10 / 555 sonuç gösteriliyor

Kanun 6643
1956-02-02

TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun, eczacıların mesleki örgütlenmesini ve meslek-adabı ile halk sağlığını korumayı hedefleyen kamu hukukuna uygun bir çerçeve kurar; Türk Eczacıları Birliği ile eczacı odalarını oluşturarak mesleğin genel yararını gözetir ve mesleki faaliyetleri kolaylaştırır. Eczacılar mesleğini serbest icra ediyorsa veya hizmetlerde çalışıyorsa başlamadan önce bulunduğu ilin eczacı odasına kaydolmak ve üyelik görevlerini yerine getirmek zorundadır; kamu kurumlarında çalışanlar ve meslekle ilgili hizmetlerde bulunmayanlar ise isterlerse eczacı odalarına kaydolabilirler. Birlik ve odalar, amacı dışına çıkmamak kaydıyla resmi törenlere katılabilir, taşınır ve taşınmaz mal edinebilir ve mesleki ve sosyal amaçlı tesisler açabilir. Birliğin ve odaların görevi, halk sağlığına öncelik veren eczacılık geleneğini korumak ve geliştirmek, üyelerin hak ve menfaatlerini korumak ve bunları kamu menfaatiyle uyumlu kılmak, kanunların uygulanmasına yardımcı olmak, kütüphane kurmak ve dergi çıkarmak, ilmi konferans ve kongreler tertip etmek ve öğrencilerin stajlarını düzenlemek, ilaç fiyat tariflerini tayin etmek ve uygulanmasını denetlemek, halk sağlığını korumak, üyelere iş sahaları ve refah sağlamak, ihtiyacı olan bölgelerde yeni eczane açılmasını teşvik etmek, resmi makamlarla işbirliği yapmak ve mesleki kayıtları düzenlemek gibi görevleri içerir. İlde yeterli sayıda eczacı varsa o ilde eczacı odası kurulması, yeterli yoksa hangi illerin birleşeceği ve bağlılık konularının Merkez Heyeti önerisiyle Büyük Kongre tarafından kararlaştırılması kuralları vardır; odalar tüzelkişiliklerini Birlik aracılığıyla Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına bildirir ve kurucu üyeler atanır; odalar en kısa sürede organlarını seçer ve kurulu sayılır. Odaların ve Birliğin genel kurulu, idare heyeti ve haysiyet Divanı gibi organları bulunur; bu organlar faaliyet raporlarını, bütçeyi ve denetim raporlarını inceler, yönerge ve önerileri görüşür, temsilci ve muhakkak kararlar için görevler atar ve disiplin süreçlerini yürütür. Haysiyet Divanı, üyelerin meslek adap ve haysiyetine aykırı fiil ve hallerini inceleyerek uygun disiplin cezalarını verir; cezalar yazılı ihtar, para cezası, geçici olarak sanat icrasından men ve bölgesel olarak mesleğin icrasından men gibi yaptırımları içerebilir; cezalar için savunma hakkı tanınır ve gerektiğinde yüksek mahiyetteki kurullara itiraz yolu bulunur. Disiplin süreçleri, dosyaların tilmizde en geç karar bağlanması ve savunma hakkının korunması ilkesine dayanır; cezaların uygulanması ve ceza süreçlerinin tamamlanmasına ilişkin usul ve esaslar bu özetin kapsamı dışındadır, ancak adil yargılanma ve karşı taraf savunmasının esas olduğu belirtilir. Bu kapsamda, meslek etiği ve kamu yararı gözetilerek, denetim ve disiplin mekanizmaları aracılığıyla eczacıların davranışları izlenir, müşterinin güveninin sağlanması ve mesleğin saygınlığının korunması amaçlanır.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 6197
1953-12-24

ECZACILAR VE ECZANELER HAKKINDA KANUN

Pratik etki özeti - Eczacılık faaliyeti, ilaçların hazırlanması, analiz edilmesi, güvenliğinin ve etkinliğinin izlenmesi, kalite güvenliği sağlanması ve hastaların ilaç kullanımıyla ilgili bilgilendirilmesini kapsayan bir sağlık hizmetidir. - Serbest eczanelerin açılması ve işletilmesi için eczacı olma şartı vardır; eczacılar ayrıca ilaç üretim tesisi, kozmetik imalathanesi gibi alanlarda mesul müdürlük yapabilir. - Türkiye’de eczacılık yapabilmek için Türk vatandaşı olmak, ilgili eğitim kurumlarından diploması olmak ve diplomasının kayıtta geçerliğini sağlamak gerekir; yabancı diploması olanlar için ise eşdeğerlik ve sınav süreçleriyle durumun kanıtlanması gerekebilir. - Mesleğe ilişkin bazı hâller, suçlar veya sağlıkla ilgili ağır kısıtlamalar açısından eczacılık yapmaya mani durumlar bulunabilir. - Eczane ruhsatı, ilgili sağlık makamlarının denetiminde düzenlenir; ruhsatname, eczane açma, devretme ve nakil süreçlerinde rol oynar. - Eczanelerin sayısı ve konumu, nüfus ve ilçelerin gelişmişlik düzeyi gibi kriterlerle belirlenir; her ilçeye uygun sayıda eczane açılmasına yönelik planlar uygulanır; bazı yerlerde başka türlü başvuru ve değerlendirme süreçleriyle ruhsat capı oluşur. - Bir eczacı birden fazla eczane açamaz; mesul müdürlük ve hizmet yükümlülükleri belirli şartlarla dağıtılır; bazı durumlarda askeri/akademik görevler veya üst görevler sırasında geçici olarak başka bir mesul müdür atanabilir; bu süreçte görev giderleri eczacı birlikleri tarafından karşılanabilir. - Eczacılar için gerekli olup olmadıkça ikinci bir eczacı veya yardımcı eczacı çalıştırma zorunluluğu bulunur; ücretler taraflarca belirlenecek oranlarda ödenir ve denetimlerle takip edilir. - Ölen, tasfiye edilen veya malul durumda olan bir eczacının eczanesinin yönetimi sınırlı süreyle bir mesul müdür tarafından yürütülür; mirasçıların devre veya kapanış sürecinde eczane faaliyetinin sürdürülmesi için düzenlemeler mevcuttur. - Eczacıya ait olan eczaneyi devredip satın alan kişi için ruhsat verilmesi gerekir; satışlar resmi denetim ve noterlik süreçleriyle yürütülür. - Uyuşturucu ve zehirli maddelerin satışı ve devir işlemleri ilgili makama bildirilir ve gerekli bilgi sağlanır; bazı ürünlerin eczanede bulundurulması ve satışı özel mevzuatla sınırlandırılır. - Eczacıların internet üzerinden ilaç satışı yapması veya eczacılık amaçlı bir web sitesinin açılması yasaktır; reçetelerin toplama veya yönlendirme amacıyla aracı kişilerle çalışılması yasaktır; bu tür fiiller halinde idari para cezaları uygulanır. - Reçeteler, değişiklik veya tadil yapılmadan imal edilmeli ve hastaya ulaştırılacak ilaçlar belirlenen esaslara göre fiyatlandırılır; reçetelerde hata ve güvenlik konularından eczacının sorumluluğu vardır; müdavi tabiple temas olmadan yapılan önleyici işlemlerde bazı sınırlamalar uygulanır. - Günlük reçetelerin kaydı, sağlık kurumu tarafından belirlenen yöntemlerle tutulur; reçetelerin okunaklı ve tam olarak yazılı olması esastır; okunması güç veya şifreli reçeteler imal edilmez. - Beşerî ilaçlar ve bazı Sağlık Bakanlığı tarafından izin verilen ürünler sadece eczanelerde satılır; bazı ürünlerin üretimi/ithali için izin ve ruhsat gereklidir; veteriner ürünleri, kozmetik ve diğer belirtilen öğelerin satışı da sağlık otoriteleri tarafından belirlenen kapsamlarla sınırlıdır. - Acil tedavide kullanılan maddelerin eczanelerde bulundurulması mecburidir. - Teftişler, eczane ve ecza depoları ile laboratuvarlar Sağlık Bakanlığı denetimi altında takip edilir; denetimler periyodik ve gerektiğinde resmi tabipler veya eczacılar aracılığıyla yapılır; denetimde görülen bozuk veya güvenli olmayan ilaçlar imha edilir; usulsüzlükler halinde cezai ve idari yaptırımlar uygulanır. - Hizmet kalitesini güvence altına almak için denetim sırasında kayıtlar, defterler ve teçhizat istenir ve teslim edilmesi zorunludur; yanlışlık veya uygunsuzluk tespit edildiğinde gerekli işlemler yapılır.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 7201
1959-02-19

TEBLİGAT KANUNU

Bu belgenin pratik etkileri şunlardır: - Elektronik tebligat belirli kamu kurumları ve özel tüzel kişilikler için zorunlu hale gelir; talep edilmeleri halinde gerçek ve tüzel kişiler için elektronik teblat adresi verilir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı anda tebliğ olarak kabul edilebilir. - Tebliğ, muhatabın kendisiyle birlikte vekili veya kanuni temsilcisi üzerinden yapılabilir; vekil veya avukat varsa tebligat onlar üzerinden gerçekleştirilir; avukatın bürosunda tebligatlar resmi çalışma gün ve saatlerinde yapılır. - Hükmi kişiler ve ticari mümessiller için tebligat, yetkili temsilcilere yönlendirilir ve bu temsilciye yapılan tebligat yeterli sayılır. - En son bilinen adres üzerinden tebligat yapılır; adres bilinmiyorsa veya adres kayıt sistemindeki adres kullanılarak tebligat yapılması uygun görülüyorsa bu şekilde uygulanabilir; talep halinde her yerde tebligat yapılabilir. - Adreste bulunmayan kişinin tebligatı için komşu, mahalle muhtarı veya zabıta amirleri üzerinden tebligat yapılabilir ve adrese ihbarname bırakılarak tebligat tamamlanır. - Askeri veya sefer halinde olanlar için tebligat, ilgili askeri makamlarca yapılır; otel, hastane, fabrika, okul gibi yerlerde bulunmuyorsa bu yerin amiri veya sorumlu kişiler tebligatı sağlar. - Yabancı ülkelerde tebligat, o ülkenin yetkili makamı veya konsolosluk aracılığıyla yapılabilir; Türkiye’deki muhataplar için elçilik veya konsolosluk üzerinden ek olarak tebligat yapılması da mümkün olabilir; bu durumda gerekli bildirimler ve süreler uygulanır. - Yabancı ülkede tebligat yapılırken muhataba ilişkin bildirim içeriği ve hangi merciden çıkarıldığı bilgisi yer alır; başvuru yapılmaması durumunda tebligat tamamlanmış sayılır. - Tebligatın kanıtlanması için tebliğ mazbatası kullanılır; mazbata üzerinde tebligin hangi kişi tarafından, hangi adreste, ne zaman yapıldığı ve muhatabın imzası gibi bilgiler bulunur. - Tebliğ masrafları ve zaruri giderler, ilgili tarifeler üzerinden önceden ödenir; ödenmeme durumunda tebligat işlemi aksayabilir. - Tebliğ imkânsızlığı veya tebellüğden imtina durumunda, belirlenen kurullardan veya görevlilerden birine tebligat yapılır ve durum yazılı olarak kayda geçirilebilir. - İmzaya yetenecek durumda olmayanlar için komşu veya muhtarın desteğiyle tebligat yapılabilir; bazı hallerde tebligat üçüncü kişiler aracılığıyla da güvence altına alınır. - Tebliğin usulüne uygun olarak yapılamaması veya adres bulunamaması halinde alternatif usuller devreye girer ve tebligatın tamamlanması için gerekli adımlar uygulanır.

CB Kararı 7804
2023-11-18

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (N) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK MAL VE HİZMET ALIMLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR (KARAR SAYISI: 7804)

Bu karar savunma ve güvenlik alanında acil ihtiyaçlar için mal ve hizmet alımları ile hava yoluyla taşıma hizmetlerini kapsayan bir uygulama çerçevesi koyar ve uygulanacak esasları belirler. Acil ihtiyaçların hızlı ve etkili teminini sağlamak için uygun alım yöntemleri ve bu yöntemlerin hangi hallerde uygulanacağı açıklanır. Şeffaflık, rekabetçilik, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik ve kaynakların verimli kullanımı temel ilkeler olarak öne çıkar; ihtiyaç hâlinde güvenlik ve milli çıkarlar öncelikli olarak değerlendirilir. Garanti edilmis yararlanma hakki ve uyuyan sözleşme gibi mekanizmalar mevcut olabilir; bu tür sözleşmeler yükümlülük doğurmazken, ihtiyaca göre esneklik ve hazırlıklı olma imkanı sunar. Ulusal ve uluslararası güvenlik ve gizlilik gereklilikleri nedeniyle bazı aktörlerin ihalelere katılamayacağı durumlar kabul edilebilir. İhale süreçleri bir alım komisyonu tarafından yürütülür; kararlar çoğunlukla alınır, çekimser oy kullanılmaz ve kararlar gerekçelendirilir. Yaklaşık maliyet belirlenmesi gereken hâllerde fiyat araştırması yapılarak bir maliyet tahmini oluşturulur; bazı özel durumlarda maliyet belirsiz olabilir ve bu durum açıklanır. İhaleye katılım için gerekli belgeler ve yeterlilikler belirlenir; hangi belgelerin hangi amaçla kullanılacağı ve hangi belgelerin taahhütname olarak sunulabileceği önceden bildirilir; yanlış bilgiler katılımın reddedilmesine yol açabilir. Birçok kâğıt işinin uygun şekilde hazırlanması ve belgelendirilmesi gerekir; bazı durumlarda mevcut belgelerle yeterlilik sağlanabilir veya belgelerin eksikliği nedeniyle değerlendirmeye alınmayabilir. Kapsama giren dokümanlar, teknik şartnameler ve stok/standart kullanımı yoluyla alım gerçekleştirilebilir; gerektiğinde dokümanda değişiklik yapılması için gerekli kurallar öngörülür. Davete bağlı olarak yapılan çalışmaların dışında, bazı durumlarda ek onaylar ile dokümanlarda değişiklik yapılabilir. Teklifler belirlenen usullere uygun olarak zarflara konulur ve kapalı olarak sunulur; açılış, eksiklerin tespiti ve değerlendirme süreçleri bu çerçevede yürütülür. Tekliflerin geçerlilik süresi ve gerektiğinde uzatma imkanları ortaya konur; değerlendirme süreci belirlenen kriterlere göre gerçekleştirilir.

Kanun 3039
1936-06-23

ÇELTİK EKİMİ KANUNU

Bu kanun, çeltik ekiminin planlı, denetimli ve sağlık güvenliği sağlayacak şekilde yürütülmesini amaçlar; uygulama, izin, su yönetimi, işçi sağlığı ve cezai yaptırımlar gibi konuları düzenler. - Çeltik ekim alanlarının yönetimi için bölgesel komisyonlar kurulur; komisyonlar, ekimin yapılacağı yerler için planlar yapar, su dağıtımını ve arazi paylaşımlarını koordine eder ve adaylar arasından uygun başvuru sahiplerini belirler. - Çeltik ekimi yapacaklar, komisyonlardan izin almak zorundadır; komisyonlar, başvuruları değerlendirir ve uygun görülenlere ekime izin verir, sürecin takibini sağlar. - Su kaynaklarının paylaşımı ve sulama planı, komisyonlar tarafından belirlenir; gerektiğinde parça ekim veya nöbet sistemi uygulanır; sulama zamanları, mutemed heyetleri tarafından denetlenir. - Çeltik tarlalarının su ihtiyacı ve arklar (su yolları) için kroki ve planlar hazırlanır; inşa ve bakım işlemleri, ilgili heyetler ve müştereken yürütülen çalışmalarla gerçekleştirilir. - Mutemed heyetleri, suyun adil ve verimli dağıtımını sağlar; sulama yasağı ve kesme zamanlarında tarım arazilerinin su durumunu düzenler, kararlarına uyulmasını sağlar. - Çeltik tarlalarının kurulumu ve su taşıma düzeni köy ve kasaba gibi yerlerde belirli mesafelerde bulunma ilkesine tabidir; özel durumlarda sağlıkla ilgili güvenlik ve çevre koşulları gözetilir. - İşçi sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirler alınır; temiz içme suyu sağlanır, barınma koşulları iyileştirilir, sivrisineklerle mücadele tedbirleri uygulanır ve kinin gibi ilaçlar ücretsiz temin edilir. - İşçilere yönelik davranış ve çalışma şartlarını bozma halinde para cezaları uygulanır ve tekrarda çeltik ekiminden men edilme gibi yaptırımlar öngörülür. - Komisyonlar ve mutemed heyetleri, kendi hizmetleri karşılığında tazminat ve ulaşım giderleriyle ilgili ödeme imkanlarına sahiptir; bu masraflar ilgili bütçelerden karşılanır. - Esas olarak izinsiz ekim, sağlık tedbirlerine uyumsuzluk ve komisyon kararlarına riayetsizlik gibi haller cezaya ve ekimden men etmeye yol açar. - Kanun, uygulama şeklinin belirlenmesini ve uygulanmasına ilişkin yönetmeliklere bağlanır. - Çeltik üretiminin belirli alanlarda ve belli şartlarda yapılmasına ilişkin genel ilkeler ve sınırlamalar, tarımsal üretimin dengeli dağılımını ve kamu sağlığını gözetmeyi amaçlar.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 2219
1933-06-05

HUSUSİ HASTANELER KANUNU

Bu yasa özel hastanelerin kurulması, işletilmesi ve kapatılmasıyla ilgili temel çerçeveyi belirler ve özel hastanelerin, devlet hastaneleri ve belediyelerin hastanelerinden ayrıştırılmasını sağlar. Kullanım önemi ve kapsamı - Özel hastaneler, tedavi ve sağlık hizmeti sunan, bulunduğu bölgenin sağlık ihtiyaçlarına yönelik olarak açılan sağlık yurtlarıdır; açılma, işletme ve kapanma şartları yasa hükmlerine bağlıdır. - Kendi mevzuatına göre kurulan şirketler, müteahhitler ya da üretim-kamu işlerinde çok çalışanlı işyerleri tarafından açılan hastaneler belirli koşullarda bu kanunun kapsamı dışında kalabilir; bu durumda açılıp kapanma süreçleri kendi mevzuatlarına göre yürütülür ve ilgili makama bildirilmesi gerekir. Ruhsat ve kuruluş süreci - Açılmak istenen hastane için ayrıntılı bir başvuru dosyası hazırlanır; yer, yapının nitelikleri, kaç yatak, hangi hastalar tedavi edileceği, tedavinin ücretli mi parasız mı olacağı, sorumlu müdürün kim olacağı gibi bilgiler ile hastane içinde yapılacak tesisler ve tesisatla ilgili belgeler eklenir. - İnceleme sonucu uygun görülürse ruhsat verilir; ruhsat, belirli bir sürede açılamazsa hükümleri geçersiz sayılır. - Yeniden yapılacak hastaneler için de benzer süreç uygulanır ve gerekli tetkikler tamamlanır. Yönetim ve personel - Hastanenin başında, yetkili ve ehil bir hekim olan müdür bulunur; müdürün belirli mesleki nitelikler ve geçmişe ilişkin kısıtlamalar taşıması gerekir. - Hastaneler, malî ve idari işlerden sorumlu organlara sahip olabilir; devlet veya yerel idarelerin denetimi altında çalışabilirler. - Hastanenin iç yapısına göre farklı branşlar için özel uzmanlar ve uygun kadro şartları belirli yönetmeliklerle düzenlenir; gerektiğinde dış hekimlerin davet edilmesi söz konusudur. Hasta kabulü ve ücretlendirme - Hastalar, ruhsatta bildirilen kategoriye göre kabul edilip tedavi edilmek zorundadır; bulaşıcı hastalıklar için özel düzenlemeler uygulanır. - Hastane, hastaların tedavisinde dışarıdan getirilecek hekimleri de yanlarına alabilir; tedavi uygun koşullarda bu hekimlerce yürütülür. - Parasız yatak imkânı olan bölümler bulunur; parasız olarak kabul edilen hastalara ilişkin özel hükümler uygulanır; parasız kabul edenler için ek ücretler talep edilemez. - Hastalar için tedavi ücretleri, verilen hizmetlere ilişkin genel kriterlere göre belirlenir; bazı temel teşhis ve tedavi hizmetleri hariç olup, bazı operasyonlar ve dış hekim hizmetleri ayrıca ücretlendirilir. Tesis ve ekipman gerekliliği - Her hastanenin çalışması için gerekli olan laboratuvar, arıtma ve sterilizasyon tesisleri ile uygun cerrahi ve doğum ameliyathanesi gibi altyapıya sahip olması gerekir; bu olmadan hasta kabul edilemez. - Gerekli özel odalar, ekipmanlar ve sağlık hizmetleri, mevcut olmayan hastaneler hasta kabul edemez. Denetim ve yaptırımlar - Hastaneler, ilgili denetim makamlarının denetimine tabidir; eksiklikler tespit edildiğinde yazılı ihtar verilir ve belirlenen süre içinde giderilmesi istenir. - Yeterli düzeltme yapılmazsa ruhsatın geri alınması veya hastanenin kapatılması gibi yaptırımlar uygulanabilir; ayrıca, usulsüz ücret alımı ve diğer yasa dışı uygulamalara ilişkin para cezaları uygulanır ve fazlaca tahsil edilen ücretler iade edilir. - Ruhsatı geri alınan hastanelerin yeni bir ruhsat alması ve hastalara yeniden hizmet verebilmesi için belirli süreçler işletilir. Kullanım ve geçiş hükümleri - Vakıf ve benzeri özel hastaneler için yönetim, ilgili kamu idaresi tarafından denetim ve malî yönetim açısından düzenlenir; temel esaslar genel denetim ve yönetim ilkelerine tabidir. - Müdürlerin ölüm veya ayrılık gibi hallerinde yeni bir müdür atanması için süre ve süreçler belirlenir; bazı durumlarda hastanenin kapatılmaması için alternatif yönetim düzenlemeleri uygulanır. Genel etki niteliği - Özel hastaneler, hangi hastaları kabul edeceklerini, hangi hizmetleri sunacaklarını, ücretlendirme ayrıntılarını ve gerekli altyapıyı öncelemek zorundadır; eksiklik durumunda denetim ve yaptırım riski taşırlar. - Hastanenin varlığı ve faaliyetleri üzerinde sıkı denetim ve uygunluk zorunluluğu bulunur; hijyen, güvenlik ve hasta haklarına ilişkin standartlar esas alınır. - Acil ve zorunlu tedavi durumlarında hastanelerin acil müdahaleyi geciktirmeden yerine getirmesi beklenir ve bu çerçevede hastaların güvenliği ve bakım kalitesi gözetilir.

Kanun 1262
1928-05-26

İSPENÇİYARİ VE TIBBİ MÜSTAHZARLAR KANUNU

- Bu kanun kapsamındaki ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar güvenlik ve kalite açısından sıkı denetim ve ruhsatlandırma kapsamındadır. - Üretim, ithal ve ticareti için ruhsat veya izne sahip olmak gerekir; yabancı ürünler için yerel temsilci bulundurulması zorunludur. - Üretim tesislerinde yetkili bir sorumlu müdür bulundurulması ve denetimlere açık olunması gerekir. - Müstahzarların formülü, kullanım amacı ve ambalajı ile etiketlenmesi; üretici ve ruhsat sahibine dair bilgiler Türkçe olarak açıkça yazılmalıdır. - Satış ve dağıtım kuralları, reçeteli ilaçlar ile reçetesiz satılanlar açısından ayrı ayrıntılarla belirlenmiştir; hangi durumlarda hangi kanalların kullanılacağı açıkça ifade edilmiştir. - Tanıtım ve reklamlar, tedavi vasıflarını yanlış veya fevkalade abartılı şekilde öne çıkarmaya yönelik caydırıcı kısıtlamalara tabidir; internet üzerinden reklamlar için ek denetim ve yaptırımlar uygulanabilir. - Ürünlerin yanlış tanıtımı, tıbbi vasıfları kötüye kullanan beyanlar veya izinsiz satış cezai yaptırımlara konu olabilir; reklam ve satış yolları titizlikle denetlenir. - Üretim ve ithal ürünlerinin kalitesinin denetlenmesi için numuneler alınır, analizler yapılır ve bu işlemlerin masrafları belirli tarafça karşılanır. - Formül, ambalaj veya tarifnamede yapılacak her türlü değişiklik için izin veya onay gereklidir; onaysız değişiklikler satışa engel oluşturarabilir. - Ruhsat sahibi veya üretici, miras yoluyla devralınsa dahi şartlar uygun değilse ruhsat geçersiz sayılabilir ve yeniden ruhsat alınması gerekir. - Özellikle insan sağlığına ilişkin bazı ürünler için ürün takibi ve tedarik zinciri üzerindeki hareketler izlenir; uygunsuzluk halinde idari yaptırımlar uygulanır.