10 / 279 sonuç gösteriliyor

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

Kanun 3039
1936-06-23

ÇELTİK EKİMİ KANUNU

Bu kanun, çeltik ekiminin planlı, denetimli ve sağlık güvenliği sağlayacak şekilde yürütülmesini amaçlar; uygulama, izin, su yönetimi, işçi sağlığı ve cezai yaptırımlar gibi konuları düzenler. - Çeltik ekim alanlarının yönetimi için bölgesel komisyonlar kurulur; komisyonlar, ekimin yapılacağı yerler için planlar yapar, su dağıtımını ve arazi paylaşımlarını koordine eder ve adaylar arasından uygun başvuru sahiplerini belirler. - Çeltik ekimi yapacaklar, komisyonlardan izin almak zorundadır; komisyonlar, başvuruları değerlendirir ve uygun görülenlere ekime izin verir, sürecin takibini sağlar. - Su kaynaklarının paylaşımı ve sulama planı, komisyonlar tarafından belirlenir; gerektiğinde parça ekim veya nöbet sistemi uygulanır; sulama zamanları, mutemed heyetleri tarafından denetlenir. - Çeltik tarlalarının su ihtiyacı ve arklar (su yolları) için kroki ve planlar hazırlanır; inşa ve bakım işlemleri, ilgili heyetler ve müştereken yürütülen çalışmalarla gerçekleştirilir. - Mutemed heyetleri, suyun adil ve verimli dağıtımını sağlar; sulama yasağı ve kesme zamanlarında tarım arazilerinin su durumunu düzenler, kararlarına uyulmasını sağlar. - Çeltik tarlalarının kurulumu ve su taşıma düzeni köy ve kasaba gibi yerlerde belirli mesafelerde bulunma ilkesine tabidir; özel durumlarda sağlıkla ilgili güvenlik ve çevre koşulları gözetilir. - İşçi sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirler alınır; temiz içme suyu sağlanır, barınma koşulları iyileştirilir, sivrisineklerle mücadele tedbirleri uygulanır ve kinin gibi ilaçlar ücretsiz temin edilir. - İşçilere yönelik davranış ve çalışma şartlarını bozma halinde para cezaları uygulanır ve tekrarda çeltik ekiminden men edilme gibi yaptırımlar öngörülür. - Komisyonlar ve mutemed heyetleri, kendi hizmetleri karşılığında tazminat ve ulaşım giderleriyle ilgili ödeme imkanlarına sahiptir; bu masraflar ilgili bütçelerden karşılanır. - Esas olarak izinsiz ekim, sağlık tedbirlerine uyumsuzluk ve komisyon kararlarına riayetsizlik gibi haller cezaya ve ekimden men etmeye yol açar. - Kanun, uygulama şeklinin belirlenmesini ve uygulanmasına ilişkin yönetmeliklere bağlanır. - Çeltik üretiminin belirli alanlarda ve belli şartlarda yapılmasına ilişkin genel ilkeler ve sınırlamalar, tarımsal üretimin dengeli dağılımını ve kamu sağlığını gözetmeyi amaçlar.

Kanun 2873
1983-08-11

MİLLİ PARKLAR KANUNU

Bu metnin pratik etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Belirlenen milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve tabiatı koruma alanları, doğal değerlerin bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesi amacıyla özel bir koruma ve yönetim çerçevesine alınır. - Bu alanlarda gerekli gelişme ve kullanım planları hazırlanır; iskan ve yapılaşma, planlara uygun projeler ve onay süreçleri çerçevesinde yürütülür. - Kamu yatırım ve projeleri için izinler verilir ve uygulamalar denetlenir; tarihi ve arkeolojik alanlarda çalışmalar için özel izinler gereklidir. - Turizm amaçlı bina ve tesisler için izinler verilebilir; ilgili haklar ve kullanımlar belirli süreler için tesis edilebilir; süre sonunda tesislerin devri ve değer üzerinden uzatma olanakları bulunabilir. - Kamuya ait alanlarda yapılan ya da yapılacak kullanımlar için belirlenen sınırlar dışına çıkılmaz; bu alanlarda kullanım izni ve irtifak hakları sınırlanabilir. - Ardında maden ve petrol arama/işletme ruhsatları, korunması gerekli alanlarda, uygunluk ve koruma koşulları göz önünde bulundurularak verilir. - Alanlarda altyapı ve hizmetler, koruma ve yönetim amaçları doğrultusunda ilgili yetkili kurumlar tarafından gerçekleştirilir ve işletilir. - Kaynakların geliştirilmesi amacıyla koruma ve çok taraflı kullanım dengesi gözetilerek teknik uygulamalar yapılır; belirli yerlerde üretim, avlanma ve otlatmaya yönelik izinler verilebilir. - Tabiat alanlarında doğal denge, yaban hayatı ve ekosistem korunur; bozulacak veya bozabilecek her türlü müdahale ile kontrollü olmadan yapı ve tesis kurulması engellenir. - Tescil açısından kamu arazileri ve mevcut tesisler üzerinde yetkisiz tescil işlemleri yasaktır; gerektiğinde müdahale ve el koyma yürütülür. - Koruma görevlileri ve alan kılavuzlarıyla ziyaretçi yönetimi, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yaygınlaştırılır; yöre halkı bu süreçte alan kılavuzluğu konusunda eğitilir. - Uygulama ve yönetişim için gerekli yönetmeliklerin çıkarılması ve uygulanması sağlanır; bu kapsamda planlar ve sorumluluklar netleşir. - Koruma alanlarında yasa dışı fiiller ve tahribatlar için cezai yaptırımlar uygulanır ve artırılabilir. - Mevzuat değişiklikleri ve geçici hükümler, mevcut hakların korunması ve giriş ücretleri ile cezaların uygulanması üzerinden süreçleri etkiler. - Yürürlük ve uygulanabilirlik, kanunun belirlediği kapsamda hayata geçirilir.

Kanun 2565
1981-12-22

ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNU

Bu yasa, askeri tesisler ve güvenlik açısından kritik bölgelerin çevrelerinde güvenlik ve gizliliği sağlamak amacıyla askeri yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri kurulmasını, kaldırılmasını ve gerektiğinde genişletilmesini öngörür. Bu bölgelerin sınırları ve ilanıyle ilgili esaslar belirli ve bu sınırlar işaretlerle veya haritalarla gösterilir. Kara alanında yüksek güvenlik gerektiren bölgelerin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Bölgede bulunan taşınmazlar kamulaştırılabilir. - Bölgede yalnızca görevliler ve izin verilen diğer görevliler ile vatandaşa özel kurallar çerçevesinde giriş ve ikamet izni verilebilir; bazı durumlarda aile fertlerinin girişine veya su kaynaklarından yararlanılmasına yönelik istisnalar uygulanabilir. - Yabancıların bölgeye geçici bile olsa girmesi veya ikamet etmesi genel olarak izin gerektirir. - Bölgede bulunan eski eserler ve doğal kaynaklar araştırılıp işletilebilir; bunun için denetimli ve onaylı çalışmalar gerekli olur. - Bölgede fotoğraf çekimi, harita çıkarma gibi faaliyetler, savunma ve güvenlik tedbirlerini bozacak durumlar dışında izinle yapılabilir. - Kamulaştırma zorunlu değildir; ancak bölgenin güvenliği için gerekli görülen durumlarda mal sahiplerine yönelik düzenlemeler yönetmelikle belirlenir. - Bölgenin güvenliğini bozabilecek inşaat ve diğer faaliyetler durdurulur; uygun görülmeyen yapılar yıkılarak masrafları sahiplerinden talep edilebilir. Kara ikinci düzey bölgelerinin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Vatandaşlar bölge içinde yaşama, seyahat etme ve tarımsal/faaliyet yürütme konusunda serbest olabilir; ancak güvenlik gerekçesiyle bazı durumlarda sınırlamalar getirilebilir. - Yabancılar bölge içinde mülk edinemez, ikamet veya uzun süreli kalışlarda sınırlamalar uygulanabilir; bazı durumlarda izin alınması gereklidir. - Bölgeye girişler ve konaklama için izin alınması gerekir; yetkili makamlar bu izinleri düzenler. - Bölge içinde yollar ve geçişlerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir. - Bölgede belirli bir süre içinde taşınmaz mal sahipliği ve durumunun raporlanması gerekir. - Bölge içinde inşaat, hafriyat, ormancılık, yeni ekim gibi faaliyetler için önceden onay alma zorunluluğu vardır; izinsiz çalışmalar durdurulur, sahibine yaptırım uygulanabilir. - Savunma ve güvenlik açısından önemli olan alanlarda izinsiz teknolojik cihazlar kullanılamaz. - Eski eserler ve doğal kaynaklar ile ilgili işlemler, uygun görüş alındıktan sonra yürütülür; bu alanlarda gemi sökümü için tesisler kurulamaz. Deniz alanlarında uygulama şu sonuçları doğurur: - Deniz kıyılarından başlayarak belirlenen sınırlar işaretlerle belirlenir ve haritalara işlenir. - Yabancı deniz araçları kötü hava koşulları veya teknik arızalar dışında belirlenen bölgelere giriş yapamaz; sığınma durumunda yetkili makamlara bildirilir ve mümkün olan en kısa sürede bölgeyi terk etmesi sağlanır; masraflar ve zararlar ilgili taraflarca karşılanır. - Denize açılan veya sığınan gemi ve araçların güvenliği için gerekli tedbirler alınır. - İkinci derece deniz bölgelerinde Türk vatandaşlarının serbest balıkçılık ve doğal kaynaklarla ilgili faaliyetleri bazı güvenlik şartlarıyla sürdürülür; yabancıların bu bölgelerde mal edinmesi ve ikametleri yasaktır; giriş için izin gerekir. - Yabancı gemi ve deniz araçlarının bölgelerdeki faaliyetleri için izin ve görüşmeler gereklidir; bazı durumlarda limanlara giriş ve çıkış için yetkili makamların onayı gerekir; zaruri hallerde sığınmalar için özel durumlar tanınabilir. - Deniz bölgelerindeki liman ve körfezlere giriş çıkışlar için güvenlik esasları uygulanır; sığınma durumlarında yükümlülükler yerine getirilir ve gerekli bildirimler yapılır. - Bu bölgelerdeki arama, keşif ve kaynak işlemleri milli kurullara uygun olarak yürütülür; savunma güvenliği açısından zararlı görülen uygulamalar yasaktır. Genel olarak, bu düzenleme bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla sınırları belirler, giriş ve ikamet üzerinde kısıtlamalar getirir, yabancıların hakları üzerinde sınırlamalar koyar, kaynakların ve eski eserlerin araştırılması ile kullanımı için denetim ve izin mekanizmalarını öngörür; uyulmadığında ise denetim ve yaptırım süreçleri devreye girer. Bu çerçevede bölge sahipleri ve kullanıcıları, güvenlik gerekçesiyle uygulanacak kısıtlamaları karşılayıp, gerekli izinleri almakla yükümlüdür.

Kanun 6831
1956-09-08

ORMAN KANUNU

Orman olarak sayılan alanlar, tabii ve emekle yetiştirilen ağaç topluluklarının bulunduğu yerleri kapsar; bazı alanlar ise orman sayılmaz. Bunlar arasında sulaklıklar, step örtüsüyle kaplı alanlar, her türlü dikenli ve çalı türleriyle kaplı alanlar, parklar, eski mezarlıklar içindeki ağaçlar ve tarım arazileri olarak kullanılan, orman içinde bulunan veya bitişiğinde bulunan belirli ağaç ve ağaççıklar yer alabilir. Ayrıca sahipli arazide bulunan ve civarındaki ormanlarda doğal olarak yetişmeyen ağaçlar ile bazı özel kullanımdaki araziler de orman sayılmama kapsamına girebilir; bazı durumlarda yabancı türlerle veya tarımsal amaçlarla kullanılan araziler de bu kapsam dışı kalabilir. Bu kapsam dışına çıkartılan alanlar, devlet, kamuya ait kurumlar veya özel sahipler adına orman sınırlarının dışına alınabilir; çıkartılan bu yerler taşınır veya tescil süreçleriyle kayıt altına alınır ve bu işlemler kesinleşir. Orman sınırları dışına çıkartılan alanlar dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz. Belirli şartlarda muhafaza ormanları, milli parklar ve üretim ormanı gibi nitelikler korunur. Ayrıca bazı alanlar, korunması gerekli bulunduğunda ya da tarihi, estetik, turistik değerler nedeniyle orman rejimine alınabilir. Ormanlar, devlet ormanları, kamuya ait ormanlar ve özel ormanlar olarak sınıflandırılır; ayrıca bu kategoriler içinde koruma ve üretim işlevlerini ifade eden alt tipler bulunur. Ormanların yönetimi ve denetimi, orman idaresinin sorumluluğundadır; diğer sahipler ise ormanlarla ilgili işlemlerden denetime tabidir. Orman kadastrosu adı verilen sınır belirleme çalışmaları, belirli komisyonlar tarafından yürütülür; ilanlar yapılır, itirazlar için belirli süreler öngörülür ve başvuru sahiplerinin katılımı sağlanır. Sınır noktaları yerinde tespit edilerek haritalara işlenir; tespit edilen sınırlar değiştirilemez ve kayıtlar ilgili kurullarca onaylanır. Kadastro çalışmalarında harita ve ölçüm işlemleri uzmanlar tarafından yapılır ve kontrol, onay süreçleriyle tamamlanır. Kesinleşen tutanak ve haritalar ilan edilir; itirazlar süresi dolduktan sonra kararlar kesinleşir. Sınır dışına çıkarılan veya kadastroyla belirlenen yerler üzerinde, fiilen orman olan alanlar tespit edilip gerektiğinde orman vasfı sürdürülür veya yasal kayıtlarla gerekli işlemler yapılır. Bu süreçler sonucunda yapılan tasarruflar için belirli ödemeler ve bedeller uygulanır; ancak bazı durumlarda, uygulama süresi içinde satış işlemleri tamamlanana kadar bu bedeller alınmaz. Noktaların, taşların ve işaretlerin korunması zorunludur; bu işaretlerin yer değiştirilmesi veya zarar görmesi yasaktır.

Kanun 3621
1990-04-17

KIYI KANUNU

Kıyı seridi ve kıyı hattı, kamu yararını gözetilerek korunacak ve toplumun ortak kullanımına açık tutulacaktır; bu alanlarda doğal ve kültürel özelliklerin korunması önceliklidir. Kıyı hattının belirlenmesi zorunludur; belirlenemeyen bölgeler için belirleme süreci, planlama süreciyle uyumlu olarak yürütülür. Kıyı ve sahil seridinde hiçbir yapı inşa edilemez; engeller oluşturmaya yönelik uygulamalar, kum ve benzeri doğal malzemelerin alınması veya taşınması yasaktır; kirletici atıklar bırakılmaz. Kıyı kenarında yapılacak planlı kullanımlarda kamu yararı esas alınır; belirli koşullarla konaklama dışı, günübirlik turizm ve rekreasyon amaçlı yapılar ile altyapı tesisleri mümkün olabilir; bunun için uygun planlama ve şartlar gerekir. Doldurma veya kurutma yoluyla arazi kazanımı, kamu yararı için ve planlara uygun olarak yapılabilir; elde edilen arazi özel mülkiyet konusu olmaz ve kamuya ait sayılır; bu işlemler için gerekli izinler ve şartlar uygulanır. Kıyı ve doldurma kurutma yoluyla kazanılan araziler üzerinde yapılacak yapı ve tesislerin ruhsatlandırılması ve uygunluk denetimi gerekir; ruhsat ve ilgili yönetmeliklerle belirlenen şartlar sağlanmalıdır. Tapu kayıtlarında sahil seridi ile ilgili yükümlülükler ve beyanlar kesinleşir; bu alanlarda yapılan yapılar beyan zemini üzerinde tanımlanır. İmar mevzuatına aykırı veya ruhsatsız yapılar için yaptırım ve, gerektiğinde yapının kaldırılmasına ilişkin süreçler uygulanır; bu cezalar ve yaptırımlar, ilgili mevzuata göre yürütülür. Planlar ve uygulamalar, koruma amaçlı öncelikler ve çevresel hassasiyetler gözetilerek hazırlanır ve uygulanır; sahil seridinde yapılacak yeni düzenlemeler, bu çerçevede karar alınır. Sahil seridi üzerinde özel güvenlik ve savunma amacıyla kullanılan alanlar için istisnai uygulamalar söz konusu olabilir; bu tür durumlar özel hükümlerle ele alınır.

CB Kararı 6716
2023-01-17

ERZURUM İLİ, PASİNLER, HORASAN VE KÖPRÜKÖY İLÇELERİNDE BULUNAN BAZI YERLERDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6716)

Bu karar, kamu yararı gözetilerek belirlenen bölgelerde zorunlu arazi toplulaştırması yapılmasını öngörür. Toplulaştırma kapsamındaki arazilere ilişkin işlemler bu kapsamdaki parsellerin yeniden düzenlenmesini hedefler. Toplulaştırma kapsamı dışına alınacak alanlar, kriterlere uygun olmayan yerler, teknik olarak toplulaştırma sahasına dahil edilmesi uygun olmayan tepelik, taslik, çukurluk alanlar ile yoğun sabit tesis bulunan alanlardır. Bu uygulama sonucunda, kapsama giren araziler üzerinde toplulaştırma işlemleri gerçekleştirilecek ve kapsam dışında kalan alanlar bu süreç dışında tutulacaktır.

CB Kararı 6493
2022-12-10

MUĞLA İLİ, DALAMAN VE FETHİYE İLÇELERİ SINIRLARI İÇERİSİNDE BULUNAN YASSICA, ŞEYTAN, GÖCEK, HACIHALİL ADALARI VE ÇEVRESİ (4. BÖLGE) DOĞAL SİT ALANININ KORUMA STATÜSÜNÜN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ SONUCUNDA, BAZI ALANLARIN KESİN KORUNACAK HASSAS ALAN OLARAK TESCİL VE İLAN EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6493)

Belirlenen adalar ve çevresi kesin korunacak hassas alan olarak ilan edilmiştir. Bu alan kapsamında çevreye zarar verebilecek yeni yapılaşma, altyapı çalışmaları, madencilik, kıyı dolgu ve benzeri gelişmeler ya yasaklanır ya da sıkı izin ve denetim süreçlerine tabidir. Mevcut kullanım ve projeler için özel izin gerekliliği ve uygunluk denetimleri uygulanır. Ziyaretçi ve kullanıcılar için erişim ve kullanım konusunda kontrollü düzenlemeler uygulanabilir. Koruma amacıyla bilimsel çalışmalar, izleme ve restorasyon projeleri için başvuru ve onay süreçleri yürütülür; bu tür faaliyetler için uygun önlemler alınır. Çevresel etkilerin azaltılması amacıyla izleme, raporlama ve denetim yükümlülükleri güçlendirilir; izinsiz hareket ve uygunsuz faaliyetler cezai yaptırımlara tabi olabilir.

CB Kararı 2802
2020-07-28

SU ALTINDA KORUNMASI GEREKLİ KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARININ BULUNDUĞU BÖLGELERDE DALIŞ YASAĞI UYGULANMASI HAKKINDAKİ 5/4/2016 TARİHLİ VE 2016/8743 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ EGE DENİZİNDE YER ALAN DALIŞA YASAK SAHALARA İLİŞKİN KOORDİNAT LİSTESİNDE BULUNAN E19 VE E24 NUMARALI SAHALARA AİT KOORDİNATLARIN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2802)

Bu karar, Ege Denizi’nde dalış yasağı uygulanacak bölgelerin sınırlarının ekli listeyle güncellenmesini sağlamaktadır. Yenilenen sınırlar, dalış yasağının hangi alanları kapsadığını belirlemektedir. Dalış faaliyeti yürütenler ve ilgili kişiler yeni sınırları esas alarak hareket etmelidir. Değişiklikler, yasağın kapsamının bazı alanlarda genişleyebileceğini ya da daralabileceğini içermektedir; bu nedenle ekli listeye başvurulması zorunludur.

CB Kararı 435
2018-12-10

SU ALTINDA KORUNMASI GEREKLİ KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARININ BULUNDUĞU BÖLGELERDE DALIŞ YASAĞI UYGULANMASINA DAİR 5/4/2016 TARİHLİ VE 2016/8743 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARADENİZ’DE YER ALAN DALIŞA YASAK SAHALARA İLİŞKİN HARİTA VE KOORDİNAT LİSTESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 435)

Karadeniz'deki dalış yasağı sahalarına ilişkin harita ve koordinat listesi güncellenmiştir. Güncelleme ile dalış yasağının uygulanacağı alanlar yeniden tanımlanmış ve hangi bölgelerin yasağa tabi olduğu belirlenmiştir. Dalış yapanlar, gemi ve denizcilikle uğraşanlar için güncel harita ve koordinatlara göre hareket etmek ve izin süreçlerini uyumlu şekilde yürütmek gerekecektir. Bu değişiklik, korumanın etkinliğini artırmayı hedefleyerek uygulama ve denetim süreçlerinde rehberlik sağlar.