10 / 1.834 sonuç gösteriliyor

Kanun 6745
2016-09-07

YATIRIMLARIN PROJE BAZINDA DESTEKLENMESİ İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Proje bazlı yatırımlara yönelik kapsamlı destek mekanizması getirerek yatırımcıların projelerini hızlandırmayı ve teknolojik, katma değerli üretimi teşvik etmeyi amaçlar. Teşvik kapsamı yatırım maliyetlerini azaltmaya ve yatırımın getirilerini artırmaya yöneliktir; kurumlar vergisi indirimi veya istisnası, gelir vergisi stopajı teşviki ile gümrük vergisi muafiyeti gibi mali avantajlar öngörülür. İnşa ve işletme aşamasında devlet arazisi üzerinde yatırım yapanlar için bedelsiz irtifak hakkı veya bedelsiz kullanım hakkı tesisi, tamamlanma ve istihdam hedeflerinin karşılanması halinde bedelsiz arazi devri gibi haklar tanınabilir; yatırım tamamlandıktan sonra bu hakların korunması şarttır. İşveren hisselerinin karşılanması suretiyle prim yükümlülüklerinin belirli bir süre için devlet tarafından karşılanması, yatırım döneminde enerji tüketim giderlerinin belirli bir kısmının karşılanması gibi mali destekler öngörülür; ayrıca yatırımın finansmanı için faiz veya kar payı desteği ya da hibe sağlanması imkanları sunulur. Yatırımlar için belirlenen sayıda nitelikli personel istihdamı halinde ücret desteği sağlanması gibi istihdam odaklı teşvikler bulunur; yatırım tutarının belirli bir oranını aşmayan ortaklık yapısı içinde halka arzı veya yatırımcıya satış imkanıyla yatırımlara ortak olunması sağlanabilir. Projelerin hızlı ve kolayca hayata geçirilebilmesi için izin, ruhsat ve diğer düzenleyici işlemlerinde istisnalar veya hızlandırılmış süreçler uygulanabilir; gerekli görüldüğünde altyapı yatırımları da karara bağlanabilir. Yatırımların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenecek; bu esaslara uyulmaması halinde teşviklerin geri alınması ve ilgili vergi alacaklarının tahsiline ilişkin yaptırımlar uygulanabilir. Yatırım devri halinde devir alan yatırımcının aynı şartları yerine getirmesi durumunda mevcut teşviklerden yararlanması devam edebilir. Nükleer enerji projeleri ve uluslararası işbirliğiyle yürütülen ilgili yatırım projeleri için de teşviklerden yararlanma imkanı öngörülür. Teşvikler, genel olarak maliyet olarak karşılanır. Ek Madde kapsamında belirli nükleer enerji projeleri için özel teşvikler uygulanabilir.

Kanun 4501
2000-01-21

KAMU HİZMETLERİ İLE İLGİLİ İMTİYAZ ŞARTLAŞMA VE SÖZLEŞMELERİNDEN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARDA TAHKİM YOLUNA BAŞVURULMASI HALİNDE UYULMASI GEREKEN İLKELERE DAİR KANUN

Kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde doğabilecek uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözülmesini öngören bir çerçeve oluşturur ve bu yolun uygulanmasına ilişkin temel ilkeleri belirler. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıklar için milletlerarası tahkim yoluyla çözüm seçeneklerini netleştirir; Türkiye’de toplanarak Türk hukukuna veya yabancı hukuka göre karar verecek hakem veya hakem kurulunda, yabancı bir ülkede toplanıp karar verecek hakem veya hakem kurulunda veya kendi tahkim usulüne sahip bir milletlerarası tahkim kuruluşunda çözüm kabul edilebilir. Tahkim yolunun uygulanması halinde taraflar arasındaki tahkim anlaşmasının veya tahkim şartının sözleşmeye konulması gerekir ve bu şart veya sözleşmede şu konuların ayrıntılı biçimde düzenlenmesi beklenir: uyuşmazlıkların kapsamı, uygulanacak kurallar, tahkim yerinin belirlenmesi, hakem veya hakem kurulunun sayısı ve niteliği, hakemlerin yetkisi ve yargılama usulü, kullanılacak dil, maddihukukun seçimi, tarafların delil ibrazı, bilirkişilerin seçimi, taraflara bildirim şekli ve süresi, tahkim süresi, delil toplama yetkisi ve usulleri, hakem ücreti ve diğer giderler ile vekalet ücretinin paylaşımı ve benzeri konular. Hukuki olarak uyuşmazlıkta etkin biçimde tahkim yolunun tercih edildiğini gösteren bir sözleşme içinde sözleşmenin yürürlüğe girmesine ilişkin esaslar belirlenir. Hüküm bulunmayan hallerde, bu kanunla ve ilgili uluslararası anlaşmalarla getirilmeyen konularda genel hukuk hükümleri ile uluslararası özel hukuk hükümleri uygulanır.

Kanun 7086
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI TEDBİRLER ALINMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Kamu göreviyle ilişkisi bulunanlar için, terör örgütleriyle bağlantılı olduğu veya milli güvenliğe karşı faaliyet iddiasıyla değerlendirilen yapı, oluşum veya gruplarla ilgili olanlar kamu görevinden çıkarılır; rütbe ve memuriyetleri alınır, yeniden kamu hizmetinde istihdam edilemez ve bunların yönetsel görevleri sona erer; silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeler ve pilot lisansları iptal edilir; kamu konutlarından tahliye edilmeleri gerekir; özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı veya çalışanı olamazlar. İade hükümleriyle ilgili olarak, çıkarılanlar bakımından haklar ve sonuçlar geçerli sayılarak uygulanır; belirli bir süre içinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılabilir ve iade durumunda eğitim durumları ve kazanılmış haklarına uygun kadro ve pozisyonlara atanabilirler; bu işlemler ilgili bakanlıklar ve kurumlar tarafından yürütülür; iade edilen kişilere mali ve sosyal hakları ödenir ve bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı tazminat talep edemezler. Emekli Emniyet Teşkilatı personeline ilişkin tedbirlerle, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilenler için rütbeleri alınır; görevlerine geri dönemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; unvanları ve sıfatları kullanamazlar ve bunlara bağlı haklardan yararlanamazlar; uhdelerinde bulunan mütevelli heyet, kurul ve benzeri görevler sona erer; silah ruhsatları, emekli kimlikleri ve ilgili belgeler iptal edilir; özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı veya çalışanı olamazlar. Muvazaa devir işlemlerine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.

CB Kararı 8089
2024-01-16

4735 SAYILI KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNUNUN GEÇİCİ 7 NCİ MADDESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN ESASLAR (KARAR SAYISI: 8089)

Bu kararın pratik etkisi şudur: Kamu yapım işlerinde fiyat farkı uygulanması ve süre uzatımı konularında uygulanacak usul ve esaslar netleşir. Fiyat farkı hesaplaması iki durumda yapılır: sözleşme dokümanında fiyat farkına ilişkin hüküm varsa o hükme göre hesaplanır; hüküm yoksa genel hesaplama yöntemi kullanılarak yapılır. Fiyat farkı hesaplamasında kullanılacak endeksler ve aralarındaki fark dikkate alınır; güncel ve temel endeks arasındaki farkın belirli bir katsayıyla çarpılmasıyla fark tutarı bulunur; bazı konut projeleri için özel katsayı uygulanabilir. Sözleşme kapsamındaki kısmi işlerin hangi dönemde gerçekleştirildiğine göre hesaplama yapılır. Süre uzatımı için yüklenicinin yazılı başvuruda bulunması gerekir; idare başvuruyu belirli sürede karara bağlar; karar sonrası revize iş programı hazırlanıp onaylanır ve uzatılan süre zarfında da fiyat farkı hesaplama esasları uygulanır. Uzatılacak süre belirlendiğinde, sözleşmede karşılaşılan gecikmeler için uygulanacak cezalar dikkate alınır ve uzatma süresi için de ek fiyat farkı hesaplanabilir. Uzatma süresinin belirli bir azami sınırı vardır. İstisna ve kapsam dışı durumlarda bu esaslar uygulanmayabilir veya ayrı kurallar doğabilir. Tereddüt ve uygulama konularında ilgili kurumlar arasındaki iletişim ve karar süreçleri yoluyla çözüm öngörülür. Bu kararın amacı, mevcut sözleşmelerin fiyat farkı üzerinden maliyet değişimlerini daha net ve öngörülebilir şekilde karşılamak ve sözleşme sürelerinde belirsizlikleri azaltmaktır.

CB Kararı 405
2018-12-30

7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNUN 10 UNCU MADDESİNİN ONÜÇÜNCÜ FIKRASININ (A), (B), (C) VE (E) BENTLERİNDE YER ALAN SÜRELERİN, BİTİM TARİHİNDEN İTİBAREN 6 AY UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 405)

İlgili hükümlerde yer alan süreler, bitişlerinden itibaren altı ay uzatılacaktır. Bu uzatma, ilgili başvuru, ödeme ve bildirim gibi işlemler için ek zaman sağlar.

Kanun 5941
2009-12-20

ÇEK KANUNU

Bu yasa, çeklerin güvenli ve takip edilebilir bir şekilde düzenlenmesini, çek hesaplarının sağlıklı yönetilmesini ve kayıt dışı ekonominin denetlenmesini amaçlar; pratikte çek işlemlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlar. - Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyen kişinin yasağa tabi olup olmadığını kontrol etmek ve kimlik, adres ve benzeri bilgileri uygun biçimde saklamakla yükümlüdür; ayrıca tüzel kişiler için yönetim organı yetkililerinin yasağa tabi bulunup bulunmadığını kaydeder. - Çek defterleri, çek hesap bilgilerini net olarak yansıtacak şekilde bastırılır; hamiline düzenlenen çekler için ayrı yapraklar ve ayırt edici baskı kuralları uygulanır. - Çek defterinde ve çek üzerinde yer alması gereken bilgiler, hesap sahibi ve düzenleyenin kimlik ve hesap bilgilerini doğru biçimde gösterir. - Çek yasağı bulunan kişi veya tüzel kişi için çek defteri verilmez veya hesap açılamaz; yasağın devamı halinde mevcut görevler ve yetkiler buna göre sınırlanır. - Çek ibrazında karşılığı bulunmayan veya kısmen karşılığı bulunan çekler için bankanın ödemeyle yükümlü olduğu tutarlar ve ödeme şekilleri belirli esaslara göre uygulanır; hamilin talebi halinde ödeme bilgileri ve işlemin sonuçları kaydedilir. - Karşılıksızlık durumunda adli ve idari yaptırımlar gündeme gelebilir; kararlar kesinleşince yasağın kaldırılması ve ilgili bildirimlerin yapılması süreçleri işler. - Bankalar, hamiline ilişkin bilgileri ve çek ödemesiyle ilgili kayıtları tutar ve gerektiğinde ilgili kamu ve kayıt sistemlerine iletir; bu bilgiler güvenli biçimde saklanır ve denetimlere uygun olarak paylaşılır. - Çek düzenleyenler ve hesap sahibi arasındaki sorumluluklar net olarak belirlenir; temsilci veya vekil aracılığıyla çek düzenleyenler için hukuki ve cezai sorumluluk hesap sahibine aittir.

Kanun 7145
2018-07-31

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Belirli suç şüphesi altında bulunan şirketler veya bu şirketlerin malvarlıkları için tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kayyım olarak atanmasına olanak tanınır; kayyım, fonun yöneticileri aracılığıyla yönetim, temsiliyet ve sigortalanmış güvenlik kapsamındaki işlemleri yürütür. - Kayyımlık kapsamında şirket veya varlıklar, gerekli görüldüğünde yönetilir, yeniden yapılandırılır, satılır veya tasfiye edilir; satışlar, hisselerin azınlık pay sahiplerinin rızasına bakılmaksızın yapılabilir. - Satışlardan elde edilen gelirler önce borçların ödenmesine, kalan tutar ise şirketin işlerinde kullanılmaya yönlendirilir; tasfiye sonunda kalan bakiyeler belirli bir amaçla veya yargılamanın kesin hükmüne kadar nemalandırılır ve nihai durumda Hazine’ye devredilebilir. - Kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemler, kayyımın atandığı şirketlerin veya varlıkların yönetimine ilişkin adli süreçleri etkileyebilir; mevcut tedbir kararları ve müsadere gibi işlemler kayyımın yetkisine devredildiğinde uygulanabilirlik açısından farklılık gösterebilir. - Kayyımlık altındaki şirketler veya malvarlıkları için açılan davalarda harçtan muaftır; kayyım tarafından temsil edilen işlemlerde adli süreçler bu kapsamda yürütülür. - Kayyım kararlarına karşı açılan davalar, ilgili idari mahkemelerde görülür. - Geçici düzenlemeler kapsamında kayyımlık görevinin uygulanması ve sınırlamaları konusunda değişiklikler yapılabilir.

Kanun 3269
1986-03-25

UZMAN ERBAŞ KANUNU

- Bu yasa uzman erbaş olarak istihdam edilecek kişilerin seçiminden işe başlama, görev ve haklarına kadar temel uygulama esaslarını belirler ve astsubaylığa geçiş için uygulanacak esasları düzenler. - Uzman erbaşlar, erbaş kadro sınırları içinde, teknik ve kritik görevlerde istihdam edilmek üzere kapsama dahildir; bunları istihdam eden birlikler ve ilgili kurumlar bu kadroları duyurur. - Uzman çavuş ve uzman onbaşı olarak çalışmaya aday olanlar için gereken nitelikler ve müracaat şartları belirlenir; uygun görülenler eğitim sürecine yönlendirilir ve hizmete başlatılır. - Görev kapsamında uzman erbaşlar, kendilerine verilen kadro görevleriyle birlikte iç hizmet kanununda erbaşlar için belirtilen görevleri de yerine getirir. - Uzman erbaşlar için giyim, bakım ve barınma gibi temel ihtiyaçlar devlet tarafından sağlanır; bu haklar ilgili bakanlıklarca düzenlenen listelerde yer alır. - Kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi için belirli başarılara ulaşma ve görevde belirli süreler geçirme gibi şartlar aranır; bu şartları sağlayanlar terfi edebilir. - Tedavi ve sağlık hizmetleri, uzman erbaşlar ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri için uygulanır; hastalık ve tedavi süresinin nasıl hesaplanacağı ile ilgili hükümler uygulanır. - İzinler konusunda uzman erbaşlara yıllık izin ve kısa süreli mazeret izni sağlanır; bazı özel hallerde ek izinler söz konusu olabilir. - Emeklilik, maluliyet ve ilgili durumlarda uğrayacakları haklar belirlenir; harp ve vazife malullüğü gibi durumlarda dul ve yetimler için sağlanan maaş ve haklar konusunda esaslar bulunur. - Sözleşme süreleri, şartlar ve uzatma durumları esnek ve hukuki çerçeve içinde belirlenir; olağanüstü hallerde ihtiyaç duyulduğunda uygulanacak esneklikler öngörülebilir. - Sağlık nedeniyle sözleşmesi sona erenlerin tedavi süreci ve bu süreçteki hakları belirli sürelerle güvence altına alınır; ayrıca sözleşmeleri sağlık nedeniyle sona erenlerden, ilgili süreler içinde hak kazanılan bazı haklar devam eder.

Kanun 7221
2020-02-20

COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurumları arasında coğrafi verilerin paylaşımı bedelsiz olarak sağlanır; ancak kişisel verileri koruma ve fikri/sınai haklar gibi mevcut mevzuat arasındaki sınırlamalara dikkat edilir. Özel kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerinin coğrafi verileri toplama, üretme, paylaşma veya satma faaliyetleri için ilgili makamdan izin alınması gerekir ve izin süreci ile bedel hesaplaması belirli ölçütlere göre yürütülür. İzin bedeli, verinin teması ve talep sahibinin durumu gibi kriterlere göre hesaplanır; yabancı taraflar için ek ücret uygulanabilir. İzin başvurusu ve bedelin ödenmesi süreçleri belirli kurallara bağlanır ve başvurunun geçerlilik kazanması için gerekli adımlar bulunur. İzin alınmaması durumunda ceza ve yaptırımlar uygulanır; itiraz süreçleri ve denetim yetkileri açıkça düzenlenir. Coğrafi veri, afet ve acil durum yönetimi amacıyla paylaşılabilir ve bu paylaşım bedelsiz olarak gerçekleştirilebilir. Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler için bazı muafiyetler öngörülürken, bu muafiyetler sadece belirli kapsamlarla sınırlıdır. Platformun kurulumu, bakımı ve işletilmesi ile ilgili giderler bütçeden veya benzer bir kaynaktan karşılanır ve bu konular için yönetmelikler çıkarılır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.