10 / 390 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 3839
2021-04-20

BÜYÜK BRİTANYA VE KUZEY İRLANDA BİRLEŞİK KRALLIĞI MENŞELİ BAZI ÜRÜNLERİN İTHALATINDA TARİFE KONTENJANI UYGULANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3839

Bu karar, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında bazı UK menşeli ürünlerin ithalatında tarife kontenjanı uygulanmasını sağlar. Tarife kontenjanları ve etkileri - Belirlenen ürünler için ithalata açılan kontenjanlar vardır; her ürün için kontenjan miktarları belirlenir ve kontenjanlar döneme göre yeniden dağıtılır. - Kontenjan kapsamında yapılan ithalatta, ilgili ürün için öngörülen gümrük vergisi ve varsa ek mali yükümlülükler uygulanır. - Kontenjan dışında yapılan ithalatta ise mevcut ithalat rejimi kapsamında uygulanacak gümrük vergileri ve ek yükümlülükler geçerlidir. Uygulama ve süreçler - Kontenjanların dağıtımı, başvuru ve kullanım esasları ve uygulama usulleri Bakanlık tarafından yayımlanacak tebliğlerle belirlenir. - Kararda yer alan konular dışında kalan durumlarda ithalat rejimi kararları ve ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. Üretim kapsamı - Karar, çeşitli ürün gruplarını kapsayacak şekilde geniş bir yelpazede ürün için uygulanabilir ve ürün tipine göre kontenjanlar ile vergiler değişkenlik gösterir.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Kanun 4811
2003-02-27

VERGİ BARIŞI KANUNU

Vergi barışı kapsamındaki alacaklar için yapılandırma ve bazı af imkanları sağlanır; ödenmemiş vergiler için gecikme zamı ve faizi yerine endeks üzerinden hesaplanan tutarla ödeme yapılabilir ve ödeme planı dahilinde tamamen ödenmesi şartları bulunur; bazı durumlarda ceza ve gecikme zamlarının tamamı veya önemli bir kısmı tahsilinden vazgeçilir. Ayrıca vergi aslına bağlı olmayan cezaların ve gecikme zamlarının bazıları, ödenmesi şartıyla kaldırılabilir. İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler için de benzer yapılandırma ve vazgeçme imkanları uygulanır; ancak bu olanaklar belirli şartlar ve koşullara bağlıdır. Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlar kapsamında hesaplanan vergilerde pişmanlık zammı ile usulsüzlük cezalarının önemli bir kısmı veya tamamının ödenmesi karşılığında tahsilattan vazgeçilir. Matrah artırımı yoluyla yıllara ilişkin beyan edilen matrahı artıranlar için artırım yapılan yıllarda tarhiyat ve inceleme yapılması durdurulur ve bazı istisnalar dikkate alınır; basit usulde vergilendirilenler için de belirli durumlarda tarhiyat ve incelemeden muafiyet mümkün olabilir. Ayrıca, kanundan yararlanırken ödenen alacaklara sonradan gecikme zammı uygulanmaz.

Kanun 3986
1994-05-07

EKONOMİK DENGE İÇİN YENİ VERGİLER İHDASI İLE 1.7.1964 TARİHLİ VE 488 SAYILI, 2.7.1964 TARİHLİ VE 492 SAYILI, 7.11.1984 TARİHLİ VE 3074 SAYILI, 25.10.1984 TARİHLİ VE 3065 SAYILI, 31.12.1960 TARİHLİ VE 193 SAYILI, 21.7.1953 TARİHLİ VE 6183 SAYILI, 2.2.1981 TARİHLİ VE 2380 SAYILI, 15.7.1963 TARİHLİ VE 277 SAYILI KANUNLARIN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa ekonomi dengesini sağlamak amacıyla bazı vergileri değiştiren ve bazı yeni vergi uygulamaları getiren bir düzenlemedir. - Ekonomik denge vergisinin mükellefleri kimlerdir: Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ile götürü usulde beyan verenler; bazı özel durumlarda ücret gelirine göre vergilendirilenler; bu Kanunun yayımlandığı tarihte mevcut görevlere sahip ücretliler ve belirli şartlar taşıyan yüksek ücretli çalışanlar. - Verginin konusu ve matrahı: Vergi, çeşitli gelir ve vergi matrahları üzerinden uygulanır; götürü matraha tabi olanlar için özel hesaplamalar içerir; farklı sınıflardaki mükellefler için matrah üzerinden belirli bir oranda vergi alınır; bazı matrahlar vergiden muaf tutulabilir. - İstisnalar: Bazı gelirler veya matrahlar verginin kapsamı dışında bırakılır. - Beyan ve ödeme: Mükellefler beyanname ile tarh ve tahakkuk ettirir; beyanname kapsamındaki bilgiler ekli olarak sunulur; vergi belirli taksitlerle ödenir. - Net aktif vergisi: Net aktif vergisi, bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ve serbest meslek erbabını kapsayan mükelleflere uygulanır; net aktif değeri veya gayri safi hasılatı üzerinden hesaplanır; hesaplamada bazı alt kalemler ve özel uygulamalar söz konusu olabilir; bazı kurumlar için hesaplama yaklaşımı farklı olabilir. - Verginin matrahı ve oranı: Net aktif vergisi, aktifte yer alan değerler veya envanterdeki varlıklar üzerinden hesaplanır; gayri safi hasılat üzerinden hesaplananlar için farklı bir yaklaşım uygulanır; bazı büyük kurumsal gruplar için özel kurallar geçerli olabilir. - Beyan, tarh ve ödenmesi: Mükellefler verginin tarhını beyanname ile belirlenen süreler içinde yapar ve ödemeyi planlı taksitlerle gerçekleştirir; belirli durumlarda rapor ve ekler gerekebilir; verginin gider olarak yazılması veya başka vergilerden mahsup edilmesi söz konusu değildir. - Ek gayrimenkul vergisi: Ek gayrimenkul vergisi, konutlar ve arsalar için tek seferlik uygulanır; bazı konutlar istisna veya muafiyet kapsamında olabilir; beyan üzerine tarh ve tahakkuk eder; ödemeler belirli taksitlerle yapılabilir. - Ek motorlu taşıtlar vergisi: Taşıtlar için tek seferlik uygulanır; taşıtın değeri üzerinden hesaplanır; kayıt ve tescil işlemleri yapılan vergi dairesince tarh ve tebliğ edilir; beyan verilmemesi veya hatalı bildirimin tespiti halinde değeri takdir edilerek vergi tarh edilir; ödemeler belirli süre içinde tamamlanır. - Ortak hükümler ve uygulama: Vergilerin uygulanmasıyla ilgili genel hükümler, dar mükellefiyette vergi sorumluluğu, gider yazılmama ve iade edilmeme ilkeleri ile Maliye Bakanlığına verilen yetkiler yer alır; tarh dönemi sonrasında farklardan da tarhiyat yapılabilir; belirli paylarla belediyelere ayrılan paylar bu düzenlemede dikkate alınır. - Damga Vergisi Kanunu ile ilgili değişiklik: Damga vergisiyle ilgili bazı değişiklikler yapılmıştır.

Kanun 4760
2002-06-12

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU

Bu yasa kapsamında özel tüketim vergisi, malların Türkiye’ye giriş yaptığı andan itibaren satışa sunulana kadar olan süreçlerde uygulanabilir hale gelir; vergiyi doğuran olay çoğunlukla malın teslimi veya ilk iktisabıdır ve bu süreçte faturanın düzenlenmesi, kısım kısım teslimler ve komisyon/konşinyasyon yoluyla yapılan satışlar da vergiyi etkileyen haller olarak dikkate alınır. Mükellefler ve sorumluluklar açısından, malların üretimi, inşası veya ithaliyle uğraşanlar ile bu malların müzayedeyle satışını gerçekleştirenler verginin nihai yükümlüleri olarak kabul edilir; bazı durumlarda vergi ödemesiyle ilgili sorumluluk, malın Türkiye içinde kim tarafından ne şekilde kullanıldığına bağlı olarak genişletilebilir. İhracat istisnası kapsamında, malların yurtdışına teslim edilmesi ve Türkiye’nin Gümrük Bölgesi dışına çıkması şartıyla vergiden muaf tutulabilir; ayrıca ihracat için özel olarak beyan edilen işlemler üzerinde iade yapılabilir. Diplomatik istisna ve diğer özel istisnalar, yabancı devletlerin temsilcilikleri, uluslararası kuruluşlar ve bunların Türkiye’deki bazı personelleri için vergiden muafiyetler sağlar. Diğer istisnalar arasında belirli kamu kurumlarına teslim edilen mallar, bazı enerji ve güvenlikyle ilgili işlemler, engellilik durumlarına yönelik özel muafiyetler ve afetler sonrası hurdaya çıkarma durumları için muafiyetler bulunabilir. Bu istisnalar, malların türüne ve teslim şekline bağlı olarak uygulanır. Belgesiz mal bulundurma veya vergiyi ödemeden işlem yapılması halinde cezai tarhiyat ve vergi ziyaı cezası gibi yaptırımlar uygulanabilir; belgenin ibrazı gerektiğinde belirli süreler içinde belgelere ilişkin işlemlerin tamamlanması gerekir ve aksi halde tarhiyat yapılabilir. İhracat veya serbest bölge teslimleri gibi özel durumlarda verginin tecil/terkin edilmesi veya iadeye konu edilmesi gibi uygulamalar söz konusu olabilir; bu durumda gerekli belgelerin ve beyanların uygun şekilde yürütülmesi gerekir.

Kanun 213
1961-01-10

VERGİ USUL KANUNU

- Vergi işlemleri genel bütçeye giren vergiler ve yerel yönetimlerin vergi, resim ve harçları için geçerlidir; bu kapsamdaki bağlı yükümlülükleri ve uygulanacak kuralları belirler. - Gümrük ve tekel vergileri bu yasa kapsamı dışındadır; bu vergiler için ayrı düzenlemeler uygulanır. - Vergiyi doğuran olayın gerçek niteliğine dayanılarak ispatlanır; olayın ve işlemlerin gerçek durumu esas alınır ve kanunlar bu doğrultuda yorumlanır. - Vergi daireleri, mükellefi tespit eder, vergiyi tarh eder, tahakkuk ettirir ve tahsil eder; mükellefin bağlı olduğu vergi daireleri belirlenir ve bazı işlemler elektronik olarak yürütülebilir. - Vergi mahremiyeti çok sıkı tutulur; ilgili kişiler görevleri gereği öğrendikleri sırları açıklayamaz; belirli durumlarda kamu yararı veya resmi süreçler için bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve paylaşım usul ve esasları kurumlarca belirlenir. - Vergiyle ilgili bilgi paylaşımı için gerekli tedbirler alınır; bilgi paylaşımına ilişkin istisnalar ve sorumluluklar düzenlenir. - Mükellef kavramı gerçek veya tüzel kişiyi; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesinden sorumlu olan kişiyi ifade eder; temsilci veya yönetim sorumlulukları durumunda bunlar da yükümlülüğe dahil edilir. - Vergi borcuna dair yükümlülükler mirasçılara miras payı oranında geçer; tüzel kişilikte tasfiye veya benzeri durumlar söz konusu olduğunda sorumluluklar belirli şartlarda devam edebilir. - Vergi kesenler, yaptıkları ödemelerden vergiyi tam olarak kestirilip ödenmesini sağlamakla yükümlüdür; yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumluluklar doğabilir. - Mirasın reddedilmemiş olması halinde mirasçılar vergi borçlarından payları oranında sorumludur; bazı durumlarda ortaklar veya temsilciler de sorumluluk taşıyabilir. - Mücbir sebepler, vergisel yükümlülükleri yerine getirmeyi engellerse süreler bu sebepler kalkana kadar işlemeyebilir; sürenin işlemesine yeniden başlanması durumları belirlenir. - Mücbir sebep halinde bölge veya sektör gibi belirlenen kriterlere göre ilan edilen durumlar kapsamında vergiyle ilgili yükümlülükler ertelenebilir veya özel muafiyetler uygulanabilir. - Kanunla açıkça yazılı olmayan hallerde süreler, tebliğler ve diğer idari işlemler belirli esaslara göre uygulanır.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 3065
1984-11-02

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU

- Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetler ile mal ithalatı katma değer vergisine tabidir; kapsamı geniş olup bazı işlemler için istisnalar bulunmaktadır. - Teslim ve hizmet kavramları, teslimin mal üzerindeki tasarruf hakkının devri veya hizmetin yerine getirilmesiyle oluşur; enerji dağıtımı gibi bazı durumlar da teslim olarak vergiye tabi sayılır; her işlem bağımsız olarak vergilendirilir. - Vergiyi doğuran olay, genellikle teslimin yapılması veya hizmetin yerine getirilmesiyle meydana gelir; faturaya dayalı olarak da vergi hesaplanabilir; kısmi teslimler veya hizmetler halinde her bir kısmın vergilendirilmesi gerekir. - Vergi mükellefi, mal teslimi ve hizmet ifası yapanlar ile mal ve hizmet ithal edenlerdir; transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemleriyle ilgili taraflar da vergiden sorumlu olabilir; ayrıca bazı özel işlemleri yapanlar da mükellef olarak kabul edilir. - Vergi sorumluluğu, Türkiye’de ikametgahı veya işyeri bulunmayanlar için belirli durumlarda Maliye Bakanlığı’nın verginin ödenmesini güvence altına almasını gerektirebilir; belgesiz mal veya hizmet alımları için süreç ve yaptırımlar uygulanabilir. - Uluslararası taşımacılık ve transit taşımacılık işlemlerinde vergilendirme, Türkiye içinde gerçekleştirilen kısmı kapsayacak şekilde uygulanır. - İhracat istisnası kapsamında yapılan teslimler ve ihracatla ilişkili hizmetler vergiden istisnadır; ihracatçıya vergi iadesi veya tecil yoluyla vergi iadesi/ödeme ertelemesi uygulanabilir; belirli şartların sağlanması halinde iade veya tecil işlemleri gerçekleştirilir. - Türkiye’de ikametgahı olmayanların yurt dışına götürmek üzere yaptıkları alışlar üzerinden ödenen verginin, çıkışta iade edilmesi veya iade edilme koşulları bulunmaktadır; serbest bölgeler ve roaming hizmetleri gibi bazı işlemler de istisnalar kapsamındadır. - Turistik amaçlı satın alınan mallarda vergi uygulamaları ve çıkışta iade süreçleri söz konusudur; bazı durumlarda bu iade talepleri karşılanabilir. - Müzayede, depoculuk ve benzeri özel alanlarda da vergilendirme ile ilgili özel kurallar vardır; uygulanacak vergi, beyan ve iade süreçleri bu alanlara göre şekillenir.

Kanun 2464
1981-05-29

BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU

Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde ilan ve reklamlar vergisi uygulanır; ilanı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişiler mükelleftir; ilan ve reklam işlerini mutat meslek olarak yürütenler, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergiyi mükellefler adına belediyeye yatırmaktan sorumludur. Bazı ilan ve reklamlar istisna veya muaf sayılır; kamu yayınıyla ilgili ilanlar, basılı yayınlarda yapılan ilanlar, ikametgah kapılarına konulan kimlik levhaları, ambalaj üzerindeki ilanlar ve bazı küçük alanlı levhalar gibi belirli tipler vergiden muaftır. İlan ve reklam vergisi için temel uygulama alanı ve türüne göre farklı ölçütlerle hesaplanır; sabit ilânlar, araç içi/çevresi ilânlar, geçici dış mekân ilanları, ışıklı veya projeksiyonla yapılan ilanlar, dağıtılan broşür ve kataloqlar, afişler ve çok yüzeyli ilanlar gibi farklı kategorilerde bedeller belirlenir; hesaplama, süre ve alan gibi öğeler dikkate alınır. Verginin tarhı ve ödenmesi: mükellef veya işi mutad meslek olarak yapanlar beyanname verir ve vergiyi beyannameyi takiben öder; ilgili belediyeye beyanname verilir ve ödenir; bazı durumlarda yıllık ilanlar için taksitli ödeme imkânı bulunabilir; belediyeler gerekli uygulamaları yapabilir. Eğlence vergisi: belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet gösteren eğlence işletmeleri bu vergiyi öder; bazı faaliyetler ve işletmeler için istisnalar vardır (örneğin kamuya dönük, kar amacı gütmeyen etkinler ile belirli eğitim, kültür, spor, dini ve benzeri faaliyetler veya belirli içkili yerlerle ilgili düzenlemeler). Eğlence vergisi, genelde biletli giriş için kullanılan bedeller üzerinden alınır; ortak bahisler için ayrı bir hesaplama yapılır; bazı durumlarda günlük ve kişi başına belirlenen tutarlara göre vergi uygulanır; toplanan verginin bir kısmı merkezi idare hesabına, bir kısmı belediyeye aktarılır. Ödeme ve beyanler aylık dönemlerde yapılır. Haberleşme vergisi: belediye sınırları içinde telekomünikasyon işlemlerinden elde edilen ücretler üzerinden alınır; mükellefi bu ücretleri tahsil eden kurumdur; beyanname ve ödemeler aylık olarak yapılır; bazı kurumlar için istisnalar söz konusu olabilir. Elektrik ve havagazı tüketim vergisi: elektrik ve havagazı tüketiminden doğan vergi uygulanır; mükellefler tüketim yapanlardır; tüketim bedelleri üzerinden vergi hesaplanır; bazı amaçlar için tüketim üzerinden belirli istisnalar bulunmaktadır; yasa gereği dağıtım ve temin eden kuruluşlar verginin tahsilinden ve belediyeye ödenmesinden sorumludur; organize sanayi bölgelerinde farklı uygulamalar olabilir. Yangın sigortası vergisi: yangın sigortası primleri üzerinden vergi alınır; mükellef sigorta şirketleridir; vergi matrahı ödemiş olunan primlerdir; sigorta işlemleri iptal edilirse iptale ait primler indirime konu edilebilir. Çevre temizlik vergisi: belediye sınırları ve mücavir alanlarda çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut ve iş yerleriyle ilgili vergi uygulanır; bu vergi, çevre temizlik hizmetlerinin finansmanına yöneliktir.