10 / 701 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 200915188
2009-08-09

KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA İŞÇİ ALINMASINDA UYGULANACAK USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik kamu kurum ve kuruluşlarında işçi alımlarını merkezi bir süreçte yürütmeyi ve adil, şeffaf uygulamaları sağlamayı amaçlar. - İşçi talepleri merkezi bir kurum aracılığıyla yapılır ve uygun bulunan talepler karşılanır; kariyer meslek talepleri ise ulusal düzeyde ele alınır; diğer taleplerin hangi düzeyde karşılanacağı kurumlarca belirlenir. - Taleplerin ilanı kamuoyuna duyurulur; başvurular belirlenen süre içinde gerçekleştirilir; adres bilgilerinin doğrulanması için mevcut nüfus kayıt sistemi kullanılır. - İşe alınacaklarda belirlenen temel şartlar aranmaktadır; engelli adaylar için sağlık raporu gereklidir; gerekli görülürse geçici istihdam için özel kurallar uygulanabilir. - Öncelik hakkına sahip olanlar için belirlenen kategoriler vardır ve bu haklar belgelenmelidir; hak sahiplerinin başvurma ve yerleşme süreçleri buna göre yürütülür; haklar kötüye kullanılmamalıdır. - Başvuru süreçlerinde engellilik ve diğer özel durumlar açısından eşitlik sağlanır; cinsiyet ayrımcılığına yer verilmemesi esastır. - İlçe düzeyinde karşılanamayan talepler ise il, bölge veya ulusal düzeye kaydırılarak tamamlanabilir. - Kurumlar, gerekli gördüklerinde bazı durumlarda işçi talebini doğrudan kendi faaliyet alanı içinde veya ilgili kurumsal yapı ile uyumlu olarak yürütme esnekliğine sahiptir. - Adaylar için başvuru süreci boyunca gerekli belgeler ve başvuru için izlenecek yol net biçimde belirlenir; ayrıca taleplerin sonucunda ilanlar ve duyurular yoluyla bilgilendirme yapılır.

CB Yönetmeliği 923809
1993-01-18

NAKDİ TAZMİNAT VE AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu Yönetmelik, güvenlik ve asayişin korunması amacıyla görev yapanler ile bu görevler nedeniyle ölen, yaralanan veya engelli hale gelenler ile bunların bakıma muhtaç yakınlarına maddi tazminat, aylık bağlanması ve öğrenim/sağlık yardımı sağlanmasına ilişkin esasları belirler. Uygulamada temel amaç, görev sırasında zarar görenlerin ve ailelerinin maddi ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktır. Pratik etkiler - Ölen veya engelli hale gelenlerin yaklaşık olarak kendisi ile yakınları için tazminat ve aylık hakları düzenlenir; bu haklar talep edilerek, öncelik sırasına göre paylaştırılır ve bazı durumlarda mirasçıların hakları devreye girer. - Engellilik durumunda, engellilik derecesine göre belirlenen tutarlarda ödeme yapılır; bu tutarlar, bakım gereksinimi ve yaşam sürdürme etkileri gözetilerek hesaplanır. - Yaralanma halinde yapılan ödeme, yaralanmanın ciddiyetine göre belirli oranlarda gerçekleştirilir; tedavi sürecinde geçici olarak avans ödenmesi ve sonrasında kesin tutarın netleşmesi söz konusudur. - Ölenler ve engelli hale gelenler için bağlanacak aylıklar, ilgili sigorta kurumunun işlemleriyle belirlenir ve bu aylıklar çeşitli durumlarda dul ve yetimlere devredilir; bazı durumlarda artış uygulanabilir. - Öğrenim yardımları ve sağlık yardımları ile ilgili haklar güvence altına alınır: çocukların eğitimleri için uygun imkanlar (kamu kurumlarına ilişkin yatılılık/sınav esasları) ve yükseköğrenim için yurt/kredi destekleri sağlanır; tedavi giderleri kamu kurum ve hastanelerinde karşılanır. - Nakdi tazminatın ödenmesi, ilgili kurumlarca incelenen bir süreçle belirlenir ve onaylanan kararlar doğrultusunda ödemeler gerçekleştirilir. - Kapsama, sadece iç güvenlik göreviyle sınırlı kalmaz; yabancı ülkelerde veya uluslararası sahalardaki görevler nedeniyle meydana gelen kayıplar için de haklar aynen uygulanır. - Tazminat ve yardımların izlenmesi, kayıtların tutulması ve gerektiğinde yeniden değerlendirme süreçleri ile yürütülür; bu çerçevede ilgili kurumlar arasındaki koordinasyon sağlanır.

Kanun 4857
2003-06-10

İŞ KANUNU

Bu Kanunun uygulanması, işverenler ile çalışanlar arasındaki çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumlulukları netleştirmeyi amaçlar ve kapsamı büyük ölçüde geniştir; bazı istisnalar hariç tüm işyerlerini kapsar. - İşveren, işveren vekili ve işçi kavramları netleşir; vekil de işverenin sorumluluklarını taşır. - Alt işverenlik ilişkisinde asıl işverenin sorumlulukları devam eder; muvazaalı bir uygulama tespit edilirse çalışanlar başlangıçtan itibaren asıl işverenin çalışanı sayılır; böylece çalışan hakları korunur. - İşin bölünerek alt işverene verilmesi konusunda sınırlamalar bulunur; ana işin çoğu veya tamamı dışındaki işler için alt işverenlik kurulabilir; bu durumda taraflar birlikte sorumluluk taşıyabilir. - İşyerinin devri durumunda mevcut iş sözleşmeleri devralana geçer; devralan, çalışanın hizmet süresi esas alınan haklarını bu devretme sürecinde korur; devreden ve devralandan önceki borçlar için ortak sorumluluk olabilir; bazı durumlarda ortak sorumluluk sınırlı olabilir. - Geçici iş ilişkileri belirli koşullarda kurulabilir; süre ve yenileme sınırları öngörülür; geçici işçi, geçici iş veren ve özel istihdam bürosu arasındaki yazılı sözleşmeye bağlı olarak çalışır; ücret ödemeleri ve sigorta hakları güvence altındadır; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitim ve tedbirler alınır; geçici işçiler için sosyal hizmetlerden eşit muamele sağlanır. - Eşit davranma ilkesi uygulanır; dil, ırk, cinsiyet, engellilik gibi sebeplerle ayrım yapılamaz; eşit işe eşit ücret ilkesi geçerli olur; cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapılamaz; ihlal halinde haklar ve tazminat doğabilir. - İş sağlığı ve güvenliği eğitimi ve gerekli tedbirler tüm çalışanlar için sağlanır; özellikle geçici işçiler için yükümlülükler belirlenmiştir. - İş yerinin veya bölümünün devri, hakların korunması ve yükümlülüklerin paylaşılması açısından kurallara tabi tutulur; tescil ve bildirim gibi hususlar uygulanır. - Kanunun uygulanmaması gereken bazı işler ve iş ilişkileri de öngörülmüştür (örneğin bazı tarım, aile ekonomisi kapsamındaki işler ve ev içi hizmetler gibi alanlar). - Muvazaalı işlem nedeniyle çalışan haklarının ihlal edildiği durumlar için gerekli denetim ve itiraz mekanizmaları öngörülür; tespit halinde işçiler başlangıçtan itibaren haklarını talep edebilir. Bu düzenlemeler, çalışanların korunmasını, adil çalışma koşullarını sağlamayı ve işverenler için çalışan hakları ile sorumluluklarının netleşmesini hedefler.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

CB Yönetmeliği 10896
2026-01-22

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ VE DIŞ İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN TERTİPLENECEK ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR VE TOPLANTILARDAN CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN BELİRLENENLERİN YÜRÜTÜLMESİNE YÖNELİK 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (z) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK ALIMLARA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

- Bu düzenleme, uluslararası organizasyonlar ve toplantılar için yapılacak mal ve hizmet alımlarının nasıl planlanacağını, hangi yollarla temin edileceğini ve hangi kontrollerle yürütüleceğini belirler. - Alımlar ilan yoluyla yapılabileceği gibi doğrudan temin yoluyla da gerçekleştirilebilir; bu sayede ihtiyaca uygun ve hızlı çözümler üretme esnekliği sağlar. - İhtiyaçlar belirlenir, maliyet yaklaşık olarak hesaplanabilir ve gerektiğinde piyasa araştırması yapılabilir; yapılan değerlendirme ve hesaplama süreci belgelenir. - Alım işlemlerinde gerekli görüldüğünde alım komisyonu kurulur; kararlar çoğunlukla oy çokluğu ile alınır ve yazılı tutanakla kaydedilir. - Yeterlilik kriterleri belirlenir; ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlilikler değerlendirilir, eksik beyan durumunda teklif değerlendirme dışı bırakılır. - Teklifler, idari ve teknik şartlara uygunluk açısından değerlendirilir; gerekli görüldüğünde açıklama istenir ve en uygun teklif belirlenerek onay süreçleri başlatılır. - İhtiyaçlar tek bir tedarikçiden veya birden çok tedarikçiden temin edilebilir; yurt içi veya yurt dışındaki kaynaklar kullanılabilir; süreçler elektronik ortamda da yürütülebilir.

CB Kararı 7028
2023-04-05

CAZİBE MERKEZLERİ PROGRAMI KAPSAMINDA YATIRIMLARIN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 7028)

- Karar, cazibe merkezleri programı kapsamındaki yatırım desteklerinin uygulanmasına ilişkin hükümlerde değişiklik yapar. - Desteklerden yararlanan yatırım harcamalarının diğer kamu desteklerinden yararlanılamaması yönündeki temel kural netleşir; bazı kredi destekleri için bu kuralın istisnası tanınabilir. - Depremden zarar gören bölgelerde gerçekleştirilecek yatırımlar için geçici olarak özel uygulamalar getirilir; bu yatırımların desteklenmesi için mevcut çerçeveye uygun şekilde destek unsurları uygulanır ve belirli sınırlamalar getirilir. - Yerine konulacak yatırımlar için sigorta primi ve istihdamla ilgili hesaplama esasları ile hangi yatırım türlerinin değerlendirmeye alınacağına dair kriterler ve uygulama esasları belirlenir. - Kararın uygulanmasıyla ilgili genel yönlendirme ve uygulanabilirlik çerçevesi belirginleşir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Kararı 7222
2023-05-03

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ BAZI MAL VE HİZMETLERDEN ÜCRETSİZ VEYA İNDİRİMLİ OLARAK FAYDALANACAKLARIN TESPİTİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 7222)

Deprem sonrası rehabilitasyon sürecinde yaralanma sonrası sinir ve ekstremite hasarı olan ve sosyal güvencesi olmayan kişiler için dış protez ve ortez ile bu tedavilere ilişkin giderlerin karşılanması sağlanır. Bu kapsama giren tedavi ve protezlerin temini ve uygulanmasına ilişkin düzenlemeler yapılır. Olası tereddütlerin giderilmesi için gerekli esaslar belirlenir.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.