10 / 1.355 sonuç gösteriliyor

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 2132
2020-02-21

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN 1373 (2001) SAYILI KARARI DOĞRULTUSUNDA BAZI ORGANİZASYON VE KİŞİLERİN TASARRUFUNDA BULUNAN TÜRKİYE'DEKİ MALVARLIKLARININ DONDURULMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 2132)

Bu karar Türkiye’deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin olarak belirli örgütler ile kişilere uygulanır. Dondurma, bu kişiler ve kuruluşlar tarafından kontrol edilen malvarlıkları üzerinde tasarruf, kullanma, devretme veya transfer gibi işlemleri engeller. Dondurmanın amacı, söz konusu örgütlere veya kişilere terör örgütüne destek veya finansman sağlama imkanı sunmamaktır. Listede yer alan kişiler ve kuruluşlar, kimlik bilgileri ve adreslerle farklı adlar altında Türkiye’de veya başka ülkelerde malvarlığına sahip olabildikleri varsayımıyla belirli malvarlıkları üzerinde kısıtlamalar içerir. Belirli bir süre içinde inceleme başlatılmaması durumunda karar yürürlükten kaldırılabilir.

CB Kararı 6145
2022-10-02

ULUSAL BOR ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (F) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK İHALELERE İLİŞKİN ESASLARIN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASINA DAİR ESASLAR (KARAR SAYISI: 6145)

Bu karar belirli bir ihale türüne ilişkin mevcut uygulama esaslarını yürürlükten kaldırır. Bu kapsamda devam eden mal ve hizmet alımları önceki esaslara göre tamamlanır. Yeni esaslar yürürlüğe girdikten sonra bu kapsamda yürütülen ihaleler için yeni kurallar geçerli olur.

CB Kararı 4082
2021-06-05

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİNİN 1373 (2001) SAYILI KARARI DOĞRULTUSUNDA BAZI KURULUŞ VE KİŞİLERİN TASARRUFUNDA BULUNAN TÜRKİYE'DEKİ MALVARLIKLARININ DONDURULMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 4082)

Bu karar kapsamında adı geçen tüzel kişiler ve bireyler Türkiye’deki malvarlıklarının dondurulmasına karar verilmiştir. Bu durum, adı geçen şirketler ile bu kişilerin Türkiye’deki hesapları ve varlıkları üzerinde erişim, tasarruf ve kullanım yetkisini kısıtlar. Bu nedenle bu taraflar adına yapılacak finansal işlemler, ödemeler ve varlık transferleri sınırlanabilir veya engellenebilir. Listede yer alan Al Fay Company ve ilişkili ticari unvanlar ile bu kişilerin tasarrufundaki malvarlığı üzerindeki işlemler etkilenir; bu tür işlemleri yürüten finansal kurumlar da tedbirler uygulayabilir. Kararın uygulanması, ilgili kurumlarca yürütülür.

Kanun 5580
2007-02-14

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU

Bu yasa özel öğretim kurumlarının açılmasına, devrine ve işletilmesine ilişkin temel kuralları belirler; Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri ile yabancı ve azınlık okulları için uygulanır. Kurum açma izni almak zorunludur; iznin verilebilmesi için fiziki altyapı, nitelikli kadro ve eğitim programının uygunluk ve Bakanlık onayının sağlanması gibi koşullar gerekir; izinsiz faaliyetler yasaktır ve bu durum cezai sonuç doğurabilir. Bakanlıkça onaylanan usul ve esaslar çerçevesinde eğitim-öğretim faaliyetleri yürütülür; kurumlar yönetim ve denetim süreçlerinde tek müdür tarafından yönetilebilir, birden çok kurum için genel müdür gibi üst düzey yöneticiler atanabilir. Kurucuların ve kurucu temsilcilerinin belirli nitelikleri taşıması gerekir; güvenlik ve kamu düzenine karşı suçlar açısından uygunluk şartları aranır. Ayrıca binaların ve bulunduğu bölgenin güvenliği, uygunluk standartları, diğer işletmelerle ilişki ve ayrışma konularında kurallar vardır; bazı yerler ve durumlar için mesafe veya yerleşim düzenine ilişkin zorunluluklar uygulanır. Milletlerarası özel öğretim kurumları, yabancı okullar ve azınlık okulları için özel denetim ve kapasite, arazi kullanımı ve yönetim yönünden ek hükümler uygulanır. Faaliyetler bu kurallar çerçevesinde denetlenir ve uyulmaması halinde kapatma veya idari yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kanun 2565
1981-12-22

ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNU

Bu yasa, askeri tesisler ve güvenlik açısından kritik bölgelerin çevrelerinde güvenlik ve gizliliği sağlamak amacıyla askeri yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri kurulmasını, kaldırılmasını ve gerektiğinde genişletilmesini öngörür. Bu bölgelerin sınırları ve ilanıyle ilgili esaslar belirli ve bu sınırlar işaretlerle veya haritalarla gösterilir. Kara alanında yüksek güvenlik gerektiren bölgelerin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Bölgede bulunan taşınmazlar kamulaştırılabilir. - Bölgede yalnızca görevliler ve izin verilen diğer görevliler ile vatandaşa özel kurallar çerçevesinde giriş ve ikamet izni verilebilir; bazı durumlarda aile fertlerinin girişine veya su kaynaklarından yararlanılmasına yönelik istisnalar uygulanabilir. - Yabancıların bölgeye geçici bile olsa girmesi veya ikamet etmesi genel olarak izin gerektirir. - Bölgede bulunan eski eserler ve doğal kaynaklar araştırılıp işletilebilir; bunun için denetimli ve onaylı çalışmalar gerekli olur. - Bölgede fotoğraf çekimi, harita çıkarma gibi faaliyetler, savunma ve güvenlik tedbirlerini bozacak durumlar dışında izinle yapılabilir. - Kamulaştırma zorunlu değildir; ancak bölgenin güvenliği için gerekli görülen durumlarda mal sahiplerine yönelik düzenlemeler yönetmelikle belirlenir. - Bölgenin güvenliğini bozabilecek inşaat ve diğer faaliyetler durdurulur; uygun görülmeyen yapılar yıkılarak masrafları sahiplerinden talep edilebilir. Kara ikinci düzey bölgelerinin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Vatandaşlar bölge içinde yaşama, seyahat etme ve tarımsal/faaliyet yürütme konusunda serbest olabilir; ancak güvenlik gerekçesiyle bazı durumlarda sınırlamalar getirilebilir. - Yabancılar bölge içinde mülk edinemez, ikamet veya uzun süreli kalışlarda sınırlamalar uygulanabilir; bazı durumlarda izin alınması gereklidir. - Bölgeye girişler ve konaklama için izin alınması gerekir; yetkili makamlar bu izinleri düzenler. - Bölge içinde yollar ve geçişlerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir. - Bölgede belirli bir süre içinde taşınmaz mal sahipliği ve durumunun raporlanması gerekir. - Bölge içinde inşaat, hafriyat, ormancılık, yeni ekim gibi faaliyetler için önceden onay alma zorunluluğu vardır; izinsiz çalışmalar durdurulur, sahibine yaptırım uygulanabilir. - Savunma ve güvenlik açısından önemli olan alanlarda izinsiz teknolojik cihazlar kullanılamaz. - Eski eserler ve doğal kaynaklar ile ilgili işlemler, uygun görüş alındıktan sonra yürütülür; bu alanlarda gemi sökümü için tesisler kurulamaz. Deniz alanlarında uygulama şu sonuçları doğurur: - Deniz kıyılarından başlayarak belirlenen sınırlar işaretlerle belirlenir ve haritalara işlenir. - Yabancı deniz araçları kötü hava koşulları veya teknik arızalar dışında belirlenen bölgelere giriş yapamaz; sığınma durumunda yetkili makamlara bildirilir ve mümkün olan en kısa sürede bölgeyi terk etmesi sağlanır; masraflar ve zararlar ilgili taraflarca karşılanır. - Denize açılan veya sığınan gemi ve araçların güvenliği için gerekli tedbirler alınır. - İkinci derece deniz bölgelerinde Türk vatandaşlarının serbest balıkçılık ve doğal kaynaklarla ilgili faaliyetleri bazı güvenlik şartlarıyla sürdürülür; yabancıların bu bölgelerde mal edinmesi ve ikametleri yasaktır; giriş için izin gerekir. - Yabancı gemi ve deniz araçlarının bölgelerdeki faaliyetleri için izin ve görüşmeler gereklidir; bazı durumlarda limanlara giriş ve çıkış için yetkili makamların onayı gerekir; zaruri hallerde sığınmalar için özel durumlar tanınabilir. - Deniz bölgelerindeki liman ve körfezlere giriş çıkışlar için güvenlik esasları uygulanır; sığınma durumlarında yükümlülükler yerine getirilir ve gerekli bildirimler yapılır. - Bu bölgelerdeki arama, keşif ve kaynak işlemleri milli kurullara uygun olarak yürütülür; savunma güvenliği açısından zararlı görülen uygulamalar yasaktır. Genel olarak, bu düzenleme bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla sınırları belirler, giriş ve ikamet üzerinde kısıtlamalar getirir, yabancıların hakları üzerinde sınırlamalar koyar, kaynakların ve eski eserlerin araştırılması ile kullanımı için denetim ve izin mekanizmalarını öngörür; uyulmadığında ise denetim ve yaptırım süreçleri devreye girer. Bu çerçevede bölge sahipleri ve kullanıcıları, güvenlik gerekçesiyle uygulanacak kısıtlamaları karşılayıp, gerekli izinleri almakla yükümlüdür.

CB Kararı 2817
2020-08-05

AVRUPA KONSEYİNE BİRLEŞİK KRALLIK TARAFINDAN YAPILAN BAŞVURU UYARINCA EKLİ LİSTEDE ADLARI VE ONAY İŞLEMLERİNİN TARİH VE SAYILARI GÖSTERİLEN AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞMELERİ VE PROTOKOLLERİNİN UYGULAMA ALANININ TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAKIMINDAN 27 EKİM 2019 TARİHİNDEN İTİBAREN CEBELİTARIK'I KAPSAYACAK ŞEKİLDE DEĞİŞTİĞİNİN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2817)

Bu karar, Avrupa’daki sözleşme ve protokollerin kapsamının genişletilmesini ve belirli bir bölgenin kapsama dahil edilmesini amaçlar. Bu değişiklikle taraf ülkeler arasındaki hükümlü transferi ve ilgili adli işbirliği süreçlerinin daha kapsayıcı ve hızlı işlemesi mümkün olabilir. İç mevzuatın bu uluslararası yükümlülüklerle uyumlu hale getirilmesi ve uygulama prosedürlerinin buna uygun biçimde düzenlenmesi gerekecektir. Böylece ceza infazı alanında uluslararası işbirliği güçlendirilir ve ortak güvenlik ile adalet sağlanır. Kararın etkisi, mahkûmların işlemlerinin daha düzenli ve denetlenebilir biçimde yürütülmesini sağlamayı amaçlar.

Kanun 6325
2012-06-22

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

Pratik etki özeti - Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesini hedefleyen, bağımsız bir üçüncü kişinin eşliğinde yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur; aile içi şiddet iddialarını içeren konular arabuluculuğa uygun değildir. - Taraflar arabuluculuğa başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya vazgeçme konusunda özgürdür; süreç tamamen tarafların iradesine bağlıdır. - Gizlilik temel ilke olup, arabuluculuk sırasında elde edilen bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi kararlaştırılmadıkça üçüncü kişiler bu bilgileri delil olarak kullanamaz. - Arzuyla ilgili beyanlar ve görüşler delil olarak ileri sürülemez; arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler dışında kullanılmaz; bazı özel durumlarda istisnalar olabilir. - Taraflar eşit haklara sahiptir; arabuluculuk süreci taraflarca serbestçe yönlendirilir ve yargısal yetkinin kullanımı arabuluculukta sınırlıdır. - Arabulucunun ücret ve masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanabilir; avans talep edilebilir; belirli kişiler için aracılık karşılığı ücret alınamaz. - Arabulucular taraflarla ayrı ayrı veya birlikte iletişim kurabilir; arabulucunun tarafsızlığı ve taraflar arasındaki eşitlik gözetilir. - Taraflar anlaşırsa arabuluculuk sona erer; anlaşmazlık sürerse süreç sonlandırılır; arabuluculuk sonrasında tutanak düzenlenir ve gerekirse taraflarca imzalanır. - Anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınabilir; bu şerh, ilgili mahkeme tarafından verilerek anlaşmanın uygulamada yürürlüğe girmesini sağlar; ayrıca taşınmazla ilgili konularda ek kayıtlar ve sınırlamaların konulması mümkündür. - Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygundur; taraflar yazılı karar alıp gerekli şerhleri koyabilir, icra için gerekli işlemler başlatılabilir. - Milletlerarası sulh anlaşmalarının icrasında icra edilebilirlik şerhi gerekir; bu şerh için ilgili mahkemeden başvurulur ve dosya üzerinden inceleme yapılır. - Arabulucunun reklam yasağı vardır; sadece arabuluculuk unvanı kullanılabilir ve meslek etiğine uygun davranılır. - Dava şartı olarak arabuluculuk uygulanıyorsa, başvuru ve süreç buna göre yönetilir; başvuru reddedildiğinde dava süreci başka usullerle devam edebilir. - Aydınlatma yükümlülüğü gereği taraflar sürece dair gereken bilgilerle bilgilendirilir.

Kanun 4912
2003-07-01

ESKİ YUGOSLAVYA`DA İŞLENEN BAZI SUÇLARIN KOVUŞTURULMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa Eski Yugoslavya’da işlenen ve Uluslararası Mahkemenin yetkisine giren suçlar nedeniyle Türkiye’de kovuşturma ve Uluslararası Mahkeme ile işbirliğini düzenler. Türkiye’de bu suçlardan şüpheli veya sanık bulunan kişiler için yargılama Uluslararası Mahkemenin yetkisine giriyorsa öncelik Uluslararası Mahkeme’ye aittir; yine de Türkiye’de de yargılama yapılabilir. Kovuşturmanın nakli İtibariyle Uluslararası Mahkemenin yetkisini talep etmesi durumunda süreç, kişinin kimliğinin belirlenmesi ve isnadın ICTY yetkisine girip girmediğinin tespit edilmesiyle ilerler; gerekli kararlar bu süreçte verilir. Aynı suçtan Uluslararası Mahkeme’de kesin hüküm verilmişse Türkiye’de aynı suçtan kovuşturma yapılamaz; Türkiye’de yargılanıp kesin hüküm alınanlar için ICTY’nin yeniden yargılaması Türk yargı makamları tarafından kararlarla belirlenir. Uluslararası Mahkeme ile işbirliği ve adlî yardım talepleri yetkili makamlarca incelenir ve gerekli kararlar alınır. Tutuklama kararları Türk usulüne uygun olarak uygulanır. ICTY’den gelen talepler ve haberleşme yetkili makamlar üzerinden iletilir ve cevaplar da bu yollarla bildirilir. Kamu kurumlarındaki bilgi, belge ve deliller ICTY’ye Adalet Bakanlığı aracılığıyla gönderilir. Nakil ve götürülecek sanık, tanık ve diğer bazı kişiler için giderler Uluslararası Mahkeme tarafından karşılanır. ICTY kararlarının Türkiye’de infazı için uygun kararlar verilir; infaz, gerekli şartlar tamamlandıktan sonra uygulanır; ayrıca Türkiye’de daha önce aynı suç için verilmiş ve infaz edilmiş bir hüküm varsa mahsup edilir. Tutuklama ve nakil kararlarına acele itiraz yoluna başvurulabilir; temyiz yolu açıktır. Uluslararası Mahkeme çalışanları Türkiye’de dokunulmazlık ve ayrıcalıklardan yararlanır. Bu yasa, Uluslararası Mahkeme ile ilgili faaliyetler sona erdiğinde uygulanmaz.

CB Kararı 1425
2019-08-15

4925 SAYILI KARAYOLU TAŞIMA KANUNUNUN 12 NCİ MADDESİNİN (B) BENDİ KAPSAMINDAKİ ULUSLARARASI TAŞIMALARA İLİŞKİN YETKİNİN, ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINCA HER YIL BELİRLENECEK KOTALAR DÂHİLİNDE, TÜRK LİMANLARINDAN KENDİ ÜLKELERİNE YAPACAKLARI TAŞIMALARDA KULLANILMAK ÜZERE ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ PLAKALI TAŞITLARA DA VERİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 1425)

Türkiye limanlarından Özbekistan’a yapılacak uluslararası taşımalarda Özbekistan Cumhuriyeti plakalı araçlar da kullanılabilir hale getirilmektedir; bu uygulama belirlenecek yıllık kotalar dahilinde yürütülecektir.