10 / 5.251 sonuç gösteriliyor

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Yönetmeliği 200814174
2008-09-29

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAKEDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, hakedis ödemelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlar nedeniyle blokelenmesi veya mahsup edilmesi için mekanizmalar kurar. - İdareler, her hakedis ödemesi öncesinde işverenin ve varsa alt işverenlerinin Kuruma borcu olup olmadığını kontrol eder; borç yoksa ödeme yapılır, borç varsa bu borçlar hakedisten mahsup edilir. - Borç bulunduğu tespit edilirse, borçlar için gerekli kesintiler yapılır ve borçlar tamamen karşılanıncaya kadar ödemelerden düşülür; muaccel borç bulunmadığı bildirilinceye kadar işlem sürer. - Kurumdan borç durumuna ilişkin elektronik sorgulama yapılması talep edilebilir; uygun bulunması halinde hakedis ödemesi öncesinde borçlar Kontrol edilir ve ona göre işlem yapılır. - İşverenin ve varsa alt işverenlerinin sigortalı çalışanlarıyla ilgili aylık prim ve hizmet belgelerinin sunulmaması halinde, bildirilen borca yönelik kesinti yapılabilir. - Kesinti, ödeme belgesinde gösterilir ve borçlar karşılanana kadar devam eder; borçlar karşılandıktan sonra fazla kesinti iade edilebilir. - Kesin teminata ilişkin iade, borcun bulunmadığına dair belgenin ibraz edilmesi şartına bağlıdır; borç bulunduğu tespit edilirse teminat iade edilmez ve borçlar karşılanıncaya kadar gerekli işlemler devam eder. - Borçlar teminata dayanılarak karşılanamıyorsa, teminat nakde çevrilerek Kurum hesabına yatırılır; borç tamamen ödeninceye kadar tecil ve taksitlendirme yoluna gidilebilir. - İdareye ait tescilli işyerlerinde sigortalı çalışanlarla ilgili borçlar varsa, ilisiksizlik belgesi verilmeden kesin teminat iade edilmez. - Alt isverenler, bu yükümlülükleri işverenle birlikte yerine getirmekten sorumludur. - Piyasadan hazır mal alımıyla ilgili işlerde de borç durumunun sorgulanması ve borç varsa hakedisten kesinti yapılması uygulaması geçerlidir. - Kurum, defter ve belgeleri inceleme yetkisine sahiptir ve borçların varlığına veya yokluğuna ilişkin kararlar bu incelemelere dayanır. - Bu düzenlemeler, mevcut sözleşmeler için geçerli olan önceki uygulamaları değiştirecek şekilde uygulanır; yürürlükteki işlere ilişkin önceki borçlar için ayrıca uygulanabilir hükümler bulunmaktadır.

Kanun 4735
2002-01-22

KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNU

Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinde ihale dokümanında yer alan şartlara aykırı hükümler konulamaz ve ek sözleşme düzenlenemez; taraflar eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. Uygulamada mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin tip sözleşmeler esas alınır; bazı sözleşme türleri uygulama için belirlenir ve idarenin uygun görüşüyle istekliler sözleşme hazırlayabilir. Sözleşmede yer alması zorunlu hususlar ayrıntılı biçimde belirlenir; işin adı ve niteliği, tarafların bilgileri, bedel ve süre, ödeme şartları, avans ve diğer ödeme koşulları, garanti ve teminatlar, sigorta, işçilik ve güvenlik konuları, fesih şartları, cezai hükümler ve anlaşmazlık çözümü gibi konular açıkça yer alır. Fiyat farkı ödenebilmesi için esaslar belirlenir; ancak sözleşme imzalandıktan sonra bu esaslarda değişiklik yapılamaz. İş ve işyeri sigortalanması yükümlülüğü, yüklenicinin işin niteliğine göre sigorta yaptırmasını gerektirir; sigorta, oluşabilecek doğal afetler ve güvenlik risklerini kapsayacak şekilde düzenlenir ve geçici kabulden kesin kabule kadar süreci kapsar. Mücbir sebepler halinde süre uzatımı ve fesih gibi durumlar tanınır; bunların uygulanması için yüklenicinin bildirimi ve belgelerle dayanıklılık şartları vardır. Denetim, muayene ve kabul işlemleri belirli kurallar çerçevesinde yürütülür; teslim edilmemiş mal veya iş üzerinde muayene ve kabul yapılamaz; gerektiğinde aşamalı denetimler uygulanabilir ve kısmi kabul mümkün olabilir. Kesin teminat ve ek kesin teminatların iadesi, taahhütlerin yerine getirilmesi ve ilgili şartların sağlanması halinde gerçekleşir; borçlar ve kesintiler sözleşme uygulanırken teminatlardan mahsup edilebilir. İade edilmeyen teminatlar ile süreye bağlı durumlarda teminatlarla ilgili hükümler uygulanır ve şartlar dolduğunda iade edilmez ise işlem görür. Sözleşmede değişiklikler, sözleşmenin devri ve feshi belirli sınırlamalarla yapılabilir; değişikliğin tarafların karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleşmesi esastır; devrin yazılı izne bağlı olması ve belirli kurallar içinde yürütülmesi gerekir. Yüklenicinin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu veya mahkumiyeti gibi hallerde uygulanacak hükümler, ortak girişimler için özel düzenlemeler ve pilot/koordinatör ortak kavramı ile devam ya da tasfiye seçeneklerini kapsar; diğer ortaklar yüklenici sorumluluklarını üstlenebilir. Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi halinde kesin teminat ve varsa ek teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme tasfiye edilir. İdarenin sözleşmeyi feshetmesi halinde yüklenici taahhütlerini yerine getirmediği veya yasağa ilişkin fiil/ davranışlar tespit edildiği gerekçesiyle fesih uygulanabilir ve teminatlar gelir kaydedilir; tasfiye süreci başlar. Yasak fiil veya davranış tespit edildiğinde, fesih ve teminat uygulaması yapılır; ancak bazı durumlarda yükleniciye taahhüdünü tamamlaması için süre verilir ve bu durumda cezai işlem uygulanabilir.

Kanun 7076
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI DÜZENLEMELER YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- Müsadere kararına konu şirketler, ortaklık payları ve malvarlığı değerleri, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve/veya kayyım temsilciliği tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığının onayıyla satış veya tasfiye edilerek yerine getirilir; bu süreçte yönetiminin mevcut haliyle yürütülmesi devam eder. - Tasfiye süreci tamamlandığında tasfiye bakiyesi Hazineye irat kaydedilir. - Şirketin yüzde ellinin altındaki ortaklık paylarının müsadere edilmesine karar verilirse, bu paylar Fonu tarafından satışa çıkarılır; iki kez satışa çıkarılmasına rağmen satış gerçekleşmezse paylar bedeli karşılığında devredilebilir ve bedeli Hazineye ödenir. - Müsadere sonrası sermaye artırımına karar verilirse, bu artırım Hazine ve Maliye Bakanlığının onayına tabidir. - Satış veya tasfiye süreçleri, ilgili esaslar çerçevesinde yürütülür ve tasfiye işlemleri tasfiye komisyonları tarafından tamamlanır.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 7061
2017-12-05

BAZI VERGİ KANUNLARI İLE DİĞER BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanun, vergi ve maliye alanında bulunan bir dizi hükmü değiştiren ve bazılarını yerine geçiren geniş kapsamlı bir düzenlemedir. Birçok vergi ve harçla ilgili uygulamanın içeriği ve nasıl hesaplandığı konusunda yeniden düzenleme getirir; böylece vergi gelirlerinin toplanması ve mali işlemlerin yürütülmesi daha tutarlı bir çerçeveye oturtulur. Geçiş hükümleriyle mevcut uygulamaların yeni düzenlemeler kapsamında nasıl uygulanacağı ve hangi durumlarda muafiyetler veya iade işlemlerinin söz konusu olabileceği belirginleştirilir. Ayrıca bazı kamu fonlarının bütçeye gelir olarak kaydedilmesi ve ilgili hesaplardan bu yönde aktarma yapılması öngörülür; bu, kamu maliyesine kaynak akışını etkileyebilir. Değişiklikler, yürürlüğe girecek diğer yasa tasarılarıyla ilişkilendirilerek hangi hükümlerin hangi diğer mevzuatla birlikte uygulamaya alınacağını düzenler. Uygulamanın akışını kolaylaştırmak amacıyla bazı hükümler geçici düzenlemelerle sınırlı süreli olarak uygulanabilir hâle getirilir ve yeni kurallar kademeli olarak hayata geçirilir. Bu değişiklikler, vergi ve maliye mevzuatında uyum ve tutarlılık sağlama amacı taşır.

CB Yönetmeliği 20169703
2017-01-12

ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜNÜN SATIM VE KİRAYA VERME İŞLERİNE DAİR YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, AOÇ’ye ait taşınır ve taşınmazların satım ve kiraya verilmesi işlemlerinde uygulanacak esasları ve süreçleri belirler ve bu süreçlerde saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik ve kamu denetimi ilkelerini önceliklendirir. Satım işlemleri, talep edilen ve piyasa koşulları dikkate alınarak planlanır; satılacak malın niteliği ve talepler gözetilir; tahmini bedel ilgili birim tarafından belirlenir ve onaya sunulur; satışa ilişkin kararlar adil ve şeffaf bir süreçte oluşturulur. Satım için ihale veya doğrudan satış seçenekleri uygulanabilir; ihale dokümanları ile şartnameler hazırlanır ve satış süreçleri rekabetçi ve tutarlı biçimde yürütülür; kararlar yazılı tutanaklarla belgelenir. Kiraya verme işlemleri için gerekli bilgi ve belgeler toplanır; kiraya verme kararı, ilgili birimin onayıyla verilir; kiraya verilecek taşınır veya taşınmazın sınırları belirlenir, rayiç bedeli tespit edilir ve gerekli izinler alınır; sözleşme taslakları hazırlanır ve hukuki uygunluk denetiminden geçer. Kiraya verme süreçlerinde kira bedeli, süre ve artış konuları sözleşme esaslarına göre belirlenir; gerekli hallerde güncelleme ve uzatma imkanları değerlendirilir; sözleşme yapılması zorunlu tutulur. Kamu kurum ve kuruluşlarına kiralama da benzer usullerle yürütülür; küçük veya parçalı kullanımlar için esneklik sağlanabilir; sözleşme yapılması zorunludur. İhale işlemleri bir komisyon tarafından yürütülür ve kararlar yazılı tutanaklarla belgelendirilir; kararlar onay için ilgili mercilere sunulur. İhaleye katılacaklardan gerekli belgeler ve teminatlar istenir; teklifler içerik ve geçerlilik açısından değerlendirilir; şartname hükümlerine uyulmaması durumunda reddedilme ihtimali vardır. Şartnameler idari ve teknik olarak hazırlanır; teknik şartname işin niteliğini ve teknik özelliklerini açıklar; idari şartnamede tarafların yükümlülükleri, teminatlar ve ödeme şartları gibi konular düzenlenir; şartnameler uzmanlar tarafından hazırlanır ve güncel tutulur. Sözleşme imzalandıktan sonra şartlar üzerinde tek taraflı değişiklik yapılammaz; ihtilaflar için hangi mercilerin yetkili olduğuna ilişkin hükümler yer alır. Şartnameler, ihale ilanından önce gerekli durumlarda güncellenebilir; eksiklikler bulunması halinde onayla değişiklik yapılabilir.

Kanun 4771
2002-08-09

ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN

Bu kanun değişikliği mevcut bazı kanunların hüküm ve uygulanış biçimini değiştirmekte ve bazı hükümleri yürürlükten kaldırarak başka hükümlerle uyumlu hale getirmektedir. Konulara ilişkin yeni düzenleyici çerçeve kurulması, geçici hükümler ve yönetmeliklerin çıkarılması için hazırlıklar öngörülmüş ve uygulanabilirlik açısından gerekli adımlar belirtilmiştir. Yürürlüğe giriş açısından bazı hükümler yayımlandığı anda yürürlüğe girer; diğer hükümler ise uygulanmaya başlanmadan önce belirli bir süre geçmesini gerektirir.