10 / 898 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 8300
2024-04-05

19/11/1990 TARİHİNDE PARİS'TE İMZALANAN VE 1/7/1992 TARİHLİ VE 92/3250 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARI İLE ONAYLANAN "AVRUPA'DA KONVANSİYONEL SİLAHLI KUVVETLER HAKKINDA ANTLAŞMA"NIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ANTLAŞMANIN TARAFI DİĞER DEVLETLER ARASINDA 8/4/2024 TARİHİNDEN İTİBAREN UYGULANMASININ DURDURULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8300)

Bu karar, bir düzenlemenin uygulanmasının geçici olarak durdurulmasına yol açıyor. Bu durumda ilgili yükümlülükler ve uygulama adımları şu anda yerine getirilmeyecek veya ertelenecek. Vatandaşlar ve işletmeler için planlanan uyum çalışmaları uygulanamayabilir ve bu süreçte yeni adımlar atılmayabilir. Duruma bağlı olarak yükümlülüklerin yeniden hangi koşullarda ve ne zaman yürürlüğe gireceği konusunda belirsizlik oluşabilir. Durumun nasıl devam edeceği ilerleyen süreçte netleşecektir.

Kanun 5811
2008-11-22

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun amacı yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların ekonomiye kazandırılmasını ve işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır. Yurt dışında bulunan ve kanıtlanan varlıklar Türkiye’ye getirildiğinde ya da beyanla kayda alındığında değerleri Türkiye’de belirtilerek defterlere kaydedilir; bu varlıklar özel bir fon hesabında gösterilir ve fon sermayenin bir cüz’ü olarak kabul edilir, başka amaçla kullanılamaz ve tasfiye halinde vergilendirilmez; bu varlıklar dönem kazancının hesaplarına dahil edilmez. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin özkaynakları içinde yer almayan varlıklar için de beyan ve vergilendirme yapılır; değer üzerinden vergi uygulanır ve vergi ödenir; beyanda bulunanlar bu vergiyi ödemekle yükümlüdür. Beyan edilen varlıklar için vergi, ilgili hesaplardan ödenir ve bu verginin banka ve aracı kurumlar tarafından da ayrıca beyan edilmesi ve ödenmesi gerekir. Beyan edilen varlıklar nedeniyle verilen vergi, gider olarak kabul edilmez ve bu varlıkların amortismana tabi tutarı yoktur; elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergisel gider olarak dikkate alınmaz. Beyan veya beyanda bulunanlar için bazı durumlarda tarhiyat veya vergi incelemesi uygulanmaz veya diğer hükümlerden istisnalar bulunabilir; bu konulara ilişkin düzenlemeler uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir; uygulamayı yürüten merci ve süreçler bu kapsamda belirlenir.

CB Kararı 8788
2024-08-06

YAĞLIK AYÇİÇEĞİ TOHUMU VE HAM AYÇİÇEĞİ YAĞI İTHALATINDA TARİFE KONTENJANI UYGULANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8788)

Bu karar yağlık ayçiçek tohumu ile ham ayçiçeği yağı ithalatında uygulanacak tarife kontenjanı kurallarını belirler. Tarife kontenjanı kapsamında ithalatta özel bir vergi uygulanır; tarife kontenjanı dışında ise genel ithalat vergisi uygulanır. Tarife kontenjanı bazı durumlarda yerli üreticilere tahsis edilir. Bu kontenjanlar için ithal lisansı düzenlenir; lisans geçerlilik süresi içinde beyanın tescil edilmesi gerekir; lisans devredilemez. Kontenjanların dağıtım yöntemi ve kullanım esasları ileride yayımlanacak tebliğ ile belirlenir. Bu karar kapsamında uygulanmayan konularda diğer mevzuat hükümleri geçerlidir. Karar yayımlandığı anda yürürlüğe girer.

Kanun 5834
2009-01-28

KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa geçmişte karşılıksız çıkan çekler, protesto edilmiş senetler, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin kayıtların borcun tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde silinmesini sağlar. Silinen kayıtlar sonrası kredi başvuruları ve kredi işlemlerinde bu kayıtlar dikkate alınmaz. Bankalar ve finansal kuruluşlar tarafından yeni kredilendirme, kredi kartı işlemleri ve benzeri finansal faaliyetlerde silinmiş kayıtlara dayanılarak karar verilmez. Mevcut durumlar itibarıyla, silinme süreciyle ilgili olarak belirli geçici hükümler kapsamında genişletilmiş uygulama alanı doğabilir. Bu düzenlemenin amacı, geçmiş borçlar nedeniyle aşırı olumsuz etki yaratan kayıtların etkisini azaltmaktır. Bu düzenlemeler, kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar açısından hukuki veya cezai sorumluluk doğurmaz.

Kanun 6745
2016-09-07

YATIRIMLARIN PROJE BAZINDA DESTEKLENMESİ İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Proje bazlı yatırımlara yönelik kapsamlı destek mekanizması getirerek yatırımcıların projelerini hızlandırmayı ve teknolojik, katma değerli üretimi teşvik etmeyi amaçlar. Teşvik kapsamı yatırım maliyetlerini azaltmaya ve yatırımın getirilerini artırmaya yöneliktir; kurumlar vergisi indirimi veya istisnası, gelir vergisi stopajı teşviki ile gümrük vergisi muafiyeti gibi mali avantajlar öngörülür. İnşa ve işletme aşamasında devlet arazisi üzerinde yatırım yapanlar için bedelsiz irtifak hakkı veya bedelsiz kullanım hakkı tesisi, tamamlanma ve istihdam hedeflerinin karşılanması halinde bedelsiz arazi devri gibi haklar tanınabilir; yatırım tamamlandıktan sonra bu hakların korunması şarttır. İşveren hisselerinin karşılanması suretiyle prim yükümlülüklerinin belirli bir süre için devlet tarafından karşılanması, yatırım döneminde enerji tüketim giderlerinin belirli bir kısmının karşılanması gibi mali destekler öngörülür; ayrıca yatırımın finansmanı için faiz veya kar payı desteği ya da hibe sağlanması imkanları sunulur. Yatırımlar için belirlenen sayıda nitelikli personel istihdamı halinde ücret desteği sağlanması gibi istihdam odaklı teşvikler bulunur; yatırım tutarının belirli bir oranını aşmayan ortaklık yapısı içinde halka arzı veya yatırımcıya satış imkanıyla yatırımlara ortak olunması sağlanabilir. Projelerin hızlı ve kolayca hayata geçirilebilmesi için izin, ruhsat ve diğer düzenleyici işlemlerinde istisnalar veya hızlandırılmış süreçler uygulanabilir; gerekli görüldüğünde altyapı yatırımları da karara bağlanabilir. Yatırımların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenecek; bu esaslara uyulmaması halinde teşviklerin geri alınması ve ilgili vergi alacaklarının tahsiline ilişkin yaptırımlar uygulanabilir. Yatırım devri halinde devir alan yatırımcının aynı şartları yerine getirmesi durumunda mevcut teşviklerden yararlanması devam edebilir. Nükleer enerji projeleri ve uluslararası işbirliğiyle yürütülen ilgili yatırım projeleri için de teşviklerden yararlanma imkanı öngörülür. Teşvikler, genel olarak maliyet olarak karşılanır. Ek Madde kapsamında belirli nükleer enerji projeleri için özel teşvikler uygulanabilir.

CB Kararı 6490
2022-12-10

TARIM SİGORTALARI HAVUZU TARAFINDAN 2023 YILINDA KAPSAMA ALINACAK RİSKLER, ÜRÜNLER VE BÖLGELER İLE PRİM DESTEĞİ ORANLARINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 6490)

Bu karar kapsamında tarım sigortaları havuzu tarafından kapsam altına alınan ürünler ve riskler belirlenmiştir; bu kapsama bitkisel ürünler, meyve ağaçları, süs bitkileri, seralar, köy bazlı kuraklık verim sigortası, gelir koruma sigortası, kümes hayvanları, su ürünleri ve arıcılık gibi geniş bir yelpaze dahildir. Dolu ana riskiyle birlikte fırtına, hortum, yangın, deprem, sel, su baskını ve tarla ile bağlı taşınma riskleri gibi bir dizi risk paket halinde teminata alınır; isteğe bağlı olarak don riski, yağmur riski ve diğer ek riskler eklenebilir. Fidanlar ve meyve bağ fidanları için özel teminatlar bulunur ve bazı durumlarda yeniden ekim masrafları gibi ek ödemeler de kapsama dahil olabilir. Seralar ve örtülü alanlarda üretim yapanlar için de ilgili riskler uygulanır; örtü malzemesi ve sera yapısının zarar görmesi halinde masraflar teminata alınabilir. Kapsama, Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı çiftçilerin özlük, ürün ve arazi bilgileri dikkate alınarak belirlenir. Prim desteği sistemi bulunur ve bazı ürünlerde ek prim desteği uygulanabilir. Meteorolojik verilerin paylaşılması sigorta süreçlerinin geliştirilmesi amacıyla yürütülür. Haksız ödeme durumunda cezai hükümler uygulanır ve risk değerlendirmesi sonucunda sigortalanması uygun görülmeyen tesisler ve riskler kapsam dışı kalır. Bu sigorta uygulamaları ve kapsam dışı haller genel şartlar ve talimatlar çerçevesinde belirlenir.

Kanun 5838
2009-02-28

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanun, vergi, resim, harç ve ilgili uygulamaları geniş ölçüde güncelleyerek mevcut mevzuatı yeni bir çerçeveye taşımayı amaçlar; pek çok farklı alanda hükümlerin uyumlu ve uygulanabilir hale getirilmesini sağlar. Motorlu taşıtlar açısından önemli etkiler ortaya çıkar: belirli şartlar altında trafik tescil kaydı silinen taşıtlar üzerinden doğan motorlu taşıt vergisi, gecikme zamları, faizi ve cezaları terkin edilebilir; bazı işlemler karşılığında vergi muafiyetleri uygulanabilir; noterden yapılan satış veya kamu kurumlarından alınan taşıtlarla ilgili tescil süreçleri tamamlandığında yükümlülükler yeniden belirlenebilir; tescil kaydı silinen taşıtların elde ettiği kazançlar ve işlemler vergi, resim ve harçtan muaf sayılabilir; bu kapsamda katma değer vergisi uygulamaları bazı durumlarda uygulanmaz. Ayrıca geçmişteki bazı kayıtlar ve ödemelerle ilgili olarak durumlar netleşir ve uygulama usulleri belirlenir; ileride taşıtların bulunması halinde yeniden tescil ve vergi yükümlülükleri doğabilir. Bu değişiklikler, vergi uyumunu kolaylaştırmayı ve uygulamadaki belirsizlikleri azaltmayı hedeflerken, bazı yükümlülüklerin iade veya terkinine ilişkin istisnai düzenlemeleri de içerir. Ayrıca değişikliklerin uygulanmasına ilişkin geçiş ve yürütme süreçleri ile ilgili düzenlemeler getirilir. Anayasa Mahkemesi kararına bağlı olarak, bazı hükümlerin uygulanışında değişiklikler veya iptaller doğuracak etkiler vardır.

CB Yönetmeliği 200814174
2008-09-29

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAKEDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, hakedis ödemelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlar nedeniyle blokelenmesi veya mahsup edilmesi için mekanizmalar kurar. - İdareler, her hakedis ödemesi öncesinde işverenin ve varsa alt işverenlerinin Kuruma borcu olup olmadığını kontrol eder; borç yoksa ödeme yapılır, borç varsa bu borçlar hakedisten mahsup edilir. - Borç bulunduğu tespit edilirse, borçlar için gerekli kesintiler yapılır ve borçlar tamamen karşılanıncaya kadar ödemelerden düşülür; muaccel borç bulunmadığı bildirilinceye kadar işlem sürer. - Kurumdan borç durumuna ilişkin elektronik sorgulama yapılması talep edilebilir; uygun bulunması halinde hakedis ödemesi öncesinde borçlar Kontrol edilir ve ona göre işlem yapılır. - İşverenin ve varsa alt işverenlerinin sigortalı çalışanlarıyla ilgili aylık prim ve hizmet belgelerinin sunulmaması halinde, bildirilen borca yönelik kesinti yapılabilir. - Kesinti, ödeme belgesinde gösterilir ve borçlar karşılanana kadar devam eder; borçlar karşılandıktan sonra fazla kesinti iade edilebilir. - Kesin teminata ilişkin iade, borcun bulunmadığına dair belgenin ibraz edilmesi şartına bağlıdır; borç bulunduğu tespit edilirse teminat iade edilmez ve borçlar karşılanıncaya kadar gerekli işlemler devam eder. - Borçlar teminata dayanılarak karşılanamıyorsa, teminat nakde çevrilerek Kurum hesabına yatırılır; borç tamamen ödeninceye kadar tecil ve taksitlendirme yoluna gidilebilir. - İdareye ait tescilli işyerlerinde sigortalı çalışanlarla ilgili borçlar varsa, ilisiksizlik belgesi verilmeden kesin teminat iade edilmez. - Alt isverenler, bu yükümlülükleri işverenle birlikte yerine getirmekten sorumludur. - Piyasadan hazır mal alımıyla ilgili işlerde de borç durumunun sorgulanması ve borç varsa hakedisten kesinti yapılması uygulaması geçerlidir. - Kurum, defter ve belgeleri inceleme yetkisine sahiptir ve borçların varlığına veya yokluğuna ilişkin kararlar bu incelemelere dayanır. - Bu düzenlemeler, mevcut sözleşmeler için geçerli olan önceki uygulamaları değiştirecek şekilde uygulanır; yürürlükteki işlere ilişkin önceki borçlar için ayrıca uygulanabilir hükümler bulunmaktadır.

Kanun 6458
2013-04-11

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

Bu kanun yabancıların Türkiye’ye giriş, kalış ve Türkiye’den koruma talep edenlerin korunmasına ilişkin usul ve esasları düzenler ve uygulanabilir kapsamı belirler. Yabancılar için Türkiye’ye giriş ve kalış süreçlerinde sınır kapılarında ve ülke içinde yapılacak işlemler ile uluslararası koruma taleplerinin incelenmesi süreçleri öngörülür; kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılar için geçici koruma uygulanabilir. Uluslararası koruma statüsü olarak mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma gibi statüler tanımlanır ve bu statülerin kazanılması veya korunmasıyla ilgili esaslar belirlenir. Geri gönderme yasağı, bir kişinin işkenceye veya insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleyle karşı karşıya kalacağı yerlere gönderilmesini engeller. Türkiye’ye giriş için gerekli belgeler gösterilmek zorundadır; bazı durumlarda sınır kapılarında vize verilebileceği veya vize muafiyetinin uygulanabileceği öngörülür. Bazı yabancılar için ise kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından sakınca olması halinde giriş yasağı uygulanabilir ve bu kararlar bildirilir. Uluslararası koruma başvuruları, başvuranın talebinin engellenmesini hedeflemeyen şekilde değerlendirilir ve kararlar başvuru sahibine tebliğ edilir; kararlar aleyhine başvuru ve yargı yolu vardır. Giriş yasağı kararları, sınır dışı edilme durumları ve bu kararların uygulanmasına ilişkin hükümler vardır; bazı hallerde giriş yasağının süresi ve uygulanması düzenlenir. Sınır kapılarında durumda özel olarak verilebilen geçici vizeler ve havalimanı transit vizeleri uygulanabilir; bu vizelerin süreleri ve koşulları belirlenir. Uzun süre Türkiye’de kalacak yabancılar için ikamet izni zorunluluğu bulunur; bazı statülerde ikamet izninden muafiyetler öngörülebilir ve muafiyetlerden yararlanmak için gerekli belgeler şekillendirilir. İkamet izni başvuruları konsolosluklar aracılığıyla yapılır; diploması ve uluslararası kuruluşlar gibi özel statülerde bulunan kişiler ile aileler için ikamet izninden muafiyetler söz konusu olabilir. Vize uygulamaları, vizelerin verilmesi, vizeden muafiyetler ve sınır kapılarında verilebilecek vizelere ilişkin esaslar belirlenir; bazı durumlarda vizelerin tek taraflı kolaylıklar sağlaması öngörülür. Cumhurbaşkanı ve ilgili makamlar, pasaport ve vize işlemlerine ilişkin yetkileri kullanabilir ve belirli durumlarda vize kolaylıkları veya muafiyetler getirebilir.

Kanun 4911
2003-07-09

SİVİL HAVA ARAÇLARI ÜÇÜNCÜ ŞAHIS MALİ MESULİYET SİGORTASININ TİCARİ OLARAK TEMİN EDİLEMEYEN KISMININ DEVLET GARANTİSİ İLE KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN

Devlet garantisi, ticari olarak temin edilemeyen kısmı kapsayan, sivil hava araçlarının terör eylemleri, savaş hali ve bunlara bağlı riskler nedeniyle üçüncü şahısların uğrayabileceği zararları karşılamaya yöneliktir. Bu garanti, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı hava araçlarının iç hat ve dış hat uçuşlarıyla birlikte havaalanlarında verilen yer hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen seferleri ve bu kapsamda hizmet veren kuruluşların faaliyetlerini kapsayan havaalanı hizmetlerini de içine alır. Garantinin kapsamına giren zararlar üçüncü şahıslar tarafından meydana gelen ölüm, yaralama, mal veya eşya zararları ile bazı dolaylı zararları içerebilir; ancak belirli zararlar sınırlı biçimde kapsam dışı bırakılarak ele alınır. İstisnalarla birlikte, yurt dışından geçici tescil işlemleri için getirilen hava araçlarının sınırlı bir şekilde bu teminata dahil olması gibi özel durumlar söz konusudur. Devlet garantisi her olay için ayrı bir üst sınırla belirlenir ve her işletme ile havaalanı yerleşik hizmet sağlayıcısı için uygulanır. Üst sınır aşıldığında o yıl içinde yeni garanti verilmez. Üst sınırın aşılması halinde kalan kısmın garanti kapsamında sayılmaması söz konusudur. Garantinin durdurulması ve yeniden başlatılması, tamamen piyasa sigortasının ticari olarak temin edilebilir hale gelmesi veya gerekli görülen hallerde yapılabilir. Bu durumlar için karar süreci yönetim tarafından yürütülür. Devlet garantisi bedeli, ilgili kurullarca belirlenir ve bu bedel vergilerden muaf tutulur. Bedelin yatırılmaması durumunda garantide durdurma uygulanır ve bedel hesaplar üzerinden geri tahsil edilmeye çalışılır. Hesap, devlet garantisini karşılamak için özel bir hesap olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde tutulur ve bu hesaptan zarar ödemeleri ve gerekli görülen hizmetler finanse edilir. Hesapta yeterli kaynak bulunmaması halinde ihtiyaç diğer bütçe olanaklarıyla karşılanabilir. Hesabın denetimi ve tasfiye süreçleri ilgili bakanlıklar tarafından yürütülür ve hesapta kalan tutar genel bütçeye gelir olarak kaydedilir. İcra ve uygulama süreçleri için gerekli yönetmelikler kısa süre içinde çıkarılır.