10 / 39 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 1908
2019-12-25

BİRLEŞİK İPOTEK FİNANSMANI ANONİM ŞİRKETİNE HAZİNENİN İŞTİRAK ETMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 1908)

Devlete ait hisseler için paylara ilişkin hakların kullanılması suretiyle şirkete iştirak edilmesi mümkün hale gelmiştir. Hisse devralma ve pay devri de dahil olmak üzere paylara ilişkin hakların kullanımıyla yeni paylar alınabilir ve paylar devredilebilir. Bu aktarımların ve hak kullanımının karşılanması için gerekli ödemelerin bütçeden karşılanması öngörülmektedir.

CB Kararı 1814
2019-12-04

TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI HİSSELERİNDEN, DİĞER MÜLHAK VAKIFLARA AİT OLANLARI HARİÇ OLMAK ÜZERE, VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN İDARE VE TEMSİL ETTİĞİ (A) VE (B) GRUBU HİSSELERİN HAZİNEYE DEVREDİLMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 1814)

Bu karar, A ve B grubundaki hisselerin devredilmesini ve devletin kayıt defterine kaydedilmesini sağlar. Devir dışında kalan diğer bağlı vakıflara ait hisseler bu işlemden etkilenmez. Uygulama sırasında ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi yetkisi tek bir mercide toplanmıştır. Bu karar uygulanır.

CB Kararı 8857
2024-08-20

BAZI TİCARİ ÜNVANLARI YAZILI ŞİRKETLERİN SERMAYELERİNDE BULUNAN HAZİNEYE AİT HİSSELERİN TAMAMININ, ANA ORTAKLIK-İŞTİRAK İLİŞKİLERİ DE KORUNMAK SURETİYLE BİR BÜTÜN HALİNDE TÜRKİYE VARLIK FONUNA AKTARILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 8857)

Hazineye ait hisselerin tamamı bir bütün halinde Türkiye Varlık Fonu’na devredilecek ve ana ortaklık-iştirak ilişkileri korunacaktır. Devir kapsamındaki şirketlerin sermayesinde bulunan bu hisseler Varlık Fonu tarafından tutulacaktır. Böylece hissedar yapısında değişiklik olacak ve bu şirketler üzerinde Varlık Fonu’nun hak sahibi konumu doğrudan gerçekleşecektir.

Kanun 6183
1953-07-28

AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN

Bu yasa devletin, vilayet ve belediyelerin vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takipleri ile bunlara bağlı giderler ve fer’i alacakları kapsamadaki tahsil mevzuatını düzenler; vergi cezaları gibi bazı cezai hükümler saklıdır. Devletin amme alacakları, takip daireleri tarafından takip edilir; borçlunun bulunduğu yere göre takipler ilgili mahaldeki amme idaresinin tahsil daireleri tarafından yürütülür. Tahsil için teminat talep edilebilir; teminat olarak nakit, süresiz ve şartsız banka teminat mektupları, süresiz kefaletler, devlet iç borçlanma senetleri veya buna denk belgeler, belirli menkul ve gayrimenkuller gibi değerler kabul edilir; teminatın değer kaybetmesi veya borç artması durumunda ek teminat istenir; teminat başka değerlerle değiştirilebilir. Şahsi kefalet de kabul edilebilir; kefalet noter tasdikli sözleşme ile tesis edilir ve alacaklı tahsil dairesi tarafından kabul edilip edilmeyeceğiyle ilgili karar verilir; kefalete ilişkin ödeme yapıldığına dair belge verilir. Teminat olarak kullanılan eşya konusunda bazı özel sınırlamalar uygulanır; otel, han, pansiyon gibi işletmelerin işlemlerinden doğan alacaklar için belirli eşyalar teminat olarak kabul edilebilir; üçüncü şahısların hak iddiaları bu teminata zarar vermez. İhtiyati haciz derhal uygulanabilir; teminat istenmesi halinde, borçlunun ikametgahı yoksa, kaçma veya mal kaçırma ihtimali varsa, teminat veya kefil gösterilmemişse, mal bildirimine ilişkin eksik bildirim varsa, para cezası nedeniyle dava açılmışsa veya diğer ilgili haller mevcutsa haciz işletilir. Hacize karşı itirazlar vergi itiraz komisyonlarında incelenir ve kararlar kesindir. Hacizin kaldırılması, borçlunun uygun teminat göstermesi halinde mümkün olabilir. İhtiyati tahakkuk uygulanabilir; bazı hallerde vergi dairesi yöneticisinin talebiyle henüz hesaplanmamış vergi ve cezaların derhal tahakkuk ettirilmesi sağlanır; geçmiş yıllar için geçici takdirlerle hesaplanan tutarlar da bu kapsamda tahsil edilir; bu tutarların ödeme zamanları gelmeden ödenmesi gerekir, ancak gerekirse derhal haciz uygulanabilir. İhtiyati tahakkukun düzeltilmesi, tarhiyata dayalı düzeltmeler ve nihai kararlar çerçevesinde mümkün olur. Rüçhan hakkı uygulanır; amme alacakları, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce de alacaklı olarak yer alır ve satış bedeli paylaştırılır; belirli varlıklar için özel hükümler ve rehinli alacaklıların hakları korunur; iflas ve tasfiye hallerinde amme alacakları imtiyazlı alacaklar kapsamında ele alınır. Amme alacağını borçlundan kesip tahsil dairesine ödemek zorunluluğu bulunanlar bu yükümlülüklerini yerine getirmezse, ödenmeyen alacaklar bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Ödemeler ve işlemler hususunda zorunlu kesinti uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, hangi ödemelerin kapsama girdiği, hangi durumlarda istisna olduğu ve ödemelerin kimlere yapılacağı konularında ayrıntılar belirlenir; hızlı ve güvenilir tahsilat için kesinti ve paylaşım mekanizmaları öngörülür; gerektiğinde genel esaslar çerçevesinde özel hükümler uygulanır.

Kanun 2644
1934-12-29

TAPU KANUNU

- Gayrimenkul tescilinde yetkili temsilcilerin kimler olduğu açıkça belirlenmiş; tescil işlemleri bu temsilciler aracılığıyla yürütülür ve uygunluk için gerekli belgelerin sunulması zorunlu hale gelir. - Hükmi şahıslar için tescil ve tasarrufta bulunabilme yetkisi, resmi belgelerle kanıtlanır; ticaret şirketleri için ilgili kayıtlardan gerekli belgelerin alınması gerekir. - Yurttaşlık esasına dayalı ve ülke mevzuatında öngörülen sınırlar dahilinde yabancı gerçek kişiler ve yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinimi mümkün olur; ek kısıtlar ve devlet onayları uygulanabilir; bazı bölgelerde edinim ve projeler için özel denetim gerekebilir. - Denizden, gölden veya nehirden arazi edinmek için ilgili makamdan izin almak gerekir; belediye sınırları içinde ve dışında farklı kurullar izin verir; iznin süresi ve şartları yerine getirilmezse haklar sona erebilir. - İzinsiz doldurulan yerlerin tesciliyle ilgili özel kurallar vardır; belirli koşullar gerçekleştiğinde doldurulan yerler, komisyon kararına bağlı olarak edinilebilir veya sahibine bildirimli olarak devralınabilir. - Bir gayrimenkulün önünde ya da bitişiğinde doldurulmak istenen yerin durumuna göre, maliklerin müdahale hakları, komşu mülkteki haklar ve tescil konuları düzenlenir; doldurma işlemi belirli şartlar altında değerlendirilebilir. - Bataklıkların sıhhi veya iktisadi nedenlerle kurutulması gerektiğinde, sahipler uygun süre içinde kurutmadıkları takdirde devlet veya vilayet tarafından kurutulabilir; kurutulan arazinin sahipleriyle ilgili tazminat ve haklar uygulanabilir. - Orman, koru ve baltalıklar üzerinde tarla açma veya özel bina yapma gibi fiiller genel olarak yasaktır; özel izinler gereklidir. - İrtifak (hafif veya sınırlı haklar) hakları tescil ve ayni hakların kullanıma alınması, sonradan da geçerli olur ve ilgili şerhlerde belirlenen koşullar korunur. - Taşınmaz rehinleri ve teminatlar, kredilerin güvenceye alınması amacıyla tescil edilerek kayıtlı hale getirilebilir; resmi senetlerle bu işlemler sonucu haklar tesis edilir. - Planlı veya haritalı arazilerin bölünmesi, haritalı planlara bağlı olarak yapılır; harita olmadan bölünme durumu mahkeme kararıyla belirlenir. - Planlı veya haritalı yerlerde, tescil işlemleri ve düzeltmeler belirlenmiş usuller çerçevesinde yürütülür; gerekli yasal işlemler tamamlanmadan tescil yapılamaz. - Metruk mezarlıktlar ve vakıf umumi mezarlıkları köy adına tescil edilerek yönetim altında tutulur. - Yabancı kişiler ve yabancı ülkelerde kurulan tüzel kişiler için getirilen sınırlamalar özel kararlarla uyarlanabilir; bazı bölgelerde edinimler kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.

CB Kararı 463
2018-12-12

POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİNİN SERMAYESİNDE BULUNAN HAZİNEYE AİT HİSSELERİN TAMAMININ 4 SAYILI BAKANLIKLARA BAĞLI, İLGİLİ, İLİŞKİLİ KURUM VE KURULUŞLAR İLE DİĞER KURUM VE KURULUŞLARIN TEŞKİLATI HAKKINDA CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİNİN YÜRÜRLÜK TARİHİNDEN İTİBAREN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE TÜRKİYE VARLIK FONUNA AKTARILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 463)

Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi sermayesinde Hazineye ait hisseler Türkiye Varlık Fonu’na aktarılacak şekilde düzenlenmiştir. Bu aktarma, devletin PTT üzerindeki sahipliğinin Türkiye Varlık Fonu tarafından yönetilmesi anlamına gelir. Sonuç olarak, PTT üzerindeki kontrol ve yönetim sorumluluğu TVF’nin yönetim yapısına geçer ve varlıkla ilgili kararlar TVF’nin politika ve stratejilerine uygun olarak şekillenecektir.

CB Kararı 2151
2020-02-25

TRANSFER FİYATLANDIRMASI YOLUYLA ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI HAKKINDA KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 2151)

İlişkili kişi kavramının kapsamı genişletilerek, ortaklık ilişkisi dışında da belirli kişiler ve bağlılıklar ilgi alanına alınmıştır. İlişkili kişi durumunun belirlenmesinde, ortaklık/oy/kar payı haklarının belirli bir düzeyde olması kuralı aranır; ancak bazı durumlarda ortaklık dışında da direkt veya dolaylı kontrol ya da nüfuz nedeniyle ilişki sayılabilir; bu kriterler birlikte dikkate alınır. Gerekli durumlarda emsallere uygunluk ilkesine dayanan fiyatlandırma yöntemleri uygulanır; ancak emsallere uygunluk bulunamadığında, emsal uygunluk ilkesine uygun kalınarak ve daha doğru sonuç vereceğine inanılan bir yöntem seçilebilir. Islemsel kâr yöntemleri kapsamında işlemden doğan kâr esas alınır ve kâr bölüşüm yöntemi ile isleme dayalı net kâr marjı yöntemleri kullanılır. Belgelendirme yükümlülükleri ve raporlama yükümlülükleri güçlendirilir; genel rapor, ülke bazlı rapor ve yıllık transfer fiyatlandırması raporu hazırlama yükümlülüğü doğar ve ilgili taraflar için bu raporlar sunulur. Ülke bazlı raporlama kapsamındaki bilgi ve belgeler geniş bir içerik oluşturur; işletme yapısı, taraflar, yapılan işlemler, kullanılan fiyatlandırma politikaları, yetkili kişiler ve ilgili mali bilgiler gibi unsurlar sunulur. Ülke bazlı raporlama, Türkiye içindeki nihai ana işletme veya vekil işletmenin raporlama yükümlülüğünü dikkate alır ve uluslararası bilgi paylaşımı çerçevesinde diğer ülkelerin vergi idareleriyle paylaşım yapılabilir. Sistemik hata veya karşı taraf ülkeler arasındaki anlaşmanın bulunmaması durumlarında da raporlama yükümlülüğü yerine getirilebilir ve gerektiğinde alternatif mekanizmalar uygulanabilir. Belgelendirme yükümlülüğünün tam ve zamanında yerine getirilmesi halinde örtülü kazanç nedeniyle doğan vergiler içindeki cezai yükümlülüklerinde indirim uygulanır.

Kanun 4760
2002-06-12

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU

Bu yasa kapsamında özel tüketim vergisi, malların Türkiye’ye giriş yaptığı andan itibaren satışa sunulana kadar olan süreçlerde uygulanabilir hale gelir; vergiyi doğuran olay çoğunlukla malın teslimi veya ilk iktisabıdır ve bu süreçte faturanın düzenlenmesi, kısım kısım teslimler ve komisyon/konşinyasyon yoluyla yapılan satışlar da vergiyi etkileyen haller olarak dikkate alınır. Mükellefler ve sorumluluklar açısından, malların üretimi, inşası veya ithaliyle uğraşanlar ile bu malların müzayedeyle satışını gerçekleştirenler verginin nihai yükümlüleri olarak kabul edilir; bazı durumlarda vergi ödemesiyle ilgili sorumluluk, malın Türkiye içinde kim tarafından ne şekilde kullanıldığına bağlı olarak genişletilebilir. İhracat istisnası kapsamında, malların yurtdışına teslim edilmesi ve Türkiye’nin Gümrük Bölgesi dışına çıkması şartıyla vergiden muaf tutulabilir; ayrıca ihracat için özel olarak beyan edilen işlemler üzerinde iade yapılabilir. Diplomatik istisna ve diğer özel istisnalar, yabancı devletlerin temsilcilikleri, uluslararası kuruluşlar ve bunların Türkiye’deki bazı personelleri için vergiden muafiyetler sağlar. Diğer istisnalar arasında belirli kamu kurumlarına teslim edilen mallar, bazı enerji ve güvenlikyle ilgili işlemler, engellilik durumlarına yönelik özel muafiyetler ve afetler sonrası hurdaya çıkarma durumları için muafiyetler bulunabilir. Bu istisnalar, malların türüne ve teslim şekline bağlı olarak uygulanır. Belgesiz mal bulundurma veya vergiyi ödemeden işlem yapılması halinde cezai tarhiyat ve vergi ziyaı cezası gibi yaptırımlar uygulanabilir; belgenin ibrazı gerektiğinde belirli süreler içinde belgelere ilişkin işlemlerin tamamlanması gerekir ve aksi halde tarhiyat yapılabilir. İhracat veya serbest bölge teslimleri gibi özel durumlarda verginin tecil/terkin edilmesi veya iadeye konu edilmesi gibi uygulamalar söz konusu olabilir; bu durumda gerekli belgelerin ve beyanların uygun şekilde yürütülmesi gerekir.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.