10 / 5.221 sonuç gösteriliyor

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

CB Yönetmeliği 200814174
2008-09-29

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAKEDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, hakedis ödemelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlar nedeniyle blokelenmesi veya mahsup edilmesi için mekanizmalar kurar. - İdareler, her hakedis ödemesi öncesinde işverenin ve varsa alt işverenlerinin Kuruma borcu olup olmadığını kontrol eder; borç yoksa ödeme yapılır, borç varsa bu borçlar hakedisten mahsup edilir. - Borç bulunduğu tespit edilirse, borçlar için gerekli kesintiler yapılır ve borçlar tamamen karşılanıncaya kadar ödemelerden düşülür; muaccel borç bulunmadığı bildirilinceye kadar işlem sürer. - Kurumdan borç durumuna ilişkin elektronik sorgulama yapılması talep edilebilir; uygun bulunması halinde hakedis ödemesi öncesinde borçlar Kontrol edilir ve ona göre işlem yapılır. - İşverenin ve varsa alt işverenlerinin sigortalı çalışanlarıyla ilgili aylık prim ve hizmet belgelerinin sunulmaması halinde, bildirilen borca yönelik kesinti yapılabilir. - Kesinti, ödeme belgesinde gösterilir ve borçlar karşılanana kadar devam eder; borçlar karşılandıktan sonra fazla kesinti iade edilebilir. - Kesin teminata ilişkin iade, borcun bulunmadığına dair belgenin ibraz edilmesi şartına bağlıdır; borç bulunduğu tespit edilirse teminat iade edilmez ve borçlar karşılanıncaya kadar gerekli işlemler devam eder. - Borçlar teminata dayanılarak karşılanamıyorsa, teminat nakde çevrilerek Kurum hesabına yatırılır; borç tamamen ödeninceye kadar tecil ve taksitlendirme yoluna gidilebilir. - İdareye ait tescilli işyerlerinde sigortalı çalışanlarla ilgili borçlar varsa, ilisiksizlik belgesi verilmeden kesin teminat iade edilmez. - Alt isverenler, bu yükümlülükleri işverenle birlikte yerine getirmekten sorumludur. - Piyasadan hazır mal alımıyla ilgili işlerde de borç durumunun sorgulanması ve borç varsa hakedisten kesinti yapılması uygulaması geçerlidir. - Kurum, defter ve belgeleri inceleme yetkisine sahiptir ve borçların varlığına veya yokluğuna ilişkin kararlar bu incelemelere dayanır. - Bu düzenlemeler, mevcut sözleşmeler için geçerli olan önceki uygulamaları değiştirecek şekilde uygulanır; yürürlükteki işlere ilişkin önceki borçlar için ayrıca uygulanabilir hükümler bulunmaktadır.

Kanun 210
1963-02-28

DEĞERLİ KAĞITLAR KANUNU

Bu kanunun pratik etkileri şunlardır: - Değerli kâğıt olarak kabul edilen belge türleri belirlenir ve ilgili işlemlerde bu belgelerin kullanılmaları zorunlu hale gelir; elektronık imza ile oluşturulan noter belgeleri de değerli kâğıt kapsamındadır. - Değerli kâğıtlar hazırlanır, bastırılır ve uygun yerlerde satılır; içeriğe göre bedeller uygulanır. - Noter işlemleri ve ilgili belgeler için belirlenen bedeller üzerinden işlem yapılır; adi kâğıt kullanımı halinde bedellerin ödenmesi gerekebilir. - Adi kâğıt yerine değerli kâğıt kullanımı esas olduğundan, buna uymayanlar için ağır cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Çeşitli belge türleri için bir bedel tablosu bulunur ve bu tablodaki bedeller karşılığında belgeler temin edilir; bankalar da çekleri bu kapsamda basar ve satar. - Eski belge bedelleri ile yeni bedeller arasındaki farklar taraflarca tamamlanır; kullanılmayan eski bedeller iade edilir. - Değerli kâğıtların hazırlanması, basımı ve satışı ilgili kamu kurumları tarafından yürütülür. - Sistemin amacı, değerli kâğıtların kullanımıyla işlemlerin takip edilebilirliğini ve ülke genelinde kamu mali yönetimini sağlamaktır.

Kanun 7155
2018-12-19

ABONELİK SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN PARA ALACAKLARINA İLİŞKİN TAKİBİN BAŞLATILMASI USULÜ HAKKINDA KANUN

Abonelik sözleşmelerinden doğan para alacaklarının haciz yoluyla ilamsız icra takibinin merkezi elektronik sistem üzerinden başlatılması ve takip sürecine kadar yönetilmesi amaçlanır. Alacaklı avukatı takip talebini Merkezî Takip Sistemine girer; sisteme borçlu ve alacaklı bilgileri, alacağın tutarı, takip dayanağı belgeler ve diğer ilgili bilgiler kaydedilir; takip için Merkezî Takip Numarası verilir. Takip ödeme emri ile başlar; ödeme emrinde toplam borç ve masraflar ile ödeme için hesap numarası ve ödeme süreleri belirtilir; itiraz ve yetkiye ilişkin bilgiler de yer alır; itirazlar güvenli elektronik imza ile de yapılabilir. Tebliğ işlemi PTT ile gerçekleştirilir; borçluya tebliğ edilir; bazı hallerde borçlunun adres kayıt sistemindeki adres üzerinden de tebligat yapılabilir; tebligatın kanıtı sisteme yüklenir. Borç ödenirse takip sona erer; ödenen para hesaplara aktarılır; masraflar ilgili hesaplara düşülür. Borçlu ödeme emrine itiraz edebilir; itiraz icra dairesi tarafından işlenir ve takip durur; yetkiye ilişkin itiraz halinde mahkeme kararına bağlı olarak yetkinin kaldırılması gerekir. Ödeme emrine itiraz edilmemesi veya itiraz hükümden düşürüldüğünde takip cebri icraya devam eder; alacaklı dilerse borçlunun mal veya alacaklarının olup olmadığını UYAP üzerinden sorgulayabilir. Takipte harç ve masraflar Merkezî Takip Sistemi üzerinden alınır; icraya başvurma harcı ve tahsil harcı alınmaz. Hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak esaslar ve yönetmelikler düzenlenir. Geçiş hükmü kapsamında mevcut takipler için önceki hükümler esas alınır; yürürlük ve yürütme konuları uygulanır.

Kanun 7061
2017-12-05

BAZI VERGİ KANUNLARI İLE DİĞER BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanun, vergi ve maliye alanında bulunan bir dizi hükmü değiştiren ve bazılarını yerine geçiren geniş kapsamlı bir düzenlemedir. Birçok vergi ve harçla ilgili uygulamanın içeriği ve nasıl hesaplandığı konusunda yeniden düzenleme getirir; böylece vergi gelirlerinin toplanması ve mali işlemlerin yürütülmesi daha tutarlı bir çerçeveye oturtulur. Geçiş hükümleriyle mevcut uygulamaların yeni düzenlemeler kapsamında nasıl uygulanacağı ve hangi durumlarda muafiyetler veya iade işlemlerinin söz konusu olabileceği belirginleştirilir. Ayrıca bazı kamu fonlarının bütçeye gelir olarak kaydedilmesi ve ilgili hesaplardan bu yönde aktarma yapılması öngörülür; bu, kamu maliyesine kaynak akışını etkileyebilir. Değişiklikler, yürürlüğe girecek diğer yasa tasarılarıyla ilişkilendirilerek hangi hükümlerin hangi diğer mevzuatla birlikte uygulamaya alınacağını düzenler. Uygulamanın akışını kolaylaştırmak amacıyla bazı hükümler geçici düzenlemelerle sınırlı süreli olarak uygulanabilir hâle getirilir ve yeni kurallar kademeli olarak hayata geçirilir. Bu değişiklikler, vergi ve maliye mevzuatında uyum ve tutarlılık sağlama amacı taşır.

Kanun 5200
2004-07-06

TARIMSAL ÜRETİCİ BİRLİKLERİ KANUNU

- Tarımsal üretici birlikleri, üretici grupları halinde örgütlenmeyi ve tüzel kişilik kazanmayı sağlayarak üretimi talebe göre planlama, ürün kalitesini artırma ve pazarlama gücünü yükseltme imkanı yaratır. - Bu birlikler üyelerin ürünleri için piyasa araştırması yapar, pazara arzı düzenler ve üretim teknikleri ile hasat, depolama ve paketleme konularında teknik destek sunar. - Üyelerin girdilerini temin etmede yönlendirici yardım sağlar ve iç piyasa ile ihracata uygun çeşitlerin üretilmesini teşvik eder; ürünlerin tanıtımıyla ilgili faaliyetlerde bulunur. - Ürünlerle ilgili her türlü kaydı tutar, kaliteyi iyileştirme tedbirleri uygular, depolama ve ambalaj standartlarının uygulanmasını sağlar; çevre dostu üretim tekniklerini yaygınlaştırır. - Sözleşmeli üretim kapsamında örnek tip sözleşmeler düzenler ve bu alandaki faaliyetleri koordine eder. - Merkez birlikleri, ulusal düzeyde üretim planlarına ve pazarlama kurallarına uyum konusunda üyelerine destek sağlar, üyelerini temsil eder ve gerektiğinde uluslararası işbirliklerini içerir. - Birliklerin gelirleri sağlanan hizmetler, danışmanlık ve benzeri kaynaklardan oluşur; üyeler gelirden pay alamaz ve yönetim giderleri bu çerçevede yürütülür. - Giderler, birlik amaçlarına uygun biçimde yürütülen faaliyetleri karşılar ve mali denetimler ile raporlar üyelere sunulur. - Mevcut tarımsal örgütler, bu çerçevede uyum sağlayabilir ve gerekli düzenlemelerle yapılanmaya dahil olabilirler. - Birlik varlıkları ve bazı işlemler vergi ve benzeri yükümlülüklerden muaf tutulabilir; denetim süreçleri bağımsız veya yeminli mali müşavirler aracılığıyla yürütülür ve sonuçlar genel kurulda paylaşılır.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.

Kanun 1774
1973-07-11

KİMLİK BİLDİRME KANUNU

Tesisler ve konaklama hizmeti sunan işyerleri, gelen misafirlerin ve çalışanların kimliklerini kayda almak ve giriş-çıkış kayıtlarını güncel tutmakla, gerektiğinde kolluk kuvvetlerine sunmaya hazır bulundurmakla yükümlüdür; bu kayıtlar denetimler için değerlendirilebilir. Sorumlu işletmeciler ve yöneticiler, işletilen tesislere ilişkin kimlik sorumlusunu belirterek değişiklikleri bildirmekle yükümlüdür; ayrıca çalışanların ve kalanların kimlik bilgilerini takip etmekle, bilgi devrini gerektiğinde yapmakla sorumludurlar; bu yükümlülükler ortaklaşa yürütülebilir. Kolluk görevlileri talep ettiğinde kimlik kartlarının gösterilmesi zorunludur; kimlik kartları çalışanlar için düzenlenir ve kullanılır. Elektronik bildirim imkanı bulunabilir; bazı bildirimler elektronik ortamda yapılabilir; muhtar onayıyla kayıtlar onaylanabilir ve bazı durumlarda paylaşımlar gerçekleşebilir. Konutlar, iş yerleri ve benzeri yerlerde çalışanlar ile kalanlar için güvenlik amacıyla durum gözetimi yapılabilir; yöneticiler ve kat sahipleri bu süreçte yardımcı olmak ve gerekli bilgileri sağlamakla yükümlüdür. Konutlarda veya iş yerlerinde geçici veya mevsimlik yer değiştirme durumlarında, ilgili kişilerden bildirim yapması talep edilir; mevsimlik tarım işçileri için belirli uygulamalar uygulanabilir ve bu bilgiler ilgili mercilerle paylaşılabilir. Araç, gemi veya deniz aracı kiralama işletmeleri, kiralanan araçlar ve kiracıların kimlik bilgilerini kayıt altında tutmak, araç konumunu izlemek ve bu verileri kolluk kuvvetleriyle paylaşmak zorundadır; verinin doğru ve erişilebilir tutulması sağlanır; ihlaller halinde belirli yaptırımlar uygulanabilir ve ruhsatlar etkilenebilir. İhlaller durumunda idari yaptırımlar uygulanabilir ve tekrarlayan ihlaller ruhsatların iptaliyle sonuçlanabilir. Kamuya açık ve yatısız kullanılan bazı yerlerde, özel izinler çerçevesinde kalmaya ilişkin sınırlamalar bulunabilir; bu tür yerler için bildirim yükümlülüğü uygulanmayabilir. Yönetmelikler kapsamında bildirimler ve kayıt tutma süreçleri, denetim ve uygulama için belirlenen usullere göre yürütülür.

Kanun 5201
2004-07-03

HARP ARAÇ VE GEREÇLERİ İLE SİLAH, MÜHİMMAT VE PATLAYICI MADDE ÜRETEN SANAYİ KURULUŞLARININ DENETİMİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa harp araç ve gereçleri ile silah, mühimmat ve patlayıcı madde üreten sanayi kuruluşlarının kurulması, işletilmesi ve denetimine ilişkin esasları belirler. Üretim tesislerinin nerede kurulacağı, depoların ve satış noktalarının konumları ile ilgili öneriler uygun görüşler alındıktan sonra onaylanır. Kuruluşlar, faaliyete geçtikleri andan itibaren ve değişiklikler olduğunda üretecekleri maddelerin türleri, stoklar ve üretim kapasitesi ile siparişlerin cins ve miktarları ve sipariş verenlerin kimlikleri gibi bilgileri bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirimler ve bilgiler, güvenlik ve ulusal savunma açısından inceleyen yetkili mercilerce denetlenir. Ürünlerin ihracatına veya yurt dışına satışına ilişkin işlemler, güvenlik kaygıları bulunduğunda izne tabi tutulur; bazı özel malzemelerin ihracatı güvenliğin tehlikeye girmesi ihtimali nedeniyle izne bağlanır. Aykırılık halinde cezai yaptırımlar uygulanır ve tesislerin kapatılması veya malzeme satışının yasaklanması gibi tedbirler istenebilir. Uygulama için gerekli düzenlemeler çıkarılır ve yürürlüğe girince uygulanmaya başlanır. Bu kanun kapsamında, geçmişe yönelik bazı eski hükümler yürürlükten kaldırılır.

Kanun 7315
2021-04-17

GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU

Bu yasa güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ilişkin temel kuralları ve uygulanacak süreçleri belirler; elde edilecek verilerin nasıl kullanılacağını, saklanacağını ve ne süreyle saklanacağını düzenler. Kapsama giren kişiler, kamu kurumlarında göreve başlayacak ya da göreve atanacak olanlar ile stratejik öneme sahip birim, proje, tesis ve hizmetlerde çalışacak kişileri kapsar. Arşiv araştırması kapsamında kişinin adli sicil kaydı, aranıp aranmadığı, herhangi bir kısıtlama olup olmadığı, mevcut veya kesinleşmiş kararlar ile devam eden veya tamamlanmış olan soruşturma ve kovuşturmalar gibi mevcut kayıtlardan bilgiler tespit edilir; ayrıca kamu görevinden çıkarılma durumu da göz önünde bulundurulur. Güvenlik soruşturması, arşiv verilerine ek olarak kişinin görevin gerektirdiği niteliklere uygunluğu, yabancı devletlerle ilişkileri ve terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle irtibat ve iltisak içinde olup olmadığı gibi hususları mevcut kayıtlardan ve göreve yansıyacak yönlerden denetim yoluyla tespit eder. Güvenlik soruşturması ve arşiv arastirmasını yapmakla görevli birimler, gerekli bilgi ve belgeleri talep doğrultusunda ilgili kurumlar ve arşivlerden temin eder; süreçler bu doğrultuda yürütülür. Sorumluluk sahibi birimler, kişisel verileri gizli tutar, bu verilerin gizliliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alır; veriler yalnızca amaç kapsamında, sınırlı ve ölçülü şekilde kullanılır ve yetkisiz kişilerle paylaşılmaz veya yayılamaz. Güvenlik soruşturması ve arşiv arastırması süreçlerini yönetecek ve elde edilen verileri nesnel ve gerekçeli biçimde değerlendirecek bir degerlendirme komisyonu kurulur; komisyon, kararlarını atama yetkisi olan makama iletir ve gerekçeli şekilde sunar. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel ilkeler benimsenir; verilerin doğruluğu ve güncelliği gözetilir; veriler güvenli ve gizli tutulur; amaç dışı veya ölçüsüz kullanımına izin verilmez. Verilerin silinmesi ve yok edilmesi, amaç ortadan kalktığında veya uygun koşullar oluştuğunda yapılır; ayrıca ilgili süreçler devam ederken bazı veriler silinemez; mahkeme süreci devam ettiği durumda verilerin silinmesi engellenebilir. Kişisel verilerle ilgili suç işlenmesi halinde uygulanacak cezai hükümler mevcut mevzuata göre uygulanır. Bu uygulamaların usul ve esaslarını belirlemek için yönetmelikler çıkarılır.