10 / 55 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 200713012
2008-01-09

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ VE TERÖRÜN FİNANSMANININ ÖNLENMESİNE DAİR TEDBİRLER HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu düzenlemenin pratik etkileri, suç gelirlerinin aklanmasının ve terörün finansmanının önlenmesine yönelik yükümlülüklerin uygulanmasına yöneliktir. - Yükümlüler, risk bazlı bir uyum programı kurmakla ve bu program kapsamında müşteri kimlik tespiti, müşteri izleme, risk değerlendirmesi ve kayıt tutma gibi tedbirleri almakla yükümlüdür; şüpheli işlemleri ilgili merciilere bildirme yükümlülüğü de bulunmaktadır. - Müşteri kimliğinin tespiti ve doğrulanması, gerçek kişiler ve tüzel kişiler için belirli bilgi ve belge toplama ile gerçekleştirilir; gerçek kişinin kimlik tespiti için ad-soyad, doğum tarihi, uyruğu, kullanılan kimlik belgesi türü ve numarası, adres ve iletişim bilgileri ile gerektiğinde kimlik belgelerinin asıllarının veya onaylı suretlerinin sunulması gereklidir; tüzel kişiler için şirket adı, ticaret sicil bilgileri, vergi kimlik bilgileri, faaliyet konusu, açık adres, iletişim bilgileri ve temsil edenlerin kimlik bilgileri istenir. - İşlem öncesi ve süreklilik arz eden ilişkilerde kimlik tespiti tamamlanır; sürekli iş ilişkisi süresince ilişkinin amacı ve niteliği hakkında bilgi alınır ve gerektiğinde doğrulama yapılır. - Uzaktan kimlik tespiti imkanı, taraflar arasında yüz yüze görüşmenin zorunlu olmadığı durumlarda kullanılabilir; uzaktan kimlik tespiti için uygulanacak yöntemler ve kapsamı Bakanlık tarafından belirlenir. - Gerçek faydalanıcının kimliğinin tespit edilmesi ve nihai kontrolün hangi kişilerde olduğunun belirlenmesi zorunludur; bu süreç, müşterinin nihai faydalanıcılarına ilişkin bilgilerin elde edilmesini ve gerektiğinde teyidini kapsar. - Yükümlüler, müşterinin risk durumuna göre ek veya güçlendirilmiş yeterlilik (due diligence) uygulayabilir; riskli görülen işlemler veya müşteriler için ek tedbirler uygulanır. - Noterler, avukatlar ve bazı meslek grupları gibi bazı mesleki gruplar için sınırlı alanlarda özel istisnalar veya ek kısıtlamalar bulunmaktadır. - Kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve bazı yeni hizmet alanları da uyum sistemi kapsamına dahil edilmiştir; bu alanlarda da kimlik tespiti, izleme ve raporlama yükümlülükleri geçerlidir. - Yükümlüler, müşterinin kimlik ve adres bilgilerini doğrulayarak kayıtlarını düzenli olarak güncel tutar ve gerektiğinde bilgilerin güvenli biçimde saklandığını güvence altına alır. - İşlemler ve müşteri işlemleri, risk durumuna göre sürekli izlenir; olağandışı, yüksek riskli veya şüpheli işlemler için ek tedbirler uygulanır ve raporlanır.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

Kanun 3628
1990-05-04

MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI, RÜŞVET VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE KANUNU

Kamu görevlileri ve bu kapsama giren diğer görevli konumlarda bulunanlar kendilerine, eşlerine ve bakımları altındaki çocuklarına ait mal varlıklarını beyan etmek zorundadır; beyan konusu taşınmazlar ile para, hisse senetleri, tahviller, altın ve mücevherler, diğer taşınır mallar, haklar, alacaklar ve gelirler ile bunların kaynakları ve borçlar olarak belirlenmiştir. Beyan konusu olanlar ve kapsam aileye ve kişisel mal varlığına yayılarak belirlenir; beyanlar mal varlığıyla ilgili bütün bu unsurları kapsar. Beyanların zamanı, atama ve göreve başlama, görevi sürdürme süreci içinde önemli değişiklikler olduğunda, yönetim kurulu üyelikleri veya benzeri görevler başlangıçlarında; görev sona erince ve beyan yenilendiğinde gerçekleşir. Bildirimlerin verileceği merciler yetkili merciler olarak belirlenir; bildirimler bu mercilere iletilir ve gerektiğinde ilgili kurumlar tarafından işleme alınır. Beyanlar gizli tutulur; özel dosyada saklanır ve içerikleri kamuya açıklanmaz; inceleme amacıyla gerektiğinde kontrole tabi tutulabilir; doğruluk kontrolü için ilgili kurumlar talepte bulunabilir. Yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlar ile diğer kişilerden alınan, değeri belirli bir sınırı aşan hediye veya bağışlar beyan edilip teslim edilmelidir; bazı istisnalar bulunabilir. Haksız mal edinme, elde edilen mal veya varlıkların kaynağı ve yaşam standardı ile uyumsuz harcamalar bu kapsamda haksız mal edinme olarak değerlendirilir. Soruşturma ve ihbar süreçleri doğrudan savcılığa yapılır; muhbirlerin kimliği korunur; delil elde edildiğinde ilgili kişiler veya yakınları da mal beyanında bulunmakla yükümlü hâle gelebilir; inceleme ve soruşturma süreçleri ilgili makamlarca yürütülür. Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmak durumunda cezai yaptırımlar uygulanır; hapis cezaları, para cezaları ve zoralım ya da bedelin devlete ödenmesi gibi sonuçlar doğabilir; ayrıca kamu hizmetlerinden yasaklanma gibi sonuçlar doğabilir. Bu konuların uygulanmasıyla ilgili ayrıntılar için yönetmelikler çıkarılır ve bunlar uygulanır.

Kanun 6362
2012-12-30

SERMAYE PİYASASI KANUNU

- Sermaye piyasası araçlarının halka arzı veya borsada işlem görmesi için izahname hazırlanması gerekir ve bu izahname yatırımcıların kolayca anlayabileceği şekilde bilgiler içerir. - İzahnamede ihraççıya ilişkin bilgiler ile temel hak ve riskleri içeren özet bölüm yer alır. - İzahnamede yer alan bilgilerin doğruluğu ve eksiksizliğinden ihraççı sorumludur; raporları hazırlayanlar da ilgili hatalı veya eksik bilgilerden sorumlu olabilir. - Kitle fonlaması yoluyla para toplama durumları için özel muafiyetler ve düzenleyici çerçeve öngörülür. - İzahnamelerin onaylanması, yayımlanması ve ilanı için esaslar bulunur; değişiklikler yatırımcılara duyurulur. - İzahnamede değişiklik veya ek hususlar yatırımcılara duyurulduktan sonra satış süreci durabilir. - İzahname veya değişiklikleri için belirlenen esaslar, izahnamenin geçerlilik süresiyle ilişkilidir; sürenin sonunda tamamen onaylı izahname gerekir. - Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilmeksizin ihraç edilmesi için ihraç belgesi hazırlanır ve onaylanır; içeriği kamuya duyurulur. - Sermaye piyasası araçlarının satışında bedellerin ödenmesi gerekir; belirli durumlarda fiyatlama ve hak kullanımı konusunda düzenlemeler uygulanabilir. - Sermaye piyasası araçları elektronik olarak kayden ihraç edilip izlenir; kayıt, saklama, takas gibi süreçler belirli kurallara bağlanır. - Kripto varlık kavramları ve ilgili hizmetler tanımlanır; bu alanda gelecekte düzenlemeler ve uygulanabilir yükümlülükler öngörülebilir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Yönetmeliği 10424
2025-09-18

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU VE KURULUŞUNA DÂHİL KURUMLARIN TELİF HAKKI, YAYIN VE SATIŞ YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik telif hakları, yayımlama ve satış işlemlerini düzenler; ilgili kurumlar tarafından üretilen veya yayımlanması planlanan eserlerin telif haklarının belirlenmesi ve bu hakların korunmasına ilişkin süreçleri, hazırlanması, değerlendirilmesi ve ödenmesi esaslarını kapsar. Bazı sanat eserleri bu yönetmelik kapsamı dışında tutulur. Yayın işlerini yürütmek üzere yayımlama komisyonları kurulur ve bu komisyonlar kararlarını plan doğrultusunda belirlenen esaslara göre alır; komisyonların karar süreci ve yetkileri belirli kurallar çerçevesinde işletilir. Eserler için değerlendirme kriterleri; plan uyumu, bilimsel yöntem veya sanatsal özellik, dil kuralları ve üslup uygunluğu, kapsam ve üslup yeterliliği, milli fayda ve uygunluk gibi ölçütleri içerir; ayrıca eserin elektronik veya basılı olarak yayımlanıp yayımlanmayacağına dair karar verilir. Telif ve islenme ücretlerinin hesaplanması için sayfa başına ve baskı yoğunluğu gibi ölçütler üzerinden yöntemler kullanılır, elektronik yayınlar için de benzer esaslar uygulanabilir; gerektiğinde avans ödemesi yapılabilir ve ödemelerin nasıl hesaplanacağına ilişkin kurallar belirlenir. Eserler için yaratıcı kişilere belirli sayıda kopya verilir; ayrıca indirimli satış ve ücretsiz dağıtım politikaları Yönetim Kurulunun onayına tabidir. Görevleri kapsamında üreten personele telif ödemesi yapılmaz; mesai dışı çalışmalar bu hükmün kapsamındadır. Hak devrine ilişkin sözleşmeler düzenlenir ve yayımlama gerçekleşmediğinde haklar yazara geri dönebilir; sözleşmede belirtilen şartlar çerçevesinde haklar üzerinde işlemler yürütülür. Tüm ödemeler vergiler ve diğer yasal kesintiler sonrasında yapılır. Yayımlanan eserlerin maliyeti ve satış bedeli belirlenen esaslar doğrultusunda hesaplanır ve gerektiğinde ayarlanabilir. Bu düzenleme önceki düzenlemeleri yürürlükten kaldırır ve kurumlarca uygulanır.

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

CB Yönetmeliği 200712937
2007-12-19

BİNALARIN YANGINDAN KORUNMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Pratik etki özeti - Bu yönetmelik, kamuya açık ve özel kullanımda olan her türlü yapı, tesis ve alan için yangın güvenliğini tasarım, yapım, işletim, bakım ve kullanıma entegre etmeyi ve yangın riskini en aza indirip can-mal kayıplarını azaltmayı amaçlar. - Kapsamı, karada ve suda bulunan yapılar ile sabit ve hareketli tesisleri içerir ve bazı özel alanlarda ek kuralların uygulanabileceğini öngörür. - Yeni yapılarda veya kullanım amacı değişen projelerde yangına karşı güvenlik şartlarına uyulması gerekir; bu uyum sağlanıncaya kadar ruhsat veya kullanım izni verilmez. - Yangın güvenlik sistemi tasarımı, uygulaması ve bakımı sorumluluğu, tasarımcılar, yükleniciler, işletmeciler ve ilgili taraflar arasında belirli sorumluluklar doğurur; sistemlerin eksik veya hatalı olması halinde sorumluluk ilgili tarafa aittir. - Yangın algılama, uyarı, söndürme, tahliye ve acil aydınlatma gibi aktif sistemlerin yeterli ve uygun şekilde kurulması gerekir; bu konulardaki eksiklikler veya hatalar için kurumlarca gerekli işlemler yapılır. - Acil durum planları ve tahliye projeleri hazırlanır, onaylanır ve uygulanır; tahliye planları ve projeler bazı durumlarda mimari projelerden ayrı ele alınabilir. - Standartlar uygulanır; mevcut Türk veya Avrupa standartları esas alınır; bunlar yoksa uluslararası geçerli standartlar kullanılabilir. - Sigorta şirketleri, sigorta talebi olan yapılarda uyum denetimi yapmakla yükümlüdür; bu süreçte kamuya herhangi bir vize, harç veya benzeri ücret talep edilemez. - Özel alanlar veya kritik kullanımlar için ek hükümler uygulanabilir; bu tür durumlarda ilgili kamu kurumları ek kararlar alabilir. - Yangın güvenliği ile ilgili uyumsuzluklardan doğacak hasarlarda kusurlarına göre sorumluluklar paylaşılır; yapı sahibi, tasarım ve denetim görevi bulunanlar, müteahhitler ve danışmanlar sorumluluk altında sayılır.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 7545
2025-03-19

SİBER GÜVENLİK KANUNU

Bu düzenleme, siber güvenliği ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak ele alır ve kritik altyapı ile kamu hizmetlerinin güvenliğini güçlendirmeyi amaçlar. Kamu kurumları ve kritik altyapı sahipleri varlık envanteri oluşturmaya, risk analizleri yapmaya ve güvenlik tedbirlerini uygulamaya zorunlu kılınır; güvenlik önlemleri hizmet ve ürün yaşam döngüsü boyunca uygulanır. Siber olaylara müdahale yeteneklerini geliştirmek için müdahale ekipleri oluşturulur, tatbikatlar yapılır ve ülkeler arası işbirliğiyle koordinasyon geliştirilebilir; siber tehdit istihbaratı elde edilmesi ve paylaşılması teşvik edilir. Yazılım, donanım, ürün, sistem ve hizmetler için standartlar hazırlanır; uygun bulunanlar benimsenir; üreticilerden veya sağlayıcılardan güvenlik kriterlerine uyum istenir; uyumsuzluk halinde tedbirler uygulanabilir. Güvenlik açısından kritik olan veri envanteri tutulması ve varlık güvenliğinin sağlanması için gerekli adımlar belirlenir; güvenlik açısından izin verilen yetkilendirmeler ve denetimlerle bu envanterin korunması sağlanır. Yetkili denetim ve güvenlik denetimleri yürütülür; bağımsız denetçiler ve bağımsız kurumlar denetim yapabilir; denetim kapsamı elektronik ortamlar ile sınırlı değildir. Loglar toplanır, saklanır ve analiz edilir; bu bilgiler güvenlik kararlarını desteklemek için paylaşılır. Belirli hallerde siber güvenlik tedbirlerinin alınması için talep edilen bilgi ve belgeler talep edilip değerlendirilir; bilgi ve bilgi işlem altyapısı üzerinde yetkili kişiler tarafından irtibat kurulabilir. Kişisel veriler ilgili hukuki çerçeve içinde, amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenir; amaç kalmadığında verinin silinmesi, yok edilmesi veya anonimleştirilmesi sağlanır. Güvenlik alanında ürün ve hizmetler için asgari güvenlik kriterleri belirlenir; bunlara uymayanların kullanımı engellenebilir ve sertifikasyon süreçleri uygulanabilir. Ulusal güvenlik politikaları ve yol haritaları kapsamında kararlar alınır, uygulanacak alanlar ve öncelikli konular belirlenir. Kurallara aykırı faaliyetlerde uyum için denetim ve yaptırımlar mekanizmaları işletilir; kamu kurumları için uygulama esasları belirlenir. Siber güvenlik kültürü ve yetkinliğinin artırılması için eğitimler ve farkındalık çalışmaları desteklenir. Hızlı veya istisnai denetim gereken durumlarda kararlar hızlıca alınabilir; denetimler kamu yararı gözetilerek yürütülür.