10 / 3.032 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 9014
2024-10-10

TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik, kamu idarelerine ait taşınır malların kaydı, muhafazası ve kullanımı ile yönetim hesabının raporlanması süreçlerini standartlaştırır ve taşınır yönetimini şeffaf ve izlenebilir kılar. Üretim tesislerinde kullanılan malzemeler için özel mevzuatın uygulanacağı, bazı üretim girdilerinin bu yönetmeliğin kapsamı dışında kaldığı belirtilir. Taşınırların kayıt ve izlenmesine ilişkin sorumluluklar netleşir; harcama yetkilileri, taşınır kayıt yetkilileri ve taşınır kontrol yetkilileri arasında görev ve sorumluluk ayrımı belirginleşir ve hesap verebilirlik sağlanır. Taşınırların giriş, çıkış, sayım, stok kontrolü ve envanter yönetimi işlemleri sistematik olarak yürütülür; eksik veya kritik stoklar için bildirim ve önlem mekanizmaları oluşur. Kullanıma verilen dayanıklı taşınırlar kullanıcıları tarafından devredilemez; görevden ayrıldıklarında ambara iade edilmesi gerekir; bu süreçler yazılı olarak kaydedilir. Kamu zararlarının oluşması halinde sorumlular üzerinden tazminat veya gider karşılığı işlemler uygulanır; zararlar kasıt, kusur veya ihmal durumlarına göre değerlendirilir. Taşınırların muhasebeleştirilmesi, ilgili belgelerle uyumlu kayıtların tutulması ve üst yönetime raporlanması süreçleri muhasebe yetkilileri tarafından yönetilir, kayıtların doğruluğu taşınır kayıt yetkilileri ve taşıt kontrol yetkilileriyle ortak sorumluluk doğurur. Taşınır bilişim sistemi üzerinden elektronik kayıt ve raporlama yapılır; veri güvenliği ve verilerin karşılıklı uyumu esas alınır. Taşınır hesaplarının konsolidasyonu için merkezi mali hizmetler biriminde konsolide görevlisi atanır ve gerektiğinde taşra birimlerindeki üst yöneticiler tarafından da görevlendirme yapılabilir; bu sayede idare düzeyinde bütünleşik raporlar hazırlanır. Defterler, belgeler ve cetvellerin şekli ve formatı ile bunların kullanımı Bakanlıkça belirlenir; varlık işlem fişi ve benzeri belgeler, işlemlerin kayıtlara dayanak oluşturması için kullanılır; bazı istisnalar ve uygulanmayan durumlar üretim birimlerine göre haklı görülebilir.

Kanun 1072
1968-12-27

RULET, TİLT, LANGIRT VE BENZERİ OYUN ALET VE MAKİNALARI HAKKINDA KANUN

Bu yasa umuma açık yerlerde veya bu tür yerlere hizmet veren mekanlarda herhangi bir adla olursa olsun rulet, tilt ve benzeri baht ve talihe bağlı veya maharet gerektiren otomatik veya yarı otomatik oyun aletlerini bulundurmayı, çalıştırmayı, yurda sokmayı veya imal etmeyi yasaklar. Bu yasak spor kulüpleri, gençlik teşekkülleri ve dernekler gibi yerleri de kapsar. Yasağa aykırı hareket edenler hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. Langırt olarak bilinen oyun aletleri bu kapsama dahil değildir.

Kanun 6360
2012-12-06

ON DÖRT İLDE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE YİRMİ YEDİ İLÇE KURULMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu değişiklikler, belediyelerin yapısını büyüteç altına alarak daha merkezi bir yönetime doğru evrilmesini sağlar; küçük yerel birimler tüzel kişiliğini kaybeder ve bağlı oldukları ilçelerin mahallesi olarak hizmet üretir. Bu durum, kamu hizmetlerinin kent genelinde tek merkezli bir çatı altında sunulmasını hedefler. İlçe yöneticilikleri yeniden oluşturulur ve sınırlar yeniden belirlenir; bazı yerleşim birimleri farklı ilçelere bağlanır veya yeni ilçeler kurulur; bu, bölgedeki idari organizasyonun yeniden yapılandırılması anlamına gelir. İl özel idaresinin tüzel kişiliği kaldırılır; bu kurumun görev ve yetkileri diğer kamu yapıları ve ilçeler arasında paylaşılır. İmar ve planlama alanında standartlaştırılmış yaklaşım uygulanır; köy ve beldelerde geleneksel, kültürel ve mimari özelliklere uygun tip projeler benimsenir ve uygulanır; bu projeler belediyelerce halka ücretsiz olarak sunulur. Mali yönetimde bazı gelirler ve harcamalar genel bütçeye kaydırılır; bu süreç, bütçe ve harcama şekillerinde merkezi düzene uyumu sağlamak amacı taşır. Doğal kaynaklar ve ruhsatlar gibi konulardaki yetkiler merkezi mekanizmalara bağlı olarak yürütülür; ihale ve ceza gibi uygulamalar bu çerçevede gerçekleştirilir. Geçici ve gönüllü köy korucularının hakları korunur; mevcut görevlerine devam edebilirler ve ihtiyaç duyulduğunda yeni görevlendirmeler yapılabilir. Devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerinin yönetimi için bir geçiş komisyonu kurulur ve bu komisyon süreçleri düzenler.

Kanun 5941
2009-12-20

ÇEK KANUNU

Bu yasa, çeklerin güvenli ve takip edilebilir bir şekilde düzenlenmesini, çek hesaplarının sağlıklı yönetilmesini ve kayıt dışı ekonominin denetlenmesini amaçlar; pratikte çek işlemlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlar. - Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyen kişinin yasağa tabi olup olmadığını kontrol etmek ve kimlik, adres ve benzeri bilgileri uygun biçimde saklamakla yükümlüdür; ayrıca tüzel kişiler için yönetim organı yetkililerinin yasağa tabi bulunup bulunmadığını kaydeder. - Çek defterleri, çek hesap bilgilerini net olarak yansıtacak şekilde bastırılır; hamiline düzenlenen çekler için ayrı yapraklar ve ayırt edici baskı kuralları uygulanır. - Çek defterinde ve çek üzerinde yer alması gereken bilgiler, hesap sahibi ve düzenleyenin kimlik ve hesap bilgilerini doğru biçimde gösterir. - Çek yasağı bulunan kişi veya tüzel kişi için çek defteri verilmez veya hesap açılamaz; yasağın devamı halinde mevcut görevler ve yetkiler buna göre sınırlanır. - Çek ibrazında karşılığı bulunmayan veya kısmen karşılığı bulunan çekler için bankanın ödemeyle yükümlü olduğu tutarlar ve ödeme şekilleri belirli esaslara göre uygulanır; hamilin talebi halinde ödeme bilgileri ve işlemin sonuçları kaydedilir. - Karşılıksızlık durumunda adli ve idari yaptırımlar gündeme gelebilir; kararlar kesinleşince yasağın kaldırılması ve ilgili bildirimlerin yapılması süreçleri işler. - Bankalar, hamiline ilişkin bilgileri ve çek ödemesiyle ilgili kayıtları tutar ve gerektiğinde ilgili kamu ve kayıt sistemlerine iletir; bu bilgiler güvenli biçimde saklanır ve denetimlere uygun olarak paylaşılır. - Çek düzenleyenler ve hesap sahibi arasındaki sorumluluklar net olarak belirlenir; temsilci veya vekil aracılığıyla çek düzenleyenler için hukuki ve cezai sorumluluk hesap sahibine aittir.

CB Yönetmeliği 200814174
2008-09-29

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAKEDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, hakedis ödemelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlar nedeniyle blokelenmesi veya mahsup edilmesi için mekanizmalar kurar. - İdareler, her hakedis ödemesi öncesinde işverenin ve varsa alt işverenlerinin Kuruma borcu olup olmadığını kontrol eder; borç yoksa ödeme yapılır, borç varsa bu borçlar hakedisten mahsup edilir. - Borç bulunduğu tespit edilirse, borçlar için gerekli kesintiler yapılır ve borçlar tamamen karşılanıncaya kadar ödemelerden düşülür; muaccel borç bulunmadığı bildirilinceye kadar işlem sürer. - Kurumdan borç durumuna ilişkin elektronik sorgulama yapılması talep edilebilir; uygun bulunması halinde hakedis ödemesi öncesinde borçlar Kontrol edilir ve ona göre işlem yapılır. - İşverenin ve varsa alt işverenlerinin sigortalı çalışanlarıyla ilgili aylık prim ve hizmet belgelerinin sunulmaması halinde, bildirilen borca yönelik kesinti yapılabilir. - Kesinti, ödeme belgesinde gösterilir ve borçlar karşılanana kadar devam eder; borçlar karşılandıktan sonra fazla kesinti iade edilebilir. - Kesin teminata ilişkin iade, borcun bulunmadığına dair belgenin ibraz edilmesi şartına bağlıdır; borç bulunduğu tespit edilirse teminat iade edilmez ve borçlar karşılanıncaya kadar gerekli işlemler devam eder. - Borçlar teminata dayanılarak karşılanamıyorsa, teminat nakde çevrilerek Kurum hesabına yatırılır; borç tamamen ödeninceye kadar tecil ve taksitlendirme yoluna gidilebilir. - İdareye ait tescilli işyerlerinde sigortalı çalışanlarla ilgili borçlar varsa, ilisiksizlik belgesi verilmeden kesin teminat iade edilmez. - Alt isverenler, bu yükümlülükleri işverenle birlikte yerine getirmekten sorumludur. - Piyasadan hazır mal alımıyla ilgili işlerde de borç durumunun sorgulanması ve borç varsa hakedisten kesinti yapılması uygulaması geçerlidir. - Kurum, defter ve belgeleri inceleme yetkisine sahiptir ve borçların varlığına veya yokluğuna ilişkin kararlar bu incelemelere dayanır. - Bu düzenlemeler, mevcut sözleşmeler için geçerli olan önceki uygulamaları değiştirecek şekilde uygulanır; yürürlükteki işlere ilişkin önceki borçlar için ayrıca uygulanabilir hükümler bulunmaktadır.

Kanun 1353
1928-11-03

TÜRK HARFLERİNİN KABUL VE TATBİKİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunla Arap harfleri yerine Latin esaslı Türk harflerinin yazı dilinin temel aldığı kabul edilmiştir ve tüm yazı ve iletişim bu harflerle yapılır. Devlet daireleri, kamuya ait tüm kurumlar ile özel sektörün yazışma ve işlemleri Türk harfleriyle yazılıp değerlendirilerek yürütülür. Tapu kayıtları, nüfus ve kimlik belgeleri, evlenme cüzdanları ve benzeri resmi kayıtlar Türk harfleriyle düzenlenir. Halkın başvurularında eski Arap harfli yazılar belirli süreler için kabul edilebilse bile genel olarak yazılar ve basılı materyaller Türk harfleriyle basılıp yazılır. Okullarda verilen eğitim Türk harfleriyle yapılır; eski harflerle basılı kitaplarla eğitim yürütülemez. Eski Arap harfleriyle basılmış kayıtlar değiştirilmeyecekse geçerli sayılır. Bankalar ve tüm ticari ve mali kurumlar Türkçe işlemlerini Türk harfleriyle yürütmelidir; halk tarafından eski harflerle müracaat edilmesi durumunda da belirli şartlar altında kabul edilebilir. Eski Arap harfleriyle basılan defterler, kataloglar, nizamnamen ve talimatnameler gibi materyaller belirli süre içinde kullanılabilir.

Kanun 6083
2010-12-10

TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ KANUNU

Bu düzenlemenin pratik etkileri şunlardır: - Genel Müdürlük faaliyetlerinin giderleri döner sermaye gelirlerinden karşılanabilir; bu kapsama araç, bakım, satın alma, sigorta, kadastro hizmetlerinin yapılması ve benzeri giderler dahildir. - Döner sermaye işletmesinin yönetimi ve işlemleri ile ilgili usul ve esaslar belirlenir; gelirler tarife üzerinden hesaplanır ve yerel koşullara göre ayarlama imkanları bulunur. - Tarife üzerinden elde edilen ücretler her yıl yeniden değerleme ve güncelleme esaslarına göre uygulanır; ücretler yöresel katsayılar kullanılarak hesaplanabilir. - Döner sermaye hizmetleri için elde edilen karlar ertesi yılın bütçesine eklenir; döner sermaye için kullanılan sermaye güçlendirilir. - Döner sermaye hizmetlerinde görev yapan personele ek görev ödemesi yapılabilir; bu ödemeler belirli bir süreç ve onay çerçevesinde gerçekleştirilir. - Kamu idarelerinin bazı işlemleri ile elektronik olarak gerçekleştirilen veri paylaşımına ilişkin işlemler için ücret uygulanmaz; ayrıca hataların düzeltilmesi gibi bazı işlemler için muafiyet veya özel durumlar söz konusu olabilir. - Ücretler, hizmet talebinde bulunan gerçek veya tüzel kişilerden tahsil edilir; muafiyet durumları dışında ücretin vergi dahil olduğu dikkate alınır. - Taşınmaz satış, devri, ipotek tesisleri ve benzeri işlemler için ücretlendirme, bağımsız bölüm adedi, işlem türü ve işlem sayısına göre farklılaşabilir; bazı durumlarda ek ücretler uygulanır. - Yurt dışı işlemleri ve taraflar arasındaki farklılıklar için özel ücretlendirme uygulamaları bulunabilir; yöresel katsayılar ve ek göstergeler bu hesaplamalarda rol oynar. - Veri güvenliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin koşullara uygun olarak paylaşım yapılan işlemler için özel ücret uygulamaları ve kısıtlamalar söz konusu olabilir. - Hatalı kayıtlardan veya güncelleme gerektiren kimlik bilgilerinden doğan işlemler için belirli ücretler öngörülür.

CB Yönetmeliği 20047189
2004-04-27

BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN ESAS VE USULLER HAKKINDA YÖNETMELİK

Uygulamanın pratik etkileri şunlardır: - Gerçek ve tüzel kişiler bilgi edinme hakkını kullanabilir; yabancı vatandaşlar ve yabancı tüzel kişiler karşılıklılık ilkesine göre başvuru yapabilir. - Kurumlar, bilgi edinme başvurularını karşılamakla yükümlüdür; mevcut bilgiyi kolayca bulunabilir hale getirmek için tasnif ve arşiv düzeni oluşturarak iş yükünü etkin şekilde yönetir. - Kamuoyuna yönelik bilgi paylaşımı yoluyla, kurumsal temel kararlar, hizmetler, süreçler ve istatistiki veriler gibi bilgiler internet sayfalarında yayımlanabilir. - Kurumlar içinde bilgi edinme birimleri kurulur veya mevcut birimlere bu görevler devredilir; yeterli personel ve uygun çalışma koşulları sağlanır. - Başvuruların hangi birim tarafından cevaplanacağı ve cevaplanma süresinin ne olduğu başvuru anında belirlenir; başvurular ilgili birimlere yönlendirilir. - Başvurular, gerçek veya tüzel kişinin kimliğini doğrulama ve başvurunun geçerliliğini kontrol etme süreçleriyle alınır; eksik veya hatalı başvurular reddedilebilir ve başvuru sahibine bildirilir. - Başvurular elektronik ortamda, posta, faks veya yazılı olarak iletilebilir; kurumlar bu kanallara uygun cevaplar verebilir ve gerektiğinde yerinde inceleme imkanı sağlar. - Özürlü başvuranlar için kimlik tespitinde kullanılan özel işaretler veya imza yerine geçme imkanı sunulur. - Yayımlanmış olan bilgi veya belgeler başvuru konusu değildir; ancak yayımlanan içeriğin nasıl ve nerede yayımlandığı bildirilir. - Bilgi edinme başvurularının kolaylaştırılması amacıyla kurumlar, başvuruyu hızlı ve doğru işlemek için gerekli rehberlik ve bilgi sağlar; başvurunun uygun birimlere iletilmesi için prosedürler uygulanır.

Kanun 7068
2018-03-08

GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Bu Kanun, polis, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında görev yapan personel için disiplin işlemlerini, cezalarını, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturması usulünü ve ilgili diğer hususları düzenler. Kapsam ve uygulanabilirlik açısından - Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli ile yükümlü erbaş/erler, bu düzenlemenin kapsamındadır. - Sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erler için kendi mevzuatları uygulanabilir. Disiplin cezalarının niteliği ve uygulanması - Disiplin cezaları çeşitlidir ve uygulanabilir; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısa süreli durdurma, uzun süreli durdurma, meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma gibi yaptırımlar öne çıkar. - Aynı fiilden birden fazla disiplin cezası verilemez; ağır olan ceza uygulanır. - Geçmiş olumlu hizmet durumları, cezaların uygulanmasında hafifletici etki yaratabilir. Disiplin soruşturması ve adli süreçler arasındaki ilişki - Disiplin soruşturması, adli soruşturma veya kovuşturmadan bağımsız olarak yürütülebilir; adli süreç bu disiplin işlemlerini engellemez. Takdir hakkı ve kararların gerekçelendirilmesi - Disiplin cezalarını uygulayan yetkili amirler veya kurullar, takdir haklarını ölçülü ve adil biçimde kullanır; kararlar gerekçelendirilir. - Takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kararlar yalnızca sınırlı durumlarda reddedilebilir veya kaldırılabilir; genel kural, kararın gerekçeli olmasıdır. - Disiplin kararlarına itiraz halinde verilen kararlar, kararın gerekçelendirilmesi ve ölçülü değerlendirme ilkelerini gözetir. Disiplin fiillerinin niteliğine ilişkin örnekler - Disiplin fiilleri, hizmetin gerektirdiği davranış kurallarına aykırı tutumlar, emir ve görevlerin gereği gibi yerine getirilmemesi, zamanında gelmeme veya gereğince bildirimde bulunmama gibi davranışları kapsar. - Görev sırasında saygısızlık göstermek, emirleri uygulamamak veya amirlere karşı tutumlar gibi hususlar ceza nedenleri arasında yer alır. - Ekip içinde baskı, taciz veya görevlerle ilgili sorumlulukları yerine getirmeme gibi hususlar da cezai kapsama girer. Özlük dosyası ve sicil sonrası etkiler - Ceza türüne göre, cezaların özlük dosyasından silinmesi mümkün olabilir; bu süreçler belirli süreler sonunda gerçekleşebilir. - Belirli durumlarda geçmiş hizmetin olumlu olduğu durumlar, cezaların hafifletici etkisi olarak değerlendirilebilir. Süreç ve prosedürler - Disiplin kurulları ve disiplin amirleri, yapılan işlemler sırasında usul ve kurallara uygun hareket eder; takdir ve karar süreçlerinde şeffaf ve gerekçeli yaklaşım benimsenir.

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.