10 / 1.076 sonuç gösteriliyor

Kanun 3083
1984-12-01

SULAMA ALANLARINDA ARAZİ DÜZENLENMESİNE DAİR TARIM REFORMU KANUNU

Bu kanunun amacı sulama alanlarında arazi düzenlemesiyle tarımsal verimliliği artırmak, aile tarımsal işletmelerinin kurulmasını desteklemek ve tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamaktır. Uygulama alanında bulunan tarım toprakları kamulaştırma veya tasarruf yoluyla devletin veya uygulayıcı kuruluştan geçerek tarımsal amaçlara yönlendirilir. Kamulaştırılan araziler sahiplerinden alınabilir veya dağıtım normuna göre tarıma tahsis edilebilir; bazı araziler sahiplerinde bırakılabilir ve bunların sulu/kuru tarımsal arazilere dönüştürülmesi eşit gelir şartıyla gerçekleştirilebilir. Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri uygulanır; yol, kanal, drenaj ve sulama tesisleri gibi çalışmalar planlanır ve bu hizmetler kamusal alanlar için ortak kullanım olarak düzenlenir. Dağıtılan tarım arazileri üzerinde hak sahipleri ihtiyaç halinde araziyi kiraya verebilir veya diğer tasarruflarda bulunabilir; gerektiğinde kamu yararı için yeniden kullanım amacıyla değiştirilip devlete bırakılabilir. Dağıtılan toprak sahipleri, arazinin bedeli üzerinden borçlandırılabilir; borçlar belirlenen taksitlerle ve faizsiz olarak ödenir. Dağıtılan topraklar üzerinde mirasçılar ve aile ortaklığı ilkeleri gözetilir; topraklar bölünüp ayrıştırılamaz ve sadece belirli koşullarla devre devam ettirilebilir; miras yoluyla intikal halinde yönetim ve kullanım kuralları uygulanır. Toprak dağıtım süreci tamamlanıncaya kadar bazı mülkiyet ve zilyetlik işlemlerine kısıtlamalar uygulanır; bu süre sonunda uygun şartlarda işlemler serbestleştirilebilir. Yeni yerleşim yerlerinin kurulması veya mevcut köylerin birleştirilmesi planlanabilir ve hak sahiplerine yerleşim imkanı sağlanır; yerleşim bölgelerine yönlendirme yapılanlar ek muafiyetlerden faydalanır. Tapu ve kadastro işlemleri, bölge için belirlenen süreçlere uygun olarak önceleyici işlemlerle yürütülür ve sonunda tapu kayıtları güncellenir.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

CB Kararı 6309
2022-10-28

KONYA İLİ, KADINHANI İLÇESİNDE BULUNAN BAZI YERLERDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6309)

- Belirtilen köy ve mahalleler için kamu yararı gözetilerek zorunlu arazi toplulaştırması uygulanacaktır. - Toplulaştırma alanı içindeki araziler birleştirilecek ve yeni parsel düzeni, tarımsal kullanımı daha verimli olacak şekilde yeniden planlanacaktır. - Alan sınırları netleştirilecek; toplulaştırma kapsamına alınan alanlar bu işlemden etkilenirken, sınır dışında kalan araziler işlemin kapsamı dışında bırakılacaktır. - Mevcut mülkiyet haklarına saygı gösterilmesi hedeflenerek, yeni parsellerin sınırları, yol ve ortak alanlar ile su yönetimi alanları dikkate alınacak şekilde düzenlenecektir. - İşlemler, ilgili bölge müdürlüğü ve genel müdürlük tarafından yürütülecek; teknik çalışmalarla tespitler, plan taslakları ve köy/mahalle içi bilgilendirme süreçleri içerecektir. - Uygulama sürecinde arazideki kullanımda geçici değişiklikler, geçici zorluklar ve lojistik düzenlemeler oluşabilir. - Amaç, tarımsal verimliliği artırmak, sulama/drenaj ve ulaşım altyapısını iyileştirmek olarak özetlenebilir; kapsamdaki alanlar dışındaki araziler bu işlemden bağımsız kalacaktır.

Kanun 3039
1936-06-23

ÇELTİK EKİMİ KANUNU

Bu kanun, çeltik ekiminin planlı, denetimli ve sağlık güvenliği sağlayacak şekilde yürütülmesini amaçlar; uygulama, izin, su yönetimi, işçi sağlığı ve cezai yaptırımlar gibi konuları düzenler. - Çeltik ekim alanlarının yönetimi için bölgesel komisyonlar kurulur; komisyonlar, ekimin yapılacağı yerler için planlar yapar, su dağıtımını ve arazi paylaşımlarını koordine eder ve adaylar arasından uygun başvuru sahiplerini belirler. - Çeltik ekimi yapacaklar, komisyonlardan izin almak zorundadır; komisyonlar, başvuruları değerlendirir ve uygun görülenlere ekime izin verir, sürecin takibini sağlar. - Su kaynaklarının paylaşımı ve sulama planı, komisyonlar tarafından belirlenir; gerektiğinde parça ekim veya nöbet sistemi uygulanır; sulama zamanları, mutemed heyetleri tarafından denetlenir. - Çeltik tarlalarının su ihtiyacı ve arklar (su yolları) için kroki ve planlar hazırlanır; inşa ve bakım işlemleri, ilgili heyetler ve müştereken yürütülen çalışmalarla gerçekleştirilir. - Mutemed heyetleri, suyun adil ve verimli dağıtımını sağlar; sulama yasağı ve kesme zamanlarında tarım arazilerinin su durumunu düzenler, kararlarına uyulmasını sağlar. - Çeltik tarlalarının kurulumu ve su taşıma düzeni köy ve kasaba gibi yerlerde belirli mesafelerde bulunma ilkesine tabidir; özel durumlarda sağlıkla ilgili güvenlik ve çevre koşulları gözetilir. - İşçi sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirler alınır; temiz içme suyu sağlanır, barınma koşulları iyileştirilir, sivrisineklerle mücadele tedbirleri uygulanır ve kinin gibi ilaçlar ücretsiz temin edilir. - İşçilere yönelik davranış ve çalışma şartlarını bozma halinde para cezaları uygulanır ve tekrarda çeltik ekiminden men edilme gibi yaptırımlar öngörülür. - Komisyonlar ve mutemed heyetleri, kendi hizmetleri karşılığında tazminat ve ulaşım giderleriyle ilgili ödeme imkanlarına sahiptir; bu masraflar ilgili bütçelerden karşılanır. - Esas olarak izinsiz ekim, sağlık tedbirlerine uyumsuzluk ve komisyon kararlarına riayetsizlik gibi haller cezaya ve ekimden men etmeye yol açar. - Kanun, uygulama şeklinin belirlenmesini ve uygulanmasına ilişkin yönetmeliklere bağlanır. - Çeltik üretiminin belirli alanlarda ve belli şartlarda yapılmasına ilişkin genel ilkeler ve sınırlamalar, tarımsal üretimin dengeli dağılımını ve kamu sağlığını gözetmeyi amaçlar.

CB Kararı 6044
2022-09-15

KAYSERİ VE KIRŞEHİR İLLERİNDE BULUNAN VE EKLİ LİSTEDE İSİMLERİ BELİRTİLEN YERLERDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6044)

Kamu yararı gözetilerek belirli alanlarda zorunlu arazi toplulaştırması uygulanacaktır. Toplulaştırmanın amacı, parsellerin yeniden düzenlenmesiyle arazinin kullanımını daha verimli ve uyumlu hale getirmektir. Teknik olarak toplulaştırma sahasına dahil edilmesi uygun olmayan tepelik, çukurluk ve benzeri alanlar ile yoğun sabit tesis bulunan alanlar toplulaştırma kapsamı dışında bırakılacaktır. Bu süreç, mevcut parsellerin sınırlarının yeniden düzenlenmesini ve alan kullanımında değişiklikleri beraberinde getirecektir.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

Kanun 6183
1953-07-28

AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN

Bu yasa devletin, vilayet ve belediyelerin vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takipleri ile bunlara bağlı giderler ve fer’i alacakları kapsamadaki tahsil mevzuatını düzenler; vergi cezaları gibi bazı cezai hükümler saklıdır. Devletin amme alacakları, takip daireleri tarafından takip edilir; borçlunun bulunduğu yere göre takipler ilgili mahaldeki amme idaresinin tahsil daireleri tarafından yürütülür. Tahsil için teminat talep edilebilir; teminat olarak nakit, süresiz ve şartsız banka teminat mektupları, süresiz kefaletler, devlet iç borçlanma senetleri veya buna denk belgeler, belirli menkul ve gayrimenkuller gibi değerler kabul edilir; teminatın değer kaybetmesi veya borç artması durumunda ek teminat istenir; teminat başka değerlerle değiştirilebilir. Şahsi kefalet de kabul edilebilir; kefalet noter tasdikli sözleşme ile tesis edilir ve alacaklı tahsil dairesi tarafından kabul edilip edilmeyeceğiyle ilgili karar verilir; kefalete ilişkin ödeme yapıldığına dair belge verilir. Teminat olarak kullanılan eşya konusunda bazı özel sınırlamalar uygulanır; otel, han, pansiyon gibi işletmelerin işlemlerinden doğan alacaklar için belirli eşyalar teminat olarak kabul edilebilir; üçüncü şahısların hak iddiaları bu teminata zarar vermez. İhtiyati haciz derhal uygulanabilir; teminat istenmesi halinde, borçlunun ikametgahı yoksa, kaçma veya mal kaçırma ihtimali varsa, teminat veya kefil gösterilmemişse, mal bildirimine ilişkin eksik bildirim varsa, para cezası nedeniyle dava açılmışsa veya diğer ilgili haller mevcutsa haciz işletilir. Hacize karşı itirazlar vergi itiraz komisyonlarında incelenir ve kararlar kesindir. Hacizin kaldırılması, borçlunun uygun teminat göstermesi halinde mümkün olabilir. İhtiyati tahakkuk uygulanabilir; bazı hallerde vergi dairesi yöneticisinin talebiyle henüz hesaplanmamış vergi ve cezaların derhal tahakkuk ettirilmesi sağlanır; geçmiş yıllar için geçici takdirlerle hesaplanan tutarlar da bu kapsamda tahsil edilir; bu tutarların ödeme zamanları gelmeden ödenmesi gerekir, ancak gerekirse derhal haciz uygulanabilir. İhtiyati tahakkukun düzeltilmesi, tarhiyata dayalı düzeltmeler ve nihai kararlar çerçevesinde mümkün olur. Rüçhan hakkı uygulanır; amme alacakları, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce de alacaklı olarak yer alır ve satış bedeli paylaştırılır; belirli varlıklar için özel hükümler ve rehinli alacaklıların hakları korunur; iflas ve tasfiye hallerinde amme alacakları imtiyazlı alacaklar kapsamında ele alınır. Amme alacağını borçlundan kesip tahsil dairesine ödemek zorunluluğu bulunanlar bu yükümlülüklerini yerine getirmezse, ödenmeyen alacaklar bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Ödemeler ve işlemler hususunda zorunlu kesinti uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, hangi ödemelerin kapsama girdiği, hangi durumlarda istisna olduğu ve ödemelerin kimlere yapılacağı konularında ayrıntılar belirlenir; hızlı ve güvenilir tahsilat için kesinti ve paylaşım mekanizmaları öngörülür; gerektiğinde genel esaslar çerçevesinde özel hükümler uygulanır.

CB Kararı 3457
2021-01-30

SİVAS, YOZGAT VE KAYSERİ İLLERİNDE BULUNAN VE EKLİ LİSTEDE İSİMLERİ BELİRTİLEN YERLERDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 3457)

Bu kararla belirlenen bölgelerde kamu yararı gözetilerek zorunlu arazi toplulaştırması uygulanacaktır. Amacı tarım arazilerinin parçalanmasını azaltmak ve arazi kullanımını ile verimliliğini artırmaktır. Toplulaştırma sınırları içinde olan alanlarda araziler birleştirilecek ve kullanım planı yeniden düzenlenecektir. Toplulaştırma kapsamı dışı kalan yerler ile teknik olarak uygun olmayan, zorluk çıkaran arazi özelliklerine sahip alanlar bu çalışmanın kapsamı dışında bırakılacaktır. Bu süreç, arazi sahiplerinin mevcut kullanımlarını etkileyebilir ve planlama ile altyapı düzenlemelerinde değişiklikler gerektirebilir.

Kanun 5187
2004-06-26

BASIN KANUNU

Basın özgürlüğü korunur fakat toplumun yararı ve başkalarının hakları ile kamu güvenliği dikkate alınarak sınırlanabilir; bu sınırlandırmaların amacı sır değil güvenlik ve kamu düzenidir. Basın kartı ve kayıt sistemi uygulanır; basılı eserler ile internet haber sitelerinin kayıt edilmesi ve beyanname sunulması gerekir; beyanname, yayın adı ve türü gibi bilgilerle birlikte ilgili tarafların kimliklerini içerir ve denetimlere tabidir; internet siteleri için ek iletişim ve adres bilgileri gerektiğinde sağlanır. Her süreli yayında sorumlu müdür bulunması gerekir ve bu görevi üstlenen kişinin belirli nitelikleri taşıması beklenir; gerektiğinde müdür yardımcısı görevlendirilebilir. Süreli yayın sahipleri ve basımcılar beyanname ve kayıt yükümlülüklerinden sorumludur; tüzel kişilerde temsilci belirlenmesi gerekir ve bu temsilci görevinin gerektirdiği sorumluluklar yürürlükte kalır. Beyanname ve ekleriyle ilgili değişiklikler bildirilmeli; gerektiğinde eksik bilgiler tamamlanır; beyanname ile yayımlanan bilgiler, kamuya açık biçimde kaydedilir. Süreli ve süresiz yayınlar için sorumlu kişiler tarafından hukuki ve cezai sorumluluklar doğabilir; eser sahibi, yayın sahibi ve ilgili yetkililer birlikte sorumluluk taşıyabilir; sahiplik değişikliklerinde sorumluluk devralan taraflar da sorumlu olabilir. Düzeltme ve cevap hakkı tanınır; zarara uğrayan kişi, haberle ilgili düzeltme ve cevap talebinde bulunabilir ve belirtilen usullere göre yayımlanır; internet sitelerinde bu haklar daha hızlı ve doğrudan uygulanabilir biçimde sunulur. Haber kaynağının gösterilmesi ve diğer bilgi güvenliği yükümlülükleri bulunur; kaynak açıklama zorunluluğu ve ilgili kayıtların sağlanması güvence altına alınır. Niteliklere uygun gösterilmeyen zorunlu bilgiler için ağır yaptırımlar öngörülebilir; bu durum, haberin yayımını etkileyen sonuçlar doğurabilir. Durdurulan yayının usulsüz devam ettirilmesi halinde ağır yaptırımlar uygulanabilir; mahkeme kararlarına uyulmaması durumunda ek yaptırımlar devreye girebilir. Teslim ve muhafaza yükümlülüğüne uyulmaması durumunda önemli cezai sonuçlar doğabilir; basımcı ve ilgili sorumlu kişiler bu yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Düzeltme ve cevap kararlarının uygulanmaması halinde ağır yaptırımlar uygulanabilir ve bu yükümlülükler sorumlu müdür ile bağlı oldukları yetkiliyi de kapsayabilir; ilgili kişiler müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilir.

CB Kararı 3359
2021-01-06

ISPARTA İLİ, MERKEZ İLÇE SINIRLARI İÇERİSİNDE BULUNAN GÖLCÜK KRATER GÖLÜ DOĞAL SİT ALANININ KORUMA STATÜSÜNÜN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ SONUCUNDA, SINIR VE KOORDİNATLARI GÖSTERİLEN ALANIN KESİN KORUNACAK HASSAS ALAN OLARAK TESCİL VE İLAN EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3359)

Gölcük Krater Gölü doğal sit alanı kesin korunacak hassas alan olarak ilan edilmiştir. Bu alan üzerinde doğal değerlerin korunması amacıyla faaliyetler üzerinde kısıtlamalar uygulanır. Yapılaşma, madencilik, arazi kullanımı, altyapı çalışmaları ve benzeri müdahaleler için önceden izin alınması veya sıkı denetim ve değerlendirme süreçlerinden geçilmesi gerekir. Sınırlar ve koordinatlar belirli olduğundan izinsiz müdahaleler ve zarar verecek uygulamalar engellenir. Bilimsel çalışmalar için özel izin ve uygun gözetim gereklidir. Ziyaret ve turizm faaliyetleri, alanın korunmasına zarar vermeyecek biçimde kısıtlamalar ve düzenlemeler altında yönetilir; bazı bölgeler erişime kapatılmış olabilir. Koruma amacıyla alanın yönetimi ve planlaması kapsamında düzenleyici kararlar ve denetimler uygulanır.