10 / 164 sonuç gösteriliyor

Kanun 6964
1957-05-23

ZİRAAT ODALARI VE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ KANUNU

- Ziraat odaları çiftçilikle uğraşan kişilerin meslek kuruluşu olarak hizmet görür; meslek mensuplarının hak ve menfaatlerini korur; tarımın genel çıkarlar doğrultusunda gelişmesini hedefler; meslek disiplini ve ahlakını esas alır; çiftçiler ile halk arasındaki güveni ve dürüstlüğü gözetir. - Odaların pratik etkileri şunlardır: tarım ve çiftçilikle ilgili haber, bilgi, inceleme ve istatistik çalışmaları yapıp yayımlar; kamu ve özel kurumlara konularla ilgili önerilerde bulunur ve işbirlikleri kurar; tarım mevzuatında gerekli görülen değişiklikler için öneriler geliştirir; tarımsal eğitim, yayımlama ve danışmanlık faaliyetlerinde bulunur ve ilgili kurumlarla işbirliği yapar; çiftçi kayıtlarını tutar ve tarımsal destekler hakkında gerekli bilgi ve belgeleri sağlar; çiftçilerin tarımsal girdilerle ilgili faaliyetleri yürütür. - Ayrıca yurt içi ve yurt dışı fuar ve sergilere katılım sağlar, yarışmalar düzenler; meslek ihtilaflarında hakemlik yapar ve bilirkişi gönderir. - Odalar, kuruluş amacı doğrultusunda kooperatif ve şirket kurma veya iştirak etme ile sigorta acenteliği yapma imkânına sahiptir; odalara kayıtlı muhtaç çiftçi çocuklarının burs verilmesi için Birliğin onayıyla destek sağlayabilir. - Üyelik yapısı iki ana türdedir; asli üyeler çiftçilikle uğraşan gerçek veya tüzel kişiler ile bazı devlet kurumu ve kamu kuruluşu işletmeleridir, fahrî üyeler ise faaliyete dolaylı destek veren kişi ve kurulumlardır; üyelik ve değişiklikler belirli süreçlerle kayıt edilip yönetmelikle belirlenen esaslara göre yürütülür. - Odaların temel organları Genel Kurul, Meclis ve Yönetim Kuruludur; genel kurul delegeler aracılığıyla belirli aralıklarla toplanır ve kararlar çoğunlukla katılanların salt çoğunluğuyla alınır; meclis kendi içinden bir başkan ve başkan vekili seçer ve yönetim kurulunu belirler; yönetim kurulu odanın günlük yönetimini yürütür, bütçe ve personel konularını karara bağlar ve gerektiğinde komiteler kurabilir. - Odaların bulunduğu çalışma alanı ilçeler düzeyindedir; bazı durumlarda odası olmayan ilçeler en yakın ilçenin çalışma alanına dahil edilebilir; birliğin denetimleri sonucunda verimli çalışılmadığı tespit edilen odalar kapatılabilir ve tasfiye süreçleri yönetmeliklerle düzenlenir. - Tarımsal politika ve uygulamalarda kamu otoritesiyle işbirliği yapar; gerektiğinde yurt içi ve uluslararası tarım kuruluşlarına katılım için onay alır; tarımsal üretim ve mesleklerle ilgili bilgiler, veriler ve raporlar üzerinden karar süreçlerine katkı sağlar.

CB Kararı 10396
2025-09-14

2025 YILINDA MEYDANA GELEN ZİRAİ DON NEDENİYLE ÜRÜNLERİ HASAR GÖREN ÇİFTÇİLERE DESTEKLEME ÖDEMESİ YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 10396)

Zirai dona maruz kalan ve belirli illerdeki çiftçilerin zarar gördüğü ürünler için, zarar yüzdesi ve girilen maliyetler esas alınarak destek ödemesi uygulanır. Destek, zarar gören alanlar ve ürünler ile ilgili kayıtlar ve zarar tespiti doğrultusunda hesaplanır ve belirtilen ürünler için geçerlidir. Başvuru ve zarar tespiti işlemleri il/ilçe müdürlüklerince yürütülür ve çiftçilerin bağlı bulunduğu kayıt sistemine kayıtlı olması gerekir. Bazı durumlarda kamu kurum ve kuruluşları bu destekten yararlanamaz; ayrıca tarım sigortası ile ilgili şartlar ve tazminat durumlarına bağlı olarak yararlanıp yararlanamayacaklar belirlenir. Destek ödemelerinin hatalı veya sahte belgelere dayanması halinde geri alma ve yaptırımlar uygulanır; haksız ödemelerin tespiti halinde gerekli işlemler başlatılır. Ödemelerin kaynağı ve ödeme süreci, uygulama kapsamında gerekli inceleme ve onaylar sonrası gerçekleştirilir. Bu uygulamanın amacı, zarar gören üreticilerin maliyetlerinin belirli bir kısmını karşılamaktır.

Kanun 5174
2004-06-01

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ İLE ODALAR VE BORSALAR KANUNU

- Bu düzenlemenin amacı, odalar ve birliklerin kurulumu, işleyişi ve görevlerini belirleyerek meslekî örgütlenmeyi düzenlemektir. - Odalar, üyelerinin ortak ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyeti kolaylaştırmak ve mesleğin genel menfaatlere uygun gelişimini sağlamak amacıyla kurulurlar; üyeler ile halk arasındaki güven ve dürüstlük üzerinde durulur. - Hangi tüzel veya gerçek kişilerin odalara kayıt olabileceği, kayıt için gereken temel nitelikler ve üyeliğin sürdürülmesine ilişkin esaslar belirlenir; üyelik ve organlık durumuna ilişkin bilgiler merkezi bir veri tabanında tutulur. - Odaların kurulabileceği alanlar ve bu alanların genişletilip daraltılması mümkün olup, bazı durumlarda bölgesel odalar veya şubeler kurulabilir; bu yapılar kendi meclis ve yönetim kurullarını oluşturur ve bütçelerini yönetir. - Odaların temsil ve yürütme yetkileri, odanın yönetim kurulu başkanı ve en az bir yönetim kurulu üyesi ile ortak imza ile kullanılır. - Odaların başlıca görevleri arasında meslek ahlakını ve dayanışmayı korumak, üyeler için bilgi ve hizmet sağlamak, piyasa verilerini ve istatistikleri toplamak ve paylaşmak, resmi makamlarca istenecek bilgileri vermek, üyelerinin meslekî ihtiyaçlarına uygun destekler sunmak, ülkedeki ve uluslararası fuar katılımını teşvik etmek, deniz ticaretiyle ilgili çalışmalar yürütmek, ihtilaflarda arabuluculuk ve tahkim imkanları kurmak yer alır. - Odalar ayrıca laboratuvarlar, eğitim kursları ve meslekî eğitim çalışmaları gibi faaliyetler yürütme ve eğitim konusunda diğer kurumlarla işbirliği yapma yetkisine sahiptir. - Kayıt zorunluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişiler, bulundukları yerdeki odaya kaydolmakla yükümlüdür; kayıtla ilgili değişiklikler belirlenen süreler içinde bildirilir; bazı durumlarda kayıtsızlık nedeniyle resen kayda alınabilir. - Üye kaydı, ödemeler ve kayıt durumuyla ilgili disiplin hükümleri uygulanır; aidat ve kayıt durumuna ilişkin yönetmeliklere uygun olarak işlemler yürütülür ve bazı durumlarda kayıtlardan silinme ya da durumun bildirilmesi gibi sonuçlar doğabilir. - Şubeler ve temsilcilikler kurulur ve bu birimler kendi meclis ve yönetim kurullarını oluşturur; bölge odaları, kapsadıkları illerde şube açabilir ve bazı kararları uygulayabilir. - Deniz ticaretiyle ilgili özel alanlarda bilgi toplama, navlun ve ücretler gibi konularda bilgi sağlama ve paylaşma imkanı bulunur; uluslararası işbirlikleri ve üyelikler için gerekli çalışmalar yürütülebilir. - Mevzuatla birlik ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde odaların görev ve yetkileri uygulanır; uygulamaya ilişkin usul ve esaslar yönetmeliklerle belirlenir.

Kanun 4081
1941-07-10

ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, köy sınırları içinde veya tarımsal üretimin yapıldığı sahalarda çiftçi mallarını korumaya yönelik bir yönetim ve uygulama sistemi kurar; koruma amaçlı örgütlenme ve denetim mekanizmalarını öngörür. Korunacak mal varlığı ekili ve dikili nebatlar ile ağaçlıklar, zirai amaçlı kullanılan her türlü mal ve gayrimenkul, su arkları, setler, hendekler ve tarla yollarını kapsar. Uygulama köy sınırları içinde ve zirai üretimin bulunduğu sahalarda geçerlidir. Koruma ve denetim görevleri, yerel organlar ve ilgili meclisler tarafından yürütülür; bu mekanizmalar bütçe ve koruma ücretlerini belirler, bekçi istihdamını düzenler, hayvanların korunmasını ve sulama yollarının bakımını sağlar, tahribatı önlemek için tedbirler alır ve gerekli masrafları paylaştırır. Koruma bedelleri ve zarar ziyan ödemeleri için özel bir koruma sandığı kurulur ve bu sandık koruma görevleriyle ilgili ödemelerin finansmanında kullanılır; zarar meydana geldiğinde zararın tespitine bağlı olarak tazminata karar verilir ve ödemeler sandıktan karşılanabilir; faillerin bilinmemesi halinde sandıktan ödeme yapılır, failler belirlendiğinde ise zararların tamamı kendilerinden tahsil edilir. Zarar ve ziyanla ilgili kararlar için itiraz hakları bulunur ve itirazlar ilgili mercilere iletilir. Çiftçi mallarını koruma amacıyla kendi tedbirlerini alanlar için koruma hizmeti alınmaz ve bu durumda sandık ödemesi yapılmaz. Uygulama sürecinde yetkili makamlar denetim ve gözetim altında tutar; görevlerini kötüye kullananlar için idari para cezaları uygulanabilir. Koruma sandığının mevcut ve gelirleri devletin kontrolündedir; sandık gelirleri üzerinde haciz uygulanmaz ve mevcudu kamu yararına kullanılır.

Kanun 7472
1960-05-13

ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSLİĞİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, ziraat yüksek mühendisliği unvanını kullanıp mesleki faaliyetlerde bulunabilecek kişilerin niteliklerini ve faaliyette bulunabileceği alanları belirler; temel olarak eğitim ve tasdike dayalı bir yetkilendirme sistemi kurar. Unvanı kullanabilmek için gerekenler - Türkiye’de ziraat fakültesi mezunu olmak veya yabancı ülkelerin ziraat fakülteleri/yüksek ziraat eğitim kurumlarından mezun olup yüksek mühendislik vasfının tasdik edilmesi gerekir. Faaliyet alanları ve yetkileri - Ziraat yüksek mühendisleri araştırma, ıslah, yetiştirme, toprak muhafaza, zirai mücadele, ziraat alet ve makineleri, bahçe mimarisi, toprak tasnifi, toprak, su, gıda, yem, kimyevi gübre, nebat tahlilleri, teknoloji, zootekni ve zirai ekonomi gibi çeşitli alanlarda hizmet üretebilir. - Bu alanlarda lisans aldıkları veya ihtisas yaptıkları sahalarda keşif, plan ve projeler hazırlayabilir ve uygulayabilir, gerekli kontrol, muayene ve eksperlik işlemlerini yapabilir. - Raporlar düzenleyebilir, zirai danışma büroları ve laboratuvarlar kurabilir ve yönetecek veya bu kurumların mesul müdürlüğünü üstlenebilir. - Kamu ve kamuya bağlı kurumlar ile sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan müesseselerde görev yaptığı durumlarda, mesai saatleri dışındaki ilgili faaliyetleri, kendi dairelerine bağlı olmaksızın ve izinli olarak yapabilir. Kısıtlamalar ve yaptırımlar - Unvanı kaynağını taşımayan veya niteliklere sahip olmayanlar tarafından unvanın kullanılması halinde idari para cezası uygulanabilir. - Medeni haklarını kullanma ehliyetinin kaybı veya hak yoksunluk gibi sonuçlar doğabilir; bazı meslek icrası yasaklarına tabi olabilirler. Uygulama ve maliyetler - Uygulama usulünü ve ruhsat harçlarını belirleyecek bir yönetmelik çıkarılır; bu düzenleme lisanslama süreçlerini ve ilgili maliyetleri içerir. Geçiş hükümleri - Kanun yürürlüğe girinceye kadar yüksek ziraat eğitimi alıp haklarını kazananlar, bu haklardan yararlanır. Genel etki - Ziraat yüksek mühendisliği unvanı ve mesleki haklar netleşir, geniş bir mesleki faaliyet yelpazesi belirlenir ve bu faaliyetlerin denetimi ile uyumunu sağlama mekanizmaları öngörülür.

Kanun 6643
1956-02-02

TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ KANUNU

Bu kanun, eczacıların mesleki örgütlenmesini ve meslek-adabı ile halk sağlığını korumayı hedefleyen kamu hukukuna uygun bir çerçeve kurar; Türk Eczacıları Birliği ile eczacı odalarını oluşturarak mesleğin genel yararını gözetir ve mesleki faaliyetleri kolaylaştırır. Eczacılar mesleğini serbest icra ediyorsa veya hizmetlerde çalışıyorsa başlamadan önce bulunduğu ilin eczacı odasına kaydolmak ve üyelik görevlerini yerine getirmek zorundadır; kamu kurumlarında çalışanlar ve meslekle ilgili hizmetlerde bulunmayanlar ise isterlerse eczacı odalarına kaydolabilirler. Birlik ve odalar, amacı dışına çıkmamak kaydıyla resmi törenlere katılabilir, taşınır ve taşınmaz mal edinebilir ve mesleki ve sosyal amaçlı tesisler açabilir. Birliğin ve odaların görevi, halk sağlığına öncelik veren eczacılık geleneğini korumak ve geliştirmek, üyelerin hak ve menfaatlerini korumak ve bunları kamu menfaatiyle uyumlu kılmak, kanunların uygulanmasına yardımcı olmak, kütüphane kurmak ve dergi çıkarmak, ilmi konferans ve kongreler tertip etmek ve öğrencilerin stajlarını düzenlemek, ilaç fiyat tariflerini tayin etmek ve uygulanmasını denetlemek, halk sağlığını korumak, üyelere iş sahaları ve refah sağlamak, ihtiyacı olan bölgelerde yeni eczane açılmasını teşvik etmek, resmi makamlarla işbirliği yapmak ve mesleki kayıtları düzenlemek gibi görevleri içerir. İlde yeterli sayıda eczacı varsa o ilde eczacı odası kurulması, yeterli yoksa hangi illerin birleşeceği ve bağlılık konularının Merkez Heyeti önerisiyle Büyük Kongre tarafından kararlaştırılması kuralları vardır; odalar tüzelkişiliklerini Birlik aracılığıyla Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına bildirir ve kurucu üyeler atanır; odalar en kısa sürede organlarını seçer ve kurulu sayılır. Odaların ve Birliğin genel kurulu, idare heyeti ve haysiyet Divanı gibi organları bulunur; bu organlar faaliyet raporlarını, bütçeyi ve denetim raporlarını inceler, yönerge ve önerileri görüşür, temsilci ve muhakkak kararlar için görevler atar ve disiplin süreçlerini yürütür. Haysiyet Divanı, üyelerin meslek adap ve haysiyetine aykırı fiil ve hallerini inceleyerek uygun disiplin cezalarını verir; cezalar yazılı ihtar, para cezası, geçici olarak sanat icrasından men ve bölgesel olarak mesleğin icrasından men gibi yaptırımları içerebilir; cezalar için savunma hakkı tanınır ve gerektiğinde yüksek mahiyetteki kurullara itiraz yolu bulunur. Disiplin süreçleri, dosyaların tilmizde en geç karar bağlanması ve savunma hakkının korunması ilkesine dayanır; cezaların uygulanması ve ceza süreçlerinin tamamlanmasına ilişkin usul ve esaslar bu özetin kapsamı dışındadır, ancak adil yargılanma ve karşı taraf savunmasının esas olduğu belirtilir. Bu kapsamda, meslek etiği ve kamu yararı gözetilerek, denetim ve disiplin mekanizmaları aracılığıyla eczacıların davranışları izlenir, müşterinin güveninin sağlanması ve mesleğin saygınlığının korunması amaçlanır.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 1319
1970-08-11

EMLAK VERGİSİ KANUNU

Bu yasa Türkiye sınırları içindeki binaları bina vergisine tabi kılar ve bina kavramı, karada veya suda sabit olan tüm yapıları kapsar; hareketli veya geçici yapılar bina sayılmaz. Mükellefiyet açısından bina vergisini ödeyecek olanlar, binanın maliki veya intifa hakkı sahibidir; yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler sorumludur. Paylı mülkiyette malikler hisseleri oranında, elbirliği mülkiyette ise maliklerin tamamı müştereken sorumludur. Daimi muaflıklar, kamuya ait veya kamu yararına hizmet veren bazı binalar ile belirli amaçlar için kullanılan binaları kapsar; örneğin devlet, belediyeler, eğitim, sağlık, dini hizmetler, tarımsal ve bazı altyapı tesisleri gibi alanlarda muafiyetler söz konusudur. Ayrıca bazı binalar için kiraya verilmemek şartı aranmaksızın muafiyet uygulanabilir ve bazı durumlarda organize sanayi bölgeleri gibi özel bölgelerdeki yapılar için de muafiyetler bulunur. Geçici muaflıklar da vardır; mesken olarak kullanılan binalar için belirli şartlarda muafiyetler, turizm işletmesiyle ilgili binalar için muafiyetler, deprem veya sel gibi afetler sonrası zarar görmüş ya da yeni inşa edilen binalar için muafiyetler, fuar/sergi alanları için muafiyetler ve yatırım teşvik kapsamındaki binalar için muafiyetler gibi uygulanabilir. Bu muafiyetlerden yararlanabilmek için ilgili durumda bütçe yılı içinde bildirim yapılması gerekir; bildirim yapılmazsa muafiyet bir sonraki bütçe yılından itibaren geçerli olur. Matrah ve nispet açısından bina vergisinin matrahı binanın vergi değeri olup sabit üretim tesisatları bu değere dahil edilmez. Miktar ve oranlar meskenler ile diğer binalar için farklı uygulanır; büyük şehirlerde uygulanan artırım ve özel indirimler de mevzuatta yer alır. Yeni inşa edilen binaların vergisi, ilgili arsanın vergisiyle ilişkilendirilir ve belirli süreler için muafiyetler öngörülebilir. Verginin tarh ve tahakkuku, vergi değeri üzerinden yıllık olarak yapılır; tarh işlemleri belirli dönemlerde gerçekleştirilir ve vergi değerinde değişiklik olup bildirim yapıldığında bu değişiklikler uygulanır. Bir il veya ilçe sınırında birden çok belediye bulunması halinde, hangi belediyenin tarh yetkili olduğu kurallarla belirlenir. Arazi vergisi de bu yasa kapsamında olup, parsellenmiş arazi belediye sınırında arsa sayılır; paylı mülkiyette malikler payları oranında sorumludur.

Kanun 618
1925-04-20

LİMANLAR KANUNU

Bu kanun limanların idaresi, güvenliği, çevre korunması ve liman işlerinin yürütülmesi konusunda temel yükümlülük ve çerçeveyi belirler. Gemi ve deniz aracı hareketleri ile liman sınırları, liman içi demirleme, yanaşma ve tehlikeli yüklerin boşaltılması konularında uyulması gereken kurallar tesis edilir; limanlarda can, mal ve çevre güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli önlemler uygulanır. Liman tesisatına verilen zararlar gemi sahipleri veya bağlı şirketler tarafından tazmin edilir; liman görevlileri zararları tazmin ettirmeye yetkilidir. Liman kıyılarında yasağa tabi yapıların yapılması ve belirli atıkların veya inşai kalıntıların atılması yasaktır; liman yönetimi bu kuralları uygulatır. Kara sularında izinsiz dalış yapılamaz; liman başkanlığı, güvenlik ve çevre açısından gerekli gördüğü hallerde tedbirler alır ve bu durumda masraflar ilgili taraflarca karşılanır. Güvenlik, can ve çevre açısından risk oluşturan durumlarda liman başkanlığı özel tedbirler alabilir ve gerektiğinde gemiyi güvenli bir yere nakletme yetkisine sahiptir; masraflar gemi donatanına aittir. Limanlarda yükleme-boşaltma, kömür dağıtımı gibi hizmetler için devlet tarafından anonim şirketler kurulup bu hizmetler kamu-özel katılımı ile yürütülebilir; mevcut merakip sahipleri haklarını bu süreçlere dahil olma yönünde değerlendirebilir. Belediye sınırları içinde kıyıdan kıyıya yolcu veya yük taşıma serbesttir. Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin sunumu, bölgesel sahalara göre belirli kurallar ve paylar doğrultusunda yürütülür; hizmetleri verecek gerçek veya tüzel kişiler için ihale ve denetim mekanizmaları öngörülür; hizmet verenler için uyumsuzluk cezaları uygulanabilir. Gümrük ve liman gelirleri ile ilgili olarak kılavuzluk, römorkörcülük ve bağlantılı hizmetlerden elde edilen gelirler belirli alanlarda bütçeye özel gelir olarak kaydedilir ve yeşil denizcilik çalışmaları için kullanılabilir; emisyon bedellerinin hesaplanması ve ödenmesiyle ilgili uygulama esasları belirlidir. İlgili hizmetlerin arzında sürekliliğin sağlanması amacıyla gerektiğinde geçici görevler ve kapasite paylaşımı yoluyla hizmetler verilmiş veya verilebilecek durumda tutulur; uygunsuzluk halinde idari tedbirler ve yaptırımlar uygulanır.

CB Kararı 5362
2022-04-06

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİNCE TARIMSAL ÜRETİME DAİR DÜŞÜK FAİZLİ YATIRIM VE İŞLETME KREDİSİ KULLANDIRILMASINA İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 5362)

Bu karar tarımsal üretime ilişkin düşük faizli yatırım ve işletme kredisi programının kapsamını genişletir ve uygulanabilirlik şartlarını değiştirir. Güneş enerjisiyle sulama amacıyla yapılacak yatırımlar ve modern basınçlı sulama sistemleri kredilendirme kapsamına alınır; sulama birliklerinin elektrik ihtiyacının karşılanmasına yönelik faaliyetler için kredi kullanımı sağlanır. Kapsam, sütçülük ve kombine sığır yetiştiriciliği, damızlık düve yetiştiriciliği, küçükbaş hayvancılık, kanatlı sektörü, su ürünleri, geleneksel hayvansal üretim, organik tarım ve iyi tarım uygulamaları, tarımsal üretimde sözleşmeli üretim ve sertifikalı tohum/fide/kalem kullanımı gibi pek çok üretim ve uygulama alanını kapsayacak şekilde genişletilir. Genç çiftçi ve kadın çiftçi gibi teşvik unsurları ile bölgesel önceliklerin uygulanmasına yönelik yönergeler sadeleşerek kredi imkanlarının alanlara göre şekillendirilmesini hedefler. Kredi kullandırımlarında sektöre göre indirim oranları ve üst limitler çeşitlendirilir; bu sayede yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi ve üretim kapasitesinin artırılması amaçlanır. Mevcut krediler için, bu karar kapsamında değişikliklerden yararlanma imkanı olan üreticilerin kullanamadıkları kısım için yeni indirimlerden yararlanması mümkün olabilir. Kararın uygulanması ilgili kararın yayımlandığı anda uygulanmaya başlar ve kredileri kullandıran birimler tarafından yürütülür.