10 / 1.132 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 10280
2025-08-28

DENİZ VE İÇSULAR SEYİR DUYURULARI YÖNETMELİĞİ (KARAR SAYISI: 10280)

Bu Yönetmelik, denizlerde ve iç sularlarda seyir güvenliğini artırmak amacıyla seyir duyurularının hazırlanması, sınıflandırılması ve yayımlanmasına ilişkin esasları belirler. Pratik olarak şu etkileri sağlar: - Seyir duyuruları, tehlikenin ne olduğu, bulunduğu yer ve süresi gibi temel bilgilerle net biçimde hazırlanır; planlı çalışmalar için süreler ve kapsama dair bilgiler de eklenir. - Tehlike türleri kapsamlı şekilde belirlenir ve bu durumlarda hangi tür duyurunun yapılacağı açıkça ortaya konulur. - Duyurular, uluslararası standartlara uyumlu formatta hazırlanır ve bölgesel, kıyı ve yerel düzeyde sınıflandırılarak yayımlanır. - Yayımlama, NAVAREA ve NAVTEX gibi uydu ve radar/karasal iletişim kanalları ile birlikte diğer iletişim hatları üzerinden yapılır; gerektiğinde radyo ve internet üzerinden de iletilir. - Duyurular ve ilgili bilgiler, kaydedilir ve arşivlenir; haritalar ve notik yayınlar güncellenerek denizcilere duyurulur. - Duyuru süreçleri, ilgili kurumlar arasında koordinasyon ve bilgi akışı sağlanacak şekilde yürütülür. - Seyir güvenliğini tehlikeye atan tesisler ve inşa/işletim işlemleri, arızalar ve değişiklikler hakkında hızlı bildirimde bulunur ve güvenlik tedbirlerini alır. - Gemi kaptanları ve denizciler, güvenliği etkileyebilecek durumları bildirir ve duyuruları dikkate alır. - Duyurular ücretsiz olarak yayımlanır.

Kanun 5147
2004-04-30

ENTEGRE DEVRE TOPOĞRAFYALARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, orijinal entegre devre topoğrafyalarının korunmasını sağlayarak bu alanda rekabetin korunmasına ve sanayinin gelişimine katkıda bulunur. Koruma yalnızca topoğrafyanın kendisine uygulanır; içeriğe, işlem süreçlerine veya topoğrafyanın dayandığı tekniklere olan etkisi kapsama dahil değildir. Korumadan yararlanma, topoğrafyanın ilk ticari sürümü yapılmış olması veya tescil başvurusunun yapılması halinde başlar ve belirli bir süre boyunca sürer; kullanım yoksa veya başvuru süreci tamamlanmamışsa koruma talebi reddedilebilir. Korumanın süresi dolduğunda topoğrafya kamu malı olur ve ilan edilir. Koruma, tasarımcının fikri emeğiyle oluşan ve bütün halinde özgünlük gösteren topoğrafyalar için geçerlidir; bilinen elemanların düzenlenmesinden oluşanlar da kapsama alınabilir. Hak sahibi, topoğrafyayı tasarlayan kişi veya onların mirasçılarına aittir; hizmet sözleşmesi kapsamında tasarlananlar ise hakları işverene aittir. Üniversite mensuplarının tasarladığı topoğrafyaların hakları öğretim elemanlarına aittir; kurum bu konumda pay talep ederse talep edilecek tutarı belirli koşullarda alabilir. Hizmet sözleşmesi dışında kalan iş görme sözleşmeleriyle tasarlanan topoğrafyalar için hak, aksine bir anlaşma olmadıkça işi veren kişiye aittir. Hak sahibi, izni olmadan topoğrafyanın tamamını veya bir kısmını çoğaltma, bir entegre devreye dahil etme veya bununla ilişkili ürünleri ithal etme, satma veya ticarî amaçla dağıtma fiillerine karşı tekelleştirilmiş yetkilerini kullanır. Koruma kapsamı dışında kalan fiiller arasında ticari olmayan kişisel kullanım, analiz ve değerlendirme amacıyla yapılan çoğaltmalar ile bu tür çalışmalar sonucu ortaya çıkan özgün topoğrafyaya uygulanması sayılabilir; bunun dışında kalan durumlarda ilgili fiiller yasağa tabidir. Başka birinin bağımsız olarak aynı topoğrafyayı tasarlaması halinde bazı istisnalar uygulanabilir. Haklar devredilebilir, miras yoluyla intikal eder ve rehin ile haciz gibi işlemler için sicile kayıt ve ilan gerekir. Lisans sözleşmeleri yapılabilir; lisans sicilde kaydedilmediği sürece üçüncü taraflara karşı ileri sürülemez; münhasır lisans halinde lisans veren başka bir tarafla lisans veremez ve kendisi de kullanamaz. Hükümsüzlük talepleriyle hak geçerliliğini yitirebilir; hükümsüzlük kararının etkileri belirli koşullarda geriye dönük olarak uygulanabilir. Hak sona erdiğinde konu kamu malı olur ve ilgili ilan yapılır. Hak sahipleri haklarından vazgeçebilir; vazgeçme yazılı olarak bildirilir ve sicile kaydedildiği anda hüküm doğurur; üçüncü kişilerden izin alınmazsa vazgeçilemez. Yetkili işlemler, başvuru yapanlar ve sicile kayıtlı vekiller tarafından yürütülür.

CB Yönetmeliği 8812839
1988-04-29

TÜRKİYEDE İLMİ ARAŞTIRMA, İNCELEME YAPMAK VE FİLM ÇEKMEK İSTEYEN YABANCILAR VEYA YABANCILAR ADINA MÜRACAAT EDENLER İLE YABANCI BASIN-YAYIN MENSUPLARININ TABİ OLACAKLARI ESASLAR

Türkiye’de ilmi araştırma, inceleme, arkeolojik kazı ve benzeri çalışmalar ile film çekimi yapmak isteyen yabancı gerçek ve tüzel kişiler ile bunlar adına hareket eden Türk vatandaşları için önceden izin almak gerekir ve iznin kapsamına göre rehberlik edecek bir mihmandar atanır. Kamuya açık yerlerde ilmi araştırma dışındaki konularda haber toplama, olayları izleme, röportaj yapma, fotoğraf/video kaydı alma ve bunları kullanma serbesttir; bu amaçla gerekli kolaylıklar sağlanır ve sürekli veya geçici basın merkezleri kurulabilir. İzin süreçleri ilgili makamlarca yürütülür; arkeolojik kazı ve yüzey araştırmaları için başvurular farklı kanallar aracılığıyla değerlendirilir; diğer başvurular ise ilgili birime iletilir ve sonuçlandırılır. Deniz araştırmaları ve su üstü/sualtı çalışmalarında izni vermeye ilişkin kararlar ilgili mevzuat çerçevesinde verilir. Milli güvenlik ve milli menfaatlere zarar verebilecek inceleme ve çekimlere izin verilmez; izinsiz faaliyet gösterenler veya zararlı görülenlerin izni iptal edilir. Çalışmalar tamamlandığında hazırlanan ilmî rapor ve yayımlanan eserlerden bir örnek ilgili kuruma teslim edilir. Askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri, devlet arşivleri, kütüphaneler ve müzelerde yapılan inceleme ve araştırmalarda o yerin kendi mevzuatı uygulanır. Bu kapsamda yapılan çalışmalar için ilişkili mevzuatta yer alan diğer hükümler uygulanır.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 2565
1981-12-22

ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNU

Bu yasa, askeri tesisler ve güvenlik açısından kritik bölgelerin çevrelerinde güvenlik ve gizliliği sağlamak amacıyla askeri yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri kurulmasını, kaldırılmasını ve gerektiğinde genişletilmesini öngörür. Bu bölgelerin sınırları ve ilanıyle ilgili esaslar belirli ve bu sınırlar işaretlerle veya haritalarla gösterilir. Kara alanında yüksek güvenlik gerektiren bölgelerin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Bölgede bulunan taşınmazlar kamulaştırılabilir. - Bölgede yalnızca görevliler ve izin verilen diğer görevliler ile vatandaşa özel kurallar çerçevesinde giriş ve ikamet izni verilebilir; bazı durumlarda aile fertlerinin girişine veya su kaynaklarından yararlanılmasına yönelik istisnalar uygulanabilir. - Yabancıların bölgeye geçici bile olsa girmesi veya ikamet etmesi genel olarak izin gerektirir. - Bölgede bulunan eski eserler ve doğal kaynaklar araştırılıp işletilebilir; bunun için denetimli ve onaylı çalışmalar gerekli olur. - Bölgede fotoğraf çekimi, harita çıkarma gibi faaliyetler, savunma ve güvenlik tedbirlerini bozacak durumlar dışında izinle yapılabilir. - Kamulaştırma zorunlu değildir; ancak bölgenin güvenliği için gerekli görülen durumlarda mal sahiplerine yönelik düzenlemeler yönetmelikle belirlenir. - Bölgenin güvenliğini bozabilecek inşaat ve diğer faaliyetler durdurulur; uygun görülmeyen yapılar yıkılarak masrafları sahiplerinden talep edilebilir. Kara ikinci düzey bölgelerinin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Vatandaşlar bölge içinde yaşama, seyahat etme ve tarımsal/faaliyet yürütme konusunda serbest olabilir; ancak güvenlik gerekçesiyle bazı durumlarda sınırlamalar getirilebilir. - Yabancılar bölge içinde mülk edinemez, ikamet veya uzun süreli kalışlarda sınırlamalar uygulanabilir; bazı durumlarda izin alınması gereklidir. - Bölgeye girişler ve konaklama için izin alınması gerekir; yetkili makamlar bu izinleri düzenler. - Bölge içinde yollar ve geçişlerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir. - Bölgede belirli bir süre içinde taşınmaz mal sahipliği ve durumunun raporlanması gerekir. - Bölge içinde inşaat, hafriyat, ormancılık, yeni ekim gibi faaliyetler için önceden onay alma zorunluluğu vardır; izinsiz çalışmalar durdurulur, sahibine yaptırım uygulanabilir. - Savunma ve güvenlik açısından önemli olan alanlarda izinsiz teknolojik cihazlar kullanılamaz. - Eski eserler ve doğal kaynaklar ile ilgili işlemler, uygun görüş alındıktan sonra yürütülür; bu alanlarda gemi sökümü için tesisler kurulamaz. Deniz alanlarında uygulama şu sonuçları doğurur: - Deniz kıyılarından başlayarak belirlenen sınırlar işaretlerle belirlenir ve haritalara işlenir. - Yabancı deniz araçları kötü hava koşulları veya teknik arızalar dışında belirlenen bölgelere giriş yapamaz; sığınma durumunda yetkili makamlara bildirilir ve mümkün olan en kısa sürede bölgeyi terk etmesi sağlanır; masraflar ve zararlar ilgili taraflarca karşılanır. - Denize açılan veya sığınan gemi ve araçların güvenliği için gerekli tedbirler alınır. - İkinci derece deniz bölgelerinde Türk vatandaşlarının serbest balıkçılık ve doğal kaynaklarla ilgili faaliyetleri bazı güvenlik şartlarıyla sürdürülür; yabancıların bu bölgelerde mal edinmesi ve ikametleri yasaktır; giriş için izin gerekir. - Yabancı gemi ve deniz araçlarının bölgelerdeki faaliyetleri için izin ve görüşmeler gereklidir; bazı durumlarda limanlara giriş ve çıkış için yetkili makamların onayı gerekir; zaruri hallerde sığınmalar için özel durumlar tanınabilir. - Deniz bölgelerindeki liman ve körfezlere giriş çıkışlar için güvenlik esasları uygulanır; sığınma durumlarında yükümlülükler yerine getirilir ve gerekli bildirimler yapılır. - Bu bölgelerdeki arama, keşif ve kaynak işlemleri milli kurullara uygun olarak yürütülür; savunma güvenliği açısından zararlı görülen uygulamalar yasaktır. Genel olarak, bu düzenleme bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla sınırları belirler, giriş ve ikamet üzerinde kısıtlamalar getirir, yabancıların hakları üzerinde sınırlamalar koyar, kaynakların ve eski eserlerin araştırılması ile kullanımı için denetim ve izin mekanizmalarını öngörür; uyulmadığında ise denetim ve yaptırım süreçleri devreye girer. Bu çerçevede bölge sahipleri ve kullanıcıları, güvenlik gerekçesiyle uygulanacak kısıtlamaları karşılayıp, gerekli izinleri almakla yükümlüdür.

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.

Kanun 6112
2011-03-03

RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini düzenler ve bu hizmetlerin kamu yararı gözetilerek işlemesini sağlayacak düzenleyici çerçeveyi belirler. - İçeriklerin editoryal bağımsızlığı korunur; yayınların içeriğine önceden müdahale edilmez ve önceden denetlenemez. - Yayınların içeriği ve sunumu, tarafsızlık, hukuk üstünlüğü, insan onuru ve özel hayatın gizliliğine saygı ile toplumsal değerlere uygunluk ilkesine uymalıdır. - Terörü övme veya teşvik etme, ayrımcılık yapma, toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı içerikler yayınlama gibi hususlar yasaktır. - Medya hizmet sağlayıcıları, sahip oldukları haksız çıkarlar bakımından tarafsız ve bağımsız kalmakla yükümlüdür; hissedarlar veya üçüncü dereceye kadar yakınlarla çıkar çatışmasına girmemelidir. - Ticarî iletişimler ve reklamlar ile program desteği gibi unsurların sunumu belirlenen kurallara tabidir; yayınların şeffaflığı ve izleyiciyle hesap verebilirliği sağlanır. - Yayın dili esas olarak Türkçedir; ancak Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde de yayın yapılabilir. - Yayınların künye, iletişim ve adres bilgileri ile izleyici temsilcisinin iletişim bilgilerinin yayınlanması gerekir. - Yayın hizmetlerinin yeniden iletimi serbesttir ve bu ilke, uluslararası sözleşmelerin gerekli kıldığı durumlar çerçevesinde uygulamaya konulur; aynı hizmetin farklı ortamlardan eşzamanlı iletimi yeniden iletim değildir. - Yayın ilkeleri gereği, tematik yayın ilkesiyle gün içinde belirli oranda belli konulara (haber, belgesel, eğitim, kültür vb.) odaklanılması teşvik edilir. - Olağanüstü dönemlerde ifade ve haber alma özgürlüğü korunur; ancak milli güvenlik, kamu düzeni gibi gerekçelerle geçici yayın yasakları getirilebilir; bu kararlar yargı denetimine tabidir. - Yayıma ilişkin ihlaller, yayınların durdurulması veya lisansın iptali gibi yaptırımlarla karşılaşabilir; tekrar eden ihlallerde yaptırımlar ağırlaşabilir. - Yeniden iletim serbest olsa da sınırlamalar ve düzenlemeler, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde uygulanır; yayın hizmetinin çeşitleri (televizyon, radyo, isteğe bağlı hizmetler, ticari iletişim) kendi kurallarıyla yönetilir.

CB Yönetmeliği 10280
2025-08-28

DENİZ VE İÇSULAR SEYİR DUYURULARI YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik, denizlerde ve içsularında seyir güvenliğini artırmak amacıyla seyir duyurularının hazırlanması, sınıflandırılması ve yayımı süreçlerini belirler. - Seyir güvenliğini tehlikeye atabilecek çeşitli durumlar için hızlı ve etkili duyuru yapılmasını zorunlu hale getirir; fener ve diğer seyir yardımlarındaki arıza veya hasarlar, tehlikeli enkazlar, yeni veya değişen seyir yardımları, sürüklenen cisimler, arama-kurtarma çalışmaları, kirlilik önleme operasyonları gibi durumlar kapsam dahilindedir. - Duyuruların içeriği, tehlikenin ne olduğu, bulunduğu yer ve süresi gibi temel bilgileri içerir; planlı işler için hangi periyotları kapsadığı belirtilir. - Duyurular bölgesel, kıyı ve yerel düzeyde sınıflandırılarak uydu sistemleri, NAVTEX, radyolu ve internet tabanlı iletişim kanallarıyla yayımlanır; ayrıca meteoroloji uyarılarıyla entegre edilir. - Duyurular Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanır ve uluslararası standartlara uygun şekilde yayımlanır; arşivlenir ve gerektiğinde haritalar/notikler güncellenir. - Yetkili kurumlar ve sahiplere/işletenlere, tehlike oluşturan durumları izlemek, değişiklikleri tespit etmek ve hızla bildirmekle yükümlü olunması sağlanır. - Yerel duyurular gerektiğinde ilgili liman bölgesine iletilir ve uygun vasıtalarla denizcilerin erişimine sunulur. - Duyuruların ücretsiz yayımlanması esastır; gerekli durumlarda güvenlik veya operasyonel operasyonlar nedeniyle yaptırımlar uygulanabilir. - Tesis yaptıran veya işleten kuruluşlar, tesislerin güvenliğini sağlamak amacıyla periyodik kontroller yapar ve tespit edilen tehlikeleri hızlı şekilde bildirir.

CB Yönetmeliği 10424
2025-09-18

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU VE KURULUŞUNA DÂHİL KURUMLARIN TELİF HAKKI, YAYIN VE SATIŞ YÖNETMELİĞİ (KARAR SAYISI: 10424)

- Bu yönetmelik Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile bağlı kuruluşların telif hakları, yayın ve satış işlemlerini düzenler ve eserlerin planlanmasından yayımlanmasına kadar geçen süreçleri kapsar. - Eserlerin yayımlanması ve telif ücretlerinin hesaplanması için yayın komisyonları kurulur; komisyonların oluşumu, görevleri ve karar alma usulleri belirlenir. - Yayın süreçleri, eserin bilimsel, sanatsal veya mesleki özelliklerine göre incelenir; plan ve kapsamla uyumu, kullanılan dilin kurallara uygunluğu, milli çıkarlar ve bütçe durumları gibi kriterler gözetilir. - Eserler kurumsal veya kurumsal dışı olarak hazırlanmışsa telif haklarının devri veya yayımlanması ile ilgili ek değerlendirme kriterleri uygulanır. - Tercüme eserler için gerektiğinde deneme çeviri istenebilir; uygun bulunan çevirmenle çalışma yürütülür. - Eserlerin basılması veya elektronik olarak yayımlanması kararı yönetim kurulu tarafından verilir ve telif haklarına ilişkin kurallar uygulanır. - Telif, çeviri ve işlenme ücretleri hesaplanır ve ödenir; avans uygulaması ve ödemelerin koşulları belirlenir; bazı durumlarda göstergelerin artırılmasına olanak tanınır. - Eserin maliyeti ve satış bedeli hesaplanırken belirli maliyet unsurları dikkate alınır; satış bedeli maliyetin üstünde belirlenebilir veya gerektiğinde indirimli satışlar uygulanabilir. - Yazarlar için belirli sayıda basım örneği veya dergi/kolektif eserler için sınırlı adetler verilir. - Ücretsiz dağıtım ve indirimli satış politikaları yönetim kurulunun kararıyla uygulanır. - Yayımlanan eserler üzerinden ödenecek telif ve ilgili ücretlerde vergi ve yasal kesintiler dikkate alınır. - Dışardan gelen eserler için sözleşme taraflar arasında yapılır; telif haklarının devri, teslimat süresi ve baskı durumu gibi hususlar sözleşmede belirtilir; baskı miktarı değişirse veya sürenin dolması halinde yeni işlemler belirlenir. - Eser yayımlanmazsa veya yayımlanmasına karar verilmezse telif hakları yazar veya hak sahiplerine geri dönebilir; avans geri istenemez. - Yüksek Kurum içindeki çalışmalar için telif ödenmesi gerekmediği durumlar bulunabilir; mesai dışı veya dışında kalan eserler için istisnalar uygulanabilir. - İnceleme ve değerlendirme süreçlerinde belirli oranda inceleme ücreti veya paylaşım yapılabilir; bu ödemeler yayımlanan eserlerin telif ücretlerinden veya ilgili mevzuattan düşülebilir. - Bu düzenleme, müzik, resim, heykel, mimarlık projeleri ve bazı görsel/haritalara ilişkin eserleri kapsam dışı tutar.