Rotasi diger önemli bag rotalari arasindadir. Özellikle peynir ve zeytinyagina yönelik farkli rotalar üzerinde çalismalar yapilarak birbirine eklemlenmesi ve bu ürünlerin yer aldigi cografyalarin markalasmasi gastronomi turizmi açisindan önemlidir.
8.4.4.4. Saglik Turizmi
Saglik turizmi, bireylerin zihinsel ve/veya ruhsal sagligina katkr saglayan faaliyetleri gerçeklestirmek amaciyla yaptiklari ziyaretlerdir. Alt bagliklari arasinda medikal turizm ve termal turizm bulunan saglik turizmi; gelismis ülkelerde nüfusun yaslanmasi, degisen yasam tarzi, uzak destinasyonlara ulasim imkânlarinin ve alternatif turizm ürünlerinin erisilebilir olmasi ve gelismis ülkelerin saglik sistemlerindeki güçlükler sonucunda küresel olarak gelisme egilimi göstermektedir. Saglik turizminin gelismesi için uluslararasi kurumlarla iletisim, entegrasyon, anlasma ve akreditasyon süreçlerinin güglendirilmesi gerekmektedir. Türkiye'de yer alan saglik turizmi destinasyonlari Tablo 8.14'te yer almaktadir.
Tablo 8.14 Saglik Turizmi Destinasyonlari
| Turizm | Alt Siniflama | Kapsadiji iller |
|---|---|---|
| Siniflamasi | ||
| Medikal Turizm | istanbul, Ankara, Antalya, Izmir, Bursa, Kayseri, Malatya, Trabzon, Erzurum, Samsun, Tekirdag, Van | |
| Saglik Turizmi Destinasyonlari | Termal Turizm | Çanakkale, Balikesir, Yalova, Afyonkarahisar, Kütahya, Usak, Eskisehir, Ankara, Izmir, Manisa, Aydin, Denizli, Yozgat, Kirsehir, Nevsehir, Nigde |
Kaynak: BGUS kapsaminda olusturulmustur.
istanbul, Ankara, Antalya, izmir, Bursa, Kayseri, Malatya, Trabzon, Erzurum, Samsun, Tekirdag ve Van gelismis saglik altyapisinin turizm ile entegrasyonunun saglanmasiyla birlikte ulusal ve uluslararasi tanitiminin güçlendirilmesi Türkiye'nin bu turizm çesidinde en önemli destinasyonlardan biri haline getirilmesi açisindan kritik önem tagimaktadir.
Çanakkale, Balikesir ve Yalova illerinin yer aldigi Güney Marmara Termal Turizm Bölgesi; Afyonkarahisar, Kütahya, Usak, Eskisehir ve Ankara illerini kapsayan Frigya Termal Turizm Bölgesi; Izmir, Manisa, Aydin ve Denizli illerinin olusturdugu Güney Ege Termal Turizm Bölgesi ile Yozgat, Kirsehir, Nevsehir ve Nigde illerinin olusturdugu Orta Anadolu Termal Turizm Bölgesindeki termal kaynaklarin degerlendirilmesi ve destekleyici hizmet sektörlerinin gelistirilmesi Türkiye'nin termal turizm merkezi haline getirilmesi ve saglik turizminde bagat ülke olmasi açisindan önem arz etmektedir.
8.4.4.5. Doga Turizmi
Doga turizmi doga içerisinde yer alan ve dogal cevreye bagli faaliyetlerin gerçeklestirildigi turizm çesididir. Ziyaretçinin temel motivasyonlari arasinda ekosistemin bütünlügünü korumak ve yerel toplulugun refahini artirmak için sorumlu bir tavirla biyolojik ve kültürel çesitliligi gözlemlemek, ögrenmek, kesfetmek, deneyimlemek ve takdir etmek bulunmaktadir. Doga temelli turizm türleri hem yerel halk hem de ziyaretçiler arasinda biyoçesitliligin, dogal çevrenin ve kültürel varliklarin korunmasina yönelik farkindaligi artirmakta ve ekosistem üzerindeki olumsuz etkiyi en aza indirmek için özel yönetim süreçleri gerektirmektedir. Doga temelli turizm birçok alt siniflamayi içermekte ve kapsami çok genis olarak ele alinabilmektedir.
Türkiye sahip olduju doga temelli turizm varliklarinin ve dogal degerlerinin sürdürülebilirligini koruyarak bu alanda uluslararasi bir marka haline gelme potansiyeline sahiptir. Dijer yandan, doga temelli turizm kirsal kalkinmaya yönelik de önemli bir araç olarak öne cikmaktadir. Türkiye ülke geneline yaygin birçok dogal degere sahip olmakla birlikte öne çikan rota ve destinasyonlar Tablo 8.15 te görülmektedir.
Deniz-kum-günes turizminin yogun olarak gerçeklestirildigi Antalya, izmir, Balikesir, Mugla ve Mersin illerinde turizmin iç bölgelere yayilmasi için kirsal alanlarda gerçeklestirilecek turizm faaliyetlerinin degerlendirilmesi de önem tasimaktadir. Kirsal alanlarin turizm açisindan çekiciliginin korunmasi için kendine özgü dogal ve kültürel degerleri koruma ve kullanma dengesinin gözetilmesi esastir.
Dogu Karadeniz Bölgesi'ndeki yaylalarin Dogu Karadeniz markasinin olusturulmasinda büyük önemi bulunmaktadir. Özellikle Dogu Karadeniz Projesi Bölge Kalkinma Idaresi (DOKAP) tarafindan yürütülen ve Samsun'dan Hopa'ya kadar uzanan bir alani kapsayan Yesil Yol Projesi kapsaminda bölgedeki yayla yollarinin birbirine baglanmasi, fiziki altyapi ve ulasim kalitesinin iyilestirilmesi ile birlikte bölgedeki turizm kapasitesinin artirilmasina dönük önemli çalismalar yapilmaktadir. Dogu Karadeniz'e benzer sekilde Orta Karadeniz' de bulunan yaylalar ve yayla yasami da bu alanda potansiyel tasimaktadir.
Özellikle COVID-19 pandemisi sonrasinda talep artisina bagli olarak hizli bir büyüme trendine giren karavan turizmine yönelik temel veri ve istatistikler bulunmamakla birlikte mevcut karavan alanlarinin nitelik ve nicelik olarak yeterli seviyede olmadigi bilinmektedir. Kuzey Anadolu Kalkinma Ajansi öncülügünde baslatilan çalismalar ile Türkiye' nin karavan turizmi açisindan tasidigi degeri tespit etmek amaciyla standartlar belirlenmis ve Ulusal Kamp ve Karavan Federasyonu (UKKF) is birligi ile 249 potansiyel karavan alani tespit edilmistir. BGUS kapsaminda; Bati Karadeniz, Güney Ege ve Akdeniz Bölgelerinde karavan alanlari önceliklendirilmis olup bu karavan alanlarina yönelik altyapilarin gelistirilmesi ve rota boyunca karavan alanlarinin olusturulmasi bu alandaki büyüme trendinin sürekliligi bakimindan önem tasimaktadir.
Tablo 8.15 Doga Turizmi Rota ve Destinasyonlari
| Turizm Siniflamasi | Alt Siniflama | Rota/Destinasyon | Kapsadigi iller |
|---|---|---|---|
| Doga Turizmi | Doga Turizmi Destinasyonlari | Doga Turizmi Destinasyonlari | Burdur, Isparta, Antalya, Mersin / Mugla, Denizli / izmir / Balkesir/ Kirklareli, Edirne / Nevsehir, Nigde |
| Doga Turizmi | Küre Daglar* | Kastamonu, Karabük, Bartin | |
| Doga Turizmi | Ilgaz Daglari* | Çankiri, Kastamonu | |
| Doga Turizmi | Kaz Daglan* | Balkesir, Çanakkale | |
| Doga Turizmi | Ekoturizm/ Agroturizm /Kirsal | Ekokültürel Köyler* | Artvin, Izmir |
| Doga Turizmi | Masukiye, Sapanca, Yedigöller, Abant, Gölcük | Kocaeli, Sakarya, Bolu | |
| Doga Turizmi | Turizm | Lavanta Yolu* | Burdur, Isparta |
| Doga Turizmi | Hasat Rotasi * | Karabük, (Safran - Çavus Üzümü) | |
| Doga Turizmi | Ajri Kültür ve Macera Rotasi* | Agri | |
| Doga Turizmi | Yayla Turizmi | Yaylalar Diyari | Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüshane, Rize, Artvin |
| Doga Turizmi | Orta Karadeniz Yayla Koridoru* | Tokat, Samsun, Ordu | |
| Doga Turizmi | Karavan Turizmi | Karavan Rotasi* | Antalya, Isparta, Burdur, Mugla, Denizli, Karaman, Konya, Afyonkarahisar |
| Doga Turizmi | Bati Karadeniz Karavan Rotasi* | Bolu, Çankiri, Kastamonu, Sinop, Bartin, Zonguldak, Karabük | |
| Doga Turizmi | Eurovelo Rotasi | izmir | |
| Doga Turizmi | Spor Turizmi | Su Sporlari* | Artvin, Rize, Bayburt, Erzincan, Erzurum / Antalya, Balikesir, Mugla, Çanakkale, Mersin, izmir, Hatay |
| Doga Turizmi | Hava Sporlan* | Mugla, Denizli, Ankara, Izmir, Eskisehir, Bolu, Kayseri, Hakkâri | |
| Doga Turizmi | Karanlik Gokyüzü Parklart | Antalya, Isparta, Ankara, Konya, Balikesir, Çanakkale, Bolu, Bursa, Eskisehir, Denizli, Hatay, Diyarbakir, Erzurum, Van | Antalya, Isparta, Ankara, Konya, Balikesir, Çanakkale, Bolu, Bursa, Eskisehir, Denizli, Hatay, Diyarbakir, Erzurum, Van |
Kaynak: BGUS kapsaminda olusturulmustur.
*Gelisime Açik Rotalar
Türkiye'de ulusal ve uluslararasi birçok yarismanin yapildigi bisiklet rotalari bulunmaktadir. Orta Anadolu Kalkinma Ajansi ve Kuzeydogu Anadolu Kalkinma Ajansi kis turizmi ile birlikte bisiklet turizminin de gelismesine yönelik çalismalar yapmaktadir. Bati Karadeniz Kalkinma Ajansi ve Kuzey Anadolu Kalkinma Ajansinin is birligi ile olusturulan rotalarda özel bisiklet turlari baslatilmistir. Diger yandan, bisiklet turizminde en gelismis aj sistemi olan Eurovelo agina Izmir de dahil olmustur. Bisiklet turizmine yönelik rotalar, arazi ve yol sartlari uygun hale getirilerek olusturulmali ve ülke genelinde genisletilmelidir.
Son dönemlerde gündemde olan karanlik gökyüzü parklari da doga temelli turizm kapsaminda ele alinmaktadir. Antalya, Isparta, Ankara, Konya, Çanakkale, Balikesir, Bolu, Bursa, Eskisehir, Denizli, Hatay, Diyarbakir, Erzurum ve Van illerinde karanlik gökyüzü parklarinin olusturulmasi amaciyla karanlik gökyüzüne sahip alanlarin belirlenmesi, korunmasi, gelistirilmesi, altyapilarinin iyilestirilmesi ve uluslararasi tescil çalismalarinin yürütülmesi çalismalari yapilmaktadir.
8.4.4.6. Kis Turizmi
Kis turizmi, karli ve egimli bölgelere gerçeklestirilen ve merkezinde kayak sporu ve diger kis sporlarinin yer aldigi seyahat, konaklama ve diger faaliyetlerden meydana gelen iliskilerin bütünüdür. Kis turizmi, Türkiye de agirlikli olarak iç turizm taleplerine dayanmaktadir.
Tablo 8.16 Kis Turizmi Destinasyonlari
| Turizm Siniflamasi | Kapsadigi iller |
|---|---|
| Kis Turizmi Destinasyonlari | Bolu, Bursa, Cankiri/Kastamonu, Erzurum, Isparta, Kars, Kayseri, Kocaeli Ardahan, Erzincan, Hakkâri, Sivas |
Kaynak: BGUS kapsaminda olusturulmustur.
*Gelisime Açik Destinasyonlar
Kültür ve Turizm Koruma ve Gelisim Bölgeleri içerisinde temasi "Kis" olan 27 adet bölge bulunmaktadir. Türkiye'de ziyaretçi sayisinin en fazla oldugu kayak merkezleri Bolu-Kartalkaya, Bursa-Uludag, Çankiri/Kastamonu-llgaz, Erzurum-Palandöken, Isparta-Davraz, Kars-Sarikamis, Kayseri-Erciyes ve Kocaeli-Kartepe dir. Bu bölgelerle birlikte Sivas, Erzincan, Hakkâri ve Ardahan'in da potansiyel destinasyon olmasi için çalismalar devam etmektedir (Tablo 8.16). Özellikle kis kosullari açisindan Kuzey Avrupa ülkelerine benzerlik gösteren Doju Anadolu Bölgesi'nin kis turizminde Avrupa' nin önemli destinasyonlarindan biri haline gelmesi temel hedef olarak benimsenmektedir.
8.4.4.7. Kruvaziyer Turizmi
Kruvaziyer, çesitli destinasyonlari ziyaret etmek üzere turizm amaciyla yapilan gemi seyahatidir. Buna göre asil hedefi gemide bulunan turistleri agirlamak olan ve her türlü hizmet donanimina sahip büyük gemilerle yapilan deniz seyahatleri, kruvaziyer ürününün ana eksenini olusturmaktadir. Kruvaziyer turizminde Türkiye'nin önemli bir destinasyon olabilmesi için ara liman olarak belirlenen destinasyonlarda, kruvaziyer turizmine yönelik gelistirmeler yapilmasi ve deniz ulasiminin diger ulasim aglari ile entegrasyonunun gelistirilmesi önem arz etmektedir.
Kruvaziyer turizminin gelisimindeki temel gerekliligin gelismis liman altyapisi olmasi ve istanbul'da 2021 yilinda açilan Galataport ana limaninin ülkenin kruvaziyer turizminde atilim yapabilmesi için çok önemli bir firsat oldugu görülmektedir.
Tablo 8.17 Kruvaziyer Turizmi Destinasyonlari
Turizm Siniflamasi
Kruvaziyer Turizmi
Destinasyonlari
Kaynak: BGUS kapsaminda olusturulmustur. *Gelisime Açik Destinasyonlar
Halihazirda baslica talebin istanbul, Kusadasi ve izmir'de gerçeklestigi ve bunu Marmaris, Antalya, Bodrum Alanya, Çesme ve diger illerin takip ettigi görülmekte; Bartin, Çanakkale, Samsun Sinop ve Trabzonillerinin de kruvaziyer turizminde gelismeye açik olduklari degerlendirilmektedir (Tablo 8.17). Yabanci turist kafilelerinin yogun olarak tercih ettigi Antalya, Mugla, Aydin, izmir ve Balikesir illeri deniz-kum-günes turizmi merkezleri olup kruvaziyer turizmine yönelik altyapi ihtiyaçlarinin giderilmesiyle ülke ekonomisine katkilari artacaktir. Kruvaziyer turizmi kapsaminda liman sehirlerinden iç bölgelere dogru turizm destinasyonlari olusturularak bu illerin turizm potansiyelinin de degerlendirilmesi amaçlanmaktadir.
Kapsadigi iller
istanbul, Aydin, Mugla, izmir, Antalya Bartin, Çanakkale, Samsun, Sinop, Trabzon*
Harita 8.39 Turizmde Öne Çikan Destinasyonlar ve Rotalar
Kaynak: BGUS kapsaminda olusturulmustur.
Harita 8.39'da görüldügü üzere kültür, inanç, gastronomi, saglik, kis, kruvaziyer ve doga turizmi kapsaminda olgunlagmis ve gelisime açik olan rota ve destinasyonlar incelenmistir. Incelenen tüm bu turizm türlerinde sahip olunan büyük potansiyelin yerel ve bölgesel kalkinmaya etkisinin artirilmas için turizmde ürün çesitliliginin saglanmasi, belli temalar gözetilerek somut ve somut olmayan kültürel miras envanterinin bir arada ele alinmasi, destinasyon ve rotalarin tasima kapasitesine göre altyapilarin olusturulmasi, insan kaynaginin gelistirilmesi ve rehber eksikliklerinin giderilmesi önemlidir. Ayrica, turizm sektöründe sunulan hizmetlerde nitelik bakimindan standartlasmanin saglanmasi, sektörde marka bilincinin gelistirilmesi, bölgelerin turistik potansiyelinin ve varliklarinin koordineli bir sekilde tanitilmasi ve pazarlanmasi, insan kaynaklarinin gelistirilmesi ve kurumlar arasi es güdümün saglanmasi ile turizmin tüm yila yayilmasi için ana turizm ürünü ile diger turizm türlerini birbirine baglayan destinasyon planlamalarinin yapilmasi öne gikan diger hususlardir.
8.4.5. Turizm Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri
2024-2028 BGUS ta Türkiye ekonomisi için turizmin tagidigr önem, giderek gelisen turizm ekosistemi çerçevesinde yasanan krizler sonucu artan kirilganlik ve turist aliskanliklarindaki degisiklikler ile On ikinci Kalkinma Planinda gizilen genel çerçeve dikkate alinarak turizm temasiyla ilgili amaç ve stratejiler belirlenmistir. Destinasyon yönetimi, ürün gesitliligi ve rekabetçilik odajinda turizm potansiyelinin bölgesel kalkinmaya katkisinin artirilmasi ana amaci altinda destinasyon yönetiminin güçlendirilmesi, turizm çesitliliginin artirilmasi, rekabetçiligin korunmasi, ekonomik dayanikhligin artirilmasi ile sektörde dijital dönüsümün ve iklim degisikligine uyumun saglanmasi hedeflenmektedir.
Turizm sektörünün bölgesel gelismeye katkisini artirmak için destinasyon ve tema odakli turizm yaklagimi benimsenecektir. Yerelde ekonomik gelismenin ve bölgesel refahin artirilmasina yönelik destinasyon planlanmasinin bütüncül yaklagimla ele alinmasi amaciyla destinasyon yönetimleri olusturulacak, destinasyonlar ve rotalar gelistirilecektir. Tarihi, dogal ve kültürel degerler çerçevesinde belirlenen turizm destinasyonlari ve rotalari temel alinarak turizm faaliyetleri yürütülecektir. Böylece, alternatif turizm imkânlari olusturulmasi, turizmin yerel ekonomiyle baglantisinin güçlendirilmesi ve seyahat sürelerinin uzatilmasi yoluyla turizmin bölgesel kalkinmaya katkisi artirilacaktir. Bu gerçevede; altyapi, ulasim, tesislegme, insan kaynaklari yönetimi ve tanitim faaliyetleri destinasyonlar ve rotalar baz alinarak gerçeklestirilecektir.
Turizm faaliyetleri cesitlendirilerek turizmin tüm yila ve tüm bölgelere yayilmasi saglanacak ve bölgesel kalkinmaya katkisi artirilacaktir. Iç pazar ile hedef pazar ülkelerindeki farkli turist profillerinin ve daha fazla harcama egilimi olan turistlerin ihtiyaçlarina yönelik alternatif turizm faaliyetleri ile turizm gelirleri artirilacak ve turizmin yil boyunca sürekliligi saglanacaktir. Kitle turizminin yerine bireysel turizmin ve grup turizminin ön plana çikmasi ile izole destinasyonlara ve alternatif turizme karsi olusabilecek yeni talep artisini kargilamaya yönelik faaliyetler desteklenecektir. Sezon genisletmek için yenilikçi satis stratejileri gelistirilecek ve turizm ürünleri gesitlendirilecektir. Uluslararasi tescil çalismalari yürütülerek popüler destinasyonlardaki talep, turizm potansiyeli tasiyan ancak daha az ziyaretçi çeken alanlara da yayilacak, alternatif turizm çesitleri cazip hale getirilerek deniz-kum-günes turizmi ile diger turizm esitleri arasinda tamamlayicilik saglanacak ve böylece turizmin bölgelerin kalkinmasina katkisi artirilacaktir.
Turizm sektöründe yashi nüfusun ihtiyaglarini ve tüketim kaliplarini gözeten politikalar gelistirilecektir. Öncelikli olarak medikal ve termal turizmde ön plana çikan bölgelerin yaslilar için bir turizm destinasyonu haline getirilmesine yönelik uygulamalar hayata geçirilecektir. Bu çerçevede 65 yas üstü yerli ve yabanci turistlerin gereksinimlerini dikkate alan hizmet ve altyapr ihtiyaçlari gözetilecek, yasii dostu turizmin gelistirilmesine yönelik ilgili kurumlar arasinda koordinasyon güçlendirilecektir.
Turizm sektöründe rekabetçiligin korunmasi için nitelikli is gücü, kaliteli tesis ve hizmetler ile turistlerin talep ve beklentileri karsilanacaktir. Turizmde tesis, hizmet altyapisi, insan kaynaklari kalitesi ve turizm degerlerinin altyapilari iyilestirilecek ve imaj gelistirme politikalari yürütülecektir.
Böylece turizmde hizmet standartlarinin yükseltilmesi yoluyla turistlerin memnuniyet düzeyi ve turizm gelirleri artirilacaktir.
Turizm sektörünün agirlikli oldugu bölgelerde kirilganligi azaltmak için turizm ile baglantili diger sektör faaliyetleri desteklenecek ve sektörler arasindaki iliskiler güçlendirilecektir. Turizm sektörü ile birlikte gelisebilecek tarim, sanayi ve hizmetler sektörü faaliyetleri desteklenerek bölgedeki ekonomik faaliyetler çesitlenecektir.
Turizmde yerel potansiyeller degerlendirilecek ve turizmin yerel ekonomiye katkisi artirilacaktir. Turizm sektörünün ihtiyaci olan ürünlerin yerelde üretilmesi veya bu ürünlerin deger zincirine yerel paydaglarin katilimi saglanacaktir. Yerel destinasyonlar turizm faaliyetlerine dahil edilerek yerel halkin turizm ekonomisinden faydalanmasi saglanacaktir.
Turizmde dijital dönügüm tesvik edilecek ve akilli turizm destinasyonlar gelistirilecektir. Öncelikli destinasyonlar basta olmak üzere turistlerin ihtiyaçlarina yönelik olarak konuma dayali ve ozellestirilmis etkilesimli hizmet deneyimlerinin sunulmasi için akilli gehir altyapisi gelistirilecek ve turizm hizmetleri bu sisteme entegre edilecektir. Turizm sektöründeki isletmelerin dijital altyapilari ve dijital ekosistemlere katilma kapasiteleri güçlendirilerek turizm sektörünün dijital dönüsümü desteklenecektir.
Taginir ve taginmaz kültürel varliklarin dijital envanterleri olusturulacaktir. Tarihi eserlerin bakimi, korunmasi ve gelecek nesillere iyi bir sekilde aktarilabilmesi için envanterlerinin ve 3 boyutlu modellemelerinin olusturulmasi ile sayisallastirilmasi saglanacaktir.
Dogal, kültürel ve tarihi degerlerin koruma kullanma dengesi gözetilecektir. Dogal, kültürel ve tarihi degerlerin turizm ekonomisinde kullanilmasinda turizm sektörünün sürdürebilirligini saglamak ve rekabetçiligini devam ettirmek için turizmin ana bileseni olan bu degerlerin kullaniminda korumakullanma dengesi gözetilecektir. Kitle turizminin olumsuz etkilerinin azaltilmasi için sürdürülebilir uygulamalar gelistirilecektir. Turizm sektöründe iklim degisikligine ve yesil dönüsüm kriterlerine uyum saglanacaktir. Iklim degisikligine bagli olarak yagis rejimlerinin ve güneslenme sürelerinin degismesi, asiri ve düzensiz hava olaylari ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi faktörlerin turizm sektörü üzerindeki olasi etkileri tespit edilecek; planlama ve altyapi faaliyetleri basta olmak üzere iklim degisikligi ile uyumu saglamak için gerekli önlemler alinacaktir. Sektörde karbon nötr odakli yönetim anlayisi gelistirilerek iklim degisikligine uyum kapasitesi artirilacaktir.
8.5. SANAYI - LOJiSTiK
- yüzyllin hizla degisen teknolojisi, imalat sanayii isletmelerinin teknolojik yapilarini ve ticaret süreçlerini de etkilemektedir. Ulusal ve uluslararasi pazarlarda rekabet eden firmalar imalat sürecinde oldugu kadar dagitimdaki üstünlükleri ile de rekabet gücü kazanmaktadir. Bu bakimdan, günümüz rekabetçilik kosullarinda hammadde tedarikinden nihai ürünün müsteriye ulagimina kadarki süreci kapsayan tedarik zincirlerinde imalat ve lojistik faaliyetlerinin bir bütün olarak degerlendirilmesi elzemdir.
1980'li yillarla birlikte tasimacilik maliyetlerinin azalmasi, teknolojik gelisimin ve küresellesmenin hizlanmasi ile imalat sanayii üretim tesislerinin (özellikle emek-yogun sektörler) önemli bir bölümü gelismekte olan ülkelere kaymis, basta Çin olmak üzere az sayidaki ülkede yogunlasmaya baglamistir. 2008 küresel finans krizi sonrasi gelismis ülkelerde artan issizlik ve durgunluk söz konusu ülkelerin imalat sanayiini yeniden canlandirma politikalarini gündeme getirmistir. Bununla birlikte, özellikle Almanya ve Japonya sanayinin difitallesmesine yönelik rekabetçilik kurallarini degistiren Sanayi 4.0 kavramini küresel teknolojik degisimin merkezine koymustur. Böylece yapay zekâ, otonom teknolojiler, 3D yazicilar, nesnelerin interneti gibi pek çok yazilim tabanli uygulama imalat sanayiinde farkli rekabet boyutlarini gündeme getirmistir. Son yillarda imalat sanayii kapasitesindeki artislarla dikkat çeken, teknolojik dönüsüm ile yeni üretim yetenekleri kazanmaya çalisan Türkiye'nin de aralarinda oldugu bazi ülkeler (Brezilya, Hindistan, Çin, Güney Afrika vb.) gelismis ülkelerle daha hizli yakinsama
çabasindadir. Söz konusu teknolojik dönüsüm Türkiye'nin ekonomik ve teknolojik bagimsizligini saglayacak politikalar ile Milli Teknoloji Hamlesi yaklagimi çerçevesinde 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi dokümaninda yerini almistir. Milli Teknoloji Hamlesinin önemli parçalari olan insansiz hava araçlari ve Türkiye'nin Otomobil Girisim Grubu sinai dönüsümün önderligini yapmaktadir. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerde ihracat odakli büyüme hedefleri imalat sanayiinin dönüsümünü yerli ve milli imkânlarla hizlandiracaktir.
Uretim kapasitesini artirma çabalari bir taraftan da yeni sanayi alanlarinin gelistirilmesini gündeme getirmektedir. Sanayi alanlarinin belirli bir disiplin dahilinde gelistirilmesi ülkelerin ekonomik kalkinmasini hizlandirmak için kullanilan önemli politika araçlari arasindadir. Son yillarda söz konusu alanlarin gelistirilmesinde öne çikan yaklasim sinai, lojistik, ticari, konut ve turizm alanlar ile sosyal alanlarin birlikte gelistirilmesi ile olusturulan özel bölgelerdir. Dünya genelinde 3.500'den fazla özel ekonomik bölge olduju tahmin edilmekle birlikte söz konusu bölgelerin yatirimcilara sagladigi çesitli faydalar nedeniyle sayilari hizla artmaktadir. Yine bu bölgelerde 850 milyar dolarin üzerinde ihracat yapildigi ve 66 milyon kisiye istihdam saglandigi tahmin edilmektedir (COMCEC, 2017). Özel ekonomik bölgelerin planlanmasinda ve kurulusunda negatif dissalliklarin azaltilmasi, yerel ekonomilerin güglendirilmesi, küresel üretim aglarina entegrasyon ve yabanci sermayenin çekilmesi gibi amaçlar etkili olmaktadir. Özel ekonomik bölge kapsamindaki organize ve planli olarak gelistirilen sanayi alanlari, OECD ülkeleri arasinda da alanlarin verimli kullanimi noktasinda gündeme gelmektedir.
Diger taraftan, ülkeler arasi is birligi ile gelistirilen sanayi bölgelerinin de son yillarda yükselen bir egilim oldugu bilinmektedir. Çin'in özel ekonomik bölge tecrübesini bazi Afrika ülkelerine tagimasi ve bu ulkelerde ortak sanayi bölgesi gelistirmesi en bilinen örnekler arasindadir. 2015 yilinda Çin, toplam 6 Afrika ülkesinde (Cezayir, Misir, Etiyopya, Nijerya, Zambiya ve Morityus) özel ekonomik bölge gelistirmistir. Söz konusu egilim, Türkiye tarafindan da benimsenmis ve 14/04/2020 tarihli ve 31099 Etyeya, Mierya, sayili Cumhurbaskanligi Karari ile yurtdisinda OSB kurulmasi ve igletilmesi ile ilgili genel çerçeve olusturulmustur.
Ozel ekonomik bölgelerin gelistirilmesinde diger bir küresel egilim, çevresel ve sürdürülebilir alanlarin gelistirilmesidir. Igletmelerin karlarini maksimize ederken gevrede olusturduklari negatif dissalliklar, söz konusu bölgelerin çevresel ve sosyal risklerini minimize etmesi gerekliligini dogurmustur. Bölgesel gelismede yesil ekonominin önemi yeni dönem BGUS'ta önemli konulardan biridir.
Bu kapsamda, BGUS sürdürülebilir ekonomik büyümenin itici gücü olan imalat sanayiini mekânsal boyutlari ve lojistik baglantilari ile birlikte degerlendirmektedir. Imalat sanayi bölümü; imalat sanayiinin dönüsümü, sanayi alanlari ve lojistik-ulastirma temel basliklari çerçevesinde incelenerek 2024-2028 BGUS için temel stratejiler belirlenmistir.
8.5.1. Imalat Sanayii Dönüsümü
Imalat sanayii, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve verimlilik artisi saglayan, ülkelerin kalkinmasinda basat rol oynayan önemli sektörlerden biridir. Türkiye'de yüksek katma degerli üretimin ve ihracatin artirilmasi imalat sanayiinin gelisimiyle yakindan iliskilidir. Imalat sanayii toplam katma deger uretiminde dunyada en büyük 16. ülke olan Türkiye, kisi basina imalat sanayii katma degeri açisindan 46. sirada yer almaktadir (UNIDO, 2019).
Imalat sanayii üretimi Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumundadir. 2021 yili rakamlarina göre toplam GSYH nin yüzde 22'si, istihdamin yüzde 32'si ve toplam ihracatin yüzde 90'r imalat sanayiinde gerçeklestirilmektedir.
Sanayi üretim degeri degisimi ve çalisan bagina katma deger degisimi 2010-2020 döneminde yillik olarak incelendiginde, artis hizinin 2012'de önemli oranda azaldigi, 2018'de güçlü bir toparlanma sergiledigi görülmektedir (Grafik 8.23).
Kaynak: TUIK, 2010-2020
imalat sanayiinde sektörler incelendiginde, üretim endeksi degeri 10 yillik ortalamasi en yüksek sektörler diger ulasim araçlarinin imalati ile bilgisayarlarin, elektronik ve optik ürünlerin imalati sektörleri olmustur (Tablo 8.18). Uretimde artis hizi bakimindan 5 sektörün 4'ü yüksek ve orta-yüksek teknoloji siniflamasinda yer alan sektörlerdir.
Tablo 8.18 imalat Sanayii Sektörleri Ortalama Sanayi Üretim Endeksi Degerlerine Göre ilk 5 Sektör ve En Yüksek Sanayi Üretim Endeksi Artis Hizina Sahip Bes Sektör (2012-2022)
| Sektörlerin Ortalama Sanayi Uretim Endeksi Degerlerine Göre ilk 5 Sektör (2012-2022) 2015=100 | Sektörlerin Ortalama Sanayi Uretim Endeksi Degerlerine Göre ilk 5 Sektör (2012-2022) 2015=100 |
|---|---|
| Bilgisayarlarin, elektronik ve optik ürünlerin imalati | 140,3 |
| Diger ulasim araçlarinin imalati | 140,1 |
| Temel eczacilk ürünlerinin ve eczaciliga iliskin malzemelerin imalati | 118,6 |
| Deri ve ilgili ürünlerin imalati | 115,6 |
| Kimyasallarin ve kimyasal ürünlerin imalati | 113,3 |
| En Yüksek Sanayi Üretim Endeksi Artis Hizina Sahip Bes Sektör (2012-2022) Yillik Ortalama (%) | En Yüksek Sanayi Üretim Endeksi Artis Hizina Sahip Bes Sektör (2012-2022) Yillik Ortalama (%) |
| Bilgisayarlarin, elektronik ve optik ürünlerin imalati | 13,76 |
| Diger ulasim araçlarinin imalati | 13,20 |
| Temel eczacilik ürünlerinin ve eczaciliga iliskin malzemelerin imalati | 9,44 |
| Giyim esyalarinin imalati | 9,15 |
| Makine ve ekipmanlarin kurulumu ve onarimi | 8,96 |
| Not: Takvim etkisinden arindinlmis endekslerin yillik ortalamalarindan hesaplanmistir. | Not: Takvim etkisinden arindinlmis endekslerin yillik ortalamalarindan hesaplanmistir. |
Kaynak: TÜiK
Büyüme, verimlilik artisi ve istihdama önemli katkilar yapan imalat sanayiinin Türkiye'deki mevcut yapisinin dönüsümü, ekonomik büyüme ve kalkinma sürecinin devam ettirilmesi için bir gereklilik olarak ortaya çikmaktadir. Bu bölümde imalat sanayi; girisim sayilari, karhlik, ciro, ihracat, AR-GE ve finansman basliklarinda hem sektörel hem de il bazinda incelenmistir.
Girisim Sayilari
Türkiye' de 2021 yil itibariyla imalat sanayiinde kurumlar ve gelir vergisi mükellefi olan toplam 337.394 is yeri bulunmakta olup imalat sanayiindeki is yeri sayisi toplam is yeri sayisinin yüzde 14,7'sini olusturmaktadir.
imalat sanayiinde girisim sayilarinin 11 yillik ortalamasi incelendiginde giyim esyalari, gida ürünleri, mobilya, agaç ve agaç ürünleri imalati gibi düsük teknoloji siniflamasinda olan sektörler ön plana gikmaktadir (Grafik 8.24).
Grafik 8.24 Girisim Sayilarinin imalat Sanayii Toplami Girisim Sayisi içindeki Paylarina Göre ilk Bes Sektör (2010-2021, Ortalama, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
imalat sanayii is yeri sayisinin il bazinda dagilimina bakildiginda, istanbul 112.874 adet ile toplam imalat sanayii is yeri sayisinin yüzde 33,4'ünü barindirmaktadir. Izmir 22.640 adet ile toplam imalat sanayii is yeri sayisinin yüzde 6,7'sini, Ankara 22.491 adet ile yüzde 6,6'sini, Bursa 20.018 adet ile yüzde 5,9'unu ve Konya 10.488 ile yüzde 3,1 ini olusturmaktadir (Harita 8.40).
Harita 8.40 imalat Sanayi is Yeri Sayisinin il Bazinda Dagilimi (2021)
Kaynak: STB, GBS
Karhilik ve Ciro
isletmelerin performanslari ve verimliliklerinin degerlendirilmesinde baska birtakim göstergelerle birlikte karlilik ve ciro da en çok kullanilan göstergeler arasindadir.
imalat sanayiindeki sektörlerin 10 yillik ortalama karliligina göre, Tütün imalati ve Diger imalatlar sektörleri disarida birakildiginda, karliligi en çok artan 3 ve en çok azalan 2 sektör Tablo 8.19'de gösterilmektedir. Faaliyet karhligi en fazla azalan sektörler emek-yogun sektörlerdir. Diger Ulasim
Araçlarinin imalati, Ana Metal Sanayii ve Bilgisayarlarin, Elektronik ve Optik Ürünlerin imalati sektörlerinde yüksek karhilik artisi dikkat çekicidir.
Tablo 8.19 imalat Sanayiinde Sektörlerin Faaliyet Karhligi Degisimi (2010-2021, Ortalama, Yüzde)
| En Çok Artan 5 Sektör | En Çok Artan 5 Sektör | En Çok Azalan 2 Sektör | En Çok Azalan 2 Sektör |
|---|---|---|---|
| 30- Dijer Ulagim Araçlarinin Imalati | 167% | 11- Içeceklerin imalati | -41% |
| 24- Ana Metal Sanayii | 104% | 31- Mobilya Imalati | -4% |
| 26- Bilgisayarlarin, Elektronik ve Optik 88% Ürünlerin imalati |
Kaynak: STB, GBS, 2020
Türkiye'de imalat sanayii sektörlerinin faaliyet karhigi (kâr marji) illere göre farklilik göstermektedir (Harita 8.41). Söz konusu farklliklar sektörlerin yapisindan kaynaklandigi gibi firma performanslari ile de ilgilidir.
Harita 8.41 illerde imalat Sanayii isletmelerinin Faaliyet Karliligi (2010-2021, Ortalama, Yüzde)
Kaynak: STB, GBS
Harita 8.41'e göre, imalat sanayii isletmelerinde 2010-2021 yillari arasi ortalama faaliyet karliligi en yuksek 5 il Kütahya, Yalova, Mugla, Siirt ve Burdur'dur. Ortalama faaliyet karhligi negatif iller ise Sivas, Agri ve Bitlis tir.
Harita 8.42 illerin Ülke imalat Sanayii Cirosundan Aldigi Pay (2010-2021, Ortalama, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Ankara, Bursa, istanbul, izmir ve Kocaeli illerinin 2010-2021 döneminde ortalama olarak imalat sanayii cirosundan aldiji pay yaklagrk yüzde 55'tir (Harita 8.42). Bu illerin diginda rekabetçi iller arasinda yer alan Adana, Balkesir, Denizli, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaras, Kayseri, Konya, Manisa, Mersin, Sakarya ve Tekirdag gibi illerin imalat sanayii cirosundan önemli miktarda pay aldigi görülmektedir. Diger yandan, toplam 61 il imalat sanayii cirosundan yüzde l'in altinda pay almistir.
Harita 8.43 imalat Sanayiinde is Verine Göre Çaliçan Bagina Ciro (2010-2021, Ortalama, TL)
Kaynak: GBS
Çaliçan bagina ciro verimlilik açisindan önemli bir göstergedir. Harita 8.43'te görüldügü üzere, 20102020 yillari arasi ortalama imalat sanayii verimliligi en yüksek 5 il Kirikkale, Çorum, Osmaniye, Kocaeli ve Zonguldak tir. Çalisan bagina düsen cirosu en düsük 5 il ise Bingöl, Tokat, Bayburt, Bitlis ve Sinop'tur. Bununla birlikte, ana metal sanayi ile rafine edilmis petrol ürünleri sektörünün kümelendigi illerde calisan bagina cironun yüksek oldugu tespit edilmistir. Çorum'da ise diger imalat (mücevherat imalati) sektörünün çalisan basina ciro degerinde etkili oldugu degerlendirilmektedir.
Grafik 8.25 imalat Sanayiinde isletme Ölçeklerine Göre Toplam Ciro Paylari (2010-2021)
Kaynak: STB, GBS
Imalat sanayiinde isletme büyüklükleri ciro paylarinin da belirleyicisidir. Mikro ve küçük ölçekli isletmelerin ciro payi sirasiyla 2010 yilinda yüzde 8,24 ve yüzde 17,40 iken 2021 yilinda yüzde 2,93'e ve yüzde 9,48'e düsmüstür (Grafik 8.25). Orta ölçekli firmalarin ciro paylari yatay seyrederken, KOBi üstü firmalarin cirodaki payi hizla yükselerek yüzde 53,5'ten 2021 yilinda yüzde 72,29'a yükselmistir.
Grafik 8.26 Imalat Sanayiinde Ölçeklere Göre Çalisan Bagina Ciro (2020, TL)
Kaynak: STB, GBS
Grafik 8.26'ya göre çaliçan bagina ciro miktarr isletme ölçegi büyüdükçe artarken, KOBi üstü isletmeler imalat sanayiinde daha yüksek verimlilige sahiptir.
Tablo 8.20 imalat Sanayiinde isletme Ölçegine Göre Ciro Paylarinin II Dagilimi (2021, Vüzde)
| Mikro Isletmeler- ilk 10 | Küçük isletmeler- ilk 10 | Küçük isletmeler- ilk 10 | |
|---|---|---|---|
| Kars | 36,4 | Kars | 59,5 |
| Bayburt | 29,4 | Kilis | 54,7 |
| Hakkâri | 26,5 | Bayburt | 54,3 |
| Artvin | 26,2 | Gümüshane | 53,7 |
| Bitlis | 25,7 | Artvin | 46,9 |
| Gümüghane | 25,4 | Erzincan | 46,7 |
| Ardahan | 24,8 | Igdir | 39,7 |
| Igdir | 24,1 | Bitlis | 38,3 |
| Bingöl | 20,9 | Hakkâri | 38,1 |
| Van | 18,9 | Bingöl | 36,8 |
| Orta Ölçekli isletmeler- ilk 10 | Orta Ölçekli isletmeler- ilk 10 | KOBi Üstü isletmeler- ilk 10 | KOBi Üstü isletmeler- ilk 10 |
| Sanlurfa | 56,4 | Hatay | 91,3 |
| Çorum | 49,9 | Karabük | 91,2 |
| Batman | 47,3 | Kocaeli | 86,0 |
| Malatya | 45,7 | Yalova | 85,5 |
| Ardahan | 44,6 | Çankir | 82,4 |
| Kirikkale | 43,9 | Osmaniye | 81,3 |
| Kastamonu | 42,8 | Kahramanmaras | 80,0 |
| Sirnak | 42,6 | Karaman | 79,4 |
| Sinop | 42,4 | Sakarya | 79,3 |
| Bingöl | 39,4 | Bolu | 79,0 |
Kaynak: STB, GBS
Tablo 8.20'ye bakildiginda KOBi üstü isletmelerin toplam cirodan aldigi payin en yüksek olduju iller Hatay, Karabük, Kocaeli, Yalova ve Çankiri iken; orta ölçekli isletmelerin toplam cirodan aldigi payin en yüksek oldugu iller Sanliurfa, Çorum, Batman, Malatya ve Ardahan'dir. Küçük ölçekli isletmelerin toplam cirodan aldigi payin en yüksek oldugu iller Kars, Kilis, Bayburt, Gümüshane ve Artvin' dir. Mikro ölçekli isletmelerin toplam cirodan aldigi payin en yüksek oldugu iller ise Kars, Bayburt, Hakkâri, Artvin ve Bitlis tir.
ihracat
Ülkelerin ekonomik kalkinmasinda basat rol oynayan imalat sanayii sektörünün ihracat hacmi, ülkeler arasi rekabetçi üstünlük saglamada belirleyici konumundadir. Bu kapsamda, seçili ülkelerde kisi basina imalat sanayii ihracatinin kiyaslanmasi faydali olacaktir.
Grafik 8.27 Seçili Ulkelerde Kisi Bagina Imalat Sanayii Ihracati (2019, Dolar)
Kaynak: UNIDO
Kisi bagina düsen imalat sanayii ihracatinin dünya ortalamasi 2010'dan 2019'a geçen 9 yillik sürede 3.190 dolardan 3.716 dolara yükselmistir. Türkiye'de kisi basina düsen imalat sanayii ihracati 2010 yilinda 1.381 dolar iken 2019 yilinda 1.923 dolar seviyesinde gerçeklesmistir (Grafik 8.27). Türkiye'de dünya ortalamasinin üzerinde bir artis oldugu görülmektedir.
Harita 8.44 illerin imalat Sanayii ihracatinin Toplam imalat Sanayii Ihracati içindeki Payi (2010-2021 Ortalama, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
imalat sanayi ihracati iller bazinda incelendiginde, imalat sanayii ihracatinin belli sayida ilde yogunlastigi görülmektedir. istanbul Türkiye'nin toplam imalat sanayii ihracatindan en yüksek payi (yüzde 52) almistir. istanbul'daki imalat sanayiinin Dogu ve Bati Marmara'ya yayilma etkisi ile Bursa, Kocaeli, Sakarya ve Tekirdag in da imalat sanayii ihracatinda öne giktigi görülmektedir. Bunun disinda Ankara, izmir, Manisa, Denizli, Adana, Mersin, Hatay, Gaziantep ve Kayseri illerinin toplam imalat sanayii ihracatindan aldigi pay yüzde l'in üzerinde olmustur. Böylece, söz konusu iller hem üretimin hem de ihracatin merkezi konumundadir. 67 ilin ise toplam imalat sanayii ihracatindan aldigi pay yüzde 1'in altindadir (Harita 8.44).
Grafik 8.28 Küresel Deger Zincirlerine Eklemlenme (2020)
Kaynak: TÜIK, GBS
Illerin ithalat ve ihracat hacimleri dis ticaret sistemine entegrasyonu yansitan en önemli göstergelerden biridir. Küresel deger zincirlerine ithalat veya ihracat yoluyla eklemlenen iller, imalat sanayii üretiminin merkezi olan illerdir. Grafik 8.28'de küresel deger zincirlerine eklemlenme, dikey eksende ithalat ve ihracat toplaminin o ilin GSYH'si içindeki payi ve yatay eksende imalat sanayii ihracatinin toplam ciro içindeki payi ile ölçülmüstür. Uluslararasi ticaretin milli gelire orani en yüksek olan iller Çorum, Gaziantep ve Denizli ile birlikte Marmara Bölgesi illerinden olusmaktadir. Çorum hariç bu illerin ayni zamanda toplam imalat sanayii satislari içerisinde yurt disi satislarinin yüksek oranda oldugu ve küresel deger zincirine ihracat yoluyla entegre olduklarini söylemek mümkündür.
Toplam ihracat içerisinde sanayi ihracati düsük olan illerde ihracat potansiyelinin tespiti ve degerlendirilmesi hem Türkiye'nin dis ticaret dengesini olumlu yönde etkileyecek hem de bu illerin sosyoekonomik kalkinmasina katkida bulunacaktir. Bu kapsamda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi tarafindan 2021 yilinda yapilan bir çalismada ihracat yapmayan ancak yüksek ihracat potansiyeli tespit edilen firmalar; sektörler ve iller bazinda belirlenmistir (TCMB, 2021). Söz konusu çalismada belirlenen sektörler Tablo 8.21'de gösterilmektedir.
Tablo 8.21 Sektörlere Göre Ihracat Yapmayan Ancak Yüksek Potansiyel Tespit Edilen Firmalarin Orani (2021, Binde)
| Sektör | Potansiyel Firma Sayist/Toplam ihracatçi Firma Sayist (Binde) |
|---|---|
| 28-Baska Yerde Siniflandirilmamis Makine ve Ekipman imalati | 9,6 |
| 14-Giyim Esyalarinin Imalati | 6,1 |
| 13-Tekstil Ürünlerinin imalati | 5,1 |
| 25-Fabrikasyon Metal Ürünleri Imalati | 4,7 |
| 22-Kauçuk ve Plastik Ürünleri imalati | 4,4 |
| 10-Gida Ürünleri imalati | 3,0 |
| 20-Kimyasallarin ve Kimyasal Urünlerin Imalati | 2,6 |
| 31-Mobilya Imalati | 2,2 |
| 29-Motorlu Kara Tasiti Imalati | 2,2 |
| 27-Elektrikli Teçhizat Imalati | 2,2 |
| 17-Kâgit ve Kâgit Urünlerinin Imalati | 1,8 |
| 32-Diger Imalat | 1,7 |
| 24-Ana Metal sanayii | 1,6 |
| 23-Diger Metalik Olmayan Mineral Ürünlerin imalati | 1, ,5 |
| 15-Deri ve ilgili Ürünlerin imalati | 1,4 |
| 33-Makine ve Ekipmanlarin Kurulumu ve Onarimi | 1,4 |
| 26-Bilgisayarin, Elektronik ve Optik Ürünlerin Imalati | 0,8 |
| 30-Diger Ulagim Araçlari | 0,4 |
| 16-Ajaç, Agaç Ürünleri ve Mantar Ürünleri Imalati | 0,4 |
| 21-Temel Eczacilik Ürünlerinin imalati | 0,3 |
| 11-içeceklerin imalati | 0,2 |
| 18-Kayith Medyanin Basilmasi ve Çogaltilmasi | 0,1 |
Kaynak: TCMB, 2021
10 yilda ortalama yüzde 3,46 olmustur (Grafik 8.29). Imalat sanayi ihracatr içinde orta-düsük teknolojili sektörlerin payi 2010 yilina kiyasla azalirken, orta-yüksek teknolojili sektörlerin payi artmaktadir.
Tablo 8.22 illerin Teknoloji Düzeyine Göre ihracat Kompozisyonu, 2022
| Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Eskisehir | 28% | Orta Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati icinde En Yüksek Olduju 10 il | Siirt | |
|---|---|---|---|---|---|
| Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Adiyaman | 22% | Orta Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati icinde En Yüksek Olduju 10 il | Kirsehir | |
| Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | istanbul | 15% | Orta Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati icinde En Yüksek Olduju 10 il | Zonguldak | |
| Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Antalya | 11% | Orta Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati icinde En Yüksek Olduju 10 il | Yalova | |
| Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Ankara | Orta Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati icinde En Yüksek Olduju 10 il | Bilecik | ||
| Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Diyarbakir | Orta Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati icinde En Yüksek Olduju 10 il | Kütahya | ||
| Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Izmir | Orta Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati icinde En Yüksek Olduju 10 il | Karabük | ||
| Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Mardin | Orta Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati icinde En Yüksek Olduju 10 il | Osmaniye | ||
| Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Kayseri | Orta Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati icinde En Yüksek Olduju 10 il | Çankiri | ||
| Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Manisa | Orta Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati icinde En Yüksek Olduju 10 il | Erzurum | ||
| Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Oldugu 10 il | Sakarya | 86% | Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Batman | |
| Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Oldugu 10 il | Aksaray | 73% | Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Giresun | |
| Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Oldugu 10 il | Bitlis | 62% | Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Erzincan | |
| Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Oldugu 10 il | Nigde | 60% | Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Tokat | |
| Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Oldugu 10 il | Konya | 58% | Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Usak | |
| Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Oldugu 10 il | Sivas | 51% | Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Çorum | |
| Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Oldugu 10 il | istanbul | 50% | Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Malatya | 74% |
| Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Oldugu 10 il | Bursa | 50% | Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Yozgat | 74% |
| Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Oldugu 10 il | Ankara | 46% | Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Karaman | 74% |
| Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Oldugu 10 il | Manisa | 42% | Düsük Teknolojili Ürünlerin Toplam ihracati içinde En Yüksek Olduju 10 il | Amasya | 73% |
Kaynak: TÜIK
ihracatin teknoloji seviyesine il düzeyinde bakildiginda2 ilin toplam ihracati içinde en fazla yüksek teknolojili sektörler barindiran iller olarak Eskisehir, Adiyaman ve istanbul ön plana fikmaktadir (Tablo 8.22). Orta yüksek teknolojili sektörlerde Sakarya ve Aksaray illeri geleneksel olarak otomotiv sektörü ihracatindaki performanslari ile ön plana fikmaktadir. Orta düsük teknolojili sektörlerde ihracat performansi en yüksek iller genel olarak topraga dayali sektörler olarak nitelenebilecek (mermer, seramik vb.) sektörleri barindiran illerdir (Zonguldak, Kütahya, Bilecik, Afyonkarahisar vb.). Düsük teknolojili sektörlerde ise gida ve tekstil gibi emek-yogun sektörlerde ihracat performansi sergileyen iller (Karaman, Tokat, Malatya, Çorum vb.) öne çikmaktadir.
AR-GE
AR-GE harcamalarinin üretime ve verimlilige etkisi göz önüne alindiginda, katma degeri yüksek üretimin gerçeklestirilmesi için imalat sanayiinin AR-GE performansi önem tagimaktadir. Türkiye' deki toplam AR-GE harcamasinin yüzde 63'ü özel sektör, yüzde 26'si genel devlet, yüzde 11'i ise yüksek ögretim kurumlari tarafindan gerçeklestirilmektedir. Imalat sanayii isletmeleri AR-GE harcamalarinin toplam özel sektör AR-GE harcamalarindan aldigi pay yüzde 64 iken, toplam AR-GE harcamalarindan aldigi pay yüzde 40'tir (TÜiK, 2021).
22 Tüm teknoloji seviyelerinde 5.000.000 dolar üzerinde ihracati olan iller dikkate alinmistir.
imalat sanayii isletmelerinin AR-GE harcamalarinin il bazinda dagilimina bakildiginda (Harita 8.46), imalat sanayiinde toplam AR-GE harcamalarinin yüzde 19,6'si Istanbul'da, yüzde 14,8'i Ankara'da, yüzde 11,6'sr Kocaeli'de, yüzde 9,8'i Bursa'da, yüzde 8,1'i izmir'de gerçeklestirilmektedir. Manisa, Tekirdag, Eskisehir, Sakarya ve Konya illeri toplam imalat sanayii AR-GE harcamasinda yüzde 1'in üzerinde harcama gerçeklestirmistir.
Harita 8.46 imalat Sanayii isletmelerinin AR-GE Harcamalarinin il Bazinda Dagilimi (2021, Yüzde)
Kaynak: STB, GBS
isletme basina en fazla AR-GE harcamasi yapan ilk 5 il ise Kocaeli, Kirsehir, Sakarya, Eskisehir ve Manisa, olmustur. Tunceli Ardahan, Bayburt ve Igdir illerinde isletmelerde AR-GE harcamasi gerçeklesmezken isletme bagina en az AR-GE harcamasi yapan iller Gümüshane, Bitlis, Hakkâri, Siirt ve Kilis tir (Harita 8.47).
Harita 8.47 isletme Basina AR-GE Harcamasi (2017-2021, TL)
Kaynak: STB, GBS
Teknoloji siniflamasina göre yapilan AR-GE harcamalari incelendiginde; 2010-2021 yillari arasinda imalat sanayiinde yapilan AR-GE harcamalari içinde en yüksek payi yüzde 44 ile orta-yüksek teknolojili sektörler almistir (Grafik 8.30). Toplam AR-GE harcamalarinin yaklagik yüzde 40'1 yüksek teknolojili sektörlerde yapilrken düsük ve orta-düsük teknolojili sektörlerin toplam payi yüzde 16 seviyesinde kalmaktadir.
Grafik 8.30 Imalat Sanayii AR-GE Harcamalarinin Teknoloji Siniflamasina Göre Dagilimi (2010-2021 Ortalama, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Grafik 8.31 imalat Sanayiinde isletmelerin AR-GE Performansi (2021)
Kaynak: STB, GBS
AR-GE harcamalarinin satislara yansimasi verimlilik ve kaynaklarin dogru kullanimi bakimindan önemli bir göstergedir. Bu kapsamda, AR-GE harcamalarinin satislara orani açisindan öne çikan iller Manisa, Ankara, Eskisehir ve Kirsehir'dir. Toplam satislar içerisinde orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerin payi açisindan ise Manisa, Ankara ve Eskisehir ile birlikte Sakarya, Bursa, Kocaeli ve Yalova öne çikmaktadir (Grafik 8.31).
Bu çerçevede, ciro içerisinde hem AR-GE harcamasi orani hem orta-yüksek ve yüksek teknoloji payi yüksek olan Manisa, Eskisehir ve Ankara illerinin orta yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerde üretim ve satislarini daha da artirabileceklerini söylemek mümkündür. Kirgehir'de AR-GE harcamalarinin net satislar içindeki payi yüksekken, toplam ciro içindeki orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payi oldukça düsüktür. Bu durum hem ilin sektörel kompozisyonu hem de AR-GE giderlerinin satislara yansimasinin belli bir süre gerektirmesiyle açiklanabilir. Sakarya ve Bursa'nin otomotiv sektöründeki geleneksel gücü AR-GE harcamalarina oranla orta-yüksek teknolojide ciddi satis hacimleri olusturmaktadir. Söz konusu illere ek olarak Kocaeli ve Yalova'nin, orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerdeki satig hacimlerindeki potansiyelini daha fazla AR-GE harcamasi yaparak daha da artirabilecegi degerlendirilmektedir.
Finansman
Diger sektörlerde oldugu gibi imalat sanayii üretiminde de finansman olanaklar üretim, yatirim, yenilik ve ihracat kararlarini etkileyen önemli faktörlerden biridir. Bu bakimdan, herhangi bir ülkede finansman kaynaklarinin büyüklügü ve sektörel dagilimi ekonomik büyüme ile dogrudan iliskilidir.
Türkiye'de kredilerin sektörel dagilimina bakildiginda 2010'dan 2016'ya kadar kismi dalgalanmalar olsa da 2016 dan itibaren imalat sanayiine verilen kredilerde artis oldugu görülmektedir (Grafik 8.32).
Grafik 8.32 Banka Kredilerinin Seçili Sektörler itibariyla Dagilimi (2010-2022, 2021 Vili Fiyatlariyla)
Kaynak: BDDK
isletmelerin banka kredilerinden yararlanarak is hacimlerini büyütme hedefleri bulunmakla birlikte, söz konusu hedeflerin sürdürülebilirligi finansal yapilarinin saglam ve güçlü olmasina baglidir. Bu bakimdan, imalat sanayiinde illerin toplam kisa ve uzun vadeli banka kredilerinin toplam kaynaklari içindeki payinin durumu da önemlidir. Türkiye'de imalat sanayii isletmelerinin finansman kaynaklarinin dagilimi ise Grafik 8.33'te gösterilmektedir.
Grafik 8.33 Imalat Sanayii Isletmelerinin Finansman Kaynaklari (2021)
imalat sanayi isletmelerinin finansman kaynaklari içinde kisa vadeli yabanci kaynaklarin payi yüzde 48,20, uzun vadeli yabanci kaynaklarin payi yüzde 18,25 ve öz kaynaklarin payi yüzde 33,55'tir (Grafik 8.33). Kisa vadeli yabanci kaynaklar içinde banka kredilerinin payi yüzde 20 iken, uzun vadeli kaynaklar içinde banka kredilerinin payi yüzde 65'tir.
Harita 8.48 illerde imalat Sanayii isletmelerinin Finansman Kaynaklarinin Dagilimi (2021, Yüzde)
Kaynak: STB, GBS
il bazinda finansman kaynaklarina bakildiginda ise banka kredilerinin toplam yabanci kaynaklar içindeki payi en yüksek 5 il; Erzurum, Siirt, Rize, Elâzig ve Agrídir (Harita 8.48). Elâzig hariç bu illerde kisa vadeli yabanci kaynaklarin payinin da yüksek olmasi finansal kirilganliga isaret etmektedir. Varlik finansmaninda öz kaynak payi en yüksek ilk 5 il ise Zonguldak, Kirsehir, Bolu, Kayseri ve Kütahya'dir. Finansman kaynaklarinin payi degerlendirilirken illerdeki imalat sanayii isletmelerinin toplam finansal büyüklügü de göz önünde bulundurulmalidir.
Öz kaynak disindaki finansman kaynaklarinin maliyetleri imalat sanayii isletmelerinin bilançolarinda farkli düzeyde finansman gideri yükü olusturmaktadir. 2020 yili itibariyla GBS kaystlarina göre bu isletmelerin katlandiklari finansman giderlerinin cirolarina orani yüzde 1 ila yüzde 50 arasinda degismektedir.
8.5.2. Sanayi Alanlari
Sanayi alanlari ülkelerin ekonomik kalkinmasini hizlandirmak için kullandiji önemli politika araçlari arasindadir. Gelismis ülkelerin verileri incelendiginde, ülkelerin yüz ölçümüne oranla önemli seviyede sanayi alanlarina sahip olduklari görülmektedir.
Grafik 8.34 Kisi Bagina Düsen Gelistirilmis Arsa (m', 2017)
Kaynak: OECD
Seçili OECD ülkeleri arasinda üretilen gelistirilmis arsa (kentsel alan, sanayi alani ve rekreasyon alani gibi tüm alanlar dahil) miktari bakimindan bir kiyaslama yapildiginda, Türkiye' nin son siralarda yer aldigi görülmektedir (Grafik 8.34). Toplam yüzölçüm içinde sanayi alanlarina bakildiginda Almanya' nin yüzde 4,4'ü, italya'nin yüzde 2,1'i, Fransa'nin yüzde 1,4'ü, Polonya'nin yüzde 1,1'i, Türkiye'nin ise yüzde 0,36'si sanayi alanlarindan olusmaktadir.
Grafik 8.35 Gelistirilmis Bölgelerin Büyüme Oranlari (Yüzde, 2017)
Kaynak: OECD
Benzer sekilde, nüfus artis hizi ile gelistirilen arsa miktari hizi arasinda bir degerlendirme yapildiginda Türkiye' nin nüfus artis hizinin altinda bir arsa gelistirme durumunun söz konusu oldugu görülmektedir (Grafik 8.35).
Türkiye' de planli sanayi alanlari; organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, sanayi siteleri, serbest bölgeler ve diger sanayi alanlarindan olusmaktadir.
Tablo 8.23 Sanayi Alanlari (Hektar, 2020)
| Toplam Alan OSB | Endüstri Bölgeleri | Sanayi Siteleri | Serbest Bölge | Diger Sanayi Alant | Toplam Sanayi Alani | |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Türkiye 78.005.800 | 113.212 | 19.968 | 19.57 | 2.398 | 131.391 | 286.539 |
Kaynak: STB
Söz konusu alanlarin büyüklügüne bakildiginda; toplam sanayi alanlarinda planli alan olarak en büyük payi, Tablo 8.23'te görüldüjü üzere 113 bin hektar alanla OSB'ler almakta, planli alan büyüklügü toplam sanayi alanlarinin yüzde 39,5'ine denk gelmektedir. OSB'leri yüzde 7 ile endüstri bölgeleri, yüzde 6,8 oranla sanayi siteleri ve yüzde 0,8 ile serbest bölgeler izlemektedir. Toplam sanayi alanlarinin yüzde 45,9 u ise diger sanayi alanlarindan olugmaktadir (Grafik 8.36).
Grafik 8.36 Sanayi Alanlari Dagrlimi (Yüzde, 2020)
Kaynak: STB
Türkiye'de sanayi alanlarinin dagilimi il yüzölçümüne oranlanarak incelendiginde, Bati Akdeniz, Orta Karadeniz ve Dogu Anadolu Bölgelerinde sanayi alanlari yogunlugunun düsüklügü dikkat çekmektedir (Harita 8.49).
Yüzölçümüne göre en fazla sanayi alanina sahip 9 il Ankara, Düzce, Kocaeli, istanbul, Hatay, Gaziantep, Kilis, Tekirdag ve Yalova olup bu illerin yüzölçümlerine göre sanayi alani orani yüzde l'in üzerindedir. Türkiye'de diger 72 ilin bu göstergedeki orani ise yüzde 1'in altindadir. Yakinsama boyutundaki illerde düsük degerler dikkat çekmektedir.
Harita 8.49 Sanayi Alanlarinin il Yüz Ölçümüne Orani (Yüzde, 2020)
Kaynak: STB
Harita 8.50 Türkiye'de Organize Sanayi Bölgelerinin Dagilimi (2022)
Kaynak: OSBÜK
Türkiye' de faaliyette olan toplam 273 OSB bulunmaktadir. Planlama, kamulastirma ve altyapi hazirlama açamasinda ise 118 OSB vardir. Soz konusu OSB'lerin yatirima geçmesi ile imalat sanayiinin üretim kapasitesi artacaktir.
Kalkinma ajanslari koordinasyonunda ilçeler bazinda planli sanayi alanlarina iliskin ihtiyaç analizi saha çalismasi yapilmistir. Yapilan çalismada 20'si ihtisas OSB olmak üzere toplam 47 OSB önerisi gelistirilmistir. Bunun yaninda, 10 tarima dayali ihtisas OSB önerisi bulunmaktadir. Ilçeler bazinda OSB ihtiyaç analizi Harita 8.51'te gösterilmektedir.
Harita 8.51 ilçeler Bazinda OSB ihtiyaç Analizi (2024)
Kaynak: BGUS kapsaminda Kalkinma Ajanslari tarafindan yapilan saha analizi sonuçlarina göre olusturulmustur.
Harita 8.51'de öneri OSB'ler ile Harita 8.50'deki mevcut ve planlanan OSB dagilimina bakildiginda önerilerin mevcut OSB'lerin görece düsük oldugu Bati Karadeniz ve Güneydogu Anadolu Bölgesi'nde yogunlastigi görülmektedir.
Söz konusu önerilerin mevcut ve planlanan otoyol baglantilari ile önemli limanlara erisim konusunda avantajli bölgelerde bulunmasi üretilen ürünlerin ulusal ve uluslararasi alanda pazarlanmasina da elverisli bir ortam sunmaktadir.
Ihtisas OSB'lerin ihtisas sektörleri ise Tablo 8.24'te yer almaktadir.
Tablo 8.24 Öneri ihtisas OSB'lerin ihtisas Sektörleri
| ilçe | Sektörler | |
|---|---|---|
| Ankara | Ayas | Geri Dönüsüm |
| Bartin | Ulus | Temizlik Ürünleri |
| Batman | Merkez/Oymatas | Gida |
| Batman | Kozluk/Samanyolu | Tekstil |
| Bitlis | Ahlat-Tatvan | Madencilik (Ponza, perlit, mermer ve dogal taglar) |
| Diyarbakir | Silvan | Gida ve Tarimsal Makine |
| izmir | Bergama | Temiz Enerji |
| Karabük | Yenice | Orman Urünleri |
| Karaman | Merkez | Gida |
| Karaman | Merkez | Mermer |
| Kocaeli | Dilovasi | Makine |
| Manisa | Yunusemre | Yüksek Teknoloji |
| Manisa | Kirkagaç | Gida |
| Sanhiurfa | Merkez | Ayakkabi, Tekstil ve Hazir Giyim |
| Sanhurfa | Merkez | Mobilya |
| Sanhurfa | Suruç | Makine |
| Tokat | Turhal | Tekstil |
| Trabzon | Arakli | Hazir Giyim ve Tekstil |
| Trabzon | |
|---|---|
| Yozgat | Akdagmadeni |
Öneri OSB'lerin ihtisas konularina bakildiginda Batman, Bitlis ve Sanhurfa illerinde emek-yogun sektörlerin; izmir, Manisa ve Kocaeli'de orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörleri barindiran OSB taleplerinin ön plana giktigi görülmektedir.
Grafik 8.37 Sanayi Alanlarinda Hektar Bagina Düsen istihdam (Kisi, 2020)
Kaynak: Avrupa Çevre Ajansi ve Kurum Hesaplamalari
Sanayi alani büyüklugu olarak birçok gelismis Avrupa ülkesinin gerisinde olan Türkiye hektar bagina düsen istihdam verisinde ise bu ülkelere göre yüksek degerlere sahiptir (Grafik 8.37). Bu husus, sanayi alanlarinin yetersizligini ve kit kaynak olan sanayi arsalarinda emek-yogun sanayi faaliyetlerinin agirlikta oldugunu göstermektedir.
Harita 8.52 il Bazinda Sanayi Alanlarinda Hektar Basina istihdam (Kisi, 2021)
Kaynak: GBS
Sanayi alanlarinda hektar basina istihdam verisi iller bazinda incelendiginde, istanbul'un sanayi yogunlugunun devam ettigi görülmektedir (Harita 8.52).
8.5.3. Lojistik
Uluslararasi Ulastirma Forumunun yayimladigi Transport Outlook 2021 dokümanina göre 2050 yilina kadar küresel yük tasimaciligi talebi 2,6 katina çikacaktir. Söz konusu dokümanda, senaryo bazli yapilan çalismalarda 2030 ve 2050 yillarinda uluslararasi ticaretin tasima yollarina göre dagiliminin Grafik 8.38 de de görüldügü üzere önemli bir degisiklik göstermeyecegi öngörülmektedir. Buna göre, deniz tasimaciliginin uluslararasi yük tagimaciligindaki payinin 2050 yilina kadar yaklagik yüzde 75 seviyesinde kalacagi tahmin edilmektedir. 2019 yilinda AB-28 ülkelerinin ortalamasina göre yük tasimaciliginda kara yolunun payi yüzde 74,1; demir yolunun payi yüzde 16,2; deniz yolunun payi yüzde 5,4 olarak gerçeklegmistir (ITF, 2021).
Grafik 8.38 2030 ve 2050 Yillarinda Uluslararasi Ticaretin Tasima Yollarina Göre Dagilimi (Yüzde, 2021)
Kaynak: ITF
isletmelerin rekabetçiliklerini dogrudan etkileyen kaliteli lojistik hizmetleri temini, ülkelerin ekonomik rekabet gücünün temel belirleyicileri arasindadir. Gelismekte olan ülkeler, imalat sanayii deger zincirlerinde bir üst basamaga sicrayarak ihracatta katma degerli ürünlerin payini artirma hedefindedir. Bu hedef ile tutarli olarak uluslararasi tasimacilik ve lojistik hizmetlerinin de etkinligi önem kazanmaktadir.
Grafik 8.39 Türkiye'de Tasima Sekillerine Göre ihracat (Milyar Dolar, 2010-2021)
Kaynak: TÜiK
Türkiye'de ihracat tagima sekline göre analiz edildiginde, 2010-2018 yillari arasinda demiryolu ile tagimacilik kullaniminin yari yariya azaldigi, 2018'den sonra artis egiliminde oldugu görülmektedir (Grafik 8.39). ihracatta deniz yolu tagimaciliginin payi 2010 yilinda yüzde 51,4 iken 2021 yilinda yüzde 60 olarak, kara yolu tagimaciliginin payi ise 2010 yilinda yüzde 40,8 iken 2021 yilinda yüzde 30,8 olarak gerçeklesmistir. Üç tarafi denizlerle çevrili olan Türkiye'de bu durumun dogal sonucu olarak ihracatin agirlikli olarak deniz yolu ile yapildigi görülmektedir. Bu yapi, dünya tagima sistemi (hacmen yüzde 84'ü deniz yolu ile tasinmaktadir) ile paralellik arz etmektedir. Kombine yük tasimaciliginin temeli olan deniz yolu tagimaciligini ise kara yolu tagimaciligi takip etmektedir. Ithalatta ise deniz yolu tasimaciliginin payi 2010 yilinda yüzde 62,1 iken 2021 yilinda yüzde 66,9'dur. Hava yolu tasimaciliginin payi 2010 yilinda yüzde 9,5 iken 2021 yilinda yüzde 11'dir. Ihracattaki duruma benzer sekilde 2010-2018 yillari arasinda ithalatta demir yolu tasimaciliginin payi yari yariya azalmistir. 2021 yilinda demir yolu tagimaciligi payi yüzde 1,2 olarak gerçeklesmistir (Grafik 8.40).
Grafik 8.40 Türkiye'de Tagima Sekillerine Göre ithalat (Milyon Dolar, 2010-2021)
Kaynak: TÜIK
Türkiye'de Sanayi Alanlarinin Demir Yolu ve Liman Baglantilari
Türkiye'de halihazirda sanayi alanlarini mevcut demir yolu agina baglamak üzere, yapimi tamamlanan 13 adet iltisak hatti bulunmaktadir (Harita 8.53). Bu hatlarin toplam uzunlugu 88,7 km'dir. ilave olarak
5 adet (83,51 km) yapimi devam eden iltisak hatti projesi bulunmaktadir. Demir yolu iltisak hatlari görece daha yüksek maliyete sahip deniz yolu-kara yolu tasimacilijindan deniz yolu-demir yolu kombine tasimaciligina geçise önemli katki saglayacaktir.
Harita 8.53 Mevcut iltisak Hatlari (2020)
Kaynak: UAB
Yapimi tamamlanan ve devam eden iltisak hatlarina ilaveten sanayi alanlari içerisinde önemli bir paya sahip olan OSB'lerin demir yolu ve limanlara iltisak hatti ihtiyaçlari BGUS çerçevesinde gerçeklestirilen bir saha arastirmasi ile analiz edilmistir.
Demir yolu iltisak hatti konusunda mevcut bütün ihtiyaçlari önceliklendirmek amaciyla, ilk olarak OSB'lerin yüzde 50 ve üzeri doluluk oranina sahip olmasi kriteri gözetilmistir. Bu kriter çerçevesinde 223 OSB'nin 82'sinin demir yollarina iltisak hatti ihtiyaci oldugu belirlenmistir.
Bu ihtiyaçlar OSB'lerin demir yollarina mesafeleri dikkate alinarak ikinci bir önceliklendirmeye tabi tutulmustur. Bu çerçevede, iltisak hatti ihtiyaci olan yüzde 50 ve üzeri doluluga sahip OSB'lerden mevcut demir yolu agina mesafesi 5 km'den az olan OSB'ler tespit edilmistir. Iltisak hatti olmayan ve demir yoluna mesafesi 5 km'den az olan 16 OSB Harita 8.54'te gösterilmektedir.
Harita 8.54 iltisak Hatti Olmayan ve Demir Yoluna Mesafesi 5 km'den Az OSB'ler (2024)
Kaynak: BGUS kapsaminda Kalkinma Ajanslari tarafindan yapilan saha analizi sonuçlarina göre olusturulmustur.
OSB'ler için mevcut demir yolu aglarina yapilacak iltisak hatlari ile birlikte limanlarla demir yolu baglantisinin güglendirilmesi de önemli görülmektedir. OSB'lerin yogun bir sekilde kullandigi limanlar Tablo 8.25'te gösterilmektedir.
Tablo 8.25 OSB'lerin Yogun Olarak Kullandigi Limanlar (2020)
| istanbul, Gemlik Tekirdag ve izmit Limanlar | Körfezi Limanlari | izmir Alsancak Limani | Mersin Limant | iskenderun Körfezi Limanlari | Antalya Limani | Bati Karadeniz Limanlari | Dogu Karadeniz Limanlari |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| istanbul | Bursa | Izmir | Ankara | Hatay | Antalya | Ankara | Rize |
| Kocaeli | Eskisehir | Manisa | Adana | Osmaniye | Burdur | Zonguldak | Giresun |
| Sakarya | Bilecik | Denizli | Mersin | Gaziantep | Isparta | Samsun | Trabzon |
| Düzce | Aydin | Konya | Kilis | Afyonkar ahisar | Çorum | Gümüshane | |
| Bolu | Usak | Karaman | Sanlurfa | Amasya | Erzurum | ||
| Ankara | Kahraman maras | Mardin | Tokat | Artvin | |||
| Edirne | Aksaray | Adiyaman | Çankiri | Ardahan | |||
| Tekirdag | Nigde | Ijdir | |||||
| Nevsehir | |||||||
| Kirsehir | |||||||
| Kayseri | |||||||
| Sivas | |||||||
| Diyarbakir |
Kaynak: STB
Etki alanlari büyük olan ve hinterlandinda daha fazla OSB bulunan limanlar Marmara, Ege ve Akdeniz kiyilarinda yer almaktadir. Marmara Denizi'nde yer alan limanlarin etki alanlari OSB'ler açisindan Marmara ve kismen Bati Karadeniz Bölgesi illeri ile Ankara'yi kapsamaktadir. ihracatçi firmalari barindiran OSB'lerin kullandigi limanlar kendi bölgelerinde bulunan liman olma özelligini tagimaktadir. Mersin Limani iç Anadolu, Dogu Akdeniz ve Güneydogu Anadolu Bölgeleri'ndeki illerde yer alan OSB'lere hizmet vermektedir.
Sanayi üretimi ve ihracati degerlendirildiginde demir yolu baglantisi yapilmis liman sayisinin arttirilmasi hem yük tasimaciliginda demir yolunun payini arttiracak hem de liman hinterlandina yogunlasan sanayinin iç bölgelere yayilmasini kolaylastiracaktir. Yapilan saha arastirmasinda yüzde 50 ve üzeri doluluk oranina sahip toplam 7 adet OSB'nin limanlara demir yolu baglanti ihtiyaci oldugu tespit edilmistir (Harita 8.55).
Harita 8.55 Limana Demir Yolu Baglanti ihtiyaci Olan OSB'ler (2024, Doluluk Orani => 50)
Kaynak: BGUS kapsaminda Kalkinma Ajanslari tarafindan yapilan saha analizi sonuçlarina göre olusturulmustur.
Kuru Liman
Ulastirma ve Lojistik Ana Planina göre kuru limanlar kiyi geridinde olusan sikisikligi azaltmayi ve modlar arasi entegrasyonu tegvik etmeyi amaglamakta olup yük elleçlenmesi, geçici depolama sahasi gibi lojistik faaliyetlerin gerçeklestirilmesine imkân saglamaktadir. Kiyi liman genisletmesinin mümkün olmadiji yerlerde ve yogun sanayilesme ile ekolojik açidan tehlikede olan bölgelerde kapasite problemini çözmek için kuru liman yapimi gündeme gelmektedir. Buna ek olarak Ulastirma ve Lojistik Ana Planínda yer alan ve yapilmasi planlanan kuru liman önerileri Tekirdag, Kocaeli, Mersin ve iskenderun' da yer almaktadir.
Lojistik Merkez ve Tesisler
Lojistik merkezler, isletmelerin lojistik ve tagimacilik maliyetlerini azaltarak rekabet gücüne katki veren, üreticilere bölgelerinde tasima ve depolama faaliyetleri konusunda önemli faydalar saglayan altyapi yatirimlaridir. Türkiye'de halihazirda isletmeye açilan 12 adet lojistik merkez bulunmaktadir. isletmelerin rekabet gücüne katki saglayacak, TCDD tarafindan planlanan toplam 23 adet lojistik merkez bulunmaktadir. Bunlar içinde yapimi devam eden lojistik merkezler; Kemalpaça (izmir), Bogazkopru (Kayseri), Sivas ve lyidere (Rize) Lojistik Merkezleri dir. Projesi tamamlanan Bozüyük (Bilecik), ihale asamasinda olan ise Çerkezköy (Tekirdag), Lojistik Merkezleri' dir (Harita 8.56). Ulastirma ve Lojistik Ana Plani'na göre lojistik merkez sayisinin 2053 yilinda 26'ya çikacagi öngörülmüstür.
Harita 8.56 TCDD Lojistik Merkezler (2024)
Kaynak: TCDD
TCDD tarafindan planlanan lojistik merkezlere ek olarak OSB'ler bünyesinde de lojistik merkezler bulunmaktadir (Grafik 8.41). Mevcut durumda lojistik merkeze sahip olan OSB sayisi 9' dur.
Grafik 8.41 Lojistik Merkezi Olan OSB'ler- Doluluk Orani (Yüzde, 2020)
Kaynak: STB
Sanayisi gelisen ve ihracatçi sayisi her geçen yil artan Türkiye'de üreticilerin lojistik ve tasimacilik sorunlarinin çözülmesi; bu alanda verilecek hizmetlerin etkin, verimli ve ekonomik olmasina baglidir. Farkli tagima türlerinin birbirine rakip olarak degil, birbirlerini tamamlayici nitelikte bir yük tagimaciligi olusturulmasi için lojistik merkezlerin hayati önemi bulunmaktadir.
8.5.4. Sanayi-Lojistik Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri
On ikinci Kalkinma Plani kapsaminda imalat sanayi, basta öncelikli sektörler olmak üzere, verimlilik ve rekabetçilik artis yoluyla yapisal dönüsümün merkezinde yer almaktadir. Plan dönemi boyunca ihracat artisi, AR-GE ve yenilik kapasitesinin gelistirilmesi, is ve yatirim ortaminin iyilestirilmesi gibi imalat sanayiinin küresel rekabetçiligini etkileyecek alanlarda önemli hedefler hayata geçirilmesi öngörülmektedir. Bununla paralel olarak 2024-2028 BGUS'ta imalat sanayii ve lojistik birlikte degerlendirilmis ve Türkiye ekonomisi için lokomotif sektör olan imalat sanayiinin lojistik baglantilari da dikkate alinarak stratejiler olusturulmustur. Temel amaç; imalat sanayiinin ihracat potansiyelinin gelistirilmesi, özellikle orta yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerde rekabet gücünün yükseltilmesi, etkin finansman kaynaklari ile imalat sanayii isletmelerinin AR-GE kapasitesinin arttirilmasi ve ölçek büyütmesi, lojistik baglantilar güçlü sanayi alanlarinin gelistirilmesidir.
illerin ihracat potansiyeli degerlendirilerek küresel deger zincirlerine eklemlenen il sayiss artirilacaktir. Türkiye'de firma bazli yapilan analizlerde ihracat yapmayan ancak ihracat yapma potansiyeli yüksek olan firmalar tespit edilmistir. Bu firmalarin ihracat yapacak duruma gelmesi hem illerin kalkinmasi hem de firmalarin büyümesi için son derece kritiktir. Bu kapsamda, ihracat yapma potansiyeli olan firmalarin oraninin yüksek oldugu iller öncelikli olmak üzere, sektör ve il bazinda yapilacak analizlerle firmalarin ihracat karari almalarinin önündeki engeller tespit edilecek, bu firmalarin ihracatçi olmalari için gereken destekler saglanacaktir.
Küresel entegrasyon ve rekabet boyutunda yer alan illerde yogunlasan orta yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerde imalat sanayiinin ihracat kapasitesi artirilacaktir. Türkiye'de imalat sanayii uretiminde artis hizi bakimindan en yüksek degere sahip 5 sektörün 4'ü yüksek ve orta-yüksek teknoloji siniflamasinda yer alan sektörlerdir. Ayrica toplam ihracat içerisinde orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerin payi giderek yükselmektedir. Bu gerçevede, bu sektörlerde faaliyet gösteren firmalarin ihracat kapasiteleri; pazar ve ürün çesitlenmesi ve alternatif finansman imkânlari ile yükseltilecektir.
Imalat sanayiinde faaliyet gösteren sirketlerin ölçek büyütmesi tesvik edilecektir. Türkiye'de KOBi üstü firmalarin son 10 yilda net satiglar içindeki payi hizla artarken mikro, küçük ve orta ölçekli isletmelerin payi ise azalmaktadir. Diger taraftan, ölçek büyüdükçe çaliçan bagina ciro degerleri de yükselmektedir. Bu gerçevede, mikro, küçük ve orta ölçekli firmalarin oraninin yüksek olduju rekabet ve yakinsama boyutunda olan iller öncelikli olmak üzere, imalat sanayiinde faaliyet gösteren isletmelerin ölçek büyütmesine ve verimlilik artisina yönelik üretim, pazarlama, satis ve satis sonrasi destek gibi alanlarda kurumsal kapasite destekleri saglanacaktir.
imalat sanayiindeki isletmelerin finansman kaynaklar gesitlendirilecektir. Türkiye'de son 10 yillik dönemde imalat sanayii isletmelerinin finansman kaynaklari içerisinde banka kredilerinin payi bazi illerde azalmasina ragmen genel olarak yüksek seviyesini korumaktadir. Bununla birlikte, krediler sonucu olusan finansman giderleri de isletme bilançolari açisindan önemli sayilabilecek bir yük olusturmaktadir. Bu çerçevede, imalat sanayii isletmelerinin alternatif finansman kaynaklarina erisimi kolaylastirilacak ve finansman giderlerinin azaltilmasina yönelik tedbirler alinacaktir.
imalat sanayii isletmelerinin AR-GE kapasitesi ve kullanimi güçlendirilecektir. Türkiye'de imalat sanayii isletmelerinin AR-GE harcamalari bazi illerde düsük seviyede kalmakta, bazilarinda ise yapilan AR-GE harcamalari satislara yeterince yansimamaktadir. Bu çerçevede, orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerde satis hacmi yüksek olan illerde AR-GE kapasitesi ve kullanimi gelistirilecektir. Söz konusu illerde bu sektörlerde faaliyet gösteren isletmelere, nitelikli is gücü istihdami, AR-GE ve yenilik altyapisinin gelistirilmesi, ulusal ve uluslararasi is birliklerinin gelistirilmesi ve finansmana erisimin kolaylastirilmasi gibi konularda destekler saglanacaktir. AR-GE harcamalarinin satis hacimlerine göre düsük kaldigr illerde ise teknolojik degisimi destekleyecek faaliyetler yürütülecektir. Bu kapsamda, söz konusu illerde firmalarin bilgiye erisimini artiracak üniversite-sanayi is birligi uygulamalari güçlendirilecek ve is gücünün gelisimini destekleyecek programlar tasarlanacaktir.
Tüm bölgelerde sektörel yapi dikkate ahinarak planli sanayi alanlarinin gelistirilmesine hiz verilecektir. Bölgelerin sektörel yapisi ve mekânsal planlar ile hammaddeye erisim, lojistik, enerji, ulagim ve çevre boyutlari dikkate alinarak verimli ve sürdürülebilir büyüme yaklagimi ve ihtiyaca yönelik saha analizieri çerçevesinde yeni sanayi alanlari gelistirilecektir. Gelistirilecek sanayi alanlariyla ilgili hazirlik ve uygulama süreçleri, ilgili tüm kurumlarin etkin is birligiyle yürütülecektir.
Rekabet boyutundaki iller öncelikli olmak üzere, mevcut sanayi alanlarinda verimlilige dönük altyapilar olusturulacaktir. Ortak kullanim alanlari, test merkezleri, mesleki egitim merkezleri ve arastirma altyapilari gibi isletmelerin verimlilik ve yenilik kapasitelerine katki saglayarak rekabet güçlerini artiracak tamamlayici yapilarin kurulumu hizlandirilacaktir. Böylece sanayi alanlarinda bir arada olmanin getirdigi avantajlar azami düzeye çikarilacaktir.
Küresel entegrasyon ve rekabet boyutundaki iller öncelikli olmak üzere sanayi alanlarinin ana demir yolu hatlari ile baglantilari güglendirilecektir. Yük tasimaciliginda demir yolunun payinin artirilmasi hedefi ile uyumlu olarak belirlenecek öncelikler çerçevesinde gelistirilecek bir program ile sanayi alanlarini mevcut demir yolu agina baglayacak iltisak hatlari yapilacaktir.
Limanlarin OSB'lerle demir yolu baglantisi güglendirilecektir. Türkiye'de limanlara demir yolu baglantisi olan 12 adet OSB bulunmaktadir. Söz konusu sayinin artmasi OSB'lerde yer alan ihracatçi isletmelerin lojistik maliyetlerini azaltacaktir. Diger taraftan, ihracata konu ürünlerin limanlara ulasimi sirasinda tagimadan kaynakli olusan karbon emisyonlarinin düsürülmesi için demir yolu baglantilarinin olusturulmasi gerekmektedir. Bu kapsamda, limanlarin hinterlandinda yer alan OSB'ler öncelikli olmak üzere limanlarin OSB'ler ile baglantisini güçlendirecek demir yolu hatlari yapilacaktir.
Liman yogunluklari göz önüne alinarak kuru limanlarin yapimina hiz verilecektir. Kiyi seridinde olusan sikrsikligi azaltmayi ve modlar arasi entegrasyonu tesvik etmeyi amaçlayan kuru limanlar, yük elleçlenmesi ve geçici depolama sahasi gibi lojistik faaliyetlerin gerçeklestirilmesine imkân saglamaktadir. Bu kapsamda, Ulastirma ve Lojistik Ana Planinda yer alan Tekirdag, Kocaeli, Mersin ve iskenderun'da kuru limanlarin yapimina hiz verilecektir. Bunlarin yaninda, belirlenen yeni ihtiyaçlar ferçevesinde kuru limana dönüstürülebilecek altyapilar tespit edilecektir.
Lojistik merkezlerin sayisi ve etkinligi artirilacaktir. isletmelerin lojistik ve tagima maliyetlerinin azaltilmasina katki saglayacak gekilde küresel entegrasyon ve rekabet boyutundaki iller öncelikli olmak üzere lojistik merkezlerin sayisi çok modlu tasimacilik imkânlari da dikkate alinarak artirilacak ve etkin bir sekilde çalismasi saglanacaktir. Böylece, imalat sanayii isletmeleri, tüm lojistik faaliyetlerin bir arada yürütüldügü alanlar olan lojistik merkezlerde depolama, yükleme-boçaltma, elleçleme, tarti, yük bölme-birlestirme, paketleme ve benzeri faaliyetlere düsük maliyetli, hizli, çevreci ve güvenli bir sekilde erisecektir. Bu kapsamda, plan-proje açamasinda olan Mardin, Habur, Zonguldak Filyos, Istanbul Yesilbayir, izmir Çandarli ve Bilecik Bozöyük Lojistik Merkezleri hayata geçirilecektir.
8.6. YESIL BÜYÜME
iklim degisikligi sorunlarinin küresel düzeyde etkilerini artirmas ile birlikte yesil büyüme gündeminin ele alinmasi tüm dünyada bir zorunluluk haline gelmistir. Bu kapsamda, iklim nötr ekonomiye geçis sürecinin toplumun tüm kesimlerini kapsayacak sekilde yürütülmesi için ülke genelinde çalismalar gerçeklestirilmesi ve kaynaklarin mümkün olan en verimli sekilde kullanilmasi büyük önem arz etmektedir. Yeni dönem bölgesel gelisme politikalarinda yesil büyüme kapsaminda iklim degisikligiyle mücadele, kaynak verimliligi, yesil dönüsüm, yesil is ve yesil finansman olanaklari ile girisimcilik, AR-GE ve yenilik faaliyetlerine iliskin olarak asagidaki stratejiler gelistirilmistir.
8.6.1. iklim Degisikligiyle Mücadele
iklim degisikligi sorunlari küresel düzeyde etkilerini artirmakta ve dogal kaynaklar üzerinde baski olusturmakta olup ekonomik büyümede dogal kaynak bagimliliginin azaltilmasi ve yesil büyüme prensiplerinin tüm dünyada uygulanmasi bir zorunluluk haline gelmistir.
Hükümetlerarasi iklim Degisikligi Panelinin (IPCC) Altinci Degerlendirme Raporu'nda etkileri her geçen gün artan iklim degisikliginin meydana gelmesinde en önemli faktörün insan faktörü olduguna dikkat çekilmis ve artmaya devam eden sera gazi emisyonlarinin insan ve dogal sistemler üzerinde, gida güvenliginden agiri hava olaylarina türlerin yok olmasindan iklim göçlerine kadar birçok olumsuz etkisinin gözlemlenmesinin kaçinilmaz olduju vurgulanmistir. Ayni raporda, sicakliklardaki artisin devami, ortalama yagis sikligi ve miktarlarinda degisimler, deniz buzullarinda büyük ölçüde azalma ve okyanuslarin pH seviyelerinde önemli azalis hususlarinin gelecekte beklenen bazi iklimsel degisimler arasinda yer alacagi bulgularina yer verilmektedir.
Anilan raporda iklim degisikligine iliskin projeksiyonlar bes farkli senaryo altinda ele alinmis olup Türkiye'nin de içinde bulundugu Akdeniz Kusagi, iklim degisikliginin olumsuz etkilerine karsi en hassas bölgelerden biri olarak tanimlanmaktadir. Türkiye açisindan bakildiginda özellikle Güneydogu Anadolu Bölgesinde yillik ortalama sicaklik degisiminin küresel ortalama sicaklk degisiminin üzerinde bir artis kaydedecegi, yillik ortalama yagis miktarinin tüm Akdeniz kusaginda azalacagi ve topraklarn yüksek düzeyde nem kaybina ugrayacagi degerlendirme raporunun bulgular arasinda yer almaktadir.
Sicakliklarda meydana gelen artislar, yagislarin azalmasi, kuraklik, mevsim geçislerindeki dengesizlikler ve sel, toprak kaymasi gibi dogal afetlerin boyut ve sikliginda meydana gelen artislarla gözlemlenebilen bu durum, Türkiye'nin hem uluslararasi ekonomik yapi içerisindeki konumunu hem de ülke içi sosyoekonomik gelismislik farklarini ve insan sagligini dogrudan etkileyebilecektir. iklim degisikliginin Türkiye üzerindeki etkilerinin; yüzey sularinin kaybi, artan yaz sicakliklari, bati illerinde azalan kig yagislari, artan siklikta kuraklik, toprak bozulmasi, kiyi erozyonu ve sel seklinde olacagi öngörülmekte olup tüm bunlar Paris Anlasmasr'yla ortaya koyulan sera gazi emisyonu azaltim ve uyum hedeflerine ulasmanin önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
2015 yilinda Birlesmis Milletler iklim Degisikligi Çerçeve Sözlesmesine taraf ülkeler tarafindan kabul edilen ve 2016 yilinda yürürlüge giren Paris Anlagmasi iklim degisikligiyle mücadele konusunda önemli bir mihenk tagi olmus ve tüm dünyada dogrusal ekonomik modelden, kaynaklarin atiga dönüsmeksizin üretim ve tüketim asamalarinin tüm safhalarinda sürekli dolasimda kaldigi "döngüsel ekonomi" modeline geçis çabalari ivme kazanmistir.
Paris Anlasmasi'na taraf ülkeler, sera gazi emisyon azaltim taahhüdünde bulunmustur. Türkiye Paris Anlasmasi'ni 2016'da imzalamis, 2021'de TBMM'de onaylamis ve 2053 yilini net sifir karbon hedef yili olarak açiklayarak net sifir emisyon hedefi koyan ülkeler arasina katilmistir.
Azaltim ve uyum faaliyetleri iklim degisikligi ile mücadelenin iki ana eksenini olusturmakta olup sektörlere özgü uyum eylemlerinin gelistirilmesi ve kentlerin iklim direncinin artirilmasi büyük önem arz etmektedir. Uzun vadede hem ulusal hem de bölgesel düzeyde risk yönetimi anlayisinin benimsenmesi, iklime dirençli sistemlerin gelistirilmesi ve sürdürülmesi iklim degisikliginden kaynaklanan risklerin en aza indirgenmesi için elzemdir.
Ulkelerin sürdürülebilirlik performanslarini ölçmek üzere çesitli kuruluslar tarafindan olusturulan endeks çalismalari bulunmakta olup bunlardan biri de Dual Citizen tarafindan 2010 yilindan bu yana iklim degisikligi ve sosyal esitlik, sektörün karbonsuzlastirilmasi, piyasalar ve ESG (Environmental, Social and Governance) yatirimi ve çevre sagligi olmak üzere 4 boyut altinda 18 göstergede 160 ülkenin yesil ekonomi performansini ölçen Küresel Yegil Ekonomi Endeksi (The Global Green Economy Index)'dir. Türkiye, 2022 yilinda yayimlanan son endekste toplam dejer açisindan 160 ülke arasinda 140. sirada; ülkelerin 2005-2020 yillari arasindaki ilerlemelerini ölçen alt endekste 130. sirada, ülkelerin mevcut durumlariyla yukarida belirtilen 4 hedefe ulagma noktasindaki mesafeleri için olusturulan alt endekste ise 136. sirada yer almaktadir.
iklim degisikligine sebep olan sera gazi emisyonlarinin miktari Türkiye' de 2010 yilinda 398,7 milyon ton (Mt) COzes degeri iken 2021 yilinda bu deger 564,4 milyon ton (Mt) COzes degeri olarak hesaplanmistir. Toplam sera gazi emisyonlarinda 2021 yilinda COz es degeri olarak en büyük payi yüzde 71,3 ile enerji kaynakli emisyonlar alirken bunu sirasiyla yüzde 13,3 ile endüstriyel islemler ve ürün kullanimi, yüzde 12,8 ile tarim ve yüzde 2,6 ile atik sektörü takip etmistir (TÜiK).
Türkiye'nin 2015 yilinda 2030 yili için yüzde 21 olarak ilan edilen artistan azaltim hedefi, Paris Anlagmasi cerçevesinde açiklanan yeni Ulusal Katki Beyani çerçevesinde yüzde 41'e yükseltilmistir. Söz konusu azaltim hedeflerine ulasilabilmesi için ulusal olduju kadar bölgesel düzeyde de politikalarin ve uygulamaya yönelik araçlarin gelistirilmesine ihtiyaç duyulmaktadir.
Türkiye'de 2021 yili kisi basi toplam sera gazi emisyonu ise 6,7 ton COz es degeri olarak gerçeklesmistir (TÜIK). Sera gazi emisyonlarinin sektörel dagilimina bakildiginda ise en fazla emisyona sebep olan sektörün sanayi sektörü oldugu, onu az bir farkla enerji sektörünün takip ettigi, daha sonra da sirasiyla konut, tasima ve tarim sektörlerinin geldigi görülmektedir (Grafik 8.42).
Grafik 8.42 Sektörel Sera Gazi Emisyon Oranlari (2018)
Kaynak: OECD
Düzey 2 bölgeleri bazinda kisi bagina düsen sera gazi emisyon degerleri ise sanayi, konut, tagima, tarim ve enerji sektörlerinden kaynaklanan kisi basi COz es degeri emisyon verilerinin bölge bazinda ortalamalari alinarak hesaplanan degerler Harita 8.57'de gösterilmektedir. Emisyon yogunlugunun fazla oldugu illerin çogunlukla termik santral ve demir çelik üretim tesislerinin yogunlukta oldugu iller oldugu dikkat çekmektedir.
Enerji sektöründen kaynakl emisyonlarda TR22 (Balkesir, Çanakkale); sanayi, konut ve tagima sektörlerinden kaynakli emisyonlarda TR10 (Istanbul) ve tarim sektöründen kaynakli emisyonlarda TRA2 (Agri, Ardahan, Igdir, Kars) Düzey 2 bölgelerinin ilk sirada yer aldigi görülmektedir (Harita 8.57).
Harita 8.57 Kisi Bagina Sera Gazi Emisyonu Yogunluklari (2018, tCO2 Es degeri/Kisi)
Kaynak: OECD
8.6.2. Sinirda Karbon Düzenlemesi Mekanizmasi
Avrupa Birligi 2019 yili aralik ayinda Avrupa Yesil Mutabakatini (AYM) yayimlayarak iklimden enerjiye, sanayiden tarima, ulasimdan finansmana kadar genis bir yelpazedeki politikalarini yükseltilen iklim hedefleri dogrultusunda sekillendirmeyi amaçlamaktadir.
AYM, Avrupa kitasinin 2050 yilina kadar karbon nötr olmasini ve ekonomik büyümede dogal kaynak bagimlilginin azaltilmasini amaçlamaktadir.
Avrupa Komisyonu'nun 2021 Çalisma Programi kapsaminda açiklanan "Fit for 55 Paketi" ile AYM hedeflerinin hayata geçirilebilmesi amaciyla Komisyon tarafindan yesil dönüsümle ilgili çikarilacak mevzuatin kapsami belirlenmistir. Bunlardan Türkiye yi öncelikle ilgilendiren düzenleme, Sinirda Karbon Düzenleme Mekanizmasi (SKDM) olup düzenlemeden öncelikli olarak demir çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörleri etkilenecektir.
Türkiye 2022 yili ihracatinda AB ülkelerinin (AB27) payi yüzde 40,5 (TUIK) olarak gerçeklesmis olup söz konusu ticaret hacminin büyüklügünden ötürü Türkiye de SKDM düzenlemelerinden azami ölçüde etkilenecek ve AB ile uyumlu bir emisyon ticaret sisteminin (ETS) Türkiye'de de kurulmasi önümüzdeki süreçte bir zorunluluk olacaktir. SKDM mekanizmasinin ihracatimiza olumsuz etkilerini en aza indirgemek adina öncelikli olarak belirlenen sektörler basta olmak üzere hem ihracatta öne çikan hem de kaynak yogun sektörlerde yesil dönüsüme yönelik uygulamalarin yayginlastirilmasi ve desteklenmesi önem arz etmektedir.
SKDM uygulamalarindan öncelikli olarak etkilenecek sektörlerin AB ülkelerine ihracat degerlerine göre one çiktigi ilk 10 il Tablo 8.26 da gösterilmektedir. Söz konusu çalismada girisim düzeyinde ihracat verileri kullanilmis ve ihracatimiz olmadigindan hidrojen sektörü dahil edilmemistir.
SKDM kapsaminda öncelikli olan ve ihracat degerleri açisindan incelenen ilk 10 il içerisinde sektörel yapilarina göre ülkemizin farkli bölgelerinden iller bulunmakta olup, bes sektörün tamaminda istanbul; dördünde Ankara, Izmir, Bursa ve Kocaeli, üçünde ise Antalya öncelikli iller olarak öne çikmaktadir.
Tablo 8.26 SKDM Öncelikli Sektörler AB ihracat Degerlerine Göre ilk 10 il (2021)
| Ana Demir ve Çelik Ürünleri Imalati Sektörü | Çimento imalati Sektörü | Aluminyum Üretimi Sektörü | Kimyasal Gübre ve Azot Bilesiklerinin Imalati Sektörü | Elektrik Enerjisi Üretimi Sektörü |
|---|---|---|---|---|
| istanbul | Istanbul | istanbul | Istanbul | Istanbul |
| Hatay | Ankara | Kocaeli | Bursa | Ankara |
| Kocaeli | Kocaeli | Bursa | Kocaeli | Gaziantep |
| Zonguldak | Izmir | Tekirdag | Izmir | Trabzon |
| izmir | Siirt | Konya | Antalya | izmir |
| Antalya | Samsun | Ankara | Gaziantep | Konya |
| Bursa | Yozgat | Kayseri | Konya | Kirikkale |
| Denizli | Bursa | Kirklareli | Balkesir | Mersin |
| Ankara | Mus | Sakarya | Manisa | Isparta |
| Karabük | Kahramanmaras | Adana | Samsun | Antalya |
Kaynak: STB, GBS
8.6.3. Kaynak Verimliliji
Kaynak verimliligi, özellikle son yillarda iklim degisikligi gündemiyle de paralel olarak uluslararasi gündemde önemli bir yere sahip olmustur. Su, enerji ve ham madde kaynaklarinin verimliliginin saglanabilmesine yönelik temiz üretim, endüstriyel simbiyoz, geri kazanim/yeniden kullanim, ürün yaçam döngüsü analizi ile enerji verimliligi ve yenilenebilir enerji kullaniminin artirilmasina yönelik uygulamalar ülkelerin üretim ve tüketim sistemlerinin yeniden yapilandirilmasinda tüm dünyada giderek yayginlaçan temel araçlar olarak öne çikmaktadir.
Bu kapsamda iklim degisikliginin etkilerinin azaltilmasi ve 2053 yili net sifir karbon emisyon hedefi ile birlikte AYM'ye uyum süreci dogrultusunda Türkiye'de kaynak verimliligi uygulamalarinin yayginlastirilmasi ve yenilenebilir enerji kaynaklarinin gelistirilmesi önem arz etmektedir.
Firma düzeyinde kaynak verimliligi uygulamalarinin temelini temiz üretim yaklagimi olusturmaktadir. Temiz üretim yaklagiminda, üretim esnasinda su, materyal ve enerji kaynak kullanimi minimize edilmekte, üretim aktiviteleri sonucunda olusan atik miktarinin asgari düzeye indirilmesi amaçlanmaktadir.
Türkiye'de kullanim alanlarina göre su tüketim oranlari incelendiginde, 2020 yilinda su tüketiminin en yogun oldugu sektörün yüzde 71'lik payla tarim sektörü oldugu görülmektedir. Onu yüzde 18' lik payla sanayi sektörü izlemekte olup sanayi sektörü su tüketimine termik santrallerin su kullanimi da dahil edilmistir. Enerji sektörü kapsam disi birakildiginda imalat sanayi, organize sanayi bölgeleri ve maden isletmelerinin su tüketimi yüzde 5 seviyelerindedir (Grafik 8.43).
Grafik 8.43 Kullanim Alanlarina Göre Su Tüketim Oranlar (2020)
Kaynak: DSI, TUIK
TÜiK verilerine göre 2020 yilinda su kaynaklarindan 9,8 milyar m''ü sogutma amaçli olmak üzere, toplam 18,2 milyar m' su çekilmis ve çekilen toplam suyun yüzde 45,4'ü termik santraller, yüzde 35,6'si belediyeler, yüzde 14,2'si imalat sanayii is yerleri, yüzde 2,3'ü köyler, yüzde 1,5'i maden isletmeleri ve yüzde 1'i OSB'ler tarafindan kullanilmistir. Çekilen suyun kaynagina bakildiginda ise yüzde 56'sinin denizden; yüzde 22,5'inin yer alti sularindan ve yüzde 21,5'inin yüzey sularindan ekildigi görülmektedir. Deniz suyu sogutma amaçli kullanilan sularin temel kaynagini olusturmakta olup denizden çekilen suyun yüzde 93,9'unun termik santraller ve imalat sanayii isletmelerinde sogutma suyu olarak kullanildigi görülmektedir.
Imalat sanayii alt sektörleri bazinda bakildiginda ise sogutma amaçli kullanilan su miktari dahil edildiginde en büyük payin ana metal ve fabrikasyon metal ürünleri imalati sektörüne ait oldugu, sogutma amaçli kullanim harig tutuldugunda ise en büyük payin tekstil sektörüne ait oldugu ve onu sirasiyla gida ve kimyasal ürün imalati sektörlerinin izledigi görülmektedir (Grafik 8.44).
Buradan hareketle demir çelik basta olmak üzere ana metal sanayii, tekstil, gida ve kimyasal ürün sektörlerinde suyun verimli kullanimina yönelik çalismalarin yapilmasi önem arz etmektedir. Söz konusu sektörlerin NACE 2'li kirinimda ciro verilerine bakildiginda istanbul bu sektörlerin tamaminda; ana metal sanayii sektöründe Hatay, Kocaeli, Zonguldak, izmir; tekstil sektöründe Gaziantep, Bursa, Kahramanmaras, Denizli; gida sektöründe Izmir, Gaziantep, Ankara, Konya ve kimyasal ürün sektöründe izmir, Kocaeli, Adana ve Ankara illerinin ilk siralarda yer aldigi görülmekte ve su tasarrufuna yonelik tedbirlerin bu illerde öncelikli olmak üzere ilgili sektörlerin faaliyet gösterdigi tüm illerde uygulanmasi gerekmektedir (GBS,2021).
Atik su verilerine bakildiginda 2020 yilinda dogrudan alici ortamlara 9,5 milyar m''ü sogutma suyu olmak üzere 15,3 milyar m' atik su desarj edilmis olup bunun yüzde 52,2'si termik santraller, yüzde 30,9 u belediyeler, yüzde 13,4'ü imalat sanayii is yerleri, yüzde 1,6's OSB'ler ve yüzde 1,1'i maden isletmeleri, yüzde 0,8'i köyler tarafindan desarj edilmistir.
Atik su oranlarina imalat sanayii alt sektörleri bazinda bakildiginda ise en büyük payin su kullaniminda olduju gibi ana metal ve fabrikasyon metal ürünleri imalati sektörüne ait oldugu görülmekte olup sektörün atrk suyunun büyük çogunlugunu yine sogutma suyu atigi olusturmaktadir. Sogutma suyu harig atik su oranlarina bakildiginda su kullanim oranlariyla paralel sekilde en büyük paya sahip sektörün tekstil olduju ve onu sirasiyla gida ve kimyasal ürün imalati sektörlerinin izledigi görülmektedir.
Atik su verilerine bakildiginda, su kullanimina benzer sekilde ana metal sanayii, tekstil, gida ve kimyasal ürün sektörlerinde atik suyun geri dönüsümü ve yeniden kullanimina yönelik çalismalarin yapilmasi önem arz etmektedir.
Grafik 8.44 imalat Sanayi Alt Sektörleri Sogutma Suyu Dahil Su Kullanimi ve Atrk Su Oranlari (2020)
Kaynak: TÜiK
Temiz üretim yaklagiminin bir diger önemli ayagini enerji kaynaklarinin verimli kullanilmasi olusturmaktadir. Dünyadaki egilime benzer sekilde Türkiye'de de enerji ihtiyaci agirlikli olarak fosil kaynaklar (petrol, dogal gaz ve kömür) tarafindan kargilanmaktadir.
2021 yilinda toplam birincil enerji arzi 159,4 milyon tep (ton esdeger petrol) olarak gerçeklesmis olup 2020 yilindaki 147,2 milyon teplik degere göre %8,33 oraninda artmistir. 2021 yilinda toplam nihai enerji tüketimi 123,9 milyon tep olarak gerçeklesmis olup 2020 yilindaki 113,7 milyon tep'lik degere göre %8,93 oraninda artmistir.
Türkiye' de birincil enerji talebinin yüzde 70'inin yurt disindan temin edilmesi ülke cari dengesi üzerinde olumsuz bir etki olusturmaktadir. Sanayi sektörü, Türkiye nihai enerji tüketiminin yüzde 34'ünü gerçeklestirmektedir. Alt sektörler bazinda enerji tüketim degerlerine bakildiginda ana metal sanayii (yüzde 25) ve çimento sektörünün de içinde bulundugu metalik olmayan mineral ürünleri imalati (yüzde 25) sektörlerinin Türkiye'de enerji tüketiminin en yüksek olduju imalat sektörleri olduju görülmektedir (Grafik 8.45). Enerji tüketimi yüksek olan bu sektörlerin ayni zamanda enerji verimliligi potansiyelleri de yüksektir.
Grafik 8.45 Sektörel Enerji Tüketimi (2021)
Kaynak: ETKB
Su tüketimlerinde oldugu gibi imalat sanayii sektörlerinin enerji tüketimlerinde de demir-çelik sektörünü içeren ana metal sanayii sektörü, çimento imalatini içeren metalik olmayan mineral ürünler sektörü, gübre üretimini içeren kimyasal ürünler sektörü ile tekstil ve gida sektörlerinin kaynak yogun sektörler olarak karsimiza giktigi görülmektedir. AYM öncelikli sektörlerle de paralellik gösteren bu sektörlerin öne giktigi bölgelerde kaynak verimliligi uygulamalarinin yayginlastirilmasi kritiktir.
Söz konusu sektörlerin NACE 2'li kirinimda ciro verilerine bakildiginda istanbul bu sektörlerin tamaminda; ana metal sanayii sektöründe Hatay, Kocaeli, Zonguldak, izmir; tekstil sektöründe Gaziantep, Bursa, Kahramanmaras, Denizli; gida sektöründe Izmir, Gaziantep, Ankara, Konya; kimyasal ürün sektöründe izmir, Kocaeli, Adana ve Ankara ve metalik olmayan mineral ürünler sektöründe Ankara, Izmir, Bursa, Kütahya illerinin ilk siralarda yer aldigi görülmekte ve enerji verimliligine yönelik tedbirlerin bu illerde öncelikli olmak üzere ilgili sektörlerin faaliyet gösterdigi tüm illerde uygulanmasi gerekmektedir (GBS, 2021).
Türkiye'nin ilk enerji verimliligi eylem plani olan Ulusal Enerji Verimliligi Eylem Plani (2017- 2023) kapsaminda bina ve hizmetler, enerji, ulastirma, sanayi ve teknoloji, tarim ve yatay konular olmak üzere toplam 6 kategoride tanimlanan 55 eylem ile 2023 sonuna kadar Türkiye'nin birincil enerji tüketiminin yüzde 14 oraninda azaltilmasi hedeflenmistir. 2023 yilina kadar kümülatif olarak 23,9 MTEP tasarruf saglanmasi ve bu tasarruf için 10,9 milyar dolar yatirim yapilmasi öngörülmüstür. 2022 fiyatlari ile 2033 yilina kadar saglanacak kümülatif tasarruf 76,2 milyar dolar olup bazi tasarruflarin etkisi 2040 yilina kadar devam edecektir.
Enerji kaynaklarindaki yüksek diça bagimliligin yani sira enerji üretiminde kullanilan orta ve yüksek teknoloji igeren aksamdaki yerlilik oraninin düsük olmasi, sektörün disa bagimliligini arttiran diger bir etkendir. Enerji sektöründe Türkiye daha çok düsük ve orta-düsük teknolojili ürünler üretip ihraç ederken orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünleri ithal etmektedir.
Kaynak verimliliginin saglanmasi adina yarimada seklinde olan ve 8.333 km uzunlugunda kiyi seridine sahip Türkiye'de, denizlerin ve kiyi alanlarinin sürdürülebilir yönetimi olarak tanimlanabilecek mavi büyümenin saglanmasi büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda kiyi, deniz ve marina turizmi, su ürünleri yetistiriciligi, balkçilik, deniz yolu tagimaciligi, gemi insasi ve onarimi, liman hizmetleri, deniz tabani madenciligi, mavi biyoteknoloji ve mavi enerji gibi mavi büyüme sektörlerinin hem sürdürülebilirliginin saglanmasi hem de ekonomik büyümeye ve istihdama katkr saglayacak gekilde potansiyellerinin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye'de mavi büyüme sektörlerinden kiyi ve deniz turizmi, su ürünleri yetistiriciligi, balkçilik, deniz yolu tagimaciligi ve liman hizmetleri gibi pek çok sektör faaliyet göstermekte; mavi enerji, mavi biyoteknoloji ve deniz tabani madenciligi gibi alanlarda ise sinirli faaliyetler söz konusu olmakla birlikte arastirma ve uygulama çalismalari yapilmaktadir (Akay, 2020).
8.6.4. Yenilenebilir Enerji
Türkiye'nin enerji üretiminde birim maliyetini büyük oranlarda düsürecek ve enerjide disa bagimliligi azaltacak en önemli çözüm olarak yerli kaynak kullanimi ve yenilenebilir enerjiye yönelik yatirimlarin artirilmasi gerekmektedir. Bu yatirimlar, enerji arz güvenligi, kesintisiz ve kaliteli enerji gibi birçok alanda önemli katkilar saglayacaktir.
Enerjide disa bagimliligi azaltmak amaciyla yenilenebilir enerji kaynaklarina dayali santrallerin yani sira yüksek emre-amadelik ve düsük karbon emisyonlu nükleer santrallerin de önümüzdeki dönemlerde hizla devreye alinmasi, ayrica enerji üretiminde orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin üretimi hedeflenmektedir.
Türkiye'de elektrik piyasasina yönelik olarak yapilan düzenlemeler ile yenilenebilir kaynaklarin kurulu güç kapasitesi ve üretim içindeki payi son 10 yilda ciddi düzeyde artmistir. Türkiye toplam elektrik kurulu gücü içerisinde yenilenebilir kaynakli kurulu gücün payi 2010 yil itibariyla yüzde 35 iken bu oran 2021 yilinda yüzde 53,3'e yükselmis olup (Grafik 8.46) Türkiye Ulusal Enerji Planí'na göre bu payin 2035 yilina kadar yüzde 64,7'e ulasmasi öngörülmektedir.
Grafik 8.46 Yenilenebilir Kaynakli Kurulu Gücün Türkiye Toplam Kurulu Gücü Içindeki Payi (Yüzde)
Kaynak: TEIAS
Yenilenebilir kaynakli kurulu gücün büyük cogunlugunu hidrolik enerji olusturmaktadir. Rüzgâr ve günes gibi kaynaklarin oranlari ise yillar içerisinde artmis olup bu alanlarda halen ciddi potansiyel olduju degerlendirilmektedir. Nitekim Türkiye Ulusal Enerji Plani'na göre 2035'e kadar rüzgâr enerjisi kurulu gücünün 29,6 GW'a (2021'de 10,6 GW), günes enerjisi kurulu gücünün ise 52,9 GW'a (2021' de 7,8 GW) ulasmasi öngörülmektedir. Uzun vadede günes ve rüzgâr enerjisinde yerli ekipman oraninin azami olçüde artirilmasi ve bu alanda yerli teknolojinin gelistirilmesine ihtiyaç bulunmaktadir.
2010 yili sonunda 211.208 GWh olan Türkiye toplam elektrik üretimi içinde yenilenebilir kaynakli üretimin payi yüzde 26,2 iken 2021 yilinda toplam üretim 334.723 GWh'a, yenilenebilir kaynakli üretimin payi yüzde 33,5'e yükselmistir (Grafik 8.47). Yenilenebilir kaynakl üretimin yüzde 50'si hidrolik, yüzde 50'si ise jeotermal, rüzgâr ve günes kaynaklarindan elde edilmistir.
Kaynak: TEIAS
Türkiye, cografi konumu nedeniyle yüksek günes enerjisi potansiyeline sahip olup yillik ortalama güneslenme süresi 2.741,07 saat, ortalama yillik toplam isinim degeri 1.527,46 kWh/m? olarak hesaplanmistir. Günes enerjisine dayali elektrik kurulu gücün toplam kurulu güç içerisindeki orani ise yüzde 8,35'tir. Günes radyasyonu degerlerine göre Türkiye'nin güney ve dogu bölgelerinde günes enerjisi potansiyeli daha yüksek olup; güneyde özellikle Mugla-Adana aksi, doguda ise Van ve Hakkâri ile Bitlis, Siirt ve Sirnak in dogu bölgeleri günes enerjisi potansiyeli açisindan öne çikmaktadir (Harita 8.58).
Harita 8.58 Türkiye Günes Enerjisi Potansiyeli Atlasi (2022)
Kaynak: ETKB
Türkiye'nin rüzgâr enerjisine dayali elektrik kurulu gücü 10.976 MW olup toplam kurulu güç içerisindeki payi yüzde 10,81, kullanilabilir potansiyel ise 47.849,44 MW'dir. Özellikle Güney Marmara ve Ege kiyilari boyunca yüksek olan bu potansiyelin yerli üretim ile desteklenmesi Türkiye' nin enerji ithalatinin asgari düzeye indirilmesine imkân saglayacaktir (Harita 8.59).
Harita 8.59 Türkiye Rüzgâr Enerjisi Potansiyeli Atlasi (2022)
Kaynak: ETKB
Türkiye'nin jeotermal enerji kurulu gücü Haziran 2022 sonu itibariyle 1686 MW, toplam kurulu güs içerisindeki orani ise %1,66 olup (ETKB) potansiyel olusturan alanlarin yüzde 78'i Bati Anadolu'da, yüzde 9'u iç Anadolu'da, yüzde 7'si Marmara Bölgesi'nde, yüzde 5'i Dogu Anadolu'da ve yüzde 1'i diger bölgelerde yer almaktadir. Jeotermal kaynaklarimizin yüzde 90'i düsük ve orta sicaklikta olup dogrudan uygulamalar (isitma, termal turizm, çesitli endüstriyel uygulamalar vb.) için, yüzde 10' u ise dolayli uygulamalar (elektrik enerjisi üretimi) için uygundur (Maden Tetkik Arama Genel Müdürlügü, 2022).
8.6.5. Atik Yönetimi
Kaynak verimliliginin saglanmasina yönelik su ve enerji kaynaklarinin sürdürülebilir kullanimi yaninda, üretim aktiviteleri sonucunda olusan atik miktarinin asgari düzeye indirilmesi ve atiklarin sürdürülebilir yonetimi de büyük önem arz etmektedir.
Türkiye de 2020 yilinda imalat sanayii is yerlerinde 4,6 milyon tonu tehlikeli olmak üzere toplam 23,9 milyon ton atik olusmus olup bunlarin yüzde 56'si lisansli atik isleme tesislerine ulastirilmis, yüzde 24 ü ise düzenli depolama tesislerine gönderilmistir (Grafik 8.48). Bu kapsamda atik yönetiminde, uygulamada öne çikan yöntem atigin islenmesi ya da depolanmasi olup tesis bünyesinde geri kazanilan ya da dogaya yeniden kazandirilan atik miktari oldukça azdir. Döngüsel ekonomi prensipleri cerçevesinde atik yönetimindeki öncelik sirasi atigin olusumunun önlenmesi, atik azaltimi, yeniden kullanim, maddesel geri kazanimi, enerji geri kazanimi, geri dönüsüm ve atigin bertarafidir. Bu kapsamda, mevcut en iyi teknikler kullanilarak atiklarin alternatif hammadde ya da alternatif yakit olarak yeniden kullanimi ile birlikte atiklarin geri dönüsümü ve geri kazanimi yöntemlerinin yayginlastirilmasi ve tesvik edilmesi gerekmektedir.
Grafik 8.48 Bertaraf/Geri Kazanim Yöntemlerine Göre Imalat Sanayi Atiklari (2020)
Kaynak: TÜIK
Tercihen birbirlerine yakin mesafede bulunan farkli üretim aktörlerinin kendilerine rekabet avantaji saglayacak sekilde birbirleriyle ham madde, enerji, su, alt/üst yapi, insan kaynaklari ve yan ürün alisverisinde ya da ortak kullaniminda bulunmalari yaklasimina dayanan endüstriyel simbiyoz uygulamalarinin tüm dünyada yayginlik kazandigi görülmektedir.
Endüstriyel simbiyoz uygulamalari ile firmalarin üretim maliyetleri düserken, ayni zamanda ekonomide toplam kaynak verimliligi artmakta, üretim faaliyetlerinin neden oldugu negatif çevresel dissalliklar ve bunlarin bertaraf edilme maliyetleri minimize edilmektedir.
2011-2014 yillarinda uygulanan iskenderun Körfezi Endüstriyel Simbiyoz Projesi Türkiye'de uygulanan ilk endüstriyel simbiyoz uygulamasidir. Projede çimento, kireç, plastik, tekstil, gida gibi farkli sektörlerde faaliyet gösteren 32 firma arasinda meyve posasindan hayvan yemi üretimi, tarimsal ve hayvansal atiklardan enerji üretimi, pamuk tohumu atigindan atik temizleyici üretimi gibi is birligi firsatlari olusturulmustur.
Bununla birlikte organize sanayi bolgeleri ve Kalkinma Ajanslari tarafindan gerçeklestirilen endüstriyel simbiyoz proje destekleri ile bilinçlendirme çalismalari ve koordinasyon faaliyetleri bulunmaktadir. Söz konusu çalismalarin etkisinin artirilmasi için Türkiye'de endüstriyel simbiyoz ve kaynak verimliligi faaliyetlerinin bölgesel düzeyde koordinasyonunu saglayacak yönetisim mekanizmalarina gereksinim bulunmaktadir.
8.6.6. Yegil Büyümenin Finansmani
Yesil dönüsüm politikalari ve uygulamalari ciddi bir ilave finansman yükü getirmektedir. Küresel ölçekte iklim degisikligine ayrilan finansmanin büyüklügü son 10 yilda istikrarli bir sekilde artarak 2019-2020 döneminde toplam 632 milyar dolar seviyesine ulasmistir. Söz konusu kaynakla en çok finanse edilen alan azaltim uygulamalari olurken sektörel bazda bakildiginda enerji sektörü basi gekmistir. Söz konusu artis egilimine ragmen iklim finansmani miktari uluslararasi alanda kabul edilen iklim hedeflerine ulasmak için yetersiz olup önümüzdeki süreçte bu miktarin hizla artirilmasi gerekmektedir.
Türkiye'de yesil dönüsüme yönelik uygulanacak proje ve yatirimlar için gerekli finansmani uygun kosullarda saglayabilen bir finans sektörünün olusturulmasi kritik önemdedir. Kamu ve özel sektör bankalarinin saglayacagi finansman; sürdürülebilir borglanma piyasasinin daha etkin hale gelmesi, sürdürülebilir ürün ve hizmet gruplarinin yayginlasmasi, iklim degisikliginin yol açtigi risklerin azaltilmasi, yeni istihdam alanlari açilmasi ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin saglanmasi açisindan önemlidir.
Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi bünyesinde iklim degisikligi ile mücadelenin ekonomik sistem baglaminda degerlendirilmesi için Yegil Ekonomi ve Iklim Degisikligi Müdürlügü kurulmus ve para politikasinin ana hedefleri çerçevesinde yesil finansman uygulamalarnin uzun vadeli bir politika ile desteklenmesi iradesi ortaya konulmustur.
Türkiye de birçok banka çevresel ve sosyal risklerin yönetimi konusunda kapasite olusturmakta ve uygulamalar gelistirmektedir. Sektör payi yüzde 62'yi bulan 15 banka tarafindan proje ve müsteri özelinde risk degerlendirmesi yapmak üzere gevresel ve sosyal risk degerlendirme sistemi olusturulmustur.
Yesil büyüme gündeminin hiz kazanmasiyla birlikte yesil dönüsüm yatirimlarinin desteklenmesine yönelik çesitli çalismalar gerek ulusal gerekse uluslararasi kaynaklarla hayata geçirilmektedir. Ticaret Bakanligi tarafindan yürütülen "Yesil Mutabakat Eylem Plani" çalismalari kapsaminda yesil finansman sistemine yönelik çalismalari yürütmek üzere Hazine ve Maliye Bakanligi koordinasyonunda "Yesil Finansman ihtisas Çalisma Grubu" kurulmustur. Bunun yaninda, Hazine ve Maliye Bakanligi tarafindan yesil tahvil ihracina yönelik çalismalar devam etmekte olup Sermaye Piyasasi Kurulu tarafindan borsa sirketlerinin sürdürülebilirlik performanslarini raporlamalarina yönelik çesitli uygulamalar hayata geçirilmis ve sürdürülebilirlige olumlu katkr saglayacak yatirimlarin finansmanina yönelik "Yesil Borçlanma Araci, Sürdürülebilir Borçlanma Araci, Yesil Kira Sertifikasi, Sürdürülebilir Kira Sertifikasi Rehberi" yayimlanmistir. Sanayi ve Teknoloji Bakanligi Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü tarafindan Kalkinma Ajanslari araciligiyla ve Dünya Bankasi finansmani ile yürütülen 400 milyon dolar bütçeli, sosyal açidan da kapsayici olacak sekilde yesil dönüsüm ve iklim degisikligine uyumu desteklemeyi hedefleyen "Türkiye'de Sosyal Kapsayici Yegil Dönüsüm Projesi", Avrupa Imar ve Kalkinma Bankasi tarafindan yesil ekonomi yatirimlari için yerel finans kurumlari araciligiyla 500 milyon avro finansman saglanmasini hedefleyen "Yegil Ekonomi Finansman Programi Türkiye (GEFF Türkiye)" ile Sanayi ve Teknoloji Bakanligi Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlügü tarafindan DB finansmani ile yürütülen 300 milyon dolar bütçeli, OSB'lerin verimliliginin, sevresel sürdürülebilirliginin ve rekabet gücünün artirilmasini hedefleyen "Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi" ise örnek finansman projeleri arasindadir.
8.6.7. Yesil lsler
Yesil büyüme gündeminin getirdigi gerekliliklerle birlikte hizla yayginlagan rüzgâr, günes ve jeotermal gibi çesitli yenilenebilir enerji kaynaklarinin kullanimi, imalat sanayiinde geri dönüsüm, atik yönetimi ve kaynak verimliligi uygulamalari ile organik tarim gibi uygulamalarda çevreyi koruma ve eski haline getirmeye yönelik yeni is alanlari ortaya gikmistir. Yegil isler de denilen bu is alanlari, ekonomik sektörlerde ve faaliyetlerde, olumsuz sevresel etkileri azaltan, sürdürülebilirligi artiran ve insan onuruna yakrsir dogrudan istihdam olarak tanimlanmaktadir. Yesil dönüsüm sürecinde ortaya çikacak yeni is alanlari önemli bir firsat penceresi iken, bazi sektörlerde yasanabilecek istihdam kayiplari da önemli bir tehdit olarak görülmektedir. Bu noktada beceri açigi, beceri uyumsuzlugu ve kaybolan meslekler issizlik riskini önemli düzeylere tagimaktadir. DB Ulke iklim ve Kalkinma Raporu'nda Türkiye'de yesil dönüsüm sürecinde çaliçanlarin yüzde 18'ine kadar ulasabilecek kisminin is kaybi riskiyle karsi karsiya kalabilecegi tahminine yer verilmektedir. is gücü talebinde yasanacak degisimin, is gücu piyasalarinda nitelikli islere erisebilirligi daha güç olan özel politika gerektiren gruplar ile düsük niteliklere sahip is gücü açisindan kosullari daha da güglestirmesi riskinin farkinda olunarak bu riski azaltmaya yönelik tedbirler alinmasi gerekmektedir. Bu kapsamda söz konusu firsat ve tehditlerin çok iyi degerlendirilerek yesil büyümeye katkr saglayacak sektör ve uygulamalar ile bu alanlardaki yesil islerde ihtiyaç duyulacak niteliklere sahip is gücünün olusturulmasi önem arz etmektedir (Azazi & Uzma, 2022). Söz konusu dönüsüm sürecinin ortaya gikaracagi is süreçlerindeki degisiklikler, kaybolacak meslekler ve yeni ortaya çikacak mesleklerin bölgesel düzeyde analizlerinin yapilmasi yönünde çalismalar gerçeklestirilmesi, yesil dönüsümün erken asamasinda, henüz bahsedilen riskler gerçeklegmemisken, beceri dönüsümünün saglanmasina ve is gücünün degisen kosullarda istihdam edilebilirliginin korunmasina yönelik planlama ve programlama çalismalarinin yapilmasi ve konuya iliskin paydas farkindaliginin artinilmasi kritik önemdedir.
8.6.8. Yesil Büyüme Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri
Yesil büyüme temasi çok yönlü yapisi nedeniyle On ikinci Kalkinma Planí'nda; üretimde yesil ve dijital dönüsümün saglanmasi, sektörel politikalar, gevrenin korunmasi, kentsel altyapi, bölgesel gelisme, kirsal kalkinma gibi birçok farkli konu altinda ele alinmistir. 2024-2028 BGUS'ta yesil büyüme temasinda küresel egilimler ve Türkiye'deki mevcut durum incelenerek On Ikinci Kalkinma Planiyla da uyumlu sekilde "iklim degisikligiyle mücadele gerçevesinde yesil büyümenin saglanmasi" amaci benimsenmistir. Bu amaç altinda öncelikli sektörler ile potansiyeller ve riskler gerçevesinde kapsayici yesil büyümenin saglanmasi amaciyla bölgesel gelismeye yönelik; iklim degisikligiyle mücadele, kaynak verimliligi, yesil dönüsüm, yesil finansman, yesil isler ve yesil girisimcilik konularinda stratejiler gelistirilmistir.
Iklim degisikligiyle mücadele amaciyla tüm paydaslara yönelik kapasite gelistirme faaliyetleri yayginlastirilacaktir. Kamu ve özel sektör is birligiyle iklim degisikliginin getirecegi riskler ile üretim ve tüketim alaninda alinmasi gereken tedbirler konularinda egitim ve bilinclendirme faaliyetleri yürütülecek, toplumun tüm kesimlerinin iklim degisikligiyle mücadele kapsaminda azaltim ve uyum sürecine katilimi ve bu süreci sahiplenmesi saglanacaktir. Azaltim ve uyum süreglerinin kapsayraliginin saglanabilmesi için sivil toplum faaliyetleri desteklenecek ve güçlendirilecektir.
iklim degisikligiyle mücadele faaliyetleri kamu ve özel sektör tarafindan bütüncül ve kapsayic bir sekilde ele alinacaktir. Ulasim ve sanayi basta olmak üzere kentsel altyapi ve üstyapiya iliskin uygulamalarda sürdürülebilirlik ve kaynak verimliligi ilkeleri gözetilecektir. Bu kapsamda kent içi ulasim planlamasinda çevre dostu ulasim uygulamalar, yegil lojistik ile planli sanayi alanlarinda yesil OSB uygulamalari yayginlastirilacaktir. Kentlerin iklim degisikligine uyum kapasitesinin ve afetlere dirençliliginin artirilmasi ve etkilenebilirliklerinin azaltilmasi için yagmur suyu hasadi, doga temelli çözümler, taskin yönetim planlari gibi tedbirleri içeren iklim eylem planlari güncellenecek ve yerel yönetimlerin iklim degisikligine uyum kapasiteleri artirilacaktir.
Su kullaniminin yüksek olduju tarim sektöründe kaynak verimliligini artirici uygulamalar desteklenecektir. Bu çerçevede, tarim sektöründe suyun verimli kullanilmasina yönelik iyi uygulamalar yayginlastirilacaktir. Tarim sektöründe sürdürülebilir tarimsal su yönetimi, küçük ve orta ölçekli sulama isletmelerinin modernizasyonu, tarla içi bireysel-toplu basinçli sulama sistemleri, suya hazirlik eylem planlari, hassas-akilli sulama teknik ve teknolojilerinin yayginlastirilmasina ve tarimsal sulama kooperatiflerinin etkinliginin arttirilmasina yönelik projeler gelistirilecektir. Bölgeler bazinda su potansiyeli ve stresine uygun tür yetistiriciligi tesvik edilecektir.
Kaynak yogun ve kirletici sektörler basta olmak üzere sektörlerin yesil dönüsümünün gerçeklestirilmesine yönelik çalismalar yürütülecektir. Bu kapsamda SKDM'den etkilenecek öncelikli sektörler basta olmak üzere, bölgelerin ihracatta öncü sektörlerinde üreticilerin AYM'ye hazirlik durumlarinin tespitine yönelik analiz ve etüt çalismalari yapilacaktir. Bu çalismalar sonunda belirlenecek yatirim ihtiyaçlari için fizibilite çalismalari yürütülecek ve yatirimlarin finansmani için alternatif mekanizmalar gelistirilecektir. Tarim ve sanayi sektörlerinden kaynaklanan su, hava ve toprak kirliliginin azaltilmasina yönelik tedbirler gelistirilecek ve dogal kaynaklar üzerindeki baskinin azaltilmasi saglanacaktir.
Yenilenebilir enerji potansiyelinin yüksek oldugu bölgelerde yatirim alanlari tespit edilecek ve yatirim destek faaliyetleri yürütülecektir. Bu kapsamda, günes enerjisinde Mugla-Malatya ile BitlisHakkâri aksi, rüzgâr enerjisinde ise Güney Marmara ve Ege kiyilari öncelikli olmak üzere hem Türkiye'nin yenilenebilir enerjide kurulu gücünü artiracak yatirimlar desteklenecek, hem de sanayi alanlari basta olmak üzere isletmelerin kendi enerji ihtiyaçlarini yenilenebilir enerji kaynaklariyla karsilamasina yönelik girisimler tesvik edilecektir. Hidrojenin enerji tasiyicisi, yakit ve degerli kimyasallarin üretiminde ham madde olarak kullanimina yönelik teknolojilerin gelistirilmesi ve yayginlastirilmasi konularinda arastirmalar yapilacaktir.
Küresel entegrasyon ve rekabet boyutundaki illerde öncelikli olmak üzere yerelde yesil büyüme uygulamalarini koordine edecek yönetisim yapilari gelistirilecektir. AYM, kaynak verimliligi, atik yonetimi, yenilenebilir enerji ve yesil büyümenin finansmani konularinda farkindaligin ve ilgili paydaslar arasinda is birliginin artirilmasi, kapasite gelistirici faaliyetler yürütülmesi, ortak projeler gelistirilmesi, endüstriyel simbiyoz faaliyetlerinin kolaylastirilmasi, temiz üretim etütlerinin yapilarak yatirim ihtiyaglarinin tespit edilmesi gibi faaliyetleri yerinden koordine edecek yönetisim yapilari olusturulacaktir. Bu kapsamda kaynak verimliligi merkezleri kurulacak, var olan enerji verimliligi merkezi gibi yapilar yayginlastirilacaktir.
Döngüsel ekonomi hedefleri çerçevesinde atiklarin yeniden kullanimi, yan ürün ve alternatif ham madde olarak degerlendirilmesi, geri dönüsüm/geri kazanim ve endüstriyel simbiyoz uygulamalan planli sanayi alanlari basta olmak üzere yayginlastirilacaktir. Atik olusumunun önlenmesini saglamak amaciyla, ürünlerin tasarim, üretim, tüketim ve bakim süreçlerinin yasam döngüsü yaklagimiyla bütüncül bir gekilde ele alinmasina yönelik çaligmalar desteklenecektir. Sifir atik politikasi kapsaminda özellikle evsel atiklarin kaynaginda ayristirilmasi/ayri toplanmasi ve geri dönüsüme kazandirilmasi, bununla ilgili ayristirma/geri dönüsüm altyapisinin olusturulmasina yönelik çalismalar desteklenecektir.
Mavi büyüme yaklasimi gerçevesinde denizlerimizin ve denizcilik sektörlerinin sürdürülebilir büyümesinin saglanmasi için çalismalar yürütülecektir. Kiyr bölgelerde su ürünleri yetistiriciligi, deniz tagimaciligi, liman hizmetleri, gemi yapim ve onarimi, gemi geri dönüsümü, marina, klyi ve deniz turizmi ve mavi enerji gibi mavi büyüme sektörlerinin sürdürülebilir gelisimi desteklenecektir.
Yesil büyümeye yönelik gelistirilecek projeler için finansman imkânlari artirilacaktir. Yesil finansmanin gelisimini saglayacak ekosistemin güglendirilmesine yönelik çalismalar yürütülecek, bu alanda yesil tahvil ve etki yatirimi gibi alternatif finansman modellerinin kullanimi yayginlastirilacaktir. Bu kapsamda yesil dönüsüm sürecinden ekonomik anlamda negatif etkilenecek sektörlerin adil geçisi bagta olmak üzere yesil büyümeyi saglayacak tüm alanlarda ulusal ve uluslararasi finansman imkânlarindan faydalanilacaktir.
Yesil is imkânlarinin artirilmasi için çalismalar yürütülecektir. Yegil dönüsüm sürecinden etkilenmesi muhtemel is kollari ve dönüsüm sürecinin ortaya çikaracagi yeni is alanlari kapsaminda mesleki egitim ve beceri kazandirma programlari uygulanacaktir.
Küresel entegrasyon ve rekabet boyutundaki illerde öncelikli olmak üzere yesil girisimcilik desteklenecektir. Yesil büyüme gündeminin gerekliliklerini saglayacak ve bu süreçte disa bagimliligi azaltacak ürün, hizmet ve teknolojilerin gelistirilmesini ve üretilmesini amaçlayan girisimcilerin AR-GE ve yenilik faaliyetleri desteklenecektir.
8.7. GiRiSiMCiLiK
Girisimcilik; ekonomide dinamizm saglanmasi, teknolojik ilerlemenin gerçeklestirilmesi, katma degerin artirilmasi, yeni istihdam alanlarinin olusturulmasi ve böylece sosyoekonomik gelismenin saglanmasi açilarindan hem ulusal hem de bölgesel kalkinma için önemli bir politika alanidir. Bunun yani sira, günümüzde girisimcilik; iklim degisikligiyle mücadele ile yesil büyüme ve dijitallesmenin saglanmasi gibi güncel sorun ve firsat alanlarinda da önemli bir araç haline gelmistir.
Girisimciyi ortaya çikaran toplumsal ortam ve degerler olarak tanimlanabilecek girisimcilik kültürünün gelistirilmesi girisimcilik politikalarinin önemli bir yapi tasidir. Toplumlarin çalisma hayati, toplumsal konum, gelir gibi konulardaki yaklagimlari bireylerin girisimcilik egilimi ve yetenekleri üzerinde etkilidir.
Bu çerçevede girisimcilik kültürü; bireylerin yenilik yapma, yaratici olma ve risk alma konularinda motive edildigi bir toplumsal ve ekonomik ortam olarak da tanimlanabilir.
Yenilik ve mükemmeliyet vasitasiyla büyüme, sorumluluk alma, deneysellikten kaçinmama ve yapilan isi sürekli gelistirme girisimcilik kültürünün temel degerleri olarak görülürken; rekabetin gelistirilmesi ve desteklenmesi, bilgi dagarciginin sürekli yenilenmesi, derinlikli analiz ve risk degerlendirmesi ile girisimler arasi ortaklik firsatlarinin gözetilmesi de girisimcilik kültürü için gerekli yetenekler olarak öne Çikmaktadir.
Girisimcilik, 2000' li yillarin baglangicindan bu yana ekosistem yaklasimi gerçevesinde ele alinmaktadir. Bu yaklasim çerçevesinde girisimcilik politikalari; kamu kurumlari, üniversiteler, sivil toplum kuruluslari, özel sektör ve finansal kurumlar gibi farkli paydaslarin karsilikli etkilesimine önem veren ve girisimciligin niceliginden ziyade niteligine odaklanan bir yapiya bürünmüstür. Bu çerçevede, yeni kurulan firma sayisi veya kendi isini yapan kisi sayisi ile birlikte yenilik, üretkenlik ve istihdam olusturan hizli büyüme kapasitesine sahip erken açama girisimler (start-up) de önem kazanmaya baslamistir.
Ülkelerin girisimcilik ekosistemini bir bütün olarak ele alarak girisimciligin gelistirilmesi için uygun ortamin saglanmasi önem tagimaktadir. DB tarafindan 2004 yilindan itibaren hazirlanan is Yapma Kolayliji Endeksi (Doing Business) ile ülkelerin yatirim ortami analiz edilmekte; izinler, vergiler, is gücü gibi çesitli göstergeler üzerinden ülkelerin is yapma kolayligi açisindan uygun bir ekosisteme sahip olup olmadigi incelenmektedir. Ülkelerin is ortami 12 temel gösterge üzerinden incelenmekte olup bu göstergeler; is kurma, yer temini, finansmana erisim, günlük islemler ve güvenli bir is ortami olmak üzere 5 ana baglikta özetlenebilmektedir. 190 ülkenin incelendigi 2020 yili raporunda Yeni Zelanda, Singapur ve Hong Kong'un ilk 3 sirada yer aldigi görülmektedir (Tablo 8.27).
Tablo 8.27 is Yapma Kolayligi Endeksi ilk 10 Ülke (2020)
| 2020 Yilt Siralamasi | Ülke | Puan |
|---|---|---|
| 1 | Yeni Zelanda | 86,8 |
| 2 | Singapur | 86,2 |
| 3 | Hong Kong | 85,3 |
| 4 | Danimarka | 85,3 |
| 5 | Kore Cumhuriyeti | 84,0 |
| 6 | ABD | 84,0 |
| 7 | Gürcistan | 83,7 |
| 8 | Birlesik Krallik | 83,5 |
| 9 | Norveç | 82,6 |
| 10 | isveç | 82,0 |
Kaynak: DB
Ayni Rapora göre, 2020 yilinda Türkiye 76,8 puanla bir önceki yila göre 10 basamak yükselerek 190 ülke içerisinde 33'üncü sirada yer almistir (Grafik 8.49). Türkiye'nin bagari gösterdigi göstergelere bakildiginda azinlk yatirimcilarin korunmasi (21), sözlesme icrasi (24), vergi ödeme (26), tapu siciline kayit (27) ön plana çikarken, is kurma (77) ve sirket tasfiyesi (120) göstergeleri açisindan Türkiye listenin gerisinde kalmistir.
Grafik 8.49 is Yapma Kolayligi Endeksi Türkiye Siralamasi
Kaynak: DB
Girisimcilik ekosisteminin desteklenmesi tüm dünyada önem verilen bir politika alani olmakla birlikte ülkeler, girisimcilik potansiyelleri ve bu konudaki ihtiyaçlari bakimindan farkli dinamiklere sahiptir. Girisimcilige uygun ortamin saglanmasi, girisimcilik kültürünün gelistirilmesi, girisimcilik faaliyetlerinin nicelik ve nitelik olarak artirilmasi gibi alanlarda belirlenen politikalar ülkelerin sahip olduju dinamiklere göre de farklilasmakta, bu nedenle bu farklliklarin tespiti önem tagimaktadir. Ülkelerin girisimcilik konusundaki dinamikleri farkli göstergelerle kargilastirilmaktadir. Bunlardan biri 3 alt endeks, 14 farkli baslik altinda yer alan 28 degisken araciligiyla hesaplanan küresel girisimcilik endeksidir. Bu üç alt endeksten ilki ülkelerdeki girisimcilige yönelik yaklagima (attitude) dair olup firsat algisi, erken dönem yetenekler, risk istahi, ag olusturma yetenekleri ve girisimcilik kültürüne dair bagliklar altinda degerlendirilmektedir. Yeteneklere dair olan ikinci alt endeks; erken dönem firsatlari, teknoloji kullanim kapasitesi, insan kaynaklari ve rekabete dair basliklar igermektedir. Son alt endeks ise amaglara (aspiration) dair olup ürün ve süreç yeniligi, yüksek büyüme, uluslararasilagma ve risk sermayesi bagliklari altinda degerlendirilmektedir.
En son 2019 yili için hesaplanan bu endekse göre Türkiye 137 ülke arasinda 39,8'lik degeriyle 44'üncü sirada yer almaktadir (GEDI, 2019). ABD'nin ilk sirada yer aldigi endekste Türkiye; Brezilya, Meksika ve Yunanistan gibi ülkelerden iyi bir degere sahip olmasina ragmen italya, Polonya, Almanya ve Birlesik Krallk gibi ülkelerin gerisinde kalmaktadir (Grafik 8.50).
Grafik 8.50 Seçili Ülkeler için Küresel Girisimcilik Endeksi Degerleri (2019)
Kaynak: GEDI
Dünyada girisimcilik konusunda çalismalar yapan, veri toplayan, analiz eden ve raporlayan önemli kuruluslardan biri de Küresel Girisimcilik Izleme Merkezi (GEM)' dir. 1999 yilindan bu yana çalismalarini cografi alan ve tematik derinlik olarak genisleterek sürdüren merkezin 2021/2022 Küresel Raporu Türkiye'nin de aralarinda yer aldigi 50 ülkenin girisimcilik ekosistemine dair önemli veriler içermektedir. Rapor kapsaminda yer alan 50 ülke GSYH'lerine göre üs gruba ayrilmis ve girisimcilik ekosistemleri; finansman, kamu politikalari, destekler, egitimler, AR-GE, ticari ve profesyonel altyapi, giris kolayligi, fiziksel altyapr ile sosyal ve kültürel normlar basliklari üzerinden karsilastirilmistir. Türkiye söz konusu gruplamada orta gelir grubunda yer alan 19 ülke ile birlikte degerlendirilmis olup kendi grubunda giris kolayligi basligi altinda yer alan giris dinamikleri kriterinde birinci olurken kadin girisimciligi kriterinde sonuncu sirada yer almistir.
Söz konusu raporda genel siralama ise bu basliklar çerçevesinde hesaplanan Ulusal Girisimcilik Ortami Endeksi degerleri ile yapilmaktadir. ilk sirada 6,8 puanla Birlesik Arap Emirlikleri yer almakta, ardindan Hollanda, Finlandiya, Suudi Arabistan ve Litvanya takip etmektedir. Türkiye bu siralamada 4,2 puan ile 17'üncü sirada yer almaktadir (Grafik 8.51).
Grafik 8.51 Seçili Ülkeler için Ulusal Girisimcilik Ortami Endeks Degerleri (2021)
Kaynak: GEM
Girisimcilik konusunda karsilastirma yapilirken toplam limited sirket sayisinin ve bir yil içerisinde kurulan limited girket sayisinin çalisma çagindaki nüfusa (15-64 yas) oraniyla hesaplanan toplam ve yeni is yogunlugu göstergeleri de kullanilmaktadir.
DB'nin Girisimcilik Veri Tabani kayitlari kullanilarak hesaplanan toplam is yogunlugu orani verileri incelendiginde, Türkiye'nin 2020 yili itibariyla 18,79 degeriyle 83 ülke arasinda 59'uncu sirada yer aldigi; Polonya, Yunanistan ve Japonya gibi bazi ülkeleri geride birakmasina ragmen pek çok AB ve OECD ülkesinin gerisinde kaldigi görülmektedir (Grafik 8.52).
Grafik 8.52 Seçili Ülkeler için Toplam is Yogunlugu Orani (2020)
Kaynak: DB
Girisimcilik konusunda diger bir anlamli gösterge olan yeni is yogunlugu açisindan ise Estonya birinci sirada yer alirken onu Birlesik Krallik, Yeni Zelanda ve Avustralya takip etmektedir. Bu gösterge açisindan Türkiye 1,77 degeriyle 121 ülke arasinda 72'nci sirada yer alarak Yunanistan, Polonya, Meksika, Avusturya ve Japonya'y' geride birakmaktadir (Grafik 8.53).
Grafik 8.53 Seçili Ülkeler için Yeni is Yogunlugu Orani (2020)
Kaynak: DB
Son yillarda kadin girisimciliginin gelistirilmesi hem girisimcilik hem de kalkinma politikalari açisindan önem verilen bir konu haline gelmistir. 2021 yili OECD verilerine göre alt çaliçani bulunan kendi isini yapan kadinlarin tüm istihdam içerisindeki orani Türkiye'de yüzde 1,5 iken erkeklerin orani yüzde 5,8'dir. Türkiye bu iki oran arasindaki farkin en fazla oldugu ülkeler arasindadir (Grafik 8.54).
Grafik 8.54 Seçili Ülkeler için Alt Çalisani Bulunan Kendi Isini Yapanlarin Orani (2022, Yüzde)
• Kadin # Erkek
Kaynak: OECD
Girisimcilik kavrami dünyada oldugu gibi Türkiye'de de kalkinma çalismalari alanindaki önemli etkenlerden biri olarak öne çikmaktadir. Bu kapsamda girisimlerin sayilarinin yani sira verimliligi, istihdam ve sermaye yapisi, teknoloji seviyesi, büyüme hizi ve sag kalim oranlari gibi göstergeler Türkiye'deki girisimcilik ekosisteminin yapisina ve buna bagli olarak gelistirilecek bölgesel kalkinma politikalarina dair genel bir çerçeve sunmaktadir.
2021 yili itibariyla, is kayitlarina göre Türkiye'de toplam 4.384.672 girisim bulunmaktadir. Girisim sayilari yillar itibariyla incelendiginde düzenli bir artis egilimi görülebilmektedir (Grafik 8.55).
Grafik 8.55 Yillar itibariyla Girisim Sayilari (2010-2021)
Kaynak: TÜIK
Girisim sayisi ile birlikte girisimlerin büyüme hizi da ülkeler için önemlidir. Bu nedenle hizli büyüyen girisimler ve ceylan girisimlere iliskin verilerin de takip edilmesi önem tagimaktadir. 3 yillik periyotta yillik olarak ortalama yüzde 10 büyüyen ve 10'dan fazla çalisani olan girisimler hizli büyüyen girisim olarak kabul edilirken, bunlarin içerisinde en fazla 5 yasinda olan girisimler ise hizli büyüyen genç girisimler (ceylan girisimler) olarak tanimlanmaktadir.
Bu girisimlerin sayisi ciro ya da istihdam üzerinden hesaplanabilmektedir. 2021 yilinda Türkiye'de istihdamdaki büyümeye göre 25.426, cirodaki artisa göre ise 36.154 hizli büyüyen girisim bulunmaktadir. Ayni yil Türkiye'de istihdamdaki büyümeye göre 4.562, cirodaki artisa göre ise 5.426 ceylan girisim bulunmaktadir. Her iki tür girisimin büyük çogunlugunu KOBl'ler olusturmaktadir. Ciroya göre hizl büyüyen ve ceylan girisimlerin sayilari yillar itibariyla incelendiginde ceylan girisimlerin duragan bir seyir izledigi, hizh büyüyen girisimlerin ise 2020 yilina kadarki düsüs egiliminden sonra artmakta oldugu görülmektedir (Grafik 8.56).
Grafik 8.56 Ciroya Göre Hizli Büyüyen ve Ceylan Girisim Sayilari (2016-2021)
Girisim istatistikleri konusunda incelenmesi gereken bir diger önemli gösterge ise girisimlerin ölçekleridir. Türkiye'de toplam girisim sayisi 4 milyonu asarken bunlarin 3 milyon 578 bin 931'i (yüzde 81,6) sanayi ve hizmetler sektöründe faaliyet göstermektedir. Bunlarin yüzde 99,7'si (3 milyon 568 bin) ise KOBi sinifina girmektedir.
Türkiye'de tüm sektörlerdeki isyerlerinin ölçek büyüklüklerine bakildiginda ise yüzde 84,5'lik payla mikro isyerlerinin çogunlukta oldugu görülmektedir (Grafik 8.57). Orta ölçekli ve KOBi üstü isyerleri ise sadece yüzde 2,4'lük paya sahip bulunmaktadir.
Grafik 8.57 Türkiye'de Ölçege Göre is Yerleri (2021, Yüzde)
Kaynak: STB
Sanayi ve hizmetler sektörlerinde faaliyet gösteren KOBl'ler 2021 yili itibariyla bu sektörlerdeki üretim degerinin yüzde 37,3'ünü ve faktör maliyetiyle katma degerin yüzde 35,5'ini olusturmaktadir. Grafik 8.58'de görüldügü üzere KOBl'ler istihdamin yüzde 71'ini, cironun yüzde 44'ünü ve çalisan bagina katma degerin de yüzde 45,5'ini olusturmaktadir.
Grafik 8.58 Ölçege Göre Çaliçan Sayisi, Ciro ve Katma Deger (2022, Yüzde)
Kaynak: TÜiK
2021 yili için sanayi ve hizmetler sektörlerinde girisimlerin ölçeklerine göre çalisan sayisi dagilimi incelendiginde toplam 17,5 milyon calisanin yaklagik 12,5 milyonunun KOBl'lerde istihdam edildigi görülmektedir. En fazla istihdam 6,1 milyon kisi ile mikro ölçekli girisimlerde gerçeklesmistir. Ayni yil için ciro verisi incelendiginde ölçekle birlikte ciro miktari da önemli bir sekilde artmakta, toplam 16,7 trilyon TL cironun 9,3 trilyon TL'si büyük ölekli isletmelerden kaynaklanmaktadir.
Benzer sekilde, çaliçan bagina üretilen katma degerin girisimlerin ölçegiyle paralel olarak arttigi gözlemlenmektedir. Buna ek olarak girisimlerde ölçek küçüldükçe çaliçan bagina katma degerin de ciddi sekilde düstügü görülmektedir. Küçük ölçekli isletmeler mikro isletmelerden 3 kat, orta ölçekli isletmeler ise küçük isletmelerden iki kat fazla çalisan basina katma degere sahiptir.
Diger yandan, mikro ölçekli girisimler toplam çalisan sayisi içerisinde en büyük payi almalarina ragmen çaliçan bagina katma deger ve ciro açisindan en düsük payi almaktadir. Çalisan basina katma deger ve ciro açisindan en büyük payi KOBi üstü girisimler almakta, onu orta ölçekli girisimler izlemektedir. Bu durum Türkiye'de girisimlerin ölçekleri büyüdükçe is gücü verimliliklerinin arttigini göstermektedir.
Girisimcilik konusundaki egilimin incelenmesinde veri yil içerisinde kurulan ve kapanan girket sayilari da önem tagimaktadir. Türkiye'de 2010-2022 dönemi kurulan kapanan sirket sayilari incelendiginde (Grafik 8.59), 2011-2013 dönemi hariç kurulan girket sayilarinin kapanan girketlerden fazla oldugu ve 2013 yilindan sonra kurulan sirket sayilarinda kayda deger bir artis oldugu görülmektedir. Bu dönemden sonra kapanan sirket sayilari nispeten sabit kalmis, kurulan girket sayilari ise artis trendi izlemistir. 2020 yilinda kurulan girket sayisi 100 bini ve 2022 yilinda ise 140 bini asmis olup bu dönemde net kurulan girket sayisi da artmistir.
Grafik 8.59 Villar itibariyla Kurulan ve Kapanan Sirket Sayilari (2010-2022)
Kaynak: TOBB
2010-2021 dönemi kurulan girketlerin sektörel dagilimi incelendiginde toptan ticaret sektöründe kurulan girket sayisinin yüzde 18,58' lik payla ilk sirada yer aldigi, bu sektörü yüzde 11,19' luk payla bina insaati ve yüzde 9,83'lük payla perakende ticaret sektörlerinin takip ettigi görülmektedir (Tablo 8.28). Bununla birlikte mimarlik ve mühendislik faaliyetleri ve bilgisayar programlama ve danismanlik faaliyetleri sektörleri de en çok sirket kurulan ilk 10 sektör arasinda yer almaktadir.
Tablo 8.28 Kurulan Sirketlerin Sektörel Dagilimi (2010-2021, ilk 10 Sektör)
| NACE Kodu | Sektör | Kurulan Sirket | Yüzde |
|---|---|---|---|
| 46 | Toptan Ticaret 157.273 | 18,58 | |
| 41 | Bina insaati | 94.662 | 11,19 |
| 47 | Perakende Ticaret | 83.195 | 9,83 |
| 56 | Yiyecek ve Içecek Hizmeti Faaliyetleri | 34.417 | 4,07 |
| 71 | Mimarlik ve Mühendislik Faaliyetleri; Teknik Test ve Analiz Faaliyetleri | 31.265 | 3,69 |
| 49 | Kara Tasimaciligi ve Boru Hatti Tasimaciligi | 23.575 | 2,79 |
| 43 | Özel insaat Faaliyetleri | 22.470 | 2,66 |
| 45 | Motorlu Kara Tasitlarinin ve Motosikletlerin Toptan ve Perakende Ticareti ile Onarimi | 21.913 | 2,59 |
| 62 | Bilgisayar Programlama, Danismanlk ve Ilgili 19.792 Faaliyetler | 2,34 | |
| 86 | insan Sagligi Hizmetleri | 19.301 | 2,28 |
Kaynak: TOBB
2010, 2015 ve 2021 yillari için imalat sanayiinde kurulan sirketlerin teknoloji seviyeleri incelendiginde (Grafik 8.60) düsük teknoloji grubunun bu üç yil (sirasiyla yüzde 53, yüzde 48, yüzde 49) için de agirligini korudugu görülmektedir. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerde kurulan girket sayilari düsük ve orta-düsük teknolojili sektörlerde kurulan sirketlerden daha az olmasina ragmen incelenen dönemde artis egilimi göstermektedir. 2010 yilinda bu sektörlerde 1.824 girket (yüzde 21) kurulurken, 2021 yilinda bu sayi 4.251 (yüzde 24) olmustur.
Grafik 8.60 imalat Sanayiinde Teknoloji Seviyesine Göre Kurulan Sirket Sayilar (2010-2021)
Kaynak: TOBB
Kurulan toplam girket sayilarinin yani sira kurulan yabanci sermayeli sirket sayisi da girisimcilik ortamindaki dinamizm, yatirim ortami ve teknoloji transferi gibi açilardan takip edilmesi gereken girisimcilik parametrelerinden biridir. Türkiye'de 2022 yili sonu itibariyla toplam 78.257 yabanci sermayeli sirket bulunmaktadir. 2010-2022 döneminde net kurulan (kurulan-kapanan) yabanci sermayeli girket sayisi incelendiginde 2018 yilina kadar genel itibariyla bir artis oldugu ancak 2018 yilindan sonra azalmalar gerçeklestigi görülmektedir.
Türkiye'de 2010-2022 yillari arasinda net kurulan yabanci sermayeli sirketlerin toplam sayisi 55.994'tür (Grafik 8.61). 2010-2018 döneminde kurulan yabanci sermayeli girket sayisinin istikrarli gekilde arttigi;
2018 ytlinda 9.385'i buldugu görülmektedir. Bu yildan sonra ise kurulan sirket sayisinda ciddi bir düsüs gözlemlenmektedir.
Grafik 8.61 Yillar itibariyla Net Kurulan Yabanci Sirket Sayisi (2010-2022)
Kaynak: STB
Kurulan girketlerin yani sira ülkede gerçeklestirilen yerli ve yabanci yatirim tutarlarinin degisimi de hem yatirim ortami hem de girisimcilik ekosistemi için önemli göstergelerdir. Bu kapsamda, yillara göre tesvik belgesi alan yerli yatirim miktarlari incelendiginde ise 2020 yilinin 2023 yili fiyatlarina göre 20102022 zaman aralijinda 1,3 trilyon TL ile Türkiye'de en çok yerli yatirimin gerçeklestirildigi yil oldugu görülmektedir. Ayni zaman aralijinda 2011 yili ise 332,7 milyar TL ile Türkiye'de en az yerli yatirimin gerçeklestigi yil olmustur (Grafik 8.62).
Grafik 8.62 Tesvik Belgesi Alan Yerli Yatirim Tutarlari (2010-2022, Milyon TL-2023 Fiyatlari)
Kaynak: STB
Yillara göre tesvik belgesi alan yabanci yatirim tutarlari 2023 yili fiyatlarina göre incelendiginde (Grafik 8.63) 2017 yulinin 2010-2022 zaman araliginda 616,5 milyar TL ile Türkiye'nin en çok yabanci yatirim aldigi yil oldugu görülmektedir. Ayni zaman aralijinda 2022 yili ise 58,1 milyar TL ile Türkiye'nin en az yabanci yatirim aldigi yil olmustur.
Kaynak: STB
Son yillarda kadin girisimciliginin gelistirilmesi Türkiye'de politika belgelerinde önem verilen bir konu haline gelmistir. Türkiye'de isveren olarak çalisanlarin cinsiyetine göre dagilimi verisi kadin girisimciligine dair çikarsamalar yapmaya imkân vermektedir. Bu konuda verisi mevcut olan 2016-2018 dönemi incelendiginde isveren olarak çalisan erkeklerin sayisinin kadinlarin yaklasik 10 kati oldugu görülmektedir (Grafik 8.64).
Grafik 8.64 Cinsiyete Göre isveren Olarak Çaliçanlar (2018, Yüzde)
m Erkek m Kadin
Kaynak: TÜIK
Girisimciligin büyümeyi sürekli kilabilmesi için firmalarin giris sonrasi erken yillarin getirdigi engelleri atlatabilmeleri, operasyonlarini genisletebilmeleri ve zaman içinde istihdami sürdürebilmeleri gerekmektedir. Firma dogumu, ölümü ve sag kalimi gibi girisimsel aktiviteler birçok faktöre baglidir. Bu faktörlerden bazilari zamana göre sabitken (cografya gibi) kurumsal ortam, arz-talep kosullari ve bölgesel politika gibi bazi faktörler zaman içerisinde degisim gösterebilmektedir.
Günümüzde firma dinamiklerine yönelik yapilan analizlerde istatistiki firma birimi olarak genellikle girisim ve is yeri bazinda veri kullanimi olmak üzere iki farkli yaklasim benimsenmektedir. Girisimlere iliskin verilerde firmanin bulundugu merkez dikkate alnirken, is yeri verilerinde söz konusu firmanin birden fazla mekânda is yeri varsa her biri ayri ayri hesaba katilmaktadir.
Türkiye geneli açisindan bakildiginda 2017 yilinda kurulan girisimlerin 3 yil içerisinde ancak yüzde 31'inin, is yeri baz alindiginda ise ancak yüzde 29'unun sag kalabildigi görülmektedir. GBS verileri kullanilarak yillar bazinda firmalarin sag kalim oranlari incelendiginde girisim bazinda yillar içinde sürekli düsüs egilimi, is yeri bazinda ise daha duragan bir egilim gözlemlenebilmektedir (Grafik 8.65). Firma sag kalim oranlarindaki bu egilimler makro ekonomik kosullar ile is ve yatirim ortamindaki degisimlerden önemli ölçüde etkilenmektedir.
Grafik 8.65 Türkiye'de Firma Sag Kalim Süreleri (2007-2017, Yüzde)
Kaynak: GBS
Sag kalm oranlari sektörler bazinda incelendiginde ise 2017'de kurulmus ve 3 yil sag kalabilmis sirketlerin en yüksek oranda toptan ve perakende ticaret, imalat ve konaklama ve yiyecek hizmeti sektörlerinde faaliyet gösterdigi görülmektedir (Grafik 8.66).
Grafik 8.66 Sektörlere Göre is Yeri Sag Kalim Oranlari (2017, 3 Villik Vade, Yüzde)
Kaynak: GBS
8.7.1. Girisimcilik Göstergelerinin Mekânsal Dagilimi
Türkiye'de girisimcilik politikalari ulusal kalkinmanin oldugu kadar bölgesel kalkinmanin da konusudur. Bölgelerin gelisme potansiyelleri, sektörel yapilari, cografi konumlari, demografik yapilari ve kurumsal çerçeveleri gibi pek çok unsur girisimcilik kapasitelerini etkilemektedir. Bu çerçevede, girisimcilik ile ilgili temel göstergeler iller bazinda analiz edilerek girisimcilik politikalarinda bölgelere özgü müdahale araglari gelistirilmesi gerekmektedir.
2021 yili itibariyla is kayitlarina göre Türkiye'de bulunan 4 milyon 384 bin 672 girisimin iller bazinda dagilimi incelendiginde nüfus büyüklükleriyle paralel bir dagilim dikkat çekmektedir. Bu girisimlerin 1 milyondan fazlasi istanbul'da, 2,5 milyonu ise ilk 10 ilde yer almaktadir. istanbul, Ankara, izmir, Antalya ve Bursa ilk siralarda yer alirken Türkiye'nin iç Anadolu, Karadeniz, Dogu Anadolu ve Güneydogu Anadolu Bölgeleri'nden birçok il toplam içerisinde yüzde 1'den az pay almaktadir (Harita 8.60).
Harita 8.60 Girisimlerin 15-65 Yas Nüfusa Orani (2021, On Bin Kisi Basina)
Kaynak: TÜIK
Girisim bazli veriler firmalarinin merkezlerinin bulundugu iller baz alinarak tutuldugu için firmalarin farkl illerdeki birimlerini içeren is yeri bazli verilerin incelenmesi de firmalarin ülke geneli dagilimi açisindan önemli bilgiler saglamaktadir. Bu çerçevede, Sanayi ve Teknoloji Bakanligi GBS kayitlarina göre Türkiye'de 2020 yili itibariyla tüm sektörlerde faaliyet gösteren is yerlerinin il dagilimina bakildiginda istanbul basta olmak üzere entegrasyon boyutundaki iller ile rekabetçi illerde yogunluk görülmektedir (Harita 8.61). Bununla birlikte, bölgesel merkezler olan Samsun, Trabzon ve Diyarbakir da is yeri dagiliminda bölgelerinde öne çikmaktadir.
Harita 8.61 ls Yerlerinin illere Göre Dagilimi (2020)
is yerlerinin ölçek büyüklükleri incelendiginde istanbul'un tüm ölgeklerde ilk sirada yer aldigi; ikinci sirada yer alan illerle arasindaki farkin ise 2,7 ila 3,9 kat arasinda oldugu görülmektedir. Ankara'nin mikro ve küçük ölçekli isyerlerinde ikinci sirada yer alirken, ölçek büyüdükçe ilk üg il arasinda yer alamadigi dikkat çekmektedir. Bununla birlikte; Bursa, Izmir, Kocaeli, Gaziantep ve Adana tüm ölçek büyüklüklerinde ilk on il içinde yer almaktadir (Tablo 8.29).
Tablo 8.29 is Yeri Ölçegi Bazinda ilk On il Siralamasi (2021, Yüzde)
| Sira Mikro | Pay (%) | Küçük | Pay (%) | Orta | Pay (%) | Kobi Üstü | Pay (%) | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | istanbul | 28,08 | istanbul | 28,37 | istanbul | 24,69 | Istanbul | 19,13 |
| 2 | Ankara | 7,21 | Ankara | 7,20 | Bursa | 6,70 | Bursa | 7,01 |
| 3 | izmir | 6,98 | izmir | 6,59 | izmir | 6,58 | izmir | 6,48 |
| 4 | Bursa | 4,52 | Bursa | 5,61 | Ankara | 5,71 | Kocaeli | 6,38 |
| 5 | Antalya | 3,97 | Antalya | 3,43 | Kocaeli | 4,57 | Tekirdag | 5,27 |
| 6 | Konya | 2,72 | Kocaeli | 3,20 | Tekirdag | 3,29 | Ankara | 5,04 |
| 7 | Kocaeli | 2,30 | Konya | 2,74 | Gaziantep | 2,98 | Gaziantep | 4,17 |
| 8 | Adana | 2,26 | Adana | 2,20 | Konya | 2,44 | Manisa | 3,47 |
| 9 | Gaziantep | 2,15 | Gaziantep | 2,20 | Adana | 2,29 | Adana | 2,47 |
| 10 | Mersin | 2,03 | Mersin | 1,83 | Antalya | 2,26 | Kahramanmaras | 2,34 |
Kaynak: STB
Kurulan sirket sayilar iller bazinda incelendiginde 2022 yili verilerine göre istanbul, Ankara, izmir, Antalya, Bursa, Gaziantep, Mersin, Konya, Kocaeli ve Adana kurulan sirket sayisi bakimindan ilk 10 siradaki iller olup bu illerde kurulan girketler Türkiye'de 2022 yilinda kurulan toplam sirketlerin yaklasik yüzde 74 ünü olusturmaktadir. Toplam kurulan sirketlerin yüzde 40't ise Istanbul'dadir. Genel durumun daha anlagilir görülebilmesi için kurulan sirket sayisi en yüksek 10 il ve kurulan sirket sayisi göreli düsük (400'ün altinda) olan 33 il disarida tutuldugunda kurulan kapanan sirketlerin dagilimi Grafik 8.67'de gösterilmektedir.
Grafik 8.67 Seçili iller için Kurulan ve Kapanan Sirket Sayilar (2022)
Kaynak: TOBB
Kurulan sirket sayilarinin iller bazinda dagilimi incelendiginde bu dagilimin illerin genel ekonomik durumu ve nüfuslari ile dogru orantili oldugu görülmektedir. illerin kisi basina GSYH degerleri ile bin kisi bagina kurulan girket sayisi arasinda yüzde 70, illerde net kurulan sirket sayisi (kurulan-kapanan) ile nüfuslari arasinda ise yaklasik yüzde 98 korelasyon vardir.
Kurulan girket sayilarinin çaligma çagindaki nüfusa (15-64 yas) oranlanmasiyla elde edilen yeni is yogunlugu göstergesinin il bazinda dagilimina göre istanbul 7,63'lük oranla ilk sirada yer almaktadir. istanbul'u Antalya, Ankara, izmir ve Gaziantep illerinin takip ettigi görülmektedir. Diger yandan, genel olarak Karadeniz ve Dogu Anadolu Bölgeleri'nde yer alan toplam 16 il en düsük is yogunluguna sahip iller olarak dikkat çekmektedir (Harita 8.62).
Harita 8.62 Yeni Is Yogunlugu Dagilimi (2022, 15-64 Yas Nüfus, On Bin Kisi Basina)
Kaynak: TOBB, TÜIK
Kurulan sirketlerin teknoloji seviyesi iller bazinda incelendiginde yüksek ve orta-yüksek teknolojili sektörlerde kurulan sirketlerin yüzde 38'inin istanbul'da, yüzde 13'ünün ise Ankara'da oldugu görülmektedir (Harita 8.63). Bu iller disinda Bursa, Izmir, Konya ve Kocaeli de teknoloji seviyesi bakimindan öne çikmaktadir.
Harita 8.63 Yüksek ve Orta-Yüksek Teknolojili Sektörlerde Kurulan Sirketlerin Türkiye Paylari (20102021, Yüzde)
Yüksek ve orta-yüksek teknolojili sektörlerde kurulan sirketlerin ildeki imalat sanayiinde kurulan tüm sirketler içindeki payi da illerin üretim yapisi hakkinda önemli bilgiler vermektedir. Bu gösterge açisindan ilk sirada yer alan Konya'da imalat sanayiinde kurulan sirketlerin yüzde 39,56'sinin yüksek ve orta-yüksek teknolojili sektörlerde yer aldigi görülmektedir (Harita 8.64). Karaman, Ankara, Çorum, Yalova, Kocaeli, Sakarya, Eskisehir ve Isparta'da da kurulan sirketler içinde orta-yüksek ve yüksek teknolojili sirketler önemli bir paya sahiptir. Illerde kurulan sirketlerin teknoloji seviyesi genel olarak degerlendirildiginde Türkiye paylarina göre daha dengeli bir dagilim mevcuttur.
Harita 8.64 illerde Yüksek ve Orta-Yüksek Teknolojili Sektörlerde Kurulan Sirketlerin Payi (20102021, Yüzde)
Kaynak: ТОВВ
Türkiye'de faaliyet gösteren yabanci sermayeli sirketlerin cografi dagilimi incelendiginde, söz konusu sirketlerin yüzde 63,1'inin Istanbul'da yer aldigi, ikinci sirada bulunan Antalya'da ise yüzde 7,8' inin yer aldigi görülmektedir. Bu göstergede öne çikan ilk 10 ilin yaklasik yüzde 92'lik paya sahip oldugu, 71 ilin ise yabanci sermayeli girket varligindan aldiklari payin yüzde 1'in altinda oldugu görülmektedir (Harita 8.65).
Harita 8.65 Net Kurulan Yabanci Sermayeli Sirketlerin Dagilimi (2010-2022, Yüzde)
Yabanci sermayeli girket sayisini il nüfusuna oranlayarak 10.000 kisi bagina düsen yabanci sermayeli sirket sayisi incelendiginde Istanbul'da 10.000 kisi bagina 30,5 yabanci sermayeli sirket düstügü; istanbul'u 22,8'lik degerle Antalya ve 17,6 ile Kilis'in takip ettigi görülmektedir (Harita 8.66). Yabanci sermayeli sirket sayisi ve 10.000 kisi basina düsen yabanci sermayeli sirket sayisi siralamalari karsilastirildiginda Istanbul, Antalya, Mugla, Mersin, Gaziantep, Hatay ve izmir'in her iki siralamada da ilk 10 içinde yer aldigi görülmektedir.
Harita 8.66 Net Kurulan Yabanci Sermayeli Sirketlerin Nüfusa Göre Dagilimi (2010-2022, On Bin Kisi Bagina)
Kaynak: STB
Kurulan firmalarin sag kalim performanslarinin iller bazinda analiz edilmesi de girisimcilik politikalar açisindan önemli girdiler sunmaktadir. Bu çerçevede, firma sag kalim performanslari l'den fazla istihdami olan firmalar için 2017 yilindan baglayarak 3 yillik dönemde iller bazinda analiz edilmistir. Istanbul, Bursa, Mugla, Trabzon ve Ordu sag kalim bakimindan en iyi performans gösteren iller olurken genel olarak öncelikli dönüsüm illerinde sag kalim oranlarinin düsük seyrettigi görülmektedir. 36 ildeki sag kahm oraninin Türkiye ortalamasinin altinda kaldigi, bu illerin büyük bölümünün Dogu ve Güneydogu Anadolu Bölgeleri'nde yer aldiji, bunun yaninda Orta ve Bati Anadolu'da da Türkiye ortalamasinin altinda sag kalim oranina sahip iller bulundugu görülmektedir.
Harita 8.67 illerde is Yeri Bazinda 3 Villik Sag Kalim Oranlari (2017)
illerde firmalarin sag kalim oranlari ile illerin sosyoekonomik gelismislik düzeyleri arasindaki iliski incelendiginde gelismislik düzeyi ve firma sag kalim performansi arasinda oldukça yüksek bir korelasyon gözlemlenmektedir (Grafik 8.68).
Grafik 8.68 Gelismislik ve Sag Kalim Performansi Iliskisi
Kaynak: GBS
Girisimcilik ekosistemini besleyen sabit sermaye yatirimlarinin il bazinda dagilimi incelendiginde ilk sirada yüzde 14 payla istanbul'un, ikinci sirada ise yüzde 7,9 payla izmir'in bulundugu görülmektedir (Tablo 8.30). Yerli yatirimlarda izmir'i Ankara, Bursa ve Kocaeli takip etmektedir. Türkiye' deki tesvik belgesi almis yerli yatirim tutarinin yaklagik yüzde 53'ü bu listede yer alan ilk on ilde bulunurken bes ilde hiç yerli yatirim bulunmamaktadir.
Tablo 8.30 Tesvik Belgeli Yerli Yatirimlarda ilk 10 il (2010-2022, Yüzde)
| Sira | il Adi | Payi |
|---|---|---|
| 1 | istanbul | 14,0 |
| 2 | Izmir | 7,9 |
| 3 | Ankara | 5,2 |
| 4 | Bursa | 4,5 |
| 5 | Kocaeli | 4,4 |
| 6 | Gaziantep | 3,9 |
| 7 | Tekirdag | 3,4 |
| 8 | Konya | 3,3 |
| 9 | Antalya | 3,2 |
| 10 | Manisa | 2,8 |
Kaynak: STB
Tesvik belgesi alan yabanci yatirimlarin iller bazinda incelendiginde ilk 10 sirayi Tablo 8.31'de yer alan illerin paylastigi görülmektedir. Bu listede yaklasik yüzde 19'luk payla ilk sirayi Mersin alirken ikinci sirada yüzde 9,5'lik payla istanbul yer almaktadir. iki kata yakin bu farkin Mersin' de hayata geçirilmekte olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali Projesinden kaynaklandigi mütalaa edilmektedir. Yabanci yatirimlarda istanbul'u Kocaeli, Bursa ve izmir takip etmektedir. Türkiye'deki tesvik belgesi almis yabanci yatirim tutarinin yüzde 72'si bu listede yer alan ilk on ilde bulunurken alti ilde hiç yabanci yatirim bulunmamaktadir. Yerli ve yabanci yatirimda ilk siralarda yer alan illerin genel olarak ortak oldugu da dikkat çekmektedir.
Tablo 8.31 Tesvik Belgeli Yabanci Yatirim Tutarlarinda ilk 10 il (2010-2022, Yüzde)
| Sira | il Adi | Payi |
|---|---|---|
| Mersin | 18,90 | |
| Istanbul | 9,49 | |
| Kocaeli | 8,58 | |
| Bursa | 8,40 | |
| Izmir | 5,20 | |
| 6 | Antalya | 5,18 |
| Adana | 4,87 | |
| 8 | Tekirdag | 3,92 |
| 9 | Ankara | 3,85 |
| 10 | Manisa | 3,68 |
Kaynak: STB
8.7.2. Girisimciler için Arayüz Yapilar
Girisimcilik ekosisteminin önemli bir bileseni de hem girisimcilik kültürünün gelismesini kolaylastiran hem de girisimcileri bir araya getirerek, onlarin fikirlerini paylasmalarina, birbirlerinden ögrenmelerine imkân saglayan fiziksel altyapilar olan girisimci arayüzleridir.
Potansiyel girisimcilerin fikirlerini hayata geçirebilmesi ve mevcut girisimcilerin girisimlerini büyütebilmesi için kolaylastirici bir görevi olan arayüzler; kulucka merkezi, is gelistirme merkezi, hizlandirici ve teknoloji merkezi gibi çesitli isimlerle faaliyet göstermektedir. Bu arayüzlerin temel faaliyetleri; girisimciler için ortak çalisma alani saglama, egitim, danismanlik ve mentörlük hizmetleri sunma, girisimcilerle yatirimcilari bir araya getirme ve girisimcilere finansman saglama olarak özetlenebilir.
Arayüz yapilarla ilgili standart bir tanimlama ile toplu ve düzenli bir veri kaynagi bulunmamaktadir. Bununla birlikte resmi olmayan veri kaynaklarinda, Türkiye'de 2021 yil itibariyla girisimci arayüzlerinin sayisinin yaklagik 200 oldugu, bu sayinin 2010'dan itibaren düzenli sekilde arttigi ve kuluçka merkezlerinin sayica en fazla olan arayüz yapilar oldugu görülmektedir (Grafik 8.69). Bu durum girisimlerin fikir açamalarinda verilen arayüz desteginin daha yüksek olduju seklinde yorumlanabilir.
Grafik 8.69 Yillar itibariyla Girisimciler için Arayüzler (2010-2021)
Kaynak: 2021 Startup Ekosistem Raporu, startupswatch
Kuluçka merkezi ve hizlandiricilarin illere göre dagilimina bakildiginda güçlü bir girisimcilik ekosistemine sahip olan istanbul'un 61 hizlandirici ve 40 kuluçka merkezi ile ilk sirada yer aldigi görülmektedir (Harita 8.68). Diger yandan kuluçka merkezlerinin 30 ilde, hizlandiricilarin ise sadece sekiz ilde bulundugu dikkat çekmektedir.
Harita 8.68 Türkiye'deki Kuluçka Merkezi ve Hizlandiricilar (2023)
Kaynak: startupswatch
Türkiye'deki girisimci arayüzlerinden birisi is Gelistirme Merkezleridir (iSGEM). Ülke genelinde toplam 18 ISGEM aktif durumdadir. Söz konusu isGEM'lerin kuruculari yerel yönetimler, ticaret ve sanayi odalari, OSB Müdürlükleri, dernekler ve anonim sirketler gibi farkli statüde kurum ve kuruluslar olabilmektedir. iSGEM'lerin kurulus asamalarinda Kalkinma Ajanslani, KOSGEB ve DB gibi ulusal ve uluslararasi kaynakl farkli destek ve finansman mekanizmalari kullanilmistir.
ISGEM'ler girisimcilere uygun kosullarla kiralik is yeri, ofis hizmetleri, ortak ofis ekipmanlari gibi fiziksel imkânlarin yani sira muhasebe, hukuk danismanligi, is gelistirme koçlugu, destek aglarina ve finans kaynaklarina erisim gibi hizmetler de sunabilmektedir. Ayrica ortak kullanima yönelik laboratuvar, teghir salonu ve egitim salonlari bulunabilmektedir. Pazarlama, yönetim, üretim ve finansmana erisim konularinda danismanlik ve is destek hizmetleri de saglanmaktadir.
KOSGEB girisimcilik ekosisteminde yer alan aktörler arasi is birligi ile isletmelerin kurulmasini ve sürdürülmesini saglamak için inkübasyon hizmetleri saglayacak yapilarin kurulmasi ve isletilmesine destek saglamak amaciyla ISGEM/TEKMER Destek Programini uygulamaktadir. il özel idareleri, belediyeler, OSB yönetimleri ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birligine bagli odalar program kapsaminda ISGEM'lerin makine techizat, personel ve egitim, danismanlik ve organizasyon giderlerine yönelik destek saglanmaktadir. Bununla birlikte iSGEM'lerle ilgili yapilan saha çalismasina göre iSGEM'lerde genel olarak maliyetlerin yüksekligi, iSGEM'de azami kalabilme süresi olan 5 yilin yetersizligi, yeni kurulan isletmelerin finansmana erisimde yagadigi güglükler, isletici kurulusuna saglanan iSGEM kurulus/isletme desteginin yetersizligi, nitelikli personel eksikligi gibi sorunlar yaçanmakta olup bu alanlarda iyilestirmelere ihtiyaç bulunmaktadir.
Harita 8.69 iSGEM'lerin illere Göre Dagilimi (2022)
Kaynak: KOSGEB
iSGEM'lerin cografi dagilimi incelendiginde ülke genelinde farkli bölgelerde iSGEM'ler bulunmakla birlikte görece gelismis illerde bu yapilarin bulunmadigi; girisimcilik ekosisteminin gelistirilmesine ihtiyaç duyulan illerde yogunlastigi görülmektedir (Harita 8.69).
8.7.3. Girisimciligin Finansmani
Yaçam döngülerinin tüm açamalarinda girisimler kurulmalari, faaliyetlerini sürdürmeleri ve büyümeleri için uygun finansman kaynaklarina erisim ihtiyaci duymaktadir. Finansmana erisim konusunda yüksek islem maliyetleri ve özellikle küçük isletmelerdeki finansal yetenek ve bilgi eksikligi gibi zorluklar mevcuttur. Bunun yaninda banka kredileri gibi geleneksel araçlar haricindeki potansiyel finansman araçlari halen çok yaygin ve geliskin degildir. Ozellikle mikro isletmeler, yenilikçi girisimler ve baglangiç asamasindaki firmalar finansmana erigimde halen güçlüklerle karsilasmaktadir. Bu sebeple geleneksel finansman kaynaklarina erisimin kolaylastirilmasi ve bunlarin girisimci açisindan maliyetlerinin asgariye indirilmesinin yaninda yenilikçi finansman araçlarinin da yayginlastirilmasi ve bilinirliginin artirilmasi dünyada oldugu gibi Türkiye'de de girisimcilik ekosistemi için önemini korumaktadir.
2014-2023 BGUS döneminde tüm dünyada olduju gibi Türkiye'de de girisimciligin finansmani konusunda önemli ilerlemeler yasanmistir. Girisimcilerin finansmana erisim olanaklari artmis, geleneksel araçlarla birlikte girisim sermayesi, özel sermaye yatirimlari, melek yatirim ve kitle fonlamasi gibi yenilikçi finansman mekanizmalarinin kullanimi yayginlasmistir. Genel olarak bu finansman mekanizmalari, yenilikçi ve büyüme potansiyeli tasiyan ancak finansmana erisim sorunlari yasayan is fikirlerini ve girigimcileri finansal ve teknik olarak desteklemeyi amaçlamakta, belli bir büyüklüge ulasan girisimlerden hedeflenen süre sonunda gikis yapilmasini öngörmektedir.
Alternatif finansman mekanizmalari yayginlasmakla birlikte girisimlerin olgunluk dönemine göre bu alternatiflerin tercih edilme durumlari degismektedir. Girisimlerin ilk asamasinda melek yatirim ve kitle fonlamasi ön plana çikarken, büyüme asamasinda girisim sermayesi ve özel sermaye yatirimlari tercih edilmektedir. Girisimlerin olgunluk döneminde ise yatirimlardan gikis ve halka arz gibi alternatifler kullanilmaktadir.
8.7.3.1. Girisimcilige Yönelik Devlet Destekleri
Türkiye'de girisimciligin finansmaninda devlet destekleri halen en yaygin uygulamadir. Bu kapsamda, KOSGEB, TÜBITAK, Sanayi ve Teknoloji Bakanligi, Ticaret Bakanligi ve Kalkinma Ajanslari basta olmak üzere çesitli kurum ve kuruluslar tarafindan girisimciligi gelistirmeye ve ekosistemi güçlendirmeye yönelik gesitli destekler verilmektedir. Bu desteklerin gelisim seyrine bakildiginda giderek daha fazla oranda alternatif finansman mekanizmalarinin gelistirilmesine ve yayginlastirilmasina dogru evrildigini söylemek mümkündür.
Ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarin karsilanmasinda küçük ve orta ölçekli isletmelerin payini ve etkinligini artirmak, rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek, sanayide entegrasyonu ekonomik gelismelere uygun biçimde gerçeklestirmek amaciyla kurulmus olan KOSGEB Türkiye'deki KOBI politikalarinin ana uygulayicisi kurumdur. Kurulugundan bu yana KOSGEB bu dogrultuda oldukça farkli nitelikte destek programlari uygulamaktadir. 2018 yilindan bu yana ise KOSGEB destek programlarinda yenilikçi, teknolojik, yüksek katma degerli ve ihracat odakli üretim yapan KOBl'lere öncelik verecek sekilde degisiklige gitmistir. Bu degisiklikle teknolojinin KOBl'ler vasitasiyla tabana yayilmasi, imalat sanayiinin güçlendirilmesi, ithalati azaltacak yerel üretimin desteklenmesi, uluslararasilasmanin artirilmasi ve büyük ve küçük ölçekli isletmeler arasindaki is birliginin artirilmasi amaçlanmaktadir. Bu çerçevede, kurum tarafindan girisimcilik, AR-GE ve inovasyon, Ür-Ge, teknolojik üretim ve yerlilestirme, isletme gelistirme, büyüme ve uluslararasilasma, KOBI finansman, ISGEM/TEKMER destekleri ile rehberlik/danismanlik hizmetleri ve mikro ve küçük isletmelere hizli destek programi hayata geçirilmektedir.
Diger yandan, TÜBITAK, Türkiye'nin bilim ve teknoloji politikalarini belirlemenin yani sira, akademik ve endüstriyel AR-GE çalismalarini ve yenilikleri desteklemekte, ulusal öncelikler dogrultusunda arastirma ve teknoloji gelistirme çalismasi yürüten AR-GE enstitülerini isletmektedir. Bilim insanlarinin yurt içi ve yurt disi akademik faaliyetleri burs ve ödüller ile desteklenmekte ve özendirilmekte; üniversitelerin, kamu kurumlarinin ve sanayi kuruluslarinin projeleri fonlanarak, Türkiye'nin rekabet gücünün artinilmasi hedeflenmektedir. Bu çerçevede TÜBITAK destekleri akademiye, sanayiye ve kamuya yönelik desteklerin yani sira bilimsel etkinlikler ile bilim ve toplum etkinlikleri basliklari altinda toplanmaktadir. ilk üs baslik altinda Üniversitelerin AR-GE Potansiyelinin Artirilmasina Yönelik Destek Programi, Sanayi AR-GE Projeleri Destekleme Programi, Teknoloji Transfer Ofisleri Destekleme Programi ve Kamu Kurumlari AR-GE Projelerini Destekleme Programi gibi ulusal programlarin yani sira Bilim ve Teknolojide Avrupa is Birligi Programi, Uluslararasi Sanayi AR-GE Projelerini Destekleme Programi ve Ufuk Avrupa Programi gibi uluslararasi programlar da bulunmaktadir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanligi tarafindan katma degerli üretimin artinilmasi amaci dogrultusunda yürütülen Teknoloji Odakli Sanayi Hamlesi Programi bünyesinde KOSGEB ve TÜBITAK desteklerinin yani sira yatirim tesviklerini de barindirmaktadir. Program ile ithal ara mal ve mamullerin yurt içinde gelistirilip üretilebilmesi için arz ve talep bulusmasini temin eden, basari ve hedef odakli bir üretim yetkinligi ve teknoloji gelistirme kurgusu olusturmak ve yapilandirilacak etkin bir tesvik mekanizmasi ile bu süreci hizlandirmak hedeflenmektedir. Proje süreçlerinin tek pencereden yönetildigi program ile destek ve tesviklerin orta-yüksek ve yüksek teknoloji seviyeli sektörlere yogunlastirildigi uçtan uca bir destek mekanizmasi kurulmustur.
Ayrica, Ticaret Bakanligi tarafindan KOBl'lerin büyümelerini desteklemek, rekabet güçlerini arttirmak, ihracat yapmalarini tesvik etmek ve ihraç pazarlarini gelistirmek amacryla çesitli destek programlari uygulanmaktadir. Bu programlar ile firmalarin ihracata hazirlik açamasi, pazarlama, küresel firmalara tedarikçi olma, tanitim, yurtiçi ve yurtdisi fuar katilimi, yurtdisi dagitim kanallari olusturma faaliyetlerine destek saglanmaktadir. Uluslararasi markalasma potansiyeli olan firmalara yönelik, yönetsel bilgi birikimlerinin, kurumsallasmalarinin desteklendigi ve ulusal pazarlarda kendi markalariyla global bir oyuncu olabilmelerinin amaçlandigi Marka ve TURQUALITY® Programi yürütülmektedir. Yüksek katma degerli ihracat yapisina ve sürdürülebilir ihracat artisina ulagilmasi amaci çerçevesinde, ihracatin desteklenmesinde gelisen ve degisen ihtiyaçlar dogrultusunda yeni politika araçlari olusturulmaya ve mevcut destek unsurlarinda iyilestirmeler yapilmaya devam edilmektedir.
Kalkinma Ajanslari da kuruldugu günden bugüne kadar farkli araçlarla girisimciligi desteklemeye devam etmektedir. Proje teklif çagrisi uygulamalariyla hibe verilmesi seklinde baslayan süres güdümlü proje destekleri yoluyla çesitli girisimcilik arayüzlerinin gelistirilmesi ve girisim sermayesi, melek yatirimcilik ve kitle fonlamasi gibi alternatif finansman araçlarinin desteklenmesiyle devam etmistir. Bunlarla birlikte girigimcilik egitimleri, kuluçka/hizlandirma programlari ve proje pazarlari gibi etkinlikler ile girisimciler teknik ve finansal açidan desteklenmektedir. Bu destekler, Kalkinma Ajanslarinin bölgeleriyle ilgili basta bölge planlari olmak üzere gerek alt bölge gerekse sektör bazinda gerçeklestirdikleri arastirma ve analiz çalismalari dogrultusunda ortaya çikan öncelik ve ihtiyaçlar gerçevesinde gekillenmektedir. Bu sayede desteklerin gerek cografi gerekse sektörel olarak odaklanmasi, bölgelerin sosyoekonomik kalkinmasina katki saglama potansiyeli olan alanlara yogunlasmasi ve böylece desteklerle azami katma deger elde edilmesi amaçlanmaktadir.
Kalkinma Ajanslari bünyesinde teskil edilen Yatirim Destek Ofisleri, il düzeyinde ve tüm ülke sathinda yatirimcilarla dogrudan çaliçarak yatirimcilara danigmanlik saglamakta, yatirimcilarin bürokratik islem ve süreçlerinde kolaylastirici rolü üstlenmektedir. Yatirim Destek Ofisleri, yatirimcilara mevzuatta belirtilen süre içerisinde kamu kurumlarindan alinmasi gereken evraklarin, izinlerin, ruhsatlarin alinmasinda ve diger islemlerin yürütülmesinde destek olmakta, genel yatirim ortaminin iyilestirilmesine, olusturulan politikalarin yerel ihtiyaçlara ve mekânsal önceliklere uygun olarak gerçeklestirilmesine katki saglamaktadir. Bu çalismalarin daha etkin ve verimli yürütülmesi ve sunulan hizmetlerden daha fazla kisinin kolayca yararlanmasi amaciyla, Yatirima Destek (yatirimadestek.gov.tr) platformu 2020 yilinda hayata geçirilmistir. Yatirima Destek, illerdeki potansiyel yatirim konulari ve devlet tarafindan uygulanan tüm destek ve tesvik programlarina tek elden erisim imkâni saglayan çevrim içi bir platformdur. 240'tan fazla güncel devlet desteginin yer aldigi platform yatirimcilarin ve girisimcilerin is ve islemlerini kolaylastirarak yatirim ortaminin iyilestirilmesine katki sunmaktadir.
8.7.3.2. Bireysel Katilim Sermayesi/Melek Yatirimcilik
Girisimlerin erken açama dönemleri finansmana en çok ihtiyaç duyulan dönemdir. Özellikle belirsizlik ve risk ortami erken asama girisimlerin finansmana ve teknik destege ihtiyacini artirmaktadir. Erken açama igletmelere yapilan ve gekirdek sermaye niteligi tasiyan yüksek riskli yatirimlar melek yatirim olarak tanimlanmaktadir. Melek yatirimci ise erken açama firmalara gekirdek ve erken dönem yatirim yapan yatirimci olarak tanimlanmaktadir. Melek yatirimcilar (is melekleri) firmalara öz sermaye mülkiyeti (ortaklk) karsiliginda sadece sermaye degil, mentörlük, uzmanlik destegi ve ag baglantilari saglama konusunda da destek sunmaktadir.
Bu alanda ortaya çikan bir diger önemli olgu da melek yatirimc aglaridir. Türkiye'de de örnekleri bulunan melek yatirimci aglari erken agama girisimleri birlikte degerlendirmek ve yatirim yapmak üzere bir araya gelen, bu gekilde sermayelerini de bir araya getirerek daha büyük bir kaynak havuzu olusturan melek yatirimcilardan olusmaktadir.
Melek yatirimciligin ve melek yatirimci aglarinin önemi 2000'li yillarin basindan itibaren girisimciligin finansmani alaninda artmakta ve uygulamalar yayginlik kazanmaktadir. Avrupa is Melekleri Aji (EBAN),
2000 yilindan bu yana Avrupa'da yer alan melek yatirim aglari ve pek çok baska kurum araciligiyla veri toplayarak söz konusu alana dair raporlar üretmektedir. Söz konusu kurumun yayimladigi en güncel rapor olan ve 2021 verilerine yer verilen Avrupa Erken Açama Pazar Istatistikleri Raporu, Türkiye'nin de dahil oldugu 38 ülkede melek yatirim piyasasina dair kapsamli bir resim sunmaktadir. Bu rapora göre Avrupa da melek yatirim pazari tutarli bir büyüme göstermektedir. 2013 yilinda 400 milyon avro civarinda olan melek yatirim tutari 2021 yilinda yaklagik 1,5 milyar avroya ulasmis, ayni dönemde yatirim sayisi da 3.572'den 5.073'e fikmistir. Bu dönemde rapor kapsamindaki ülkelerdeki melek yatirimci sayisi ise yüzde 2 artarak 39.410'a ulasmistir. En çok yatirim alan 3 sektör ise finansal teknolojiler (yüzde 19), saglik (yüzde 13) ve kurumsal yazilim (yüzde 9) olmustur. Bu yil içerisinde girisim bagina ortalama yatirim miktari 287.000 avro, bir melek yatirimcinin yaptigi ortalama yatirim miktari ise 26.100 avro olmustur.
2022 yllinda Birlesik Krallik 394,4 milyon avro tutarinda 1148 adet melek yatirim ile rapor kapsamindaki ülkeler arasinda en çok melek yatirimin gerçeklestigi ülke olmustur (Grafik 8.70). Birlesik Krallik' 1 206,53 milyon avro tutarinda 492 melek yatirimla Almanya ve 134,35 milyon avroluk 608 melek yatirim ile Fransa takip etmistir. 2022 yilinda Türkiye'de 40,3 milyon avroluk, 175 adet melek yatirim gerçeklegmistir. Yatirim miktari siralamasinda Türkiye rapor kapsamindaki 38 ülke arasinda 10. sirada yer almaktadir.
Grafik 8.70 Seçili Ülkeler için Melek Yatirim Tutarlari (2022, Milyon Avro)
Kaynak: Avrupa Erken Asama Pazar istatistikleri Raporu
Melek yatirimalik mekanizmasini Türkiye kendi ulusal mevzuatinda da düzenlemistir. Bireysel katilim sermayesi (BKS) olarak adlandirilan, yatirimcilara çesitli vergisel avantajlar sunan ve 2013 yilinda mevzuat altyapisi olusturulan sistem kapsaminda yatirimcilara lisans verilmeye baslanmis ve 2023 yili haziran ayr itibariyla toplam 942 lisans verilmistir (Grafik 8.71).
Grafik 8.71 Türkiye'de Yillara Göre Verilen BKS Lisans Sayisi (2023*)
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanligi
*2023 2. çeyrek verileridir.
Lisans basvurularinin illere göre dagilimina bakildiginda ise istanbul'un 656 basvuru ile toplam basvurularin yaklagik yüzde 70 ine sahip oldugu görülmektedir (Grafik 8.72).
Grafik 8.72 BKS Lisans Basvurularinin illere Göre Dagilimi (2023)
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanligi
*2023 2. çeyrek verileridir.
BKS yatirimcilari yaninda BKS yatirimlari konusunda farkindaligi artirmak ve girisimci ve yatirimailari bir araya getirmek amaciyla BKS yatirim aglari kurulmaktadir. 2022 yili itibariyla, Türkiye'de Hazine ve Maliye Bakanligi tarafindan akredite edilmis 10 BKS yatirim agi bulmaktadir.
Türkiye'de 2023 yili haziran ayi itibariyla, 59 yatirim için 187 yatirimci tarafindan cari fiyatlarla toplam 28,3 milyon TL BKS yatirimi yapilmistir (Grafik 8.73). Bu veriler lisansli BKS yatirimlari konusunda yaygin ve derinlikli bir piyasaya henüz kavusulamadigini göstermektedir.
Grafik 8.73 Yillara Göre Yapilan BKS Yatirim Tutari ve Sayisi (2013-2023*)
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanligi
*2023 2. çeyrek verileridir.
BKS yatirimcilari yaninda BKS yatirimlari konusunda farkindaligi artirmak ve girisimci ve yatirimcilari bir araya getirmek amaciyla BKS yatirim aglari kurulmaktadir. 2023 yili haziran ayi itibariyla, Türkiye'de Hazine ve Maliye Bakanligi tarafindan akredite edilmis 14 BKS yatirim agi bulmaktadir.
8.7.3.3. Girisim Sermayesi
Büyüme potansiyeli tasiyan ancak finansman ihtiyaci olan girisimlere sermaye katkisi saglamayi amaçlayan alternatif finansman mekanizmalarindan birisi de girisim sermayesi uygulamalaridir. Girisimlerin farkli asamalarinda yapilan yatirimlar nedeniyle farkli isimlendirmeler yapilsa da girisim sermayesi dünya genelinde melek yatirimaliga göre çok daha eski bir geçmise sahiptir. Ülkelerin girisim sermayesi yatirim tutarlarina bakildiginda ABD çok büyük bir farkla öne çikmakta ve yillar itibariyla önemli artislar kaydetmektedir (Grafik 8.74).
Kaynak: OECD
ABD'nin yani sira Kanada, Fransa, Birlesik Krallik gibi ülkeler de yatirim tutarlari bakimindan öne çikan diger ülkelerdir (Grafik 8.75).
Grafik 8.75 Girisim Sermayesi Yatirimlari (2022, Milyon Dolar)
Kaynak: OECD
Türkiye' de ise girisim sermayesi yatirimlari bu ülkelere kiyasla baglangiç asamasinda olmakla birlikte, son 15 yillik dönemde önemli ilerlemeler kaydetmistir. 2017-2021 yillari arasinda 850 milyon dolarlik 49 fon kurulmus (Grafik 8.76) olup 2023 yili eylül ayr itibariyla bu sayi 277 olmustur.
Grafik 8.76 Girisim Sermayesi Fonlarinin Kurulma Aktiviteleri (2017-2021)
Kaynak: Startups.watch 2021 Yili Ekosistem Rapor
Sermaye Piyasasi Kurulu (SPK) verilerine göre Türkiye'de 2023 yili temmuz ayi itibariyla toplam fon degeri 64,9 milyar TL olan, pay ihraci gerçeklestirmis 212 girisim sermayesi yatirim fonu bulunmaktadir. Paylari Borsa'da islem gören girisim sermayesi yatirim ortakliklarinin piyasa degerleri 2000 yilindan itibaren yillik, 2005 yilindan itibaren ise çeyrekler halinde yayimlanmakta olup 2010-2022 dönemi son çeyrek verilerine göre 2022 yilinda 2010 yilina göre büyük bir artis oldugu görülmektedir. 2018 yilinda bir düsüs olmakla beraber özellikle 2020 ve 2022 yillarinda büyük bir ilerleme yasanmis ve 2022 yilinda 15,5 milyar TLile en yüksek seviyeye ulasmistir (Grafik 8.77). Bu trend 2023 yilinda da devam etmekte olup 2023 yili haziran ayi itibariyla bu deger 11,1 milyar TL olmustur.
Grafik 8.77 Paylari Borsada islem Gören Girisim Sermayesi Yatirim Ortakliklarinin Piyasa Degeri (2010-2022)
Kaynak: SPK
Melek yatirimcilik faaliyetleri ve kurulan girisim sermayesi fonlari araciligiyla gerçeklesen yatirimlara bakildiginda 2022 yilinda Türkiye'de 331 yatirim turunda 1 milyar 356 milyon dolar yatirim yapildigi görülmektedir (Grafik 8.78). Özellikle 2021 yilinda yatirim tutari bakimindan bir önceki yila göre 10 kattan fazla artis yasandigi dikkat çekmektedir. 2023 yil ilk yarisinda ise 130 yatirim turunda 111 milyon dolar yatirim gerçeklestirilmistir.
Grafik 8.78 Melek Yatirim ve Girisim Sermayesi Yatirimlarinin Dagilimi (2010-2022)
Kaynak: Startups.watch 2023 Yil ilk Yan Raporu
Türkiye'de melek yatirim ve girisim sermayesi yatirimlarinin illere göre dagilimina bakildiginda istanbul'un 1.529 milyon dolar yatirim tutari ve 230 yatirim adedi ile Avrupa baskentleriyle yaristigi ve ikinci sirada yer alan Ankara ile arasinda büyük fark oldugu görülmektedir (Tablo 8.32). Tablodan da görüldügü üzere melek yatirim ve girisim sermayesi yatirimlari küresel entegrasyon boyutundaki illerde gerçeklesmektedir.
Tablo 8.32 Melek Vatirim ve Girisim Sermayesi Yatirimlarinin illere Göre Dagilimi (2022, llk 5 il)
| il | Yatirim Tutari (Milyon Dolar) | Yatirim Adedi |
|---|---|---|
| istanbul | 1.529 | 230 |
| Ankara | 54 | 38 |
| Kocaeli | 3 | 6 |
| izmir | 1 | 7 |
| Bursa | 1 | 3 |
Kaynak: Startups.watch 2022 Yili Ekosistem Raporu
Türkiye'de son yillarda girisimcilik ekosisteminde önemli gelismeler yaçanmis, teknoloji odakli girisimler ön plana gikmistir. Gelismelerle uyumlu olarak oyun, fintek, yapay zekâ, yazilim sektörlerinde kurulan girisimlerin sayisi artmis, bu sektörlere yapilan yatirimlar sayi ve tutar olarak çogalmistir. 2023 yihi ilk yari verilerine göre yatirim sayisi bakimindan en çok yatirim alan sektörler oyun, enerji, sürdürülebilirlik, fintek ve pazar yeri sektörleri olmustur (Grafik 8.79).
Grafik 8.79 Yatirim Sayisi Bakimindan En Çok Yatirim Alan Sektörler (2023*)
Yatirim miktari olarak bakildiginda ise yazilim, perakende teknolojileri, oyun, yapay zekâ ve enerji sektörleri öne çikmaktadir (Grafik 8.80).
Grafik 8.80 Yatirim Miktari Bakimindan En Çok Yatirim Alan Sektörler (2023*, Milyon Dolar)
Kaynak: Startups.watch
*2023 yil ilk yan verileridir.
Türkiye'de son yillarda ikisi oyun sektöründen olmak üzere 4 girisim, degeri 1 milyar dolarin üzerine çikarak unicorn olmustur. 2 girisim ise degeri 10 milyar dolarin üzerine çikarak decacorn olmustur.
Türkiye'de girisimcilik alaninda alternatif finansman mekanizmalari konusunda son yillarda geligmeler kaydedildigi görülmekle birlikte bu uygulamalar istanbul basta olmak üzere az sayida ilde yogunlagmaktadir. Bölgesel kalkinmanin saglanmasinda önemli bir araç olan girisimciligin gelistirilmesi için geleneksel destek yöntemlerinin yaninda bu mekanizmalarin da ülke geneline yayginlastirilmasi onem tasimaktadir.
Bu amaç dogrultusunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanliji koordinasyonunda, Türkiye Kalkinma ve Yatirim Bankasi A.$. ile birlikte özellikle istihdam saglayan, ithal ikameci üretim yapan, ihracat potansiyeli yüksek ve yeni teknolojiler ortaya koyarak yüksek katma deger saglayacak girketlerin desteklenmesi amaciyla Bölgesel Kalkinma Fonu kurulmustur. Bölgesel Kalkinma Fonu ile tüm Düzey 2 bölgelerinde büyüme potansiyeli tagiyan girketlere yatirim yapilmasi amaçlanmaktadir. Bu amaçla; Kalkinma Ajanslari tarafindan bölgelerinde gelecek vadeden sirketler tespit edilmekte ve fon yönetimine bildirilmektedir. Fon yönetim ekibi tarafindan yapilan degerlendirmenin ardindan, uygun görülen sirketler ile birebir görüsmeler yapilmaktadir.
Merkezi olarak uygulanan Bölgesel Kalkinma Fonu'nun yani sira istanbul ve Bursa-Eskisehir-Bilecik Kalkinma Ajanslari tarafindan da bölgesel girisim sermayesi uygulamalarina baslanmistir. Bu çerçevede, bölgesel önceliklerle uyumlu, hizli büyüme ve katma deger olusturma potansiyeli tasiyan girisim ve KOBl'lere finansman destegi sunmak ve erken açama teknoloji tabanli sirketlerin AR-GE ve yenilik faaliyetleri sonucu ortaya çikan ürün ve teknolojileri ticarilestirme süreçlerinde, girisimlerin ihtiyaç duyacaklari sermaye katkisini girisim sermayesi fonlari üzerinden yaparak bölgenin gelismesine ve rekabet gücünün artirilmasina katki saglamak amaciyla Bölgesel Girisim Sermayesi Mali Destek Programlari tasarlanmistir. Programlar kapsaminda girisim sermayesi fonlarinin desteklenmesi; bu fonlar vasitasiyla yüksek katma deger üreten, teknoloji odakli girisimlere yatirim yapilmasi saglanarak girisimlerin finansmana erisiminin artirilmasi ve böylece girisimcilik ve yenilikçilik ekosisteminin güçlendirilmesi hedeflenmektedir.
Kalkinma Ajanslarinca uygulanan Bölgesel Girisim Sermayesi Mali Destek Programlarinin yani sira, GAP Bölge Kalkinma Idaresi, Karacadag Kalkinma Ajansi, Dicle Kalkinma Ajansi ve ipekyolu Kalkinma Ajansi ortakligiyla 2018 yilinda kurulmus olan GAP BAN Melek Yatirimci Agi, Güneydogu Anadolu Bölgesinde gelistirilmis olan girisim fikirlerini, bünyesindeki melek yatirimalar ile bulusturmayi ve onlarin destekleriyle yaratici is fikirlerinin hayata geçmesini saglayarak Bölgedeki girisimcilik ekosistemini gelistirmeyi amaçlayan, Türkiye'nin Kalkinma Ajanslari öncülügünde kurulmus ilk melek yatirima agidir.
8.7.3.4. Kitle Fonlamasi
Kitle fonlamasi son yillarda ön plana çikan bir diger alternatif finansman kaynagidir. Bu yöntemde yenilikçi ve büyüme potansiyeline sahip is fikirleri ihtiyaç duydugu finansmani kitle fonlama platformlari araciligiyla genis kitlelerden küçük ortaklk paylariyla temin edebilmektedir. Dünyada ilk örnekleri 2000'li yillarin basindan itibaren görülmeye baslayan kitle fonlama uygulamalarinda 2020 yilinda gerçeklestirilen 683,2 milyon dolarlik yatirimla Birlesik Krallik öne çikmaktadir. Birlesik Krallik'1 ABD ve Singapur takip etmektedir (Grafik 8.81).
Grafik 8.81 Paya Dayali Kitle Fonlama Tutarlari (2020, Dolar)
Kaynak: Cambridge Centre For Alternative Finance
Türkiye'de kitle fonlamanin mevzuat altyapisi 2021'de hayata geçmis ve 2023 yili mayis ayina kadar 11 Kitle Fonlama Platformu faaliyette bulunmak üzere SPK tarafindan listeye alinmistir (SPK, 2022). Türkiye'de paya dayali kitle fonlamada 2021 yilindan önce de küçük ölçekli uygulamalara baslanmis olmakla birlikte 2021-2022 döneminde 74 yatirima yaklasik 20 milyon dolar yatirim yapilmistir (startups.watch).
Kitle fonlamasi alaninda Kalkinma Ajanslari tarafindan da faaliyetler gerçeklestirilmektedir. Bu kapsamda verilebilecek en somut örnek Ankara Kalkinma Ajansi tarafindan 2021-2022 TechAnkara Dijital Proje Pazari Ticarilestirme Programi kapsaminda gerçeklestirilen teknoloji tabanli yenilikçi projeleri olan girisimlere yönelik paya dayali kitle fonlamasi destegidir. Girisimlerin ticarilesmek veya ölçeklenmek için ihtiyaç duyduklari finansmani Paya Dayali Kitle Fonlama sistemi ile temin etmelerine imkân saglamak üzere; SPK tarafindan listeye alinmis bir kitle fonlama platformu üzerinden destek verilmektedir.
8.7.4. Girisimcilik Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri
On ikinci Kalkinma Planinda girisimcilik konusu "Yesil ve Dijital Dönüsümle Rekabetçi Üretim" hedefi çerçevesinde "Girisimcilik ve KOBi'ler" bagligi altinda ele alinmistir. Bu kapsamda KOBI ve girisimcilerin niteliklerini dikkate alan odakli politikalar araciligiyla finansmana erisim imkânlarinin, kurumsal gelisimlerinin ve verimliliklerinin artirilmasi, yenilikçilik kapasitelerinin ve ölçeklerinin büyütülmesi, tedarik zincirlerinde daha güçlü bir biçimde yer almalarinin saglanmasi, ihracat, yenilikçilik ve rekabetçilik düzeylerinin yükseltilerek daha etkin ve verimli olarak büyümeye ve istihdama katkilarinin artirilmasi temel amaç olarak belirlenmistir.
2024-2028 BGUS Kapsaminda da On Ikinci Kalkinma Plani ile paralel sekilde KOBi'ler basta olmak üzere tüm girisimlerin finansman imkânlarinin kolaylastirilmasi ve çesitlendirilmesi, toplumda girisimcilik kültürünün erken yaglarda olusturulmasi ve girisimcilik becerilerinin gelistirilmesi, erken açama girisimlerin desteklenmesi, girisimcilik desteklerinin tamamlayiciligi ve bilinirliginin artirilmasi yeni dönem BGUS kapsaminda da odaklanilan konular olacaktir.
Girisimcilik ekosistemi iyilestirilirken bölgelerin niteliklerine göre özellesmis girisimcilik politikalari tasarlanacaktir. Bu çerçevede bölgelerin girisimcilik ekosistemleri dikkate alinarak rekabet nüvesi iller ile bölgesel merkezler basta olmak üzere yakinsama boyutundaki illerde girisimcilik kültürü ve bu alandaki yeteneklerin gelistirilmesi, bu illerde öne çikan sektörlerde girisimlerin bir üst katma deger seviyesine çikarilmasi ve yasam sürelerinin artirilmasi, yine bu illerdeki erken asama girisimler için is tikri gelistirilmesi, is plani olusturulmasi, ürün gelistirme ve ticarilesme alanlarinda mentörlük saglanmasi, küresel entegrasyon ve rekabetçilik boyutundaki illerde ise AR-GE ve yenilik odakli girisimciligin desteklenmesi için müdahaleler gelistirilmesi öncelikli olacaktir. Ayrica küresel entegrasyon ve rekabetçilik boyutundaki illerde özellikle teknoloji odakli girisimlerin küresel uzmanliktan yararlanabilmeleri ve pazar erisimlerini genisletmeleri için uluslararasi is birlikleri gelistirilecektir. Yine bu illerdeki girisimcilerin küresel piyasalara entegrasyonu hem de bu illerin yabanci girisimciler için çekim merkezi haline getirilmesine yönelik uygulamalar hayata geçirilecektir.
Girisimcilik kültürünün gelistirilmesi ve gençlere yetenek kazandirilmasina yönelik faaliyetler yayginlastirilacaktir. Bu kapsamda rekabet nüvesi iller ile bölgesel merkezler basta olmak üzere yakinsama boyutundaki illerde girisimcilik kültürünün gelistirilmesine yönelik faaliyetlere odaklanilacaktir. Bu amaçla, çocuklar ve gençleri girisimcilik alaninda tesvik etmeye ve kapasitelerini gelistirmeye yönelik faaliyetler gerçeklestirilecektir. Bu alanda egiticilerin egitimi dahil olmak üzere gençiere yonelik; isletme yönetimi, finansal okuryazarlik, problem çözme, hukuk ve bilisim gibi alanlarda kapasite artirmaya yönelik faaliyetlerin yani sira illerin sektörel yapilari da gözetilerek girisimcilik ekosisteminin ihtiyaç ve firsatlarina uyumlu olarak tematik mesleki egitim faaliyetleri yayginlastirilacaktir.
Girisimcilerin finansman imkânlarini artiran yenilikçi yöntemler yayginlastirilacaktir. Son yillarda Türkiye'de girisim sermayesi, kitle fonlamasi ve melek yatirimcilik gibi kamu disi alternatif finansman uygulamalari kapsaminda önemli gelismeler olmakla birlikte daha fazla yatirimc ve girisimcinin bu uygulamalara dahil olmasina yönelik faaliyetler gerçeklestirilecektir. Bu sekilde yüksek büyüme potansiyeline sahip, yeni pazarlar, yeni teknoloji veya ürün tasarlayan fakat yeterli mali kaynaktan yoksun girisimcilerin finansmana erisim imkâni artinilacaktir. Bu kapsamda özellikle rekabetçi iller ile bölgesel merkezlerde yenilikçi finansman araçlarinin girigimciler tarafindan bilinirliginin ve erisilebilirliginin artirilmasi, istanbul ve potansiyel küresel illerde yogunlaçan bu uygulamalara daha fazla yatirimcinin dahil olmasi tesvik edilecektir.
Girisimciligin farkli agamalarinda ortaya çikan farkl ihtiyaçlara cevap verecek destek uygulamalari kurgulanacaktir. is fikrinin gelistirilmesi, is planinin olusturulmasi, ürün gelistirme, tasarim, ticarilesme ve büyüme gibi farkli asamalar için mentörlük, teknik ve mali destek uygulamalarinin saglanmasi hem girigimciligin kolaylastirilmasi hem de kurulan girisimlerin sag kalma oranlarinin artirilmasi bakimindan önem tasimaktadir. Mali desteklerin yani sira, sag kalma oranlarinin düsük oldugu yakinsama illerinde özellikle erken asama desteklerine, açilan kapanan sirket sayilarinin ve sag kalim oranlarinin yüksek olduju küresel entegrasyon boyutundaki illerde ise büyüme, ticarilesme ve uluslararasilasma stratejilerine yönelik desteklere odaklanilacaktir.
Girisimcilikte niteligin artirilmasini tesvik edici ve yönlendirici faaliyetler gerçeklestirilecektir. Potansiyel girisimlerin büyüme ve ihracat potansiyeli yüksek sektörlere yönelmesi tesvik edilecek ve kolaylastirilacaktir. Bu girisimler genel olarak yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürün üretmekte, AR-GE ve yenilik faaliyetlerinde bulunmakta, bölgelerindeki diger firmalarin büyümesine de imkân saglayarak kümelenme olusumlarina katkr saglamakta, rekabeti ve yenilikçiligi artirarak bölgenin kaynaklarinin daha etkin kullanimina olanak saglamaktadir. Bu kapsamda küresel entegrasyon ve rekabetçilik boyutundaki iller öncelikli olmak üzere kuluçka merkezi ve hizlandirici gibi arayüz uygulamalarinda büyüme ve yayilma etkisi olan, yüksek ve orta-yüksek teknolojili sektörlerde faaliyet gösteren girisimlere öncelik verilecektir.
Kadin girisimciliginin artirilmasina yönelik tedbirler gelistirilecektir. Kadinlarin ekonomik hayata entegrasyonunun artirilmasi, kendi girigimlerini kurma güven ve becerilerini kazanmalari hem ekonomik hem de sosyal kalkinma açisindan büyük öneme sahiptir. Bu kapsamda özellikle kadinlarin is gucune katiliminin ve kadin girisimciliginin göreli olarak düsük oldugu yakinsama illerinde kadinlarin mesleki becerilerinin artirilmasi ile girisimcilik ve girisimcilik destekleri gibi konularda bilgilendirilmelerine yönelik faaliyetlerin gerçeklestirilmesi önem tagimaktadir. Girisim fikri olan kadinlar mentörlük faaliyetleriyle desteklenecek, girisimlerinin sag kalma oranlarinin artirilmasi saglanacaktir.
Girisimciligin desteklenmesine yönelik altyapilar güglendirilecek ve taninirligi artinilacaktir. Kuluçka merkezleri ve hizlandirici gibi altyapilar vasitasiyla firmalar ihtiyaçlari olan ortakliklara, is birliklerine, finansmana ve profesyonel hizmetlere daha kolay ulagacaklardir. Bu kapsamda kuluçka merkezleri ve hizlandirici gibi altyapilar bölgedeki girisimci profili ve sektörel dagilim göz önünde bulundurularak özellikle potansiyel rekabet, rekabet nüvesi ve bölgesel merkez niteligindeki illere yayginlastirilacak ve mevcut altyapilarin etkinligi ve taninirligi artirilacaktir.
8.8. AR-GE VE YENILIKÇILIK
AR-GE ve yenilik; verimlilik ve katma deger artisina bagli olarak rekabet gücüne sagladigi avantajlar ve sürdürülebilir ekonomik büyümeye olan etkileri nedeniyle ülkelerin baglica kalkinma politikalari arasinda yer almaktadir. Günümüzde etkileri giderek artan iklim degisikligi, afetler, nüfusun yaslanmasi ve dijitallesme gibi küresel egilimler ile küresel ve bölgesel krizler ise AR-GE ve yenilik faaliyetlerinin önemini artirmistir. Son olarak COVID-19 pandemisi, gelismis bilim ve teknoloji altyapisina bagli olarak ülkelerin adaptasyon ve yeni çözümler gelistirebilme yeteneklerinin önemini gözler önüne koymustur. Bu süreçte; AR-GE ve yenilik faaliyetlerinin, ekonomik kalkinmanin itici gücü olmanin yani sira, krizlere karsi dayanikhligin saglanmasi ve yeni firsatlarin degerlendirilmesinde de hayati bir rol üstlendigi görülmüstür. AR-GE ve yenilik, DB, OECD ve AB gibi uluslararasi kurulus ve topluluklar tarafindan da iklim degisikligi, dijitallesme ve dayaniklilik bagta olmak üzere pek çok politika alaninda öncelikli olarak görülmektedir.
Temel arastirmadan deneysel gelistirmeye, bilgi üretiminden bunun ticarilestirilmesine kadar genis bir alani kapsayan AR-GE ve yenilik faaliyetlerinin sonuçlari ekonomik rekabet gücünden yasam kalitesine kadar çesitli alanlarda gelisme saglamaktadir. Yeni is olanaklari, refah artisi ve bunlara bagli olarak bölgesel gelismislik farklarinin azaltilmasina yaptigi katkilarla AR-GE ve yenilik, bölgesel kalkinma politikalarinin da gündeminde yer almaktadir. Ülkeler, AR-GE ve yenilik kapasitelerini artirmak amaciyla bu alandaki yatirimlari ve destekleri artirmayi hedeflemektedir.
Türkiye'de de AR-GE ve yenilik alanlarinda son yillarda büyük gelismeler yasanmis olup temel göstergelerde de bu durum görülmektedir. Kamunun öncülügünde AR-GE ve yenilik ekosisteminin gelismesi yönünde destekler saglanmaktadir. Sanayi ve Teknoloji Bakanligi, TÜBITAK, KOSGEB, kalkinma ajanslari gibi kurum ve kuruluslar gegitli destek programlari araciligiyla AR-GE ve yenilik faaliyetlerini desteklemektedir. Bu kurum ve kuruluslar, AR-GE ve yenilik ekosisteminin paydaslarindan olan özel sektör, üniversiteler, arastirma altyapilari ve girisimcilere yönelik destekler saglamaktadir. AR-GE ve yenilik faaliyetlerinin finansmaninda kamu desteklerinin yani sira geleneksel araçlardan olan banka kredileri öne çikmaktadir. Ekosistemde yer alan paydaslari destekleyen bankalar AR-GE ve yenilik projelerine kredi saglamaktadir.
Küresel gelismelerle uyumlu olarak Türkiye'de de AR-GE ve yenilik faaliyetlerinin finansmaninda birtakim alternatif ve yenilikçi finansman uygulamalari ortaya gikmistir. Bu uygulamalara örnek olarak; girisim sermayesi, melek yatirim, kitle fonlamasi gibi araçlar örnek verilebilmektedir. Türkiye'deki ARGE ve yenilik ekosisteminin gelistirilmesi için ekosistemdeki ilgili paydaglarin tesvik edilmesi önem arz etmektedir.
Bu alanda takip edilen temel göstergelerin baginda, toplam AR-GE harcamasinin GSYH'ye orani ve ARGE personel sayisi gelmektedir. AR-GE harcamalarinin GSYH'ye oranina bakildiginda 2021 yilinda AB ülkelerinin ortalamasinin yüzde 2,15, OECD ülkelerinin ortalamasinin ise yüzde 2,71 oldugu görülmektedir. Ayni yilda Türkiye'de bu deger ise yüzde 1,4 olarak gerçeklesmistir (Grafik 8.82). Yükselen bir trend olmasina ragmen Türkiye'nin AR-GE harcamalarinin GSYH içindeki payi halen OECD ve AB ortalamalarinin altindadir.
Grafik 8.82 AR-GE Harcamalarinin GSYH içindeki Payi (2021, Yüzde)
Kaynak: OECD, TÜiK
AR-GE harcamalarinin GSYH içindeki payi kadar, bu harcamalarin hangi sektör tarafindan yapildigi da önemli görülmektedir. Dünya genelinde özel sektör tarafindan yapilan AR-GE harcamalarinin toplam içindeki payinin, AR-GE faaliyetlerinin ticarilestirme sürecini hizlandirmasi ve ekonomik dinamizm getirmesi nedenleriyle artirilmasi amaçlanmaktadir. 2021 yilinda sektörlere göre AR-GE harcamalarina bakildiginda AB ve OECD ülkelerinde olduju gibi Türkiye'de de AR-GE harcamalarinin büyük kisminin özel sektör tarafindan gerçeklestirildigi görülmektedir. AB ve OECD ülkelerinden farkli olarak Türkiye' de kamu AR-GE harcamalari payinin düsük, yüksekögretimin payinin ise kiyasen yüksek olduju gorulmüstür.
Grafik 8.83 Sektörlere Göre AR-GE Harcamalari (2021, Yüzde)
Dis Halka: AB
Orta Halka: OECD
iç Halka: Türkiye
Kaynak: OECD, TÜiK
*Kar amaci olmayan kuruluslar genel devlet kategorisine dahildir.
AR-GE ekosisteminin bir diger önemli göstergesi olan AR-GE personeli verileri incelendiginde, bin çaliçan bagina AR-GE personeli sayisinin 2021 yilinda Türkiye'de 7,78, AB ülkeleri ortalamasinin ise 14,84 oldugu görülmektedir. Bin çalisan bagina AR-GE personeli degerinde Türkiye' de 2000'li yillardan itibaren gerçeklesen artis orani AB ülkeleri ortalamasinin üzerindedir. Nitekim bu deger 20 yilda AB ülkelerinde 9,19'dan 14,84'e çikarken, Türkiye'de yaklagik bes kat artisla 1,43'ten 7,78'e yükselmistir (Grafik 8.84).
Grafik 8.84 AR-GE Personeli Sayisi (2000-2020, Bin Çalisan Bagina)
Kaynak: OECD
AR-GE harcamalari ve bu sektörde çaliçan AR-GE personeli sayisinin artirilmasi bir hedef olmakla birlikte bu çaligmalarin ekonomik ve sosyal bir degere dönüstürülmesi de bir o kadar önemlidir. Bu noktada AR-GE faaliyetleri ile birlikte, yeni bir ürün, süreç, organizasyon ve pazarlama yönteminin gelistirilerek ticarilestirilmesini ifade eden yenilik kavrami ve yenilik göstergeleri karsimiza çikmaktadir.
Türkiye' nin de üyesi oldugu Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafindan hazirlanan Küresel Yenilik Endeksi Raporu'nda ülkelerin yenilik kapasitesi farkl boyutlariyla kargilastirmali olarak incelenmektedir. Son bes yilda (2019-2023) yayimlanan raporlardaki siralamalara bakildiginda ilk 10' da yer alan ülkelerin çogunlukla degismedigi görülmektedir (Tablo 8.33).
Tablo 8.33 Küresel Yenilik Endeksi Ilk 10 Ülke Siralamalari (2019-2023)
| Ülkeler | 2019 | 2020 | 2021 | 2022 | 2023 |
|---|---|---|---|---|---|
| isviçre | 1 | 1 | 1 | 1 | 1 |
| isveç | 2 | ||||
| ABD | 3 | 2 | |||
| Birlesik Krallik | 5 | 4 | 4 | 4 | |
| Singapur | 8 | 8 | 8 | 7 | |
| Finlandiya | 6 | 7 | 9 | 6 | |
| Hollanda | 4 | 5 | 6 | 5 | |
| Almanya | 9 | 9 | 10 | 8 | |
| Danimarka | 7 | 6 | 9 | 10 | 9 |
| Güney Kore | 11 | 10 | 6 | 10 | |
| Türkiye | 49 | 51 | 41 | 37 | 39 |
Kaynak: WIPO
Küresel Yenilik Endeksi 2023 Raporu'na göre Türkiye 132 ülke içinde 39'uncu sirada yer almistir. Ülkelerin gelir seviyesine göre yapilan siniflandirmaya göre, üst-orta gelir grubu kategorisinde ve bölgelere göre yapilan siniflandirmada ise Kuzey Afrika ve Bati Asya Bölge kategorisinde yer alan Türkiye, her iki siniflamada da kendi kategorisinde 4'üncü olmustur.
Ülkelerin toplam 7 ana bilesen altinda incelendigi endekste, Türkiye'nin en yüksek performans gösterdigi bilesen; marka, tasarim, yaratici ürün ve hizmetler gibi konularin degerlendirildigi "yaratici fiktilar" (27'nci sira) olurken; en düsük performans gösterdigi bilesen ise politikalar, is ortami ve mevzuat yapisinin da degerlendirildigi "kurumlar" (105'inci sira) olmustur.
Ülkelerin yenilik kapasitesinin ölçüldügü bir diger çalisma ise Avrupa Komisyonu tarafindan hazirlanan Avrupa Yenilik Skorbordu'dur. Bu çalisma ile ülkelerin yenilik kapasitesi 12 ana kriter ve 32 alt kriter altinda incelenmektedir. Bu çalismada da Küresel Yenilik Endeksi'nde oldugu gibi isviçre, isveç, Finlandiya, Danimarka ve Hollanda gibi ülkeler öne çikmaktadir.
38 ülkenin incelendigi 2023 yili Avrupa Yenilik Skorbordu'nda "Gelismekte Olan Yenilikçi Ülkeler Kategorisi"nde yer alan Türkiye, genel siralamada ise 31'inci siradadir (Grafik 8.85).
Grafik 8.85 2023 Avrupa Yenilik Endeksi Ülke Siralamalari
Kaynak: Avrupa Komisyonu
Ülkelerin yenilik performanslari yenilikle ilgili genel endekslerin yaninda, fikri ve sinai mülkiyet haklari alanindaki performanslar ile de degerlendirilmektedir. Bu serçevede en önemli yenilik göstergelerinden birisi patent sayisidir. WIPO tarafindan açiklanan verilere göre 2021 yili itibariyla dünyadaki on büyük uluslararasi ofise yapilan patent basvurularinda ilk sirada olan ülke Çin'dir. Çin'i ABD ve Japonya takip etmektedir. Türkiye'de ise 2021 yilinda 10.869 patent basvurusu gerçeklestirilmistir (Grafik 8.86).
Grafik 8.86 Seçili Ülkelerde Patent Basvuru Sayilari (2021)
Kaynak: WIPO
Uluslararasi patent basvurulari farkli kitalardaki patent ofislerine yapilabilmektedir. Bu çerçevede, patent konusunda önemli küresel göstergelerden olan üçlü (triadic) patent, bir bulusun korunmasi için üç büyük patent ofisi olan Avrupa Patent Ofisi (EPO), Japonya Patent Ofisi (JPO) ve ABD Patent ve Marka Ofisi'ne (USPTO) kaydettirilmesini ifade etmektedir. Üçlü patent sahibi buluslar, rekabet avantaji ve fikri ve sinai mülkiyet haklarinin kullanimi açisindan çok güçlü bir korumaya sahip olmaktadir. Üçlü patent konusunda Japonya ve ABD'nin diger ülkelerin bir hayli ilerisinde oldugu görülmektedir. Türkiye ise 2010 yilinda bulusçu bagina 33,04 olan üçlü patent degerini 2020 yilinda 64,77'ye yükseltmis olmakla birlikte gelismis ülkelerin oldukça gerisinde kalmaktadir (Grafik 8.87).
Grafik 8.87 Seçili Ülkeler Için Üçlü (Triadic) Patent Basvurulari (2010-2020, Bulusçu Bagina)
8.8.1. Türkiye'de Temel Göstergelerle AR-GE
Ülkeler arasi kryaslamalarda gösterildigi üzere Türkiye'nin AR-GE performansi yükselis trendindedir. 2021 yili fiyatlariyla bakildiginda, toplam AR-GE harcamasi 2015 yilinda 51,9 milyar TL seviyesinden 2021 yilinda 101,7 milyar TL seviyesine yükselmistir (Grafik 8.88).
Grafik 8.88 AR-GE Harcamalari (2015-2021, Milyar TL, 2021 Yili Fiyatlariyla)
Kaynak: TÜIK
AR-GE harcamalarinin toplam tutari gibi GSYH içindeki payi da yükselmektedir. 2015 yilinda AR-GE harcamalarinin GSYH içindeki payi yüzde 0,97 iken bu oran 2021 yilinda yüzde 1,40'a yükselmistir.
Grafik 8.89 AR-GE Harcamalarinin GSYH içindeki Payi (2010-2021, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
AR-GE harcamalarinin sektörel dagilimina bakildiginda, 2021 yili itibariyla mali ve mali olmayan sirketlerin yüzde 61,3 ile en büyük paya sahip olduju görülmektedir. Bunu yüzde 34,2 ile yüksekögretim kurumlari ve yüzde 4,5 ile genel devlet takip etmistir. 2015 yilindan itibaren gerçeklesen degerler incelendiginde özel sektörün AR-GE harcamalari içindeki payinin arttigi, yüksekögretim ve genel devlet harcamalarinin ise azaldigi görülmektedir.
Grafik 8.90 Sektörlere Göre AR-GE Harcamalari Paylari (2015-2021, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
2021 yil itibariyla Tam Zaman Es degerli (TZE) cinsinden AR-GE personeli sayisi 221.811'dir. 2010 yili ile kiyaslandiginda Türkiye'de TZE AR-GE personeli sayisinin yaklasik üs katina fiktigi söylenebilir.
Grafik 8.91 Toplam TZE AR-GE Personeli (2010-2021)
Kaynak: TÜiK
Sektörlere göre dagilima bakildiginda ise 2021 yili itibariyla toplam AR-GE personelinin yüzde 67,4'ü ozel sektörde, yüzde 28,2'si yüksekögretimde ve yüzde 4,4 ü ise genel devlet sektöründe çalismaktadir (Grafik 8.92). Bu sonuçlar AR-GE harcamalarinin sektörel paylaryla benzerlik göstermektedir. TZE cinsinden AR-GE personelinin ögrenim durumuna bakildiginda ise, yüzde 48' inin lisans, yüzde 20,7'sinin yüksek lisans ve yüzde 18,3'ünün doktora veya es degeri egitim düzeyine sahip oldugu görülmektedir.
Grafik 8.92 Sektörlere Göre AR-GE Personeli Paylari (2021, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Türkiye'de bölgesel düzeyde toplam AR-GE harcamalari verileri düzey 2 bazinda açiklanmaktadir. Düzey 2 bölgeleri bazinda AR-GE harcamalari incelendiginde, 2021 yilinda AR-GE harcamalarinin en yüksek oldugu bölgenin 30,21 milyar TL ile TR10 (istanbul) Düzey 2 Bölgesi oldugu görülmektedir. TR10 (Istanbul) Düzey 2 Bölgesi'ni, 28,66 milyar TL ile TR51 (Ankara) ve 9,33 milyar TL ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) Düzey 2 Bölgeleri takip etmektedir. Bu üs bölge Türkiye'deki toplam ARGE harcamasinin yüzde 70'inden fazlasini gerçeklestirmektedir (Grafik 8.93).
AR-GE insan kaynagina bakildiginda ise AR-GE harcamalarinda oldugu gibi üs bölgenin öne fiktigini söylemek mümkündür. Toplam TZE AR-GE personelinin yüzde 29,5'inin TR10 (Istanbul), yüzde 19,3'ünün TR51 (Ankara) ve yüzde 8'inin TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) Düzey 2 Bölgelerinde istihdam edildigi görülmektedir. Türkiye'deki toplam TZE AR-GE personelinin yaklasik yüzde 60 i bu üg bölgede istihdam edilmektedir.
Grafik 8.93 Düzey 2 Bölgeleri AR-GE Harcamasi ve AR-GE Insan Kaynagi (2021)
AR-GE harcamalarinin GSYH' ye oranina düzey 2 bölgeleri bazinda bakildiginda TR51 (Ankara) Düzey 2 Bölgesi'nin açik ara en yüksek orana sahip bölge oldugu görülmektedir. Bu bölgenin toplam AR-GE harcamalari ile TR10 (istanbul) Düzey 2 Bölgesi'nin toplam AR-GE harcamalari arasinda büyük bir fark olmamasina ragmen GSYH orani açisindan yaklagik dört kat fark bulunmaktadir. GSYH'ye orani açisindan AR-GE harcamalarinin bölgeler itibariyla dagilimi, toplam AR-GE harcama tutari açisindan dagilima göre daha dengeli bir tablo ortaya koymaktadir. GSYH'ye orani açisindan en düsük degere sahip bölge ise TR63 (Hatay, Kahramanmaras, Osmaniye) Düzey 2 Bölgesi'dir (Grafik 8.94).
Grafik 8.94 Düzey 2 Bölgelerine Göre AR-GE Harcamalari (2021, GSYH Payi, On Binde)
Kaynak: TÜIK
Istihdam edilen her bin çalisan bagina AR-GE insan kaynagi düzey 2 bölgeleri bazinda incelendiginde TR51 (Ankara), TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) ve TR10 (Istanbul) Düzey 2 Bölgeleri ilk üs sirayi paylasmakta, bu bölgeleri TR31 (izmir) ve TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) Düzey 2 Bölgeleri izlemektedir. Diger taraftan TRB1 (Malatya, Elâzig, Bingöl, Tunceli) Düzey 2 Bölgesi bu göstergede 26 bölge içinde yedinci sirada bulunarak dikkat çekmektedir (Grafik 8.95).
Grafik 8.95 Düzey 2 Bölgelerine Göre AR-GE insan Kaynagi (2021, Bin Çalisan)
Kaynak: TÜiK
Düzey 2 Bölgelerine göre AR-GE harcamalari ve AR-GE insan kaynaginin yani sira tüm sektörler dahil edilerek illerin is yeri AR-GE harcamasi paylari da incelenmistir. Bu dogrultuda, 2021 yili verilerine göre illerin is yeri AR-GE harcamasi degerlerinde Istanbul, Ankara, Kocaeli, Izmir ve Bursa öne çikmaktadir (Harita 8.70). Bu iller disinda rekabet nüvesi iller olan Adiyaman ve Batman ile rekabetçi illerin degerleri de dikkat çekmektedir.
Harita 8.70 illerin Toplam is Yeri AR-GE Harcamasi Paylari (2021, Yüz Binde)
Kaynak: STB, GBS
Tüm sektörler için 2021 yil illere göre is yeri basina AR-GE harcamasi tutarlan incelendiginde Batman, Adiyaman, Kirklareli, Ankara, Kocaeli ve Siirt öne çikmaktadir (Harita 8.71). Rekabet nüvesi iller olan Adiyaman ve Batman'in hem toplam is yeri AR-GE harcamasi ülke payinda hem de is yeri basina AR-GE harcamasi tutarinda öne gikmasi dikkat çekmektedir. 2021 yilinda Türkiye'deki toplam 45 ilin is yeri bazinda AR-GE harcamasi tutari üç bin TL'nin altinda kalmaktadir.
Harita 8.71 illerin is Yeri Basina AR-GE Harcamasi Tutarlari (2021, TL)
Kaynak: STB, GBS
imalat sanayiinde AR-GE harcamalari büyük oranda orta yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerde yapilmaktadir. 2021 yilinda imalat sanayiinde gerçeklestirilen 35,613 milyar TL AR-GE harcamasinin yüzde 46,3 ünün yüksek teknoloji düzeyinde faaliyet gösteren girisimler, yüzde 39,6'sinin orta yüksek teknoloji düzeyinde faaliyet gösteren girisimler, yüzde 9,6'sinin orta düsük teknoloji düzeyinde faaliyet gösteren girisimler ve yüzde 4,5'inin düsük teknoloji düzeyinde faaliyet gösteren girisimler tarafindan gerçeklestirildigi görülmektedir. 2015-2021 dönemi incelendiginde yüksek teknolojili sektörlerin payinin arttigi, düsük teknolojili sektörlerin payinin ise azaldigi görülmektedir (Grafik 8.96).
Grafik 8.96 imalat Sanayiinde Teknoloji Düzeyine Göre AR-GE Harcamalari (2015-2021, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
8.8.2. Türkiye'de Temel Göstergelerle Yenilikçilik
Önemli yenilik göstergelerinden olan fikri ve sinai mülkiyet haklari konusunda Türkiye genelinde 20102021 döneminde bir ilerleme mevcuttur. Bu dönem incelendiginde patent, faydali model, marka ve tasarim basvuru ve tescillerinde önemli artislar gerçeklestigi görülmüstür (Grafik 8.97). Toplam sayilardaki artislar gibi yüz bin kisi bagina basvuru degerlerinde de yükselis göze çarpmaktadir (Grafik 8.98).
Kaynak: TÜRKPATENT
*2022 yilina ait degerler 18.01.2023 raporlama tarihi itibari ile hazirlanmistir.
Kaynak: TÜRKPATENT
Fikri ve sinai mülkiyet haklari konusundaki veriler iller bazinda da incelenmis olup daha dogru bir sonuç görebilmek adina son 10 yilin verilerinin ortalamasi alinmistir. Yüz bin kisi basina patent basvurularinda Istanbul, Manisa ve Ankara ile birlikte Bursa, Sakarya, Kocaeli ve Eskisehir yüksek degerleriyle öne Çikmaktadir (Harita 8.72). Yakinsama boyutundaki illerin görece düsük degerler aldigi patent basvurularinda, rekabet nüvesi iller arasinda yer alan Rize ve bölgesel merkez niteligindeki Erzurum dikkat çekmektedir.
Harita 8.72 illere Göre Patent Basvurulari (2022, Yüz Bin Kisi Basina)
Kaynak: TÜRKPATENT
Yüz bin kisi basina tasarim basvurulan degerlerinde ise patent basvurularina benzer bir tablo görülmekle birlikte Erzurum ve Rize'nin patent degerlerine göre daha geride yer aldigi, Kayseri, Gaziantep, Kütahya ve Karaman'in ise daha yüksek degerlere sahip oldugu görülmektedir (Harita 8.73).
Harita 8.73 illere Göre Tasarim Bagvurulari (2022, Yüz Bin Kisi Basina)
Kaynak: TÜRKPATENT
Yüz bin kisi bagina marka ve faydali model basvuru degerleri incelendiginde ise sinirli da olsa ülke geneline daha yaygin bir fotograf ortaya çikmaktadir. Marka basvurularinda Gaziantep, Malatya, Elâzig, Mardin ve Kilis, Doju ve Güneydoju Anadolu Bölgeleri'nde dikkat çekmektedir. Bu göstergede en yüksek degere sahip iki il ise istanbul ve Bursa'dir (Harita 8.74).
Harita 8.74 Illere Göre Marka Basvurulari (2022, Yüz Bin Kisi Bagina)
Kaynak: TÜRKPATENT
Yüz bin kisi bagina faydali model basvurularinda Bursa, Türkiye'de en yüksek degere sahip il olurken Bursa'yi Konya ve istanbul takip etmektedir (Harita 8.75). Bununla birlikte Burdur, Düzce ve Igdir'in diger fikri ve sinai mülkiyet haklari göstergelerine oranla faydali model basvurularinda daha yüksek degerlere sahip oldugu görülmektedir.
Harita 8.75 illere Göre Faydali Model Basvurular (2022, Yüz Bin Kisi Basina)
Kaynak: TÜRKPATENT
Yüz bin kisi basina patent, marka, tasarim ve faydali model basvurularinin tamaminda ilk 10 il içinde istanbul, Ankara, izmir ve Bursa yer almaktadir. Yine bu göstergelerin tamaminda Sakarya, Kocaeli, Eskisehir, Kayseri Konya ve Gaziantep ilk 20 il içinde bulunmaktadir.
Patent ve faydali model basvurularinin teknoloji düzeyine göre sektörel dagilimina bakildiginda imalat sanaylinde AR-GE harcamalarinin sektörel dagilimindan farkli bir sonuç görülmektedir. 2010-2022 döneminde orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerden yapilan patent ve faydali model basvurularinda artis görülmesine ragmen ülke genelindeki toplam patent ve faydali model basvurularinin önemli bir bölümü düsük ve orta-düsük teknolojili sektörlerden yapilmaktadir (Grafik 8.99).
Kaynak: TÜRKPATENT
Yenilik konusunda diger bir önemli gösterge ise bilimsel yayin sayilaridir. Basta üniversiteler olmak üzere özel sektör, arastirma merkezleri, kamu kurumlari ve hastaneler tarafindan yapilan Türkiye adresli bilimsel yayinlarin illere göre performans dagilimina bakildiginda istanbul ve Ankara'nin ciddi bir farkla öne fiktigi görülmektedir (Tablo 8.34). Türkiye'de bilimsel yayinlarin yüzde 52'si üç büyük il tarafindan yayimlanmaktadir.
Tablo 8.34 Türkiye Adresli Bilimsel Yayinlarin Performans Dagilimi (2010-2021, Ilk ve Son 10 iI)
| ilk 10 il | Bilimsel Yayin Sayisi | Son 10 il | Bilimsel Yayin Sayisi |
|---|---|---|---|
| istanbul | 158.623 | Artvin | 879 |
| Ankara | 141.251 | Bayburt | 844 |
| izmir | 42.888 | Igdir | 812 |
| Konya | 16.923 | Yalova | 806 |
| Erzurum | 12.304 | Kirklareli | 768 |
| Kayseri | 12.253 | Kilis | 723 |
| Eskisehir | 11.316 | Mardin | 659 |
| Adana | 11.106 | Sirnak | 641 |
| Antalya | 10.87 | Ardahan | 489 |
| Kocaeli | 10.743 | Hakkâri | 476 |
Kaynak: TÜBITAK
- Çalismada, Web of Science Veri Tabanlarinda (SCI-Exp, SSCI, AHCI) yer alan makale ve review belge türündeki Türkiye adresli bilimsel yayinlar kurum bazinda detaylandinilarak, illere göre dagilim yapilmistir.
8.8.3. AR-GE ve Yenilik Altyapisi
AR-GE ve yenilik konusundaki literatür ve dünya genelindeki güncel uygulamalar, AR-GE faaliyetlerinden yenilige kadar olan sürecin dogrusal bir süreç olmadigini, aksine farkli aktörlerden ve bu aktörler arasindaki kargilkl iliskilerden olusan sistem yaklasimi çerçevesinde ele alinmasi gerektigini göstermektedir.
Bu yaklasim çerçevesinde AR-GE ve yenilik sürecinde yer alan aktörler arasi is birligini kolaylastiran arayüz yapilar önem kazanmaktadir. Universiteler, kamu kurumlari, özel sektör ve sivil toplum kuruluslari bünyesinde olusturulabilen bu yapilar ortak projeler gelistirme ve tecrübe paylasimi imkânlari saglamanin yaninda ortak AR-GE altyapilarindan faydalanma, vergi ve maliyet avantajlari sunma gibi rekabet üstünlükleri de saglamaktadir.
Dünya genelinde bu tür arayüzler farkli isim ve yapilarda faaliyet göstermektedir. Türkiye' nin AR-GE ve yenilik ekosisteminde en yaygin ve kapsamli arayüz yapilari TGB'lerdir. TGB'ler yaninda Teknoloji Gelistirme Merkezleri (TEKMER), 6550 Sayili Kanun kapsamindaki Arastirma Altyapilari ve Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) AR-GE ve yenilik sürecinde aktörler arasi is birligini kolaylastiran diger yapilar olarak ortaya çikmaktadir. Son yillarda özel sektör bünyesinde olusturulan ve sayilari giderek artan ARGE ve tasarim merkezleri de Türkiye'nin AR-GE ve yenilik ekosisteminin önemli bir parçasi olmustur.
8.8.3.1. Teknoloji Gelistirme Bölgeleri (TGB)
2001 yilinda yayimlanan 4691 sayili Kanun ile kurulmaya baglanan TGB'lerin kurulus amaçlari; üniversiteler, arastirma kurum ve kuruluslari ile sanayi arasinda is birligini saglamak, teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik gelistirmek, teknolojik bilgiyi ticarilestirmek, teknoloji yogun üretim ve girisimciligi desteklemek, isletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu saglamak ve yüksek teknoloji saglayacak yabanci sermayenin ülkeye girisini hizlandiracak teknolojik altyapiyi saglamak olarak özetlenebilir. Bu amaçlarla; TGB'ler tarafindan egitim, mentörlük, danismanlik, ön kuluçka, kuluçka ve ortak altyapi gibi hizmetler verilmektedir. Ayrica TGB'ler, bünyesinde bulunan firmalara; altyapi, bina, makine, ekipman ve personel giderlerinin bir kisminin kargilanmasi ve çesitli vergi ve harçlardan muafiyet saglanmasi gibi avantajlar sunmaktadir.
Ilk TGB'nin kuruldugu 2001 yilindan itibaren Türkiye'deki TGB sayisi düzenli bir artis göstermistir. 2023 yili eylül ayr itibariyla Türkiye'de 54 farkl ilde 100 TGB bulunmakta olup bunlarin 87'si faal durumdadir (Harita 8.76). TGB bulunmayan illerin çogunlukla öncelikli dönüsüm illeri oldugu görülmektedir. Faal olan 87 TGB'nin 26'si istanbul, Ankara ve Kocaeli'de bulunmaktadir.
Harita 8.76 Teknoloji Gelistirme Bölgelerinin iller itibariyla Dagilimi (2023)
Kaynak: STB *2023 yili Eylül ayi verileridir.
2023 yili Eylül ayi itibariyla ülke genelinde TGB'lerde toplam 9.766 firma faaliyet göstermektedir. TGB'lerde bulunan 9.766 firmanin 2.357'si istanbul, 1.892'si Ankara ve 963'ü Kocaeli 'deki TGB'lerde faaliyet göstermekte olup TGB'lerde faaliyet gösteren toplam firma sayisinin yaklagik yüzde 80'i 15 ilde bulunmaktadir (Grafik 8.100).
Grafik 8.100 TGB'lerdeki Firma Sayisi (2023, ilk 15 il)
Kaynak: Sanayi ve Teknoloji Bakanligi *2023 yil Eylül ayi verileridir.
TGB'lerdeki firmalarda çalisan toplam AR-GE personeli sayisi ise 86.459'dur. il bazinda bakildiginda 35.354 kisi ile ilk sirada yer alan istanbul'u, 21.144 kisi ile Ankara ve 10.715 kisi ile Kocaeli'nin takip ettigi görülmektedir (Grafik 8.101).
Grafik 8.101 TGB'lerdeki AR-GE Personeli Sayisi (2023*, ilk 15 il)
Kaynak: STB
*2023 yili Eylül ayi verileridir.
TGB'lerde faaliyet gösteren firma basina AR-GE personeli sayisina bakildiginda ise firma sayisi ve ARGE personeli sayisinda oldugu gibi istanbul, Ankara ve Kocaeli'nin öne fiktigi görülmektedir. Bu verilere gore, TGB firmalarinin genel olarak mikro ve küçük ölçekli isletmeler oldugunu söylemek mümkündür (Grafik 8.102).
Grafik 8.102 Firma Basina AR-GE Personeli Sayisi (2023*, ilk 15 il)
Kaynak: STB
*2023 yili Eylül ayi verileridir.
TGB'lerdeki firmalarin sektörel dagilimina bakildijinda bilgisayar programlama faaliyetlerini yürüten firmalarin toplam firmalarin yaklagik yüzde 50'sini olusturdugu görülmektedir. Bilgisayar programlama sektörünü, dogal bilimler ve mühendislik ile biyoteknoloji sektörleri takip etmektedir (Grafik 8.103).
Grafik 8.103 TGB Firmalarinin Sektörel Dagilimi (2023, Yüzde)
Kaynak: STB
*2023 yili Eylül ayi verileridir.
Kalkinma Ajanslari tarafindan yapilan saha calismasi kapsaminda TGB'lerde yaçanan sorunlar ve TGB'lerin ihtiyaçlari tespit edilmistir. Bu çerçevede; finansman, doluluk oraninin yüksek olmasi nedeniyle yeni bagvuru alinamamasi, nitelikli personel ve ortak alan eksikligi baglica sorun ve ihtiyaçlar olarak ortaya çikmistir. Bununla birlikte; sosyal alan eksikligi ve ulasim sorunlari da bazi TGB'ler için gelistirilme ihtiyaci olan hususlar olarak belirtilmistir.
8.8.3.2. AR-GE ve Tasarim Merkezleri
2008 yilindan itibaren kurulmaya baslayan AR-GE merkezleri ile 2016 yilindan itibaren kurulmaya baglayan tasarim merkezleri Türkiye'nin AR-GE ve yenilik ekosisteminin önemli parçalari haline gelmistir.
AR-GE merkezleri 5746 Sayili Kanun'da "AR-GE ve yenilik projelerini veya sözlesme çerçevesinde siparise dayali olarak yürütülen AR-GE ve yenilik faaliyetlerini gerçeklestirmek üzere kurulan ve dar mükellef kurumlarin Türkiye'deki isyerleri dahil, kanuni veya is merkezi Türkiye' de bulunan sermaye sirketlerinin; organizasyon yapisi içinde ayri bir birim seklinde örgütlenmis, münhasiran yurt içinde arastirma ve gelistirme faaliyetlerinde bulunan ve en az elli tam zaman es deger AR-GE personeli istihdam eden, yeterli AR-GE birikimi ve yetenegi olan birimler" olarak tanimlanmistir.
Ayni Kanun'da tasarim merkezleri ise "tasarim projelerini veya sözlesme çerçevesinde siparise dayali olarak yürütülen tasarim faaliyetlerini gergeklestirmek üzere kurulan ve dar mükellef kurumlarin Türkiye'deki is yerleri dahil, kanuni veya is merkezi Türkiye'de bulunan sermaye sirketlerinin; organizasyon yapisi icinde ayri bir birim seklinde örgütlenmis, münhasiran yurt içinde tasarim faaliyetlerinde bulunan ve en az on tam zaman es deger tasarim personeli istihdam eden, yeterli tasarim birikimi ve yetenegi olan birimler" olarak ifade edilmistir.
Türkiye'de 2023 yili eylül ayi itibariyla 1.298 AR-GE merkezi faaliyet göstermekte olup AR-GE merkezlerinde toplam 79.407 personel çalismaktadir. Merkezlerin en yogun faaliyet gösterdigi sektörler makine ve teçhizat imalati, otomotiv yan sanayii, yazilim, bilgisayar ve iletisim teknolojileri ve tekstil sektörleridir.
Türkiye'de ilk defa 2008 yilinda kurulan AR-GE merkezlerinin sayisinin özellikle 2017-2019 döneminde ciddi artis gösterdigi görülmektedir (Grafik 8.104).
Grafik 8.104 Villar itibariyla Kurulan AR-GE Merkezi Sayisi (2008-2023)
Kaynak: STB
*2023 yili Eylül ayi verileridir.
Türkiye'de 2023 yili Eylül ayi itibariyla 326 tasarim merkezi faaliyet göstermekte olup tasarim merkezlerinde toplam 7.884 personel calismaktadir. Tasarim merkezlerinin en yogun faaliyet gösterdigi sektörler tekstil, mühendislik/mimarlik, makine ve teçhizat imalati, imalat sanayii ve otomotiv yan sanayi sektörleridir.
Türkiye'de ilk defa 2016 yilinda kurulan tasarim merkezlerinin sayisinin 2017 ve 2018 yillarinda ciddi artis gösterdigi görülmektedir (Grafik 8.105).
Grafik 8.105 Villar itibariyla Kurulan Tasarim Merkezi Sayisi (2016-2023)
Kaynak: STB
*2023 yili Eylül ayi verileridir.
2023 yili Eylül ayr itibariyla 54 farkl ilde bulunan AR-GE merkezleri ile 30 farkli ilde faaliyet gösteren tasarim merkezlerinin en yogun olduju iller benzer olup istanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli ve izmir seklindedir. Bu iller disinda Tekirdag, Manisa, Sakarya, Denizli, Eskisehir, Konya, Adana, Antalya ve Kayseri öne çikan diger illerdir. AR-GE ve tasarim merkezlerinin ülke genelinde dagilimi incelendiginde bu merkezlerin çogunlukla küresel entegrasyon boyutundaki iller ile rekabetçi illerde bulundugu görülmektedir (Harita 8.77).
Harita 8.77 AR-GE ve Tasarim Merkezlerinin iller itibariyla Dagilimi (2023)
Kaynak: STB *2023 yili Eylül ayi verileridir.
AR-GE ve tasarim merkezlerine ait temel göstergelere bakildijinda bu merkezlerde 2023 yili Eylül ayi itibariyla 70 binden fazla proje tamamlanmis olup 24 bini askin patent basvurusunda bulunulmustur (Tablo 8.35).
Tablo 8.35 AR-GE ve Tasarim Merkezlerine iliskin Genel Bilgiler (2023)
| Temel Göstergeler | AR-GE Merkezleri | Tasarim Merkezleri |
|---|---|---|
| Faaliyette Olan Merkez Sayisi | 1.298 | 326 |
| Toplam Personel Sayisi | 79.407 | 7.884 |
| Tamamlanan Proje Sayisi | 58.864 | 11.486 |
| Patent Bagvuru Sayisi | 23.672 | 493 |
| Patent Tescil Sayisi | 11.972 | 229 |
Kaynak: STB
*2023 yili Eylül ayi verileridir.
8.8.3.3. Diger AR-GE ve Yenilik Altyapilari
Türkiye'de TGB'ler, AR-GE ve tasarim merkezleri disinda bilgi üretimini kolaylastiran ve üretilen bilginin ticarilestirilmesi sürecinde yer alan aktörler arasi is birligini saglayan farkli altyapilar da bulunmaktadir. TGB'ler ile AR-GE ve tasarim merkezleri kadar ülke genelinde yaygin olmayan bu yapilar arasinda Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO), 6550 Sayili Kanun kapsamina alinan arastirma altyapilari ve Teknoloji Gelistirme Merkezleri (TEKMER) sayilabilir. Bunlarin disinda organize sanayi bölgeleri ve üniversiteler gibi kurumlarin bünyesinde faaliyet gösteren, yapi ve standartlari farklilasan mükemmeliyet merkezleri ve yenilik merkezleri gibi az sayida altyapi da mevcuttur.
TTO lar, genellikle üniversiteler ve TGB'ler bünyesinde kurulmakta; arastirmacilara ve ögrencilere fikir gelistirilmesinden, proje hazirlanmasina ve buluslarin patentlenmesine kadar olan süreçlerde destek vermektedir. 2023 ocak ayinda Kalkinma Ajanslari tarafindan yapilan saha çalismalarinin sonucunda, Türkiye'de 138 TTO'nun üniversiteler ve TGB'ler bünyesinde faaliyet gösterdigi tespit edilmistir.
6550 Sayili Kanun kapsaminda Arastirma Altyapilari Kurulu tarafindan yeterlik karari verilen arastirma altyapilari ise tüzel kisilik kazanarak belirli desteklerden faydalanmaktadir. ileri arastirma laboratuvari, tematik arastirma laboratuvari ve merkezi arastirma laboratuvari olarak siniflandirilan bu altyapilar yüksekögretim kurumlari bünyesinde kurulmaktadir.
TEKMER ler ise AR-GE ve yenilik faaliyetlerinin gerçeklestirilmesini amaçlamakta, teknoloji ve yenilik odakhi is fikirlerinin ticarilestirilmesini kolaylastirmakta ve bu çerçevede arastirmacilara ve girisimcilere kulugka hizmetleri sunmaktadir. KOSGEB verilerine göre Türkiye'de halihazirda 12'si istanbul'da, 5'i Ankara'da, 2'si izmir'de ve 1'i Bitlis'te olmak üzere toplam 20 TEKMER bulunmaktadir.
8.8.4. Bölgesel Yenilik Stratejileri
AR-GE ve yenilik faaliyetleri, ulusal kalkinma politikalari gibi bölgesel kalkinma politikalarinin da önemli bir bilesenidir. AR-GE ve yenilik politikalari bölgesel gelismislik farklarinin azaltilmasi, bölgelerin rekabet gücünün artirilmasi ve bu sayede bölgesel kalkinmanin saglanmasi noktasinda etkili bir araç olarak kullanilmaktadir. Bu cerçevede, bölgelerin AR-GE ve yenilik konusunda sorunlarinin, potansiyellerinin ve üstünlüklerinin tespit edilerek orta vadeli stratejik önceliklerin belirlenmesi amaciyla bölgesel düzeyde yenilik stratejileri hazirlanmaktadir.
2014-2023 BGUS döneminde yenilikte sistem yaklagimi gerçevesinde bölgesel düzeyde yenilik stratejileri hazirlanmasi yaklagimi benimsenmis ve Kalkinma Ajanslari koordinasyonunda 13 Düzey 2 Bölgesi için bölgesel yenilik stratejileri hazirlanmistir. Hazirlanan bu stratejiler Kalkinma Ajanslari basta olmak üzere farkli kamu kurum ve kuruluslarinca belirli program, proje ve faaliyetler için altlik olusturmustur.
AR-GE ve yenilik konusunda bölgesel düzeydeki bu stratejik yaklasimin tüm bölgelere yayilarak devam ettirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte hem literatürde hem de dünya genelindeki uygulamalarda
AR-GE ve yenilik konusunda yasanan degisimlerin bu sürece yansitilmasi gerekmektedir. Bu noktada akilli uzmanlagma kavrami karsimiza çikmaktadir.
Avrupa 2020 Stratejisi'nin temel kavramlari arasinda yer alan akilli uzmanlasmayi Avrupa Komisyonu; "ekonominin güçlü yönlerinin ve potansiyelinin analizine ve genis paydas katilimli girisimci kesif sürecine dayali olarak müdahale edilecek stratejik alanlarin belirlendigi mekân bazli bir yaklasim" olarak tanimlamaktadir.
2014-2020 Operasyonel Program döneminde AB üye ülkelerinin Avrupa Birligi yapisal fonlarinin bir kismindan yararlanabilmesi için "Akilli Uzmanlagma Için Arastirma ve Yenilik Stratejileri" hazirlamalari ön kosul olarak belirlenmistir. Bu gelismelerle beraber akilli uzmanlasma yaklagimi AB'de çok daha önemli bir konu haline gelmistir. 2021-2027 yillarini kapsayan Kattlim Öncesi Mali Yardim Araci (IPA III) doneminde de akilli uzmanlasma önemini korumaktadir.
Her ne kadar 2014-2023 BGUS döneminde bazilari akilli uzmanlasma yaklagimina dayanan 13 bölgesel yenilik stratejisi hazirlanmis olsa da AR-GE ve yenilik politika ve uygulamalarinin etkinliginin artirilmasi ve AB basta olmak üzere bu alanda uluslararasi kaynaklardan daha fazla faydalanilmasi için bütün bölgelerde akilli uzmanlasma yaklagimina dayali ve güncel yenilik stratejilerinin hazirlanmasi önemli görülmektedir.
8.8.5. AR-GE ve Yenilik Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri
On ikinci Kalkinma Planinda Türkiye'nin AR-GE ve yenilik politikalar "Bilim, Teknoloji ve Yenilik" bagligi altinda ele alinmis olup politikalar arasinda insan kaynaginin gelistirilmesi, üniversitelerin arastirma kapasitesinin gelistirilmesi, arastirma altyapilarinin ve finansman imkânlarinin gelistirilmesi gibi konular öne çikmaktadir. 2024-2028 yillarini kapsayan BGUS'ta ise amaç On Ikinci Kalkinma Plani ile uyumlu olarak "AR-GE ve yenilik ekosisteminin güglendirilmesi" olarak belirlenmistir. Bu amaç altinda, bölgelere göre özellesmis AR-GE ve yenilik politikalari tasarlanmasi, AR-GE insan kaynaginin gelistirilmesi ile arayüz yapilarin sayisinin ve etkinliginin artirilmasi temel hedefler olarak öne gikmaktadir.
Bölgesel düzeyde akilli uzmanlasmaya dayali yenillik stratejileri yayginlastinilacaktir. Bölgelerin ARGE ve yenilik konusundaki kapasitelerini ve potansiyellerini degerlendirerek AR-GE ve yenilik alaninda stratejik öncelikler belirleyen bölgesel yenilik stratejileri akilli uzmanlasma yaklagimi gerçevesinde hazirlanacak; yatirimlarin, desteklerin ve uluslararasi kaynaklarin stratejilerdeki önceliklere odaklanmasi saglanacaktir. Stratejilerle birlikte özel sektör agirlikli olmak üzere uygulanabilir faaliyetleri içeren eylem planlari hazirlanacak ve sürecin koordinasyonunu yürütecek bir yönetisim mekanizmasi tasarlanacaktir. Stratejilerin hazirlik ve uygulama sürecinde uluslararasi kurulus ve aktörlerle is birligini gelistirmek ve tecrübe aktarimi saglamak amaciyla uluslararasi aglara katilim tesvik edilecektir.
AR-GE ve yenilik faaliyetlerinin tüm bölgelerde yayginlastirilmasi saglanacaktir. AR-GE harcamalarinin ve yenilik göstergelerinin küresel entegrasyon ve rekabetçilik boyutundaki illerde yüksek oldugu görülmekte, bununla birlikte diger illerin de AR-GE ve yenilik konularinda potansiyel tasidigi degerlendirilmektedir. Bu çerçevede, bölgelerin üretim yapilari ve potansiyel gelisme alanlari dikkate alnarak arastirma altyapilari, finansal destekler, danismanlik ve farkindalik faaliyetleri gibi kolaylastirici hizmetler yoluyla AR-GE ve yenilik faaliyetleri tüm bölgelerde yayginlastirilacaktir.
AR-GE ve yenilik alaninda arayüz yapilarin sayisi ve etkinligi artirilacaktir. TGB'ler basta olmak üzere AR-GE ve yenilik alaninda is birligini kolaylastiran ve AR-GE ve yenilik faaliyetlerinde aktörlere çesitli avantajlar saglayan arayüz yapilar tüm illerde bulunmamakta olup mevcut olanlarda da doluluk oranlari yüksek seyretmektedir. Diger taraftan bu yapilarda girisimlere sunulan tamamlayici hizmetlerin kapsami ve niteligi her ilde ayni seviyede degildir. Bu çerçevede, öncelikle rekabetçilik boyutundaki illerde TGB'ler basta olmak üzere AR-GE ve yenilik arayüzlerinin sayisi artirilacak, mevcut olanlarin fiziksel altyapisi güçlendirilecek ve hizmet kalitesinin artirilmasi saglanacaktir. Arayüz yapilarda yasanan fiziksel, yönetimsel ve finansal sorunlar çözülecek, faaliyet gösteren sektörler ve hedef pazarlar dikkate alinarak sunulan tamamlayici hizmetlerin kapsami ve kalitesi artinilacaktir.
AR-GE ve yenilik faaliyetlerinde çalisan insan kaynagi ve niteligi artirilacaktir. Küresel entegrasyon ve rekabetçilik boyutundaki illerde yogunlasan AR-GE insan kaynagi sayisi diger illerde de artirilacaktir. Bu çerçevede çocuk ve gençlerde AR-GE ve yenilik bilincinin olusturulmasi için egitim programlari ve farkindalik faaliyetleri organize edilecek, mesleki ve teknik liselerin arastirma altyapisi ihtiyaçlari giderilecek, uygulamali programlar basta olmak üzere lise ve üniversite ögrencilerine yönelik staj programlari yayginlastirilacaktir. Üniversiteler basta olmak üzere arastirma kuruluslarinin bölgelerinin gelisme alanlarinda ihtisaslasmasi tesvik edilecek, "Bölgesel Kalkinma Odakli Misyon Farklilasmasi ve ihtisaslasma Projesi "ne devam edilecek, proje kapsamindaki faaliyetlerin etkinligi artinilacaktir.
AR-GE ve yenilik faaliyetlerinin finansman imkânlari bütün bölgelerde artirilacaktir. Kamu tarafindan verilen desteklerin bölgelerin öncelikli alanlari dikkate alinarak ve tamamlayici olacak sekilde tasarlanmasi, desteklerin bilinirliginin artirilmasi ve basvuru süreçlerinin kolaylastinilmasi saglanacaktir. Kamu tarafindan verilen desteklerin yani sira girisim sermayesi ve kitle fonlama gibi alternatif finansman araçlari yayginlastirilacak ve uluslararasi fonlardan daha fazla yararlanilacaktir.
8.9. DIJITALLESME
Yeni teknolojilerin yayginlagmasi ve bu teknolojilerin ortaya gikardigi verimlilik artisiyla beraber hizlanan dijital dönüsüm, is yapma biçimlerinin, organizasyon yapilarinin ve üretilen ürün ve hizmetlerin niteliginin degistigi bir süreci baglatmister. Dijital dönüsüm kavrami, Avrupa Komisyonu tarafindan fiziksel ve dijital sistemleri entegre eden ve yenilikçi is modelleri ve süreçleriyle birlestirildiginde akill ürünlerin, hizmetlerin ve üretkenligin önemli ölçüde gelistirilmesine yol açan ileri teknolojilerin birlesimi olarak ifade edilmektedir (Avrupa Birligi, 2019). OECD ise dijital dönüsümü, sayisallastirma ve dijitallegmenin ekonomik ve sosyal etkisi olarak görmektedir (OECD, 2018).
Küresel anlamda dijital dönüsümün birincil olarak baglantili oldugu bilgi ve iletisim teknolojileri sektörünün pazar büyüklügü 2022 yili itibariyla 4,4 trilyon dolara ulasmis olup (Gartner, 2023) Dünya Ekonomik Forumu Dijital Dönüsüm Girisimi Raporu'nda 2016-2025 yillari arasinda dijital dönüsümün is dúnyasina ve topluma 100 trilyon dolar tutarinda katki yapmasinin beklendigi ifade edilmistir. Ayni raporda dijital dönüsümün hem endüstrinin hem de toplumun refah seviyesine olumlu katki yapacagi da belirtilmistir (World Economic Forum, 2018).
Ekonomik ve toplumsal hayati dönüstüren dijitallesme; verimlilik artisi, ekonomik büyüme, istihdam artigi, hizmet sunumunda ve hizmetlere erisimde kolaylik gibi refah unsurlarinda artis getirici özellikler tagimaktadir. Diger yandan ülkelerin politika ve uygulamalarindaki hazirlik seviyesine bagli olarak negatif dissalligi da beraberinde getirebilmektedir.
Dijital teknolojiler hem yeni yetkinliklere olan talebi artirmakta hem de belirli sektörlerde is kayiplarina yol açmaktadir. Dünya genelinde is gücü piyasasi göstergelerinde gözlemlenen olumsuz gelismelerin, ileri düzey teknolojilerin üretim süreçlerinde kullaniminin yayginlasmasi ile artacagi tahmin edilmektedir. Bu alanda yakin zamanda yapilan çalismalardan biri olan ve Oxford Universitesi akademisyenleri tarafindan yürütülen çalismada, ABD'de is gücünün yüzde 47'sinin yeni teknolojiler tarafindan ikame edilecegi belirtilmektedir (Frey & Osborne, 2013). Grafik 8.106 da da verildigi üzere benzer bir çalisma yürüten OECD, üye ülkelerde ortalama olarak islerin yüzde 14'ünün dijital dönüsüm nedeni ile yüksek otomasyon riskiz altinda kalacagini belirtirken (OECD, Automation, Skills Use And Training, 2018) DB ise gelismekte olan ülkelerde istihdamin üçte ikisinin dijital dönüsümün etkisi ile yerinden edilebilecegini ifade etmektedir (Dünya Bankasi, 2016).
23 Dijital teknolojiler nedeniyle is gücünün yerinden edilmesi otomasyon riski olarak ifade edilmektedir.
Grafik 8.106 Seçili OECD Ülkelerin Otomasyon Riski (2018, Yüzde)
Kaynak: OECD
Dijital dönüsümün özellikle hangi meslekler üzerinde yikici etkisi oldugu üzerine yürütülen çalismalarda birbirine benzer sonuglara ulasilmakta ve dijital dönüsümün etkisinin tüm sektörlerde görülecegi ama en çok imalat sanayii sektörünün etkilenecegi öngörülmektedir. Özellikle düsük nitelikli is gücünün yikici etkisinden en çok etkilenecek grup oldugu yüksek beceri gerektiren mesleklerde ise ileri teknolojinin tamamlayicilik gösterecegi tespit edilmektedir. Büyük veri, bulut bilisim, yapay zekâ vb. teknolojiler nedeniyle veri depolama, isleme ve analizi ile ofis islerinin yok olma tehlikesi altinda kaldigi; basta imalat sanayiinde olmak üzere robot kullaniminin özellikle üretim sürecinde operasyonel islerde emek gücünün yerini ikame edecegi tahmin edilmektedir (Frey & Osborne, 2013; OECD, 2018; CEDEFOB, 2018).
Ülkeler arasinda dijital dönüsümün etkisi, sektörlerin ulusal ekonomiden aldigi paya göre farkhilasabilmektedir. Dijital teknolojilerin uygulama alani yüksek olan bir sektörün ulusal ekonomiden aldigi pay fazla ise ilgili ülke için dijitallesmenin ortaya çikardigi otomasyon etkisi de yüksek olabilmektedir. Bununla birlikte, ülkeler arasinda sektörlerin payi benzer olsa dahi sektörlerdeki teknoloji yogunlugu ve is gücü becerilerinde görülen farklilik, otomasyon risk ve firsatlarini ülkeler arasinda farkhlastirmaktadir.
Dijitallesme ve beraberinde getirdigi otomasyon, ülkeler gibi ülkeler içerisinde bölgeleri de farkli düzeyde etkilemektedir. Bölgelerin ekonomik ve toplumsal yapisi, dijital altyapisi ve beserî sermayesinin farkhlagmasi nedeniyle dijitallesme sürecinde mekân, önemli bir farkllik unsuru olmaktadir. Teknolojik ilerlemeler ekonomik ve sosyal firsatlari ortaya çikarmakla beraber kimi bölgeler isin dijital bölünmeye sebep olmaktadir (OECD , 2018b). Özellikle bölgesel gelismislik farklari yüksek olan ülkeler için dijitallesme sürecinin yikici etkilerine karsi yerel ekonomileri dirençli ve hazirhikli hale getirmek ve dijitallesmenin sundugu araçlari bölgesel kalkinma firsatina çevirmek üzere politikalarin ve uygulamalarin gelistirilmesi önem kazanmaktadir. Bölge ekonomilerinin degisime karsi dirençli ve uyumlu hale getirilmesi ancak bütünlükçü ve mekânsal yaklagimla ele alinan politika ve uygulamalar ile mümkün olacaktir.
8.9.1. Türkiye'de Mevcut Durum
Dijitallesmenin ekonomik ve toplumsal yapi üzerinde kapsayici etkilerinin olmasi, bu alandaki mevcut durumun tespitini ve dönüsümün meydana getirecegi etkinin yönü ve büyüklügünün tahminini gerektirmektedir. Bir ülkenin dijitallesme düzeyini belirlemek amaciyla ekonomik ve sosyal göstergeler ile çesitli alt bilesenlerden olusan endekslerden faydalanilmaktadir. Bununla birlikte anketler ile çesitli istatistiki veriler de ülkenin dijitallesme düzeyi hakkinda fikir vermektedir. AR-GE harcamalarinin düzeyi, yenilik faaliyetleri, nitelikli iletisim altyapisinin varligi, beserî sermayenin niteligi, üretim ve hizmet faaliyetlerinin teknoloji düzeyi ve ekonomik faaliyetlerin bilgi yogunlugu gibi unsurlar dijital dönüsümün belirleyicileri olarak kullanilmaktadir.
BIT (Bilgi ve Iletisim Teknolojileri) sektörü, olusturdugu katma degerin diger sektörlere göre yüksekligi ve pozitif dissallik olusturmasi ile dijital dönüsümde basat sektör konumundadir. Bir sektörün ekonomideki payi o sektörün toplam üretim miktari ve degeri, ulusal hasilaya katkisi, sagladigi istihdam düzeyi ve o sektörde faaliyet gösteren girisim sayisi gibi ölçütler üzerinden tespit edilmektedir. TÜIK Yillik Sanayi ve Hizmet istatistiklerine göre Türkiye'de 2021 yili itibariyla BIT sektöründe faaliyet gösteren girisim sayisinin toplam girisimler içindeki payi yaklasik yüzde 1,6'dir. Benzer sekilde, çalisanlarin ise yaklagik yüzde 1,8'i BIT sektöründe faaliyet gösteren girisimlerde çalismaktadir. Türkiye' de 2021 yili itibariyla BiT sektörü pazar büyüklügü 21,4 milyar dolar düzeyindedir (SBB, 2022). Bu oran, Türkiye'nin 2021 yili toplam GSYH'nin yaklasik yüzde 2,66'sina denk gelmektedir.
BiT24 sektörünün hem girisim sayisi hem de çalisan sayisi yönünden il bazinda dagilimi incelendiginde istanbul ve Ankara öne fikmaktadir. 2021 yil itibariyla istanbul ve Ankara, ülke çapinda BIT sektöründe faaliyet gösteren girisimlerin yaklagik yüzde 60'ina, bu sektörde çalisanlarin ise yüzde 80'den fazlasina ev sahipligi yapmaktadir. Bu illeri Izmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli illeri takip etmektedir. BIT sektörü ülkenin bati bölgesinde yogunlasmakla birlikte Harita 8.78'den de görülecegi üzere Güneydoju Anadolu Bölgesinde Gaziantep ilinin, iç Anadolu Bölgesinde Konya ve Kayseri illerinin, Akdeniz Bölgesinde ise Antalya ilinden sonra Adana ve Mersin illerinin öne fiktigi görülmektedir.
Harita 8.78 il Bazinda BiT Girisimleri Dagilimi (2021, Yüzde)
Kaynak: STB, GBS
BIT sektöründe girisim ve çaliçan sayisi açisindan Türkiye'de lider konumda bulunan istanbul ve Ankara, bu sektörde faaliyet gösteren girisimlerin il içi yogunlugu açisindan da lider olma özelligini korumaktadir. Nitekim 2021 yili itibariyla Istanbul'da BIT sektöründe faaliyet gösteren girisimlerin istanbul'daki toplam girisimlere orani yaklasik yüzde 3,1'e ulasmakta olup Ankara'da bu oran 4,4'tür. istanbul'da BIT sektöründe faaliyet gösteren girisimlerde çalisanlarin toplam çaliçanlara orani yüzde 3,5 olup Ankara için bu oran yaklasik yüzde 4 olmaktadir.
Diger yandan 2019 yilinda AB ülkelerinde BIT sektöründe çalisanlarin toplam çalisanlar içindeki payi yüzde 3 olup, ayni yilda Istanbul ve Ankara için bu oran sirasi ile yüzde 3 ve yüzde 4 olmaktadir. Bu oranlar istanbul ve Ankara illerinin Türkiye'nin dijital dönüsüm süreci açisindan lokomotif etkiye sahip olacagini göstermektedir.
24Bilgi iletisim Teknolojileri sektörü NACE siniflama kodunda yer alan J sektörü olmayip Avrupa Birliginin ICT sektörü olarak tanimladigi ekonomik faaliyet kodlarini tanimlamaktadir. Türkiye'de BIT sektöründe faaliyet gösteren isyerlerine iliskin veriler Sanayi ve Teknoloji Bakanligi Girisimci Bilgi Sisteminden temin edilerek hesaplanmistir.
Belirtilmesi gereken bagka bir husus ise BIT sektöründe faaliyet gösteren girisim bagina düsen çalisan sayisinin iller arasinda büyük ölçüde farkllasmasidir. Türkiye'de BIT girisimi bagina düsen ortalama çalisan sayisi 4,75'tir. Imalat sanayi için bu oran yaklasik yüzde 10'dur. Ankara isin BiT sektöründe bu oran 7,47 olup istanbul için 6,34 düzeyindedir. Ankara ve istanbul hariç Türkiye ortalamasi 2,08 olup bu oran diger sektörlere göre BIT sektöründe istihdamin yogun olmadigini göstermektedir. Bu durum BIT sektörünün dogasindan da kaynaklanmakta olup BIT girisimleri daha yüksek katma deger üretmesine karsin geleneksel sektörlere göre daha az istihdam yaratmaktadir.
Bilgi ve iletisim teknolojilerinin yayginlasmasi, beraberinde bu alandaki is kollarinda da artiça neden olmaktadir. Bilgi ve iletisim teknolojileri alanindaki islerin yogunlugu da ekonominin dijitallesme düzeyi veya dijitallesmeye hazirlik düzeyi hakkinda anlamli bir gösterge olmaktadir. Bilgi ve iletisim teknolojileri ile ilgili mesleklerde çalisanlar, yalnizca BIT sektöründe faaliyet gösteren girisimlerde caliçanlardan olusmayip tüm sektörlerde bilgi ve iletisim teknolojileriyle ilgili tanimlanmis mesleklerde caliçanlari kapsamaktadir. Bu nedenle BiT uzmani yogunlugu ekonomideki diger sektörlerde BiT teknolojilerinin ne düzeyde nüfuz ettigini degerlendirebilmeye olanak saglayan bir gösterge olmaktadir.
Harita 8.79 Bölge Bazinda BiT Uzmani Dagtlimi (2021, Yüzde)
Kaynak: STB, GBS
Buradan hareketle, Türkiye'de Mesleklerin Uluslararasi Standart Siniflamasi (ISCO 08) sistemine göre bilgi ve iletisim teknolojileri uzmani olarak kabul edilen meslek gruplarinda çalisanlarin toplam istihdam içindeki payi incelendiginde bu oranin yaklagik yüzde 2,3 olduju görülmektedir. Bu oranin Düzey 2 bazinda dagilimina bakildiginda BiT uzmanlarinin yüzde 61'inin istanbul'da, yüzde 14'ünün Ankara'da olduju görülmektedir (Harita 8.79). TR10 istanbul ve TR51 Ankara bölgelerini TR31 izmir bölgesi ve TR41 Bursa Eskisehir Bilecik bölgesi takip etmektedir. Bununla birlikte bölgelerin kendi istihdamlari içinde BIT uzmani payi degerlendirildiginde Ankara BiT uzmani yogunlugu en yüksek olan bölge olmaktadir. Ankara bölgesinde istihdam edilen BiT uzmani payi yüzde 3,7 olup istanbul bölgesinde ise yüzde 3,2'dir. Bu bölgeleri yüzde 2 pay ile Izmir bölgesi takip etmektedir. Buradan hareketle Ankara, istanbul ve izmir'in dijital dönüsüm sürecinde diger bölgelere kiyasla en hazir bölgeler oldugu sonucuna ulagilabilir.
BIT sektörünün büyüklügü ile birlikte imalat sanayiinin teknoloji düzeyi, ülkelerin katma degerli üretimi ve rekabetçiligi gerçeklestirmesinde basat unsurlar olmaktadir. BIT sektörü hem imalat hem de hizmet sektörünü içermekte hatta daha yogunlukla hizmet sektöründeki faaliyetleri kapsamaktadir. Bununla birlikte bir ekonomide imalat sanayiinin teknoloji düzeyi, yüksek teknolojili ürün üretme kapasitesi anlamina gelmekte olup dijitallesme açamasini degerlendirmede temel gösterge özelligi tasimaktadir.
TUiK tarafindan açrklanan Yillik Sanayi ve Hizmet istatistiklerine göre Türkiye'de imalat sektöründe faaliyet gösteren girisimlerin yaklagik yüzde 10'u, istihdamin ise yaklasik yüzde 20'si orta-yüksek ve yüksek teknoloji düzeyi kategorisinde yer almakta olup buna iliskin veriler Grafik 8.107'de verilmektedir.
Grafik 8.107 Teknoloji Düzeyine Göre Imalat Sanayii Seçilmis Göstergeler (2021, Yüzde)
Kaynak: TUIK
Yüksek ve orta-yüksek teknoloji düzeyinde faaliyet gösteren girisimlerin ülke genelinde dagilimi incelendiginde ilk sirada istanbul ilinde yogunlasma oldugu görülmektedir. istanbul ilini Ankara ve izmir illeri takip etmektedir. illerin aldigi pay sirasi ile yüzde 33, yüzde 11 ve yüzde 7 olup Türkiye'de yüksek ve orta-yüksek teknoloji düzeyinde faaliyet gösteren girisimlerin yarisi bu illerde yogunlasmaktadir.
Harita 8.80 il Bazinda Yüksek ve Orta-Yüksek Teknoloji Düzeyinde Faaliyet Gösteren Girigimlerin Dagilimi (2021, Yüzde)
Kaynak: STB, GBS
Diger yandan Türkiye'de imalat sanayii üretim düzeyi ve sagladigr istihdamla öne çikan illerin teknoloji düzeyini gösteren Grafik 8.108 incelendiginde Türkiye ortalamasina benzer sonuç çikmaktadir. Ortayüksek ve yüksek teknoloji üretiminde il içi payi açisindan Konya, Ankara, Kocaeli, izmir ve istanbul öne çikmaktadir. Türkiye genelinde tüm bölgelerde imalat sanayii ile öne çikan iller olmakla birlikte, teknoloji yogun üretim ve rekabetçilik yönüyle Ankara, istanbul, Kocaeli, izmir ve Konya'nin öncü iler oldugu belirtilebilir.
Grafik 8.108 Seçili illerin imalat Sanayii Teknoloji Düzeyi (2020, Yüzde)
Kaynak: STB, GBS
Yüksek teknolojili ürün gelistirme kapasitesini artirmada AR-GE faaliyetleri belirleyici olmaktadir. Yeni üretim tekniklerinin gelistirilebilmesi ya da ürün yenilikleri AR-GE faaliyetleri ile mümkün olabilmektedir. Bu anlamda AR-GE harcamalari, teknoloji gelistirme faaliyetleri hakkinda bir gösterge olmakta, AR-GE harcamalari yüksek olan ülkelerin dijital teknolojileri üretme ve kullanma düzeyinin çok daha yüksek olmasi beklenmektedir. AR-GE harcamalari yenilik yatirimlari olarak degerlendirildiginde dijital dönüsüm sürecinin en temel girdisini olusturmaktadir. Türkiye'de AR-GE harcamalarinin dagilimina bakildijinda, 2020 yilinda Ankara'nin toplam AR-GE harcamalarindan aldigi pay yüzde 32, Istanbul'un aldigi pay ise yüzde 26'dir. Nitekim AR-GE harcamalarinin yüzde 50'si yüksek teknoloji yogun imalat sanayii tarafinda gerçeklestirilmektedir. Bu kapsamda AR-GE harcamalarinin ve teknoloji yogun imalat sanayii üretiminin yogun oldugu illerin ayni iller olmasi beklenen bir sonuçtur.
Girisimlerin hizmet ve mal üretiminde, ürünleri ticarilestirme süreçlerinde, insan ve girdi kaynaklari yönetiminde ya da sonrasinda müsteri iliskileri yönetiminde yeni teknolojileri entegre etme düzeyleri, ekonominin dijitallesme düzeyinin tespit edilmesi bakimindan önemlidir. Bu kapsamda, Türkiye de girisimlerin bilgisayar, internet ve diger bilisim teknolojileri kullanimlari, teknolojik yeterlilik ve entegrasyonlari hakkinda bilgi derlemek amaciyla TÜiK tarafindan 2005 yilindan itibaren Girisimlerde Bilisim Teknolojileri Kullanim Arastirmasi (GBTK) yürütülmektedir. Arastirma yalnizca ulusal ölçekte bilgi saglamakta, il ya da bölge ölçeginde veri sunmamaktadir. Ancak arastirma kapsaminda sunulan degiskenlerin ileri teknoloji kullanimina iliskin olmasi genel mevcut durumun tespitine dogrudan olanak saglamasi nedeniyle degerlendirmeye alinmaktadir.
Üretim sürecinde insan kaynakli hatalari en aza indirgemeyi saglayan endüstriyel robotlar; nesnelerin interneti ve robotik yazilim gibi dijital teknolojilerin gelisimi ile üretimleri kendi baslarina yürütebilecek düzeye ulasmislardir. GBTK Arastirmasina göre Türkiye'de 2022 yilinda en az 10 çalisani olan girisimlerin yüzde 5,2'sinde endüstriyel robot veya hizmet robotu kullanildigi tespit edilmistir. Endüstriyel robot veya hizmet robotu kullandigini belirten girisimler daha çok "imalat" sektöründe yogunlasmaktadir. imalat sektöründe faaliyet gösteren bu girisimlerin ölçeklerine bakildiginda 10-49 çalisani olan girisimlerin yüzde 6,1'i, 50-249 çalisani olan girisimlerin yüzde 15'i ve 250 ve üzeri çaliçani olan girisimlerin yüzde 41,5'inin robot teknolojisi kullandigi tespit edilmektedir. Ayni zamanda girisimler, üretim süreçlerinin ve üretilen mal ve hizmetlerin standartlastirilmis kalitesini saglamak, isçilik maliyeti ve ürün çesitliligini genisletmek istemeleri nedeni ile robot kullanim karari aldiklarini belirtmistir (TÜIK, 2022).
2022 yilinda yapay zekâ teknolojisi kullanan girisim orani ise yüzde 3,5 olarak tespit edilmistir. Bu oran bir önceki yil yüzde 2,7 olarak tespit edilmistir. Çalisan sayisi büyüklük grubuna göre yapay zekâ kullanan girisimlerin orani incelendiginde ise 10-49 çalisani olan girisimlerin yüzde 2,8'inin, 50-249 calisani olan girisimlerin yüzde 5,5'inin ve 250 ve üzeri çaliçani olan girisimlerin yüzde 17,5'inin yapay zekâ kullandigi sonucuna ulasilmistir. Bu oranlar bir önceki yilda sirasiyla yüzde 2,3; 3,6 ve 9,6 olarak tespit edilmis olup özellikle büyük ölçekli firmalar için yapay zekâ kullanim artiginin hizli oldugunu göstermektedir (TÜiK, 2022).
Dijital dönüsüm ile üretilen veri miktarinda oldukça büyük bir artis ortaya gikmaktadir. Olusan bu verilerin saklanmasi ve istenildigi zaman kullanilabilmesi için yüksek kapasiteli veri depolama alanlarina ihtiyaç olmaktadir. Bununla beraber verilerin gerçek zamanda islenebilmesi için yüksek performansli bilgi teknolojileri altyapilarina ihtiyaç duyulmaktadir. Türkiye'de bahsedilen ihtiyaçlari kargilayan internet tabanhi bilisim hizmeti olan bulut bilisim teknolojilerinin girisimler tarafindan kullanim düzeyi GBTK 2021 Arastirmasina göre 10 ve daha fazla çaliçani olan girisimlerde yüzde 10,8'dir. Girisimlerin ölçeklerine göre bakildiginda ise bu oran 250 ve üzeri çalisani olan girisimlerde yüzde 41, 50-249 çalisani olan girisimlerde yüzde 19,5, 10-49 çalisani olan girisimlerde ise yüzde 8,5 olarak tespit edilmistir (TÜIK, 2021).
Eklemeli üretimi ifade eden üç boyutlu yazicilar tasarim, ürün gelistirme ve üretim imkânlarini kolaylastirmakla birlikte, üretim süreçlerindeki kayiplari azaltma, üretim maliyetlerini ve üretim zamanini düsürme gibi pek çok avantaji nedeniyle endüstriyel devrim olarak nitelendirilen bir teknolojik gelismedir. Türkiye'de üç boyutlu yazicilar daha çok büyük firmalar tarafindan kullanilmaya baglanmis olsa da ölçek farki ayirt etmeksizin tüm firmalar içinde üç boyutlu yazici kullananlarin oraninin 2020 GBTK Arastirmasina göre yüzde 3,1 düzeyinde oldugu hesaplanmistir. Çaliçan sayisi büyüklük grubuna göre üç boyutlu yazici kullanan girisimler incelendiginde 10-49 çaliçani olan girisimlerin yüzde 2,7'sinin, 50-249 çalisani olan girisimlerin yüzde 4'ünün ve 250 ve üzeri çalisani olan girisimlerin yüzde 9,1'inin üç boyutlu yazici kullandigi tespit edilmistir. Söz konusu kullanim oranlarina göre düsük düzeyde olsa da isletmeler tarafindan üç boyutlu yazicilarin kullanilmaya baglandigi görülmektedir (TÜIK, 2020).
Tablo 8.36 Girisimlerde Ölçege Göre Teknoloji Kullanimi, (Seçilmis Yillar, Yüzde)
| Teknoloji Türü/Firma | Küçük Ölçekli Orta Ölçekli Büyük Ölçekli | Tüm Firmalar | ||
|---|---|---|---|---|
| Robot Kullanim Orani (2022) | 6,1 (imalat) | 15 (imalat) | 41,5 (imala t) | 5,2 |
| Yapay Zekâ Teknolojisi Kullanimi (2022) | 2,8 | 5,5 | 17,5 | 3,5 |
| Bulut Bilisim Teknolojileri (2021) | 8,5 | 19,5 | 41 | 10,8 |
| Eklemeli Üretim- 3D (2020) | 2,7 | 4 | 9,1 | 3,1 |
Kaynak: TUIK
Özetle, GBTK Arastirmasi sonuçlarina göre Türkiye'de üretim süreçlerinde kullanilmaya baslanan ve sagladigi verimlilik artislariyla ülkelere rekabet üstünlügü saglayan yeni nesil teknolojilerin kullanim düzeyinin henüz baglangiç asamasinda oldugu ve bu teknolojilerin daha çok büyük ölçekli isletmeler tarafindan kullanildigi tespit edilmektedir. KOBl'lerin dijital teknoloji kullanim düzeyleri daha düsük seviyedir. TÜiK Villik Sanayi ve Hizmet istatistiklerine göre 2020 yili için Türkiye ekonomisinde girisimlerin yüzde 99'u KOBi özelligi göstermekte, katma degerin yüzde 52'si KOBi'ler tarafindan gerçeklesmekte ve çalisanlarin yüzde 74 ü KOBllerde istihdam edilmekte olup ihracat gelirlerinin ise yüzde 36'sr KOBller tarafindan gerçeklestirilmektedir. Diger yandan bölgelerde faaliyet gösteren girisimler büyük ölçüde mikro isletme ve KOBi niteligindedir. Bu nedenle KOBi'lerin dijital teknolojilere entegrasyonuna iliskin müdahaleler, dijitallesme sürecinin getirecegi imkânlarin kapsayici ekonomik ve sosyal kalkinma firsati olusturmasi için kritik öneme sahiptir.
Dijitallesme, teknolojik ilerlemeyi ifade etmekle birlikte ayni zamanda fiziksel altyapinin ve beserî sermayenin de dijital dönüsüm için yeterliligini içermektedir. Dijital teknolojilerde yasanan hizli gelismeler bilginin üretilmesi, islenmesi, depolanmasi ve iletilmesi açisindan köklü degisikliklere yol açmistir. Bu gelismelerin odaginda yer alan genisbant altyapilari bilgi ve iletisim teknolojileri hizmetlerine erisimi saglamasi açisindan dogrudan, dijital dönüsümün gerçeklestirilmesi açisindan ise yer oftud an ditand alyamlán internetin hayatin her alanina nüfuz ettigi günümüzde internet kullanim oranlarindaki artis ve hizla artan veri trafigi, daha yüksek bant genisligi ihtiyaci ve talebine neden olmaktadir. Bu durum, genisbant teknolojileri içerisinde yüksek hiz ve kalite saglayan yeni nesil erisim sebekelerinin gerekliligini ortaya Çikarmistir. Ayrica nesnelerin interneti, Sanayi 4.0, akilh kentler, yapay zekâ, bulut bilisim, 5G ve ötesi, giyilebilir teknolojiler, makineler arasi iletisim ve büyük veri gibi kavramlarla ilgili uygulamalarin yayginlasmasi, söz konusu ihtiyacin gelecekte de artarak devam edecegine isaret etmektedir. Bu nedenle, ilgili alanlarda Türkiye'nin dijital dönüsümünün gerçeklestirilebilmesi açisindan kritik öneme sahip olan sabit ve mobil genisbant altyapisinin varligi ve kalitesi, bilgi ve iletisim teknolojilerinin ulusal ve bölgesel düzeyde ekonomiye ve verimlilige olan katkisini da etkilemektedir. BM Uluslararasi Telekomünikasyon Birligi (International Telecommunication Union-ITU) tarafindan genisbant teknolojileri üzerine yapilmis 200 den fazla çalismanin incelendigi meta analiz çalismasinda, farkh ülke gruplari da dikkate alindiginda, genisbant penetrasyonundaki yüzde 10'luk bir artisin GSYH'de yüzde 0,25-1,5 arasinda degisen bir aralikta artiça yol açtigini belirtmektedir. Genisbant altyapi kalitesindeki artis ise ilaveten yüzde 0,3 oraninda GSYH büyüme artisina neden olmaktadir (ITU, 2016).
Günümüzde verimlilik ve rekabetgilik temelli ekonomik büyümenin gerçeklestirilebilmesi için yeni nesil genisbant altyapilarinin yayginlastirilmasi gerekliliginin yaninda kamu hizmetleri sunumunda verimliligin saglanmasi ve kamu hizmetlerine erisilebilirligin kolaylasmasinda genisbant altyapisi temel altyapr ihtiyaci niteligi tagimaktadir. Internet altyapisinin hizi ve kalitesi; imalat, egitim, saglik, tarim ve hizmet sektörü gibi pek çok alandaki faaliyetlerin niteligini de etkilemektedir. Özellikle dijital bölünmenin önlenmesi ve dijital topluma uyumun adil dönüsüm ilkesi kapsaminda gerçeklestirilmesinde nitelikli altyapinin önemi artmaktadir. Bu kapsamda, ülkelerin kendi genisbant altyapi hizlarini ve kapsamini içeren hedefler belirledigi görülmektedir. Avrupa Birligi tarafindan 2025 yilina kadar "Gigabit Society" kapsaminda tüm hanelerin 100 Mbps internet hizina erisebilmesi hedeflenmektedir. Türkiye'de de On Birinci Kalkinma Plani (2019-2023) ve 2017-2020 Ulusal Genisbant Stratejisi ve Eylem Plani'nda 2023 yili itibariyla tüm hanelerin en az 100 Mbps internet hizina ulasmasi hedefi belirlenmistir. Ancak, gelinen nokta itibaryla birçok ülkenin bu hedeflerden uzak kaldigi görülmektedir. OECD üyesi ülkelerde 2020 ve 2021 döneminde hanelerin ortalama sabit genisbant baglantisi indirme hizlari Grafik 8.109'da verilmektedir.25
25 Küresel anlamda internet baglanti hizlarini ölçen farkli web sitelerinin ölçümlerini igermektedir. Speedtest (Ookla) verisi Ocak 2021 e; M-Lab (Worldwide Broadband Speed League) verisi 1 Temmuz 2019- 30 Haziran 2020 dönemine; Steam verisi Mart 2021'e aittir.
Mbps) Grafik 8.109 OECD Üyesi Ülkelerde Sabit Genisbant internet Ortalama indirme Hizlari (2020-2021,
Kaynak: (OECD)
yeni nesil erisim sebekeleri içerisinde gelecekte bu ihtiyaci karsilayabilecek teknolojiler olarak öne çikmaktadir. Ayrica, dünyada giderek yayginlasan 5G ve ötesi gibi yeni nesil mobil teknolojiler için de fiber sabit altyapi yatirimlarina yogun olarak ihtiyaç duyulmaktadir. Genisbant altyapi hizmetleri sabit ve mobil hizmetler seklinde sunulmakta olup gerek yüksek hiz ve kalite yönünden gerekse teknolojik gelismelerin etkisiyle artan veri trafigini tasima kapasitesi yönünden sabit genisbant teknolojileri, dijital altyapi göstergelerinde birincil önemdedir. Ozellikle genisbant teknolojileri içerisinde yüksek hiz ve kalite anlaminda avantajli olan fiber altyapi teknolojileri, korumaktadir. OECD üyesi ülkelerde fiber internet aboneliginin toplam sabit internet aboneligi içindeki payi Grafik 8.110'da gösterilmektedir. Fiber altyapi teknolojilerinin diger teknolojilere göre üstünlügü talep bazli göstergelerde de gözlenmektedir. OECD üyesi 38 ülkenin sabit genisbant abonelerinin kullandigi teknolojilere bakildiginda ilk defa 2021 yili itibariyla fiber teknoloji birinci siraya yerlesmistir. Türkiye'de ise fiber abone sayisinda son dönemde önemli oranda artis görülse de DSL abone sayisi halen ilk siradaki yerini
(2019-2021, Yüzde) Grafik 8.110 OECD Ülkelerinin Fiber Altyapi Abonelerinin Sabit Genisbant Aboneleri içindeki Orani
Bi
Türkiye'de de dijital dönüsümün bölgesel düzeyde kapsayici olarak gerçeklestirilebilmesi için bütün bölgelerde fiber altyapi yayginliginin artirilmasi kaçinilmaz bir ihtiyaçtir. Ancak, altyapi yatirimlarindaki sabit yatirim maliyetleri ve talep yönlü eksiklikler isletmecilerin yatirim motivasyonunu azaltmaktadir. Bu nedenle, penetrasyon oranlarinda farkliliklar ortaya çikmaktadir. Grafik 8.111'de 2022 yil itibariyla sabit genisbant abone sayisinin hanelere orani ve bu aboneler içerisinde fiber teknoloji kullananlarin payi il bazinda verilmektedir.
Grafik 8.111 Sabit Genisbant ve Fiber Internet Aboneligi Payi (2022, Yüzde)
Kaynak: BTK
Özellikle sabit genisbant abone orani yüksek olan illerin sosyoekonomik açidan daha gelismis iller olduju görülmektedir. Bu iller icerisinde birden fazla altyapi isletmecisinin hizmet vermesi fiber teknoloji yogunlugunu yükseltmektedir. Bu illerde talebin de yüksek olmasi altyapr rekabeti olusturmakta ve isletmecileri yüksek teknoloji hizmeti sunmaya itmektedir. Bu kapsamda, az gelismis bölgelerde isletmecileri yeni nesil erisim sebeke yatirimlarini yapmaya tesvik etmek ve yatirimlarin geri dönüs süresini makul seviyelere çekmek için çesitli politika araçlarinin gelistirilmesi ihtiyaci ortaya çikmaktadir. Diger yandan Diyarbakir, Van ve Siirt gibi illerde genisbant abonelik orani düsükken fiber internet aboneligi oraninin yüksek olmasi geç gelme avantaji ile yani bu illerde altyapinin sonradan ancak fiber olarak kurulmasi ile açiklanabilir.
Kirsal alanlarda dijital altyapi yayginliginin kentlere göre düsük olmasi da bu bölgelerde dijital dönüsümün gerçeklestirilmesini zorlastirmakta ve geciktirmektedir. Özellikle, dijitallesmenin tarim sektöründeki verimlilige olan katkisi ve kirsal nüfusun çesitli hizmetlere erisiminin kolaylastirilmasi açisindan bu bölgelerde dijital dönüsümün yayginlastirilmasi önemli firsatlan beraberinde getirmektedir. Ancak, kirsal bölgelerde fiber altyapi gibi sabit genisbant teknolojilerinin yatirim maliyetlerinin çok yüksek olmasi nedeniyle bu bölgelerde farkli sabit kablosuz teknolojiler tercih edilmektedir. Mobil isletmecilerin kapsama yükümlülükleri baglaminda yaptiklari yatirimlara ilaveten Evrensel Hizmet Fonu gibi fonlarla kirsal alanlarda genisbant altyapisi yatirimlari desteklenmektedir. Bu anlamda, kirsal alanda dijital dönüsümün yayginlastirilmasi bakimindan fibere ihtiyaç duyan mobil genisbant teknolojileri büyük öneme sahiptir.
Dijital araçlar günlük yasama nüfuz ettikçe ekonomik faaliyetlere oldugu kadar toplumsal hayata katilimin da zorunlu araçlari haline gelmektedir. Bu nedenle hanelerin internete erisimleri, bilgi toplumunda temel ihtiyaçlar arasinda kabul edilmektedir. Grafik 8.112'de Düzey 1 bölgelerinin 2011
ve 2022 yillarinda genisbant internet altyapisina erisim oranini göstermektedir. 2011 yilinda genisbant altyapi orani Türkiye için yüzde 39 iken 2022 yilinda bu oran yüzde 94,1'e yükselmis olup tüm bölgelerde benzer gelismenin yagandigi görülmektedir. Ancak daha önce de ifade edildigi gibi 2021 yilinda OECD ülkelerinde fiber internet kullanim orani en yüksek altyapi türü olurken fiber altyapida Türkiye hala yeterli yayginliga sahip degildir.
Grafik 8.112 Bölgelerde Hanelerin Genisbant Altyapisina Erisim Orani (2022, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Genisbant altyapisi bölgeler yönünden degerlendirildiginde Erzurum, Bayburt, Erzincan, Kars, Igdir, Agri ve Ardahan illerinden olusan Kuzeydogu Anadolu Bölgesi diger bölgelerin gerisinde kalmaktadir. Grafik 8.113'ten de görülecegi üzere özellikle Güneydogu Anadolu Bölgesi, Orta Anadolu Bölgesi ve Kuzeydogu Anadolu Bölgesi sabit genisbant altyapisi erisim oranlari oldukça düsüktür. Bununla birlikte bu bölgelerde mobil genisbant internet erisim oranlari yüksektir. Bu bölgelerde internet kullaniminin yüksek oldugu ama altyapinin yetersiz kaldigi ve bu nedenle mobil internet altyapisin alternatif altyapi olarak tercih edildigini söylemek mümkündür.
Grafik 8.113 Hanelerin Genisbant Altyapisi (Sabit ve Mobil) Erisim Oranlari (2021, Yüzde)
Kaynak: TÜIK
Dijital teknolojilerin yayginlasmasi çalisma hayati ve sosyal hayatta, is yapma biçimlerinde, mesleklerde ve kurumsal yapilarda degisiklikler meydana getirmektedir. Her bireyin mevcut isinde çalismayi sürdürebilmesi ve sosyal hayata aktif katilim gerçeklestirebilmesi için dijital yetkinliklere sahip olmasi gerekmekte, dijital becerilere sahip olmayanlar için dijital dislanma tehlikesi bulunmaktadir. Dijital dönüsümün getirecegi firsatlardan istifade edebilmenin yani sira dönüsümün beraberinde getirecegi riskleri yönetebilmek ve kapsayiciliji temin etmek için toplumun dijitallesme düzeyinin de artirilmasi bir gereklilik olarak ortaya çikmaktadir.
Bir ekonominin yenilikçi ve rekabetçi olabilmesi, yeni teknolojilerin ve üretim tekniklerinin gelistirilmesinde ve bu teknolojilerin ve tekniklerin kullaniminda gerekli olan yüksek beceri ve yetkinliklere sahip is gücünün varligi ile mümkündür. internetin yayginlasmasi ve dijital teknolojilerin kullaniminin artmasi ile günümüzde dijital beceriler giderek temel is yapma becerisi olarak kabul edilmektedir.
Avrupa Komisyonu tarafindan gelistirilen Dijital Beceriler Çerçevesi 2.0'a göre dijital beceriler en temelden yüksek beceriye dogru; i) dijital ortamda bulunan bilgi ve veri okuryazarligi, ii) dijital ortamda iletisim ve is birligi, iii) dijital içerik olusturma, iv) dijital ortamda kisisel bilgi güvenligini saglayabilme ve dijital teknolojilerin olumsuz fiziksel ve psikolojik etkilerinin farkinda olabilme ve v) dijital ortamda problem çözme seklinde bes beceri düzeyinden olusmaktadir (Avrupa Birligi, 2022). Avrupa Birligi, toplumun difitallesme düzeyini bu bes beceriyi ölçen verilerden hareketle gelistirmis oldugu Dijital Beceri Göstergesi (Digital Skill Indicator) ile degerlendirmektedir. Bu çalismaya göre 2021 yilinda bu bes beceri seviyesi dikkate alinarak hesaplanan 16-74 yas arasindaki temel ve temel üst dijital becerilere sahip bireylerin oranlari Grafik 8.114'te verilmektedir. Söz konusu oranlara göre temel dijital becerilere sahip olma açisindan Türkiye, yüzde 30 oran ile AB ortalamasinin (yüzde 54) altinda yer almaktadir.
Grafik 8.114 Seçili Ülkeler için Temel ve Temel Üstü Dijital Becerilere Sahip Bireylerin Orani (2021, Yüzde)
Kaynak: (Avrupa Birligi istatistik Ofisi)
Endekslerin disinda bireylerin dijital dönüsüm sürecine hazirlik ve uyum kapasitesi açisindan is gücünün beceri düzeyi önemli olup bu beceri düzeyini degerlendirmede yaygin olarak kullanilan belirli göstergeler de bulunmaktadir. Örnegin katma deger üretimi yüksek olan, teknik bilgiyi yogun olarak kullanan, yenilikçi faaliyetler üreten ve bu yönüyle diger sektörlerin de gelisiminde pozitif katkisi bulunan bilgi yogun sektörlerin varligi ve bu sektörlerin istihdam orani is gücünün beceri düzeyine iliskin önemli bir gösterge olmaktadir.26 Zira bilgi yogun sektörler çogunlukla nitelikli is gücüne ihtiyas duymaktadir. Bu kapsamda, Grafik 8.115'te Türkiye'nin diger ülkelerle karsilastirmali olarak bilgi yogun faaliyetlerde istihdam orani verilmektedir. Söz konusu grafikten de görüldügü üzere Türkiye için bu oran yüzde 27 düzeyinde olup AB ortalamasi olan yüzde 40'in ve gelismis AB ülkelerinin gerisinde kalmaktadir.
26 Bilgi yogun sektörler ile EUROSTAT tarafindan bilgi yogun olarak tanimlanmis sektörler ifade edilmektedir. Bilgi yogun sektörler için Bkz: https://ec.europa.eu/eurostat/cache/metadata/en/htec esms.htm ve https://ec.europa.eu/eurostat/statisticsexplained/index.php?title=Glossary:Knowledge-intensive services (KIS)
Grafik 8.115 Seçili Ülkeler için Bilgi Yogun Sektörler istihdam Orani (2020, Yüzde)
Kaynak: Avrupa istatistik Ofisi
*ingiltere için 2019 verisi kullanilmistir.
Harita 8.81, bilgi yogun faaliyetlerde çalisanlarin il düzeyinde dagilimini göstermektedir. Bilgi yogun faaliyetlerde çalisanlarin yüzde 47'si Istanbul'da yüzde 12'si Ankara'da bulunmaktadir. Bu illeri yüzde 5 ve yüzde 3 pay ile izmir ve Antalya illeri takip etmektedir.
Harita 8.81 il Bazinda Bilgi Yogun Faaliyetlerde Çalisanlarin Dagilimi (2021, Yüzde)
Kaynak: STB, GBS
BM Uluslararasi Çalisma Örgütü (ILO) meslek tanimlamasina göre yüksek beceri seviyesine sahip olan meslek gruplarinin ayni zamanda bilgi yogun faaliyetlerle iliskili oldugu kabul edilmektedir (ILO, 2020). Bu nedenle, ülkelerin yüksek beceri düzeyine sahip mesleklerde çalisanlarin orani ekonomilerin dijitallesme düzeyi hakkinda anlamli bir gösterge olmaktadir. Teknolojik dönüsüm hem yüksek beceri niteligi gösteren isleri hem de düsük beceri niteligi gösteren isleri etkilemektedir. Ancak yüksek beceri düzeyine sahip isler için teknolojiler daha çok tamamlayici (complementary) özellik gösterirken düsük beceri niteligine sahip islerde teknoloji ikame edici (substitution) özellik göstermektedir. Nitekim 20. yüzyil teknolojik gelismelerini daha öncekilerden ayiran en temel özellik, beceri yanlisi teknolojik degisim olarak adlandirilan bir gelisim izlemesidir. Beceri yanlisi teknolojik degisim (skill biased technological change), teknolojik ilerlemelerin etkisiyle yüksek becerili is gücüne talebin göreli olarak artmasi sonucu teknolojik gelismelerden yalnizca yüksek becerili is gücünün yarar sagladigini ifade etmektedir. Son yillarda teknolojik gelismeler yüksek becerili is gücüne talebi artirirken, orta becerili islerin azalmaya basladigi görülmektedir. Yaygin bir durum haline gelen bu süreç is gücü piyasasinda polarizasyon olarak tanimlanmaktadir. Bu gelisme, özellikle hizmet sektöründe görülmekte olup orta becerili is gücünü daha düsük becerili ve daha düsük ücretli islere yöneltmektedir (OECD, 2017). Özellikle son otuz yilda yasanan gelir dagilimi esitsizliginde, orta becerili meslek gruplarinin payinin belirgin ölçüde azalmasi veya yok olmasi ve yüksek becerilere sahip is gücü ile düsük beceriye sahip is gücü arasindaki ücret farkinin gittikçe artmasi gibi gelismelerin etkisinin oldugu kabul edilmektedir (IMF, 2017).
Türkiye'de de dünyadaki egilime benzer sekilde orta beceri düzeyindeki isler azalmakta ve hem yüksek hem de düsük beceri düzeyine sahip olan islerde artis olmaktadir. ISCO siniflamasina göre 2022 yili itibariyla çaliçanlarin beceri düzeyine bakildiginda yüzde 60 ile en büyük payin orta beceri düzeyinde olduju görülmektedir ancak bu oran 2012 yilinda yüzde 66'dir. Ayrica 2012 yilinda yüksek beceri düzeyi gerektiren mesleklerde istihdam edilenlerin payr yüzde 20 iken 2022 yili için bu oran yüzde 24 düzeyindedir. Düsük becerili istihdamin payi 2012 yilinda yüzde 14 iken 2022 yilinda bu oran yüzde 16'ya yükselmistir. Düzey 2 bazinda yüksek beceri düzeyine sahip çalisanlarin dagilimina bakildiginda TR10 istanbul bölgesi en yogun bölge olarak öne fikmaktadir. istanbul'u TR51 Ankara Bölgesi takip etmektedir.
Harita 8.82 Yüksek Beceri Düzeyinin Bölge Bazinda Dagilimi (2021, Yüzde)
Kaynak: STB, GBS
is gücünün hangi sektörlerde ve meslek kollarinda yogunlukla istihdam edildigi bilgisi özellikle dijitallesme sürecinden en çok kimlerin etkilenecegi bilgisini vermektedir. Özellikle imalat sanayii ve tarim sektörlerinde öngörülebilir görevleri içeren mesleklerin yogun olmasi ve bu sektörlerde talep edilen beceri niteliginin rutin ve düsük olmasi nedeni ile otomasyon etkisi bu sektörlerde yüksek olacaktir.
Oxford Universitesinden Frey ve Osborne tarafindan yürütülmüs çalisma (Frey & Osborne, 2013) kapsaminda otomatize olacak mesleklere iliskin yapilmis tahminlerden faydalanilarak Türkiye için hesaplanmis otomasyon riski yaklasik yüzde 52 olarak tespit edilmistir. Diger bir ifade ile dijital teknolojilerden yüksek olasilik ile (yüzde 70 üzeri ihtimalle) etkilenecek islerde çalisanlarin orani Türkiye için yüzde 52 olmaktadir. Bu etkinin Türkiye'de illere dagilimi ise Harita 8.83'te verilmektedir.
Harita 8.83 il Bazinda Yüksek Otomasyon Riskinin Dagilimi (Yüzde)
Kaynak: (BARAN KAYA, 2020)
Harita 8.83 ten de görüldügü üzere otomasyon riskinin en yüksek hesaplandigi iller Karaman (yüzde 62,3), Bursa (yüzde 59,4) ve Denizli (58,7) illeri olmaktadir. Otomasyon riskinin en yüksek giktigi diger iller ise sirasi ile Usak, Düzce, Sakarya, Bolu ve Yalova illeridir.
Otomasyon riski yüksek mesleklerde istihdamin yogun oldugu illerin ortak özelligi imalat sanayii çaliçanin yüksek olmasidir. Nitekim Grafik 8.116'da bu iliskiyi dogrular niteliktedir. Bu illerdeki imalat sanayiinde faaliyet gösteren girisimlerin yarisindan fazlasi tekstil ve gida sektörü gibi düsük teknoloji seviyesine sahip imalat grubunda bulunmaktadir.
Grafik 8.116 illerin Imalat Sanayii Çalisan Orani ve Yüksek Otomasyon Riski (Yüzde)
Kaynak: (BARAN KAYA, 2020)
8.9.2. Dijitallesme Kapsaminda Bölgesel Gelisme Stratejileri
BGUS kapsaminda dijital dönüsüm politikalarinda temel amaç dijitallegme sürecinin getirecegi firsatlardan azami düzeyde faydalanilmasi, olusturacagi tehditlerin en aza indirilmesi ve dijital dönüsumün kapsayici bir sekilde gerçeklestirilmesidir. On Ikinci Kalkinma Planinda yesil ve dijital dönüsüm temel politika alani olarak belirlenmis bu dogrultuda sektörlerin dijitallesmesi, dijital altyapinin nitelikli ve yeterli hale getirilmesi, basta is gücü olmak üzere toplumun dijital becerilerinin ve uyumunun artirilmasi tedbirleri belirlenmistir. Bu kapsamda Türkiye'deki mevcut duruma yönelik tespit edilen bulgulardan hareketle On Ikinci Kalkinma Plani politika ve tedbirleri ile uyumlu olmak üzere mekânsal perspektifi de içerecek sekilde 2024-2028 BGUS dönemi için adilane bir dijital donüsumü temin etmek amaciyla alt yapi, ekonomi ve toplum ekseninde stratejik hedefler belirlenmistir.
BGUS kapsaminda dijital dönüsüm politikalarinda temel amaç dijitallesme sürecinin getirecegi firsatlardan azami düzeyde faydalanilmasi, olusturacagi tehditlerin en aza indirilmesi ve dijital dönüsümün kapsayici bir sekilde gerçeklestirilmesidir. Bu kapsamda;
Türkiye'de bölgelerin dijitallesme sürecinde mevcut durumunu açiklayan ve ilerlemeleri takip etme olanagi sunan ve dijitallesmenin farkli boyutlarini kapsayan Bölgesel Dijitallesme Endeksi gelistirilecektir. Bazi bölgelerin ya da bazi gruplarin dijital dislanmasini ifade eden dijital bölünme riskine karsi politikalar gelistirmeye hizmet etmek üzere mekânsal ölçekte dijital farkliliklari tespit eden ve dijitallesme sürecinde altyapi, kamu hizmetleri, beceriler ve sektörel gelismeler boyutu ile ilerlemeleri ve ihtiyaçlari takip etmede yardimci olan endekslerin gelistirmesi önem tasimaktadir. Türkiye için gelistirilecek bölgesel dijitallesme endeksi bu alanda bölgelerarasi farkhliklan tespit etmekle birlikte, bölgelerin dijitallesme performansini degerlendirmeye olanak saglayacaktir.
Dijitallesen ekonomide bölgelerin rekabetçiligini artirmak amacryla bölgelerde KOBi'lerin dijitallesme düzeyinin artirilmasina yönelik faaliyetler desteklenecektir Dijitallegmenin getirdigi firsatlardan faydalanabilmek için yeterli ve kaliteli altyapinin varligi ile birlikte temel düzeyde dijital beceri yeterliliginin saglanmis olmasi gerekmektedir. Ancak dijitallegmeye hazirligin bir göstergesi olarak bilgi ve iletisim teknolojileri sektörünün Türkiye'de payinin az olmasi ve yalnizca belirli bölgelerde yogunlasmis olmasi, imalat sanayii sektöründe düsük teknoloji yogunlugu, bilgi yogun sektörlerin payinin az olmasi ve bununla beraber altyapida ve dijital becerilerde bölgeler arasi farklhklarin olmasi dijitallesmenin getirecegi firsatlardan faydalanma ve risklerden etkilenme düzeyinin her bölge için farkli olacagini göstermektedir. Bu çerçevede bölgesel düzeyde yapilacak ihtiyaç analizleri temel alinarak bölgelere özel sektörel bazda dijital dönüsüm programlari uygulanacak, KOBllerde dijital kapasitelerin olusturulmasi ve dijital teknolojilerin kullaniminin yayginlastirilmasina yönelik faaliyetler tesvik edilecektir.
Bölgeler için is gücü piyasasinda dijital dönüsüm sürecinin getirdigi firsatlardan azami seviyede istifade edebilmek için beceri artirma stratejileri olusturulacaktir. Dijitallesme is gücü piyasasinda yikici özellikte olabilecegi gibi yeni is firsatlarini da beraberinde getirmektedir. Uluslararasi çalismalar özellikle imalat sanayiinde ve tarim sektöründe dijitallesmenin etkilerinin daha yüksek olacagini göstermektedir. Bu kapsamda, is gücünü dijitallesme sürecine hazirlayacak sektörel ve tematik beceri gelistirme stratejilerinin hazirlanmasi önem kazanmaktadir. Diger yandan, sektörlerin bölge ekonomilerinde agirliklarinin farklilagmasi bu stratejilerde mekân bazli yaklasimi zorunlu kilmaktadir. Ulusal ve bölgesel göstergeler incelendiginde dijital dönüsümün olmazsa olmaz unsuru olan is gücünün dijital yetkinliklerinin düsük oldugu ve özellikle belirli bölgelerde is gücü becerilerinin dijital dönüsümün yikici etkilerine maruz kalacak özelliklere sahip olduju görülmektedir. Bu kapsamda, is gücü piyasasinin dijital dönüsüm sürecine hazirlik ve uyum kapasitesini gelistirmek üzere is gücünün dijital becerileri firma ve sektör düzeyinde tespit edilecek, sektörel standartlar belirlenecek ve bölge düzeyinde beceri artirma stratejileri olusturulacaktir.
Ekonomi ve sanayi ile birlikte toplumun dijital dönüsümüne yönelik altyapi faaliyetleri desteklenecektir. Bu kapsamda bireylerin ve isletmelerin hizli ve kaliteli genisbant hizmetlerine uygun maliyetierle ulagmasina ve dijital bölünmenin etkilerinin azalmasina imkân verecek genisbant altyapi yatirimlari tesvik edilecektir. Dijital altyapiya erisim hizmetlerinin yeterliligi, kalitesi ve sunumu dijital bölünmenin ortaya çikmasinda dogrudan belirleyici olabilmektedir. Genisbant altyapisinin bölgesel düzeyde farklilasmasi ekonomik ve sosyal faaliyetlere dahil olma süreçlerini de etkileyerek gelir ve sosyal refah üzerinde belirleyici bir faktör olmaktadir. Egitim basta olmak üzere temel kamusal hizmetlere erisim, bireylerin ekonomik faaliyetlerini gerçeklestirme biçimleri ve dijital becerilere sahip olma düzeyi de bu farkliliktan etkilenmektedir. Bu altyapi farklliklarinin giderilmesi amaciyla tesis paylagimi ve ortak altyapi yatirimlari kolaylagtirilacak ve bölgesel farkliliklari gözeten sektörel regülasyonlar ile genisbant altyapi yatirimlari tesvik edilecektir.
9. BÖLGESEL GELISME POLITIKALARININ YÖNETiSiMi
Bölgeler arasi gelismislik farklarinin azaltilmasini, bölgelerin rekabet edebilirliklerini güclendirerek ulusal kalkinmadaki rollerinin yükseltilmesini hedefleyen, mekâna özgü hedefler gelistiren bölgesel gelisme politikasi; çok sektörlü, çok katmanli ve çok aktörlü bir yapiya sahiptir.
Çok sektörlülük bölgelerin gelisme potansiyellerinin farkliligina bagli olarak sektörel müdahalelerin belirli bir yerlesime özgü olarak eggüdüm içerisinde tasarlanmasini ve uygulanmasini ifade etmektedir.
Bölgesel gelismenin çok sektörlü ve çok katmanli (ulusal, bölgesel, yerel) yapisi politika gelistirme ve uygulamada çok aktorlü bir yapiyi beraberinde getirmektedir. Bu sebeple gerek merkezi gerekse bölgesel ve yerel düzeyde politika gelistirme ve uygulamada kurumlar arasi etkilesim, koordinasyon ve is birligi hem bölgesel hem de ulusal kalkinmanin saglanmasi açisindan önemlidir.
Bu nedenlerle 2024-2028 BGUS kapsaminda bölge planlama çalismalarinin tarihi süreçte gelisimi ile kurumsal yapidaki degisimlere deginilmis, bu süreçte edinilen tecrübeler isiginda bölgesel gelisme politikalarinin yönetigiminin güçlendirilmesine yönelik stratejiler belirlenmistir.
9.1. Bölge Planlama Çalismalari ve Bölgesel Gelismede Kurumsal Yapilar
Türkiye'de bölgesel gelisme politika ve uygulamalarinda merkezi ve yerel düzeyde önemli tecrübeler elde edilmistir. Bölgesel gelisme politikalari özellikle 1960 sonrasi planli dönemde ulusal kalkinma politikalari içinde yer almis, dönemin ihtiyaçlarna göre sekillenerek günümüze kadar önemini korumustur.
ilk bölge planlari deneyimleri olarak ifade edilen Dogu Marmara Bölge Plani, Antalya Bölge Plani, Zonguldak Ön Bölge Plani ve Çukurova Bölge Plani ilk iki Beg Yillik Kalkinma Plani döneminde hazirlanmistir. Üçüncü Bes Yillik Kalkinma Plani döneminde Kalkinmada Öncelikli Yöreler (KÖY) kavrami kalkinma literatürüne girmis ve bu uygulamayla belirlenen illerde yatirimlarin tesvik edilmesi amaçlanmistir.
Cumhuriyet tarihinin en kapsamli entegre bölgesel kalkinma projesi olarak Güneydogu Anadolu Projesi (GAP) gelistirilmis ve hazirlanan Master Plan çerçevesinde 1989 yiliyla birlikte uygulamaya geçirilmistir. 1989 yilinda ayni zamanda, GAP'in koordinasyonu ve bölgede izlenmesi amaciyla Basbakanhik'a bagli GAP Bölge Kalkinma idaresi Türkiye'nin yerel düzeyde ilk bölgesel kalkinma kurulusu olarak kurulmustur.
GAP kapsaminda yapilan yatirimlarin olumlu sonuglari, diger bölgelerde de benzer çalismalarin yapilmasini saglamistir. Bu kapsamda 1990'larda ve 2000'li yillarin basinda GAP'ta olduju gibi, belirli bölgelerde analiz çalismalari yürütülerek bölge plan, program ve projeleri olusturulmaya çalisilmistir. Dogu Anadolu Bolgesel Kalkinma Programi ve Dogu Anadolu Bölgesi Ana Plani, Yegilirmak Havza Gelisim Projesi Ana Plani, Dogu Karadeniz Bölge Gelisim Plani ve Dogu Karadeniz Bölgesi Master Plani, Zonguldak-Bartin-Karabük Bölge Plani yapilan çalismalardan bazilaridir.
2004-2006 yillari için Avrupa Birligi'ne uyum hazirliklar çerçevesinde Ön Ulusal Kalkinma Plani hazirlanmis ve bu plan kapsaminda Türkiye-Avrupa Birligi ortak finansmaniyla Bölgesel Kalkinma Programlari uygulamaya geçirilmistir. Bu programlar ile yerel düzeyde proje koordinasyon birimleri olusturulmus; bölgelerde program gelistirme ve proje hazirlama kültürü yayginlasmistir. Bu dönem bölgesel gelisme çalismalarinin hem ulusal hem de yerel düzeyde yogunlastigi bir dönem olup Türkiye' nin bölgesel gelisme politikalari açisindan bir dönüm noktasi niteligi tasimaktadir.
Bu gelismelerle birlikte 2000 lerin ortalarindan itibaren, nispeten az gelismis bölgelerde uygulanan kalkinma müdahaleleri yaklagimi, yerini her bölgede uygulanan ve bölgelerin potansiyelini degerlendirerek rekabet güçlerini artirmayi amaçlayan bir anlayisa birakmistir.
Dokuzuncu Kalkinma Plani donemi bölgesel gelisme politikalarinda kurumsallagma adina en önemli adimlarin atildigi dönem olmustur. Kalkinma ajanslarinin kurulmasina dair 5449 sayili Kanunun 2006 yilinda yürürlüge girmesi ile birlikte dogrudan bölgesel kalkinmadan sorumlu yapilar tesis edilmeye baslamistir. Öncelikle pilot uygulama niteliginde 2007 yilinda izmir Kalkinma Ajansi ve Adana-Mersin illerini kapsayan Çukurova Kalkinma Ajansi faaliyete geçmistir. 2010 yilina kadar da diger Düzey 2 bölgelerini kapsayan 24 kalkinma ajansinin kurulusu tamamlanmistir. Bütün ülke cografyasini içine alacak sekilde 26 kalkinma ajansinin kurulmasiyla bölgesel gelismenin yerel düzeyde kurumsal yapilanmasi olusturulmus; yenilikçi, güçlü ve iddiali hedefler dogrultusunda Türkiye'de ilk defa yerelden kalkinma anlayisi kurumsal olarak da uygulanmaya baslamistir.
Diger taraftan 2011 yilinda GAP Bölge Kalkinma idaresi'ne ilave olarak DAP Bölge Kalkinma idaresi, DOKAP Bölge Kalkinma idaresi ve KOP Bölge Kalkinma idaresi kurulmustur. Böylelikle, Türkiye'de yerel düzeyde bölgesel kalkinma kuruluslari 26 kalkinma ajansi ile 4 bölge kalkinma idaresinden mütesekkil hale gelmistir.
Tablo 9.1 Kalkinma Ajanslari ve Bölge Kalkinma idarelerinin Kapsami
| Kurum | Kapsam | Strateji Belgeleri | |
|---|---|---|---|
| Kalkinma Ajanslari | 26 Düzey 2 Bölgesi (81 il) | Bölge Planlari • 2010-2013 Bölge Planlari • Yesilirmak Havza Gelisim Projesi Bolgesel Gelisme Ana Plani • 2014-2023 Bölge Planlari • 2024-2028 Bölge Planlari |
Diger taraftan; bölgesel gelisme politikalari ve uygulamalarinin merkezi düzeyde koordinasyonunu güglendirmek amaciyla 2011 yilinda yürürlüge giren 649 sayili Kanun Hükmünde Kararname ile Bölgesel Gelisme Yüksek Kurulu (BGYK) ve Bölgesel Gelisme Komitesi (BGK) ihdas edilmistir. Söz konusu Kurul merkezi politikalar ile bölgesel gelisme politikalari arasinda planlama, uygulama ve izleme bakimindan uyum ve koordinasyonu saglayarak yönetisimi gelistirmek; Komite ise bölgesel kalkinma konularini teknik düzeyde tartismak ve Kurul'un karar almasina yönelik öneriler gelistirmek amaciyla olusturulmustur. Ayni düzenlemeyle BGUS da ilk defa bir yasal düzenlemede yer bulmus, bölgesel gelisme politikalarinin cerçeve belgesi olarak önemli bir bosluju doldurmustur. Bakanliklar düzeyinde ise mülga Devlet Planlama Teskilati'nin koordinasyon rolü 2011 yilinda kurulan mülga Kalkinma Bakanliji ile devam etmistir.
2018 yilinda Cumhurbaskanligi Hükümet Sistemine geçilmesiyle birlikte ise bölgesel gelisme politikalarinin merkezi düzeyde koordinasyonu görevi Sanayi ve Teknoloji Bakanliji Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügüne verilmistir. Bununla birlikte bölgesel gelisme politikalarinin üst düzeyde koordinasyonundan sorumlu yapilarda da degisiklikler meydana gelmistir. 2018/3 sayili Cumhurbaskanligi Kararnamesi ve 703 sayili Kanun Hükmünde Kararname ile BGYK ve BGK'nin görev ve yetkileri Cumhurbaskani, Ekonomi Politikalari Kurulu (EPK) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanligina verilmistir.
Tablo 9.2 Bölgesel Kalkinma Politikalarinin Koordinasyonuna Iliskin Yetki Degisikligi
| Görevler | 641 Nolu KHK'ya göre* | 2018/3 sayili Cumhurbaskanligi Genelgesine göre |
|---|---|---|
| Bölgesel gelisme alaninda ulusal düzeyde genel politikalari ve öncelikleri tayin etmek, bu kapsamda bölgesel gelisme ulusal stratejisini onaylamak | BGYK | Cumhurbagkani |
| Tarim, sanayi, turizm, ulastirma, mekânsal gelisme, kirsal kalkinma, girisimcilik, yenilik, küçük ve orta ölçekli isletmeler gibi ana politika alanlariyla bölgesel gelisme politikalarinin bütünlügünü ve koordinasyonunu saglayacak üst düzey kararlar almak | BGYK | Cumhurbaskani |
| Güneydogu Anadolu Projesi, Doju Anadolu Projesi, Doju Karadeniz Projesi ve Konya Ovasi Projesi gibi kalkinma projelerini, bolge planlarini, stratejileri ve eylem planlarini onaylamak | BGYK | Cumhurbagkani |
|---|---|---|
| Güneydogu Anadolu Projesi Bölge Kalkinma idaresi Teskilati tarafindan hazirlanacak her türlü plan, proje ve programlari inceleyerek karara baglamak. | BGYK | STB |
| Bölgesel gelisme alaninda ulusal düzeyde politika önerileri gelistirmek | BGK | EPK |
| Bölgesel gelismeyle ilgili konularda koordinasyonu ve is birligini gelistirmeye yönelik önerilerde bulunmak | BGK | EPK |
| Bölgesel gelisme ulusal stratejisi çalismalarini yönlendirmek, stratejinin hazirlik sürecine katkida bulunmak, onay öncesi son degerlendirmeyi yapmak | BGK | STB |
| Bölgesel gelisme ulusal stratejisinin ve bölge planlarinin sektörel ve tematik politikalarla uyum ve tamamlayiciligini güçlendirecek tedbirler gelistirmek | BGK | STB |
| Ulusal politikalari bölgesel kalkinmaya etkileri açisindan degerlendirmek | BGK | STB |
| Ulusal ve bölgesel düzeyde, mekânsal gelisme stratejileriyle kalkinma politikalari arasinda bütünlük saglamaya yönelik çalismalari yönlendirmek | BGK | STB |
| Bölge planlarini, bölgesel programlari ve bölgesel gelisme bakimindan önemli olan program, proje ve destekleri inceleyerek görüs, degerlendirme ve önerilerde bulunmak | BGK | STB |
| Kalkinma ajanslari ve diger ilgili kuruluslarn bölgesel gelismeye yönelik uygulamalarini genel olarak izlemek ve degerlendirmek, performans degerlendirmesinde dikkate alinacak esas ve kriterleri önermek | BGK | STB |
| Kümelenme ve bölgesel yenilik gibi bölgesel nitelikli isletme politikalarinin ulusal koordinasyonunu gerçeklestirmek, bu alanda hazirlanan strateji belgeleri hakkinda görüs ve degerlendirmelerde bulunmak | BGK | STB |
- 8/8/2011 tarihli ve 649 sayili KHK'nin 30'uncu maddesiyle eklenen 641 sayili KHK'nin 23/A maddesinin birinci ve üçüncü fikralari 2/7/2018 tarihli ve 703 sayili KHK'nin 17'nci maddesiyle mülga edilmistir.
9.2. Bölgesel Gelisme Politikalarinin Yönetisimine iliskin Stratejiler
Bölgesel gelismede kurumlar arasi koordinasyon ve is birligi güçlendirilecektir. Kamu kurum ve kuruluglari tarafindan hazirlanan plan, strateji ve programlama çalismalari ile söz konusu kurum ve kuruluslarin uygulamalarinda kaynak etkinliginin artirilmasi ve mekân bazli yönlendirmelerin yapilmasi için BGUS ve bölge planlari gerçevesinde belirlenen bölgesel gelisme öncelikleri dikkate alinacak, bölgelerin gelisme potansiyellerine uygun, çesitlendirilmis politikalar ve faaliyetler gelistirilecektir. Bununla birlikte, BGUS ve bölge planlarinda belirlenen önceliklerin hayata geçirilmesi amaciyla hem merkezi hem de yerel kurumlarla ortak program ve projeler yürütülecektir.
Yerel düzeyde bölgesel gelisme alaninda kurumsal kapasite artirilacaktir. Bölgesel politikalarin gelistirilmesi ve etkili olarak uygulanmasi için yerel yönetimler, özel kesim ve STK'larin kurumsal kapasiteleri gelistirilecek, bu kuruluslarin kalkinma politikalarinin belirlenmesi ve uygulamasi sureçlerine aktif katilimi saglanacaktir. Yerel düzeyde bölgesel gelismede rolü olan kurumlarin ve paydaslarin proje hazirlama, uygulama, izleme, degerlendirme ve koordinasyon kapasitesi artirilacaktir. Bölgesel gelisme politikalarinin yerel düzeyde koordinasyonunu üstlenen kalkinma ajanslari ve bölge kalkinma idarelerinin politika ve program gelistirme ve uygulama süreçlerinde etkinligi artirilacak, bu kurumlarin insan kaynaklari ve mali kaynaklari güçlendirilecektir.
Bölgesel gelismeye yönelik veri altyapisi güçlendirilecektir. Derinlikli mekânsal analizlerin yapilabilmesi, bölgesel geligme alanindaki gelismelerin geçmis dönemlerle karsilastirilabilmesi ve bu dogrultuda etkin politikalar gelistirilebilmesi amaciyla ilçe, il ve bölge düzeylerinde düzenli araliklarla üretilecek veri seti genisletilecek, idari kayitlar mekânsal verilerin üretilmesine imkân verecek sekilde güçlendirilecektir.
10. BGUS IZLEME VE DEGERLENDIRME ÇERÇEVESI
BGUS un vizyonu gerçevesinde belirlenen kapsamli amaç ve stratejiler kadar bu amaçlarin izlenmesi ve degerlendirilmesi de önem tasimaktadir. BGUS'un izleme ve degerlendirmesi, söz konusu stratejinin uygulama süreçleri ile sikti ve sonuçlarina dair önemli geri bildirim saglayacaktir.
Bölgesel gelismenin ulusal koordinasyonundan sorumlu Sanayi ve Teknoloji Bakanligi Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü, BGUS izleme ve degerlendirme süreçlerini tasarlayip ilgili faaliyetleri koordine etmekten sorumludur. Bu sorumluluga istinaden BGUS kapsamindaki ilerlemeler; belirlenen göstergeler bakimindan ilerleme raporlari ve izleme toplantilari yoluyla izlenir, degerlendirilir ve raporlanir.
BGUS'un izlenmesi ve degerlendirmesi sürecinde, ülke genelindeki ve bölgelerdeki sosyoekonomik duruma ve süreçlere iliskin veriler, TUIK basta olmak üzere diger Bakanlik ve kurumlar ile Sanayi ve Teknoloji Bakanligi uhdesindeki Girisimci Bilgi Sistemi'nden elde edilir. Bu süreçte, ilgili kamu kurumlari gerekli verileri talep edilmesi halinde Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügüne saglamaktan sorumludur.
Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü, 2024-2028 dönemi sonunda; izleme verileri, stratejik, mekânsal ve tematik amaç ve stratejilere iliskin gelismeler ile uygulama ve koordinasyon sürecinin etkinligine iliskin tespitleri igeren bir degerlendirme çalismas yürütür.
Bölgesel gelismenin çok sektörlü ve çok boyutlu yapisi nedeniyle BGUS, diger ulusal ve bölgesel sektörel ve tematik stratejilerin gelistirilmesi ve uygulanmasinda ve bunlarla bölgesel gelisme öncelikleri arasindaki uyum ve bütünlügün saglanmasinda referans noktasi olmaktadir. Dolayisiyla yürütülen izleme ve degerlendirme faaliyetlerinin tamamlayiciliginin saglanmasi amaciyla ilgili diger kurum ve kuruluslarla da is birliginin tesis edilmesi esastir.
BGUS izleme göstergeleri, BGUS'un belirlenen stratejik, mekânsal ve tematik amaçlarini izlemeye yönelik göstergelerden olusmaktadir. Mekânsal düzeydeki veri mevcudiyetini de dikkate alarak bu göstergeler, hem bölgesel gelisme alaninda genel ilerlemeleri hem de belli temalardaki ve bölgelerdeki gelismeleri yansitacak sekilde belirlenmistir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanligi'nin koordine ve bagli kuruluslari olan Kalkinma Ajanslari ve Bölge Kalkinma idareleri, temel paydas olarak BGUS'un izlemesine yönelik Bakanlikça yürütülecek caligmalara girdi saglamak üzere bölge plani ve bölgesel program uygulamalarina iliskin bilgi toplanmasi, analiz edilmesi, programlarin fiziki ve mali ilerlemeleri ile sonuglarinin takip edilmesini de içerecek çalismalari yapar.
Bölge planlari, bölge planinda belirlenen performans göstergeleri bakimindan ilerleme raporlari ve izleme toplantilari yoluyla izlenir, degerlendirilir ve raporlanir. Bununla birlikte, bölge planlari ekindeki örnek yatirim firsatlari ve program/proje fikirleri künyeleri ihtiyaç duyulmasi halinde dönem içerisinde Sanayi ve Teknoloji Bakanliginca güncellenebilir.
Tablo 10.1 BGUS'u Izlemeye Yönelik Göstergeler
| Gosterge Adn | swrim Cograft Ölcek | Baz Vilda Meveut Durum | Hedef | Veri Kaynagi |
|---|---|---|---|---|
| Gini katsayisi | Oran Türkiye | 0,43 (2023) | 0,38 | TÜIK |
| Düzey 2 bölgeleri kisi basina gelir maks-min orani | Oran Türkiye | 4,51 (2022) | 3,85 | TUIK |
| Kg basi ihracati 1 dolarin üzerinde olan il sayisi | Sayl Türkiye | 50 (2023) | 59 | TÜIK |
| Yüksekokul veya fakülte üstü mezun orani yüzde 20'nin üzerinde olan il sayisi | Sayi Türkiye | 10 (2023) | 26 | TÜIK |
| Planli sanayi alanlarinin (EB, SS ve OSB) ülke yüz | Yüzde Türkiye | 0,18 (2023) | 0,50 | STB |
| istanbul'da imalat sanayiinde çalisan sigortali içinde yüksek ve orta- yüksek teknolojili sektörlerde çalisan orani | Yüzde Küresel il | 21 (2023) | 35 | SGK |
| Özel sektör AR-GE harcamalarinin toplam satis tutarina orani | Binde Rekabetçi iller ve potansiyel rekabetçi iller | 3,97 (2022) | 5,5 | STB (GBS) |
| 3-5 yas grubu okul öncesi düzeltilmis net okullasma orant | Oran En düsük seviyeye sahip Düzey 2 bölgesi | 42,44 (2023- 2024) | 51,89 | MEB |
| Is gücúne katilma orani | Yüzde En düsük degere sahip Düzey 2 bölgesi | 42,3 (2023) | 48 | TÜIK |
| Hanehalki bagina sabit genigbant internet abone sayisi | Sayl En düsük seviyeye sahip Düzey 3 bölgesi | 0,27 (2023) | 0,54 | BTK, TÜIK |
KAYNAKÇA
- AFAD. 2020. Afet istatistikleri. https://www.afad.gov.tr/afet-istatistikleri, (Erisim Tarihi: 3.03.2023).
- Akay, B. (2020). Mavi Büyüme Stratejisi: Türkiye'nin Kiyi ve Deniz Turizmine Yönelik Bir Inceleme. Türk Turizm Arastirmalari Dergisi, 3051-3063.
- Alan, H. (2019). Girisimcilik Ekosistemi ve Dinamikleri. Yönetim & inovasyon (Sosyo- Ekonomik & SosyoKultürel Gelismeler), 245-276.
- Autor, D. H., Levy, F., & Murnane, R. J. (2003). The Skill Content Of Recent Technological Change: An Empirical Exploration. The Quarterly Journal Of Economics, 118(4), 1279-1333.
- Avrupa Birligi Istatistik Ofisi. (2023). EuroStat Digital Economy and https://ec.europa.eu/eurostat/databrowser/view/tepsr_sp410/default/table?lang=en, Tarihi:30.03.2023). Society: (Erisim
- Avrupa Birligi. (2018). Automation Risk in the EU Labour Market: A Skill-Needs Approach. CEDEFOP.
- Avrupa Birligi. (2019). Success Stories: EUDigital. https://eufordigital.eu/digitising-industry-bestpractices-to-promote-the-digital-transformation-of-smes-in-traditional-sectors-of-theeconomy/, (Erigim Tarihi:30.03.2023).
- Avrupa Birligi. (2022). DigComp Framework: https://joint-researchcentre.ec.europa.eu/digcomp/digcomp-framework_en, (Erisim Tarihi:30.03.2023).
- Avrupa Komisyonu. (2019). Avrupa Yesil Mutabakati. https://commission.europa.eu/strategy-andpolicy/priorities-2019-2024/european-green-deal_en, (Erisim Tarihi:01.01.2022).
- Azazi, H., & Uzma, O. (2022). Türkiye' de Yesil Ekonomi, Yesil isler ve Yesil istihdam. Biga iktisadi ve idari Bilimler Fakültesi Dergisi, 93-100.
- Bankacilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu. (2021). 2022-2025 Sürdürülebilir Bankacilik Stratejik Plani. Istanbul: Bankacilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu.
- Bilgi Teknolojileri ve iletisim Kurumu. (2020). Il Istatistikleri, https://www.btk.gov.tr/yillik-ilistatistikleri, (Erisim Tarihi: 3.03.2023).
- Birlesmis Milletler. (2019). Dünya Kentlesme Beklentileri: 2018 Revizyonu. New York: Birlesmis Milletler.
- Birlesmis Milletler Habitat. (2022). World Cities Report 2022: Envisaging the Future of Cities, https://unhabitat.org/world-cities-report-2022-envisaging-the-future-of-cities, 2022, (Erisim Tarihi: 3.03.2023).
- BP. (2021). Dünya Enerji istatistikleri Raporu. https://www.bp.com/content/dam/bp/businesssites/en/global/corporate/pdfs/energy-economics/statistical-review/bp-stats-review-2021-fullreport.pdf, (Erisim Tarihi: 21.02.2023).
- Brookings Institution. (2020). The Decoupling The World is Waiting For: China's Green Growth Breakthrough. Erisim adresi, (Erigim Tarihi: 21.02.2023).
- Cambridge Centre For Alternative Finance. (2020). Cambridge Alternative Finance Benchmarks:. https://ccaf.io/cafb/digital_capital_raising/total_global_ranking, (Erisim Tarihi: 15.09.2022).
- Citta Slow International. (2022). Citta Slow International: https://www.cittaslow.org/, (Erisim Tarihi:30.01.2023).
- Climate Policy Initiative. (2022). Global Landscape of Climate Finance 2021. https://www.climatepolicyinitiative.org/wp-content/uploads/2021/10/Full-report-GlobalLandscape-of-Climate-Finance-2021.pdf, (Erisim Tarihi: 21.02.2023).
- COMCEC. (2017). Special Economic Zones in the OIC Region: Learning from Experience, COMCEC Coordination Office.
- Credit Suisse (2023), Global Wealth Report 2023, Leading Perspectives to Navigate the Future.
- Çevre Sehircilik ve Iklim Degisikligi Bakanligi. (2022). Iklim §urasi Komisyon Tavsiye Kararlari. Ankara: Çevre ve Sehircilik Bakanligi.
- Çevre Sehircilik ve Iklim Degisikligi Bakanligi. (2022). Iklim §urasi Yegil Finansman Komisyonu Ana Rapor Taslagi. Ankara: Çevre ve Sehircilik Bakanligi.
- Çevre ve Sehircilik Bakanligi. (2009). Türkiye Iklim Degisikligi Stratejisi 2010-2023. Ankara: Çevre ve Sehircilik Bakanligi.
- Çevre ve Sehircilik Bakanligr. (2010). Türkiye'nin Iklim Degisikligi Uyum Stratejisi ve Eylem Plani 20112023. Ankara: Çevre ve Sehircilik Bakanligi.
- Çevre ve Sehircilik Bakanligi. (2017). Ulusal Atrk Yönetimi ve Eylem Plani 2023. Ankara: Çevre ve Sehircilik Bakanligi.
- Dao, M. C., Das, M. M., Koczan, Z., & Lian, W. (2017). Why is labor receiving a smaller share of global income? Theory and empirical evidence. International Monetary Fund (IMF).
- Devlet Su isleri Genel Müdürlügü. (2020). DSi 2020 Yili Resmi Su Kaynaklar istatistikleri, https://www.dsi.gov.tr/Sayfa/Detay/1499, (Erisim Tarihi:21.02.2023).
- Dünya Bankasi. (2016). Digital Dividends. https://www.worldbank.org/en/publication/wdr2016, (Erisim Tarihi:30.03.2023).
- Dünya Bankasi. (2020). Doing Business Archive. https://archive.doingbusiness.org/en/doingbusiness, (Erisim tarihi: 15.07.2022).
- Dünya Bankasi. (2020). Toplam Is Yogunluju Istatistikleri. https://www.worldbank.org/en/programs/entrepreneurship#total, (Erisim Tarihi: 01.02.2023). DB.
- Dünya Bankasi. (2020). Yeni Is Yogunlugu Orant Istatistikleri. DB. https://www.worldbank.org/en/programs/entrepreneurship#new, (Erisim Tarihi: 01.02.2023).
- Dünya Bankasi. (2020). is Yapma Kolayligi Endeksi. DB. https://databank.worldbank.org/source/doingbusiness, (Erisim Tarihi: 12.09.2022).
- Dünya Bankasi. (2022). DB Nüfus Istatistikleri. DB: https://data.worldbank.org/country/TR?locale=tr (Erisim Tarihi: 03.01.2023)
- Dünya Bankasi. (2022). DB Nüfus Istatistikleri. DB. (Erisim Tarihi: 03.01.2023)
- Dünya Bankasi. (2022). Spotting Turkey's Inter-Regional Gaps Benchmarking Regions along 10 Pillars of Development.
- Dünya Bankasi. (2022). Urban Development. https://www.worldbank.org/en/topic/urbandevelopment/overview, (Erisim Tarihi: 3.03.2023)
- Dünya Ekonomik Forumu (WEF). (2022). Küresel Riskler Raporu.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi. (2017). Ulusal Enerji Verimliligi Elem Plani 2017-2023. Ankara: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi. (2021). Medya, https://enerji.gov.tr/duyuru-detay?id=10201, (Erisim Tarihi: 21.02.2023).
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi. (2022). Bilgi Merkezi, https://enerji.gov.tr/, (Erisim Tarihi: 21.02.2023).
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi. (2022). Bilgi Merkezi, https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerjigunes, (Erisim Tarihi: 21.02.2023).
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi. (2022). Bilgi Merkezi, https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-enerjiruzgar, (Erigim Tarihi: 21.02.2023).
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi. (2022). Türkiye Ulusal Enerji Plant. Ankara: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi.
- Eryilmaz, Y. (2020). Türkiye'de Firma Dinamikleri ve Belirleyicileri. Yayinlanmamis Uzmanlik Tezi, Sanayi ve Teknoloji Bakanligi, Ankara.
- European Commission Directorate-General for Communications Networks, Content and Technology. (2018). Worthington, H., Simmonds, P., Farla, K., et al., The silver economy: final report, Publications Office, https://data.europa.eu/doi/10.2759/685036, (Erisim Tarihi:30.01.2023).
- European Commission European Innovation Scoreboard. (2022). European Commission: https://research-and-innovation.ec.europa.eu/statistics/performance-indicators/europeaninnovation-scoreboard_en, (Erisim Tarihi:30.01.2023).
- European Commission Smart Specialisation Platform. (2020). European Commission: https://s3platform.jrc.ec.europa.eu/s3-platform, (Erisim Tarihi:30.01.2023).
- Frey, C. B., & Osborne, M. (2015). Technology At Work: The Future of Innovation and Employment. Citi GPS: Global Perspectives & Solutions.
- Frey, C. B., & Osborne, M. A. (2013). The Future of Employment: How Susceptible are Jobs to Computerisation? Oxford Universitesi. Oxford Martin School.
- Gartner. (2023). Küresel BIT Pazar Büyüklügü. https://www.gartner.com/en/newsroom/pressreleases/2022-04-06-gartner-forecasts-worldwide-it-spending-to-reach-4-point-four-trillion-in2022, (Erisim Tarihi: 10.01.2023).
- GEDI. (2019). The global entrepreneurship index 2019, The Global Entrepreneurship and Development Institute, Washington D.C., USA.
- GEM. (2017). Global entrepreneurship monitor: 2020/2021 Global Report. Global Entrepreneurship Research Association (GERA).
- Gida, Tarim ve Hayvancilk Bakanligi. (2015). Ulusal Kirsal Kalkinma Stratejisi 2014-2020. Ankara: T.C. Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanligi.
- Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü. (2019). 2018 Türkiye Nüfus ve 2018 Türkiye Nüfus ve Saglik Arastirmasi, Hacettepe Universitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü. T.C. Strateji ve Bütçe Baskanligi ve TÜBITAK, Ankara, Türkiye.
- Harita Genel Müdürlügü. (2022). Il ve Ilçe Yüzölçümleri. https://www.harita.gov.tr/il-ve-ilceyuzolcumleri, 2022, (Erisim Tarihi: 3.03.2023).
- Hatuka, T. & Ben-Joseph, E. (2022). New Industrial Urbanism Designing Places for Production, Routledge.
- ILO. (2020). Employment by Occupation. files/Documents/description_OCU_EN.pdf, (Erisim Tarihi:30.02.2023). https://www.ilo.org/ilostat-
- ILO. (2020). ILO Stat Explorer: https://ilostat.ilo.org/data/, (Erisim Tarihi:30.02.2023).
- IMF. (2021). IMF Dünya Ekonomik Görünümü: Pandemide lyilesme-Saglik Odagi, Arz Sorunlari, Fiyat Baskisi. Vagington: Uluslararasi Para Fonu.
- IMF. (2022). IMF Dünya Ekonomik Görünümü: Yasam Maliyeti Krizine Karsi Durmak. Vasington: Uluslararasi Para Fonu.
- IPPC. (2019). Special Report on the Ocean and Cryosphere in a Changing Climate, https://www.ipcc.ch/srocc/, (Eriçim Tarihi: 3.03.2023).
- IPCC. (2021). Summary for Policymakers. In: Climate Change 2021: The Physical Science Basis. Contribution of Working Group I to the Sixth Assessment Report of the Intergovernmental Panel on Climate Change.
- IPCC. (2021). Summary for Policymakers. In: Climate Change 2021: The Physical Science Basis. Contribution of Working Group I to the Sixth Assessment Report of the Intergovernmental Panel on Climate Change [Masson-Delmotte, V., P. Zhai, A. Pirani, S.L. Connors, C. Péan, S. Berger, N. Caud, Y. Chen, L. Goldfaro, M.I. Gomis, M. Huang, K. Leitzell, E. Lonnoy, J.B.R. Matthews, T.K. Maycock, T. Waterfield, O. Yelekçi, R. Yu, and B. Zhou (eds.)]. Cambridge University Press, Cambridge, United Kingdom and New York, NY, USA, 3-32, doi:10.1017/9781009157896.001.
- IPCC. (2022). Summary for Policymakers. In: Climate Change 2022: Mitigation of Climate Change. Contribution of Working Group Ill to the Sixth Assessment Report of the Intergovernmental Panel on Climate Change (P.R. Shukla, J. Skea, R. Slade, A. Al Khourdajie, R. van Diemen, D. McCollum, M. Pathak, S. Some, P. Vyas, R. Fradera, M. Belkacemi, A. Hasija, G. Lisboa, S. Luz, J. Malley, (eds.)]. Cambridge University Press, Cambridge, UK and New York, NY, USA. doi: 10.1017/9781009157926.001.
- IPCC. (2022). Summary for Policymakers [H.-O. Pörtner, D.C. Roberts, E.S. Poloczanska, K. Mintenbeck, M. Tignor, A. Alegría, M. Craig, S. Langsdorf, S. Löschke, V. Möller, A. Okem (eds.)]. In: Climate Change 2022: Impacts, Adaptation and Vulnerability. Contribution of Working Group II to the Sixth Assessment Report of the Intergovernmental Panel on Climate Change [H.-O. Pörtner, D.C. Roberts, M. Tignor, E.S. oloczanska, K. Mintenbeck, A. Alegría, M. C aig, S. Langsdorf, S. Löschke, V. Moller, A. Okem, B. Rama (eds.)]. Cambridge University Press, Cambridge, UK and New York, NY, USA, 3-33, doi: 10.1017/9781009325844.001.
- ITF. (2021). ITF Transport Outlook 2021. OECD Publishing, Paris. https://doi.org/10.1787/16826a30-en.
- Kalkinma Ajanslari Genel Müdürlügü. (2018). Destinasyon Yönetim Rehberi. Ankara: Sanayi ve Teknoloji Bakanligi.
- Kalkinma Bakanligi. (2018). Çevre ve Dogal Kaynaklarin Sürdürülebilir Yönetimi Özel ihtisas Komisyonu Raporu. Ankara: Kalkinma Bakanligi.
- Karayollar Genel Müdürlugü (2022) Devlet Yollari Envanteri, https://www.kgm.gov.tr/Sayfalar/KGM/SiteTr/Istatistikler/DevletvellYolEnvanteri.aspx, (Erisim Tarihi: 3.03.2023).
- Kaya, Ö. B. (2020). Dijitallesme Sürecinin Türkiye isgücü Piyasasina Etkisinin Mekansal Analizi. Yayinlanmamis Uzmanlik Tezi. Sanayi ve Teknoloji Bakanligi, Ankara.
- KOSGEB. (2023). KOSGEB Tekmerlerimiz: Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Gelistirme ve Destekleme idaresi Baskanligi. https://www.kosgeb.gov.tr/site/tr/genel/tekmerlerimiz, (Erisim Tarihi: 30.01.2023)
- Kültür ve Turizm Bakanligi. (2020). Turizm statistikleri. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanligi.
- Kültür ve Turizm Bakanligi. (2023). Turizm Merkezleri. https://yigm.ktb.gov.tr/TR-135274/kulturmerkezleri.html, (Erisim Tarihi:13.02.2023).
- Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlügü. (2022). Türkiye Jeotermal Enerji Potansiyeli ve Arama Calismalari. https://www.mta.gov.tr/v3.0/arastirmalar/ieotermal-enerji-arastirmalari, (Erisim Tarihi:21.02.2023).
- Mason, C., & Brown, R. (2014). Entrepreneurial ecosystems and growth oriented entrepreneurship. Final Report. OECD, Paris, France.
- McAuliffe, M. & Triandafyllidou, (eds.) A. (2021). World Migration Report 2022. International Organization for Migration (IOM), Geneva.
- Meteoroloji Genel Müdürlügü. (2021). Türkiye Meteorolojik Afetler Degerlendirmesi (2010-2021). https://www.mgm.gov.tr/FILES/genel/raporlar/meteorolojikafetler2010-2021.pdf, (Erisim Tarihi: 3.03.2023)
- Milli Egitim Bakanligi. (2021). Resmi Istatistikler. https://sgb.meb.gov.tr/www/resmiistatistikler/icerik/64, (Erisim Tarihi: 3.03.2023).
- Nedelkoska, L., & Quintini, G. (2018). Automation, Skills Use And Training. OECD.
- OECD. (2011). Regions and Innovation Policy. Paris: OECD Publishing.
- OECD. (2014). Overview Paper On Resilient Economies And Societies, https://www.oecd.org/mcm/CMIN(2014)7-ENG.pdf, (Erisim Tarihi: 3.03.2023).
- OECD. (2017). Employment Outlook. https://doi.org/10.1787/888933824572, Tarihi: 30.12.2022). (Erisim
- OECD. (2017). The Governance of Land Use in OECD Countries, Policy Analysis and Recommendations.
- OECD. (2018). Automation, Skills Use And Training. OECD.
- OECD. (2018). Going Digital in a Multilateral World. https://www.oecd.org/going-digital/C-MIN-20186-EN.pdf, (Erisim Tarihi:30.12.2022).
- OECD. (2018). Job Creation and Local Economic Development.
- OECD. (2019). Business Models for the Circular Economy. OECD.
- OECD. (2019). Eurostat-OECD Definition of ICT Specialists. http://www.oecd.org/officialdocuments/publicdisplaydocumentpdf/?cote=DSTI/ICCP/IIS(2015)7 /FINAL&docLanguage=En, (Erisim Tarihi:30.12.2022).
- OECD. (2020). Main Science Technology Indicators. https://stats.oecd.org/Index.aspx?DataSetCode=MSTLPUB#, (Erisim Tarihi:30.01.2023).
- OECD. (2020). Triadic Patent Families. (https://data.oecd.org/rd/triadic-patentfamilies.htm#indicator-chart, (Erisim Tarihi:30.01.2023).
- OECD. (2021). Regional Outlook-2021 "Addressing Covid 19 and Moving To Net Zero Greenhouse Gas Emissions". https://www.oecd.org/regional/oecd-regional-outlook-2dafc8cf-en.htm, (Erisim Tarihi: 21.02.2023).
- OECD. (2021). ABD Girigim Sermayesi https://stats.oecd.org/Index.aspx?DataSetCode=VC_INVEST, (Erisim tarihi: 03.02.2023). Yatirimlani.
- OECD. (2021). Girisim Sermayesi https://stats.oecd.org/Index.aspx?DataSetCode=VC_INVEST, (Erisim tarihi: 03.02.2023). Yatirimlari.
- OECD. (2022). Growth Action: https://www.oecd.org/korea/greengrowthinactionkorea.htm, (Erisim Tarihi: 21.02.2023). Korea.
- OECD. (2022). OECD Tourism Trends and Policies. OECD.
- OECD. (2022). Resilient Cities. https://www.oecd.org/cfe/regionaldevelopment/resilient-cities.htm, (Erisim Tarihi: 3.03.2023)
- OECD. (2023). OECD Brodband Portal. www.oecd.org/sti/broadband/oecdbroadbandportal.htm, (Erisim Tarihi:30.12.2022).
- Orman ve Su Isleri Bakanligi. (2016). Iklim Degisikliginin Su Kaynaklarina Etkisi Projesi Raporu. Ankara: Orman ve Su Isleri Bakanligi.
- Philbeck, 1. (2016). Working Together to Connect the World by 2020, Reinforcing Connectivity Initiatives for Universal and Affordable Access: A discus-sion paper to Partners working to Connect the World International Telecommunication Union (ITU), Geneva. https://www.broadbandcommission.org/Documents/publications/davos-discussion-paperjan2016.pdf, (Erisim Tarihi:30.12.2022).
- Pouliakas, K. (2018). Automation Risk in the EU Labour Market: A Skill-Needs Approach. AB. CEDEFOP.
- Sanayi ve Teknoloji Bakanligi. (2019). 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi. Ankara: Sanayi ve Teknoloji Bakanligi.
- Sanayi ve Teknoloji Bakanligi. (2020). Girisimci Bilgi Sistemi, Ankara: Sanayi ve Teknoloji Bakanligi.
- Sanayi ve Teknoloji Bakanligi. (2020). OSB'lerin Lojistik Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Ankara: Sanayi ve Teknoloji Bakanligi.
- Sanayi ve Teknoloji Bakanligi. (2020). Türkiye'de Kentsel ve Kirsal Hizmet Merkezleri Raporu. Ankara: Sanayi ve Teknoloji Bakanligi.
- Sanayi ve Teknoloji Bakanligi. (2020). Türkiye'de Kentsel ve Kirsal Yerlegim Sistemleri Arastirmasi Projesi. https://yersis.gov.tr/web. (Erisim Tarihi: 3.03.2023)
- Sanayi ve Teknoloji Bakanliji. (2020). Türkiye'de Kirsal Yerlesimler Saha Calismasi Raporu. Ankara: Sanayi ve Teknoloji Bakanligi.
- Sanayi ve Teknoloji Bakanligi. (2021). Girisimci Bilgi Sistemi, Ankara: Sanayi ve Teknoloji Bakanligi.
- Sanayi ve Teknoloji Bakanligi. (2022). Sanayi ve Tenoloji Bakanlig Istatistiki Bilgiler. https://www.sanayi.gov.tr/istatistikler/istatistiki-bilgiler Erisim Adresi, (Erisim Tarihi:03.03.2023).
- Sanayi ve Teknoloji Bakanligi. (2023). Yillar Itibaryla Net Kurulan Yabanci Sirket Sayisi. https://www.sanayi.gov.tr/istatistikler/yatirim-istatistikleri/mi0803011615, (Erisim Tarihi: (05.02.2023).
- Sanayi ve Teknoloji Bakanligi. (2023.) Tesvik Belgesi Alan Yerli Yatirim Tutarlan. https://www.sanayi.gov.tr/istatistikler/yatirim-istatistikleri/mi1304021615, (Erisim Tarihi: 05.02.2023).
- Sanayi ve Teknoloji Bakanligi. (2023). Tesvik Belgesi Alan Yabanci Yatirim Tutarlari. https://www.sanayi.gov.tr/istatistikler/yatirim-istatistikleri/mi0803011615, (Erisim Tarihi: (05.02.2023).
- Sermaye Piyasasi Kurulu. (2022). Aylik Istatistik Bültenleri. https://spk.gov.tr/istatistikler/aylikistatistik-bultenleri/2022-yili-istatistik-bultenleri, (Erisim Tarihi: 13.07.2023)
- Sosyal Güvenlik Kurumu. (2020). Yillik Istatistikler. https://www.sgk.gov.tr/lstatistik/Yillik/fcd5e59b6af9-4d90-a451-ee7500eb1cb4/, (Erisim Tarihi: 3.03.2023).
- Stam, E. (2015). Entrepreneurial ecosystems and regional policy: A sympathetic critique. European Planning Studies, 23, 1759-1769.
- Startups.watch. (2021). 2021 Startup Ekosistem Raporu. https://blog.startups.watch/year-in-review2021-135e743d50bd, (Erisim Tarihi: 14.08.2022).
- Startups.watch. (2022). startups.watch data. https://startups.watch/, (Erisim Tarihi: 14.08.2022).
- Startups.watch. (2022). 2022 Startup Ekosistem Raporu. https://blog.startups.watch/year-in-review2022-turkish-startup-ecosystem-1623a33d7215, (Erisim Tarihi: 14.08.2022).
- Strateji ve Bütçe Baskanligi. (2018). On Birinci Kalkinma Plani (2019-2023). Ankara: Strateji ve Bütçe Baskanligi.
- Strateji ve Bütçe Baskanligi. (2019). Sürdürülebilir Kalkinma Amaçlari Degerlendirme Raporu. Ankara: Strateji ve Bütçe Baskanligi.
- Strateji ve Bütçe Baskanligi. (2019). Sürdürülebilir Kalkinma Amaçlari Türkiye 2. Ulusal Gözden Geçirme Raporu- Ortak Hedefler için Saglam Temeller. Ankara: Strateji ve Bütçe Baskanligi.
- Strateji ve Bütçe Baskanligi. (2022). 2023 Yili Cumhurbaskanligi Villik Programi. Ankara: Strateji ve Bütçe Baskanligi.
- Strateji ve Bütçe Baskanligi. (2023). Kahramanmaras ve Hatay Depremleri Raporu.
- Tarim ve Orman Bakanligi, Corine Sitemi, https://corinecbs.tarimorman.gov.tr/, (Erisim Tarihi: 3.03.2023).
- Tarim ve Orman Bakanligr. (2017). Ulusal Kuraklik Yönetim Stratejisi ve Eylem Plani (2017-2023). Ankara: Tarim ve Orman Bakanligi.
- Ticaret Bakanligi. (2021). Yegil Mutabakat Eylem Plani. Ankara: Ticaret Bakanligi.
- TÜBITAK. (2021). Türkiye Adresli Bilimsel Yayinlarin Performans Dagilimi. Ankara: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Arastirma Kurumu.
- TÜiK. (2020). istatistik Veri Portali. https://data.tuik.gov.tr/Kategori/GetKategori?p=Cevre-ve-Enerji103, (Erisim Tarihi: 21.02.2023).
- TÜIK. (2021). Girisimlerde Billisim Teknolojileri Kullanim Arastirmasi. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Girisimlerde-Bilisim-Teknolojileri-Kullanim-Arastirmasi2021-37435, (Erisim Tarihi:05.02.2023).
- TÜiK. (2021). istatistik Veri Portali. https://data.tuik.gov.tr/Kategori/GetKategori?p=Dis-Ticaret-104, (Erigim Tarihi: 21.02.2023).
- TUIK. (2021). Türkiye Istatistik Kurumu Arastirma-Gelistirme Faaliyetleri Arastirmasi. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Arastirma-Gelistirme-Faaliyetleri-Arastirmasi-202145501 (Erisim Tarihi:15.12.2022).
- TÜIK. (2021). is Kayitlarina Göre Girisim Sayllari. https://biruni.tuik.gov.tr/bolgeselistatistik/tabloYilSutunGetir.do?durum=yillariGetir&menuNo= 483&altMenuGoster=0&tabloNo=170, (Erisim Tarihi: 20.09.2022).
- TÜK. Ciroya Büyüyen Ceylan Girisimler. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Kucuk-ve-Orta-Buyuklukteki-Girisim-Istatistikleri-202145685, (Erisim Tarihi: 20.09.2022).
- TÜiK. (2021). Ölçege Göre Çalisan Sayisi, Katma Deger. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Kucuk-ve-Orta-Buyuklukteki-Girisim-Istatistikleri-202145685, (Erisim Tarihi: 20.09.2022).
- TÜIK. (2022). Girigimlerde Bilisim Teknolojileri Kullanim Arastirmasi: https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Girisimlerde-Bilisim-Teknolojileri-Kullanim-Arastirmasi2022-45585, (Erisim Tarihi:05.02.2023).
- TÜiK. (2022). Sürdürülebilir Kalkinma. https://sdg.tuik.gov.tr/, (Erisim Tarihi: 3.03.2023).
- Türk Patent ve Marka Kurumu. (2021). Türk Patent ve Marka Kurumu Resmi Istatistikler https://www.turkpatent.gov.tr/patent-istatistik, (Erisim Tarihi:30.01.2023).
- Türkiye Çevre Egitim Vakfi. (2023). Bayrak Listesi. http://www.turcev.org.tr/V2/icerikDetay.aspx?icerik_id=10, (Erisim Tarihi:13.02.2023).
- Türkiye Sinai Kalkinma Bankasi. (2021). Türk Sanayicisinin Yesil Dönüsümü. Istanbul: Türkiye Sinai Kalkinma Bankasi
- Türkiye Teknoloji Gelistirme Vakfi. (2011). Sanayide Eko-Verimlilik (Temiz Üretim) Kilavuzu: Yöntemler ve Uygulamalar.
- Uluslararasi Enerji Ajansi (IEA). (2018). Sürdürülebilir Kalkinma Senaryosu.
- Uluslararasi Enerji Ajansi (IEA). (2021). 2050'de Sifir Emisyon: Küresel Enerji Sektörü için Yol Haritasi.
- Uluslararasi Yenilenebilir Enerji Ajansi (IRENA). (2021). World Energy Transitions Outlook.
- UNESCO Türkiye Milli Komisyonu. (2023). Dünya Mirasi https://www.unesco.org.tr/Pages/125/122/UNESCO-D%C3%BCnya-Miras%C4%B1-Listesi, (Erisim Tarihi:13.02.2023). Listesi.
- UNHCR (Birlesmis Milletler Mülteci Orgütü) (2022). Küresel Egilimler Raporu 2021. isviçre: Birlesmis Milletler Mülteciler Yüksek Komiserligi.
- United Nations Environment Programme. (2006). Environmental Agreements and Cleaner ProductionQuestions and Answers.
- UNWTO. (2019). Transport-related CO2 Emissions of the Tourism Sector: Modeling Results. Madrid, Spain: World Tourism Organization.
- UNWTO. (2020). International Tourism Highlights. World Tourism Organization.
- UNWTO. (2021). Big Data For Better Tourism Policy, Management, and Sustainable Recovery From COVID-19. World Tourism Organization.
- UNWTO. (2021). The Economic Contribution of Tourism and The Impact Of COVID-19. World Tourism Organization.
- UNWTO. (2021). World Tourism Barometer Statisticial Annex. World Tourism Organization.
- UNWTO. (2022). Gender Mainstreaming Guidelines for The Public Sector in Tourism. World Tourism Organization.
- UNWTO. (2022). World Tourism Barometer. World Tourism Organization.
- WIPO Global Innovation Index 2022. (2022). The World Intellectual Property Organization: https://www.wipo.int/global_innovation_index/en/2022/, (Erisim Tarihi:13.02.2023).
- WIPO Patents. (2022). The World Intellectual https://www.wipo.int/patents/en/index.html, (Erisim Tarihi:13.02.2023). Property Organization.
- World Economic Forum. (2018). Digital Transformation Initiative. hhttps://initiatives.weforum.org/digital-transformation/home, (Erisim Tarihi:13.02.2023).
- WTTC. (2022). Travel & Tourism Economic Impact.
- WTTC. (2023). Travel & Tourism Economic Impact.
2024-2028 BÖLGE PLANLARI*
| TR10 (Istanbul) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani | |
|---|---|
| 2 | TR21 (Edirne, Kirklareli, Tekirdag) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 3 | TR22 (Balkesir, Çanakkale) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 4 | TR31 (Izmir) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 5 | TR32 (Aydin, Denizli, Mugla) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plant |
| 6 | TR33 (Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa, Usak) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plan1 |
| 7 | TR41 (Bilecik, Bursa, Eskisehir) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 8 | TR42 (Bolu, Düzce, Kocaeli, Sakarya, Yalova) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 9 | TR51 (Ankara) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 10 | TR52 (Karaman, Konya) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 11 | TR61 (Antalya, Burdur, Isparta) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plant |
| 12 | TR62 (Adana, Mersin) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 13 | TR63 (Hatay, Kahramanmaras, Osmaniye) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plant |
| 14 | TR71 (Aksaray, Kinkkale, Kursehir, Nigde, Nevsehir) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plan1 |
| 15 | TR72 (Kayseri, Sivas, Yozgat) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 16 | TR81 (Bartin, Karabük, Zonguldak) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plant |
| 17 | TR82 (Cankirt, Kastamonu, Sinop) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 18 | TR83 (Amasya, Çorum, Samsun, Tokat) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 19 | TR90 (Artvin, Giresun, Gümüshane, Ordu, Rize, Trabzon) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 20 | TRA1 (Bayburt, Erzincan, Erzurum) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plan! |
| 21 | TRA2 (Agri, Ardahan, Igdir, Kars) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plant |
| 22 | TRB1 (Bingöl, Elâzig, Malatya, Tunceli) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 23 | TRB2 (Bitlis, Hakkâri, Mus, Van) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 24 | TRC1 (Adiyaman, Gaziantep, Kilis) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plani |
| 25 | TRC2 (Diyarbakir, Sanhurfa) Düzey-2 Bölgesi Bölge Plan1 |
| 26 |
*Bölge Planlars www.sanayi.gov.tr adresinde yayimlanmaktadir.