10 / 2.147 sonuç gösteriliyor

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 3839
2021-04-20

BÜYÜK BRİTANYA VE KUZEY İRLANDA BİRLEŞİK KRALLIĞI MENŞELİ BAZI ÜRÜNLERİN İTHALATINDA TARİFE KONTENJANI UYGULANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3839

Bu karar, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında bazı UK menşeli ürünlerin ithalatında tarife kontenjanı uygulanmasını sağlar. Tarife kontenjanları ve etkileri - Belirlenen ürünler için ithalata açılan kontenjanlar vardır; her ürün için kontenjan miktarları belirlenir ve kontenjanlar döneme göre yeniden dağıtılır. - Kontenjan kapsamında yapılan ithalatta, ilgili ürün için öngörülen gümrük vergisi ve varsa ek mali yükümlülükler uygulanır. - Kontenjan dışında yapılan ithalatta ise mevcut ithalat rejimi kapsamında uygulanacak gümrük vergileri ve ek yükümlülükler geçerlidir. Uygulama ve süreçler - Kontenjanların dağıtımı, başvuru ve kullanım esasları ve uygulama usulleri Bakanlık tarafından yayımlanacak tebliğlerle belirlenir. - Kararda yer alan konular dışında kalan durumlarda ithalat rejimi kararları ve ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. Üretim kapsamı - Karar, çeşitli ürün gruplarını kapsayacak şekilde geniş bir yelpazede ürün için uygulanabilir ve ürün tipine göre kontenjanlar ile vergiler değişkenlik gösterir.

Kanun 6325
2012-06-22

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

Pratik etki özeti - Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesini hedefleyen, bağımsız bir üçüncü kişinin eşliğinde yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur; aile içi şiddet iddialarını içeren konular arabuluculuğa uygun değildir. - Taraflar arabuluculuğa başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya vazgeçme konusunda özgürdür; süreç tamamen tarafların iradesine bağlıdır. - Gizlilik temel ilke olup, arabuluculuk sırasında elde edilen bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi kararlaştırılmadıkça üçüncü kişiler bu bilgileri delil olarak kullanamaz. - Arzuyla ilgili beyanlar ve görüşler delil olarak ileri sürülemez; arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler dışında kullanılmaz; bazı özel durumlarda istisnalar olabilir. - Taraflar eşit haklara sahiptir; arabuluculuk süreci taraflarca serbestçe yönlendirilir ve yargısal yetkinin kullanımı arabuluculukta sınırlıdır. - Arabulucunun ücret ve masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanabilir; avans talep edilebilir; belirli kişiler için aracılık karşılığı ücret alınamaz. - Arabulucular taraflarla ayrı ayrı veya birlikte iletişim kurabilir; arabulucunun tarafsızlığı ve taraflar arasındaki eşitlik gözetilir. - Taraflar anlaşırsa arabuluculuk sona erer; anlaşmazlık sürerse süreç sonlandırılır; arabuluculuk sonrasında tutanak düzenlenir ve gerekirse taraflarca imzalanır. - Anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınabilir; bu şerh, ilgili mahkeme tarafından verilerek anlaşmanın uygulamada yürürlüğe girmesini sağlar; ayrıca taşınmazla ilgili konularda ek kayıtlar ve sınırlamaların konulması mümkündür. - Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygundur; taraflar yazılı karar alıp gerekli şerhleri koyabilir, icra için gerekli işlemler başlatılabilir. - Milletlerarası sulh anlaşmalarının icrasında icra edilebilirlik şerhi gerekir; bu şerh için ilgili mahkemeden başvurulur ve dosya üzerinden inceleme yapılır. - Arabulucunun reklam yasağı vardır; sadece arabuluculuk unvanı kullanılabilir ve meslek etiğine uygun davranılır. - Dava şartı olarak arabuluculuk uygulanıyorsa, başvuru ve süreç buna göre yönetilir; başvuru reddedildiğinde dava süreci başka usullerle devam edebilir. - Aydınlatma yükümlülüğü gereği taraflar sürece dair gereken bilgilerle bilgilendirilir.

CB Kararı 10928
2026-01-31

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ?NE YAPILACAK YOLCULUKLARDA VERİLECEK GÜNDELİKLERE DAİR KARAR İLE YURTDIŞI GÜNDELİKLERİNE DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 10928)

Bu karar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve yurtdışına yapılacak görevler için gündelikler ve konaklama giderleriyle ilgili esasları belirler. Gündelikler ve konaklama giderleri, ekli cetvelde gösterilen esaslar çerçevesinde ödenir; ancak hizmetin niteliği, mevcut ödenekler veya konaklama/yemek desteği gibi durumlar nedeniyle bazı kişiler için daha düşük ödemeler yapılabilir ve bu durumda ilgili kurumun yazılı olarak bildirim istenir. Yatacak yer gideri belgelendirildiğinde bazı durumlarda bu giderler gündeliğe ek ödeme olarak verilebilir; belirli şartlar içinde indirimler veya ek ödemeler uygulanabilir. Yurtdışına çıkışlarda avans ve ödemeler Türk Lirası üzerinden yapılır; yabancı para üzerinden hesaplanan tutarlar için kur farkları belirli kurallara göre uygulanır. Yurtdışında resmi veya özel kurumlar tarafından yapılan ödemeler varsa bu farklar gündelikten düşülebilir ve bazı harcırah unsurları ayrı olarak dikkate alınabilir. Görevlendirmeler kapsamında konaklama giderleri için belirli sınırlar içinde ek ödemeler yapılabilir ve bazı üst düzey görevlere ilişkin uygulamalarda özel düzenlemeler öngörülebilir. Bu karar, bazı kurumlarda özel istisnaları ve uygulama farklılıklarını da kapsayabilir ve bazı hallerde uygulanmayabilir.

CB Kararı 1049
2019-05-10

İTHALAT REJİMİ KARARINA EK KARAR (KARAR SAYISI: 1049)

Bu karar ile ithalatta kullanılan Genel Tercihler Sistemi kapsamında yararlanılacak ülkelerin listesi ve bu ülkeler için uygulanacak istisnalar güncellenmiştir. Değişiklikler, hangi ülkelerin hangi sektörlerde avantajlı tarife muafiyetlerinden yararlanabileceğini belirlerken bazı sektörlerin hariç tutulduğunu veya özel şartların getirildiğini gösterir. Bazı ülkelere yönelik özel şartlar altında ürün gruplarına ilişkin istisnalar veya sınırlamalar uygulanabilir. Geçici hüküm, kararın uygulanmaya başlamasından önce sevk edilmek üzere belirli bir belgelerle gelen bazı ürünler için yeni hükümlerin uygulanmayabileceğini öngörmektedir. Bu kararın uygulanması, ilgili makamlarca yürütülür; ithalatçı ve ihracatçıların güncel liste ve şartları kontrol etmesi gerekir.

CB Kararı 5207
2022-02-24

İTHALATTA İLAVE GÜMRÜK VERGİSİ UYGULANMASINA İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 5207)

Bu karar ithalatta uygulanacak ilave gümrük vergisinin kapsamını ve uygulanışını değiştirmektedir. Ürünler gümrük tarife kodlarına göre sınıflandırılarak ilave vergi uygulanacak; bazı kalemler muaf veya farklı vergiyle vergilendirilecektir; değişiklikler mevcut ekler ve listelerle belirlenmiştir. İsrail ve Arnavutluk için bazı ürünlerde sıfır vergi uygulanması öngörülmüştür. Sağlık bakanlığı denetiminde olan bazı ürünler için, sağlık bakanlığı tarafından düzenlenen kontrol belgesinin ilgili gümrük idaresine sunulması halinde ilave vergi uygulanmaz; bu kapsama yalnızca tıbbi amaçlı mamalar ve enteral beslenme ürünleri girer. Düzenlemenin yürürlüğe girişiyle ilgili uygulama sorumluluğu belirli bir kurum tarafından yürütülür. Ekler kapsamındaki ürün gruplarına ilişkin ayrıntılar çok sayıda tarife kodunu içeren listelerle belirlenmiştir.

CB Yönetmeliği 20135216
2013-08-31

4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN MAL ALIMLARINDA UYGULANACAK FİYAT FARKINA İLİŞKİN ESASLAR

Bu esaslar, idareler ile yükleniciler arasındaki mal alımlarında fiyat farkının hesaplanması ve uygulanmasına ilişkin yol gösterir ve uygulanabilirliği için ihale dokümanında açık bir düzenleme gerektirir. Sözleşme imzalandıktan sonra fiyat farkı hesaplama esaslarında değişiklik yapılamaz. Fiyat farkı, mal kaleminin teslim edilen miktarı veya götürülen toplam bedel üzerinden hesaplanır; hesaplanan fark ek ödeme olarak ödenir veya sözleşmeden kesinti yapılır; bu işlem sözleşme bedelini değiştirmez. Hangi referanslar kullanılarak fiyat farkı hesaplanacağı ve hangi dönem değerlerinin esas alınacağı belirlenir; teslim tarihi ve teslimatla ilgili gerçekler ile buna bağlı olarak mevcut endeks veya fiyatlar dikkate alınır; erken teslim durumunda teslim edildiği andaki değerler esas alınır; cezalı teslim sürelerinde ise belirlenen kural çerçevesinde hesaplama yapılır. Fiyat farkı hesaplanmasında yabancı para birimiyle yapılan ödemeler veya kur farkı uygulamaları bu esaslar dışında tutulur; ayrıca ücret, vergi ve sigorta artışları fiyat farkı olarak ayrıca kabul edilmez. Avans kullanılan mal alımları için avans ödeme tutarı düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden fiyat farkı hesaplanır; avansın tamamı düşülemiyorsa bu durum dikkate alınır. Elektrik alımlarında uygulanacak olan fiyat farkı için belirlenen sınırları aşan bölüm ödeme kapsamında yer almaz; bu, elektrik için özel bir kuraldır. Petrol ürünleri, LPG, LNG, doğal gaz ve ilaç gibi belirli mal gruplarında fiyat farkı hesaplamasında ilgili mevzuatta betimlenen özel referanslar (örneğin EPDK tarafından ilan edilen fiyatlar veya Sağlık Bakanlığı depocu fiyatı) kullanılır. Çerçeve anlaşma kapsamındaki güncellemeler için teklifteki geçerlilik ve güncelleme katsayılarıyla ilgili düzenlemeler uygulanır; münferit sözleşme aşamasında da benzer esaslar ölçüsünde hesaplama yapılır. Geçiş hükümleri kapsamında önceki duyuru veya ihalelerde mevcut olan fiyat farkı esasları yürürlükte sayılır; yeni esaslar ancak yürürlüğe girdikten sonra başlayan ihalelerde uygulanır. Bu esaslar kapsamında maliyet artışlarının hangi durumlarda fiyat farkı olarak ödenip ödenmeyeceği ve hangi yöntemlerle hesaplanacağına ilişkin net esaslar belirlenir; bu kapsamlı hesaplama ve uygulama için ihale dokümanında bu esaslara atıf yapılması gerekir.

Kanun 6304
1954-03-08

BAZI HALLERDE MEMLEKET İÇİNDE İZİNLİ GÖNDERİLECEK ERBAŞ VE ERLERİN YOL MASRAFLARININ DEVLETÇE ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN

Uluslararası taahhütler nedeniyle yurt dışına gönderilecek birliklere bağlı olarak giriş ve dönüş için gerekli olan yurt içi nakil masrafları devletçe karşılanır. Ayrıca, doğal afetler nedeniyle geniş ölçüde zarar görmüş bölgelerden olan ve izin verilen personel için de bu masraflar ödenir.

CB Kararı 6832
2023-02-23

ZİRAAT KATILIM BANKASI A.Ş. TARAFINDAN TARIMSAL ÜRETİME DAİR DÜŞÜK KÂR PAYI ORANLI YATIRIM VE İŞLETME FİNANSMANI KULLANDIRILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 6832)

Bu karar tarımsal üretim finansmanı için Ziraat Katılım Bankası tarafından uygulanacak usul ve esasları belirler ve finansman sağlama biçimini somutlaştırır. Kapsam, başvuranlar ve kullanım amacı açısından, gerçek ve tüzel üreticiler, sözleşmeli üretim yapanlar, tarımsal amaçlı kooperatifler ve ilgili kamu kurumları için uygun finansman imkanı öngörülür; finansman Türkiye sınırları içinde yapılacak tarımsal üretim faaliyetlerinde kullanılabilir. Birden çok üretim dalında talep olması durumunda, toplam finansman üst limiti o dallardan en yüksek olanına göre belirlenir. Üretim konularına göre yatırım ve işletme kredisi için uygulanacak indirimli oranlar belirlenir; bu indirimler üretim dalına, üretici profilinin bazı özel kriterlerine göre değişiklik gösterebilir ve toplam indirim oranı belirli bir üst değeri aşmaz. Kapsamda yer alan başlıca konular arasında süt ve kombine hayvancılık, damızlık yetiştiriciliği, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık, arıcılık, kanatlı sektörü, su ürünleri, meyve yetiştiriciliği ve bağcılık, geleneksel ve estratejik bitkisel üretim, yem bitkisi üretimi, seracılık ve kontrollü örtüaltı tarımı, organik tarım ve iyi tarım uygulamaları ile genç ve kadın çiftçilerin avantajlı konumları bulunur; ayrıca modern sulama sistemleri, jeotermal/yenilenebilir enerji kullanımı, sertifikalı tohum/fide/fidan kullanımı ve sözleşmeli üretim gibi alanlar için de indirimli finansman sağlanır. Bu uygulama, üreticilerin finansman ihtiyacını uygun koşullarda karşılamayı ve yatırım/üretim kararlarını desteklemeyi hedefler.

Kanun 6735
2016-08-13

ULUSLARARASI İŞGÜCÜ KANUNU

Bu yasa, Türkiye’de çalışmak isteyen yabancıların çalışma izni veya muafiyeti almakla yükümlü olduğunu ve izinsiz çalışmanın yasak olduğunu belirtir. Çalışma izni, uluslararası işgücü politikası çerçevesinde Bakanlık tarafından verilir; değerlendirme sürecinde kamu düzeni, güvenlik ve sağlığı gözetilir ve ilgili kurumların görüşleri alınabilir. Başvurular yurt içinde doğrudan Bakanlığa veya yurt dışındaki temsilciliklere yapılabilir; bazı durumlarda yetkili aracı kurumlar da başvuru yapabilir. Ön izin gerektiren mesleklerde çalışma izni başvuruları için ön izin almak zorunludur. Çalışma izni muafiyeti bulunan yabancılar, muafiyet kapsamında çalışabilir ve bu süreler diğer çalışma izni sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Turkuaz Kartı ve süresiz çalışma izni gibi özel statüler, belirli kriterlere göre verilir; Turkuaz Kartı sahibi olanlar eş ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarına ikamet izni yerine geçen haklar kazanabilir ve geçiş süresi dolduğunda süresiz haklar elde edebilir. Çalışma izni veya muafiyeti geçerliliğini yitirir veya iptal edilirse çalışma hakkı sona erer. Kamu düzeni, güvenlik veya sağlık açısından sakınca görüldüğünde başvurular reddedilebilir veya iptal edilebilir. Uluslararası işgücü politikası doğrultusunda izleme ve bilgi paylaşımı amacıyla bir sistem kurulması öngörülür. Diplomatik ve konsüler temsilciliklerde görevli yabancılar için belirli muafiyetler ve başvuru mekanizmaları mevcut olabilir.