10 / 415 sonuç gösteriliyor

Kanun 2577
1982-01-20

İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

- İdari yargı kapsamındaki uyuşmazlıklar yasal olarak incelenir ve mahkeme yalnızca işlemlerin hukuka uygunluğu yönünden denetim yapar; idarenin takdiri veya işlemin esasına ilişkin kararlar bu denetimin dışında kalır. - Uyuşmazlık türleri çeşitlidir; iptal talepleri, tam yargı davaları ve bazı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar bu kapsama girer. - Dilekçede taraflar ve varsa vekillerinin ad soyadı veya unvanı ile adresi, davaya konu olan işlem ve dayandığı deliller, bildirim tarihi ve varsa davanın konusu tutarı gibi bilgiler ile gerektiğinde ilgili vergi türü ve yıl gösterilir; belgeler de dilekçeye eklenir. - Dava, başvurunun ilgili makama iletildiği anda açılmış sayılır ve taraflara tebligat ile savunma imkanı tanınır. - Dilekçeler, uygun mercilere veya bunlara gönderilmek üzere belirli yollarla sunulur; eksiklikler bulunduğunda gerekli inceleme ve bildirimler yapılır. - Birden çok işlemin dava konusu edilmesi mümkün olabilir; şartlar için bağlılık veya ortak nedenler varsa tek bir dilekçe yeterli olabilir. - Harç ve posta ücreti ödendikten sonra başvuru kayıt edilir ve başvuru sahibine kayıt bilgilerini gösteren bir belge verilir. - Dava açma süresi, olayın gelişimine bağlı olarak başlar; bazı durumlarda bildirimin yapıldığı an veya ilan/tebliğ tarihi esas alınır. - Başvuruya cevap verilmesi için belirli süreler öngörülür; cevap verilmezse ya da cevap kesin değilse, sürenin bitişinden itibaren dava açma imkanı doğar; süreler belirli kurallara göre uzatılabilir. - Başvuruya verilen yanıtlar veya cevaplar, taraflara tebliğ edilir; taraflar bu tebliğlere karşı belirli süre içinde yanıt verebilir. - Duruşma, bazı yüksek değerli veya mali yükümlülük içeren uyuşmazlıklarda taraflardan birinin talebi üzerine yapılabilir. - İlk incelemede belirgin hatalar veya yetkisizlik gibi durumlar saptanırsa, ilgili dilekçeler reddedilir veya göreve uygun mahkeme gönderilir; bu durumda yeni dilekçeler için yeniden başvuru süreci başlar. - Dava sonucunda verilen kararlar ilgili yollarla kesinleşir ve icra süreci doğrudan başlayabilir; gerektiğinde kanun yolları kullanılarak temyiz veya istinaf gibi başvurular yoluna gidilebilir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 6706
2016-05-05

CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun cezaî konularda uluslararası adlî iş birliğini düzenler ve yabancı devletlerle adlî yardımlaşmanın usul ve esaslarını belirler. Uygulamada adlî merciler arasındaki talepler değerlendirilir ve uygun yardımlaşmanın sağlanıp sağlanmayacağına karar verilir. Gelen bilgiler kendi gönderen devletin izni olmadan soruşturma, kovuşturma veya infaz amacıyla kullanılamaz. Suçun niteliği veya sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle bazı istisnalar uygulanabilir. Adlî yardımlaşma talepleri kısmen reddedilebilir veya ek bilgi istenebilir; talebin yerine getirilmesini belirleyen kurallar uygulanır. Yabancı adlî mercilerin talepleri için benzer kurallar geçerlidir; delillerin korunması amacıyla geçici tedbirler alınabilir; arama veya el koyma talepleri için yeterli hukuki unsurlar gerekir. Görüntülü ve sesli iletişim yoluyla adlî yardımlaşma talebiyle yerine getirme mümkün olabilir; bu yöntem taraf devletlerin mevzuatı ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde uygulanır. İade süreçleri, yabancı kişinin başka devlete iade edilmesini içeren işlemleri kapsar; iade uygun bulunduğunda taleplere ilişkin kararlar verilir ve bu kararlar taraflar arasındaki koordinasyonla yürütülür. İadenin reddedilme hallerinde ve öncelik sıralamasında gerekli esaslar uygulanır. İade kararının uygulanması ve güvenlik tedbirlerinin uygulanması için süreçler yürütülür. Transit geçiş ve eşya teslimi gibi yardımlar da düzenlenir. Son olarak iade prosedürü sınır dışı kararlarıyla ilgili koordinasyon ve iletişim ile yürütülür.

CB Kararı 10453
2025-10-04

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAŞKANLIĞI TARAFINDAN TERTİPLENECEK ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR VE TOPLANTILARDAN CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN BELİRLENENLERİN YÜRÜTÜLMESİNE YÖNELİK OLARAK 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (Z) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK ALIMLARA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR (KARAR SAYISI: 10453)

Bu karar, uluslararası toplantılar ve organizasyonlar için mal ve hizmet alımlarının nasıl yürütüleceğini ve bu süreçte uyulacak esasları belirler; amacı, ülkenin imajı için önemli olan bu faaliyetlerin kaliteli ve zamanında temin edilmesini sağlamaktır. Kapsamı itibarıyla bu alımlar yurt içinde veya yurt dışında yerli veya yabancı gerçek veya tüzel kişilerden yapılabilir ve bu işlemlerle ilgili tüm süreçler bu esaslar dahilinde yürütülür. Temel ilkeler olarak; saydamlık, eşit muamele, güvenilirlik ve kaynakların verimli kullanımı esas alınır; devletin yüksek çıkarları ve itibarının korunması gözetilir. Bu esaslar kapsamında yapılacak alımlarda doğrudan temin yöntemi uygulanabilir; ihale açılmadan piyasa araştırması ve müzakere gibi süreçlerle ihtiyaçlar karşılanabilir ve bazı esneklikler tanınabilir. Ayrıca süreçler elektronik ortamda veya elektronik sistemler üzerinden de yürütülebilir. İhtiyaçların belirlenmesi ve maliyetlerin yaklaşık olarak hesaplanması, piyasa araştırması yoluyla yapılır; gerekli durumlarda teklifler incelenir, net olmayan hususlar için isteklilerden açıklama istenir ve uygun görülen teklifler arasından seçim yapılır. İsteklilerden istenen yeterlilikler ve belgeler belirli ihtiyaçlara göre talep edilir; gerekli görüldüğünde teminatlar talep edilebilir ve teminatlar belirli koşullarda iade edilir. Sözleşmeye davet edildiğinde en uygun teklif sahibi sözleşmeyi imzalamaya çağrılır; bu süreçte gerekli teminatlar alınır ve taraflar arasında sözleşme kurulur. Alt yüklenicilerin kullanımı gerektiğinde buna ilişkin düzenlemeler yapılabilir; ancak yüklenicinin sorumluluğu devam eder. İşlem dosyası oluşturulur; bu dosyada alım sürecine ilişkin tüm belgeler ve kararlar toplanır. Süreç içinde, geçici ve kesin teminatlar gibi güvenlik unsurları bulunabilir ve gerektiğinde iade süreçleri uygulanır. İşin büyüklüğüne bağlı olarak, sözleşme bedelinde artış veya eksilme yapılabilir ve ek süre verilebilir; bu durumda ek maliyetler ve şartlar belirlenir. İcra ve denetim açısından, teslim edilen mal ve hizmetler için muayene ve kabul süreçleri yürütülür; uygun olmayan durumlar kabul edilmez ve düzeltilmesi istenir.

CB Kararı 1482
2019-08-28

5602 SAYILI ŞANS OYUNLARI HASILATINDAN ALINAN VERGİ, FON VE PAYLARIN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN UYARINCA, ÖDEDİĞİ KATMA DEĞER VERGİSİ ESAS ALINARAK SPOR TOTO TEŞKİLAT BAŞKANLIĞINA RED VE İADE YAPILMASINA İLİŞKİN KARARIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 1482)

Bu karar Spor Toto Teşkilat Başkanlığına ödenen katma değer vergisinin iadesiyle ilgili usul ve esasları belirler. Iade işlemleri için banka hesabı açılır ve iade tutarı, ilgili döneme ilişkin vergi beyanı üzerinden hesaplanan ve önceki döneme ait beyanla karşılaştırılan farkın, belirlenen büyüme varsayımının etkisiyle bulunan tutardan kalan kısmıdır; fark varsa iade talep edilir, fark yoksa iade yapılamaz. Iade talebi vergi dairesine dilekçe ile iletilir ve hesaplamalar dilekçede gösterilir. Ödemenin gerçekleşmesi doğrulama sonrasında ilgili banka hesabına yönlendirilir ve talep edilen tutarın ayrıca iletilmesi gerekir. Iade tutarının amaç dışına kullanıldığı tespit edilirse vergi cezaları ve gecikme faizi uygulanır. Denetimler yapılır. Karar yürürlüğe girer ve uygulanır.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

CB Kararı 7804
2023-11-18

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (N) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK MAL VE HİZMET ALIMLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR (KARAR SAYISI: 7804)

Bu karar savunma ve güvenlik alanında acil ihtiyaçlar için mal ve hizmet alımları ile hava yoluyla taşıma hizmetlerini kapsayan bir uygulama çerçevesi koyar ve uygulanacak esasları belirler. Acil ihtiyaçların hızlı ve etkili teminini sağlamak için uygun alım yöntemleri ve bu yöntemlerin hangi hallerde uygulanacağı açıklanır. Şeffaflık, rekabetçilik, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik ve kaynakların verimli kullanımı temel ilkeler olarak öne çıkar; ihtiyaç hâlinde güvenlik ve milli çıkarlar öncelikli olarak değerlendirilir. Garanti edilmis yararlanma hakki ve uyuyan sözleşme gibi mekanizmalar mevcut olabilir; bu tür sözleşmeler yükümlülük doğurmazken, ihtiyaca göre esneklik ve hazırlıklı olma imkanı sunar. Ulusal ve uluslararası güvenlik ve gizlilik gereklilikleri nedeniyle bazı aktörlerin ihalelere katılamayacağı durumlar kabul edilebilir. İhale süreçleri bir alım komisyonu tarafından yürütülür; kararlar çoğunlukla alınır, çekimser oy kullanılmaz ve kararlar gerekçelendirilir. Yaklaşık maliyet belirlenmesi gereken hâllerde fiyat araştırması yapılarak bir maliyet tahmini oluşturulur; bazı özel durumlarda maliyet belirsiz olabilir ve bu durum açıklanır. İhaleye katılım için gerekli belgeler ve yeterlilikler belirlenir; hangi belgelerin hangi amaçla kullanılacağı ve hangi belgelerin taahhütname olarak sunulabileceği önceden bildirilir; yanlış bilgiler katılımın reddedilmesine yol açabilir. Birçok kâğıt işinin uygun şekilde hazırlanması ve belgelendirilmesi gerekir; bazı durumlarda mevcut belgelerle yeterlilik sağlanabilir veya belgelerin eksikliği nedeniyle değerlendirmeye alınmayabilir. Kapsama giren dokümanlar, teknik şartnameler ve stok/standart kullanımı yoluyla alım gerçekleştirilebilir; gerektiğinde dokümanda değişiklik yapılması için gerekli kurallar öngörülür. Davete bağlı olarak yapılan çalışmaların dışında, bazı durumlarda ek onaylar ile dokümanlarda değişiklik yapılabilir. Teklifler belirlenen usullere uygun olarak zarflara konulur ve kapalı olarak sunulur; açılış, eksiklerin tespiti ve değerlendirme süreçleri bu çerçevede yürütülür. Tekliflerin geçerlilik süresi ve gerektiğinde uzatma imkanları ortaya konur; değerlendirme süreci belirlenen kriterlere göre gerçekleştirilir.

Kanun 6183
1953-07-28

AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN

Bu yasa devletin, vilayet ve belediyelerin vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takipleri ile bunlara bağlı giderler ve fer’i alacakları kapsamadaki tahsil mevzuatını düzenler; vergi cezaları gibi bazı cezai hükümler saklıdır. Devletin amme alacakları, takip daireleri tarafından takip edilir; borçlunun bulunduğu yere göre takipler ilgili mahaldeki amme idaresinin tahsil daireleri tarafından yürütülür. Tahsil için teminat talep edilebilir; teminat olarak nakit, süresiz ve şartsız banka teminat mektupları, süresiz kefaletler, devlet iç borçlanma senetleri veya buna denk belgeler, belirli menkul ve gayrimenkuller gibi değerler kabul edilir; teminatın değer kaybetmesi veya borç artması durumunda ek teminat istenir; teminat başka değerlerle değiştirilebilir. Şahsi kefalet de kabul edilebilir; kefalet noter tasdikli sözleşme ile tesis edilir ve alacaklı tahsil dairesi tarafından kabul edilip edilmeyeceğiyle ilgili karar verilir; kefalete ilişkin ödeme yapıldığına dair belge verilir. Teminat olarak kullanılan eşya konusunda bazı özel sınırlamalar uygulanır; otel, han, pansiyon gibi işletmelerin işlemlerinden doğan alacaklar için belirli eşyalar teminat olarak kabul edilebilir; üçüncü şahısların hak iddiaları bu teminata zarar vermez. İhtiyati haciz derhal uygulanabilir; teminat istenmesi halinde, borçlunun ikametgahı yoksa, kaçma veya mal kaçırma ihtimali varsa, teminat veya kefil gösterilmemişse, mal bildirimine ilişkin eksik bildirim varsa, para cezası nedeniyle dava açılmışsa veya diğer ilgili haller mevcutsa haciz işletilir. Hacize karşı itirazlar vergi itiraz komisyonlarında incelenir ve kararlar kesindir. Hacizin kaldırılması, borçlunun uygun teminat göstermesi halinde mümkün olabilir. İhtiyati tahakkuk uygulanabilir; bazı hallerde vergi dairesi yöneticisinin talebiyle henüz hesaplanmamış vergi ve cezaların derhal tahakkuk ettirilmesi sağlanır; geçmiş yıllar için geçici takdirlerle hesaplanan tutarlar da bu kapsamda tahsil edilir; bu tutarların ödeme zamanları gelmeden ödenmesi gerekir, ancak gerekirse derhal haciz uygulanabilir. İhtiyati tahakkukun düzeltilmesi, tarhiyata dayalı düzeltmeler ve nihai kararlar çerçevesinde mümkün olur. Rüçhan hakkı uygulanır; amme alacakları, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce de alacaklı olarak yer alır ve satış bedeli paylaştırılır; belirli varlıklar için özel hükümler ve rehinli alacaklıların hakları korunur; iflas ve tasfiye hallerinde amme alacakları imtiyazlı alacaklar kapsamında ele alınır. Amme alacağını borçlundan kesip tahsil dairesine ödemek zorunluluğu bulunanlar bu yükümlülüklerini yerine getirmezse, ödenmeyen alacaklar bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Ödemeler ve işlemler hususunda zorunlu kesinti uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, hangi ödemelerin kapsama girdiği, hangi durumlarda istisna olduğu ve ödemelerin kimlere yapılacağı konularında ayrıntılar belirlenir; hızlı ve güvenilir tahsilat için kesinti ve paylaşım mekanizmaları öngörülür; gerektiğinde genel esaslar çerçevesinde özel hükümler uygulanır.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

Kanun 6824
2017-03-08

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu kanun, bazı tarımsal kredi alacaklarının ve belirli elektrik alacaklarının yeniden yapılandırılmasına imkan tanır; borçlulara kredi borçlarını toplu olarak veya taksitle ödeme imkanı sunulur. - Yeniden yapılandırmada borç asıl tutarı ve fer’i alacaklar için hesaplama yöntemleri belirlenir; borçluya basit faiz esasına göre ödeme planı uygulanır ve borçlunun tercihine göre toplu ödeme veya taksitli ödeme seçenekleri tanınır. - Taksitlendirme durumunda yapılandırmaya konu tutarlar için ek taksit faizi uygulanır; toplu ödeme yapılması halinde bazı faiz veya ilave yükümlülükler uygulanmaz. - Başvuruda bulunan borçlular için mevcut dava ve icra işlemleri durdurulabilir veya gerekli hallerde sona erdirilebilir; dava ve icra giderleriyle ilgili bazı durumlar borçlunun lehine sonuçlanabilir. - Taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde belirli süre içinde ödeme yapıldığı takdirde yapılandırma korunabilir; aksi halde yapılandırma iptal edilip borç tamamı muaccel hale gelebilir. - Uygulama kapsamında borçlulara, ödenmesi gereken tutarlarda Yİ-ÜFE gibi enflasyon endeksine göre hesaplanan tutarlara göre indirimler veya özel ödeme planları uygulanabilir; bu planlar doğrultusunda taksit sayıları ve ödeme süreleri belirlenir. - Belirli elektrik alacakları için, ödenmesi gereken tutarlarda peşin veya taksitli ödeme seçenekleri sunulur ve uygun görülen durumda fer’i alacaklardan vazgeçilebilir; ödemeler bölgeler ve ürün hasat dönemleri dikkate alınarak planlanabilir. - Başvuru sürecinde borçluların, borçlarını yapılandırma kapsamına almak için gerekli beyanı ve iradeyi ilgili taraflara iletmeleri; ayrıca açılmış olan davalardan vazgeçmeleri gerekebilir. - Yapılandırma kapsamında elde edilen faydaların devamı için borçluların ödeme planına uygun hareket etmesi; planın ihlali halinde yapılandırma iptal olur ve borç tamamı talep edilebilir. - Bu yapılandırma çerçevesinde bazı giderler veya masraflar için ödeme yükümlülükleri doğabilir ve ilgili kamu kurumlarının gerekli düzenlemeleri yapması öngörülebilir.