10 / 5.140 sonuç gösteriliyor

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 618
1925-04-20

LİMANLAR KANUNU

Bu kanun limanların idaresi, güvenliği, çevre korunması ve liman işlerinin yürütülmesi konusunda temel yükümlülük ve çerçeveyi belirler. Gemi ve deniz aracı hareketleri ile liman sınırları, liman içi demirleme, yanaşma ve tehlikeli yüklerin boşaltılması konularında uyulması gereken kurallar tesis edilir; limanlarda can, mal ve çevre güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli önlemler uygulanır. Liman tesisatına verilen zararlar gemi sahipleri veya bağlı şirketler tarafından tazmin edilir; liman görevlileri zararları tazmin ettirmeye yetkilidir. Liman kıyılarında yasağa tabi yapıların yapılması ve belirli atıkların veya inşai kalıntıların atılması yasaktır; liman yönetimi bu kuralları uygulatır. Kara sularında izinsiz dalış yapılamaz; liman başkanlığı, güvenlik ve çevre açısından gerekli gördüğü hallerde tedbirler alır ve bu durumda masraflar ilgili taraflarca karşılanır. Güvenlik, can ve çevre açısından risk oluşturan durumlarda liman başkanlığı özel tedbirler alabilir ve gerektiğinde gemiyi güvenli bir yere nakletme yetkisine sahiptir; masraflar gemi donatanına aittir. Limanlarda yükleme-boşaltma, kömür dağıtımı gibi hizmetler için devlet tarafından anonim şirketler kurulup bu hizmetler kamu-özel katılımı ile yürütülebilir; mevcut merakip sahipleri haklarını bu süreçlere dahil olma yönünde değerlendirebilir. Belediye sınırları içinde kıyıdan kıyıya yolcu veya yük taşıma serbesttir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin sunumu, bölgesel sahalara göre belirli kurallar ve paylar doğrultusunda yürütülür; hizmetleri verecek gerçek veya tüzel kişiler için ihale ve denetim mekanizmaları öngörülür; hizmet verenler için uyumsuzluk cezaları uygulanabilir. Gümrük ve liman gelirleri ile ilgili olarak kılavuzluk, römorkörcülük ve bağlantılı hizmetlerden elde edilen gelirler belirli alanlarda bütçeye özel gelir olarak kaydedilir ve yeşil denizcilik çalışmaları için kullanılabilir; emisyon bedellerinin hesaplanması ve ödenmesiyle ilgili uygulama esasları belirlidir. İlgili hizmetlerin arzında sürekliliğin sağlanması amacıyla gerektiğinde geçici görevler ve kapasite paylaşımı yoluyla hizmetler verilmiş veya verilebilecek durumda tutulur; uygunsuzluk halinde idari tedbirler ve yaptırımlar uygulanır.

CB Yönetmeliği 20169743
2017-01-21

SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI TEŞKİLAT, GÖREV VE YETKİLERİ YÖNETMELİĞİ

- Bu düzenlemenin pratik etkisi, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın teşkilat yapısını, görev ve yetkilerini ile diğer makamlarla ilişkilerini net şekilde belirleyerek komuta ve kontrol ilişkilerini düzenlemektir. - Merkez ve taşra birimlerinin yapısı, konuşlanma esasları ve görev dağılımı açıkça ortaya konduğundan operasyon planlaması ve kaynak yönetimi daha net yürütülür. - Görev alanı, kıyı tesislerini, limanları, boğazları, karasuları ve iç suları kapsayacak şekilde genişletilerek ulusal çıkarların korunması için deniz güvenliği, emniyeti ve kamu düzeninin sağlanması hedeflenir; uluslararası sularda da Türkiye’nin uygun gördüğü yetkiler kullanılır. - Mülki görevler kapsamında vatandaşların can güvenliği, asayişin sağlanması, suçların önlenmesi ve hassas tesislerin korunması için gerekli önlemlerin alınması ve uygulanması esaslaştırılır. - Adli görevler kapsamında işlenen suçlarla ilgili işlemlerin yürütülmesi için gereken yetki ve sorumluluklar güvence altına alınır. - Askeri görevler, seferberlik ve savaş halinde Deniz Kuvvetleri emrinde çalışma ve planlanan eğitim/tatbikatlara katılımı kapsayacak biçimde düzenlenir; gerektiğinde koordinasyon esası benimsenir. - Deniz güvenliği ve deniz emniyeti için izleme, gözetleme, takip ve kontrol imkanlarının geliştirilmesi; stratejik tesislerin, tehlikeli yük taşıyan gemilerin ve devlet büyüklerinin güvenliğinin sağlanması için tedbirler alınır. - Yabancı gemilerin izlenmesi ve gerekli hallerde müdahale edilmesi, uluslararası hukuka uygun olarak suçla mücadele ve uluslararası işbirliği imkânlarının kullanılması öngörülür. - Arama ve kurtarma faaliyetleri için merkezi ve bölgesel koordinasyon merkezlerinin rolü ve hızlı müdahale kapasitesi güçlendirilir; Türk arama-kurtarma bölgesindeki görevler merkezî planlama ile yürütülür. - Envanter ve lojistik yönetimi kapsamında gemi, bot, uçak ve ekipmanların bakım, onarım ve modernizasyonunun planlanması ve göreve uygun şekilde konuşlandırılması sağlanır. - Bilgi paylaşımı, koordinasyon ve işbirliği yolu ile güvenlik güçleri ve kamu kurumları arasında etkin bir çalışabilirlik kurulur; gerektiğinde uluslararası işbirliği ve koordinasyon için uygun süreçler işletilir. - Sahil güvenlik unsurlarının tüm görevlerini, ülkedeki ve uluslararası normlar ile gereklilikler çerçevesinde, kamu menfaati doğrultusunda güvenli ve etkili biçimde yerine getirmek esastır.

Kanun 7381
2022-03-08

NÜKLEER DÜZENLEME KANUNU

Bu Kanun kapsamında nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyonla ilgili faaliyetler, yetkili kurumdan lisans, izin veya bildirim alınmadan yürütülemez; başvuru ve süreçler, güvenlik, emniyet ve güvence gerekliliklerini karşılayacak şekilde yönetilir. Yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetin her aşamasında radyasyondan korunma, güvenlik ve emniyeti sağlamaktan ve gerekli kayıtlara uymaktan sorumludur; yeterli sayıda yetkin personel ve gerekli kaynakları temin etmek zorundadır. Faaliyetler düzenleyici kontrole tabidir; muafiyetler ve şartlar, güvenlik ve emniyeti gözeten bir yaklaşımla yönetmeliklerle belirlenir. Güvenlik, emniyet ve nükleer güvence temel öncelikler olarak ele alınır; risk iletişimiyle çalışanlar ve ilgili kişiler bilgilendirilir. Kurumsal denetim ve yerinde inceleme yetkisi kullanılarak, yetkilendirilenler ve tedarikçiler dahil denetimlere tabidir; denetimler planlı veya plansız, haberli veya habersiz yapılabilir. Yetkilendirilen kişiler, güvenlik ve emniyet açısından gerekli koşulları yerine getirmekle yükümlüdür; ayrıca güvenlik kültürü ve uygun yönetim sistemi çerçevesinde hareket ederler. Denetim sonuçlarına göre düzeltici ve önleyici faaliyetler yapılır; gerekli görülürse yaptırımlar uygulanabilir. Acil durumlarda saha içi ve saha dışı yönetiminde ilgili kurumlar ve kurumlar arası iş birliği sağlanır. Radyoaktif atıklar, kullanılmış yakıtlar ve özel hesaplar konularında Türkiye sınırları içinde güvenli ve uygun bir şekilde yönetim sağlanır; belirli faaliyetler için transit, ithalat ve ihraç konularında sınırlamalar uygulanır. Nükleer güvence yükümlülükleri yerine getirilir; ulusal ve uluslararası yükümlülüklere uyum gözetilir. Yetkilendirilen kişilerin sorumlulukları, düzenleyici kontrolden çıkma veya yükümlülüklerin sona ermesi durumlarında da güvenliğin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını gerektirir; sorumluluk, kişiler arası ilişkilere rağmen devam eder.

CB Kararı 3874
2021-04-22

DENİZLİ İLİNDE BULUNAN VE EKLİ LİSTEDE İSİMLERİ BELİRTİLEN YERLERDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3874)

Denizli ilindeki Çameli ilçesindeki belirlenen köylerde arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetleri uygulanacaktır. Bu çalışma kapsamında, tepelik ve taşlık gibi teknik olarak toplulaştırmaya uygun olmayan alanlar ile yoğun tesis bulunan alanlar toplulaştırma kapsamı dışında bırakılacaktır.

CB Yönetmeliği 10280
2025-08-28

DENİZ VE İÇSULAR SEYİR DUYURULARI YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik, denizlerde ve içsularında seyir güvenliğini artırmak amacıyla seyir duyurularının hazırlanması, sınıflandırılması ve yayımı süreçlerini belirler. - Seyir güvenliğini tehlikeye atabilecek çeşitli durumlar için hızlı ve etkili duyuru yapılmasını zorunlu hale getirir; fener ve diğer seyir yardımlarındaki arıza veya hasarlar, tehlikeli enkazlar, yeni veya değişen seyir yardımları, sürüklenen cisimler, arama-kurtarma çalışmaları, kirlilik önleme operasyonları gibi durumlar kapsam dahilindedir. - Duyuruların içeriği, tehlikenin ne olduğu, bulunduğu yer ve süresi gibi temel bilgileri içerir; planlı işler için hangi periyotları kapsadığı belirtilir. - Duyurular bölgesel, kıyı ve yerel düzeyde sınıflandırılarak uydu sistemleri, NAVTEX, radyolu ve internet tabanlı iletişim kanallarıyla yayımlanır; ayrıca meteoroloji uyarılarıyla entegre edilir. - Duyurular Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanır ve uluslararası standartlara uygun şekilde yayımlanır; arşivlenir ve gerektiğinde haritalar/notikler güncellenir. - Yetkili kurumlar ve sahiplere/işletenlere, tehlike oluşturan durumları izlemek, değişiklikleri tespit etmek ve hızla bildirmekle yükümlü olunması sağlanır. - Yerel duyurular gerektiğinde ilgili liman bölgesine iletilir ve uygun vasıtalarla denizcilerin erişimine sunulur. - Duyuruların ücretsiz yayımlanması esastır; gerekli durumlarda güvenlik veya operasyonel operasyonlar nedeniyle yaptırımlar uygulanabilir. - Tesis yaptıran veya işleten kuruluşlar, tesislerin güvenliğini sağlamak amacıyla periyodik kontroller yapar ve tespit edilen tehlikeleri hızlı şekilde bildirir.

CB Yönetmeliği 10280
2025-08-28

DENİZ VE İÇSULAR SEYİR DUYURULARI YÖNETMELİĞİ (KARAR SAYISI: 10280)

Bu Yönetmelik, denizlerde ve iç sularlarda seyir güvenliğini artırmak amacıyla seyir duyurularının hazırlanması, sınıflandırılması ve yayımlanmasına ilişkin esasları belirler. Pratik olarak şu etkileri sağlar: - Seyir duyuruları, tehlikenin ne olduğu, bulunduğu yer ve süresi gibi temel bilgilerle net biçimde hazırlanır; planlı çalışmalar için süreler ve kapsama dair bilgiler de eklenir. - Tehlike türleri kapsamlı şekilde belirlenir ve bu durumlarda hangi tür duyurunun yapılacağı açıkça ortaya konulur. - Duyurular, uluslararası standartlara uyumlu formatta hazırlanır ve bölgesel, kıyı ve yerel düzeyde sınıflandırılarak yayımlanır. - Yayımlama, NAVAREA ve NAVTEX gibi uydu ve radar/karasal iletişim kanalları ile birlikte diğer iletişim hatları üzerinden yapılır; gerektiğinde radyo ve internet üzerinden de iletilir. - Duyurular ve ilgili bilgiler, kaydedilir ve arşivlenir; haritalar ve notik yayınlar güncellenerek denizcilere duyurulur. - Duyuru süreçleri, ilgili kurumlar arasında koordinasyon ve bilgi akışı sağlanacak şekilde yürütülür. - Seyir güvenliğini tehlikeye atan tesisler ve inşa/işletim işlemleri, arızalar ve değişiklikler hakkında hızlı bildirimde bulunur ve güvenlik tedbirlerini alır. - Gemi kaptanları ve denizciler, güvenliği etkileyebilecek durumları bildirir ve duyuruları dikkate alır. - Duyurular ücretsiz olarak yayımlanır.